Sivas: Hafik Gölü / Pılır Höyük

Hafik Gölü / Pılır Höyük; Sivas’ın Merkez İlçesi, Paşabey Mahallesi, Arapşeyh Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. İlçe merkezinin 3 km kuzeybatısındadır.

Gölün alanı yaklaşık 1 km² dir. Derinliği ortalama 6 m olan göl, dipten kaynayan sularla beslenmektedir. Fazla suları Kızılırmak’a akan göl, yörenin önemli mesirelerinden biridir.

Pılır Höyük; Hafik Gölü’nün (Büyük Göl) içinde yer alan küçük bir ada görünümündedir. Etrafı sazlıklarla çevrili olduğundan ilk bakışta bir yanmada görüntüsü vermektedir.

Pılır Höyükte neolitik devir ya da diğer ismiyle cilalı taş devri (MÖ 8000-MÖ 5500) dediğimiz devirle birlikte göl yüzeyine dikili kazıklar üzerine evlerin yapılmasından oluşan bir yerleşim başlamış daha sonraları ise Kalkotik devrinde MÖ 5500-3000) ise yerleşim devam etmiştir.

Sondaj ve kesit sonunda klasik bakır çağlara ait kalıntılar bulunmuş daha alt katmanlarda ise meolitik devir buluntularına ulaşılmıştır. Pılır Höyük ise Anadolu’da bu tarz yerleşimin ise tek örneğidir. Pılır Höyük 1990 yılında birinci dereceden arkeolojiksit alanı statüsüne alınmıştır.

Paylaşın

Fotoğraflarla ‘Divriği Kalesi’

Divriği Kalesi; Sivas’ın Divriği İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinin kuzeyinde Çaltı Irmağı’na bakan kayalığın üzerindedir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Dış kalenin sur uzunluğu yaklaşık 1 km.’dir. İç kalenin surları ile bu uzunluk 1,5 km.’ye ulaşmaktadır. Kalenin güney-kuzey açıklığı 400 m. doğu-batı eni ise 200 m. kadardır.

Batı ve güney cepheler dışında diğer taraflar sarp kayalıklar ve uçurumlar halinde Çaltı Vadisi’ne inmektedir. Surlar şehre dönük cephelerde yüksek ve sağlam tutulmuş olup, bir iki boş burç dışında bir imla duvarı durumundadır.

Dış ve iç kaleyi meydana getiren duvarlar boyunca birçok burçlar vardır. Bunlar kare, poligonal, dairesel planlıdır. Dış kale; güney-batı ve batı yönlerinde iki kapı ile şehre açılmaktadır.

Ancak birinci kapı sonradan örülmüştür. İkinci kapı, yakın zamana kadar iyi korunmuşken son yıllarda tamamen yıkılmıştır. İç kalenin surları iyice yıkılmıştır. Birkaç burç ve beden temelinden başka bir şey kalmamıştır.

        

Paylaşın

Sivas: Soğuk Çermik Kaplıcası

Soğuk Çermik Kaplıcası; Sivas’ın Merkez İlçesi, Beypınarı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı kare planlı olup, taş örgülü, beton sıvalı ve kireç badanalıdır. Giriş kuzey yönden kemerli, kenarları düzgün kesme taşlarla çevrili bir kapı ile sağlanır.  İçerideki kapı üzerinde H. 1322 (M. 1904) tarihli Osmanlıca bir kitabe vardır. Bu kitabede şunlar yazılıdır:

“Bu mevkî-i sıhhatî ve hayr-ı câr-î asr-ı Güzîn-i Abdülhamid Han-ı Sânîde, Sivas Vâlisi Vezîr Reşîd Akif Paşa Hazretlerinin himem-i mahsûsalariyle vücûd-pezîr olmuşdur.1322 (1904)”

Kitabesinden binanın Sivas Valisi Reşid Akif Paşa tarafından 1904 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Kuzey yönde kemerli, ancak daha dar bir kapı ile girilen tuvalet bölümü vardır. Tuvalet bölümünde iç kısımdaki yapım ve malzemeler modern (lavabo, fayans, kapılar vs.) unsurları içerir.

Havuzda kare plana uymakta, kuzey ve güney yönlerde havuza inişi sağlayan merdivenler bulunmaktadır. Bu kısımlarda havuz kenarı dışarıya çıkıntı yapmaktadır. Havuzun dört yanını dolanan bir tahliye kanalı ile taşan su tuvalet kapısı önünden kanalizasyona tahliye edilmektedir.

Bu kanal ile havuz arasındaki 30 cm.lik set üzerinde simetrik olarak yer alan alt tarafı86 cm. yüksekliğinde betonla kaplı 12 adet ahşap direk üzerinde yine ahşaplara bindirilmiş asma-kırma çatı yer alır.

Üst örtü saç ile kaplıdır. Havuzun üzerini, örten çatı, kenarlara göre daha yüksek olup aradaki dik çıkan kısım üzerinde havuzun gün ışığıyla aydınlatılmasını sağlayan pencereler yerleştirilmiştir. İçte duvarlar 2 m. yüksekliğe kadar beton mozaik olup yukarısı beton sıvalı ve badanalıdır. Havuz kenarında dört yönde110 cm. genişliğinde beton sekiler mevcuttur.

Paylaşın

Sivas: Sıcak Çermik

Sıcak Çermik; Sivas’ın Yıldızeli İlçesi, Kalın Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Sivas İl Merkezine 35 km, Yıldızeli İlçesi’ne 15 km uzaklıktadır.

Sıcak Çermik Kaplıcalarının denizden yüksekliği 1365 m. dir. Kaplıcanın su sıcaklığı 46-50 °C arasında değişmektedir.

Sodyumlu, sülfatlı, hidrokarbonatlı, magnezyumlu ve karbonatlı bileşime sahip olan kaplıca suyu; başta her tür “romatizmal” rahatsızlıklar olmak üzere: Bel ve boyun fıtıklarından siyafalji gibi disk rahatsızlıklarına, safra kesesi, böbrek ve idrar yolu rahatsızlıklarından ortapedik şikayetlere, kısırlık başta olmak üzere bir dizi “Kadın Hastalığı”ndan, strese bağlı semptomlara, mide ve bağırsak problemlerinden saç dökülmesine ve cilt rahatsızlıklarına, uykusuzluk, yorgunluk ve asabiyet hastalığına, sayılamayacak kadar çok hastalık ya da rahatsızlık için “tedavi edici” özellik taşımaktadır.

48° C ısıya sahip olan kaplıca suyumuzun kimyasal karakteristigi; florür içeren kalsiyum, magnezyum-sodyum, sülfat, hidrokarbonat ve karbonat klorürlü, zengin mineralli bir sudur. Romatizma, sinir sistemi, solunum yolu, sindirim sistemi, metabolizma bozuklukları, böbrek ve idrar yolları, kan dolaşımı adale ağrıları, kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.

Turizm merkezi ilan edilen kaplıca, yakınındaki Sivas Belediyesi otelleriyle konaklama hizmeti sağlamaktadır. Ayrıca kaplıca içinde Cumhuriyet Üniversitesine bağlı bir Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi de bulunmaktadır.

 

Paylaşın

Sivas: Kale Camii

Kale Camii; Sivas’ın Merkez İlçesi, Eskikale Mahallesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1989 ve 2000 yıllarında çatıya kurşun kaplanmış, sıva ve boyası yapılmıştır. 2007 yılında çürüyen taşlar değiştirilerek eksik kısımlar tamamlanmış, taş yüzeyleri temizlenmiş, duvarlar güçlendirilmiş ve üst örtü bakır kaplanmıştır. 2010 yılında yeniden genel onarımı yapılmıştır.

Padişah III. Murad zamanı vezirlerinden Sivas Beylerbeyi Murad Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılan camii 18.75 x16.70 m. boyutlarında olup kareye yakın dikdörtgen plana sahiptir.

Tamamen kesme taştan yapılmıştır. Girişin sağında tuğla minare yer alır. Minare şerefesinin alt kısmı mukarnaslıdır.

Ana mekân girişinin hemen solundaki merdivenlerden kadınlar kısmına çıkılır. Kare mekândan sekizgen kasnağa geçilir, bunun da üzerinde onaltıgenden  kasnak bulunur ve kubbe bu bölüm üzerine oturtulmuştur.

Yüksek bir dikdörtgen çerçeve içerisine yerleştirilmiş bulunan mermer mihrap nişinin üstü mukarnas dolguludur. Mihrabın yanında dokuz basamaklı zarif bir minber yer alır.

 

Paylaşın

Sivas Kalesi

Sivas Kalesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Kayseri Kapı Mahallesi, DDY Fabrikası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Sivas kent merkezinin gelişiminde önemli bir yer tutan kalenin (Topraktepe), Arkeolog Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından 1946 yılında yapılan kazılar neticesinde MÖ II. bin başlarından itibaren iskân edildiği ispat edilmiştir.

Selçuklu Sultanı Alaattin Keykubat, yaklaşan Moğol tehlikesine karşı Sivas surlarını tamir ettirmiştir. 1243 yılında Selçuklu ve Moğol orduları arasındaki Kösedağ Savaşı öncesinde yapılan bu tamiri anlatan kale kitabesi Sivas Müzesi’nde korunmaktadır.

Kenti tamamen kuşatan dış surların beş veya yedi kapısı vardır. Kapı sayılarındaki değişiklikler, her onarımda yeni kapıların açılması veya kapatılmasından kaynaklanmıştır. Bunlar; Kayseri Kapısı, Dolap Kapı, Tokmak Kapı, Cancun Kapısı, Şalpur Kapısı, Bağdat Kapısı, Tokat Kapısı gibi isimlerle anılmaktadır.

Paylaşın

Sivas: Arkeoloji Müzesi

Arkeoloji Müzesi; Sivas’ın Merkez İlçesi, Yüceyurt Mahallesi, Rahmi Günay Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Şehir merkezinde tarihi kent meydanına 400 metre mesafededir.

Orta Anadolu’nun en büyük arkeoloji müzesi olan müzede, bölgede 9 milyon yıl önce yaşamış çeşitli memeli hayvanlara ait fosil kalıntıları, Kalkolitik Çağ’a (MÖ 5500–3000), Eski Tunç Çağı’na (MÖ 3000-2000) ve Hititler’e ait birçok buluntunun yanı sıra Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserler de sergilenmektedir.

Sivas’ta müze teşkilatı kurulması fikri eski yıllara kadar uzanmaktadır. Cumhuriyet Döneminde (1922) Hars Müdürlüğü’nün emirleri ile dağınık olarak bulunan eserlerin vilayet merkezindeki bir okulda toplanarak müze kurulması istenmiştir. Lise haline getirilen okulda küçük bir müzenin teşkil edilmiş olduğunu ve müze koleksiyonları arasında kıymetli eserlerin de yer aldığını görüyoruz.

Bu müze 1923 yılında kabaca tasnif edilerek ziyarete açılmıştır. Lise binasında müzenin gelişmesine imkân olmadığı anlaşılınca müze için vilayette bir yer aranmış ve il merkezindeki eski eserlerin de değerlendirilmesi düşüncesiyle müze ve eserleri 1927 yılında Gökmedrese’ye nakledilmiştir. Müzenin sistemli bir şekilde ele alınması ancak bundan sonra mümkün olmuştur.

Bu arada, eserlerin bir kısmı Ankara’ya nakledilmiş ve bir kısmı da etnografik eserlerin yer aldığı Müze Eve verilmiştir. Ancak müze, bu koşullarda gelişme gösterememiştir. 1951 yılında Etnografya Müzesi’ne verilen eserler geri alınmış,çevreden de bazı eserler toplanmıştır.1968 yılına kadar Gökmedrese’de görevini yürüten müze, aynı yıl Buriciye Medresesi’ne taşınmıştır.

Sivas Müzesi 1 Kasım 1983 tarihinde, 4 Eylül 1919’da tarihi kongrenin toplandığı, lise binasına taşınmış, Buriciye Medresesi’nin ise Arkeoloji ve Taş Eserler Müzesi haline getirilmek üzere onarımı planlanmıştır. Sivas Kongresi’nin toplandığı bina 1880’li yıllarda Vali Sırrı Paşa tarafından düşünülerek ilk temelleri atılmış, sonra gelen Vali Memduh Paşa ilk temel yerini bugünkü şekliyle değiştirmiş ve 1892 yılında o zamanki adıyla “Mülki İdadi” olarak hizmete sunmuştur.

Daha sonra Sultani olarak hizmete giren bina 1924 yılında “Sivas Lisesi” adını almıştır. 1981 yılına kadar lise olarak kullanılan bina 1983 yılında müze olarak son şeklini almıştır. 3 katlı binanın 1. katında etnografik eserler teşhir edilirken 2. katta ise Atatürk- Sivas Kongresi ve Milli Mücadele ile ilgili bilgi ve belgelerin teşhiri yapılmaktadır. Sivas Müzesi’ne bağlı birimlerden Buriciye Medresesi ve Akaylar Konağı’nda onarım çalışmaları sürdürülmektedir. Müze Müdürlüğü’ne bağlı müzelerden biri de Aşık Veysel Müzesidir.

Kültür Bakanlığı 1979 yılında Sivas İli Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyü’ndeki bir evi kamulaştırarak müzeye dönüştürmüş ve 21 Mart 1982 tarihinde de bunu ziyarete açmıştır. Müzede Aşık Veysel’in kullandığı eşyalar, yöresel dokumalar ve fotoğraflar sergilenmektedir. Sivas Müze Müdürlüğü kayıtlarında 1997 yılı sonu itibarı ile 2857 adet etnografik, 4621 adet sikke, 1965 adet arkeolojik, 50 adet çivi yazılı tablet, 215 adet mühür ve mühür baskısı, 182 adet el yazması kitap olmak üzere 9890 adet eser mevcuttur.

Paylaşın

Sivas: Kurşunlu Hamamı

Kurşunlu Hamamı; Sivas’ın Merkez İlçesi, Paşabey Mahallesi, Arapşeyh Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Şehir merkezinde tarihi kent meydanına 400 metre mesafededir.

1950 yıllarında onarılan hamam Vakıflarca kiraya verilmek suretiyle işler hale getirilmiştir. 2005 yılında yeniden onarılan hamamın dökülen kurşunları yenilenmiş, taş çürütmeler yapılmış, içten sıva raspası yapılarak iç dekorasyon yenilenmiştir. Halen bakımlı durumda bulunan hamam erkek ve kadın bölümleriyle hizmete açıktır.

Erkek bölümüne girişin doğusundaki pencere içinde mermer üzerine yazılmış üç satırlık 984 tarihli kitabesi ve anlamı şöyledir: Bu hamam Selim Han’ın oğlu Sultan Murad’ın zamanında Allah’ın rahmetine muhtaç Rum Eyaleti emirler emiri Abdullah oğlu Behram Paşa tarafından yaptırılmıştır 984 (1576)”

Kitabesinden anlaşıldığı üzere 1576 yılında Belhram Paşa tarafından, çifte hamam olarak yaptırılmıştır. Sivas’ta Osmanlı dönemi klasik hamamların özelliklerini yansıtmaktadır. Dıştan dışa 32.50 x40.50 mölçülerinde dikdörtgen planlı, duvarlar tamamen kesme taştan, kubbeler tuğladan inşa edilmiştir.

Erkekler bölümüne, güney cephede sivri kemerli bir kapıdan girilmektedir. Girişin sağ ve solunda sivri kemer alınlıklı iki pencere soyunmalık mekânını aydınlatmaktadır. 11.85 x 11.85 m. iç ölçülerindeki kare planlı soyunmalık bölümünde köşelerde tromplar yardımı ile sekizgen kasnağa geçilmektedir. Kasnakta sivri kemerli dört küçük pencere yer almakta olup kasnak üzerine tek bir kubbe oturtulmuştur.

Hamamın güneydoğu ve güneybatı köşeleri kasnak başlangıç hizasına kadar devam etmektedir. Soyunmalık bölümleri erkek ve kadınlar bölümünde aynıdır. Erkekler bölümünün ılıklık kısmının dar kenarı 5.25 m. olup dikdörtgen planlıdır. Ilıklıkta helâ ve tıraşlıklar yer almaktadır. Dikdörtgen alanın üzeri eşit üç kubbe ile örtülüdür.

Sıcaklık bölümü 14×14 m iç ölçülerinde kare planlı dört eyvanlı üzeri tek kubbe ile örtülüdür. Eyvan kubbeleri elips biçimindedir. Köşelerdeki dört hücre (halvet) 3.70 x3.70 miç ölçülerinde olup üzerleri kubbe ile örtülüdür. Hamamın kuzey yanında, sıcaklık bölümünden sonra dikdörtgen planlı su haznesi ve onun da gerisinde beşik tonoz örtülü külhan kısmı bulunmaktadır.

Kadınlar ve erkekler bölümünden oluşan bu çifte hamam, kesme taş örgülü beden duvarlarındaki demir bağlantılarla kurşun dökülerek inşa edildiği için halk arasında Kurşunlu Hamam olarak bilinmektedir. 1928’de metruk olan hamamın Düyun-ı Umumiye İdaresi’nce tuz deposu olarak kullanılmış olduğu Sivas Şehri adlı eserde kaydedilmektedir.

 

 

Paylaşın

Sivas: Aşık Veysel Müzesi

Aşık Veysel Müzesi; Sivas’ın Şarkışla İlçesi, Sivrialan Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türkiye, bütün insanlığın ortak kültürü olarak kabul edilen ve evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal varlıkların cennetinde yer almaktadır. Kadim tarihi, kültürel kodları, coğrafi araştırmaları ve uzantılarıyla tüm dünya için oldukça kıymetli bir ülke özelliğine sahiptir.

Türkiye’nin en önemli markası olan kültürel mirası, müze ve ören yerleri sadece Türkiye değil, yurt dışından gelen tüm misafirlerin de çekim alanında yer almaktadır. Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşadığı evin müzeye dönüştürlmeside Türkiye’nin en önemli sosyal sorumluluk projelerinden biridir.

Aşık Veysel Şatıroğlu’nun evi Kültür Bakanlığı tarafından 1979 yılında kamulaştırılmış ve 1982 yılında müze olarak ziyarete açılmıştır. Müzede Aşık Veysel’in kişisel eşyaları, fotoğrafları, şiirleri ve onunla ilgili yayınlanan eserler sergilenmektedir. Aşık Veysel’in anısını yaşatmak için her yıl 9-11 Temmuz tarihleri arasında Sivas’ta ve Şarkışla-Sivrialan Köyü’nde anma törenlerinin yanı sıra “Aşık Veysel Aşıklar Bayramı” adı altında festival düzenlenmektedir.

 

Paylaşın

Sivas: Eğri Köprü

Eğri Köprü; Sivas’ın Gürün İlçesi, Yeşilyurt Mahallesi, Bağdat Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Şehir merkezine 3 km uzaklıkta Kızılırmak üzerine inşa edilmiştir.

Yazılı kaynaklarda Selçuklu dönemine ait olduğu belirtilmiştir. On sekiz gözlü olup gözleri teşkil eden kemerler sivridir. Uzunluğu 179.60 m, eni 4.55 m’ olan köprü halen araç trafiğine kapalı, yaya trafiğine açık ve sağlam durumdadır.

Sivas’ı Malatya üzerinden Güneydoğu Anadolu’ya ve oradan da Bağdat’a bağlayan eski Bağdat Yolu (İpek Yolu) üzerinde bulunması önemli bir eser olduğunu göstermektedir. Yapım kitabesi bulunmayan köprünün Sivas Müzesinde korunan onarım kitabesine göre 1217 H. (M. 1802) yılında onarıldığı anlaşılmaktadır.

“Köprü doğudan batıya doğru düz şekilde iken ortada güneye doğru eğik olarak kesme taştan inşa edilmiştir. On sekiz gözlü olup gözleri teşkil eden kemerler sivridir. Uzunluğu 179,60 m, eni 4.55 m’dir. Menba yönünden üçgen selyaranlar suyun hız kuvvetini köprüden uzaklaştırmaktadır. Mansab yönünde ayaklara takviye duvarlar örülmemiştir. Tahliye döşemeleri kesme taş olup köprünün her iki yüzüne çok sayıda çörtenler (yağmur olukları) yerleştirilmiştir.

Köprü, Sultan III. Murad zamanında 1585 yılında, Sivas Valisi Halil Rıfat Paşa’nın teşviki ile Kangal Ağası Abdurrahman Paşa tarafından XIX. yüzyılda onarılmıştır.”

Köprünün eğri olması ile ilgili olarak halk arasında söylenen rivayetler yazılı kaynaklarda da yer almıştır. Zamanında bir usta bir şakirt (çırak) varmış. Zamanla, ustasıyla araları açılan çırak ustasının yanından ayrılmış; Sivas’taki bu köprünün yapımını üzerine almış. Köprünün yapımı ilerlerken ustasına haber ulaşmış. Usta merak ederek köprüyü görmeye gelmiş. Gizlice incelemiş ve beğenmiş.

Çırağının karşısına geçip:

Usta idik olduk şâkirt
Al bardağı suya seğirt
Hiç nazardan korkmadın mı?
Köprünü eğri çevirt

Dörtlüğünü söylemiş. İşte köprünün eğri olması bu hikâyeye bağlanmaktadır.”

Karayolları 16. Bölge Müdürlüğü tarafından 2006 yılında onarılan köprü araç trafiğine kapatılmış olup halen yaya trafiğine açık ve sağlam durumdadır.

 

Paylaşın