Fitch: Türkiye’nin Yeni Ekonomi Politikası Riski Artırdı

Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde yeni ekonomi politikasının kamu finansmanında riskleri artırdığına dikkat çekerken söz konusu politikanın makroekonomik ve finansal istikrara yönelik riskleri azaltmadığını belirtti.

Fitch raporunda “zorlu dış ortama rağmen politika karışımının özellikle Haziran 2023’teki seçimlere kadar hala yüksek büyüme ve istihdama odaklı olduğunu düşünüyoruz” ifadeleri yer aldı.

2021’de hayata geçirilen kur korumalı mevduat sistemiyle ihracat öncülüğündeki ekonomik modelde faiz artırmadan TL’nin desteklenmesinin amaçlandığı belirtilerek “ancak TL üzerindeki baskı yeniden artarak derinleşti. Dolarizasyon yüksek, uluslararası rezervler geriliyor, enflasyon da çok yüksek” değerlendirmesi yapıldı. Politika tepkisinin kamu finansmanında doğrudan ve dolaylı maliyeti olduğuna dikkat çekildi.

Bllomberg HT’nin aktardığına göre; Geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu düşürülmesine dair “not düşüşü, bu politika tepkisinin cari açığı fonlamak için sermaye girişlerini çekmekte yetersiz kalmasını, Tüketici Güvenini düşürebileceği ve dış finansman konusundaki riskleri yansıtıyor” dendi.

Fitch geçen hafta Türkiye’nin kredi notunu B+’dan B’ye indirdiğini, görünümünü ise “negatif” olarak teyit ettiğini açıklamıştı.

Paylaşın

Türkiye’ye F-16 Satışını Engelleme Yolunda İlk Adım

ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) 2023 mali yılı bütçesini içeren ve ABD savunma harcamaları politikalarını belirleyen Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasa (NDAA) tasarısına yapılan ekleme ve düzeltmeler, Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi’nde tamamlandı.

Tasarıya, çeşitli konularla ilgili toplamda 650 ekleme yapılırken, bu eklemelerden biri de Demokrat Partili New Hampshire Vekili Chris Pappas’ın ABD’nin Türkiye’ye F-16 satışının iki şarta bağlanmasını öngören ve revize edildikten sonra Komite’ye tekrar sunulan önergesi oldu.

Pappas’ın önergesine göre, Başkan Joe Biden’ın, Senato ve Temsilciler Meclisinin Dış İlişkiler ve Silahlı Kuvvetler Komitelerine bu satışın ABD’nin “ulusal çıkarına olduğunun” ve “bu F-16’ların Türkiye tarafından Yunanistan toprakları üzerinde yetkisiz uçuşlar için kullanılmamasını sağlamak için atılan somut adımların ayrıntılı bir izahatını” vermesi gerekecek.

Tasarı, bu haliyle ilgili komitelerde ve Genel Kurulda görüşülüp oylanacak. Halihazırdaki eklemeler aynı şekilde kabul edildiği takdirde yasalaşması için ya tasarının Kongre’nin üst kanadı Senato versiyonunda yer alması ya da Kongrenin iki kanadından oluşan Konferans Komitesinin iki versiyonu birleştireceği tek tasarı metninde yer alması gerekiyor.

Önerge, Yunanistan basınında

Yunanistan’ın Ekathimerini haber sitesi, Demokrat Partili vekil Chris Pappas’ın önergesinin yasa tasarısına eklenmesini “Türkiye’ye F-16 satışını engelleme yolunda ilk adım” başlıklı haberiyle duyurdu.

Önergenin, “belli şartları karşılamamaması durumunda Türkiye’ye F-16’lar veya modernizasyon kitleri satışının yasaklanmasını” öngürdüğünü yazan Ekathimerini’den Dora Antoniou, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Fakat, bu değişiklik, Başkan’ın Kongre’de bunun ABD’nin milli güvenliği için hayati öneme sahip olduğunu belgelendirmesi durumunda bu kısıtlamaları geçersiz kılmasına izin veren bir alan açıyor.

Bu durumda, ABD Başkanı’nın ABD silahlarının başka bir NATO üyesinin egemenliğini ihlal etmek için kullanılmadığından emin olmak için belli önlemleri içeren detaylı bir izahat sunması gerekiyor.”

Pappas, önergelerden birini geri çekmişti

NDAA tarasısını görüşen Temsilciler Meclisi Kurallar Komitesi’nin internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, New Hampshire vekilinin Komite’ye sunduğu ve Türkiye’nin ismini vermeden “bir NATO müttefikine yönelik mükerrer yetkisiz hava sahası ihlallerinde bulunan bir ülkeye” silah satışının yapılmasını yasaklayan tasarı, “tekrar değerlendirmek üzere” geri çekilmişti.

Demokrat Partili vekil Pappas, isim vermeden Türkiye ve Yunanistan’a atıfta bulunarak sunduğu tasarıda özetle şöyle demişti:

“Başkan’ın, bir önceki yıl, bir NATO müttefikine yönelik mükerrer yetkisiz hava sahası ihlallerinde bulunan veya başka bir üye ülkenin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü başka şekillerde ihlal eden bir ülkeye, Senato ve Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitelerine bu ülkenin artık söz konusu ihlalleri yapmadığını ve 6 ay önceden bu ihlalleri durdurduğunu teyit etmeden, Silah İhracatı Kontrol Yasası’nın 36’ncı maddesine tabi olan herhangi bir savunma ekipman veya hizmetini transfer etmesi yasaktır.”

Türkiye, 2021 sonbaharında ABD’den 40 F-16 savaş uçağı ve mevcut filosu için 80 modernizasyon kiti talep etmişti.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Eleştirilere Yanıt: Çizmemi Gösteriş Olsun Diye Giymem

İstanbul’daki sel felaketi sırasında “tatilde olduğu” yönünde eleştiriler alan İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, basın toplantısı düzenledi. İmamoğlu, “Gelişmeleri ekiplerimizden bilgi alarak an ve an takip ettim. Gelişmeleri ekibimizle yönettik. Çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim” dedi.

“İstanbul genelinde adına afet denilecek bir olay yaşanmadığını, sadece Esenyurt’ta sınırlı bir sorun yaşandığını söyleyen İmamoğlu, “Aynı yerde geçmiş yıllarda defalarca sorun yaşandı” dedi.

“Esenyurt’ta dere yatağını ben başka yere aldırmadım. Dere yatağını ben daraltmadım. Esenyurt’u vahşi yapılaşmaya ben açmadım. Geçmiş dönemin Esenyurt Belediyesi ve İBB yönetimi, dünyanın en çirkin şehrini var eden o zihniyet yaptı tüm bunları” ifadelerini kullanan İmamoğlu, “Çizmeni giy, alanda fotoğraf ver şeklinde telefonlar aldım. Ben çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet sonrasında değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim” dedi.

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“O gün İstanbul genelinde afet benzeri bir durum yaşanmadı. Birkaç ilçede yaşanan su baskınları oldu. Sadece Esenyurt’un Pınar Mahallesi’nde sınırlı bir hatta, hatta bir sokakta sorun yaşandı. Kaldı ki aynı yerde geçmiş yıllarda defalarca sorun yaşanmıştır. Son olarak 2020 yılında yaşanan sorun sonrası bu bölgeye kalıcı çözüm oluşturmak adına da yatırım kararı aldık ve süreci devam ediyor. Tam 8 milyonu aşan bir yatırımdan bahsediyoruz.

Yağış gece yarısından sonra şiddetini arttırmıştı. Gelişmeleri ekiplerimizden bilgi alarak an ve an takip ettim. Gelişmeleri ekibimizle yönettik. Ne yazık ki son yıllarda Türkiye’de pek çok alanda işlerin normalinden saptığını yaşamaktayız. Mevcut iktidarın uygulamaları nedeniyle dejenere bir olgu ortaya çıktı. Tüm alanlarda tek adamlık anlayışı. Bu tek adamlık anlayışı yaygın bir hale getirilmek isteniyor.

“İBB tek adam anlayışı ile yönetilmeyecek”

Ülkenin önemli noktalarında görev yapanlar kendi akıllarıyla değil hep o ‘tek adam’ dediği ne ise onun için harekete geçiyor. Her şeyi yapan o tek adam olmalı. Tek adam olmazsa hiçbir şey yürümez, yürüyemez algısı yaratılmalı. Bu milim milim işlenen bir algı süreci. Bu dejenere bir yönetim şekli ve iş yapma halidir. Tek adamlığın bu denli yüceltilmesi ve her alana yayılmaya çalışması çok tehlikeli bir durumdur. İBB 3 yıldır tek adam kafasıyla yönetilmiyor. Ülkeyi tek adam kafasıyla yönetenler bu gerçeği anlasın. Ben başkan olarak kaldığım sürece İBB tek adam anlayışı ile yönetilmeyecek.

“Şov yapmaya değil sorunu çözmeye odaklandık”

O gece sabaha kadar İBB’nin çalışanları sahadaydı. Sabahın ilk ışıklarına kadar tüm süreci dev kadro ile yönettik. Şov yapmaya değil sorunu çözmeye odaklandık ve sorunu çözdük. ‘Çizmeni giy, alanda fotoğraf ver’ şeklinde telefonlar aldım. Ben çizmemi gösteriş olsun diye değil, afet sonrasında değil, afet öncesinde altyapı çalışması yaparken giyerim. Ben çizmeyi 25 yıldır çözülmemiş altyapı sorunlarını çözmek için giyiyorum.”

Paylaşın

Uzak Bir Galaksiden ‘Kalp Atışı’ Sinyalleri Geldiği Tespit Edildi

Bilim insanları uzak bir galaksiden alışılmadık ve tekrarlayan bir sinyal geldiğini tespit etti. Saptanan radyo enerjisi patlaması, kalp atışına benzetilen bir düzende yanıp sönüyor.

Bilim insanları bunun hızlı bir radyo patlaması veya uzayın derinliklerinden gelen ve araştırmacıların hâlâ anlamadığı, gizemli ve güçlü enerji patlamaları olduğunu söylüyor.

Fakat bu patlamalarda tuhaf bir şey var: Normalde milisaniyeler süren FRB’lere (hızlı radyo patlaması) kıyasla 3 saniyeye kadar devam eden bu patlamalar, diğerlerine göre çok yavaş.

Sinyal, evrende nadiren bulunan bir tür “periyodik” örüntüde yanıp sönüyor. Enerji patlamaları her 0,2 saniyede bir tekrarlanıyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Kavli Astrofizik ve Uzay Araştırmaları Enstitüsü’ndeki doktora sonrası araştırmacısı Daniele Michilli şunları söyledi:

“Evrende kesin surette periyodik sinyaller yayan çok fazla şey yok.

Kendi galaksimizde bildiğimiz örnekler, bir deniz fenerine benzer şekilde dönerek ışınlı salımlar üreten radyo pulsarları ve magnetarlardır.

Ve bu yeni sinyalin normalden çok güçlü bir magnetar veya pulsar olabileceğini düşünüyoruz.”

FRB 20191221A olarak adlandırılan sinyal şimdiye kadar tespit edilen en uzun ömürlü, en net periyodik örüntüye sahip FRB.

Kaynağı Dünya’dan birkaç milyar ışık yılı uzaktaki bir galakside yatıyor.

Fakat sinyallerin kesin kaynağının ne olabileceği gizemini korusa da gökbilimciler sinyalin bir radyo pulsarından veya bir magnetardan yayılabileceğinden şüpheleniyor.

Bunların her ikisi de son derece yoğun, hızla dönen, dev yıldızların çökmüş çekirdekleri olan nötron yıldızlarıdır.

Ekip, bu kaynaktan daha sonra astrofizik saati olarak kullanılabilecek daha fazla periyodik sinyal tespit etmeyi umuyor.

Örneğin, patlamaların sıklığı ve kaynak Dünya’dan uzaklaştıkça nasıl değiştikleri, evrenin genişleme hızını ölçmek için kullanılabilir.

Aralık 2019’da Kanada Hidrojen Yoğunluğu Haritalama Deneyi (Chime), gelen verileri tarayan Michilli’nin dikkatini hemen çeken muhtemel bir FRB sinyali yakalamıştı.

Michilli şöyle konuştu:

“Alışılmadık bir şeydi.

Yaklaşık 3 saniye süren sinyaller sadece çok uzun değildi, aynı zamanda bir saniye içinde eşit aralıklarla (tak, tak, tak) kalp atışı gibi yayılan, olağanüstü derecede düzenli periyodik zirveler vardı.

Bu, sinyalin kendisinin periyodik olduğu ilk örnek.”

Nature dergisinde raporlanan keşif, MIT araştırmacıları da dahil Chime/FRB Collaboration üyeleri tarafından yazılan “Sub-second periodicity in a fast radio burst” (Hızlı radyo patlamasında saniye altı periyodiklik) başlıklı bir makalede yayımlandı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Geniş Ve Dar Tanımlı İşsizlik Arasındaki Fark Gittikçe Açılıyor

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik verilerinin ardından bir rapor yayımladı.

İşsizlik ve İstihdamın Görünümü ismini taşıyan rapora göre geniş tanımlı işsizlik pandemi öncesine göre 2 milyon kişi artarak 8 milyon 387 bin kişiye ulaştı. DİSK-AR raporunda “TÜİK’e göre Mayıs 2019’da yüzde 13,7 olan işsizlik Mayıs 2022’de yüzde 10,9’a düştü. Ancak geniş tanımlı işsizlik yüzde 18,6’dan yüzde 22,4’e yükseldi.” dedi.

Kadınlarda geniş tanımlı işsizlik daha yüksek

DİSK-AR, geniş tanımlı işsizlik oranının kadınlarda daha yüksek olduğuna vurgu yaptı. Erkeklerde yüzde 18,7 olan geniş tanımlı işsizliğin kadınlarda yüzde 29’a yaklaştığını belirtti. DİSK-AR “Kadın işsizliği tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olarak görülmeye devam ediyor” dedi ve şu eklemeyi yaptı:

“Mayıs 2022 verilerine göre işsizlik türlerinin en yüksek olduğu kategori bu ay da yüzde 29 ile geniş tanımlı kadın işsizliği oldu. Salgın döneminde diğer işsizlik kategorilerine göre kadın işsizlik türleri genele göre çok daha yüksek gerçekleşti ve bu eğilim devam ediyor.”

Geniş ve dar tanımlı işsizlik arasındaki fark 11,5 puan

Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki farkın giderek arttığını belirten DİSK-AR raporunda şöyle dedi:

“Türkiye’de 2018 Eylül’de başlayan ekonomik kriz ve 2020 Mart ayından bu yana yaşanan salgınının da etkisiyle işgücü piyasası dışına çıkış eğilimi artıyor. Zamana bağlı eksik istihdamda artış ve iş bulma ümidinin kaybedilmesine paralel olarak dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki açılıyor. Örneğin, Ocak 2019’da dar tanımlı işsizlik yüzde 13,6 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 19,7 olarak gerçekleşmişti. Bu dönemde geniş tanımlı işsizlik dar tanımlı işsizlikten 6,1 puan yüksekti.

“Mayıs 2022’de ise dar tanımlı işsizlik yüzde 10,9 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 22,4 olarak gerçekleşti. Dar ve geniş işsizlik arasındaki fark bu dönemde 11,5 puan oldu. Dar ve geniş işsizlik arasındaki makasın bu denli açılmasının en önemli nedeni salgın dönemindeki işten çıkarma yasağının dar tanımlı işsizliği sınırlı düzeyde tutmuş olması ve işbaşında olunan sürenin azalmasıdır. Böylece dar tanımlı işsizlik sınırlı kalırken geniş tanımlı işsizlik fırlamıştır.”

Paylaşın

Erkekler, Haziran Ayında 32 Kadını Öldürdü

Erkekler, Haziran’da en az 32 kadını ve yedi çocuğu öldürdü, en az 89 kadına şiddet uyguladı, en az 41 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 27 kadını taciz etti, 24 kadını da seks işçiliğine zorladı.

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; Haziran’da en az 14 kadının ölümü basına “şüpheli”, (Antalya (2), İstanbul (4), Hatay (1), Bursa (1), Manisa (1), Kocaeli (1), Çorum (1), Denizli (1), Afyon (1), Antep (1)  ölüm olarak yansıdı.

Erkekler, en az 89 kadına şiddet uyguladı, en az 41 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 27 kadını taciz etti, 24 kadını da seks işçiliğine zorladı.

Kocaeli’nde bir kadını erkekler intihara sürükledi. Erkekler İstanbul’da da bir kadını öldürmeye teşebbüs etti.

Cinayet

Erkekler, Haziran’da en az 32 kadını öldürdü; geçen yıl bu sayı 24 idi. Ayrıca erkekler, kadınların yanında bulunan en az altı erkeği de öldürdü.

Kadınları öldüren erkeklerden biri polis biri de astsubaydı. En az üç kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Kırgızistan yurttaşıydı.

Erkeklerin 18 kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı. Erkekler 10 kadını ayrılmak istediği veya barışmak istemediği için öldürdü. Erkekler bir kadını “kıskandığı”, bir kadını “namus”, bir kadını “gürültü yaptığı”, iki kadını “köpek beslediği” için öldürdü. Erkekler bir kadını da “şaka yaptım” diyerek öldürdü.

22 kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, üç kadını oğlu, üç kadını akrabası, iki kadını komşusu öldürdü. İki kadını öldüren beş erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler, 24 kadını ev içinde, altı kadını işyeri, ormanlık alan, sokak, hastane gibi ev dışı alanlarda öldürdü. Erkeklerin iki kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler, 18 kadını ateşli silahlarla, sekiz kadını kesici aletle, bir kadını domuz bağı ile bir kadını göle atarak,  bir  kadını boğarak, bir kadını yakarak, bir kadını da darp ederek öldürdü. Erkeklerin bir kadını nasıl öldürdüğü basına yansımadı.

Çocuğa Şiddet-Çocuk Cinayeti

Erkekler Haziran’da yedi çocuğu öldürdü.

Altı çocuğu babası, bir çocuğu 15 yaşında bir çocuk öldürdü.

Cinsel Saldırı /Tecavüz

Haziran’da basına cinsel saldırı yansımadı.

Taciz

Haziran 2022’de erkekler en az 27 kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı ay yedi idi.

Erkekler, 23 kadını sözlü ve fiziki yollarla taciz etti. Erkekler üç kadını da fotoğrafını veya videosunu çekerek taciz etti. Erkekler bir kadına da cinsel organını göstererek taciz etti.

Erkekler 27 kadını da ev dışı alanlarla taciz etti. Kadınları taciz eden 26 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımazken, iki kadını bir doktor taciz etti.

Çocuk İstismarı

Erkekler, Haziran’a en az 41 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti. Geçen yıl aynı ay bu sayı 16 idi.

En az 18 çocuğu istismar eden 17 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. 15 çocuğu öğretmeni, bir çocuğu muavin, iki çocuğu kuran kursu hocası, bir çocuğu diş teknisyeni, iki çocuğu bir mağaza çalışanı, bir çocuğu üvey babası, bir çocuğu yaşam koçu istismar etti.

Erkekler, iki çocuğu ev içinde, 39 çocuğu okul, sokak, lunapark (korkuevi) gibi ev dışı alanlarda istismar etti.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Haziran’da en az 89 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 94 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı 12 kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. Erkekler en az on sekiz kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

En az 62 kadını kocası, eski sevgilisi öldürdü, 17 kadına şiddet uygulayan 13 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. Altı kadını akrabası, 4 kadını da arkadaşı yaraladı.

Erkekler, 18 kadına boşanmak istediği/barışmak istemediği için şiddet uygularken, sekiz kadına kıskandığı için şiddet uyguladı. Erkeklerin 63 kadına şiddet uygulama bahanesi basına yansımadı.

Erkekler, 56 kadını darp ederek yaralarken, 12 kadını ateşli silahlarla, 15 kadını da kesici aletle yaraladı. Erkekler iki kadını yakıcı madde ile yaralarken, iki kadını da yaktı. Erkekler iki kadını da balkondan atarak yaraladı.

Erkekler, 33 kadını iş yeri, otobüs, ormanlık alan gibi ev dışı alanlarda, 56 kadını ev içinde yaraladı. Erkeklerin on kadına nerede şiddet uyguladığı basına yansımadı.

Seks İşçiliğine Zorlama

Erkekler, Haziran’da en az 24 kadını seks işçiliğine zorladı. Geçen yıl aynı ay bu sayı, 63 idi. Seks işçiliğine zorlanan 24 kadın Türkiye vatandaşı değildi. Seks işçiliğine zorlananlar arasında çocuklar da vardı.

Paylaşın

Türkiye, 2022’de Son 50 Yılın En Sıcak 6. Haziran Ayını Yaşadı

Türkiye’de geçtiğimiz haziran ayında ortalama sıcaklıklar 1991 ila 2020 yılları ortalamasının 0,6 derece üzerine çıkarak 22,4 derece olarak kaydedildi. 2022 yılı Haziran ayı 1971’den bu yana en sıcak 6. haziran ayı oldu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2022 Haziran ayı sıcaklıkları, son 30 yılın ortalamasının üzerinde seyretti. Haziran ayında en düşük sıcaklık 2,5 derece ile Erzurum’da yaşanırken, en yüksek sıcaklık Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde 45,9 derece olarak görüldü.

2022 Haziran ayı bir önceki haziran ayına göre de ortalama 0,6 derece sıcak geçti.

1971 yılından bu yana en sıcak haziran ayı 2019 yılında yaşanmıştı.

2022 Haziran ayında 3 kentte yeni ekstrem sıcaklıklar kaydedildi. Buna göre Yozgat’ta haziran ayında görülen en yüksek sıcaklık değeri 33,4 derece, Şırnak’ta 38,2 derece, Cizre’deyse 45,8 derece oldu.

Yağışlar yüzde 60 arttı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye genelinde 2022 Haziran ayında normalden yüzde 60 daha fazla yağış görüldü.

2022 yılı Haziran ayı alansal ortalama yağışı 53,7 mm ile 1991-2020 dönemi ortalaması olan 33,6 mm’nin yüzde 59,8 üzerinde gerçekleşti.

Son haziran ayında en fazla yağış 232,8 mm ile Bartın’da, en düşük yağış ise 0,5 mm ile Mardin’de ölçüldü.

2022 Haziran ayında yağışlarda bir önceki yıla göre de artış görüdü. 2021 yılında haziran ayı ortalama yağışları 37,1 mm olarak ölçülmüştü.

2022’de daha fazla kuvvetli meteorolojik hadise görüldü

2022 Haziran ayında ekstrem meteorolojik olayların sayısı bir önceki yıla göre arttı. 2021 yılı Haziran ayında 159 kuvvetli meteorolojik hadise gerçekleşirken bu sayı 2022 yılı Haziran ayında 206’ye çıktı.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO)  2021 yılı Atlas of Mortality and Economic Losses From Weather, Climate and Water Extremes (Hava, İklim ve Su Extremlerinden Kaynaklanan Ölümler ve Ekonomik Kayıplar Atlası) raporuna göre, dünya genelinde 1970-2019 yılları arasında hava, iklim ve su kaynaklı 11 bin 072 doğal afet meydana geldi.

WMO, afet sayısının küresel olarak son 50 yılda yaklaşık beş kat arttığını bildiriyor.

Türkiye’de ise MGM’ye göre 2021 yılı 1024 ekstrem olayla, en fazla ekstrem meteorolojik afet yaşanan yıl oldu.  Türkiye genelinde ekstrem olay sayısı son 20 yıldır artış gösteriyor.

2021’de en çok yaşanan ekstrem olaylar yüzde 40 ile fırtına/hortum, yüzde 28 ile şiddetli yağış/sel, yüzde 13 ile dolu ve yüzde 7 ile şiddetli kar oldu.

MGM’ye göre, Türkiye’de 2010-2021 yılları arasında toplam 8 bin 274 meteorolojik karakterli afet bildirildi. Hava durumuna ilişkin afetlerin 2018’den itibaren büyük artış gösterdiği belirtiliyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

1200 Koltuk İçin Bürokrat Aranıyor

Oksijen’den Gazeteci Gökçer Tahincioğlu, son yazısında, AK Parti’nin kadrolaşma sürecine ve sorunlara dikkat çekti. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçime girip kaybetmesi durumunda bürokrası de yaşanacak boşluklara dikkat çeken gazeteci Tahincioğlu, Altılı Masa’nın da bu konuda çalışmaları olduğunu belirtti.

Gökçer Tahincioğlu’nun “1200 koltuk için bürokrat aranıyor” başlıklı yazısı şöyle:

Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimin yaklaşması, muhalefetin 20 yıllık AKP iktidarı döneminde ilk kez seçimi kazanmak konusunda bu kadar iddialı olması, tartışmaların da boyutlanmasına yol açıyor.

Bu tartışmalardan biri de olası bir iktidar değişikliğinde yeni hükümetin 20 yılda oluşan AKP kadrolarıyla nasıl uyum içinde çalışacağı konusunda.

İktidara yakın bazı isimler sadece bu durumun bile iktidar değişikliğinin Türkiye’nin yararına olmayacağır gösterdiğini savunuyor.

Türkiye’de bürokratik kadrolara yönelik gelenekler de değişimin çok kolay olmadığını gösteriyor. Gene alışkanlık geçmişte üçlü kararnameyle atanan üst düze bürokratların sadece iktidar değiştiği için görevden alınamayacağı yönünde. Zira eski uygulamalar, görevden alınan bürokratların yargı kararıyla eski görevlerine dönebildiğini, yeniden göre almaları durumunda yargının net bir şekilde göreve

başlatılmaları yönünde kararlar verdiğini, bu davaların da yıllar sürdüğünü gösteriyor.

Ancak tartışmalarda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçildikten sonra getirilen yeni kural ve düzenlemeler göz ardı ediliyor.

Kararnamede tek tek pozisyonlar belirtilmiş

Bu tartışmaların yanıtı Cumhurbaşkanlığı’nın 10 Temmuz 2018 tarihli, 30474 sayılı “Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usullerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” nde gizli.

“3 Numaralı Kararname” olarak anılan kararnamenin 4. maddesinde, 1 No’lu Cetvel olarak nitelenen listede yer alan bürokratların görev süreleri ele alınıyor. Kararnamenin ilgili düzenlemesi şöyle:

“Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alanların görev süresi, atandıkları tarihte görevde bulunan Cumhurbaşkanının görev süresini geçemez. Cumhurbaşkanının görevi sona erdiğinde, bunların görevi de sona erer. Ancak bunlar, yerlerin atama yapılıncaya kadar görevlerine devam eder. Görev süreleri sona erenler yeniden atanabilir. Bunlar, görev süreleri sona ermeden de Cumhurbaşkanınca görevden alınabilir.”  Bu düzenlemeye göre No’lu Cetvel’de yer alan makamlara atananların görev süresi Cumhurbaşkanlığı seçimi ile doluyor. Seçilen Cumhurbaşkanı’nın her koşulda bu görevlere yeniden atama yapması ya da bu koltuktaki kişinin görevini sürdürmesine yönelik bir karar vermesi gerekiyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yeniden cumhurbaşkanı seçilse bile kararnameye göre bu kadrolara yeniden atama yapmak zorunda. Erdoğan değil de bir başka ismin cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de bu kadroların tamamı otomatik olarak boşalacak ve yeniden atama yapılacak.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi kararnamesi eskiden farklı olarak, aynı zamanda hükümet başkanı da olan yeni Cumhurbaşkanı’na kendi kadrolarıyla çalışma imkanını sunuyor.

MİT Müsteşarından Diyanet İşleri Başkanı’na, TRT Genel Müdürü’nden Merkez Bankası Başkanı’na, valilerden rektörlere kadar yüzlerce makam ve kadro sıralanıyor.

Buna göre cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, seçilecek ismin yaklaşık olarak 1200 ismi bu makamlara ataması gerekiyor.

Atanmayanın yargıyla dönme şansı yok

Buna göre valiler, rektörler, YÖK üyeleri, müsteşarlar, üst düzey kuramların genel müdürleri ve yönetim kurulu üyeleri seçimle birlikte koltuklarından kalmak zorunda olacak. Yeniden bu göreve atananlar, cumhurbaşkanı görevde kaldığı ve kendisinden memnun olduğu sürece görevim sürdürebilecek. Ancak yeniden atanamayanlar için kararnamedeki düzenleme açık olduğu için yargı kararıyla bu göreve dönme şansı olmayacak. Yargıya “Neden yeniden atanmadım” başvurusu yapılması olası değil Anketlerin moralleri yükselttiği altılı masada hem seçime yönelik umutların büyük olması hem de söz konusu düzenleme bedeniyle hummalı bir çalışma yürütülüyor. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, daha önce bürokratları uyarmış ve yeni dönemde liyakati esas alacaklarını söylemişti. CHP, İYİ Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan altılı masada da bu konu da gözden geçirildi. Alman bilgiye göre liderlerin talimatıyla cumhurbaşkanının değişmesiyle boşalacak kadrolar için çalışma başlatıldı. Listeler üzerinde çalışan komisyon, liderlere tüm koltuklar için isim önerecek.

Altılı masanın ortakları bu çalışmaya büyük önem veriyor. Sızan bilgilere göre cumhurbaşkanının değişmesiyle birlikte, hemen ertesi gün bütün bu kadrolara hemen atama yapabilecek şekilde bir hazırlık yürütülüyor.

Liderlerin listeler konusunda ortaklaştığı başlık liyakat. Bu nedenle kızağa çekilen, kıyıda koşede kalan bürokratların isimleri gözden geçiriliyor, ilk kez atanabilecek isimler değerlendiriliyor.

Paylaşın

Siyasete Yaz Tatili Yok, Muhalefet Sahada Olacak

Meclis kapandı, siyasete verilen bayram arası gelecek hafta bitecek. Uzun süredir sahada olan muhalefet partileri yaz aylarını da yoğun bir tempoda geçirmek için planlamalarını yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına, “Millet bunca sorunla boğuşurken, ülke sıkıntıdayken tatil yapma hakkımız yok. Meclis’in açılacağı 1 Ekim’e kadar sahada olacağız, maratona devam edeceğiz” dediği biliniyor.

CHP 2 ayda 8 ilde grup toplantısı yapacak

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre; Parti programına göre ağustos ayı başından ekim ayına kadar geçen iki ayda her hafta bir ilde grup toplantısı yapılacak. 2 Ağustos’ta ilk olarak Ağrı ile başlayacak grup toplantıları bir sonraki hafta Edirne’de olacak. Diğer 6 grup toplantısı da ağırlıklı olarak CHP’nin az oy aldığı İç Anadolu ve Karadeniz Bölgesi illerinde yapılacak. Ekim ayına kadar her salı saat 13.30’da farklı illerde yapılacak grup toplantılarında Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından sonra milletvekilleri o kentin ilçelerinde çalışmalar yürütecek.

CHP’nin Mersin’de başlattığı, İstanbul ile devam eden Milletin Sesi mitingleri de yaz aylarında sürecek. 23 Temmuz’da Balıkesir’de yapılacak mitingin ardından yazın 1-2 kentte daha miting olması bekleniyor. Bu arada parti bünyesinde kurulan Doğu, Karadeniz, esnaf ve ekonomi masalarının çalışmaları da yaz boyunca devam edecek.

Akşener 2. Türkiye turuna başladı

İYİ Parti de hem genel başkan düzeyinde hem de parti yöneticilerinin ayrı programları kapsamında yaz boyunca sahada olacak. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ocak 2020’de başladığı il ve ilçe ziyaretleri kapsamında 81 kent turunu geçtiğimiz aylarda tamamladı. İkinci turunda 15 il ziyaret eden Akşener yaz boyunca aynı tempoda çalışmaya devam edecek. Gittiği illerde ilçeleri de ziyaret eden Akşener’in bugüne kadar 400’ün üzerinde ilçeye gittiği seçime kadar da bunu 922’ye tamamlayacağı ifade ediliyor. Parti yöneticileri Akşener’in Türkiye’nin tüm ilçelerine giden lider olarak tarihe geçeceğini kaydediyor.

İYİ Parti genel merkez planlamasına göre Akşener yaz boyunca her hafta 3-4 kente gidecek. Akşener’in gelecek hafta ziyaret edeceği kentler Samsun, Ordu ve Giresun olacak. Akşener’in yanı sıra parti yöneticileri de farklı illerde çalışmalar yürütecek.

HDP’de hedef 1 Eylül Dünya Barış Günü

HDP 3 Temmuz’da gerçekleştirdiği 5. Olağan Kongresi’nin ardından bu hafta sonu parti organlarını oluşturacak. 17 Temmuz Pazar günü toplanacak yeni Parti Meclisi MYK üyelerini belirleyecek. Yeni MYK’nın da 18 Temmuz’da ilk toplantısını yapıp yaz programını da oluşturması bekleniyor. Parti yöneticileri programın hafta başında netleşeceğini ifade ederken yaz boyunca hem iki eş genel başkanın hem de parti yöneticisi ve milletvekillerinin sahada olacağını ifade ediyor. Farklı illerde halk buluşmaları, toplantılar yapılacağını kaydeden HDP yöneticileri özellikle 1 Eylül Dünya Barış Günü için özel çalışmalar yapılacağını kaydediyor.

Gelecek Partisi iki koldan çalışacak

Gelecek Partisi’nde de saha çalışmaları yaz boyunca iki koldan sürecek. Genel Başkan Ahmet Davutoğlu il ziyaretlerini sürdürürken partisinin bölge toplantılarına katılacak. Gelecek hafta Giresun ve Balıkesir’e gidecek olan Davutoğlu’nun İstanbul ve Ankara’nın ilçelerine de yaz boyunca ağırlık vermesi bekleniyor. Gelecek Partisi’nde 19 genel başkan yardımcısı ve gölge kabine olarak nitelendirilen politika kurullarındaki yöneticiler de yaz boyunca belirlenen illerde özel çalışma yürütecek. Gidilen il ve ilçelerde esnaf ziyaretleri yapılacak, halk buluşmaları gerçekleştirilecek, yerel medyaya ziyaretler yapılacak.

Ali Babacan il ziyaretlerini sürdürecek

Yeni kurulan siyasi partiler Gelecek Partisi ve DEVA Partisi de yoğun bir yaz çalışması için planlama yaptı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan il gezilerini yaz boyunca sürdürecek. Gelecek hafta başlayacak ve 4 gün sürecek program kapsamında Babacan Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Rize ve Artvin’i ziyaret edecek. Yaz boyunca her hafta bu şekilde ziyaretler devam edecek.

Muhalefet partilerinin yaz ayları için planladığı bu çalışmalar Meclis çalışmaları başladıktan sonra yeniden programlanacak. Seçim takvimi belli olduktan sonra ise ayrı kampanyalar düzenlenecek.

Paylaşın

TÜİK Verileri İle İŞKUR Başvuruları Arasında 1 Milyon Kişi Fark Var

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan mayıs ayı iş gücü verilerini değerlendirdi. TÜİK verilerine göre, işsiz sayısının mayısta bir önceki aya kıyasla 56 bin kişi azalarak 3 milyon 785 bin kişi olarak saptanmasını İŞKUR verileri ile karşılaştıran Ağbaba, aradaki 1 milyon 153 bin kişilik farka dikkat çekti.

TÜİK’in işsizlik rakamları ile İŞKUR’a yapılan başvuruların 1 milyon 153 bin kişilik fark oluşturduğunu ifade eden Ağbaba, şöyle konuştu:

“TÜİK mevsim etkilerinden arındırılmış iş gücü verilerine göre Mayıs 2021 yılında 4 milyon 293 bin olan işsiz sayısı, Mayıs 2022 itibariyle 3 milyon 785 bine düştüğünü açıklıyor. Yani TÜİK’e göre işsiz sayısında son bir yılda 509 bin kişilik azalma olduğu görülüyor. Devletin bir diğer kurumu İŞKUR ise kendisine kayıtlı işsiz sayısını; Mayıs 2021 de 2 milyon 893 binden Mayıs 2022’ye 3 milyon 537 bin kişiye yükseldiğini açıklıyor. TÜİK verilerinde bir yılda 509 bin kişi azalan işsiz sayısı, kayıtlı İŞKUR verilerinde 644 bin kişi artıyor. TÜİK ile İŞKUR arasında tamı tamına 1 milyon 153 bin kişilik fark oluşuyor. Bunun izah edilebilecek hiçbir yanı yoktur.”

“TÜİK kendince illüzyon yaparak”

CHP’li Ağbaba, TÜİK’in yayınladığı işsizlik verilerinin İŞKUR tarafından doğrulanmadığına işaret ederek, “TÜİK’in her ay kronikleşmiş işsizlik yalanını devletin bir diğer kurumu İŞKUR ortaya çıkarıyor. TÜİK bu ayda deyim yerindeyse suçüstü yakalanmış durumda. TÜİK, işsizliği bir ayda 56 bin kişi azaldığını açıklıyor. Lakin İŞKUR verilerine göre nisan ayında işsizlik ödeneğine bugüne kadar başvuranların sayısı 16 milyon 341 iken mayıs ayında bu rakam 16 milyon 454 bin kişiye yükselmiş görünüyor. Yani işsiz kaldığı ve işsizlik ödeneğine başvuru sayısındaki artış bir ayda 113 bin iken TÜİK ise bir ayda işsizliğin 56 bin kişi azaldığını açıklıyor. TÜİK kendince illüzyon yaparak işsizliği yok ettiğini düşünse de gerçek verileri işsizlerin hiçbir yer kaybolmadığını TÜİK’e gösteriyor” ifadelerine yer verdi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın