Altı Muhalefet Partisi ‘Ekonomi Masası’nda Anlaştı

Güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için yürütülen çalışmada olduğu gibi CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin ortak bir ekonomi masası kurulması gerektiği konusunda anlaştığı öğrenildi.

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyarıları sonrası beklendiği gibi politika faizini yüzde 16’dan 15’e indirmesinin ardından Türk Lirası’ndaki değer kaybı artış gösterdi. Muhalefet cephesi, ekonomide iyi yönetim ilkelerini birlikte belirleme kararı aldı.

Altı parti anlaştı

Merkez Bankası’nın faiz kararından önce bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş için yürütülen çalışmada olduğu gibi altı muhalefet partisinin ortak bir ekonomi masası kurması gerektiği görüşünde anlaştığı öğrenildi.

DW Türkçe’den Hilal Köylü’nün haberine göre; CHP ve İYİ Parti kurmayları altılı ekonomi masasında CHP ve İYİ Parti’nin yanı sıra DEVA, Gelecek, Saadet ve Demokrat Parti’nin olacağını ve bu partilere davetin yapıldığını aktardı. Bu dört partinin de CHP ve İYİ Parti’nin davetine olumlu yaklaştığı öğrenildi. Muhalefet partileri, ekonomideki sorunları belli başlıklar altında toplayıp çözüm önerileriyle toplumun karşısına çıkmayı planlıyor.

Cumhur İttifakı dışında seçenek olmayı planlayan muhalefet cephesi, halkla buluşmalarını kesintisiz sürdürmeyi ve bu buluşmalarda ekonomiye çözüm önerilerini tek tek anlatmayı hedefliyor.

Asgari Ücret ve EYT

CHP ve İYİ Parti’nin öncelikli gündeminde, vergi ve sigorta kesintilerinin ardından asgari ücretlinin eline geçen 2 bin 825 liralık ücretin 4 bin lira seviyesine yükseltilmesi ve emeklilikte yaşa takılanların (EYT) sorunlarına dönük iktidar üzerindeki baskının artırılması yer alıyor.

CHP ve İYİ Parti’de yapılan çalışmaya göre gelir vergisi, SGK işçi payı, işsizlik sigortası primi payı ve damga vergisi kesintilerinden sonra asgari ücretlinin eline bugün 2 bin 825 TL geçiyor. Kesintilerin 752 TL’yi bulduğunu, bu kesintinin yapılmadığı durumda asgari ücretlinin eline 3 bin 577 lira geçeceğini hesaplayan CHP ile İYİ Parti, asgari ücretin bugün 4 bin lira seviyesine çıkarılmasında ısrar ediyor. İki partinin asgari ücretin artırılması talebine Saadet, DEVA, Gelecek ve Demokrat Parti de destek veriyor.

Paylaşın

HDP, TİP ve Sol Parti Üçüncü İttifakı Kuruyor

Cumhur ve Millet ittifakına alternatif üçüncü ittifak için harekete geçen Halkların Demokratik Partisi (HDP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile Sol Parti, “Sol İttifak” olarak anılacak olan bir ittifak kuruyor. Sol İttifak’ın parlamento seçimlerine ayrı gireceği ancak muhalefetin belirleyeceği ortak cumhurbaşkanı adayını destekleyeceği  değerlendiriliyor.

Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre; Millet İttifakı içinden “yeni bir sağ ittifak çıkacak” iddiaları konuşulurken Cumhur ve Millet’e alternatif olarak kurulması planlanan üçüncü ittifakın “soldan geleceği” öğrenildi. Edinilen bilgilere göre “TBMM’de sandalye sahibi olan HDP ve TİP’in yanı sıra Sol Parti’nin de kuruluş aşamasında yer alacağı” belirtilen üçüncü ittifakın ilerleyen dönemde “EMEP ve TKP gibi diğer sol partilerin de katılımı ile genişleme ihtimalinin olduğu” kaydediliyor. HDP’nin “sol ittifakta yer alması” durumunda, Cumhur İttifakı’nın ortakları AKP ve MHP’nin sıkça kullandığı ‘Millet İttifakı’nın gizli ortağı HDP’ söylemine son vermek durumunda kalacağı” değerlendiriliyor.

“Ortak adaya destek”

Edinilen bilgiye göre, sol ittifakın kurulması durumunda, olası erken seçim ya da Haziran 2023’te yapılacak seçimde “‘parlamento yarışı’ ve ‘cumhurbaşkanı adaylığı’ başlıklarında iki ayrı yol izleyecek”. Adları sol ittifak ile anılan siyasi partilerin Meclis’teki muhalefet bloğu ile birlikte “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine” karşı olduğu biliniyor.

Bu kapsamda “sol ittifakın TBMM’de sandalye edinmek için kendi kapsamı içinde kalacağı” ancak “cumhurbaşkanı adayı çıkarmayacağı” belirtiliyor. Sol İttifak’ın, “AKP ve MHP tarafından Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında, ‘muhalefet bloğunun’ belirleyeceği ortak adayı destekleyeceği” kaydediliyor.

“CHP’de gündeme geldi”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş, 5 Kasım’da Kocaeli’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “ittifaklara kapalı bir parti olmadıklarını” belirterek HDP ile görüştüklerini söylemişti. Baş, “HDP ile bazı konularda benzer düşünmediklerini” vurgulayarak “Temel bir takım yaklaşımlarda ortaklaştıktan sonra yeni bir ittifak mümkün. İttifaklar HDP’yi kapsamalı” değerlendirmesinde bulunmuştu. Bu gelişmenin ardından Baş, önceki gün CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti.

Edinilen bilgiye göre, Kılıçdaroğlu ve Baş’ın parti heyetlerinin de katılımıyla yaptıkları toplantıda gündem maddelerinden biri üçüncü ittifak oldu. Toplantıda seçim sürecinde izlenmesi planlanan yol haritasına ilişkin bilgi veren Baş’ın “yeni kurulacak ittifakın önemine” dikkat çektiği, Kılıçdaroğlu’nun da “sol ittifakın demokrasiye katkı sağlayacağı” yönünde görüş bildirdiği öğrenildi.

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Sağanak Ve Kar Yağışı Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Eskişehir, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Nevşehir ve Kırşehir’in de bulunduğu bir çok kent için sağanak ve kar yağışı uyarısında bulundu. MGM, sağanak ve kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemiz genelinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Batı Karadeniz, Otra ve Doğu Karadeniz kıyıları, Kütahya, Mersin, Hatay, Eskişehir, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Çankırı ve Amasya çevreleri, Çanakkale’nin iç, Adana’nın kıyı kesimleri ile Ankara’nın kuzey ve batı kesimlerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; genellikle yağmur ve sağanak, Batı Karadeniz’in iç kesimlerinin yükseklerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde olması bekleniyor. Rüzgarın; Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklığı, İç Ege, İç Anadaolu ve Karadeniz’de 4 ila 8 derece azalacağı diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle kuzey ve doğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve yer yer çok bulutlu, doğusunun sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Ege Bölgesi’nin az bulutlu, iç kesimlerinin yer yer parçalı ve çok bulutlu, Kütahya çevrelerinin yarın (Cuma) sabah saatlerinde sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; Kıyı Ege’de kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) olarak eseceği tahmin ediliyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, zamanla doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, Mersin ve Hatay çevreleri ile Adana’nın kıyı kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, Eskişehir, Konya, Karaman, Niğde, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir ve Çankırı çevreleri ile Ankara’nın kuzey ve batı kesimlerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak, iç kesimlerinin yükseklerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri ile Amasya çevrelerinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Ve Akşener’den MB’nin Faiz Kararına Sert Tepki

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Merkez Bankası’nın faizi indirme kararına sert tepki gösterdiler. Akşener, “Mutlu musun Sayın Erdoğan?” derken, Kılıçdaroğlu, “Artık DUR Erdoğan! #HemenSeçim” dedi.

Haber Merkezi / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın faizi indirme kararının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile karara sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, açıklamasında, “Artık DUR Erdoğan! #HemenSeçim” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise, Merkez Bankası’nın faizi indirme kararının ardından, “Yanlıştaki inadının milletimizin her bir ferdine 1 saatteki maliyeti 3000 lira oldu. Mutlu musun Sayın Erdoğan?” açıklaması ile karara tepki gösterdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) 100 baz puan indirerek yüzde 15’e düşürdü.

Merkez Bankası enflasyondaki yükselişe rağmen faiz indirimlerine eylülde 100 baz puan ile başlamış, geçen ay ise piyasa beklentilerini de aşan 200 baz puanlık indirim gerçekleşmişti.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Aşı Açıklama

Kovid 19’da son 24 saatte 22 bin 234 yeni vaka tespit edilirken, 226 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “AŞI İÇİN BİRLİK ÇAĞRISI Halkımızdan salgınla mücadelenin şartlarına uymasını, ertelenen, zamanı gelen dozları hemen yaptırmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 357 bin 223 test yapılırken, 22 bin 234 yeni vaka tespit edildi. 226 kişi hayatını kaybederken, 29 bin 538 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan aşı çağrısı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı;

“AŞI İÇİN BİRLİK ÇAĞRISI Halkımızdan salgınla mücadelenin şartlarına uymasını, ertelenen, zamanı gelen dozları hemen yaptırmasını istiyoruz. Sağlık camiamızdan aşı kararsızlarını aydınlatmak için destek, tüm medyadan aşı için kamu iletişimi hizmetinde daha fazla ısrar bekliyoruz.”

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Amasya, Osmaniye, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Burdur takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Diyarbakır, Siirt, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Danıştay’dan “İstanbul Sözleşmesi” İtirazına Ret Kararı

Danıştay, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Cumhurbaşkanı kararının durdurulması taleplerini reddetti. Sözleşmeden çekilme kararı hukuka uygun bulundu. Bu karar sonrası Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Cumhurbaşkanı kararı uygulanmaya devam edecek.

Türkiye, 20 Mart tarihli Cumhurbaşkanı kararı sonrası 1 Temmuz’da kadına şiddetle mücadelede önemli bir metin olan İstanbul Sözleşmesi’nden cumhurbaşkanı kararı ile çıktı. Aralarında CHP, İYİ Parti ve sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğu tüzel ve gerçek kişiler tarafından yaklaşık 220 dava açıldı. Bu davalarda, “çekilme kararının iptali ve yürütmesinin durdurulması” talep edildi.

Danıştay 10. Dairesi, çekilme kararının yürütmesinin durdurulması talebini reddetti ancak bu karara davacılar itiraz etti. Dosya Danıştay’ın en üst karar organı İdari Dava Daireleri Kurulu’na taşındı.

Habertürk’ten Feyzi Çakır’ın haberine göre kurul, tüm itirazları oyçokluğuyla reddetti. Danıştay 10. Dairesi’nin çekilme kararının yürütmesinin durdurulmasının reddi yönünde verdiği karar kesinleşti. Bu karar sonrası Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine dair Cumhurbaşkanı kararı uygulanmaya devam edecek.

‘Sözleşme cumhurbaşkanına fesih yetkisi veriyor’

Danıştay’ın kararında, sözleşmenin 80. maddesinin yürütme organına yani cumhurbaşkanına fesih yetkisi verdiği vurgulandı. Anayasa’nın 104. maddesine göre, uluslararası antlaşmaları onaylama yetkisinin cumhurbaşkanına ait olduğu kaydedildi. “Cumhurbaşkanı değişen ve yeni koşullar itibarıyla anlaşmanın onaylanmasını erteleyebileceği gibi onaylamaktan tamamen de vazgeçebilecektir” denildi.

Paylaşın

Türkiye, Sosyal Adalet Endeksi’nde Sondan İkinci Sırada

Türkiye, Sosyal Adalet Endeksi’nde Avrupa Birliği (AB) ile Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği (OECD) ülkelerini kapsayan 41 ülke arasında 40. sırada bulunuyor. Listenin son sırada ise Meksika yer almakta.

Alman Bertelsmann Vakfı’nın hazırladığı endeks 2019 yılı verilerini yansıtıyor. Sosyal Adalet Endeksi şu altı başlıkta yapılan değerlendirmelere göre hesaplanıyor:

  • Yoksulluğun önlemesi
  • Eğitimde fırsat eşitliği
  • İstihdam piyasasına erişim
  • Sosyal hayata dahil olma ve ayrımcılığa uğramama
  • Nesiller arası adalet ve sağlık

Araştırmada ülkelere bu 6 başlıkta puanlar verilerek Sosyal Adalet Endeksi oluşturuluyor. Yüksek puana sahip ülkelerde sosyal adalet yüksek iken puanı düşük ülkelerde sosyal adalet daha zayıf. Araştırmaya göre Türkiye 4,86 puan ile 41 ülke arasında 40. sırada yer aldı. Zirvede 7,9 puan ile İzlanda bulunuyor. 7,68 puan ile ikinci sırada olan Norveç’i Danimarka (7,67), Finlandiya (7,24) ve İsveç (6,98) takip ediyor. Zirvede İskandinav ülkelerinin olması dikkat çekiyor.

AB ve OECD ülkelerinin ortalaması ise 6,09 oldu. Meksika 4,76 ile sonuncu sırada yer aldı. Meksika’nın üzerinde ise sırayla şu ülkeler bulunuyor: Türkiye (4,86), Romanya (4,86), Bulgaristan (4,91) ve Şili (4,92).

ABD sondan 6. sırada

Araştırmada dikkat çeken sonuçlardan birisi ise Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 5,05 puan ile sondan 6. sırada yer alması oldu. Diğer bazı ülkelerin sıralaması ise şöyle: Almanya (10), İngiltere (11), Fransa (15), Macaristan (21), Avustralya (26), Japonya (27), İspanya (28), İsrail (30), Yunanistan (35).

Türkiye eğitimde fırsat eşitliğinde son sırada

Alt başlıklarda Türkiye’nin en kötü olduğu alan eğitimde fırsat eşitliği. Türkiye bu alanda 41. sırada yer alarak sonuncu oldu. Türkiye yoksulluğun önlenmesi başlığında 31., istihdam piyasasına erişimde ise 37. ve sosyal hayata dâhil olma ve ayrımcılığa uğramada 39. sırada yer aldı. Türkiye’nin en iyi durumda olduğu başlık ise nesiller arası adalet. Türkiye bu alanda 41 ülke arasında 18. durumda. Türkiye sağlıkta 36. sırada bulunuyor.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

“Casusluk” Suçlamasıyla Tutuklanan İsrailli Çift Serbest

İsrail Başbakanı Naftali Bennett, İstanbul’da Çamlıca Kulesi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Üsküdar’daki konutunu görüntüledikleri iddiası ile gözaltına alındıktan sonra tutuklanan İsrailli Mody ve Natali Oknin çiftinin serbest bırakıldığını duyurdu.

Başbakan Bennett, Dışişleri Bakanı Yair Lapid ile birlikte yaptığı ortak açıklamada, “Türkiye ile gösterilen ortak çabalar sonucunda, Mordi ve Natali Oknin cezaevinden tahliye edilerek, İsrail’e evlerine dönüyorlar” ifadelerini kullandı.

Ortak açıklamada, “Türk Cumhurbaşkanı ve hükümetine iş birlikleri nedeniyle teşekkür ediyor ve çiftin eve dönüşünü sabırsızlıkla bekliyoruz” denildi. Başbakan Bennett, Twitter hesabından da çiftin İsrail’e dönmelerinin ardından çekilen fotoğrafı paylaştı.

Mody ve Natali Oknin çifti ve beraberlerindeki Türk vatandaşı olan üçüncü bir kişi, Çamlıca Kulesi’nden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konutunu görüntüledikleri iddiasıyla 10 Kasım’da gözaltına alınmış ve 12 Kasım’da çıkartıldıkları nöbetçi mahkeme tarafından “siyasal ve askeri casusluk” suçundan tutuklanmıştı. Başlatılan soruşturmaya göre, çiftin 4 Kasım’da İstanbul Havalimanı’ndan Türkiye’ye giriş yaptığı ve gözaltına alınmadan önce İstanbul’un tarihi yerlerini gezdikleri belirtilmişti.

Çiftin tutuklanmasının ardından İsrail hükümeti “casusluk” suçlamasını reddetmiş, Başbakan Bennett, Mody ve Natali Oknin’in “hiçbir İsrail birimi için çalışmadığını” vurgulamıştı. Çiftin serbest bırakılması için çaba gösteren İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından Türkiye’ye bir heyet gönderilmişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Demirtaş’tan Kılıçdaroğlu’na ‘Helalleşme’ Desteği

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ açıklamasına HDP Eski Eş Genel Başkanı Demirtaş’tan destek geldi. Demirtaş, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklamasını toplumsal uzlaşma ve ülkemizin iç barışı açısından çok önemsiyor ve yürekten destekliyorum” ifadelerini kullandı.

Edirne F Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ açıklamasını politikyol’da kaleme aldığı yazısında değerlendirdi.

Yazısında, “Geçmiş hatalarımızla samimi, dürüst ve cesur bir şekilde yüzleşip karşılıklı helalleşmeden hiçbir sorunumuzu kalıcı olarak çözemeyiz. Bu nedenle, Cumhuriyet’in kurucu partisi CHP’nin Genel Başkanı sıfatıyla yapılmış bu açıklama tarihi önemdedir ve mutlaka sahiplenilmesi, desteklenmesi ve güç verilmesi gereken ciddi bir adımdır” ifadelerine yer veren Demirtaş, şunları dile getirdi;

“Sayın Kılıçdaroğlu’nun çabası çok kıymetli. Toplum, devamının gelmesini bekleyecektir. Sadece şimdi değil, ileride iktidar değiştiğinde, bu helalleşme sürecinin devlet adına da kurumsal ve resmi olarak işletilmesi gerekir. Ancak bu sorumluluk ne sadece CHP’nin ne de sadece Sayın Kılıçdaroğlu’nundur. Başta siyasetçiler olmak üzere herkes samimiyetle ve cesaretle elini taşın altına koymak, kendi payına düşen sorumluluk gereğince yüzleşmeye dahil olmak zorundadır. Bunun basit oy hesaplarıyla yaklaşılacak bir konu olmadığını herkesin iyi anlaması gerekir. Kaldı ki samimiyetle özeleştirisini ortaya koyan siyasetçiyi, halk kesinlikle bağrına basacaktır. Yine de ahlaklı davranmak ve risk almaktan da çekinmemek gerekir. Başka türlü siyasi öncülük de yapılamaz, toplumsal değişim de sağlanamaz. Bu nedenle, Sayın Kılıçdaroğlu’nun inisiyatif alması kıymetlidir, helalleşme için yola çıkması önemlidir.”

“Sözümüz olsun, biz de kendi hatalarımızla yüzleşecek ve hep birlikte helalleşeceğiz”

Öte yandan “Halkımıza, tüm Türkiye toplumuna sözümüz olsun, biz de kendi hatalarımızla yüzleşecek ve hep birlikte helalleşeceğiz” diyen Demirtaş, şunları kaydetti:

“Evet, sorunları biz yaratmadık, sorunların kaynağı biz değiliz ancak siyasetçiler olarak eğer doğru ve başarılı bir politika izleseydik çözümsüzlükten beslenenlerin ekmeğine, istemeden de olsa yağ sürmemiş olurduk. Kendi adıma bu sorumluluğu her zaman kabul ettim ve halen aynı noktadayım. Kimlik siyasetini aşarak toplumun tamamını kucaklamayı başarmalıydık. Şiddetin tümden devre dışı kalması için siyasetçiler olarak daha fazla inisiyatif almalı, öne çıkmalıydık.

Halkımızın haklı taleplerini daha doğru ve ikna edici bir dille anlatmayı, temsil etmeyi başarmalıydık. Bize yönelik ağır saldırılara ve kara propagandaya rağmen hiçbir mazeretin arkasına sığınmadan barış politikalarını hayata geçirmeliydik. Bunlar bizim eksiklerimiz, hatalarımızdır. Ve eminim bizden dolayı kırılmış, incinmiş milyonlarca insan da var. Dolayısıyla helalleşme ve yüzleşme bizim de sorumluluğumuz. Unutmayın, helalleşme için samimiyetle özür dileyebilmek zayıflık değil, cesaret ve erdemdir.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu ve Akşener’den Ortak Çağrı: Bir An Önce Seçime Gidin

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti. Kılıçdaroğlu ve Akşener görüşme sonrası yaptıkları ortak basın açıklamasında, iktidara bir an önce seçilme gidilmesi çağrısında bulundular.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Toplumun hangi kesimine sorarsanız sorun, her yerden bir feryat çıkıyor. Gecikilen her gün topluma maliyetini artırıyor. Ülkemizi seven, ülkemizin insanını seven, sorunların kısa sürede çözülmesi için çaba harcamayı kendisine görev edinen bir siyasal anlayışla açık ve net çağrımızı yapıyoruz: Ülkeyi yönetemiyorsunuz, yazıktır günahtır, daha fazla savurmayın, bir an önce seçime gidin.” derken İYİ Parti Lideri  Akşener’de “Sayın Genel Başkanımızın acil seçim, hemen seçim çağrısına katılıyorum. Çünkü seçimden başka yapacak çare yok.” ifadelerini kullandı.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ekonomide yaşanan son duruma değinerek şunları söyledi;

“Değerli basın mensupları, ekonominin gidişi hiç de iyi değil. Aslında bunu politikacı olarak değil sıradan bir vatandaş olarak da hissediyoruz. Gerçek anlamda ifade etmek gerekirse mutfaklarda yangın var. Türk lirası olağanüstü değer kaybediyor. Fakat çözüm üretecek organ yok Türkiye’de. Normalde Merkez Bankasının fiyat istikrarıyla uğraşması gerekirken Merkez Bankası işlevini bırakmış, Türk lirasının değer kaybetmesi, dövizin yükselmesine seyirci olarak bakan bir kurum. Bu pozisyonda… Fiyat istikrarı konusunda yasal olarak yetkilendirilen bir kurum nasıl olur da sadece seyirci pozisyonda kalır? Müdahale edemiyor, müdahale araçları yok, rezervi yok, 128 milyar doları buharlaştırdılar nereye gittiği hala belli değil. Net rezervi eksi 35 milyar dolar. Müdahale edilemiyor.

“Tamamen akıldışı, bilgi dışı, bilim dışı böyle zırvalıklarla, saçmalıklarla bir ekonomi yönetilemez”

Bütün bunlara karşın bizim sorumluluğumuz var. Bu gidişe sessiz kalmak doğru değil, seyirci kalmak doğru değil. Çözüm üretsinler diyoruz, ekonominin gidişi konusunda bir şeyler söylesinler diyoruz, Türk lirasının erimesini nasıl durduracaklar bu konuda birisi çıkıp bir açıklama yapsın diyoruz karşımızda bir duvar var. Açıklama yok. Bizler de sorumluluk hisseden, bu ülkenin gidişatı konusunda sorumluluk hisseden Genel Başkanlar olarak bir araya geldik. Sonunda bütün fatura sokaktaki vatandaşa çıkıyor. Saraydakilerin keyfi yerinde. Türk lirası eriyor, döviz yükselince sadece seyirci kalıyorlar, gidişat konusunda “ya nasıl çözeceksiniz, bu gidişatı nasıl düzelteceksiniz” diye sorduğumuzda karşımızda bir duvar var. Garip bir yapıyla karşı karşıyayız. Ve tabi Türk lirası eridikçe Türkiye ekonomik standartların tamamen altında yoksul bir ülke görünümüne kavuşmuş oluyor, daha doğrusu o görünüme sahip olan bir ülke çıkıyor karşımıza. Her şeyi ucuzlamış, fabrikaları ucuzlamış, kurumları ucuzlamış, çok daha düşük bir dolarla tamamının satın alınabileceği yönündeki bir algı ortaya çıkmış. “Efendim ihracat yapacağız, ihracattan sonra Merkez Bankasının rezervi artacak, cari fazla vereceğiz, ekonomiyi düzelteceğiz…” Tamamen akıldışı, bilgi dışı, bilim dışı böyle zırvalıklarla, saçmalıklarla bir ekonomi yönetilemez.

Yine kendilerine çağrı yapıyoruz. Yönetemediğinizi biliyoruz yönetemiyorsunuz. Merkez Bankasının ya müdürü ol çık açıklama yap, ya da Merkez Bankasına eğer müdahale etmeyi ben doğru bulmuyorum diyorsan müdahale etme. Koskoca bir kurum sadece Türkiye’de değil dünyada itibarsızlaştırıldı. Kendisine açık ve net çağrıda bulunuyorum, yönetemiyorsun milletin sırtına daha fazla yük yükleme, bu kadar yükü bu millet çekemez. Bir an önce Türkiye’nin seçime gitmesi gerekiyor. Yazıktır, günahtır. Toplumun hangi kesimine sorarsanız sorun; ister esnafa, ister çiftçiye, ister emekliye, ister işçiye, ister memura, ister apartman görevlisine kime sorarsanız sorun her yerden bir feryat çıkıyor. Gecikilen her gün topluma maliyetini artırıyor. Bir zam yağmurudur geliyor. Ülkemizi seven, ülkemizin insanını seven, sorunların kısa sürede çözülmesi için çaba harcamayı kendisine görev edinen bir siyasal anlayışla açık ve net çağrımızı yapıyoruz. Ülkeyi yönetemiyorsunuz, yazıktır günahtır, daha fazla savurmayın, bir an önce seçime gidin. Yeni bir hükümet gelsin, doğru dürüst bu ülkeyi yönetelim, doğru dürüst bu ülke yönetilsin. Bunun yapılması lazım.

Bu nedenle Sayın Genel Başkanımızla ve arkadaşlarıyla görüştük. İYİ Partinin de iyi bir ekonomi kurmayı var, bizim de iyi bir ekonomi kurmayımız var. Dolayısıyla gidişattan duyduğumuz endişeleri karşılıklı paylaştık. Bu nedenle Sayın Genel Başkanı ve arkadaşlarını ziyaret ettim.”

İYİ Parti Lideri Akşener ise şunları söyledi;

“Ben de Sayın Genel Başkanımız ve arkadaşlarının bizi, partimize olan ziyaretlerinden çok büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. Türkiye’de tencerenin kaynayamadığı, işsiz gençlerin iş bulamadığı ve umudunun da kalmadığı, üniversite mezunu çocuklarımızın garsonluk yapmak üzere Kanada’ya, Avusturalya’ya, Yeni Zelanda’ya gitmek için yol aradıkları, yol bulmaya çalıştıkları, tencere kaynatamayan kadınların dertlerini benim kulağıma anlattıkları ve 23 aydır ilçe ilçe, esnaf esnaf, il il yaptığım gezilerde gittikçe ağırlaşan bu ekonomik tabloyu bizatihi yerinde görmüş bir şahıs olarak şuan itibariyle Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartların tahminimizden öte vatandaşlarımızı etkilediğini ve bu şahsım devletinin, bu partili cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ülkemizi uçuracak, aşıracak, kaçıracak söylemlerinin dışında tam tersine yere çaktığı ve büyük bir ekonomik problemle yani fakirlik, yoksulluk anlamında büyük bir problemle karşı karşıya olduğumuzu, ekonomisi iyi olmayan devletlerin bağımsızlığının da kuvvetli olmayacağını bilen, olmadığını bilen insanlar olarak biz vatandaşlarımıza bir çare gösterebilir miyiz, bir araya gelip ekonomi kurmaylarımızın bir araya gelip doların şuanda gelirken sordum 10.50 olduğu…

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin Türkiye’yi getirdiği nokta ortada”

Hani dolarla maaş almıyorum bana ne diyebilen 5 ve 10 maaşlı saray danışmanlarına söyleyecek sözümüz yok. Ama bu hem ihracatımızı, hem ithalatımızı, hem çiftçimizi, hem besicimizi, hem sanayicimizi, hem esnafımızı, üreten herkesi, üretmeye çalışan herkesi etkilediğini, etkileyeceğini ve elektrik faturalarından zaten bizar olan hem işletmelerimizin, hem esnafımızın, hem evlerin bu kışı nasıl geçireceğini, ısınma probleminin Türkiye’de çok ciddi bir biçimde karşımızda durduğunu, İstanbul merkezli Türkiye genelinde İYİ Parti olarak yaptığımız yoksulluk araştırmasında yoksulluğun öyle böyle değil, çocuklarımızı bodurluğa ittiğini, küçük çocuklarımızda protein eksikliğinin getirdiği bodurluğun ortaya çıktığını ve buna karşılık ekonomi kitabı yazıp onunla övünen ve devleti kendinin gören bir hükümet sistemiyle bir kişinin kararına, hislerine, duygularına, bilgisine, görgüsüne bağlı bir hükümet sisteminin Türkiye’yi getirdiği nokta ortada.

Dolayısıyla öncelikle vatandaşlarımızın, milletimizin derdine çözümleri üretip… Zaten her iki partide bunu yapıyor ama bir araya gelip acil çözüm reçetelerini ortaya koyup, kamuoyuyla paylaşıp bizim çözüm önerilerimiz biliyorsunuz minimal, kamu malı, alıp keşke kullansalar, keşke hayata geçirseler ama bu konuda bir çalışma yapma, ekonomi kurmaylarımızın bir araya gelmesine karar verdik. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu teklifini çok sevinçle karşıladığımı ifade etmek isterim. Millet İttifakının bugün itibariyle iki bileşeni olarak diğer siyasi partilerimizin de katılım göstermeleri halinde daha büyüyerek bu sistemi götürmemiz mümkün ama bugün itibariyle Cumhuriyet Halk Partisiyle İYİ Partinin ekonomi kurmayları bir araya gelip çalışacaklar.

Sayın Genel Başkanımızın acil seçim, hemen seçim çağrısına katılıyorum. Çünkü seçimden başka yapacak çare yok. Geçen sene kurban bayramıydı sanıyorum bir ağır krizle dış politikada karşı karşıya kaldığımız bir dönemde Sayın Erdoğan’a memleket masasını topla demiştim. Yani ister tek tek, ister bütün Genel Başkanları bir araya, muhalefet muhafık bir araya toplayın, görüşlerimizi alın ve devlet olarak ortak bir tutum alalım Türkiye devleti adına ortak bir tutum alalım dış politika açısından demiştim. Aslında bugün bu çağrıyı yapmam lazım ama o günden ağzım yandığı için yani bir inanılmaz hakarete uğradım o dönemde ben. Dolayısıyla artık yolun sonu görünmüştür. Daha fazla yıkıma, daha fazla yoksulluğa, daha fazla yoksunluğa bugün bir hocamızın eğitim konusunda uzman bir arkadaşımızın eğitim politikaları başkanlığına gönderdiği Sayın Şenol Sunat Hanımefendi’nin bana verdiği bir raporu okudum. Yoksulluğun yanında yoksunluk yani bunun ekonomik değeri var ekonomistler söylüyor gıda bulamamaya doğru giden, ihtiyaçları giderememeye, paran olsa dahi giderememeye doğru giden bir durum yoksunluk ama eğitimdeki yoksulluğa bağlı yoksunluk eğitime erişememe konusunda çok ağır bir problemle karşı karşıyayız. Bir yıl sonra hepimizin görüp eyvah diyeceğimiz bir konu bu. Bütün bunların ortadan kalkmasının yolu seçimin yapılması, hür ve bağımsız bir biçimde, tarafsız bir biçimde seçimlerin yapılıp milletimizin kimi tercih ediyorsa ona saygı duymanın yolunu açıp seçimlerin yapılması lazım. Ben de Sayın Kılıçdaroğlu’na katılıyorum.”

Soru / Cevap

Soru: Cumhurbaşkanının bugün açıklamaları oldu faizle ilgili bir sebep değil sonuçtur. Lütfü Elvan’ın da bu anlamda aslında bunun tersinde açıklamaları da olmuştu. Yarın da Merkez Bankasının bir faiz kararı olacak. Bağımsız, tarafsız bir karar olabilecek mi? Bu kararla ilişkili öngörüleriniz nelerdir?

Kemal Kılıçdaroğlu: Merkez Bankası müdürü Sayın Erdoğan konuşmuş sizin az önce söylediğiniz cümleyi kurarak. Artık durması lazım. Ya bu millete acıyın bari ya, bu millete acıyın. Kitabını yazdım diyor bu işin. Sen bırak kitabı kardeşim milletin defterini dürdün sen. Biz buraya niye geldik, niye konuşuyoruz iki Genel Başkan olarak. Ülke daha büyük acılar çekmesin, daha büyük felaketler yaşamayalım. Bakın kış geliyor yol, yöntem öneriyoruz şunları şunları şunları yapın hala Merkez Bankasına müdahale ediyor. Al kardeşim onu doğrudan doğruya Merkez Bankasını kendine bağla. Merkez Bankasının itibarını sıfırladılar Türkiye’nin de itibarını sıfırladılar. Türk lirası milli itibarımız değil miydi? Bakın bankalara bankalardaki mevduatın yarısından fazlası yabancı döviz. Hani bunlar milliydi, hani bunlar yerliydi? Doları olan kazanıyor, Türk lirasına sahip olan da kaybediyor.

Dolayısıyla bunların artık bu ülkeyi yönetme kapasiteleri yok, bilgileri yok, birikimleri yok, biran önce izzetü ikbal ile bab-ı hükümetten çekilsinler. Yönetemiyoruz desinler, bu millete daha fazla acı çektirmesinler. Yazıktır günahtır ya.

Meral Akşener: Şimdi Sayın Erdoğan’ın yaptığı konuşmayı izleyemedim ama arkadaşlar birazını söylediler. Gördüğüm şey şu, yani Merkez Bankası Başkanı yazlık ve kışlık olarak değiştiği için ömrünü doldurmuş gibi görünüyor. Belki Sayın Elvan’ı yani umarım istiskal etmeden görevinden kenara koyar. Çünkü o yapının içinde dürüst bildiğimiz bir insandır Sayın Maliye Bakanı. Bütün kurumları insanların şahsında yerle bir eden bir partili cumhurbaşkanımız var. Bütün mesele bu. Eğer ilkeler bu şekilde bir şahsa bağlıysa, ilkelerin dışında, hukukun dışında ben ne dersem o olur kardeşim diyen bir mantık var ise Sayın Erdoğan’ın bu konuşmalarının hiçbirini yadırgamak mümkün değil. Kendisi biliyorsunuz Nobel’e aday gösterilecek faiz sebep enflasyon sonuçtur tezi üzerinde. Kitabıyla beraber de bir ülke nasıl batırılır kitabıyla da umuyorum o da Nobel’e aday gösterilir. Türkiye maalesef parası pul olmuş, dış dünyada itibarı gitmiş, yerle bir diyemiyorum içim acıdığı için itibarı zedelenmiş ve yolsuzlukta marka olmuş bir ülke haline getirilmiştir. Dolayısıyla yani söylediklerinin bu çerçeveden okunduğu zaman hiç şaşırtıcı bir tarafı yok.

Soru: Efendim konuşmanızda sistem eleştirileri oldu ama bir de bir tartışma var 50+1 tartışması. Bununla ilgili de görüşlerinizi alsak?

Kemal Kılıçdaroğlu: Valla hangi oranı getirirlerse getirsinler bu millet bunlardan bıktı. 50+1, 20+1, 10+1 bilmem neyi getiriyorlarsa getirsinler bunlar artık gidici. Gideceklerini görüyorlar, ülkeyi yönetemediklerini herkes biliyor, saygınlıkları kalmadı, itibarları kalmadı, milletin arasına çıkamıyorlar. Üzüldüğüm nokta şu, seçimle gelen AK Parti milletvekilleri vatandaşın arasına giremiyor şu açıklamayı yapıyorlar; efendim tebdili kıyafetle gezeceklermiş. Ya hangi çağda yaşıyoruz Allah aşkına. Vatandaşın derdini dinlemek için tebdili kıyafetle mi gidip gezeceksin. Gir bakalım vatandaşın derdini bir dinle bakalım, öfkesini bir gör bakalım nedir bu vatandaşın durumu. Yönetemiyorlar. Biz ona iyilik yapıyoruz aslında. Seçim yap biran önce diyerek aslında ona iyilik yapıyoruz. Çünkü geçen her günün maliyeti onun için de, toplum içinde giderek ağırlaşıyor. Yazıktır, günahtır bu memlekete.

Meral Akşener: Şimdi tabi bu sorunun muhatabını şahsımı kabul etmiyorum onun muhatapları başka bu sorunun. Fakat bütün bunların arka planında sadece şu örnekle seçilemeyeceklerini gören bir siyasi iktidarın yani hangi yolu açıp hangi yolla kendime bir tekrar seçim kazandırabilirim endişesi var. Bu çok büyük bir endişe. Anahtar kelime endişe. Sadece şunu söyleyeyim, yer Kaman, gündüz pazarı var bir profesör arkadaşım iş yapmak üzere yani bir sosyal sorumluluk projesi için çalışmaya gitti, ses kaydı var. Bir taksiye bindi o takside şoföre bir şeyler sordu. Şoförün cevabı; hocam, kendisinin de hoca olduğunu söyledi. Hocam, sabahtan bugün Kaman’ın pazarı sabahtan şu saate kadar kazandığım para 50 lira, bunun 30 lirasını 30 yaşında ve işsiz oğluma vereceğim, 20 lirasıyla ben geçineceğim. Hocam 5 maaşlılar, 10 maaşlılar zehir zıkkım olsun hocam. Tokat bir gene veliler grubu. Torunu getirmiş hanımefendi, başı örtülü. Diyor ki, söyleyin onlara söyleyin 2 bin liralık başına eşarp bağlayanlara söyleyin, başında oyalı tülbent var. 2 bin liralık eşarp örtenlere söyleyin benim emekli maaşım bin 500 lira ben nasıl geçineyim. İnşallah aracılığınızla şahsım devletinin şahsı bunları duyar.

Paylaşın