Maliyet Artışları Tarımsal Üretimi Zorluyor!

CHP Milletvekili Zeynel Emre, “Son dört yılda mazot fiyatının 4,5 liradan 45 liraya çıkmasıyla birlikte, diğer tarımsal girdilerdeki fiyat artışları çiftçiyi zor durumda bırakıyor” dedi ve ekledi:

“Bu maliyet artışları, çiftçilerin üretim yapmasını ve potansiyeli hayata geçirmesini imkansız hale getiriyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, sosyal medya kanalı üzerinden tarım ve gıda güvenliğine ilişkin bir video paylaştı. Zeynel Emre’nin videolu paylaşımındaki değerlendirmeleri şöyle:

“Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre Türkiye, büyük bir tarım potansiyeline sahip olmasına rağmen bu potansiyeli giderek kaybediyor. Tarımsal verimlilik, Avrupa Birliği ülkelerinin oldukça gerisinde kalırken, tarım arazilerinin verimli bir şekilde kullanılamaması, küçük parseller halinde tarım yapılması gibi faktörler bu durumu derinleştiriyor.

Son dört yılda mazot fiyatının 4,5 liradan 45 liraya çıkmasıyla birlikte, diğer tarımsal girdilerdeki fiyat artışları çiftçiyi zor durumda bırakıyor. Bu maliyet artışları, çiftçilerin üretim yapmasını ve potansiyeli hayata geçirmesini imkansız hale getiriyor.

Gıda güvenliği açısından büyük bir tehlike oluşturan kimyasal madde tespitleri, Türkiye’nin ihracatında sorunlara yol açıyor. Avrupa’dan geri gönderilen ürünler arasında armut, kuru incir, domates gibi tarım ürünleri, zararlı pestisitler nedeniyle iade ediliyor. Bu durum, iç piyasada ne kadar ürünün bu kimyasallarla tüketildiği sorusunu gündeme getiriyor.

Türkiye, Sağlıksız Ürün İhracatında Birinci Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayımlanan raporlara göre Türkiye, tarım ürünleriyle ilgili gıda güvenliği sorunlarında en yüksek orana sahip ülke olarak öne çıkıyor. Türkiye’den ihraç edilen gıdalarda, zararlı maddeler tespit edilen ürünler ilk sırada yer alıyor.”

Çözüm İçin 6 Maddelik Öneri Zeynel Emre, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

1. Modern tarım teknolojilerinin kullanılması ve yaygınlaştırılması.
2. Arazi bölünmelerinin önlenmesi ve tarım arazilerinin koruma altına alınması.
3. Gıda güvenliği için sıkı denetimler yapılması.
4. Yerel tohumların teşvik edilmesi ve korunması.
5. Tarım girdilerindeki maliyetlerin düşürülmesi için sübvansiyonların artırılması.
6. Bölgesel ürün planlaması yapılarak, her bölgeye uygun tarım politikalarının belirlenmesi.

Zeynel Emre, sağlıklı ve güvenli gıdanın her yurttaşın hakkı olduğunu vurgulayarak, tarım ve gıda güvenliği konusunda alınacak tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Paylaşın

CHP’de 81 İl Başkanından Özgür Özel’e Destek

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 81 il başkanı, seçimli kurultay isteyen parti içi muhalefete yönelik yaptıkları ortak açıklamada, genel başkan Özgür Özel’e desteklerini belirtiler:

“Özgür Özel’e inanıyoruz, güveniyoruz. 81 ilde 973 ilçede CHP iktidarının ayak sesleri duyulurken kurultay çağrısının gündemimizde olmadığını, kişisel ikbal için yapay gündem yaratma çabalarına prim vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. Genel Başkanımızın yaptığı çağrıya uygun olarak unvan ve görevi ne olursa olsun tüm partilileri halkın gerçek gündemi için mücadeleye, birlik ve beraberlik içerisinde CHP iktidarı için çalışmaya davet ediyoruz.”

CHP’nin parti içi muhalefeti, seçimli kurultay çağrıları yaparken CHP’nin 81 il başkanı yazılı bir açıklama yaptı. Artı Gerçek’in aktardığına göre; CHP’li 81 il başkanı konuyla ilgili “CHP örgütlerine ve Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e inanıyoruz, güveniyoruz. 81 ilde 973 ilçede CHP iktidarının ayak sesleri duyulurken kurultay çağrısının gündemimizde olmadığını, kişisel ikbal için yapay gündem yaratma çabalarına prim vermeyeceğimizi ilan ediyoruz” açıklaması yaptı.

Seçim sonrası düzenlenen anketlerde CHP’nin düzenli olarak birinci olduğunu belirten il başkanları, “CHP varsa çare var sözü umudu temsil ediyor. Örgütler, belediyeler ve Sayın Genel Başkanımız birlik ve beraberlik içerisinde iktidar hedefi ile çalışıyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin ağır ekonomik ve siyasi krizin içinde olduğu belirtilen açıklamada, “Sokağın gündemi açlık sınırının altında kalan ücretler, yoksulluk, işsizlik. Göç ve sayıları her geçen gün artan göçmenler ve yarattıkları sorunlar, giderek kaygı verici boyutlara ulaşmış durumda. İktidarın başarısız uygulamaları ve yetersiz tedbirleri neticesinde bebek ve çocuklarımızı koruyamıyoruz. Kadın cinayetleri durdurulamıyor. Can dostlarımızı koruyamıyoruz” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “CHP’li belediyeler, iktidarın çaresiz bıraktığı milyonların sorunlarına dönük sosyal destek çalışmaları ile bir yandan krizin etkilerini hafifletirken, diğer yandan CHP’ye güven duyulmasını sağlıyor. CHP iktidarının öncü projeleri belediyeler tarafından uygulanıyor. Tam da bu günlerde, adaletsiz iktidar belediye başkanlarımıza dönük itibarsızlaştırma girişimlerine yandaş basın yayın kuruluşlarını da dahil ederek bir saldırı kampanyası başlattı.

Esenyurt kayyum ataması, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere baskı ve tehditler ile yıldırma girişimleri hız kazandı. Yılmayacağız, en sert cevabı kararlı şekilde vereceğiz. Seçmen iradesini gasp etme girişimlerine de, kişiliklerine ve hizmetlerine dönük saldırılara da en güçlü karşı duruşu halk ile birlikte göstereceğiz.

“İktidar olana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz”

Önümüzde önemli bir görev var. CHP’nin birinci parti olma konumunu, kararsız oyları da alarak en az % 51 düzeyine çıkarmak, Atatürk’ün partisini iktidar yapmak. Bu amaç doğrultusunda üyesinden ilçe, il başkanına ve genel başkanına hepimiz birlik ve beraberlik içerisinde takım ruhu ile çalışıyoruz, bıkmadan usanmadan 24 saat çalışmaya devam edeceğiz. İktidar olana kadar toplumun her kesimi ile yan yana örgütlü mücadeleyi sürdüreceğiz.

Erken seçim artık halkın çoğunluğunun talebi olmuştur, kaçınılamaz hale gelmiştir. Sandık halkın önüne gelene kadar seçim talebinin peşini bırakmayacağız. CHP demokratik bir partidir. Üye ve yöneticilerin, PM/MYK üyelerinin, milletvekillerinin ve belediye başkanlarının öneri ve taleplerini dile getireceği parti içi platformlara sahiptir. Her üye parti içi kanalları kullanarak, Tüzük ile güvenceye alınmış haklarını kullanabilir.

Sokağın gündemi olmayan ve iktidar yürüyüşümüze hizmet etmeyen hiçbir konuyu parti içerisinde ve sosyal medya da gündem yapmayacağız. CHP örgütlerine ve Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e inanıyoruz, güveniyoruz. 81 ilde 973 ilçede Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının ayak sesleri duyulurken, Kurultay çağrısının gündemimizde olmadığını, kişisel ikbal için yapay gündem yaratma çabalarına prim vermeyeceğimizi ilan ediyoruz. Genel Başkanımızın yaptığı çağrıya uygun olarak unvan ve görevi ne olursa olsun tüm partilileri halkın gerçek gündemi için mücadeleye, birlik ve beraberlik içerisinde CHP iktidarı için çalışmaya davet ediyoruz.”

Paylaşın

Türk’ten Erdoğan’ın “Ne İdüğü Belirsiz Tipler” Sözlerine Sert Tepki

Erdoğan’ın “örgütün atadığı ne idüğü belirsiz tipler” sözlerine tepki gösteren Ahmet Türk, “Belediyelerimizde ‘ne idüğü belirsiz tipler’ olmadı, olamaz da. Fakat ne idüğü belirsiz tipler üç dönemdir halkın iradesini gasp etmekte” dedi.

Görevden alınan ve yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “örgütün atadığı ne idüğü belirsiz tipler” sözlerine tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Ahmet Türk, şu ifadeleri kullandı: “Belediyelerimizde ‘ne idüğü belirsiz tipler’ olmadı, olamaz da. Fakat ne idüğü belirsiz tipler üç dönemdir halkın iradesini gasp etmekte. 50 yılını demokratik siyasete vermiş birine sarf edilen sözleri utanç verici buluyor, yapılan ithamları acizlik olarak görüyorum.”

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesinin dün yaptığı toplantının ardından yaptığı açıklamada, “Seçilmiş başkanlar değil, örgütün atadığı ne idiği belirsiz tipler tarafından yönetilen belediyelerin, şehirleri yerine terör örgütüne hizmet edeceği izahtan varestedir” ifadesini kullanmıştı.

Paylaşın

Süper Lig: Beşiktaş Galibiyete Hasret

Süper Lig’in 12. hafta maçında Başakşehir ile Beşiktaş, Fatih Terim Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Turgut Doman’ın yönettiği karşılaşma 0 – 0 sona erdi.

Haber Merkezi / Bu beraberliğin ardından Beşiktaş puanını 21 yaptı ama lider Galatasaray’ın 10 puan gerisinde kaldı. Beşiktaş, 26 puanla ikinci sırada olan Fenerbahçe’nin 5 puan gerisine düştü. Başakşehir puanını 16’ya yükseltti.

Ligdeki son galibiyetini 9. haftada Tüpraş Stadyumu’nda 2-0’lık skorla Konyaspor’a karşı alan Beşiktaş, daha sonra sırasıyla deplasmanda Galatasaray’a 2-1, evinde de Kasımpaşa’ya 3-1 kaybetti.

Beşiktaş, Süper Lig’de Göztepe’yi ağırlayacak. Başakşehir, Gaziantep FK deplasmanına konuk olacak.

Beşiktaşlı taraftarlar takımlarının oynadığı futbola tepki gösterdi. Kendilerine ayrılan bölümde maçı izleyen Beşiktaş’lı futbolseverler, karşılaşmanın son bölümlerine girilirken “Söylesene bize hoca takım niye oynamıyor” şeklinde tezahürat yaptı.

Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Beşiktaş Teknik Direktörü Giovanni van Bronckhorst, “Çok puan kaybettik. Gelişeceğiz, o yüzden havlu attık diyemem. Bir sonraki iç sahadaki Göztepe maçına yüzde yüzle başlamayı hedefliyoruz. Ligin sonunda olacak şeyleri şimdi konuşmak istemiyorum. Yakaladığımız fırsatlar konusunda gelişmemiz gerekiyor. 9 puan kaybettik, çok fazla. Gelişime Göztepe maçıyla başlamak istiyoruz” dedi.

Stat: Fatih Terim

Hakemler: Turgut Doman, Abdullah Bora Özkara, Bilal Gölen

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Duarte, Hamza Güreler, Opoku, Lima, Berat Özdemir (Kemen dk. 77), Deniz Türüç, Ömer Ali Şahiner (Onur Ergün dk. 63), Crespo (Berkay Özcan dk. 62), Serdar Gürler (Figueiredo dk. 83), Piatek (Keny dk. 83)

Beşiktaş: Mert Günok, Svensson, Paulista, Uduokhai, Masuaku, Al-Musrati, Gedson Fernandes, Muçi (Mustafa Erhan Hekimoğlu dk. 86), Rafa Silva, Joao Mario (Salih Uçan dk. 86), Semih Kılıçsoy (Rashica dk. 66)

Paylaşın

Erdoğan, Kayyımları Savundu; Muhalefete Yüklendi

Kabine toplantısı sonrası konuşan Erdoğan, kayyımlarla ilgili, “Seçilmiş başkanlar değil, örgütün atadığı ne idüğü belirsiz tipler tarafından yönetilen belediyelerin şehirleri yerine terör örgütüne hizmet edeceği izahtan varestedir” dedi ve ekledi:

“Terör örgütünün, belediye gücüyle haraç mekanizmaları kurmasına göz yumamayız… Milletimizin boğazından kısarak ödediği vergilerin, bölücü terörist haramzadelerin eline geçmesine asla izin vermeyeceğiz.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Esenyurt Belediye Başkanı’nın kağıt üzerinde başka bir partide gözükmesi gerçeği değiştirmiyor… (CHP) Bu parti giderek ittifak ortaklarının rengini alıyor. Bu benzerlik, siyaset diline ve üslubuna da yansımıştır… Türkiye’nin en büyük 2. partisinin dümeni kırılmış gibi sağa sola savrulmasını izliyoruz. Şehir eşkiyaları ile otobüste beraber gösteri düzenleniyor” ifadelerini kullandı.

0 Kasım Atatürk Haftası nedeniyle 9 yıl aradan sonra ilk kez Çankaya Köşkü’nde yapılan Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı bitti. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki toplantı yaklaşık 3,5 saat sürdü.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Erdoğan, özetle şunları söyledi: “Kader Birliği yaptığımız gönül ve kültür coğrafyamızdaki tüm kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi ifade ediyor, her birini yürekten selamlıyorum. Sözlerime başlarken, 86. Vefat yıl döneminde Milli Mücadelenin Başkomutanı, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha rahmetle yad ediyorum.

Türkiye 100 yılı ülkümüzün sadece milletimizin fertleri arasında değil, gönül coğrafyamızda da beklentilerin çıtasını yükselttiğini görüyoruz. Ülkemize ve milletimize yönelik umutları Allah’ın izni ve yardımıyla boşa çıkarmayacağız.

Milletimizin takdiriyle 3 Kasım 2002’de Bismillah dediğimiz Türkiye’ye hizmet yolculuğumuzda 3 Kasım 2024 tarihi itibariyle 22 seneyi geride bıraktık. Hükümeti devraldığımız günden bu yana her seneyi bir önceki yıldan daha ileri bir seviyede tamamladık. İktidardaki her yeni yaşımıza daha büyük umutlarla daha büyük hedeflerle girdik. Son 22 yılda saymakla bitiremeyeceğimiz sayısız projeyi, tesisi, hizmeti, yatırımı ve icraatı Türkiye’ye kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadım.

Vesayetle mağlul bir demokrasi yerine, milli iradenin üstünde hiçbir gücün, hiçbir odağın olmadığı gerçek demokrasiyi ülkemizde egemen kıldık. yönetime istikrar getirmek suretiyle Türkiye’ye güç ve enerji kaybettiren oligarşik yapıların vesayet heveslerini kamçılayan özellikle ömrü 1-2 seneyi dahi bulmayan yamalı koalisyonlar dönemine biz son verdik.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek yönetimde istikrarın kurumsallaşmasını, kalıcı ve sürekli hale gelmesini sağladık. Şunu bugün bir kez daha büyük bir gururla söylemek istiyorum. Türkiye hükümetlerimiz döneminde tartışmasız bütün alanlarda rekordan rekora koşmuş tarihe altın harflerle yazılacak başarılara imza atmıştır.

Layıkıyla sahip çıkmanın milletin teveccühüne ve güvenine mazhar olmanın Türkiye’ye hizmet sancağını şanla, şerefle, iftiharla taşımanın yani insanımıza olan şükran borcumuzu en güzel şekilde ödemenin derdindeyiz. Bunun hasbi mücadelesini veriyoruz. Elbette bugünlere kolay gelmedik. Vesayetin tuzaklarından darbe girişimlerine teröre kadar nice ihanetlere maruz kaldık. Nice sinsi saldırıyı püskürttük tek başına 15 Temmuz gecesinde istiklalimize ve istikbalimize kasteden bir alçak saldırıyı, bir alçak planı içerideki ve dışarıdaki planlayıcılarının başlarına geçirmiş olmamız bile tarihi bir başarıdır.

İktidar ve ittifak olarak milletin emanetine, sıkı sıkıya sahip çıkmaya devam edeceğiz. Rabbim, ömür milletimizle onay verdikçe Türkiye’ye ve Türk milletine hizmete devam edeceğiz. Bu vesileyle 3 Kasım 2002’den bugüne kadar hükümetlerimizde görev almış büyük ve güçlü Türkiye davamıza omuz vermiş ülkemizin kalkınması için taş üstüne taş koymuş her bir arkadaşıma Bakanlar Kurulu ve Kabine Üyelerimizin tamamına buradan teşekkür ediyorum. Beraber çalıştığımız, beraber mücadele ettiğimiz arkadaşlarımızdan vefat edenlere Rabbimden rahmet ve mağfiret niyaz ediyorum. Aynı şekilde 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz ittifakımızdaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı’na ve mensuplarına da teşekkürlerimi iletiyorum.

Şüphesiz en büyük şükranımız aziz milletimizedir hizmetkârı olmaktan daima şeref duyduğumuz Necip milletimize bize olan güvenlerinden, bize olan teveccühlerinden dolayı özellikle şükranlarımı sunuyor. Allah razı olsun diyor. Mevla dayanışmamızı ve muhabbetimizi daim eylesin diyorum. Değerli basın mensupları. Son kabine toplantımızdan bugüne dek yurt içinde ve yurt dışında yoğun programlarımız oldu. Cumhuriyetimizin ilanının 101. yıl dönümünü 81 ilimizde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ve yurt dışı temsilciliklerimizde coşkuyla kutladık.

Sonuna kadar iki adet Gökbey daha jandarmamıza teslim edilecek. AK Parti grup toplantımızda gündemdeki meselelere dair duruşumuzu ve fikirlerimizi kamuoyumuzla paylaştık. Grup konuşmamızda detaylıca çizdiğimiz çerçeveye önümüzdeki dönem siyasetinin yol haritası olarak bakılmalıdır. Cumhuriyetimizin 101. yılını 85 milyon olarak büyük bir kucaklaşmanın vesilesi haline dönüştürmek arzusundayız.

“Bölgemizde sınırlar yeniden çizilmeye çalışırken…”

Terörün olmadığı, bölücü örgütün karanlık gölgesinin, siyasetin ve toplumun üzerinden tamamen çekildiği müreffeh, huzurlu ve güvenli bir iklimi ülkemiz genelinde mutlaka tesis ve tahkim edeceğiz. Grup toplantımızda da belirttiğim üzere Türkiye’nin geleceğinde terörizme yer olmadığı gibi terör destekli siyasete de yer yoktur.

Türkiye Kandil’deki terör baronlarının körüklediği bu kanlı ve kalleş ölüm tezgahını darmadağın etmekte kararlıdır. Bundan da geri adım atmayacaktır. Mücadelemiz sadece askerimize, polisimize, güvenlik korucularımıza ve sivil vatandaşlarımıza kurşun sıkanlarla sınırlı değildir. Bizim asıl mücadelemiz teröristler yanında bunları üzerimize salanlarla. Terör belasını kırk yıldır bu milletin başına musallat edenlerledir. Bakınız üzerine basa basa ifade ediyorum. Bölgemizde sınırlar kanla, bombalarla, siyasi suikastlerle yeniden çizilmeye çalışırken devlet ve millet olarak yolumuza eski tas, eski hava devam etmeyeceğiz.

Küresel sistem, soğuk savaştan beri en büyük değişimini yaşarken bizim gelişmeleri tribünden seyretme gibi bir lüksümüz bulunmuyor. Ya bu süreci cesur adımlarla bir şekilde kendi lehimize çevireceğiz ya da Allah korusun istikbalimizi ipotek altına alacak bu sorunlarla karşılaşacağız. Bunun önündeki engellerin en başında bölücü terör belası vardır. Uhdemizde bulunan tüm imkan ve araçlardan istifade etmek suretiyle bu terör kamburundan ülkemizi inşallah ebediyen kurtaracağız.

Bu konuda hem iktidarımızın hem de partimizin ve Cumhur İttifakı’nın iradesi azmi kararlılığı dayanışması en üst düzeydedir. Tabii bu arada şu hususun altını bir kez daha ve kuvvetle çizmek istiyorum. Demokrasi ile şiddet, sivil siyaset ile terör aynı kapta bir arada bulunmaz. bulunamaz. Dünyanın hiçbir medeni ülkesinde sırtını terör örgütüne dayayarak siyaset yapılmasına müsaade edilmez. Avrupa dahil dünyanın her yerinde böyle bir tavır siyasi partiler için kapatma bu siyaseti yapanlar için cezayı takip sebebidir. Çünkü demokrasinin ilk ve öncelikli şartı şiddeti reddetmek, terörle araya kalın duvarlar örmektir.

Ülkemizde sivil siyasetin meşru kapıları ardına kadar açıkken hileli yöntemlerle bölücü örgüte kuklalık yapanlara müsamaha gösterilmesi asla beklenemez. Şu tutarsızlık bizim gibi milletimizin de gözünden kaçmıyor. Yargının ve idarenin bazı belediyelerle ilgili aldığı hukuki ve idari tedbirler konusunda iki haftadır ortalığı ayağa kaldıranlar maalesef kan dilden yerel yönetimlere uzanan kirli ve kanlı elleri ısrarla görmezden gelmektedir. Seçilmiş başkanlar değil Örgütün atadığı neydi belirsiz tipler tarafından yönetilen belediyelerin şehirleri yerine terör örgütüne hizmet edeceği izahtan varestedir.

Milletin boğazından kısarak ödediği vergilerden belediyelere tahsis edilen helal kaynağın bölücü haramzadelere aktarılmasına asla izin veremez. Terör örgütünün belediye gücüyle haraç mekanizmaları kurmasına göz yumamayız. Ölücü örgüt komiserlerinin belediye binalarının mahzenlerinde başkan tokatladığı belediye araç gereçlerinin hizmet için değil çukur kazmak için kullanıldığı bir manzarayı bu ülkeye ve şehirlerimize kesinlikle yaşatmayacağız. İnanıyorum ki böyle bir tabloya bizim gibi akıl ve vicdan sahibi hiç kimse rıza göstermez. Hiç kimse kayıtsız kalamaz. Bunu tasvip edemez. Aziz milletim görevden alınan tüm belediyelerde olan işte budur.

Esenyurt Başkanı’nın kağıt üzerinde bir başka partinin mensubu gözükmesi, bu hakikati değiştirmiyor. Asıl üzüntü verici olan ise devletin bu çerçevede hayata geçirdiği meşru tasarrufları karşısında adeta aslan kesilenlerin. polisimize, jandarmamıza atılan taşlar bombalar karşısında süt dökmüş kediye dönmeleridir. kürsüden savcıları, kaymakamları, valileri pervasızca tehdit edenlerin, bölücü örgütün şehirdeki uzantılarının estirdikleri terör karşısında tek bir cümle dahi kurmadıklarını, daha doğrusu kuramadıklarını ibretle takip ediyoruz. Bunun adı korkaklıktır. İki özelliktir. Teröre teslim olmak, kendi çıkarları için koskoca bir milletin geleceğini tehlikeye atmaktır. Meselenin daha vahim tarafı ülkenin ikinci büyük partisinin dümeni kırılmış gemi gibi misali sürekli sağa sola savrulmasıdır.

Bakıyorsunuz bir gün bu partinin Sayın Genel Başkanı Ankara’da vatan millet, bayrak, cumhuriyet edebiyatı yapıyor aynı kişi ertesi gün bakıyorsunuz ülkenin bir başka köşesinde Türkiye’yi açıkça tehdit edenlerle, alçak terör eylemlerini övenlerle ve şehir eşkıyalarıyla aynı otobüsün üzerinde korsan miting düzenli. Esasında tüm bu yaşananlar bize şunu gösteriyor. ülkenin en eski partisinin birilerinin kişisel kariyeri uğruna kurduğu ittifakın müttefiklerini özellikle Türkiyelileştirmek yerine ana muhalefetin kendisini enfekte etmekte, zehirlemekte, kurucu değerlerinden saptırmaktadır. Görüyoruz ki artık ana muhalefet yok tabi, muhalefet var. Bu parti giderek ittifak ortaklarının rengini alıyor. Nitekim bu benzerlik siyaset diline ve üslubuna da yansımıştır. Yani ataların deyimiyle üzüm üzüme bakarak kararıyor. Bu dejenerasyona söz konusu partinin kendi bünyesinden de haklı itirazların yükseldiğini duyuyoruz, okuyoruz. Tekrar söylüyorum.

Hangi siyasi partiye mensup olursa olsun milletten sandıkta aldığı yetkiyi millet için kullananlarla hiç kimsenin bir sorunu olamaz. Teröre, teröristlere ve Kandil’in komiserlerine iradesini teslim etmeyenlere devlet olarak gereken desteği sağlamaktan imtina etmeyiz. Nitekim bu doğrultuda irade gösteren belediye başkanlarına seçildiği yere bakmaksızın devletimiz tüm imkanlarıyla sahip çıkmakta destek vermektedir. Ana milletin ama milletin emanetinin ülkenin ve milletin imkanlarının terör baronlarına peşkeş çekilmesine de yine partisine bakmaksızın Kusura bakmasınlar eyvallah edemeyiz. Bugüne kadar tüm adımlarımızı hukuk ve demokrasi çerçevesinde attık.

Yargı ve mahkeme kararları çerçevesinde attık. Bundan sonra da hukukun üstünlüğü ve milli iradenin hakimiyeti ilkesine göre hareket edeceğiz. Aziz milletim grup toplantımızdan hemen sonra bu sene Dokuzuncusu düzenlenen uluslararası hafızlık ve Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışmasında dereceye giren kardeşlerimize ödüllerini takdim ettik. Yarışmaya katılan elli dört ülkeden doksan dört hafız ve Kari’nin tamamını tebrik ediyor. yarışmanın tertiplenmesinde emeği geçenleri ayrıca tebrik ediyorum.

Senegal Cumhurbaşkanı’nın ülkemize gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldukça başarılı ve verimli geçti. Senegal ile Türkiye arasında yüksek düzeyli stratejik iş birliği konseyi kurulmasını kararlaştırdık. Ortak bildiri dahil imzalanan 5 anlaşmayla ilişkilerimizi ileriye taşıdık. Kasım ayının ilk günü İstanbul’da kabul ettiğimiz Irak Başbakanı Sayın Sudani ile olan istişarelerimizde aynı şekilde kritik öneme sahipti. Komşumuz, kardeşimiz, yakın dostumuz olan Irak’la dayanışmamız terörle mücadele, enerji ulaştırma ve ticaret başta olmak üzere her alanda güçleniyor. Bugüne kadar en zor zamanında yanında olduğumuz Irak’ı bundan sonra da tüm imkanlarımızla destekleyeceğiz. İslam dünyasının en önemli ekonomik ve ticari işbirliği platformu olan İSEDAK’ın 40. Bakanlar toplantısına İstanbul’umuzda ev sahipliği yaptık.

Türkiye olarak İSEDAK’tan özellikle İslam ülkeleri arasındaki ticari ve ekonomik iş birliğimizi ilerletmenin çabasındayız. Hedeflerimize ulaşana kadar da gayretlerimizi artırarak sürdüreceğiz. Değerli basın mensupları, Türk dünyasının birlik ve bütünlüğüne büyük önem veriyoruz. Nitekim Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıyla bu yönde tarihi bir adım attık. Teşkilatın on birinci devlet ve hükümet başkanları zirvesini Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Sayın Çaborov’un ev sahipliğinde başarıyla icra ettik.

Zirve vesilesiyle sekiz yeni anlaşma imzalandı. Kırgızistan’la yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyi 6. toplantısını da zirvenin bir gün öncesinde gerçekleştirdik. Bu toplantıda Kırgızistan’la ilişkilerimizi kapsamlı stratejik ortaklık seviyesine yükselterek 19 belgeye imza attık. Manas Üniversitemizde tamamlanan projelerin toplu açılışıyla 150 yataklı Türk Kırgız Dostluk Hastanesi’nin resmi açılışını da bu ziyaret vesilesiyle yaptık. Bishkek’ten Maceristan’ın başkenti Budapest’e geçerek Avrupa siyasi topluluğunun 5. zirvesine iştirak ettik. Budapeşte’de aralarında Fransa, Hollanda, Danimarka’nın da olduğu çok sayıda devlet ve hükümet başkanıyla ikili görüşmelerimiz oldu. Görüşmelerimizin tamamında Gazze ve Lübnan’da devam eden katliama dikkat çektik.

Avrupalı dostlarımızın Güncel siyasi gelişmelerinde baskısıyla Türkiye ile ilişkileri ilerletme noktasında çok istekli olduklarını gördüm. Biz de kazan kazan ve karşılıklı saygı temelinde Avrupa Birliği ve ülkeleri ile iş birliğimizi güçlendirmeye hazır olduğumuzu ifade ettik. Önümüzdeki dönemde bunun yansımalarını göreceğimize inanıyorum. Kadın ve Demokrasi Derneği kademin düzenlediği uluslararası zirveler kadınlarla ilgili çok kritik meselelerin etraflıca irdelenmesini sağlıyor. Bu sene altıncısı tertiplenen zirvenin ana teması kadın ve yapay zekaydı.

Teknolojinin hayatımızın her alanını kuşattığı günümüzde yapay zekanın mevcut adaletsizlikleri derinleştirmesinin önüne geçilmesi gerektiği anlaşılıyor. Kadem’in böyle güncel bir konuyu gündemine almasını takdirle karşılıyor. Zirve’nin tekrar tüm kadınlar için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Bu sabah Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nun yeni binasını hizmete açtık. Kabine toplantımız öncesinde de Gazi Paşa’nın 1921-1932 yılları arasında Ankara’da ikamet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk resmi konutu da olan Atatürk Müze Köşkü’nün restorasyon sonrası açılışını gerçekleştirdik. Burada bir üzüntümü de ifade etmek isterim. Ülkemizde bir kesim Cumhuriyetin özüne ve asli kimliğine dönmesinden ciddi manada rahatsızlık duymaktadır. Bizim gardırop Atatürkçüleri ve son dönemde de sosyal medya Atatürkçüleri olarak tarif ettiğimiz bu malum çevreler imtiyazlarını kaybetmemek uğruna ellerine geçirdikleri her fırsatı istismar ediyorlar.

“Nifak tüccarlığından başka bir şey değil”

Rahatsızlıklarının sebebini açıkça söylemek yerine saçma sapan ikilikler ihtiyaç ederek Türkiye’nin sembolleri arasında zıtlık çıkarmaya daha doğru bir ifade ile fitne çıkarmaya Gayret ediyorlar. Bunun en son örneği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile Çankaya Köşkü’dür.

15 Temmuz gecesi FETÖ’cü alçaklar tarafından hedef alınan etrafında 29 insanımızın şehit olduğu gazi bir mekanla gazinin emaneti olan Çankaya Köşkü’nü karşı karşıya getirmek nifak tüccarlığından başka bir şey değildir. Külliye milletin evidir. Köşk ise Gazi Mustafa Kemal’in ve bizden önce görev yapan cumhurbaşkanlarının hatırasının olduğu cumhuriyetin anıt yapılarından birisidir. Biz birini diğeriyle tokuşturmak, birini diğerinin karşısına konumlandırmak yerine her ikisine de hak ettiği değeri veriyoruz, vereceğiz. İşte bugün tüm bu senaryoları yırtıp attığımız bir toplantıyı kabinemizin 28. toplantısını burada gerçekleştirdik.

Çankaya Köşkü’nü de milletin evi ve kıvanç kaynağı olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni de en verimli şekilde kullanmaya devam edeceğiz. Aziz milletim değerli basın mensupları son toplantımızdan bu yana ekonomimizle ilgili sevindirici haberleri arka arkaya aldık. Kasım ayının ilk cumartesi günü ihracat rakamları açıklandı. Ekonomimizin lokomotifi olarak gördüğümüz ihracatımızdaki yükseliş kesintisiz sürüyor. Ekim ayı ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde üç virgül altı artış ile yirmi üç virgül altı milyar dolara çıktı.

Ekim ayında da gelen rekor ile son on beş ayın onunda o ayın ihracat rekoru kırıldı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise %3,1 artışla toplam 262,3 milyar doları buldu. Ekim ayı itibariyle son 12 ayda yıllıklandırılmış dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre 35,1 milyar dolar azaldı. Mal ihracatına bağlı olarak Dünya hizmet ihracatında da payımızı istikrarlı bir şekilde artırıyoruz. Yılın ilk 8 ayında hizmet ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %7,3 artışla toplam 74 milyar dolara yükseldi. Ekim ayında yıllıklandırılmış cari işlemler açığının 9-10 milyar dolar aralığına kadar gerilemesini öngörüyoruz.

Merkez Bankamızın bürüt rezervlerinin 159 milyar dolarla tarihimizin en yüksek seviyesine çıktığının müjdesini bugün sizlerle paylaşmak istiyorum. Türkiye gerek uyguladığı program gerekse sahip olduğu potansiyelle gelişmekte olan ülkeler içinde pozitif yönde ayrışmaktadır. Üç büyük kredi derecelendirme kuruluşu tarafından notu ikişer kademe arttırılan tek ülke olmamız elbette tesadüf değildir. Ekonomi programımızı kararlı bir şekilde uyguladıkça daha pek çok alanda olumlu neticeleri almaya devam edeceğiz. Turizm yine bu dönemde başarı hikayesi yazdığımız bir başka alandır.

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK tarafından açıklanan 2024 yılının 3 çeyrek turizm rakamları burada da çok ciddi bir ivme yakaladığımızı gösteriyor. Buna göre Temmuz, Ağustos, Eylül dönemini kapsayan 3. çeyrek turizm gelirimiz bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,9 oranında artarak 23,2 milyar dolara çıktı.

Böylelikle bir çeyrekte elde edilen en yüksek turizm gelirine ulaştık. Ziyaretçi sayısı yine aynı dönemde 2023’ün aynı çeyreğine göre yüzde 3,5 artarak 23,2 milyon kişiye yükseldi. İlk 9 ayda toplam 47 milyar dolar turizm gelirine ulaşarak bu alanda da rekor kırdık. Turizmde 2024 sonu hedefimiz 61 milyon turist ve 60 milyar dolar turizm geliridir. Bölgesel krizlere rağmen inşallah bu rakamları yakalayacağız. Buradan tüm bu başarılara imza atan turizmcilerimize ve ihracatçılarımıza ülkem ve milletim adına kalpten teşekkür ediyorum.

Kasım ayını yurt dışı toplantılar bağlamında oldukça yoğun geçiriyoruz. İnşallah yarın sabah İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Ortak Zirvesi için Riyad’a gidiyoruz.

Gazze başlı olmak üzere işgal altındaki Filistin toprakları ve Lübnan’daki katliamları görüşeceğimiz toplantının hemen ardından salı günü Dünya İklim Eylem Zirvesi’ne katılmak üzere Bakü’ye geçeceğiz. Hafta sonu ise G20’nin Rio’ya yapılacak Liderler Zirvesi’ne iştirak etmek için Brezilya’ya hareket edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Bu duygularla toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bir kez daha hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum.”

Paylaşın

Bilim İnsanları, Güneş Sistemi’nde “Yıldızlararası Tünel” Keşfetti

Bilim insanları, yakın zamanda Güneş Sistemi’nin etrafında yaklaşık bin ışık yılı boyunca uzanan geniş bir boşluk olan Yerel Sıcak Kabarcığı’nı (LHB) haritaladı.

Oluşumu antik süpernova patlamalarına dayanan bu düşük yoğunluklu bölge, bilim insanlarını büyülüyordu.

Çığır açan yeni bir araştırma, Yerel Sıcak Kabarcığı’nın (LHB) bir özelliğini ortaya çıkardı: Centaurus takımyıldızına doğru bir yıldızlararası tünel. Bilim insanlarına göre tünel, başka yıldız sistemlerine bağlanabilir.

Bilim insanları, Güneş Sistemi’nde başka yıldız sistemlerine bağlanabilecek bir “yıldızlararası tünel” bulduklarını açıkladı.

Astronomy & Astrophysics (AA) adlı hakemli bilimsel dergide yayınlanan araştırmaya göre tünel, yüzlerce ışık yılına denk bir alanı kapsayarak Güneş Sistemi’ni çevreleyen ve “Yerel Sıcak Kabarcık” olarak bilinen muazzam sıcaklıktaki gaz yapısının bir parçası.

Bulgular, bu tünelin yakındaki daha büyük bir kabarcıkla bağlantı kurabileceğini gösteriyor.

Almanya’daki Max Planck Dünya Dışı Fizik Enstitüsü’nden bilim insanları, Dünya atmosferinin tamamen dışındaki ilk x-ışını gözlemevi olan eROSITA teleskobunun topladığı verileri inceledi.

Bilim insanları, Yerel Sıcak Kabarcık’ın üç boyutlu modelini oluşturarak bu devasa yapının önceden bilinen bazı özelliklerini doğruladı. Ancak aynı zamanda tamamen yeni özellikler de buldu.

Michael Freyberg, “Bilmediğimiz şey, daha soğuk olan yıldızlararası ortamda bir boşluk açarak Centaurus’a doğru uzanan bir yıldızlararası tünelin varlığıydı,” dedi.

Yerel Kabarcık’ın varlığı, 50 yıldan uzun bir süre önce, gözlemlerin arka planındaki X-ışını radyasyonunun varlığını açıklamak için ortaya atıldı.

Yıldız sistemleri arasındaki boşluk, dağınık gaz ve toz bulutlarıyla dolu olduğundan bu düşük enerjili X-ışını emisyonlarının, gök bilimcilerin onları tespit etmesinden çok önce emilmiş olması gerekiyordu.

Bilim insanları, bu kabarcığın, yaklaşık 14 milyon yıl önce bir dizi süpernovanın yakınlardaki tüm gaz ve toz bulutunu savurarak yaklaşık 1.000 ışık yılı çapında bir boşluk oluşturmasıyla doğduğunu düşünüyor. Buna kanıt olarak, eski süpernovaların kalıntıları sunuluyor.

Yeni araştırmanın yazarları, keşfettikleri yıldızlararası tünelin, yıldızların saldığı enerji patlamalarıyla oluşan ve tüm Samanyolu Galaksisi’ni kaplayan yıldızlararası ortam ağının parçası olabileceğini öne sürüyor.

Yıldızlararası tünelle birlikte, Yerel Kabarcık’ın ayrıntılı modellemesi, kuzey bölgesinin güneyden belirgin şekilde daha sıcak olduğunu da gösterdi.

Bu da son birkaç milyon yılda, kabarcığı genişleten ve içindeki maddeyi tekrar ısıtan yeni süpernovaların gerçekleşmiş olabileceğini düşündürüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

DEM Parti’den İktidara “Kayyım” Politikalarından Vazgeçin Çağrısı

İstanbul Sancaktepe’de ‘Kayyım değil demokrasi’ başlığıyla halk buluşmasında konuşan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, iktidara kayyım politikalarından vazgeçmesi çağrısında bulundu:

“DEM Parti olarak diyoruz ki el sıkmaya hazırız. Türkiye’nin adil onurlu barışı için yıllardır elimiz havada. Ama siz bir elinizde sanki barış elinizi uzatıp, diğer elinizle kayyım atarsanız toplumsal uzlaşı yapılamaz. Önce bu kayyımlardan vazgeçin.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), kayyımları protesto etmek amacıyla İstanbul Sancaktepe’de ‘Kayyım değil demokrasi’ başlığıyla halk buluşması gerçekleştirdi.

Sancaktepe’deki Demokrasi Caddesi’nde toplananlar, buradan yürüyüşe geçerek, DEM Parti Sancaktepe İlçe Örgütü binası önüne geldi. DEM Parti Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan ve İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu’nun katılım sağladığı buluşmada, “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” pankartı açıldı. Çok sayıda yurttaşın katılım sağladığı buluşmada, “Jin jiyan azadî” ve “Bijî berxwêdana gelan” sloganları atıldı.

Buluşmada ilk olarak konuşan DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Murat Kalmaz, iktidarın kayyım politikasının demokrasiye darbe olduğunu belirterek, “İki dönemdir Kürt halkının iradesini tanımayan politikalarınıza direneceğiz. Bu politikaların uygulanmasına Kürt halkı ve demokrasi güçleri izin vermeyecektir. Yaptığınız diktatörlüktür, yaptığınız faşizmdir. Kürt halkı size boyun eğmedi, boyun eğmeyecek” dedi.

Ardından söz alan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti’nin onurlu bir adalet ve barış için işkence, hapis, ölüm ve birçok baskıya karşı seslerini İstanbul’dan Batman’a ve Mardin’e kadar yükselttiklerini vurguladı. Doğan, “Sesimizin duyulmasını istemeyenler bilsinler ki biz buralara sığmayız. O yüzden bizi tehditle, şantajla baskıyla yıldıramazsınız. Gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Sizin gibi darbelerle güçlenmiyoruz. Siz darbelerle büyüyeceğinizi zannediyorsunuz ama çok büyük yanılıyorsunuz. 1990’larda süper valiler vardı. Kara bir leke olarak durur. Biz diyoruz ki kayyım değil, demokrasi gerçektir ve bir kardeşleşme halidir. Bunların sözde değil, özde olması gerekir.”

Birçok belediyeyi iktidarın taşımalı seçmenlerine rağmen kazandıklarını ifade eden Doğan, “Bu kazanımlar kolay elde edilmedi. Tabi ki alanlarda, meydanlarda, sokaklarda olacağız. Ama sizin bu kayyım modelini, bu ülkenin yönetim biçimi yapmanıza izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin İstanbul’dan verdiği fotoğrafa bakın. Bizim güvenliğimiz için mi? Hayır bizim sözümüzü söylemememiz için. Kaç hükümet, başbakan geldi geçti, onlar kalmadı. Ama halkların ortak mücadelesi kaldı” diye konuştu.

Doğan, iktidara kayyım politikalarından vazgeçmesi çağrısında bulunarak, son dönemde gündeme getirilen ‘Kürt sorununun çözümü’ tartışmalarına da değindi. Doğan, devamla şunları kaydetti: “Bugün Kürdistan’a reva görülen Esenyurt’a da reva görüldü. ‘Kürt yönetemez, konuşamaz’ diyorlar. Her şeyi yasaklayabileceğini sananlara diyoruz ki, bu yol yol değildir. Biz sokakta alanda olmaya devam edeceğiz. Bizi vazgeçiremeyeceksiniz o yüzden gelin siz vazgeçin. DEM Parti olarak diyoruz ki el sıkmaya hazırız. Türkiye’nin adil onurlu barışı için yıllardır elimiz havada. Ama siz bir elinizde sanki barış elinizi uzatıp, diğer elinizle kayyım atarsanız toplumsal uzlaşı yapılamaz. Önce bu kayyımlardan vazgeçin.”

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

Süper Lig: Fenerbahçe Hata Yapmadı

Süper Lig’in 12. hafta maçında Fenerbahçe ile Sivasspor, Şükrü Saraçoğlu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Kadir Sağlam’ın yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe 4 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin gollerini 24. dakikada Samet Akaydin, 54. dakikada penaltıdan Dusan Tadic, 82. dakikada Sofyan Amrabat ve 90+4. dakikada Allan Saint-Maximin kaydetti.

Fenerbahçe, bu galibiyet ile puanını 26’ya çıkardı ve Galatasaray ile puan farkını 5’e indirdi. Sivasspor ise, 17 puanda kaldı.

Müsabakada ilk yarıyı Samet Akaydın’ın 24. dakikadaki golüyle 1-0 önde tamamlayan Fenerbahçe, 54. dakikada Tadic’in penaltı atışında fileleri havalandırmasıyla farkı 2’ye çıkardı.

Müsabakanın 82. dakikasında ise Sofyan Amrabat farkı 3’e çıkaran isim oldu. Faslı futbolcu, Sivasspor savunmasının uzaklaştırmak istediği topu uzaktan filelere göndererek Kadıköy’deki ilk gol sevincini yaşadı.

Maçta son sözü Allan Saint-Maximin söyledi. 90+4. dakikada Szymanski’nin pasında soldan ceza sahasına giren Maximin, çaprazdan yaptığı vuruşla skoru ilan etti: 4-0.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Kadir Sağlam, Kerem Ersoy, Serkan Çimen

Fenerbahçe: Dominik Livakovic, Osayi-Samuel, Samet Akaydin, Çağlar Söyüncü (Alexander Djiku dk. 12 (Rodrigo Becao dk. 88), Filip Kostic, Mert Hakan Yandaş (Fred dk. 71), Sofyan Amrabat (Bartuğ Elmaz dk. 88), Dusan Tadic, Sebastian Szymanski, Saint-Maximin, En-Nesyri (Edin Dzeko dk. 71)

Sivasspor: Dorde Nikolic, Murat Paluli, Uros Radakovic, Noah Sanko, Azizberk Turgunbayev (Emirhan Başyiğit dk. 62), Achilleas Poungouras (Jan Bieganski dk. 78), Keita Balde (Queensy Menig dk. 62), Samuel Moutoussamy (Yılmaz Cin dk. 90), Charilaos Charisis, Garry Rodrigues (Emrah Başsan dk. 78), Fode Koita

Goller: Samet Akaydin (dk. 24), Dusan Tadic (dk. 54 pen.), Sofyan Amrabat (dk. 82), Saint-Maximin (dk. 90+4) (Fenerbahçe)

Paylaşın

Erdoğan, Yine Tek Parti Dönemini Hedef Aldı

10 Kasım Atatürk’ü Anma programında konuşan Erdoğan, tek parti döneminin faşizminin Türkiye’nin gelişimini engellediğini, ülkenin koalisyonlar ve kifayetsiz kadrolar nedeniyle geri kaldığını belirtti.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 86. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen anma töreninde konuştu.

Erdoğan, birlik ve beraberliğe zarar veren her eylemin Gazi Mustafa Kemal’e ihanet olduğunu belirterek, “Bir dönem gardırop Atatürkçülerinden çekiyorduk, şimdi ise sosyal medya Atatürkçülerinin verdiği zarar Türkiye’nin düşmanlarıyla yarışır seviyeye ulaştı” dedi. Erdoğan, “Atatürkçülük maskesi altında emperyalistlerin hain emellerine hizmet eden bu güruhu milletimizin takdirine bırakıyoruz” dedi.

Erdoğan, Mustafa Kemal Atatürk’ün ömrünün biraz daha uzun olması halinde Türkiye’nin II. Dünya Savaşı sonrası bambaşka bir konumda olacağını ifade ederek, “Maalesef Gazi’nin vefatıyla bu fırsatı kaçırdık” dedi. Erdoğan, tek parti döneminin faşizminin Türkiye’nin gelişimini engellediğini, ülkenin koalisyonlar ve kifayetsiz kadrolar nedeniyle geri kaldığını belirtti.

Ülkenin çeşitli saldırılara ve sabotajlara karşı direnç gösterdiğini vurgulayan Erdoğan, “Aldığımız tedbirler ve programlarla bu ekonomik krizden de alnımızın akıyla çıkacağız” diyerek, “terörle mücadelede” yeni güvenlik tedbirlerinin uygulanacağını açıkladı.

Erdoğan, “40 yıllık terör oyununu bozarak, milletimiz ve devletimiz arasındaki bağı güçlendireceğiz” dedi. Erdoğan, terörle mücadele ve ülkenin bağımsızlığına yönelik vurgularıyla dikkat çekti.

Erdoğan, sınır ötesi operasyonların kararlılıkla devam edeceğini belirterek şunları söyledi: “Gelecek dönemde sınırlarımız boyunca oluşturduğumuz güvenli bölgenin eksik halkalarını da tamamlayacağız. Terör örgütleriyle sınırlarımız arasındaki irtibatı tamamen keseceğiz. Bölücü terör örgütünü ülkemiz için tehdit olmaktan çıkaracak operasyonlar devam edecek. Tüm imkânlarımızı sonuna kadar kullanacağız.

Gelecek dönemde sınırlarımız boyunca oluşturduğumuz güvenli bölgenin eksik halkalarını da tamamlayacağız. Terör örgütleriyle sınırlarımız arasındaki irtibatı tamamen keseceğiz. Bölücü terör örgütünü ülkemiz için tehdit olmaktan çıkaracak operasyonlar devam edecek. Tüm imkânlarımızı sonuna kadar kullanacağız.

Ülkemizi tekrar emperyalistlerin güdümüne sokmak isteyenler Allah’ın izniyle başaramayacaklar. Faili meçhul cinayetler ve Cumhuriyet Mitingleri gibi hezeyanlarla denediler, olmadı. Bunu Gezi olayları gibi provokasyonlarla denediler, olmadı. Bunu terör örgütlerini şehirlere göndererek denediler, yine olmadı.”

Paylaşın

CHP’den “Kayyım” Tepkisi: Darbeden Beter

“Demokrasi Nöbeti”nde konuşan CHP Milletvekili İnan Akgün Alp, “12 Eylül’lerde biz darbeleri gördük ama AK Parti’nin zihniyeti darbecilerden de beterdir” dedi ve ekledi:

“Kayyım darbeden beterdir. Çünkü darbeciler bile bir süre sonra seçilmişlere görevlerini devrettiler. Bunlar ise kayyım rejimini sürekli hale getirmek istiyorlar.”

Kent Uzlaşısı kapsamında yüzde 49 oy oranı ile Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Esenyurt Belediye Başkanı seçilen Ahmet Özer’in 30 Ekim’de görevden alınarak yerine kayyım atanmasının ardından CHP’nin başlattığı ‘Demokrasi Nöbeti’ devam ediyor.

Denokrasi Nöbeti’nde bir araya gelenler, “AKP’nin kayyımı Esenyurt’tan defol”, “Esenyurtlu burada başkanının yanında” sloganları attı.

Nöbete katılan CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp burada bir açıklama yaptı. Artı Gerçek’in aktardığına göre; Alp şöyle konuştu: “Öncelikle mesajımız Ahmet Özer’edir. Hocam biz sana inanıyoruz, biz senin masum olduğuna dürüstlüğüne ve temizliğine eminiz.

En kısa zamanda seni aramızda göreceğimize inanıyoruz. Bütün Esenyurt halkı da partin de hepsi seninle beraberdir. Ahmet Özer tutuklanırken aklında şüphe olan geniş kesimlere seslenmek istiyorum; bu dosyanın içinde olsa olsa ranta karşı direniş olur. Sakın inancınızı, direnişinizi kaybetmeyin.

İkinci mesajımız bu kayyım rejimine bel bağlayanlaradır. 12 Eylül’lerde biz darbeleri gördük ama AK Parti’nin zihniyeti darbecilerden de beterdir. Kayyım darbeden beterdir. Çünkü darbeciler bile bir süre sonra seçilmişlere görevlerini devrettiler. Bunlar ise kayyım rejimini sürekli hale getirmek istiyorlar.”

Paylaşın