Yemeğe Tuz Atmak Ömrü Kısaltıyor

Yüz binlerce İngiliz’in verileri kullanılarak yapılan bir araştırmaya göre hazır, pişmiş yemeğe daha da tuz katmak insan ömrünü ortalama 2 yıl kısaltıyor. Araştırmayı yürütenler, bunun tuz tüketimi ile erken ölüm arasındaki bağlantıyı inceleyen ilk çalışma olduğunu söylüyor.

Sputnik’te yer alan habere göre; Orta yaşlı 500 bin İngiliz’le yapılan bir araştırma, yemeğe tuz atmanın erken ölümle yakından ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bu kişilerin genetik ve sağlık geçmişlerinin kayıtlarının tutulduğu UK Biobank kullanılarak yapılan araştırmaya göre tuz erkeklerin ömrünü en az 2, kadınların ömrünü de 1.5 yıl kısaltıyor. Yemeği pişirirken atılan tuz miktarı ise araştırmaya dahil değil.

Araştırmada sağlıksız yaşam sürme gibi diğer faktörler de göz ardı edilmesi ancak araştırmayı yürüten ekip elde edilen sonuçların insanların yemeklerine tuz atmayı bırakmasını düşünmesine gerektirecek kadar güçlü olduğunu gösterdiğinin altını çizdi.

Araştırmanın başındaki isimlerden Prof. Lu Ki, “Bildiğim kadarıyla araştırmamız, yemeğe tuz katılması ile erken ölüm arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk araştırma olma özelliği taşıyor. Masada önümüzde duran yemeğe daha az tuz katarak ya da hiç katmayarak sodyum tüketimini biraz azaltmanın sağlık açısından büyük getirileri olacaktır; özellikle de geniş kitlelerde başarılabilirse” ifadelerini kullandı.

Öyle ki 2006-2010 arası tuz tüketimleri açısından takip edilen araştırma katılımcıları arasında yemeğine her zaman tuz katanların erken ölüm riski yüzde 28 olarak belirlendi. 50 yaşında olup da tuzdan vazgeçmeyen erkek ve kadınlar için yaşam beklentisi de sırasıyla 2.3 ve 1.5 yıl kısaldı.

Erken ölüm getiren diğer faktörler ise yaş, cinsiyet, etnik köken, vücut ölçüleri, sigara- alkol kullanımı, fiziksel aktivite, yeme alışkanlıkları ile diyabet, kanser ve kalp hastalıkları gibi tıbbi durumlar. Batı ülkelerinde sodyum tüketiminin neredeyse yüzde 70’i işlenmiş ve hazır gıdalardan kaynaklanıyor.

Paylaşın

10 Kişiden 7’si İşe Artık Aracıyla Gitmiyor

Otomobil sahipleri dertli… Ulaştırma harcama grubu için TÜİK tarafından açıklanan 12 aylık enflasyon yüzde 123,4. Bunun altında yatan önemli nedenlerden biri akaryakıt fiyatlarındaki artış.

Milliyet’te yer alan habere göre IPSOS Araştırma, otomobil kullanımıyla ilgili bir araştırma yaptı. Yapılan araştırmaya göre her dört araç sahibinden üçü artık ailecek araba gezintilerinden vazgeçti. Ayrıca her on araç sahibinden yedisi artık alışverişe araba ile gitmediğini ifade ediyor.

On araç sahibinden dokuzu, aracını eskiden her istediğinde kullandığını ancak artık gerekli olmadıkça kullanmadığını belirtiyor. Her on araç sahibinden yedisi eskiden işe araç ile giderken artık bundan vazgeçtiğini belirtiyor. Bu duruma bir çare olarak yakın oturan iş arkadaşlarının araçlarını işe gidiş geliş için ortak kullanmaya başladıklarını söylüyor. Araç sahiplerinin yarısından fazlası bu yönteme başvurarak yakıt masrafını paylaştıklarını ifade ediyorlar.

Akaryakıta gelen zamlarla birlikte araç sahipleri araçlarını daha az kullanma eğiliminde. Araç sahiplerinin yüzde 91’i araçlarını daha az kullandığını belirtirken sadece yüzde 8’i her zamanki gibi kullanmaya devam ettiğini söylüyor.

Araç sahiplerinin %87’si daha önce istediği vakti aracını kullandığını ama şimdi gerekli olmadıkça kullanmamaya çalıştığını belirtiyor. Araçları ile artık hafta sonu gezmeye gitmediğini söyleyen araç sahiplerinin oranı %76, alışverişe araçları ile gitmeyenlerin oranı %69.

Araç sahibi çalışanların %71’i kendi araçları ile işe gitmektense toplu taşımayı tercih ediyor. Diğer bir tasarruf yöntemi olarak da yakın çevrede oturan arkadaşlar ile birlikte araç ile işe gitmek ve masrafları paylaşma yoluna gidiliyor.

Her 100 araç sahibinden 9’u eskisine göre daha az miktarda benzin almakta. Araç sahiplerinin %51’i daha önce araçlarının deposunu tam doldururken bugün gerektiği kadar aldığını, %39’u hiçbir zaman deposunu tam doldurmadığını ama şimdi eskisine göre daha az akaryakıt aldığını söylüyor.

Araç sahiplerinin %60’ı aracını satmayı düşünmezken, %12’si aracını satıp yerine yenisini almayı istiyor. Diğer taraftan araç sahiplerinin %28’i araçlarını satıp yerine de yenisini almamayı düşünüyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dikkat Çeken ‘Suriyeli Sığınmacılar’ Açıklaması

Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamada bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamasında, Türkiye’de 700 bin Suriyeli bebeğin dünyaya geldiğini belirtti ve ekledi:

“Allah uzun ömürler versin hepsine. Biz meseleye ülkemizin geleceği gözüyle bakıyoruz. Evet, her milletin en büyük zenginliği bebekleridir. Bu bebekler de yıkık dökük Suriye’nin zenginliğidir.

Suriye’nin yeniden ayağa kalkması için, evlatları vatanına dönmelidir. Ancak hep söyledim yine söyleyeceğim, ucuz bir ırkçı tavırla değil, düzgün, devlet aklıyla yapılacak iştir bu.

Sağlıklı şartlarda gidecekler, tüm adımlar hazır. İktidarımızda bu sürecimiz 2 senede tamamlanacak. Bu şartlar da AB fonlaması ile, bizim garantörlüğümüzde oluşturulacak. Davul zurna ile gidecekler.”

Paylaşın

Bitcoin, 10 Bin Dolara Gerileyebilir

Bloomberg’in son MLIV Pulse anketine göre, Wall Street katılımcılarının yüzde 60’ı Bitcoin’in mevcut değerinin yüzde 50’sini kaybederek 10 bin dolara gerilemesinin daha olası olduğunu belirtti.

Ankete göre, yüzde 40’lık kesim ise Bitcoin’in yeniden yükselişe geçeceğini düşünüyor.

Ankette katılımcıların yüzde 28’i kripto varlıkların finansın geleceği olduğu yönünde güçlü bir güven duyarken, yüzde 20’si ise bu varlıkların değersiz olduğu görüşünde.

Kasım ayında yaklaşık 69 bin doları gören Bitcoin, küresel piyasalarda yaşanan sıkılaşma fırtınasında değerinin üçte ikisini kaybetti ve Eylül 2020’den bu yana en düşük seviyelerden işlem gördü.

Bloomberg’e değerlendirmelerde bulunan Tribe Capital Ortağı Jared Madfes, sadece kripto varlıklarda değil dünyanın genelinde korku duymanın oldukça doğal olduğuna dikkat çekti.

Miller Tabak + Co Başstratejisti Matt Maley de gelecek finansal balonların her zaman bir önceki balondan farklı olduğunu belirterek, çoğunluğun bu sefer yaşanacak finansal balon hakkındaki görüşlerinde doğru yönde olduğunu söyledi.

Paylaşın

16 Gazetecinin Tutukluluğuna Yapılan İtiraz Reddedildi

Diyarbakır 5’inci Sulh Ceza Hakimliği, 16 Haziran’da tutuklanan 16 Kürt gazetecinin tutukluluğuna yapılan itiraz reddetti. MA’nın haberine göre; 18 gün sonra kararını açıklayan Sulh Ceza Hâkimliği, gazetecilerin tutukluluk hallerine yapılan itirazı reddederek, tutukluluk hallerine devamı yönünde kararı verdi. 

Hakiliğin kararında şu ifadeler yer aldı: “Şüphelinin atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren somut delillerin olması (olaya ilişkin ifade tutanakları ve düzenlenen kolluk tutanakları ) suç nev’inde ve delil durumunda şüpheli lehine herhangi bir değişiklik olmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 5. Maddesinde öngörülen geçerli şüphe sebeplerinin, 1982 Anayasası’nın 19. Maddesinde belirtilen kuvvetli belirtinin ve CMK’nin 100/1 maddesinde öngörülen kuvvetli suç şüphesini gösterir somut delillerin mevcut olduğu mesnet suçun CMK’nın 100/3-a maddesinde sayılan katolog suçlardan olması, verilmesi beklenen cezaya göre tutuklama tedbirinin ölçülü olması, bu nedenlerle adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı anlaşıldığından şüphelilerin CMK’nin 108 maddesi gereğince tutukluluk halinin devamına”

Ne olmuştu?

Diyarbakır’da 8 Haziran tarihinde gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişiden JİNNEWS Müdürü Safiye Alagaş, DFG Eşbaşkanı Serdar Altan, MA Editörü Aziz Oruç, Xwebûn Yazı işleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş,  Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin tutuklanmıştı. Gazeteci avukatları daha sonra gazetecilere savcılık ve hakimlik sorgusunda mesleki faaliyetlerle ilgili sorular sorulduğu, ortada somut bir delil yokken gazetecilerin “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla tutuklandıklarını belirterek, tutukluluk kararına itirazda bulunmuştu.

Paylaşın

Kovid 19’a Karşı 4. Doz Aşı Uygulaması Başlıyor

Kovid 19 vaka sayılarının yükselmeye başlamasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakanlığın açıklamasına göre son Kovid 19 aşısının üzerinden en az altı ay geçen kişiler, dördüncü doz aşılarını; yani ikinci doz hatırlatma aşılarını olabilecek.

Randevular, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınabilecek. Hatırlatma dozu için TURKOVAC, Sinovac veya BioNTech aşılarından biri tercih edilebilecek.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Omicron’a bağlı vakalar Türkiye’de de artış gösteriyor.” ifadelerini kullanmıştı:

Türkiye’de Kovid 19 vakaları haftalık olarak açıklanıyor.

Haziran ayına kadar koronavirüs tespit edildiği açıklanan kişi sayısı 10 binin altında seyrederken 13-19 Haziran haftasında sayı 11 bine yaklaşmıştı.

20-26 Haziran haftası hızlı bir yükselişle 26 bin 635’e yükselen haftalık koronavirüs vaka tespit sayısı; 27 Haziran – 3 Temmuz arasında 57.113’e yükseldi.

Sağlık Bakanlığı, özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerle risk grubundakilerin dördüncü doz aşılarının vurulması konusunda çağrıda bulunuyor.

Paylaşın

Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu Arasındaki Oy Farkı Yüzde 1’e Düştü

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin son anket sonuçlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Ankete göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde bire düştü.

Araştırmaya katılanlara, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm partiler ayrı aday gösterirse kime oy verirsiniz?” diye  sorulduğunda “Kemal Kılıçdaroğlu” yanıtını verenleri oranı yüzde 28,8 oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyu oranı ise yüzde 29,8 olarak ölçüldü.

Akşener, Sancar ve Babacan yükselişte

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e oy vereceklerin söyleyenlerin oranı  yüzde 12,5, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar aday olursa oy vereceklerini söyleyenler de yüzde 9,8 oldu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde anket araştırmasına göre yüzde 6,3 oy alacak.  Bahçeli’ye oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 6,0.

Yüzde 2’nin altında kalanlar

Mültecilere karşı ırkçılık ve nefret söylemleriyle gündeme gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın oy oranı da yüzde 1,9 olarak ölçüldü.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce  ve Gelecek Partisi Genel Başkanı  Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı adayı olursa oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise aynı, her iki isminde alacakları oy oranı yüzde 1.5 olarak tespit edildi.

Millet İttifakı’nda yer alan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun oy oranı ise yüzde 1,2 olarak açıklandı.

Paylaşın

Hazır Giyim Ve Ayakkabıda Büyük Zam Beklentisi

Küresel ham madde ve emtia fiyatlarındaki düşüşün sürmesi beklense de içeride yüksek kur ve yüksek enflasyon nedeniyle hazır giyim ve ayakkabıya büyük zamlar bekleniyor.

Yaz aylarının bitip sonbaharda yeni sezonun başlamasıyla ayakkabıda vatandaşa yansıyacak zammın en az yüzde 30 oranında olacağı öngörülürken; hazır giyim ürünlerine gelmesi beklenen zam oranı ise bazı sektör temsilcilerine göre yüzde 100’leri de aşacak.

Sözcü’den Gamze Bal’ın haberine göre konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten’in ifadeleri şöyle:

Tüketici bizim maliyet ve fiyatlandırmasını şu an yaptığımız ürünleri 6-7 ay sonra raflarda görebiliyor. Fiyatlandırma geriden geldiği için fiyat artışları sınırlı kalıyor.

Maalesef tüketicinin fiyatlarda ciddi bir artış yaşamak durumunda kalmasını bekliyoruz. Kışlık ürünlerin çıkmasıyla birlikte, eylül-ekim aylarında fiyatlarda bir artış hissedilecektir.

Satış adetlerimizde azalma yok ama satın alınan ürünün niteliği değişti. Bu yıl, daha pahalı olan yüksek segmentli deri ayakkabılardan ziyade, daha ekonomik olan tekstil ve sentetik malzemelerden yapılan ayakkabılarda talep artışı var. Deri ayakkabıların toplam satışlar içindeki payı geçen yıl yüzde 18’ler civarındayken bu yıl yüzde 15’lere indi. Dünyada da bu eğilim var ama bizde daha fazla.

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel ise, halihazırda fiyatlardaki yıllık zam oranlarının yüzde 80’i bulduğunu; kış aylarında yapılacak zamların yıllık bazda yüzde 100’leri aşarak yüzde 130’ları ulaşmasının şaşırtıcı olmayacağını dile getirdi:

Çünkü zor bir dönem. Kur artışına bağlı bir fiyat artışı söz konusu. Emtia ve ham maddede düşüş beklesek de uluslararası enerji maliyetlerindeki artışlar yurt içindeki maliyetlerimizi artırmaya devam edecek. Bu kış da ciddi girdi maliyetleriyle karşı karşıya kalabiliriz. Bu da nihai ürün fiyatlarına yansıyacaktır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye de enflasyon çıkmazı içinde. Enflasyon nedeniyle hane halkının ekonomik sıkıntıda olduğunu görüyoruz. Tüketici, cebindeki parayı daha ekonomik olarak kullanacaktır.

Türk müşterilerin alım gücü düştükçe toplam satışlar içinde yabancıların payı arttı. Bazı AVM’lerde turistlere yapılan satışlarda yüzde 40, bazılarında ise yüzde 60 artış var. Bazı markalar yabancılara bu kadar fazla satış yapmaktan endişeli. ‘İlerleyen dönemde turist gelmezse bu satışları kime yapacağız?’ endişesi hakim.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya da hazır giyimde fiyatların son bir yılda ikiye katlandığını, bunun etkisiyle satışlarda yıllık bazda yüzde 10 ila 20 aralığında düşüş yaşadıklarını anlattı:

Önceden kârlılığı konuşurken şimdi kârsızlığı konuşuyoruz. Firmalar neredeyse genel gideri karşılayacak etiket fiyatlarıyla hayatlarını devam ettirmeye çalışıyorlar. Son BDDK kararlarıyla finansmana erişim de artık kolay değil. Ancak orta ve uzun vadede finansmana ihtiyacımız var. Maliyetlerin yanında önümüzdeki dönemdeki en büyük sıkıntı, finansmana erişim. Bu konudaki sıkıntılar sürerse, o zaman kapanmalarla karşı karşıya kalabiliriz.

Paylaşın

İYİ Parti’den “Akşener ‘Altılı Masa’dan Ayrılacak” İddiasına Yanıt

İYİ Partili Erhan Usta, MHP’li Mevlüt Karakaya’nın “Akşener ‘altılı masa’dan ayrılacak” iddiasına, “Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.” yanıtını verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AKP heyeti ile bayramlaşma sohbetinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’in ‘altılı masa’dan ayrılacağını iddia etti.

Cumhuriyet’ten Gizay Çelik’e konuşan İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı tabii 6’lı masa dağılsın istiyor. Ama biz 6’lı masanın bu ülkenin geleceği açısından önemini biliyoruz. 6’lı masanın mutlak süratle sürmesi gerektiğine inanan bir siyasi partiyiz. Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.

Bu ittifakın, özellikle de ülkenin güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş konusunda bir kararlılığı var. Bu kararlılık, 6’lı masa olarak sembolleşti. Biz bu ittifakın kesinlikle sürmesinden yanayız”

Paylaşın

CHP’li Öztrak: Enflasyonu Kısa Sürede Tuş Edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin yükselen enflasyona karşı çözüm önerilerine ilişkin Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’a açıklamalarda bulundu. Strateji ve Planlama Teşkilatı (SPT) gibi kurumlarla ekonomide güven sağlayacaklarını vurgulayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’nin ekonomi politikalarını eleştirdi. 

İktidarın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla enflasyonu bilerek yükselttiğini vurgulayan Öztrak, “Eylülden itibaren Merkez Bankası talimatla faiz düşürdükçe, hem döviz kurları hem enflasyon azdı. Erdoğan o dönemde sürekli açıklamalar yaparak piyasalardaki ateşe odun taşıdı. Aralık sonunda model dedikleri safsata taşınamaz noktaya gelince, bu kez doğrudan kumanda ekonomisine geçtiler. İhracatçının dövizine el koydular” ifadelerini kullandı.

Bugün faizlerin geçen ağustosun üzerinde olduğunu söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

“‘Düşürdük’ dedikleri dolar kuru, yeniden tarihi zirvesine yaklaşıyor. Altı ay boyunca döviz kurlarını tutmak için bütçeden harcanan milyarlarca lira, satılan millete ait milyarlarca doların üstüne bir bardak soğuk su içildi. Tüketici Enflasyonu, Eylül 1998’den bu yana, Üretici Enflasyonu ise Şubat 1995’ten bu yana, en yüksek seviyeye çıktı. Üretici fiyatlarındaki artış yüzde 140’a dayandı.”

Ekonomide yaşananların güven eksikliğinden kaynaklandığını belirten Öztrak, “İlk adımı milletimiz atacak, sandıkta kendisini ezen bu liyakatsiz yönetimi evine gönderecek. Bunun ardından biz, demokrasi aşığı ortaklarımızla, daha önce ülkeyi krizden çıkaran kadrolarımızla göreve gelip enflasyon canavarını kısa sürede tuş edeceğiz” dedi.

‘SPT’yi kuracağız’

İktidara geldiklerinde yapacaklarını anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’nın başına derhal liyakatli bir ismi atayacağız. Kuracağımız SPT teşkilatıyla küresel gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşımla, ulusal, bölgesel ve sektörel çerçevede strateji, reform, plan ve programları hazırlayıp uygulayacağız. Ekonominin gerçek fotoğrafı çekmek için Durum ve Hasar Tespit Komisyonu’nu kuracağız.”

‘ÖTV’siz mazot’ vaadi

Çiftçiler için yapacaklarını da aktaran Öztrak, şunları anlattı:

“Ziraat Bankası sadece çiftçiye, Halk Bankası da sadece esnafa avantajlı kredi sağlayacak. Çiftçiye elektik, gübre, yem gibi girdileri ucuza vereceğiz. Çiftçi tohumu atarken hasatta ne kazanacağını bilecek. Taban fiyatı, maliyet ve makul kârı karşılayacak şekilde önceden açıklayacağız. Kuracağımız güneş enerjisi tesislerinin üreteceği enerjiyi Çiftçi Kooperatiflerine ücretsiz vereceğiz. Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV almayacağız.”

Paylaşın