2023 Emmy Ödülleri Adayları Duyuruldu; Ödüller 19 Eylül’de Sahiplerini Bulacak

HBO imzalı Succession dizisinin 27 dalda aday olduğu 75’inci Emmy Ödülleri için adaylar belli oldu. Televizyon dünyasının Oscar’ları olarak kabul edilen Emmy Ödülleri 19 Eylül’de sahiplerini bulacak.

Haber Merkezi / Succession dizisi adından söz ettirirken The Last of Us ve The White Lotus en çok adaylık kazanan diğer yapımlar oldu.

‘Succession’ın oyuncuları Brian Cox, Kieran Culkin ve Jeremy Strong En İyi Erkek Oyuncu dalında aday gösterildi. Böylece Emmy tarihinde ilk kez aynı diziden üç oyuncu aynı kategoride aday gösterildi.

Ödüle aday gösterilenler arasında en çok dizi/isim bulunduran kanal HBO oldu: Succession, The Last of Us, The White Lotus. Prime Video’dan The Marvelous Mrs Maisel ile Hulu’dan The Bear da diğer platformlar arasında öne çıkmayı başardı.

2023 Emmy Ödülleri adayları tam liste

En İyi Drama Dizisi

Andor (Disney+)
Better Call Saul (AMC)
The Crown (Netflix)
House of the Dragon (HBO/Max)
The Last of Us (HBO/Max)
Succession (HBO/Max)
The White Lotus (HBO/Max)
Yellowjackets (Showtime)

En İyi Komedi Dizisi

Abbott Elementary (ABC)
Barry (HBO/Max)
The Bear (FX)
Jury Duty (Freevee)
The Marvelous Mrs. Maisel (Prime Video)
Only Murders in the Building (Hulu)
Ted Lasso (Apple TV+)
Wednesday (Netflix)

En İyi Mini Dizi

Beef (Netflix)
Dahmer — Monster: The Jeffrey Dahmer Story (Netflix)
Daisy Jones & the Six (Prime Video)
Fleishman Is in Trouble (FX)
Obi-Wan Kenobi (Disney+)

En İyi Erkek Oyuncu – Drama

Jeff Bridges (The Old Man)
Brian Cox (Succession)
Kieran Culkin (Succession)
Bob Odenkirk (Better Call Saul)
Pedro Pascal (The Last of Us)
Jeremy Strong (Succession)

En İyi Kadın Oyuncu – Drama

Sharon Horgan (Bad Sisters)
Melanie Lynskey (Yellowjackets)
Elisabeth Moss (The Handmaid’s Tale)
Bella Ramsey (The Last of Us)
Keri Russell (The Diplomat)
Sarah Snook (Succession)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Drama

F. Murray Abraham (The White Lotus)
Nicholas Braun (Succession)
Michael Imperioli (The White Lotus)
Theo James (The White Lotus)
Matthew Macfadyen (Succession)
Alan Ruck (Succession)
Will Sharpe (The White Lotus)
Alexander Skarsgard (Succession)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Drama

Jennifer Coolidge (The White Lotus)
Elizabeth Debicki (The Crown)
Meghann Fahy (The White Lotus)
Sabrina Impacciatore (The White Lotus)
Aubrey Plaza (The White Lotus)
Rhea Seehorn (Better Call Saul)
J. Smith-Cameron (Succession)
Simona Tabasco (The White Lotus)

En İyi Misafir Erkek Oyuncu – Drama

Murray Bartlett (The Last of Us)
James Cromwell (Succession)
Lamar Johnson (The Last of Us)
Arian Moayed (Succession)
Nick Offerman (The Last of Us)
Keivonn Montreal Woodard (The Last of Us)

En İyi Misafir Kadın Oyuncu – Drama

Hiam Abbass (Succession)
Cherry Jones (Succession)
Melanie Lynskey (The Last of Us)
Storm Reid (The Last of Us)
Anna Torv (The Last of Us)
Harriet Walter (Succession)

En İyi Erkek Oyuncu – Komedi

Bill Hader (Barry)
Martin Short (Only Murders in the Building)
Jason Segel (Shrinking)
Jason Sudeikis (Ted Lasso)
Jeremy Allen White (The Bear)

En İyi Kadın Oyuncu – Komedi

Christina Applegate (Dead to Me)
Rachel Brosnahan (The Marvelous Mrs. Maisel)
Quinta Brunson (Abbott Elementary)
Natasha Lyonne (Poker Face)
Jenna Ortega (Wednesday)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Komedi

Alex Borstein (The Marvelous Mrs. Maisel)
Ayo Edebiri (The Bear)
Janelle James (Abbott Elementary)
Sheryl Lee Ralph (Abbott Elementary)
Juno Temple (Ted Lasso)
Hannah Waddingham (Ted Lasso)
Jessica Williams (Shrinking)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Komedi

Anthony Carrigan (Barry)
Phil Dunster (Ted Lasso)
Brett Goldstein (Ted Lasso)
James Marsden (Jury Duty)
Ebon Moss-Bachrach (The Bear)
Tyler James Williams (Abbott Elementary)
Henry Winkler (Barry)

En İyi Misafir Erkek Oyuncu – Komedi

Jon Bernthal (The Bear)
Luke Kirby (The Marvelous Mrs. Maisel)
Nathan Lane (Only Murders in the Building)
Pedro Pascal (Saturday Night Live)
Oliver Platt (The Bear)
Sam Richardson (Ted Lasso)

En İyi Misafir Kadın Oyuncu – Komedi

Becky Ann Baker (Ted Lasso)
Quinta Brunson (Saturday Night Live)
Taraji P. Henson (Abbott Elementary)
Judith Light (Poker Face)
Sarah Niles (Ted Lasso)
Harriet Walter (Ted Lasso)

En İyi Erkek Oyuncu – Mini Dizi/Televizyon Filmi

Taron Egerton (Black Bird)
Kumail Nanjiani (Welcome to Chippendales)
Evan Peters (Dahmer — Monster: The Jeffrey Dahmer Story)
Daniel Radcliffe (Weird: The Al Yankovic Story)
Michael Shannon (George & Tammy)
Steven Yeun (Beef)

En İyi Kadın Oyuncu – Mini Dizi/Televizyon Filmi

Lizzy Caplan (Fleishman Is in Trouble)
Jessica Chastain (George & Tammy)
Dominique Fishback (Swarm)
Kathryn Hahn (Tiny Beautiful Things)
Riley Keough (Daisy Jones & the Six)
Ali Wong (Beef)

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu – Mini Dizi/Televizyon Filmi

Murray Bartlett (Welcome to Chippendales)
Paul Walter Hauser (Black Bird)
Richard Jenkins (Dahmer – Monster: The Jeffrey Dahmer Story)
Joseph Lee (Beef)
Ray Liotta (Black Bird)
Young Mazino (Beef)
Jesse Plemons (Love & Death)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu – Mini Dizi/Televizyon Filmi

Annaleigh Ashford (Welcome to Chippendales)
Maria Bello (Beef)
Claire Danes (Fleishman Is in Trouble)
Juliette Lewis (Welcome to Chippendales)
Camila Morrone (Daisy Jones & the Six)
Niecy Nash (Dahmer – Monster: The Jeffrey Dahmer Story)
Merritt Wever (Tiny Beautiful Things)

En İyi Yarışma Programı

The Amazing Race (CBS)
RuPaul’s Drag Race (VH1)
Survivor (CBS)
Top Chef (Bravo)
The Voice (NBC)

En İyi Talk Show

The Daily Show With Trevor Noah (Comedy Central)
Jimmy Kimmel Live! (ABC)
Late Night With Seth Meyers (NBC)
The Late Show With Stephen Colbert (CBS)
The Problem With Jon Stewart (Apple TV+)

En İyi Reality Şovu

Antiques Roadshow
Diners, Drive-Ins, and Dives
Love Is Blind
Queer Eye
Shark Tank

En İyi Yarışma Programı Sunucusu

Bobby Berk, Karamo Brown, Tan France, Antoni Porowski, Jonathan Van Ness, Queer Eye
Nicole Byer, Nailed It!
Amy Pohler, Maya Rudolph, Baking It
RuPaul, RuPaul’s Drag Race

En İyi Skeç Programı

A Black Lady Sketch Show
Last Week Tonight with John Oliver
Saturday Night Live

En İyi Canlı Program

The Apple Music Super Bowl LVII Halftime Show Starring Rihanna
Chris Rock: Selective Outrage
Elton John: Farewell from Dodger Stadium
The Oscars
75th Annual Tony Awards

En İyi Program

Carol Burnett: 90 Years of Laughter
John Mulaney: Baby J
Lizzo: Live in Concert
Norman Lear: 100 Years of Music
Trevor Noah: I Wish You Would
Wanda Sykes: I’m an Entertainer

En İyi TV Filmi

Dolly Parton’s Mountain Magic Christmas
Fire Island
Hocus Pocus 2
Prey
Weird: The Al Yankovic Story

En İyi Animasyon Dizisi

Bob’s Burgers
Intergalactic
Genndy Tartakovsky’s Primal
Rick and Morty
The Simpsons

En İyi Belgesel Özel Bölümü
Being Mary Tyler Moore
Judy Blume Forever
My Transparent Life
Pamela, A Love Story
Still: A Michael J. Fox Movie

En İyi Belgesel

Dear Mama
100 Foot Wave
Secrets of the Elephants
The 1619 Project
The U.S. and the Holocaust

En İyi Drama Dizisi Yazarlığı

Beau Willimon, “One Way Out,” Andor
Sharon Horgan, Dave Finkel, Brett Baer, “The Prick,” Bad Sisters
Gordon Smith, “Point and Shoot,” Better Call Saul
Peter Gould, “Saul Gone,” Better Call Saul
Jesse Armstrong, “Connor’s Wedding,” Succession
Mike White, “Arrivederci,” The White Lotus

Paylaşın

Bilenen En Eski Neandertal Gravürleri Bulundu: 57 Bin Yıl

Bilimsel araştırmalar, Neandertallerin karmaşık kültürel dünyasına dair değerli bilgiler sunmaya devam ediyor. Tours Üniversitesi’nden Jean-Claude Marquet liderliğindeki araştırma ekibi, Neandertallerin sanatsal ifadelerinin bilinen en eski örneklerini bir mağarada ortaya çıkardılar.

Fransa’nın Centre-Val de Loire bölgesinde La Roche-Cotard olarak bilinen mağara, duvarda parmak yivleri (insan eliyle yapılmış işaretler) olarak yorumlanan bir dizi figüratif olmayan işaretler içeriyor. Neandertal gravürlerine ilişkin eski kanıtlar bütünlüklü değil ve büyük oranda 40 bin ila 50 bin yıl öncesinden kalan kemikler üzerine kazınan işaretlerle sınırlı.

Tarih öncesi işaretleri inceleyen bilim insanlarına kalırsa, Fransa’nın merkezinde bulunan bir mağaranın duvarını süsleyen yüzlerce soluk çizgi, nokta ve dalgalı çizim, Neandertaller eliyle yapıldığı bilinen en eski gravürler niteliğinde.

Araştırmacılar, ‘parmak yivleri’ adı verilen desenlerin, Loire Vadisi’nde bulunan La Roche-Cotard mağarasının duvarındaki en uzun ve düz bölümlerde görüldüğünü ve 57 bin yılı aşkın bir zaman önce, henüz modern insanlar bölgeye göç etmeden önce çizildiğini belirtiyorlar.

Tours Üniversitesi’nde arkeolog olan Jean-Claude Marquet, “Bu çizimler süratle ya da üzerinde düşünülmeden çizilmemiş, aksine planlanarak uygulanmış” diyor. Kimi duvar bölümlerinde işaretlerin fazlasıyla bol bulunduğunu, bunların gerçekleştirilen ortak çalışmaların ürünü olabileceğini sözlerine ekliyor.

Mağara, 1846 yılında Loire kıyısında yürütülen taş ocağı faaliyetleri o ana dek gizli kalan bir girişi ortaya çıkardığı zaman keşfedildi. 1912’de yürütülen kısmi kazılarda, alandan hayvan kemikleri ve Neandertal taş aletleri çıkarıldı; fakat mağaranın gerçek boyutlarını anlamak amacıyla 1970’lerde ve 2008’den itibaren daha geniş kapsamlı kazılar gerçekleştirildi.

Şu anda mağaranın nehir kıyısının 33 metre derinine ulaşan dört ana bağlantı odası biliniyor. Neandertaller ilk odada ve aletlerle kemiklerin ortaya çıkarıldığı mağara girişinin önünde yaşamışlar gibi görünüyor.

Gravürler, ufalanan kireçtaşı duvarının büyük kısmını ince ve kahverengi bir katmanın kapladığı mağaranın üçüncü odasında keşfedildi. Marquet, “Duvar çok hassas” diyor: “Bir iz bırakmak için yapmanız gereken tek şey ona dokunmak.”

Geçmişte girişi tıkayan çökeltiler üzerinde gerçekleştirilen incelemeler, mağaranın günümüzden en az 57 bin yıl önce dışarıdan ve etkili biçimde kapatıldığını açığa çıkardı. Bu, kazı alanında bulunan aletlerin yanı sıra, işaretlerin ancak Homo sapiens’in yaklaşık 42 bin yıl önce bu bölgeye gelmesinden çok daha önce Avrupa’da yaşayan Neandertaller eliyle üretilmiş olabileceğini gözler önüne seriyor.

İşaretlerin neredeyse tamamı, yumuşak kahverengi katmana parmak sürterek ya da yetişkinlerin veya uzun boylu gençlerin ulaşabileceği bir yükseklikte parmakların bastırılması yoluyla çizilmiş gibi görünüyor. Plos One adlı bilimsel dergide yayınlanan araştırmada aktarıldığı kadarıyla, desenler sekiz ayrı panel halinde gruplandırılıyor. Bir panelde, bir noktada kesişen kavisli çizgiler mevcut. Diğerleriyse düzinelerce nokta, paralel çizgi ve yelpaze benzeri bir desen barındırıyor.

Neandertal gravürlerine ilişkin eski kanıtlar bütünlüklü değil ve büyük oranda 40 bin ilâ 50 bin yıl öncesinden kalan kemikler üzerine kazınan işaretlerle sınırlı.

“İşaretlerin iletmek istediği mesaj sonsuza kadar esrarını koruyabilir”

Araştırmaya dahil olmayan, Durham Üniversitesi’nden Paleolitik Arkeoloji Profesörü Paul Pettitt, araştırmacıların “İlk kazılarla bozulmuş olan bir sahanın, duvarlarındaki hayvan ve insan izlerinin kendi türümüzün Avrupa’ya gelişinden çok daha önce yapıldığına dair mümkün olduğunca ikna edici bir kanıt sunduğunu” söylüyor.

“Mağaranın tarihinin sadece Neandertallere işaret ettiği ve büyük ihtimalle mağaraya bugüne dek erişilemediği için, daha sonra kurulan Üst Paleolitik yerleşime ilişkin hiçbir kanıta ulaşılamadığı hesaba katıldığında, bu durum, parmak izlerini Neandertallerin bıraktığına dair dolaylı olmakla birlikte güçlü ve artmakta olan bir kanıt kümesi sunuyor” diye ekliyor.

İşaretlerin iletmek istediği mesaj sonsuza kadar esrarını koruyabilir. Marquet, “Bu antik Neandertal izleri hakkında bilgi edinmek önem taşıyor; zira bunlar bölgesel tarihin ve bizim tarihimizin bir parçasını teşkil ediyor” diyor: “Ne anlama geldiklerini asla bilemeyeceğiz. Genlerinin yüzde 2 ilâ 4’ünü barındırıyor olsak da Neandertal değiliz.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Sinema Salonu Sayısı Azaldı, Tiyatro Salonu Sayısı Arttı

Sinema salonu sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalarak 2 bin 366 oldu. Tiyatro salonu sayısı geçen sezona göre yüzde 104,3 artarken tiyatro salonu koltuk sayısı yüzde 112,9 arttı.

Haber Merkezi / Aynı dönemde sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 187,9 artarak 35 milyon 754 bin 644 kişi, tiyatro seyirci sayısı 2021/2022 sezonunda yüzde 662,6 artarak 5 milyon 451 bin 627 oldu.

2021/2022 sezonunda Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’ne bağlı opera ve bale gösterisi 6 ilde yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 1405,4 artarken gösteri sayısı yüzde 327,9 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre, Sinema salonu sayısı 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azalarak 2 bin 366 oldu. Bu dönemde sinema salonlarındaki koltuk sayısı %0,3 azalarak 284 bin 204 oldu.

Sinema seyirci sayısı bir önceki yıla göre yüzde 187,9 artarak 35 milyon 754 bin 644 kişi oldu. Yerli film seyirci sayısı yüzde 476,9 artarak 18 milyon 834 bin 898 kişi olurken, yabancı film seyirci sayısı yüzde 84,8 artarak 16 milyon 919 bin 746 kişi oldu.

Gösterilen film sayısı bir önceki yıla göre yüzde 107,9 artarak 55 bin 56 oldu. Aynı dönemde gösterilen yerli film sayısı yüzde 159,2 artarak 25 bin 869 olurken, gösterilen yabancı film sayısı yüzde 76,9 artarak 29 bin 187 oldu.

Tiyatro salonu sayısı geçen sezona göre yüzde 104,3 artarken tiyatro salonu koltuk sayısı yüzde 112,9 arttı. Aynı sezonda tiyatro salonu sayısı 817 olurken tiyatro salonu koltuk sayısı 332 bin 141 oldu.

Tiyatro seyirci sayısı 2021/2022 sezonunda yüzde 662,6 artarak 5 milyon 451 bin 627 oldu. Tiyatro salonlarında oynanan eser sayısı geçen sezona göre %402,6 artarak 8 bin 368 oldu. Tiyatroda telif eser seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 674,7 artarken çeviri eser seyirci sayısı yüzde 624,8 arttı.

2021/2022 sezonunda tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri gösteri sayısı yüzde 718,5 artarken yetişkin eseri gösteri sayısı yüzde 398,7 arttı. Aynı sezonda çocuk eseri seyirci sayısı yüzde 979,7 artarken yetişkin eseri seyirci sayısı yüzde 558,3 arttı. Tiyatro salonlarında oynanan çocuk eseri sayısı yüzde 704,1 artarken oynanan yetişkin eseri sayısı yüzde 285,8 arttı.

Türkiye genelinde 2021/2022 sezonunda Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’ne bağlı opera ve bale gösterisi 6 ilde yapıldı. Opera ve bale seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 1405,4 artarken gösteri sayısı yüzde 327,9 arttı.

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 6 orkestra, 13 koro ve 6 topluluk faaliyet gösterdi. Orkestra, koro ve topluluklarda seyirci sayısı yüzde 150,3 artarak 180 bin 889 oldu.

Orkestra seyirci sayısı geçen sezona göre yüzde 509,3 artarken koro seyirci sayısı yüzde 184,2 arttı, topluluk seyirci sayısı yüzde 11,8 azaldı. Orkestra, koro ve topluluk gösteri sayısı bir önceki sezona göre yüzde 148,4 artarak 780 oldu.

Paylaşın

İsrail’de 12 Bin Yıllık Müzik Aleti Bulundu

İsrail’in kuzeyinde yer alan Ain Mallah arkeolojik alanında 12 bin yıllık flüt bulundu. Aynı alanda 1950 yıllında ilk flüt keşfedilmişti. Ain Mallah bölgesinde bu güne kadar altıdan fazla flüt bulundu.

Haber Merkezi / Bazı kuşların kemiklerinden yapılan flütlerden sadece biri sağlam durumda. Diğer flütlerin hepsinde çeşit hasarlar mevcut.

Flütlerin o dönemde Levant bölgesinde yaşayan natufian kültürüne mensup insanlar tarafından yapıldığı sanılıyor. Levant bölgesi bugünkü İsrail, Filistin, Ürdün ve Lübnan’dan oluşmakta.

Avcılık ve toplayıcılıkla hayatlarını devam ettiren natufian kültürüne mensup insanlar, taşlardan alet yapımında uzmandılar. Bu topluluk avcılık, balıkçılık ve küçük ölçekli çiftçilikte kullanılabilecek aletler yapmışlardır.

Bilim insanları, flütlerden gelen sesi bilgisayar sistemleriyle incelediklerinde bir şeyin farkına vardılar. Bu flütlerden çıkan sesler, o dönemde bölgede uçan bazı yırtıcı kuşların seslerine çok benziyordu. 

Natufian kültürünün insanları neden kuş sesi çıkaran bir flüt kullanmış olabilir? Bilim insanları birkaç olasılık üzerinde durmaktadırlar.

Birinci olasılık, flütlerin avlanmak için kullanıldığı yönündedir. Kuşlarla iletişim kurmak için kullanılmış olması da mümkün. Her halükarda, natufianların akustikteki ustalığı hayret ettirmeye devam ediyor.

Dünyanın en eski flütü 60 bin yıllıktır. Slovenya’daki Divje Babe Mağarası’nda bulunan flüt ayı kemiğinden yapılmıştır.

Paylaşın

Cannes’da “En İyi Kadın Oyuncu Ödülü” Merve Dizdar’a

76. Uluslararası Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü, yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı “Kuru Otlar Üstüne” filmimdeki “Nuray” karakterine can veren Merve Dizdar’ın oldu.

Haber Merkezi / Ödül konuşmasında filmdeki “Nuray” karakterine vurgu yapan Merve Dizdar, “Bu ödülü kendine layık görülenlere boyun eğmeyip eyleme geçen, bu uğurda her şeyi göze alan ve ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmeyen tüm kız kardeşlerime ve Türkiye’de hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyen tüm mücadeleci ruhlara armağan ediyorum” dedi.

Merve Dizdar, Türkçe yaptığı konuşmasında, “Filmde canlandırdığım Nuray karakteri, inandığı şeyler ve varoluşu için mücadele veren ve bu uğurda bedeller ödemek zorunda bırakılmış bir kadın. Onu tanımak ve anlamak için uzun uzun çalışmak isterdim, ama ne yazık ki yaşadığım coğrafyada bir kadın olmak, Nuray’ın ve Nuray’ların duygusunu doğduğum günden beri ezbere bilmeyi gerektiriyor.

Bu ödülü Nuray ve onun gibi kadınların mücadelesine güç verebilmek için ve bu ödülü, kendisine layık görülenlere boyun eğmeyip eyleme geçen, bu uğurda her şeyi göze alan ve ne olursa olsun umut etmekten vazgeçmeyen tüm kız kardeşlerim ve Türkiye’de hak ettiği güzel günleri yaşamayı bekleyen tüm mücadeleci ruhlara armağan ediyorum” ifadelerini kullandı.

Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği film, Türkiye’nin ücra bir köyünde zorunlu hizmetini bitiren ve başka bir öğretmen olan Nuray (Merve Dizdar) ile karşılaşana kadar ayrılabileceğine dair umudunu yitiren genç resim öğretmeni Samet’i (Deniz Celiloğlu) konu alıyor.

Merve Dizdar kimdir?

Merve Dizdar, 25 Haziran 1986 tarihinde İzmir’de doğdu.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi oyunculuk Bölümü’nden mezun olan Dizdar, Kadir Has Üniversitesi’nde ileri oyunculuk programında yüksek lisans yaptı.

Dizdar, tiyatro kariyerine Semaver Kumpanya ile başladı ve Craft Tiyatro’da devam etti.

İlk sinema deneyimini “Bir Ses Böler Geceyi” filminde Cem Davran ile yaşayan Dizdar; “Kavak Yelleri”, “Geniş Aile”, “Bir Yastıkta”, “Doksanlar”, “Çılgın Dershane Üniversite”de, “Beş Kardeş” ve “Masumlar Apartmanı” dizilerinde rol aldı.

Halen “Ömer” dizinde oynayan Dizdar ayrıca TRT ÇOCUK kanalında “Arkadaşım Bıdı” ve “23 Nisan Şenliğe Doğru” adlı çocuk programlarının sunuculuğunu üstlenmişti.

Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü ise Fransız kadın yönetmen Justine Triet’nin “Anatomy of a Fall” (Bir Düşüşün Anatomisi) adlı yapımına verildi. Triet, Cannes’da en iyi film ödülüne verilen Altın Palmiye’yi alan üçüncü kadın yönetmen oldu.

1993 yılında Jane Campion, “The Piano” ile Altın Palmiye’ye layık görülmüş, 2021’deyse Fransız yönetmen Julia Ducournau, “Titane” adlı filmiyle aynı ödülü almıştı.

Bu yıl en iyi erkek oyuncu ödülüyse Alman yönetmen Wim Wenders’in “Perfect Days” (Kusursuz Günler) adlı filminde rol alan Japon oyuncu Koji Yakusho’ya verildi. Film, gündelik yaşamın ayrıntılarından keyif alan bir tuvalet temizlikçisini konu alıyor.

76. Cannes Film Festivali’nde ödül alanlar

Altın Palmiye: Anatomie d’Une Chute (Yönetmen: Justine Triet)

Jüri Büyük Ödülü: The Zone of Interest / (Yönetmen: Jonathan Glazer)

En İyi Yönetmen: Trần Anh Hùng / The Pot-au-Feu (La Passion de Dodin Bouffant)

Jüri Ödülü: Fallen Leaves (Yönetmen: Aki Kaurismäki)

En İyi Senaryo: Sakomoto / Monster (Yönetmen: Kore-Eda Hirokazu)

En İyi Kadın Oyuncu: Merve Dizdar (Kuru Otlar Üstüne/Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan)

En İyi Erkek Oyuncu: Koji Yakusho (Perfect Days/ Yönetmen: Wim Wenders)

En İyi İlk Film (Camere D’or): Inside the Yellow Cocoon Shell (Yönetmen: Thien An Pham)

Paylaşın

Dubai’de Görülmesi Gereken Beş Yer

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) en kalabalık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin 7 emirliğinden en kalabalık olan Dubai Emirliği’nin başkenti olan Dubai, 18. yüzyılda küçük bir balıkçı köyü olarak kuruldu.

Haber Merkezi / Dubai, 21. yüzyılın başlarında turizme ve lükse odaklanarak hızla büyüdü.

Dubai, aynı zamanda yolcu ve kargo için önemli bir küresel ulaşım merkezidir. Petrol, zaten önemli bir ticaret merkezi olan şehrin gelişiminin hızlanmasına yardımcı oldu.

20. yüzyılın başlarından beri bölgesel ve uluslararası ticaretin merkezlerinden biri olan Dubai’nin ekonomisi ticaret, turizm, havacılık, emlak ve finansal hizmetlerden elde edilen gelirlere dayanmaktadır.

İşte Dubai ziyaretinizde mutlaka görülmesi gereken beş yer:

Dubai Frame (Dubai Çerçevesi)

Altın renkli dikdörtgen Dubai Çerçevesi, şehrin eksiksiz bir görünümünü verir. Bir yanda Eski Dubai, diğer yanda Yeni Dubai.

Safari Parkı

119 hektarlık bir alana yayılan Dubai Safari Parkı, yaklaşık 3.000 hayvana ev sahipliği yapmakta. Safari parkında ayrıca, Afrika, Asya ve Arap kültürünü yansıtan birer köy bulunmakta.

Gölet Parkları

Dubai’deki en iyi gölet parkları, Al Barsha, Al Nahda, Al Qusais 3, Al Khaws ve Al Khawaneej’dir. Gölet parkları, ailesi ile vakit geçirmek isteyenler için oldukça huzurlu ve güzel yerler.

Umm Suqeem Plajı

Umm Suqeem Plajı, yüzme ve çeşitli su sporları olanakları, uzun yürüyüş yolları, farklı ülke lezzetlerinin bulunduğu restoranları ve çok daha fazlası ile Dubai’nin en çekici plajlarından birisidir. 

Bu plajın bir diğer özelliği de burada bir halk kütüphanesinin bulunması.

Mushrif Parkı

Mushrif Park, uzun zamandır Dubai’yi ziyaret eden doğa tutkunlarının gözdesi. 2021’de Dubai Belediyesi 50 kilometrelik bisiklet parkurunu halka açtı.

Bu bisiklet yolları, profesyonel bisikletçiler, hobiciler ve benzer şekilde turistleri çeken Mushrif Parkı’nın bir özelliğidir. 

Dubai hükümeti, gelecekte buraya daha fazla turist çekmek için gerekli düzenlemeleri çoktan başlattı.

Paylaşın

Ayşegül Devecioğlu “Sait Faik Hikâye Armağanı” Ödülüne Layık Görüldü

Darüşşafaka Cemiyeti ile Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle Sait Faik Abasıyanık anısına düzenlenen yarışmada Ayşegül Devecioğlu, ‘Anatomi Dersi’ adlı kitabı oy birliğiyle ‘Sait Faik Hikâye Armağanı’ ödülüne layık görüldü. 

Haber Merkezi / Doğan Hızlan’ın başkanlığını üstlendiği, Hilmi Yavuz, Nursel Duruel, Prof. Dr. Jale Parla, Beşir Özmen (Darüşşafaka Cemiyeti Temsilcisi), Metin Celal ve Jale Özata Dirlikyapan’dan oluşan Seçici Kurul, 69’ncu Sait Faik Hikâye Armağanı’nı; dünyaya, insan ilişkilerine, toplumsal uzlaşımlara bakmanın farklı yollarını gösterdiği, duyguların kolayca gösterişe varabilecek patlamalarından uzak durarak, soğukkanlı, ince ayarlı cümlelerle yazdığı öyküleri nedeniyle Ayşegül Devecioğlu’na verdi.

Her yıl Sait Faik Abasıyanık’ın vefat yıl dönümü olan 11 Mayıs’ta açıklanan armağan geçen yıl, ‘Yok Yolcu’ adlı kitabıyla Kâmil Erdem’e verilmişti.

Ayşegül Devecioğlu

1956 yılında Ankara’da dünyaya gelen Ayşegül Devecioğlu’nun ilk romanı Kuş Diline Öykünen, 2004 yılında yayımlanmıştır. 2007 yılında yayımlanan ikinci romanı Ağlayan Dağ Susan Nehir ile Ayşegül Devecioğlu, Orhan Kemal Roman Armağanını kazanmıştır.

Ayşegül Devecioğlu Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde eğitim görmüş ancak eğitimini tamamlamadan ayrılmıştır. Yazar, 1977’de ayrıldığı ODTÜ’nün hayatındaki rolünü şu sözlerle ifade etmiştir: “Dünyanın daha iyi ve insanca bir hale dönüşebileceğine hâlâ inanıyorsam bunda ODTÜ’lü yılların payı büyük”. Üniversite yıllarında Devrimci Yol hareketine katılan Devecioğlu 1976’da Behçet Dinlerer ile evlenmiştir.

Behçet Dinlerer, 23 Kasım 1980’de yakalanmış ve gördüğü işkenceler dolayısıyla 13 Aralık 1980 tarihinde vefat etmiştir. Yazar, kendisiyle yapılan bir söyleşide şu bilgiyi vermiştir: “Eşim Behçet Dinlerer askeri darbenin hemen ardından yakalandı ve dönemin ünlü işkencehanesi olan DAL’da (Derinlemesine Araştırma Laboratuarı) işkencede öldürüldü”.

İstanbul’da yaşamını sürdüren Devecioğlu, Barış ve Demokrasi Partisi’nin Parti Meclisi üyesi olarak politik faaliyetlere katılmıştır. Anayasa Komisyonu üyeliği yapmıştır. Birikim, Bianet ve Özgür Gündem gibi yayın organlarında yazılarını yayımlamaya devam etmektedir.

Paylaşın

18. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali Başladı

18. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, İstanbul ve Hatay’da eşzamanlı yapılan açılış gecesi etkinlikleriyle başladı. Açılış gecelerinin İstanbul’daki adresi Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi, Hatay’da ise depremin en fazla yıkıma uğrattığı ilçelerden Defne’de, Aşağıokçular Necla Duran Barış Parkı oldu.

Sunuculuğunu Bülent Emrah Parlak’ın yaptığı İstanbul’daki açılış gecesinde, Maltepe’deki 1 Mayıs mitinginden görüntüler eşliğinde 1 Mayıs Marşı söylendi. Ardından festival komitesi, eğitim, sağlık ve sinema emekçileri konuşmalar yaptı.

Festival komitesi adına konuşan Haşmet Camcı, sözlerine 6 Şubat depremlerinin büyük yıkıma uğrattığı Hatay’la başladı, “Kadim kent Antakya’nın yası yasımız, isyanımız, öfkemiz oldu. Enkaz altındaki çığlıkların acısı yüreğimizde. Korku eşiğinin aşıldığı an oldu. Öfkemiz ve isyanımız büyük. Ama umudumuz da büyük” dedi.

İFF’nin 18 yıldır yarışmasız, sponsorsuz ve ücretsiz bir festival olarak düzenlendiğini hatırlatan Camcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm dünyadan işçi sınıfının yaşam, mücadelesi, direniş öyküleri ve deneyimlerini aktarmaya devam edeceğiz. Sansüre karşı özgür, bağımsız sinemayı görünür kılmaya devam edeceğiz.”

Üç yıldır İFF’nin afişlerini tasarlayan, “Erdoğan sayesinde” çıkartmalarını hazırladığı için gözaltına alınıp serbest bırakılan görsel iletişim tasarımcısı Mahir Akkoyun da açılış gecesine bir video mesaj gönderdi.

Akkoyun, “Umuyorum ki bu festival daha da büyüyerek ve yaygınlaşarak işçilerin, emekçilerin, kadınların, öğrencilerin sesinin daha fazla insana ulaşmasını sağlayacak. Aynı zamanda İFF’yle başlayan bu mayıs ayının AKP-MHP ve Erdoğan iktidarının devrildiği, ülkemiz ve halkımız için güzel sonuçlandığı bir ay olacağına da inanıyorum” dedi.

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’ndan Cansu Karakuş, Ağustos 2021’de kurulan sendikanın 9 bine yakın üyeye ulaştığını belirtti ve eşit haklar temelinde taban maaş uygulamasının geri getirilmesi taleplerini yineledikten sonra, “Hakkımız olanı alana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

Gönüllü olarak deprem bölgesine gittiği için çalıştığı Heybeliada Aile Sağlık Merkezi’nde mobbinge uğrayan ve hakkında soruşturma açılan Dr. Sosın Fisli ise kendisiyle dayanışan Heybeliada halkı ve TTB’ye teşekkür etti, “Bu birliktelik bize cenneti kapılarını açmayacak belki ama dayanışma, bizi bu cehennemden çıkaracaktır” diye konuştu.

Ardından yönetmen Kazim Öz, görüntü yönetmeni Sinan Güngör’e teşekkür plaketi verildi. Yönetmen Vuslat Saraçoğlu tarafından onur plaketi verilen oyuncu Necmettin Çobanoğlu ise “15 Mayıs sabahı bahara uyanmak için hepimize görevler düşüyor” dedi.

Gecede ayrıca, 1999 Gölcük Depremi’nde “yıkılmayan tek yer” olarak bilinen ve can kaybının yaşanmadığı Kocaeli’ye bağlı Tavşancıl’ın 1989-2022 yılları arasında belediye başkanlığı yapan ve pandemide yaşamını yitiren Salih Gün’ün oğlu Ümit Gün konuştu.

Babası Salih Gün’ün ranta değil bilime öncelik verdiğini belirten Ümit Gün, “Bilime önem verdiğinizde, zemin etüt raporu hazırlattığınızda ve çok katlı binalar yapılmasına izin vermediğinizde yıkım olmuyor. Ne mutlu ki ben evdeki ayakkabı kutularıyla değil babamın yaptıklarıyla anılıyorum” dedi.

Festival 7 Mayıs’a kadar sürecek

23 Nisan haftası boyunca Antakya’da olan İFF, Film Kooperatifi ve Gençlik Filmleri Festivali ekiplerinin yaptığı etkinliklere ilişkin hazırlanan video ile yönetmen Ethem Özgüven’in Hatay Akademi Orkestrası ve Antakya’ya ilişkin hazırladığı belgeselden kısa bir kesit gösterildi.

İstanbul’daki açılış gecesi Grup Seyyah’ın seslendirdiği ezgiler ve ardından Cem Kaya’nın yönetmenliğini üstlendiği Aşk, Mark ve Ölüm belgeselinin gösterimiyle sona erdi.

18. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali, 1-7 Mayıs tarihlerinde İstanbul ve Hatay’da, ayrıca çevrimiçi olarak yine sponsorsuz, yarışmasız ve ücretsiz bir şekilde seyirci ile buluşacak.

Festivalin kataloğuna BURADAN ulaşabilirsiniz.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Zafer Kızılkaya, Goldman Çevre Ödülü’ne Layık Görüldü

Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kızılkaya, dünyanın en önemli çevre ödüllerinden biri olarak görülen ve Yeşil Nobel olarak da adlandırılan Goldman Ödülü’ne layık görüldü.

Zafer Kızılkaya ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Okyanusların korunması gezegenimizin geleceğini belirleyecek” dedi. Akdeniz’de yaptıkları araştırma sonucunda Gökova’nın en az balık olan ve Türkiye’de ekosistemin en çok tahrip edildiği yer olduğunu tespit ettiklerini belirten Kızılkaya, bölgede kurdukları sistem sayesinde yasa dışı balıkçılığı yüzde 90’dan fazla engellediklerini söyledi.

Dünyanın en önemli çevre ödüllerinden biri olarak görülen ve Yeşil Nobel olarak da adlandırılan Goldman Ödülleri bu yıl Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Brezilya, Zambiya, Finlandiya ve Endonezya’dan çevre aktivistlerine verildi. ABD’nin San Francisco kentinde Pazartesi günü düzenlenen törende su kirliliğine, monokültüre ve aşırı avlanmaya karşı faaliyetler yürüten çevrecilere 150 biner dolarlık ödülleri takdim edildi.

Ödülün Türkiye’deki sahibi Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kızılkayaoldu. Goldman Ödülleri’nin Twitter hesabından yapılan açıklamada, Zafer Kızılkaya’nın yerel balıkçılık kooperatifleri ve yetkililerle yaptığı iş birlikleri sayesinde Türkiye’nin deniz koruma alanları ağını Akdeniz kıyılarının 310 mili boyunca genişlettiğine dikkat çekildi.

Goldman Çevre Vakfı tarafından her yıl dünyanın farklı bölgelerinden altı çevre aktivistine ödül veriliyor. Bu ödülü daha önce alanlar arasında Brezilya Çevre Bakanı Marina Silva ve Kolombiya Devlet Başkanı Yardımcısı Francia Marquez gibi isimler de bulunuyor.

Ödüller neden verildi?

Kızılkaya ödül töreninde yaptığı konuşmada, “Okyanusların korunması gezegenimizin geleceğini belirleyecek” dedi. Akdeniz’de yaptıkları araştırma sonucunda Gökova’nın en az balık olan ve Türkiye’de ekosistemin en çok tahrip edildiği yer olduğunu tespit ettiklerini belirten Kızılkaya, bölgede kurdukları sistem sayesinde yasa dışı balıkçılığı yüzde 90’dan fazla engellediklerini söyledi.

Brezilyalı çevreci Alessandra Korap Munduruku, İngiliz Anglo American şirketinin Amazonlar’daki maden ocağı projesine karşı mücadelesi nedeniyle, Zambiya’dan Chilekwa Mumba, bakır madeni kaynaklı deniz kirliliğine karşı kazandığı hukuk mücadelesinden dolayı, Finlandiya’dan Tero Mustonen endüstriyel inşaatlar ve turba yakımına karşı çalışmaları nedeniyle, Endonezyalı aktivist Delima Silalahi de Sumatra’daki yağmur ormanlarına yönelik girişimleri için ödüle layık görüldü.

ABD’den Diane Wilson da kimya firması Formosa Plastics’in Meksika Körfezi’ni plastik atıklarıyla kirletmesine karşı yaptığı çalışmaları nedeniyle ödüllendirildi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Eurovision Şarkı Yarışması İçin Geri Sayım Başladı

Avrupa Yayın Birliği tarafından her yıl düzenlenen ve çoğunlukla Avrupalı ülkelerinden katılımıyla gerçekleşen uluslararası şarkı yarışması Eurovision için geri sayım başladı.

2022’nin kazananı Ukrayna yerine yarışmaya İngiltere ev sahipliği yapacak. Yarışma Mayıs ayında İngiltere’nin Liverpool kentinde gerçekleştirilecek. Eurovision 2023 hakkında merak edilenler:

Eurovision ne zaman?

Bu yılki Eurovision finali, 13 Mayıs Cumartesi akşamı Liverpool’da yapılacak. Yarışmaya M&S Bank Arena ev sahipliği yapacak. İngiltere, 25 sene sonra ilk kez yarışmaya ev sahipliği yapmış olacak.

Yarışma, iki yarı final ve ardından da finale sahne olacak. Tümü canlı yayınlarla izleyiciyle buluşacak.

Yarı finaller 9 Mayıs Salı ve 11 Mayıs Perşembe günleri düzenlenecek. İki yarı final sonucunda da 10’ar ülke finale kalmaya hak kazanacak.

İngiltere, İtalya, Fransa, İspanya ve Almanya her yıl olduğu gibi finallere bu yıl da otomatik olarak katılıyor. Ayrıca geçen senenin kazananı Ukrayna da finallerde yarışmaya hak kazandı.

Böylelikle finalde 26 ülke yarışacak. 2003 yılında yarışmada birinci gelen Türkiye, 2012’den beri yarışmaya katılmıyor. Bu, bu yıl da değişmedi.

BBC, yarışmanın bu yılki ev sahibi yayıncısı olacak.

Bilet almak hala mümkün mü?

Yarışmanın biletleri 7 Mart’ta satışa çıkar çıkmaz tükendi. 24 Nisan Pazartesi günü ise bir miktar bilet daha satışa çıkarılacak.

Biletler, yarı final gösterileri için 90 ile 290 sterlin arasında; büyük final için de 160 ile 380 sterlin arasında satışa çıkarıldı. Ön gösterim biletlerinin fiyatları ise 30 ile 280 sterlin olarak açıklandı.

İngiltere’de yaşayan Ukraynalılar için de yaklaşık 3 bin bilet ayrıldı. Dünya çapında 160 milyondan fazla insanın 2023 finallerini TV’den izlemesi bekleniyor.

Yarışmaya neden İngiltere ev sahipliği yapıyor?

2022 Eurovision şarkı yarışmasını, “Stefania” isimli şarkılarıyla Ukrayna adına yarışan Kalush Orchestra kazandı.

Normal şartlar altında yarışmanın ev sahipliğini, bir önceki sene yarışmayı kazanan ülke yapıyor. Ancak Ukrayna’da devam eden savaş, bunu imkansız kıldı.

Bunun için yarışmayı organize eden Avrupa Yayıncılar Birliği (EBU), 2022’nin ikincisi olan İngiltere’ye yarışmaya ev sahipliği yapmasını teklif etti. İngiltere de bunu kabul etti.

İngiltere, daha önce yarışmaya beş kez başka bir ülke adına ev sahipliği yaptı.

Yarışmanın maliyeti ne?

37 ülkeden katılan yayıncıların her biri EBU’ya giriş ücreti ödüyor. Son yıllarda bu ücretlerin toplamı yaklaşık 5 milyon sterlin oldu.

Rusya, Ukrayna’nın işgali ardından yarışmadan ihraç edildi.

BBC’ye yapılan açıklamada, ülkelerden bu yıl kayıpların telafisi için daha fazla para istendiği belirtildi. Fiyattaki artış nedeniyle üç ülke katılmayacağını açıkladı.

Bazı yayıncıların ise, artık AB üyesi olmayan İngiltere’ye ekipman taşımanın yaratacağı ilave maliyetlerden endişe ettiği düşünülüyor.

Etkinliğin sahnelenmesinin BBC’ye 8 ile 17 milyon sterline mal olması bekleniyor.

Birleşik Krallık hükümeti yarışmanın düzenlenmesi için 10 milyon sterlinlik taahhütte bulundu. Liverpool yerel yöneticileri de kendileri için bu miktarı 4 milyon sterlin olarak açıkladı.

Oylama nasıl yapılıyor?

Yarı finaller halk oylamasıyla belirleniyor, ancak final daha karmaşık.

26 ülkeden birer temsilci, final performanslarını değerlendiren bir jüride bir araya geliyor. Jüri, belirlediği en iyi 10 performansa ise, 12, 10, 8, 6, 5, 4, 3, 2 ve 1 olmak üzere puan veriyor.

Jüri sonuçları her ülke tarafından gece içerisinde açıklanıyor. Daha sonra ise yarışan ülkelerin izleyicileri, yine aynı puanlama sistemine göre oy veriyor.

Bu yıl ilk kez Avrupa dışından da oylar kabul edilecek. Dünya çapındaki oylamalar, bir ülke gibi birleştirilip sayılacak.

Oy verme işlemi Eurovision’un telefon uygulaması üzerinden yapılabilecek.

Avustralya Eurovision’a neden katılıyor?

Eurovision, Avustralya’da oldukça popüler. 2015 senesinde 60’ncı yıl kutlamaları için de davet edildi. O yıldan bu yana da yarışmaya davet ediliyor. Tıpkı Avrupalı ülkeler gibi EBU’ya bir katılım ücreti ödüyor.

Ancak kazanması durumunda yarışmaya ev sahipliği yapamayacak. Eğer kazanırsa, kendisi adına yarışmayı düzenlemesi için başka bir Avrupalı ülkeyi aday gösterebilecek.

İsrail de dahil, Avrupa dışındaki diğer ülkelerin de EBU üyesi oldukları için yarışmaya katılmalarına izin veriliyor.

Kimler katılacak?

Bu yılki yarışmaya ekonomik nedenlerden dolayı Bulgaristan, Kuzey Makdeonya ve Karadağ katılmayacak.

Katılacak ülkeler şöyle: Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, İsrail, İsveç, İsviçre, İzlanda, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Malta, Moldova, Norveç, Polonya, Portekiz, Romany, San Marino, Sırbistan, Slovenya, Yunanistan, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa, İspanya, İtalya, Ukrayna

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın