Karamollaoğlu’ndan ‘Sistem’ Çıkışı: Değişmeden Hiç Bir Sorun Çözülmez

Haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan SP Lideri Karamollaoğlu, “Biz yeni bir anlayışla, hürriyeti esas alan, yeni bir Türkiye’yi inşa edeceğimizin arzusundayız. Yeni anayasa teklifimiz sadece 6 siyasi partinin değil, 85 milyonun hassasiyet ve beklentileri dikkate alınarak hazırlanmıştır. Biz yeni bir anlayışla; her koşulda hürriyeti esas alan ve 85 milyonun insan onuruna yaraşır bir şekilde hayat süreceği Türkiye’yi inşa edeceğimizin altını çiziyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’yi getirdiği nokta hepimizin malumudur. Hem toplumsal hem de yapısal anlamda ülkemiz bir çıkmaza sokulmuştur. Devletin esas hedefi vatandaşa hizmet etmektir. Vatandaşı derinden etkileyen bir enflasyon gerçeği var. Halkın çoğunluğunu esir alan bir ekonomik sıkıntı var. Keyfi işleyen bir hukuk sistemi mevcut. Mevcut sitem değişmeden Türkiye’de hiç bir sorun çözülmez.”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

“İktidarın bütçede aslan payını rantiyeciye ayırdığını söyleyen Karamollaoğlu, bu duruma tepki gösterdi. Türkiye’de yaşanan sorunların ancak iktidar değişikliği ile mümkün olduğunu söyleyen Karamollaoğlu, “Mevcut sistem değişmeden, ekonominin düze çıkması da mümkün değildir. Gelin mış gibi yapmış bu iktidarı, hep beraber değiştirelim. Bu değişiklilik hem gereklilik hem de zorunluluk haline gelmiştir.

Biz yeni bir anlayışla, hürriyeti esas alan, yeni bir Türkiye’yi inşa edeceğimizin arzusundayız. Yeni anayasa teklifimiz sadece 6 siyasi partinin değil, 85 milyonun hassasiyet ve beklentileri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

Biz yeni bir anlayışla; her koşulda hürriyeti esas alan ve 85 milyonun insan onuruna yaraşır bir şekilde hayat süreceği Türkiye’yi inşa edeceğimizin altını çiziyoruz.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’yi getirdiği nokta hepimizin malumudur. Hem toplumsal hem de yapısal anlamda ülkemiz bir çıkmaza sokulmuştur. Devletin esas hedefi vatandaşa hizmet etmektir. Vatandaşı derinden etkileyen bir enflasyon gerçeği var. Halkın çoğunluğunu esir alan bir ekonomik sıkıntı var. Keyfi işleyen bir hukuk sistemi mevcut. Mevcut sitem değişmeden Türkiye’de hiç bir sorun çözülmez. Sisteme geçildiği zaman dolar 4 lira civarıydı, şu an 19 lira civarında.

Türkiye’de yoksulluk her geçen gün artıyor. Bırakın ev almayı, doğru, düzgün bir evi kiralamak dahi hayal oldu. Türkiye’de temel gıda maddelerini alamaz hale gelen milyonlarca insan var. Devlet hastanelerdeki muayene ve ilaç parasını dahi ödeyemeyecek binlerce insan var. Bütçe bir hükümetin kimliğidir, ekonomik anlayışın aynasıdır. Bu hükümetin bütçe ekonomisi hiç iç acıcı değildir. Faize ayrılan pay 550 milyar lira, aynı bütçede tarıma ayrılan bütçe ise 64 milyar lira. Bu nasıl bir yanlışlıktır.

Yanlışlığı savunmaya devam ediyorlar. Burada çiftçi nerede, tarım nerede, üretici nerede, en önemlisi Nass nerede. Cumhuriyet tarihinde faize en yüksek payı siz verdiniz. Bu bütçede çiftçi yok, asgari ücretli, memur, işçi, emekçi yoktur. Aslan payı bu yılda rantiyeciye, bir mutlu azınlığa ayrılacaktır. Yine en çok faiz lobisi kazanacaktır.”

Erbakan hocamız kim, siz kim?

Türkiye’de şuan devlet müteahhit haline geldi. Şuan ülkede en büyük inşaat devlet eliyle yapılıyor. Devletin sakat tutumundan dolayı ülkede hayvancılık bitme noktasına gelmiştir. Ülkemizde ekilmeyen yüzde 10 civarında arazi var. Devlet buraları ekeceğine gidip, yurtdışından tarım arazisi kiralıyor. Milli görüş anlayışı ile bugün ki iktidarın anlayışı arasında zerre benzerlik yoktur. Konya’ya gittikleri zaman, genelde de Saadet Partimize yönelik algı üretmek için hatırladıkları Erbakan Hocamız kim, siz kim? Bunlar zaman zaman Erbakan hocadan alıntılar yaptıkları için bunu söylüyorum. Merhum Erbakan hocamız ben bunları tanıyorum, ‘bunlar bir leblebi dükkanı dahi’ açamaz demişti. Hocamız haklı çıktı.

Ortadaki problemi dahi idrak etmek istemiyorlar. Bunlar teşhisini koyamadığı hastalıkları, tedavi etmeye çalışıyorlar. Bütçe, bir hükümetin kimliğidir, ekonomi anlayışının aynasıdır. Ne yazık ki, bu iktidarın ve bu sistemin bütçe karnesi de hiç iç açıcı değil. Mevcut sistem değişmeden, ekonominin düze çıkması da mümkün değildir. Gelin mış gibi yapmış bu iktidarı, hep beraber değiştirelim. Bu değişiklilik hem gereklilik hem de zorunluluk haline gelmiştir.”

Paylaşın

Akşener, Erdoğan’a Sert Sözlerle Yüklendi

TBMM’de partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 9’a indirdiğini hatırlatarak, “Peki ülkemizde ne değişti? Hiçbir şey. Ne kur oynadı, ne de faizlerde bir değişiklik oldu. Yani bu vesileyle bir kez daha görmüş olduk ki, Merkez Bankası’nın politika faizinin düşük olması bir tek Sayın Erdoğan’ı mutlu etmeye yarıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Mutfaklardaki yangın büyüyerek devam ediyor. Memur, esnaf, emekli, asgari ücretli enflasyon canavarının altında ezilmeye devam ediyor. Şimdi hummalı bir biçimde baz etkisiyle, hesap oyunlarıyla milletimize ‘enflasyon düştü’ masalları anlatmaya hazırlanıyorlar. Ama yemezler.

“Siz bugün ayrıcalıklı bir sınıf yarattınız. Enesler, Furkanlar, Haticeler ağlarken, siz ‘pudra şekerleri’ çeken, acayip arabalara binen, tuhaf pantolonlar giyen, tuhaf ceketler giyen, kocaman zevksiz kolyeler takan, tuhaf tıraşlı gençler yarattınız. Yazıklar olsun size, haram olsun, zıkkım olsun, zehir olsun! Sen aç yatmanın ne olduğunu bilirdin, unuttun Sayın Erdoğan. Sana ne oldu, sen ne oldun? Saray seni ne hale getirdi?”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki grup toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Biz, uzunca bir zamandır derin yoksulluk çalışıyoruz. O evlere giriyorum arkadaşlarımla birlikte. Birçok arkadaşımın kendi imkanları çerçevesinde bir fon oluşturduk, derin yoksulluk fonu. Kitap, kırtasiye eksiği gideriyoruz. Burs vermeye gayret ediyoruz ve o kadar acı ki okul forması alamıyor aileler. Çocuğuna ayakkabı alamıyor aileler.

Kırık buzdolaplarının içinde sadece hoşaf buluyorum. Bu ailelerin anneleri, çocukların sabah kahvaltısını, ‘uydur kaydır’ gıda maddeleriyle yapıyor. Öğle yemeğine bir poğaça, elma koyamıyor. Buradan çok şikâyet aldık. Uzun zamandır derin yoksulluk çalışıyoruz. Bizzat kendim gidiyorum. Bu bilginin bir çıktısı olarak, adına Rüzgar Gülü dediğimiz, öğrencilere ücretsiz sabah kahvaltısı ve öğle yemeği önerisinde bulunduk, ‘biz yapacağız ama siz de yapın’ dedik.

Sayın Erdoğan’a ‘siz bunun hayır duasını alın’ dedik. Nesli kaybediyoruz. 3-4 yaşındaki çocukların kemikleri sayılıyor. 15 yaşındakilerin çoğu obez protein almadıkları için! Buna kulak tıkadılar! Demre Belediyesi, pilot olarak başladı bu uygulamaya. Kaymakamlık, Demre Belediyesi’nin bu yemek yardımını ortadan kaldırdı, yasaklandı bu! Kimsesizlerin kimiydiniz öyle mi, hadi be!

“Zehir zıkkım olsun”

Yoksullukla mücadele için gelmiştiniz değil mi! Ayrımcılık yapmayacaktınız, yasaklarla mücadele edecektiniz! Siz bugün ayrıcalıklı bir sınıf yarattınız! Enesler, Furkanlar, Haticeler ağlarken, siz ‘pudra şekerleri’ çeken, acayip arabalara binen, tuhaf pantolonlar giyen, tuhaf ceketler giyen, kocaman zevksiz kolyeler takan, tuhaf tıraşlı gençler yarattınız! Yazıklar olsun size, haram olsun, zıkkım olsun, zehir olsun!

Adı Enes, Furkan, Ecrin… Bu dönemde doğmuş ama kemikleri sayılan çocuklar… Beslenme çantası olmayan ama iyi kötü bir şey çıkaran diğer arkadaşlarına imrenerek bakan, çeşmeden su içip açlığını gideren çocuklar! Sayın Erdoğan ne yapıyorsun! Sen aç yatmanın ne olduğunu bilirdin, unuttun!

Sen gece sofraya tek çeşit yemek koyup kendi çatal-kaşık uzatamamış bir annenin hassasiyetini bilirdin Sayın Erdoğan! Sana ne oldu, sen ne oldun! Saray seni ne hale getirdi! Çocukların yemeğini nasıl iptal ettirirsin! Biz kaç tane ilde söyledik bunu! Oyları sen al, artısını sen al, o çocuklar açlıktan kurtulsun.

Bodurluk başladı çocuklarda. Boyları uzamıyor. Anlatamam o girdiğim o evlerdeki durumları. Günahtır ya. Bir tarafta zenginliklen, şımarıklıktan gözümüzün içine sokar gibi davrananlar, diğer tarafta açlık çeken çocuklar…”

Paylaşın

Açlık Sınırı 7 Bin 786, Yoksulluk Sınırı 25 Bin 365 Liraya Yükseldi

Dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması yani açlık sınırı 7 bin 786 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplamı yani yoksulluk sınırı 25 bin 365 TL’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Yılbaşında açlık sınırı 4 bin 249 TL, yoksulluk sınırı 13 bin 843 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ 5 bin 587 TL’ydi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Kasım sonuçlarını yayımladı.

Araştırmaya göre;

  • Dört kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını (açlık sınırı) 7 bin 786 TL’ye,
  • Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 25 bin 365 TL’ye,
  • Bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 10 bin 171 TL’ye yükseldi.

Yılbaşında açlık sınırı 4 bin 249 TL, yoksulluk sınırı 13 bin 843 TL, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ 5 bin 587 TL’ydi.

Ayrıca Kasım 2022 itibariyle asgari ücret 5 bin 500 lira. Asgari ücretle çalışan bekar birisinin geçinebilmek için 4 bin 671 TL daha bulması gerekiyor. Eve asgari ücret giren dört kişilik bir hanenin ise açlık sınırını yakalayabilmesi için 2 bin 286 TL daha gerekiyor.

Ankara’da yaşayan 4 kişilik ailenin gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı, bir önceki aya göre yüzde 4,87 artarken, son 12 ay itibarıyla artış oranı yüzde 137 oldu.

En çok zamlanan ürün siyah zeytin

Araştırmaya göre, Kasım’da süt, peynir ve yoğurt fiyatları arttı. Dana kıyma eti, kuşbaşı ve kuzu eti fiyatları yükseldi. Balık ve tavuk eti fiyatları geriledi.

Kuru fasulye, yeşil mercimek, nohut fiyatı zamlandı. Kırmızı mercimek fiyatı düşerken, yumurtanın fiyatı sabit kaldı. Pirinç ve bulgurun fiyatı arttı. Makarnanın fiyatı düşerken, un ve irmik fiyatları yükseldi. Ekmeğin fiyatı aynı kaldı.

Ayçiçek yağının fiyatı gerilerken, zeytinyağı, tereyağı ve margarin fiyatları arttı. Ihlamur ve bal fiyatı sabit kaldı, reçel fiyatı arttı. Bu ayın en çok zamlanan ürünü yüzde 31 ile siyah zeytin oldu.

Baharatlar, yeşil zeytin ve şeker zamlandı. Bu ay fiyatı en çok düşen ürün yüzde 15 ile pekmez oldu. Salça ve çay fiyatı geriledi.

Semt pazarlarında yeşil soğan, kıvırcık gibi salata yeşilliklerinin fiyatları artarken pırasa, ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları düştü. Patates yüzde 25 zamlandı, brokoli, karnabahar, yeşil lahana, limon fiyatları düştü, domates, salatalık, biberin fiyatı arttı.

Paylaşın

İsveç’ten Flaş Açıklama: NATO Görüşmelerinde İlerleme Sağlandı

İsveç Dışişleri Bakanı Tobias Billström, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Finlandiya Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto ile NATO Dışişleri Bakanlarıyla Bükreş’te yaptıkları toplantıyı ülkesinin devlet televizyonu SVT’ye değerlendirdi.

İsveç Dışişleri Bakanı Billström, “NATO görüşmelerinde ilerleme sağlandı. Bunu dün Bükreş’te görüştüğümüz diğer meslektaşlarım da onayladı. Çok yakında Türkiye’ye gideceğim ve Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ile görüşeceğim. Orada birçok konuyu ele alma fırsatı bulacağız. Bu görüşmeyi de dört gözle bekliyorum” dedi.

Türkiye’nin, ne zaman İsveç’in NATO üyeliğini onaylayacağını bilmediğini söyleyen Billström, “Sabit bir zaman dilimini işaret etmek yanlış olur. Ancak dün Bükreş’teki görüşmede ortaya çıkan, ilerleme sağlandıkça Türkiye’nin parlamentosu İsveç’in NATO üyeliğini onaylayacak bir noktaya gelebilir” dedi.

Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik başvurusu

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından 18 Mayıs’ta resmen NATO üyeliğine başvuran Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılım protokolleri 5 Temmuz 2022’de Brüksel’deki NATO Karargahında imzalandı.

30 üye ülkenin temsilcileri, İspanya’nın başkenti Madrid’de 29-30 Haziran’da yapılan NATO zirvesinde Türkiye’nin itirazlarını bir kenara bırakmasıyla iki ülkenin ittifaka davet edilmesi yönünde alınan karar doğrultusunda gerekli formaliteleri tamamlamak için karargahta bir araya geldi.

Bu bağlamda, 30 NATO üyesi ülkenin temsilcileri, İsveç ve Finlandiya’nın İttifaka katılım protokollerini imzaladı. Söz konusu katılım protokollerinin NATO üyesi ülkeler tarafından kendi ulusal yasaları ve prosedürleri uyarınca onaylanması gerekiyor.

Tüm üye ülkeler, kendi onay süreçlerini tamamladıktan sonra Washington Antlaşması’nı saklayan Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) yeni üyenin katılımını öngören protokolleri kabul ettiklerine dair bildirim yapıyor.

Bütün aşamalar tamamlanınca NATO Genel Sekreteri, bu durumda Jens Stoltenberg, yeni üyeleri İttifaka katılmaya çağırıyor. Son olarak yeni üyeler de kendi ulusal yasal sürecini tamamlayarak katılım belgesini ABD’ye teslim ediyor ve katılım süreci tamamlanıyor.

Paylaşın

‘Mahsa Amini Protestoları’nda Bilanço Ağırlaşıyor: Can Kaybı 448’e Yükseldi

İran İnsan Hakları Örgütü, ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda can kaybının 448’e yükseldiğini açıkladı.

Haber Merkezi / İran İnsan Hakları Örgütü bilançonun toplam 26 kentten elde edilen verilerle oluşturulduğunu, en ağır bilançonun ise Sistan-Belucistan, Sine, Batı Azerbaycan, Mazendaran ve Kirmaşan kentlerinde yaşandığını kaydetti.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 104

Hizmet üretici enflasyonu, ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,05, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 75,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 104,28 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 84,03 artış gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. 2022 yılı Ekim ayında H-ÜFE (2017=100) bir önceki aya göre yüzde 2,05, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 75,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 104,28 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 84,03 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 132,35, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 102,21, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 69,01, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 63,28, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 85,62, idari ve destek hizmetlerde yüzde 97,74 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 0,83 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 1,03 artış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 5,26 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 0,49 azalış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 7,21 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 0,54 artış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden telekomünikasyon hizmetleri yüzde 41,68, hukuk ve muhasebe hizmetleri yüzde 47,22, gayrimenkul hizmetleri yüzde 63,28 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 155,38, kara taşımacılığı ve boru hattı taşımacılığı hizmetleri yüzde 135,22, programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 123,33 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden konaklama hizmetleri yüzde 8,43, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 7,93, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 5,64 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 23,96, bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri yüzde 20,59, bilgi hizmetleri yüzde 11,47 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

İngiltere, Galler’i 3 Golle Geçerek Son 16’ya Yükseldi

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası B Grubu karşılaşmasında İngiltere ile Galler, Ahmad bin Ali Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Galler’i 3-0 mağlup eden İngiltere, son 16 turuna yükseldi.

Haber Merkezi / İngiltere, son 16 turunda Senegal ile eşleşti. İngiltere’ye galibiyeti getiren golleri Marcus Rashford (2) ve Phil Foden kaydetti.

Karşılaşmadan dakikalar

10. dakikada ilk net pozisyon İngiltere’nin. Kane’nin ara pasında Galler savunmasının arkasına sarkan Sterling, ceza sahasında vakit kaybetmeden vuruşunu yaptı. Kalesini zamanında terk eden Ward, topu çelmeyi başardı.

18. dakikada İngiltere, Mepham’ın Kane’e yaptığı faul sonrası sol çaprazdan serbest vuruş kazandı. Shaw’un arka direğe gönderdiği topa hareketlenen Maguire’ın vuruşunda meşin yuvarlak auta gitti.

31. dakikada savunmadan çıkan Maguire, ceza sahasının soluna kadar topu sürdü ve açısını bulunca şutunu attı. Tecrübeli oyuncunun vuruşunda top taca çıktı.

36. dakikada Rashford’ın sert şutunda top Williams’ın başına isabet etti ve 21 yaşındaki sağ bek yerde kaldı. Sağlık ekipleri, genç oyuncunun oyuna devam edemeyeceğini kenara iletti, Williams’ın yerine Roberts oyuna dahil oldu.

38. dakikada hızlı gelişen İngiltere atağında ceza sahasında topla buluşan Foden’ın şutunda top üstten auta çıktı.

39. dakikada Henderson’ın sağ kanattan yaptığı ortada savunmadan seken topa ceza sahasında rövaşata vuran Rashford, isabeti sağlayamadı.

40. dakikada İngiltere, savunmada az adamla yakaladığı Galler karşısında çok hızlı bir hücum gerçekleştirdi. Orta sahada topu kapan Foden, pasını Kane’e aktardı. Kaptan, topu sol kanattan koşu yapan Rashford’a gönderdi. Yıldız hücumcunun içeri çevirdiği topu Roberts uzaklaştırdı.

50. dakikada kaleye yakın bir mesafeden serbest vurun kazanan İngiltere’de topun başına Rashford geçti. Uzak köşeye harika bir şut çıkaran yıldız hücumcu, Ward’u avladı ve takımını öne geçirdi. 1-0

52. dakikada topla çıkmaya çalışan Galler’de Davies’e baskı yapan Rashford, topun Kane’e ulaşmasını sağladı. Tecrübeli forvetin arka direğe çevirdiği topa boş durumda vuran Philip Foden, meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu ve farkı 2’ye çıkardı.

55. dakikada James’in sol kanattan yaptığı orta kaleye yöneldi, Pickford’ı geçen top direğin yanından dışarı çıktı.

56. dakikada Galler’de Moore’un uzun mesafeden attığı şutta top Maguire’dan sekti ve kaleye yöneldi. Pickford, son anda topu çelmeyi başardı.

68. dakikada Kalvin Phillips’in uzun pasına koşu yapan Rashford, sağ çaprazda kontrol ettiği topla ceza sahasına girdi. Connor Roberts’tan sıyrılan ve kendisine şut açısı yaratmasının ardından vuruşunu yapan yıldız oyuncu, ağları sarsmayı başararak kendisinin 2., takımının 3. golünü kaydetti.

72. dakikada Callum Wilson’ın pasına hareketlenen Marcus Rashford’ın ceza sahasının sağ çaprazından attığı şutta kaleci Ward, topu ayaklarıyla çeldi.

83. dakikada Galler’de Wilson’ın sağ çaprazdan kullandığı serbest vuruşta top barajdan döndü.

Stat: Ahmed Bin Ali

Hakemler: Slavko Vincic, Tomaz Klancnik, Andraz Kovacic (Slovenya)

Galler: Ward, Williams (Dk. 36 Roberts), Mepham, Rodon, Davies (Dk. 57 Morrell), Ampadu, Ramsey, Allen (Dk. 81 Colwill), Bale (Dk. 46 Johnson), James (Dk. 77 Wilson), Moore

İngiltere: Pickford, Walker (Dk. 57 Alexander-Arnold), Stones, Maguire, Shaw (Dk. 65 Trippier), Rice (Dk. 57 Phillips), Henderson, Bellingham, Foden, Rashford (Dk. 75 Grealish), Kane (Dk. 57 Wilson)

Goller: Dk. 50 ve 68 Rashford, Dk. 51 Foden (İngiltere)

Paylaşın

ABD, Dünya Kupası’nda Son 16’da

2022 Katar Dünya Kupası B Grubu karşılaşmasında İran ile ABD, Al Thumama Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. İran’ı 38. dakikada Christian Pulusic’in attığı golle 1-0 yenen ABD, kupada son 16’ya yükseldi.

Haber Merkezi / İngiltere’nin Galler karşısında farklı kazanarak 7 puanla lider olarak çıktığı B Grubu’ndan 5 puanla ikinci çıkmayı garantileyen ABD, son 16’da A Grubu’nun lideri Hollanda ile eşleşti.

Karşılaşmadan dakikalar

9. dakika Robinson’un sol kanattan yaptığı ortada savunmadan seken top yay üzerindeki Musah’ın önüne düştü, Musah sert vurdu, çerçeveyi bulamadı.

11. dakika ABD hızlı başladı.. Musah’ın sağ kanattan yaptığı ortaya, penaltı noktasına yakın bir yerden Pulisic kafayı vurdu, kaleci Beiranvand başarılı.

38. dakika McKennie oyunu sağ kanada doğru açtı, bindirme yapan Dest kafayla penaltı noktasına doğru indirdi, Pulisic vurdu ve ABD 1-0 öne geçti.

45+7. dakika McKennie derin pas attı, çaprazda Weah kalecinin sağından topu ağlara yolladı ancak ofsayt bayrağı havada.

52. dakika Rezaeian’ın sağ kanattan ortaladı, Ghoddos altı pasta kafayı vurdu ancak top az farkla dışarı gitti. 69. dakika Kaleyi cepheden gören bir noktadan Musah frikiği kullandı ancak top üstten dışarda.

90+3. dakika Pouraliganji’nin kafa vuruşu direğin hemen yanından auta gidiyor. 90+8′ Taremi ceza alanında karambolde yerde kaldı, İran penaltı bekledi ancak beyaz nokta kararı çıkmadı.

Stat: Al Thumama

Hakemler: Antonio Mateu, Pau Cebrian, Roberto Diaz (İspanya)

İran: Beiranvand, Rezaeian, Hosseini, Pouraliganji, Mohammadi (Dk. 45+2 Ali Karimi), Ezatolahi, Noorollahi (Dk. 71 Torabi), Gholizadeh (Dk. 77 Ansarifard), Safi (Dk. 71 Jalali), Taremi, Azmoun (Dk. 46 Ghoddos)

ABD: Turner, Dest (Dk. 82 Moore), Vickers, Ream, Robinson, Musah, Adams, McKennie (Dk. 65 Acosta), Weah (Dk. 82 Zimmerman), Pulisic (Dk. 46 Aaronson), Sargent (Dk. 77 Haji Wright)

Gol: Dk. 38 Pulisic (ABD)

Paylaşın

ABD’den Dikkat Çeken Açıklama: SDG’yle Ortak Devriyeyi Azalttık

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Patrick Ryder, IŞİD’le mücadele misyonunun devam ettiğini; ancak Suriye Demokratik Güçleri ile ortak devriye sayısının azaltıldığını, bölgede yaşanan gerilimde itidal çağrısı yaptıklarını söyledi.

VOA Türkçe’de yer alan habere göre, Patrick Ryder, “Bölgede çatışmanın devam etmesi ve özellikle de kara işgali, dünyanın IŞİD’e karşı zor bir mücadeleyle elde ettiği kazanımları tehlikeye atacak ve bölgede istikrarı bozacaktır” dedi.

Suriye’nin kuzeyinde yaşanan gerginlik ve Türkiye’nin kara harekatı düzenlemesi olasılığı, ABD Savunma Bakanlığı’nın basın toplantısında gündemdeydi. Pentagon Sözcüsü Patrick Ryder, IŞİD’le mücadele misyonunun devam ettiğini; ancak Suriye Demokratik Güçleri ile ortak devriye sayısının azaltıldığını söyledi.

Tuğgeneral Ryder, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’ın Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’la telefonda görüşeceğini de kaydetti. Ryder, Suriye’nin kuzeyinde, Irak ve Türkiye’de tırmanan eylemlerle ilgili son derece endişeli olmaya devam ettiklerini yineledi; bölgede yaşanan gerilimde itidal çağrısı yaptıklarını söyledi.

“IŞİD’e odaklanmaya devam edebilmeyi umuyoruz”

Pentagon yetkilisi, “Bölgede çatışmanın devam etmesi ve özellikle de kara işgali, dünyanın IŞİD’e karşı zor bir mücadeleyle elde ettiği kazanımları tehlikeye atacak ve bölgede istikrarı bozacaktır. Türkiye’nin kendi sınırları içinde meydana gelen terör eylemlerine ilişkin meşru güvenlik kaygılarını anlıyoruz. Suriye Demokratik Güçleri’ni IŞİD’le mücadelede desteklemeye de devam ediyoruz. IŞİD gibi tehlikeli bir terör örgütüne odaklanmaya devam edebilmeyi umuyoruz“ ifadelerini kullandı.

ABD’nin bölgede ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri ile birlikte ortak devriye sayısının azaltılması konusunda ayrıntı veren Pentagon sözcüsü, “Devriye sayısını azalttık çünkü bunları SDG ile ortak şekilde yürütüyoruz. Devriye sayısını onlar azalttığı için bizim de azaltmamız gerekti. Askerlerimizin konumlarını değiştirmedik. IŞİD tehdidine karşı koymaya odaklanmayı sürdürüyoruz. O bakımdan kabiliyette bir azalma yok. Ancak devriye sayısını şu an için azalttık” diye konuştu.

Pentagon sözcüsü bir kez daha itidal çağrısında bulunarak, “bir koalisyon olarak yeniden buradaki daha büyük tehdide, yani IŞİD’in yenilgiye uğratılmasına odaklanabileceğimizi umuyorum” dedi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Sözcüsü John Kirby de dün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Suriye’ye olası kara harekatına ilişkin, “Suriye içinde daha fazla can kaybına yol açacak ve Amerikalılar’ın hayatını riske atacak eylemler görmek istemediklerini” söylemişti.

Amerika’nın desteklediği SDG’nin komutanı Mazlum Abdi de hem VOA Kürtçe Bölümü’ne hem de Reuters haber ajansına verdiği söyleşide, Türkiye’nin kara harekatı düzenlemesi olasılığı konusunda, ABD’den daha güçlü açıklama gelmesi gerektiğini savunmuştu.

Paylaşın

Suriye Ve Mısır Türkiye İle Normalleşmek İstiyor Mu?

Konya’da katıldığı programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Mısır ile bu iş yoluna girdiyse aynı şekilde Suriye ile de bu iş yoluna girebilir” diyerek ilişkileri ilerletmekteki niyetini beyan etti. Peki Mısır ve Suriye normalleşmek istiyor mu?

Türkiye’nin son bir yıldır dış politikada attığı “normalleşme” adımları genişleyerek sürüyor. Kasım 2021’de Birleşik Arap Emirlikleri ile başlayan süreçte İsrail ve Suudi Arabistan ile ilişkiler onarıldı. Ermenistan ile temaslar sürüyor. Ekim ayında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Nikol Paşinyan ile aynı masada görüntü vermişti.

En sürpriz gelişme Erdoğan’ın, 2022 Dünya Kupası açılışı için gittiği Katar’da yaşandı. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile tokalaşan Erdoğan, mevkidaşı ile 45 dakika görüştü. Şimdi ise Suriye ile diyalog zemini aranıyor.

Konya’da katıldığı programda Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mısır ile bu iş yoluna girdiyse aynı şekilde Suriye ile de bu iş yoluna girebilir” diyerek ilişkileri ilerletmekteki niyetini beyan etti. Geçtiğimiz haftalarda da “vakti geldiğinde” Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşebileceğini, seçimlerden sonra ilişkilerde “sil baştan” yapılabileceğini söylemişti.

Peki Türkiye’nin politika değişikliğinin nedenleri neler? DW Türkçe’ye konuşan uzmanlara göre, normalleşme ihtiyacını daha güçlü hisseden taraf Türkiye.

Seçim yatırımı mı?

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House’dan akademisyen Galip Dalay’a göre Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki hedeflerine ulaşabilmek için Şam ile diyaloğa açık olduğunu göstererek Rusya’yı ikna etmek istiyor.

Erdoğan’ın dış politika kararları alırken iç siyaseti öncelediği görüşündeki Dr. Hamidreza Azizi ise “Türkiye’nin Suudi Arabistan ve BAE gibi zengin Körfez ülkeleriyle yakınlaştığını gördük. Burada öncelik aslında iç politika. Bu ülkelerden yatırım çekmek istiyor ki seçimleri kazanmak için bu kaynağa ihtiyaç var” dedi.

Mısır ve Suriye konusunda da kararların yine seçim odaklı verildiği yorumunu yapan Berlin merkezli Bilim ve Politika Vakfı (SWP) araştırmacısı Azizi şöyle konuştu:

“Mültecilerin varlığı Türkiye’de önemli bir iç politika tartışması haline geldi. Seçimlere doğru bu konu giderek ısınıyor ve farklı siyasi partiler farklı fikirlerle ortaya çıkıyor. Esad ile bir tür anlaşmaya varmak ve mültecileri geri göndermek politik gereklilik halini aldı. Bence mülteci kartını oynamak için seçimler öncesi Suriye’yle ilgili mesajlar veriyor.”

Sisi ve Esad ne bekliyor?

Uzmanlar normalleşme isteğini daha yüksek sesle dile getiren tarafın Türkiye olduğuna dikkat çekiyor. Peki Mısır ve Suriye’nin Ankara ile yakınlaşmaktaki çıkarları ne?

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden (CSIS) araştırmacı Natasha Hall, “Mısır, kendi doğal gazı için pazar arıyor, ayrıca rejim karşıtlarının susturulmasını istiyor” dedi. Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi muhaliflerinin İstanbul’daki televizyon stüdyoları bu yılın ilk aylarında kapatılmıştı.

Esad için ise öncelik savaş ve yaptırımların etkisiyle çöken ekonomisi canlandırmak ve siyasi geleceğini garanti altına almak için mümkün olduğunca çok tanınmaya sahip olmak.

Washington merkezli Brookings Enstitüsü’nden araştırmacı Reva Dhingra, “Devam eden savaş, yolsuzluk, korona salgını, yüksek enflasyon ve kur krizi yüzünden Suriye, ekonomik açıdan Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmek isteyecektir” dedi.

“Rejim, Türkiye’nin muhalifleri desteklemesini engellemek istiyor” diyen Dalay ise “Suriyeli muhalifler bir süredir Esad karşıtlığıyla değil, Ankara’nın önceliklerine göre hareket ediyor. Esad normalleşmeyle meşruiyet kazanmak istiyor. Nitekim rejimin hem bölgesel hem de uluslarası alanda normalleşme ve meşruiyet kazanma arayışı var. Ankara ile normalleşme bu arayışa hizmet eder” yorumunu yaptı.

Azizi de “Türkiye ile yakınlaşmak Esad rejimi için önemli bir güvenlik endişesinin ortadan kalkması demek. Esad için Türkiye, isyancıların en önemli destekçisi. Normalleşme halinde bu durumun değişmesini ve ülkenin kalanında kontrolü sağlayabilmeyi umuyor” dedi.

Zorluklar neler?

Mısır ve Suriye ile normalleşmenin BAE, Suudi Arabistan ya da İsrail’le olduğu kadar kolay ve hızlı olmayacağı konusunda hemen herkes hemfikir.

Beşar Esad’ın basın danışmanı Buthaina Shaaban, yerel medyaya verdiği demeçte, Ankara’dan gelen açıklamalara ihtiyatla yaklaştıklarını kaydetti. Shaaban, “Belki seçim sebebiyle ya da başka ülkeler veya partilere baskı yapmak için bu açıklamaları yapıyorlar. Kendi gündemleri var” dedi.

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi’nin (ECFR) Ortadoğu ve Kuzey Afrika Program Direktörü Julien Barnes-Dacey, yaklaşık on yıldır devam eden düşmanlıkların ardından hem Kahire hem Şam’ın Ankara’nın değişen söylemine dikkatle yaklaştığını belirtti. Barnes-Dacey, “Taraflar daha sık diyaloğa girmeye başlasa bile bu hızlı bir ilerleme ve nihayetinde normalleşme yaşanacağı anlamına gelmiyor. Esad, muhtemelen Türk ordusunun geri çekilmesini ve Ankara’nın Suriye’nin egemenliğini kabul ettiğini görmek isteyecektir” diye konuştu.

“Suriye’nin kuzey toprakları Türkiye’nin kontrolünde. Bu, Esad’ın bir normalleşmeye şüpheyle yaklaşmasına neden oluyor” diyen Azizi de “Gerçek bir normalleşme için Türk güçlerinin kuzey topraklarından çekilmesini ve buralarda kontrolü rejime devretmesini bekliyorlar” dedi. Böyle bir şeyin yakın gelecekte yaşanmasını beklemediğini vurgulayan Azizi, “Belki üst düzey toplantılar olabilir hatta Erdoğan ve Esad bile görüşebilir ancak bu, işlerin gerçekten normalleşeceği anlamına gelmiyor” yorumunu yaptı.

Suriye’ye operasyonu etkiler mi?

Türkiye’nin Suriye’de rejim karşıtı silahlı muhaliflere desteği ve devam eden operasyonlarına dikkat çeken Dhingra ise “Yeni bir kara harekatı yapılacağı yönündeki son açıklamalar ve süren hava saldırıları yüzünden durum oldukça gergin. Kısa vadede normalleşme için diplomatik çabalar bu atmosferin gölgesi altında kalacaktır” ifadelerini kullandı.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, İstiklal Caddesi’ndeki bombalı eylem sonrası başlayan Pençe-Kilit operasyonu sırasında şu ana kadar en az 23 rejim askeri öldü.

Dalay’a göre Türkiye, Suriye topraklarına yönelik operasyonları ile rejimle normalleşme söylemini çelişkili görmüyor. “Ankara, YPG’ye yönelik operasyonları ile Suriye’de resmen adı konmamış olsa da Kürtlerin merkezinde olduğu otonom yönetimin zayıflatılmasının rejimin de hoşuna gideceğini düşünüyor” dedi. Bu görüşe katılan Barnes-Dacey da nihayetinde Ankara ve Şam’ın Kürt ayrılıkçılarla mücadele gibi ortak bir zeminde buluşabileceğini kaydetti.

Libya faktörü

Mısır’la ilişkilerde ise öne çıkan kriz başlığı Libya. Ankara ve Kahire, Libya’da rakip güçleri destekliyor.

Galip Dalay, “Türkiye ile Mısır, Etiyopya ve Libya’da karşı kamptalar. BAE ile olduğu kadar hızlı olmayacaktır normalleşme. Şu anda asıl mesele Libya. Bizim için Suriye ne ise Mısır için de Libya o” dedi.

Chatham House’dan Tim Eaton’a göre, Türkiye’nin sahada “Kazanan ve kaybedeni belirleme kapasitesine sahip güçleri” mevcut. Ayrıca Trablus yönetimi üzerinde güçlü siyasi ve ekonomik etkisi var. “Türkiye son aylarda Trablus’un rakibi doğudaki yönetimle de yakınlaşma arayışına girdi” diyen Eaton’a göre Yunanistan’ın Libya’da Ankara ile rekabet için çok az seçeneği var.

2014’te ülkenin doğusu ve batısındaki savaşçı gruplar arasında bölünen Libya’yı yıllardır, Trablus ve Tobruk merkezli iki ayrı yönetim idare ediyor. Tobruk merkezli Fethi Başağa yönetimi ve Türkiye’nin desteklediği Trablus merkezli Abdulhamid Dibeybe hükümeti birbirlerini meşru olmamakla suçluyor.

Dış politikaya Yunanistan ayarı

Peş peşe gelen normalleşme açıklamaları, dış politikaya “Yunanistan ayarı” verildiği yorumlarına da neden oluyor. Özellikle Mısır’la bir yakınlaşma Yunanistan’ı güç durumda bırakabilir.

Dalay’a göre Ankara, Kahire’yle normalleşme için attığı adımlarla Mısır, İsrail ve BAE ile Yunanistan’ın arasına mesafe koymak istiyor. “Temelde Doğu Akdeniz’de yaşadığı çok aktörlü sorunu bir Yunanistan sorunu haline dönüştürmek istiyor. Önceden bu Türkiye’ye karşı Mısır, BAE, İsrail, Fransa ve Suudi Arabistan’ın olduğu bir krizdi. Şimdi en azından bu ülkeleri daha nötr kalmaya, Yunanistan’la ikili krizinde taraf olmamaya ikna etmek istiyor.”

Erdoğan Konya’daki konuşmasında, “Akdeniz’de bizim bu gücü başkalarına kaptırmamamız gerekir. Yunanistan’ın buralara ulaşması, bu olacak iş değil” ifadelerini kullanmıştı.

Halihazırda Kahire ve Atina arasında çok yakın bir işbirliği söz konusu.

“Türkiye’nin Libya’daki çıkarlarından vazgeçmesi olası değil” diyen Hall, Ankara’nın daha önce Mısır ve Yunanistan tarafından oluşturulan doğal gaz işbirliğinden dışlandığını hatırlatarak yeni durumda avantaj elde etmeye çalışabileceğini kaydetti. Azizi de “Türkiye ile stabil bir ilişki Mısır’ın da çıkarına. Eğer Libya konusunda ortak bir yol haritası belirlenebilirse bu Mısır’ın da çıkarına olacaktır” görüşünü dile getirdi.

Paylaşın