Elazığ: Kazım Efendi Türbesi

Kazım Efendi Türbesi; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Harput Mahallesi, Meteris Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1894 tarihinde Harput’ta dünyaya gelmiştir. Aslen Harputlu olan Kâzım Efendi’nin lâkaplarına “Iğıkilioğulları” denmektedir. Kendisi Nakşibendi Tarikatının son şeyhlerindendir.

Harputlu islam düşünürü Kazım Efendi Türbesi, Harput’un Meteris Mezarlığı’nda, İmam Efendi Türbesi’nin yakınında bulunmaktadır.Değişik bir mimari tarzda yapılmış olan türbe, ihata duvarıyla çevrili özel bir kabristanın içerisindedir. Türbenin üzeri kubbeli ve bu kubbe araları açık olan 5 sütun üzerine oturtulmuştur.

Üst kısımları sütunlar arası oluşturulan kemerlerle kubbeye bağlanan kubbenin tam altında bulunan mezar bölümü, zeminden 20 cm. kadar yükseklikte daire şeklindeki bir kaide üzerindedir. Çevresi, yine daire şeklinde demir bir kafesle çevrilmiş mezarın baş ve ayak kısmına kitabe konulmuştur. 1967 yılında Elazığ’da vefat etmiş, Harput’a defnedilmiştir.

Paylaşın

Elazığ: Sara Hatun Camii

Sara Hatun Camii; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Harput Mahallesi, Nizamettin Caddesi, Aslanlı Sokak üzerinde yer almaktadır. 

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadır Han’ın (Uzun Hasan) Annesi Sara Hatun tarafından 1465 yılında mescid olarak yaptırılmıştır. 1585 yılında tamir edilmiş, 1843 yılında da yapılan onarımla da bugünkü halini almıştır.

Cami, kare planlı olup orta kısmının üzeri dört kalın sütuna dayanan kubbe ile kenarları ise tonozla örtülüdür. Mihrap sade bir iniş halindedir. Minberi, taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.

Paylaşın

Elazığ: Arkeoloji ve Etnografya Müzesi

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Üniversite Mahallesi, Çaydaçıra Kavşağı üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

30 Nisan 1965 yılında, Harput mahallesinde bulunan Alacalı Mescit’te “Harput Müzesi” olarak kurulmuştur. Müze binası arkeolojik eserler ve sikke salonu, halı ve kilim galerisi ile etnografya salonu olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

Keban ve Karakaya Baraj projeleri çerçevesinde yapılan yüzey araştırmaları ve kazılarda bulunan milattan önceki devirlere ait eserlerin teşhiri ve muhafazası için 1971 yılında Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kampüsü içerisinde yeni müze inşasına başlanılmış ve 28 Temmuz 1982 yılında Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır.

Müzede 15 bin 238 adet arkeolojik, 5 bin 310 adet etnografik, 10 bin 887 adet sikke olmak üzere toplam 31 bin 435 adet envantere kayıtlı eser mevcuttur. Teşhir salonlarındaki eserler ise 493 sikke, 1071 arkeolojik ve 602 etnografik eserden oluşmaktadır. Müze sorumluluk sahasında korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli toplam 288 adet kültür varlığı bulunmaktadır.

Paylaşın

Elazığ: Hacı Hulusi Efendi Türbesi

Hacı Hulusi Efendi Türbesi; Elazığ’ın Harput Mahallesi, Meteris Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hacı Hulusi Efendi 1895 yılında doğmuştur. Harputlu olup 1.Dünya Savaşında Kafkas ve Çanakkale Cephesine katılmıştır. 1950 yılında albaylıktan emekli olmuştur. Esas adı Hulusi Yahyagil olan Hacı Hulusi Efendi, Bediuzzaman Said-i Nursi Hazretlerinin ilk talebelerindendir.

Hacı Hulusi Efendi 1986 yılında Elazığ’da vefat etmiştir.Harputlu ünlü alimlerden Hacı Hulusi Efendi’nin kabristanı, Harput’un Meteris Mezarlığı’nda İmam Efendi Türbesi’nin yakınında bulunmaktadır.

Aile mezarlığı olan bu parselin etrafı demir parmaklıklarla çevrilidir. Sanduka biçimindeki kabrin baş tarafında, şahide taşında “Emekli Albay Es Seyyid İbrahim Hulusi Yahyagil Ruhuna El Fatiha” yazısı bulunmaktadır.

Paylaşın

Elazığ: Arap Baba Mescidi ve Türbesi

Arap Baba Mescidi ve Türbesi; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Harput Mahallesi, Yakut Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Arap Baba mescidi ve alt katında bulunan türbe Selçuklu devrine aittir. Mescit ve türbe kayalıklar üzerine inşa edilmiştir. Üstü kubbeli olan mescidin minaresi kısmen yıkılmıştır. Türbe içerisinde bulunan naaş, Selçuklu türbelerinde olduğu gibi, türbenin alt katında bulunmaktadır.

Bu türbedeki zat halk arasında Arap Baba’ ismiyle bilinmektedir. Arap Baba hakkında elde kesin bir bilgi bulunmamakla beraber türbe, Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrev döneminde 1279 yılında yaptırılmıştır.

Kitabesinde, banisi olarak Şaban’ın torunu ve Arap Şah’ın oğlu Yusuf geçmektedir. Türbede bulunan ceset, üzeri yeşil kumaşla örtülü bir camekân içerisinde muhafaza edilmektedir. Türbe yerli ve yabancı turistler tarafından ilgiyle gezilmektedir. Arap Baba hakkında çeşitli rivayetler anlatılmaktadır.

Paylaşın

Elazığ: Mansur Baba Türbesi

Mansur Baba Türbesi; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Harput Mahallesi, Nizamettin Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

16 YY.’a ait bir vakfiyesi mevcut olup bu tarihlerde yıllık geliri 8980 akçedir.” Rivayete göre Şahende isimli bir kadının gördüğü rüya üzerine Harput’un manevi büyüklerinden Beyzade efendinin huzurunda yapılan kazıda büyük bir lahit meydana çıkmış ve içinde bir erkek, bir kadın ve iki de çocuk mezarının bulunduğu görülmüştür.”

Erkeğin mezarı açıldığında çürümemiş bir cesetle karşılaşılmış ve durum telgrafla Meşihat’a (Şeyhülislamlık) bildirilmiş ve gelen cevap üzerine bir türbe yaptırılmış ve “mezar taşına atfen” türbeye Mansur Baba adı verilmiştir.

Kimi kaynaklara göre türbedeki mezarların Artuklu hanedanına ait olabileceği ifade edilmektedir. Yeniden onarılan ve ziyarete açılan Mansur Baba türbesi sekizgen planlı olup iç kısmı orijinal şeklini muhafaza etmektedir. Üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır. İki katı anıtsal bir yapıdır.

Paylaşın

Elazığ: İzzet Paşa Camii

İzzet Paşa Camii; Elazığ’ın Merkez İlçesi, İzzetpaşa Mahallesi, İzzetpaşa Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İzzet Paşa Camisi il merkezinde tarihi eski hükümet konağının karşısındadır.1866 yılında zamanın valisi Hacı Ahmet İzzet Paşa tarafından cami yeri satın alınarak yaptırılmıştır.1966 yılın kurulan dernek marifetiyle, çökmek üzere olan bu ibadethane Mayıs 1967’de yıktırılarak bugünkü İzzet Paşa Camisi yapılmıştır.

1972 yılında Derneğin gayretiyle ve Elazığ halkının yardımları ile cami bitirilerek ibadete açılmıştır. Cami 44×28.5 m. ebadında olup, 8×28.5 m arka, 4X27.15 m iki yan revakları vardır.

Osmanlı mimari tarzında, çift minareli ve çift şerefelidir. Türkiye’de ilk asansörlü minareye sahip cami ünvanını almıştır. 20 m çapında ana kubbesi, 25 adet de küçük kubbesi vardır. Minare yüksekliği toprak seviyesinden itibaren 55 metredir.

Dış duvarları körpe yontma taşıyla kaplıdır. Cami sahanlığında doğu-batı istikametinde kendi minaresine uygun, 40 ton su kapasiteli şadırvan ve idare binası yer alırken, zeminde 115 adet dükkan, kütüphane ve bir polis noktası bulunmaktadır.

Paylaşın

Elazığ: Buzluk Mağarası

Buzluk Mağarası; Elazığ’ın Harput Mahallesi, Obuz Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Buzluk Mağarası, buzluk taşı denilen kayalıkların arasında derinliği 150-200 metre olarak tahmin edilen bir doğa harikasıdır. Mağaranın jeomorfolojik özelliği ve şekli ile burada gerçekleşen klimatolojik şartlardan dolayı sıcak yaz aylarında mağarada doğal olarak buz oluşmaktadır. Kış aylarında ise buz teşekkül edememektedir. Bu nedenle, yer altı hava akımı sonucunda mağara kışları sıcak, yazları ise soğuktur. Dünyada bu çeşit mağaraların sayısı çok azdır.

Buzluk Mağarası’nın üzerinde yer alan çöküntü dolini, doğu-batı yönünde 110 metre boyunda ve 50 metre genişliğinde elips şeklindedir. Dolin aynı zamanda buraya düşen yağışların toplandığı, mağaranın en önemli su deposu vazifesini görmektedir. Buzluk Mağarası’nın girişinde bir eyvan kısmı vardır. Sonraki bölümde buz tabakalarının oluştuğu birinci kısma inilmektedir.

Eski dönemlerde yöre insanları haziran, temmuz ve ağustos aylarında bu mağaradan çıkardıkları buzları hayvan sırtlarında Harput’a getirip satıyor ve para kazanıyorlardı.

Yaz aylarına burası öncelikle yerli turistlerin akınına uğramaktadır. Buzluk kayalıklarından kuzeye bakıldığı zaman Keban Baraj Gölü’nün masmavi güzelliği Pertek İİçesi’nin yeşilliği ile bütünleşerek izleyenlere eşsiz bir doğal tablo sunmaktadır. 1990 yılında doğal yapısı korunarak iniş basamakları ve aydınlatması yapılan mağaranın turistler tarafından daha kolay ziyaret edilmesine olanak sağlanmıştır.

Paylaşın

Elazığ: Harput Kalesi

Harput Kalesi; Elazığ’ın Merkez İlçesi, Harput Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Kaleye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tarihsel kaynaklara göre Harput Kalesi, MÖ 8’inci yüzyılda Urartu Krallığı tarafından kurulmuştur. MÖ 6’ncı yüzyıldan itibaren Persler’in hâkimiyeti altına girmiştir. MÖ 1’inci yüzyıl ile MS 11.’inci yüzyıl arasında Part, Roma, Sasani, Bizans ve Abbasiler arasında büyük mücadelelere sahne olmuş, 11. yüzyılın sonuna kadar Bizans hâkimiyeti altında devam etmiştir.

Bu süre zarfında Ziata Castellum ve Kharpete, Arapça’da Hısn-ı Ziyad adıyla anılan kale, 1085 yılında Çubukoğulları, 1112 yılında Artukoğulları, 1234 yılında Selçuklular’ın egemenliği altında kalmıştır. Kale, Çubuk Bey’in, Artuklu Beyi Belek Gazi’nin ve Selçuklu Beyi Alaeddin Keykubad’ın hükümet merkezi olmuş, 1366 yılında Dulkadiroğulları ve Akkoyunlu devletleri arasında sık sık el değiştirmiştir.

Kale, 1465 yılında Akkoyunlu Hükümdarı Hasan Bahadır Han (Uzun Hasan) tarafından ele geçirilerek Akkoyunlu idaresine alınmıştır. Harput Bölgesi ve Kalesi, 1515 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nun idaresine geçmiştir.

Harput Kalesi hakkında çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında yaşanan su kıtlığı nedeniyle, zamanın hükümdarının emriyle harcın hazırlanmasında su yerine süt kullanıldığı, bu yüzden de kaleye “Süt Kalesi” dendiği söylenmektedir.

İç kale ve dış surlar olmak üzere iki bölümden meydana gelen Harput Kalesi’nin özgün bir yapı olarak günümüze kadar korunabilmesinde Artuklu Dönemi’nde yapılan onarımların katkısı büyüktür. Kale daha sonra Dulkadiroğulları, Akkoyunlular ve Osmanlı Dönemi’nde de onarımlar görmüştür.

Kalesinin dış surları tamamen yıkılmıştır. Yalçın kayalar üzerinde inşa edilen ve kuşatılması oldukça zor olan kale, içerisinde hastane, tahıl ambarı, darphane, su sarnıcı, cephanelik, cami ve çok sayıda sivil yapının bulunduğu büyük bir mahalledir.

Paylaşın

Edirne: Uzunköprü, Telli Çeşme

Telli Çeşme; Edirne’nin Uzunköprü İlçesi, Telli Çeşme Meydanı’nda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapılış tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte 1800’lü yıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Çeşmenin suyu Sultan II. Murat’ın getirttiği su şebekesinden sağlanmıştır. 1960 yılında asıl yerinden alınıp 4-5 metre uzağa şimdi bulunduğu yere taşınmıştır.

Günümüzde iki musluğu olan çeşme 4 musluklu olarak tek parça som mermerden yapılmıştır. Yine mermerden bir adet yalağı bulunan çeşmenin üzeri Lale Devri süslemeleri ile aynı özellikleri taşıyan kıvrık dallar, rumiler, sarkıtlı-saçaklı süsler, selvi ve artık nesli tükenmiş olan İstanbul lalesi motifleri ile süslenmiştir.

Sanat tarihi yönünden çok değerli bir yapıttır. Ne yazık ki 1920-1922 Yunan İşgali sırasında bu süslemeler ile çeşmenin dört tarafında bulunan kitabelerin üzeri kazınmıştır. Bu yüzden yapılış tarihi ve kim tarafından yaptırıldığı hakkındaki bilgiler silinmiş, süslemelerinse yalnız izleri kalmıştır.

Paylaşın