İYİ Parti Lideri Akşener: El hak Başbakan Meral Olacaktır

Partisinin Anneler Günü etkinliğinde vatandaşların “Başbakan Meral” sloganları atması üzerine karşılık veren İYİ Parti Lideri Akşener, “Bu salonu şereflendiren her bir kardeşim ‘Başbakan Meral’ diyorsa el hak Başbakan Meral olacaktır” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Ankara İl Başkanlığı’nca Atatürk Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Anneler Günü etkinliğinde konuştu.

Tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayan Akşener, “Anne emektir, anne vazifedir, anne fedakârlıktır. Ben anneyim, babaanneyim. Tüm gençlere Allah anne olmayı nasip etsin. Bütün annelere Cenab-ı Hak evlat acısı göstermesin. Allah, evlatları ile imtihan etmesin” dedi.

“Çocukların doğar ve doğduğu andan itibaren içimizden bir şey kopar” diyen Akşener, “Kız veya erkek, çocuğumuza âşık oluruz. Onun için yaşar, onun için yer, onun için içer, onu beslemek için bir hayat kurarız. Bütün sevgimizi veririz. Zaman zaman kocalarımız gıcık olur ama bizi ilgilendirmez. Anne yemez yedirir. Anne giymez giydirir. Anne fedâkarlıktır, anne emektir” diye konuştu.

Akşener şöyle devam etti: “Ben çok uzun bir zamandır şehit aileleri ile şehit anneleri ile hemhal olan bir insanım. Bilir misiniz, oğlunun tabutu başında için yanar o ananın. Başsağlığı dilersiniz. Gözleri kurudur ama kalbi yanar. Der ki size; ‘Vatan sağ olsun kardeşim.’ İşte bu da annenin evladının üstünde gördüğü vatan sevgisidir. Türkiye bu anaların yüzü suyu hürmetine devam ediyor. Türkiye bu annelerin yüzü suyu hürmetine, bu anaların kalbi, emeği, iradesi hürmetine ilelebet payidar kalacaktır. Kim ne yaparsa yapsın, bu anneler var oldukça, bu salonu şereflendiren sizler var oldukça bu ülke, bu memleket, bu millet, bu vatan ilelebet payidar kalacak.”

Salondaki İYİ Partili kadınlara seslenen Akşener, “Siz olmasaydınız, sizler o iradeyi göstermeseydiniz, bugün burada biz olmazdık. Bugün Meclis’te grubu bulunan, kurulur kurulmaz seçime sokulmak istenilmeyen, buna rağmen büyük bir irade ile seçime giren büyük bir siyasi partinin mensupları olarak burada olmazdık. Gözlerimizi kapatalım. Sizler olmasaydınız, sizler eşlerinize, sizler evlatlarınıza ‘Yürü arkandayım’ demeseydiniz. Sizler bizzat bu hareketin içinde olmasaydınız, Türkiye nasıl bir yerde olurdu bir düşünün. Bugün Türkiye, 13. Cumhurbaşkanı’nın Millet İttifakı adayı olacağına inanıyorsa, bugün Türkiye her türlü zorluğa rağmen, her türlü yanlışlığa, her türlü iftiraya rağmen dimdik yürüyorsa ve yandaş kayırmalarına rağmen umutla geleceğe yürüyorsa, İYİ Parti’nin kuruluşuna, İYİ Parti’nin kadınlarına, İYİ Parti’nin gençlerine, İYİ Parti’nin yaş almışlarına borçludur” ifadelerini kullandı.

“El hak Başbakan Meral olacaktır”

Salonda atılan “Başbakan Meral” sloganlarına değinen Akşener şöyle devam etti: “Birilerini kalpten götüreceksiniz arkadaşlar. Sinirlerini bozmayın insanların. Siz bunu diyorsanız, bu salonu şereflendiren her bir kardeşim ‘Başbakan Meral’ diyorsa el hak Başbakan Meral olacaktır. Atatürk’ümüzün güzel bir sözü var; ‘Hiçbir milletin kadını Anadolu kadını kadar vatanı için, milleti için eziyet çekip, irade ortaya koymamıştır. Biz onlara her şeyi borçluyuz.’ Dolayısıyla bugün burada sizler adına bir kadın olarak, sizin huzurunuzda geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimizin iradesini ortaya koyan tüm kadınlarımızı en kalpten dileklerimle, saygılarımla selamlıyorum.”

Paylaşın

EPDK’ya Yapılan Zam Şikayetleri Yüzde 121 Arttı

EPDK verileri, yurttaşların zamlara yönelik tepkilerini de ortaya koydu. CHP’li Murat Emir’in paylaştığı verilere göre akaryakıt fiyatlarına ilişkin şikayetlerde geçen yıl yüzde 121 artış yaşandı.

Akaryakıt fiyatlarına art arda gelen zamlar diğer sektörlerde zammı tetiklerken, yurttaşların şikayetleri de arttı. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, akaryakıt fiyatlarına yönelik Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) yapılan şikayet başvurularındaki astronomik artışı gündeme getirdi.

CHP’li Emir’in paylaştığı verilere göre, 2021 yılında EPDK’ye petrol sektörüne ait toplam 2 bin 767 şikayet bildirildi. Şikayetlerin bin 187’i, “Akaryakıt fiyatı ve fiyat artışları” başlığı altında sınıflandırıldı. Böylelikle, akaryakıt fiyatlarına yapılan şikayetlerin tüm şikayetler içindeki oranı yüzde 42,9 oldu.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre fiyat ve fiyat artışlarına yönelik şikayet başvurularından sonra en çok şikayet alınan konunun, “Teknik düzenlemelere aykırılık” konusu olduğu bildirildi. Bu konuda yapılan şikayetlerin tüm şikayetler içindeki oranı ise yüzde 11,3 ile ifade edildi.

‘2021 yılında şikayetler yüzde 121 arttı’

Emir, akaryakıt fiyatları ve fiyat artışlarına yönelik şikayetlerdeki artışa da dikkat çekti. 2020 yılında akaryakıt fiyatlarıyla ilgili yalnızca 537 şikayet bildirimi yapıldığının altını çizen Emir, “2021 yılında ise şikayetler yüzde 121 oranında arttı. Vatandaş artık canından bezdi” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt fiyatlarındaki artışın her şeyi etkilediğini vurgulayan Emir, “İktidar, krizin faturasını doğrudan vatandaşa yansıtıyor. Kamyoncu esnafı kontak kapatma noktasına geldi. Pompaya yansıyan her zam, vatandaşımızın cebinden daha fazla para çıkmasına neden oluyor. Akaryakıt zamları ile birlikte iğneden ipliğe her şey de zamlanıyor. İktidar bu tabloya seyirci olmakla yetiniyor. İktidara çağrımız şudur, benzin ve motorindeki fiyat artışını yurttaşa yansıtmayın, ÖTV ve KDV’den karşılayın. Kıt kanaat geçinmek zorunda bıraktığınız insanların sırtına bir de akaryakıtı yüklemeyin” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Sezonun Son Derbisinde Kazanan Çıkmadı

Beşiktaş, Süper Lig’in 36. haftasında Fenerbahçe’yi konuk etti. Fenerbahçe’de Filip Novak’ın golüne, Beşiktaş’ta Rachid Ghezzal karşılık verdi, derbi 1-1 sona erdi. Bu sonucun ardından Fenerbahçe 69 puana, Beşiktaş ise 55 puana yükseldi.

Haber Merkezi / Beşiktaş, ligin son 2 haftasında Göztepe ve Konyaspor ile karşılaşacak. Fenerbahçe ise Fatih Karagümrük ve Yeni Malatyaspor ile oynayacak.

Karşılaşmadan dakikalar

2. dakikada Fenerbahçe’de İrfan Can, tribünden sahaya atılan bir maddenin başına isabet etmesi sonucunda yerde kaldı. Kısa bir tedavinin ardından ayağa kalktı ve oyuna devam edebiliyor. 4. dakikada ceza sahası içinde Zajc’ın altıpasın solundan kaleye vurduğu topu arka direkte Larin dışarı çıkardı.

6. dakikada Fenerbahçe öne geçti. Ferdi’nin şutunda Serdar Dursun’un kontrol edemediği top Novak’ın önünde kaldı. Novak kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu filelere gönderdi: 0-1.

7. dakikada santranın ardından Beşiktaş uzun topu oynadı, Batshuayi kafayla arkaya indirdi, ceza alanı içinde Novak-Larin mücadelesinde az önce Fenerbahçe’yi 1-0 öne geçiren golü atan Novak penaltıya sebebiyet verdi. 8. dakikada meşin yuvarlağın başına geçecen Batshuayi, Altay’ın sağından topu ağlara göndermek istedi ancak topu direğe nişanladı.

28. dakikada Beşiktaş’ta Kenan Karaman, Novak’ın müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem oyunu devam ettirdi ancak VAR’da yapılan incelemenin ardından hakem penaltı noktasını gösterdi. 31. dakikada Beşiktaş’ta penaltıyı kullanan Ghezzal, top ve kaleci Altay’ı ayrı köşelere göndererek skoru 1-1 yaptı.

35. dakikada Ghezzal hemen hemen sahanın ortasından kazanılan serbest vuruşu kullandı, ceza alanı içinde kalabalık yerde Welinton kafayı vurdu ancak top yandan dışarda. 46. dakikada Beşiktaş’ta Larin kaleciyle karşı karşıya durumda Altay’ı geçemedi. 50. dakikada Beşiktaş’ta Ghezzal’ın ortasında Larin altı pas bölgesi üstünde topa kafayı, yan direğe çarpan top oyun alanına geri döndü.

61. dakikada İrfan Can, yay üzerinden kazanılan serbest vuruşta topun başına geçti fakat topu üstten auta yolladı. 67. dakikada Fenerbahçe’de Ferdi’nin sol kanattan ceza sahasına ortasında Ersin boşa çıktı, Serdar Dursun’dan önce Umut Meraş topu uzaklaştırdı ve büyük bir tehlikeyi önledi. 81. dakikada Beşiktaş’ta Can Bozdoğan’ın ceza sahası içinden yaptığı kafa vuruşunda Altay topu son anda kornere çeldi.

Stat: Vodafone Park

Hakemler: Arda Kardeşler, Mustafa Emre Eyisoy, İbrahim Çağlar Uyarcan

Beşiktaş: Ersin Destanoğlu, Serdar Saatçı (Dk. 86 Atiba), Welinton, Umut Meraş (Dk. 75 Necip Uysal), Kenan Karaman, Josef, Emirhan İlkhan, Rıdvan Yılmaz, Ghezzal (Dk. 75 Can Bozdoğan), Larin (Dk. 75 Güven Yalçın), Batshuayi (Dk. 62 N’Koudou)

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Nazım Sangare, Tisserand, Novak, Ferdi Kadıoğlu (Dk. 90+3 Çağtay Kurukalıp), Gustavo, Zajc, İrfan Can Kahveci (Dk. 70 Osayi-Samuel), Mert Hakan Yandaş, Rossi, Serdar Dursun (Dk. 70 Valencia)

Goller: Dk. 6 Novak (Fenerbahçe), Dk. 31 Ghezzal (penaltıdan) (Beşiktaş)

Paylaşın

HDP’li Buldan: Ne Pahasına Olursa Olsun Direneceğiz

Partisinin Bursa İl Örgütü Kongresi’nde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, polisin milletvekili Ayşe Acar Başaran’a yönelik tehdit içeren sözlerine tepki göstererek, “Ne pahasına olursa olsun direneceğiz ve kazanacağız. Onlar korksunlar, çünkü kaybedecekler.” dedi.

Haber Merkezi / Pervin Buldan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmenin devamında, “Bunu söyleyenin kimden emir aldığını ve oraya geldiğini çok iyi biliyoruz ancak onlar da çok iyi bilsin ki HDP milletvekili, yönetici her bir seçmenimiz bu tehditleriniz karşısında asla diz çökmek boyun eğemez ve size biat etmez. Bu söz 90’ların zihniyetine sahip olan iktidarın sözüdür. O zamandan bu zamana çok şey değişti. O zaman da direnen bir halk vardı, şimdi de ölümüne direnen bir halk var karşınızda” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında ‘Anneler Günü’nü de kutlayan Buldan,  “Selam olsun Cumartesi Annelerine, Barış Annelerine, Emine Şenyaşar annemize, Deniz Poyraz’ın annesine, selam olsun bu ülkede yüreği evlatlarına kavuşmak için yanan bütün annelerimize. Artık annelerimizin tek bir damla dahi gözyaşı dökmemesi, evladımızın tırnağının taşa değmemesi için AKP-MHP hükümetini siyasi tarihten çıkarmanın zamanı geldi. Hepimizin yolu açık olsun, an serkeftin an serkeftin” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Bursa İl Örgütü 4’üncü İl Kongresine katıldı. Buldan, şunları söyledi:

“STK ve siyasi partilerin değerli temsilcileri, kadın arkadaşlarım, genç arkadaşlarım; hepiniz Bursa İl Örgütümüzün 4. Olağan Kongresine hoş geldiniz. Hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Bu güzel tablonun ortaya çıkmasında büyük emekler veren il örgütümüze bir kez daha teşekkür ediyorum. Bursa’dan bütün cezaevlerindeki arkadaşlarıma; haksız ve hukuksuz bir şekilde tutuklu olan Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Aysel Tuğluk, İdris Baluken, Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Gülser Yıldırım, Selçuk Mızraklı ve Leyla Güven’e ve ismini sayamadığım bütün arkadaşlarıma sevgi, saygı ve şükranlarımı sunuyorum. En kısa zamanda aramızda olmalarını temenni ediyorum.

“HDP, iktidar karanlığının kuşatması karşısında herkesin sesi, sözü ve gücüdür”

Kongrelerimiz vesilesiyle Türkiye’nin her yerinde, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine her yerde haklarımızla bu güzel coşkulu kongrelerimizi gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Tıpkı bugün Bursa’da olduğu gibi, her yerde coşkuyla, kararlılıkla ve büyük bir moralle kongrelerimizi gerçekleştiriyoruz. Tüm baskı ve engellemelere rağmen Halkların Demokratik Partisi iktidar karanlığının kuşatması karşısında herkesin sesi, sözü ve gücü olmaya devam ediyor. Bütün engelleme ve baskılara rağmen her yerde halkımızla birlikte olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz geleceğin Türkiyesi’nde, yarınlarında HDP’nin söz ve karar sahibi olacağını şimdiden görüyoruz. Çünkü HDP bu ülkede Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, Sünnilerin, Ermenilerin, Süryanilerin, kadınların, gençlerin; tüm inanç ve kimliklerin ortak sesidir, sözüdür, evidir. HDP aynı zamanda barışın köprüsüdür, aynı zamanda kardeşliğin kilididir. Bizim mücadelemiz eşit yaşamı ve sosyal adaleti ve aynı zamanda gerçek bir adaleti sağlayana kadar mücadeledir, direniştir.

“Kadınlar ve gençler söz ve karar sahibi olana kadar mücadele edeceğiz”

Biz bu ülkede kadınların ve gençlerin söz ve karar sahibi olması için mücadele yürüten bir partiyiz. Bu mücadelemizi de sonuna kadar sürdüreceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. Hiç kimsenin sefalet çekmediği, ülke kaynaklarının eşitçe dağıtıldığı ve geleceğimize bizim kendimizin yani halklarımızın karar vereceği bir Türkiye’yi yaratmak elbette ki bizlerin elindedir. Biz bunu gerçekleştirirken elini tutamadığımız, yüreğine dokunmadığımız ve kapısını çalmadığımız hiç kimse bırakmayacağız. Bu ülke sefa çekenlerin değil cefa çekenlerin ülkesi. Bu ülke değişip dönüşen ve geleceğin yeniden yaratıldığı bir ülke haline gelene kadar da bu mücadelemiz devam edecek.

“HDP sadece bir siyasi parti değildir, onurlu bir yaşamın duruşudur”

Bu ülkenin tüm kaynaklarını sömüren, talan eden bir zihniyete sahip bir iktidar var karşımızda. Sadece bu ülkenin kaynaklarını talan etmediler, bu ülkenin geleceğini de yok ettiler. Bu ülkenin halklarının geleceğini yarınsız, ümitsiz bıraktılar. Biz bu ülkede söz ve karar sahibi olmak istiyoruz. Biz bu ülkede halkların geleceğini belirlemek istiyoruz, kadınlar ve gençler de konuşsun istiyoruz, Saray’ın keyfi kararları değil halkın kararları bu ülkede hayata geçsin istiyoruz. İşte bizim mücadelemiz, HDP’nin mücadelesi böyle bir mücadeledir. Güç, iktidarda değil bizzat halkın kendisinde olsun istiyoruz. Buna göre de çözüm programımızı, mücadele ve direniş hattımızı ve ittifak politikamızı ayarlıyoruz. Oldukça önemli bir mücadelenin altına imzamızı koyduk, bu noktaya ilerliyoruz. HDP sadece bir siyasi parti değildir, onurlu bir yaşamın duruşudur. İktidarın, özellikle AKP-MHP’nin duyduğu korkunun asıl nedeni budur. HDP’nin korkusuz olmasıdır, cesaretli olmasıdır, umut dağıtıyor olmasıdır. AKP-MHP iktidarının asıl korkusunun bu olduğunu hepimiz biliyoruz.

“Bizim siyasetimizden, duruşumuzdan, direncimizden, mücadelemizden korkuyorlar”

Demokratik siyasetten, HDP’den, kadınların sesinden, gelecekten korkuyorlar çünkü geleceklerini kaybedeceklerini biliyorlar. Toplumsal değerleri bir bir tüketen bir iktidar var. Hiçbir siyasi ahlak ve etik kuralı, hukuku tanımayan bir iktidar var. Topluma diz çöktürme politikalarını uygulamaya çalışan bir iktidar var karşımızda. HDP’yi ve mücadelesini en büyük engel olarak gören bir iktidar var karşımızda. Karşımızdakiler bizim siyasetimizden, duruşumuzdan, direncimizden, mücadelemizden korkuyorlar. Ama korkmaya devam etsinler, biz onların korkulu rüyası olmaya devam edeceğiz. Bizden korktukları için karşımıza siyasetle çıkmıyorlar; karşımıza siyasi davalarla, kumpas davalarıyla çıkıyorlar. Gezi Davası onlar için korkulu bir rüyaydı ve son duruşmada verdikleri kararları gördük. Önlerinde 3 ayrı dava daha var. Biri devam eden Kobanî Kumpas Davası, biri HDP’yi kapatma davası, bir diğeri de tüm siyasi davalar.

“AKP ve MHP insani olan her şeyle çatışma halinde, çünkü siyasetleri bitti”

Arkadaşlarımızın yargılandıkları ama aslında AKP’yi yargılayan bir duruş sergileyen milletvekillerimizin, belediye eşbaşkanlarımızın, siyasetçilerimizin olduğu duruşmalar var. Bizim karşımıza siyaseten çıkmadıklarını biliyoruz, karşımıza kumpas davaları ile çıkıyorlar. Bunların haklara karşı, Türkiye haklarına karşı açtıkları davaların farkındayız. Bu davalara sıkı sıkıya sarıldıklarını da çok iyi biliyoruz. Bunları tek tek anlatmaya kalksak Bursa’dan Ankara’ya duble yol olur. Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu davaların, kumpasların farkında. Bize karşı, HDP’ye karşı örülmek istenen oyunların farkında. Bunlar tüm Türkiye toplumuyla, Kürtlerle, Alevilerle, farklı kimliklerle, kadın ve gençlerle davalı ve çatışmalı bir haldeler. Hukukla bile bunlar davalı bir haldeler. Bu ülkenin toprakları, ormanları, ağaçları ve dereleriyle bile davalı bir duruma düşen AKP ve MHP iktidarı var karşımızda. İnsani olan her şeyle çatışma halindeler çünkü siyasetleri ve gelecekleri bittiği için bu davalarla bizleri oyalamaya çalışıyorlar.

“‘Seni duvara çivilerim’ 90’ların zihniyetine sahip olan iktidarın sözüdür”

Yatıyorlar, kalkıyorlar bizimle uğraşıyorlar. Bu davalar yetmediği için de provokatörleri parti binalarımızın önüne göndermekten geri durmuyorlar. Son örneğini 3 gün önce Genel Merkezimiz önünde gördük. Bir provokasyonun planlı bir şekilde yapıldığına tanık olduk. Bir polisin seçilmiş bir halk iradesine, milyonların temsilcisine ‘‘Seni duvarı çivilerim’’ demesi, yenilip yutulacak bir laf değildir. Kadın Meclisi Sözcümüze, halkın iradesine bu sözün tek başına söylenmediğini çok iyi biliyoruz. Bunu söyleyenin kimden emir aldığını ve kimin talimatıyla oraya geldiğini de çok iyi biliyoruz. Ancak onlar da çok iyi bilsin ki HDP milletvekilleri, yöneticileri, HDP’ye oy veren her bir seçmenimiz bu tehditleriniz karşısında asla diz çökmez, size biat etmez. ‘‘Seni duvara çivilerim’’ 90’ların zihniyetine sahip olan iktidarın sözüdür. ‘‘Seni duvara çivilerim’’ sözü 90’larda asit kuyularında insanların yakılmasının emrini verenlerin zihniyeti ile aynıdır, faili meçhullerin emirlerini veren zihniyet ile aynıdır. Ancak o zaman da direnen bir halk vardı, şimdi de ölüme direnen bir halk var karşınızda.

“Türkiye halkları, kadınları özellikle de Kürt kadınları asla size boyun eğmez”

Türkiye toplumuna gözdağı vermeyi düşündüklerini biliyoruz ama yanılıyorlar; Türkiye halkları, kadınları özellikle de Kürt kadınları asla size boyun eğmez. Ne pahasına olursa olsun ölümüne direneceğiz, mücadele edeceğiz ve kazanacağız. Onlar korksunlar, çünkü kaybedecekler.

Cezaevleri tecrit ortamına dönüştü. Hasta tutuklular ölümle pençeleşirken, cezaevlerinde insan hakları ihlalleri her gün yaşanırken bu ülkenin geleceğe vaat edeceği hiçbir şeyin olmadığını görüyoruz. Tecrit içinde tecridin yaşandığı, insanların cezaevlerinde hak ihlalleri ile karşılaştığı, tabutların çıktığı bir süreci yaşıyoruz. Bugün İmralı Cezaevinde görüş olmadığı halde dün avukatlara tekrardan 6 aylık Sayın Öcalan ile görüşme yasağı getirildi. Böyle bir dönemden geçiyoruz. Zaten bir görüşme yok. Ne aile ne de avukat görüşü var ama bir kez daha görüş yasağı verildiğini öğrendik. Kendi yasalarını bile uygulamayan bir ülke haline geldi Türkiye. Cezaevlerindeki hak ihlallerinden bu ülkenin yönetenleri birebir sorumludur. Bu ülke AKP ve MHP’ye mecbur ve mahkum değildir. İlk seçimlerde tüm demokrasi güçleriyle oluşturacağımız ittifaklar ve güç birlikleriyle bu iktidarı tarihin çöp sepetine gönderene kadar mücadeleye devam edeceğiz.

“Ne yaparlarsa yapsınlar halkın umudunu söndüremeyeceklerini görecekler”

Onlar, meydanları bütün engellemelere rağmen boş bırakmayan halk gerçekliğinin farkındalar; HDP’yi korkutamadıklarının farkındalar; Türkiye halklarını susturamadıklarının farkındalar; gençleri, emekçileri, kadınları durduramadıklarının farkındalar. Bunu 8 Mart’ta, Newroz’da, 1 Mayıs’ta milyonların alanları doldurmasından gördüler. Biz meydanları doldurmaya devam edeceğiz. Bu mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz. Bursa’dan bir kez daha söz veriyoruz: Ne yaparlarsa yapsınlar halkın umudunu söndüremeyeceklerini görecekler, barış ve demokrasiyi engelleyemeyeceklerini bilecekler.

“İktidar ömrünü uzatmak için yeni çatışma ve savaş politikalarını devreye soktu”

Her fırsatta çatışma ve savaş politikalarına sarılan bu iktidarın ömrünü uzatmak için yeni çatışma ve savaş politikalarını devreye soktuğunu biliyoruz. Yarattıkları bu olumsuz tabloların ve her gün enflasyonun yükselmesinin görmezden gelinmesini sağlamak için yeni alanlar oluşturmaya çalıştılar. Savaş ve çatışma politikalarını ömürlerini uzatmak için devreye koyduklarını biliyoruz. En önemlisi de Kürtler hiçbir yerde kazanmasın, söz ve karar sahibi olmasın diye savaşa sarılan bir AKP gerçekliği var. Biz HDP olarak savaşın değil barışın, ölümün değil yaşamın olması için, tüm halkların barış içinde yaşayacağı bir geleceğe sahip olması için bu mücadeleye devam edeceğiz. Bu ülkede yoksulluk ve enflasyon var, insanlar açlıktan ve sefaletten iş yerlerini açamaz duruma geldi. Bu manzaranın tek nedeni AKP-MHP iktidarıdır. Yarınlarımızı çalmak isteyenlere karşı birlik ve beraberliğimizi korumak durumundayız. Nerede bir ezilen, sömürülen, haksızlığa uğrayan varsa HDP oradadır, orada olmaya devam edecektir.

“AKP-MHP hükümetini siyasi tarihten çıkarmanın zamanı geldi”

Bugün aynı zamanda Mayıs ayının ilk pazarı, yani Anneler Günü. Ben de acılı bir anne olarak bu ülkede evlatlarını kaybeden, evlatlarına kavuşmak isteyen, yüreği evladına kavuşmak için tutuşan bütün annelerimizin hiçbir ayrım yapmadan Anneler Gününü yürekten kutluyorum. Selam olsun Cumartesi Annelerine, selam olsun Barış Annelerine, selam olsun Emine Şenyaşar annemize, selam olsun Deniz Poyraz’ın annesine, selam olsun bu ülkede  yüreği evlatlarına kavuşmak için yanan bütün annelerimize! Bu ülkede çok acı çeken, göz yaşı döken annelerimiz var. Artık annelerimizin tek bir damla dahi gözyaşının dökülmemesi, tek bir evladımızın tırnağının taşa değmemesi için AKP-MHP hükümetini siyasi tarihten çıkarmanın zamanı geldi. Bu da ilk seçimde gerçekleşecek, ilk seçimler için bizim hedefimiz olacaktır.

Bir kez daha, özellikle 2 yıldır bu kentte yöneticilik yapan, başta il eşbaşkanlarımız olmak üzere tüm arkadaşlarımıza binlerce kez teşekkür ediyorum. Hepsinin emeğine, yüreğine sağlık. Bugünkü kongrede yeni seçilecek olan bütün arkadaşlarıma, il eşbaşkanlarıma bu zorlu ama onurlu süreçte üstün başarılar diliyorum. Hepimizin yolu açık olsun. An serkeftin an serkeftin.”

Paylaşın

Güneş Patlaması Atlantik Okyanusu’nu Vurdu

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Güneş yüzeyinde 3 Mayıs’ta meydana gelen şiddetli patlamayı görüntüledi. Güneş’in sol alt bölgesindeki bir lekede meydana gelen patlama “X1.1” diye sınıflandırıldı ve Atlantik Okyanusu üzerinde radyo sinyallerini kesintiye uğrattı.

Kozmik olay aynı zamanda 2022’nin en şiddetli üçüncü Güneş patlaması oldu. Yıldızda 19 Nisan’da X2.2 ve 30 Mart’ta X1.3 seviyesinde iki patlama meydana gelmişti.

X sınıfı patlamalar, radyo frekanslarını bozabilen ve bazen astronotları normalden daha yüksek radyasyon seviyelerine maruz bırakabilen en şiddetli seviyede patlamaları ifade ediyor.

Yıldızın en dış katmanında oluşan Güneş lekeleri, çeşitli patlamaların meydana geldiği aktif bölgeler diye tanımlanıyor. Bunların sıcaklığı, çevrelerine kıyasla sıcaklığı daha düşük olduğundan karanlık lekeler olarak görülüyor.

Bu lekelerde meydana gelen patlamalar, uzaya radyoaktif parçacıkların savrulmasına neden oluyor. Güneş rüzgarı adı verilen bu parçacıklar, gezegenlere ve dolayısıyla Dünya’ya da yönelebiliyor.

Patlamayı resmi Twitter hesabından duyuran NASA, “Güneş patlamaları güçlü radyasyon patlamalarıdır” ifadelerini kullandı:

Bir patlamadan savrulan zararlı radyasyon, Dünya yüzeyindeki insanları fiziksel açıdan etkileyemez çünkü gezegenin tüm atmosferinden geçemez. Ancak yeterince yoğun olduğunda GPS ve iletişim sinyallerinin iletildiği katmanı bozabilir.

Paylaşın

Ekonomi Ve Sığınmacılar Konusu AK Parti’yi Zorluyor

Türkiye gazetesi, ekonomi ve sığınmacılar konusunun “AK Parti’yi zorladığını” yazdı. Yücel Kayaoğlu imzalı haberde, AK Parti’nin 2023 seçimlerine Türkiye’nin en önemli gündem başlıkları arasında yer alan ekonomi ve sığınmacılar konusunu çözerek girmeyi hedeflediği belirtildi.

AK Parti vekillerinin bayram boyunca seçim bölgelerinde yaptıkları temaslarda benzer şikâyetler olduğu belirtilen haberde seçmenin nabzı tutuldu ve vekillerin izlenimleri aktarıldı. AK Parti’nin oy oranının yüzde 35 olduğu belirtilirken, yüzde 10’luk bir kitlenin kararsız olduğu ifade edildi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“AK Parti milletvekilleri ramazan ayı ve bayram boyunca seçim bölgelerinde temaslarını sürdürdü. Bu temaslarda hayat pahalılığı ve mültecilerle ilgili şikâyetler başı çekti. Bu iki konu dışında en önemli başlıklardan biri ise EYT’liler oldu. AK Parti, 2023 seçimlerine Türkiye’nin en önemli gündem başlıkları arasında yer alan ekonomi ve mülteciler problemini çözerek girmeyi hedefliyor. AK Parti’deki seçim stratejisi toplantılarında da son dönemde en fazla sığınmacılar ve ekonomi üzerinde değerlendirilmeler yapılıyor. Ramazan ayı ve bayram boyunca, AK Parti yönetimi, milletvekilleri ve teşkilatların yaptıkları saha çalışmalarındaki ortak izlenim, değerlendirmeler şöyle sıralanıyor:

Hayat pahalılığı ilk sırada. Son dönemde mülteciler de gündem oldu. Ama mülteci sorununun sahada pek bir etkisi yok. Muhalefet, mültecileri ‘siyasi açıdan istismar’ aracı olarak kullanıyor. ‘Suriyeliler yüzünden iş bulamıyorsunuz, bunlar yüzünden sıkıntı çekiyorsunuz’ diyerek kullanıyor. Suriyeli sığınmacılarla ilgili yalan-yanlış bilgiler yayılıyor.

Vatandaş, mültecileri çok büyük problem olarak görmüyor ama ekonomik sıkıntı çektiği için bunları bahane ederek tepki gösterenler var. Bir yandan da özellikle hizmet sektöründe ve tarım-hayvancılıkta çalıştıracak adam bulamadıkları için Afgan veya Suriyelileri çalıştıranlar var. ‘Mülteciler olmazsa işimiz zor’ deniyor. Genel olarak vatandaş nezdinde bir ‘Suriyeli’ tartışması yapılmıyor. Ama siyaseten kullanılıyor.

Sahada görünen, AK Parti’nin çekirdek seçmeni hâlen partide. Toplumun yüzde 35’lik kesimi AK Parti’ye oy vereceğini söylüyor. Ancak yüzde 10’dan fazla bir kararsız kitle var. Bu kitle daha önce AK Parti’ye oy veren, ama şimdi kafası karışık olan bir kitle. Muhalefet cephesine de gitmek istemiyor. Çünkü onlar da umut vermiyor bu kitleye. Bu kesim şimdilik ne AK Parti’ye ne de muhalefete yanaşıyor. Gri alanda bekliyorlar.

AK Parti’ye yakın olan bu kesimler, ‘Köprü, yol baraj gibi söylemleri bırakın artık. Vatandaşın bireysel taleplerini karşılayın’ diyor. Türkiye’de seçimler muhtarlık seçimlerine döndü iyice, yani Kanal İstanbul’u veya başka otoyolları anlatarak seçim kazanmak zor. Vatandaş ‘Benim için ne yaptın’ diyor. Bireysel talepler karşılanmalı. Bu nedenle dar gelirlileri rahatlatmaya yönelik yeni bazı adımların atılması bekleniyor. Özellikle 9’uncu aydan itibaren hükûmet dar gelirlileri rahatlatmaya yönelik bazı adımlar atarsa, sıkıntı ortadan kalkar.”

Paylaşın

Tansu Çiller’in Siyasete Dönüş Planı

Son günlerde siyasete yönelik çıkışları ile gündeme gelen eski Başbakan Tansu Çiller’in teklifi ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile üçüncü ittifak iddiaları ile ilgili konularda Adalet Partisi ismi öne çıktı.

Partinin kritik konulara ilişkin ne karar alacağı ise merak konusu olurken Adalet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Vecdet Öz, Cumhuriyet’ten Sinem Nazlı Demir’e konuştu. Çiller ile dostane bir ilişkisi olduğunu fakat kendisinin AKP ile yakınlığını tasvip etmediğini belirten Öz, Çiller’in kendisine teklifte bulunduğunu açıkladı.

“Kahveye davet etti”

Öz, şunları söyledi: “Tansu Hanım bir gün beni arayarak kahve içmeye davet etti. Ben de dostane bir şekilde bu daveti kabul ettim. Ülke gündeminden konuşacağımızı düşünerek gittiğim bu görüşmede Çiller bana siyasete dönmek istediğini açıkladı, ‘Ben ablan olarak partinin başına geçeyim sen de ikinci adam ol’ dedi. Bu işin ticaret işi olmadığını derin görüş ayrılıklarımızın olduğunu belirterek reddettim, örneğin o başkanlık sistemini tasvip ediyor, biz parlamenter sistemi.” Öz, “Ümit Özdağ’ın milliyetçiliği Atatürk milliyetçiliğine yaklaşmıştır ve bu bize yakın gelmektedir” diyerek ittifaka açık kapı bıraktı.

“En büyük hatamız”

Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı ile ilgili de konuşan Öz, “Kemal Kılıçdaroğlu ittifakı altı parti ile sınırlandırmamalıydı. Dilinden Atatürk ve Cumhuriyeti düşürmeyen tüm partileri küçük büyük bakmaksızın toplamalıydı” dedi. Öz, 68 Kuşağı’nın devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın 6 Mayıs 1972’de idamına ilişkin de konuştu. Öz, “En büyük hatamız genç fidanların katledilmesidir. Onun ıstırabını yaşıyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Seçimleri İşaret Etti: Kazanıyoruz

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Maratonun son yüz metresindeyiz ve kazanıyoruz. Pes etme vakti değildir. Bırakın çeteler kaygılansınlar, hayata küssünler, uykuları kaçsın” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından bir mesaj yayımladı. İktidara yönelik eleştirilerde bulunan Kılıçdaroğlu mesajında gelecek seçimlere işaret etti ve “Kazanıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Bayramımızı bile karamsar geçirdik. Gülümsemeyi unuttuk, halkımız yorgun. En büyük hırsızlığa yaşam enerjimizi çalarak imza attılar. Ancak maratonun son yüz metresindeyiz ve kazanıyoruz. Pes etme vakti değildir. Bırakın çeteler kaygılansınlar, hayata küssünler, uykuları kaçsın” dedi.

Paylaşın

Gol Sesi Çıkmadı; Başakşehir – Galatasaray Berabere Kaldı

Galatasaray, Süper Lig’in 36. haftasında Başakşehir’e konuk oldu. Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda oynanan ve hakem Fırat Aydınus yönetti mücadele başladığı gibi golsüz eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Bu sonucun ardından yenilmezlik serisini 6 maça çıkaran Başakşehir 61 puana, Galatasaray ise 48 puana yükseldi.

Süper Lig’in 37. haftasında Başakşehir deplasmanda Giresunspor ile karşı karşıya gelecek, Galatasaray ise Adana Demirspor’u konuk edecek.

Karşılaşmadan dakikalar

6. dakikada Taylan Antalyalı’nın sağdan ortasında altıpas gerisinde yükselen Mustafa Muhammed’in kafayla vurduğu top, az farkla üstten auta gitti.

8. dakikada Babel’in sağdan ortaladığı top arka direkteki Berkan Kutlu’da kaldı. Bu oyuncunun düzelttikten sonra yaptığı vuruşta araya giren savunma oyuncuları meşin yuvarlağın ağlara gitmesini engelledi.

11. dakikada soldan gelişen atakta ceza sahası içine giren Trezeguet’nin pasıyla sol çaprazda buluşan Berkay Özcan’ın çıkardığı sert şutta kaleci Muslera direk dibinde yatarak meşin yuvarlağı kornere çeldi.

39. dakikada Taylan Antalyalı’nın hatalı pasında topu kapan Deniz Türüç’ün uzak mesafeden şutunda, meşin yuvarlak yandan auta çıktı.

41. dakikada Berkay Özcan’ın ara pasına hareketlenen Guldbrandsen, kaleciyle karşı karşıya kaldı ancak zamanında çıkan Muslera yatarak meşin yuvarlağın sahibi oldu.

44. dakikada Cicaldau’nun ceza sahası dışından şutunda top yavaş gitti ve kaleci Volkan Babacan meşin yuvarlağı kontrol etti.

55. dakikada Deniz Türüç’ün sağ kanattan ceza sahası içine yaptığı ortaya Berkay’ın yaptığı kafa vuruşunda meşin yuvarlak kalenin solundan az farkla dışarı çıktı.

64. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe vuruşu sonrası ceza yayı önünden Tolga Ciğerci’nin topun gelişine yaptığı vuruşta kaleci Muslera meşin yuvarlağı kornere çeldi.

65. dakikada Trezeguet, Sacha Boey’i çalımlayarak sol çaprazdan ceza sahasına girdi. Bu oyuncunun dar açıdan uzak köşeye yaptığı vuruşta top kaleye paralel gitti.

67. dakikada ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Trezeguet, Sacha Boey’i çalımlayarak yaptığı vuruşta Nellson topu çizgiden çıkardı.

74. dakikada Gomis’in pasında topla buluşan Sacha Boey’in ceza yayı üzerinden yaptığı vuruşta top kaleci Volkan’da kaldı.

78. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda savunmadan seken top ceza sahası içi sol çaprazında Lima’nın önünde kaldı. Bu oyuncunun sert şutunda kaleci Muslera iki hamlede topun sahibi oldu.

84. dakikada ceza yayı üzerinde topla buluşan Gomis, rakiplerinden sıyrılarak yaptığı vuruşta kaleci Volkan, meşin yuvarlağı kornere çeldi.

86. dakikada Tolga’nın pasında Gulbrandsen’in ceza yayının solundan yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kaleci Muslera’nın sağından az farkla dışarı çıktı.

89. dakikada sağ taraftan kullanılan köşe vuruşunda arka direkte Epureanu’nun kafayla pasında, Gulbrandsen’in yakın mesafeden kafayla yaptığı vuruşta kaleci Muslera gole izin vermedi.

90+4. dakikada ceza sahası içinde Van Aanholt’un vuruşunda kaleci Volkan sağına yatarak topu çeldi. Barış Alper’in şutunda top yan direğe çarparak dışarı çıktı.

Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Fırat Aydınus, Erdem Bayık, Özgür Ertem

Medipol Başakşehir: Volkan Babacan, Junior Caiçara, Efe Arda Koyuncu, Epureanu, Lima, Tolga Ciğerci, Deniz Türüç (Serdar Gürler dk. 79), Mahmut Tekdemir (Aleksic dk. 90+2), Berkay Özcan (Chadli dk. 79), Trezeguet, Gulbrandsen

Galatasaray: Muslera, Sacha Boey, Victor Nellson, Alpaslan Öztürk, Patrick Van Aanholt, Taylan Antalyalı (Halil Dervişoğlu dk. 80), Cicaldau (Pulgar dk. 68), Berkan Kutlu, Ryan Babel (Barış Alper Yılmaz dk. 90+2), Kerem Aktürkoğlu (Morutan dk. 80), Mustafa Muhammed (Gomis dk. 68)

Paylaşın

158 Şairden ‘Gezi Davası’ Bildirisi

Gezi Davası’nda açıklanan ve kamuoyunda tepki çeken karar nedeniyle bir araya gelen 158 şair bir bildiri yayımladılar. Bildiride, “Yaralı, üzgün ülkemizin alanlarında, bulvarlarında bizler de ayağa kalktık. Gezi direnişi, kardeşlerimiz gibi bizim de onurumuzdur” ifadeleri yer aldı.

Gezi Davası’nın geçtiğimiz ay görülen karar duruşmasında, Gezi Direnişini finanse ve organize etmekle suçlanan Osman Kavala müebbet hapis cezası alırken Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi 18’er yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. AKP’den milletvekili aday adayı olan hâkim üyenin de yer aldığı mahkeme heyetinin verdiği karar skandal olarak yorumlanırken yurdun dört bir tarafında protesto edildi.

GerçekGündem’de yer alan habere göre şairler, bugün “Gezi davası hukuksuzluğu”na karşı hazırladıkları “Şairler Bildirisi”ni kamuoyuyla paylaştı. Bildirinin yanı sıra “Şairler Bildirisi İmzacıları” da okundu.

Şairlerin okuduğu bildiri şöyle;

Suçsuzdur kardeşlerimiz

Ruhları barbar olanlar, doğanın dilini anlamazlar. Onlar için gözler ve kulaklar kötü tanıklardır.*

Ama biz şairler, gördük ve anladık.

Cinayet bu ülkede işlendi. Biz şairler, gördük ve tanığız.

Ağaçlarımızı bu ülkede kestiler.

Biz şairler, gördük ve tanığız.

Çocuklarımızı bu ülkede öldürdüler.

Biz şairler, gördük ve tanığız.

Akan kan, bizim de kanımızdı. Biz şairler, duyduk ve anladık.

Bize daha fazla güneş gerek.

Biz şairler, duyduk ve tanığız.

Yarının aydınlık unuyla yoğrulmuş ekmektir özgürlük.

Biz şairler, duyduk ve tanığız.

Şiir ve hayat, “Susmayın, boyun eğmeyin!” diye fısıldıyor bize.

Bunun için ustamız Cemal Süreya da “Biz kırıldık daha da kırılırız / kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.” diyordu.

Suçsuzdur kardeşlerimiz. Barbarlar, onların suçsuzluğuna dokunamazlar Suçsuzdur kardeşlerimiz. Yasaları, yalanları onların vicdanlarını tutsak alamaz. Suçsuzdur kardeşlerimiz.

İkiyüzlü kalemleri, onların saf erdemlerini karalayamaz. Biz biliyoruz ki hiç kimse özgürlüğün şarkısını bizim ağızlarımız kadar gür söyleyemez. Ve biz biliyoruz ki hiç kimse dizlerinin üstünde yükselemez güneşe.

Bunun için yaralı, üzgün ülkemizin alanlarında, bulvarlarında bizler de ayağa kalktık. Bunun için Gezi direnişi, kardeşlerimiz gibi bizim de onurumuzdur. Bunun için Gezi direnişi en güzel, en umutlu şarkımızdır…

Bu şarkı, geleceğin özgür, eşitlikçi, insana, insanlığa ve doğaya saygılı Türkiye’sinde bizleri daha da dirençli kılacak.

Bu ışıklı şarkıya sözcüklerimiz kadar inanıyoruz. Bunun için biz şairler diyoruz ki boyun eğici yasalarınızla, yasa koruyucularınızla, baskıcı erkinizle bugünü kurtarabilirsiniz ama yarın, halkın vicdanından asla kurtulamayacaksınız. Bunun için susmuyoruz, susmayacağız.

*Herakleitos

İmzacılar

Yeşim Ağaoğlu, Oğuzhan Akay, Nafia Akdeniz, Nuray Gök Aksamaz, Tozan Alkan, Orhan Alkaya, Erdal Alova, Emrullah Alp, Yusuf Alper, Mehmet Altun, Yüksel Andız, Suna Aras, Fatma Aras, Gökhan Arslan, Diyar Atak, Nihat Ateş, Mehmet Atilla, Salih Aydemir, Mehmet Sait Aydın, Hüseyin Bahca, Ali Asker Barut, Bilsen Başaran, Gülce Başer, İbrahim Baştuğ, Pelin Batu, Vural Bahadır Bayrıl, Süreyya Berfe, Nihat Behram, Ataol Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Egemen Berköz, Şeref Bilsel, Ayhan Bozkurt, Abdülkadir Budak, Özgün Enver Bulut, Eray Canberk, Riitta Cankoçak, Ali Cengizkan, Anıl Cihan, Ahmet Çakmak, Osman Çakmakçı, Cevat Çapan, Tunca Çaylant,

Nalan Çelik, Nevzat Çelik, Nuh Ömer Çetinay, Mazlum Çetinkaya, Veysel Çolak, M. Mahzun Doğan, Deniz Durukan, Efe Duyan, Rahmi Emeç, Gültekin Emre, enderemiroğlu, Şükrü Erbaş, Vecdi Erbay, Eser Ceran Erdi, Ayça Erdura, Haydar Ergülen, Cezmi Ersöz, Ünal Ersözlü, Mehmet Erte, Süreyyya Evren, Hüseyin Ferhad, Koray Feyiz, Turgay Fişekçi, Cenk Gündoğdu, Tarık Günersel, Hilmi Haşal, Fatin Hazinedar, Devrim Horlu, Ümit Yaşar Işıkhan, Gülseli İnal, Emel İrtem, Adil İzci, Hicri İzgören, Orhan Kahyaoğlu, Muzaffer Kale, Arife Kalender, Ayşe Şafak Kanca, Turgay Kantürk, Hilal Karahan, Erkan Karakiraz, Hidayet Karakuş, Halil Karapaşaoğlu,

Levent Karataş, Emel Kaya, Burhanettin Kaya, Metin Kaygalak, Tuğrul Keskin, Cengiz Kılçer, Tuna Kiremitçi, Serdar Koçak, Zeynep Köylü, Mustafa Köz, Lokman Kurucu, Akif Kurtuluş, Faris Kuseyri, Namık Kuyumcu, Oğulcan Kütük, Mehrizat, Mehtap Meral, Özkan Mert, Yaşar Miraç, Ayten Mutlu, Turgay Nar, Çayan Okuduci, Uygur Orhan, Altay Öktem, Tamer Öncül, Halil İbrahim Özcan, Mehmet Özceylan, Nihat Özdal, Yavuz Özdem, Mete Özel, Fergun Özelli, Pelin Özer, Ali Özgür Özkarcı, Hasan Özkılıç, Gonca Özmen, Hasan Öztoprak, Salih Öztürk, Asım Öztürk,

A.Kadir Paksoy, Fatoş Avcısoyu Ruso, Nur Saka, Onur Sakarya, Yücelay Sal, Sezai Sarıoğlu, Neval Savak, Aslı Serin, Şükrü Sever, Mustafa Suphi, Leyla Şahin, Aydın Şimşek, Emin Şir, Tuğrul Tanyol, Tevfik Taş, Zerrin Taşpınar, Ahmet Telli, Mahmut Temizyürek, Erkut Tokman, Enver Topaloğlu, Turgut Toygar, Engin Turgut, Oğuz Tümbaş, Sabahattin Umutlu, Cem Uzungüneş, Mecit Ünal, Hülya Deniz Ünal, Fatih Yalıner, Neşe Yaşın, Halide Yıldırım, İrfan Yıldız, Hayri K. Yetik, Selahattin Yolgiden, Hüseyin Yurttaş, Özgür Zeybek

Paylaşın