Sancar’dan Dikkat Çeken ‘Sol İttifak’ Açıklaması

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Zor Soru’da Kemal Göktaş’ın ekonomide Çin modeli ve otoriterleşme tartışmaları, CHP’nin yeni muhalefet anlayışı, HDP hakkında açılan kapatma davası, ‘sol ittifak’ görüşmeleri ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun TBMM’deki davranışları ile ilgili sorularını yanıtladı.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, iktidarın ekonomide Çin modeline yönelmesiyle otoriterleşmenin kaçınılmaz hala geldiğini ve buna karşı “barış, demokrasi ve refah” hedefleyen bir programın şart olduğunu söyledi.

Sancar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Osman Kavala hakkındaki Avrupa Konseyi kararını tanımayacaklarını açıklaması ile ekonomik kriz arasında da bağ kurarak “İktidar, bu ekonomi modelinde kararlı ise Avrupa kurumları ile bağları koparmayı göze alabilir” dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Meclis bütçe görüşmeleri sırasında ortaya koyduğu davranışların “acizlik ve sefalet görüntüsü” olduğunu ifade eden Sancar, iktidarın yeni ekonomik modeli ve siyasi çizgiyi yürütmek için Soylu gibi sürekli kavga havasını canlı tutan ve hamaseti üst noktaya taşıyan kişilere ihtiyaç duyduğu için Soylu’yu koltukta tuttuğunu savundu.

Sancar, devam eden sol ittifak görüşmeleri için de “Karamsar olmak için bir neden olmadığını” ve görüşmelerin geldiği düzeyden memnun olduklarını da belirtti.

Sancar’ın Kısa Dalga’nın sorularına verdiği yanıtlar özetle şöyle:

“Çin modeli ve ucuz iş gücü için otoriterliği artırmak kaçınılmaz”

İçerde iş gücünü ucuzlatmanız için özgürlükleri ve demokrasiyi askıya almanız, sendikal hakları budamanız, toplumsal muhalefeti susturmanız, itirazları bastırmanız gerekiyor. Bu modelin daha fazla otoriterlik olmadan uygulanması mümkün değil.

Bu ülkeyi ucuz işgücü üzerinden daha fazla ihracat yapan bir ülke yapmak isterseniz, kaçınılmaz olarak otoriterliği artıracaksınız.

Türkiye’yi uluslararası pazarlar için ucuz işgücü cennetine çevirmek istiyorlar. Bu emekçiler için cehennem demektir. Daha fazla otoriterlik daha fazla yoksulluk, gelir dağılımında adaletsizlik, daha fazla baskı, daha büyük bir sömürü sistemi ve küçük bir sermaye grubunun zenginleşmesi ve daha geniş bir kesiminin yoksullaşması demek.

Böyle bir modelde büyüme devam edebilir ama bundan emekçilerin payına düşecek olan çok azdır. Büyümenin kaymağını yiyecek olan sermayedir. Ekonomi ile özgürlük arasında, iş ve aş ile demokrasi arasında kopmaz bir bağ vardır. Muhalefetin bu bağı işlemesi, dikkate alması ve bir gelecek perspektifi ile topluma sunması gerekiyor. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz.

“Anketlere mutlak bir değer atfetmek yanıltıcıdır”

İktidarın bu anket sonuçlarına karşı neler yapabileceğini, muhalefetin iyi analiz etmesi gerekir. Hiçbir iktidar, hele 19 yıl süren, kaybetmesinin ciddi sonuçlar doğuracağını bilen bir iktidarın oy kaybını dikkate almadan politikalarını sürdüreceğini sanmak gerçekten gaflettir.

Siyaset, çoklu dinamikleri dikkate alan bir bakış ister. Bu çoklu dinamiklere ve çelişkilere uygun mücadele yöntemleri geliştirmeniz gerekir. ‘İktidarın oy tabanı eriyor ve zaten bu ilk seçimde iktidar kaybedecek seçimde’ şeklindeki yaygın algıyı esas almayan, iktidara kaybettirecek politik bir program ortaya çıkarma zorunluluğu ile karşı karşıyayız.

Evet, bir final dönemine giriyoruz. İktidar blokunun bu finali hazırlıksız, kendine kazandıracak başka yöntemler arayışına girmeden oynayacağını varsayamayız.

Biz halkın önüne inandırıcı alternatiflerle çıkmalıyız. İttifaklar bakımından da ortaya koyacağımız projeler bakımından da… Toplumu ikna eden, şu anda AKP’den kopmuş olan ama henüz başka yere de yönelmemiş olan geniş kitleyi kazanabilecek bir çalışmaya ve yaklaşıma ihtiyaç vardır.

“Sol ittifak konusunda karamsarlık için bir neden yok”

Demokrasi ittifakını sadece sol birlikten ibaret görmüyoruz ama solda mümkün olan en geniş birlikteliği demokrasi ittifakının çok önemli bir unsuru olarak değerlendiriyoruz. Türkiye’de bu gidişattan rahatsızlık duyan, mevcut sistemden canı yanan, kimliği itibariyle, sınıfsal konumu nedeniyle ve diğer bütün mağduriyetler açısından canı yanan bütün kesimleri bir araya getirecek bir çalışma yürütüyoruz. Bizim demokrasi ittifakından anladığımız budur. Sol ittifak bunun kesinlikle çok önemli bir unsurudur. Bugüne kadar geldiğimiz noktadan karamsarlığa kapılmamız için herhangi bir neden yok, hatta memnun olduğumuzu söyleyebilirim.

Ortak noktalarımız farklılıklarımızdan daha fazla. Bazı tartışmaların yaşanması ise kaçınılmaz.

TKP Genel Sekreterinin başlattığı tartışma yeni başlamış değil. Biz basın üzerinden bu tartışmayı yürütmeyi hiç tercih etmiyoruz. O nedenle biz HDP yönetimi olarak bu tartışmaya dahil olmak istemedik. Çünkü kamuoyunun önünde yürütülmesinin hiçbir faydası yok.

Selahattin Demirtaş, değerli bir siyasetçi, bir entelektüel olarak görüşlerini açıklayabilir. Biz de kendisiyle sürekli görüş alışverişi yapıyoruz.

En geniş birlikteliği sağlamak için sonuna kadar çalışmamızı yürüteceğiz. Bütün görüşeceğimiz kesimlerle mutabakata ulaşmak konusunda çok sabırlı ve esnek olacağımızı bir kez daha vurgulamak isterim.

“CHP, iktidarın ateş çemberinden ve kıskacından çıkmak için hamleler yapıyor”

İktidar, muhalefeti kendi oyun sahasında tutmaya uzun süre başardı. Bu iktidarın ömrünü uzatan bir faktördü. CHP’de daha öncekinden farklı bir çizginin, farklı bir tarzın denendiğini görüyoruz ve bunun olumlu yanları olduğunu düşünüyoruz. CHP’nin denediği tarzın önümüzdeki dönemde demokrasi mücadelesine katkı verdiğini görüyorsak elbette takdir ederiz.

Şimdiye kadar iktidarın çizdiği oyun tarzının dışına çıkmak ve çok farklı kesimlerle diyaloğu denemek doğru bir tarzdır. Bunu olumlu buluyoruz. Helalleşme açıklaması ve tezkeredeki tutumunu kastediyorum.

Halkın çıkarlarına uygun bir oyun kurmak ve kutuplaştırmayı yeniden üreten her yaklaşıma karşı bir anlayış ortaya koymak gerekir diyorduk ve muhalefete eleştirinin temel noktası buydu.

Muhalefet partileri, iktidarın Suriye politikasını, Libya’daki konumunu eleştiriyor ama tezkereler geldiğinde iktidarla aynı yönde oy veriliyordu. İktidar, Kürt sorununda güvenlikçi anlayışı, militaristleşme ve kutsal devlet üzerinden bir milliyetçi hamasetle yönetiyor ve muhalefeti de böyle bölmeyi hedefliyordu.

Biz, bütün toplum kesimleri ile diyaloğa ve müzakereye açık olduğumuzu deklarasyonumuzda vurguladık. Bunları önemsiyoruz ve muhalefetin iktidarın yarattığı ateş çemberinden, yarattığı kıskaçtan çıkması gerektiğini söylüyorduk. CHP bunun dışına çıkma konusunda hamleler yapıyor ve doğru yapıyor.

“İlkelerden önce adayın ismini konuşmak Cumhur İttifakının tuzağı”

Cumhurbaşkanlığı adaylığı konusuna gelmeden önce üç aşama var. Birincisi, biz demokrasi ittifakını kurmaya çalışıyoruz. Bunun mücadele ortaklığı ve sonra da bu ortaklık zemininde seçim ortaklığı olmak üzere iki ayağı var. Ortak mücadele zeminini yarattığımız takdirde zaten seçim meselesini de yok sayma gibi bir şansımız bulunmuyor. Mücadele ortaklığı zemini toplumsal muhalefetin aynı zamanda seçim ittifakını kurma imkanını artıracaktır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi ise farklı bir sistemle işliyor ve biz orada diyoruz ki, önceliklerimizi gözetirken bizim önerdiğimiz bir çerçeve var: Millet ittifakı ve diğer tüm partilerle öncelikle ortak ilkelerin ne olabileceğini konuşmak gerekir. Şimdiki dönemin tahribatlarını gidermek konusunda nasıl bir program ortaya koyacağız? Geçiş dönemi ilkelerini ortaya koymamız gerekiyor. Buluşacağımız ortak noktaları yürütebilecek isim konusunu sonra konuşuruz. Bunları konuşmadan aday meselesini konuşmayı doğru bulmuyoruz. Bunun aksi, büyük bir tuzaktır ve cumhurbaşkanlığı seçiminin sulandırılması ve Cumhur İttifakının istediği zeminde yürütülmesidir. Biz bunu bir risk ve tehlike olarak görüyoruz.

“HDP’nin kendisine koyduğu başarı barajı yüzde 15”

HDP’nin yüzde 15 hedefinin rasyonel temelleri var. HDP, barış ve demokrasi konusunda kimlik hakları ile emek haklarını buluşturmak konusunda kararlı bir çizgiyi bozmadan yürüdü. Son 20 ayı incelerseniz bunu görebilirsiniz. Kürt sorununa barışçıl çözümün bu ülkenin ekonomisi ve demokrasi için ve başka alanlarda da hayati önem taşıdığını söylüyoruz. Bunun öncülüğünü, muhataplığını üstlenmeye hazırız. Çalışmalarımızı da hiçbir faktörden etkilenmeden yürütme çabasındayız.

İkincisi, çok güçlü bir tabanımız var. Baskılarla kendi hedeflerinden ve değerlerinden vazgeçmeyecek, olgun bir tabanımız var. Acıyı olgunluğa, olgunluğu da kurucu siyasete tahvil edebilecek bir tabanımız var.

Analistler, yüzde 15 derken ayrıca yeni seçim kitlesi içinde çok sayıda Kürt genç nüfusun olmasını da hesaba katıyorlar. Ama genel olarak Kürt olsun olmasın bütün genç nüfusa geleceğin HDP’de olduğunu anlatabiliriz.

Kapatma davası: “Vicdanı ile hareket etmek isteyen AYM üyelerinin sayısının az olmadığına inanıyorum”

Kapatma davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının esas hakkındaki mütalaasını sunması aşamasındayız. Mütalaayı bekliyoruz ve ardından biz de esas hakkındaki savunmamızı daha sonra somutlaştıracağız.

Ön savunmamız çok güçlü, hem çok güçlü hukuki argümanlar var hem de siyasi gerekçeleri var. Ben mahkemede küçümsenmeyecek sayıda üyenin hukuki gerekçeleri dikkate alma eğiliminde olduğunu düşünüyorum. Vicdanı ile hareket etmek isteyen Anayasa Mahkemesi üyelerinin sayısının az olmadığına inanıyorum.

Kapatma kararı çıkması halinde ne yapacağımıza dair çalışmalarımızı daha dava açılmadan yapmaya başlamıştık. Alternatiflerimiz, seçeneklerimiz var. Biz Türkiye’ye kazandırma amacıyla siyaseti yapıyoruz. Kötüye kaybettirirken iyinin de kazanmasına çaba gösteriyoruz.

İktidara iki kere çok ağır kaybettirdik. Şimdiki yönetme krizinin nedeni bu iki kayıptır. 7 Haziran 2015 genel seçimleri ve 2019 yerel seçimlerinde kötüye kaybettirme potansiyelimizi gördüler.

Kötüye kaybettirme hedefini bir kenara koymuş değiliz. Fakat sadece kötüye kaybettirme değil, iyiyi inşa etme yolunu da mutlaka bulacağız.

Siyaset yasağı verilmesi, bizim siyaset yapmamızı engellemez. Siyasi yasak gelirse daha fazla motivasyonumuz olur. Siyasi kadro bulmak konusunda da içinde olduğumuz siyasi geleneğin bir sıkıntısı olmadı şimdiye kadar. Düşünün ki on binlerce üyemiz içerde ama il ilçe örgütlerimiz çalışıyor.

Erdoğan’ın Kavala açıklaması ile Çin modelinin ilişkisi

Gerçekten ucuz emek gücüne dayalı bir modelle Avrupa’nın ve küresel piyasaların yatırımını ucuz işgücü üzerinden çekmeyi akıllarına koymuşlarsa demokrasiden ve uluslararası kurumların işleyişinden daha çok uzaklaşmaları karşımıza çıkacaktır.

Çin modeli demokrasi ve insan haklarından ayrılmak üzerine kuruluyor. Başka türlü yürümez.

Gerçekten bu iktidar, bu ekonomi modelini bütün tutarlıkları ile uygulamaya karalı ise Avrupa kurumlarından kopuşu da göze alacaktır. O yüzden önümüzde geniş bir demokrasi mücadelesi yükümlülüğü görevi var. Biz bunu 1,5 yıldır söylüyoruz, şimdi ne kadar önemli olduğu aşikâr hale geldi.

Bunu ciddiye almak gerektiği kanasındayım. Bu karamsarlık yaymak değildir. Bu tabloyu ortaya koyduktan sonra Gramsci’nin önem verdiğim sözü var: ‘Aklın karamsarlığı, iradenin iyimserliği.’ Umut ve umutsuzluk, iyimserlik ve karamsarlık aynı şey değildir.

“İktidar, bu ekonomi modelinde kararlı ise Avrupa kurumları ile bağları koparmayı göze alabilir”

Çin modeli demokrasi ve insan haklarından ayrılmak üzerine kuruluyor. Bu iktidar, bu ekonomi modelini hayata geçirmeye kararlı ise Avrupa kurumları ile bağları koparmayı göze alabilir.

Bizim yapacağımız şey en geniş demokrasi ittifakı ile bu gidişatı durdurmaktır. Bu gidişatı durdurmak mümkündür hatta hiç zor değildir. Yeter ki biz toplumun önüne demokrasi, barış ve refah hedeflerini birlikte, inandırıcı biçimde koyan bir program koyabilelim. Bunu yaparsak Türkiye’de demokrasi güçlerinin kazanması kolaydır ama çalışmak gerektirir. Bu güçlü alternatifin yaratılması gerekir.

“Soylu’nun davranışları acizlik ve sefalet görüntüsüydü”

Süleyman Soylu’dan beklenecek davranışlardı bunlar. Burada bir sürpriz yok ama Soylu da eski performansından uzaktı, özgüveni yoktu. Davranışları acizlikti ve bir sefalet görüntüsüydü.

Sanırım iktidar bu dönemde bu ekonomik modeli ve siyasi çizgiyi yürütecekse, Soylu’nun yaptığı gibi sürekli gerilim yaratan, sürekli kavga havasını canlı tutan, hamaseti en üst noktaya taşıyan, devlet, milliyetçilik, şehitler, gaziler üzerinden istismarı ün üst düzeye götürecek kişilere ihtiyacı olacaktır. Soylu’yu görevde tutuyorlarsa bunu daha işlevsel kullanabileceklerine ilişkin bir öngörüleri vardır. Ama gördük ki yanlış hesap yapıyorlar. Bu tür şahıs ve yöntemlerle toplumun karşısına çıkacaklarsa, kaybetmeleri daha da mukadderdir.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Bağışlara Göz Diken Zihniyetle Hesaplaşacağım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ahdimdir, terörü bu topraklardan temizleyeceğim; şehit yakınları için toplanan bağışlara göz diken zihniyetle de hesaplaşacağım!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul Beşiktaş’ta Vodafone Stadı yakınında 2016 yılında gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybedenleri anarak bir mesaj paylaştı. Kılıçdaroğlu, mesajında, şu ifadeleri kullandı:

“10 Aralık 2016’da, Beşiktaş’ta hain terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olan polis ve vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Ahdimdir, terörü bu topraklardan temizleyeceğim; şehit yakınları için toplanan bağışlara göz diken zihniyetle de hesaplaşacağım!”

 

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan ‘Yüksek Hassasiyet’ Uyarısı

Kovid 19’da son 24 saatte 18 bin 561 yeni vaka tespit edilirken, 176 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Risk grubunda bulunan ileri yaştakiler, kronik hastalığı olanlar yine yüksek hassasiyet göstermeli” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 347 bin 232 test yapılırken, 18 bin 561 yeni vaka tespit edildi. 176 kişi hayatını kaybederken, 25 bin 129 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “Covid-19’a yakalanma endişesi giderek azalıyor. Aşılarını tamamlamış ve tedbirli davranan gençler için bu anlaşılabilir. Fakat risk grubunda bulunan ileri yaştakiler, kronik hastalığı olanlar yine yüksek hassasiyet göstermeli. Aşıları eksik olan herkes aşılarını tamamlamalı”

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 91,02, 2’nci doz ortalaması yüzde 81,96 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 56 milyon 494 bin 740, 2’nci dozda 50 milyon 871 bin 127 ve 3’üncü dozda 12 milyon 580 bin 728 olmak üzere toplam 121 milyon 532 bin 728 aşı uygulandı.

En az 2 doz aşı olan kişi sayısının en yüksek olduğu iller; Ordu, Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın olurken, 2 doz aşı yapılan kişi sayısının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt oldu.

Paylaşın

Bekir Ağırdır: Kimlik Siyasetinin Yerini Sınıf Siyaseti Aldı

Yoksulluk, gelir dağılımında eşitsizlik ve geçinme başlıklarının daha çok ön plana çıkmasıyla beraber kimlik siyasetinin ve gündeminin yerini sınıf siyasetinin aldığını söyleyen KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttığı için yeniden sınıfsal gerilimler gündeme geldi. Özetle kimlik geriliminin yerini, sınıfsal gerilim aldı.” dedi.

KONDA Araştırma, Civil Rights Defenders (CDR) için hazırladığı Ekim 2021 tarihli “Türkiye Toplumunda İnsan Hakları Algısı ve Farkındalığı” raporunu dün İstanbul, Taksim’de düzenlenen basın toplantısıyla paylaştı.

Türkiye’deki insan hakları ihlallerini, ayrımcılık türlerini ve Türkiye’nin insan hakları alanındaki faaliyetlerini ortaya koyan raporun sunumunu KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır yaptı.

Civil Rights Defenders Temsilcisi Ivana Randjelovic de kuruluşun araştırma kapsamında amaçladıklarını ve faaliyet alanlarını özetledi:

“Özellikle Avrupa’daki baskıcı toplumlarda siyasi hakların geliştirilmesine odaklanarak hukuk ve ifade özgürlüğü alanlarındaki hak ihlallerini ve bu alanlardaki insan hakları faaliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.

“Benzer çalışmaları dört kıtada yürütüyoruz. Türkiye’dekine benzer bir çalışmayı ise tüm Balkan ülkelerinde sürdürüyoruz. Özellikle azınlık haklarının geliştirilmesi, ifade özgürlüğü ve ağ kurma konularında çalışmalarımıza özenle devam ediyoruz.”

“Bu sorunlar böyle gider”

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de en fazla siyasetçiler (yüzde 56) ve medya (yüzde 32) insan haklarını ihlal ediyor.

Türkiye’nin insan hakları alanındaki sorunlarını mevcut hiçbir partinin çözemeyeceği algısı toplum geneline hakim.

Toplumun yüzde 15’i AKP’nin, yüzde 9’u CHP’nin, yüzde 7’si İyi Parti’nin insan hakları sorununu çözebileceğini düşünüyor.

Ancak yüzde 38 gibi daha çarpıcı bir sonuç Türkiye’nin insan hakları alanında bir gelişme kaydedemeyeceğini ifade ederek “Bu sorunlar böyle gider” diyor.

En önemli üç hak

Topluma göre en önemli üç insan hakkı şöyle: Yaşama hakkı, ifade ve düşünce özgürlüğü ve iyi bir eğitime erişim hakkı. En az önem atfedilen üç hak ise: Örgütlenme, protesto, toplantı ve gösteri hakkı.

LGBTİ+’lar: İki kişiden birine uzak

Ayrımcılık yasağı, yasa önünde eşitlik, yasalar tarafından eşit derecede korunma gibi haklar Anayasa’yla korunsa da süregelen politikalar ve toplumun eksik ya da yanlış bilgilendirilişi yurttaşlar arasındaki ayrımcılığı körüklüyor.

Yurttaşlara yöneltilen ayrımcılık temelindeki sorular, ayrımcılığın sürdürülen politikalarla ilgisini açıkça ortaya koyuyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre toplumun yüzde 50’si kendini LGBTİ+’lara uzak hissediyor. Her iki kişiden birinin kendini uzak hissettiği LGBTİ+’lar, toplumun kendini en uzak hissettiği kesim.

Kadınlar, yoksullar, Kürtler

Toplumda en çok haksızlığa uğradığı düşünülen gruplar ise şöyle: Kadınlar, yoksullar, Kürtler ve gençler.

Kadınlarla toplumun hiçbir uzaklık problemi yokken toplumun yarısının onların haklarının ihlal edildiğini belirtmeleri çarpıcı.

“Yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttı”

Bekir Ağırdır, toplumun Türkiye’ye insan hakları konusunda 5 üzerinden 2.7 puan verdiğini, 2012’de bu oranın 2.9 olduğunu söylüyor.

“Rapor kapsamında öne çıkan iki başlık toplumun muhatap olarak hâlâ siyasileri ve siyaseti işaret etmesiyle, bilgi eksikliği/eğitim düzeyi.

“Sorunun kaynağı olarak da çözümün adresi olarak da toplum, siyaseti işaret ediyor. Ülkenin kadim problemleri içinden baktığımızda dahi toplumun hâlâ serinkanlı bir yerden siyasetten çözüm beklediğini görüyoruz. Ki bunun önemli olduğunu düşünüyorum.”

Ağırdır, yoksulluk, gelir dağılımında eşitsizlik ve geçinme başlıklarının daha çok ön plana çıkmasıyla beraber kimlik siyasetinin ve gündeminin yerini sınıf siyasetinin aldığını söylüyor.

“Son on yılda kimlikler, yaşam tarzı gibi başlıklar tüm araştırmalarımızda öne çıkmıştı ve bu seçimlere de yansımıştı. Bugüne dek kimliklerimizden ötürü, bir nevi kimlik sayımına benzer şekilde oy kullanıyorduk.

“Ama 2019’dan beri KONDA olarak takip ettiğimiz şu oldu: İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttığı için yeniden sınıfsal gerilimler gündeme geldi. Özetle kimlik geriliminin yerini, sınıfsal gerilim aldı.”

Ağırdır’a göre toplum, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları konularındaki zaaflarının farkında. İfade özgürlüğünün ne denli gerekli olduğunun da.

Toplumun, insan hakları ihlallerinin bilincinde olması, mevcut hükümeti bundan sorumlu görüp eleştiriyor olması ve insan haklarını ihlal eden partilerden oyunu esirgeyeceğini belirtmesinin muhtemel bir seçimde önemli bir unsur olacağını işaret ediyor.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Meteoroloji’den Sağanak Yağış Ve Kuvvetli Rüzgar Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında İstanbul, İzmir, Bursa, Muğla, Trabzon ve Rize’nin de bulunduğu bir çok il için sağanak, Ege, Akdeniz, Marmara ile Karadeniz için ise kuvvetli rüzgar uyarısında bulundu. MGM, sağanak yağışın ve kuvvetli rüzgarın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu Marmara’nın batısı, Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Doğu Anadolu’nun doğusu, Bursa, Yalova, Manisa, Denizli, Uşak, Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusunda karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Kıyı Ege’de yerel olmak üzere kuvvetli, Muğla çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının kuzey ve iç kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette Ege, Batı Akdeniz’in batısı, Marmara’nın güney ve batısı ile Batı Karadeniz’in batısında kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km /saat yer yer 90 km/saat) esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Edirne çevreleri ve Çanakkale’nin batısı ile zamanla Trakya kesimi, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova ile İstanbul’un Avrupa Yakası’nın sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; gece saatlerinden itibaren güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği bekleniyor.

Ege Bölgesi

Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra Kıyı Ege zamanla Bölge genelinin (Afyonkarahisar ve Kütahya dışında)yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde gerçekleşmesi beklenen yağışların yerel olmak üzere Kıyı Ege’de kuvvetli, Muğla çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; gece saatlerinden itibaren kıyı kesimleri ile zamanla bölge genelinde güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, yarın (Cuma) öğle saatlerinden sonra batısının sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; yarın (Cuma) sabah saatlerinden itibaren Batı Akdeniz’in batısında güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin zamanla çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde iç kesimlerinde yer yer pus ve sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde yer yer pus ve sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, kuzey ve doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Demirtaş’tan Erdoğan’a Miting Yanıtı: Hodri Meydan

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kendisine ”Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı?” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi. 

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden verdiği yanıtta, “Erdoğan, miting yapmıyorum diye merak etmiş. HDP zaten meydanlarda. Yine de çok istiyorsan haydi! İki saat için çıkayım, tek bir megafonla Yenikapı’ya gideyim. Ertesi gün de sen, devletin tüm imkanlarıyla aynı meydana çık. Bir kişi eksik toplayan siyaseti bıraksın. Var mısın?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, Katar ziyareti dönüşünde Demirtaş’ın muhalefete yedi bölgede yedi ortak miting yapma çağrısıyla ilgili şöyle demişti:

“Diğer taraftan Edirne’de cezaevindeki zat bunlara diyor ki ‘Bir araya gelin, birlikte mitingler yapın.’ Bunu söyleyeceğine sen bir tane miting yap bakalım orada. Sen önce kendi tabanına bir sinyal ver bakalım. Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı? Biz tabi bunlarla muhatap olacak durumda değiliz. Eğer hala bunlar oradan idare ediliyorsa, benim milletimin özellikle bu konudaki tavrı çok açık, net ortaya çıkacaktır ve ortadadır. Milletim teröristlere veya terörizme asla taviz vermeyecektir”

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Aşı Çağrısı

Kovid 19’da son 24 saatte 19 bin 696 yeni vaka tespit edilirken, 195 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Bu olumlu durumu sürdürmek ve kayıplarımızı azaltmak için eksik aşıları tamamlamalı tedbirden taviz vermemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 350 bin 522 test yapılırken, 19 bin 696 yeni vaka tespit edildi. 195 kişi hayatını kaybederken, 27 bin 263 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Salgın son 6 haftada benzer günlük vaka sayılarıyla seyretti. Avrupa’da görülen ani artışlar ülkemizde görülmedi. Bu olumlu durumu sürdürmek ve kayıplarımızı azaltmak için eksik aşıları tamamlamalı tedbirden taviz vermemeliyiz.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Meteoroloji’den Sağanak Ve Kar Yağışı Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Bartın ve Sinop’unda bulunduğu bir çok il için sağanak Sivas, Malatya, Elazığ ve Iğdır’ında bulunduğu bir çok il içinde yağmur ve karla karışık yağmur uyarısında bulundu. MGM, sağanak ve kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Orta ve Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Bartın, Sinop ve Sivas çevreleri, Kastamonu’nun kuzey ve doğu kesimleri, Hatay’ın batı ilçeleri ile gece saatlerinden sonra Edirne çevreleri, İzmir’in güney ve batı ilçeleri, Aydın’ın kıyı kesimleri ve Muğla çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların, yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz’in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde iç ve batı kesimlerde pus, yer yer sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının Marmara, Ege ve Akdeniz’de 2-4 derece artacağı, Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun doğusunda 2 ila 4 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin edilirken, rüzgarın is genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, gece saatlerinden sonra Marmara ve Kuzey Ege’de güneybatı yönlerden kuvvetli (40-60 km /saat) olarak esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Edirne çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu,gece saatlerinden sonra İzmir’in güney ve batı ilçeleri, Aydın’ın batı kesimleri ve Muğla çevrelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah saatlerinde yer yer pus ve sis hadisesi bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Hatay’ın batı ilçelerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.. Bu gece saatlerinde Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde pus, yer yer sis beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Sivas çevrelerinin yağmur ve karla karışık yağmur ve yükseklerinin yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece saatlerinde pus, yer yer sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Bartın, Sinop çevreleri ile Kastamonu’un kuzey ve doğu ilçelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, genellikle yağmur ve sağanak, bölgenin iç ve yüksek kesimlerinde karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışı şeklinde görülmesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Malatya, Elazığ ve Iğdır çevrelerinde yağmur, yağış alan diğer yerlerde karla karışık yağmur ve yer yer kar şeklinde görüleceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin çok bulutlu, bölge genelinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Erdoğan’ın Bütçeyi Sunmamasına Kılıçdaroğlu’ndan Tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütçeyi sunmamasına tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak. O tek kişi bütçesinin arkasında durmalıdır. Bizim sorularımıza da açık ve net cevaplar vermelidir. Meclis’e gelmeyerek kaçarak bu iş olmaz” dedi.

Meclis’te bütçe görüşmelerindeki konuşması sırasında yaptığı el hareketine ilişkin olarak açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Öyle bir kastım yoktu. Ellerime değil sözlerime baksınlar” ifadelerini kullandı.

Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu’nun sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı ortağı İyi Parti’nin lideri Meral Akşener’le Cumhurbaşkanı adaylığı üzerine konuşup konuşmadığına ilişkin soruya, şöyle yanıt verdi:

“İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile evet sık sık buluşuyoruz. Hatta aracısız sık sık telefon ile uyum içinde görüş alışverişi yapıyoruz. Hayır, Meral Hanım’la da kimseyle de görüşmedim. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’la da bu konuyu konuşmadım.”

128 milyar dolar tepkisi

Helalleşme açıklaması tartışma yaratan CHP lideri Kılıçdaroğlu, 128 milyar doların hesabını sorup sormayacağına ilişkin sorulara da şöyle yanıt verdi:

“128 milyar doları kaçtan sattılar? 6 liradan sattılar. Şimdi dolar oldu 14 lira. Yaklaşık 70 milyar dolar rant var. Bu para kimin cebinden çıkacak? Vatandaşın cebinden çıkacak. Vatandaş ödeyecek, Erdoğan cebinden ödemeyecek… Dolar ile ihale yapıyorsun, aslında bu doğru değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir ihale yapıyorsa kendi parası ile yapar. Yetmiyor dolar ile kâr etme güvencesi veriyorsun. Yani alım güvencesi veriyorsun. Yeteri kadar kazanmıyorsa aradaki farkı ben ödeyeceğim diyorsun. Benim torunlarımı da borçlandırıyorsun

Bütün bunların üstüne ben vergimi de veriyorum. O da yetmiyor Dolar ile ihale verdiysen ABD’deki enflasyonu 83 milyonun üzerine yıkıyorsun. Eğer EURO ile güvence vermişsen AB’deki enflasyonu bu milletin sırtına yıkıyorsun. Bu isyan edilecek bir şey.”

‘Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak’

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bütçeyi sunmamasına da şöyle tepki gösterdi:

“Tek kişilik hükümetse o tek kişi gelecek parlamentoda bütçeyi sunacak. O tek kişi bütçesinin arkasında durmalıdır. Bizim sorularımıza da açık ve net cevaplar vermelidir. Meclis’e gelmeyerek kaçarak bu iş olmaz. Bu tavır Meclis’in saygınlığına gölge düşürmektedir. Meclis’in itibarı kalmadı. 27’nci dönem bitmeden 27 bin soruya bakanlar cevap vermedi. Bir kişi karar verir, Türkiye’de her şey olur, anlayışı ülkemizde hâkim olmuş durumda. Bu Meclis sadece benim değil, 600 milletvekilinin Meclisi’dir. TBMM vesayet altındadır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Kamu Ve Üniversite Hastaneleri İçin Borç Uyarısı

Kamu ve üniversite hastanelerinin, tıbbi cihaz sektörüne borcu 9 milyar liraya ulaştı. Acil ödeme yapılmaması durumunda kapanmaların başlayacağı uyarısı yapılırken, Sağlık Bakanlığı ise henüz konu ile ilgili bir açıklamada bulunmadı.

Tıbbi cihaz sektörünün, kamu ve üniversite hastanelerindeki vadesi geçmiş alacaklarının yaklaşık 9 milyar liraya ulaştığı uyarısı yapıldı. Açıklama Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası (SEİS) Başkanı Metin Demir’den geldi. Reuters’a konuşan Demir, acil ödeme yapılmaması durumunda kapanmaların başlayacağını söyledi.

İthalata bağımlı olan sektör, geç ödemeler nedeniyle kur farkı mağduriyeti yaşadıklarından uzun süredir şikayet ediyordu. Demir, kurun sert yükselişi nedeniyle, ithalat ağırlıklı sektördeki birçok firmada sermaye erimesi yaşandığını da kaydetti.

Ürün fiyatlarında yüzde 50’ye varan artış yaşandığını söyleyen Demir, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, “Biriken, geçmişten kalan bir alacak var. Bir de güncel olarak sürekli malzeme verildiği için eklenen var. Sektörün alacağı şu anda net olmamakla birlikte yaklaşık 9 milyar lira civarında.” dedi.

Metin Demir, alacakların kurun 6 lira olduğu 2020 Ocak ayına kadar gittiğini söyledi. Tıbbi cihaz sektörü, Eylül’de vadesi geçmiş alacaklar için protesto eylemi düzenlemişti. Reuters haberle ilgili temasa geçilen Sağlık Bakanlığı’nın henüz konu ile ilgili açıklama yapmadığını da bildirdi.

Paylaşın