Suriye Açıklarında Göçmen Faciası: 34 Ölü

Akdeniz üzerinden Arupa’ya geçmeye çalışan düzensiz göçmenlerin bulunduğu bir botun Suriye açıklarında batması sonucu en az 34 kişi öldü. Çeşitli kaynaklar 20 kişinin ise kurtarıldığını aktardı.

Suriye Sağlık Bakanlığı, kurtarılan 20 kişinin tedavilerinin Suriye’nin Tartus kentindeki hastanede sürdüğünü bildirdi.

Yetkililer, kurtulan göçmenlerin anlattıklarına dayanarak göçmen botunda 120 ile 150 arasında kişinin yolculuk yaptığını; botun Lübnan’ın liman kenti Trablus yakınlarındaki Minyeh’den yola çıktığını söyledi.

Suriye’nin Akdeniz kıyısında yer alan Tartus şehri, Trablus’un yaklaşık 50 kilometre kuzeyinde.

2011’de başlayan Suriye iç savaşından kaçan yaklaşık 1,5 milyon Suriyeli göçmen, Lübnan’da yaşıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne göre ülkede 14 binden fazla da farklı ülkelerden gelen göçmenler var. Bunların çoğunu Filistinli mülteciler oluşturuyor.

Lübnan son yıllarda ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya. Son dönemde Covid-19 salgını, 2020’de Beyrut limanındaki patlama ve bankacılık kriziyle iyice artan ve ciddi bir boyut kazanan ekonomik kriz sebebiyle halkın yüzde 80’inden fazlası temel gıda maddeleri ve ilaç bulmakta zorlanıyor.

Bu durum ülkedeki göçmenler için daha da büyük zorluklara yol açıyor. Göçmenlerin çoğu Avrupa’ya geçmeye çalışırken Akdeniz’de son dönemde ölümler arttı.

Bu ayın başında Lübnan’dan Avrupa’ya göçmenleri taşıyan bir bot Türkiye açıklarında batmış ve içinde çocukların da olduğu altı kişi hayatını kaybetmişti. 73 kişi de sahil güvenlik birimleri tarafından kurtarılmıştı.

Paylaşın

Konut Ve Tüketici Kredilerine Sigorta Düzenlemesi

Tüketici kredisi sözleşmeleri ile konut finansmanı sözleşmeleri yönetmeliklerine hizmet ile kredi bağlantılı sigorta hariç olmak üzere sigortayı tanımlayan maddeler eklendi. 1 Ocak 20223 tarihinde başlayacak düzenlemeye ilişkin karar Resmi Gazete’de yayınlandı.

Tüketici kredisi sözleşmeleri ile konut finansmanı sözleşmeleri, sigortalı ve sigortasız olarak hazırlanacak karşılaştırmalı ödeme planıyla teklif edilebilecek. Uygulama 1 Ocak 20223 tarihinde başlayacak.

Tüketici kredisi sözleşmeleri ile konut finansmanı sözleşmeleri yönetmeliklerine “yan finansal ürün” başlığıyla tüketiciye sunulan her türlü ürün veya hizmet ile kredi bağlantılı sigorta hariç olmak üzere sigortayı tanımlayan maddeler eklendi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan ve her iki yönetmelikte de bu yönde düzenlemeler içeren yönetmeliklere göre, kredi verenler; tüketicinin talep ettiği kredi tutarı ve süresi esas alınarak hazırlanacak örnek ödeme planı ile sigortalı ve sigortasız kredi teklifleri sunulması halinde, her iki teklife ilişkin örnek ödeme planları, kredi taksit tutarlarının eşit olması halinde örnek ödeme planı yerine taksit tutarı ve toplam geri ödeme tutarına ilişkin karşılaştırmalı bilgiyi sunmak zorunda olacaklar.

Tüketicinin yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile açık talebi olmaksızın kredi bağlantılı sigorta yaptırılamayacak. Kredi veren, kredi bağlantılı sigorta içermeyen bir sözleşmeyi de tüketiciye teklif etmek koşuluyla kredi bağlantılı sigorta yaptırılmasını içeren bir kredi sözleşmesini tüketiciye sunabilecek.

Tüketicinin istediği sigorta şirketinden sağladığı, kredi tutarı ve süresi ile uyumlu, dain-i mürtehini kredi veren olan sigorta poliçesi, tüketiciye önerilen kredinin koşullarında değişikliğe sebep olmaksızın kredi veren tarafından kabul edilmek zorunda olacak.

Tüketici kredisi sözleşmesi, kredi ile ilgili olanlar hariç yan finansal ürün ve hizmetlerin satın alınması şartına bağlanamayacak.

Kredi bağlantılı sigortanın kredi konusu ile uyumlu olması zorunlu tutuldu. Krediye ilişkin aynı teminatı içeren birden fazla sigorta ve kredi tutarını aşan sigorta yapılamayacak.

Yapılan düzenlemeye göre, belirsiz süreli tüketici kredilerinde akdi faiz oranının düşürülmesi durumunda bu değişiklik, bildirimin yapıldığı döneme ilişkin son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade edecek.

Tüketici kredisi sözleşmeleri yönetmeliğinin; 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına ilişkin maddesinde yapılan düzenlemeye göre, cayma hakkı süresi içinde kredi borcunun tamamının erken ödenmesi halinde bildirim aranmaksızın bu madde hükümleri uygulanacak.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

“Türkiye İle Suriye Yönetimi Arasında Görüşmeler Ekim’de Başlayabilir” İddiası

Suriye’nin hükümet yanlısı el-Vatan gazetesi, Türkiye hükümeti içinde Suriye liderliği ile uzlaşma konusunda süregiden tartışmaları yakından izleyen kaynakların Şam ile diplomatik düzeyde diyalogun muhtemelen önümüzdeki ay başlayacağını söylediklerini bildirdi.

Öte yandan bu yakınlaşma, Suriye’de “muhalif” gruplarının geleceklerinden kaygıya düşmelerine yol açıyor. Londra’dan yayın yapan Şarku’l Avsat, Suriye’nin kuzeybatısındaki muhalif gruplarla bir toplantıda bir araya gelen bir Türk askeri kaynağının, Türk kuvvetlerinin Suriye’nin İdlib valiliği ve Halep kırsalından çekilmesine yönelik bir planının olmadığını söylediğini aktardı.

Bir Suriye muhalefet önderinin Şarku’l Avsat’a verdiği demece göree, “Son günlerde kuzeybatı Suriye’de gerçekleştirilen” bu özel toplantıda birkaç “muhalif” asker ve bir Türk askeri yetkilisi yer alıyordu. Kaynak, toplantıda Ankara ile Şam arasında daha sıcak ilişkiler ve normalleşme planlarına ek olarak Suriye’deki son gelişmelerin ele alındığını söyledi.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihayıl Bogdanov, Moskova’nın Suriye Dışişleri Bakanı Faysal el-Mikdad ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasında bir görüşme düzenleme fikrini desteklediğini söyledi.

Suriye’nin hükümet yanlısı el-Vatan gazetesi, Türkiye hükümeti içinde Suriye liderliği ile uzlaşma konusunda süregiden tartışmaları yakından izleyen kaynakların Şam ile diplomatik düzeyde diyalogun muhtemelen önümüzdeki ay başlayacağını söylediklerini bildirdi.

Başta Türkiye’nin Suriye’nin büyük bir bölümünü kontrol altında tutan askerlerini çekmesi konusunda net bir program olmak üzere üzere, tartışma başlıklarında ilerleme sağlanabildiği takdirde iki ülke dışişleri bakanları arasında gelecek ay ya da en geç yıl sonundan önce bir toplantı yapılması söz konusu.

“Muhalifler” yakınlaşmadan kaygılı

Bu yakınlaşma, Suriye’de “muhalif” gruplarının geleceklerinden kaygıya düşmelerine yol açıyor. Londra’dan yayın yapan Şarku’l Avsat, Suriye’nin kuzeybatısındaki muhalif gruplarla bir toplantıda bir araya gelen bir Türk askeri kaynağının, Türk kuvvetlerinin Suriye’nin İdlib valiliği ve Halep kırsalından çekilmesine yönelik bir planının olmadığını söylediğini aktardı.

Kaynağa göre, bu bölgelerdeki Türk kuvvetleri “tamamen muharip birliklerden oluşuyor” ve Astana Anlaşması çerçevesinde Türkiye ve Rusya arasında 2020 başlarında imzalanan bir anlaşma uyarınca konuşlandırılıyor.

Bir Suriye muhalefet önderinin Şarku’l Avsat’a verdiği demece göre, “Son günlerde kuzeybatı Suriye’de gerçekleştirilen” bu özel toplantıda birkaç “muhalif” asker ve bir Türk askeri yetkilisi yer alıyordu. Kaynak, toplantıda Ankara ile Şam arasında daha sıcak ilişkiler ve normalleşme planlarına ek olarak Suriye’deki son gelişmelerin ele alındığını söyledi.

Rusya, Türkiye ve İran Dışişleri Bakanları buluştu

Rojava’da yayın yapan dijital haber mecrası North Press’in haberine göre Çarşamba günü geç saatlerde, Türkiye, Rusya ve İran Dışişleri Bakanları, Suriye’deki durumu görüşmek üzere New York’taki BM Genel Kurulu’nun 77 oturumuna (BMGK 77) ara verildiği sırada bir araya geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Sergey Lavrov’un İranlı mevkidaşı Hüseyin Amir-Abdullahyan ve Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Astana formatında üçlü bir görüşmede Suriye’deki mevcut durumu ele aldığı belirtildi.

Lavrov, 11 yıldır iç savaşın harap ettiği Suriye’ye istikrar getirmenin gerekliliğini vurguladıklarını söyledi. Lavrov’a göre, görüşmede Suriye ve çevresindeki mevcut durumla ilgili görüş alışverişinde bulunularak, sahada sürdürülebilir istikrar, Suriye’nin birlik, egemenlik ve bağımsızlığını korumaya dayalı güvenlik ve barış sağlamanın gerekliliği vurgulandı.

Dışişleri Bakanlığı Mevlüt Çavuşoğlu, kapalı kapılar ardında gerçekleşen toplantıya BM Suriye Özel Temsilcisi Geir Pederson’ın katıldığını söyledi. Çavuşoğlu, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Suriye krizine siyasi bir çözüm bulmak için diplomatik çabalarını sürdürdüklerini” söyledi.

Üç dışişleri bakanı, Suriye krizine ve kuzeybatı Suriye’deki gerilimi düşürmeye yönelik bir çözüm için çaba göstermek üzere oluşturulduğu söylenen Astana anlaşması garantör devletlerini temsil ediyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

8 Ayda İşsizlik Ödeneğine Başvuran Sayısı 1.1 Milyonu Aştı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “Utanmadan sıkılmadan işsizlik var diyorlar” dese de yılın ilk 8 ayına ilişkin veriler Erdoğan’ı yalanladı. Öyle ki bu yılın ilk 8 ayında çalışırken işten atılan ve işsizlik ödeneğine başvuran kişi sayısı 1 milyon 105 bin 947 oldu. Böylece 8 aylık dönemde her ay 138 bin 243 kişi, her gün ise 4 bin 608 kişi işten atılmış oldu.

Konu hakkında açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, “Bakan Nebati her ne kadar Türkiye’nin büyüdüğünü, istihdamın arttığını söylese de resmi veriler bunun tam tersini iddia etmeye devam ediyor. Sadece temmuz ve ağustos ayında yani bir aylık dönemde işten çıkartılanların sayısı ise 140 bin 889 kişi oldu” dedi.

Bu yıl şu ana kadar en çok işten atılmaların olduğu şehrin 236 bin 400 kişi ile İstanbul olduğunu anlatan Ağbaba, “İstanbul’u 73 bin 440 kişi ile Ankara ve 58 bin 121 işten atılmayla İzmir izledi. Sanayinin yoğun olduğu Bursa ‘da 47 bin 84 kişi işten atılırken, Kocaeli’de bu yıl içerisinde işten atılanların sayısı ise 30 bin 718 olarak kayıtlara geçti” diye konuştu.

İşsiler kaderlerine terk ediliyor

Ocak-ağustos ayları arasında 1 milyon 105 bin 947 kişi işten atıldığı için işsizlik ödeneğine başvuru yaparken, başvuru yapanların sadece 538 bin 798’i ödenek almaya hak kazandı. Bu durumda işten atılanların neredeyse yarısı ödenek almaya hak kazanamadı. Türkiye’de işsizlik sigorta fonu işsizlerden çok işverenlere ve yandaş sermayeye kaynak olarak aktarılırken, işsizler ve işten atılanlarda bizzat iktidar tarafından kendi kaderlerine terk ediliyor.

Paylaşın

A Milli Futbol Takımı, B Ligi’ne Yükselmeyi Garantiledi

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar C Ligi 1. Grup 5. maçında Lüksemburg ile karşı karşıya geldi. Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nda oynanan karşılaşma 3-3 berabere kaldı. Ay-Yıldızlılar, bu sonuçla hem grup liderliğini hem de bitime bir müsabaka kala Uluslar B Ligi’ne yükselmeyi garantiledi.

Haber Merkezi / A Milli Futbol Takımı’nın gollerini 16. dakikada penaltıdan Cengiz Ünder, 39. dakikada Maxime Chanot (Ken.kal.) ve 87. dakikada da İsmail Yüksek attı. Lüksemburg’un sayıları 8. dakikada Marvin Martins, 37. dakikada Daniel Sinani ve 69. dakikada Rodrigues’ten geldi.

Milliler, gruptaki son maçında 25 Eylül Pazar günü deplasmanda Faroe Adaları ile karşılaşacak.

Maçtan dakikalar: 

8. dakikada kalecinin uzun pasında sağ taraftan ceza sahası içine giden topu Eren Elmalı uzaklaştırmak isterken kaleci Uğurcan Çakır’ın üzerinden aşırttı, meşin yuvarlağı takip eden Martins dar açıdan topu ağlara gönderdi: 0-1.

15. dakikada Kerem Aktürkoğlu sol taraftan ceza sahasına girer girmez rakibinin müdahalesiyle yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. 16. dakikada topun başına geçen Cengiz Ünder, meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-1.

18. dakikada Halil Dervişoğlu’nun savunmanın arkasına attığı pasla ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Enes Ünal’ın şutunda kaleci Moris topun kaleye girmesine izin vermedi.

37. dakikada Kaan Ayhan’ın kaptırdığı top sonrası başlayan Lüksemburg hızlı hücumunda Sanches’in pasıyla sağdan ceza sahasına giren Sinani, çaprazdan vurarak topu uzak direğin yanından ağlarla buluşturdu: 1-2.

39. dakikada Cengiz Ünder’in sağdan ceza sahasına ortaladığı topu Chanot altıpas önünde ters bir vuruşla kendi kalesine gönderdi: 2-2.

43. dakikada Ferdi Kadıoğlu’nun uzak mesafeden şutunda, meşin yuvarlak az farkla auta gitti.

60. dakikada Cengiz Ünder’in sağdan ortaladığı topa Enes Ünal altıpas üzerinden topa kafayla vurdu, kaleci gole izin vermedi.

61. dakikada Cengiz Ünder’in sağdan ortasında Eren Elmalı’nın kafa vuruşunda kaleye giden topu Gerson, son anda çizgi üzerinden çıkardı.

69. dakikada Bohnert’in sağdan ceza sahasına yerden gönderdiği ortada Rodrigues, tek vuruşla topu ağlarla buluşturdu: 2-3.

87. dakikada ceza sahası dışında topla buluşan İsmail Yüksek’in sert vuruşunda, top ağlara gitti: 3-3.

90+4. dakikada ceza sahası sol çaprazında topla buluşan İrfan Can Kahveci’nin şutunda kaleci son anda topu kornere çeldi.

Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Tobias Stieler, Christian Gittelmann, Eduard Beitinger (Almanya)

Türkiye: Uğurcan Çakır, Zeki Çelik, Kaan Ayhan, Çağlar Söyüncü (Dk. 46 Tolga Ciğerci), Eren Elmalı, Cengiz Ünder (Dk. 78 Yunus Akgün), Orkun Kökçü (Dk. 80 İsmail Yüksek), Ferdi Kadıoğlu, Kerem Aktürkoğlu (Dk. 73 Serdar Dursun), Enes Ünal, Halil Dervişoğlu (Dk. 46 İrfan Can Kahveci)

Lüksemburg: Moris, Jans, Chanot (Dk. 46 Gerson), Martins (Dk. 53 Bohnert), Pinto, Sanches, Sebastian Thill, Barreiro, Vincent Thill (Dk. 75 Rupil), Rodrigues (Dk. 85 Skenderovic), Sinani

Goller: Dk. 8 Martins, Dk. 37 Sinani, Dk. 69 Rodrigues (Lüksemburg), Dk. 16 Cengiz Ünder (Penaltıdan), Dk. 39 Chanot (Kendi kalesine), Dk. 87 İsmail Yüksek (Türkiye)

Paylaşın

İran’da ‘Mahsa Amini’ Protestolarında Can Kaybı 17’ye Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda toplam 17 kişinin hayatını kaybettiği duyuruldu.

Haber Merkezi / Çatışmalarda ölenler arasında üç güvenlik görevlisinin de olduğu öne sürüldü. Güvenlik güçlerinin protestoculara açtığı ateş sonucu hayatını kaybedenlerden birinin 16 yaşındaki bir erkek olduğu belirtildi.

Bu arada Oslo merkezli bir STK olan İran İnsan Hakları ise İran güvenlik güçlerinin müdahalelerinde en az 31 sivilin öldüğünü iddia etti.

İran İnsan Hakları Direktörü Mahmud Amiri Mughaddam, “İran halkı temel haklarını ve insanlık onurunu elde etmek için sokaklara çıktı. Ve hükümet onların barışçıl protestolarına kurşunla karşılık veriyor” dedi.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen genç kadın erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

VoA’nın haberine göre genç kadının karakolda ölümünü eleştiren sosyal medya yorumcuları arasında, sözünü sakınmamasıyla tanınan reformcu eski milletvekili Mahmud Sadıki, Ayetullah Ali Hamaney’i olayla ilgili kamuoyuna açıklama yapmaya çağırdı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

Küresel Gıda Zinciri, Çok Az Sayıda Şirketin Tekelinde

ETC Group’un raporuna göre küresel gıda zinciri, çok az sayıda şirketin tekelinde. ETC Group’tan Jim Thomas, özellikle Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle gıda fiyatlarının fırladığı bir dönemde tarım sektöründeki tekelleşmenin artmasının kaygılandırıcı olduğunu belirtti.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre, Thomas, “Küresel gıda sistemi üzerindeki güç çok az sayıda kişinin elinde yoğunlaşmış durumda. Bundan endişelenmeliyiz” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli iklim adaleti grubu ETC Group’un raporuna göre küresel gıda zinciri, çok az sayıda şirketin tekelinde.

Perşembe günü yayımlanan raporda, ticari tohum piyasasının yüzde 40’ını iki şirketin kontrol ettiği belirtildi. Öte yandan 25 yıl önce aynı dilim, 10 şirket tarafından paylaşılıyordu.

Tarım ürünü ticaretinde de 2020’de 10 firmanın yaklaşık yarım trilyonluk piyasayı kontrol ettiğine dikkat çekildi.

Kâr amacı gütmeyen kuruluşun raporunda, Çin devletine ait Cofco şirketinin, dünyanın en büyük ikinci tarım ürünü şirketi konumunda olduğu ifade edildi.

Pekin merkezli firmanın 2020’de en az 100 milyar dolarlık kâr elde ettiği belirtildi.

Bu alanda en büyük firmaysa, 2020’de 134 milyar dolar kazanç elde eden ABD merkezli gıda devi Cargill.

Yine Çin devletine ait tohum, böcek ilacı ve biyoteknoloji firması Syngenta’nın, 2020’de tarımsal kimya piyasasının yaklaşık çeyreğini tek başına kontrol ettiği belirtildi.

15 milyar dolarlık satış yapan şirket, Almanya’daki rakipleri Bayer ve BASF’ı da geride bıraktı.

Raporda ayrıca tarım ve gıda işleme alanındaki dev firmalardan Hollanda merkezli Louis Dreyfus’un hisselerinin yüzde 45’inin geçen yıl Birleşik Arap Emirlikleri yönetimine ait ADQ holding şirketine satıldığı da hatırlatıldı.

ETC Group’tan Jim Thomas, özellikle Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle gıda fiyatlarının fırladığı bir dönemde tarım sektöründeki tekelleşmenin artmasının kaygılandırıcı olduğunu belirtti.

Thomas, “Küresel gıda sistemi üzerindeki güç çok az sayıda kişinin elinde yoğunlaşmış durumda. Bundan endişelenmeliyiz” dedi.

Paylaşın

İran Cumhurbaşkanı, Başörtüsü İsteği Reddedilince Röportajı İptal Etti

Christane Amanpour, sosyal medya hesabından, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu için New York’ta bulunan İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ile yapacağı röportajın, başörtüsü takması talebini reddetmesi üzerine iptal edildiğini açıkladı.

CNN televizyonunun ünlü muhabirlerinden Amanpour, yaptığı açıklamada “Bu, Cumhurbaşkanı Reisi’nin BM Genel Kurulu toplantısı ziyareti sırasında, Amerikan topraklarında yapacağı ilk söyleşi olacaktı. Haftalar süren planlamanın, sekiz saat süren çeviri ekipmanı kurma uğraşından sonra hazırdık. Ama Cumhurbaşkanı gelmedi” dedi.

Söyleşi için sözleşilen saatten 40 dakika sonra, Reisi’nin bir yardımcısı başörtüsü takmasını istedi.

Amanpour “Nazikçe reddettim. New York’tayız ve burada başörtüsüyle ilgili herhangi bir kanun ya da gelenek yok. Onlarla İran dışında görüştüğümde hiçbir İran Cumhurbaşkanı’nın böyle bir şey istemediğini söyledim” dedi.

Amanpour, yardımcının başörtüsü takmaması halinde söyleşinin yapılmayacağını belirttiğini, bunun bir “saygı meselesi” olduğunu ve gösterileri kast ederek “İran’daki durumdan” bahsettiğini aktardı.

Ünlü muhabir “Tekrar bu daha önce görülmemiş ve beklenmeyen koşulu kabul etmeyeceğimi söyledim” ifadelerini kullandı.

Bunun üzerine CNN Muhabiri kalktı ve röportaj gerçekleşmedi.

Amanpour “İran’da gösteriler devam eder ve insanlar öldürülürken, Cumhurbaşkanı Reisi ile konuşmak adına önemli bir an olacaktı” dedi.

Reisi geçen hafta CBS’te yayımlanan 60 dakika programına konuşmuştu. CBS muhabiri Lesley Stahl silah kendisine “nasıl giyineceğinin, Reisi oturmadan oturmaması ve cumhurbaşkanının sözünü kesmemesi gerektiğinin söylendiğini” açıklamıştı.

Paylaşın

Neptün’ün Halkalarının Şimdiye Kadarki En Net Fotoğrafı Çekildi

Dünya’dan çıplak gözle görünür olmayan tek gezegen olan Neptün’ün halkasının en net fotoğrafı çekildi. James Webb Uzay Teleskobu tarafından çekilen fotoğrafı Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından paylaşıldı.

Haber Merkezi / En son 1989’da NASA’nın gönderdiği Voyager 2 isimli uzay mekiğinde bu halkaların belirgin olduğu belirtildi. Yetkililer, halkaların ilk kez bu kadar net ve belirgin olduğunu açıkladı.

Hem Voyager 2 de hem de James Webb Uzay Teleskobu’nda görev yapan Dr. Heidi Hammel, “Neptün’ün fotoğraflarını gördüğümde ağlamaya başladım. Bu halkalara bakın dedim. Anneme, çocuklarıma, kedime bile gösterdim” dedi.

Görüntüler sadece net olmakla kalmıyor, aynı zamanda tozdan meydana gelen halkaları yakın kızılötesi spektrumda ilk kez görebilmeyi sağlıyor. Söz konusu dalga boylarında ‘mavi gezegen’ olarak bilinen Neptün, kızılötesi ve görünür kırmızı ışığı çok fazla emmesinden dolayı mavi görünmek yerine karanlık, hayaletimsi bir görünümde ortaya çıkıyor.

Fotoğraflarda ayrıca Neptün’ün şimdiye kadar tespit edilmiş 14 uydusu yer alıyor. Bu uydular arasında en popülerleri ise, Tritotn, Galatea, Naiad, Thalassa, Despina, Proteus ve Larissa yer alıyor.

Neptün bilim insanları için özellikle popüler bir araştırma hedefi olarak biliniyor. Çünkü Güneş’ten yaklaşık 2.8 milyar mil uzakta bulunan gezegen, yakın gezegenlerde bulunmayan çok düşük sıcaklıklar ve bir turu 164 yıl süren yörünge gibi özelliklere sahip. Ayrıca, Triton’un sıra dışı ters yörüngesi, uydunun Neptün’deki yerçekimine yenik düşen bir Kuiper Kuşağı nesnesi olabileceğini bile düşündürüyor.

James Webb teleskopunun gönderdiği yeni veriler teleskobun yapacağı keşiflerin yalnızca başlangıcı olarak görülüyor.

Araştırmacılar, gelecek yıl içinde hem Neptün hem de Triton hakkında daha fazla veri toplamayı umuyor. Dolayısıyla Neptün ve genel olarak uzay hakkındaki anlayışımızı geliştirebilecek çığır açan görüntüler için bir süre daha beklemek gerekebilir.

Neptün nasıl keşfedildi?

Neptün’ün keşfi, Uranüs’ün yörünge hareketlerinde anormal hareketler algılanmasıyla başlamıştır. Bu durum üzerine yapılan gözlemler sonucunda, çıplak gözle görülemeyen bir gök cisminin buna neden olabileceği düşünülmüştür.

Matematikçi Le Verrier, Uranüs’ün yörüngesini bozan gezegenin yerini ve büyüklüğünü kâğıt üzerinde belirlemeyi başarmıştır. 1846 yılındaysa Le Verrier’in verdiği koordinatlar ışığında; Berlin Rasathanesi’nde Gottfried Galle ve yardımcısı Heinrich Louis d’Arrest’ın yapmış olduğu gözlemler sonucunda Neptün keşfedilmiştir.

Böylece Neptün, keşfi öncesinde matematiksel olarak ilk kez tahmin edilen gezegen olarak literatüre geçmiş ve bu keşfi sayesinde, Isaac Newton’un kütleçekim teorisinin belli sınırlardaki başarısını doğrulamıştır

Paylaşın

Merkez Bankası Faizi Yüzde 12’ye Çekti

Merkez Bankası, politika faizini yüzde 13’ten yüzde 12’ye indirildiğini bildirdi. Karara ilişkin yapılan açıklamada, “Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) faiz kararını açıkladı. Merkez Bankası politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’ten 12’ye çekti.

Merkez Bankası geçen ay politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’e düşürmüştü. TCMB böylece 2022 yılında yüzde 14 seviyesinde tuttuğu politika faizini ikinci kez değiştirdi.

Kurul tarafından yapılan açıklamada büyüme vurgusu ve istihdam kazanımları şu ifadelerle paylaşıldı: “2022’nin ilk yarısında güçlü bir büyüme gözlemlenmiştir. Temmuz başından bu yana öncü göstergeler zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret etmektedir.

İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Özellikle istihdam artışına katkı veren sektörler dikkate alındığında büyüme dinamiklerinin yapısal kazanımlarla desteklenmekte olduğu görülmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı devam etmektedir…

Ayrıca, son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının ilan edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmektedir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir.

Bununla birlikte, üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler azalan dış talebin etkisiyle iktisadi faaliyette ivme kaybının devam ettiğine işaret etmektedir. Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir.

Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir.

Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir. “

TCMB’nin kararı öncesinde dolar/TL kuru Aralık 2021’deki tarihi zirvesini geçti ve gün içinde 18,40 seviyesini aştı.

Reuters anketine katılanların çoğu, TCMB’nin faizleri sabit tutmasını bekliyordu. Ankete katılan 14 ekonomistin 11’i TCMB’nin faizleri değiştirmeyeceğini öngörüyor, biri 50 baz puan; ikisi 100 baz puan indirime gideceğini tahmin ediyordu.

Reuters’ın aktardığına göre Londra merkezli bağımsız ekonomik araştırma şirketi Capital Economics’ten kıdemli ekonomist Liam Peach, TCMB’nin bu ay büyümenin önünü açmak gerekçesiyle faizleri indirebileceğini söylüyor ve Temmuz ayında endüstriyel üretimin aylık bazda düştüğünü hatırlatıyor.

Bloomberg HT Araştırma Birimi tarafından gerçekleştirilen ankete katılan17 kurumun ortalama beklentisiyse faizin 50 baz puanla yüzde 12,50 seviyesine indirileceği yönündeydi.

Buna göre 9 kurum faizlerde indirime gidilmesini beklerken, bunların 8’i 100 baz, biri ise 50 baz puanlık faiz indirimi beklentisi açıklamıştı.

Paylaşın