Dış Ticaret Açığı Rekora Koşuyor!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) son dönemde politika faizini düşürmeye devam ederken, Türk Lirası’nın değer kaybı sürüyor. Türkiye’nin ihracatı artmasına rağmen dış ticaret açığı rekora koşuyor. Çünkü Türkiye’nin ithalatı rekor seviyede artış gösteriyor. Bu yılın Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı son 10 yıldaki en yüksek seviyeyi gördü.

Türkiye’nin ihracatı Ocak-Temmuz döneminde 144 milyar Amerikan Doları’nı aşarak son 10 yıldaki en yüksek seviyeye yükseldi. Aynı dönemde ithalat ise 206 milyar doları geçti. Böylece Türkiye’nin dış ticaret açığı yılın ilk yedi ayında 62 milyar 177 milyon dolara yükseldi. Dış ticaret açığı 2021 yılının aynı döneminde 25 milyar 510 milyon dolar idi. Peki, Türkiye’nin dış ticaret açığı yıllar içinde nasıl değişti? AK Parti döneminde dış ticaret açığı ne oldu?

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre “yeni ekonomi modeli”ne geçtikten sonra Türkiye’nin dış ticaret açığı hızla artıyor. Ocak-Temmuz döneminde dış ticaret açığı yüzde 144 artarak 25 milyar 510 milyon dolardan, 62 milyar 177 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise 2021 Ocak-Temmuz döneminde yüzde 83 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 70’e geriledi. Genel Ticaret Sistemi verilerinin tutulduğu 2013 yılından bu yana son 10 senede dış ticaret açığının en yüksek olduğu yıl 2022 oldu.

Ocak-Temmuz dönemlerinde dış ticaret açığı 2013 yılında 60,5 milyar dolar iken 2016’da 31,9 milyar dolar; 2019’da ise 17,1 milyar dolar idi. Pandemi öncesi dönem ile kıyas edildiğinde açık katlanarak artmış durumda.

Yılın tamamına bakıldığında ise 2013’teki dış ticaret açığı 99,3 milyar dolar olmuştu. 2021 yılının tamamındaki açık 46,2 milyar dolar idi. Bu yılın ilk yedi ayında açığın 62 milyar doları aşması sene sonunda en yüksek seviyenin görülebileceği yorumlarını beraberinde getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ısrarla faizin düşmesi gerektiğini savunuyor. Ancak Erdoğan’ın 30 Kasım 2021’de ilan ettiği yeni ekonomi modelinden sonra Türk lirası Amerikan doları karşısında eridi. TCMB verilerine göre Kasım 2021’de 1 dolar 10,5 TL iken Eylül 2022’de 18 lirayı aşmış durumda.

Yeni ekonomi modeli: Faizler düştü

TCMB 24 Eylül 2021’de politika faizini yüzde 19’dan yüzde 18’e düşürerek yeni bir dönemin yolunu açmıştı. Merkez Bankası 22 Ekim 2021’de politika faizini yüzde 16’ya, 19 Kasım 2021’de yüzde 15’e ve 17 Aralık 2021’de ise yüzde 14’e kadar düşürdü. TCMB son olarak 19 Ağustos 2022’de faizi yüzde 13’e çekti.

İktidar faizin düşmesi ve Türk lirasının değer kaybetmesiyle ihracatın artmasını bekliyordu. İhracat beklendiği şekilde arttı; ancak aynı dönemde ithalat da yükseldiği için dış ticaret açığı hızla yükseldi.

Dolar kuru fırladı

AK Parti’nin iktidara geldiği Kasım 2002’de 1 dolar 1,61 TL idi. Dolar ilk kez Ağustos 2018’de 5 TL bandını aştı. Yeni ekonomi modeline kadar 10 lira seviyesini görmeyen dolar kuru Kasım 2021’de 10,5 TL oldu. Dolar kuru Ağustos 2022’de ise 18,03 TL gerçekleşti.

Dış ticaret açığı 2002’de 15,5 milyar dolardı

AK Parti iktidarı başladığında Türkiye’nin dış ticaret açığı Özel Ticaret Sistemine göre 15,5 milyar dolar idi. Açık 2011 yılında 105,9 milyar dolar çıkarken 2019’da 31,2 milyar dolara kadar gerilemişti.

Dış ticaret açığı büyürken tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) Temmuz ayı itibariyle yüzde 80’e varması ülkede satın alma gücünü ciddi şekilde etkiledi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Başkanlık Sistemine ‘Diktatörlük’ Yorumu İfade Özgürlüğü

Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) “Parlementoyu, yürütme erkini tek kişi otoritesinin inisiyatifine tabi kılacak, diktatörlüğü kurumsallaştıracak, yeni tipte bir sermaye egemenliği, yeni tipte bir faşizm ve şeriat-hilafet anayasası olacaktır.” ifadeleri nedeniyle aldığı para cezasının, ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti.

TMMOB’nin hem gene kurul kararında hem de danışma kurulunda Başkanlık Sisteminin oylandığı Anayasa referandumuna “hayır” diyeceğini açıkladığı kararlarına, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca 228,01 TL idari para cezası uygulanmıştı.

“Yeni tipte bir faşizme hayır”

TMMOB’nin 26-29 Mayıs 2016 tarihlerinde gerçekleştirilen 44. Olağan Dönem Genel Kurulunda alınan kararların şu maddesi suçlama konusu yapıldı:

“AKP’nin ‘Yeni Anayasa’ ve ‘Başkanlık Sistemi’ne Hayır: AKP’nin Yeni Anayasası; neoliberalizmin kurumsallaşması, kamu üretimi, kamu girişimciliği, kamusal denetim ve hizmetin tasfiyesi yanı sıra yasama ve yargının önemli ölçüde budanmış bağımsızlığını tümüyle ortadan kaldıracak ve her iki kurum ile yasama organı olan parlementoyu, yürütme erkini tek kişi otoritesinin inisiyatifine tabi kılacak, diktatörlüğü kurumsallaştıracak, yeni tipte bir sermaye egemenliği, yeni tipte bir faşizm ve şeriat-hilafet anayasası olacaktır. TMMOB; AKP’nin Yeni Anayasasına ve Başkanlık Sistemine karşı ikirciksiz olarak hayır diyerek, bu sürece karşı emek ve meslek örgütleri ile ortak mücadele hattının oluşturulması için sorumluluk alır.”

Bu Genel Kurul kararı sonrasında 11 Şubat 2017 tarihli TMMOB 44. Dönem II. Danışma Kurulu da şu kararı aldı:

“Danışma Kurulumuz, yurttaşlık sorumluluklarımızın ve kamusal, toplumsal sorumluluklarımızın bir gereği olarak, referandumda ‘hayır’ tutumunun benimsenmesini tam bir görüş ve oybirliği ile karar altına almıştır.”

Güvenlik Şube ihbarıyla para cezası

TMMOB’nin resmi internet sitesinde yayımlanan kararlarla ilgili Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ihbarda bulundu. İhbarı inceleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı İdari Yaptırım Bürosu, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz hakkında para cezasına hükmetti.

Koramaz, cezaya itirazları reddedilince AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

AYM: Kanunsuz ceza olmaz

AYM’nin gerekçeli kararında, Koramaz’a para cezasının, Yüksek Seçim Kurulu’nun kararının yanlış yorumlanarak verildiği belirtildi:

“İdari yaptırım kararında, YSK kararının, siyasi partilerin propaganda yapabileceğine dair düzenleme içerdiği ve bu düzenlemeden hareketle siyasi partiler haricinde hiçbir kişi ve kurumun propaganda yapamayacağı yorumundan hareket edilerek başvurucunun cezalandırıldığı görülmektedir.

Oysa YSK kararı, siyasi partiler harici hiçbir kişi ve kurumun siyasi propaganda yapamayacağına yönelik bir anlam içermediği gibi bu yönde yapılacak bir yorumun da seçim hukukuna ve söz konusu maddenin amaç ve içeriğine uygun olduğu söylenemez. Böyle bir varsayım, seçim dönemlerinde siyasi partiler haricindeki kişi ve kurumların seçime yönelik düşünce ve kanaatlerini açıklayamayacakları anlamına gelir.”

Kararda, TMMOB’nin görüşünü açıklamasının, siyasi partiler yönünden getirilmiş bir hükme dayanılarak cezalandırılmasının, ifade özgürlüğü kısıtlaması yönünden kanuni bir dayanağının bulunmadığına hükmedildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

TÜİK’e Göre Enflasyon Yıllık Yüzde 80,21

TÜİK verilerine göre yıllık enflasyon yüzde 80.21 oldu. Yıllık enflasyon Haziran ayında da yüzde 78 ile son 24 yılın en yükseği olarak kayıtlara geçmişti. Temmuz ayında yapılan açıklamayla bu rekor yeniden kırılmıştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı TÜFE verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, yıllık olarak yüzde 80,21 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre TÜFE Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 47,85 arttı.

TÜİK verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 117 ile ulaştırma oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup ise yüzde 27 ile haberleşme oldu.

Ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 7 artışla sağlık oldu; onu yüzde 6,5 ile sağlık izledi.

TÜİK tüketici fiyatları verileriyle birlikte üretici enflasyonunu yansıtan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini de yayımladı. Buna göre Ağustos ayında (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 143,75; aylık yüzde 2,41 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 153,28, imalatta yüzde 125,43, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 348,39 ve su temininde yüzde 90,01 artış olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 127,82, dayanıklı tüketim malında yüzde 99,54, dayanıksız tüketim malında yüzde 124,14, enerjide yüzde 303,48 ve sermaye malında yüzde 96,53 artış yaşandı.

ENAG: Enflasyon yıllık yüzde 181,37

Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon oranını yüzde 181,37 olarak açıkladı.

ENAG’a göre Ağustos ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 5,86 arttı. 2022’nin başından bu yana ise bu oran yüzde 91,62 oldu.

İngiliz haber ajansı Reuters tarafından yapılan ankete göre yıllık enflasyonun yüzde 81’i geçmesi bekleniyor. Ekonomistler enflasyonun yıl sonuna doğru yüzde 70’in altına gerilemesini bekliyor.

TÜİK’e göre Temmuz ayında TÜFE yüzde 2,37 artmış ve enflasyon yıllık bazda yüzde 79,6 olmuştu.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Altılı Masa Uzlaşırsa Adaylığa Hazırım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Klıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında, “Altılı Masa”da çatlak olmadığını uzlaşılması halinde cumhurbaşkanı adayı olabileceğini söyledi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, altılı masanın kendi ismi üzerinde uzlaşması durumunda Cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağına ilişkin soruya, “Hazırım. Zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli” diye yanıt verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu “Altı ayrı lideriz, demokrasi istiyoruz, hak ve özgürlük istiyoruz. Birisi konuşuyor diğerleri biat ediyor, bizde öyle bir şey yok. Herkes düşüncesini söyler. Bugüne kadar açıkladığımız bildirilerde altı parti liderinin de imzası var. Buyursunlar onlar da yapsınlar. Altı lider ortak miting de yapabiliriz ayrı ayrı da yapabiliriz. Sorun miting değil bu sistem. Bu sistem Türkiye’yi felakete götürüyor” dedi.

Fox Tv yayınında “İlk yapacakları şeylerden birinin israfın önlenmesi olduğunu” belirten Kılıçdaroğlu “Bütün partilerin bu konuda çalışmaları var. Yazılı bir metne dökülecek o genelgeyi çıkaracağız. Devlette israf felaket pozisyonda. Araçlardan bir iki tanesi kalır geri kalanı satarsınız. Bir kişi için 13-14 uçak tutulur mu. Bir de diyorlar ki biz dindarız. İsraf haram değil mi ya! Sen bir çocuğun yatağa aç girdiği yerde nasıl 13-14 uçak tutarsın!” sözleriyle devam etti.

Kılıçdaroğlu MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Kılıçdaroğlu mutlaka sorgulanmalıdır” ifadesi sorulduğunda ise şu yanıtı verdi;

“Doğrudur tabii sorgulanmalı. Kılıçdaroğlu diyor ki Süleyman Şah türbesi neden kaçırıldı? Askeri hastaneleri kapattınız dünyada askeri hastanesi olmayan tek ordu Türk ordusu evet sorgulanmalıyım. Bunu söylüyorum. Suç mu işliyorum bunu sormak suçsa evet suç işliyorum. Siz ne yapıyorsunuz peki? Kılıçdaroğlu beşli çetelerin adamı değildir. Sizler gibi beşli çetenin önünde duran insanlar değildir. Evet sorgulanmalıdır. Beni sorgulamak istiyorsanız yüreğiniz varsa niye televizyonlarda karşıma çıkmıyorsunuz? Hodri meydan, Ama yapamazlar, şakşakçıları bulmuşlar efendim Kılıçdaroğlu sorgulanmalıdır. Sorgulayın efendin. Gelsin! Gelemez gelemez! Çükü ben haklıyım”

Kılıçdaroğlu Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık” ifadesi için de “Karar alınırken altı lider oturup karar alacağız. Dolayısıyla şu veya bu herhangi bir şekilde ironi de yapabilir başka bir konuşma da yapabilir. Burada önemli olan altı liderin karar almaları. Ve aldıkları kararları kapı arkasında değil kamuoyu önünde duyurmaları.” sözlerini kullandı.

Paylaşın

ENAG Açıkladı: Enflasyon Yüzde 181

Akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon oranını yüzde 181,37 olarak açıkladı. Yıllık enflasyon Haziran ayında da yüzde 78 ile son 24 yılın en yükseği olarak kayıtlara geçmişti.

ENAG’ın yaptığı hesaplamaya göre, Tüketici Fiyat Fiyat Endeksi (E-TÜFE) ağustos ayında yüzde 5.86 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 181.37, yılın başından itibaren ise yüzde 91.62 olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos ayı TÜFE verilerini açıkladı. Buna göre enflasyon, yıllık olarak yüzde 80,21 olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre TÜFE Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 47,85 arttı.

TÜİK verilerine göre bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup yüzde 117 ile ulaştırma oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup ise yüzde 27 ile haberleşme oldu.

Ağustos ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 7 artışla sağlık oldu; onu yüzde 6,5 ile sağlık izledi.

TÜİK tüketici fiyatları verileriyle birlikte üretici enflasyonunu yansıtan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini de yayımladı. Buna göre Ağustos ayında (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 143,75; aylık yüzde 2,41 arttı.

Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taşocakçılığında yüzde 153,28, imalatta yüzde 125,43, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 348,39 ve su temininde yüzde 90,01 artış olarak gerçekleşti.

TÜİK’e göre ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 127,82, dayanıklı tüketim malında yüzde 99,54, dayanıksız tüketim malında yüzde 124,14, enerjide yüzde 303,48 ve sermaye malında yüzde 96,53 artış yaşandı.

İngiliz haber ajansı Reuters tarafından yapılan ankete göre yıllık enflasyonun yüzde 81’i geçmesi bekleniyor. Ekonomistler enflasyonun yıl sonuna doğru yüzde 70’in altına gerilemesini bekliyor.

TÜİK’e göre Temmuz ayında TÜFE yüzde 2,37 artmış ve enflasyon yıllık bazda yüzde 79,6 olmuştu. Yıllık enflasyon Haziran ayında da yüzde 78 ile son 24 yılın en yükseği olarak kayıtlara geçmişti. Temmuz ayında yapılan açıklamayla bu rekor yeniden kırılmıştı.

Paylaşın

Otomobilde ‘Enerji Zammı’ Yolda

Elektrik ve doğalgaza gelen son zamlar açıklaması, üreticiyi zora soktu. Zamlar otomotiv üretiminde enerji maliyeti yüzde 15’e kadar çıktı. Sektör yetkilileri yüksek zammın ihracatta da pazar kaybettirecek boyutta olduğu dile getiriliyor.

Enerji zamlarının otomotiv sektörüne etkisini Dünya gazetesinden Aysel Yücel’e değerlendiren Toyota Otomotiv Türkiye CEO’su Erdoğan Şahin, “Üretim maliyetimiz içinde geçen yıl yüzde 5’ken, bu yıl yüzde 10 seviyelerine çıkan enerji maliyetinin yükünü kendi iç mekanizmalarımızla dengeleyebilmek adına çeşitli önlemler almışken, yeni zamlarla bu oran yüzde 15’e ulaştı. Bu artışı absorbe edebilmek için daha fazla ne yapabileceğimizi ilgili bölümlerimizle değerlendiriyoruz. İhracatta da iç piyasada da rekabet gücümüzün oldukça etkileneceğini düşünüyorum” dedi.

Hyundai yetkilileri de enerji zamlarının birkaç ay içerisinde fiyatlara yansıtılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Çünkü birim maliyeti üzerinden kâr dengesi de göz önünde olduğundan mutlaka fiyatlarda değişkenlik oluyor. Özellikle iç pazar daha çok etkileniyor” diye konuştu.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, “Maalesef enerji zamları nedeniyle sanayide keyifler kaçtı. İhracatta rekabetçiliğimizi kaybetmemize ve dolayısıyla pazar kaybetmemize sebep olacak boyutlarda bir zam yapıldı. İhracata özel enerji tarifelerinde destek mekanizması oluşturulmalı” şeklinde konuştu.

Paylaşın

AK Parti’nin ‘Seçim’ Planı: Asgari Ücret, Enflasyon…

Erken seçim iddialarını kesin dille reddeden AK Parti’nin haziran ayına kadar ana gündemi ekonomik tablonun iyileştirilmesi olacak. Ödeme güçlüğü içindeki dar gelirliler başta olmak üzere gençler ve çiftçiler için kimi düzenlemeler yapmaya hazırlanan AK Parti seçime enflasyonun yüzde 50’ye indiği bir tabloyla gitmeyi hedefliyor. Yılbaşında ise asgari ücrete yaklaşık yüzde 50 zam yapılabileceği konuşuluyor.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın aktardığına göre, 18 Haziran’da yapılacağı açıklanan seçim için çalışmaların başladığı AK Parti’de bir yandan saha çalışmaları diğer yandan Meclis gündemi konuşulmaya başlandı. Parti bünyesinde oluşturulan komisyonlar seçim beyannamesi hazırlıklarını sürdürürken kampanya süreci için de program oluşturuluyor. Eş zamanlı olarak Meclis gündemi de planlanmaya başladı.

1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılının ilk işlerinden birinin “Maliye torbası” olması bekleniyor. Torba teklifte öğrencilerin KYK borçlarının faizinin silinmesi, 6 milyon dar gelirli vatandaşın icra ve haciz işlemleri başlayan elektrik, su borçlarının silinmesi, intörn hekim ve diş hekimlerine asgari ücret tutarı kadar ödeme yapılması, kiracı-ev sahibi arasındaki uyuşmazlıklar için arabuluculuk imkanı getirilmesi gibi düzenlemelerin yer alması bekleniyor.

Asgari ücret

Asgari ücrete temmuz ayında yapılan ara zamla birlikte gelir vergisi diliminin değişmemesi maaş düşüşlerine neden oldu. Getirilecek torba teklif içinde bu düşüşün yaşanmaması için de bir düzenleme yer alacağı ifade ediliyor.

Ancak bunlar alım gücü her geçen gün daha da düşen vatandaşları rahatlatmaya yetmeyecek. AK Parti’de şu an 5 bin 500 TL olan asgari ücretin yılbaşında yaklaşık yüzde 50 artışla 8 bin liranın üzerine çıkarılması gerektiği ifade ediliyor.

Enflasyon

Dar gelirlilere dönük desteklerin devam edeceğini açıklayan AK Partili yöneticilerin ekonomiyle ilgili asıl hesabı ise enflasyon oranının aşağı çekilmesi. Kasım ayına kadar enflasyondaki yükselişin devam edeceği, ancak aralık ayı ile birlikte “büyük büyük düşüşler” gerçekleşeceği ifade ediliyor. Aralık ve ocak aylarında 10’ar puan, sonrasında ise 4-6 puanlık düşüşlerin beklendiğini dile getiren AK Partili ekonomi kurmaylarının hesabına göre hedef 2023 yılının mayıs ayında enflasyonun yüzde 50 civarına çekilmesi.

Fiyatlar düşmese de enflasyondaki yükselişin durmasının önemli bir psikolojik etki sağlayacağı, sürekli yükseliş endişesiyle gelecek aylardaki ihtiyacını karşılamaya çalışan insanların bundan vazgeçmesiyle piyasanın daha da dengeleneceği kaydediliyor.

2023 yılı bütçe görüşmeleri başlamadan Meclis gündemine gelmesi beklenen konular arasında uzun süredir üzerinde çalışılan kripto paralarla ilgili düzenleme de var. Bu konudaki çalışmanın tamamlanıp Cumhurbaşkanlığına gönderildiği biliniyor. Şirketlerin güvenilirliğini arttırma, müşterilerin paralarının korunmasına yönelik güvenlik duvarlarını sağlamlaştırmaya yönelik teklifin konuyla ilgili ana çerçeveyi çizeceği, ayrıntıların ise ikincil mevzuatta düzenleneceği kaydediliyor.

Üzerinde çalışılan bir başka düzenleme ise “Katılım bankaları” olacak. Edinilen bilgiye göre bu finans kuruluşlarındaki “banka” ifadesi müşterilerinde yarattığı rahatsızlık nedeniyle kaldırılacak, sadece “finans kurumları” olarak isimlendirilecek.

‘Dezenformasyonla mücadele’ teklifi

AK Parti ve MHP’nin “dezenformasyonla mücadele yasası” olarak nitelendirdiği basın kanununda değişiklik öngören kanun teklifi de yeni yasama döneminin gündemlerinden biri olacak. Dezenformasyon suçunu tarif edip, hapis cezası getiren tartışmalı maddenin aynen geçirileceği, ancak Basın İlan Kurumu’nun yapısı ve ilan dağıtımı ile ilgili düzenlemelerde bazı değişiklikler yapılabileceği ifade ediliyor.

Meclis yaz tatiline girmeden kısa süre önce AK Parti’nin sunduğu çay kanunu teklifinin de yeni yasama döneminde çıkarılacağı kaydediliyor. Bu düzenlemeler hedeflendiği gibi görüşülüp yasalaşırsa Meclis kasım ayıyla birlikte yeni yıla kadar sürecek 2023 yılı bütçe görüşmeleri mesaisine başlayacak.

Paylaşın

Diyanet’ten ‘Vadesiz Hesap’ Fetvası: Dinen Uygun Değil

Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB), “Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuna “Zorunluluk olmadıkça paranın vadesiz bir hesapta tutulması dinen uygun değildir” yanıtını verdi.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre; Din İşleri Yüksek Kurulu’nun (DİYK) internet sitesinde, istenildiğinde çekilmek üzere para yatırılan ve herhangi bir faiz getirisi olmayan banka hesapları olan vadesiz mevduat hesaplarına yönelik verilen fetva yer aldı.

“Bankaların vadesiz mevduat hesaplarına para yatırmanın dini hükmü nedir” sorusuna verilen yanıtta, şöyle denildi:

“Herhangi bir faiz getirisi olmayan vadesiz mevduat hesapları, faize dayalı açılan vadeli mevduat hesaplarıyla aynı kapsamda değerlendirilemez. Bununla birlikte vadesiz mevduat hesabına yatırılan paranın faiz gibi dinen meşru olmayan işlemlerde kullanılması da söz konusu olabileceğinden, bu hususta meşru seçenekler olduğu sürece, zorunluluk olmadıkça paranın böyle bir hesapta tutulması dinen uygun değildir.”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın talimatı ve ısrarıyla maaş promosyon anlaşmasını katılım bankalarıyla yapan Diyanet, 2 bin 880 liralık anlaşma nedeniyle kurum personeliyle karşı karşıya gelmişti. 16 bin liraya kadar çıkan ve tüm bankaların katıldığı ihaleler, iptal edilmişti.

Paylaşın

‘İki Danışmanın İstifasını Erdoğan İstemiş’ İddiası

Sedat Peker’in rüşvet ağı iddialarında adı geçen Korkmaz Karaca Serkan Taranoğlu’nun istifa ettiği iddia edilmişti. Son kulis bilgilerine göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iki isminde istifalarını kendi istemiş.

Organize suç örgütü kurmakla suçlanan Sedat Peker’in rüşvet ağı iddialarında adı geçen Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Politikaları Kurulu Üyesi Korkmaz Karaca istifa ettiğini duyurmuş, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu’nun da istifa ettiği iddia edilmişti.

Milliyet yazarı Didem Özel Tümer’in aktardığına göre geçen perşembe günü yapılan AKP MYK Toplantısında “son dönemin güncel tartışma konuları, sosyal medyada fitili tutuşturulan iddialar ve bunlara bağlı iki cumhurbaşkanı danışmanının istifası da” gündeme geldi.

Tümer, toplatıyla ilgili kulisleri şöyle aktardı:

“Toplantının perde arkasından yansıyan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan kurul üyelerine, istifaları kendisinin istediğini belirterek, “Bizimle doğrudan veya dolaylı ilişkili olduğu düşünülebilecek herkesin, muhalefete malzeme verecek her türlü tutum ve davranışlardan uzak durması şarttır” demiş.

Milletvekili listelerinin son derece önemli ve seçim sonucunda belirleyici olacağı sıklıkla konuşulurken, Erdoğan’ın bu vurgusunun yeni döneme dair bir işaret olarak değerlendirilerek, heyecan yarattığı söylenebilir”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Hazır Giyimde ‘Enerji Zammı’

Elektrik ve doğalgaza gelen zamlar hazır giyim sektörüne hammadde sağlayan sektörlerde ürün fiyatlarına yansımaya başladı. TGSD Başkanı Ramazan Kaya, girdilerde yüzde 15-20’ye varan artışlar yaşadıklarını söyledi. TTTSD Başkanı Canpolat da sanayicinin vergi yükünün Avrupa’da olduğu gibi azaltılması gerektiğini, aksi halde kapanmaların yaşanacağını dile getirdi.

Son yapılan elektrik ve doğalgaz zammının hazır giyim sektörüne hammadde sağlayan ve daha fazla enerji kullanan kumaş, iplik ve tekstil terbiye gibi sektörlerde, ürün fiyatlarına yansımaya başladı. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Ramazan Kaya, konfeksiyon sektörünün yüzde 15-20’ye varan maliyet artışları ile karşılaştığını ancak kendilerinin ise düşen talep nedeni ile bu artışı son ürün fiyatlarına yansıtamadıklarını dile getirdi.

Tekstil terbiye sektöründe yüzde 40 olan enerjinin maliyetler içindeki payının yüzde 50’lere ulaştığına dikkat çeken Türkiye Tekstil Terbiye Sanayicileri Derneği (TTTSD) Başkanı Vehbi Canpolat da Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de sanayide kullanılan enerjiye vergi indirimi gibi destekler verilebileceğine dikkat çekti. Canpolat, öte yandan enerji maliyetlerinin son ürün fiyatlarına etkisinin yüzde 5 civarında olacağını belirtti.

Enerji maliyeti 2’ye katlandı

Hazır giyim sektöründe enerjinin maliyetler içindeki payı 6 ay öncesine kadar yüzde 4 civarlarında seyrediyordu. Hali hazırda bu oran yüzde 8’e ulaşmış vaziyette. Sadece enerji değil diğer girdilerde de son bir yıldır yüksek artışlar ile karşı karşıya olduklarını anlatan TGSD Başkanı Ramazan Kaya, Dünya Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, “Emek yoğun sektörümüzde işgücü maliyet artışları yüzde 100’ü aştı. Son olarak yapılan yüzde 50 doğalgaz ve elektrik zamlarından da olumsuz etkilenmeye başladı. Nitekim ana girdilerimizi sağlayan iplik-kumaş ve boya baskı sanayileri enerji yoğun sanayilerdir ve enerjideki son zamları tedarik ettiğimiz ürünlerin fiyatlarına hemen yansıttı. Hazır giyim sanayi tedarik ettiği ürünlerdeki fiyat artışları ile yüzde 15-20 arasında yeni maliyet artışları ile karşılaştı. Avrupa’daki resesyonun etkisi ile ihracat siparişlerinde azalma başlamışken artan maliyetleri ihracat satış fiyatlarına yansıtabilmek mümkün değil. TL’nin baskı altında tutulduğu, Euro/dolar paritesindeki düşüşle ihracatta yüzde 15 kayıpla karşılaştığı bir ortamda sanayimiz için üretim ve ihracat yapmak karlı olmaktan çıkmaya başladı. Endişemiz sanayimizde ihracat üretim ve istihdamda kayıpların yaşanacağı bir döneme girilmesi” dedi.

Terbiyede yüzde 50’ye ulaştı

Hem doğalgaz, hem kömür hem de elektrik olmak üzere en fazla ve en çeşitli enerji kaynağını kullanan sektör olduklarını dile getiren TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, son zamlar ile birlikte işletme maliyetleri içinde yüzde 40 olan enerjinin payının son zamlar ile birlikte yüzde 50’leri bulacağına dikkat çekti. Canpolat, “Buna karşılık dünyada son 3-4 aydır tekstil ile alakalı talepte bir düşüş var. En büyük alıcımız olan Avrupa’da daralma var. Bu gelişmeler ve artan maliyetler tekstil terbiye ve kumaş sektörünü anormal etkiliyor. İplikte de maliyetlerin yüzde 40’ı enerji. Burada da gene aynı şekilde dünyada çok daha ucuza enerji ve işçilik maliyeti olan ülkeler iplik yapıyorlar. Başta Özbekistan geliyor geliyor. Eğer bir çözüm üretemezsek bunların karşısında bizim mal satma şansımız olmadığı gibi bizim ülkemizde de bu ülkelerden ciddi şekilde pamuk, iplik gelmeye devam edecek. Bu da üretimin azalması ithalatın çok hızlı şekilde artmasına yol açacak. Bu zamlardan sonra aradaki fark ciddi şekilde artacağı için ithalat da yükselecek. Türkiye’de birçok işletme kapanacak ya da kapasite düşürecek” ifadelerini kullandı.

Canpolat, söz konusu gelişmenin sektörde ürün fiyatlarını yüzde 5-10 arasında artıracağını, bunun son mamul fiyatına etkisinin ise yüzde 5 olacağını belirterek, ancak yüksek rekabet nedeni ile bunu yansıtmakta zorlandıklarını dile getirdi.

Sanayicinin vergi yükü düşürülmeli

TTTSD Başkanı Vehbi Canpolat, çözüm konusunda ise birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de enerjide uygulanan vergilerde indirime gidilebileceğine dikkat çekti. Birçok Avrupa ülkesi, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte yaşanan enerji krizini hafi fletmek için bir yandan halkı enerji tasarrufuna motive etmek için kampanyalar başlatırken diğer yandan fatura desteği, doğrudan ödeme, sübvansiyon ve vergi indirimi gibi çeşitli önlemler almıştı. Örneğin Almanya, artan maliyetlerin yükünü azaltmak için doğal gaz kullanımında satış vergisi oranlarını düzenledi. Alınan karar doğrultusunda Ekim ayından itibaren doğal gazda vergi yüzde 19’dan yüzde 7’ye düşürülecek. Ülke öte yandan çalışanlara fatura desteği verirken akaryakıtta da vergi indirimine gitmişti. Söz konusu düzenlemeler birçok Avrupa ülkesinde hayata geçirildi. Canpolat, “Üreticinin, sanayicinin maliyetinin düşürülmesi gerekiyor. Zaten fi nansmana ulaşım da problem” dedi.

Tekstilciler Bakan Mustafa Varank ile ‘açığı’ görüştü

Tekstil sektöründe artan ithalata bağlı olarak oluşan dış ticaret açığı, sektör temsilcilerini harekete geçirdi. İstanbul tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz ve Vehbi Canpolat’ın da dahil olduğu yönetim kurulu üyeleri Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile bir araya geldi. Görüşmede ithalatın azaltılmasına yönelik önlemlerde dahil olmak üzere sektörün problemleri masaya yatırıldı.

Paylaşın