Yoksulun Gıda Enflasyonu Yüzde 111,7

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre, gıda enflasyonu ortalama yüzde 71,2 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 87,3 oldu.

Haber Merkezi / Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 81,1 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 93 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 111,7 olarak gerçekleşti.

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 68 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 51,8 oldu.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAG Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık aylık bazda yüzde  4,32 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 121,98 olarak hesapladı.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre enflasyon, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53 geçen aralık ayına göre yüzde 11,54 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 olarak gerçekleşti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi gündemine dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı şubat ayına ilişkin değerlendirme raporunu açıkladı.

Raporda, Enflasyonun şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53,  ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 olduğu, 2024 yılının ilk iki ayında ortalama fiyat artış oranı ise yüzde 11,54 olarak gerçekleştiği belirtildi.

Raporda, “2024 Şubat döneminde en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 94,8 ile lokanta ve otellerde oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 91,8 artışla eğitim olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 81,3 ile sağlık oldu” denildi.

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre, gıda enflasyonu ortalama yüzde 71,2 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 87,3 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 81,1 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 93 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 111,7 olarak gerçekleşti.

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 68 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 51,8 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 112 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 52 oranında kaldı.

DİSK-AR’ın TÜİK’in mikro veri setlerinden yararlanarak hazırladığı araştırmaya göre, 2023 yılında hissedilen enflasyon, açıklanan (resmi) enflasyonun yaklaşık iki katı oldu. Ortalama hissedilen (algılanan) enflasyon 2023’teki ortalama açıklanan (resmi) enflasyonun 53 puan üzerinde hesaplandı.

2005 yılında 114,5 olan TÜFE endeksi, Şubat 2024’te 2073,9’a yükseldiği belirtilen araştırmada, “2005’te 112,9 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024’te 3046,3’e yükseldi. Böylece TÜFE 2005’ten bu yanda 18 kat; gıda fiyatları ise 2005’ten bu yana 27 kat arttı. Şubat 2005’te yüzde 8,69 olan yıllık enflasyon oranı Şubat 2024’te yüzde 67,07 oldu. 2005’te yüzde 6,37 olan yıllık gıda enflasyonu ise Şubat 2023’te yüzde 71,12’ye yükseldi” denildi.

Araştırmaya göre, Aralık 2005’te TÜFE’yle aynı seyreden gıda fiyatları endeksi Ocak 2024’te TÜFE’nin 972 puan (yüzde 46,9) üstüne çıktı.

Paylaşın

Trabzonspor, Alanyaspor’a Boyun Eğdi

Süper Lig’in 28. hafta karşılaşmasında Alanyaspor ile Trabzonspor, Alanya Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Volkan Bayarslan’ın yönettiği karşılaşmadan Alanyaspor, 3-1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Alanyaspor’a galibiyeti getiren golleri 8 ve 38. dakikada Oğuz Aydın, 73’te Efecan Karaca kaydetti.Trabzonspor’un tek golü ise 90+5’te Nicolas Pepe attı.

Alanyaspor, bu sonucun ardından puanını 33’e yükseltti. Trabzonspor ise 46 puanda kaldı.

Karşılaşmadan dakikalar

7. dakikada sağ kanattan kullanılan köşe vuruşunda Denswil’in kafa vuruşunda top auta gitti. 8. dakika sol kanattan Ahmed Hassan ile gelişen atakta ceza sahası sol çaprazından Oğuz Aydın’ın vuruşunda top ağlara gitti. 1-0

17. dakikada Trezeguet, sağ kanattan ilerleyerek yaptığı vuruşta top yandan auta gitti. 32. dakikada Enis Destan ceza sahası içi sağ çaprazından vurdu, kaleci Ertuğrul topun sahibi oldu. 38. dakikada kaleci Uğurcan Çakır’ın pasında Denswil’in bir anlık dalgınlığında Oğuz Aydın topu filelere gönderdi. 2-0

48. dakikada gelişen atakta Umut Güneş’in ceza sahası sol çaprazından şutunda top dışarı gitti. 65. dakikada sol kanattan gelişen Alanyaspor atağında Efecan Karaca’nın pasıyla sağ çaprazda topla buluşan Oğuz Aydın’ın şutunda top az farkla direğin yanından dışarı çıktı.

73. dakikada sağ kanattan gelişen Alanyaspor atağında Novais’in ortasında Hassan topa kayarak vurdu. Kaleci Uğurcan Çakır’dan dönen topu önünde bulunan Efecan Karaca meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. Golün ardından yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı. Yapılan VAR incelemesinin ardından maçın hakemi Volkan Bayarslan golü verdi: 3-0

90+2. dakikada sol kanattan gelişen Alanyaspor atağında Yusuf Özdemir’in ceza sahası içerisine çevirdiği top kaleci Uğurcan Çakır’dan döndü. Topla arka direkte buluşan Eduardo’nun şutunda kaleye giden top Trabzonsporlu Denswil’den döndü.

90+6. dakikada sağ kanattan gelişen atakta Umut Bozok’un pasında ceza sahası içerisinde topla buluşan Pepe’nin vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu: 3-1

Stat: Alanya

Hakemler: Volkan Bayarslan, Bilal Gölen, Ogün Kamacı

Alanyaspor: Ertuğrul, Hadergjonaj, Furkan Bayır, Aliti, Balkovec, Richard, Leroy Fer, Oğuz Aydın, Efecan Karaca, Augusto (Yusuf Özdemir dk. 42), Ahmed Hassan

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Meunier, Mendy, Denswil, Eren Elmalı, Berat Özdemir, Umut Güneş (Pepe dk. 61), Visca, Bardhi, Trezeguet (Trezeguet dk. 74), Enis Destan (Umut Bozok dk. 74)

Goller: Oğuz Aydın (dk. 8 ve 38), Efecan Karaca (dk. 73) (Alanyaspor), Nicola Pepe (dk. 90+6) (Trabzonspor)

Paylaşın

İmamoğlu: İstanbul Konusunda Dillere Düşen Sayın Aday…

Katıldığı bir etkinlikte konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul konusunda acemiliğiyle dillere düşen sayın aday proje açıklamasında o projeye gelince yapacaklarını söylemiş. Ben tabi o detayı dinlemedim ama belediye başkan adayımız Mithat Bülent Özmen dedi ki; böyle bir vaatte bulunmuşlar. O kadar bi haber ki İstanbul’dan… Hatta bunu şöyle de ilan etmiş; ‘yapmadığını yapacağız’ diye ilan etmiş” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan Alibeyköy Lojistik Merkezi’nin açılışında açıklamalarda bulundu. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; İmamoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Buraya gelmesi için ilk tespit edildiğinde ziyaret etmiştim. Bir kısım işgaller ve farklı kullanımlar vardı. Özellikle dere kenarında ne yazık ki çevreye dair olumsuz bir ortamı gözetlemiştik ve kocaman bir alan görmüştük. Tabii bizim projenin koyulacağı yer belli, ihtiyaç belli. Görüyorsunuz çok şık, güzel ve ihtiyacı karşılayan keyifli bir proje çıktı ortaya.

Ama biz burayla kalmadık, yaklaşık 65 bin metrekarelik değerli bir yeşil alanı da bitirdik, içinde spor tesislerimiz var. Çevreden buraya olan bağlantı yollarını, açılan üniversitenin geçiş yollarını, yaya geçitlerini yani biz şunu yapıyoruz; bir projeyle ilgili bir yere gittiğimizde bütün çevresine dokunan, bütün sorunlarını çözen anlayışla hareket ediyoruz ve İstanbul’un aslında ne kadar ihmal edildiğini de görüyor ona göre hareket ediyoruz.

Bu şehir 5 yılda birilerinin 25 yılıyla yarışacak iş yapmasını görünce açıkçası biraz kıskanıyorlar. Ama olsun kıskansınlar, tembelleştiler. Onları bile çalıştırmaya başladık sağda solda, dillerini bile düzelteceğiz göreceksiniz.

Silahtarağa’da bu arkadaşlar bir arıtma tesisi yapmışlardı, biz yapmama kararı aldık. Niçin? Çünkü birtarafta Baltalimanı’nda açtığımız biyolojik arıtma tesisi diğer tarafta da Yenikapı’daki tesis. Biyolojik arıtma tesisine döndürüyoruz. Her iki taraftaki arıtma tesisleri bu bölgenin ileride artacak nüfusuna rağmen kapasitesini karşılayacak seviyede olduğu için o projenin gereksiz olduğunu tespit ettik ve tam ihale aşamasındayken bugünün parasıyla milyarlarca liralık yatırımı yapmadık.

Biz Silahtarağa’da o beton proje oraya girseydi neredeyse 200 bin merte kareye yakın alan orada heba olacaktı. O yemyeşil alanı bir arıtma havuzlarıyla beraber Haliç’in kıyısına konduracak bir akla sahip bunlar. Biz bunu yaptırmadık. Ve diğer tesislerle bu ihtiyacı karşıladık.

“İstanbul konusunda dillere düşen sayın aday…”

İstanbul konusunda acemiliğiyle dillere düşen sayın aday proje açıklamasında o projeye gelince yapacaklarını söylemiş. Ben tabi o detayı dinlemedim ama belediye başkan adayımız Mithat Bülent Özmen dedi ki; böyle bir vaatte bulunmuşlar. O kadar bi haber ki İstanbul’dan… Hatta bunu şöyle de ilan etmiş; ‘yapmadığını yapacağız’ diye ilan etmiş. Bunu özellikle Alibeyköy’e, Eyüpsultan’, Kağıthane’ye anlatın. Sizin önünüzdeki o dünya güzeli Haliç’in kıyısına hala inatla ‘o projeyi yapacağım’ demesi kadar cahillik olamaz. Ama bu konuda Eyüpsultan halkı, Kağıthane halkı gereğini yapacaktır.

Bugün bir güzel haber vermek isterdim. Aksaray’daki Emniyet Otogarı diye bilinen alan buraya taşınacaktı. Demek isterdim ki mülkiyeti İBB’ye ait olan yük ve yolcu terminalini de oradan boşalttık. Trafik akışını rahatlattık, yayalar artık güvende demek isterdim. Ne yazık ki bir vahim tabloyu da anlatacağım burada:

Mülkiyeti İBB’ye yani İstanbullulara ait, yani bu bölge sizin malınız ve oradan boşaltılıp buraya taşınacak ve o alanda da muhteşem bir arkeolojik parka dönüşecek. İstanbul’un en özek noktalarından birisi. Ama ne yazık ki hala işgal altında. Üstelik UKOME kararıyla yürürlüğe giren önerge doğrultusunda, Fatih ilçesi genelinde 40 ton ve üzeri ağır tırların girişi çıkışı yasaklanmışken biz bu işgali bitirmek için gerekli tüm hukuki ve idari işlemleri tamamlamış olmamıza rağmen, mahkeme ve UKOME kararları ile bölgenin trafiğe kapatılması için gerekli adımların tamamını attık ama bu kararları uygulamakta direnen bir güç var karşımızda.

Nasıl bir güç var? Deprem dairemiz Emniyet Otogarı’na karot almaya giriyor ‘bu binalar sakıncalıdır’ diye emniyet desteği istiyor fakat kaymakamdan polislere ‘tarafsız kal’ talimatı verildiği için ekiplerimizin karot alma çabası kaymakamın talimatıyla engelleniyor. Alınmış olan tüm kararlara rağmen valilik makamı kesin bu noktayı bilirken ve bize de bu konuda hak verdiği cümleleri duymamış olmamıza rağmen kesin talimat vermekten de çekiniyor.

Mahkeme kararıyla tahliye süreci engelleniyor. Milletin malı birilerine peşkeş çekiliyor. Bu Üsküdar kıyısında tarihi Kukonmaz Camii’nin yanındaki restoranı işgal yani usulsüz kurulan restoranı yıkmaya gidiyoruz ve karşımızda direnin oranın işgalcileri ve onun yanında durması talimatı verilen bizim canımız olan emniyet güçleri… Polisimizi orada 1 hafta beklettiler o zaman. Israrımıza dayanamadılar, yıkımı gerçekleştirdik.

Sonra bizim işgalciyi çıkardığımız o yere şimdi İstanbul’a aday olan, dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum bir gecede imar çıkarttı. Biz o imarı mahkemeye verdik ve iptal ettirdik. Süreci de devam ediyor. O kadar şaibeli, o kadar sabıkalı ki neresinden tutsan elinde kalıyor. Onun için çok da dokunmak istemiyorum en azından 31 Mart’ı çıkarsın diye.

Bakın burada milletimize çok net bir fotoğraf gösteriyorum şu an. Vatandaşın yararına olanın, vatandaşın hizmet etmesi gereken otoritelerce nasıl engellendiğine ilişkin net bir fotoğraf. Allah aşkına belediye milletin, kaymakamlık milletin, valilik milletin, bakanlık milletin. Bir otogardaki işgalcileri çıkartmamak için hepsi belediyenin karşısına geçiyor. Ben şimdi ne düşünüyorum biliyor musunuz? Acaba bu otogarın sahibi kim? Arkasındakiler kim?

Biz hiç yılmadık, yılmayız. Bizim arkamızda onların hiçe saydığı hukuk var bir de siz varsınız, milletimiz var.”

Paylaşın

Türkiye’de Şubat Ayında En Az 36 Kadın Öldürüldü

Şubat ayında 36 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen 36 kadının 10’u evli olduğu erkek, 7’si eskiden evli olduğu erkek, 7’si birlikte olduğu erkek, 4’ü babası, 3’ü oğlu, 2’si tanıdık biri, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

Haber Merkezi / Öldürülen 36 kadından 17’si boşanmak istediği için, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 2’si ekonomik bahanelerle, 1’i failin evli olduğu kadınla arasını bozduğunu düşündüğü için, 1’i uyuşturucu parası vermediği, 1’i kötü yola düştüğü bahanesi, 2’si kızının ve kardeşinin kararını desteklediği bahanesiyle öldürüldü. 12’sinin ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

36 kadından 17’si evinde, 11’i sokakta, 2’si arabada, 2’si otelde, 1’i arazide, 1’i ıssız yerde, 1’i işyerinde, 1’i lojmanda öldürüldü. Kadınların 25’i ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Şubat ayı kadın cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre, Şubat ayında 36 kadın, erkekler tarafından öldürüldü. 17 kadın da şüpheli şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 36 kadından 17’si boşanmak istediği için, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 2’si ekonomik bahanelerle, 1’i failin evli olduğu kadınla arasını bozduğunu düşündüğü için, 1’i uyuşturucu parası vermediği, 1’i kötü yola düştüğü bahanesi, 2’si kızının ve kardeşinin kararını desteklediği bahanesiyle öldürüldü. 12’sinin ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

Öldürülen 36 kadının 10’u evli olduğu erkek, 7’si eskiden evli olduğu erkek, 7’si birlikte olduğu erkek, 4’ü babası, 3’ü oğlu, 2’si tanıdık biri, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürülmüştür. 2 olayda ise failin yakınlığı tespit edilememiştir. Bu ay kadınların yüzde 28’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü.

Kadınların 17’si evinde, 11’i sokakta, 2’si arabada, 2’si otelde, 1’i arazide, 1’i ıssız yerde, 1’i işyerinde, 1’i lojmanda öldürülmüştür. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 47’si evlerinde öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların 25’i ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü. Bu ay öldürülen kadınların yüzde 69’u ateşli silah ile öldürüldü.

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Kişiden 4’ü Et Ve Tavuk Tüketemiyor

Enflasyonun ENAG’a göre yüzde 121,98, TÜİK’e göre yüzde 67,07 olduğu Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü, iki günde bir et, tavuk ve balık tüketebilecek finansal güce sahip değil.

İktidar ekonomiye dair pembe tablolar çizmeye, geleceğe yönelik olumlu açıklamalar yapmaya çalışsa da, açıklanan her veri yaşanan ekonomik krizi gözler önüne seriyor.

Avrupalıların yüzde 97’si iki günde bir et, tavuk, balık tüketirken Türkiye’de her 10 kişiden 4’ü, iki günde bir et, tavuk ve balık tüketebilecek finansal güce sahip değil.

Sözcü’nün haberine göre, AB resmi istatistik kurumu Eurostat’ın verilerine göre, 27 üyeli AB ülkelerinde 2 günde bir et, tavuk veya balık tüketemeyenlerin oranı 2022’de yüzde 8.3 oldu. Yani Avrupalıların yüzde 91.7’si iki günde bir et, tavuk, balık tüketmekte zorlanmıyor.

Avrupa ülkeleri arasında en yüksek oranlar yüzde 22.1 ile Romanya ve yüzde 21.6 ile Bulgaristan’da görüldü. İki günde bir et, tavuk tüketmekte en az zorlanan ülkeler de yüzde 1.4 ile İrlanda ve yüzde 1.5 ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi oldu.

TÜİK’in en güncel verilerine göre 2023’te de nüfusun yüzde 39.2’si iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren yemek masrafını karşılayamıyor.

Enflasyon ENAG’a göre yüzde 121,98, TÜİK’e göre yüzde 67,07

Öte yandan Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAG Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık aylık bazda yüzde  4,32 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 121,98 olarak hesapladı.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre enflasyon, Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53 geçen aralık ayına göre yüzde 11,54 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre TÜFE’de bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 43,44 ile giyim ve ayakkabı, en fazla artış gösteren ana grup ise yüzde 94,78 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 0,20 ile giyim ve ayakkabı, en fazla artış gösteren ana grup ise yüzde 12,76 ile eğitim.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen ay 2023’te yıllık enflasyonu yüzde 64,77 olarak açıklamıştı. ENAG’a göre ise Türkiye’de 2023’te yıllık enflasyon yüzde 127,21 olarak gerçekleşmişti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk TV ve Bloomberg HT ortak yayınında ekonomi gündemine dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Mart’tan İtibaren Trende Oturacaktır

Ekonomi gündemine dair açıklamalar yapan Bakan Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır” dedi ve ekledi:

“Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Biz bunun iletişimini yaptık. Çünkü baz etkisi var. İkincisi de para politikası gecikmeli çalışır. 12 ay, hatta 18 aya yayılan bir aktarım mekanizması var.”

Şimşek açıklamasının devamında, “Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Geçen sene deprem oldu. İnşaat malzemelerinde geçen yaz ciddi artış oldu. Bu sene böyle bir artış olmayacak” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk TV ve Bloomberg HT ortak yayınında ekonomi gündemine dair açıklamalar yaptı. Bakan Şimşek’in açıklamalarından öne çıkan cümleler şöyle:

“Kurala dayalı, uluslararası normlara dayalı bir program çerçevesi koyduk. Eylül ayında programı koyduk ama fiili uygulama daha erken başladı.

Programımızın özü enflasyonu tek haneye indirmektir. Şu anda fiyat istikrarından uzağız ama hedefimiz bu… İkinci hedefimiz borç oranını yüzde 40 seviyesinin altında kalıcı olarak tutmak… Üçüncü hedefimiz sürdürülebilir cari açıktır.

Bu hedeflere ulaşmada bize ayak bağı olan kur korumalıdan çıkış hedefimiz var. Burada piyasaları bozmadan kademeli çıkış hedefliyoruz… Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü çalışıyor.

Bizim için önemli olan piyasa aktörlerinin programa inanmasıdır. Bunun risk primlerinde özetlendiği kanısındayım. Bu durum Türkiye’nin dış kaynağa çok daha uygun ulaşmasını sağladı… Ağustos ayından itibaren Türkiye daha düşük spreadlerle uluslararası finansmana ulaşma imkanı buldu.

Geçen yılın ilk 5 ayında Türkiye’den portföy çıkışı var. Haziran-Aralık’ta ise 11,3 milyar dolar net giriş oldu.
Türkiye geçen sene yurt dışından yüksek faizle 10 milyar dolar borçlandı. Ama faizler düşüyor.

DDM’deki azalmayı izlerseniz rezerv artışı ile birlikte düşünürseniz 60 milyar dolarlık rezerv artışı var. Programın güven boyutu çok iyi çalıştı.

Bankaların roll-over rasyosu yüzde 138’lere çıktı. Reel sektörde ise roll-over rasyosu yüzde 123 oldu… Geçen bir bankamız çok uzun vadeli sermaye benzeri kaynak bulabildi. Bunların hepsi programa yönelik güveni gösteriyor.

Büyümeye katkıda net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de hedefimiz bu. İç talep ılımlı olsun. Enflasyonu aşağı çekmenin bütün koşulları kalıcı bir şekilde hazırlanıyor.

Cari açık büyük ihtimalle Şubat-Mart aylarında 30-35 milyar dolar seviyelerine inecek. Cari açık dramatik şekilde daralıyor. Çünkü program değişiyor. Büyümenin komposizyonunu değiştirdik.

Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayla ilgili değildir. Önümüzdeki 12 ayda enflasyon düşecektir.

Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak. Biz bunun iletişimini yaptık. Çünkü baz etkisi var. İkincisi de para politikası gecikmeli çalışır. 12 ay, hatta 18 aya yayılan bir aktarım mekanizması var.

Biz geldiğimizde kuru serbest bıraktık. Geçici olarak enflasyonist etki oldu. Onun da etkisi var. Gelir politikasının etkisi var. Geçen sene deprem oldu. İnşaat malzemelerinde geçen yaz ciddi artış oldu. Bu sene böyle bir artış olmayacak.

Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi çıkacak… Para politikası Merkez Bankası’nın uhdesinde… Maliye politikası tarafında enflasyonu yükseltecek bir adım atmayacağız.

Vatandaşa da piyasalara da iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP’deki vizyon neyse onu uygulayacağız. Orada vergi istisnalarını gözden geçireceğiz diyor. KDV, gelir vergisi, kurumlar vergisi genel oranlarında artış olmayacak. MTV’de bir düzenleme olmayacak.

Piyasalarda güvensizliği artırmak, seçime yönelik bir sürü iddia ortaya konuyor. İddiaları basın danışmanlarımıza sorabilirsiniz. Bunların niyeti kötü. Kayıt dışılık dışında, bazı istisnaların gözden geçirilmesi dışında özel bir çalışmamız yok.

Harcamalarda rasyonelleştirmeyi başlattık. Vatandaş bizden de tasarruf istiyor. Vatandaş haklı… Taşıtlar konusunda sadece yerli üretim ve elektrikli alabilirsiniz diyoruz. Yeni araç isteniyorsa elinizdeki aracı satacaksınız diyoruz. Bu konularda hassasız. Cumhurbaşkanı’nın çıkardığı tasarruf genelgesi var.

Maliye ayağında dezenflasyona destek olacağız. Gelecek seneden itibaren bütçe açığının milli gelire oranını kalıcı olarak yüzde 3’ün altına çekeceğiz.

Biz aktivist sanayi politikasına geçiş yapıyoruz. Bizim kaynağa ihtiyacımız var. Bu kaynağı sanayide dönüşüme, dijital dönüşüme, yeşil dönüşüme aktaracağız.

“Kur hedefimiz yok”

Kur hedefimiz yok, olmayacaktır da. DDM’de Merkez Bankası piyasada var. Bunun dışında herhangi bir müdahalemiz yok diyorlar.

Seçim sonrasına ilişkin liranın değer kaybına ilişkin beklentiler anlamlı gelmiyor. Cari açık azalıyor. Dövize ihtiyacımız da azalıyor. Cari açık 30 milyar dolar civarına indiği zaman yüzde 2,5-3 oran demek. Bunun bir puanını doğrudan yatırımlarla finanse edersek rezerv birikimimiz olacak.

Geçen sene yılın ilk 5 ayında net portföy çıkışı vardı. Bu sene net giriş var. Dünyada dezenflasyon süreci gelişen piyasalara ilgiyi artıracaktır. Seçim sonrası Türkiye’ye ciddi kaynak girişi olacak.

Uluslarası kuruluşlar bize ciddi şekilde kaynak sağlayacak. Bu sene 12,7 milyar dolar proje kredisi bekliyoruz. Geçen sene 8,8 milyar dolar proje kredisi gelmiş.

Politika faizinin yıllığı yüzde 56’lara denk geliyor. Mevduat faizi 50’ler seviyesinde. TL’yi destekleyen bir politika seti var… Biz ne aşırı değerli, ne de aşırı değersiz TL isteriz… Seçim belirsizliğinin kalktığı da bir ortamda TL neden enflasyondan daha çok değersizleşsin?

Vatandaşın portföy tercihlerine saygılıyım. Bu konuda yönlendirme yapmak istemem. Programımız başarılı bir şekilde uygulandığında TL’de reel değersizleşme olmayacaktır. Başarılı dezenflasyon programlarında mahalli para birimi reel olarak değer kazandı.

Biz piyasaları tedirgin edecek adımlar atmayız. Vergide adalet konusu üzerinde de çalışıyoruz. Şu an itibariyle ne borsaya ne de başka alana piyasayı bozacak vergi düzenlemesi gündemimizde değil.

Biz önden yüklemeli olarak vergileri düzenledik. Biz deprem açığını finanse etmek için gereğini yaptık. Bundan sonra da ince işçilik yapacağız… KKM’deki düşüş dövize gitmedi. TL mevduatı 12 puan arttı. KKM’den çıkan ağırlıklı olarak TL mevduata gitti.

KKM’nin cazip olmaktan kendi kendine çıkacağını düşünüyorum. KKM’de 27 haftadır kesintisiz düşüyor. Demek ki KKM cazip olmaktan çıkıyor. O konuda rahatım. KKM’den çıkışı başaracağız.

İlk hafta TİM Başkanı beni ziyaret etti. Finansmana erişemiyoruz dedi. İhracat reeskont kredi limitini 10 kat artırdık. Eximbank sermayesini üç defa artırdık. Eximbank’ın ihracatçıya desteği bu sene en az 50 milyar dolar olacak. İhracatçıya düşük faizli kredi sunuyoruz.

Sanayide dönüşüm en çok çalıştığımız alan. Cari açığı kalıcı şekilde düşürmek için ne gerekirse yapacağız. İhracatçının bize kur sübvansiyonu verin talebini doğru bulmuyorum. Bu pragram 86 milyonu kapsıyor.

Türkiye’nin net UYP’si eksideyken, özel sektörün ve kamunun net döviz pozisyonu açığı varken, benden TL’yi değersizleştirecek adım bekliyorlarsa bunun milletin menfaatine olmadığını söyleyeyim.

Belli alanlarda sıkıntı var ama talep zayıf. Avrupa Birliği’nde talep geriliyor… Enflasyonu azdıracak kur sübvansiyonu talebi gerçekçi değil.

Nisan-Mayıs ayında FATF yerinde denetim için heyet gönderecek. Büyük ihtimalle Haziran 2024’te siyasi mülahazalar devreye girmezse gri listeden çıkacak Türkiye.

Kripto düzenlemesi de seçimden sonra çok büyük ihtimalle Meclis’ten geçecek. Burada engellemek yerine düzenlemeyi tercih ettik. Birçok gelişen ülke bu taslağı bizden istedi.

Bütçede tüm imkanlarımızı emekliler ve çalışanlar için seferber ettik. Bunu etmeye de devam edeceğiz. Ülkenin imkanları arttıkça bunları adil olarak değerlendireceğiz.

Kredi kartlarında bankaların limit belirlerken kurallara uyması önemli. Önümüzdeki dönemde sürpriz yapmadan, piyasaları bozmadan bu konuları çalışacağız.”

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Yıllık Enflasyon Yüzde 67,07

TÜİK verilerine göre şubat ayı enflasyonu yüzde 4,53 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 67,07’ye yükseldi. ENAG’a göre, şubat ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,32, yıllık bazda artış ise yüzde 121,98 oldu.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak” dedi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Şubat 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 11,54, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 43,44 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 94,78 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 0,20 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 12,76 ile eğitim oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan şubat ayı itibarıyla, 12 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 6 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 125 temel başlığın endeksinde ise arttı.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,23, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 11,37, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 70,31 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 60,96 oldu.

ENAG’a göre yıllık enflasyon yüzde 121,98

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAG Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık aylık bazda yüzde  4,32 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 121,98 olarak hesapladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk TV ve Bloomberg HT ortak yayınında ekonomi gündemine dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 30 Bin 534’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 148. günü geride kalırken Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 124 artarak 30 bin 534’e yükseldi. Yaralananların sayısı ise 71 bin 920’ye çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Üst düzey bir BM yardım yetkilisi, geçtiğimiz Salı günü BM Güvenlik Konseyi’ne yaptığı uyarıda, Gazze’de en az 576 bin kişinin “kıtlıktan bir adım uzakta” olduğunu ve harekete geçilmezse kıtlığın yaygın bir şekilde görülmesinin “kaçınılmaz” olabileceğini söylemişti.

BM’ye göre Gazze’nin kuzeyinde 300 binden fazla kişi gıda ve temiz içme suyu sıkıntısı yaşıyor, nüfusun dörtte biri de “kıtlığın eşiğinde.”

Öte yandan Paris’te Amerika, Mısır, Katar ve İsrailli heyetlerin ateşkese dair ilerleme sağlamalarının ardından müzakerelerin Kahire’de devam edeceği açıklanmıştı ancak Hamas heyetinin Kahire’ye gitmesine rağmen İsrail heyetinin Kahire’ye gitmediği belirtiliyor.

Nedeni ise İsrail’in hayatta olan rehinelerle ilgili daha fazla bilgi istemesi, Hamas’ın buna yanaşmaması. İsrail medyasına göre Hamas hangi rehinelerin hayatta olduğuna dair ayrıntı vermeye yanaşmıyor. İsrail de bu nedenle Kahire’ye heyet göndermiş değil. Arabulucu ülkelerin heyetlerinin de Kahire’ye gittiği belirtiliyor. Mısırlı güvenlik yetkilileri müzakerelerin Kahire’de devam edeceğini Cumartesi günü açıklamıştı.

Tarafların Gazze’de ateşkes, rehinelerin ve tutukluların serbest bırakılması konusunda uzlaştıkları ancak İsrail askerlerinin bölgeden çekilmesi konusunda hala bir anlaşma olmadığı belirtiliyordu.

ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris, dün yaptığı açıklamada İsrail-Hamas müzakerelerinde halihazırda masada olan altı haftalık ateşkes anlaşmasının “elzem olduğunu” söyledi. Harris, “Gazze’de yaşanan acıların boyutu göz önüne alındığında en az önümüzdeki altı hafta için derhal ateşkes sağlanmalı, ki bu şu anda masada” ifadelerini kullandı.

İsrail’i Gazze’ye ulaştırılan yetersiz yardımlar konusunda eleştiren Harris, bu anlaşmanın “Gazze’de tutulan İsrailli rehinelerin salıverilmesini ve kayda değer bir yardımın bölgeye ulaşmasını sağlayacağını” belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken de Gazze’deki insani krizin boyutlarını hafifletebilmek adına bölgeye yardım akışının boyutunun genişletilmesinin şart olduğunu ifade etti. Blinken, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İnsanların acilen gıda, su ve diğer yardıma ihtiyacı var. Bu yüzden ABD havadan yardımlar da dahil olmak üzere mevcut her türlü kanaldan yardım ulaştırmaya çalışıyor” diye yazdı.

Cinsiyet eşitliği konusunda küresel çapta mücadele veren Birleşmiş Milletler Kadın Kuruluşu (UN Women), Gazze’deki savaşın yıkıcı etkilerini en çok yaşayan kadınlara karşı açılmış bir savaş olduğunu belirtti. BM Kadın Kuruluşu Gazze’deki savaş beşinci ayına girilirken günde ortalama 37’si anne 63 kadının öldüğünü bildirdi.

BM Kadın, ellerindeki son verilere göre, Gazze’deki savaşın şimdiye kadar yaşanan tüm savaş ve çatışmalarda kadınların benzeri görülmemiş şekilde öldüğünü ve yaraladığını gösterdiğini kaydetti. BM Kadın, şimdiye kadar en az 9 bin kadının yaşamını yitirdiğini, enkaz altında çok daha fazla kadının öldüğü bildirildiğinden, savaşta ölen ya da yaralanan kadınların sayısının açıklanan sayılardan çok daha fazla olduğunu belirtti.

BM Kadın, her 5 kadından dördünün (yüzde 84) savaş öncesinde ailecek tükettikleri yiyeceğin yarısına bile ulaşamadığını, ailelerde annelerin ve yetişkin kadınların, çocukların beslenmesi için yiyecek bulmakta çok büyük zorluklar yaşadığı kaydedildi. Bu aile bireylerinin yüzde 95’inin, her gün bir öğünlerini yeterince yiyecek bulamadıkları için atlamak zorunda kaldıkları, yemedikleri öğünlerle çocuklarını doyurmaya çalıştıkları kaydedildi.

BM Kadın, Gazze’nin 2,3 milyonluk nüfusunun tamamının birkaç hafta içinde akut düzeyde gıda güvensizliğiyle karşı karşıya kalacağını belirterek, “Her 10 kadından 9’u (yüzde 87) gıdaya erişmenin erkeklere göre daha zor olduğunu belirtiyor. Kadınlardan bazıları, enkazlardaki moloz altında kalmış ya da çöp konteynırlarında yiyecek aradıklarını söylüyor’’ dedi.

BM Kadın, 2023’te başlatılan acil yardım çağrılarıyla toplanan finansmanın yüzde birinden az bir miktarının bazı ulusal veya yerel kadın hakları örgütlerine gittiğini belirterek, “Acilen insani ateşkes ilen edilmezse nümüzdeki günlerde ve haftalarda çok daha fazla kişi ölecek. Gazze’deki ölümler durmalı. İnsani yardımın derhal Gazze’ye ulaşmalı” dedi.

Paylaşın

ENAG: Yıllık Enflasyon Yüzde 121,98

ENAG verilerine göre, şubat ayında enflasyon aylık bazda yüzde 4,32, yıllık bazda artış ise yüzde 121,98 oldu. TÜİK’e göre şubat ayı enflasyonu yüzde 4,53 oldu, yıllık enflasyon ise yüzde 67,07’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak” dedi.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), şubat ayı enflasyon verilerini açıkladı.

Buna göre, günlük fiyat değişimlerinden elde edilen ENAG Fiyat Endeksi (E-TÜFE) aylık aylık bazda yüzde  4,32 arttı. ENAG, yıllık enflasyonu yüzde 121,98 olarak hesapladı.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre enflasyon, Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 4,53 geçen aralık ayına göre yüzde 11,54 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 67,07 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 55,91 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre TÜFE’de bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 43,44 ile giyim ve ayakkabı, en fazla artış gösteren ana grup ise yüzde 94,78 ile lokanta ve oteller oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla şubat ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 0,20 ile giyim ve ayakkabı, en fazla artış gösteren ana grup ise yüzde 12,76 ile eğitim.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen ay 2023’te yıllık enflasyonu yüzde 64,77 olarak açıklamıştı. ENAG’a göre ise Türkiye’de 2023’te yıllık enflasyon yüzde 127,21 olarak gerçekleşmişti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Habertürk TV ve Bloomberg HT ortak yayınında ekonomi gündemine dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Enflasyonda trend programla uyumlu bir şekilde. Ocak ayında enflasyon bir miktar yüksek çıktı. Şubat’ta onun devamı olabilir. Mart’tan itibaren enflasyon trende oturacaktır. Ama yıllık enflasyon yüksek kalacak.”

Paylaşın

İmamoğlu: İkinci Erdoğan Derken Neyi Kast Ediyorlar Bilmiyorum, Anlamış Değilim

“İkinci Erdoğan olma potansiyeline sahip olduğu” iddiasına ilişkin değerlendirme yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu Erdoğan potansiyeli nedir? Anlamış değilim. Ben hayatım boyunca demokrat olma, 2019’da bile gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım iddiasını ortaya koyan ve vurgulayan birisiyim” dedi ve ekledi:

“Şeffaflığı vurgulayan biriyim. CHP’de siyaset yapan birisiyim. Çok taban tabana zıt bir durum. Hayatımda hiçbir zaman mış gibi yapmadım. Kabul ettiğimi, ettim derim. Çok uyumlu olduğumuzu düşünmüyorum. İkinci Erdoğan derken neyi kast ediyorlar bilmiyorum, anlamış değilim.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, bir grup gazeteci ile bir araya gelerek, yerel seçime ve CHP’deki tartışmalara dair soruları yanıtladı.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘in aktardığına göre; İmamoğlu, Özgür Özel’in değişim ekibindeki rolü nedeniyle bugünkü parti içi tartışmalarda ana aktörlerden birisi ancak bu tartışmalardan rahatsızlığını ortaya koydu.

Seçimlerde İstanbul’daki hedeflerinin belediye meclisinde de çoğunluğu elde etmek olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “İlk kez CHP’nin, İstanbul’da elindeki 14 belediyenin hiçbirinde sıkıntı yaşamayacağını düşünüyorum. Bu 14’ün üzerine artı 14 ilçe belediyesinde de sıkı bir yarış içinde olduğunu görüyorum. 14+14 gibi bir parametreyi görüyorum. Diğer kalan ilçelerde ihtimal yoktur da demiyorum” dedi. İstanbul 39 ilçesinin 14’ü şu an CHP yönetiminde bulunuyor.

“İmamoğlu yenilirse yeni parti kuracak,” “Seçimlerde başarısız olacak” iddialarının CHP içerisinden isimlerin dillendirildiğinin hatırlatılması üzerine İmamoğlu, “Bunu söyleyen kişi belki kendi ruh halini tarif ediyordur. Ben öyle biri değilim. Başarısızlık üzerine bir kariyer planı yapacak bir siyasetçi olmadım, olmam da. Başarısızlık üzerinden bir siyaset kariyeri planlaması yapıp onu kendime bir başlangıç trampleni olarak görmedim, görmem. Hiçbir zaman B planı yapmadım. Elbette ki öyle bir durumda bunun parti içi müzakereleri, kişisel dünyamızda müzakereleri olacaktır, olur da ama bunu bugünden konuşmanın çok anlamlı olmadığını düşünüyorum” açıklaması yaptı.

“Seçimi kaybetmek üzerine bir strateji yapacak kadar sürece kişisel bakan bir insan olmadım. Seçimi kazanmak üzerine de bir kişisel kariyer kurmam. Ama tahmin edemeyeceğiniz derecede yüksek hayallerim var, İstanbul adına” diyen İmamoğlu, “Öyle büyük başarılara imza atabileceğimi görüyorum. İstanbul’da çok özel bir başarı süreci yaşatacağımı görüyorum. En büyük hayalim o. açıklaması yaptı.

CHP içerisinde aday belirleme sürecinde yaşanan tartışmaların sorulması üzerine İmamoğlu, parti içi konularda hiçbir zaman değerlendirme yapmadığını ve yapmayacağını vurguladı.

“Siyasal süreçlerde elbette kırgınlıklar, üzgün haller olabilir. İnsanların farklı bakışları olabilir” ifadelerini kullanan İmamoğlu, sorunların zamanla çözüleceğini kaydetti. İmamoğlu, “Hiçbir yaşımda hiç kimseyle bir küslük yaşamadım. İster 5 yaşında ister 55 yaşında fark etmez. Öyle bir dünyam yok. Birinin benimle küs olduğunu bildiğimde ve benim için değerli bir insan ise mutlaka onunla diyalog kurmaya niçin küs olduğunu anlamaya çalışmaya, tedavi etmeye de gayret içerisinde olmuşumdur” dedi.

Aday belirleme sürecinde İstanbul dışında hiçbir yere müdahale etmediğini söyleyen İmamoğlu, “Tek bir konuda isim dahi zikretmedim, etmem de. Haddim de değil. Hayatı böyle geçmiş olanlar bu yorumu yapıyor” dedi. Sadece İstanbul’a dair çalışma yaptıklarını belirten İmamoğlu, “CHP İstanbul il başkanı Özgür Çelik ile genel başkana sunmak üzere tarihin en derin araştırmalarını yaptık. Bir ilçede 16, 17 araştırma yaptığımız yer var. CHP’nin 22 puan önde olduğu yerlerde bile derinlemesine araştırma yaptık. Çok detaylı hazırlık yaptık” ifadelerini kullandı.

“İstanbul’u almak mı başarının ölçütü, yoksa büyükşehir belediye sayısı artırmak mı başarı ölçütü?” sorusuna “Yani her şey diyebiliriz. Buna mutlaka büyükşehir eklemek ve hiçbir büyükşehri kaybetmek istemiyoruz” yanıtı verdi.

“İkinci Erdoğan derken neyi kastediyorlar, bilmiyorum”

İmamoğlu “Parti içinde ve dışında ‘Erdoğan olma potansiyeli var, Erdoğan’a benziyor, Erdoğan gibi yönetim modeli var söylemlerine ne diyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine, bu söylemlere katılmadığını söyledi. İmamoğlu, “Gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olacağım iddiasını ortaya koyan ve vurgulayan birisiyim. Çok taban tabana zıt bir durum. ‘İkinci Erdoğan’ derken neyi kastediyorlar bilmiyorum, anlamış değilim” değerlendirmesi yaptı.

İstanbul’da tek adam rejiminin sonlandığını söyleyen İmamoğlu, “Bizim dönemde İstanbul tek adam rejiminden kurtuldu. İstanbul bu umudu büyütüyor. Muhtemeldir ki bu umut daha da büyüyecek. Bir dahaki genel seçimde, 2028’de inşallah bu rejimden kurtuluşun adımını, muhalefet bloğu olarak, başta CHP olarak, ülkemizin demokrasiye inancı yüksek olan kitlenin ortaya koyacağı performansla bu mümkün olur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her konuşmasında kendisine laf söylediğini kaydeden İmamoğlu, Erdoğan’ın bunları değil enflasyonu, emeklileri ve ekonomiyi konuşması gerektiğini söyledi.

İstanbul’daki reklam billboardlarında Özgür Özel ile birlikte fotoğrafının yer almadığına dair haberlere ilişkin de İmamoğlu, bazı yerlerde ikili bazı yerlerde tek reklamların olduğunu söyledi. İmamoğlu, “İstanbul’da sizin görmediğiniz bir kısım yerlerde vardır, azdır, çok belli değildir. Ama yerel seçim aday odaklıdır. Genel başkanımızla aramızda bir mevzu olmaz. Genel başkanımızla bugüne kadar hiç kimsenin tatmadığı, görmediği seviyede samimi, içten, yeni nesil, 21’inci yüzyılı temsil eden bir diyalog zenginliği içinde gitmektedir.

Ben de bundan çok memnunum. Belki alıştığınız genel başkan, belediye başkanı ilişkileri üzerinden değerlendirdiğiniz için ilişkimizi boyutlandıramıyor olabilirsiniz. Ama gerçekten çok çağdaş, medeni, sevgi saygı çerçevesinde çok özel bir ilişkiye sahibiz. İnşallah da hiç bozulmayacak ve hep böyle devam edecek. İyi bir yol arkadaşıyız. Birbirimizi çok iyi anlıyoruz” açıklaması yaptı.

Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun sahaya inip inmemesine dair bir soru üzerine de İmamoğlu, “Sahada istenmesi kadar doğal bir şey olamaz yani. Partimizin önceki genel başkanı. Sahada olmasını elbette ben isterim. ‘Onu gören sandığa gitmez’ diyenlerden değilim” diye konuştu.

“Akşener’in bıraktığı yerde duruyor”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile ilişkisinin ne durumda olduğunun sorulması üzerine de İmamoğlu, “Sayın Akşener ile ilişkimiz, Akşener’in bıraktığı yerde duruyor. Benim için farklı bir durum yok. Onun bıraktığı yerde duruyor, ben de o noktada duruyorum, izliyorum sadece” yanıtı verdi.

İmamoğlu, İBB’deki 5 yıllık dönemine dair bazı rakamlar da paylaştı. İmamoğlu’nun verdiği bilgilere göre; 2019 Haziran’dan 2023 Aralık’a kadar kur artışının yüzde 498, TÜİK enflasyonunun artışı ise yüzde 224. İBB’nin bu süreçteki kur zararı 69,9 milyar TL. Bu tutar İBB’nin üç yıllık gelirinin toplamına eşit. İBB 5 yıllık dönemde 31 milyar liralık kredi borcu kapattı. Metro başta olmak üzere sermaye yatırımları 101,7 milyar lira. 2023 sonu itibariyle İBB hesabında ise 27,2 milyar lira bulunuyor. 30 Haziran 2019’da ise bu para 6 milyon TL idi. İmamoğlu, “Kasayı boş aldık, maaşları ödeyecek para bile bırakmamışlardı” dedi.

İmamoğlu, belediye meclisinde borçlanma taleplerinin kabul edilememesine karşın bu rakamlara ulaştıklarını kaydetti. İBB Başkanı, dört projelerinin ise hâlâ Hazine ve Maliye Bakanlığından onay beklediğini belirtti.

Paylaşın