İngiltere’de Siyasi Kriz: Başbakan Truss Baskı Altında

İngiltere’de geçen ay göreve başlayan Başbakan Liz Truss’ın lideri olduğu Muhafazakar Parti içerisinde kırılmalar yaşanıyor. İngiliz basını “Truss’ın birkaç gün içinde devrilebileceği” tahmininde bulunuyor.

İngiltere’nin 47 yaşındaki üçüncü kadın Başbakanı Liz Truss, geçen ay başında partisinin üyelerinin desteğiyle seçilmişti.

İngiltere’de geçen ay başında göreve başlayan yeni Başbakan Liz Truss, İçişleri Bakanı’nın istifa etmesinin ardından yeni bir baskı altında.

Truss’ın lideri olduğu iktidardaki Muhafazakar Parti içerisinde kırılmalar yaşanıyor. Ulaştırma Bakanı Anne-Marie Trevelyan, kabinenin Truss’a Başbakan olarak güvenmediğini dile getirdi.

İçişleri Bakanı Suella Braverman ise dün görevinden istifa ederken Başbakan Truss’ı istifa mektubunda sert bir dille eleştirdi. Braverman mektubunda, “vaatlerimizi terk ettik, seçmenlerimize verdiğimiz sözleri tutamadık” ifadelerini kullandı. Braverman’dan boşalan koltuğa ise Grant Shapps getirildi.

İngiliz basını Shapps’in de Truss’ı en sert eleştiren Muhafazakar Partili milletvekilleri arasında olduğuna dikkat çekiyor. Basın ayrıca, “Truss’ın birkaç gün içinde devrilebileceği” tahmininde bulunuyor.

Parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası’ndaki kaya gazı oylaması öncesinde Muhafazakar Partili vekillerin, partinin disiplinden sorumlu yöneticisinin milletvekillerini oy vermeleri için tehdit ettiğine dair açıklamaları ülkedeki siyasi kaosu daha da derinleştirdi.

Liz Truss göreve geldikten hemen sonra İngiltere ekonomisini durgunluktan çıkarmak için 45 milyar sterlinlik vergi kesintisi açıklamış, ancak karara tahvil yatırımcılarının tepkisi sert olmuş ve ülkedeki borçlanma maliyetleri yükselmişti.

Maliye Bakanının istifa etmesi ve paketin geri çekilmesinin ardından özür dileyen Truss, baskılara rağmen istifa etmeyeceğini söylüyor. İngiltere’nin 47 yaşındaki üçüncü kadın Başbakanı Liz Truss, geçen ay başında partisinin üyelerinin desteğiyle seçilmişti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Emeklilikte Yaşa Takılanlar Ne Kadar Maaş Alacak?

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, EYT’lilerin büyük bölümünün, yaklaşık yüzde 70’inin, emekli olmaları durumunda 3 bin 500 ile 5 bin TL aylık alacağı tahmininde bulundu. Türkiye’de her ay 30-40 bin kişinin emekli olduğunu belirten Erdursun, bu nedenle mayıs ayından yasanın çıkacağı aralığa kadar emekli olanlarla birlikte EYT’li sayısının 4 milyon 400’e kadar ineceğini öngörüyor.

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) yıllardır sürdürdükleri mücadelenin sonucu olarak gözlerini birkaç aya kadar çıkması planlanan yasaya çevirdi. Yasadan kaç kişinin yararlanabileceği, düzenlemenin maliyeti, yeni emeklilerin alacağı maaşlar gibi detaylara ilişkin tartışmalar ise devam ediyor.

Kamuoyunda EYT olarak bilinen emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili sorun, 4447 sayılı kanunun 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren hükümleriyle emeklilik için belirli prim gün sayısı ve sigortalılık süresinin yanı sıra “yaş şartı” tekrar getirilmesiyle ortaya çıkmıştı. Bu hükümler konulmadan önce ilk sigortalı oldukları sırada ne zaman emekli olacakları belli olan kişilerin emeklilik süresi 2-17 yıl arasında uzamış oldu.

EYT’liler yıllarca mağdur olduklarını belirterek örgütlenirken iktidar uzun bir süre bu taleplere bütçeye aşırı yük getireceği ve başka nedenlerle olumlu yanıt vermedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 2019 yerel seçimleri öncesinde yaptığı bir konuşmada, “seçimleri kaybetmelerine yol açsa bile” EYT yasasına sıcak bakmadıklarını söyleyerek “Tutturmuşlar erken yaşta emeklilik, İskandinav ülkeleri bu sistem yüzünden battı” diye konuşmuştu.

Ancak 2023 seçimlerine yaklaşılan günlerde yeni hükümet sisteminde cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 1’lik oyun bile çok önemli olması ve anketlerde gözlemlenen düşüş sebebiyle EYT’lilerle ilgili bir düzenleme yapılmasına karar verildi.

Düzenlemede sona geliniyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in son açıklamasına göre EYT ile ilgili yeni düzenlemeye dair çalışmalarda sona gelindi ve ortaya çıkarılan plan yakın bir zamanda öncelikle Erdoğan’a sunulacak. Aralık ayında yapılacak bir basın toplantısıyla detayları duyurulacak olan çalışma daha sonra yasa teklifi haline getirilerek TBMM’ye sunulacak. Yasanın bu yıl sona ermeden çıkartılması hedefleniyor.

Peki EYT düzenlemesinin içinde neler var?

Edinilen bilgilere göre düzenleme kapsamında 8 Eylül 1999’dan önce işe başlayanlardan 20 yılını dolduran kadınlar ile 25 yılını dolduran erkekler yararlanabilecek. Kadınların 20 yılı zaten 2019 yılında tamamlanmış iken, erkeklerin yıl şartı ise 2024 Eylül ayında doluyor.

Tüm detaylarının henüz belli olmadığı yasa ile yeniden yaş şartının getirilip getirilmeyeceği ise henüz kesin değil. Kulislere yansıyan bilgilere göre kademeli bir sistem çerçevesinde emekliliği hak eden bir EYT’liye yaşını dolduruncaya kadar normal emekli maaşından daha az bir miktarın verilmesi ya da primlerin artık istenmemesi gibi bazı formüller de masada.

Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, Türkiye’de emekli aylığı ortalamasının 4.600 TL civarında olduğunu belirterek EYT’lilerin büyük bölümünün, yaklaşık yüzde 70’inin emekli olmaları durumunda 3.500 ile 5.000 TL aylık alacağı tahmininde bulunuyor.

Yasadan kaç kişi yararlanacak?

Peki bu yıl bitmeden çıkması beklenen yasadan kaç kişi yararlanabilecek?

EYT ile ilgili sorunu uzun yıllardır dile getiren ve çeşitli raporlar hazırlayan Erdursun, bu konuda yaptığı hesaplamaları DW Türkçe ile paylaştı.

Erdursun’un SGK verilerini baz olarak yaptığı hesaplara göre; 8 Eylül 1999’da 4447 sayılı kanun çıktığı ilk an itibariyle 11 milyon 759 bin 149 kişi emeklilikte yaşa takıldı. Aradan geçen 23 yıllık sürede bu kişilerin içinde 7 milyon 75 bin 708 EYT’li emekliliği hak etti. Erdursun, bu hesaplamalara göre şu anda toplam EYT’li sayısının Mayıs 2022 itibariyle 4 milyon 683 bin 441 kişi olduğunu belirtiyor.

Türkiye’de her ay 30-40 bin kişinin emekli olduğunu belirten Erdursun, bu nedenle Mayıs ayından yasanın çıkacağı Aralık’a kadar emekli olanlarla birlikte EYT’li sayısının 4 milyon 400’e kadar ineceğini öngörüyor.

Ancak bu kişilerin hepsi birden yeni düzenlemeye göre ilk etapta emekliliğe hak kazanmayacak ya da hak kazansa da belki kendi isteğiyle emekli olmayarak çalışmayı sürdürecek.

Erdursun, sigortalılık süresini aradan geçen uzun yıllar nedeniyle tamamlamış olsa da primlerini tamamlayamayanların emekli olamayacağına dikkat çekerek yasa çıktığında ilk etapta yaklaşık 700-800 bin, en fazla 1 milyon kişinin emekliliğe hak kazanacağını tahmin ediyor.

Düzenlemenin maliyeti ne olacak?

EYT düzenlemesinin bütçeye maliyetinin ne olacağı ile ilgili çeşitli hesaplar ve tahminler yapılmaya çalışılıyor ancak maliyet rakamlarının emekli aylıkları gibi değişkenler nedeniyle sürekli değiştiği de belirtiliyor.

Bakanlığın çalışmasının tüm detayları belli olmadığı için maliyet hesaplamasını yapmanın şu an için zor olduğunu söyleyen isimler arasında İstanbul Üniversitesi Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Binhan Elif Yılmaz da var.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’e konuşan Yılmaz, Çalışma Bakanlığı’nın ellerinde bütün verilerin olduğunu söylediğini ancak bunları kendilerinin bilmediğini belirterek bu nedenle yapılan hesaplamaların biraz tahmini kaldığına işaret ediyor. Kamuoyuna açık olan bilgilerin de bulunduğunu ve SGK istatistiklerinin halka açık olduğunu ifade eden Yılmaz, “Ancak 1999’da yani 23 yıl önce çıkan yasanın EYT düzenlemesiyle birlikte ortaya çıkaracağı mali yükü biz şu an için bilmiyoruz” diyor.

Erdursun ise hükümet yetkililerinin uzun yıllar gerçek bir çalışma yapmadıkları için EYT sorununun çözümünün maliyetinin çok yüksek olacağını öne sürdüğünü ancak gerçekte böyle olmadığını belirterek, kendi hesaplamasını şöyle aktarıyor:

“Türkiye’de emekli aylıklarının ortalaması son artışlarla beraber 4 bin 668 TL. Yaklaşık 1 milyon kişinin emekli olacağını var sayarsak, bunun aylık maliyeti 4 milyar 668 milyon olur. 1 milyon yeni emeklinin yıllık maliyeti ise yaklaşık 56 milyar TL olur. Ancak Türkiye’de EYT düzenlemesi olmadan da zaten ayda 35 bin, yılda yaklaşık 420 bin kişi emekli oluyor. Bu nedenle EYT ile aslında 580 bin kişi emekliliğe hak kazanacak. Bunların maliyeti de ortalama yıllık 32,5 milyar TL olur.”

EYT’nin maliyetinin yaş şartının kaldırılması ile birlikte bu kişilerden ne kadarının hemen emekliye ayrılacağına bağlı olarak da değişebileceği belirtiliyor.

Aktüeryal denge giderek bozuluyor

Bu arada uzmanlar EYT düzenlemesinden bağımsız olarak Türkiye’deki aktüeryal dengenin yıllar geçtikçe bozulmakta olduğuna dikkat çekiyor.

İdeal bir sosyal güvenlik sisteminde aktif sigortalıların sayısının sistemden aylık alanların sayılarına oranı 7 ya da en az 4 olması gerekiyor. Yani 4 çalışandan tahsil edilen sigorta primleri ile 1 emeklinin aylığının finanse edilebilmesi gerekiyor. Türkiye’de ise bu oranın uzun yıllar içinde azalan bir seyir kaydettiği belirtiliyor.

Prof. Yılmaz nüfusun giderek yaşlanması, doğuşta beklenen yaşam süresinin uzaması ve doğum oranının düşmesi gibi etkenlerle giderek çalışabilir nüfusun payının azaldığına işaret ederek 2050 yılında çalışabilir nüfus oranının yüzde 60’ın altına düşmesinin beklendiğini belirtiyor.

Erdursun ise Türkiye’de şu anda yaklaşık 9 milyon kayıt dışı çalışan bulunduğunu, çünkü emeklilik sisteminin teşvik edici olmadığını ve insanları kayıt dışı çalışmaya ittiğini belirterek, kayıt dışı çalışanların bir şekilde sisteme dahil edilmesiyle aktüeryal dengenin de daha iyi sağlanacağını söylüyor.

Paylaşın

AK Parti’de İstifa Depremi: Fakıbaba, İYİ Parti’ye Katılıyor

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Şanlıurfa Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba, “AK Parti Üyeliği ve Milletvekilliğinden istifamla ilgili açıklamamı milletime saygılarımla arz ediyorum” sözleriyle parti üyeliğinden ve milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“2003’te üyesi olduğum AK Parti’de değişik makamlarda görev yapma fırsatı buldum. Bu fırsatı bana veren bütün büyüklerime ve Şanlıurfa halkına yürekten teşekkür ediyorum.

Bu 20 yıl içerisinde çok değerli arkadaşlarım oldu. Onlardan ayrıldığım için üzgünüm. Ancak siyasi ve ahlaki anlayışıma uygun olmayan bazı kişilerle bundan böyle beraber olmayacağım için de mutluyum.

AK Parti üyeliğinden ve AK Parti için bana oy veren hemşehrilerime saygısızlık olmasın diye milletvekilliğinden de istifa ediyorum. İnşallah aldığım bu karar ülkem için hayırlara vesile olur.”

İYİ Parti’ye katılıyor

Sözcü gazetesinden Aytunç Erkin’e konuşan Fakıbaba, İYİ Parti’ye katılacağı iddalarıyla ilgili soruya, “Söylemiyordum ama konuşulmaya başlayınca söyleyeyim. İYİ Parti’ye katılıyorum” yanıtını verdi.

İYİ Parti İzmir Milletvekili ve Genel Başkan Meral Akşener’in danışmanı Aytun Çıray da Fakıbaba’nın katılımını “Partimize her katılım iktidar yürüyüşünde bir adımdır” ifadeleriyle duyurdu.

Fakıbaba’nın milletvekilliğinden ve partisinden istifa etmesiyle birlikte Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda (RTÜK) dengeler yine değişti.

AK Parti’den RTÜK üyesi olarak seçilen Taha Yücel’in geçtiğimiz aylarda istifa etmesi Üst Kurul’da kontenjan boşluğu yarattı. Ayrıca üyelik hakkı AK Parti’den İYİ Parti’ye geçti.

Ancak bu sırada RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin TBMM’ye bildirim yazısı göndermedi. Mehmet Ali Çelebi’nin AK Parti’ye geçmesiyle dengeler tekrar değişti ve üyelik hakkı İYİ Parti’den AK Parti’ye geçti.

Ancak Ahmet Eşref Fakıbaba’nın bugün AK Parti’den ve milletvekilliğinden istifa etmesiyle avantaj yine İYİ Parti’ye geçti.

Milletvekili dağılımı

Fakıbaba’nın AK Parti’den istifasıyla TBMM’nin yeni sandalye dağılımı şöyle oldu:

  • AK Parti 286
  • CHP 134
  • HDP 56
  • MHP 48
  • İYİ Parti 37
  • TİP 4
  • DP 2
  • Memleket Partisi 2
  • BBP 1
  • DEVA 1
  • DBP 1
  • Saadet Partisi 1
  • Yenilik Partisi 1
  • Zafer Partisi 1
  • Bağımsız 5

Ahmet Eşref Fakıbaba hakkında

Aralık 1951’de Şanlıurfa Birecik’te doğdu. Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Taksim İlk Yardım Hastanesi Genel Cerrahi kliniğinde ihtisas yaptı. Iğdır ve Birecik devlet hastanelerinde ve Şanlıurfa SSK Hastanesi’nde Başhekimlik yaptı.

11 yıllık başhekimlik hizmetinin ardından 28 Mart 2004 yerel seçimlerde AK Parti’den Şanlıurfa Belediye başkanı seçildi. Siyasette de Şanlıurfa Belediye Başkanlığı ile tanındı.

Ancak 29 Mart 2009 seçimlerinde AK Parti, Fakıbaba’yı aday göstermedi. Bunun üzerine istifa edip bağımsız olarak seçime girdi. Oyların yüzde 44’ünü alarak yeniden Şanlıurfa Belediye başkanı seçildi.

Bu süreçte Saadet Partisi’ne katıldı. Numan Kurtulmuş’un partiden ayrılışıyla buradan da istifa etti. 22 Ocak 2013’te belediye başkanıyken AK Parti’ye katıldı.

7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde AK Parti’den Şanlıurfa Milletvekili seçildi. Ayrıca 2017-2018’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak kabinede yer aldı.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 117’ye Yükseldi

Yurt dışı üretici enflasyonu eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,67, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 40,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 117,04 oranında arttı. 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 95,77 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) verilerini açıkladı.

TÜİK’in verilerine göre, 2022 yılı eylül ayında YD-ÜFE bir önceki aya göre yüzde 0,67, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 40,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 117,04 oranında arttı. 12 aylık ortalamalara göre ise YD-ÜFE’deki artış yüzde 95,77 oldu.

İmalat sektöründeki yıllık fiyat artışı yüzde 116,95

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 121,80, imalatta yüzde 116,95 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri, ara malında yüzde 128,34, dayanıklı tüketim malında yüzde 106,95, dayanıksız tüketim malında yüzde 105,70, enerjide yüzde 211,54, sermaye malında yüzde 105,34 artış oldu.

Enerji fiyatları yüzde 5,2 azaldı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,03, imalatta yüzde 0,64 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 0,66 artış, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,27 artış, dayanıksız tüketim malında yüzde 1,71 artış, enerjide yüzde 5,20 azalış, sermaye malında yüzde 0,35 artış olarak gerçekleşti.

Yıllık YD-ÜFE verileri

YD-ÜFE sektörlerinden tütün ürünleri yüzde 80,82, giyim eşyası yüzde 81,66, deri ve ilgili ürünler yüzde 96,15 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 211,54, diğer metalik olmayan mineral ürünler yüzde 143,59, kimyasallar ve kimyasal ürünler yüzde 142,91 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık YD-ÜFE verileri

YD-ÜFE sektörlerinden kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 5,20, elektrikli teçhizat yüzde 1, motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 0,20 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık ağaç ve mantar ürünleri (mobilya hariç) yüzde 4,37, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 3,12, gıda ürünleri yüzde 2,72 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

James Webb Teleskobu’ndan Gözleri Kamaştıran Fotoğraf

Şimdiye kadar uzaya gönderilmiş en güçlü teleskop olan James Webb, nefes kesici görüntüler kaydetmeye devam ediyor. James Webb, son olarak Yaratılış Sütunları’nı (Pillars of Creation) görüntüledi. 

Haber Merkezi / Yaratılış Sütunları, yıldızlar arası toz ile gazın etkileyici şekilde bir araya gelmesinden oluşuyor. Sütunlardan yansıyan ışığın Dünya’ya ulaşması 6 bin 500 ışık yılı sürdüğü için hala sütunların 6 bin 500 yıl önceki halini görebiliyoruz.

Üç boyutlu sütunlar, görkemli kaya oluşumlarına benziyor, ancak çok daha geçirgen. Bu sütunlar, yakın kızılötesi ışıkta bazen yarı saydam görünen soğuk yıldızlararası gaz ve tozdan oluşuyor.

Yeni görüntü, gaz miktarlarıyla birlikte yeni oluşan yıldızların çok daha kesin sayılarını belirleyerek araştırmacıların yıldız oluşum modellerini yenilemelerine yardımcı olacak.

Araştırmacılar zamanla, yıldızların nasıl oluştuğunu ve milyonlarca yıl boyunca bu tozlu bulutlardan nasıl çıktığını daha net bir şekilde anlamaya başlayabilirler.

Gaz ve toz sütunları içinde yeterli kütleye sahip düğümler oluştuğunda, kendi yerçekimi altında çökmeye, yavaş yavaş ısınmaya ve sonunda yeni yıldızlar oluşturmaya başlarlar.

Bazı sütunların kenarlarında lav gibi görünen dalgalı çizgiler ne anlama geliyor?

Bunlar, gaz ve toz içinde hala oluşmaya devam eden yıldızlardan kalıntıları temsil ediyor.

Genç yıldızlar periyodik olarak bu kalın sütunlar gibi malzeme bulutlarıyla çarpışan süpersonik jetler fırlatır. Bu bazen, suda hareket eden bir tekne gibi dalgalı desenler oluşturabilen pruva şoklarına da neden olur. Kızıl parıltı, jetler ve şoklardan kaynaklanan enerjik hidrojen moleküllerinden gelir.

Sütunlar Kartal Nebulası’nda yer alıyor. Burası, yıldızların oluşmaya devam ettiği aktif bir bölge.

Avrupa Uzay Ajansı Kıdemli Bilim Danışmanı Prof. Mark McCaughrean “Kartal Nebulası’nı 1990 ortasından beri inceliyorum, Hubble’ın gösterdiği o ışık yılları uzunluğundaki sütunların içindeki genç yıldızları görmeye çalışıyorum” diyor ve ekliyor: James Webb’ten gelecek fotoğrafların büyüleyici olacağını biliyordum. Öyle de oldu.

Kartal Nebulası’ndaki bu sütunlar, etraftaki dev yıldızların yoğun morötesi ışıklarıyla şekil alıyor ve aydınlanıyor. Fakat bu radyasyon aynı zamanda sütunları dağıtıcı bir etkiye sahip.

Paylaşın

ABD Maliye Bakanlığı’ndan Türkiye’ye ‘Yaptırım’ Ziyareti

Ukrayna işgaline karşılık olarak Rusya’ya uygulanan yaptırımlar ve ihracat kısıtlamalarını görüşmek üzere Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Hazine Bakanlığı’ndan üst düzey bir yetkilinin Türkiye’yi ziyaret ettiği açıklandı.

Açıklamada görüşmelerin, Rusya’nın yaptırımları ihlal etmeye çalışmasının yarattığı risklerin ele alınmasında ABD ile Türkiye arasındaki “yakın işbirliğinin önemini gösterdiği” ifadesi yer aldı.

ABD Maliye Bakanlığı, Ukrayna’yı işgal etmesinin ardından Rusya’ya uygulanan yaptırımları ve ihracat kontrollarını görüşmek üzere Terör Finansmanı ve Mali Suçlardan Sorumlu Müsteşar Elizabeth Rosenberg’in bu hafta Türkiye’ye gittiğini ve Washington’un Ankara ve Moskova arasında artan ekonomik ilişkileri yakından izlediğini açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıklamada, terör örgütlerinin finansmanı ve finansal suçlardan sorumlu yetkili Elizabeth Rosenberg’in hafta başından çarşamba gününe kadar Ankara ve İstanbul’u ziyaret ettiği, buralarda maliye ve dışişleri bakanlıklarından yetkililer de dahil olmak üzere mevkidaşlarıyla ve finans ile ticaret alanında faaliyet gösteren özel sektör temsilcileri ile bir araya geldiği belirtildi.

Açıklamada görüşmelerin, Rusya’nın yaptırımları ihlal etmeye çalışmasının yarattığı risklerin ele alınmasında ABD ile Türkiye arasındaki “yakın işbirliğinin önemini gösterdiği” ifadesi yer aldı.

Maliye ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türk yetkililer, finans uzmanları ve hükümet yetkilileriyle görüşmelerde bulunuyor.

Washington ve müttefikleri, Ukrayna’yı işgalinden bu yana Moskova’yı hedef alan, ülkenin en büyük kredi kurumlarını ve Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’i hedef alan çok sayıda yaptırım uyguladı.

ABD Maliye Bakan Yardımcısı da Haziran’da Türkiye’deydi

ABD Maliye Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo da, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve Moskova’ya uygulanan yaptırımların uygulanmasını görüşmek üzere Haziran ayında Türkiye’ye gitmişti.

NATO üyesi Ankara, Rusya’ya yönelik Batı yaptırımlarına karşı çıkıyor ve Karadeniz’deki komşuları Moskova ve Kiev ile yakın ilişkilere sahip. Türkiye ayrıca Rusya’nın işgalini kınadı ve Ukrayna’ya silahlı insansız hava araçları gönderdi.

Türkiye aynı zamanda Rusya ile ticaret ve turizmi de hızlandırdı. Bazı Türk firmaları, yaptırımlar nedeniyle geri çekilen Batılı ortaklardan Rus varlıkları satın aldı veya satın almaya çalıştı, bazılarıysa ülkede büyük varlıkları elinde tutuyor. Ancak Ankara, yaptırımların Türkiye’de aşılmayacağına da söz verdi.

ABD Maliye Bakanlığı, Ağustos ayında hem ülkenin en büyük iş grubu TÜSİAD’ı hem de Türk Maliye Bakanlığı’nı Rus kuruluşlarının Batı yaptırımlarını aşmak için Türkiye’yi kullanmaya çalıştığı konusunda uyardı.

Türkiye, Rusya’ya yönelik yaptırımlara katılmanın zaten gergin olan ekonomisine zarar vereceğini söyledi ve arabuluculuk çabalarına odaklandığını savundu.

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a Telefon: Bunu Yapma

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Montrö bildirisi”nin yayımlanasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 2 kere arayarak amirallerin tutuklanmamasını talep etmiş: Bu kadarı bile, mahkeme kararlarının nereden alındığını özetliyor.

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, bugünkü köşe yazısında İYİ Parti Genel Başkan Danışmanı Ahmet Zeki Üçok ile yaptığı görüşmeyi paylaştı. Üçok’un aktardığına göre İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Montrö bildirisi”nin yayımlanasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı 2 kere arayarak amirallerin tutuklanmamasını talep etmiş.

Barış Terkoğlu’nun bugünkü köşe yazısının bir kısmı şöyle:

Konuşmamızda haber değeri taşıyan kritik bir açıklama daha oldu. O da Montrö’ye sahip çıktıkları için haklarında hapis istenen amiraller duyurusu ile ilgiliydi. Malum, Akşener, basın duyurusu için “zevzeklik” demişti. Bunu hatırlattığımda Üçok, daha önce Barış Pehlivan’ın yazısında okuduğumuz bir kulis bilgisinin ayrıntılarını, Akşener’in danışmanı sıfatıyla şöyle anlattı:

“Kimsenin bilmediği bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Amirallerimizin açıklamaları sonrasında hepimiz hatırlıyoruz, iktidar partisi adeta bu açıklamanın üzerinde tepinmeye başladı. Tapu Kadastro müdürlüklerinin bile içerisine katıldığı bir senaryo yürürlüğe konuldu. Gözaltılar başlatıldı. Ben o tarihte henüz İYİ Parti’ye katılmamıştım. Gözaltılar yapılıp tutuklanmaları için hazırlıklar yapılırken o gece, Sayın Akşener beni cep telefonumdan aradı.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı aradığını, ortada darbe falan gibi bir şeyin söz konusu olmadığını, bu amirallerin hepsinin emekli olup emrinde kimselerin olmadığını, bu kadar büyütülecek bir durumun söz konusu olmadığını, bu kişilerin tutuklanmaları için hazırlıklar yapılmasının doğru olmadığını anlattığını söyledi. Bu konuşmamızdan yaklaşık bir saat kadar sonra Meral Hanım beni tekrar aradı.

Sayın Erdoğan ile ikinci defa konuştuğunu, durumu tekrar anlattığını ve tutuklanmamaları konusunda kendisini ikna ettiğini düşündüğünü ifade ederek ‘İnşallah tutuklanma olmaz’ dedi. Şimdi herkes Meral Hanım’a kızıyor ama durum da bu. Kendisi bizzat cumhurbaşkanını iki defa arayıp amirallerimizin tutuklanmamaları için çaba sarf ediyor. Bence Sayın Akşener’in söylediklerini bu görüşmeleri dikkate alarak değerlendirmek daha adil olacak.”

Bu kadarı bile, mahkeme kararlarının nereden alındığını özetliyor.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya Yeni Yaptırımlar; Biden: Putin Çok Zor Bir Pozisyonda

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama kararı alırken, ABD Başkanı Biden, Rusya Devlet Başkanı Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’ olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / ABD, Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya’ya yeni yaptırımlar uygulama kararı aldı ve Washington’un Amerikalı üreticilerden askeri ve çift taraflı kullanılan teknolojiler alarak bunları Ruslar’a tedarik etmekle suçladığı bir ağı hedef aldı.

ABD Maliye Bakanlığı tedarik aracısı olmakla suçladığı Rus vatandaşı Yuri Yurieviç Orekhov’u ve iki şirketi Nord-Deutsche Industrieanlagenbau GmbH ve Opus Energy Trading LLC’yi yaptırım listesine aldı.

Maliye Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo yaptırımlar ve ihracat kısıtlamalarının geniş kapsamlı bir müttefikler koalisyonu tarafından uygulandığını ve Rusya’yı savaş için üretim ve teknoloji konusunda gittikçe daha zor durumda bıraktığını belirtti.

Adeyemo açıklamasında ”Çaresizlik Rusya’yı kalitesiz tedarikçilere ve eski ekipmanlara yönlendirdiği için bu çabaların savaş alanında doğrudan etkisi olduğunu biliyoruz” dedi.

Açıklamada bugünkü yaptırımların, 33 ülkeden maliye bakanları ve diğer ilgili kurumların üst düzey yetkililerinin geçen hafta yaptıkları, Rusya’nın askeri endüstriyel üretim kapasitesi ve hassas savunma tedarik zincirlerine yönelik uluslararası yaptırımların ve ihracat kısıtlamalarının görüşüldüğü toplantının ardından geldiği belirtildi.

Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’

ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’dan ilhak ettiği bölgelerde sıkı yönetim ilan eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in  ‘çok zor bir pozisyonda’ olduğunu söyledi.

ABD’de 8 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesi Beyaz Saray’da konuşan Başkan Joe Biden, enflasyon ve petrol fiyatlarının yanı sıra dış politikayla ilgili soruları yanıtladı.

Putin’in Ukrayna’nın ilhak edilen bölgelerinde ilan ettiği sıkı yönetim konusundaki bir soruya ise Biden, “Bence Putin çok zor bir pozisyonda. Şu anda yaptığı ise bunu (sıkı yönetim), Ukrayna halkına boyun eğdirmek için elindeki tek aracı kullanmasıdır.” yanıtını verdi.

Paylaşın

AK Parti’den ‘TSK Kimyasal Silah Kullandı’ İddialarına İlişkin Açıklama

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sözcüsü Ömer Çelik, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) PKK’ya karşı sınır ötesi operasyonlarında kimyasal silah kullandığı iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Alçak bir iftira şebekesinin parçasıdır” dedi.

Haber Merkezi / AK Parti Sözcüsü Çelik, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kimyasal silah kullanmakla suçlayanlar, alçak bir iftira şebekesinin parçasıdır. Bunlar terör örgütünün cinayetlerini masum göstermeye çalışan odaklardır. PKK’nın cinayetlerini övenler, kirli odakların temsilciliğini yaparak TSK’ya saldırıyorlar.

Kahraman TSK terörle mücadelesini en yüksek hukuki ilkelere ve standartlara bağlı şekilde yürütmektedir. TSK’nın, cinayet şebekesi terör örgütlerine karşı verdiği mücadele dünyanın en haklı, en şeffaf ve en onurlu mücadelesidir.”

İbrahim Kalın’ndan açıklama

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ise konuya ilişkin, sosyal medya hesabından şu mesajları paylaştı:

Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet ve İstihbaratımız, terör örgütünün oksijenini kestikçe yeni iftira kampanyalarına başvuruyorlar. Kimyasal silah yalanı, terörü aklamaya ve estetize etmeye çalışanların beyhude çabasıdır. Terörle mücadelemiz azim ve kararlılıkla devam edecek.

TSK: Bu tür mühimmat envanterde bulunmamaktadır

MSB’nin konuya ilişkin açıklaması şöyle: Silahlı Kuvvetlerimiz, uluslararası hukuk ve anlaşmalarca yasaklanmış mühimmat kullanmamaktadır. Bu tür mühimmat TSK envanterinde bulunmamaktadır. Dezenformasyon çabaları TSK’nın kararlı mücadelesi sonucu çökme noktasına gelen ve ahlak dışı yollarla çıkış arayan terör örgütü ve müzahirlerinin beyhude çırpınışlarıdır.

Demirtaş’tan çağrı

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından “Sosyal medyada PKK’lilere karşı kimyasal silah kullanıldığına dair görüntüler olduğunu avukatlarım aktardılar. Durumun tespiti için bağımsız, uluslararası bir heyetin bölgeye giderek inceleme yapması gerekir. Bunun koşulları sağlanmalıdır. Bu görüntülere TBMM ve muhalefet sessiz kalamaz. Bunu sessizlikle geçiştirmek suçu onaylamaktır. Gerekçesi ne olursa olsun kimyasal silah kullanmak dünyanın her yerinde ağır bir suçtur. Böyle bir suçun açık sorumlusu, savaş politikasında sınır tanımayan AKP-MHP iktidarı olur.” paylaşımı yapmıştı.

HDP’den açıklama

Konuyla ilgili Meclis Genel Kurulu’nda konuşan HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, kimyasal silah kullanıldığı iddialarıyla ilgili ‘Siyaset erki ve Parlamento sorumluluk almak zorunda. Dışişleri Komisyonu bir araştırma yapmalıdır” dedi.

Sınır ötesi operasyonlarda kimyasal kullanıldığına dair görüntülerin, iddiaların ve videoların kamuoyuna yansıdğıını belirten Beştaş, şu açıklamayı yaptı:

“Bunlar yokmuş gibi hiçbirimiz davranamayız. Siyaset erki ve Parlamento sorumluluk almak zorunda ve bunun cevabını bulmak zorundayız. Dışişleri Bakanlığı henüz bir açıklama yapmadı. Gerçi genelde susmayı tercih ediyorlar. Dışişleri Komisyonu bir araştırma yapmalıdır. Kamuoyunu ikna edici bir açıklama gerekiyor bu konuda. Dün Merkez Yürütme Kurulumuz da bir açıklama yayınladı ve iddiaların defaatle hızla soruşturulması gerektiğini söyledi. Açıkçası bu çok önemli bir meseledir ve Türkiye, 29 Nisan 97’ye kadar imzaya açık olan Kimyasal Silahlar Sözleşmesi’nin uygulanması ve kimyasal silahların takibi için bağımsız olarak 97’de OPCW kuruldu ve Türkiye 97’de bunu onayladı. Kimyasal Silahlar Sözleşmesi tüm bir kitle imha silah kategorisini ortadan kaldırmayı amaçlayan uluslararası bir anlaşmadır ve faaliyet alanı, içeriği oldukça kapsamlı olup imzacı tüm ülkelerin bu akde uyması zorunludur.”

CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yaptığı açıklamada bugün konuyla ilgili soru önergesini Meclis’e suncağını söylemişti: Kimyasal silah kullanıldığı iddialarına ilişkin görüntüleri izledim. Kimyasal silah insanlığa karşı bir suçtur.Yarın itibariyle iddialara dayanak olan görüntülerin doğruluğu üzerine soru önergemi Meclis gündemine sunacağım.

Paylaşın

‘Saharov Ödülü’ Ukrayna Halkının

Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından Sovyet fizikçi Andrey Saharov adına her yıl verdiği Saharov Ödülü’ne bu yıl cumhurbaşkanları, seçilmiş liderleri ve sivil toplumunun temsil ettiği Ukrayna halkı aldı. 

Sivil toplum temsilcilerine verilmek üzere belirlenen ödül 50,000 Avro.

AB Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola Çarşamba günü (19 Ekim) ödül vesilesiyle yaptığı açıklamada, Ukrayna halkının Rusya karşısındaki mücadelesini övdü ve Avrupa için hayatlarını riske attıklarını söyledi.”Biliyorum ki asla pes etmeyecekler ve biz de vazgeçmeyeceğiz,” dedi.

1988’de ihdas edilen Saharov ödülü, Sovyet fizikçi ve Sovyetler Birliği döneminin siyasal muhalifi Andrey Saharov’un onuruna veriliyor.

Ödülün ilk sahipleri ırk ayrımcılığı (apartheid) karşıtı mücadelenin önderi yeni Güney Afrika’nın ilk cumhurbaşkanı Nelson Mandela ve Sovyet muhalif ve yazar Anatoliy Marçenko olmuştu.

Ödül geçtiğimiz yıl da halen Rusya’da tutuklu olarak cezaevinde bulunan Vladimir Putin’in en büyük eleştirmeni Rusya muhalefet lideri Aleksey Navalniy’e verilmişti.

Ukrayna halkı, Rusya’nın Şubat’ta başlattığı Ukrayna işgalini sonrasında parlamentonun en büyük ve en köklü iki siyasal grubu  “Sosyalistler ve Demokratlar” ve “Avrupa Halk Partisi”nce ortaklaşa aday gösterilmişti.

Diğer iki finalist, İtalya’nın 5 Yıldız Hareketince önerilen WikiLeaks’in kurucusu Avustralyalı-Britanyalı araştırmacı gazeteci Julian Assange ve Sol Grup arafından desteklenen Kolombiya Hakikat Komisyonu olmuştu.

5 Yıldız Hareketi ödülün Ukrayna halkına verilmesini kutladı ve AP milletvekili Sabrina Pignedoli Çarşamba günü yaptığı basın açıklamasında, partisinin “Avrupa Parlamentosu’nun tüm finalistleri Aralık’taki genel kurul toplantısına davet etmesini” beklediğini açıkladı: “Assange’ı Strazburg’da bekliyoruz”

WikiLeaks’in kurucusu, şu anda, Londra’daki Belmarsh hapishanesinde, ABD’ye iadesine karşı temyiz başvurusunun karara bağlanmasını bekliyor.

Assange, ABD makamlarınca WikiLeaks’in, Washington’ın görevlilerinin yaşamlarını tehlikeye attığını söylediği gizli ABD askeri kayıtları ve diplomatik yazışmalarından oluşan büyük bir bilgi dağarcığını açıklaması dolayısıyla, casusluk dahil 18 suçtan sanık olarak aranıyor.

Paylaşın