Merkez Bankası Rezervleri 698 Milyon Dolar Azaldı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası( TCMB) brüt döviz rezervleri geçen haftaya göre 698 milyon dolar düşüş gösterdi. TCMB verilerine göre, geçen hafta 66 milyar 96 milyon dolar olan rezervler, 29 Nisan ile sona eren haftada 65 milyar 398 milyon dolara geriledi.

TCMB altın rezervleri 42 milyar 820 milyon dolardan 41 milyar 466 milyon dolar seviyesine geldi. Böylece TCMB toplam rezervleri 108 milyar 916 milyon dolarken 106 milyar 864 milyon dolar oldu.

Aynı dönemde TCMB’nin net uluslararası rezervleri 155 milyon dolar düşüş gösterdi. Geçen hafta 17 milyar 165 milyon dolar olan net uluslararası rezervler 29 Nisan ile sona eren haftada 17 milyar 10 milyon dolara geldi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

‘Galaktik Bale’nin Fotoğrafı Çekildi

Dünya’dan yaklaşık 60 milyon ışık yılı uzaklıktaki iki galaksi, “galaktik bale” yaparken görüntülendi. Salı yayımlanan fotoğrafta NGC1512 adlı çubuklu sarmal galaksi solda, NGC 1510 adlı merceksi galaksiyse sağda yer alıyor.

Saat (Horologium) Takımyıldızı’ndaki ikili, 400 milyon yıldır birleşme sürecinde. Bu durum ayrıca milyonlarca yıldızın oluşmasına sebep oldu.

Söz konusu fotoğrafta da iki galaksiyi birleştiren bir “yıldız köprüsü” görülebiliyor. Köprü, iki galaksinin arasındaki kütleçekimsel etkileşimin de bir kanıtı.

Uzmanlar, kütleçekimsel etkileşim iki galaksinin şekillerini bozduğunu da sözlerine ekledi.

İkili en nihayetinde birleşerek daha tek bir büyük galaksi halini alacak.

Bununla birlikte fotoğraf, Şili’deki Cerro Tololo Amerika Kıtası Gözlemevi’nde kurulu Víctor M. Blanco isimli 4 metrelik teleskobun üzerine monte edilen 570 megapiksellik Karanlık Enerji Kamerası’yla (The Dark Energy Camera) çekildi.

Kamera şimdiye kadar dünyanın dört bir yanından 400’ü aşkın bilim insanının, yüz milyonlarca galaksinin haritasını çıkarmasına, süpernovaların izini sürmesine ve evrendeki kozmik yapıları incelmesini sağladı.

Görselin ayrıca ultra yüksek çözünürlüklü 100 megapiksel hali de yayımlandı. Kullanıcılar yakınlaştırma özelliğiyle görseli istedikleri gibi inceleyebiliyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kovid 19 Salgınında Yaklaşık 15 Milyon Kişi Hayatını Kaybetti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Kovid 19 hastalığına yol açan koronavirüsten ya da salgın nedeniyle yoğun baskı altında kalan sağlık sistemleri nedeniyle son iki yılda yaşanan can kaybının 15 milyona yakın olduğunu açıkladı.

Bu rakam 6 milyon olarak açıklanan resmi can kaybı sayısının iki katından fazla. Ölümler en fazla Güneydoğu Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında yaşandı.

Birleşmiş Milletler’e bağlı bir kurum olan DSÖ’nün son yayımladığı raporu kmuoyuyla paylaşan Genel Direktör Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, bu rakamın gelecekteki acil sağlık durumlarının önüne geçilebilmesi için kapasitelerini geliştirmek üzere yatırıma yönlendirilmek için ülkelerin “aklını başına getrirmesi” gerektiğini belirtti.

DSÖ’nün Kovid 19 kaynaklı asıl can kaybı sayısını hesaplamakla görevlendirdiği bilim insanları, Ocak 2020 ile 2021 yılı sonuna kadarlık sürede 13, 3 milyon ila 16,6 milyon kişinin yaşamını yitirdiği tahmininde bulunuyor.

Bu ölümlerin ya koronavirüsten ya da örneğin kanserli hastaların Kovid hastalarıyla dolu hastanelerde tedaviye erişim güçlüğü yaşaması gibi salgının sağlık sistemi üzerinde yarattığı etkilerden dolayı yaşandığı bildiriliyor.

Bu rakamlar ülkelerin rapor ettiği veriler ve istatistik modellemelerinden elde edildi. DSÖ henüz bu rakamın kaçının doğrudan koronavirüs kaynaklı, kaçının ise pandeminin etkisinden dolayı olduğuna dair ayrıntılı döküm yapmadı.

Güney Kore örneği

Amerika Birleşik Devletleri’ndek Yale Halk Sağlığı Okulu’ndan bulaçıcı hastalıklar uzmanı Albert Ko “Bu çalışma fasulye saymaya benziyor ama DSÖ’nün bu rakamları elde etmesi pandemiyi anlamak ve bu salgınla mücadeleyi sürdürürken gelecekteki pandemilerle savaşmak için çok kritik önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

DSÖ’nün çalışmasında yer almayan Ko, örnek olarak Güney Kore’deki halk sağlığına yoğun yatırım yapılması kararının MERS salgınından ağır şekilde etkilenmesi üzerine aldığını belirtti.

Ko’ya göre Güney Kore bu sayede Kovid 19’u kişi başına ölüm oranında ABD’den 20 kat az şekilde etkilenerek atlattı.

Kesin rakam hiç hesalanamayabilir

Pandemi devam ederken Kovid 19 kaynaklı ölümlere ait kesin rakamların hesaplanmasından bazı zorluklar yaşandı.

Örneğin test kapasitesinin sınırlı olması ve ülkelerin Kovid 19 kaynaklı ölümleri farklı hesaplamasından kaynaklanan sebeplerle rakamlar virüsün yaratığı yıkımın yalnızca bir bölümünü gösterdi.

DSÖ’ye bildirilen ve John Hopkins Üniversitesi tarafından ayrı şekilde sayılan resmi hükümet verilerine göre bugüne kadar  6 milyondan fazla koronavirüsten dolayı can kaybı yaşandı.

Öte yandan Washington Üniversitesi’ndeki Sağlıık Ölçüm ve Değerlendirme Enstitüsü’nden bilim insanları  Ocak 2020-Aralık 2021 aralığındaki Kovid 19 ölümlerinin 18 milyonun üzerinde olduğunu hesapladı. Kanadalı araştırmacıların öncülüğünde yürütülen ve Lancet bilimsel dergisinde yayımlanan çalışmaya göre sadece Hindistan’da sayılmayan koronavirüs ölümleri 3 milyondan fazla.

Hindistan ise ölü sayısının resmi açıklanandan daha fazla olduğu iddialarını reddederek DSÖ’nün Kovid 19 ölümlerini sayma metodunu tartışmaya açtı.

Hint hükümetinin bu hafta başında açıkladığı yeni veriler 2020’de bir önceki yıla kıyasla 474 bin daha fazla ölüm yaşandığını gösterdi, ancak hükümet bu durumun salgınla bağlantılı olmadığını belirtti. Hindistan bulaşıcılık derecesi yüksek delta varyantı ülkeyi kasıp kavurduğu ve binlerce kişinin ölümüne neden olduğu dönemde 2021 için hiç bir ölü sayısı tahmini açıklamamıştı.

Yale Üniversitesi’nden Albert Ko, DSÖ’nün çalışmasının pandemiye dair örneği Afrika’nın düşük aşılanma oranına rağmen virüsten en az etkilenen kıta olması gibi bazı gizemleri açıklayabilmek için daha iyi verilere ihtiyaç olduğu görüşünde.

Ko ayrıca İngiltere ve ABD gibi zengin ülkelerde yaşanan yüksek ölümlerin pandemiyle mücadelede kaynağa sahip olmanın tek başına yetmeyeceğini de açığa çıkardı.

İngiltere’deki Exeter Üniversitesi’nden halk sağlığı uzmanı Dr Bharat Pankhania ise Kovid 19’dan kaynaklı gerçek can kaybı sayısının belki de hiç bilinemeyecğine dikkat çekti.

Dr Pankhania “Böylesine büyük bir salgında insanlar oksijensizlikten sokaklarda ölürken, cesetler terkedilirken ya da kültürel inanışlara göre derhal yakılır veya gömülürken kaçkişinin öldüğünü hiç öğrenemeyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

İspanyol gribiyle kıyaslama

1918’de patlak veren İspanyol gribinde can kaybının 100 milyonu bulduğunu tahmin ediyor. Bu salgınla kıyasla Kovid 19 kaynaklı ölümler az görünse de Dr Pankhania modern tıp ve özellikle aşıların son derece hızla geliştirildiği bir çağda bu kadar çok ölümün utanç verici olduğu görüşünde.

İspanyol gribiyle bir diğer kıyaslamanın uzun Kovid olduğuna dikkat çeken uzman “İspanyol gribinde grip vardı ve bazı akciğer hastalıkları yaşanıyordu ama bu kadardı. Oysa Kovid 19’da halen dirençli bir bağışıklık sorunu ile karşı karşıyayız” uyarısında bulundu.

“Uzun Covid’in insanları hangi ölçüde etkilediğinin tam bilinmediğinin altını çizen Dr Pankhania bu kişilerin tekrar eden enfeksiyonlar durumunda ömürlerinin kısalabileceği ya da başka problemlerle karşılacabileceğinin de altını çizdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu’nun Karadeniz Ziyaretinin Ardından Neler Konuşuldu?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram vesilesiyle Karadeniz turuna çıktı. Belediye seçimlerinden bu yana devam eden, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıyla ilgili tartışmalar, bu gezi ve yaptığı meydan konuşmalarıyla tekrar canlandı. Bir tartışma konusu da geziye çağırılan gazeteciler oldu.

Salı günü uçakla Trabzon’a giden İBB Başkanı, buradan otobüsle Rize’ye geçti. Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ilçelerinin ardından Artvin Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve son olarak Trabzon’da meydan konuşmaları yaptı. Trabzonspor Kulübü’nü ziyaret ederek 38 yıl sonra gelen şampiyonluğunu tebrik etti. Yomra Belediye Parkı açılışına katıldıktan sonra da İstanbul’a geri döndü.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’ye giderek hem il hem de ilçe merkezlerinde konuşma yapması, bunun bir “meydan okuma” olup olmadığıyla ilgili tartışmalara yol açtı.

İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Geziye katılan gazeteci İsmail Saymaz Halktv’deki yazısında, “Derepazarı’nda bir yurttaş, elini sıktığı İmamoğlu’na ‘Adaylığını koy, çekinme!’ dedi. Bu cümle gezi boyunca yüzlerce yurttaş tarafından ifade edildi. Belki de gezinin birincil amacı, bu cümleyi söyletmek ve duymasını istediklerine duyurmaktı. İmamoğlu, cümleyi işittiğinde ne mi yaptı? Ya sustu ya da gülümsedi” sözlerine yer verdi.

Karadeniz turuna katılan Habertürk yazarı Nagehan Alçı, “Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmak istiyor. Vücudunun her hücresiyle bunu istiyor” yazdı.

Ertuğrul Özkök de İmamoğlu’nun gezisindeydi. İmamoğlu’nun, cumhurbaşkanlığına adaylık kararının altılı masadan ilan edilmesini istediğini belirten Özkök yazısında, “İmamoğlu Rize’den Fındıklı ve Ardeşen’e kadar her ilçede ‘Ben altılı masanın en çok çalışan neferi olacağım’ diyor. O masayı sonuna kadar destekleyeceği sözünü veriyor. Ama bu ‘Merak etmeyin. Parlamenter sisteme geçiş konusunda hiçbir engel çıkarmayacağını’ mı anlatmak istiyor.” ifadelerini kullandı:

“Konuşmasında en büyük ağırlığı ‘Altılı masaya’ ve CHP’ye güven vermek üzerine verdi. Bu arada bir rakam verdi: ‘Halkın yüzde 60’ı değişim istiyor.’ Yani hedefinin yüzde 60 oy olması gerektiğini ima ediyor. Benim yorumum şu: Altılı masaya ‘Yüzde 60’la seçilecek bir aday profili anlatmak istiyor’ sanki…”

İmamoğlu ise kendisine sorulan cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soruya, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi elbette ki benim gündemimde yok ama benim gündemimde önümüzdeki seçimde değişim var. Hem de tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin, en başta sorun yaşayan kişi benim. Ben burada 150 maddelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin engellendiği, sıkıntı veya zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. Bir 150 daha yazarım. Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var.

“Bugün bizim gündemimizde ne cumhurbaşkanlığı meselesi, ne başka bir mesele, ne de kıymetli mevkidaşım, değerli yol arkadaşım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’la bir yarış söz konusu” şeklinde cevap verdi.

“İşte bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşler bir araya geldi. Memleketin tekrar özgürleşmesi için tekrar insanların özgürce fikirlerini ortaya koyabilmesi, ‘tekrar ben çalışırsam olur’, ‘dayım, halam, teyzem torpilim olursa olur’ değil; ‘ben okursam olur’, ‘ben çalışırsam olur’ diye bir gençlik umutlu dolsun, diye bir ittifak masası kuruldu. Ben de o ittifak masasının bütün o 6 liderin ortaya koyduğu düşüncenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak en güçlü neferi olacağım. Hepinizin huzurunda söz veriyorum” sözlerini ekledi.

CHP’nin İmamoğlu’nun turundan haberi var mıydı?

Cumhuriyet’in haberine göre Ekrem İmamoğlu’nun gezisinin CHP genel merkezinden izinsiz yapıldığıyla ilgili iddialara, partinin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bayram ziyaretine farklı bir anlam yüklememek gerek. Bizim bilgimiz dahilinde” şeklinde cevap verdi:

“Buna farklı anlamlar yüklemek, abartmak doğru olmaz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak ben, bu ziyaretlerle ilgili bilgilendirildim. Ben bilgilendirildiğime göre Genel Başkanımızın da mutlaka bilgisi vardır. Memleketine gitmesin mi? Bayramlaşmasın mı? Hiçbir mahzuru yok.”

Nagehan Alçı, “CHP’nin son dönemde öne çıkan isimlerinden Mersin milletvekili Mahir Başarır ise şunu söyledi: Ekrem Bey’in bu seyahati tamamen Genel Başkanımız Kemal Bey’in bilgisi ve onayı dahilinde. Zaten aksi mümkün olmaz.” diye yazdı. Gezi masraflarıyla ilgili de İmamoğlu’nun, “Bir kere otobüsümüzde ’16 milyon için çalışıyoruz’ yazıyor. Dolayısıyla o İBB’nin otobüsü. Ekrem İmamoğlu nereye giderse gitsin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kimliği ile gider. CHP’li kimliği illa ki vardır arka planda” dediğini ekledi.

Gazeteci Ruşen Çakır ise Medyascope yayınında; Ekrem İmamoğlu’nun bu geziyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde düzenlemesinin, orada yaptığı konuşmaların ve kurduğu temasların Kılıçdaroğlu’nun bilgisi ve onayıyla yapıldığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Nagehan Alçı neden geziye davet edildi?

Gezinin diğer bir önemli noktası da davet edilen gazetecilerdi.

Çakır, geziye çağırılan basın mensuplarının bir kısmının “hükümete yakın” isimler olduğunu, “bu gazetecileri görmenin Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte de Türkiye siyasetinde etkili olacağını” gösterdiğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu’nun çağırdığı isimler, özellikle de Nagehan Alçı sosyal medyada tartışıldı. TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, “Nagehan Alçı, menfaati için her güç odağına sırtını yaslamayı meslek edinmiş gazeteci kılığına girmiş bir tetikçidir” paylaşımı yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Twitter üzerinden, “Neden Mansur Yavaş? Çünkü Türkiye’nin ikinci Bir Erdoğan’a ihtiyacı yok. Kumpas davalarının psikolojik harp elemanları ile yürüyenler Türkiye’yi politik cehennemden çıkaramaz. Diyarbakır’da ayrı İstanbul’da ayrı konuşan çatal dille ülkemiz krizi aşamaz. Şovmene değil, liyakate gerek var” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Alçı ise bu eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.”

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

HDP Genel Merkezi Önünde Çelenk Gerginliği: Gözaltılar Var

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’nde çelenk gerginliği meydana geldi. Çocuklarının PKK tarafından kaçırıldığını iddia eden aileleri temsilen Diyarbakır’dan Ankara’ya gelen üç aile, HDP Genel Merkezi’nin önüne, üzerinde “Evlatlarımızı HDP’den istiyoruz” ifadelerinin yer aldığı siyah bir çelenk bırakmak istedi.

Partinin önüne konulmak istenen çelenge engel olmak isteyen ve aralarında HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran’ın da olduğu HDP’liler ile aileler arasında gerginlik çıktı. Gerginliğe polis de müdahale etti. Yaşanan gerginlikten sonra HDP’liler Genel Merkez binasına döndü.

HDP’nin Twitter hesabından konuyla ilgili yapılan açıklamada şöyle denildi: Polisin yönlendirmesiyle ve koruması altında partimizin önünde büyük bir provokasyona kalkışanlara asla müsaade etmeyeceğiz. HDP’nin mücadelesi dün olduğu gibi bugün de hiç bir provokasyon ve engel tanımadan sürüyor, sürecektir.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, genel merkez binası önünde yaşananlarla ilgili bir video paylaştı. Beştaş, HDP Milletvekili Başaran’ın olay anında tehdit edildiğini belirterek şunları kaydetti: Milletvekilimize ‘kes sesini, çivilerim seni valla…’ diyen zat kimdir? Bu zatı görevlendiren ve genel merkezimizin önüne gönderen kimdir?

HDP: Hiçbiri ‘hak arıyoruz’ demesin

HDP Sözcüsü Ebru Günay, HDP yöneticileri ve milletvekillerinin katıldığı basın açıklamasında yaşananları değerlendirdi.

Partinin genel merkezinde konuşan Günay, “Bugün tekrar partimize yönelik bir provokasyonla karşı karşıyayız. Hepiniz bu süreci sabah takip ettiniz, aslında uzun süredir partimize yönelik provokasyon girişimleri oluyor. Bunu daha önce Diyarbakır’da Van’da denediler, hiç bir yerde başarıya ulaşamadılar. Artık provokasyonunu bir üst aşamaya çıkararak genel merkezimiz önüne gelerek suç işleri bakanlığının emrindeki, kontrolündeki polisler bir provokasyon girişiminde bulundular. Daha önce böyle bir provokasyonla Deniz Poyraz yoldaşımızın katledildiği süreci ördüler” ifadelerini kullandı.

Bu sabah partinin önüne gelenlere tepki gösteren Günay, “Hiçbiri ‘hak arıyoruz’, ‘aileyiz’ demesin. Hepsi tamamıyla suç işleri bakanlığının, AKP iktidarının, partimizin siyasi faaliyetlerini engellemeye yönelik provokasyon girişimleridir” dedi.

HDP İzmir İl Binası’nda katledilen Deniz Poyraz’ı hatırlatan Günay, “Deniz Poyraz katledildiği gün onu korumayan, parti binamızı korumayan polis, bugün 3 provokatörü koruyarak partimize yönelik saldırıda bulundu. Çalışanlarımızı darp etmiş, arkadaşlarımızı yaralamışlardır” diye konuştu.

Günay, sözlerine şöyle devam etti: Katil tipli polisler, suç işleri bakanlığının emrindeki polisler, Ankara’nın göbeğinde parti genel merkezimizin önünde kadın meclisi sözcümüz ve Batman Milletvekilimizi [Ayşe Acar Başaran] utanmadan sıkılmadan mafya liderlerinden aldıkları güçle tehdit etmiştir. Bu aslında iktidarın kadına olan tahammülsüzlüğü, partimize yönelik olan tahammülsüzlüğüdür. Buradan soruyoruz, kendisini polis olarak tanıtan bu katil zanlısı kimdir? Bir an önce görevden alınmalı ve derhal tutuklanmalıdır.

Buradan ‘seni çivileyeceğiz’ diyerek bir milletvekilini tehdit etme hakkını ve haddini nereden buluyor? Biz bunu nereden bulduğunu biliyoruz. Çünkü balık baştan kokar. Bu suç işleri bakanı, mafyalarla, katillerle, suçlularla fotoğraf verirken emrinin altındakiler her türlü suç işleme hakkını ve haddini veriyor.

Meclis Başkanı Mustafa Sentop’a seslenen Günay, “Buradan Şentop’a çağrımızdır, Ankara’nın göbeğinde milletvekilini ölümle tehdit eden polisten hesap sorun. Ankara’nın göbeğinde, milletvekilini tehdit eden ve kendisine polis diyen katili bir an önce tutuklayın. Bu aslında TBMM’nin bağımsızlığını ve gücünü gösterecektir” ifadelerini kullandı.

6 gözaltı

HDP önünde yapılan basın açıklamasının ardından parti önünde ikinci kez gerginlik yaşandı. Polis, “HDP halktır, halk burada” sloganı atan partilere müdahale etti. Çıkan arbedede 6 HDP’li gözaltına alınırken polis, HDP binasının bulunduğu Büklüm Caddesi boyunca yolu kapattı. Gözaltına alınanlar arasında HDP MYK üyesi Veli Saçılık’ın da olduğu öğrenildi.

Paylaşın

Yoksulun Gıda Enflasyonu Yüzde 132, Zenginin İse Yüzde 65,5

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) verilerine göre, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu yüzde 131,6 olarak gerçekleşti. En yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 65,5 oldu.

DİSK-AR, emeklilerin gıda enflasyonunun yüzde 113,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonunun yüzde 131,6 olarak gerçekleştiği hesapladı. DİSK-AR’ın verileri göre, gıda enflasyonu ortalama yüzde 89,1 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 113,5 oldu.

Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 97 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 114,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 131,6 olarak gerçekleşti. En yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 65,5 oldu.

“Enflasyon artmaya devam edecek”

DİSK-AR’ın yaptığı açıklamanın tamamı şöyle:

“Emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 113,5, en yoksul ikinci yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 114,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun enflasyonu yüzde 131,6 olarak gerçekleşti.

Ancak bu ortalama resmi enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda hissettiği oranlar değil. Bu nedenle DİSK-AR olarak TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği enflasyonu yeniden hesaplıyoruz. Gıda enflasyonu verilerini esas alarak gelir gruplarına göre ve emekliler için gıda enflasyonunu yeniden hesapladık.

Yaptığımız hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 89,1 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 113,5 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 97 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 114,9, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 131,6 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 88,2 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 65,5 oldu. Böylece en yoksul gelir grubu yüzde 131,5 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 65,5 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

Öte yandan yüzde 70’lik enflasyon AKP için yeni bir rekor anlamına geliyor. Aralık 2002’de yüzde 29,7’lik bir enflasyon devralan AKP 20 yılda enflasyonu yüzde 70’lere taşımış oldu.

TÜİK Nisan 2022 resmi enflasyon oranlarını açıkladı. TÜFE’de (2003=100) 2022 yılı nisan ayında bir önceki aya göre %7,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 31,71, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,97 oranında artış gerçekleşti.

TÜİK’e göre artışın en yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 105,86 ile ulaştırma, yüzde 89,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve yüzde 77,64 ile ev eşyası oldu. Böylece ulaştırmada üç haneli enflasyon gerçekleşmiş oldu.

TÜİK’e göre Yurt İçi-Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) (2003=100) ise 2022 yılı nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,67, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 39,23, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 121,82 olarak gerçekleşti.

Yİ-ÜFE yüzde 121,82 iken TÜFE 69,97 olarak hesaplandı. Böylece TÜFE’nin önümüzdeki aylarda da artmaya devam edeceğini söylemek mümkün.”

Paylaşın

Kaftancıoğlu’ndan ‘Tutuklanacak’ İddialarına İlişkin Açıklama

Tutuklanacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamada bulunan Canan Kaftancıoğlu, “Toplumu bir anksiyete haline düşürmeyi doğru bulmuyorum. Evet, burası Türkiye, her şey olabilir. Ama bunları düşünecek bir zamanım yok. Örgütlü mücadeleye inanıyorum. Benim başıma ne gelirse gelsin, partimin İstanbul örgütünün mücadeleye devam edeceğini biliyorum” dedi.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Ahmet Şık, gazeteci İrfan Aktan’a yaptığı açıklamalarda, “Canan Kaftancıoğlu’nu tutuklayacaklar” dedi.

Şık’ın bu yöndeki iddiaları sürerken Cumhuriyet yazarı Barış Pehlivan, bugünkü yazısında “Ağır ceza mahkemesi kararını verdi, istinaf mahkemesi onadı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hapsin kesinleşmesini talep etti. Eğer başsavcılığın dört ayrı suçtan 8 yıl 2 ay 20 gün hapisle cezalandırılmasına dair isteği Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından uygun görülürse, sonuç ilk cümlemdeki gibi olacak. CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu infaz kanunu gereği toplam 13 ay 10 gün hapiste kalacak” ifadelerini kullandı.

‘Örgütlü mücadeleye inanıyorum’

Kaftancıoğlu’nun, İBB seçiminin kazanılmasında kilit rol üstlendiğini belirten Pehlivan, CHP İl Başkanı’na, “Hapse girmeyi bekliyor musunuz” sorusunu yöneltti.

Kaftancıoğlu verdiği yanıtta, “Toplumu bir anksiyete haline düşürmeyi doğru bulmuyorum. Evet, burası Türkiye, her şey olabilir. Ama bunları düşünecek bir zamanım yok. Örgütlü mücadeleye inanıyorum. Benim başıma ne gelirse gelsin, partimin İstanbul örgütünün mücadeleye devam edeceğini biliyorum” dedi.

Paylaşın

AK Parti’nin Cumhurbaşkanlığı Planı Ortaya Çıktı

MetroPOLL Araştırma Şirketi’nin son anketinde, seçimin ikinci tura kalması halinde Erdoğan’ın oylarının düştüğü görüldü. AK Parti Genel Merkezi, anket sonuçları sonrası harekete geçerek bu konuya yoğunlaştı.

Mayıs ayına girilmesiyle birlikte anket şirketleri de Nisan ayında gerçekleştirdikleri anketleri teker teker yayınlamaya başladı. MetroPOLL Araştırma Şirketi tarafından önceki gün yayınlanan ankette bir hayli dikkat çekti.

Yavaş ikinci turda arayı açıyor

Ankete göre Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldığında Erdoğan, dört adaydan da daha az oy alıyor. Erdoğan ile Yavaş yarışırsa… Yavaş yüzde 53.9 alırken, Erdoğan yüzde 36.5’te kalıyor. Kararsızlar ve protestocuların oranı yüzde 9.

Erdoğan ikinci turda İmamoğlu’na da kaybediyor

Yavaş HDP’lilerin yüzde 73.2’sinin, MHP’lilerin yüzde 23.1’inin oyunu alıyor. Erdoğan ile İmamoğlu yarışırsa… İmamoğlu yüzde 49.7, Erdoğan yüzde 40 alıyor. Kararsızlar ve protestocular yüzde 9.8. İmamoğlu HDP’lilerin yüzde 82.6’sının, MHP’lilerin yüzde 8.3’ünün oyunu alabiliyor.

Hedef ilk turda seçimi bitirmek

Milli Gazete’nin haberine göre; AK Parti Genel Merkezi’nin de çeşitli anketler yaptırdığı ve anketlerde Erdoğan’ın ilk turda seçimi koparabileceği yönünde kanaat oluştuğu öne sürüldü. AK Parti Genel Merkezi işi şansa bırakmayarak Erdoğan’ı ilk turda seçtirmeyi hedefliyor. Çalışmalar da ilk tur ağırlıklı olacak.

Paylaşın

ENAG Duyurdu: Enflasyon Yüzde 156,86

Türkiye İstatistik Kurumu’yla (TÜİK) birlikte akademisyenlerin ve ekonomistlerin TÜİK’e alternatif bağımsız enflasyon hesaplaması yaptığı Enflasyon Araştırma Grubu da (ENAG) bugün kendi verilerini yayımladı. 

ENAG Nisan’da enflasyon “yüzde 156,86” dedi. Aylık bazda ise enflasyonun yüzde 8,68 olduğunu duyurdu.

ENAG’a göre TÜİK’in ana harcama gruplarında en fazla artış ‘giyim ve ayakkabı’da. Giyim ve ayakkabı grubunda fiyatlar Nisan’da yüzde 13,81 artış gösterdi.

Bunu yüzde 11,51’le konut, yüzde 9,36’la çeşitli mal ve hizmetler, 9,31’le gıda ve alkolsüz içecekler, 8,63’le lokanta ve oteller takip etti.

Sağlık (yüzde 0,14) ile eğlence ve kültür (0,50) gruplarında ise indirim görüldü.

Fiyatı geçen ay en çok artan ürünlerse yüzde 35’le doğalgaz, yüzde 25,39’la tişört, yüzde 24’le teflon mutfak eşyaları, yüzde 22’yle süt, yüzde 20,83’le Ayçiçek yağı ve yüzde 20,61’le yoğurt oldu.

TÜİK’in enflasyonu yüzde 69,97

ENAG’la birlikte TÜİK de bugün enflasyon verilerini açıklamıştı. TÜİK’in verilerine göre Nisan’daki artış oranı bir önceki aya göre yüzde 7,25 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 69,97.

Reuters anketine göre, Ukrayna savaşına bağlı olarak yükselen emtia fiyatları nedeniyle enflasyonun yıl sonunda düşüşe geçeceği en düşük yüzde 52 seviyesine ineceği tahmin ediliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bu senenin ikinci enflasyon raporunda 2022 sonuna ilişkin enflasyon tahminini yüzde 23.2’den yüzde 42.8’e yükseltmişti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Enflasyon Yüzde 70

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan 2022 verilerini yayınladı. Buna göre, Nisan’da aylık enflasyon (TÜFE) yüzde 7,25, yıllık enflasyon ise yüzde 69,97 olarak gerçekleşti.

TÜFE’nin 12 aylık ortalaması baz alınarak belirlenen kira artış oranı da 34,46 oldu. Buna göre 3 bin TL kira ödeyen bir kişinin kirası 1033 TL’lik artışla 4 bin 33 TL’ye yükseldi.

Ulaşımdaki artış yüzde 105

Yıllık bazda en düşük artış yüzde 18,71 ile haberleşme ana grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla yüzde 26,23 ile giyim ve ayakkabı, yüzde 27,73 ile eğitim ve yüzde 35,95 ile sağlık oldu.

Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 105,86 ile ulaştırma, yüzde 89,10 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 77,64 ile ev eşyası oldu.

Aylık en çok artış gıdada

Aylık bazda en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,93 ile çeşitli mal ve hizmetler, yüzde 1,31 ile sağlık ve yüzde 2,87 ile haberleşme oldu.

Nisan’da artışın yüksek olduğu ana gruplar da sırasıyla, yüzde 13,38 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 7,43 ile konut, yüzde 6,96 ile giyim ve ayakkabı oldu.

409 maddeden 337’si zamlandı

Nisan 2022’de, endekste kapsanan 409 maddeden, 27 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 45 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 337 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

Üretici enflasyonu tüketici enflasyonunu katlıyor

Üretici Fiyat Endeksi ise (Yİ-ÜFE),  Nisan’da bir önceki aya göre yüzde 7,67, 2021’in aynı ayına göre yüzde 121,82 artarak tüketici enflasyonunu katladı.

Sanayinin dört sektöründe yıllık artış madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 125,88’i, imalatta yüzde 112,08’i, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 247,50’yi ve su temininde yüzde 63,17’yi buldu.

Ana sanayi gruplarında ise yıllık değişimler; ara malında yüzde 122,65, dayanıklı tüketim malında yüzde 81,33, dayanıksız tüketim malında yüzde 96,37, enerjide yüzde 229,68 ve sermaye malında yüzde 77,40 olarak kaydedildi.

Reuters anketine göre, Ukrayna savaşına bağlı olarak yükselen emtia fiyatları nedeniyle enflasyonun yıl sonunda düşüşe geçeceği en düşük yüzde 52 seviyesine ineceği tahmin ediliyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bu senenin ikinci enflasyon raporunda 2022 sonuna ilişkin enflasyon tahminini yüzde 23.2’den yüzde 42.8’e yükseltmişti.

Paylaşın