Mahsa Amini Protestoları: İranlı General: 300’den Fazla Kişi Öldü

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolar devam ederken İran Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Emir Ali Hacızade, 300’den fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Haber Merkezi / İran Öğrenci Haber Ağı SNN’ye göre dün akşam Tahran’daki Şehit Recai Üniversitesi’nde konuşan Hacızade, 11 haftadır devam eden protestolarla ilgili olarak “Elimde son veriler yok. Ama 300’den fazla kişi şehit oldu ve öldü” dedi.

Hacızade’nin “şehit” sözcüğüyle güvenlik güçlerini, “öldü” sözcüğüyle de protestocuları kastettiği düşünülüyor.

Emir Ali Hacızade, “Kandırılarak bu eylemlere katılanlar karşı devrimci değil bizim evlatlarımız ve halkımızın bir parçası. Onlara gerçekleri anlatmalıyız” dedi.

Protestoları güç kullanarak bastıran İran yönetimi, hayatını kaybeden ya da yaralanan kişilerle ilgili açıklama yapmıyor.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Merkezi adlı grup, protestolarda şimdiye kadar 60’ı çocuk 29’u kadın 448 kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. Ancak diğer insan hakları örgütleri gerçek sayının bundan çok daha yüksek olduğunu söylüyor.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Hollanda, Sürprize İzin Vermedi Grubunu Lider Tamamladı

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası A Grubu karşılaşmasında Hollanda ile Katar, Al Bayt Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Bakary Gassama’nın düdük çaldığı karşılaşmadan Hollanda, 2-1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hollanda bu galibiyetle puanını 7’ye yükseltti ve A Grubu’nu yenilgisiz lider olarak tamamlayarak adını son 16 turuna yazdırdı. Hollanda son 16 turunda, İngiltere, İran, ABD ve Galler’in yer aldığı B Grubu’nu ikinci bitiren takımla eşleşecek.

Karşılaşmadan dakikalar

14. dakikada Frenkie De Jong’un vuruşunda Davy Klaassen’den seken top Memphis Depay’ın önünde kaldı. Yıldız oyuncunun sol çaprazdan yatarak attığı şutta top üstten auta çıktı.

26. dakikada Daley Blind’in sol kanattan yolladığı topu ceza sahasında kontrol eden Depay, sol çaprazdan vuruşunu yaptı, top kale önünde Boualem Khoukhi’den döndü.

27. dakikada Davy Klaassen’in pasında topla buluşan Cody Gakpo, ceza sahasına girdi ve düzgün bir vuruşla topu ağlara göndermeyi başardı. PSV forması giyen 23 yaşındaki hücumcu, Dünya Kupası’ndaki 3. maçında 3. golünü attı.

29. dakikada Hollanda kalecisi Andries Noppert, Ismaeel Mohammad’in ceza sahası dışından attığı şutta topu iki hamlede kontrol etti.

49. dakikada Davy Klaassen’in arka direğe yaptığı ortaya koşu yapan Memphis Depay, kontrolünü yapmasının ardından şutunu attı, yakın mesafeden top kaleci Meshaal Barsham’dan döndü. Boş kaleye doğru yönelen topu ağlara yollayan Frenkie de Jong, farkı 2’ye çıkardı.

68. dakikada Hollanda, Steven Berghuis ile farkı 3’e çıkardı ancak VAR’ın uyarısıyla pozisyonu inceleyen Gambiyalı hakem Bakary Gassama, ilk pozisyonda Cody Gakpo’nun topa elle müdahale ettiğini tespit etti ve golü iptal etti.

74. dakikada Sağ kulvarı etkili kullanan Denzel Dumfries’in çizgiden yaptığı ortada Abdelkarim Hassan’dan seken top kaleye yöneldi. Katar kalecisi Meshaal Barsham, son anda topu çelmeyi başardı.

77. dakikada Abdulaziz Hatem’in ceza sahası dışından attığı şutta top kaleci Andries Noppert’te kaldı.

90+2. dakikada Hollanda’da Steven Berghuis’in ceza sahasının sağ çaprazının sol ayağının içiyle uzak direğe attığı muhteşem şutta top üst direkten döndü.

Stat: Al Bayt

Hakemler: Bakary Gassama (Gambiya), Elvis Noupue (Kamerun), Mahmoud Abouelregal (Mısır)

Hollanda: Noppert, Timber, Van Dijk, Ake, De Roon (Dk. 83 Koopmeiners), De Jong (Dk. 86 Taylor), Dumfries, Blind, Gakpo (Dk 83 Weghorst), Klaassen (Dk. 66 Berghuis), Depay (Dk. 66 Janssen)

Katar: Barsham, Miguel, Khoukhi, Hassan, Mohammad (Dk. 85 Khidir), Ahmed, Madibo (Dk. 64 Boudiaf), Alhaydos (Dk. 64 Assadalla), Hatem (Dk. 85 Alaaeldin), Ali (Dk. 64 Muntari), Afif

Goller: Dk. 26 Gakpo, Dk. 49 De Jong (Hollanda)

Paylaşın

Dünya Kupası: Senegal Adını Son 16’ya Yazdırdı

Katar’ın ev sahipliğini yaptığı FIFA 2022 Dünya Kupası A Grubu karşılaşmasında Senegal ile Ekvador, Khalifa International Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Mücadeleyi Senegal 2-1’lik skorla kazandı.

Haber Merkezi / Senegal’in gollerini; 44. dakikada penaltıdan Ismaila Sarr ve 70. dakikada kaptan Kalidou Koulibaly atarken Ekvador’un golü 67. dakikada Moises Caicedo kaydetti.

Bu sonucun ardından Senegal, puanını 6 yaptı ve 7 puanlı lider Hollanda’nın arkasından gruptan ikinci olarak çıktı. Ekvador ise 4 puanda 3. sırada kaldı ve turnuvaya veda etti. Senegal, ikinci turda B Grubu’ndan lider olarak gelecek takımla karşılaşacak.

Karşılaşmadan dakikalar

3. dakikada Senegal’de sol kanattan Pape Gueye’nin içeri çevirdiği top sonrası Idrissa Gana Gueye, ceza alanı içinde uygun pozisyonda kaleciyle karşı karşıya kalırken yaptığı vuruş auta gitti. 8. dakikada Youssouf Sabaly’nin pasında ceza sahası içi sağ çaprazda kaleciyle karşı karşıya kalan Boulaye Dia’nın vuruşu auta gitti.

10. dakikada Enner Valencia’nın kullandığı serbest vuruş, savunmadan sekerek sağ kanada açıldı. Sonrasında ceza sahası dışından Valencia, bir kez daha şansını denedi ama bu kez de savunmaya çarpan top Edouard Mendy’de kaldı.

11. dakikada Iliman Ndiaye’nin sağ kanattan etkili ortasında arka direkteki Angelo Preciado, topu kornere yolladı.  24. dakikada Senegal, sağ kanattan Ismaila Sarr ile etkili gelirken 24 yaşındaki oyuncunun ceza sahası içi sol çaprazdan sağ ayağıyla yaptığı vuruşu savunmaya da temas ederek kornere gitti.

29. dakikada Senegal’de Ismaila Sarr’ın sağ kanattan yaptığı ortada Iliman Ndiaye’nin dokunuşu etkisiz oldu ve top, kaleci Hernan Galindez’de kaldı. 37. dakikada Senegal’in sağ kanattan Ismail Jakobs ile kullandığı serbest vuruşta Pathe Ciss’in kafa vuruşu üst ağlarda kaldı.

42. dakikada Senegal’de Abdou Diallo’nun kendi yarı sahasından kullandığı serbest vuruşta savunmanın müdahale edemediği top sonucunda ceza sahası içine giren Ismaile Sarr, Piero Hincapie’nin müdahalesi ile yerde kaldı ve maçın hakemi Clement Turpin, penaltı noktasını gösterdi. 44. dakikada penaltı vuruşunda hata yapmayan Ismaila Sarr, Senegal’i öne geçirmeyi başardı: 0-1.

45+2. dakikada sol kanattan yapılan ortada ceza sahası içinde topla buluşan Iliman Ndiaye’nin kontrol sonrası yaptığı vuruş savunmadan sekerek kornere gitti.

49. dakikada Jose Cifuentes’in ceza sahası dışından şutu kaleci Edouard Mendy’de kaldı. 57. dakikada Ekvador’da sol kanattan Pervis Estupinan’ın yaptığı ortaya Michael Estrada’nın kafa vuruşu auta gitti.

67. dakikada Ekvador’un sol kanattan kullandığı kornerde ön direkteki Felix Torres, kafayla topu indirirken Moises Caicedo, altı pasta yaptığı vuruşla takımına beraberliği getirdi: 1-1.

70. dakikada Senegal’in sağ kanattan kullandığı serbest vuruşta Enner Valencia’nın müdahale ettiği top Kalidou Koulibaly’ye doğru gitti ve Koulibaly, yeniden takımını öne geçirdi: 1-2.

76. dakikada Angelo Preciado’nun sağ kanattan kafayla indirdiği topta penaltı noktası üzerindeki Gonzalo Plata’nın kontrolü sonrasında yaptığı vuruş, Edouard Mendy’de kaldı. 82. dakikada Pervis Estupinan’dan kurtulan Boulaye Dia’nın sağ çaprazdan sert vuruşu, az farkla dışarı gitti.

Stat: Uluslararası Halife

Hakemler: Clement Turpin, Nicolas Danos, Cyril Gringore (Fransa)

Ekvador: Galindez, Preciado (Dk. 85 Porozo), Torres, Hincapie, Estupinan, Franco (Dk. 46 Sarmiento), Gruezo (Dk. 46 Cifuentes), Moises Caicedo, Plata, Estrada (Dk. 64 Reasco), Enner Valencia

Senegal: Edouard Mendy, Jakobs, Diallo, Koulibaly, Sabaly, Gana Gueye, Pape Gueye, Pathe Ciss (Dk. 74 Nampalys Mendy), Sarr, Dia (Dk. 90+5 Cisse), Iliman Ndiaye (Dk. 74 Dieng)

Goller: Dk. 44 Sarr (penaltıdan), Dk. 70 Koulibaly (Senegal), Dk. 67 Caicedo (Ekvador)

Paylaşın

Beşar Esad İle Görüşme Olacak Mı? İbrahim Kalın Açıkladı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad arasında bir görüşme olup olmayacağı sorusuna yanıt verdi: 

“Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuyu net ifade etti. ‘Siyasi meselelerde çok uzun kırgınlıklar olmaz.’ Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde bir görüşmenin farklı düzeylerde temasın zamanı geldiğinde olur.”

Suriye ile istihbarat düzeyinde temasların hep devam ettiğini belirten Kalın, “İstihbarat örgütlerinin görevidir bu. Hem Mısır’da hem Irak’ta ve diğer alanlarda bu durum zaten kontrol ediliyor. PKK hedeflerinin vurulması, rejim güçlerinin nereye kadar ilerleyeceği gibi konularda istihbarat örgütleri hareket ediyor” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Türkiye’nin kuzey Suriye’ye yönelik olası kara operasyonuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

A Haber canlı yayınına katılan katılan İbrahim Kalın, “Bunların bugün mü yarın mı olacağını açıklamak gibi bir şeyimiz yok tabii ki elbette. Yarın, haftaya veya her an olabilir. Farklı şekilde operasyonlar yapılabilir. Bu operasyonlar her an yapılabilir” dedi.

Operasyonların “bugüne kadar nasıl yapıldıysa bundan sonra da yapılmaya devam edeceğini” söyleyen Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, ABD ve Rusya’nın olası bir kara harekatına yönelik tavrına da değindi.

Kalın, özetle şöyle konuştu:

“İcazet almak gibi bir durum söz konusu değil”

“Biz sorumluluk sahibi bir devlet olarak müttefiklerimizle ve komşu ülkelerle bu tür operasyonları elbette değerlendiririz, konuşuruz. Kimseye önceden bilgi verip icazet almak gibi bir şey söz konusu değildir.

“ABD ile, Rusya ile, yeri geldiğinde İran ile, başka yerlerde başka ülkelerle, Irak makamlarıyla Irak’a bir operasyon yaptığımızda bunlar her düzeyde konuşulur. Ama öncelikli olarak bazen kamuoyunda şöyle bir şey gündeme geliyor: ‘ABD’liler rahatsız, Rusya şöyle dedi vesaire…’

Onlar rahatsız olabilirler, pozisyonlarını ifade edebilirler, pozisyonları kayda geçirebilirler ama bu bizim atacağımız adımları hiçbir şekilde etkilemez. Biz bunu da açık bir şekilde zaten kendilerine de ifade ediyoruz.

Sahada, şurada ABD askerleri var onlara bir zarar gelmesin, koordine edilsin, dikkat edilsin dendiğinde de biz tabii ki zaten bugüne kadar hiçbir zaman Suriye’de doğrudan ABD askerlerini yahut Rus askerlerini hedef almadık; zaten böyle bir kastımız yok bizim hedefimizin ne olduğu belli.”

“ABD’den ’30 kilometre’ teklifi gelmedi”

ABD askerlerinin 30 kilometrelik sınıra yerleşmesi yönündeki teklifine ilişkin bir soruya da yanıt veren Kalın, özetle şöyle konuştu:

“ABD’den böyle bir teklif gelmedi. Ama 2019 anlaşması zaten bu unsurları 30 kilometre güneye çekilmesi şartına bağlamış idi. Bu şarta uymadıkları zamanlarda da oranlarda da biz mukabelede bulunduk. Veya yaptığımız operasyonları da bu çerçevede yaptık.

Bunu konuştuğumuz zaman da ABD’liler de Ruslar da ‘Doğru haklısınız. Çünkü anlaşmaya uymayan burada PYD/YPG tarafıdır’ diye her seferinde de bizim pozisyonumuzu teyit ettiler. Şu anda da benzer bir durum var. Biz aynı şeyi söylüyoruz. ‘Bakın 30 km sınırın aşağısında durun. Türkiye’ye nüfuz etmeye çalışmayın. Bunları yaptığınız zaman biz derhal buna karşılık veririz.”

Esad ile görüşme olacak mı?

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad arasında görüşme olup olmayacağı sorusuna da yanıt verdi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuyu net ifade etti. ‘Siyasi meselelerde çok uzun kırgınlıklar olmaz.’ Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde bir görüşmenin farklı düzeylerde temasın zamanı geldiğinde olur.”

Suriye ile istihbarat düzeyinde temasların hep devam ettiğini belirten Kalın, “İstihbarat örgütlerinin görevidir bu. Hem Mısır’da hem Irak’ta ve diğer alanlarda bu durum zaten kontrol ediliyor. PKK hedeflerinin vurulması, rejim güçlerinin nereye kadar ilerleyeceği gibi konularda istihbarat örgütleri hareket ediyor” dedi.

Paylaşın

Sancar: Altılı Masa’nın Anayasa Değişikliği Önerisi Eksik Ve Zayıf

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Altılı masa dün bir anayasa değişikliği taslağı önerisi sundu. Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemini lağvetmeye, parlamenter sistemi yeniden yürürlüğe koymaya yönelik bir öneri bu. İçinde elbette pek çok olumlu madde var. Biz de orada öngörülen yargı bağımsızlığını ve Meclis’in güçlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Ancak toplamına baktığımızda bu önerinin gerçek ve güçlü bir demokrasi için eksik ve zayıf kaldığını görebilirsiniz.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bir tür tamir programı ortaya koyuyor bu öneri. Neyin tamiratı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlüğe girdikten sonra yaşanan tahribatların onarılması. Hedef bu. Peki, sürekli kriz ve çatışma üreten sistemin kendisine dönük bir dönüştürme, bir değişiklik iradesi var mı? Ne yazık ki o iradeyi göremiyoruz. Geçmişi belli düzenlemeleri geleceğin vaadi olarak sunmak bir çıkış değildir. Demokratik, çoğulcu, katılımcı yeni bir demokratik sistemdir Türkiye’nin ihtiyacı. Bu da 2’nci yüzyılında demokratik cumhuriyete geçişle mümkün olabilir.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar partisinin haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi:

“Tahir Elçi başta olmak üzere tüm karanlık cinayetleri aydınlatarak, sorumlularıyla ve bunu yaratan sistemle hesaplaşarak ortak demokratik bir geleceği ve adalete güveni sağlayabiliriz. Bunun başka yolu yok. Elçi cinayetinin öncesinde ve sonrasında yaşanan gelişmelerle birlikte cinayetin yarattığı tahribatın boyutunu tespit için Meclis Araştırması açılmasını bugün teklif ediyoruz. Parlamentoyu da göreve çağırıyoruz. Gelin bir komisyon kuralım ve cinayeti aydınlatma, karanlığı dağıtma yolunda hep birlikte çalışalım.

Kadınlar erkek şiddetine karşı çıktıkları günde bir kez daha devlet şiddetine maruz kalıyor. Yüzlerce kadın gözaltına alınıyor. İstanbul’daki yürüyüşte kadın yoldaşlarımdan Dirbent Türker’in ayağını kırıyor. 200’e yakın kadın gözaltına alınıyor. Şırnak’ta da Barış Annesi Nebahat İşçi’nin kolu, boşandığı erkekten gördüğü şiddete karşı katıldığı 25 Kasım yürüyüşünde polis şiddeti sonucu yerinden çıkıyor.

Şebnem Korur Fincancı Hocanın portresini alana almadılar. Çünkü Kürtçeye de tahammülleri yok, Şebnem Hocanın posterinden dahi korkuyorlar. Çünkü Şebnem Hocanın sesinden ve mücadelesinden ödleri kopuyor. O nedenle Şebnem Hoca rehin tutuluyor. Bakın cezaevinde gönderdiği mesajda ne diyor: “Biz kadınlar evde, sokakta, işyerinde, hücrede kadınlar için, özgürlüğümüz için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz.”

3 Aralık Dünya Engelliler Günü yaklaşıyor. HDP olarak, yeni yaşam mücadelesinde engelli hakları için yürütülen çalışmaların çok değerli ve önemli olduğunu hep söylüyoruz. Buna yürekten inanıyoruz. Engelliler için yeni bir yaşam mümkündür. Engelliler Komisyonumuzun hazırladığı Engelliler Manifestosu sistematik ayrımcılığın, ötekileştirmenin, ertelenen erişilebilirliğin ve sunulmayan kamu hizmetlerinin çözülmesi için geleneksel yaklaşımları kökten çözmeyi öneriyor. HDP ilkesel olarak engellilere yönelik tüm hizmetlerin kamusal, parasız, anadilinde ve erişilebilir olmasını savunuyor.

Savaş politikaları ile ayrıştırma ve kutuplaştırma anlayışı, şiddeti günlük yaşamın sıradan bir olgusu haline getirmiştir. Kadına, emekçiye şiddet normal ve meşru! Cezasızlık politikaları da bunları teşvik ediyor. Geçen hafta yaşadığımız hayvanlara karşı şiddet de bundan ayrı tutulamaz. Öyle bir zihniyet ki bütün canlıları ancak şiddetle kontrol altında tutabileceğini, bütün sorunları ancak şiddetle bastırabileceğini düşünüyor. Bu zihniyet hayvan haklarına saldırının da temelinde yatıyor.

“İktidar ile toplumun keskin bir ayrım içinde olduğu bir süreci yaşıyoruz”

Konya’da bir barınakta hayvanlara karşı korkunç şiddetin görüntülerini izledik. Sokakta insanlara şiddet, çocuğa şiddet, kadına şiddet, emekçiye şiddet, ağaca, dereye, doğaya şiddet ve hayvanlara karşı acımasız insafsız bir şiddet. Bir şiddet toplumu yarattı bu iktidar. Ve bu kültür ve ortam iktidarın bir yönetme biçimi olarak uygulanıyor. İktidar ile toplumun keskin bir ayrım içinde olduğu bir süreci yaşıyoruz.

Kuzey Doğu Suriye’ye yönelik operasyonların iki temel hedefi var. Bunu bir kez daha hatırlatmak gerekiyor. Stratejik hedef Kürtleri statüsüz bırakmak ve Kürtlerin kazanımlarını yok etmek üzerine kuruludur. Bu iktidar da kendisinden önce gelen iktidarların yaptığı devlet zihniyetini, Kürtlere karşı klasik devlet aklını sürdürüyor. Kürtler nerede bir kazanım elde etse bunu kendilerine karşı bir beka sorunu olarak topluma yansıtmaya ve kabul ettirmeye çalışıyorlar. O nedenle bu operasyonların altında yatan anlayış Kürt karşıtlığı ve düşmanlığıdır. Bunu teslim etmeden savaş politikalarının kullanılmak istendiği diğer alanları ve amaçları da yeterince kavrayamayız.

Kara operasyonu başlatırlarsa kiminle yapacaklar, müttefikleri kim? ÖSO çeteleri. Kim bunlar? Suriye’de yıllardır insanlık suçu işlediklerini uluslararası kuruluşların ve çıplak gözle gözlem yapanların dile getirdiği bir gerçek. Bunlarla işbirliğinin Suriye halklarına ve Türkiye halklarına hangi faturaları çıkaracağını öngörmek bu kadar zor mu? Ne için bütün bu kirli oyunlar? Bütün bu kirli oyunlar mevcut iktidarı sürdürmek, iktidarın kurmakta olduğu rejimi yerleştirmek içindir.

Taksim saldırısını da çeşitli karartmalarla bir bahaneye dönüştürdüler. Taksim’deki o vahşi saldırıyla ilgili pek çok bilgi ve veri ortaya saçılıyor. Bunların büyük kısmı ve neredeyse tamamı Suriye’deki çetelerle, hatta IŞİD ile bağlantıya işaret ederken bunların üstü karartılıyor. MHP’nin bir ilçe başkanı ile fail olarak gösterilen şahıs arasında telefon konuşması tespit edildi ve derhal gündemden düşürüldü. Ortada bir karanlık senaryo var. Bu karanlık senaryo da bugünü esir alma, geleceği zapt etme amaçlı bir operasyondur. Buna karşı açık ve net söz söylemeden, bu karanlığı aydınlatma konusunda cesur bir tutum takınmadan, bu iktidara karşı diğer alanlarda da yürütülecek mücadele inandırıcı olmayacaktır.

“Franco yönetimi tesis etmek istiyorlar”

Bu seçim iktidar için aynı zamanda kurmakta olduğu rejimi yerleştirme dönemecidir. Bu rejim de merkezinde tek adamın olduğu, totaliter unsurlarla bezenmiş, milliyetçi, devletçi, İslamcı bir rejimdir. Böylece bir tür Franco yönetimi tesis etmek istiyorlar. İşte bu rejimi bunun için son önemli viraj olarak görüyorlar.

Diğer muhalefet partileri ne yapıyor? Bir defa savaş politikalarının arkasına dizilerek iktidarın çizdiği oyun sahasından ayrılamıyor. Bu başlı başına büyük bir çıkmaz oluşturuyor bizim dışımızda kalan muhalefet için. O oyun sahasında kalarak topluma özgür, demokratik ve aydınlık bir gelecek vaat edemezsiniz. Bunu sözde dile getirseniz bile inandırıcı olamazsınız. Bizler ise bir demokratik cumhuriyet hedefi koyduk önümüze. Bunu en geniş demokratik güçlerle gerçekleştirmek için mücadelemizi ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

6’lı masa dün bir anayasa değişikliği taslağı önerisi sundu. Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemini lağvetmeye, parlamenter sistemi yeniden yürürlüğe koymaya yönelik bir öneri bu. İçinde elbette pek çok olumlu madde var. Biz de orada öngörülen yargı bağımsızlığını ve Meclis’in güçlendirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Ancak toplamına baktığımızda bu önerinin gerçek ve güçlü bir demokrasi için eksik ve zayıf kaldığını görebilirsiniz. Bir tür tamir programı ortaya koyuyor bu öneri. Neyin tamiratı? Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi yürürlüğe girdikten sonra yaşanan tahribatların onarılması. Hedef bu. Peki, sürekli kriz ve çatışma üreten sistemin kendisine dönük bir dönüştürme, bir değişiklik iradesi var mı? Ne yazık ki o iradeyi göremiyoruz. Geçmişi belli düzenlemeleri geleceğin vaadi olarak sunmak bir çıkış değildir. Demokratik, çoğulcu, katılımcı yeni bir demokratik sistemdir Türkiye’nin ihtiyacı. Bu da 2’nci yüzyılında demokratik cumhuriyete geçişle mümkün olabilir.

Muhalefetin bu programı için elbette pek çok şey söylenebilir. Bu, ancak seçimlerden sonra gerekli Meclis çoğunluğu oluşursa resmileşebilecek bir öneri. Ancak seçime kadar ne yapmak gerekir, seçime giden yolda ne yapmak gerekir sorusunun cevabı burada maalesef yok. Eğer amaç güçlü bir toplumsal sözleşme, kapsayıcı bir uzlaşma ve mutabakat oluşturmak ise seçim sürecinin de bu şekilde kavranması gerekiyor.

6’lı Masaya da bütün toplumsal muhalefete ve demokrasi güçlerine de çağrımızdır; önerileri elbette tartışırız, elbette olumluya olumlu, iyiye iyi deriz ama eksiği yanlışı söylemekten de sakınmayız. Hakiki ortaklık, sahici dönüşüm iradesi ve gerçek bir müzakere ancak bu zeminde yürür. Biz toplumun tüm kesimleriyle özgürlükçü ve eşit yurttaşlığa dayalı bir gelecek istiyoruz. Bütün halkların özgür, inançların eşit olduğu, emekçilerin adil bir yaşam sürdükleri, kadınlar için özgür ve eşit bir geleceğin kurulduğu, gençlerin bugünden hayatın gerçek sahipleri olarak kabul edildiği, bütün dezavantajlı toplum kesimlerinin eşit olduğu bir gelecek istiyoruz. Bunun adına da özgürlükçü eşitlikçi demokratik cumhuriyet diyoruz. Alternatif budur, çözüm biziz.”

Paylaşın

Dış Ticaret Açığı Yüzde 421,7 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, ihracat 2022 yılı Ekim ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,0 artarak 21 milyar 328 milyon dolar, ithalat yüzde 31,4 artarak 29 milyar 202 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Böylece, dış ticaret açığı Ekim 2022’de yaklaşık 7,9 milyar dolar oldu.

Dış ticaret açığı Ekim ayında geçen yıla göre yüzde 421,7 arttı

Ekim ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 421,7 artarak 1 milyar 509 milyon dolardan, 7 milyar 874 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ekim ayında yüzde 93,2 iken, 2022 Ekim ayında yüzde 73,0’a geriledi.

Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı yüzde 168,3 arttı

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2022 yılı Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 artarak 209 milyar 394 milyon dolar, ithalat yüzde 39,4 artarak 300 milyar 443 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Ekim döneminde dış ticaret açığı yüzde 168,3 artarak 33 milyar 933 milyon dolardan, 91 milyar 49 milyon dolara yükselmiş oldu.

İhracatın ithalatı karşılama oranı 2021 Ocak-Ekim döneminde yüzde 84,3 iken, 2022 yılının aynı döneminde yüzde 69,7’ye geriledi.

Ekim ayında imalat sanayinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,7 oldu

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2022 Ekim ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,1, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,7 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, 2022 Ekim ayında ara mallarının payı yüzde 79,3, sermaye mallarının payı yüzde 11,5 ve tüketim mallarının payı yüzde 9,1 oldu.

Ekim ayında en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Ekim ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 688 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 418 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 308 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 146 milyon dolar ile Rusya, 1 milyar 107 milyon dolar ile İngiltere takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,3’ünü oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Rusya aldı

İthalatta Rusyailk sırayı aldı. Ekim ayında Rusya’dan yapılan ithalat 4 milyar 989 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 850 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 384 milyon dolar ile İsviçre, 1 milyar 963 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 215 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 45,9’unu oluşturdu.

Paylaşın

Yedi Ülkeden İslamcı Örgütlere Karşı Ortak Savunma Gücü Hazırlığı

Batı Afrika ülkeleri Gana, Mali, Nijer, Togo, Benin, Burkina Faso ve Fildişi Sahili, cihatçı İslamcı örgütlere karşı harekete geçiyor. 7 ülkenin, İslamcı militanlara karşı kurmaya karar verdiği ortak askeri gücün önümüzdeki ay faaliyetine başlaması bekleniyor.

IŞİD ve El Kaide bağlantılı olduğu belirtilen örgütlerin saldırıları bölgede güvensizlik ortamını artırırken, son iki yılda Mali’de ve Burkina Faso’da askeri darbelere zemin hazırladı.

Birleşmiş Milletler’e göre, bu yılın ilk yarısında bölgedeki çatışmalarda 2 bin kişi öldü, 2 milyon kişi evini terk etmek zorunda kaldı ve yaklaşık 10 milyon kişi gıda yardımına muhtaç hale düştü.

Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya bu ay arka arkaya yaptıkları açıklamalarda, Rusya’yla ilişkileri gelişen askeri cuntanın yönettiği Mali’deki askeri güçlerini çekeceklerini duyurdu.

Gana başkenti Akra’da geçen hafta buluşan Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gana, Mali, Nijer ve Togo devlet liderleriyle Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), Afrika Birliği ve Avrupa Birliği temsilcileri, 5 yıl önce başlattıkları askeri ve istihbarat işbirliğini büyüterek ortak güç kurma kararı almıştı.

Toplantıya ev sahipliği yapan Gana Devlet Başkanı Nana Akufo-Addo, militanların Batı Afrika’nın güneyindeki sahil bölgelerine yayıldığına dikkkat çekti.

Gana Ulusal Güvenlik Bakanı Albert Kan-Dapaah, haber portalı Semafor’a yaptığı açıklamada, ülke ordularına takviye kuvveti görevi yapacak gücün planlamasının sürdüğünü söyledi:

“Bölgeden, özellikle Mali’den Batılı askerlerin çekilmesinden kesinlikle kaygılıyız ama Akra Girişimi kendi sorunlarımıza yerli çözüm üretebilir.”

ECOWAS Komisyonu Başkanı Omar Touray, “terörizme ve şiddet kullanan köktencilere karşı” bu girişimi desteklediklerini dile getirdi.

Lagos’taki danışmanlık şirketinin ortağı Cheta Nwanze, Boko Haram ve IŞİD’in Batı Afrika kolu gibi örgütlerle mücadele deneyimine sahip 223 bin kişilik Nijerya ordusunun bu güç içinde olmamasının büyük eksiklik olacağını söyledi:

Gana ordusu yaklaşık 16 bin personelden oluşuyor. Nijerya’da daha kalabalık haydut grupları var, yani Britanyalılar bunu sadece afili laflarla değil personel bakımından da desteklemeye istekli değilse boşuna zaman harcıyoruz demektir.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’yı paralı askerlik şirketi Wagner Grubu ve propaganda aygıtları aracılığıyla Mali’de ve bölgede Fransız karşıtı duyguları körüklemekle suçlamıştı.

Mali Dışişleri Bakanı Abdoulaye Diop, bu ay başında yapılan 8. Dakar Uluslararası Afrika’da Barış ve Güvenlik Forumu’ndaki konuşmasında, Fransa’yı eleştirdi:

“Mali, egemenliğine, stratejik seçimlerine ve ortaklık tercihlerine saygı duyulmasını, Malililerin hayati çıkarlarının dikkate alınmasını istiyor. Bunlara uyulursa Mali’nin, Fransa dahil olmak üzere hiçbir ortakla sorunu olmaz.”

Fransa’nın hava sahası ihlallerini şikayet eden Mali’nin başvurusu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde değerlendirilmeyi bekliyor.

Gelişmeleri yorumlayan All Africa internet sitesi editörü Michael Tantoh şöyle yazdı: Eski Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın dediği gibi, Afrika olmadan Fransa, Üçüncü Dünya ülkesi durumuna düşer. Ancak yeni nesil Afrikalılar, Frankofon Afrika’nın sömürgecilik geçmişinden kopmaya çok istekli gözüküyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

TÜSİAD Başkanı Turan’dan Ekonomi Üzerinden İktidara Sert Eleştiriler

İktidarın uyguladığı ucuz iş gücü strateji hakkında değerlendirmede bulunan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Turan, “Düşük TL ve ucuz iş gücü ile Türkiye’nin rekabet gücünün sürdürülebilir olabileceğini düşünmüyorum” dedi ve ekledi:

“Bu, 50 yıl önce Uzak Doğu’nun stratejisiydi. Rekabetçi kur ucuz, iş gücüyle ihracatı büyütmek. Bunları yaptığınızda 5-6 ay nefes alıyorsunuz ama sürdürülebilir hale getiremiyorsunuz.”

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, para ve maliye politikalarının iş dünyasına etkisini ve reel sektörün finansmana erişim sorununu değerlendirdi.

‘Bugün en önemli şey nitelikli insan kaynağı’

Bloomberg HT’ye konuk olan Turan, Türkiye’deki istihdam piyasasına ilişkin yaptığı yorumda, katma değerli üretim yapılabilmesi için ara eleman sorununun çözülmesi ve bu konuda bir ulusal stratejinin oluşturulması gerektiğini önerdi.

Nitelikli insan kaynağı olan şirketlerin ileride daha rekabetçi olacağını belirten Turan, “Bugün en önemli şey nitelikli insan kaynağı. Nitelikli insan kaynağını kaybetmeyip, onları Türkiye’ye çekmemiz gerek” dedi.

‘İşveren çalışanını enflasyona karşı korumak zorunda’

Turan 2023 yılı asgari ücret tutarına da değindiği konuşmasında, “Enflasyonun üzerinde, refah payı olan bir asgari ücret artışı olabilir. İşveren çalışanını enflasyona karşı korumak zorunda” ifadelerini kullandı.

Ucuz iş gücü stratejinin uygulanması hakkında değerlendirmede bulunan Turan, “Düşük TL ve ucuz iş gücü ile Türkiye’nin rekabet gücünün sürdürülebilir olabileceğini düşünmüyorum. Bu, 50 yıl önce Uzak Doğu’nun stratejisiydi. Rekabetçi kur ucuz, iş gücüyle ihracatı büyütmek. Bunları yaptığınızda 5-6 ay nefes alıyorsunuz ama sürdürülebilir hale getiremiyorsunuz” dedi.

‘Eylül’den itibaren ihracattaki yavaşlamayı net şekilde görüyoruz’

Turan, ihracatın euro/dolar paritesinden olumsuz etkilendiğini belirttiği konuşmasında, Eylül’den itibaren ihracattaki yavaşlamayı net bir şekilde gördüklerini dile getirdi. Turan, işletme sermayesi ve şirketlerin krediye erişimi hakkında yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:

“2022’de şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacı arttı. Geçen yıl 100 bin dolar işletme sermayesi olan bir şirketin 200, hatta 400 bin dolara ihtiyacı var. Reel sektörün finansmana erişimi rahat olmalı. Son dönemde finansmana erişim ihracatçı firmalar dışında çok kolay değil. Ticari kredilere erişimin rahat olduğunu keşke söyleyebilseydik. Yatırım kredilerine ulaşmak, uzun vadeli kredi almak kolay değil. Şirketler için kredi limitlerinin artması gerek.”

Paylaşın

İran’da Rap Şarkıcısı Salehi, Ölüm Cezasına Çarptırılabilir

22 yaşındaki Mahsa Amini’nin başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi ile başlayan ve 10 haftadır devam eden protestoları destekleyen muhalif rap şarkıcısı Toomaj Salehi, ölüm cezasına çarptırılabilir.

Salehi “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlanıyor. Bir yargı yetkilisine göre 31 yaşındaki Salehi propaganda, düşman bir hükümetle işbirliği ve şiddeti kışkırtmakla da suçlanıyor.

Yetkili, davanın Salehi’nin avukatıyla iletişime geçmesine olanak vermeden başladığı iddialarını ise reddediyor. Salehi ülkedeki protestolara katıldığını gösteren videoları paylaştıktan sonra geçen ay gözaltına alınmıştı.

10 haftadır devam eden protestoları destekleyen Salehi ayrıca aynı zamanda konuyla ilgili rap şarkıları da yayınlamıştı.

İranlı yetkililer, yabancı düşmanların kışkırttığı bir “isyan” olarak tanımladıkları protestoları haftalardır bastırmaya çalışıyor.

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) adlı web sitesine göre protestolarda şimdiye kadar en az 451 kişi hayatını kaybetti ve 18 binden fazla kişi gözaltına alındı.

HRANA aynı zamanda yaklaşık 60 güvenlik görevlisinin öldüğünü bildirdi.

Salehi 30 Ekim’de, gözaltına alınmasından sadece birkaç gün önce CBC News adlı haber kanalıyla yaptığı bir röportajda düzeni eleştiren videolar yayımlamanın “zor olduğunu ve kendisini rejim güçleri için bir hedef haline getirdiğini” söylemişti.

Röportaj sırasında Salehi, İranlıların “korkunç bir yerde yaşadığını” ve “gücüne, parasına ve silahlarına tutunmak için tüm ülkeyi öldürmeye hazır olan bir mafya ile baş etmeye çalıştığını” belirtmişti.

Kasım’da İran devlet medyası, Salehi’nin İsfahan eyaletinde gözaltına alındığını gösteren bir video yayınladı.

Bu videoda Salehi olduğunu söyleyen ama gözleri bağlı olan bir adamın yerde oturduğunu görebiliyoruz.

Sesi titreyen bu adam, protestolardan alınan bir görüntüde güvenlik güçlerinin ülkeden gitmesi gerektiğini söylediğine değiniyor ve “hata yaptığını” söylüyor.

İfade özgürlüğü savunuculuğu grubu Article 19, “Toomaj’ın baskı altında itiraf etmeye zorlanmasını” kınadı.

“Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar”

Yarı resmi İsna adlı haber ajansına göre İsfahan bölge yargı başkanı, Pazar günü yaptığı açıklamada Salehi’nin “yozlaşma ve fesatlık” ile suçlandığını doğruladı ve “ciddi zararlara yol açacak yanlış bilgileri geniş çaplı bir şekilde yaydığını” söyledi.

CBC’ye konuşan Salehi’nin Londra’da yaşayan kuzeni Azadeh Babadi, rap şarkıcısının suçlu bulunmasını sağlamak için delil uydurulmasından korktuğunu söyledi.

Çok sayıda müzisyen, benzer endişeleri dile getirerek Salehi’nin isminin sosyal medyada yoğun bir şekilde paylaşılmasını talep etti.

Hichkas adlı rap şarkıcısı Twitter’da İslam Cumhuriyeti’nin, “Toomaj’ı öldürmeye çalıştığını” paylaşırken şarkıcı Mehdi Yarrahi, “Asılsız suçlamalarla, ölümden korkmayanlara bir ders vermek istiyorlar” yazdı.

Yargı, şimdiye kadar ismi verilmeyen ve protestolarla bağlantılı bir şekilde gözaltına alınan altı kişinin ölüm cezasına çarptırıldığını açıkladı.

Uluslararası Af Örgütü’ne göre Salehi’nin yanı sıra en az 15 kişiye daha idam cezasıyla sonuçlanabilecek suçlamalar yöneltildi.

Bu kişilerin arasında rap şarkıcısı Saman Yasin de bulunuyor.

Bazı ünlüler ve üst düzey yetkilileri kefaletle serbest bırakıldı

Öte yandan Pazar günü İran medyası, protestolara dahil oldukları veya protestoları destekledikleri gerekçesiyle gözaltına alınan bazı ünlülerin ve üst düzey yetkililerin kefaletle serbest bırakıldığını bildirdi.

Bu kişilerin arasında ünlü oyuncu Hengameh Ghaziani, aktivist ve blog yazarı Hossein Ronaghi, eski uluslararası futbolcu Voria Ghafouri ve eski milletvekili Parvaneh Salahshouri de bulunuyor.

Ghaziani bu ayın başlarında bir videoda başörtüsünü çıkararak protestoculara destek vermişti.

Benzer bir şekilde gözaltına alınan oyuncu Katayoun Riahi hakkında ise herhangi bir açıklama yapılmadı.

İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in yeğeni, İran dışında yaşayan insanları hükümetlerine Tahran ile bağlarını kesmeleri için baskı yapmaya çağırdı.

Aktivist olan Farideh Moradkhani çektiği bir video aracılığıyla, “Ey özgür insanlar, bizimle olun ve hükümetlerinize bu cani ve çocuk öldüren rejimi desteklemeyi bırakmalarını söyleyin” dedi.

Bu video, Moradkhani’nin geçen hafta Tahran’da belirsiz suçlamalarla gözaltına alındığı bildirilen Fransa’daki erkek kardeşi tarafından yayımlandı.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Ekonomik Güven Endeksi Yüzde 96,9’ya Geriledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 yılı Kasım ayı ekonomik güven endeksi verisini açıkladı. Ekonomik güven endeksi ekim ayında 97,1 iken, kasım ayında yüzde 0,2 oranında azalarak 96,9 değerini aldı.

Bir önceki aya göre kasım ayında reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,7 oranında azalarak 101,3 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında azalarak 118,1 değerini aldı.

Tüketici güven endeksi yüzde 0,6 oranında artarak 76,6 değerini, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 2,1 oranında artarak 121,9 değerini aldı.

İnşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,2 oranında artarak 91,6 değerini aldı. Böylece inşaat sektörü 100’den küçük değer alarak kötümserliği gösterdi.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın