Türkiye, Basın Özgürlüğünde 149. Sırada

Türkiye, Basın Özgürlüğü Endeksi’ne bu yıl 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada yer aldı. Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 2005 yılında 98’inci sırada yer alan Türkiye, listedeki yerinde sürekli düşüş yaşamış ve haberciliğe dönük yoğun ve çeşitli baskılar nedeniyle 2010 yılında 138, 2015’te 149, 2020’de 154’üncülüğe gerilemişti.

Haber Merkezi / Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi raporunu açıkladı. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yayımlanan RSF raporunda, 2021 yılında 153’üncü sırada olan Türkiye, bu yılki raporda dört sıra yukarı çıkmış görünüyor.

RSF endeksine göre bu ilerlemede medyaya dönük baskılara karşı sivil toplumun ortaya koyduğu mücadele etkili oldu. Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 2005 yılında 98’inci sırada yer alıyordu. Her yıl açıklanan endekse göre Türkiye 2010 yılında 138, 2015’te 149, 2020’de 154’üncülüğe gerilemişti. Bu gerilemede haberciliğe dönük “yoğun ve çeşitli baskılar” etkili oldu.

Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nin 2022 yılı sonuçlarına göre 180 ülkenin 8’inde özgürlük durumu “iyi”, 40’ında “tatmin edici”, 62’sinde “sorunlu”, Türkiye’nin de aralarında olduğu 42 ülkede “kötü”, 28 ülkede ise “çok kötü” kategorisinde bulunuyor. Bu yıl 20’incisi açıklanan ve gazeteciliğin icra edildiği şartlara işaret eden RSF Endeksi’nde Türkiye ile ilgili olarak şu ifadeler yer aldı:

“Recep Tayyip Erdoğan’ın aşırı yetkilerle donatılmış Cumhurbaşkanlığına ve otoriterliğine, basın özgürlüğünün hiçe sayılması ve yargı sistemine müdahaleler eşlik etti. Yargı, Erdoğan’ın talebi üzerine tutuklamalar yapsa da bazı hakimler ‘aşırıya kaçan baskıya’ ses çıkarmaya başladı: Bazı gazeteciler, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’, ‘örgüt üyeliği’ veya ‘örgüt propagandası’ gerekçelerine dayandırılan keyfi kovuşturmalarda beraat etti. Gazetecilere yönelik tutuklamanın yerini adli kontrol aldı.

Temmuz 2021’de gazeteciler, AFP foto-muhabiri Bülent Kılıç’ın şiddet görerek gözaltına alınmasının ardından, Olağanüstü Hal (OHAL) ilanından sonra ilk kez kitlesel eylem yaptı. Son iki yılda Türkiye’de iki gazeteci öldürüldü: Ses Kocaeli gazetesi sahibi Güngör Arslan 19 Şubat 2022’de; Bursa Rahmet FM çalışanı Hazım Özsu da Mart 2021’de uğradıkları silahlı saldırılar sonucu yaşamlarını yitirdiler. Cinayet zanlıları tutuklandılar.”

Norveç zirvede Kuzey Kore en dipte

Norveç’in ilk sırada yer aldığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nin ilk onunda dokuz Avrupa ülkesi ile birlikte Orta Amerika ülkesi Costa Rica (8) da bulunuyor. Sovyetler Birliği içinde yer alan Baltık ülkeleri Estonya (4) ve Estonya da endeksin zirvesindeki ülkelerden.

Avrupa’da sıralama sonuncusu olan Bulgaristan’ın (91) yerini Yunanistan (108) alırken Almanya (16), Fransa (26), İngiltere (24) listenin üst bloğundaki ülkeler arasındaydı.

Raporda, İngiltere’nin iki yıllık prosedür sürecinin ardından Wikileaks kurucusu Julian Assange’ın ABD’ye (42) iadesinin önünü açması da not edildi. RSF, gazeteci olmamakla birlikte gazeteciliğe katkıda bulunduğu gerekçesiyle Assange’ın iadesine -bu tür katkılar adına kötü bir ilk örnek oluşturmaması için karşı çıktığını belirtti.

Ukrayna’ya işgal girişiminde bulunan Rusya endekste 155. sırada yer alırken Çin (175), Myanmar (176),Türkmenistan (177), İran (178), Eritre (179) ve Kuzey Kore (180) son sıralardaki ülkeler oldu.

Paylaşın

Seçimin Anahtarı Kürtler Ve HDP’de

MetroPOLL Araştırma Şirketi’nin sahibi ve yöneticisi Prof. Sencar, “İlk turda bütün bloklar kendi adaylarıyla seçime girdiklerinde Erdoğan’ı yalnızca Yavaş yenebiliyor. İkinci turda Erdoğan bütün olası rakiplerine karşı kaybediyor” dedi.

MetroPOLL Araştırma Şirketi, Türkiye’nin Nabzı Nisan 2022 anketinin sonuçlarını açıkladı.’Kararsızım’ ve ‘Protesto Oyu vereceğim’ diyenlerin oranı dağıtılmadığında birçok partinin yasallaşan yüzde 7 barajının altında kaldığı görüldü.

MetroPOLL’un araştırma sonuçları, kuruluş tarafından aşağıdaki tabloda sunuldu: Kararsızlar, protestocular ve “cevap yok” diyenler dağıtılınca  AKP yüzde 32.1’e, CHP yüzde 22.4’e, İYİP yüzde 18.6’ya, HDP yüzde 12.3’e, MHP yüzde 7.3’e, DEVA yüzde 2’ye çıkarken diğerleri yüzde 1.5’in altında kaldı.

“Mansur Yavaş Kürtler’in yüzde 70’inin desteğini alabilir”

MetroPoll Araştırma şirketinin sahibi Prof. Dr. Özer Sencar, son yaptığı anketin Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ın, Kürt seçmenden oy alamayacağı yolundaki genel kanıyı ortadan kaldırdığını söyledi.

EuroNews’den Dilek Gül’ün anketle ilgili sorularını yanıtlayan Sencar, “HDP’li seçmenin yüzde 70’i cumhurbaşkanı adayı olması durumunda Mansur Yavaş’ı destekleyeceğini söylüyor.” dedi.

Sencar’ın kenti anketinden belli başlı çıkarsamaları şöyle:

  • Seçim ortamına girildiğinde Kürtlerin veya HDP’lilerin nasıl davranacaklarını o zaman görürüz.
  • Bugün seçim ortamı olmadığı için ‘Erdoğan mı Mansur Yavaş mı?’ sorusuna insanlar daha rahat yanıt veriyor.
  • Erdoğan ile Yavaş rakip olursa, Erdoğan çok farklı seçim kampanyası yürütüp Mansur Yavaş’ın popülaritesini sarsabilir.
  • Erdoğan’a rakip olarak konumlandırıldığında diğer isimler, Erdoğan karşıtı olarak yığılıyor.

Yavaş, ilk turda ve ikinci turda yarışı Erdoğan’ın önünde  tamamlıyor

Bu arada MetroPoll Araştırma şirketinin aboneleri için düzenlediği ancak basına da sızan son anket, cumhurbaşkanlığı seçiminde Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş’ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde yarışı önemli bir farkla önde bitireceğini ortaya koydu.

Araştırmanın ilginç bir sonucu, “HDP seçmeninden oy almaz” denilen Yavaş’ın olası ikinci turda Kürt seçmenlerden önemli ölçüde oy alabileceğini ve ikinci turu Erdoğan’ın önünde açık farkla bitirmesi.

Prof. Dr. Özer Sencar’ın sahibi olduğu MetroPoll Araştırma şirketinin üçlü senaryo hesaba katarak yaptığı nisan ayı anketine göre ilk turda olası sonuçlar şöyle:

  • Yavaş yüzde 44, Erdoğan yüzde 34.3, Selahattin Demirtaş yüzde 13.3.

İmamoğlu aday olursa?

  • Erdoğan yüzde 37.5, İmamoğlu yüzde 36.2, Demirtaş yüzde 13.8.

Akşener aday olursa?

  • Erdoğan yüzde 38.6, Akşener yüzde 34.2, Demirtaş yüzde 16.3.

Kılıçdaroğlu aday olursa?

  • Erdoğan yüzde 40.1, Kılıçdaroğlu yüzde 30.2, Demirtaş yüzde 15.2.

Seçim ikinci tura kalırsa?

Cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kaldığında Erdoğan, dört adaydan da daha az oy alıyor.

Erdoğan ile Yavaş yarışırsa:

  • Yavaş yüzde 53.9 , Erdoğan yüzde 36.5, kararsızlar ve protestocuların yüzde 9.

İkinci turda Yavaş HDP’lilerin de oyunu alıyor:

  • Yavaş HDP’lilerin yüzde 73.2’sinin, MHP’lilerin yüzde 23.1’inin oyunu alma potansiyeline sahip.

Erdoğan ile İmamoğlu yarışırsa:

  • İmamoğlu yüzde 49.7, Erdoğan yüzde 40, kararsızlar ve protestocular yüzde 9.8.
  • İmamoğlu HDP’lilerin yüzde 82.6’sının, MHP’lilerin yüzde 8.3’ünün oyunu alabiliyor.

Erdoğan ile Akşener yarışırsa: ,

  • Akşener yüzde 43.8, Erdoğan yüzde 41.9 kararsızlar ve protestocuları yüzde 13.7.

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu yarışırsa:

  • Kılıçdaroğlu yüzde 43.3, Erdoğan yüzde 42.5 , kararsızlar ve protestocular yüzde 13.5.
Paylaşın

İçişleri Bakanlığı’nın Sorularına En Az Yanıt Verdiği Parti HDP

İçişleri Bakanlığı, TBMM’nin 27. yasama dönemi içinde kendisine yöneltilen 5 bin 714 soru önergesinden 2 bin 813’üne hiç yanıt vermedi. İçişleri’nin sorularına en az yanıt verdiği partiyse HDP oldu.

HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya, parti gruplarına göre İçişleri Bakanlığı’nın soru önergelerine yanıt verme oranlarını TBMM gündemine taşıdı. Bakanlık, CHP’nin verdiği 2 bin 716 soru önergesinin 716’sını yanıtlamadı. HDP’nin 2 bin 61 önergesinin sadece 195’ine yanıt verdi. AKP sadece iki soru sordu, birisi yanıtsız kaldı.

Buna göre; 2018’den günümüzü kapsayan 27. yasama dönemde İçişleri Bakanlığı’na yöneltilen soru önergesi sayısı ve parti gruplarına göre yanıtlanma oranları şöyle:

AKP Grubu toplamda iki soru önergesi verdi; biri yanıtlandı, biri yanıtlanmadı. CHP, 2018 yılında 318 soru önergesi verdi, bunların 28’i yanıtlanmadı. 2019’da 689 soru önergesi verdi, bunların 72’sine yanıt gelmedi. 2020’de 628 soru önergesi verdi, bunların 34’ü yanıtlanmadı. 2021’de bin 418 soru önergesi verdi, bunların 443’ü yanıtlanmadı. 2022 başından itibaren de 215 soru önergesi verdi, bunların 139’una yanıt gelmedi.

HDP’nin soru önergeleri yanıtsız kaldı

HDP, İçişleri Bakanlığı’ndan en az yanıt alabilen parti grubu oldu. HDP, 2018’de 318 soru önergesi verdi, bunların 124’üne yanıt alamadı. 2019’da 357 soru önergesi verdi, bunların 356’sı yanıtlanmadı. 2020’de 678 soru önergesi verdi, bunların hiçbirine yanıt alamadı. 2021’de 566 soru önergesi verdi, yine hiçbiri yanıtlanmadı. 2022 başından itibaren de 142 soru önergesi verdi, henüz hiçbirine yanıt gelmedi.

MHP ise oran olarak İçişleri Bakanlığı’ndan en çok yanıt alan parti grubu oldu. MHP, 2018’de 11 soru önergesi verdi, 2’sine yanıt gelmedi. 2019’da 16 soru önergesi verdi, 3’ü yanıtlanmadı. 2020’de 27 soru önergesi verdi, 3’ü yanıtlanmadı. 2021’de 24 soru önergesi verdi, ikisi yanıtlanmadı. 2022 başından itibaren de 6 soru önergesi verdi, 4’üne henüz yanıt gelmedi.

İYİ Parti ise 2018’de 68 soru önergesi verdi, 9’una yanıt gelmedi. 2019’da 79 soru önergesi verdi, 13’üne yanıt alamadı. 2020’de 87 soru önergesi verdi, 8’i yanıtsız kaldı. 2021’de 90 soru önergesi verdi, 22’si yanıtlanmadı. Son olarak 2022 başından itibaren 20 soru önergesi verdi 12’sine henüz yanıt gelmedi.

TBMM İç Tüzüğü’nün 99. maddesine göre, soru önergelerinin ilgili makam tarafından 15 gün içinde yanıtlanması gerekiyor. Bu süre zarfında yanıtlanmayan soru önergeleri hakkında Meclis Başkanı’nın ilgili bakanları uyarma yetkisi bulunuyor. Yanıt gelmezse söz konusu soru önergeleri, gelen kağıtlar listesinde “yanıtlanmadı” ibaresiyle yayınlanıyor.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Dolar Son 20 Yılın En Yüksek Seviyesini Gördü

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası (Fed) toplantısı öncesi, pazartesi günü dolar endeksi son 20 yılın en yüksek seviyesini görürken euro 1,05 dolar seviyelerinde bulunuyor. 

Fed’in faiz oranlarını artırım sürecinde gerekirse daha agresif adımlar atabileceği sinyalini vermesiyle dolar endeksi, nisan ayında 103,9 ile son 20 yılın zirvesini gördü. Küresel ekonomi ve finans piyasalarının yönü açısından rehber niteliği taşıyan Fed’in açıklayacağı kararların, yılın geri kalanı için para politikaları rotasını çizeceği belirtiliyor.

Fed Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC), 3-4 Mayıs’ta gerçekleştireceği toplantıda, faizlerde 50 baz puanlık artırıma gideceği düşünülüyor. Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranını daha yavaş artırması beklentisi ve Ukrayna’daki savaşın euro bölgesindeki etkisine ilişkin endişeler yatırımcıları dolar arayışına sevk etti.

Euro cephesinde, euro/dolar paritesi 1,0471 ile Ocak 2017’den bu yana en düşük seviyeye geriledi. Nisan ayını 1,0550’ten kapatan paritenin toplam kaybı ise yüzde 4,7 oldu. Dolar endeksi ise nisan ayında yüzde 5 artarak Ocak 2015’ten bu yana en iyi aylık performansını kaydetti.

Nisan ayında dolar üstünlüğü

Dolar Çin yuanı karşısında yüzde 0,005 değer kazanarak 6.6895 seviyesine ulaştı. Dünyanın aksine düşük enflasyonla mücadele eden Japonya Merkez Bankası ise (BoJ) para politikaları konusunda emsallerinden ayrışarak ultra gevşek para politikasını sürdürürken, dolar/yen paritesi, 131,2 ile Nisan 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.

Paritenin nisan ayındaki toplam değer kaybı yüzde 6,7 seviyesinde gerçekleşirken, aşırı kur hareketleri karşısında ülkede mali ve finansal tedbirlerin yakın zamanda devreye alınacağı öngörülüyor.

Dolar endeksinin hesaplanmasında ağırlığı alınan diğer para birimlerinin performansına bakıldığında, nisanda Temmuz 2020’den bu yana en düşük seviyeyi gören sterlin/dolar paritesi yüzde 4,2 geriledi. 2 yılın zirvesine çıkan dolar/İsviçre frangı paritesi de yüzde 5,5 yükseldi. Dolar karşısında nisan ayında Kanada doları yüzde 2,8 ve İsveç kronu yüzde 4,6 değer kaybetti.

Paylaşın

Belçika Ormanlarını Türkiye’den Götürülen ‘Terminatör Böcekler’ Koruyacak

Belçika’da ormanların en büyük düşmanlarından biri olan çam kese kurduyla mücadele amacıyla Türkiye’den 100 adet “terminatör böcek” (Calosoma Sycophanta) ithal edildi.

Bir zamanlar Belçika’da da yaşayan ancak zamanla nesli tükenen böcekler, biyolojik mücadele amacıyla Türkiye’deki laboratuvarlarda üretilerek doğaya salınıyor.

Çam kese kurdu, Belçika ve Hollanda’da son yollarda en büyük doğa sorunlarından biri olarak görülüyor.

Tırtıllar özellikle kızıl çam ailesine mensup ağaçların öz suyunu emerek ve yapraklarını yiyerek zayıflamasına neden oluyor.

Tırtıllar, insan sağlığına da zarar veriyor. Tüyleri yakıcı etkiye sahip olan çam kese kurtlarının yol açtığı cilt sorunları nedeniyle son yıllarda Belçika ve Hollanda’da, ormanlık alanlara girilmemesi konusunda uyarılar yapılıyor.

Belçika’nın Anvers (Antwerp) ve Limburg eyaletleri, ormanlık alanlardaki çam kese kurdu sorununu ortadan kaldırmak için Türkiye’den yardım istedi. Biyolojik mücadele kapsamında Türkiye’den 100 adet Calosoma Sycophanta adlı böcek ithal edildi.

“Terminatör böcek” adı verilen bu canlılar, ormanlara zarar veren kese kurdunun doğal düşmanı. Kese kurdu yumurtaları ile beslenen Calosoma Sycophanta, bunları ortadan kaldırarak, ormanların zarar görmesini önlüyor.

Türkiye’den getirilen terminatör böcekler, Mayıs ayı boyunca çam kese kurdu yuvalarına bırakılacak.

Belçika’daki pilot uygulamanın sorumlusu Ann Milbau, Calosoma Sycophanta adlı böceğin, diğer hayvan türleri için tehdit oluşturmadığını ve doğaya zarar vermediğini söyledi.

Biyolojik mücadele

Terminatör böceklerin, belirli zararlı tırtılları hedef aldığını vurgulayan Belçikalı yetkili, “Kese kurdu yuvalarına yakın bir yere bırakılırlarsa, başka hiçbir av aramazlar” dedi.

Türkiye’den götürülen böcekler, uzun süreden beri görülmedikleri Belçika topraklarında yeniden çoğaltılacak. Ormanlara zarar veren tırtıllar, terminatör böcekler ile bazı parazit sineği türleri aracılığıyla, kimyasal madde kullanılmadan, biyolojik mücadele yoluyla ortadan kaldırılacak.

Türkiye’de biyolojik mücadele amacıyla laboratuvarlarda yetiştirilen yararlı böcekler, doğanın kendini kısa sürede dengelemesine yardımcı oluyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Muhalefet Partilerinin Bayram Gündemi: Ekonomik Kriz

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Lideri Akşener, HDP Eş Genel Başkanları Sancar ve Buldan’ın da aralarında olduğu muhalefet parti liderlerinin sosyal medya hesaplarından yayınladıkları bayram mesajlarında ekonomik kriz ve “toplumsal kutuplaşma” gündemleri öne çıktı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bayram mesajında “Ailemizin iki yeni üyesiyle iyi bayramlar dileriz,” diyerek ailesiyle olan fotoğrafını paylaştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan’ın ortak açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Bugün pek çok aile bayramı kutlayacak koşullardan mahrum. Hep birlikte hakkımız olanı alacağımıza, bu düzeni değiştireceğimize, eşit ve özgür yarınlarda gerçek bayramları kutlayacağımıza inanıyoruz. Bu duygularla bütün halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyoruz.”

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın bayram mesajında ise ekonomik kriz vurgusu dikkat çekti.

Babacan, video mesajında “Gönül isterdi ki bu bayrama bolluk içerisinde girebilelim. Gönül isterdi ki bu bayrama emeklilerimiz, işçilerimiz, çiftçilerimiz, esnafımız daha mutlu girebilirsin,” ifadelerine yer verdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in bayram mesajı şöyle: Memleketimizde kutuplaşmanın ve ayrışmanın son bulduğu, birliğimizin ve beraberliğimizin güçlendiği bayramlara kavuşmak dileğiyle.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, kendi hesabından bayram mesajı paylaşmadı; ancak dolaşıma giren bir videoda “Gençlerin umutla dolduğu gerçek bayramlara ulaşmak dileğiyle,” dedi.

HDP’nin 5 yılı aşkın süredir Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bayram mesajını Türkçe ve Kürtçe olarak paylaştı.

Demirtaş, “Her günümüzün bayram tadında olacağı huzur ve barış dolu günler de gelecek elbet. Hepinize iyi bayramlar. Bi hêviya ku her rojeke me wek rojên cejnê bi aram û bi aştî be, cejna we hemûyan pîroz dikim. Rojê sey roşanan aramî aştî reyde paweyê ma yê. Roşanê şima bimbarek bo” dedi.

Paylaşın

Kovid 19’un Çocuklardaki Sağlık Sorunlarının Sebebi Belirlendi

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgının ortaya çıktığı ilk haftalarda çocuklarda virüse karşı oluşan bazı nadir ve ağır tepkiler bilim insanlarını ve ebeveynleri endişelendirmişti. Bilim insanları bu tepkilerin sebebini ortaya çıkardı.

Akciğer hastalığı, kan pıhtılaşması ve kalp iltihabı gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyen bu tepkiler o dönemde  koronavirüsün çocuklar üzerindeki etkileri konusunda endişeleri arttırmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri ve çeşitli Avrupa ülkelerinde onlarca çocuğun ölümüne yol açan bu enfeksiyonun Kawasaki hastalığına benzer belirtiler gösterdiği açıklanmış ve PIMS (Pediatrik Multisistem Enflamatuar Sendromu) olarak adlandırılmıştı.

Çoklu enflamatuar sendromu oluşan Kovid 19 hastası çocuklarda genellikle ateş, karın ağrısı, kusma, deride döküntü ya da konjoktivit gibi belirtiler görülüyor. Akut solunum yetersizliği görülen çocuklarda ise akciğerler kandaki oksijen yetersizliğinden dolayı zarar görebiliyor.

Salgının başlamasından iki yıl sonra Avustralya’daki bilim insanları çocuklarda nadir görülen ancak ölümcül olabilen akut enflamatuar tepkinin sebebini ortaya çıkardı. Melbourne’deki Murdoch Çocuk Araştırma Enstitüsü’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülen çalışmaya göre bu tepkinin altında yatan sebebin proteinler olduğu anlaşıldı.

Bu proteinlerin tespiti ileride teşhis ve tedaviye önayak olabilir

Çalışmada Kovid 19’a yakalandıktan sonra çoklu sistem enflamatuar sendromu ya da akut solunum yetersizliğinden etkilenen 33 çocuktan kan örnekleri alındı ve kan örnekleri sağlıklı 20 çocuktan alınan kan örnekleriyle karşılaştırıldı.

Kandaki proteinlerin incelendiği araştırma sonucunda bu sendromlardan etkilenen çocukların kanında sağlıklı çocuklarda görülmeyen spesifik bir proteine rastlandı. Araştırma Kovid 19’a yakalanan ve bu ciddi sendromların geliştiği çocuklarda spesifik bir kan phtılaşma ve bağışıklık proteini ortaya çıkaran ilk çalışma oldu.

Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada çoklu sistem enflamatuar sendromuna özel 85 ve akut solunum yetersizliğine bağlı 52 protein tespit edildi. Bu proteinlerin tespitinin teşhis ve ağır Kovid 19 hastalığı geçiren çocuklarda hedefli tedavi için önayak olabileceği belirtiliyor.

Halen çocuklar, bağışlanan kandaki intravenöz imünglobulin ile tedavi ediliyor. Bu kalp ltihaplanması olasılığını dörtte birden 20’de bire düşürüyor. Kalplerinde değişim oluşan çocukların genellikle büyüdüklerinde bu sorunun kendiliğinden ortadan kalktığı görülüyor.

Salgın süresince Kovid 19 dolayısıyla çocukların yüzde 1,7’si hastanede yoğum bakım servisine yatırıldı. Çocukların büyük çoğunluğu ise hastalığı ya hafif belirtilerle ya da belirtisiz şekilde atlattı.

Araştırmanın yapıldığı Avustralya’da sendromların oluştuğu çocuk sayısının azlığı sebebiyle Fransa’daki Necker Üniversite Hastanesi’ndeki Kovid 19′ hastası olan ve sendromlar nedeniyle tedavi gören çocuklardan alınan kan örnekleri araştırma için gönderildi.

Paylaşın

Galatasaray, Sahasında Sivasspor’a Boyun Eğdi

Galatasaray, Süper Lig’in 35. haftasında Sivasspor’u konuk etti. Galatasaray, sahadan 3-2 mağlup ayrıldı. Bu sonucun ardından Galatasaray 47 puanda kaldı ve 13. sıraya geriledi, Sivasspor ise 48 puana yükseldi ve 11. sıraya yerleşti.

Haber Merkezi / Sivasspor’a galibiyeti getiren goller 44. dakikada Yatabare, 49. dakikada Ulvestad ve 64. dakikada Ahmet Oğuz’dan geldi. Galatasaray’ın gollerini 10. ve 58. (Penaltı) dakikalarda Gomis kaydetti.

İki takım arasında sezonun ilk yarısında oynanan maçı Sivasspor, 1-0 kazanmıştı. Süper Lig’in 36. haftasında Galatasaray deplasmanda Başakşehir ile karşılaşacak, Sivasspor ise Kasımpaşa’yı konuk edecek.

Goller

10. dakikada Kerem’in pasıyla soldan ceza sahasına giren Emre Kılınç, penaltı noktası üzerine yerden gönderdi. Bu noktada topla buluşan Gomis düzgün bir vuruşla takımını öne geçirdi (1-0).

44. dakikada sol kanatta topla buluşan Uğur Çiftçi, arka direğe doğru ortaladı. Savunmanın arkasından yükselen Yatabare’nin kafa vuruşunda skora eşitlik geldi (1-1).

49. dakikada kazanılan serbest vuruşta Erdoğan ceza sahasına ortaladı. Savunmanın uzaklaştırmak istediği meşin yuvarlağı Appindangoye kafayla indirdi. Kale sahası önünde topla buluşan Ulvestad düzeltip vurdu ve takımını öne geçirdi (1-2).

58. dakikada Appindangoye’nin Kerem’e müdahalesi sonrasında kazanılan penaltı atışında topun başına Gomis geçti. Bu futbolcunun şutunda top filelere gitti (2-2).

64. dakikada savunmanın uzaklaştırmak istediği top ceza sahası dışı sağ çaprazındaki Ahmet Oğuz’un önünde kaldı. Bu futbolcunun uzak mesafeden direkt kaleye gönderdiği top uzak köşede ağlarla buluştu (2-3).

Stat: Nef

Hakemler: Kadir Sağlam, Erdinç Sezertam, Mustafa Sönmez

Galatasaray: Muslera, Boey, Nelsson, Semih, Patrick van Aanholt, Taylan, Pulgar (Berkan dk. 76), Emre Kılınç (Halil Dervişoğlu dk. 46), Babel (Morutan dk. 76), Kerem, Gomis (Mustafa Muhammed dk. 76)

Sivasspor: Ali Şaşal, Ahmet Oğuz (Kayode dk. 81 ?), Appindangoye (Goutas dk. 74), Caner Osmanpaşa, Uğur Çiftçi, Ulvestad, Hakan Arslan, Erdoğan, Fajr (Ziya dk. 86 ?), Gradel (Atakan dk. 86 ?), Yatabare (Konate dk. 74)

Goller: Gomis (dk. 10 ve dk. 58 pen.) (Galatasaray), Yatabare (dk. 44), Ulvestad (dk. 49), Ahmet Oğuz (dk. 64) (DG Sivasspor)

Paylaşın

Erdoğan ‘Partisini İktidarda Tutmak İçin’ Taviz Veriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti ile ilgili Rai al-Youm gazetesinde yer alan bir başyazıda, Prens Muhammed Bin Selman’ın açık ara kazanan olduğu kaydediliyor.

Arapça yayın yapan Londra merkezli gazete, ziyaretin ekonomik yönünü öne çıkarıyor.

Yazıda, Suudi Arabistan’ın Türkiye’den gelen mallara boykot uyguladığı, Suudi turistlerin de ülkeyi ziyaret etmeyi bırakmasına dikkat çekiliyor.

BBC İzleme Servisi’nin aktardığı başyazı bu gelişmelerin önemli bir ekonomik etki yarattığını savunuyor:

“Bu durumun birçok kaybedeni arasında siyasi İslam ama asıl olarak da Müslüman Kardeşler yer alıyor. Biraz daha az da olsa, Erdoğan’ın en yakın müttefiki Katar da yer alıyor.

“Türk lirasını kurtarmak için Türk hazinesine iki kez yatırım ve mevduattan oluşan 35 milyar dolar pompalayan Katar artık onun (Erdoğan’ın) mali taleplerini karşılayamıyor.”

30 Nisan tarihli başyazıya göre ekonomik gerekçeler Erdoğan’ı, Cemal Kaşıkçı davası dahil tavizlere itti.

Aynı tavizler arasında Müslüman Kardeşler’le bağlantılı, Türkiye’den yayın yapan Mekameleen televizyonunun kapatılması da sayılıyor.

Yazıda, Ukrayna savaşının Türkiye’deki ekonomik krizi derinleştirmesi ihtimali dile getiriliyor ve “Erdoğan’ın politikalarını belirleyen yeni pusula bu. Yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimleri öncesi partisini iktidarda tutmak için tavizler veriyor” deniliyor.

‘Duruşu ona, milyarlara mal oldu’

Guardian gazetesinin Orta Doğu muhabiri Martin Chulov’un ziyarete ilişkin analiz yazısında ise Prens Selman’ın ödül kazanmış biri gibi göründüğü belirtiliyor.

Erdoğan’ın son üç senede Veliaht’ı uluslararası alanda “utandırmak” için hiçbir fırsatı kaçırmadığını söyleyen Chulov, konuştuğu Suudi yetkililerin zafer kazanmış gibi olduklarını yazdı.

Gazeteciye konuşan bir yetkili, “Onun (Erdoğan) bize, bizim ona olandan daha fazla ihtiyacımız var ve bize gelen de o. Duruşu ona, milyarlara mal oldu. Yapılacak herhangi bir ticaret bizim şartlarımızla olacak.” dedi.

Çavuşoğlu ziyareti açıkladı

Ziyaretle ilgili Venezuela dönüşü uçakta soruları yanıtlayan Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Başta Suudi Arabistan bize mesafe koymuştu. İlişkileri geliştirmek istediğinde, yok efendim sen geçmişte bize soğuktun denebilir mi?” şeklinde konuştu.

Habertürk’te sözleri yer alan Çavuşoğlu, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ile benzer süreçleri hatırlattı ve “ilişkileri normalleştirme stratejimizin bir parçası” dedi.

Mısırla ilişkilere de değinen bakan, “Mısır ile süreç daha önce başladı ama biraz daha yavaş ilerliyor. Temaslarımızı artıracağız” şeklinde konuştu.

Paylaşın

Yalnızların İşsiz Kalma Olasılığı Daha Yüksek

Sık sık yalnız hissettiğini bildiren kişilerin işsizlik yaşama olasılığı daha yüksek. Birleşik Krallık’taki Exeter ve Leeds üniversitelerinden araştırmacılar, yetişkinlerdeki yalnızlığın işsiz kalma olasılığını üç yıl içinde yüzde 17,5 artırdığını ortaya koydu.

Uzmanlar, bulguların “çalışma çağındaki nüfusta yalnızlığın daha geniş toplumsal etkilerinin daha fazla tanınması” gerektiğini gösterdiğini söyledi.

Kanıtlar, yalnızlığın kişilerin akıl sağlığı ve esenliği üzerinde geniş kapsamlı etkilere sahip olabileceğini ve onları depresyona daha yatkın hale getirebileceğini ortaya koyuyor. Önceki çalışmalar da yalnızlık ve bilişsel gerileme arasında bağlantı kuruyor.

The BMC Public Health adlı bilimsel dergide yayımlanan son araştırma, Toplumu Anlamak – Boylamsal Ev Halkı (Understanding Society Household Longitudinal) çalışmasına katılan 16 yaşın üzerindeki 15 bin kişinin verilerine dayanıyor.

Akademisyenler, çalışmanın 2017 ila 2019’da yürütülen (yalnızlıkla ilgili soruların ilk kez dahil edildiği) 9. dalgası ve 2018 ila 2020’yi kapsayan 10. dalgasından alınan yanıtları analiz etti.

Yalnızlık, “Ne sıklıkta yalnız hissediyorsunuz?” sorusu üzerinden değerlendirildi ve katılımcılar “neredeyse hiç/asla”, “bazen” ve “sık sık” arasında seçim yaptı. Sadece “sık sık” yalnız hissettiğini bildirenler çalışmaya dahil edildi.

Katılımcılardan çalışıp çalışmadıklarını beyan etmeleri de istendi.

Sık sık yalnız hisseden kişilerin 2017 ve 2019 arasında işsiz olma olasılığı yüzde 16 daha fazlaydı. Bu gruptaki işsizlik olasılığı 2018 ila 2020’de yüzde 19,6’ya yükseldi.

Uzmanlar bunun, yalnızlığı “zaman içinde yaygınlığı artan bir halk sağlığı salgını” olarak tanımlayan önceki araştırmalarla tutarlı olduğunu söyledi.

Araştırmacılar, yalnızlık ve işsizlik arasındaki bağlantının, yalnız kişilerin iş arama motivasyonunun azalmasından ve işyeri performansının daha düşük olmasından kaynaklanabileceğini öne süren mevcut çalışmalara atıfta bulundu.

Araştırmanın yazarları, çalışma çağındaki kişilerde yalnızlığın önlenmesi veya azaltılmasının aşırı işsizliği azaltma potansiyeline sahip olduğunu savunarak, bu bağlantı hakkında daha fazla araştırma yapılması çağrısında bulundu.

Exeter Üniversitesi’nden araştırmacı Nia Morrish, şu yorumu yaptı:

Azalan yalnızlık işsizliği azaltabilir ve istihdam yalnızlığı hafifletebilir; bu da sağlık ve yaşam kalitesi dahil olmak üzere diğer faktörlerle olumlu yönde ilişki kurabilir.

Bu nedenle, işverenlerden ve hükümetten de ek destek alarak, sağlık ve esenliği geliştirmek için yalnızlığa özellikle dikkat gösterilmelidir.

Araştırmamız büyük ölçüde pandemi öncesinde yürütüldü ancak bu konunun daha da acil hale gelmiş olabileceğinden şüpheleniyoruz; daha fazla kişi evden çalışıyor ve muhtemelen Kovid’le ilgili endişeler nedeniyle tecrit yaşıyor.

Pandemi sırasında yalnızlıkla ilgili veri toplayan Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi’ne göre, Ekim 2020 ile Şubat 2021 arasında Birleşik Krallık’taki yetişkinlerin yüzde 7,2’sinin “sık sık” veya “her zaman” yalnız hissettiği tahmin ediliyor.

Bu, verilerin Mayıs 2020’de toplanmasından bu yana 1,1 milyon kişilik bir artış anlamına geliyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın