Mehmet Şimşek: Ekonomide Dengelenme Devam Ediyor

TÜİK’in açıkladığı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini değerlendiren Mehmet Şimşek, “Rasyonel, öngörülebilir ve kurala dayalı politikalarımızla ekonomimiz daha dengeli ve sürdürülebilir büyümeye doğru yol alıyor” dedi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK), yılın birinci çeyreğine ilişkin açıkladığı gayri safi yurt içi hasıla verilerini değerlendirdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“Hedeflerimize kararlı adımlarla ilerliyoruz. Rasyonel, öngörülebilir ve kurala dayalı politikalarımızla ekonomimiz daha dengeli ve sürdürülebilir büyümeye doğru yol alıyor. Net dış talebin büyümeye katkısı 5 çeyreğin ardından 1,6 puanla pozitif gerçekleşti.

Mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı son 44 çeyreğin en düşük seviyesi olan yüzde 8,7’ye geriledi. İkinci yarıda daha destekleyici dış koşullar ve ılımlı yurt içi taleple birlikte bu yıl net dış talebin pozitif katkı verdiği bir büyüme öngörüyoruz. Programımız sayesinde dengelenen büyüme kompozisyonu, düşen cari açık, artan güven, iyileşen beklentiler ve hızlanan dış kaynak girişi dezenflasyona önemli ölçüde katkı sağlayacak.”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2024 yılının birinci çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı:

Verilere göre; 2024 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 11,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 5,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 5, sanayi yüzde 4,9, tarım yüzde 4,6, hizmetler yüzde 4,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,3, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5 ve finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2 arttı.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 7,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 10,3 büyüdü. Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,0 artarken ithalatı yüzde 3,1 azaldı.

Paylaşın

Türkiye Ekonomisi İlk Çeyrekte “Tüketerek” Beklentilerin Üzerinde Büyüdü

Türkiye ekonomisi 2024 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5,7 büyüme kaydetti. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen büyümeye en yüksek katkı 5,5 puanla tüketimden geldi.

Haber Merkezi / Hanehalklarının tüketim harcamaları yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,3 artış kaydetti. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 10,3 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4 artarken ithalatı yüzde 3,1 azaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) yılın ilk çeyreğine ilişkin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde tüketimin etkisiyle yüzde 5,7 büyüme kaydetti.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat sektörü toplam katma değeri yüzde 11,1, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 5,5, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 5,0, sanayi yüzde 4,9, tarım yüzde 4,6, hizmetler yüzde 4,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,3, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,8, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,5 ve finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 2,0 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,4 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,8 arttı.

Üretim yöntemiyle GSYH tahmini, 2024 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 90,0 artarak 8 trilyon 822 milyar 248 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 285 milyar 572 milyon oldu.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 7,3 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 3,9, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 10,3 arttı. Mal ve hizmet ihracatı, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,0 artarken ithalatı yüzde 3,1 azaldı.

İşgücü ödemeleri, 2024 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 108,4 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 107,8 arttı. İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 37,8 iken, bu oran 2024 yılı birinci çeyreğinde yüzde 42,0 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 40,0 iken, 2024 yılı birinci çeyreğinde yüzde 44,2 oldu.

Paylaşın

Ali Koç’tan Aziz Yıldırım’a ‘Jose Mourinho’ Çalımı

Fenerbahçe’de seçim çalışmalarını sürdüren mevcut başkan ve başkan adayı Ali Koç, Portekizli teknik direktör Jose Mourinho ile 2+1 yıllık sözleşme imzaladığı öne sürüldü.

Ali Koç’un rakibi Aziz Yıldırım, Jose Mourinho ile teknik direktörlük için anlaşmaya yakın olduğunu ve cumartesi günü Londra’da tecrübeli teknik adamla son detayları görüşeceğini açıklamıştı:

“Biz 3 yıllığına geliyoruz. 3 yıllığına Mourinho’yu getiriyoruz. Mourinho geliyor, imzayı attı! Gelmeme durumu yok!”

Jose Mourinho, Fenerbahçe’nin oynadığı son 4 maçı izlemişti. Sportif direktör Mario Branco tarafından kendisine kulübü tanıtan ve tesislerin görüntülerinin yer aldığı video da izlettirilmişti.

Jose Mourinho’nun, Ali Koç başkanlığındaki Fenerbahçe Yönetimi’ye 2 yıllık sözleşme imzaladığı iddiaları Avrupa basınında da geniş yankı buldu.

Sky Sport’tan Di Marzio’nun haberine göre; Mourinho kariyerine Türkiye’de devam edecek. Fenerbahçe’nin Portekizli sportif direktörü Mario Branco’nun vatandaşı Jose Mourinho ile bir görüşme gerçekleştirdiği ve 61 yaşındaki teknik adamla anlaşmaya vardığı kaydedildi.

Tuttomercatoweb: “Portekizli teknik adam, geçtiğimiz Ocak ayında Roma’yla yaşadığı ayrılığın ardından farklı alternatifleri değerlendirdi ve artık Fenerbahce’yle sözleşme imzalamaya hazır. “Özel biri”, sarı-lacivertli takımla anlaşmaya vardı ve bugün yeni teknik direktör olarak açıklanabilir.”

Corriere dello Sport: “Jose Mourinho, Fenerbahce’nin cazibesine kapıldı. Türk kulübü, Portekizliyle 2 yıllık sözleşme imzaladı. West Ham iddialarını reddeden ve doğru teklifi beklemeyi tercih eden Mourinho yedek kulübesine dönmeye hazır.”

Tuttosport: “Mourinho, Fenerbahçe’ye ‘evet’ dedi, anlaşmaya varıldı. Portekizli teknik adam, birkaç aydır sahalardan uzak ama bu transfer döneminde sahaya ve yedek kulübesine geri dönüyor. Alıştığı liglerden farklı bir ligde bunu yapıyor çünkü Türkiye’de ilk kez antrenörlük yapacak.”

Calcio Mercato: “Geçen Ocak ayında Roma’dan ayrılmasının ardından Jose Mourinho yeni bir yedek kulübesi buldu. Portekizlinin Fenerbahçe ile iki yıllık sözleşme imzalamaya hazır olduğu belirtildi. Portekiz, İngiltere, İspanya ve İtalya’da antrenörlük yapan Mou’nun Türkiye’ye gideceğini duyurusu bugün gelebilir.”

A Bola: “Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım’ın seçim aracı olarak ilan ettiği Jose Mourinho, 3 yıl daha yeni bir dönem için aday olan mevcut başkan Ali Koç ile anlaştı. Ali Koç’un planları arasında Portekizli çalıştırıcıyla bugün sözleşme imzalandığının açıklanması da yer alıyor. Mourinho, 2013/2014’ten bu yana şampiyonluk kazanamayan ve bu sezon şampiyon olmayı başaramayan uyuyan devi uyandırma hedefiyle kariyerinde yeni bir adım atmaya yakın.”

Daily Mail: “Jose Mourinho, Roma’dan sert bir şekilde kovulmasının üzerinden beş ay geçtikten sonra iki yıllık sözleşmeyle Fenerbahce’nin yeni teknik direktörü olmayı kabul etti. Daha önce Mourinho’nun Suudi Arabistan kulübü Al Qadsiah’ın hedefi olduğu bildirilmişti ancak görünen o ki bir sonraki hedefi Türkiye olacak.”

Express: “Jose Mourinho, Türk devi Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü olmak için sözlü anlaşmaya vardı. Mourinho, bu hamleyle Portekizli yıldızlarla dolu bir kadronun başına geçmeye hazırlanırken eski Manchester United ve Chelsea oyuncularıyla da bir araya gelecek.”

The Sun: “Jose Mourinho’nun, son işinden kovulmasının üzerinden sadece aylar geçtikten sonra futbola sansasyonel bir dönüş beklediği bildiriliyor. 61 yaşındaki Mourinho, en son görevden alınmasından bu yana geçen dört ay içinde, Manchester United’a dönüşü de dahil olmak üzere çeşitli işlerle ilişkilendirildi. Ancak gelen haberlere göre Türk devi Fenerbahçe ile anlaşmanın eşiğinde.”

Mirror: “Jose Mourinho, Roma’dan ayrıldıktan sonra ilk işine girmeye hazırlanıyor ve bir sonraki Fenerbahçe teknik direktörü oluyor. Bu onun eski Manchester Unitedlı Fred ile yeniden bir araya gelmesini sağlayacak.”

Jose Mourinho kimdir?

Jose Mourinho, 26 Ocak 1963 yılında Portekiz’in Setubal kentinde dünyaya geldi. Teknik direktör ve eski profesyonel futbolcudur. İngiliz medyası tarafından “The Special One” olarak adlandırılan Jose Mourinho, gelmiş geçmiş en donanımlı teknik direktörlerden biridir ve yaygın olarak tüm zamanların en iyi teknik direktörleri arasında kabul edilmektedir.

Portekiz liglerindeki sıradan bir orta saha oyuncusu olarak Mourinho, 24 yaşında futbol kariyerini sonlandırdı ve önce Sporting ve Porto’da Sir Bobby Robson’ın tercümanlığını yaptı, ardından da hem Robson hem de halefi Louis van Gaal yönetimindeki Barcelona’da yardımcı antrenör olarak çalıştı.

Benfica ve União de Leiria’daki kısa süreli görevlerinin ardından 2002 yılında Porto’ya teknik direktör olarak dönen Mourinho, iki kez Primeira Liga, bir Taça de Portugal, UEFA Kupası ve Porto’nun 1987’den bu yana ilk Avrupa Kupası şampiyonluğu olan UEFA Şampiyonlar Ligi’ni kazandı.

Bu başarıların ardından Premier League ekibi Chelsea’nin teknik direktörü oldu. Kulüpte geçirdiği üç sezonda iki Premier League şampiyonluğu, bir FA Cup ve iki Lig Kupası kazandı. 2007 yılında kulübün sahibi Roman Abramoviç ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle görevinden ayrıldı.

2008 yılında İtalyan kulübü Inter Milan’a geçen Mourinho, burada Serie A’yı iki kez kazandı ve 2010 yılında bir İtalyan kulübü için ilk olan Serie A, Coppa Italia ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nden oluşan Avrupa üçlüsünü elde etti. Bu onu iki kulüple Avrupa Kupası’nı kazanan beş teknik direktörden biri yaptı ve aynı yıl ona ilk FIFA Dünyada Yılın Teknik Direktörü ödülünü kazandırdı.

Mourinho daha sonra İspanya’da Real Madrid’e geçti ve 2011-12 sezonunda rekor bir puanla La Liga’yı kazanarak dört ülkede lig şampiyonluğu kazanan beşinci teknik direktör oldu. Ayrıca bir Copa del Rey ve bir Supercopa de España kazandı.

Mourinho, 2013 yılında Real Madrid’den ayrılarak Chelsea’ye geri döndü ve burada bir lig şampiyonluğu ve Lig Kupası daha kazandı ancak kötü sonuçların ardından 2015 yılında görevine son verildi. İngiltere’de kalarak sırasıyla Manchester United ve Tottenham Hotspur’un başına geçti, ancak her iki kulüpte de görev süresi nispeten kısa sürdü ve hırçın bir şekilde sona erdi. Buna rağmen Mourinho, Manchester United’daki ilk sezonunda UEFA Avrupa Ligi, Lig Kupası ve FA Community Shield’i kazandı ve Tottenham’ı Lig Kupası’nda finale taşıdı, ancak finalin oynanmasına bir haftadan az bir süre kala kovuldu.

Kısa süre sonra Roma tarafından işe alındı ve ilk kez düzenlenen UEFA Avrupa Konferans Ligi’ni kazandı. Bu onu dört kulüple büyük bir Avrupa yarışmasını kazanan ilk teknik direktör ve üç ana UEFA kulüp yarışmasını kazanan üçüncü teknik direktör yaptı.

Portekiz Futbol Federasyonu (FPF) tarafından 2015 yılında Yüzyılın Portekizli Teknik Direktörü seçildi ve transferlere 1 milyar Euro’dan fazla harcayan ilk teknik direktör oldu.

Taktik bilgisi, karizmatik ve tartışmalı kişiliği ve çekici futboldan ziyade sonuçlara öncelik vermesiyle tanınması nedeniyle hem hayranları hem de eleştirmenler tarafından Arjantinli teknik direktör Helenio Herrera ile karşılaştırıldı.

Porto (6 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2004
UEFA Avrupa Ligi (1): 2003
Primeira Liga (2): 2003, 2004
Taça de Portugal (1): 2003
Supertaça (1): 2003

Chelsea (8 Kupa)

Premier League (3): 2005, 2006, 2015
FA Cup (1): 2007
EFL Cup (3): 2005, 2007, 2015
FA Community Shield (1): 2005
UEFA Süper Kupası İkinciliği (1): 2013

Inter (5 Kupa)

UEFA Şampiyonlar Ligi (1): 2010
Serie A (2): 2009, 2010
Coppa Italia (1): 2010
Supercoppa (1): 2008

Real Madrid (3 Kupa)

La Liga (1): 2012
Copa del Rey (1): 2011
Supercopa (1): 2012
Copa del Rey İkinciliği (1): 2013

Manchester United (3 Kupa)

FA Community Shield (1): 2016
EFL Cup (1): 2017
UEFA Avrupa Ligi (1): 2017
FA Cup İkinciliği (1): 2017-18
UEFA Super Kupası İkiciliği (1): 2017

Roma (1 Kupa)

UEFA Avrupa Konferans Ligi (1): 2022
UEFA Avrupa Ligi İkinciliği (1): 2022-23

İsmail Kartal ile yollarını ayırdı

Fenerbashçe yönetimi teknik direktör İsmail Kartal ile yollarını ayırdı. Sarı lacivertli yönetim yeni sezonda yeni bir teknik adamla yola devam edeceklerini tecrübeli teknik adama iletti. Sarı lacivertliler İsmail Kartal ile ilgili de veda videosu hazırladı.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Dükkan Fiyatları Yüzde 82,8 Arttı

Dükkan fiyatları 2024 yılının ilk çeyreğinde geçen yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 82,8, reel olarak ise yüzde 9,6 oranında arttı. Üç büyük il incelendiğinde, dükkan fiyatları İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla 69,1, 92,6 ve 81,3 oranlarında arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2024 yılının ilk çeyreğine ilişkin Ticari Gayrimenkul Fiyat Endeksi (TGFE) verilerini açıkladı.

Buna göre; 2024 yılı birinci çeyreğinde Türkiye genelinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 12,0 oranında artan TGFE, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 81,7, reel olarak ise yüzde 8,9 oranında arttı.

Türkiye genelinde, 2024 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 11,7 oranında artan Dükkan Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 82,8, reel olarak ise yüzde 9,6 oranında arttı.

Aynı çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre yüzde 13,0 oranında artan Ofis Fiyat Endeksi bir önceki yılın aynı çeyreğine göre nominal olarak yüzde 75,1, reel olarak ise yüzde 5,0 oranında arttı.

Üç büyük ildeki gelişmeler değerlendirildiğinde, İstanbul, Ankara ve İzmir’in ticari gayrimenkul fiyat endeksleri, 2024 yılı birinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre, sırasıyla yüzde 11,2, 13,1 ve 11,4 oranlarında artış gösterdi.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 69,1, 92,6 ve 81,3 oranlarında artış gösterdi.

Paylaşın

Trump, Suçlu Bulunan İlk Eski ABD Başkanı Oldu

Eski ABD Başkanı ve 2024 başkanlık seçimlerinin Cumhuriyetçi adayı Donald Trump, yargılandığı sus payı davasında jüri üyeleri tarafından hakkındaki 34 suçlamanın tamamından suçlu bulundu.

Haber Merkezi / Hakkındaki suçlamaları reddeden 77 yaşındaki Donald Trump, ABD’nin yaklaşık 250 yıllık tarihinde suçlu bulunan ilk eski başkan oldu. Trump’ın kararı temyize götürmesi bekleniyor.

Kararın açıklanmasının ardından gazetecilere konuşan Donald Trump, “Bu bir rezalet. Bu, yolsuz ve çelişkili bir yargıç tarafından görülen hileli bir duruşmaydı” dedi ve ekledi: Gerçek kararı 5 Kasım’da halk verecek. Ben çok masum bir adamım.

Mevcut Başkan ve Kasım seçimlerinde Demokratların başkan adayı Joe Biden’ın kampanya ekibi ise “Bugün New York’ta hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını gördük” açıklamasını yaptı.

ABD Anayasası’na göre başkan adayı olan kişinin en az 35 yaşında olması, “doğuştan” ABD vatandaşı olması ve en az 14 yıldır ABD’de yaşaması gibi kurallar bulunuyor. Hüküm giymiş adayları engelleyen herhangi bir kural yok. Bir kişi hapiste olsa bile başkanlığa aday olabiliyor.

Davaya bakan Hakim Juan Merchan, jürinin kararı bildirmesinden sonra Trump’a verilecek ceza için 11 Temmuz 2024 tarihini belirledi. ABD’de bir suçtan dolayı suçlu bulunan ilk başkan olarak tarihe geçen Trump’ın herhangi bir mahkumiyet alıp almayacağı, 11 Temmuz’da yapılacak duruşmada belli olacak.

Donald Trump en fazla 4 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilir. Bu suçtan hüküm giyen kişiler genellikle daha kısa cezalar, para cezaları ya da şartlı tahliye alıyorlar.

Trump’ın hapse girmesi, 5 Kasım seçimleri için kampanya yapmasını ya da kazanması halinde göreve gelmesini engellemeyecek. Trump cezanın açıklanmasından önce hapse girmeyecek. Anketler, 77 yaşındaki Trump ile 81 yaşındaki Başkan Biden’ı başa baş gösteriyor.

Aynı ankette bağımsızların yüzde 60’ı da Trump’ın bir suçtan hüküm giymesi halinde ona oy vermeyeceklerini belirtti.

Buna karşılık Trump’a gönülden bağlı olan Cumhuriyetçi tabanın önemli bir bölümü de söz konusu yargılamanın “hileli” olduğuna ve Demokratlar tarafından organize edildiğine inanıyor. Anketler, söz konusu Cumhuriyetçi seçmenlerin, Trump’a desteklerini belli ölçüde artıracağını gösteriyor.

Kongre’deki Cumhuriyetçiler ise Trump hakkında verilen “suçlu” kararını kınadı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, “Bugün Amerikan tarihinde utanç verici bir gün” açıklamasını yaptı.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham de, kararın temyizde tersine çevrileceğini düşündüğünü belirtti. Kararın beklenen bir netice olduğunu ifade eden Graham, mevcut koşullarda Trump’ın adil yargılanmasının mümkün olmadığını savundu.

Senatör Graham, kararın siyasi güdümlü ve adil olmayan bir karar olarak görüleceğini ve “siyasi Sol üzerinde büyük bir biçimde ters tepeceğini” kaydetti.

Diğer bir Cumhuriyetçi senatör Ted Cruz da, bugünün Amerika için “karanlık bir gün” olduğunu belirterek, “Bu davanın tamamı düzmeceydi, siyasi zulümden başka bir şey değil. Donald Trump’ı yargılamalarının tek nedeni, Demokratlar’ın, Trump’ın tekrar seçileceğinden korku duymaları. Bu utanç verici kararın hukuki zemini yok ve temyizde sürekli geri çevrilmeli” dedi.

Demokrat Senatör Sheldon Whitehouse ise, “34 suçtan mahkum olan ve hukukun üstünlüğüne sıfır saygı gösteren bir kişi dünyanın en büyük ulusuna liderlik etmeye ehil değildir” açıklamasını yaptı.

Trump’ın “sus payı” davası

Donald ABD Başkanı Trump, 18 Mart 2023’te Manhattan Bölge Savcılığınca yetişkin filmlerinde oyunculuk yapan Stormy Daniels’e 2016 başkanlık seçimleri sırasında yasa dışı “sus payı” ödenmesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında büyük jüri tarafından suçlanmıştı.

Trump, “sus payı” ve bununla ilgili kayıtlarda sahtekarlık yapmaktan 4 Nisan 2023’te New York’ta hakim karşısına çıkmıştı. Kendisine yöneltilen 34 ayrı suçlamayı reddeden Trump, hakkındaki iddiaları “siyasi cadı avı” olarak nitelemiş ve suçlamaları “seçimlere müdahale” olarak gördüğünü belirtmişti.

Paylaşın

Tıpta Yapay Zekanın Yükselişi; Endişelenmeli Miyiz?

Yapay zeka (Artificial Intelligence / AI), hastalıkları teşhis etmekten hasta sonuçlarını tahmin etmeye kadar bildiğimiz sağlık hizmetlerinde devrim yapma potansiyeline sahip.

Haber Merkezi / Ancak yapay zekanın kullanılmasıyla birlikte tıp alanındaki hızlı ilerleme, ele alınması gereken bir dizi etik ve kaygıyı da beraberinde getirmiş görünüyor.

Yapay zekanın tıpta kullanılmasının en önemli faydalarından biri, yapay zekanın büyük miktarda veriyi hızlı ve doğru bir şekilde analiz edebilme yeteneği. Bu, daha hızlı ve daha doğru teşhislere, kişiselleştirilmiş tedavi planlarına ve daha iyi sonuçlara yol açabilir.

Yapay zekanın bir diğer öneli faydası, sağlık hizmeti sağlayıcılarına en son araştırmalara ve en iyi uygulamalara dayalı bilgiler ve öneriler sunarak daha bilinçli kararlar almalarına yardımcı olabilir. Araştırmacılar ise, yapay zekanın gücünden yararlanarak hastalıklara ilişkin yeni çözümler geliştirebilirler.

Potansiyel riskleri

Önemli faydalarına rağmen rağmen tıpta yapay zekanın kullanılması dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konu. Temel endişelerden biri, hasta verilerinin mahremiyeti ve güvenliği. Bir diğer endişe ise, yapay zekanın sağlık hizmeti sağlayıcılarının yerini alma ve sağlık hizmetlerinde insan dokunuşunun kaybolmasına yol açma potansiyeli.

Yapay zekanın tıpta kullanılmasının potansiyel risklerinin ve faydalarının dikkatle değerlendirilmesi önemli. Hasta verilerinin mahremiyeti ve güvenliği gibi konular ele alınması sonrası, bu teknoloji şeffaf bir şekilde sağlık hizmetlerine entegre edilebilir.

Paylaşın

Slovenya, Filistin’i Resmen Tanıyacağını Duyurdu

Avrupa’da Filistin’in uluslararası diplomasi sahnesindeki konumunu güçlendirecek kritik adımlar atılmaya devam ediyor. Slovenya, Filistin devletinin resmen tanınacağını duyurdu.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin açıklama yapan Slovenya Başbakanı Robert Golob, hükümetin, Filistin’in bağımsızlığı ve egemenliğinin tanınmasına ilişkin kararı kabul ettiğini ve kararnamenin onay için Ulusal Meclis’e gönderildiğini belirtti.

İspanya, İrlanda ve Norveç Filistin’i 28 Mayıs itibariyle resmen tanımıştı. AB içinden yeni devletlerin benzer yönde adım atması bekleniyor. İngiltere ve Avustralya’nın yanı sıra Malta’nın da benzer bir adım atabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Almanya ve Fransa ise Filistin’in tanınması fikrine mesafeli yaklaşıyor. Fransa Filistin devletini tanımak için doğru zaman olmadığını ifade ederken Almanya da iki devletli çözümün yalnızca diyalog yoluyla sağlanabileceği konusunda ısrar ediyor.

Aralarında Rusya, Çin ve Hindistan’ın da bulunduğu, Birleşmiş Milletler’e üye 193 ülkeden 144’ü Filistin’in bağımsızlığını tanıyor. 2014 yılında İsveç, Filistin’i bir devlet olarak tanıyan ilk AB üyesi olmuştu. Bulgaristan, Kıbrıs, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Romanya Filistin’i tanıyan diğer birlik üyeleri.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 53 artarak 36 bin 224’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 237 artarak 81 bin 777’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Pozitif Bölgeye Yaklaştı

Merkez Bankası’nın (TCMB), 24 mayıs ile biten haftada, toplam rezervleri 142 milyar 200 milyon dolara, aynı haftada bankanın net rezervler 40 milyar 300 milyon dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Aynı hafta Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları toplam büyüklük 14,6 milyar lira geriledi. Toplam Kur Korumalı Mevduat büyüklüğü 2,16 trilyon lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 24 mayıs ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı.

Buna göre; Merkez Bankası’nın (TCMB) 24 mayıs ile biten haftada brüt rezervleri 142,2 milyar dolara yükseldi. Net rezervler de aynı dönemde 40,3 milyar dolara çıktı. Aynı hafta swap hariç net rezervler ise 9,7 milyar dolar artışla eksi 5,1 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, aynı hafta yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları 1,4 milyar dolar düşüşle 170,6 milyar dolar oldu. Parite etkisinden arındırıldığında düşüşün 708 milyon dolar olduğu görüldü.

Parite etkisinden arındırılmış veride tüzellerin ise alım tarafında olduğu izlendi. Buna göre gerçek kişilerin döviz mevduatlarında pariteden arındırıldığında 1,5 milyar dolarlık düşüş görülürken, tüzel kişilerin döviz mevduatları 809 milyon dolar arttı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 mayıs ile biten haftada 14,6 milyar TL düşüş kaydetti. Kur korumalı mevduat toplamı 2,16 trilyon TL’nin altına gelmiş oldu.

Merkez Bankası (TCMB) kur korumalı Döviz/altın dönüşümlü mevduat/katılma (DDKKM) ve Türk lirası mevduat/katılma (TL KKM) hesaplarının stok bakiyeleri aylık frekansta ve zaman serisi olarak Aylık Para ve Banka İstatistikleri kapsamında yayımlanmaya başlanacağını duyurdu.

Paylaşın

Açlık Sınırı Asgari Ücrete Bin 967 Fark Attı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 18 bin 969 açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan yani yoksulluk sınırı 61.788 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 24.609 lira oldu.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Mayıs ayına ilişkin Açlık ve Yoksulluk Sınırı araştırma raporunu açıkladı. Buna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 18.969,22 TL ’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise
(yoksulluk sınırı) 61.788,99 TL ’ye, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 24.609,50 TL ’ye yükseldi.

TÜRK-İŞ’ in verilerine göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Mayıs 2024 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir: Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 7,02 oranında gerçekleşti. Beş aylık değişim oranı yüzde 31,44 oldu. Son on iki ay itibariyle değişim oranı ise yüzde 83,06 olarak hesaplandı. Yıllık ortalama artış yüzde 79,43 olarak gerçekleşti.

TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan çarşı-pazar-market dolaşılarak derlenen gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Mayıs 2024 itibariyle şu şekilde oldu:

Süt, yoğurt, peynir grubunda; Sütün fiyatı sabit kaldı. Yoğurt ve peynir ürünlerinde artış gözlemlendi. Geçen ay 1 kilogram yoğurt fiyatı ortalama 54,36 TL iken bu ay yüzde 10.28 artışla 60.59 TL oldu. Peynir ise geçen ay 1 kilogram fiyatı 246,65 TL iken bu ay yüzde 4.42 artışla 258,06 TL olmuştur.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, ürünlerinin bulunduğu grupta; Dana eti ve balık fiyatlarında bu ay değişiklik görülmedi ancak balık tezgâhlarında ağırlıklı kültür balıklarının bulunduğu tespit edildi. Hesaplamada -her zaman olduğu gibi- yaygın satılan balıklar esas alındı. Kuzu etinde yüzde 3.76 artış yaşandı ve kg fiyatı 762,41 TL’ye ulaşmış oldu. Geçen ay ihracatta yaşanan olumsuzluklar nedeniyle fiyatı gerileyen yumurtanın bu ay adet başına fiyatı 3,58 TL oldu. Tavuk kilogram fiyatlarında değişim olmadığı gözlemlendi. Kuru baklagiller grubunda nohut, kuru fasulye ve yeşil mercimek fiyatları değişmedi. Kırmızı mercimekte ise geçen aya göre yüzde 5.73 artış oldu.

Taze sebze-meyve grubunda; Yaz mevsiminin giderek etkisini göstermesiyle birlikte yaz meyvelerinin pazar tezgâhlarında çeşitliliği arttı. Bu nedenle bu ay meyve fiyatlarında %21’lik bir artış gözlemlendi. Meyve fiyatları mevsim şartları nedeniyle değişkenlik göstermektedir. Karpuz ve kavun fiyatlarının nispeten yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kış aylarında en çok tercih edilen ve pazar tezgâhlarında yaygın olarak görülen portakal ve mandalinanın yavaş yavaş tezgâhlardan kalkmaya başladığı görülmektedir. Onların yerini kiraz, çilek, erik, yenidünya, dut, şeftali gibi yaz meyveleri almaya başlamıştır. Fiyatları nispeten yüksek olsa da havaların ısınmasıyla
beraber önümüzdeki aylarda fiyatlarda gerileme yaşanması olağan olacaktır. Ancak hesaplamada her zaman olduğu gibi gıda harcaması içinde günlük kullanımı yaygın olan mevsim ürünleri esas alındı.

Sebze fiyatlarında ise yüzde 12.03 lük bir artış görüldü. Lahana, ıspanak gibi yeşil yapraklı mevsim sebzeleri ile karnabahar ve brokoli fiyatında mevsim şartları nedeniyle sayılı tezgâhta yer aldığı gözlemlenmiştir. Nisan ayında 25 TL olan 1 kilogram patatesin fiyatı ise yüzde 11.11’lik düşüşle 22.50 TL olduğu görülmüştür. Kuru soğan ise fiyatı en çok yükselenler listesinde kendisine zirvede yer buldu. Geçen ay ortalama kilogram fiyatı 20 TL iken bu ay yüzde 27.27’lik artışla ortalama kilogram fiyatı 27.50 TL oldu.

Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 33,21 TL, ortalama meyve kg fiyatı 56,53 TL oldu. 22’si sebze ve 14’ü meyve olmak üzere toplam 36 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 41,88 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na dâhil edilmektedir).

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; Ankara da ekmeğe gelen yüzde 25 zamla beraber 200 gram ekmeğin fiyatı 10 TL oldu. Hesaplamada ekmek fiyatı standart ürün temel alınmaya devam edildi. Tahıl ürünlerinde ise yine artış görüldü. Geçen aya göre pirinçte yüzde 5.50, unda yüzde 6.03, makarnada yüzde 3.41 ve irmikte yüzde 3.75 oranında artış görüldü. Bulgur fiyatlarında değişim olmadı.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; 1 litre ayçiçek yağının geçen ay ortalama fiyatı 56,55 TL iken bu ay yüzde 6.71’lik bir artış gerçekleşerek fiyatı 60,62 TL’ ye ulaşmıştır. Zeytinyağı fiyatları geçen aya göre sabit kalmıştır. Tereyağı fiyatları yüzde 3.02 artışla kilogram fiyatı 467,93 TL olmuştur. Margarin fiyatlarında yüzde 6.22 oranında artış gözlemlendi kilogram fiyatı 103,31 TL oldu. Geçen ay ortalama 267 TL olan siyah zeytin bu ay 276 TL’den marketlerdeki yerini alırken, bu ay fiyatı düşen nadir ürünlerden olan yeşil zeytin geçen ay ortalama 220 TL iken bu ay yüzde 4.66’lık düşüşle 210 TL den marketlerdeki yerini aldı. Yağlı tohum fiyatları sabit kaldı.

Son grup içinde yer alan diğer gıda maddelerinden; Baharatlar yüzde 5.26 artışla ortalama 659 TL’den (kimyon, nane, karabiber vb.) raflarda yer aldı. Pekmez ve reçel fiyatlarında değişim görülmedi. Şeker fiyatları ise yüzde 6.07’lik artışla kilogram fiyatı 42,5 TL oldu. Tuz fiyatı ise geçen aya göre yüzde 13.47 oranında zamlanarak yoğurt ve yumurtayla birlikte bu ay yüzde 10 zam barajını aşan ilk 3 gıda maddesinden biri oldu. Geçen ay 20,25 TL olan tuz fiyatları bu ay 23,53 TL olmuştur. Çay ve ıhlamur fiyatlarında ortalama yüzde 6 oranında artış olmuştur. Bal ve salça fiyatlarında ise değişim görülmemiştir.

Paylaşın

Ebeveynler Ergenlik Döneminde Çocuklarla İlişkisinde Nelere Dikkat Etmeli?

Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat, ebeveyn ve çocuk ilişkisinin mahremiyetine dikkat çekerek, “Ergenlik dönemiyle birlikte artık direktif verme, komut verme yaşı bitiyor” diyor.

Doksat, çatışmalardan kaçınmak için öncelikle empati ile söze girmek gerektiğini şöyle anlatıyor: “Önce çocuğun talebini anladığınıza ilişkin empatik bir cümle ile yaklaşmak gerekiyor. Ardından bu talebin sakıncalı olduğunu söyleyip yeni bir öneri yapılmalı. Bu diyaloğun birkaç tur sürecek. Ergen siyah derken ebeveyn beyaz diyecek. Ancak ebeveyn çocuğa öneriler sunarak ortak bir gri renge ulaşmasını sağlayacak.”

Eski model Deniz Akkaya’nın sosyal medyada kızı A.Ö. ile yaşadığı sorunları anlatmasıyla başlayan süreç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının devreye girerek 16 yaşındaki çocuğun devlet korumasına alınmasıyla sonuçlandı.

Akkaya, paylaşımında kızının telefonuna el koyduğunu, telefonun şifresini öğrenmek istediğini, buna sinirlenen A.’nın ise kendisini 1 saat 45 dakika boyunca balkona kilitlediğini anlattı. Sonunda polis çağırmak zorunda kaldığını söyleyen Akkaya, kızını kendi elleriyle Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne gönderdiğini ve “burnunun sürtmesini istediğini” ifade etti.

Sosyal medyada tartışma yaratan olayın ardından pek çok kullanıcı ergenlik çağında çocuklarıyla yaşadıkları problemleri yazmaya başladı. Pek çok kullanıcı da Akkaya’yı çocuğunu sosyal medyada “deşifre etmekle” suçladı. Uzmanlar ise ergenlik döneminin hem çocuk hem de ebeveyn açısından psikolojik olarak zorlayıcı bir süreç olduğuna dikkat çekiyor. Peki bu olay dijital çağda değişen ebeveyn-çocuk ilişkilerine dair bize ne söylüyor?

DW Türkçe’den Ece Çelik’e konuşan Çocuk ve Genç Psikiyatristi Doç. Dr. Veysi Çeri, dijital çağda ebeveynlik rollerinde bir değişim yaşandığına dikkat çekiyor.

Çeri, eskiden çocukların hayatlarını şekillendiren yegane gücün anne-babalar olduğunu ancak dijital çağda çocukların tüm dünyayı tablet aracılığıyla deneyimlemeye başladığını, bunun da çocuğun hem gelişimini hem de var oluşunu şekillendirdiğini söylüyor. Ailelerin çocuklar üzerindeki şekillendirici etkisinin azaldığını ifade eden Çeri, “Çocuklar için normal ebeveynler için anormal olan davranış kalıpları ortaya çıkmaya başladı” diyor.

Son yıllarda artan çocuk merkezli aile yapısının ergenlik döneminde problemler yarattığını ifade eden Çeri, ebeveynin çocuğa rehberlik etmesi gerektiğini, bunun tersinin sıkıntılı durumlara sebebiyet verebileceğini kaydediyor: “Kendisi için neyin iyi neyin kötü olduğunu bilmeyen bundan dolayı risk analizi yapamayan bir çocuğun hem kendi hayatı hem de etrafındaki yetişkinlerin hayatı üzerinde otorite olması sağlıksız.”

Ebeveynlerin çocuklarına dünyayı doğru tanıtması ve zor duygularla nasıl baş edeceklerini öğretmesi gerektiğine dikkat çeken Çeri, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Dünya toz pembe bir yer değil. Normal hayatta her istediğimiz olmuyor değil mi? Bazen arzularımıza ket vuruyoruz, istek ve ihtiyaçlarımızı erteliyoruz. Bazen üzülüyoruz, bazen kırılıyoruz. Bunların hepsini çocuklara ev içerisinde aşırıya kaçmamak şartıyla yaşamasını hissetmesini sağlamamız ve bu zor duygularla nasıl baş etmeleri gerektiğini öğretmemiz gerekiyor. Çocuklar duygu denetimini 0-6 yaş arasında kolayca öğrenir. Sinirlenmenin üzülmenin normal olduğunu ancak bunun kendisine ve etrafına zarar verecek bir agresyon üretmemesi gerektiğini öğretmemiz gerekiyor.”

Duygu denetiminin ne kadar küçük yaşta inşa edilirse o kadar iyi olacağını belirten Çeri, çocukların büyüdükçe isteklerinin de büyüdüğünü, çocuğun “hayır” cevabına alışık olmaması durumunda duygu durumunu denetleyemediğini dile getiriyor.

Çeri, Deniz Akkaya örneğinde yaşanan krizin aslında doğal olduğunu, ruh sağlığı uzmanları olarak ebeveynlere 18 yaşına kadar çocuğun telefon ve tabletinde ne olduğunu gözlemlemelerini önerdiklerini söylüyor.

Dijital dünyanın her yıl binlerce çocuğun dijital zorbalığa uğradığı, tuzağa çekildiği, istismar edildiği tehlikeli bir atmosfer olduğunu hatırlatan Çeri, “Bir ailenin çocuğu böyle bir atmosferde denetleme isteğini anlarım. Bir gencin de buna tepki göstermesini anlarım. Aslında yaşanan bizim sık sık rastladığımız bir ergen-ebeveyn krizi. Bunu derinleştiren, kamuoyuyla paylaşılması” diyor.

“Mahremiyet ihlali güven sarsar”

Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi çocuk ve ergen psikiyatrı Doç. Dr. Neslim Güvendeğer Doksat da Çeri gibi ebeveyn ve çocuk ilişkisinin mahremiyetine dikkat çekiyor.

Çocukla ebeveyn arasındaki ilişkinin sosyal medyada tartışılmasının, özel hayatla ilgili bilgi verilmesinin çocuğun ruhsal durumu açısından doğru ve uygun olmadığını söyleyen Doksat, çocuğun “Annem veya babam aramızdaki özel bilgiyi kamuyu bilgilendirmek adına açığa çıkarıyor, ifşa ediyor” diye düşüneceğini ifade erdiyor. Doksat, bunun da ergenlik çağındaki bir kişide öfke ve tepki yaratacağını vurguluyor:

“Bu durum çocuğun ebeveyne duyacağı güveni sarsar, çocuğun ebeveyne kendisini tam ve dürüst olarak açmasını ve ifade etmesini engeller. Bu da her çeşit hatalı davranışı çocuk açısından meşru hale getirir. Çocuklar ergenlik döneminde yaş gereği bilişsel çarpıtmalar yapmaya müsaittir.”

Bu dönemi yaşayan ebeveynler çocuklarına nasıl yaklaşmalı?

Doksat, bu soruyu “tatlı-sert dostane ebeveyn tutumu” kavramıyla yanıtlayarak “Ebeveyn çocuğun arkadaşı değil, illaki ebeveynidir. Ancak ergenlik dönemiyle birlikte bir paradigma değişikliği başlıyor. Ebeveynin bunu kabul etmesi gerekiyor. Ergenlik dönemiyle birlikte artık direktif verme, komut verme yaşı bitiyor” diyor. Doksat, çatışmalardan kaçınmak için öncelikle empati ile söze girmek gerektiğini şöyle anlatıyor:

“Önce çocuğun talebini anladığınıza ilişkin empatik bir cümle ile yaklaşmak gerekiyor. Ardından bu talebin sakıncalı olduğunu söyleyip yeni bir öneri yapılmalı. Bu diyaloğun birkaç tur sürecek. Ergen siyah derken ebeveyn beyaz diyecek. Ancak ebeveyn çocuğa öneriler sunarak ortak bir gri renge ulaşmasını sağlayacak.”

Doksat, çocuğun anlaşıldığını hissetmesi ve güvenin inşa edilmesinin önemli olduğunu sözlerine ekliyor.

Paylaşın