26. Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin Sahipleri Belli Oldu

8 Ocak 1996 yılında İstanbul’da gözaltında işkence yapılarak öldürülen Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe adına verilen gazetecilik ödülleri, İstanbul’un Şişli’de bulunan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde yapılan törenle sahiplerini buldu. 

Kazananları Banu Tuna, Celal Başlangıç, Meltem Akyol, Hüseyin Aykol, Mustafa Kemal Erdemol, Nazım Alpman, Pelin Ünker, Semra Kardeşoğlu ve Yücel Göktürk’ten oluşan jürinin belirlediği ödüller; Metin Göktepe’nin doğum gününde verildi.

Törene Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe ile Türkiye İşçi Partisi’nden milletvekili adayı olan ablası Meryem Göktepe ile birlikte Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Ali Şeker, TİP Genel Başkanı Erkan Baş, SOL Parti PM üyesi Alper Taş, Halkların Demokratik Partisi (HDP)  İstanbul Milletvekilleri Musa Piroğlu, Züleyha Gülüm, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Genel Başkanı Faruk Eren, Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) Başkanı Adnan Özyalçıner, Cumartesi Anneleri, Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Keren Fırtına, Evrensel gazetesi çalışanları ve çok sayıda gazeteci katıldı.

Sunuculuğunu gazeteci Nazım Alpman’ın üstlendiği bu yılki ödül töreninde ilk ödülü Dersim Gazetesi’nde yayımlanan “Herkesin sesini duyan var, onların yok: Abdallar depremde de ayrımcılığa uğruyor” başlıklı haberiyle Yerel Gazetecilik Ödülü’ne layık görülen Murat Güneş, ödülünü Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in elinden aldı. Keskin, “O dönemleri yaşamış bir arkadaşınız olarak Metin Göktepe gibi önemli bir muhabirimizi, gazetecimizi 26 yıldır unutturmayan ona katkı sunan emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. Bizim görevimiz de bunları unutturmamak” dedi.

Keskin ardından ödülünü alan Güneş ise “Bize ısrarla dayatılmak istenen karanlığa karşı ülkenin aydınlık yüzleriyle burada olmaktan mutluluk duyuyorum. Harekete geçmiş örgütlü bir kötülüğün karşısında iyiliğin de bulaşıcı olduğunu bilen gazetecilerden biriyim. İşte Metin’de o gazetecilerden birisiydi. Kendisini özlemle anıyorum. 15 Mayıs sabahı adaletin, demokrasinin, aydınlığın olduğu bir ülkeyi hep birlikte kucaklayacağımıza olan inancımla beni ödüle layık gören jüriye teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“Metin Göktepe ismi gazetecilikle birlikte hep anılacak”

“Ferhat Encü’ye tokat, gazetecilere engelleme” başlıklı haberiyle Görüntülü Haber Ödülü’ne layık görülen Artı TV’den Mehmet Zeki Kaya ödülünü gazeteci Elif Ilgaz’ın elinden aldı. Gazeteciler olarak Göktepe’nin anısını ve ismini yaşatmak için mücadele verdiklerini söyleyen Ilgaz, “Metin Göktepe ismi gazetecilikle birlikte hep anılacak” dedi.

Söz alan Kaya da toplumsal olay, miting, eylem ve etkinliklerde ilk engellenenlerin gazeteciler olduğuna işaret etti. Görüntüyü çektiği gün de engellendiğini dile getiren Kaya, buna rağmen haber takibini sürdüğünü dile getirdi. Kaya, “Türkiye’de son 30 yılda birçok gazeteci katledildi. Ama özgür basın susmadı” diye belirtti. Kaya, ayrıca ödülünü Artı TV çalışanı kameraman Bilal Meyveci ve Özgür Söylemez ile paylaşmak istediğini söylerken, “Çünkü adalet nöbetinin çoğunu onlar takip etti. Ben olmasaydım onlar olsaydı aynı şekilde bu reflekse bu görüntüyü alabileceklerdi” diye konuştu.

“Gazetecilik mesleği var oldukça Metin adını hepimiz anacağız”

Görüntülü Haber Ödülü dalında “Met Çıkmazı” başlıklı haberiyle Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen Voys Media Youtube kanalından muhabir Tunca Öğreten, kameramanlar Murat Baykara ve Ömer Çakan ödülünü TGC Genel Sekreter Yardımcısı Nuray Karagöz’ün elinden aldı. Karagöz, “Türk basın tarihinde adı her zaman anılıcak bir arkadaşımız. Gazetecilik mesleği var oldukça Metin adını hepimiz anacağız” dedi.

Öğreten, “Göktepe adına verilen bu ödülü almak onur verici. Yıllar sonra umarım bende onun kadar anılan iyi bir gazeteci olurum” dedi.  Baykara ise Göktepe adına ödül almaktan mutluluk duyduğunu söyledi.

Bu yıl ki Fotoğraf Ödülü’nü ise BirGün’DE yayımlanan “Biz de öldük ama gömülmedik” fotoğrafıyla Uğur Şahin kazandı. Şahin, ödülünü, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe’den aldı. Şahin, Göktepe adına ödül almanın gurur verici olduğunu söyledi. Göktepe’nin hatırasının yaşatılmasının gazeteciler için bir ödül olduğunu söyleyen Şahin, ödülünü ise fotoğrafı çektiği deprem bölgesindeki yaşamını yitiren ve mağdur olan insanlara adadı.

Jüri, bu sene ayrıca 2 Jüri Özel Ödülü daha verilmesine karar verdi. Son dönemde toplu tutuklamalara maruz kalan Mezopotamya Ajansı ve Jin News muhabirlerine, Jüri Özel Ödülü verilmesi kararlaştırıldı. Ödülü, gazeteciler adına Yeni Yaşam Gazetesi’nden Mehmet Şahin, gazeteci Pelin Ülker’den aldı. Ülker, “Artık umarım gazetecilerin hapsedilmediği, mesleki faaliyetlerin özgürce devam ettiği bir Türkiye’ye kavuşuruz” derken, Şahin ise iktidarın gerçeğin duyurulmasından, görünmesinden hoşlanmadığını ancak Musa Anter ve Metin Göktepe’nin geleneğini sürdüren gazetecilerin her türlü zorluğa rağmen gerçeği peşinden gittiğini ve yansıttığını dile getirdi.

Jüri, depremde hayatını kaybeden gazetecileri anmak ve yaralanan gazeteciler adına depremde yaralanan gazetecilerden İskenderun Ses muhabiri Akın Bodur’a Jüri Özel Ödülü verilmesini kararlaştırdı. 6 Şubat depremlerinde İskenderun Ses gazetesinin sahibi ve kurucusu, sürekli basın kartı sahibi Ayşe Figen Arlı da hayatını kaybetmişti.

Bodur’un ödülünü almak üzere Ses gazetesi sahibinin kızı Meral Güneş Arlı ve Bodur’un kızı aldı. Törende Bodur’un mesajı da okundu. Bodur, depremde yaşamını yitiren gazetecilere dikkat çekti.

BirGün Gazetesi’nde yayımlanan “Karanlık dünya bir çocuğu yuttu” başlıklı haberiyle Yazılı Haber Ödülü’ne layık görülen Timur Soykan, ödülünü TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş’un kızı Roza Durmuş’un elinden aldı. Burada söz alan Durmuş, “Kızımla geldik ödülü vermeye çünkü bu kız çocuklarının geleceğe daha güvenle bakabilmesi için gazetecilerin bu tarz haberleri yapması gerekiyor ve gerçekleri ortaya çıkarıp gereken cezanın verilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Söz alan Soykan ise “Gazeteciler olarak çok öldürüldük, hapsedildik, işsiz bırakıldık, tehdit edildik. Üzerimizde her yerde çok yoğun bir baskı var. Ama bir de gerçek var; Metin Göktepe’nin izinden hiçbir zaman ayrılmadık. Usta dediğimiz gazetecilerin izinden hiç ayrılmadık. Bu ülkenin gazetecileri gerçekten çok büyük direniş sergilediler. Asla hakikat mücadelesinden vazgeçmediler” ifadelerini kullandı.

Soykan’ın konuşması ardından çekilen toplu fotoğraf  ardından Göktepe’nin 55. yaşı için doğum günü pastası kesildi.

(Kaynak: İleri Haber)

Paylaşın

55’inci SİYAD Ödülleri’nin Kazananları Açıklandı: Kurak Günler Damgası

SİYAD En İyi Film Ödülü’nü Emin Alper’in yazıp yönettiği “Kurak Günler” kazanırken, Onur Ödülleri’ne Tevfik Başer ile Suna Selen değer görüldü. SİYAD Emek Ödülü ise Korhan Yurtsever’e verildi.

Haber Merkezi / “Kurak Günler”; “En İyi Senaryo”, “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “En İyi Müzik”, “En İyi Kurgu”, “Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Film” ödüllerine değer görüldü.

Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) üyelerinin oylarıyla belirlenen 2023 yılı Türkiye Sineması’nın ‘En İyileri’, Salon İKSV’de yapılan törenle sahiplerini buldu.

Cem Davran’ın sunduğu ödül törenine Emin Alper’in yazıp yönettiği “Kurak Günler” damga vurdu. 55’inci SİYAD Onur Ödülleri’ne Tevfik Başer ile Suna Selen değer görüldü. SİYAD Emek Ödülü ise Korhan Yurtsever’e verildi.

Ödüllerin sahipleri şöyle:

En İyi Film: Kurak Günler

En İyi Yönetmen: Emin Alper (Kurak Günler)

En İyi Senaryo: Emin Alper (Kurak Günler)

En İyi Erkek Oyuncu: Selahattin Paşalı (Kurak Günler-Emin Alper)

En İyi Kadın Oyuncu: Farah Zeynep Abdullah (Bergen-Mehmet Binay / M. Caner Alper)

Yardımcı Rolde En İyi Erkek Oyuncu: Erol Babaoğlu (Kurak Günler-Emin Alper)

Yardımcı Rolde En İyi Kadın Oyuncu: Jale Arıkan (Kerr-Tayfun Pirselimoğlu)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Christos Karamanis (Kurak Günler-Emin Alper)

En İyi Sanat Yönetmeni: Natali Yeres (Kerr-Tayfun Pirselimoğlu)

En İyi Müzik: Stefan Will (Kurak Günler-Emin Alper)

En İyi Kurgu: Özcan Vardar-Eytan İpeker (Kurak Günler-Emin Alper)

Ahmet Uluçay Umut Ödülü: Nazlı Elif Durlu (Zuhal)

Dijital Platformlarda Vizyona Giren En İyi Yerli Film: İki Şafak Arasında (Selman Nacar)

Giovanni Scognamillo En İyi Fantastik Film: Ev Diye Bir Şey Yok (F. Nur Özkaya)

En İyi Uzun Metrajlı Belgesel Film: Boşlukta (Somnur Vardar)

En İyi Kısa Metrajlı Belgesel Film: Her Şey Yolunda (Muhammet Beyazdağ)

En İyi Kısa Film: Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada (Özgürcan Uzunyaşa)

En İyi Yabancı Film (Vizyon): Drive My Car (Ryusuke Hamaguchi)

En İyi Yabancı Film (Dijital Platformlar): Ayrılma Kararı (Park Chan-Wook)

Onur Ödülü: Suna Selen, Tevfik Başer

Emek Ödülü: Korhan Yurtsever

Paylaşın

2022’de Öğrenci Başına 0,6 Kitap Düştü

Yayıncılar Birliği, “yasadışı fotokopi ve izinsiz dijital PDF paylaşımların ağır hasar verdiği akademik yayıncılık”ın yüzde 1’lere kadar gerilediğini aktardı. 8 milyon 240 bin 997 öğrencinin bulunduğu akademik dünyada, 6 milyon 220 bin 481 adet üretimle öğrenci başına 0,63 kitap düştü.

Rapora göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ilk kez 2021-2022 eğitim-öğretim yılında ücretsiz dağıtılan yardımcı kaynakların dağıtılmasının devam etmesinden dolayı 2022 yılında eğitim yayınlarında üretim düştü. Raporda MEB’in bu pazardaki toplam payı olan yüzde 29,8 özel sektörün kaybı olarak aktarıldı.

Türkiye Yayıncılar Birliği, Yayımcı Meslek Birlikleri Federasyonu (YAYFED) verilerine göre hazırladığı Kitap Pazarı Raporu 2022’yi açıkladı.

Detaylı veriler içeren raporda, döviz bazında yaşanan fiyat artışları sebebiyle kâğıt fiyatlarında yüzde 300’e yakın artış yaşandığı kaydedildi. Raporda kitap sektörünün derin bir krize sokulduğu yazıldı.

Rapora göre, 2022 yılında 380 milyon 296 bin 402 adet kitap üretildi. Bağımsız yayıncılık sektörü 2021 yılını 438 milyon 679 bin 864 adet kitap üretimi ile tamamlamıştı. 2022 yılında bir önceki yıla göre 58,3 milyon adet, oransal olarak yüzde 13,3 küçülme gerçekleşti. Türkiye Yayıncılar Birliği, kitap sektörünün son on yılında ilk kez bu denli küçülme yaşandığını ifade etti. 380 milyon kitap ile üretim 2015 yılı seviyesine gerilemiş oldu. Sonuçlar sektörün 7 yıl geriye gittiğini gösterdi.

Dini yayınlarda artış oldu

Raporda geçen yıla göre 2022’de, araştırma ve inceleme yayınlarında 73 milyon 844 bin 863 adetle yüzde 18,2 düşüş, eğitim içeriği yayınlarında 182 milyon 148 bin 8 adetle yüzde 22,2 düşüş, akademik içerik yayınlarında 5 milyon 236 bin 945 adetle yüzde 15,8 düşüş, edebiyat ve sanat yayınlarında 34 milyon 299 bin 328 adetle yüzde 9,9 artış, çocuk ve gençlik yayınlarında 46 milyon 48 bin 282 adetle yüzde 4,72 artış, dini yayınlarda 33 milyon 9 bin 72 adetle yüzde 18,2 artış ve ithal yayınlarda 5 milyon 709 bin 704 adetle yüzde 18,7 artış meydana geldiği kaydedildi.

2022 yılında yayımlanan kitapların yüzde 19,4’ünü yetişkin (araştırma – inceleme kitapları), yaklaşık yüzde 9’unu yetişkin (edebiyat – sanat kitapları), yüzde 12,1’ini çocuk ve gençlik kitapları, yaklaşık yüzde 8,7’sini inanç kitapları, yaklaşık yüzde 1,4’ünü akademik yayınlar, yüzde 1,5’ini ithal yayınlar ve yüzde 47,9’unu eğitim alanındaki kitaplar oluşturdu.

2022’de öğrenci başına 0,6 kitap düştü

Yayıncılar Birliği, “yasadışı fotokopi ve izinsiz dijital PDF paylaşımların ağır hasar verdiği akademik yayıncılık”ın yüzde 1’lere kadar gerilediğini aktardı. 8 milyon 240 bin 997 öğrencinin bulunduğu akademik dünyada, 6 milyon 220 bin 481 adet üretimle öğrenci başına 0,63 kitap düştü.

Rapora göre, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından ilk kez 2021-2022 eğitim-öğretim yılında ücretsiz dağıtılan yardımcı kaynakların dağıtılmasının devam etmesinden dolayı 2022 yılında eğitim yayınlarında üretim düştü. Raporda MEB’in bu pazardaki toplam payı olan yüzde 29,8 özel sektörün kaybı olarak aktarıldı.

Çevrimiçi satışlarda artış 

Yayınlanan raporda çevrimiçi satış istatistiklerine de yer verildi. 2022 yılı çevrimiçi satış rakamlarına göre, toplam satışların yüzde 23’ü çevrimiçinde gerçekleşti. Bu oran 2021 yılında yüzde 21,7 idi.

Öte yandan son yıllarda sıkça karşılaştığımız sesli kitaplar ve dijital kitapların satış oranı kitap maliyetlerinin artmasından dolayı arttı. 2022 yılında sesli kitap satışları ve dijital veri tabanı aboneliklerinde 2021 yılına göre yüzde 55,6 oranında artış yaşandı.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Oscar Ödülleri 95. Kez Sahiplerini Buldu

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından verilen ve sinema dünyasının en prestijli ödülleri arasında gösterilen Oscar Ödülleri 95’inci kez sahiplerini buldu.

En İyi Film ödülünü “Everything Everywhere All At Once” alırken, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Brendan Fraser, En iyi Kadın Oyuncu ödülünü ise Michelle Yeoh aldı.

Her Şey Her Yerde Aynı Anda (Everything Everywhere All at Once) filmi tam 7 dalda Oscar kazanarak gecenin en çok ödül kazanan yapımı oldu.

Los Angeles’taki Dolby Tiyatrosu’nda yapılan ödül töreninde bu yıl kırmızı yerine “şampanya rengi” halı vardı. Oscar adaylarının şıklık yarışında boy gösterdiği ve törenle özdeşleşen “kırmızı halı” 62 yıldır kullanılıyordu.

Oscar Ödülleri’nin bu yılki sunucusu Amerikalı komedyen Jimmy Kimmel, “Kırmızıdan şampanya rengi halıya geçme kararı artık törende kan dökülmeyeceğinden ne kadar emin olunduğunu gösteriyor” diyerek, törende geçen yıl yaşanan tokat olayına gönderme yaptı. Geçen yılki törende, sunucu Chris Rock’ın, Will Smith’in eşinin saçlarıyla ilgili yaptığı espri sonrası Smith sahneye çıkarak Rock’ı tokatlamıştı.

Gecenin kazananı “Everything Everywhere All At Once” filmi

Törende “En İyi Film” ödülü, 11 dalda Oscar’a aday gösterilen “Everything Everywhere All At Once” filminin oldu.

Yönetmenliğini Daniel Kwan ve Daniel Scheinert’in yaptığı, gerçeküstü (sürreal) bir film olan “Everything Everywhere All At Once” “En İyi Yönetmen”, “En İyi Film”, “En İyi Özgün Senaryo” ve “En İyi Kurgu” gibi aday gösterildiği 11 daldan 7’sinde ödül kazandı.

Diğer yandan filmdeki kadın oyuncu Michelle Yeoh, “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) İyi Niyet Elçisi olan Yeoh, bu ödülü alan ilk Asyalı kadın oldu.

Curtis’e 45 yıllık kariyerinin ilk Oscar’ı

Brendan Fraser ise “The Whale” filmindeki performansıyla “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandı. En iyi yardımcı erkek ve kadın oyuncu ödülleri de, “Everything Everywhere All At Once” filmindeki rolleriyle Ke Huy Quan ve Jamie Lee Curtis’e gitti.

Jamie Lee Curtis böylece 45 yıllık oyunculuk kariyerinin ilk Oscar’ını kazanmış oldu.

Ke Huy Quan, ödülünü alırken yaptığı duygusal konuşmada “Ben hayallerimden neredeyse vazgeçmiştim ama hayaller gerçekten inanmanız gereken şeylerdir” dedi.

51 yaşındaki Ke Huy Quan, çocukken The Goonies ve Indiana Jones and the Temple of Doom filmlerinde oynamış, ardından oyunculuğa uzun bir ara vermişti. Vietnamlı aktör “Bunun gibi hikayelerin sadece filmlerde olduğu söylenir. Bunu yaşadığıma inanamıyorum. Bu, Amerikan rüyası. Yolculuğum bir botta başladı. Bir yılım mülteci kampında geçti ve bir şekilde burada, Hollywood’un en büyük sahnesinde son buldu” dedi.

En iyi belgesel ödülü Navalni’nin

En iyi kurgu belgesel ödülü ise, Rus muhalif lider Aleksey Navalni’nin 2020 yılında zehirlenmesiyle ilgili olayları anlatan “Navalni” belgeseline verildi. Ödül konuşmasında belgeselin yönetmeni Daniel Roher, ödülü Navalni’ye ve dünyadaki tüm siyasi tutuklulara adadığını söyledi.

Gecenin en büyük hayal kırıklığı ise 9 dalda adaylığı bulunan “The Banshees of Inisherin” filminin hiç ödül alamaması oldu.

Törende bazı ünlüler, mavi kurdele takarak BM Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) “Sığınmacılarla Birlikteyim” kampanyasına destek verdi.

Şarkıcı Rihanna ve Lady Gaga törende sahne aldı. Lady Gaga törenin başında giydiği kıyafetini değiştirerek sahneye kot pantolon ve tişört ile makyajsız olarak çıktı.

95’inci Oscar Ödülleri’nin kategorileri ve kazananları şöyle:

– En İyi Film: “Everything Everywhere All At Once”
– En İyi Kadın Oyuncu: Michelle Yeoh, “Everything Everywhere All At Once”
– En İyi Erkek Oyuncu: Brendan Fraser, “The Whale”
– En İyi Yönetmen: Daniel Kwan ve Daniel Scheinert, “Everything Everywhere All At Once”
– En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Jamie Lee Curtis, “Everything Everywhere All At Once”

– En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Ke Huy Quan, “Everything Everywhere All At Once”
– En İyi Uluslararası Film: “All Quite On The Western Front” (Almanya)
– En İyi Özgün Senaryo: “Everything Everywhere All At Once”
– En İyi Uyarlama Senaryo: “Women Talking”
– En İyi Belgesel: “Navalny”

– En İyi Kısa Belgesel: “The Elephant Whisperers”
– En İyi Animasyon Filmi: “Pinocchio”
– En İyi Sinematografi: James Friend, “All Quite On The Western Front”
– En İyi Görsel Efekt: “Avatar: The Way of Water”
– En İyi Film Kurgusu: “Everything Everywhere All At Once”

– En İyi Film Müziği: “All Quite On The Western Front”
– En İyi Özgün Şarkı: RRR, “Naatu Naatu”
– En İyi Ses Kurgusu: “Top Gun: Maverick”
– En İyi Yapım Tasarımı: “All Quite On The Western Front”

– En İyi Kısa Film: “An Irish Goodbye”
– En İyi Kısa Animasyon: “The Boy, The Mole, The Fox and The Horse”
– En İyi Kostüm Tasarımı: “Black Panda: Wakanda Forever”
– En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı: “The Whale”

Paylaşın

SİYAD 55. Türkiye Sineması Ödülleri Adayları Belli Oldu

Merkezi İstanbul’da bulunan ve 1977 yılında sinema eleştirmeni Atilla Dorsay öncülüğünde kurulan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) 55. Türkiye Sineması Ödülleri adayları belli oldu.

Derneğe üye sinema yazarlarının oylarıyla belirlenen adaylıklarda “Kurak Günler” 10 kategoride 11 adaylık, “Kerr” ise 10 adaylık kazandı. “Okul Tıraşı” sekiz, “Beni Sevenler Listesi” ile “Bergen” ise yedişer adaylık elde etti.

SİYAD üyeleri ayrıca, Dijital Platformlarda Gösterime Giren En İyi Film kategorisi için ilk gösterimi dijital platformlarda gerçekleştirilen beş uzun metraj yerli filmi aday gösterdi. SİYAD bünyesinde oluşturulan kurullar da çalışmalarını tamamlayarak Uzun Belgesel, Kısa Belgesel, Kısa Film ve Giovanni Scognamillo Fantastik Film Ödülü adaylarını açıkladı.

Açıklanan adaylar SİYAD üyelerinin oylarına sunulacak ve her kategoride yılın en iyisi belirlenecek. Ödüller, önümüzdeki günlerde düzenlenecek törende sahiplerine verilecek.

55. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri adayları

En iyi film

Beni Sevenler Listesi
Kerr
Kurak Günler
Okul Tıraşı
Zuhal

En iyi yönetmen

Emin Alper (Kurak Günler)
Nazlı Elif Durlu (Zuhal)
Emre Erdoğdu (Beni Sevenler Listesi)
Ferit Karahan (Okul Tıraşı)
Tayfun Pirselimoğlu (Kerr)

En iyi senaryo

Gülistan Acet-Ferit Karahan (Okul Tıraşı)
Emin Alper (Kurak Günler)
Nazli Elif Durlu-Ziya Demirel (Zuhal)
Emre Erdoğdu (Beni Sevenler Listesi)
Tayfun Pirselimoğlu (Kerr)

En iyi kadın oyuncu performansı

Farah Zeynep Abdullah (Bergen)
Asiye Dinçsoy (Dirlik Düzenlik)
Aslıhan Gürbüz (Bana Karanlığını Anlat)
İpek Türktan (Anadolu Leoparı)
Nihal Yalçın (Zuhal)

En iyi erkek oyuncu performansı

Halil Babür (Beni Sevenler Listesi)
Selahattin Paşalı (Kurak Günler)
Uğur Polat (Anadolu Leoparı)
Erdem Şenocak (Kerr)
Samet Yıldız (Okul Tıraşı)

En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı

Jale Arıkan (Kerr)
Hayal Köseoğlu (Beni Sevenler Listesi)
Nergis Öztürk (Bergen)
Tilbe Saran (Bergen)
Selin Yeninci (Kurak Günler)

En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı

Rıza Akın (Kerr)
Erol Babaoğlu (Kurak Günler)
Ekin Koç (Okul Tıraşı)
Ayberk Pekcan (Dilberay)
Erdem Şenocak (Kurak Günler)

En iyi görüntü yönetmeni

Nick Cooke (Anadolu Leoparı)
Türksoy Gölebeyi (Okul Tıraşı)
Christos Karamanis (Kurak Günler)
Mirsad Herovic (Bergen)
Andreas Sinanos (Kerr)

En iyi müzik

Mazlum Çimen- Saki Çimen (Bergen)
Yusuf Tan Demirel-Alexander Lawrence (Zuhal)
Nikos Kypourgos (Kerr)
Ali Güçlü Şimşek (Beni Sevenler Listesi)
Stefan Will (Kurak Günler)

En iyi kurgu

Ali Aga (Kerr)
Ayris Alptekin (Beni Sevenler Listesi)
Ferit Karahan-Hayedeh Safiyari-Sercan Sezgin (Okul Tıraşı)
Erhan Özen (Bergen)
Özcan Vardar-Eytan İpeker (Kurak Günler)

En iyi sanat yönetmeni

Nadide Argun (Kurak Günler)
Tolunay Tokgöz (Okul Tıraşı)
Billur Turan (Anadolu Leoparı)
Vahit Yazıcı (Bergen)
Natali Yeres (Kerr)

Dijital platformlarda gösterime giren en iyi film

Aşıklar Bayramı (Özcan Alper)
Cici (Berkun Oya)
Gönül (Soner Caner)
İki Şafak Arasında (Selman Nacar)
Koridor (Erhan Tahhuşoğlu)

En iyi uzun belgesel

Boşlukta (Somnur Vardar)
Düet (Ekin İlkbağ-İdil Akkuş)
Eat Your Catfish (Adam Isenberg-Noah Amir Arjomand-Senem Tüzen)
Kim Mihri (Berna Gençalp)
Koudelka: Aynı Nehirden Geçmek (Coşkun Aşar)

En iyi kısa belgesel

9/8fight41: hepimiz için 9/8’lik bir dövüş (Gizem Aksu)
Gaip (Gülperi Alkan)
Her Şey Yolunda (Muhammet Beyazdağ)
Our Ark (Deniz Tortum-Kathryn Hamilton)
Suriyeli Kozmonot (Charles Emir Richards)

En iyi kısa film

Ben Tek Siz Hepiniz (Barış Kefeli-Nükhet Taneri)
Cehennem Boş, Tüm Şeytanlar Burada (Özgürcan Uzunyaşa)
Suyu Bulandıran Kız (Deniz Telek)
Koyun (Benhür Bolhava)
Fırtına (Esme Madra)

Giovanni Scognamillo fantastik film ödülü

Ev Diye Bir Şey Yok (F. Nur Özkaya)
Fraktal: Para Adam (Zahid Çetinkaya)
Her Şey Sinirimi Bozuyor (Hazal Bayar-Çağıl Saydam)
Karanlık Madde (İman Tahsin)
Osman Sekiz (Ezel Akay)

Paylaşın

Berlinale’de Altın Ayı Ödülü Fransız Yönetmen Nicolas Philibert’in

73’üncü Berlin Film Festivali’nde (Berlinale) Altın Ayı ödülü bir belgesel filmine gitti. Nicolas Philibert’in “Sur L’Adamant” isimli filmi, Paris’te bir ruh sağlığı kliniğinde günlük yaşamı konu ediyor.

Almanya’nın başkenti Berlin’de her yıl düzenlenen Berlinale Film Festivali’nde ödüller, Berlinale Palast Sineması’ndaki törenle sahiplerini buldu.

Amerikalı yönetmen, oyuncu ve senarist Kristen Stewart’ın bu yıl jüri başkanlığını yaptığı festivalde, en iyi film için verilen Altın Ayı ödülüne Fransız yönetmen Nicolas Philibert’in “Sur l’Adamant” filmi layık görüldü.

Paris’te ruh ve sinir hastalıkları alanında faaliyet gösteren bir bakım merkezindeki günlük hayatı anlatan yapım, belgesel türünde. Teşekkür konuşmasında Philibert, belgesel türünün sinema kategorisinde değerlendirilmesinin kendisini çok derinden etkilediğini söyledi.

En iyi başrol oyuncu dalında Gümüş Ayı ödülü ise “20.000 Species of Bees” adlı filmdeki performansıyla İspanyol Sofia Otero’ya verildi. 8 yaşındaki Otero, Berlinale tarihine ödül alan en genç oyuncu olarak geçti.

En iyi yönetmen dalındaki Gümüş Ayı ödülü ise “Le Grand Chariot” filmiyle Fransız yönetmen Philippe Garrel’in oldu. Bu seneki Jüri Büyük Ödülü’ne “Roter Himmel” adlı filmin yönetmeni Christian Petzold layık görüldü. En iyi senaryo dalına ödül alan isimse Alman yönetmen Angela Schanelec oldu.

En iyi belgesel dalında 40 bin euroluk ödülü Meksika’da bir dağ köyündeki hayatı anlatan Tatiana Huezo’nun yönetmenliğin yaptığı “The Echo” aldı. Altın Ayı Onur Ödülü’nün sahibi ise bu yıl yönetmen Steven Spielberg oldu. Spielberg’e onur ödülünü U2 solisti Bono takdim etti.

16 Şubat’ta başlayan 73. Berlinale’de 19 film Altın Ayı ödülü için yarışırken, festival süresince 67 ülkeden 280’den fazla film izleyiciyle buluştu.

Paylaşın

UNESCO Açıkladı: Depremler Kültürel Mirasta Da Ağır Tahribata Yol Açtı

Suriye’nin kuzey bölümü ile Türkiye’nin güney bölümünde yer alan 10 ilde büyük yıkıma neden ol Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin kültürel mirasta da ağır tahribata yol açtığı açıklandı.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Türkiye ve Suriye’de etkili olan Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerinkültürel mirasta yarattığı ağır hasarlara dikkat çekti.

Örgüt, Alman basın ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, Roma ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden önemli yapıları barındıran Diyarbakır’da birçok yapının yıkıldığını belirtti.

Salı günü UNESCO’dan yapılan açıklamada; Göbekli Tepe, Nemrut Dağı ve Arslantepe gibi Dünya Miras Listesi’nde bulunan kültürel varlıkların depremden etkilenmiş olabileceği, ancak henüz kendilerine bu yönde bir raporun ulaşmadığı belirtilmişti.

Halep antik kentte ağır tahribat

Örgüt, Halep’teki antik kentte ağır hasarın olduğu yönündeki bulguların kendilerine ulaştığını açıkladı. Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinden biri olarak kabul edilen Suriye’nin Halep şehrindeki 13. yüzyıldan kalma kalenin ve tarihi çarşının zarar gördüğünü belirten UNESCO, durumdan dolayı oldukça endişeli olduklarını ifade etti.

UNESCO’nun daha önceki açıklamasında da eski şehir surlarının batı kulesinin çöktüğü ve çarşılardaki bazı binaların tahrip olduğu ifade edilmişti.

Depremin yarattığı tahribata ilişkin net tablonun ancak günler, hatta haftalar sonra ortaya çıkacağı belirtildi. Hem Türkiye’de hem de Suriye’de ağır kayıplara neden olan depremlerde bilanço giderek ağırlaşıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

2023 Grammy Ödülleri Sahiplerini Buldu

Müzik dünyasının Oscar’ı olarak görülen prestijli müzik ödülü dün gece Los Angeles’ta gerçekleşti. Birbirinden ünlü isimlerin kırmızı halıda boy gösterdiği tören, bu yıl da gösterişli bir şekilde gerçekleşti.

Haber Merkezi / En çok Grammy kazanan isim olarak yeni bir rekora imza atan Beyonce dikkat çekti. Ayrıca son yılların parlayan isimlerinden biri olan Harry Styles’ın son albümü de yılın albümü olarak ödül aldı.

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) pandemisi nedeniyle 2020’de online bağlantıyla, 2021’de ise minimum katılım ve çok sıkı güvenlik önlemleriyle düzenlenen Grammy Ödülleri, geçtiğimiz yıl eski pırıltısına kavuşmuştu.

İşte, bu yıl 65’incisi verilen 2023 Grammy Ödülleri’ni kazananlar:

Yılın albümü: Harry’s House – Harry Styles

Yılın şarkısı: Just Like That – Bonnie Raitt

En iyi yeni sanatç: Samara Joy

En iyi rap albümü: Mr. Morale & the Big Steppers

En iyi kısa müzik videosu: All Too Well – Taylor Swift & Saul Germaine

Yılın kaydı: About Damn Time

İkili veya grupla yapılmış en iyi pop performansı: Unholy – Sam Smith, Kim Petras

En iyi country solo performansı: Live Forever – Willie Nelson

En iyi metal performansı: Degradation Rules – Ozzy Osbourne, Tony Iommi

En iyi rock albümü: Patient Number 9 – Ozzy Osbourne

En iyi uzun müzik videosu: Jazz Fest : Bir New Orleans Öyküsü- Frank Marshall, Sean M. Stuart, Ryan Suffern

En iyi r&b şarkısı: CUFF IT – Beyoncé, Nile Rodgers, Teena Marie

En iyi rap şarkısı: The Heart Part 5 – Kendrick Lamar, Matt Schaeffer, Johnny Kosich,

En iyi pop solo performansı: Easy on Me – Adele

En iyi dans kaydı: Break My Soul – Beyoncé

En iyi pop albümü: Harry’s House – Harry Styles

En iyi rock şarkısı: Broken Horses – Brandi Carlile, Phil Hanseroth, Tim Hanseroth

Paylaşın

İran’daki Rejim Karşıtı Protestoların Sembol Şarkısına Grammy Ödülü

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestoların sembolü haline gelen Baraye adlı şarkının bestecisi Şervin Hacıpur, Grammy ödülüne layık görüldü.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Şervin Hacıpur’a verilen “sosyal değişim özel başarı” ödülü ABD Başkanı Joe Biden’ın eşi Jill Biden tarafından açıklandı.

Konuşmasında, “Bir şarkının dünyayı birleştirebileceğini, ona ilham kaynağı olabileceğini ve sonunda dünyayı değiştirebileceğini” söyleyen Biden, Baraye’nin Jina Mahsa Amini protestolarının marşı haline gelen şarkıyı, “kadın hakları için güçlü ve şiirsel bir çağrı” olarak nitelendirdi.

Hajipour’un şarkı nedeniyle gözaltına alındığını hatırlatan Biden, “Bu şarkı güçlü temasıyla dünyanın dört bir yanında yankılanmaya devam ediyor: Kadın, yaşam, özgürlük” diye konuştu.

İran’dan çıkış yasağı

25 yaşındaki sanatçı, Farsçada “İçin” ya da “Nedeniyle” anlamına gelen şarkıyı Instagram sayfasında paylaştıktan sonra şarkı, sosyal medyada kısa sürede viral hale gelmiş ve protestoların sembolüne dönüşmüştü.

Rejime karşı propaganda yapmak ve şiddeti teşvik suçlamasıyla karşı karşıya kalan Hacıpur gözaltına alınmış ve günler sonra kefaletle serbest bırakılmıştı. İran’dan çıkışı yasaklanan Hacıpur’un altı yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.

Hajipour’un Grammy ödülü kazanmasına ilişkin İran hükümetinden henüz bir yorum gelmedi. Şarkıcı, İran’da İnsan Hakları Aktivistleri verilerine göre gösteriler sırasında tutuklanan 19 bin 600 kişiden sadece biri.

En az 527 kişinin ise hükümetin eylemlere şiddetle müdahalesi sonucu hayatını kaybettiği belirtiliyor. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, yaklaşan devrim yıl dönümü nedeniyle Pazar günü, aralarında eylemlere katılanların da bulunduğu on binlerce tutuklu ve hükümlü için af ve ceza indirimi açıklamıştı.

Müzik dünyasının Oscar’ı olarak görülen prestijli müzik ödülü dün gece Los Angeles’ta gerçekleşti.

Paylaşın

Olof Palme Ödülü İnsan Hakları Aktivisti Eren Keskin’e

Olof Palme Uluslararası Anlayış ve Ortak Güvenlik için Anma Fonu’nun 1987 yılından bu yana her yıl verdiği Olof Palme Ödülü Eren Keskin’e verildi. Keskin, ödülünü İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenen törende gıyabında aldı.

Haber Merkezi / Keskin, Çarşamba günü Stockholm Konser Salonunda düzenlenen törene video bağlantısı aracılığıyla katılırken Marta Chumalo ödülü şahsen aldı. İran’da cezaevinde bulunan Nergis Mohammadi’nin ödülü ise eşi Taghi Rahmani’ye takdim edildi.

Eren Keskin, ödüle kadın haklarına yönelik çalışmalarından dolayı değer görüldü. Eren Keskin 2004 yılında Almanya Aachen Barış Ödülü’ne değer görülmüştü.

Olof Palme Anma Fonu Başkanı eski İsveç Başbakanı Stefan Löfven ise, törende yaptığı konuşmada “Kadın hakları insan haklarıdır” dedi.

Löfven ödül sahiplerinin insan haklarının savaş, şiddet ve baskı tehdidi altında olduğu bir dönemde, kadınların özgürlüğü için mücadele etttiklerini ve böylece başkalarına ilham verdiklerini belirtti.

Ödülü kazananlar hakkında

Feminist, toplumsal cinsiyet uzmanı ve psikolog Marta Chumalo, “Women’s Perspectives” (Kadınların Bakış Açıları) merkezinin kurucularından. 20 yıldır şiddete maruz kalan kadınları desteklemek için çalışan Chumalo, 2014 yılından bu yana, özellikle de Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’yı işgal etmesinden bu yana savaşın etkileri ve savaştan etkilenenlerin ihtiyaçlarını karşılama konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyor.

Chumalo, savaşta cinsel şiddete maruz kalan kadınlara destek olmak için İstanbul Sözleşmesi’nin etkili bir biçimde uygulanmasını talep ediyor.

İran’da kadın hakları ve ifade özgürlüğü mücadelesinin önemli isimlerinden biri olan gazeteci ve insan hakları aktivisti Narges Mohammadi, İran Ulusal Barış Konseyi’nin kurucularından. İnsan Hakları Savunucuları Merkezi ve Adım Adım İdam Cezasını Kaldırma Kampanyası’nın (Legam) önde gelen isimlerinden olan Mohammadi, bugüne kadar hak savunuculuğu eylemleri dolayısıyla pek çok kez gözaltına alındı ve tutuklandı.

Narges Mohammadi, Kasım 2021’den bu yana “devlete karşı propaganda yaptığı” gerekçesiyle başkent Tahran’daki Evin Hapishanesi’nde tutuklu.

Avukat Eren Keskin, Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu kurucusu ve İHD Eş Genel Başkanı. Özgür Gündem gazetesi eş yayın yönetmenliği yaptı. İHD genel başkan yardımcılığı ve İstanbul Şubesi başkanlığı görevlerinde bulundu. Uzun yıllardır hak mücadelesi hareketi içinde. Hakkında açılmış çok sayıda dava halen sürüyor.

Keskin, hak savunucusu olarak çok sayıda ödül aldı: Aachen Barış Ödülü (2004), Theodor Haecker Politik Cesaret ve Dürüstlük Ödülü (2005), Uluslararası İfade Özgürlüğü Ağı (IFEX) 23 Kasım Cezasızlıkla Mücadele Günü’nde cezasızlıkla mücadelede sembol isim (2013).

28 Şubat 1986’da uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden İsveç’in eski başbakanı Olof Palme anısına verilen ödül, 1987 yılından bu yana her yıl veriliyor. Ödülü daha önce alan isimler arasında Václav Havel, Harlem Désir, Aung San Suu Kyi, Kofi Annan, Gideon Levy gibi isimler bulunuyor.

Paylaşın