EURO 2024: İtalya Uzatmalarda Turu Yakaladı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) B Grubu 3. maçında Hırvatistan ile İtalya, Leipzig Stadyumu’nda karşı karşıya geldi.  İtalya, uzatmalarda Zaccagni’nin attığı golle son 16 turuna kaldı.

Haber Merkezi / Hollandalı hakem Danny Makkelie’nin düdük çaldığı maçta Hırvatis’tan’ın golünü 55. dakikada Luka Modric, İtalya’nın golü ise 90+8’de Zaccagni kaydetti.

Bu sonuçla birlikte 4 puana ulaşan İtalya grubu ikinci sırada tamamlayıp son 16’ya yükselirken, 2 puanda kalan Hırvatistan grubu üçüncü sırada tamamladı ve elendi.

Karşılaşmanın 54. dakikasında penaltı kaçıran Modric, 55. dakikada takımını 1-0 öne geçirdi. Golden sonra baskısını artıran İtalya aradığı golü 90+8. dakikada buldu. Zaccagni son saniyede attığı golle skoru eşitledi: 1-1.

Paylaşın

EURO 2024: İspanya, 3’te 3 Yaparak Turladı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) B Grubu 3. maçında İspanya ile Arnavutluk, Düsseldorf Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İspanya, karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi /  İsveçli hakem Glenn Nyberg’in yönettiği müsabakada İspanya’ya galibiyeti getiren golü 13. dakikada Ferran Torres kaydetti.

Bu galibiyetin ardından grupta 9 puana ulaşan İspanya lider çıkarken, Arnavutluk ise 1 puanla Avrupa Şampiyonası’na veda etti.

13. dakikada sol stoperin attığı pasta topla buluşan Olmo savunma arkasına sarkan Ferran Torres’e pasını verdi ve Torres kaleciyle karşı karşıya pozisyonda hata yapmayarak takımını öne geçirdi.

Paylaşın

Vergi Paketi Tasarısı: Umut Verici Düzenlemeler Çıkarıldı

İktisatçı Mahfi Eğilmez, daha sonra kayıt dışı ekonomiyi kayda almak, vergi dışı servet ve gelirleri vergilendirmek için bütün umut verici düzenlemelerin tasarıdan çıkarıldığını söyledi ve ekledi:

“Vergi paketi tasarısında vergi reformu ifadesini hak edecek tek düzenleme, servet bildirimi almayı kapsamadığı için eksik de olsa, gider bildiriminden yola çıkarak vergilendirilmemiş, kayıt dışı kalmış gelirleri yakalayıp vergilendirmeye yarayacak olan inceleme ve vergilendirme yetkisiydi.

Basına yansıdığı kadarıyla o da tasarıdan çıkarılmış. Böylece kayıt dışı ekonomiyi kayda alma olanağı da tamamen dışlanmış. Aslında bu, beklenen bir gelişmeydi. Türkiye, son yıllarda, bu tür servetlerin, gelirlerin inanılmaz boyutlara ulaştığı bir ülke konumuna geldi. Ve bu tür kayıt dışı servetlerin, kayıt dışı gelirlerin sahipleri siyaseti finanse edenler arasında yer alıyor.”

İktisatçı Mahfi Eğilmez, TBMM’ye sunulması beklenen vergi paketiyle ilgili kişisel bloğunda bir yazı kaleme aldı.

“Vergi paketine gerek kalmadı” başlığını taşıyan yazıda Eğilmez, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede önemli bir maddenin paketten çıkarıldığı iddiasına ilişkin “Gider bildirimiyle ilgili madde yer almayacağına göre vergi paketinin bir anlamı kalmıyor” dedi.

Eğilmez yazısına enflasyonla mücadelede kullanılan uygulamaları özetleyerek başladı. “Hepsi çok tartışmalı” diyen Eğilmez hükümetin enflasyonla mücadelede iki girişimi olduğunu kaydetti. Bunları ‘Kamu kesiminde tasarruf önlemleri’ ve ‘Vergi reformu paketi hazırlığı’ olarak sıraladı. Ardından da şöyle yazdı:

Kamu kesiminde çok büyük bir israf olduğu biliniyor, hatta gözle görülüyor. Ve bu israf en yukarıdan en aşağıya kadar derece derece iniyor. O nedenle hazırlanan tasarruf önlemlerinin en yukarıdan en aşağıya kadar sert bir biçimde uygulanmaması halinde hiçbir işe yaramayacağını, kimsenin de tasarruf yapıldığına inanmayacağını en başından beri söyledik. Her geçen gün söylediğimizin haklılığı görülüyor. Vergi reformu paketi konusunda ise henüz kamuoyuyla paylaşılmış bir metin ortada yok. Buna karşılık zaman zaman basına sızan bilgiler var. Son bilgiler pek çok maddenin tasarıdan çıkarıldığını ve geriye kalanların sadece vergilerin artmasına yol açacak düzenlemeler olduğunu ortaya koyuyor.

“Kayıt dışının vergisi en az 50 milyar dolar”

Eğilmez ardından birtakım veriler paylaştı. 2022’de Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) 906 milyar dolar, nüfusunun 85,3 milyon ve kişi başına gelirinin de 10 bin 622 dolar (aylık 885 dolar) olduğunu kaydetti.

GSYH’nin yarısının (451 milyar dolar) nüfusun en zengin yüzde 20’sinin (17,1 milyon kişi) paylaştığını ifade etti ve şunları söyledi: Bu 17,1 milyon kişinin ortalama yıllık geliri 26 bin 453 dolar. Nüfusun geri kalan yüzde 80’i (68,3 milyon kişi) GSYH’nin kalan 455 milyar dolarlık kısmını paylaşıyor. Bu kesimin kişi başına geliri ortalama 6 bin 666 dolar (aylık 556 dolar).

En düşük gelirlilerin oluşturduğu yüzde 20’lik nüfus grubunda (17,1 milyon kişi) kişi başına gelir 3 bin 134 dolar (aylık 262 dolar). Bu sağlıksız yapının 2023 ve 2024’de çok daha fazla bozulduğunu bu yıllara ait gelir dağılımı araştırmaları açıklanınca göreceğiz.

Eğilmez GSYH’nin yüzde 30’una yakın bir değerin kayıt dışı olduğunu, bunun da kabaca 300 milyar dolara denk geldiğini aktardı. “300 milyar dolarlık gelirin kaçırılan dolaysız vergileri en kaba hesapla bile 50 milyar dolardan (1,6 trilyon lira) aşağı etmiyor” dedi.

Eğilmez, daha sonra kayıt dışı ekonomiyi kayda almak, vergi dışı servet ve gelirleri vergilendirmek için bütün umut verici düzenlemelerin tasarıdan çıkarıldığını söyledi: Vergi paketi tasarısında vergi reformu ifadesini hak edecek tek düzenleme, servet bildirimi almayı kapsamadığı için eksik de olsa, gider bildiriminden yola çıkarak vergilendirilmemiş, kayıt dışı kalmış gelirleri yakalayıp vergilendirmeye yarayacak olan inceleme ve vergilendirme yetkisiydi.

Basına yansıdığı kadarıyla o da tasarıdan çıkarılmış. Böylece kayıt dışı ekonomiyi kayda alma olanağı da tamamen dışlanmış. Aslında bu, beklenen bir gelişmeydi. Türkiye, son yıllarda, bu tür servetlerin, gelirlerin inanılmaz boyutlara ulaştığı bir ülke konumuna geldi. Ve bu tür kayıt dışı servetlerin, kayıt dışı gelirlerin sahipleri siyaseti finanse edenler arasında yer alıyor.

Benim önerdiğim şekliyle servet bildirimi ve gider bildirimi yürürlüğe sokulsa ve geçmiş yılların sorumluluğunu kaldırmak üzere bir defaya mahsus olarak beyan alınıp, ortaya çıkacak farklardan vergi alınsa bu yılın bütçe açığı kapanır ve gelecek yıllar da kurtarılırdı. Ne yazık ki bu sağlıksız yapıyı düzeltebilmek, kayıt dışı ekonomiyi kayda almak, vergi dışı servet ve gelirleri vergilendirmek için eksik de olsa, küçücük bir umut ışığı olan gider incelemesi düzenlemesi bile tasarıdan çıkarılmış. Bence gider bildirimiyle ilgili madde yer almayacağına göre vergi paketinin bir anlamı kalmıyor zaten, tamamından vazgeçilse yeridir.

Paylaşın

CHP’den ‘Mehmet Şimşek’ Görüşmesi Sonrası Açıklama: Değişim İradesi Görmedik

Mehmet Şimşek ile görüşen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, 4 ana talebi ilettiklerini söyledi: Asgari ücrete ve emekli aylıklarına zam, tarımsal desteklerin artırılması ve vergide adaletsizliğin giderilmesi.

Yalçın Karatepe, 4 saatlik görüşmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Acı reçeteyi yine vatandaşa çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını maalesef gördük” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile 4 saat 15 dakika süren görüşmesinin ardından CHP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e 4 ana talep ilettiklerini belirten Yalçın Karatepe, “Asgari ücrete ara zam, emekli aylıklarına ciddi şekilde artış yapılması, tarımsal desteklerin artırılarak yüzde 1 oranında çiftçilere ödenmesi ve ekonomide önemli sorunlardan birisi olarak gördüğümüz vergide adaletsizliğin giderilmesi. Ancak 4 saatin sonunda acı reçeteyi yine vatandaşa çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını maalesef gördük” ifadelerini kullandı.

Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemde, asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmamasını reddettiklerini söyleyen Karatepe, “Bu artışın yapılmasının bir zorunluluk olduğunu, sayın bakana ifade ettik” dedi. Emekli aylıklarında artışın zorunluluk olduğunu ifade eden Karatepe, “Yasadan gelen enflasyon kadar artışı yapmak zorunda olsalar da biz bunun yeterli olmadığını, bunun üzerinde bir artış yapılmasını, büyüme rakamı kadar ilave artış yapılması gerektiğini söyledik” diye konuştu.

Durumun memur emeklileri açısından çok daha olumsuz olduğunu ifade ettiklerini söyleyen Karatepe, sözlerini şöyle sürdürdü: “Memur emekli aylıklarındaki artış; enflasyon farkı artı sözleşmeden gelen diye bir ifade kullanılıyor biliyorsunuz. Yılın ilk yarısında sözleşmeden gelen kısım, ilk 6 ayda ortaya çıkacak enflasyon verisinden düşüldükten sonra, ikinci 6 aylık döneme gelen döneme gelen sözleşme farkı eklenecek. Böyle bir uygulamanın yapılması durumunda memur emeklilerinin alacağı ücret artışı yüzde 20 seviyesinde kalacaktır. Bunun yetersiz olduğunu ifade etmek isterim.

Vergide adaletin sağlanması, vatandaşların ekonomik güçlerine uygun olarak vergi ödemesi, ödenen vergilerin ekonomik güç ile ilişkili olmadığını özellikle düşük gelirli vatandaşların üzerindeki vergi yükünün daha ağır olduğunu ifade ettik. Konu üzerine önerilerde bulunduk.

Bugün politika faizi 50 oranında, ancak düşük gelirli vatandaşların kullandığı en fazla artış kredili mevduat ve kredi kartlarında oldu. Daha vahim olanı faizlerin yüzde 30 üzerinde vergi yüküyle geri ödeme yapması. Bu krediyi kullanmak zorunda kalan vatandaşların omuzlarına bu nebze bir yük bırakılmasının doğru olmadığını ortadan tamamen kaldırılmasını önerdik.

TÜİK’in açıkladığı verilerle ilgili şüphelerin olduğunu ve bu konuda çalışma yapılması gerektiğini Sayın Bakan’ın dikkatine sundum. Eleştirilerin ortadan kalkması için bağımsız bir danışma kurulu, heyet oluşturulması ve raporların incelenmesi ve tereddütlerin ortadan kalkması için çalışma yapılmasını önerdik.

Yurt dışı harcının alınmaması gerektiğini söyledik ama somut bir yanıt alamadık. Tasarıyla ilgili çalışmayı henüz tamamlamadıklarını sanıyorum… Gübre ve yemdeki KDV istisnasının kaldırılacağına dair iddiaları gündeme getirdim. Taslak Meclis’e gelince son durumu göreceğiz.”

Paylaşın

Acı Bilanço: Gazze’de 21 Binden Fazla Çocuk Kayıp

Save the Children’in İnsani Politikalar Sorumlusu Alexandra Saieh, Gazze’de yaklaşık 17 bin çocuğun refakatçisiz şekilde ayrıldığını, ve 4 bin çocuğun ise muhtemelen enkaz altında kaldığını söyledi.

Haber Merkezi / Alexandra Saieh, İsrail güçlerinin bilinmeyen sayıda çocuğu gözaltına alındığını veya isimsiz mezarlara gömdüğünü vurguladı ve ekledi: Toplu mezarlar bulundu ve toplu mezarlardaki ceset sayısı bilinmiyor.

Save the Children Orta Doğu Bölge Direktörü Jeremy Stoner ise, ailelerin belirsizlik nedeniyle işkence çektiğini belirterek, “Hiçbir ebeveyn çocuğunun cesedini bulmak için enkazı ya da toplu mezarları kazmak zorunda kalmamalı. Hiçbir çocuk savaş bölgesinde yalnız, korumasız olmamalı. Hiçbir çocuk gözaltında tutulmamalı veya rehin alınmamalı,” dedi.

“Kayıp ama yaşayan çocuklar savunmasızdır, ciddi koruma riskleriyle karşı karşıyadır ve bulunmalıdır. Korunmalı ve aileleriyle yeniden birleştirilmelidir,” diyen Stoner, öldürülen çocukların ölümlerinin resmi olarak belgelenmesi ve ailelerine bilgi verilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

“Cenaze törenleri saygıyla yapılmalı ve hesap verebilirlik sağlanmalı. Çok sayıda kişinin belirttiği üzere, Gazze çocuklar için bir mezarlığa dönüştü. Binlerce çocuk kayıp, akıbetleri bilinmiyor. Bağımsız bir soruşturma yapılmalı ve sorumlular hesap vermeli. Hayatta kalan kayıp çocukları bulmak ve desteklemek ve daha fazla ailenin yok olmasını önlemek için acilen ateşkese ihtiyacımız var,” diye ekledi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı. Harabeye dönüşen Gazze’nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika’nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla suçlanıyor. Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 311’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 662 askerinin öldüğünü duyurdu. 24 Kasım 2023’te başlatılan 7 günlük insani arada 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

“Gazze savaşında yoğun aşama yakında bitecek”

Öte yandan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Gazze Şeridinde çatışmaların “yoğun” aşamasının çok yakında bitebileceğini söyledi. Ancak Hamas bölgeden tamamen uzaklaştırılana kadar savaşın süreceğini ekledi. Netanyahu, “Yoğun aşama bittikten sonra güçlerin bir kısmını kuzeye kaydırma imkanımız olacak ve bunu yapacağız” dedi.

İran destekli Hizbullah ve İsrail arasında çatışmalar, Gazze savaşının başladığı 7 Ekim’den beri neredeyse aralıksız sürüyor. Karşılıklı saldırılarda 400’den fazla Lübnanlı yaşamını yitirdi. Lübnan’da 90 bin, İsrail’in kuzeyindeki köylerde ise 60 bin kişinin çatışmalar sebebiyle yerinden olduğu değerlendiriliyor.

Netanyahu, daha fazla birliğin kuzeye konuşlandırılmasıyla İsrailli köylülerin evlerine dönebileceğini söyledi. İsrail Başbakanı, Hizbullah’la topyekun savaş ihtimaline karşı diplomatik çözümden yana olduğunu ancak bunun olmama ihtimaline hazırlandıklarını ifade etti. Kuzey sınırında Hizbullah ile aralarına “fiziki mesafe koyacaklarını” söyledi.

Kanal 14’e verdiği mülakatta Netanyahu, bazı rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Gazze’de çatışmalara “kısmi ara” vermeyi teklif ettiklerini de açıkladı.

Hamas’la “savaşı bitirmeye yönelik bir anlaşma olup olmayacağı” sorusu üzerine ise “Hayır. Savaşı bitirip Hamas’ı orada bırakmayacağız” dedi, bazı rehinelerin dönüşüne imkan tanıyacak kısmi bir anlaşma teklif ettiklerini söyledi.

Paylaşın

AK Parti’den ‘Vergi Paketi’ Açıklaması: Son Kararı Siyasi İrade Verir

‘Vergi paketi’ tartışmalarına ilişkin açıklamada bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “Son kararı siyasi irade verir. Herhangi şekilde resmi olarak açıklanmamış bu tür spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiğini belirtmek isterim” dedi.

Ömer Çelik, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Bakan Mehmet Şimşek ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin bakanlıktaki görüşmesine ilişkin şunları kaydetti: “Biz özgüvenli bir hükümete sahibiz. Dolayısıyla ekonomi konusunda uyguladığımız Orta Vadeli Programda bu çerçevede Türkiye’nin doğru kazanımlar ve dünyaya doğru mesajlar verilmesi için gereken sonuçları üretiyor. Bununla ilgili bilgi almak isteyenler olursa tabii ki bakanlarımız bilgiyi verirler.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu.

Çelik açıklamasında ‘vergi paketi’ tartışmalarına ilişkin “Bugün iki genel başkan yardımcılarımızı sunumu var. Biri ekonomi diğeri insan hakları konusunda. Orta vadeli program kapsamında vergi adaletinin sağlanması için çeşitli konular görüşülüyor. Sosyal medya ya da başka yerlere sızan ‘şuraya, buraya vergi gelecek’ açıklamalar spekülatiftir. Çalışmalar vergi adaletin sağlanması için yapılmaktadır. Son kararı siyasi irade verir. Herhangi şekilde resmi olarak açıklanmamış bu tür spekülasyonlara itibar edilmemesi gerektiğini belirtmek isterim.

Vergide adalet hedeflenirken enflasyonist sonucun ortaya çıkmaması, üretim, istihdam, ihracat süreçlerinin etkilenmemesi büyük bir hassasiyetle değerlendirilecektir. Ekonomi yönetimimiz son derece net, şeffaf, Türkiye’deki sıkıntıları giderecek dünya tarafından kabul gören program uygulanıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın desteği yüksek seviyededir” ifadelerini kullandı.

Ömer Çelik, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Bakan Mehmet Şimşek ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin bakanlıktaki görüşmesine ilişkin şunları kaydetti: “Biz özgüvenli bir hükümete sahibiz. Dolayısıyla ekonomi konusunda uyguladığımız Orta Vadeli Programda bu çerçevede Türkiye’nin doğru kazanımlar ve dünyaya doğru mesajlar verilmesi için gereken sonuçları üretiyor. Bununla ilgili bilgi almak isteyenler olursa tabii ki bakanlarımız bilgiyi verirler.

Bunlar hükümetin bildiği, bakanlığın zaten bildiği, üzerinde çalıştığı konular. Bir şey gündeme getiriliyor muhalefet tarafından. Gündemde olup yapılırsa ‘biz gündeme getirdik de yapıldı’ deniyor. Yapılmamışsa ‘biz söyledik yapılmadı’ deniyor. Bugünkü görüşmede değerli bakanımız Mehmet Şimşek, hükümet olarak hangi adımları attığımızı hangi sonuçlar ürettiğimizi, mukayeseli bir biçimde paylaşmış oldu. Onlar bir açıklama yapmışlar ‘Öneri getirdik kabul görmedi’ diye.”

Yurt dışı çıkış harcı

Ömer Çelik, yurt dışı çıkış harcının 3 bin TL’ye yükseltileceği iddialarına ilişkin bir soru üzerine şunları söyledi: “Konuşulan her şey taslak düzeyinde yazılır. Ama son karar verilinceye kadar bunların hiçbiri geçerli değil. Bazen şöyle de oluyor; bir sunum yapılır, taslak vardır. 10 tane alternatif vardır. Onlardan bir tanesi sızar, spekülasyon konusu olur. Burada esas amaç gelir dağılımındaki adaletsizliği giderecek düzenlemeler ve vergi adaleti. O toplantılar yapılıp, netice açıklanana kadar bunların hepsi spekülasyondan ibaret olduğunu ifade etmiş olayım.”

Paylaşın

Türkiye’de Üç Günde 8 Kadın Katledildi

Kadınlar ve erkekler arasında ataerkil toplum yapısından kaynaklanan ve iktidarın cezasızlık politikaları sonucu daha da artan erkek şiddeti, son 3 günde 8 kadının hayatının hayatını kaybetmesine neden oldu.

2024 yılının ilk dört ayında 147 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen kadınların 71’inin evli, 35’nin bekar, 12’sinin boşanmış, 5’inin dini nikahlı, 24’ünün ise ‘medeni halinin bilinmediği’ belirtildi. Kadınların 83’ü ateşli silahla, 32’si kesici aletle, 7’si yüksekten düşerek, 4’ü boğularak, 20 kadının ise ölüm şekli belirlenemedi.

Mayıs ayında ise 40 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 40 kadının 15’i evli olduğu erkek, 6’sı babası, 4’ü birlikte olduğu erkek, 4’ü tanıdığı biri, 3’ü akrabası, 2’si eskiden evli olduğu erkek, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 1’si kardeşi, 1’i oğlu, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

İzmir: İzmir’in Konak ilçesinde 22 Haziran Cumartesi günü Rıdvan Kahraman (32), saat 23.00 sıralarında eşi Fatma Kahraman’ı ateşli silahla ağır yaraladı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Fatma Kahraman yaşamını yitirdi.  Fail ise, Denizli Otobüs Terminali’nde polis tarafından yakalandı.

Aynı gece saat 01.30 sıralarında Sedat Mertoğlu (38), boşanma aşamasında olduğu Gülsüm Mertoğlu’nu (33) kesici aletle yaraladı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Gülsüm Mertoğlu, yaşamını yitirdi. Hırsızlık suçundan çok sayıda kaydı bulunan Sedat Mertoğlu’nun yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Adana: Adana’nın Seyhan ilçesine bağlı Gülbahçesi Mahallesi’nde 22 Haziran Cumartesi günü Hakim Eba (23), boşanma aşamasında olduğu Şükran Eba’yı (19) kayınbiraderi Muhammet Erat’ı, kayınvalidesi Leyla Erat’ı ve kayınpederi Turgut Erat’ı katletti. Fail, daha sonra yeni doğan çocuğunu alıp olay yerinden kaçtı.

Balıkesir: Balıkesir’in Gönen ilçesinde 22 Haziran Cumartesi günü Cevri Gökyıldız (62), eşi Maizer Gökyıldız’ı (55)  ateşli silahla katletti. Ardından aynı silahla kendini vuran Cevri Gökyıldız ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Durumu kritik olan fail entübe edildi.

Diyarbakır: Diyarbakır’da 23 Haziran Pazar günü saat 10.15 sıralarında Hilal Kar, imam nikahlı olduğu M.D. tarafından ateşli silahla katledildi. Olay yerinden kaçan failin yakalanması için çalışmalar sürüyor.

Antalya: Antalya’da 23 Haziran Pazar günü Abdülkadir Kocaoğlu, boşandığı Ayten Çağıran’ı kesici aletle katletti. Fail olay yerine gelen polis tarafından gözaltına alınırken, Ayten Çağıran yaşamını yitirdi.

Gaziantep: Gaziantep’in Araban ilçesinde 23 Haziran Pazar günü Mehmet Emin Mercandağı, eşi Fatma Mercandağı’nı ateşli silahla katletti. Fail, olay yerine gelen jandarma tarafından gözaltına alındı

Hakkari: Hakkari’de dünden bu yana kendisinden haber alınamayan Kübra Gültekin’in cenazesi Zap Suyu’nda bulundu.

(Kaynak: MA)

Paylaşın

AB, Türkiye’ye Kapıları Kapatıyor: Vize Ret Oranları Rekor Seviyede

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun resmi verilerine göre, Türkiye, vize başvurularının reddedilme oranında İran’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. 2023 yılında yapılan 1 milyon 55 bin 885 vize başvurusundan yaklaşık yüzde 16’sı reddedildi.

2024 yılında bu oranın daha da artması beklenirken, Türkiye, AB ile olan ilişkilerini gözden geçirerek ve vize sorununu gündeme getirerek bu duruma çözüm bulmaya çalışıyor. Ancak AB’nin vize politikasındaki sıkılaşma, Türk vatandaşlarının Avrupa’ya seyahat etmelerini zorlaştırmaya devam ediyor.

Avrupa Birliği (AB), Türk vatandaşlarının vize başvurularını reddetme oranını artırarak vize uygulamasını sertleştirmeye devam ediyor. 2023 yılında 200 bin Türk vatandaşının vize başvurusu reddedilirken, bu sayının 2024 yılında daha da artması bekleniyor.

Karar Gazetesi‘nin AB Komisyonu’nun resmi verilerinden aktardığına göre, Türkiye, vize başvurularının reddedilme oranında İran’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. 2023’te yapılan 1 milyon 55 bin 885 vize başvurusundan yaklaşık yüzde 16’sı reddedildi. Bu durum, Türkiye’nin AB ile olan Ortaklık Anlaşmaları’na rağmen vize konusunda zorluklar yaşadığını gösteriyor.

Almanya gibi bazı AB ülkelerinde vize randevuları 7 aya kadar uzayabiliyor. Randevu sonrası işlemler de birkaç ay sürebildiğinden, vize başvurularının sonuçlanması bir yılı bulabiliyor. Bu durum, özellikle aile birleşimi ve iş dünyası ziyaretleri gibi durumlarda büyük mağduriyetlere yol açıyor.

Vize ret oranlarının artmasında birçok faktör etkili oluyor. Koronavirüs pandemisi sonrası yaşanan yoğunluk, ekonomik kriz, Avrupa’ya kaçak girişler ve vizelerin daha sıkı incelenmesi bu faktörler arasında sayılabilir.

Türkiye, AB ile olan ilişkilerini gözden geçirerek ve vize sorununu gündeme getirerek bu duruma çözüm bulmaya çalışıyor. Ancak AB’nin vize politikasındaki sıkılaşma, Türkiye vatandaşlarının Avrupa’ya seyahat etmelerini zorlaştırmaya devam ediyor.

Paylaşın

Ekonomik Kriz: Vatandaş Borçlanarak ‘Yaşamaya’ Çalışıyor

Artan fiyatlar karşısında geliri yetersiz kalan vatandaş kredi kartlarına sarılmaya devam ederken, gıda-market ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar kart harcamalarını katladı.

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre ocak-nisan döneminde kredi kartı ile market ve alışveriş merkezi harcamalarının tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 114,28 artış gösterdi. Kartlarla yapılan yemek harcamalarının tutarı ise yüzde 146,36 oranında arttı.

Milyonlarca yurttaş yılın ikinci yarısını korkuyla bekliyor. Temmuz itibarıyla başta enerji olmak üzere birçok üründe zam bekleniyor.

Ücretlere “enflasyonu artırır” gerekçesiyle ara zam yapılmasını istemeyen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek liderliğindeki ekonomi yönetimi, dolaylı vergi ve harçlara yüksek oranlı zam yapmaktan vazgeçmiyor. Benzin ve motorin fiyatlarına temmuz ayı başında otomatik ÖTV zammı gelecek.

Buna rağmen iktidar, ara zam beklentilerine kulak tıkarken borçlar yurttaşın yakasına yapıştı. Faiz oranlarının yüksek seyretmesine ve ekonomi yönetiminin iç talebi baskılayarak enflasyonu düşürme çabalarına rağmen yurttaşlar borçlanarak harcamaya devam ediyor.

Birgün’den Havva Gümüşkaya‘nın haberine göre; Tüketicilerin bankalara olan borçları 2024 yılı başından bu yana yüzde 17,7 oranında arttı. Bu dönemde bireysel kredilerin bakiyesi 185 milyar lira, kredi kartı borç bakiyesi ise 298 milyar lira artış kaydetti.

Risk Merkezi’nin verilerine göre bankalara bireysel kredi borcu bulunanların sayısı son bir yılda 1 milyon 969 bin kişi artarak nisan sonu itibariyle 40 milyon 447 bine yükseldi. Aynı dönemde 2 milyon 627 bin kişi artan kredi kartı borcu bulunanların sayısı; 37 milyon 328 bin kişiye, kredili mevduat hesabı bulunanların sayısı da 1 milyon 483 bin kişi artarak 29 milyon 230 bin kişiye çıktı.

Artan fiyatlar karşısında geliri yetersiz kalan vatandaş kredi kartlarına sarılmaya devam ederken, gıda-market ve akaryakıt fiyatlarındaki artışlar kart harcamalarını katladı. Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) verilerine göre ocak-nisan döneminde kredi kartı ile market ve alışveriş merkezi harcamalarının tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 114,28 artış gösterdi. Kartlarla yapılan yemek harcamalarının tutarı ise yüzde 146,36 oranında arttı.

Yüksek faiz politikası batık kredi miktarının artmasına neden oldu. Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartı alacakları ise 31 Mayıs – 7 Haziran haftasında 1,3 milyar lira daha artarak 66,5 milyar lira oldu.

Batık kredi kartı borçlarında yüzde 86,1, batık bireysel kredi borçlarında ise yüzde 26,55 oranında artış yaşandı. Risk Merkezi’nin verilerine göre ocak-nisan döneminde bireysel kredi borcu nedeniyle icra takibine alınanların sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 87 bin 15 kişi, kredi kartı borcu nedeniyle takibe alınanlar ise 176 bin 693 kişi arttı.

Paylaşın

Gazze’de Yüz Binlerce Çocuk Eğitim Haklarından Mahrum

İsrail saldırılarında harabeye dönen Gazze Şeridi’nde insani durumun giderek kötüleşirken, Birleşmiş Milletler, yarım milyonu aşkın çocuğun 8 aydır eğitim hakkından mahrum olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin hükümeti ise, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Planlama Direktörü Sam Rose’un, Al Jazeera English’e yaptığı açıklama, Ajansın sosyal medya hesabından yayımlandı.

Rose, “Gazze genelinde 39 bin lise öğrencisinin üniversite sınavlarına girememesi hüznümüzü bir kat daha artırdı. Gazze’de yarım milyonu aşkın çocuk da 8 aydır eğitim hakkından mahrum. Bu çocukların, her şey bir yana eğitim imkanı bulamaması korkunç” dedi.

Gazze’deki Filistin hükümetinden önceki gün yapılan açıklamada, “İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı” kaydedildi. Açıklamada ayrıca Gazze’de yaklaşık 40 bin lise öğrencisinin de üniversite sınavlarına giremediği belirtildi.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Kriz Yönetimi Komiseri Janez Lenarčič ile Pazar günü akşam saatlerinde yayınladığı ortak açıklamada, Gazze’deki insani durumun giderek kötüleştiğini vurguladı ve bölgeye yardımların ulaştırılmasının “imkansız hale” geldiğini açıkladı.

“Gazze’deki kriz bir kırılma noktasına daha ulaştı. Gazze’ye anlamlı bir insani yardımın ulaştırılması neredeyse imkansız hale geldi ve sivil toplumun yapısı çözülüyor,” diyen Borrell, sivillerin açlıktan ölmek üzere olduğunu ve bölgeye gelen “sınırlı yardıma” da ulaşamadıklarını belirtti.

İsrail’in Gazze’de devam eden askeri operasyonlarına ve “kanun ve düzenin çökmesine” de değinen Borrell, yardım kuruluşlarında çalışanların “kabul edilemeyecek derecede güvensiz bir ortamda faaliyet göstermek zorunda kaldığını” da belirtti.

“Taktiksel ateşkeslerin” Gazze’deki hayatta hiçbir iyileşmeye yol açmadığını vurgulayan Borrell, ayrıca insani yardım kuruluşlarından gelen raporların da “ciddi şekilde endişe verici olduğunu” belirtti ve yardım faaliyetlerinin “herhangi bir adım atılmadığı takdirde çökme riskinde olduğunu” sözlerine ekledi.

“Bir kez daha, çatışmaya dahil olan tüm taraflara uluslararası yasal sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz: sivilleri korumak, temel hizmetlere erişimlerini sağlamak, insani operasyonlar için güvenli bir ortam sağlamak ve insani yardımlara engelsiz erişim sağlamak,” diyen Borrell, rehinelerin “derhal ve koşulsuz serbest bırakılması” çağrısında da bulundu.

“AB tarafından finanse edilen önemli yardımlar da dahil olmak üzere, Mısır ve Ürdün sınırlarında insani yardım birikiyor,” diyen Borrell, bekleyen gıda maddelerinin bozulma riskine de dikkat çekti.

“Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Gazze’ye 56 insani hava köprüsü uçuşu düzenledik ve en sonuncusu geçen hafta tamamlandı. Yardım ulaştırmak için mümkün olan her yolu kullandık,” ifadelerini de kullanan Borrell, “Gazze’ye ve Gazze’nin iç bölgelerine erişimimiz olmadan, Gazze‘ye yardım göndermek boşunadır,” diye ekledi.

“Tüm tarafları derhal ateşkes ilan etmeye, rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmaya, insani yardım çalışanları dahil sivilleri korumaya ve Gazze halkına hayat kurtaran yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak için ortak eylemde bulunmaya çağırıyoruz.”

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı. Harabeye dönüşen Gazze’nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika’nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla suçlanıyor. Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 311’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 662 askerinin öldüğünü duyurdu. 24 Kasım 2023’te başlatılan 7 günlük insani arada 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

Paylaşın