Evrenin Genişleme Hızı: Bir Şeyler Tutarsız
Evrenin genişleme hızını büyük ölçüde anlamış olsak da, yeni ölçümler kozmoloji alanında önemli bir tutarsızlığın devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, güçlü bir sorun olarak değerlendiriliyor.
Haber Merkezi / Gökbilimciler, evrenin genişleme hızını ölçmek için temelde iki farklı yöntem kullanıyor.
İlk yöntem, yakın evrendeki yıldızlar ve galaksiler arasındaki mesafelerin doğrudan ölçülmesine dayanıyor. İkinci yöntem ise kozmik mikrodalga arka plan ışımasını kullanarak, standart kozmoloji modeline göre evrenin günümüzdeki genişleme hızını dolaylı olarak tahmin etmeyi amaçlıyor.
Normalde bu iki yaklaşımın aynı sonucu vermesi beklenir. Ancak elde edilen veriler birbiriyle uyuşmuyor.
Hubble Gerilimi: Ölçümler Neden Farklı?
Yakın evrene dayalı ölçümler, evrenin daha hızlı genişlediğini gösteriyor: megaparsek başına yaklaşık 73 km/saniye. Buna karşılık erken evrenden elde edilen veriler, yaklaşık 67–68 km/saniye civarında daha düşük bir değer veriyor.
Bu fark küçük gibi görünse de, istatistiksel belirsizliklerle açıklanamayacak kadar büyük. “Hubble gerilimi” olarak adlandırılan bu uyuşmazlık, farklı bağımsız yöntemlerle de doğrulanmış durumda.
En Hassas Doğrudan Ölçüm
Uluslararası bir gökbilimci ekibi, onlarca yıllık bağımsız gözlemleri tek bir çerçevede birleştirerek yakın evrenin genişleme hızına dair bugüne kadarki en hassas ölçümü gerçekleştirdi.
10 Nisan 2026’da Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışmada, H0 Mesafe Ağı (H0DN) iş birliği, Hubble sabitini:
73,50 ± 0,81 km/saniye/Megaparsek
olarak açıkladı. Bu sonuç, %1’in biraz üzerinde bir hassasiyet anlamına geliyor.
“Yerel Mesafe Ağı” Çalışması
Bu araştırma süreci, Mart 2025’te İsviçre’nin Bern kentinde düzenlenen Uluslararası Uzay Bilimleri Enstitüsü’nün “Kaputun Altında Ne Var?” başlıklı çalıştayıyla başladı.
Çalışmanın öne çıkan yönleri şöyle:
Şeffaf ve birleşik çerçeve: Onlarca yıllık mesafe ölçümleri tek bir sistemde birleştirilerek daha tutarlı bir analiz yapıldı.
Mesafe ağı yaklaşımı: Sadece tek bir yöntem yerine; Sefeid değişken yıldızları, kırmızı dev yıldızlar, Tip Ia süpernovalar ve bazı galaksi türleri birlikte kullanıldı.
Hata payının azaltılması: Farklı yöntemler ayrı ayrı çıkarılsa bile sonuç neredeyse değişmiyor. Bu da farkın tek bir ölçüm hatasından kaynaklanma ihtimalini azaltıyor.
Yeni Bir Fiziğe Doğru mu?
Araştırmacılara göre Hubble gerilimi, yalnızca gözlemsel bir hatadan kaynaklanmıyor olabilir. Eğer durum böyleyse, standart kozmolojik modelin ötesinde yeni bir fiziğe işaret edebilir.
Erken evrenden elde edilen düşük genişleme oranı, Büyük Patlama’dan bu yana evrenin evrimini açıklayan mevcut modele dayanıyor. Ancak bu model; karanlık enerjinin davranışı, olası yeni parçacıklar veya yerçekiminin büyük ölçeklerdeki özellikleri gibi bazı faktörleri eksik temsil ediyor olabilir.
Bu durumda Hubble gerilimi, bir ölçüm hatasından ziyade evren hakkındaki mevcut teorimizin eksik olduğunu gösteren önemli bir ipucu haline geliyor.
Yakın evrenin genişleme hızını büyük ölçüde anlamış olsak da, yeni ölçümler kozmoloji alanında önemli bir tutarsızlığın devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, modern fizik anlayışımızın yeniden gözden geçirilmesini gerektirebilecek kadar güçlü bir sorun olarak değerlendiriliyor.






























