HDP’li Buldan: Mücadelemizi Örgütlemeye Devam Edeceğiz

Partisinin genel merkezinde düzenlenen Kadın İl Eş Başkanları Toplantısı’nda konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, konuşmasında, “Dünyasının neresinde olursa olsun kadınları ezmeye çalışan bir zihniyet ile karşı karşıyayız. Bu zihniyet ilk başta bizim ülkemizde var. Bu zihniyet, Afganistan’da Taliban’dır, Şengal’de, Rojova’da IŞİD’dir. Hepsinin de yapmak istediği, kadının yaşam hakkını yok etmektir. Kadına karşı bu zihniyete karşı durmaya ve mücadelemizi örgütlemeye devam edeceğiz. Onlar kaybedecek, kadınlar kazanacak” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / AK Parti ve MHP iktidarının zor ve baskı yöntemleriyle kadınlar ve HDP’yi durdurmaya ve geriletmeye çalıştığını söyleyen Buldan, partilerine yönelik açılan kapatma davasına ilişkin, “Tekçi erkek iktidar, bu girişimiyle kadınları siyaset dışına itmeyi hedeflemektedir” dedi.

“Kadın yoksulluğuna hayır” adını verdikleri buluşmalarda binlerce kadın ile bir araya geldiklerini kaydeden Buldan, “Bir kez daha gördük ki kadınlar bu ülkenin dinamik, değişim gücüdür. Gelecek, özgürlük umududur” diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, emek sömürüsü ve eşitsizliğe karşı kadınlarla beraber mücadele edeceklerini ifade ederek, “Kadınların yönetiminde yoksulluğa ve emek sömürüsüne son vereceğiz” diye vurguladı. “Bütçeyi kadın bütçesi yapacağız” diyen Pervin Buldan, kadınların HDP’yi sahiplendiğini söyleyerek, “Bu sahiplenme, mücadelemizin güç kaynağıdır” dedi.

Eş başkanlık sistemiyle kadınların siyasette erkeklerle eşit pozisyon almalarını sağladıklarını söyleyen Buldan’ın Kadın İl Eş Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşma şöyle;

Değerli arkadaşlar; bizler köklü ve çetin bir kadın mücadelesinin, demokratik kadın siyasetinin özneleri ve temsilcileriyiz. Büyük bir özveriyle, fedakârlıkla, kararlılıkla; bedel ödemeyi göze alarak kadın mücadelemizi başarı ve kazanım noktasına taşıyan siz değerli Kadın il Eşbaşkanlarımızsınız. Gözlerinizde parlayan ışık yolumuzu aydınlatmakta, yüreğinizdeki cesaret kararlılığımızı artırmaktadır. Bugün burada kadın mücadelesinin kararlı savunucuları olarak sizlerle bir arada bulunmak bizlere onur verdi, güç verdi. İyi ki varsınız! İyi ki kadınlar var! İyi ki kadın partimiz HDP var!

Kadınların taşıdığı bayrak ne zindanlarla ne sürgünlerle yere düşürülebilmiştir

Evet, bir de mücadelemizi çok değerli emekleriyle büyüten ve bugün fiziken bizlerle bir arada olamayan çok değerli kadın arkadaşlarımız var. Buradan cezaevlerinde olan bütün kadın yoldaşlarımıza sevgi ve selamlarımızı sizler adına göndermek istiyorum. Bugün burada görüldüğü üzere taşıdıkları bayrak ne zindanlarla ne sürgünlerle ne de baskılarla yere düşürülebilmiştir, düşmemiştir. O bayrağı bugün bizler hep beraber taşıyoruz, taşımaya ve yükseltmeye devam edeceğiz. Yine bu yolda yürürken yaşamını yitiren başta Deniz Poyraz arkadaşımız olmak üzere bütün kadın yoldaşlarımızı saygıyla ve minnetle anıyorum. Anılarına olan bağlılığımız, mücadelemizin ilham ve güç kaynağı olmaya devam edecektir. Onların eşitlik ve adalet hedefini Halkların Demokratik Partisinin çatısı altında mücadele yürüten biz kadınlar mutlaka gerçekleştireceğiz. Bu da bizim her bir yoldaşımıza mücadele sözümüzdür.

Değerli kadın arkadaşlarım, bildiğiniz üzere kadın mücadelemizin siyasetteki serüvenine yelken açtığımızda gerçekleştirmek istediğimiz hedefler için öncelikle kendi öz yapımızdan başlamamız gerektiğinin farkındaydık. Bu nedenle tam ve gerçek bir eşitlik talebimizi öncelikle kendi örgütlememizde inşa ettik. Partimizde ciddi bir kadın mücadelesi yürüttük. Eşbaşkanlık sistemini bu şekilde ele aldık ve hayata geçirdik. Eşbaşkanlık sistemimizle kadınların karar mekanizmalarında ve temsiliyet noktalarında eşit bir pozisyon almasını hep birlikte sağladık.

“Ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda demokratik, adil ve barışçıl bir sistemi talep ediyor ve savunuyoruz”

Bugün itibariyle parlamentodaki en yüksek kadın milletvekili temsiliyet düzeyine ulaşmış bulunuyoruz. Belediyesini kazandığımız her yerde kadın belediye eşbaşkanlarımızla yerel yönetimlerde kadınların eşit temsiliyetini hep birlikte gerçekleştirdik. Örgütlü yapımızın bütün kademelerinde eşbaşkanlıkla kadınların bütün karar mekanizmalarına eşit katılımını sağladık. Parlamentoda özgün kadın grubumuzu kurduk. Kadın siyasetini parlamentoda en etkin şekilde yürütme çabasının içerisinde olduk. Kuşkusuz bütün bunlar büyük bir kadın emeğinin ve mücadelesinin ürünüdür ve oldukça değerli olan kadın kazanımlarımızdır. Bütün kadınlar adına ortak bir kazanımdır.

Eşbaşkanlık sistemi bizim için bir başlangıçtı. Nihai hedefimiz tam ve gerçek bir cinsiyet eşitliğinin sağlanmasıdır. Sadece bu topraklarda değil, Ortadoğu’da ve tüm dünyada kadınlar için eşit ve adil bir yaşam talebimiz var. Bu nedenle her geçen gün mücadelemizi daha çok yükseltiyor, daha çok büyütüyoruz. Hemen her alanda kadının sözünü söylüyor, kadınların ortak tavrını geliştiriyoruz. HDP ile kadın mücadelesinde yol alan kadınlar olarak doğayı, tarihi, ortak insanlık değerlerini sahipleniyor ve savunuyoruz. Ekonomik, toplumsal ve siyasal alanda demokratik, adil ve barışçıl bir sistemi talep ediyor ve savunuyoruz.

Nerede olursa olsun; her dilden, her kimlikten, her inançtan kadınla birlikte daha güçlüyüz ve birlikte başaracağız diyoruz. Kadınlara dokunuyor ortak mücadelemize davet ediyoruz. Bu amaçla “İş ve Aş” ve “Kadın Yoksulluğuna Hayır” buluşmalarımızda; tarlalarda, fabrikalarda, seralarda, yaylalarda binlerce kadınla bir araya geldik. Bir kez daha gördük ki; emeğiyle dünyayı var eden kadınlar bu ülkenin en dinamik gücüdür, bu ülkenin değişim gücüdür ve bu ülkenin gelecek umududur, özgürlük umududur.

Bütün bu buluşmalarımızda emek sömürüsüne karşı, kadın yoksulluğuna karşı, adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı taleplerimizde ve sözümüzde ortaklaştık. İnanın ki, kadınların yönetiminde yoksulluğa ve emek sömürüsüne mutlaka son vereceğiz. Herkes için iş, herkes için adil bir yaşamı birlikte tesis edeceğiz. Bütçeyi, kadınların bütçesi yapacağız. Yine “HDP’liyiz Her Yerdeyiz” buluşmalarımızda kadınlar en ön safta yerlerini aldılar. Bunu gördük, buna tanık olduk. Kadınlar, kadın partisi olan HDP’yi kadın mücadelesinde çok güçlü bir şekilde sahiplendiler ve sahiplenmeye devam ediyorlar. İşte bu sahiplenme, bu birliktelik mücadelemizin güç kaynağıdır. Bu ülkeyi adalete, eşitliğe ve barışa götürecek esas güç budur. Biz geniş halk buluşmalarımızda bir kez daha gördük ki; HDP ve HDP ile birlikte yürüyen kadın mücadelesi bu ülkenin kadınları için hayati önemde ve değerdedir. Bunu şu anda ülkeyi yönetmekte olan tekçi erkek iktidar da çok iyi bilmektedir. Bu nedenle dört koldan mücadelemizi hedef tahtasına koymuştur.

“Tek korkuları HDP’dir, kadınlardır”

Kadın düşmanı politikalarıyla kadının yaşamından, emeğinden, hakkından ve hukukundan çalan iktidar gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzun elbette ki farkındayız. Görüyoruz; kaybetmeye yüz tutmuş AKP-MHP iktidarı, zor ve baskı yöntemleriyle toplumsal muhalefeti, kadınları ve HDP’nin mücadelesini durdurmaya ve geriletmeye çalışmaktadır. Gözaltı-tutuklama operasyonlarından OHAL uygulamalarına, partimize yönelik 4 Kasım darbesinden kayyım darbesine kadar mücadelemize dönük bir çökertme politikası izlemektedirler. Tek korkuları HDP’dir, kadınlardır. HDP’ye yönelik siyasi kapatma davası da bu amaçla açılmıştır. Tekçi erkek iktidar bu girişimiyle aynı zamanda kadınları siyaset dışına itmeyi hedeflemektedir.

Ve sevgili kadınlar; dünyanın neresinde olursa olsun kadını ezmeye çalışan zihniyet aynıdır. Bu zihniyet Afganistan’da Taliban’dır, Şengal’de ve Rojava’da IŞİD’dir! Hepsinin de yapmak istediği kadının yaşam hakkını yok etmektir. Fakat nerede olursa olsun kadına dönük bu düşman zihniyete karşı durmaya ve mücadelemizi örgütlemeye devam edeceğiz. Onlar kaybedecek, kadınlar mutlaka kazanacaktır! İşte bu nedenle değerli eşbaşkanlarım, sizlere ve hepimize çok önemli görevler düşmektedir. Üstlenmiş olduğumuz mücadele zor fakat çok onurlu bir mücadeledir. Bu sorumluluğun bir gereği olarak daha çok çalışmamız, her zamankinden daha kararlı ve güçlü bir duruş içerisinde olmamız gerekmektedir. HDP fikriyatını, politikalarımızı daha çok kişiye daha fazla anlatmamız, iyi anlaşılmamız gerekmektedir. Özellikle elini tutmadığımız, yüreğine dokunmadığımız kadın kalmasın diyorum. Sizlerden bunu özellikle rica ediyorum.

“Tek dertleri, kendi koltuklarıdır, kendi kasalarıdır, şatafatlarıdır”

Sevgili eşbaşkanlarım; tabii ki özel olarak değinmek istediğim başka bir husus daha var. Uzun süreden beridir gerçekleştirdiğimiz halk buluşmalarının başından sonuna kadar organize edilmesi ve yürütülmesinde oldukça büyük bir emek sarf ettiğiniz. Bu nedenle sizleri hem kutluyor hem de üstlendiğiniz sorumluluk ve çok değerli emekleriniz için bir kez daha hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Emeklerinize sağlık, mücadele azminize sağlık! Hep beraber, HDP ailesi olarak bu emeklerinizle partimizi çok daha güçlü bir konuma taşıyacağız.

HDP sadece bir muhalefet partisi değildir, ülkeyi yönetme tahayyülü olan bir partidir. Hem fikriyatı hem de gücü itibariyle buna en yakın parti HDP’dir. Kadınlar bu ülkeyi yönetmeye taliptir ve sonunda da yönetecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu ve kaygısı olmasın. Salgından orman yangınlarına, depremden sel felaketlerine kadar her alanda yaşanan felaket ve yıkımda görüldü ki yönetemeyen bir iktidar, halkı çaresizlikle baş başa bırakan bir yönetim anlayışı var. Tek dertleri, kendi koltuklarıdır, kendi kasalarıdır, şatafatlarıdır.

Kaynakları halka değil, sadece kendi ceplerine ve kirli ihalelerine harcayanlar, halka doğa felaketinden çok daha büyük felaketleri yaşatmaktadırlar. İşte bu soygun ve talan düzenini durdurmanın, halkı çöküş ve krizlerden kurtarmanın yolunu hep birlikte açacağız. Bu siyasi iktidar felaketi karşısında bütün kadınlar olarak gücümüzü birleştirmeli, değişimin öncüsü bizler olmalıyız. Ve olacağız da.

“Demokratik, barışçıl, eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzeni biz kadınlar inşa edeceğiz”

Ülkenin bugün için karşı karşıya olduğu en temel sorunlardan biri Kürt sorunudur, iktidarın İmralı’da Sayın Öcalan’a karşı hukuksuzca uyguladığı tecrit politikasıdır. Tecrit, Türkiye’yi kilitlemiştir, halkı da kuşatmıştır. Bu kuşatmayı karşımızdaki çözümsüzlük ve tecrit blokuna karşı çözüm ve barış blokunu daha fazla büyüterek kırabiliriz. Bu, hem demokrasi adalet ve barışın önünü açacak hem de ülkeyi karanlığın, kaosun içine sürükleyen çözümsüzlük ve talan politikalarını durduracaktır. Toplumun tüm kesimleri bu gerçeği çok iyi görmeli ve tecride karşı ortak tavır almalıdır. Kimsenin kuşkusu olmasın ki aydınlık günler ancak ve ancak tecridin kırılması ile mümkündür. Biz kadınlar bu gerçekliğin farkındayız ve bu mücadelemizi daha fazla büyütmeye devam edeceğiz.

HDP; halklar ittifakı, kadın ittifakı, gençlik ittifakı ve demokrasi ittifakıyla açtığı yolda güçlenerek ilerlemektedir. Bu ülkedeki karanlık havayı kadınların ışığı mutlaka aydınlatacaktır. Karanlığı ve talancı zulüm düzenini biz kadınlar mutlaka değiştireceğiz. Demokratik, barışçıl, eşitlikçi ve özgürlükçü bir düzeni biz kadınlar inşa edeceğiz. Kadınlarla değiştireceğiz, kadınlarla başaracağız, kadınlarla kazanacağız! Hepinizi tekrardan saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

 

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan ‘Baskın Seçim’ Talimatı: Hazırlanın

Partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, ‘Olası baskın seçime karşı tüm örgütlerimiz hazırlıklı olsun. Önümüzdeki dönem Türkiye’yi biz yöneteceğiz’ dediği öğrenildi.

CHP MYK, dün Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre, MYK üyeleri, olası baskın seçime yönelik kendi sorumluluk alanlarındaki hazırlıklarını anlattı. Sunumları dinleyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kurmaylarına ve parti örgütüne, “Olası baskın seçime hazırlıklı olun” talimatını verdiği belirtildi.

Kulis haberine göre Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Türkiye’de kimsesiz bir tek ev kalmayacak. CHP, tüm kimsesizlerin yanında olacak. Hiçbir çocuk yatağa aç giremeyecek. Tüm belediye başkanları ve il başkanları bununla ilgili çalışmalarını yapacak ve raporlayacak. Yapılanlar milletle paylaşılacak. Olası baskın seçime karşı tüm örgütlerimiz hazırlıklı olacak. Önümüzdeki dönem Türkiye’yi biz yöneteceğiz. Hazırlıklarınızı buna göre yapın.”

Paylaşın

MGM’den ‘Sağanak Yağış’ Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ve Kırklareli, Kastamonu’nun kıyı kesimleri ile gece saatlerinde Samsun ve Ordu çevreleri olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış uyarısı geldi.

Haber Merkezi / Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemizin kuzey kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzeyi ve Kırklareli, Kastamonu’nun kıyı kesimleri ile gece saatlerinde Samsun ve Ordu çevrelerinin yerel olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığı iç kesimlerde 1 ila 3 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle kuzeyli, Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu’da batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

Paylaşın

MSB Duyurdu: Afganistan’dan Tahliye Başladı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), “Afganistan’daki Hamid Karzai Havaalanı’nda görev yapan TSK unsurlarının tahliyesine başlanmıştır. TSK kendine tevdi edilen bu görevi de başarıyla yerine getirmenin gururuyla vatan toprağımıza geri dönmektedir.” açıklamasında bulundu.

Haber Merkezi / MSB çeşitli temaslar, mevcut durum ve şartlar değerlendirilerek Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) unsurlarının Afganistan’dan tahliyesine başlandığını bildirdi.

MSB’den yapılan açıklamada, TSK’nın 2002’den bu yana BM, NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında tarihi ve kültürel bağları olan Afgan halkının barış, huzur ve istikrarına katkı sağlamak için Afganistan’da görev yaptığı anımsatıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

  •  Türk Silahlı Kuvvetleri 2002 yılından bu yana BM, NATO ve ikili anlaşmalar kapsamında tarihi ve kültürel bağlarımız olan Afgan halkının barış, huzur ve istikrarına katkı sağlamak için Afganistan’da görev yapmaktadır.
  • ABD ve NATO’nun Afganistan’dan ayrılacaklarını açıklamalarının ardından Türkiye her zaman ifade ettiği “Afgan halkı istediği sürece Türkiye yanlarında olmaya devam edecektir” sözünden hareketle belirli şartlar oluşması durumunda 6 yıldır yaptığı gibi Uluslararası Hamid Karzai Uluslararası Havaalanının güvenli ve uluslararası standartlarda işletilmesi sorumluluğunu sürdürebileceği yönündeki niyetini ortaya koymuştur.
  • Bu kapsamda; Hamid Karzai Havaalanı’nda yaşanan karmaşaya diğer ülke askerleri ile birlikte müdahale edilmiş, havaalanında güvenlik sağlanarak faaliyetlerin yürütülmesi sağlanmıştır. Bu süreçte askerî uçaklarımızla 1129 sivil vatandaşın tahliyesi yapılmıştır.
  • Çeşitli temaslar, mevcut durum ve şartlar değerlendirilerek TSK unsurlarının tahliyesine başlanmıştır.
  • Türk Silahlı Kuvvetleri kendine tevdi edilen bu görevi de başarıyla yerine getirmenin gururuyla vatan toprağımıza geri dönmektedir.

Paylaşın

CHP’li Torun: Ne Değişti Sayın Erdoğan?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü konuşmasında afetlerle mücadeleye destek veren tüm belediyelere teşekkür ettiğini anımsatarak, “Ne değişti Sayın Erdoğan? Madem bugün teşekkür edecektiniz, dün niye suçladınız? Neden canla başla çalışan belediyelerimizin alın terine saldırdınız? Neden daha fazla insanımıza yardım götürmek isteyen belediyelerimizin bağış toplamasını engellediniz? Neden afetlerle mücadele sırasında belediyelerimizi yok sayıp toplantılara dahi çağırmadınız?” diye sordu.

Haber Merkezi / “Dün hakaret bugün teşekkür eden Erdoğan’ın samimiyeti bir sonraki konuşmasına kadardır” diyen CHP’li Torun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

“Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Erdoğan ilk olarak, tamamen tarım ve Orman Bakanlığı’nın sorumluluğunda bulunan orman yangınlarıyla ilgili belediyelerimizi suçlamıştı. Ardından ise 18 Ağustos’ta katıldığı televizyon yayınında, belediyelerimizin yangın ve sel felaketlerindeki mücadelesini karalamaya çalışarak, sorumluluktan kaçmaya çabalamıştı.

‘Yangında selde ne yaptınız, itfaiyeleriniz nerede’ diyerek, 654 araç ve 1407 personelle mücadele eden belediyelerimizin emeğini hedef alan Erdoğan, afetlerde kaybettiği itibarı belediyelerimize saldırarak kazanmaktan medet ummuştu. Şimdi aynı Erdoğan dün çıkıp ‘siyasi parti ayrımı gözetmeden yardım çalışmalarında yer alan tüm belediyelere’ teşekkür etmek zorunda kaldı.

“Bugün teşekkür edecektiniz, dün niye suçladınız?”

Biz de soruyoruz: Ne değişti Sayın Erdoğan? Madem bugün teşekkür edecektiniz, dün niye suçladınız? Neden canla başla çalışan belediyelerimizin alın terine saldırdınız? Neden daha fazla insanımıza yardım götürmek isteyen belediyelerimizin bağış toplamasını engellediniz? Neden afetlerle mücadele sırasında belediyelerimizi yok sayıp toplantılara dahi çağırmadınız?

Şunu açık ve net olarak biliyoruz: Dün hakaret bugün teşekkür eden Erdoğan’ın samimiyeti, bir sonraki konuşmasına kadardır. Bizim belediyelerimiz, şu ana kadar tüm afetlerde, asli sorumlu olmamalarına rağmen, seferberlik anlayışı ve dayanışmayla çalışmış, çalışmaya da devam edecektir. Bizim belediyelerimizin yeri halkımızın yanıdır.”

Paylaşın

‘Okul Servis Araçları’nda Yeni Dönem

Okul Servis Araçları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı. Yayımlanan yeni yönetmeliğe göre, okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlar temiz, bakımlı ve güvenli durumda bulundurulacak ve altı ayda bir bakım ve onarımları yaptırılacak.

Haber Merkezi / Yeni yönetmeliğe göre, okul servis araçlarında iç mekanı gösteren, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca yayımlanan tip onay mevzuatına uygun şeffaf cam dışında cam kullanılamayacak ve servis aracında okul öncesi eğitim, ilköğretim ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocuk/öğrenci olması durumunda rehber personel bulundurulacak.

Kovid-19 düzenlemesi

Yeni yönetmelikle, “Okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların yaşları 12 yaşından büyük olmayacaktır. Taşıtların yaşı fabrikasınca imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınarak hesaplanacaktır” ifadesi de, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle “okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınmak şartıyla 12 yaşından küçük olması zorunluluğu, muayeneden geçmiş olması kaydıyla 1 Temmuz 2023 tarihine kadar 15 yaşından küçük olması şeklinde uygulanacak” şeklinde değiştirildi.

Araçlarındaki rehber personel en az ilkokul mezunu olacak

Yeni yönetmelikte, taşınacak çocuğun/öğrencinin servis aracındaki azami seyahat süresi okul yönetimince belirlenecek ve servis araçları belirlenen bu süreye uymak zorunda olacağı, okul servis araçlarındaki rehber personel, 22 yaşını doldurmuş ve 61 yaşından gün almamış olması kaydıyla, en az lise mezunu veya Milli Eğitim Bakanlığı onaylı kursu başarıyla tamamlamak şartıyla en az ilkokul mezunu olacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelik şöyle;

MADDE 1 – 25/10/2017 tarihli ve 30221 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Okul Servis Araçları Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (o) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“e) Okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtlar temiz, bakımlı ve güvenli durumda bulundurulacak ve altı ayda bir bakım ve onarımları yaptırılmakla birlikte; taşıtların cinsine göre 6/1/2021 tarihli ve 31356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmeliğin öngördüğü sürelerde periyodik muayeneleri de yaptırılmış olacaktır (EK-4).”

“o) Okul servis araçlarında iç mekânı gösteren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan tip onay mevzuatına uygun şeffaf cam dışında cam kullanılamaz.”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, (e) bendinin (4) numaralı alt bendi ile (f) ve (ğ) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“b) Servis aracında okul öncesi eğitim, ilköğretim ile kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine devam eden çocuk/öğrenci bulunması durumunda rehber personel bulundurmakla,”

“4) Özel izin belgesinin iptal edilmesi nedeniyle taşınamaması,”

“f) Özel izin belgesine bağlı olarak, her eğitim-öğretim yılında çalıştıracakları rehber personel, şoför isimleri ile araçların plakalarını ve her türlü değişiklikleri aynı gün içinde okul yönetimine bildirmekle,”

“ğ) Araçlarında, bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen sertifikaya sahip şoför ve rehber personeli çalıştırmakla,”

“h) Okul yönetimince belirlenen azami seyahat süresine uymakla,”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan “bağlı olduğu” ibaresinden sonra gelmek üzere “ilgili oda ve” ibaresi ile aynı fıkraya aşağıdaki bent eklenmiştir.

“g) Taşınacak çocuğun/öğrencinin servis aracındaki azami seyahat süresini belirlemek.”

MADDE 4 – Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“a) 22 yaşını doldurmuş ve 61 yaşından gün almamış olması kaydıyla; en az lise mezunu olmak veya Millî Eğitim Bakanlığı onaylı kursu başarıyla tamamlamak şartıyla en az ilkokul mezunu olmak,”

MADDE 5 – Aynı Yönetmeliğin geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, dördüncü fıkrasında yer alan “yeni üretilen” ibaresi yürürlükten kaldırılmıştır.

“(1) Bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (i), (l), (m) ve (o) bentleri kapsamındaki şartlar 1/1/2018 tarihinden önce okul servis aracı olarak tescil edilmiş araçlarda aranmaz.”

MADDE 6 – Aynı Yönetmeliğin geçici 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Covid-19 salgını nedeniyle okul servis aracı olarak kullanılacak taşıtların, bu Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen fabrikasınca imal edildiği tarihten sonra gelen ilk takvim yılı esas alınmak şartıyla oniki yaşından küçük olması zorunluluğu, muayeneden geçmiş olması kaydıyla 1/7/2023 tarihine kadar onbeş yaşından küçük olması şeklinde uygulanır.”

MADDE 7 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 8 – Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri, Millî Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanları birlikte yürütür.

Paylaşın

Afet Bölgelerinde Acilen Kamulaştırma Kararı

Sel ve orman yangınlarının yaşandığı Antalya’nın Gündoğmuş İlçesi, Kastamonu’nun Bozkurt ve Abana İlçeleri ile Sinop’un Ayancık İlçesi’nde bulunan bazı özel mülkiyet arazileri için Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırma kararı verildi.

Haber Merkezi / Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan Cumhurbaşkanı kararlarına göre, orman yangınlarının yaşandığı Antalya’nın Gündoğmuş ilçesine bağlı Ortakonuş Mahallesi sınırları içerisinde bulunan 114 ada, 65 parsel numaralı taşınmaz, ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından acele kamulaştırılacak.

Sel ve heyelan afetinin yaşandığı Kastamonu’nun Bozkurt ve Abana ilçeleri ile Sinop’un Ayancık ilçesinde bulunan özel mülkiyete konu bazı taşınmazlar için de ihtiyaç duyulan yapılaşmanın ivedilikle gerçekleştirilmesi amacıyla TOKİ tarafından acele kamulaştırılma kararı verildi.

Acele kamulaştırma: Bazı olağanüstü şartların varlığı halinde idarenin olağan kamulaştırma işleminde yapması ve beklemesi gereken bazı süreçleri sonraya bırakarak, kişilere ait taşınmazlara derhal el koymasına olanak sağlayan olağan kamulaştırmanın dışında kendine özgü istisnai bir kamulaştırma yöntemi.

Paylaşın

Demirtaş: Seçimin Kaderini Kürt Seçmen Belirleyecek

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de olası bir seçimin kaderini ve ağırlıklı olarak da Kürt seçmenin belirleyeceğini söyleyip “Bu bir gerçeklik ve çok şükür ki HDP ve Kürtler demokrasiden yana. İşte bu durum Türkiye için, cumhuriyetin demokratikleşmesi için bir şanstır.” dedi.

Haber Merkezi / Ekonomi açısından da Türkiye’de mevcut durumun vahim olduğunu ve muhalefetin umut yaratamadığını belirten Demirtaş, “Bu tabloda, halkta üzüntü dışında bir de umutsuzluk var. Çünkü doğal ve ekonomik afetlerle kızılca kıyamet koparken iktidar kendi koltuğu dışında hiçbir şeyi dert etmiyor. Bu da halkı iyiden iyiye öfke ve umutsuzluğa sürüklüyor. Muhalefet ise yeterince umut yaratıp somut bir iktidar alternatifine dönüşemedi henüz. Çaba sarf ediliyor ama siyasette yeni bir kırılma yaratamıyorlar” ifadelerini kullandı.

HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, iktidarın yeni bir çözüm süreci başlatmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını söyledi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Yüksek Dairesi ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına karşın yaklaşık beş yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Medyascope’tan Ferit Aslan’ın sorularını yanıtladı.

Demirtaş, cezaevlerindeki koronavirüs kısıtlamalarına ilişkin “Mart 2020’den bu yana tüm kısıtlamalar hiç esnetilmeden, olduğu gibi devam ediyor. Aile ve avukat görüşleri ile sosyal faaliyetlerin tamamında ciddi kısıtlamalar var. Dışarıda her şey güya normalleşip tedbirler kaldırılırken cezaevlerindeki tedbirlerin esnetilmemesi tam bir fırsatçılık ve açık hak gaspıdır” dedi.

“HDP ve Kürtler demokrasiden yana”

Demirtaş, Türkiye’de olası bir seçimin kaderini ve ağırlıklı olarak da Kürt seçmenin belirleyeceğini söyleyip “Bu bir gerçeklik ve çok şükür ki HDP ve Kürtler demokrasiden yana. İşte bu durum Türkiye için, cumhuriyetin demokratikleşmesi için bir şanstır. Kürtler, HDP dahil hiçbir partinin -tabiri caizse- tapulu malı değil. Kürtler’i kazanmak isteyen her parti kendi siyasi programını sunar, ikna ederse de kazanır. Fakat unutulmasın ki Kürtler çok politik Dahası, Türkiye seçmeninin çoğu çok bilinçli” ifadelerini kullandı.

HDP’nin Erdoğan ile masaya oturup oturmayacağının cevabını eş genel başkanlarımız verdiler zaten. Bir yandan, biz binlerce HDP’li hapisteyiz ve hapishanede oturacak bir masa yoktur. Demokratik siyasette olan kişiler açısından masa hapishanede olamaz. Masa, ancak özgür koşullarda olabilir. Hapishaneler bizim açımızdan ancak direnme alanları olabilir, pazarlık malzemesi olamaz.

“Halk her geçen gün fakirleşiyor”

Demirtaş, son günlerde yaşanan orman yangınlarına ve sellere ilişkin de “Maalesef felaketler peş peşe geldi ve zaten perişan durumda olan halkı adeta yıktı geçti. Olanlardan dolayı tüm toplum gibi biz de çok üzgünüz” dedi ve şöyle devam etti:

Bir de ekonomik bir afet var ülkede. Bunu Karadenizli de, Doğulu da, Batılı da herkes yaşıyor. Enflasyon aldı başını gidiyor. Ev fiyatları, araba fiyatları, marketlerdeki fiyatlar uçtu. Kiralık ev fiyatlarının hali ortada. Buna karşılık emekliye ve çalışanlara resmî enflasyonun bile altında maaş artışı veriliyor. Halk her geçen gün fakirleşiyor. Emekliler, açlık sınırı altında maaş alıyor. Öğretmenler, memurlar, işçiler yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. İktidar ise insanlara çay atmaktan başka bir şey yapmıyor. Oysa çay karın doyurmuyor. Bu tabloda, halkta üzüntü dışında bir de umutsuzluk var. Çünkü doğal ve ekonomik afetlerle kızılca kıyamet koparken iktidar kendi koltuğu dışında hiçbir şeyi dert etmiyor. Bu da halkı iyiden iyiye öfke ve umutsuzluğa sürüklüyor. Muhalefet ise yeterince umut yaratıp somut bir iktidar alternatifine dönüşemedi henüz. Çaba sarf ediliyor ama siyasette yeni bir kırılma yaratamıyorlar.

“Somut çözüm projeleri ortaya konulmalı”

“Bugün artık AKP’yi eleştirmek üzerine siyaset yapmak bataklığa taş atmak gibidir” diyen Demirtaş, “Çünkü eleştiri, bunların umurunda bile değil. Bence bataklığı kurutacak ciddi, kararlı ve kesintisiz bir siyasi hamle sürecine girilmeli. Kapsamlı sistem eleştirileriyle birlikte somut çözüm projeleri ortaya konulmalı. O zaman halk da bundan heyecan duyar, halkın umudu yeşerir ve ayağa kalkar. Erken seçim ancak toplumsal talebin iyice görünür hale gelmesiyle mümkün olabilir. Yoksa AKP’ye kalsa seçimi 2073’te yapmak isterler” değerlendirmesini yaptı.

“Kaybedecek fazla bir şeyimiz yok”

Demirtaş, Kobanî Davası’nın da HDP’ye kapatma davasının da hukukla ilgisi olmadığını belirtip “Bu davalarda rehinelikler, cezalandırma veya parti kapatma olursa bu kez de davaların sonuçları siyasi gelişmelere yön verecektir. Açıkça söylemem gerekirse Kobani davasını da diğer davalardan tutuklu ve hükümlü siyasetçilerin bu durumları biraz daha sürdürülür ve/veya HDP kapatılırsa siyasi yelpazede durum netleşmiş olur. Böyle bir durumda AKP’nin kaybedeceği de yüzde 100 kesinleşmiş olur. Bizim artık kaybedecek fazla bir şeyimiz yok. Güçlü ve avantajlı konumda olan biziz çünkü direndik, ezilmedik, yenilmedik ve kazandık. Ötesini, kaybedecek şeyi çok olanlar düşünsün” dedi.

Paylaşın

Yüz Yüze Eğitimde Alınacak Önlemler Belli Oldu!

“Kovid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler Rehberi” il milli eğitim müdürlüklerine gönderildi. Rehberde öğretmenler, eğitim personeli, kantin çalışanları, öğrenci servisi personeli ile öğrencilerle aynı evde yaşayanların tam doz aşılarının tamamlanmış olması önerildi. Rehberde, ayrıca vaka hızının ve bulaş riskinin yüksek olduğu ya da vaka sayısında ani yükselme görülen bölgelerde il ve ilçe sağlık müdürlükleri koordinasyonunda gerekli tedbirler alınacağı ifade edildi.

Haber Merkezi / Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı iş birliğinde hazırlanan “Kovid-19 Salgınında Okullarda Alınması Gereken Önlemler Rehberi” il milli eğitim müdürlüklerine gönderildi.

Rehberde öğretmenler, eğitim personeli, kantin çalışanları, öğrenci servisi personeli ile öğrencilerle aynı evde yaşayanların tam doz aşılarının tamamlanmış olması önerilirken, “Tüm okullarda öğrenci, öğretmen ve personelin ihtiyacı olması halinde kullanabilmeleri için yeterli sayıda maske Millî Eğitim Bakanlığı tarafından temin edilir” ifadeleri yer aldı.

Rehberde, ayrıca vaka hızının ve bulaş riskinin yüksek olduğu ya da vaka sayısında ani yükselme görülen bölgelerde il ve ilçe sağlık müdürlükleri koordinasyonunda gerekli tedbirler alınacağı ifade edildi.

81 ile gönderilen rehberin detayları şöyle;

Genel Kurallar

  • Öğretmenler, eğitim personeli, kantin çalışanları ve öğrenci servisi personelinin tam doz aşılarının tamamlanmış olması önerilir.
  • Öğrencilerle bir araya gelmesi zorunlu olan öğretmen ve okul çalışanlarının aşı olmamaları durumunda haftada iki kez PCR testi ile taranmaları istenir ve sonuçlar okul tarafından gerekli işlemler yapılmak üzere kayıt altında tutulur.
  • Öğrencilerle aynı ev içerisinde yaşayan kişilerin de aşılı olmaları, tam doz aşılarını tamamlamış olmaları önerilir.
  • Tüm okullarda öğrenci, öğretmen ve personelin ihtiyacı olması halinde kullanabilmeleri için yeterli sayıda maske Millî Eğitim Bakanlığı tarafından temin edilir.
  • Okul içerisinde, ortak alanlarda, sınıflarda, öğretmen odalarında maske atık kutularının bulundurulması ve günlük olarak boşaltılmaları sağlanmalıdır.
  • Öğrenci ve personelin hasta, temaslı veya risklilik durumları Millî Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki veri entegrasyonu yolu ile izlenir ve okullara gerekli bildirim yapılır.
  • Seminer haftasında enfeksiyon kontrolü ve okula giriş koşullarını içeren eğitim verilir ve okul yönetimince belirlenecek görevli tarafından bu programın uygulanması ve alınacak önlemlerin takibi yapılır.

I. Tıbbi Maske;

a. Millî Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki tüm öğrenciler okula maske ile gelmelidir ancak gelişimsel sorunu olan veya maske takmakta zorlanan çocuklar için istisna olabilir.

  • Maskenin çocuklar için uygun boyutta olması sağlanmalıdır,
  • Maskelerin nemlenmesi durumunda değiştirilmesi için okul içerisinde yedek maske bulunması sağlanmalıdır,
  • Maske takamayan öğrenciler; gelişimsel sorunları veya tıbbi nedenler (doktor raporu ile kayıt altına alınmış olan) ile maske takamayan çocuklarda mümkün ise yüz koruyucu kullanımı sağlanmalıdır,
  • Çok yakın temasın gerektiği durumlarda maske ile birlikte yüz koruyucu kullanılması önerilir.

b. Öğretmenler; aşılanma durumundan bağımsız olarak okul bahçesine girişlerinden itibaren, okulda bulundukları süre boyunca sürekli maske takmalıdır,

  • Farklı sınıflarda ders vermeleri durumunda öğretmenlerin dersler arasında maskelerini değiştirmeleri önerilir,
  • Öğretmen odaları ve diğer ortak alanlarda bulunan kişilerin, aşılananlar da dâhil olmak üzere, sürekli maske takmaları sağlanmalıdır,
  • Yiyecek içecek tüketiminin mümkün olduğu kadar ayrı zamanlarda ve mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi için özen gösterilmelidir.

c. Diğer görevliler; i. Okulda bulunulan süre boyunca ve her ortamda aşılanma durumundan bağımsız olarak sürekli maske takmalıdır,

  • Maskenin nemlenmesi durumunda yeni bir maske kullanılmalıdır.

d. Veli ve ziyaretçiler;

  • Salgın döneminde mümkün olduğu kadar okul bahçesi de dâhil olmak üzere okul içerisine girişlerine izin verilmemelidir,
  • Okul bahçesi dâhil, okula girişin gerekli olduğu durumlarda okul bahçesine giriş, bahçenin olmadığı durumlarda da en dış noktadan itibaren maske takmaları sağlanmalıdır.

II. Sınıfların havalandırılması;

a. Ders sırasında sınıf camları öğrenciler açısından risk yaratmayacak şekilde (her türlü düşme ve travmayı önleyecek önlemler alınarak) mümkün olduğu kadar açık kalmalı ve doğal havalandırma sağlanmalıdır,

b. Ders aralarında mümkün olduğu kadar tüm öğrencilerin açık alana çıkmaları, sınıfın camlarının ve kapısının tamamen açılarak hava akımı yaratacak şekilde en az 10 dakika süre ile havalanması sağlanmalıdır,

c. Okul ortak kapalı alanlarındaki camların sürekli açık kalması ve/veya mümkün olduğu kadar dış ortam havası alacak şekilde havalandırılması sağlanmalıdır,

d. Merkezi havalandırma sistemleri bulunan binalar için;

  • Havalandırması mümkünse %100 taze hava sirkülasyonunu sağlayacak şekilde düzenlenmelidir,
  • Havalandırma sistemlerinin bakımı ve filtre değişimleri zamanında yapılmalıdır,
  • Havalandırma mümkün olan en düşük hızla çalıştırılmalıdır, iv. Havalandırma sistemi çalışıyor bile olsa camları açılabilen alanlarda camların açılması sağlanmalıdır.

III. Okul ortamında mesafe;

a. Okul bahçesinde ve çevresinde öğrencilerin, öğretmenlerin, diğer çalışanların kalabalık gruplar oluşturması önlenmelidir,

b. Teneffüs saatleri okul bahçesinde kalabalık oluşmaması için okulun fiziksel kapasitesi ve öğrenci mevcudu dikkate alınarak farklı zamanlara gelecek şekilde ayarlanmalıdır,

c. Okul bahçesinde öğrenciler arasında sosyal mesafeye uygun olmasına özen gösterilmesi sağlanmalıdır,

d. Okula giriş, çıkış ve teneffüslerde sosyal mesafenin korunması için gerekli düzenlemeler yapılabilir,

  • Okul kapalı alanlarında farklı sınıf öğrencilerinin bir araya gelmesini en aza indirecek şekilde planlanmalıdır,
  • Okul giriş ve çıkış saatleri değiştirilemiyorsa, ders başlangıç zamanları ve ders araları farklı sınıf öğrencilerinin bir araya gelmesini en aza indirecek şekilde planlanmalıdır.

e. Sınıf içerisinde öğrencilerin oturma düzeni yüzleri aynı yöne dönük olacak şekilde yapılandırılmalıdır,

f. Öğrenciler arasındaki mesafenin belirlenmesinde okuldaki derslik ve öğrenci sayısına dikkat edilerek okul yönetimi tarafından sosyal mesafeye uygun düzenleme yapılır,

g. Vaka hızının ve bulaş riskinin yüksek olduğu ya da vaka sayısında ani yükselme görülen bölgelerde il ve ilçe sağlık müdürlükleri koordinasyonunda gerekli tedbirler alınır,

h. Tükürük ve sekresyon çıkışına neden olabilecek şarkı söyleme gibi yüksek sesle yapılan egzersizler mutlaka açık alanda ve öğrencilerin arasında tercihen en az 2 metre mesafe bırakılarak yapılmalıdır,

i. Öğrencilerin evlerinde veya okul dışında egzersizler yapması özendirilmelidir,

j. Beslenme saatlerinin okulun fiziki kapasitesi göz önüne alınarak mümkün oldukça farklı zamanlara yayılması için zaman aralıkları farklılaştırılmalı ve sınıf dışında mümkünse açık alanda, mümkün değilse okulun geniş ve tavan yüksekliği yüksek olan havalandırılabilir açık alanlarında yapmaları sağlanmalıdır. Maskeler, sadece sıvı alımı veya beslenme sırasında çıkartılmalıdır.

IV. Ders sürelerinin sınıf boyutları ve öğrenci sayısı da dikkate alınarak 40 dakikayı aşmayacak şekilde planlanması uygun olacaktır.

V. Temizlik;

a. Okulun rutin temizliğinin sıklaştırılması önerilir, b. Çocukların, öğretmenlerin ve diğer okul çalışanlarının el hijyeni için su ve sabun ile el yıkama olanakları sağlanmalı ve ortak alanlara uygun sayıda el antiseptikleri konulmalıdır.

VI. Okulun başlangıcında velilere olası hastalık durumunda bilgi paylaşabilmeleri için Bilgilendirme Formu verilir.

VII. Ziyaretçiler zorunlu olmadıkça okula alınmamalı, alınması gerektiğinde ise ziyaretçilerin HES kodu kontrolünde durumları “Risksiz” olmalıdır.

Paylaşın

Meteoroloji’den ‘Sağanak Yağış’ Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, Tokat, Osmaniye, Van’ın kuzeyi ve doğusu ile Hatay’ın kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiği uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu; Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeyi, Tokat, Osmaniye, Van’ın kuzeyi ve doğusu ile Hatay’ın kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Güneydoğu Anadolu’nun güney ve doğusu ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda toz taşınımı bekleniyor.

Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik beklenmiyor. Güney kesimlerde yer yer mevsim normalleri üzerinde, diğer yerlerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgar ise genellikle kuzey ve kuzeydoğu, Doğu Akdeniz kıyıları, Doğu Anadolu’nun güneyi ile Güneydoğu Anadolu’da batı ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın batısı, Kuzey Ege kıyıları Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ve Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda kuvvetli (40-70 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Rüzgarın; Marmara’nın batısı ve Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu, Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli olarak (40-70 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Toz taşınımı uyarısı

Doğu Anadolu’nun güneydoğusu ile Güneydoğu Anadolu’nun güney ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden beklenen kuvvetli rüzgar nedeniyle bölgede toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (Hava kalitesinde azalama, düşük görüş mesafesi vb.) dikkatli ve tedbirli olunmalıdır

Paylaşın