İYİ Parti Lideri Akşener ‘Başbakan Adayıyım’ Sözünü Tekrarladı

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin belediye başkanlarıyla bir araya geldiği toplantıda, “Bizim cumhurbaşkanı adayımız sizsiniz” sözlerine “Ben Başbakan adayıyım, geri dönüşü olmaz” diye yanıt verdi.

Habertürk’ten Mahir Kılıç’ın haberine göre, İYİ Parti lideri Meral Akşener partisinin belediye başkanları ile genel merkezde bir araya geldi. Yaklaşık 6 saat süren toplantıda Akşener daha çok başkanları dinledi. Seçim süreci ve parti politikalarının sahadaki yansımalarının ele alındığı toplantıda belediye başkanları izlenimlerini anlattı.

Toplantıya katılan belediye başkanları Akşener’e, “Bizim Cumhurbaşkanı adayımız sizsiniz” dedi. Anadolu’da da bu yönde bir talep olduğunu dile getirdi. Ancak Akşener bu sözlere, “Ben açıklamamı yaptım, başbakanlığa aday olduğumu söyledim. Bunu söyledik bundan geri dönüş olmaz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı seçimlerde birinci parti olma iddiasını da yineledi. Bu sözün boşuna söylemediğini, hedefin belli bir strateji ve plan çerçevesinde dile getirildiğini ve hedefe de ulaşılacağını kaydetti.

Partinin kalkınma politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Özlale’nin de bir bölümüne katıldığı toplantıda ekonomi için ayrı bir parantez açıldı. Geliştirilen stratejilerin başarılı olduğu ancak halka anlatılması noktasında daha anlaşılır ve daha sade bir iletişim dili kullanılmasının faydalı olacağı belirtildi.

Paylaşın

‘Memleket Partisi’nin Ağır Topları İstifa Etti’ İddiası

17 Mayıs 2021 tarihinde kurulan ve Genel Başkanı Muharrem İnce olan Memleket Partisi’nde istifa depremi yaşandı. Memleket Partisi Genel Sekreteri Hakkı Akalın ve Parti Sözcüsü Gaye Usluer’in istifa ettiği ifade edildi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’nin adayı olan ve seçimlerden sonra Genel Başkan olma mücadelesi veren Muharrem İnce, CHP’den istifa ettikten sonra Memleket Partisi’ni kurdu.

17 Mayıs 2021 tarihinde kurulan Memleket Partisi’nde yeni bir istifa depremi yaşandı. Siyaset kulislerinde Memleket Partisi Genel Sekreteri Hakkı Akalın ve Parti Sözcüsü Gaye Usluer’in de aralarında olduğu önemli isimlerin istifa ettiği konuşuluyor. İddiaları sormak için aradığımız Hakkı Akalın, Gaye Usluer ve Serkan Ufuk Akgün’ün telefonları kapalıyken Ali Rıza Büyükuslu ise aramamıza cevap vermedi.

Memleket Partisi’nde geçtiğimiz aylarda İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de istifa etmişti.

İl başkanları grubuna mesaj gönderdi

Edinilen bilgilere göre; Memleket Partisi Genel Sekreteri Hakkı Akalın, İl Başkanları Whatsapp grubuna mesaj göndererek istifa ettiğini açıkladı. Akalın, istifasını şu sözlerle paylaştı:

“Değerli arkadaşlarım,

Çok değerli mesleğime de ara vererek, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerine bağlılıktan ayrılmadan, 16 aydan beri kuruluşundan önce ve sonra parti için bir nefer gibi çalışmayı görev bildim. Bu süreçte sevinçli günlerim de mutsuz günlerim de oldu. Başlangıçta önümüzde yapacağımız zorlu pek çok iş olduğunu düşünerek yola çıkmıştık.

17 Mayıs 2021’de partinin kuruluşundan itibaren 4 ay içinde yasal olarak zorunlu örgütlenmeyi tamamlayarak 18 Eylül 2021 tarihinde Kurultayı yaptık. Böylece seçimlere katılabilmek için gerekli koşulları yerine getirdik. Bugün itibarıyla kongreleri yapılmış 45 il örgütümüz, örgütlenmesini tamamlamaya çalışan 18 ilimiz, toplam 63 ilimiz mevcut. Özellikle kurultaydan sonra karşılaştığım tüm olumsuzluklara karşın bana verilen görevi yapmanın ve sorumluluğu yerine getirmenin bugün vicdani huzuru içindeyim.

Uzun süreden beri var olan çözümsüzlüklerin içinde, partinin başlangıçtaki hedef ve iddiasından uzaklaştığını üzülerek gözlemledim. En nihayetinde kuruluşta var olan heyecan ve inancımı yitirerek bir yol ayrımına geldim. Türkiye’nin dış ve iç tehdit, baskı ve krizlerle karşılaştığı çok kritik bir süreçte seçimlere de bir yıldan az bir süre kala, ülke siyasetine olumsuz bir katkıda bulunmanın sorumluluğunu üstlenmek istemiyorum.

İnanç, gurur ve kararlılıkla Türkiye sevdası uğruna çıktığım buradaki yolculuğumun sonunda beni örgütü kurmak üzere Genel Sekreter olarak görevlendiren sayın Genel Başkan Muharrem İnce’ye, partiyi yoktan var eden ve bizimle her zaman uyum içinde çalışan özverili örgütümüze, Genel Sekreterlik’te bana yardımcı olan, birlikte görev yaptığım değerli yönetici arkadaşlarıma ve gece gündüz beraber olduğum Genel Merkezin tüm personeline teşekkür ediyor, 13 aydan beri sürdürdüğüm Genel Sekreterlik görevinden, Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi üyeliğinden ve kurucusu olduğum Memleket Partisi’nden ayrılıyorum. Hoşça ve sağlıkla kalın.”

5 isim daha istifa etti

Akalın ile birlikte istifa eden isimlerden birinin de Prof. Dr. Gaye Usluer olduğu iddia edildi. Usluer’in Twitter hesabından “Memleket Partisi Genel Başkan Vekili, Parti Sözcüsü” ifadelerini silmesi de istifa söylentilerini güçlendirdi.

Usluer ile beraber istifa ettiği iddia edilen diğer isimler ise şöyle oldu:

Serkan Ufuk Akgün
Alı Rıza Büyükuslu
Oğuz Giray
Meryem Kala

Memleket Partisi’nde yaşanan istifaların ardından PM’nin düşeceği ve partinin olağanüstü kurultaya gideceği konuşulurken henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.

(Kaynak: Gerçek Gündem)

Paylaşın

Türkiye’nin Kredi Risk Primi 836’ya Yükseldi

Finansal bilgi ve analiz şirketi Standard and Poor’s (S&P) Global, Türkiye’nin Kredi Risk Priminin (CDS) 836’ya yükseldiğini paylaştı. Türkiye’nin Kredi Risk Primi Cuma günü 831’di.

Haber Merkezi / Türkçe’de kredi risk primi veya kredi temerrüt takası olarak kullanılan CDS (Credit Default Swap) aslında bir çeşit sigortalama işlemi olarak tanımlanabilir.

Herhangi bir ülke hazinesine ya da şirketine borç verirken o borcun geri ödenmemesi ihtimaline karşı aldığınız sigorta poliçesine CDS deniyor ve genellikle over-the-counter (OTC) yani herhangi bir borsa düzenlemesine tabi olmayan tezgah üstü piyasalarda işlem görüyor.

CDS primi nasıl hesaplanıyor?

Ülkelerin dış borçlanmalarına karşı CDS’leri genelde büyük uluslararası yatırım bankaları sağlıyor ve o ülkelerin borcunu çevirememesi halinde ödemeyi bu banka üstlenmiş oluyor. Bu bankalar da söz konusu ülkenin geri ödeme yeteneğini, makroekonomik koşullarını inceleyerek bir risk oranı belirliyor.

Bu oran belirlenirken uluslararası derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar önemli bir rol oynasa da bunun dışında da bir çok faktör göz önünde bulunduruluyor.

Ekonomisi sağlam ve geri ödeme sorunu yaşamayacağı düşünülen ülkelerin risk primi düşük olurken geri ödemekte sorun yaşayacağı düşünülen ülkelerin risk primi yüksek bir orandan belirleniyor.

Türkiye’nin CDS oranı neden yükseliyor?

Ekonomist Mahfi Eğilmez’e göre ülke CDS priminin yükselmesine iç ve dış nedenler olmak üzere iki etken grubu yol açıyor. Koronavirüs salgını ya da Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve yükselen enerji fiyatları bu dış nedenlere örnek olarak verilebilir.

İç nedenler ise enflasyonun yükselmesi, dış borçların artması, kurların yükselmesi, sosyal çalkantılar ve afetler olarak sıralanabilir.

Dış nedenler konusunda yapılabilecek şeylerin sınırlı olmasına rağmen iç nedenleri yönetmenin mümkün olduğunu vurgulayan Eğilmez bu sayede dış nedenlerin de etkisinin azaltılabileceğini belirtiyor.

Türkiye’nin CDS primlerinin 2008 yılındaki küresel mali kriz sırasında yükseldikten sonra gerilediği görülüyor. Ülkenin makroekonomik dengelerinin bozulmaya başladığı 2018 yılından itibaren ise dalgalı bir seyirle de olsa yükseliş trendini sürdürdüğü görülüyor.

Diğer ülkelerin CDS primi ne kadar?

CDS primi ekonomisi sağlam ekonomiler için düşerken ödeme güçlüğü çekebileceğine inanılan ülkelerde yükseliyor. Bu nedenle CDS primi 300 baz puanın üzerindeki ülkeler aşırı kırılgan ekonomiye sahip olarak değerlendiriliyor.

Örneğin 13 Haziran 2022 itibariyle Hollanda’nın CDS primi 10,70; İngiltere’nin 11,04; Amerika Birleşik Devletleri’nin 16,10 olurken 2010 yılında iflasın eşiğine gelen  komşu ülke Yunanistan’ın risk primi 179,70  oldu.

Ekonomileri daha kırılgan olarak kabul edilen yükselen ekonomilerden Çin’in CDS primi 76,40, Meksika’nın 114,50 ve Brezilya’nın 254 seviyesinde.

Ukrayna’yı işgali sonrası batılı ülkelerden daha önce görülmedik yaptırımlara maruz kalan Rusya’nın CDS primi ise 13775 baz puanın üzerine çıkmış durumda.

Paylaşın

Bitcoin, Önemli Bir Dönüm Noktasına Doğru İlerliyor

Bitcoin fiyatı, 20 bin dolar seviyesine kadar düştü. Bu, kripto paranın devam eden çöküşünde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor. Ayrıca Bitcoin’in 2020’den beri en düşük değerinde olduğu anlamına geliyor.

Bitcoin şu anda birçok analistin hassasiyetin sarmal olarak artmaya devam edebileceği endişesini dile getirdiği noktada.

Bitcoin’deki son düşüş, son 24 saatte değerinin yüzde 9’unu silerek kripto para birimini 19 bin doların altına çekti. Son 7 gün içinde Bitcoin, fiyatının üçte birini kaybetmiş oldu. Kripto para 2021 sonlarında mevcut fiyatının üç katından fazlasında işlem görüyordu.

Öte yandan Bitcoin düşüşten mustarip tek kripto para birimi değil; gün içinde tüm piyasa yüzde 7’den fazla düşüş yaşadı. En büyük ikinci kripto para birimi Ethereum ise daha da düştü: Son bir günde yüzde 9 düşen Ethereum, geçen hafta yüzde 40 değer kaybetti.

Düşüş kısmen iki büyük kripto para birimi projesinin başarısızlığından kaynaklandı: Terra Luna ve Celsius. Her ikisinin de dijital finansın istikrarını artırmanın önemli yolları olması amaçlanıyordu ancak teknolojiye olan güveni zayıflattılar.

Ancak kripto piyasaları, enflasyon ve ekonomik büyüme endişeleriyle geleneksel finansal piyasaları sarsan aynı belirsizlik nedeniyle de düşüyor.

Bitcoin fiyatı en son 20 bin doları geçtiğinde, pandeminin bir sonucu olarak ortaya çıkan, kripto para birimlerine ve günlük işlemlere yönelik yoğun ilginin etkisiyle Kasım 2020’de yükselişe geçmişti.

Şimdi Bitcoin geri dönüş yolunda ve kripto parayla ilgili duyarlılık önemli ölçüde değişti. En son düşüş, haftalar boyunca düşen fiyatların, dijital paranın istikrarına ilişkin yeni endişelerin, teknoloji endüstrisine dair kötü duyguların ve diğer meselelerin ardından geldi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

En Eski Orman Yangını 430 Milyon Yıl Önce Yaşandı

Araştırmacılar 430 milyon yıl öncesine dayanan bir orman yangını tespit etti. Çalışmada Silüriyen döneme denk gelen bu yıllarda ormanların bugünkünden farklı olduğunu vurguladı. Bir önceki orman yangını rekoru 420 milyon yaşındaydı.

Bilim insanları tarihin en eski orman yangınını ortaya çıkarmayı başardı. Galler ve Polonya’da bulunan 430 milyon yaşındaki kömür yatakları bu keşifte önemli bir rol oynadı.

Silüriyen döneme denk gelen bu yıllarda Dünya’daki yaşama dair önemli ipuçları bulunuyor.

NTV’nin aktardığına göre Silüriyen dönemde bitkilerin yaşamı sulak alanlarla sınırlıydı. Çoğunlukla kuraklığın olduğu alanlarda bitkilerin hiçbir zaman yeşermediği tahmin ediliyor. Bu nedenle 430 milyon yıl önce kabul edilebilir orman tanımlaması şu anki ormanlardan daha farklı.

Çalışmaya konu olan orman yangınlarının en fazla bel seviyesine gelen bitkilerden oluşuyor. Araştırmacılara göre o dönemde yeryüzünde yaygın olan şey ağaçlar değil Prototaxites adındaki bir antik mantar türüydü. Boyu dokuz metreye kadar çıktığı tahmin edilen bu mantar türü hakkında fazla bilgi bulunmuyor.

Maine’deki Colby College’dan paleobotanikçi Ian Glasspool , “Ateşe dair kanıtımız, en eski kara bitkisi makrofosillerine ilişkin kanıtlarımızla yakından örtüşüyor gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

TÜİK: Tarımsal Girdi Fiyatları Yıllık 117,31 Arttı

Tarımsal girdi fiyatları Nisan’da bir önceki yıla göre yüzde 117,31, bir önceki aya göre ise yüzde 7,45 arttı. Alt gruplar incelendiğinde, yıllık olarak en büyük fiyat artışı yüzde 241 ile gübre ve toprak geliştiricilerinde görüldü.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Nisan 2022 verilerini açıkladı. Buna göre, Tarım-GFE’de nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 7,45, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 59,01, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 117,31 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 52,83 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 6,76, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 7,54 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 63,96, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 126,20 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 26,31 ile veteriner harcamaları ve yüzde 40,33 ile tohum ve dikim materyali oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 241,57 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 189,26 ile enerji ve yağlar oldu.

Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 3,25 ile makine bakım masrafları ve yüzde 3,74 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 10,97 ile bina bakım masrafları ve yüzde 10,04 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup yüzde 1,85 ile veteriner harcamaları oldu.

Paylaşın

‘Erdoğan, Erken Seçim Açıklamasına Hazırlanıyor’ İddiası

Erken seçim tartışmaları sürerken önemli bir iddiada Milli Gazete yazarı Adnan Öksüz’den geldi. Öksüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın erken seçim açıklaması yapacağını iddia ettiği tarihi yazdı.

Milli Gazete yazarı yazarı Adnan Öksüz, bugünkü köşe yazısında Ankara kulislerinde yer alan erken seçim iddiasını köşesine taşıdı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın erken seçime gitmek için 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümünde açıklama yapacağını ifade eden Adnan Öksüz, “Kulislere göre, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hain darbe girişiminin yıldönümünde, 15 Temmuz’da erken seçim açıklaması yapmaya hazırlanıyor!” yazdı.

Erdoğan topu Meclis’e bırakacak

“Fakat Erdoğan’ın aday olabilmesi için seçim kararının alınmasını Meclis’e bırakacağı ifade ediliyor.” diyen Öksüz, “Buna göre, Eylül 2022 ikinci yarısı ya da Ekim 2022’nin ilk yarısında erken seçim olabilir!” ifadelerini kullandı.

Öksüz’ün dikkat çeken ifadeleri şöyle:

“Önümüzdeki sonbaharda erken seçim var mı, yok mu?

Kulislere göre, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, hain darbe girişiminin yıldönümünde, 15 Temmuz’da erken seçim açıklaması yapmaya hazırlanıyor!

Fakat Erdoğan’ın aday olabilmesi için seçim kararının alınmasını Meclis’e bırakacağı ifade ediliyor.
Buna göre, Eylül 2022 ikinci yarısı ya da Ekim 2022’nin ilk yarısında erken seçim olabilir!”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Fiyatlar Yüzde 150 Arttı: Otobüs Bileti De Taksitle Satışta

İstanbul Ankara arası seyahat otobüsle 380, uçakla 750, özel araçla 2 bin TL’ye mal oluyor. En düşük fiyatlı otobüs seyahatine bile talep düştü. Seyahat şirketleri bankalarla anlaşarak taksite başladı.

Kurban Bayramı öncesi 30 lirayı geçen motorin fiyatlarıyla şehirlerarası yolculuk artık lüks. İstanbul’dan Gaziantep’e bayram ziyareti için gidecek dört kişilik bir ailenin en ucuz bilet ücreti 4 bin liradan başlıyor. Uçakla gidecek bir aile ise geçen yıl 380 lira olan bilete bu yıl yüzde 143 zamla kişi başı 926 lira ödemek zorunda.

İstanbul-Ankara arası otobüs bileti fiyatları geçen yıl 170 lira iken bugün yüzde 123 artışla 380 liradan satılıyor. Geçen yıl Ankara’ya en fazla 250 liraya satılan uçak bileti ise bu yıl yüzde 146 artışla 616 liraya ulaştı.

Tüm Otobüsçüler Federasyonu Başkanı Mustafa Yıldırım, bayram yaklaşırken gelişmeleri Cumhuriyet’e değerlendirdi.

Yıldırım, pandemi öncesi otogardan günde 2 bin 500 otobüs çıkarken bu yıl bu sayının bin 400’e kadar düştüğünü hatırlattı. Geçen haftalarda Pamukkale Seyahat’in Ziraat Bankası ile anlaşarak başlattığı taksitli bilet satışlarının ise tüketiciden yoğun ilgi gördüğünü anlatan Yıldırım, şunları söyledi:

“Yolcunun alım gücü çok düştü. Bizim de maalesef fiyatlarımız ikiye katlandı. Çünkü akaryakıt dörde katlandı. Bunun yanı sıra, otoyol, personel, kira, araç bakımı gibi bütün kalemlerimizde ortalama yüzde 100 artışlar oldu. Bilet fiyatları vatandaşın alım gücünü aşınca firmalarımız bankalarla anlaşıp taksitle bilet satmaya başladı. Bu uygulama yoğun talep görüyor.”

Paylaşın

Bankalarda Haciz Stokları Tükendi

Otomobil ve konutta hızla artan fiyatlar nedeniyle bankaların elindeki haciz stokları neredeyse tamamen tükendi. Ödeme güçlüğüne düşen tüketiciler, banka ipotekli konut ve aracını haciz aşamasına gelmeden satarak, kredi borcunu kapatıyor.

Dünya’dan Aysel Yücel’in haberine göre, yakın döneme kadar sayıları binlerle ifade edilen bankaların hacizli gayrimenkul ve araç stokları, kredinin geri ödeme döneminde yaşanan aşırı fiyat artışlarıyla neredeyse tamamen tükendi.

Kredi borcunu ödeyemeyenler, bankanın üzerinde ipoteği bulunan araç ve konutlarını satışa çıkararak borcunu kapatma yoluna gidiyor. Bankanın haczettiği az sayıdaki araç ve konutlar ise, ana para ve faizini birkaç katına katlayan fiyatlar nedeniyle oldukça kısa süre içinde satılıyor.

Bankaların internet sitelerinde satılık gayrimenkul ve araç sayısı rekor denecek seviyede azaldı. Birçok bankanın sitesinde satılık araç yer almazken, gayrimenkul satışlarının ise konuttan ziyade işyeri ve arsa ağırlıklı olması dikkat çekiyor. Bazı bankalarda icralık araç sayısı sıfırlanırken, bazılarında ise 10’u geçmiyor. En fazla icradan satılık araç ilanının bulunduğu bankalardan biri olan Ziraat’te sadece 34 araç satışta.

Piyasanın yüzde 15-20 altında fiyatla satılıyor

Bankalar gayrimenkullerde olduğu gibi icra yoluyla eline geçen taşıtları direkt teklif usulü ya da e-ihale yoluyla satıyor. Bu satışlar ya bankaların kendi sitelerinde ya da online aracı kurumlar üzerinden satışa sunuluyor. Bu araç satış ihalelerinin başlangıç bedelleri oldukça ekonomik oluyor.

Çünkü bankalar bu araçları satarken, bayi ve galerilere göre çeşitli vergi avantajına sahip. Çoğunlukla bu araçlar ihale sonrası piyasasın yüzde 15-20 oranında daha ucuza satılıyor. Yakın döneme kadar bankaların elinde binlerce satılık araç bulunuyordu. Şimdi ise neredeyse tüm bankalardaki satılık araçların sayısı 100’ü geçmiyor.

Bankaların elinde sınırlı sayıda araç olmasının iki temel nedeni bulunuyor. Çip krizi nedeniyle piyasada arz-talep makası açılırken otomobil fiyatlarının hızla yükselmesi otomobili daha değerli bir ürün haline getirdi. Bulunurluk sorunu nedeniyle ikinci el otomobil fiyatının sıfıra yaklaşması hatta bazı durumlarda sıfırı geçmesi, otomobili en cazip yatırım araçlarından birine dönüştürdü.

Konuştuğumuz sektör temsilcileri, şu anki piyasada hiçbir tüketicinin 100 bin-200 bin TL kredi borcu için otomobilini haczettirmeyeceğini söylüyor. Çünkü sadece bir yıl önce 300 bin TL’ye alınan bir aracın fiyatı iki katından fazla artmış durumda. Dolayısıyla kredisini ödemekte zorlanan biri aracını bankaya kaptırmaktansa satarak borcunu kapatmayı tercih ediyor. Diğer yandan, icraya düşen araçlar da piyasadaki arz sorunu nedeniyle eskiden daha hızlı satılıyor. Benzer durum konut tarafında da yaşanıyor.

Paylaşın

5 Ayda 50 Bine Yakın Esnaf İflas Etti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Esnaf Sicil Gazetesi’nin verilerini paylaşarak bu yılın ilk 5 ayındaki esnaf iflaslarını değerlendirdi.

CHP’li Ağbaba, büyüme modelinde esnafların payına toplu iflas düşüyor diye yorumladı. Yılın ilk 5 ayında, meslekten ve sicilden terkinini yaparak iflas eden esnaf sayısı 47 bin 128’e yükseldiğini belirten Ağbaba, şu ifadeleri kullandı;

“Böylece bu yılın henüz ilk 5 ayında iflas eden esnaf sayısı 50 bine yaklaştı. Mayıs ayında iflas eden esnaf sayısı ise 8 bin 322 olarak kayıtlara geçti. 2021 yılının mayıs ayında iflas eden esnaf sayısı 3 bin 893 olarak açıklanmıştı. Geçtiğimiz yıl mayıs ayından bu yılın mayıs ayına iflas eden esnaf sayısında yaşanan artış yüzde 113 oldu. Bakan Nebati her seferinde göstergeler iyi, piyasalar canlı diyor ama yaşanan toplu iflasları da görmemezlikten geliyor.

Nebati’nin enflasyona dayalı sözde büyüme modelinde esnafların payına toplu iflas düşüyor. Kur artışı ve dolaylı olarak artan maliyetler esnafların artık dükkanına yeni ürün alamamasına neden oluyor. Ardı ardına gelen zamlar ve yüksek faturalara ek olarak esnafların bankalara olan borçları da düşünüldüğünde, esnafın bu yılın sonunu görmesi neredeyse imkansız hale gelmektedir.”

Şu ana kadar kur korumalı mevduata hazineden ödenen toplam para 21,1 milyar TL olduğunu hatırlatan Ağbaba, açıklamasının devamında şunları söyledi;

“Buna ek olarak kur korumalı mevduata geçen şirketlere sağlanan kurumlar vergisi avantajı ile nedeniyle vazgeçilen kurumlar vergisi tutarı ise 10 milyar TL olarak açıklandı. Yani şu ana kadar resmi verilere göre Kur Korumalı Mevduatın hazineye maliyeti 30 milyar TL. Hatırlanacağı tam kapanma döneminde 1,3 milyon esnafa verilen toplam hibe ise 4,6 milyar TL ile sınırlı kalmıştı. Bugüne kadar KKM’den zenginlere verilen destek esnafa verilen destekten tam 7 kat daha fazla. İktidara geldiğimizde yapacağımız ilk iş esnaflarımızın banka kredilerinin faizlerini sileceğiz, zengini daha fazla zengin yapan Kur Korumalı Mevduat uygulamasına son verip, küçük esnafımızı destekleyeceğiz.”

Paylaşın