Bingöl: Kale Köy Camii

Kale Köy Camii; Bingöl’ün Solhan İlçesi, Kale Köy sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

Solhan, Kaleköy(Ağçakale) içerisinde yer alan camii rivayete göre; Selçuklular döneminde yörede hüküm süren yerel beyliklerden Sıvidi beylerinden Mir Muhammed tarafından yaptırılmıştır. Düzgün kesme taşlarla ve yerel özellikte inşa edilmiş, daha sonra eklemeler yapılmıştır. Cami mimarisi orijinal olup, zaman zaman onarım görmüştür.

Hemen bitişiğinde yer alan tek magazinli ve tonoz kemer girişli bir yapı kalıntısı ve buna bitişik olarak doğu yönünde devam eden yapı kalıntıları, bunların cami ile birlikte bir külliye olabileceğini düşündürmektedir. Yine bu yapı kalıntılarının hemen bitişiğinde İslami dönem mezarlığı yer almaktadır.

Paylaşın

Bingöl: Sait Yazıcı Evi

Sait Yazıcı Evi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Bağlarpınarı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Bağlarpınarı camisinin kuzeyinde bulunmaktadır. İki katlı taş yapının alt katı ahır, üst katı konut olarak kullanılmaktadır. Ahırın iç bölümü duvarlara bitişik 4 yarım sütun ve orta bölümünde yer alan 4 sütunla üç nefli olarak düzenlenmiştir.

Alt kat güney ve batı duvarların üst kısmında açılmış kemerli yapıya sahip 2’şerden toplam 4 mazgal pencere ile aydınlatılmaktadır. Dıştan tamamen düzgün kesme taş olan yapı içte kemer ve sütunları düzgün kesme taştan diğer kısımları ise yontu taştan yapılmıştır.

Alt kat olarak han görüntüsü içerisinde olan taşınmaza değişik zamanlarda ilaveler yapılmak suretiyle genişletilmiştir. Doğu kısmına ise yeni malzeme ile ekleme yapıldığından yapının özgün yapısı da bozulmuştur.

Yapım yılı kesin olarak bilinmemektedir. Birinci kat ile üst kat dıştan yatay silmeli bir profile ayrılmıştır. İçten alt kat tavanı özensiz ahşap hatıllarla kapatılmıştır. Yapı dıştan ise kırma çatı ile örülmüştür.

Paylaşın

Bingöl: Bağlarpınar Çeşmesi

Bağlarpınar Çeşmesi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Bağlarpınarı (Temran) Köyü içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Çeşme tek nişlidir. Düzgün kesme taştan yapılmıştır. Yuvarlağa yakın sivri kemerlidir. Saçak kısmı düz saçak profilli iken kod farklılığından bitişikte bulunan evin genişletilen bölümünün taban kısmı nedeni ile düz profilli saçak kısmın bir bölümü kaldırılarak beton kalıp dökülmüştür. Eğimli arazi boyunca çeşme alınlık duvarı uzatılmıştır. Yüksekliği 3.10 m uzunluğu 9.50 m’dir.

Kemerli niş içerisinde 0.28- 0.38-0.18 m ölçülerinde maşraplık olarak küçük dikdörtgen bir niş bulunmaktadır. Bunun alt kısmında su akışını sağlayan kesme taş oluk dışa çıkıntılı olarak yapılmış olup, oluğun her iki yanında da sal taşlarla su alınmasını kolaylaştırabilmek için karşılıklı taş seki yerleştirilmiştir. Hayvanların girişini engellemek için ön kısma demir korkuluk yaptırılmıştır. Kitabe bulunmamaktadır. Kabaca bazı kısımlar çimento ile gelişigüzel
onarılmıştır.

Paylaşın

Bingöl: Kös Kaplıcaları

Kös Kaplıcaları; Bingöl’ün Merkez İlçesine bağlı Ilıcalar Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaz ve kış aylarında ulaşım sağlanabilmektedir.

Kös Kaplıcaları suyunun kimyasal özellikleriyle ilgili çalışmalar İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı tarafından yapılmıştır. Kaplıca suyunun kemik hastalıkları, diş çürümeleri, mide ve bağırsak hastalıkları, idrar yolları hastalıkları, sinirsel hastalıklar, gut hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, şeker hastalıkları, kadın hastalıkları ve beslenmeye bağlı flor eksikliğinin tedavisinde faydalı olduğu belirtilmiştir.

Kaplıcaların 1 moteli, 1 oteli, 1 pansiyonu ikisi kapalı olmak üzere 3 yüzme havuzu, lokantası, çay bahçesi, araç parkı bulunmaktadır.

Paylaşın

Fotoğraflarla 2 bin 800 yıllık ‘Urartu Yolu’

Dünyanın en eski yolu olan Urartu Yolu; Elazığ’ın Karakoçan İlçesinden başlayarak Bingöl’ün Kığı, Sancak ve Karlıova İlçelerinden devam ederek Karacehennem Ormanlarına kadar uzan bir yoldur.

1980’lerde keşfedilen Urartu Yolu, 2 bin 800 yıl önce inşa edilmiştir. Urartular, Milattan Önce birinci yüzyılın başında, Anadolu’da, Van Gölü çevresinde kurulan bir devlettir.

Bu bölgeye yerleşen kavimler, beylikler ve aşiretler halinde yaşamaktansa, bir devlet kurarak kendilerini koruyabilmek adına, zaman içinde bir araya gelmiş ve Urartu Devleti’ni kurmuştur.

Başkenti Tuşpa (Van) olan Urartu Devleti, Milattan Önce 8. ve 7. yüzyılda en güçlü olduğu dönemi yaşamıştır. Bu dönemde devletin sınırları içinde İran’ın kuzeybatısı, Aras Vadisi ve Doğu Anadolu yer almaktaydı.

Mezopotamya ve Asur sanatının etkisini barındıran bir kültüre sahip olan Urartular, çivi yazısı ve Hitit hiyeroglif yazısını kullanan bir devletti.

Urartular’ın siyasi ilişkilerinde öne çıkan devlet, Asurlular’dı. Asurlular ve Urartular birçok kez savaşmıştır. Asurlular’ın kayıtlarında Urartular’ın adı geçmektedir.

Bu kaynaklarda, Asurlular’ın Urartular’a karşı savaştığından bahsedilmektedir.

Bu savaşların da etkisiyle, Urartular’ın yapılarında savunmada kolaylık öne çıkarılmıştır.

Bulundukları dağlık, kayalık bölgenin avantajı ile dik yamaçlara yapılan yapılar, savunma için bir kolaylık sağlamıştır.

Maden işlemede gelişen Urartular, bulundukları bölge ve çevresinde metal işlemecilik üzerine önemli çalışmalar yapmış ve diğer uygarlıkları da etkilemiştir.

Paylaşın

Bingöl: Buban Bacaları

Buban Bacaları; Bingöl’ün Merkez İlçesi’ne bağlı Sancak Beldesi, Oğuldere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Bingöllüler tarafından Nevşehir’in Kapadokya ilçesinde bulanan peri bacalarına rakip görülen Buban bacalarının oluşumu hakkında kesin bilgi bulunmazken, geçmişinin çok uzun yıllara dayandığı belirtiliyor.

Bacaların oluşum şekli, vadi yamaçlarından inen sel suları ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla peribacası şeklinde olan ilginç sivri kaya şekillerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Dış kuvvetler (Rüzgar, akarsu, vb..) tarafında aşındırıp taşınması sonucu oluşan harika bir doğal güzelliktir. Fakat burası yeteri kadar tanıtılmadığı için pek çok kimse bilmez fakat gidenler bir daha gitmek istiyorlar.

 

Paylaşın

Kale Tepesi’nden Güneşin Doğuşu

Kale Tepesi; Bingöl’ün Karlıova İlçesi sınırları içerisinde kalan Bingöl Dağlarının üzerindedir. Ulaşım Bingöl’den dağın eteklerine kadar taşıt, oradan zirveye kadar ise 25 – 30 dakika yürüyüş ile mümkündür.

Bingöl Karlıova ilçesinin 3250 m. yükseklikteki Bingöl Dağlarının Kale Tepesi’nden güneşin doğuşunu normal durumundan çok farklı seyretmek mümkündür. Her yıl 15 Temmuz – 15 Ağustos tarihleri arasında en iyi şekilde seyredilir. Güneşin Doğuşu çok değişik şekillerde, normal halinden çok farklı, ve oldukça ilginç görüntüler oluşturmaktadır. Dünyada Güneşin Doğuşu tam olarak iki yerden izlenir. İsviçre’nin Alp Dağlarından ve Bingöl Dağlarının Kale Tepesi’nden.

Güneş doğarken hafif bir kızartı ile belirir. Bu esnada rengarenk görüntüler meydana gelir. Daha sonra insana korku veren bir karartı şeklini alır. Kızarıklıklar kor parçası haline gelir. Kor parçası içinde insan yüzünü andıran üç büyük leke belirir. Güneş karartı halinden yavaş yavaş açılmaya başlar. Ufukta görülüp tamamlanmak üzere iken altın bir küre gibi görünmeye başlar. Döndükçe etrafa binlerce ışık saçar. Daha önce görülmemiş renkleri o anda görmek mümkündür. Daha sonra güneş elmas parçası gibi kristalleşip eski durumunu almaya başlar. Oldukça heyecanlı anlar yaşatır.

Paylaşın

Bingöl: Yeldeğirmeni Kilisesi

Yeldeğirmeni Kilisesi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Yeldeğirmeni Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Köydeki tescilli çeşmenin 25 m kadar kuzeyinde yer alan kilise 3 neflidir. Giriş kapısı batıda olup orijinal kapısı sökülmüştür. Kısmi tahribata rağmen kemerli olduğu belli olan giriş kapısı üzerinde küçük, kavisli bir pencere vardır. Kapı ile pencere arasında hafif kabartılı bir haç işlenmiştir. Eğimli bir arazide bulunduğundan ve kuzey duvarlarının yarıdan fazlası toprak altında olduğundan toprağa gömülü gibidir. Bazı kısımlarda ise aşınmadan dolayı temel taşları görünmektedir.

Köşeleri düzgün kesme taştan, diğer kısımları yonu taşlardan yapılmıştır. Güney cephesinde üç, doğu ve batı cephelerinde birer küçük mazgal penceresi vardır. İç kısımdaki kemerli bölümler de kesme taştandır. Taş semerdamçatılı olup çatı hizası dışa taşkın silmelidir. Doğu cephesindeki arka duvarının önünde dikdörtgen prizma formlu, üzerleri değişik kabartma motiflerle süslü iki mezar taşı vardır. Kitabe veya herhangi bir yazıt ya da bezemeye rastlanmamaktadır.

Paylaşın

Bingöl: Çanakçı Kilisesi

Çanakçı Kilisesi; Bingöl’ün Kiğı İlçesi, Çanakçı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür. 

Kilise köy içerisinde, kuzeydedir. 3 nefli (bölüm-uzun salon) yapılmıştır. Orta nef geniş tutulmuştur. Kapısı batı cephede olup taç kapı şeklindedir. Kuzeyde bir, güneyde iki adet kemerli büyük pencere bulunmaktadır. Taçkapısı ve pencereleri bej kalkerden (beyaz kesme taştan) yapılmış olup pencereleri süslemelidir.

Kapı üstündeki taş dizelerinde bulunan perde motifleri, Topraklık köyü Kilisesi taç kapısındakilere benzemektedir. Kapının iki yanında, kalker taşından iki aksesuar vardır. Daire formlu olanın içinde çivi yazısına benzer süslemeler görülür. Her ikisinin de ortasında bulunan haç (ya da insan tasvirleri) tahrip edilmiştir.

Düzgün kesme taştan yapılan kapı, yuvarlak kemer ve silmeli profilli saçağa sahiptir. Beden duvarları yonu siyah bazalt taştandır. Köşe taşları ve pencere kenarları düzgün yonu taştan yapılmıştır. Girişte iki yan duvar önünde ikişerden dört paye ve duvara dayalı yan payeler kilise içini üç hole böler. Çatısı üç kademeli saçağa sahip kırma çatı şeklinde olup üzeri toprakla örtülüdür. İç kısımda süslemeye rastlanmamaktadır.

Paylaşın

Bingöl: Güneyağıl Kilisesi

Güneyağıl Kilisesi; Bingöl’ün Kiğı İlçesi, Güneyağıl Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Köyün kuzeybatısında bulunan, üst örtüsü çökmüş ve iç kısımları yıkık durumda olan kilise bugün kullanılmamaktadır. Yıkıntı nedeniyle girişi ve kapısı belli değildir ancak muhtemelen kuzeydedir. Giriş kısmı batıdadır. Ancak bu duvara bitişik ev yapılmış olduğundan giriş kısmı duvarla kapatılmıştır.

1,1 m kalınlığındaki dış duvarlar köşelerde düzgün kesme taş, diğer kısımlarda moloz taştandır. Bazı kesme taşların ahlat taşına benzer şekilde vişneçürüğü renginde olduğu görülmektedir. Apsis’in yarım küre şeklindeki tavanı da orta kısımda donuk vişne renkte taş kemerlerle çevrili olup kubbesinde mavi boya izleri vardır.

Kilise dört sütun, bu sütunlar üzerinde oturan altı kemer, kemerlerin oluşturduğu üç nef, yapının doğu tarafında yer alan apsis ve sağlı sollu birer adet mekândan oluşmaktadır. Sütun başlıkları kazıma tekniği ile köşeleri üçgen süslerle bezeli ve dışa taşkındır.

Kemerlerin oturduğu kısımlardaki demir perçinlerden bu kısımlarda kemerleri bağlayan ağaç hatıllar olduğu anlaşılmaktadır. Kuzey duvarında kenarları haç şeklinde geçilmiş ve kırmızı, sarı, yeşil boya izleri olan silmeleri bulunan kemerli bir niş vardır. Güney ve kuzey duvarlarında payeler üzerine oturtulmuş yalancı kemerler bulunmaktadır.

Paylaşın