Kahramanmaraş: Kocabaş Konağı

Kocabaş Konağı; Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi, Kayabaşı Mahallesi Çiçekli Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

100 yılı aşkın geçmişi bulunan Kocabaş Konağı, 2010 yılında restore edilerek Maraş Kültür Evi olarak turizme kazandırılmıştır. Konak düzgün olmayan çokgen planlı bir avlunun üzerine yerleştirilmiş bodrum üzeri iki kattan ibarettir. Çevre duvarı moloz taşlarla örülmüştür. Avlunun orta kısmında sonradan yapılmış sekizgen planlı bir havuz bulunmaktadır.

Kahramanmaraş mutfağının yöresel ve modern tatlarını bulabileceğiniz en güzel mekanlardan bir tanesi Kocabaş Konağı. Maraş Kültür Evi olarak da bilinen konak, sadece bir restorandan öte, yakın tarih kent yaşamına ilişkin barındırdığı etnografik ögelerle de müze niteliğindedir.

Paylaşın

Kahramanmaraş: Germenicia Antik Kenti

Germenicia Antik Kenti; Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu İlçesi, Dulkadiroğlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

2007 yılı Ağustos ayında yapılan kaçak kazı ihbarı neticesinde başlatılan çalışmalarla ortaya çıkarılan Germanicia Antik Kenti Taban Mozaikleri ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Maraş, M.Ö. 64’te Romalıların eline geçmiş ve Roma İmparatoru Gaisus Caesar Agustus Germanicus’un adı şehre verilerek “Kaiseria Germanicia” olarak adlandırılmıştır.

Çağın Latince, Grekçe ve Arapça kaynaklarından anlaşıldığına göre Germanicia Mozaikleri, Geç Roma & Erken Bizans Dönemine ait tir. Mozaikler, bu dönemde şehirde yaşanan siyasi, sosyal, kültürel ve iktisadi durumunu da yansıtmaktadır.

Kahramanmaraş: Abdülhamithan Camii

Mozaik tabakalarındaki tessare çokluğu aynı zamanda motiflere ince detayların verilmesini sağlamıştır. Mozaiklerdeki tasvirlerde bitkisel ve geometrik motifler, günlük hayattan seçilmiş betimlemeler ve dönemin mimari yapısını gösteren kompozisyonlar yer almaktadır. Germanicia Mozaikleri özenli işçilikleri, tasvirlerdeki desenleri, konu ve ikonografi çeşitliliği ile kendine özgü bir karakter taşımaktadır.

Paylaşın

Kahramanmaraş: Abdülhamithan Camii

Abdülhamithan Camii; Kahramanmaraş’ın Onikişubat İlçesi, Abdülhamithan Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Osmanlı Devleti 34.Padişahı II. Abdülhamit Han’a ithafen inşa edilen yapı; şehre hâkim bir tepede duruşu, ihtişamı ve mimari özellikleri kentin her bölgesinden kolaylıkla görülebilmekte; yine Kapladığı alanı, duruşu ve ihtişamı ile Türkiye’nin En büyük camilerinden olmuştur.

İnşasına 1993 yılında başlanılan Abdülhamit Han Camii, Kahramanmaraş halkının özveri ve fedakârlıkları ile vücut bulmuştur.  Bu anıtsal yapı için mimarlar kendi şaheserlerini, nakkaşlar en özverili kalemlerini, çini ustaları en güzel detaylarını, taş ustaları ve daha birçok sanatkâr en mükemmel sanatlarını burada konuşturmuşlardır.

Paylaşın

Kahramanmaraş: Ceyhan (Taş) Köprüsü

Ceyhan (Taş) Köprüsü; Kahramanmaraş’ın Onikişubat İlçesi, Kılavuzlu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ceyhan nehri üzerinde olmasından dolayı bu isim ile anılır. 16. Yüzyıla ait olduğu düşünülen yapı Doğu-batı doğrultuda 158,00 metre uzunlukta altı kemer gözünden oluşur.

24.60 metre ölçülerinde anıtsal kemer gözü ile köprü tarihte bir teknoloji harikalarındandır. Moloz taş malzemenin kullanıldığı yapı ihtişamlı duruşu ile günümüze kadar gelebilmiştir.

Paylaşın

Kahramanmaraş: Döngel Mağarası

Döngel Mağarası; Kahramanmaraş’ın Onikişubat İlçesine bağlı Döngel Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Mağaraya, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Döngel, üst üste ve birbirine bağlı üç mağaradan oluşuyor ve bu bölgedeki en önemli mağaralardan biridir. Kahramanmaraş topraklarında ilk yerleşim İ.Ö 40.000-10.000 Paleolitik Dönem’de bu mağaralarda başlıyor.

Mağaranın tabandan tavana kadar olan yüksekliği ise 102 m. Mağaranın etekleri ceviz ve çınar ağaçları ile kaplı, yemyeşil bir dinlenme ve piknik alanıdır.

Paylaşın

Kahramanmaraş Kalesi

Kahramanmaraş Kalesi; Kahramanmaraş’ın Onikişubat İlçesi, Şehit Muallim Hayrullah Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kalenin kesin inşa tarihi bilinmemektedir; fakat Geç Hitit Dönemlerinde(M.Ö. IX. yüzyıl) inşa edildiği düşünülür. Kale, kentin merkezinde çevresine hâkim bir tepede, stratejik bir noktada oluşu ayrıca önemlidir. Kuzey-güney doğrultuda yaklaşık 83×140 m ölçülerindeki yapı, moloz taş ve kesme taş malzeme kullanılarak inşa edilmiştir.

Özellikle 7-8. yüzyıllar da Bizanslılar ve Müslüman devletler arasında sık sık el değiştirdiği için kale defalarca tahrip olmuş onarım görmüştür. Bu noktada esaslı bir onarımın Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman(1520-1566) tarafından yaptırılmıştır.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi 1642-1672 yıllarında şehrimize gelmiş ve Maraş kalesinden bahsederken burada 1 camii bulunan 100 haneli bir mahalleden bahsetmesi kale alanın önemini gösterir bir bilgidir. Yapının son durumu 1960-1970 yıllarına aittir. Bu noktada hali hazırda tarihi kültürel değeri yanında, duruşu, özellikleri ve şehri kuşatan tarifsiz panoramasıyla ziyaretçilerine ayrı bir keyif sunmaktadır.

Paylaşın

Manisa: Turgutlu, Kent Müzesi

Kent Müzesi; Manisa’nın Turgutlu İlçesi, İstiklal Mahallesi, Sevinç Meydanı’nda yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kent Müzesi; Turgutlu’nun Cumhuriyet Tarihi ile birlikte geçirdiği evrimi Türk Gelenek, Görenek ve Adetleri’yle birlikte yansıtmaktadır.

1927-28 yıllarında inşa ettirildiği bilinen Üzümcü Konağı, mimarî özellikleri itibarı ile erken Cumhuriyet Döneminden günümüze ayakta kalabilen ilçemizdeki en ihtişamlı sivil yapı olma özelliğini taşımaktadır. 1930’lu yıllarda Enver Üzümcü tarafından satın alınan yapı, aynı zamanda 1930’lardan 1942’ye kadar hükûmet konağı olarak da kullanılmıştır.

Enver Üzümcü’nün oğlu Ahmet Bey’in vefatını müteakip konak, başka bazı gayrimenkullerle birlikte belediyemiz tarafından satın alınmış ve hemen ardından müze olarak işlevlendirmek amacıyla projesi hazırlatılmıştır. Zafer Kalkınma Ajansı’nın 2015 yılı için açtığı çağrıya müracaatımızın ardından projemiz hibe almaya hak kazanmış ve hemen ardından çalışmalara başlanmıştır.

Turgutlu’nun Müzesi’ni Turgutlular Kuruyor’ çağrısı üzerine kent katılımını sağladığı projede ilk etapta Üzümcüler olarak bilinen binanın restorasyonu gerçekleştirildi. Taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli bir yapı olan konağın restorasyonu projenin ilk etabını oluşturdu.

Müze bodrum, 1. ve 2. kattan oluşmaktadır. İşgal günleri ve yangın sürecinin anlatıldığı müzede görsel ve işitsel ögelerin yanına koklama duyusu da Turgutlu Kent Müzesi’nde yer almaktadır.

Paylaşın

Manisa: Selendi, Yelimere Kalyonları

Yelimere Kalyonları; Manisa’nın Selendi ilçesine bağlı Terziler Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kendine has özelliklere sahip olan ve çok sarp yerde bulunan Yelimere Kanyonlarının yerini sadece yöre halkı ve avcılar biliyor.

Çok sarp ve derin bir kanyonları içinde barındıran yöre halkı tarafından Yelimere Kanyonları olarak adlandırılan bölgenin ilgi çekici doğal yapısı ile alternatif turizm için Selendi’de görülmeye değer yerlerden birisi olmaya aday.

Paylaşın

Manisa: Kula, Yunus Emre ve Tapduk Emre Türbesi

Yunus Emre ve Tapduk Emre Türbesi; Manisa’nın Kula İlçesine bağlı Emre Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Büyük bir Türk mutasavvıfı olan, Tabduk Emre hakkında yazılı kaynaklar; O’nu Barak Baba, Sarı Saltuk gibi Hacı Bektaş-ı velinin halifesi olarak göstermektedir.

Tabduk Emre miladi 1200’lü yıllarda Manisa ili Kula ilçesi Emre köyünde yaşamıştır ve Hoca Ahmet Yesevi’nin müritlerinden olduğu bilinmektedir.

Bir gün Hacı Bektaş Anadolu’daki erenleri yanına çağırır. Tabduk Emre ben nasibimi aldım deyip davete uymaz. Fakat Hacı Bektaş’ın ısrarı üzerine dergâhına varır. Kendisine gelmeyişinin sebebi sorulur; şöyle cevap verir. “ Erenler meclisinde bir gün perde aralığında el uzandı ve bize nasibimizi verdi.” dedi.

Hacı Bektaş; “O eli görsen tanır mısın?” der.

Tabduk Emre: “Elbette tanırım. Ayasında yeşil bir ben vardı, o eli bir ordunun içinde görsem tanırım.” der.

O zaman Hacı Bektaş sağ elini Emre’ye uzatır.

Emre o yeşil beni burada görünce, heyecanlanır ve “Tabduk Sultanım, Tabduk Sultanım” diye bağırır. Aradığı kişinin karşısında olduğunu anlar ve o günden sonra Ermem Şeyhin adı “Tabduk Emre” olur. Tabduk aradığımı buldum demektir.

Yine bir rivayete göre: Tabduk Emre, Saruhan Beyinin kızı Fatma Sultanı istetmek için, annesini Emre köyünden, Saruhan beyinin konağına yollar. Tabduk Emre’nin annesi, Saruhan beyinin kızı Fatma Sultanı oğlu Tabduk Emre’ye ister. Saruhan Beyi, Tabduk Emre’nin annesine oğlu kırk yük altın getirirse ancak o zaman kızını vereceğini söyler. Annesi boynu bükük olarak Emre köyüne dönüp, durumu Tabduk Emre’ye anlatır.

Tabduk, annesini tekrar Saruhan beyine göndererek, beyin şartlarını kabul ettiğini bildirir. Tabduk Emre Saruhan Beyi’nin Emre köyüne gönderdiği kırk deveye, çuvallar içinde kum ve çakıl doldurarak Saruhan Beyine geri gönderir. Çuvallar Sultanın hazinesine boşaltılırken içindeki kum ve çakıllar altın olur. Bunun üzerine hayretler içinde kalan Saruhan Beyi de sözünde durarak kızı Fatma Sultanı Tabduk Emre’ye verir.

Günümüzde Tabduk Emre Türbesi olarak anılan yapı mimari unsurlar bakımından Manisa’daki Saruhan Bey Türbesi ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Türbe içinde ortadaki Tabduk Emre’ye, diğerleri ise aile fertlerine ait olduğu söylenen 10 mezar bulunmaktadır. Türbe kapısının hemen önünde, taşında balta tasviri bulunan mezarın ise Yunus Emre’ye ait olduğuna inanılmakta ve her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir.

Paylaşın

Manisa: Köprübaşı, Oniks Mermeri

Oniks Mermeri; Manisa’nın Köprübaşı İlçesi, Saraycık Mahallesi ve Tokmaklı Mahalleleri arasında bulunan Mermer ocaklarından elde edilmektedir.

Oniks Mermeri; kalsiyum karbonatlı soğuk kaynak sularının çökeltisiyle oluşur. Oniks mermerlerinin diğer mermer türlerine göre daha sert bir yapıları vardır. Bu nedenle işlenmeleri daha zordur. Genellikle beyaz, yeşil, sarı ve kırmızı renkleriyle doğada bulunabilir.

“Onyks” aslında Yunanca ’da tırnak anlamına gelen bir kelimedir. Türkçeye ‘Oniks’ şeklinde girmiştir. Kireçtaşı /dolomitin ısı, basınç ve sulu çözeltilerin etkisiyle başkalaşıma uğraması sonucu ortaya çıkan kayaç türleri genel olarak mermer adıyla tanımlanır. Oniks, 4 ana gruba ayrılan mermer çeşitlerinden biridir.

Doğal taşlardan Oniks taşı, yapı malzemeleri arasında dünyada çok tercih edilen taşlarındadır. Özel bir kalsedon türevi olan Onyx taşı; yer altı sıcak sularının kaynamasıyla kalsiyum karbonat, magnezyum karbonat, bakır, demir oksit ve florin minerallerinin mixiyle oluşur.

Oniks mermeri, kalsiyum karbonatlı soğuk kaynak sularının çökeltisiyle oluşur. Görünüşünde ki kristalize ve saydam yapısıyla farklı mermer türlerinden ayrılabilir. Oniks ışığı geçirebilirken, mermerlerde sadece saydamlık mevcuttur ve ışık geçirgenliği yoktur.

Oniks mermerlerinin diğer mermer türlerine göre daha sert bir yapıları vardır. Bu nedenle işlenmeleri daha zordur. Genellikle beyaz, yeşil, sarı ve kırmızı renkleriyle doğada bulunabilir.

Oniksle Neler Yapılabilir?

Oniks mermer sayesinde; mekanlarda albenili ve ışıltılı sütunlar, oniks duvar kaplamaları, şömineler, mermer masa, takı, süs eşyaları, vazo biblolar ya da satranç takımları yapılabilir. Özel tasarımlar dendiğindeyse bu doğal taş biçilmiş kaftandır.

Paylaşın