Edirne: Sarayiçi Balkan Şehitliği

Sarayiçi Balkan Şehitliği; Edirne’nin Merkez İlçesi, İstasyon Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Sarayiçi Balkan Şehitliği, Balkan Savaşı’nda düşman işgaline karşılık verilen 300 bin şehit ve 1913 yılında Sarayiçi’nde aç susuz bırakılarak ölüme mahkum edilen 20 bin şehit anısına 1994 yılında yaptırılmıştır.

Kültür Bakanlığı tarafaından düzenlenen şehitlikte Türkiye’nin her köşesinden isimler bulunmaktadır. Aynı alan içinde 1939 yılında yapılan Balkan Şehitleri Anıtı da bulunmaktadır.

Balkan Şehitliği’nin projesi Yüksek Mimar Nejat Dinçel tarafından çizilmiş, 12 blok üzerinde 100 subay ve 400 er’in adı yazılı olan şehitlikte bulunan Balkan Savaşı rölyefi Heykeltıraş Metin Yurdanur tarafından yapılmıştır.

Şehitliğin yanında bulunan Mehmetçik heykeli ise Çanakkale Şehitlikleri’nde bulunan heykellerin çoğunu ve Şükrü Paşa Anıtı‘nı yapmış olan Heykeltıraş Prof. Tankut Öktem tarafından yapılmıştır.

Paylaşın

Edirne: Gazi Mihal (Hamidiye) Köprüsü

Gazi Mihal (Hamidiye) Köprüsü; Edirne’nin Merkez İlçesi, Talat Paşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Tunca Nehri’nin üzerine yapılmıştır.

Bizans döneminde Mikhael Palaiologos yaptırmıştır. 1402’de Osmanlı döneminde Gazi Mihal Bey yeniden yapılırcasına onartmıştır.

1640’de Kemankeş Kara Mustafa Paşa’nın yaptırdığı sivri kemer biçiminde Tarih Köşkü (Kitaba Köşkü) vardır.

Köprü gövdesinde sızan suların atılması amacıyla yapılan drenaj düzeni ilginçtir. 1900 yılında II. Abdülhamit İtalyan ustalar yeniden yaptırmıştır.

Paylaşın

Edirne: Darül Hadis Camii

Darül Hadis Camii; Edirne’nin Dilaverbey Mahallesi, Darül Hadis Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Set yolunun demiryolu köprüsü yakınından sola dönünce görülebilen Dar-ül Hadis Camisi; Sultan II.Murat döneminde medrese olarak 1434 yılında yapılmış Sultan eserlerindendir. (Bazı tarih kitapları, cami ve medresenin ayrı ayrı yapıldığını yazarlar.)

Hz. Muhammed’in Edirne’de II.Murat’a rüyasındayken yapımı için emir verdiği söylenir. Bu nedenle duaların kabul gördüğü yerlerden biri olarak bilinmektedir.

Sonradan camiye dönüştürülen Dar-ül Hadis’in yarısı 1913 yılındaki Bulgar İşgali döneminde isabet eden top mermileri nedeniyle yıkılmış, onarılmaktayken Birinci Dünya Savaşı’nda petrol ve benzin deposu olarak kullanılmıştır. Son yıllarda onarılan ve çevre düzenlemesi yapılan cami ibadete açıktır.

Paylaşın

Edirne: Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Meydan Mahallesi, Mimar Sinan Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Arkeoloji Bölümü

Bahçede girişte, Roma dönemine ait lahitler, dolmen ve Menhirler; hemen arkasında Osmanlı Dönemi’ne ait mezar taşları sergilenmektedir. Bahçede ayrıca, Helenistik, Roma ve Doğu Roma dönemlerine ait sütun başlıkları, heykeller ve Osmanlı Dönemine ait su kültürü ile ilgili olan Edirne’nin balıklı havuzları ve kuşlukları sergilenmektedir.

Arkeoloji bölümünde sergileme Paleontolojik döneme ait fosillerle başlar. Edirne ve yakın çevresinde bulunan, 3. Zaman sonuna ait gergedan ve at türünden hayvanların defans, çene kemiği, diş ve omurlarına ait parçalar bulunmaktadır. Ayrıca günümüzden 30 milyon yıl önce Miyosen Döneme ait fosiller ile diğer deniz hayvanları fosilleri de burada sergilenmektedir.

Arkeolojik buluntular, Enez Hocaçeşme Höyüğü’nde bulunan Orta Neolitik-İlk Kalkolitik Döneme ait (günümüzden 73007400 yıl önce) taş, kemik ve pişmiş toprak buluntularla başlamaktadır. Müzenin bahçesinde sergilenen Hacılar Dolmeni kazısında bulunan eserler, Lalapaşa Arpalık Dolmeni ve Taşlıcabayır Tümülüs’ü kurtarma kazılarında bulunan törensel kaplar; MÖ 1400-800 yıllarında Son Tunç-Demir Çağı başlarına ait kültürün belgeleri olarak sergilenmektedir.

Traklar

Mermer heykeller ve steller arasında bölgenin yerli halkı olan Traklara ait tanrılaştırılmış Trak Süvarisi tasvirli mezar stelleri müzede sergilenen bölgesel eserlerdendir.

İlk çağlarda Balkanları, Andolu ve Egeye bağlayan kara, deniz ve nehir yollarının kesiştikleri zorunlu geçiş yolu üzerinde kurulmuş önemli bir liman şehri olan Enez’de 1971-72 yıllarından beri devam eden kazı ve araştırmalar, bölgenin Neolitik Çağ’dan günümüze kadar gelişimini göstermektedir. Müzenin önemli bölümünü oluşturan Enez kazısı buluntuları arasında figürlü amphoralar, pişmiş toprak heykelcikler ve seramik eserler, mermer heykel parçaları, steller, çeşitli takılar ve bunlar gibi değerli eserler sergilenmektedir.

Kapıkule, İpsala ve diğer sınır kapılarından ele geçirilen bölge eserleri dışında Anadolu uygarlıklarına ait çeşitli eserler de müzede sergilenmektedir. Takılar, pişmiş toprak ve cam eserlerin yanı sıra, heykel ve steller ile sikkeler dönemlerine ait vitrinlerde sergilenmektedir.

Etnografya Bölümü

Yaklaşık bir asır boyunca Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik eden Edirne XVII. yüzyılda önemli kentlerden biri olarak bilinmektedir. Sergilemede bu özgün kültürün yansımaları dikkat çekmektedir. Gelin odasında bulunan halılar, işlemeler, Edirnekari yüklükler devrin sanat değeri yüksek değerli eserleridir.

Salonda sergilenen tombak ibrikler, buhurdanlıklar, gülabdanlar dikkati çekmektedir. Balkanlara has yöresel kıyafetler kentin etnografik kimliğine ışık tutacak niteliktedir. Hat sanatının değişik örnekleriyle temsil edildiği salonda ayrıca, Ulu Önder Atatürk’ün Edirne’ye yaptığı ziyaret sırasında kullandığı bazı özel eşyalar da sergilenmektedir.

Sergileme, girişte halı-kilim galerisi ile başlar. Büyük salonda Edirnekâri yüklük, Edirne gelin odası, hamam köşesi, Edirne oturma odası, Şarköy kilimleri, Edirne evleri keten sıva örneği, çeşitli işleme ve kıyafetler ile takılar, oyalar, şahısların hediye ettiği eserler yer almaktadır. Gemi tasvirleriyle süslü ahşap sandık, fermanlar, hat levhaları ve Edirnekâri süsleme tekniğinin özgün örnekleri de bu bölümde sergilenen eserlerdendir.

Edirnekâri Genellikle ahşap üzerine boyama yapılarak uygulanan bir süsleme sanatıdır. Edirne işi olarak da bilinir. Kendine has bir üslubu vardır. Kullanılan boyaların bozulmaması, süslemede naturalist çiçek, yaprak, meyve motiflerinin kullanılması ile dikkat çekicidir. Kaynaklarda Edirne işi, 14. yy’dan 19. yy’a kadar çekmece, sandık, kalemdan, kapı, tavan, dolap kapakları vb. materyaller üzerine uygulanan bir sanat dalı olarak tanımlanmıştır. Edirnekâri süslemeler zamanla Türkiye genelinde yaygınlaşmıştır.

Paylaşın

Edirne: Karaağaç Tren Garı

Karaağaç Tren Garı; Edirne’nin Merkez İlçesi, Karaağaç Mahallesi, Karaağaç Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Karaağaç İstasyonu,  II. Abdülhamit devrinde yaptırılan istasyon binasıdır. Edirne Tren Garı olarak inşa edilmiş olan bina günümüzde Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak kullanılır.

Edirne Tren Garı, İstanbul’daki Sirkeci Garı örnek olarak yapılmış gar binalarından birisidir. Şark Demiryolları Şirketi adına Mimar Kemalettin Bey tarafından neoklasik üslupta inşa edildi.

Üç katlı, dikdörtgen planlı ve 80m. uzunluğunda bir yapıdır. İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan demiryolunun en önemli istasyonlarından birisi idi.

Paylaşın

Edirne: Bayezid Köprüsü

Bayezid Köprüsü; Edirne’nin Merkez İlçesi, Yeniimaret Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Tunca Nehri üzerine yapılmıştır. 

1488’da ll. Bayezid’in Mimar Hayrettin’e yaptırdığı sanılmaktadır. 78 m. genişliğinde ve 5 sivri kemerlidir. Kesme taştan yapılmış sağlam bir köprüdür.

Tunca Adasından bu köprüyle çıkılır. Tunca’nın Fatih Köprüsü yakınları ve Adalet, Bostancıbaşı ile İftar Kasırları arasından geçen kolu boyunca kesme taştan yapılma rıhtımlar ilgi çekicidir.

Tunca ve Meriç Nehri etrafına sıralanmış 450 kadar olduğu söylenen köşklere adına zevrak denilen büyüklü küçüklü sandallarla gidilir ve bu rıhtımlar kullanılırdı.

 

Paylaşın

Edirne: Bedesten Çarşısı

Bedesten Çarşısı; Edirne’nin Merkez İlçesi, Sabuni Mahallesi, Talat Paşa Bulvarı üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Eski Cami’ye gelir temin etmek için Çelebi Sultan Mehmet zamanında 1417-1418 tarihleri arasında yaptırılmıştır. Erken Osmanlı Dönemi çarşılarının ayakta ve kullanılır durumdaki en ilginç örneklerindendir.

Mimarı Hacı Alaeddin’dir. Dikdörtgen biçiminde olup boyutları 41’e 78 metredir. 14 kubbeli bir yapıdır ve dört cephesinde 54 dükkan bulunur. Her cephenin ortasına düşecek şekilde dört kapısı bulunmaktadır.

İç mekanda dört yüze dağılan şekilde 36 adet hücre vardır. İç Mekan boyutları 20 x 56 metredir. Her kubbede bir adet pencere vardır ve iç mekan bunlarla aydınlatılır. Çatısı kurşunla kaplıdır.

Evliya Çelebi; “İçinde değerli eşya alınıp satılan yer” anlamına gelen Bedesten için: “Burada Mısır Hazinesi değerinde olan elmas ve mücevherler zengin tacirlerin dolapçıklarında gözleri kamaştırır; çarşıyı 60 gece bekçisi beklerdi.” şeklinde yazmaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun yükselme devrinde çok hareketli bir alışveriş yeri idi. Çok değerli mücevherler satan dükkanlar bulunuyordu. Günümüzde de canlı alışveriş merkezlerindendir. Kentte bulunan az sayıda mermer ustası bu çarşıda mesleklerini sürdürmektedir.

Paylaşın

Edirne: Beylerbeyi Camii

Beylerbeyi Camii; Edirne’nin Merkez İlçesi, Babademirtaş Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Hükümet Konağı’ndan Sarayiçi’ne giden caddenin sağındadır.

Beylerbeyi Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tek ve yarım kubbeden oluşan bu cami, içinde çok ilginç Türk-İslam Mezartaşı örneklerinin bulunduğu bir mezarlığa sahip olup, günümüzde de ibadete açıktır.

1429’da, Sultan II.Murad döneminde Rumeli Beylerbeyi Sinaneddin Yusuf Paşa yaptırmıştır. Yan mekanlı, çokgen planlı tek kubbeli bir yapıdır. Sivri kemerli mermer Taçkapı ilginçtir. İçte büyük kemerin alt yüzünde rumi ve hatayi motifli kalem işi süslemeler göze çarpar. Son yıllarda yeniden yapılırcasına onarılmıştır.

Caminin karşısında Sinaneddin Yusuf Paşa için yapıldığı sanılan yıkık Durumda bir türbe vardır. Sekizgen planlı taş yapıda sırlı tuğla dolgular tek süs öğeleridir. Mezarlık ortasında bulunan türbe önemli ölçüde tahrip edilmiştir. Halk Arasında bu türbenin İncili Çavuş’a ait olduğu inancı yaygındır.

 

 

Paylaşın

Edirne: Makedonya Saat Kulesi

Makedonya Saat Kulesi; Edirne’nin Merkez İlçesi, Çavuşbey Mahallesi, Mumcular Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Edirne Kalesi Makedonya Saat Kulesi Roma Kralı Hadrianus tarafından kurulan Hadrianopolis’i çevreleyen surların dört köşesindeki kulelerdendir .

Edirne Valilerinden Hacı İzzet Paşa’nın kule üstüne yaptırdığı ahşap katlar ve koydurduğu saatler sonrasında burası (1866-1867) Saat Kulesi olarak anılmıştır. Buradaki saat uzun süre Millet Saati olarak da adlandırılmıştır.

Kenti çevreleyen surların kulelerinden günümüze gelen tek yapı olan Makedonya Kulesi ve çevresi, yapılan kazı sonrası ‘Kentsel Arkeoloji Parkı’ olarak hizmete açılmıştır.

Paylaşın

Edirne: Deveci Hanı (Eski Hapishane)

Deveci Hanı (Eski Hapishane); Edirne’nin Merkez İlçesi, Çavuşbey Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı iki katlı olup, Osmanlı Hanlarının erken örneklerindendir. Yapıda kesme taş ve tuğla kullanılmıştır. Üst katta 31 odası bulunmaktadır. İnşa yılı olarak da yapı özelliğine dayanılarak 15. Yüzyılın ilk yarısında yapıldığı tahmin edilmektedir.

Vali Rüstem Paşa zamanında (1846) yapı tamir edilerek cezaevine dönüştürülmüştür, 1949 yılına kadar da cezaevi olarak kullanılmıştır. Vali Hacı İzzet Paşa (1891 – 1892) zamanında esaslı bir onarım görmüş, hapishaneye ek olarak revir ve 4 oda eklenmiştir.

Çok amaçlı salon bu kısımdadır. Yapının güney cephesinde Mustafa Razi (Çıpanlı Razi) tarafından yazılmış bir kitaba bulunmaktadır.

Restore edilen yapıda ait katta, Edirneli Ressam Hayri Çizel ile Edirne’de görev yapan Ressam Hasan Rıza Sergi Salonları ile atölyeleri, üst katlarda ise idari odalar bulunmaktadır.

Paylaşın