Trabzon: Ak Camii

Ak Camii; Trabzon’un Akçaabat İlçesi, Dürbinar Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yığma yapım sistemiyle inşa edilen yapıda malzeme olarak kesme taş kullanılmıştır. Yapı, kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Yapı, harim, son cemaat yeri ve kadınlar mahfilinden oluşmaktadır. Kapalı olan son cemaat yerine kuzey ve batı yönlerden giriş sağlanmaktadır. Son cemaat yeri kuzey cephesinde, altı adet sütun ile ikisi küçük, üçü geniş, beş adet yuvarlak kemerli bir düzene sahiptir.

Caminin harim girişi kuzey cephesinde yer almaktadır. Ana giriş kapısı, dikdörtgen formlu, çift kanatlı ve ahşaptır. Kapının üzerinde ahşap süslemeler bulunmaktadır. Kapının her iki yanında ikişer adet yivli sütunçe bulunmaktadır. Kapıya yakın olan sütunçeler, üstte sağır bir yuvarlak kemerle birleşmektedir. Bu sağır yüzeyde ve lentonun altında kalan alınlıkta bitkisel motifli bezemeler yer almaktadır. Bu cephede, doğu ve batı köşelere doğru, yivli ve mukarnaslı nişler bulunmaktadır.

Yapının dıştan üst örtüsü, birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış, güneyde iki sütun ve kuzeyde beden duvarları üzerine oturtulmuş ana kubbe ile doğu, batı ve güney yönlerde bulunan üç adet yarım kubbeden oluşmaktadır. Güney yönündeki yarım kubbenin doğu ve batı köşesinde küçük kubbeler yer almaktadır. Minaresi kuzeybatı köşesinde bulunmaktadır ve iki şerefelidir. Yapının cephelerinde çift sıra pencere düzeni mevcuttur.

Alt sıra pencereler dikdörtgen formlu, üst sıra pencereler ise yuvarlak kemerlidir. Çift kanatlı olan pencerelerin çerçeveleri dışa taşkın ve profillidir. Güney cephesinde orta aksın üst kısmında dairesel formlu pencere bulunmaktadır. Kadınlar mahfiline, harimden, giriş kapısının doğu ve batısında bulunan tek kollu, ahşap merdivenler ile çıkılmaktadır. Kadınlar mahfili U planlıdır. Mihrap taş malzemeden yapılmış olup mukarnaslıdır. Gösterişli olan mihrap çok yoğun bir taş işlemesine sahiptir.

Her iki yanında sütunçeler bulunmaktadır. Sütunçeler üstte sağır olan yuvarlak kemerle birleşmektedir. Minber ve vaaz kürsüsü de taş malzemeden yapılmıştır. Her ikisi de farklı motiflerde taş işlemesine sahiptir. İç mekânda duvarları sıvalı olan caminin beden duvarlarında ve kubbelerinin içerisinde yoğun kalem işi bezemeler mevcuttur. Yapının bodrum katında mescit bulunmaktadır. Buraya harimin batı yönünde bulunan merdiven ile inilmektedir.

Paylaşın

Trabzon: Ahi Evren Dede Camii

Ahi Evren Dede Camii; Trabzon’un Ortahisar İlçesi, Boztepe Mahallesi, Vuslat Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ahi Evren Dede Camii Trabzon’a hakim Boztepe semtinde yapılmış olan caminin tarihi bilinmemektedir. Şemsettin Sami’nin belirttiğine göre Sultan Orhan döneminde Ahi Evren’in bir derviş dergahı inşa ettirdiği bunun da bugünkü cami ve türbenin yerinde olduğundan bahsetmektedir.

Komplekse ait kesin bir bilgimiz yoktur. Burada aynı isimli bir cami inşa edildi. Ahi Evren Dede camisi Hacı Hakkı Baba’nın Abdulaziz döneminde H. 1305 (1888) katkılarıyla tamir ettirilerek günümüze ulaştırılmıştır.

Yığma yapım sistemiyle inşa edilen yapıda malzeme olarak kesme taş kullanılmıştır. Yapı, kuzey güney doğrultusunda dikdörtgen plandır. Yapı, harim ve kadınlar mahfilinden oluşmaktadır. Yapının dıştan üst örtüsü kubbedir. Üst örtüsü kırma çatıdır. Minaresi kuzeybatı köşesinde bulunmaktadır ve tek şerefelidir. Yapının cepheleri günümüzde sıvalıdır.

Caminin girişi kuzey cephesinde bulunmaktadır. Giriş açıklığı sivri kemerli olup kesme taş sövelidir. Çift kanatlı giriş kapısı demirdir. Yapının doğu, batı ve güney cephelerinde ikişer adet pencere bulunmaktadır. Tüm pencereler sivri kemerli, ahşap ve çift kanatlıdır. Yapının kuzey cephesinde giriş kapısının hemen yanında bitişik olarak Ahi Evren Türbesi bulunmaktadır. Yapının harim girişine kuzeybatı cephesinde bulunan koridordan ulaşılmaktadır.

Harim giriş kapısı sivri kemerli, çift kanatlı ve ahşaptır. Kadınlar mahfiline harimden, girişin doğusunda bulunan tek kollu merdiven ile çıkılmaktadır. Mihrap taş malzemeden yapılmış olup nişlidir. Mihrabın üstte çerçeve kısmı sivri kemer formunda bitmektedir. Minber ve vaaz kürsüsü ahşap malzemeden yapılmış olup özgün değildir. İç duvarları sıvalı olan caminin, beden duvarlarında ve kubbe içinde kalem işi süslemelere yer verilmiştir.

 

Paylaşın

Trabzon: Ağasar Köprüsü

Ağasar Köprüsü; Trabzon’un Şalpazarı İlçesi, Kireç Mahallesi ile Kalecik Mahallesi arasında yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Yapı, doğu batı doğrultusunda uzanmaktadır. Kâgir olarak inşa edilen köprü, iki mesnetli, tek gözlü ve sivri kemerlidir. Köprüde malzeme olarak kesme taş ve moloz taş kullanılmıştır. Köprünün kemer ve korkuluk kısmında kesme taş, diğer bölümlerinde moloz taş kullanılmıştır.

Köprü ayaklarının her ikisi de ana kayaya oturmaktadır. Köprü kemerlerinin iç yüzeylerinde nişler yer almaktadır. Yapının korkulukları sivri kemer üst kısmında üçgen formda birleşmektedir. Yapının döşemesi yer yer bitki örtüsüyle kaplanmıştır.

Paylaşın

Trabzon: Abdullah Paşa Çeşmesi

Abdullah Paşa Çeşmesi; Trabzon’un Ortahisar İlçesi, Gülbaharhatun Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Abdullah Paşa Çeşmesi Zağnos Paşa Kulesi’nin doğu girişinde yer alır. Çeşme, zamanında bugünkü Taksim Meydanı’nda bulunmaktaymış ancak yol yapımı esnasında sökülmüş ve bugünkü yerine yerleştirilmiştir.

Trabzon Valisi Haznedarzade Abdullah Paşa tarafından, 1844 yılında, mermerden yaptırılmıştır. Dikdörtgen biçiminde olup, Ampir üslubunda yapılmıştır. Stili, hayat ağacı rozetleri, akantus yaprakları, Arapça ve Farsça yazıtları ile bu tarzdaki çeşmelerin en güzel örneklerinden birini oluşturmaktadır.

Güney cephesi; her iki köşede aşağıdan yukarıya doğru yivli şeritlerin devamı ve sonra bitkisel motifli süsleme ile son bulmasıyla sınırlanmaktadır. Bu bölümün üzerinde üçgen alınlık yer almaktadır.

Üçgen alınlığının ortasında Sultan Abdülmecid’in tuğrası, tuğranın yanlarında kırık dallar ve yanlarda birer rozet bulunmaktadır. Lülenin çevresinde hayat ağacı bezemesi görülmektedir. Lülenin önünde su teknesi yer almaktadır. Aynalığının ortasında dört bölüm ve dokuz satır olan görkemli kitabesi bulunmaktadır.

Paylaşın

Trabzon: Liman Çeşmesi

Liman Çeşmesi; Trabzon’un Ortahisar İlçesi, İskenderpaşa Mahallesi, İskele Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kitabesine göre Hicri 1309 (Miladi 1891/1892) yılında Sultan Abdülhamit döneminde inşa edilmiştir. Yığma yapım sistemiyle inşa edilen yapıda malzeme olarak kesme taş kullanılmıştır.

Çeşme, tek cepheli ve üç lüleidir. Yapının yalnızca doğu cephesi görülmektedir. Bu cephe ortada ve köşelerde ikişer sütunla üç bölüme ayrılmıştır. Sütunlar yivli, başlıkları bitkisel motiflidir.

Sütun başlıklarının üzerinde cephe boyunca devam eden kademeli ve yivli olan bir silme dolaşmaktadır. Silmenin üstünde yer alan kitabede Abdülhamit’ in tuğrası ve çeşmenin yapım tarihi yer almaktadır.

Sütunlarla ayrılan her bir bölümde bir lüle bulunmaktadır. Lülelerin çevresi bitkisel motiflerle süslenmiştir. Üç bölümde üç adet su teknesi ve dinlenme taşı vardır.

 

Paylaşın

Tokat: Ahi Yusuf Türbesi

Ahi Yusuf Türbesi; Tokat’ın Turhal İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Semercilerin piri olarak bilinen Ahi Yusuf’un mezarının bulunduğu türbe, Turhal ilçe merkezindedir. Türbenin doğu cephesindeki giriş kapısı üzerinde yer alan kitabesine göre H.723 (M.1323) yılında yapılmıştır.

Kareye yakın dikdörtgen planlı türbe, düz damla örtülüdür. Kuzey ve batı cephede dikdörtgen formlu pencere, güney duvarda mihrap nişi bulunan yapı, içten ve dıştan beton sıva ile sıvanmıştır. Kitabenin iki yanında birer çarkıfelek motifi bulunmaktadır.

Türbenin yayınlanmış olan kitabe metni şöyledir; “Emere hâzihi’z-zâviye…eş-şeyh hâzihi Ahi Yusuf Kuddise rûhuhû fî-şehri şa’beîn sene selâse ve ışrîn ve sebâ mî’e(h.723)”

Paylaşın

Tokat: Kırkkızlar Türbesi

Kırkkızlar Türbesi; Tokat’ın Niksar İlçesi, Kırkkızlar Mahallesi, Albayrak Sokak üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Türbenin hangi dönemde, kimin adına yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Bir görüşe göre, II.Kılıçarslan’ın oğullarından Nasıreddin Bekyaruk Şah (1186-1197) ya da II. Rükneddin Süleyman Şah (1196-1204) adına inşa edilmiştir. Başka bir görüşe göre de; I.İzeddin Keykavus Döneminde (1211-1220) inşa edilmiştir.

Türbenin güneydoğu cephesindeki pencere alınlığında yer alan usta kitabesinde adı geçen usta, Sivas I. İzzeddin Keykavus Kümbeti’nin de ustasıdır. 1219 tarihli Sivas I. İzzeddin Keykavus Kümbeti, mimari özellikleriyle de Niksar Kırkkızlar Türbesine benzemektedir. Ustalarının aynı kişi olması ve mimari benzerlikleri, Niksar Kırkkızlar Türbesi’nin Sivas I. İzzeddin Keykavus Kümbetiyle yaklaşık aynı tarihlerde inşa edilmiş olabileceğini akla getirmektedir.

Anadolu’nun tuğla ile inşa edilmiş önemli yapı örneklerinden olan türbe, içten ve dıştan sekizgen planlıdır. İçten kubbe, dıştan piramidal külahla örtülmüştür. İki katlı olan türbede altta mezar odası yer almaktadır. Dıştan yedi sıra kesme taşla örgülü subasmanı üzerinde yükselen türbenin girişi kuzeydoğu yönündendir. Ana yönlerdeki dört cephe ile kuzeybatı cephe sağır tutulmuş, güneybatı ve güneydoğu cephelere birer pencere yerleştirilmiştir.

İçten ve dıştan sekizgen planlı mezar odasının, ortadaki ayağa dayanan basık bir tonozla örtülü olduğu düşünülmektedir. Giriş kapısı türbe kapısıyla aynı yönde olan mezar odasının doğu, batı, güney ve güneydoğu yönlerde mazgal pencereleri bulunmaktadır. Mezar odası moloz taşla inşa edilmiş, dıştan düzgün kesme taşla kaplanmıştır.

Türbenin gövdesi ve örtüsü ise tuğladandır. Tuğla gövdede kapı ve pencerelerin dışında kalan cepheler aynı şekilde düzenlenmiştir. Dikdörtgen çerçeve içine alınmış sivri kemerli niş düzenlemeleri içinde düzgün tuğla örgüler yer almaktadır. Güneydoğu ve güneybatı köşelerde aynı çerçeveler içine pencere yerleştirilmiştir.

Güneydoğu cephedeki pencerenin sivri kemeri üzerindeki bölümde yer alan usta kitabesini, firuze renkli çiniler çerçevelemektedir. Pencere alınlığında çini mozaik tekniğinde geometrik süslemeler yapılmıştır. Güneybatı pencere alınlığında beşgen tuğlaların sıralanmasıyla elde edilmiş bir kompozisyon görülmektedir. Kuzeydoğuda yer alan kapı alınlığında ise altıgenlerin kesişmesiyle geometrik bir düzenleme oluşturulmuştur

Paylaşın

Tokat: Hubyar Tekkesi

Hubyar Tekkesi; Tokat’ın Almus İlçesi, Hubyar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Hubyar Köyü, ilin tanınmış inanç merkezlerinden biri olup . yy. da yaşayan Hubyar Sultan’ın türbesi de burada bulunmaktadır. Hacı Bektaş’tan sonra en çok ziyaretçisi olan bir Alevi ocağıdır. Somut olmayan kültürel miras açısından da önemli bir merkezdir.

Elimizde bulunan belgelere göre türbenin bulunduğu merkez ilk kez 1540’lı yıllarda Hubyar’ın kendisi tarafından kuruldu. 1554 tarihli belgede burasının Hubyar Sultan tarafından baltası ile açılarak tasarruf edildiği ve zaviye kurduğu bildirilmektedir.

1562 ve 1566 tarihli Hubyar Sultan’ın kendisine verilen padişah fermanlarıyla bu bölgenin sınırları da belirtilerek kendisine vakfedldiği ve kurduğu zaviyesinin şeyhliği tasdik edilmektedir. 1572 yılına kadar Tokat, Tozanlı Kazası değeryer karyesine balı olan bu yerleşim birimii bu tarihten sonra köye dönüşmüştür.

1490 – 1582 tarihleri arasında yaşayan Hubyar Sultan, 1527 yılında Tokat Bölgesinde Osmanlı Devletine karşı yapılan Celali İsyanlarından Baba Zünnun ve Zünnünoğlu Halil ayaklanmasına katılmıştır.

Amasya şeriye sicillerine dayanarak yazılan “Amasya Tarihi”nde “bu isyan her ne kadar Zünnünoğlu Halil ayaklanması olarak bilinse de ayaklanın esas düzenleyicisi ve yöneticisinin Hubyar Sultan” olduğu yazılmaktadır.

Paylaşın

Tokat: Reşadiye Kaplıcaları

Reşadiye Kaplıcaları; Tokat’ın Reşadiye İlçesi, Çermik Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Reşadiye İlçe Merkezi’ne 1.5 km., Tokat İl Merkezi’ne 60 km., mesafededir. Kaplıcanın ortalama su sıcaklığı 48 C’dir. Kaplıcada oldukça modern tesisler yer almaktadır.

Sodyum ve kalsiyum açısından zengin olan kaplıca suyunun, romatizmal hastalıklar, dolaşım sistemi hastalıkları, kırık ve çıkıkların tedavisi, kireçlenme, eklem ve ortopedik rahatsızlıklar, kadın hastalıkları, sinirsel ve cilt hastalıklarının tedavisinde faydalı olduğu bilinmektedir.

Reşadiye Kaplıcalarının Sağlık Bakanlığınca tespit edilmiş tedavi özellikleri aşağıda belirtilmiştir: Hekim kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde inflamatuvar romatizmal hastalıkların (romatiod, artrit, ankilozan, spondilit başta olmak üzere) kronik dönemlerde; kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninflamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak, ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, kronik dönemdeki seçilmiş nörolojik rahatsızlıklarda, cerebral palsy gibi hastalıkların tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, stres bozukluğu, nörovejetatif distoniler örneklerindeki gibi genel stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir.

Suyun içerdiği arsenik miktarı izin verilen değerlerin oldukça üzerindedir. Bu nedenle bu kaynaktan içme uygulamaları şeklinde yararlanılması sakıncalıdır. Suyun içme ve inhalasyon maksadı ile kullanımı kesinlikle engellenmelidir.

Paylaşın

Tokat: Sulusaray Kaplıcaları

Sulusaray Kaplıcaları; Tokat’ın Niksar İlçesi, Ilıca Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Sulusaray’a 3 km., Tokat’a 69 km., Artova’ya 30 km, Yeşilyurt’ta 11 km uzaklıktadır.

Tokat kent merkezden haftanın her günü buraya Sulusaray Kooperatifi dolmuşları saat başı kaplıcaya servis hizmeti yapılmaktadır. Bu servislerle ulaşım sağlayabilirsiniz. Ya da şahsi aracınızla tabelaları takip ederek buraya ulaşabilirsiniz.

Sulusaray Kaplıcaları, yöre halkının ve çevresinde bulunan ilçelerdeki insanların sürekli ziyaret ettiği yerlerden biridir. Kaplıcaların bulunduğu bölge, İç Anadolu hem de Karadeniz iklimi hakimdir.

Romatizma, cilt ve nevralji hastalıklarına iyi geldiği bilinmekte… Sulusaray Kaplıcaları’nın sularında sülfat, sodyumklorür ve bikarbonat mevcut. Termal sulardaki ilk incelemeler 1933 yılında yapılmıştır.

Eğer yakın bir zamanda tatil için bir kaplıca bölgesini tercih etmek istiyorsanız Sulusaray Kaplıcaları’nı rotanıza dahil edebilirsiniz. Sulusaray Kaplıcaları’nda konaklayabileceğiniz oteller bulunmakta. Aynı zamanda kamp yapabileceğiniz yerler de mevcuttur.

Paylaşın