Şimşek, Yıl Sonu Enflasyon Hedefini Açıkladı: Yüzde 40

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi.

Mehmet Şimşek,2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını belirterek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek” ifadelerini kullandı. Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, A Haber – A Para ortak yayınında yaptığı konuşmada, 2024 yılının yüzde 40’lık bir enflasyon oranıyla kapanacağını açıkladı. 2024 sonu için hedeflenen enflasyonun en fazla yüzde 42 bandında olduğunu belirten Şimşek, beklentilerde iyileşme olduğunu ifade etti.

Mehmet Şimşek, “Şu an itibarıyla enflasyondaki gidişatın öngörülerimizle uyumlu olduğunu ve yüzde 40 ile yılı kapatacağımıza inanıyoruz. Piyasa beklentileri ise yüzde 43’ün biraz altında” dedi. 2025 yılının dezenflasyon yılı olacağını söyleyen Şimşek, “Çektiğimiz sıkıntılara değecek. Milletimiz sonuçlarını görecek,” diye konuştu.

Dezenflasyon programının zaman aldığını belirten Şimşek, “Enflasyon düşecek, çünkü para, maliye ve gelirler politikaları ona göre tasarlandı, zamana ve sabra ihtiyacımız var,” dedi. 2025 Ekim ayı için enflasyon beklentisinin daha önce yüzde 25 olduğunu belirten Şimşek, şu an ise bu beklentinin yüzde 19 civarına revize edildiğini ifade etti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) pazartesi günü açıkladığı temmuz ayı enflasyon rakamlarına göre aylık bazda artış yüzde 3,23 olurken, yıllık bazda enflasyon yüzde 61,78’e geriledi. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) hesaplamalarına göre ise temmuzda Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 5,91 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 100,88 olarak hesaplandığı açıklandı.

Katıldığı programda maliye denetimlerinin sektör farketmeksizin yoğunlaşarak artacağını belirten Şimşek, “Kayıt dışılıkla mücadele etme dışında hiçbir seçeneğimiz yok,” dedi.

Vergi oranlarındaki artışta “sınıra geldiklerini” vurgulayan Şimşek, “Kayıt dışındaki mücadelede dozu artıracağız. Hem çok kazanandan hem de kayıt dışı olandan vergi alabilmek için ne gerekiyorsa yapacağız. O sektördeki kişileri uyarıyorum. Maliye mutlaka kapınızı çalacak,” dedi.

Maliye denetimlerinin sahada daha aktif yapılması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Üst düzey yöneticiler dahil arkadaşlara söyledim. ‘Sizi Bakanlık kampüsünde görmek, karşılaşmak istemiyorum. Siz de ekiplerin başında sahada olacaksınız,'” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Papa Francis: Edebiyat, Maruz Kaldığımız Kötülüklere Bir Panzehir

Katolik Hristiyanların Ruhani Lideri Papa Francis, edebiyatı, “sosyal medyaya, cep telefonlarına ve diğer cihazlara aralıksız maruz kaldığımız şu günlerde” bir tür panzehir olarak tanımladı.

Papa Francis, ayrıca, edebiyatın, hayal gücünü geliştirmesi, kelime dağarcığını genişletmesi ve okuyucuların “yaratıcı bir empati” geliştirmelerine olanak sağlaması gibi özelliklerinden de bahsetti.

Katolik Hristiyanların Ruhani Lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa Francis, aday rahiplerin yetiştirilmesinde roman ve şiir okumanın teşvik edilmesini tavsiye ettiği bir metin yayımladı.

Papa Francis’in 17 Temmuz’da kaleme aldığı ve çeşitli dillerde “Formasyonda Edebiyatın Rolü Üzerine” başlığıyla yayımlanan mektup, Paul Celan, Jorge Luis Borges ve T.S. Eliot gibi şairlerin yanı sıra C.S. Lewis (“Narnia Günlükleri”) ve Marcel Proust (“Kayıp Zamanın İzinde”) gibi yazarlara da atıfta bulunuyor.

Edebiyatı “bir başkasının sesini dinlemek” olarak tanımlayan Papa, edebiyatın rahiplerin eğitiminde gereksiz görülmesini “sağlıksız” olarak nitelendirdi.

Bu tutumun rahiplerde “entelektüel ve ruhani anlamda yoksullaşmaya” yol açabileceğini dile getiren Papa Francis, “radikal bir rota değişikliği” çağrısında bulundu. Papa, önerilerini yalnızca rahip adayları için söylemedi. “Ruhanilikle ilgilenen herkesin, hatta tüm Hıristiyanların formasyonu” için de çok önemli olduğunun altını çizdi.

Papa Francis, mektubunda, 1964-1965 yılları arasında Arjantin’in Santa Fe kentindeki bir Cizvit okulunda edebiyat öğretmeni olarak yaşadığı deneyime atıfta bulundu.

“Bir lisede öğretmenlik yaptım ve öğrencilere El Cid’i okutmak zorundaydım ancak mutlu değillerdi. Yerine Garcia Lorca okuyup okuyamayacaklarını soruyorlardı. Ben de El Cid’i evde okumalarına karar verdim ve dersler sırasında öğrencilerin en çok sevdiği yazarları tartışmaya başladık” ifadelerine yer verdi.

Papa aynı zamanda tragedyalara olan ilgisini de paylaştı. Papa, “Tragedyaları kendi kişisel dramımızın ifadeleri olarak kendi eserlerimiz gibi benimseyebiliriz. Oradaki karakterlerin kaderi için ağlarken, aslında kendimiz için, kendi boşluğumuz, eksikliklerimiz ve yalnızlığımız için ağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Papa Francis, ayrıca, edebiyatın, hayal gücünü geliştirmesi, kelime dağarcığını genişletmesi ve okuyucuların “yaratıcı bir empati” geliştirmelerine olanak sağlaması gibi özelliklerinden de bahsetti. Papa, edebiyatı, “sosyal medyaya, cep telefonlarına ve diğer cihazlara aralıksız maruz kaldığımız şu günlerde” bir tür panzehir olarak tanımladı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

2024’te Bin 22 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

2024 yılının ilk yedi ayında en az bin 22 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti: Ocak ayında 161, şubat ayında 149, mart ayında 124, nisan ayında 165, mayıs ayında 142, haziran ayında 137, temmuz ayında 144.

Haber Merkezi / İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG Meclisi), Temmuz 2024 iş cinayetleri raporunu açıkladı. Buna göre; Temmuz ayında en az 144, yılın ilk yedi ayında en az bin 22 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

2024 yılının ilk yedi ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle: Ocak ayında 161, şubat ayında 149, mart ayında 124, nisan ayında 165, mayıs ayında 142, haziran ayında 137, temmuz ayında 144.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle: Tarım, Orman işkolunda 41 emekçi (24 işçi ve 17 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 26 işçi; Taşımacılık işkolunda 20 işçi; Madencilik işkolunda 8 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 7 işçi; Enerji işkolunda 7 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 7 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 5 işçi; Metal işkolunda 4 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 4 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 3 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 3 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 2 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 2 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 1 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 1 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 3 işçi.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle: Trafik, Servis Kazası nedeniyle 33 işçi; Ezilme, Göçük nedeniyle 28 işçi; Yüksekten Düşme nedeniyle 19 işçi; Elektrik Çarpması nedeniyle 14 işçi; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 11 işçi; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 8 işçi; İntihar nedeniyle 6 işçi; Şiddet nedeniyle 6 işçi; Patlama, Yanma nedeniyle 4 işçi; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 3 işçi; Diğer nedenlerden dolayı 12 işçi.

Temmuz ayında iş cinayetlerinin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle: 14 yaş ve altı 2 çocuk işçi, 15 – 17 yaş arası 10 çocuk/genç işçi, 18 – 29 yaş arası 25 işçi, 30 – 49 yaş arası 62 işçi, 50 – 64 yaş arası 31 işçi, 65 yaş ve üstü 6 işçi, yaşı bilinmeyen 8 işçi.

Paylaşın

Paris 2024: A Milli Kadın Voleybol Takımı Yarı Finalde

İtalyan Antrenör Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı, Paris 2024 Olimpiyat Oyunları çeyrek finalinde Çin’i 3 – 2 mağlup ederek yarı finale yükseldi.

Haber Merkezi / Paris 2024 Olimpiyat Oyunları çeyrek final maçında A Milli Kadın Voleybol Takımı ile Çin, South Paris Arena’da karşı karşıya geldi.

Hakem Scott Dziewirz’in yönettiği karşılaşmadan 3 – 2 galip ayrılan A Milli Kadın Voleybol Takımı, adını yarı finale yazdırdı.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, yarı finalde 8 Ağustos’ta İtalya – Sırbistan eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

A Milli Kadın Voleybol Takımı, tarihinde 3. kez olimpiyatlarda mücadele ediyor.

2012 Londra Olimpiyatları’nda gruptan çıkamayan Türkiye, koronavirüs salgını nedeniyle 2021’de yapılan 2020 Tokyo Olimpiyatları’nda çeyrek finale çıkmış ve 5. olmuştu.

Salon: South Paris Arena 1

Hakemler: Scott Dziewirz (Kanada), Ahmed Alrousi (Birleşik Arap Emirlikleri)

Çin: Diao, Yingying Li, Wang, Gong, Zhu, Yuan, Mengjie (L) (Zhang, Ding, Zheng, Wu)

Türkiye: Cansu, Ebrar, Zehra, Vargas, Hande, Eda, Gizem (L) (Meliha, İlkin, Elif, Derya, Aslı)

Setler: 25-23, 21-25, 24-26, 25-21, 12-15

Süre: 2 saat 23 dakika

Paylaşın

TÜİK’e Göre, Kira 6 Bin Zeytinyağı 116 Lira!

Enflasyonun temmuz ayında yüzde 3,23 arttığını açıklayan TÜİK’e göre zeytinin kilosu 136, zeytinyağının litresi 116 lira. Ve yine TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6 bin 256 lira.

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı 2022 yılında durduran Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonda hangi fiyatları esas aldığını 8 Temmuz’daki “İşte TÜİK’in devlet sırrı gibi sakladığı madde fiyatları” başlıklı yazısında aktarmıştı.

Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında da temmuz enflasyonunun hangi fiyatlarla hesaplandığını aktardı. Aktaş, “Bu kez bir kısmı haziranla aynı, bir kısmı yeni olmak üzere madde listesini biraz daraltıp 75’e indirdim” dediği yeni yazısında özetle şu bilgileri aktardı:

“TÜİK’e göre temmuz ayında zeytinin kilosu 136 lira. “O fiyata zeytin ne gezer” diyorsunuz belki ama varsayalım bu fiyat makul. Peki zeytinyağı zeytinden daha ucuz nasıl oluyor? TÜİK’e göre zeytinyağının litresi 116 lira.

Sizce de bu fiyatlarda bir tuhaflık yok mu? TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6.256 lira. “Bu fiyata ev nerede” diye sormayın, TÜİK’e göre var! TÜİK’e göre piyasadaki fiyat, kirada enflasyon hesabına gecikmeli yansıyor.

TÜİK’in TÜFE hesabında temmuz ayında dikkate aldığı fiyatlar içinde çok dikkat çekenlerden biri de özel üniversite ücreti. Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde yıllık ücret bir milyon lirayı aşmış, ortalama ücret 600 bin lira dolayında; ama TÜİK’e göre özel üniversite ücreti 200 bin lira bile değil, 199 bin lira.

Bu hangi üniversitelerin fiyatının ortalaması bilmiyoruz ama bir tarafta milyon liraya uzanan ücretler varken ortalamanın 199 binde kalması için bazı üniversitelerin 50 bin, hadi bilemediniz 100 bin lira olması gerekir. Sahi bu üniversiteler hangileri?

Bu arada sevgili üniversiteli gençler, yine iyisiniz, bakın yurt ücretiniz temmuzda da 457 lira. TÜİK’e göre internet ücreti 217, cep telefonu görüşme ücreti 218 lira.”

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan Erdoğan’ın “Cibilliyeti Bozuk” Sözlerine Sert Tepki

Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından Türkiye’de yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik, “cibilliyeti bozuk” sözlerine sert  tepki gösterdi:

“Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından bir günlük yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan, şunları söyledi: “İsmail Haniye’yi tanıyan herkes onun nasıl yiğit bir dava adamı olduğunu çok iyi bilir. Kendisi aynı zamanda Filistin’in son seçilmiş başbakanıdır. Merhum Haniye’nin Katar’daki cenaze merasimine geniş bir heyetle iştirak etmenin yanı sıra ülkemizde bir günlük milli yas ilan ederek Filistin halkıyla dayanışmamızı gösterdik. Ama bazı ekranlarda, bazı cibilliyeti bozuk olanlar bizim ona gösterdiğimiz bu ilgiyi hazmedemedi. Yani sizden mi izin alıp da bunların kararını verecektik? Biz milletimizden gerekli izni aldık, adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın sözlerine tepki gösterdi. X hesabından paylaşım yapan Dervişoğlu, “Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..” dedi.

Paylaşın

“Sosyal Güvenlik Sistemi Yeniden Yapılandıracak” İddiası

AK Parti kurmayları, “Sosyal güvenlik sistemini belki de baştan aşağı gözden geçirmemiz gerekecek. Sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı işlemesi için ortalama 4 çalışana 1 emekli düşmesi gerekiyor. Türkiye’de şu anda, bir emekliye karşılık 1,5 çalışan var” değerlendirmesini yapıyorlar.

Meclis’in ekim ayında açılmasıyla birlikte ilgili bakanlıklar ve AK Parti’nin ekonomi kurmaylarının bir araya gelerek sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmalara başlaması bekleniyor.

Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre; Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi, ekonomik zorluklar sebebiyle ödenmeyen primler, çalışan-emekli sayısı arasındaki orantısızlık, kayıt dışı istihdam gibi nedenlerle bozulan sosyal güvenlik sisteminin yeniden rayına oturtulması için yeni dönemde bir çalışma yapılması bekleniyor.

Kamuoyunda bir süredir özellikle en düşük emekli aylığı ile ilgili artışları içeren düzenlemelerin yapılması, bu nedenle daha fazla prim ödeyen ile düşük prim ödeyenlerin aldığı maaş arasındaki makasın kapanması, sosyal güvenlik sistemine yönelik eleştirileri artırdı.

TBMM tatile girmeden önce en düşük emekli aylığının yeniden artırılmasına ilişkin düzenlemenin hazırlıkları sırasında AK Parti içinde de sosyal güvenlik sisteminin sil baştan ele alınarak tüm tartışmalı alanlarda yeni adımların atılmasına ilişkin başlıklar gündeme geldi.

AK Parti’de ve hükümet nezdinde bu konularda henüz kapsamlı bir çalışma yapılmadı.

“Sosyal güvenlik sistemini gözden geçirmemiz gerekecek”

Ancak AK Parti kurmayları “Sosyal güvenlik sistemini belki de baştan aşağı gözden geçirmemiz gerekecek. Emeklilik sistemi ile ilgili başlıklar var, intibak meselesi var. Aynı primi ödemesine rağmen farklı maaş alanlar var. EYT ile birlikte aktüeryal dengenin iyice bozulduğu açık. Sosyal güvenlik sisteminin sağlıklı işlemesi için ortalama 4 çalışana 1 emekli düşmesi gerekiyor. Ama Türkiye’de şu anda, bir emekliye karşılık 1,5 çalışan var. Bu hâliyle sistemin döndürülmesi çok zor” değerlendirmesini yapıyorlar.

Meclis’in ekim ayında açılmasıyla birlikte ilgili bakanlıklar ve AK Parti’nin ekonomi kurmaylarının bir araya gelerek sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin çalışmalara başlaması bekleniyor.

Ayrıca AK Parti’nin en önemli seçim vaatleri arasında yer alan esnafın emeklilikteki 9 bin prim günü şartının 7 bin 200’e düşürülmesi ve ev kadınlarına prim desteği ile yıpranma hakkının verilmesine yönelik düzenlemelerin de yeni dönemde çalışmaları yapılacak sosyal güvenlik reformu kapsamında ele alınacağı belirtiliyor.

Paylaşın

Irak’taki ABD Askeri Üssüne Roketli Saldırı: Çok Sayıda Yaralı

ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin kullandığı Irak’taki el-Esed hava üssüne roketli saldırı düzenlendi. Can kaybının olmadığı bildirilen saldırıda çok sayıda yaralının olduğu duyuruldu.

Roketli saldırı, Beyrut ve Tahran’daki suikastların ardından Orta Doğu’da yükselen gerginliği daha da artıracağı endişelerine neden oldu.

Irak güvenlik kaynakları, saldırıda Katyusha roketlerinin kullanıldığını söylerken, saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

İsrail, Lübnan’daki bir saldırıda üst düzey Hizbullah komutanını öldürdüğünü duyurmuş, saatler sonra, Hamas siyasi lideri İsmail Haniye’nin İran’da öldürüldüğü bildirilmişti. İsrail, Haniyeh’in ölümünün sorumluluğunu üstlenmese de İranlı yetkililer saldırıdan ülkeyi sorumlu tutmuştu.

ABD Başkanı Joe Biden ve Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in, olayın ardından Beyaz Saray ulusal güvenlik ekibiyle Orta Doğu’daki durumu görüşmek üzere bir araya geldiği aktarıldı.

ABD merkezli haber kanalı CNN’in aktardığına göre ABD’li güvenlik kaynakları, Irak’ta Amerikan askerlerinin bulunduğu Ayn el Esad Hava Üssü yakınlarında bu gece patlamalar meydana geldiğini ve ”birkaç ABD personelinin” yaralandığını doğruladı.

ABD Savunma Bakanlığı (PENTAGON) da Irak’taki hava üssüne yapılan füze saldırısında çok sayıda askerin yaralandığını teyit etti.

İran Devrim Muhafızları’na bağlı Sabereen News isimli haber portalı, CNN’in yayınından önce, İran destekli milis güçlerin Ayn el Esad saldırısının arkasında olduğunu, İran destekli milislerin ABD üssüne roketli saldırı düzenlediğini belirtmişti.

Saldırı, geçen hafta Tahran’da Hamas siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından, İran’ın İsrail’e karşı bir misilleme yapmasının beklendiği bir dönemde gerçekleşti. Lübnan’ın İran destekli Şii milis grubu Hizbullah da, Haniye’nin öldürülmesinden bir gün önce Beyrut’ta üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’e düzenlenen suikast sonrası İsrail’e bir misilleme ile yanıt vereceğini açıklamıştı.

Saldırı aynı zamanda ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in Ortadoğu’ya ek askeri güç olarak, taarruz grubu bir uçak gemisi, bir savaş uçağı filosu ve ek savaş gemilerinin sevk edileceğini açıklamasından birkaç gün sonra gerçekleşti.

ABD Savunma Bakanlığı Basın Sözcüsü Sabrina Singh, İsrail’in savunmasını güçlendirmek amacıyla ABD’nin Orta Doğu’ya ek askeri kuvvet takviyesi yaptığı açıklamasını tekrar etti.

Ayn el Esad Hava Üssü yakınlarına yapılan roket saldırısının kimin tarafından yapıldığı henüz kesinleşmiş değil. Geçen ay yine Ayn el Esad’a düzenlenen bir dron saldırısının ardından ABD’li savunma yetkilileri bunun “büyük olasılıkla” İranlı milis gruplar tarafından gerçekleştirildiğini kamuoyu ile paylaşmıştı.

Paylaşın

Erdoğan’dan Muhalefete “SGK Borçları” Tepkisi: Absürt Bahanelerle…

Erdoğan, muhalefetin SGK borçlarına ilişkin açıklamalarına tepki göstererek, “Konuşmayı meydanlarda atıp tutmayı çok sever. Ama iş verilen sözleri tutmaya gelince ara ki bulasın. SGK’ya olan birikmiş borçlarını dahi ödemeyen dahası absürt bahanelerle bu borçtan kaçmanın yollarını arayan bir zihniyetten ne memlekete, ne de şehirlerimize hiçbir hayır gelmez” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, başkanlığındaki kabine toplantısı sona erdi. 3 saat 20 dakika süren toplantının ardından kameraların karşısına geçen Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Moğolistan’dan Etiyopya’ya nerede ata yadigarı bir kültürel varlığımız mevcutsa sahip çıkıyor kültürümüze ve insanlığa yeniden kazandırıyoruz. Büyük ülke ve büyük millet olmak neyi gerektiriyorsa tüm imkanlarımızla tüm gücümüzle onu yerine getirmenin gayretindeyiz. Burada bazı rakamları sizlerle kısaca paylaşmak isterim. TİGA vasıtasıyla günlük coğrafyamızın dört bir ucunda 120’nin üzerinde restorasyon çalışması gerçekleştirdik. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz aracılığıyla son 22 yılda yaklaşık 6000 vakıf kültür varlığının restorasyonunu veya onarımını tamamladık.

Tarihimizin hiçbir dönemine sırtımızı dönmeden hem içeride hem dışarıda ulaşabildiğimiz her yerde maziden atiye sağlam köprüler kurduk. Bunun en son örneği Yıldız Sarayı’ydı. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığımızın yürüttüğü 6 yıllık titiz bir çalışmanın neticesinde Yıldız Sarayı’nı tekrar ihya ettik. Osmanlı’nın en sancılı yıllarına tanıklık eden ancak bir dönem kumarhane olarak kullanılan bu önemli mirasın kapılarını 19 Temmuz’da onun sahibi olan aziz milletimize açtık.

Şimdiye kadar 100 bin insanımızın ziyaret ettiği Yıldız Sarayı’nı özellikle gençlerimizin gezip görmesini tavsiye ediyorum. Bakımsızlık kurbanı olan Edirne Sarayı’yla ilgili restorasyon çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah bu güzide eseri de kısa sürede ülkemize kazandıracağız. Sultan 2. Abdülhamid Han’ın emanetini yeniden hayata döndürmekten duyduğumuz bahtiyarlığı burada tekrar ifade etmek istiyorum. Yıldız Sarayı’nın restorasyonunda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

26 Temmuz’da İstanbul’da tanıtımını yaptığımız HİT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı ile milli teknoloji hamlemizi yeni bir ivme kazandırıyoruz. Programla yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli yeni yatırımlar için Türkiye’nin sahip olduğu avantajları HİT 30 programıyla vergi teşvikleri ve hibe desteklerinden oluşan toplam 30 milyar dolarlık kaynağı yüksek teknoloji yatırımlarına yönlendireceğiz.

HİT 30 programının sektörde farklı bir heyecan oluşturduğunu görüyoruz. Bundan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu vesileyle buradan iç dünyamıza şu çağrıyı yapmak arzusundayım. Hükümetimiz üretenin, çalışanın, istihdam sağlayanın daima yanındadır. Son 22 yılda el ele verdik, omuz omuza verdik, nice hayalleri beraberce gerçeğe dönüştürdük. Savunma sanayi başlığı olmak üzere birçok başlıkta ülkemizi parmakla gösterilen seviyelere yine beraberce ulaştırdık.

Önümüzdeki dönemde iyi çalışılmış, Türkiye ekonomisine katkı yapacak yeni paketlerle iş dünyamıza destek vermeyi sürdüreceğiz. Allah’ın izniyle çok daha fazlasını başaracağız. Şunu lütfen unutmayınız. Siz gayret ettiğiniz sürece biz de sizleri asla yalnız bırakmayız. Önümüzdeki dönemde iyi çalışılmış Türkiye ekonomisine katkı yapacak yeni paketlerle iş dünyamıza destek vermeyi sürdüreceğiz.

Aziz milletim. Bundan 10 sene önce sizlerin desteğiyle göreve ilk başladığımızda koşan, koşturan ve terleyen bir cumhurbaşkanı olacağımızın sözünü vermiştik. Diğer tüm sözlerimiz gibi hamdolsun bunu da yerine getiriyoruz. Ankara ve İstanbul’daki yoğun programlarımızın yanı sıra il ziyaretlerimizle milletimizle gönül köprülerimizi güçlendiriyoruz. İllerimizde yapımı devam eden projelerimizi yerinde görüyor, inceliyor, varsa eksiklerinin giderilmesi için hemen orada Bakan arkadaşlarımıza gerekli talimatları veriyoruz. Ayrıca tamamlanan eserlerin de açılış sevincini milletimizle paylaşıyoruz. Rize ziyaretimizde hem Rizeli kardeşlerimizle kucaklaştık hem de inşası biten eser hizmet ve projelerin resmi açılışını gerçekleştirdi.

Afetzede kardeşlerimize ev ve dükkanlarının anahtarlarını teslim ederek 2021 yılındaki sel felaketinin yaralarını sarma vaadimizi yerine getirdik. Aydere yaylasını 2017 yılından bu yana toplam 2 milyar 667 milyon liralık yatırımla eski güzelliğine yeniden kavuşturduk. Tabii burada asıl önemli olan Ayder gibi doğal bir hazinenin korunmasıdır. Ayder’de çarpık yapılaşmaya izin vermeyerek, Ayder’i her türlü çirkinlikten muhafaza ederek hep birlikte bunu başaracağımıza inanıyorum. Bu vesileyle bir kez daha açılışını yaptığımız hizmet ve projelerin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen tüm kurumlarımıza kutluyorum.

“İsmail Henniye’nin şehit edilmesiyle Gazze krizinde yeni bir sınır da aşıldı”

Değerli basın mensupları, bölgemiz gerçekten sancılı günler yaşamaktadır. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş 2 buçuk yılını doldurdu. Savaşın kısa vadede sona erme ihtimali henüz ufukta görünmüyor. İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı saldırılar 10. ayını geride bıraktı. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Henniye’nin şehit edilmesiyle Gazze krizinde yeni bir sınır da aşıldı.

Ancak turizmde hala kat etmemiz gereken mesafe olduğunu biliyoruz. Bölgemizdeki istikrarsızlıklar ve çatışmalar azaldıkça bu mesafeleri çok daha hızlı bir şekilde aşacağız. Turizm sektörümüzün de vizyonunu buna göre şekillendirmesinde fayda var. Şunu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayalım. Aşırı kar hırsıyla hızlı kazanç peşinde koşmak, orta ve uzun vadede turizm sektörümüze onulmaz yaralar açacaktır.

Her ne suretli olursa olsun, vurgunculuk yapanlar en büyük zararı milletimize vermektedir. Türkiye’nin saygınlığına vermektedir. Sektörden ekmek yiyen milyonlarca vatandaşımıza vermektedir. Her zaman söylüyorum, itibar ve güven zor kazanılan fakat kolayca kaybedilen değerlerdir. Fırsatçıların bu değerlerimizi dinamitlemesine müsaade etmemeliyiz. Ülkemizin prestijine ve turizm sektörümüze zarar veren arzi durumların ortadan kaldırılması noktasında devletimizin kurumları kadar sektörün bizatihi kendisine çok önemli görevler düşüyor.

Daha büyük hedeflere kulaç atarken turizm sektörünün gelişmesine ayak bağı olan bu yüklerden de kurtulacağımıza inanıyorum. Aziz milletim, ekonomi başlığında şunu da memnuniyetle vurgulamak durumundayım. Turizm ve ticaret rakamları gibi bugün açıklanan Temmuz ayı enflasyon oranları da hamdolsun ümitlerimizi artırmıştır. Haziran itibariyle enflasyonda başlayan düşüş süreci Temmuz’da biraz daha belirginleşti. Yıllık enflasyon en yüksek seviyesine göre 13,7 puan geriledi. Önümüzdeki aylarda bu eğilim hızlanarak devam edecek.

Sene sonunda enflasyonu hedeflerimizle uyumlu oranlara mutlaka indireceğiz. Amacımız enflasyonu düşürerek kalıcı refah artışını sağlamaktır. Küresel ekonomide son dört yıldır devam eden fırtınalı seyir gelişmiş ülkeler dahil hepimizi zorluyor. Bu sabah dünya sermaye piyasalarında yaşananlar hükümetimizin nasıl belirsizliklerle dolu bir atmosferde yürüdüğünü göstermiştir. Ama hiç kimsenin endişesi olmasın. Türkiye emin ve ehil ellerde yoluna devam etmektedir.

Netanyahu yönetiminin kural tanımaz, hukuk tanımaz, saldırgan tavrı bölgemizi kötü senaryolarla karşı karşıya bırakıyor. Amerika başta olmak üzere Batılı aktörler ne yazık ki İsrail’in ve bir avuç fanatik siyonistin esiri olmuş durumda. Ateşkeş görüşmelerinden umutları yeşertecek bir sonuç çıkmadı. Hamas’ın yapıcı tavrına rağmen Netanyahu yönetimi katliam politikasını sürdürme niyetinde olduğunu defaatle gösterdi. Üzerinde etki sahibi güçlerin “Tavşana kaç, tazıya tut” politikası sürdükçe İsrail, Gazze’deki ateşi tüm bölgeye yaymak için her yolu deneyecektir.

Türkiye olarak bölgemizdeki gelişmeleri anbean takip ediyoruz. Son 10 ayda 40 bin masumun hayatına mal olan bu barbarlığın bir an önce sona ermesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Daha evvel Uluslararası Adalet Divanında İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olma kararımızı açıklamıştık. Bununla ilgili somut adımımızı çarşamba günü atıyoruz.

Meclisimiz 7 Ağustos tarihinde LAHEY’de davaya müdahillik dilekçemizi Adalet Divanı’na teslim edecektir. Türkiye adına resmi başvuru yapmış olacağız. Milletimin şu gerçeği çok iyi bilmesini arzu ediyorum. Türkiye varlık yokluk mücadelesi verdiği bu zor günlerinde Filistin’in yanındadır. Tüm imkanlarıyla Filistinli kardeşlerine sahip çıkmaktadır.

İsrail’in soykırım politikasına en net ve güçlü tepkiyi veren ülke yine biziz. Ülkemizin bu kararlı tavrının Netanyahu hükümetinde nasıl bir rahatsızlık oluşturduğu gün aşırı yapılan densiz açıklamalardan anlaşılmaktadır.

“Gözünü kan bürümüş soykırım şebekesi ne yaparsa yapsın…”

Bayrağımıza ve bağımsızlığımıza dil uzatan sosyal medya şarlatanlarını rahatsız etmeyi sürdüreceğiz. Gözünü kan bürümüş soykırım şebekesi ne yaparsa yapsın Türkiye’nin ve Türk milletinin Filistin halkıyla dayanışmasını engelleyemeyecektir. Masumların gözyaşı üzerinden ikbal devşirmeye heveslenenler ne kadar büyük bir gaflete düştüklerini er ya da geç anlayacaklardır. Güçlü Türkiye inşallah bölgemizde barışın teminatı olacaktır. Tarih boyunca mazlumların sığınağı olan ülkemiz kimsesizlerin kimsesi olma vasfını koruyacaktır. Aziz milletim bu anlayışla Türkiye 100. yılının inşası için gece gündüz koşturuyoruz.

Yakın çevremizdeki tüm sıkıntılara rağmen ekonomide hedeflerimizle uyumlu şekilde yolumuzda ilerliyoruz. Geçen hafta açıklanan veriler doğru yolda olduğumuzu temin etmiştir. İhracatta tarihimizin en yüksek temmuz ayı rakamına ulaştık. Temmuz ayı ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 artış kaydede 512 milyon dolar oldu. Tüm zamanların en yüksek Temmuz ayı ihracatını gerçekleştirdik. Yıllıklandırılmış ihracatımızda toplam 261,5 milyar dolar ve bir önceki yıla göre %3,4 artışla yine Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Mal ihracatında son bir yılda 8,7 milyar dolar net artış sağlandı.

İthalatımızdaki düşüş eğilimi aynı şekilde devam ediyor. İthalatımız temmuz ayında yıllık bazda %7,9 oranında yani 2,6 milyar dolar geriledi. İracattaki artış ve ithalattaki azalışın etkisiyle dış ticaret açığımız yıllık bazda %42,3 düşüş ile 7,2 milyar dolara indi. İhracatın ithalatı karşılama oranında 14,5 puanlık güçte bir yükseliş yaşandı. %75,7 seviyesine çıkan bu oranı inşallah da arttıracağız.

2002 yılında toplam 36 milyar dolar ihracat yapan bir ülkeyi bir ayda 22,5 milyar dolar ihracat gerçekleştiren bir ülke konumuna taşıdık. İsrail’le dış ticaret işlemlerini durdurduğumuz bir dönemde böyle bir orana ulaşmamız ayrıca takdire şayandır. Buradan milletimin huzurunda açıkça ifade ediyorum Türkiye, mevcut İsrail hükümetini ateşkese zorlamak ve insani yardımların Gazze’ye kesintisiz girişimini temin etmek amacıyla aldığı bu kararın sonuna kadar arkasındadır.

İhracatçılarımızın da kendilerine yeni pazarlar bularak burada yaşanan kaybı telafi ettiklerini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Hemen her şeyin bir şekilde telafisi olur ama Filistinli mazlumlara sırtını dönmenin telafisi olmaz. İnşallah daha fazla gayret göstererek yıl sonu hedefimiz olan 267 milyar dolar ihracat rakamını da mutlaka yakalayacağız. Türk mallı damgalı ürünleri Afrika’dan Asya’ya dünyanın dört bir ucuna ulaştıran ihracatçılarımızı bir kez daha yürekten tebrik ediyorum. İhracatçılarımızdan kalan beş ayı çok çok iyi değerlendirerek bizlere yeni müjdeler vermelerini bekliyorum.

Kıymetli vatandaşlarım, ülke olarak kültür turizmi, inanç turizmi, sağlık turizmi, doğa sporları gibi farklı alanlarda ciddi imkanlara sahibiz. Seksen bir vilayetimizin her bir köşesi köylerimizde, ilçelerimizde saklı kalmış her bir eser ayrı bir medeniyetin izlerini taşıyoruz. Anadolu zaten eşsiz güzellikte bir açık hava müzesidir. Ancak uzun yıllar bu imkanlardan yeterince istifade edemedik.

Altyapı eksiği ve terör belası turizmin gelişmesine yıllarca engel oldu. Son 22 yılda doğudan batıya, kuzeyden güneye ülkemizin gizli kalmış hazinelerini turizme kazandırmak için çok mücadele ettik. Doğu ve Güneydoğu illerimizin üzerinden terörün gölgesi kalktıkça buralar turizmden de hak ettiği yeri almaya başladı. Ulaştırma yatırımlarımızla ülkemizin 81 vilayeti, 782 bin km karenin her bir karışı yerli ve yabancı misafirlerimizin ziyaretine açıldı.

Bir zamanlar bacasız sanayi denilen turizm bizim dönemimizde Türk ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri haline geldi. Turizm sektörümüze yaptığımız yatırımların karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2024 yılının ilk 6. ayına ait turizm rakamları bu gerçeği bir kez daha ortaya koymuştur. 2024’ün ilk 6 ayında turizmde gurur verici bir başarıya imza attık. Bu dönemde ülkemizi ziyaret eden turist sayısı. 26.137.000’E ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine göre %14 artışla rekor kırıldı.

Ayrıca geçen yıl ilk 6 ayda 93 dolar olan kişi başı gecelik harcama tutarı bu sene 98 dolara çıkmış oldu. Yıl sonunda bu meblağın 103 dolara çıkacağını tahmin ediyoruz. Bu rakamlara bağlı olarak turizm gelirlerimiz de artmaktadır. 2023’Ün ilk 6 ayında 21,6 milyar dolar olan toplam gelirimiz bu senenin aynı döneminde %9,3 yükselişle 23,7 milyar dolara çıktı. Çok büyük bir aksilik olmazsa, yıl sonunda 60 milyar dolar turizm gelirini, 60 milyon turist sayısını inşallah yakalayacağız.

İnşallah bu yolun sonunda da ekonomide menzilli maksuduna varacaktır. Türk ekonomisi bu güce, bu potansiyele, 22 yıllık çabalar neticesinde inşa ettiği bu sağlam temele ziyadesiyle sahiptir. Bunun için biraz daha sabredecek, biraz daha dirayetli davranacağız. Muhalefetin bu ülkeye faydadan çok zarar getirecek afaki söylemlerine prim vermeyeceğiz. Onlar konuşmayı meydanlarda atıp tutmayı çok sever. Ama iş verilen sözleri tutmaya gelince ara ki bulasın.

SGK’ya olan birikmiş borçlarını dahi ödemeyen dahası, absürt bahanelerle bu borçtan kaçmanın yollarını arayan bir zihniyetten ne memlekete ne de şehirlerimize hiçbir hayır gelmez.

Vatandaşlarımdan muhalefetin karamsar, kötümser, moral bozmayı amaçlayan açıklamalara itibar etmemelerini, 22 yıllık tarihi başarılarla dolu hükümetimize güvenmeye devam etmelerini bekliyorum. Burada şu noktayı da belirtmek istiyorum. Vatandaşlarımızdan bunu talep ederken devlet olarak biz de üzerimize düşeni yapıyoruz. İçinden geçtiğimiz hassas dönemde ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın yükünü hafifletmek için onların yanında oluyoruz. Biliyorsunuz 2022 yılında çok önemli bir program başlattık. Türkiye aile destek programıyla ihtiyaç sahibi arkadaşlarımıza kardeşlerimize nakdi destek ulaştırdı.

Hanelerimizi elektrik tüketim desteğinden faydalandırma yanında bu hanelerde bulunan evlatlarımız için de ilave destekler sağladı. Programımız kapsamında bugüne 2 milyon tekil ailemizin elinden dar gelirli ailelerimize toplamda 88,2 milyar liranın üzerinde destekte bulunduk. Programın son ödemesini geçtiğimiz ay gerçekleştirdik. Kabine toplantımızda bu konuyu tüm yönleriyle tekrar gözden geçirdik. İki yıldır uyguladığımız destek programımızı sosyal devlet vasfımızın bir gereği olarak 2024 yılının sonuna kadar uzatıyoruz.

Değerli basın mensupları Türkiye diplomasisinin farklı alanlarında başarı grafiğini sürekli son yıllarda ülkemiz küresel ve bölgesel diplomasinin kalbinin attığı yer haline dönüştü. Rusya Ukrayna savaşında İstanbul sürecinden 33 milyon ton tahılın Türk boğazlarından dünya piyasasına ulaştırıldığı Karadeniz tahıl girişimine kadar pek çok önemli diplomasi zaferine bizler imza attık.

Bu en son örneği istihbarat alanında geçen hafta yaşandı. Milli İstihbarat Teşkilatımızın son derece hassas bir çalışma neticesinde 2. Dünya Savaşı sonrası en büyük esir takası ülkemizin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirildi.

Amerika, Almanya, Polonya, Slovenya, Norveç, Rusya ve Belarus cezaevlerinde bulunan 26 kişinin değişimi hiçbir krizle karşılaşılmadan hamdolsun tüm dünyaya örnek olacak şekilde yapıldı. İnsani boyutunun ötesinde Türkiye’nin kilit rolünü de tescilleyen MİT mensuplarımızı can-ı gönülden tebrik ediyorum. 97 yıldır devletimizi nice saldırıdan, nice ihanetten, nice provokasyondan gerektiğinde canları pahasına koruyan MİT Başkanlığımızın isimsiz kahramanlarına bugün bir kez daha teşekkür ediyorum.”

Paylaşın

AK Parti’de Erime Devam Ediyor: Oy Oranı Yüzde 26.1

Geçen yıl yapılan genel seçimlerde yüzde 35.32 oy alan AK Parti’nin oy oranı nisan ayında 31.1’e mayıs ayında 29.1’e geriledi. Haziran ayında yüzde 32.4’e yükselen AK Parti’nin oy oranı temmuz ayında 26.1’e geriledi.

Genel seçimlerde yüzde 25.41 oy alan CHP oranı ise nisan ayında 35.9, mayıs ayında 33.2, haziran ayında 32.8, temmuz ayında ise 33.8 oldu.

Kamuoyu araştırma şirketi Metropoll’ün kurucusu ve genel müdürü Özer Sencar, CHP ve AK Parti’nin oy oranlarına ilişkin yaptıkları son anket sonuçlarını sosyal medya hesabından paylaştı.

Buna göre yerel seçimlerden 1. parti olarak çıkan CHP’nin oyu  kararsızlar dağıtıldıktan sonra AK Parti’nin 7.7 puan üzerinde.

Metropoll Araştırma’nın ‘Türkiye’nin nabzı’ araştırmasında “Bu pazar milletvekili seçimi olsa kime oy verirsiniz” sorusuna verilen yanıtlarla şekillenen sonuçlara göre 14 Mayıs 2023 Seçimi’nde 35.32 oy alan AK Parti’nin nisan ayında 31.1 olan oy oranı mayısta 29.1’e düşüp haziranda 32.4’e yükseliyor. Ardından temmuzda 26.1’e geriliyor.

14 Mayıs 2023 Seçimi’nde 25.41 oy alan CHP ise yerel seçimden 1. parti olarak çıktıktan sonra nisan ayında 35.9 olan oy oranı mayısta 33.2, haziranda 32.8’e, temmuzda ise 33.8’de kaldı.

Özer Sencar, anket sonuçlarını paylaştığı mesajına şu notu düştü: “Son 4 ayda AK Parti ve CHP’nin oylarındaki (kararsızlar dağıtılmış) değişim. Dar gelirlilerin tepkisi nedeniyle AK Parti oyları 3 Kasım 2002’den buyana en düşük seviyeye inmiş durumda.”

Paylaşın