Beş Partiden “Cumhuriyetçi Cephe” Kurma Hazırlığı

Aralarında ATA Parti ve Memleket Partisi’nin de olduğu beş siyasi partinin, İYİ Parti şemsiyesi altında bir araya gelerek, “Cumhuriyetçi Cephe” kurma hazırlığında olduğu öğrenildi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrı ile başlayan İmralı süreci, kendini milliyetçi – cumhuriyetçi olarak tanımlayan siyasi partilerin tepkisini toplamaya devam ediyor.

İYİ Parti ise Meclis’te grubu olan partiler arasında ise sürece ilişkin en net tavrı koyan parti olarak yorumlanıyor.

Sürece karşı tavır koyan 5 siyasi partinin, İYİ Parti şemsiyesi altında “Cumhuriyetçi Cephe” kurma hazırlığında olduğu ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun yarın TBMM’de gerçekleşecek grup toplantısında siyasi partilere bu yönde çağrı yapacağı öğrenildi.

Yaşanan gelişmelerin detaylarını ATA Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Cumhuriyet’ten Merve Kılıç‘a değerlendirdi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine bağlı ve bu konuda duyarlı olan siyasi partiler olarak bir araya geldiklerini söyleyen Zeybek, “ATA Parti, Adalet Partisi, Doğru Parti, Memleket Partisi ve Yurt Partisi olarak birlikte hareket edelim diye toplantılar yapıyoruz. Ancak dedik ki bizimle aynı çizgide söylemleri olan, DEM Parti ile görüşmeye karşı olan İYİ Parti var. Çünkü biz DEM’le görüşmenin bölücülüğe katkı olduğunu düşünüyoruz. Meclis’te grubu var. Yukarıya doğru tırmanan ve yüzde 5 ile 9 arasında oyu olan bir parti. İYİ Parti’nin de böyle bir çağrısı oldu” dedi.

Zeybek, “Çağrıya biz uyalım ve sonra başka aynı değerlerde olan başka partiler de katılabilir. Biz oluşuma ‘Milliyetçi Cephe’ değil, ‘Cumhuriyetçi Cephe’ dedik. Tabi ki Cumhuriyetin temel tezlerinden biri milliyetçiliktir. Ancak biz burada ön plana Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini bağlı kalarak birliğini sürdürmesi konusunu aldık” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’den kendilerine Genel Başkanlık düzeyinde çağrının gerçekleştiğinin altını çizen Zeybek, gözlerin yarınki İYİ Parti Meclis Grup toplantısında olduğunun altını çizdi.

“Türk siyasetinde ağırlığı olan bir güç haline geleceğiz”

Çağrının açık çağrı olacağını belirten Zeybek, “Tek tek partilere değil, açık çağrı olacak. Tabi İYİ Parti böyle bir çağrı yaparken, gelecekler arasında da seçme yapma hakkına sahiptir. ‘Ben geleceğim’ diyen bir parti emel değerlerde örtüşmüyorsa ya da ortada ciddi bir oluşum yoksa buna göre değerlendirirler. Ama biz 5 parti olarak zaten görüşme halindeyiz” dedi.

Zeybek, “Beklentimiz İYİ Parti’nin bir kurultay düzenlemesi ve temel değerleri ortaya koyan bildirgenin açıklanması. Bunu yapacağız ve Cumhuriyetçiler birliği ile Türk siyasetinde ağırlığı olan bir güç haline geleceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: 2025 Mücadelenin Yılı Olacak

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “2025 yılı mücadelenin, emeğin ve emekçinin yılı olacak” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özgür Özel’in açıklamalarından başlıklar şöyle:

“Enflasyona ezdirilen milyonların sesini dile getirmeye çalıştık. Bundan sonra CHP bu sorunları dile getirmeye, çözüm önerileri sunmaya ve mücadele etmeye devam edecek. Ancak bize oy veren, canına tak eden milyonlarla olmaya, sorunları dile getirmeye dile getireceğiz. 2025 mücadelenin, emeğin ve emekçinin yılı olacak.

13 yıl önce söylediği söz sanki o gün olmuş gibi ‘zafer var orada’ diyor. Senin söylediğin zafere Ardahan’da, Kars’ta, Erzurum’da inanan yok. Evlerin ısınması için verilen doğal gaza bu bölgede indirim yapılmalı. Sayın Erdoğan rahatsız olmuş, verdiği destekleri hatırlatıyor. Ben ne destek verdiğini biliyorum. Seçim zamanı Putin ile konuşup doğal gaz toplam faturasını bir yıl erteletip herkese 25 metreküp bedava doğal gaz verdi.

Hali vakti olanlara verme, ihtiyacı olana ver dedik. Seçim rüşveti olarak verdiler, şimdi neden yok? Kış daha mı yumuşak, alım gücü daha mı arttı? Doğal gazı seçim rüşvetine çevirdi, şimdi Özgür Bey bilmez diyor. 1 milyon 7 bin konutun doğal gazı borçtan dolayı kesilmiş. Kars’ta gelen 5 bin TL ile Manisa’daki 2 bin TL aynı asgari ücretle ödenemez.”

Salon adamı Erdoğan, sıcak seven Erdoğan, kendini atadıklarına alkışlatıp sevinen Erdoğan, biz -20 derecelerde gezerken sıcak salonlarından bize laf atıp durdu. ‘Hızlı demiryolu projesine CHP karşı çıkıyor’ dedi. Kuyruklu yalan. Biz neden yapılmadığını sorduk, onun üzerine yaptılar. CHP’nin karşı çıktığı falan yok. ‘Millet 6 kat dolandırılıyor’ diyoruz, o ‘CHP karşı çıkıyor’ diyor. Sahtekarsınız.

Erdoğan, ‘Özgür bey altın hesabını çok seviyor. Hazır elinde hesap makinesiyle kuyumcu kuyumcu dolaşırken CHP’li belediyelerin SGK borçlarının kaç altın ettiğini de hesaplaşın’ demiş. Bu noktaya gelmiş olmaları iyidir, bize küfür etmek yerine espri ile cevap vermeleri iyidir. Madem istedi hesap yaptım. Belediyelerin SGK borcu 10 birim, diğer şirketlerin 90 birim. Gelecek ay şirketlere faiz affetmeyi, borcu bölmeyi planlıyor ama o zamana kadar CHP’li belediyelerden borcu almayı planlıyor.

Hizmeti durdurabilmek için CHP’li belediyelerin hesaplarına haciz uyguluyor. SGK’nın toplam alacağı 270 ton altına karşılık geliyor, 30 tonu belediyelerden 240 tonu ilk 100’deki yandaş şirketlerden. Bütün partilerden belediyelerin toplam borcu 1 kamyon altın. Bunların 3’te 2’i AK Partili, 3’te 1’i muhalefet belediyelerinin. 9 kamyon da yandaş şirketlerin borcu. 9 kamyon altını çek SGK’nın önüne 3’te 1 kamyon altını vermeyen namussuzdur.

Çalışma Bakanı, ‘en düşük emekli maaşını 14 bin 469 liraya yükselttik’ demiş. Bunu yapmak için kanun çıkması lazım güzel kardeşim. Sen oturduğun yerden rakamı açıklayamazsın. Ben konuşmama hazırlanırken en düşük emekli maaşının 12 bin 500 TL olduğunu, kanunla yükseltilmesi gerektiğini, 22 bin TL’den aşağı emekli maaşı olmasın önerisini söyleyecektik.

Geçen sene 10 bin TL’yi 12 bin TL yaptınız 105 miting yaptık O gün anlamanlar 14 bin 469 yapıyorlar. Bütün emeklilere sesleniyorum, bu sefer daha fazlasını yapacağız, sarı kartı değil kırmızı kartı alınlarına çakacağız. Emekli maaşına yüzde 15’lik artışa için emeklilerle birlikte meydan meydan dolaşıp büyük bir mücadeleyi başlatacağız.

“Göstermelik süreçlerin içinde yer almayacağız”

CHP olarak Kürtlerin yaşadığı sorunların demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini yıllardır ısrarla savunuyoruz. Tarihsel tutarlılığı sapmamış tek partiyiz. Kısa vadeyi değil, uzun vadeyi de düşünmek zorundayız. Ülkemizin çıkarlarının önüne kendi dar siyasi ajandalarını ekleyen hiçbir planın parçası olmayız. Türkiye’nin adalet sistemini düzeltmek ve demokrasiyi yukarı çekmek temel önceliğimiz.

Cumhur İttifakı meşru bir siyasi partiye ve seçmenlerine bile terörist muamelesi yaparken biz demokrasiden yana olduk, DEM Parti ile seçmenine saygımızdan ötürü görüşmeler, ziyaretler yaptık. Seçim kazanmak için yer yolu mubah görenler, sahte videolardan medet umdular. Biz ne yaptıysak milletin gözünün önünde yaptık. Kürt sorununa Kürt sorunu dedik, terörle mücadeleye sonuna kadar hak ve destek verdik. DEM Parti kapatılsın diyen, hala Kürt sorunu diyemeyen, kapalı kapılar ardında pazarlık edenlere karşı kendi pozisyonumuzu koruduk.

22 Ekim’den itibaren yaşananları yakından takip ettik. Eğer bundan sonraki süreç sorunların çözülmesi için adımların atılacağı sürece evrilirse en hazır parti biziz. Bu çıkarcı iktidar gider, samimi CHP iktidarı gelir, Kürdün de Alevinin de sorununu çözecek iradeye CHP sahiptir. Ne yapılacaksa Meclis çatısı altında yapılmalı. 1 kişinin özgürlüğü 1 kişinin siyasi kariyeri için işletilen göstermelik süreçlerin içinde yer almayacağız.

Bugün DEM Parti’nin heyetiyle görüşme yaptık, teşekkür ediyorum. yaptığımız öneride hiçbir siyasi partinin dışlanmadığı tam yetkili komisyonun kurulmasını önerdik. Tanımı ne olduğu belli olmayan ‘süreç komisyon’ gibi değil, demokratik standartları yükseltecek, Alevilerin, Kürtlerin sorunlarını çözecek bir komisyona önderlik, katkıya hazırız. TBMM Başkanlığı bu çalışmaya önderlik etmeli. Toplumsal mutabakat için sivil toplumun, akademinin katkılarının alınması gerek. Şehit ailesi ve gazi dernekleri komisyonda doğrudan temsil edilmeli.

Birilerinin koltuk hesabının teminatı olmayacağız. Ahmet Türk’e 3 kez kayyım atanların samimiyetinin sorgulanmasından, Türkiye’nin en büyük ilçesinin belediye başkanı Ahmet Özer’in Silivri’de yatıyor oluşu, Gezi davası tutukluları orada yatarken birilerinin demokrasi oyununa soyunurken vatandaşların sürece şüpheyle yaklaşmasına anlayış göstermek gerekir.

‘Akil insanların’ değil, ‘makul insanların’, toplumun genelinin ikna edilmeleri, sürece dahil edilmeleri gerekir. Geçen sefer yine çözüm süreci işletirken ona en sert şekilde itiraz eden Bahçeli’ye kimse karşımıza Türklükle çıkmasın diyordu. Bugün birlikte bu noktaya geldiler. Her türlü adaletsizliği ayaklar altına almak üzere yola çıkmalıyz, her türlü eşitsizliği, ayrımcılığı ayaklar altına almaya varsanız biz varız. Hep birlikte adaletsizliği ayaklar altına alalım, adil güçlü bir Türkiye’yi kuralım.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Hayat Pahalılığına Karşı “Boykot” Çağrısı

Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Erdoğan, hayat pahalılığına karşı vatandaşların katkı vermesi gerektiğini belirterek, fahiş fiyatlarla mücadele için boykot yapmanın etkili bir yöntem olduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bölgesel gelişmeler bağlamında sancılı ve sarsıntılı yılı geride bıraktık. Yeni beklentiler ve büyük umutlarla 2025 yılına merhaba dedik. Yeni miladi yılın ülke, bölge ve dünyadaki tüm insanlar için hayırlara vesile olması için Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Son asrın en barbar soykırımlarından birini yaşayan Gazzeli kardeşlerimiz için 2025 senesinin ateşkese, huzura, barışa ve felaha vesile olmasını diliyorum. Türkiye olarak ilk günden beri kanın ve katliamın durması için tüm yolları deniyoruz.

Uluslararası toplumun İsrail hükümeti üzerindeki baskıyı artırması için diplomatik temaslarımızı yoğunlaştırdık. Gazze’de barış umutlarını yeşertecek kapının aralanması için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Netice alıncaya kadar da buna devam edeceğiz. 1 Ocak Sabahı ‘Bir Güneş Doğuyor’ sloganıyla bir araya gelen tüm vatandaşlarıma buradan hasseten teşekkür ediyorum. Yaklaşık yarım milyon kardeşimiz Gazze’nin kimsesiz ve sahipsiz olmadığını İstanbul’dan tüm dünyaya bir kez daha haykırmıştır.

Şunu büyük bir tahaccüple ifade etmek durumundayım; bu sivil toplum buluşmasından birileri hemen rahatsız oluyor. İnsanlık ittifakına tepki gösterenler açık söyleyeyim, insanlıktan nasibini almamış vicdan fukaralarıdır. Kalbinde zerre merhameti olan hiç kimse bu gaddarlık karşısında tepkisiz kalamaz. Biz şu ilahi müjdeye tüm kalbimizle iman ediyoruz, Allah sabredenlerle beraberdir. 61 yıllık Baas zulmünün ve 13 yıllık katliamların ardından Suriye’de nasıl inanç, iman, sabır kazanmışsa, inşallah Filistin’de de hak yolunu bulacak, adalet güneşi zulmün karanlığını delip geçecektir.

Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen Filistin devleti mutlaka kurulacaktır. Rabbim içinde bulunduğumuz mübarek günler hürmetine mazlum Filistin halkının yâr ve yardımcısı olsun diyorum. İktidar sorumluluğunu üstlendiğimiz 2002’den beri siyasetteki gayemiz insanımıza hizmet oldu. Eser ve hizmet siyaseti diyerek kavramsallaştırdığımız bu ilkemizden hiçbir zaman ödün vermedik. Gelip geçici başarılara değil ülkeye ve millete uzun vadeli fayda sağlayacak kalıcı kazanımlara odaklandık. İnsan ve hizmet odaklı bir yönetim anlayışına sahibiz. 2024 yılını başta dış ticaret olmak üzere birçok alanda rekorlarla, büyük başarı ve sevinçlerle kapattık. Bölgemizde ve dünyamızda nükseden krizlere ve olumsuzluklara rağmen 2024 yılına göre yüzde 2,5 artışla 262 milyara ulaştı.

Gelecek sene için çıtayı biraz daha yukarı çekiyoruz. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatı hedefimizi 390 milyar olarak belirledik. İnşallah bunun da üzerinde bir rakamla yılı kapatacağız. İhracatçılarımızla el ele, omuz omuza vereceğiz ve Türk ürünlerinin tanınmadığı, satılmadığı, girmediği hiçbir ülke bırakmayacağız. İhracatçılarımızı bir kez daha tebrik ediyor, kendilerinden daha fazla çaba beklediğimizi vurgulamak istiyorum.

Enflasyon ve istihdamda da hamdolsun çok iyi noktadayız. Son enflasyon verileri enflasyonla mücadelede doğru yolda olduğumuzu teyit etmiştir. Enflasyon Aralık’ta aylık bazda yüzde 1,03 olurken yıllık bazda yüzde 44,38’e gerilemiştir. Senelik enflasyon 2023 sonuna kıyasla 20 puan, 2024 Mayıs ayında zirve seviyesine göre 31 puan düşmüştür. Enflasyonda düşüş trendi inşallah 2025’de daha da hızlanacaktır. Para politikasının enflasyona gecikmeli etkisi zamanla daha net görülecek. Maliye politikası kanalı enflasyonla mücadeleye çok güçlü destek verecek. Bütçe imkanları elverdikçe yönetilen ve yönlendirilen fiyatları enflasyon hedefi ile uyumlu olarak belirleyeceğiz.

Dezenflasyonu sadece talep yönlü politikalarda değil gıda, konut, enerji gibi bir çok alanda arz yönlü tedbirlerle destekleyeceğiz. Hayat pahalılığıyla ilgili olarak en başında konut fiyatları ve kiralar geliyor. 6 Şubat depremleriyle beraber ortaya çıkan ilave konut talebinin bunda şüphesiz etkisi var. Belli başlı alanlarda sadece dönemsel etkilerle açıklanamayacak fırsatçılık ve aşırı kâr hırsıyla olanlarla mücadele ediyoruz.

Enerji, yakıt, döviz kuru, işçilik maliyetlerinde oluşan farkla satılan ürün, sunulan hizmetin arasında bağ kopma noktasına gelmiş. İşçilik maliyetinde yaşanan artışla ürüne yansıyan fiyat farkı arasında kimi zaman uçurum oluşuyor. Asgari ücretteki artış sebebiyle maliyet belki 2-3 birim artarken bu artış bahane edilerek fiyatlara 5 birim 10 birim zam yapılabiliyor. Bu artışların aç gözlülük, tamahkarlık ve vicdansızlıktan kaynaklandığı aşikardır. Dürüst, ahlaklı, vicdanlı işletmelerimiz çoğunluktadır bunlar sözlerimizin muhatabı değildir.

Fırsatçılıkla mücadelede devlet elbette gerekeni yapmakta mükelleftir. Geçen yılki denetimlerde fahiş fiyat uygulayan 224 bin firmaya yaklaşık 5 milyar liralık idari para cezası kesilmiştir. Denetimlerde 1555 gerçek ve tüzel kişiye toplam 366 milyon lira ceza uygulanmıştır. Vatandaşlarımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimi için de yoğun çaba harcıyoruz. 2024 yılında 1,3 milyon denetim yaptık. 1.4 milyar lira para cezası tatbik ettik. Sattığı ürünlere hile hurda karıştıranlara, milletin cebine el atanlara asla tolerans göstermiyoruz. Bu denetimlerimiz 2025 senesinde daha da artacak.

“Pahalı ürün satanları dize getirecek en etkili yöntemlerden birisi…”

Serbest piyasa ilkeleri çerçevesinde 85 milyonun tamamının hakkını, hukukunu, çıkarını en üst düzeyde koruyacağız. Serbest piyasa kuralsızlık demek değildir. Serbest piyasa başı bozukluk asla değildir. Denetimlerimizin amacı serbest piyasaya müdahale değil işleyişin sağlıklı zeminde yürümesini temin etmektir. Hayat pahalılığı ile mücadeleye vatandaşlarımızın destek olması sürecin başarısı açısından önemlidir. Bunun yolu fahiş fiyat uygulayanları boykot etmekten geçiyor. Pahalı ürün satanları dize getirecek en etkili yöntemlerden birisi muhalefet rahatsız olsa da hiç şüphesiz boykottur.

En büyük kozumuz fırsatçılık yapanlara karşı satın almamama özgürlüğümüzü kullanmaktır. Dünyada geniş yelpazede bunun çok sayıda örneğiyle karşılaşıyoruz. Bu konuda devlet millet el ele vererek çok daha etkin sonuçlar alabiliriz. Enflasyonla mücadelede son 1,5 senede hakikaten önemli mesafe kat ettik. İşçimiz , memurumuz, emeklimiz, çiftçimiz, esnafımız enflasyon düştükçe alım gücü de artacaktır. 2025 yılında hedefimiz bu meseleyi büyük ölçüde çözüme kavuşturmaktır.

Asrın felaketinin ardından bölgede asrın inşa seferberliğini başlattık. Bu amaçla günümüz fiyatlarıyla toplam 2,6 trilyon lira harcadık. Yani bugünkü kurla 75 milyar dolar tutarında harcama yaptık. 155 bininci yuvamızın anahtarlarını Kahramanmaraş’ımızda hep birlikte afetzede kardeşlerimize teslim etmiştik. İnşallah 201 bininci yeni yuva ve işyerimizin anahtarlarını da yakında hak sahibi kardeşlerimize teslim edeceğiz.

Bugün depremzedelerimizin barınma başta olmak üzere temel ihtiyaçlarını giderdiğimiz umut dolu tabloyla karşı karşıyayız. 2025 yılında deprem bölgesi öncelikli gündemimiz olmayı sürdürecek. Aynı gayret ve azimle çalışarak kalan 252 bin konut ve işyerimizi 365 gün içerisinde tamamlayacağız. 2025 yılı içinde toplamda 453 bin yuva ve işyerimizi afetzede kardeşlerimize teslim edeceğiz.

Yıl bitmeden deprem bölgesindeki 11 ilimizde tüm vatandaşlarımız huzur, güvenli, dayanıklı yuvalarına kavuşacaktır. İşyerini açmayan hiçbir depremzede kardeşimiz kalmayacak. 2025 yılı bütçesinden 584 milyar lira kaynak ayırdık. ‘Erdoğan bu enkazın altında kalır’ diyerek milletin acılarına duyarsız olduklarını gösteren müflis siyasetçileri Allah’ın izniyle 2025 yılında da mahçup edeceğiz.

Böyle bir coğrafyada hayatta kalmanın biricik şansı caydırıcılıktır. Burada haklı olmak yetmez, hakkınızı korumak için aynı zamanda güçlü olmak zorundasınız. Romantikler ve ülkemizdeki muhalefet anlamasa da bu coğrafyada masadaki gücünüz bileğiniz gücünden gelir. Sendelediğimiz her dönemde yanı başımızda ilk biten adeta kanımıza susamış hasımlarımız oldu. Hasta düştüğümüzde döşümüzden bir parça et koparmak için kimlerin, hangi devletlerin sıraya girdiğini unutmadık, unutmayacağız.

Milli mücadeleyle Sevr’i yırtıp, atmakla kalmadık. Bu ülkeyi bir daha böyle bir travma ile karşı karşıya bırakmamak için yemin ettik. 2002’den bu yana temel hedefimiz, milletimizin bir daha asla beka sorunu yaşamamasıdır. Ecdadın hikmet dolu şu sözleri 22 yıldır bize rehberlik ediyor; ‘hazır ol cenge eğer ister isen sulhü salah’, eğer barış ve kurtuluş istiyorsan, savaşa her an hazır olacaksın. Türkiye dostları için bir güven ve emniyet kaynağı, vatanımıza uzanan kirli elleri de kimin olduğuna bakmadan kıracak kudrete fazlasıyla sahiptir.

2002’de sadece 56 firma varken bugün bu sayısı 3 bin 500’ü geçti. Savunma projelerin sayısı son 22 yılda 62’den yüzde 80 yerlilik oranıyla 1132’ye yükseldi, büyüklüğü de 100 milyar doları aştı. Sektörün cirosu 1,1 milyar dolardan 2023’te 15,5 milyar dolara çıktı. İHA, SİHA, elektronik harp, savaş gemisi üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasındayız. 248 milyon dolar olan ihracatımız 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 29 artışla 7 milyar 154 milyon dolara ulaştı.

Geçen yıl uzay, hava, kara, deniz, elektronik harp ve arge alanlarında birçok önemli projeyi hayata geçirdik. Milli muharip uçak KAAN ve Hürjet’in uçuş testlerine devam edilmiş, Gökbey helikopteri ilk teslimatını gerçekleştirmiştir. Kızılelma testleri sürerken Anka 3, Bayraktar TB3, TB2, Akıncı, Aksungur İHA’ların kabulleri yapılmıştır. TB3, TGC Anadolu’ya destek ekipmanı kullanmadan iniş ve kalkış yapmıştır. İlk SİHA olarak tarihe geçmiştir. Piri Reis denizaltısını hizmete aldık. Hızır Reis denizaltısı deniz denemelerine başladı. Murat Reis’in donatım çalışmalarına devam ettik.

Yerli ve milli olarak geliştirilen çelik kubbe projesine bismillah dedik. Hem 800 kilometre ve üzeli menzilli füze stokumuzu güçlendirmeyi, 2 bin kilometre ve üzeri menzilli füze geliştirme programımızı hızlandırmayı kararlaştırdık. 2025 yılında inşallah bunlara yenilerini ekleyeceğiz. Geçtiğimiz hafta ana muhalefetin safsata diyerek burun kıvırdığı ülkemizin fırkateynini yüzde 100 yerli ve milli olarak tasarladık. 7 milgem fırkateynimizin inşası devam ediyor. TF 2000 hava savunma harbi muhribimizin ilk kaynağını tersanede gerçekleştirdik. Dosta güven aşılayan, düşmana korku salan bir Türkiye için savunma sanayi sektörümüzün tüm paydaşlarıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

2024 yılına dair karnemizi 20 ana başlık 239 farklı infografikle 31 Aralık’ta sosyal medya hesabımızdan paylaştık. 2025’te de 85 milyon demeden gece gündüz çalışacağız. Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak yakın gelecekteki en önemli hedeflerimizden biridir. Arkasına terörü ve teröristi alarak siyaset olmaz, olamaz. Hiçbir medeni ülke buna izin vermez. Terörün karanlık gölgesi ülkemiz siyaseti üzerinden çekildikçe Türkiye daha sağlıklı, olgun ve özgürlükçü zemine kavuşacaktır.

Komşumuz Suriye’de gerçekleşen epik devrimle hem bu ülkede hem bölgemizde artık yeni bir dönem başlamıştır. Yeni Suriye yönetiminin ülkenin toprak bütünlüğü, birliği temelinde Suriye inşa etmeye çalıştığını ve bunda kararlı olduğunu görüyoruz. Bizim de beklentimiz bu yöndedir. Suriye’nin parçalanmasına, üniter yapısının bozulmasına rıza göstermeyiz. Bu konuda risk görürsek gerekli adımları süratle atarız. Suriye’deki ihtilafı ve DEAŞ tehlikesini fırsata çevirenler kadim gerçeklerle yüzleşmiştir. Bu gerçek bölgenin geleceğinde teröre yer olmadığıdır.

Açık söylüyorum, silahları ile birlikte toprağa gömülmelidir. Türkiye nasıl tavizsiz bir iradeye sahip olduğunu pek çok kez göstermiştir. İş o raddeye varırsa bir gece ansızın yine gelebiliriz. Allah’a şükür bunu yapacak gücümüz, kapasitemiz ziyadesiyle vardır. Sorumlulukta bulunanlar ne provokasyonlara gelmeli ne de milleti provoke edecek cümleler kurmalıdır. Kimi il ve ilçelerimizde açtıkları hendeklerle kantonculuk peşinde koşanları nasıl o çukurlara gömdüysek, bugün de aynı niyeti taşıyanlar çıkarsa bunların bedelini onlara misliyle ödetiriz.

Biz iktidar ve ittifakı olarak terörsüz Türkiye hedefimizi öyle veya böyle ama mutlaka gerçekleştireceğiz. Elbette bunu suhulet ve sükunetle olmasını temenni ederiz. Bu yıl veya bu yol tıkanır veya dinamitlenirse o zaman devletimizin kadife eldivene sarılı demir yumruğunu kullanmakta çekinmeyiz. Sonuçta kardeşliğin, birliğin, beraberliğin kazanacağına inanıyoruz.

Güçlü toplum güçlü ailelerle mümkündür. Bu konuda ciddi meydan okumalarla karşı karşıyayız. Cinsiyetsizleştirme politikaları herkesin malumu. LGBT meselesi bugün aileye dönük en ciddi tehlikelerin başında gelmektedir. Ülkemizde doğurganlık seviyesi gerilemiştir. Bu durum alarm vericidir. Türkiye açısından varoluşsal tehdittir. En az 3 çocuk çağrımızın ne kadar önemli olduğunu böylece görmüş oluyoruz. 2025 senesini Aile Yılı ilan etmeyi kararlaştırdık. Yıl boyunca Aile ve Sosyal Hizmetleri Bakanlığımız koordinasyonunda aile yapımızın güçlendirilmesi ve korunması için kapsamlı çalışmalar yürüteceğiz.

Şimdi internet ve dijital altyapımızı güçlendirecek yeni adım atıyoruz. 5 G ihalemizi 2025 senesi içinde yapacağız. 2026 yılında ilk sinyalimizi almayı hedefliyoruz. Bu hafta vesilesiyle her bir vatandaşımızdan enerjiyi daha tasarruflu ve verimli kullanmalarını istirham ediyorum. Hepinize sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla.”

Paylaşın

CHP, DEM Parti İmralı Heyeti İle Görüşecek Mi? Açıklama Geldi

CHP Sözcüsü Deniz Yücel, DEM Parti heyetinin yarın CHP heyetini saat 10.30’da ziyaret edeceğini belirterek, “Bu ziyaret ve görüşme bizim her zaman altını çizdiğimiz TBMM’nin bu konudaki tek çözüm yeri olması gerektiğidir. Ziyaret yine TBMM’de gerçekleştirilecektir” dedi.

Haber Merkezi / CHP Sözcüsü Yücel, CHP heyetine Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlık edeceğini ve Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Gölge Adalet Bakanı ve Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ve Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın’ın eşlik edeceğini kaydetti.

İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Van Milletvekili Pervin Buldan ve Ahmet Türk’ten oluşan heyet, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, ardından AK Parti heyeti ve son olarak da Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan ile görüştü.

DEM Parti İmralı heyeti yarın saat 10.30’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i Meclis’te ziyaret edecek. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, gelişmeyi şu sözlerle duyurdu:

“CHP heyetini yarın saat 10.30’da DEM Parti heyeti ziyaret edecektir. Bu ziyaret ve görüşme bizim her zaman altını çizdiğimiz TBMM’nin bu konudaki tek çözüm yeri olması gerektiğidir. Ziyaret yine TBMM’de gerçekleştirilecektir .

CHP heyetine Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel başkanlık edecek. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e Genel Sekreterimiz Sayın Selin Sayek Böke, Gölge Adalet Bakanımız ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Gökçe Gökçen ve Grup Başkan Vekilimiz Sayın Gökhan Günaydın eşlik edecektir”

DEM heyeti yarın ayrıca DEVA Partisi Genel Merkezi’nde Ali Babacan ve TBMM’de Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ile bir araya gelecek. Bu arada TBMM’de temsil edilen İYİ Parti ise kapılarını kapatarak DEM Parti heyetine randevu vermemişti.

Paylaşın

DEM Parti İmralı Heyeti’nden AK Parti’ye Ziyaret

İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti, siyasi partileri bilgilendirme kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) AK Parti grubunu ziyaret etti.

Haber Merkezi / DEM heyetini, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Grup Başkan vekili Özlem Zengin kapıda karşıladı. Görüşmede AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de bulunuyor.

Görüşme sonrası açıklama yapan AK Partili Abdullah Güler, “Olumlu bir şekilde sohbet ettik. Daha sonraki günlerde açıklama yapılacaktır” dedi. Heyet, AK Parti grubuna giderken sorulan ‘süreç nasıl gidiyor’ sorusuna Pervin Buldan, “İyi, fena değil” diye yanıt verdi.

DEM Parti heyeti, AK Parti ziyareti öncesi, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nu ziyaret etmişti. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Ahmet Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Kendileri yaşadığımız süreçle ilgili çok istifade ettiğimiz bilgiler aktardılar. Çok samimi ve açık yürekli bir istişare oldu. Biz de kendi kanaatlerimizi, geçmişte yaşadığımız tecrübelerden nasıl dersler çıkarılması gerektiğini vurguladık.

Dünyanın büyük bir türbülansa girdiği ve büyük bir tsunami yaşandığı Suriye-Irak-Lübnan-Ürdün-Filistin ekseninde yaşanan hızlı değişime intibak bağlamında da Türkiye’nin kendi iç bünyesini tahkim etmesinin önemli olduğunu vurguladık. İç bünyeyi tahkim etmek, güçlendirmek ancak ve ancak demokrasinin inşası ile olabilir.

Bu da Türklerin, Kürtlerin, bütün vatandaşların hukukunun korunduğu ve vatandaşların geleceğe umutla baktığı bir perspektifle olur. Çok önemli bir sürecin içinden geçiliyor. Tavsiyem, Sayın Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan ve toplum katmanlarına yayılan bu dönemde soğukkanlılıkla provokasyonlara kapalı olarak, kamu düzenini gözeterek ve derin tarih bilgimizden, bilincimizden ve tecrübelerimizden hareketle geleceğin barış içinde yaşanacağı güçlü Türkiye’nin inşa etmektir.

Suriye ve Irak bağlamındaki gelişmeleri de gözden geçirdik. O konuda da kanaatlerimizi paylaştık. Türkiye’nin kendi iç yapısını tahkim etmesi, Suriye ve Irak’ta da barışçıl çözüme önemli katkılar sunacaktır. İnşallah hayırlısıyla bu süreç doğru istikamette ilerler.”

“Barış kolay bir şey değil ama dünyanın en güzel şeyi”

DEM Partili Sırrı Süreyya Önder “Yürüttüğümüz görüşmeler kapsamında bugün Gelecek Partisi Genel Başkanı ve eski süreçte birlikte çalışma fırsatı yakaladığımız Sayın Ahmet Davutoğlu Hoca ile görüştük. Biraz geçmiş tecrübeleri paylaştık. Yeni görüşmeler ışığında, yeni gelinen nokta ışığında bizde olan bilgileri kendisine aktardık. Tavsiye, öneri, eleştiri uyarılarını rica ettik. Sağ olsun bizi ayrıntılı şekilde bilgilendirdiler” dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek barışı inşa edeceğiz ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak. O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir” açıklamaları da sorulan Önder şunları kaydetti:

“O açıklamalar bağlamından koparılmış bir açıklama. Barış kolay bir şey değil ama dünyanın en güzel şeyi. Kimse bu açıklamaları bağlamından koparıp üzerinde tepinmesin. Bizim yaklaşımımız, felaketle tarif etmek değil barış süreci kolay değil ancak barış güzel bir şeydir.

DEM Parti heyetinin bir sonraki durağı Saadet Partisi oldu. Bu görüşme sonrasında Önder “İnşallah bu ülkenin barışı ve kardeşliğinden önemli hiçbir şey yoktur. Bütün fertlerimizle birlikte, el birliğiyle bunu tesis edeceğiz. Barışın kaybedeni olmaz, hepinizi saygıyla selamlıyorum” diye konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise heyetin ziyaretinden dolayı mutlu olduklarını belirterek “Önemli bir süreç yaşıyoruz, süreçle alakalı katkılarımızı ve kaygılarımızı kıymetli heyetle paylaştık. Önemli bilgilendirmelerde bulundular, biz bu bilgilendirmeleri yetkili kurumlarımızla görüşeceğiz. Yakın bir zamanda sürece katkı anlamında kendilerine destek olmaya çalışacağız” açıklaması yaptı.

Öte yandan DEM Parti heyeti, 7 Ocak Salı günü saat 13:00’te DEVA Partisi Genel Merkezi’nde Ali Babacan ve 15:30’da ise Yeniden Refah Partisi Genel Merkezi’nde Fatih Erbakan ile görüşecek.

Paylaşın

Yavaş’tan “Su Fiyatı” Eleştirilerine Yanıt: Elektriğe Yüzde 680 Zam Yapanlar…

“Su fiyatı” eleştirilerine yanıt veren ABB Başkanı Mansur Yavaş, “2019-2024 döneminde elektriğe yüzde 680 oranında zam yapılmıştır. Elektriğe, zam yapanlar şimdi bizden suyu indirimli vermemizi istiyor. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır?” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan Mansur Yavaş, sosyal medya hesabı üzerinden, iktidar kanadından kendisine yöneltilen “su fiyatı” eleştirilerine yanıt verdi. Mansur Yavaş, şu ifadeleri kullandı:

“Görevde bulunduğumuz süre boyunca su fiyatlarını vatandaşlarımızın alım gücüne uygun tutmayı temel öncelik haline getirdik. Bu konuda geçmiş dönemlerin verileri de gerçeği açıkça ortaya koymaktadır.

Melih Gökçek döneminde suyun metreküp fiyatı 1.7 dolar seviyesindeydi. Mustafa Tuna döneminde ise seçim öncesine kadar bu fiyat 1.5 dolar seviyesinde devam etti. Geçtiğimiz günlerde yapılan düzenlemeyle birlikte, yeni su tarifesi metreküp başına 1 dolar olarak belirlendi. Bu rakam, 2010-2018 yılları arasındaki fiyatların da altında bir seviyedir. Sudan alınan vergi ise zaten hükümete ödenmektedir. Biz bu vergiyi almadığımız gibi, alınan vergiden dolayı suçlanmayı da doğru bulmuyoruz. Bari aldığınız vergiden dolayı bizi suçlamayın.

Ankara’da sosyal yardım alan vatandaşlarımız 10 metreküpe kadar suyu yalnızca 1 TL’den kullanırken; şehit ve gazi aileleri, engelli vatandaşlarımız ve üniversite öğrencilerimiz yüzde 50 indirimli tarife uygulamasından yararlanmaktadır. Ayrıca sosyal yardım kapsamına aldığımız asgari ücretli aileler için de yeni bir indirim çalışması başlatılmıştır.

2010-2018 döneminde, bir asgari ücretli, 10 metreküp su için maaşının ortalama yüzde 4,2’sini harcamak zorundaydı. Ancak 2019-2024 döneminde bu oran yüzde 1,9’a kadar gerilemiştir. Son olarak, yapılan yeni düzenlemelerle birlikte bu oran yüzde 1,64 seviyesine düşmüştür. Bu da asgari ücretli vatandaşlarımız üzerindeki su faturası yükünün yüzde 55-60 oranında azaltıldığı anlamına gelmektedir.

Ancak bu süreçte göz ardı edilmemesi gereken önemli bir gerçek vardır: 2019-2024 döneminde elektriğe yüzde 680 oranında zam yapılmıştır. Elektriğe, zam yapanlar şimdi bizden suyu indirimli vermemizi istiyor. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır?”

Paylaşın

CHP İle Dem Parti Görüşecek Mi? Özel’den “Değerlendiriyoruz” Açıklaması

İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’ı ziyaret eden DEM Parti heyeti ile görüşme olup olmayacağına ilişkin konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Bu konuyu arkadaşlarımızla enine boyuna değerlendiriyoruz” dedi.

DEM Partili Pervin Buldan Ahmet Türk ve Sırrı Süreyya Önder, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te görüşmüştü. DEM Parti heyetinin bu hafta ziyaretlerine devam etmesi, bu çerçevede CHP ile de bir görüşme yapması bekleniyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İmralı Adası’nda tutuklu bulunan Kürdistan İşçi Partisi (PKK) lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeye giden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) heyetiyle bir araya gelip gelmeyeceği sorusunu yanıtladı.

Sarıkamış programının ardından Erzurum İl Başkanlığı’nın halk buluşmasına katılan Özel, DEM Parti heyetiyle görüşme sorusu üzerine, “Bu konuyu arkadaşlarımızla enine boyuna değerlendiriyoruz. Ben MYK toplantısı bitmeden böyle bir şey söyleyemem. Ayrıca böyle bir görüşmenin olup olmayacağı, ne düzeyde olacağı ya da bir partinin genel başkanının bu görüşmeyi yapmamasının bu sürece nasıl etki edeceğini arkadaşlarımızla birlikte değerlendireceğiz,” dedi.

DEM Partili Pervin Buldan Ahmet Türk ve Sırrı Süreyya Önder, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te görüşmüştü. DEM Parti heyetinin bu hafta ziyaretlerine devam etmesi, bu çerçevede CHP ile de bir görüşme yapması bekleniyor.

Öte yandan Özgür Özel, “MYK toplantısında durumu değerlendireceğiz. Ama kimse böyle bir mevzuda, ‘Efendim bütün genel başkanlar görüşsün ama bir partinin genel başkanı bir başka şekilde konumlansın’ falan diyemez. Bunlar bu meseleyi siyasi stratejilere dökmek olur. Bu da doğru bir şey olmaz,” ifadelerini kullandı.

Özel ayrıca, DEM Parti heyetinin İmralı’da PKK lideri Öcalan ile görüşmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

“Meselenin özü şu: biz Meclis’in dışlanmamasını, şeffaf ve samimi ilerlenmesini ve toplumsal mutabakatı öneriyoruz,” diyen Özel, şöyle ekledi: “Toplumsal mutabakatın bizim için en önemli köşe taşı da şehit aileleri ve gaziler. Burada dünya kadar şehit babasının, gazinin gözünün içine bakabiliyorsak bu tutumumuz sayesindedir. Bu tutumumuzu sürdüreceğiz. Şehit ailelerinin ve gazilerin ‘evet’ demedikleri hiçbir şeye ‘evet’ demeyiz. Onları incitecek hiçbir tutumda bulunmayız.”

DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dün İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder, Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yapmıştı. Buldan ve Önder’in yazılı açıklamasında Abdullah Öcalan’ın açıklamalarına yer verilmişti.

Abdullah Öcalan, açıklamasında, “Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, ben de pozitif anlamda gerekli katkıyı sunacak ehil ve kararlılığa sahibim” demişti. Öcalan, “Heyet bu yaklaşımımı gerek devletle gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bunlar ışığında gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım” ifadelerini kullanmıştı.

Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Türk’ten oluşan DEM Parti heyeti, yılbaşından sonra siyasi partilerle temasa başlamıştı. 2 Ocak’ta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşen DEM Parti heyeti, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etmişti.

Paylaşın

Erdoğan: Emperyalistlerin Oyununa Gelmeyeceğiz

Partisinin Trabzon İl Başkanlığı kongresinde konuşan Erdoğan, “Çatışmanın şiddetin istikrarsızlığın tarihe karıştığı terörsüz Türkiye hedefimize gönül birliği içinde mutlaka ulaşacağız. Bunun için çok kapsamlı her adımı incelikli düşünülmüş bir politika yürütüyoruz” dedi ve ekledi:

“DEAŞ terör örgütünü de bozguna uğrattık. Terör örgütü için yolun sonu geldi. PKK’nın Suriye uzantısını sınırımızdan uzaklaştırdık. Emperyalistlerin oyununa gelmeyeceğiz. Bu topraklarda fitne yetiştirmek isteyenlerin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Biriz, beraberiz, hepimiz kardeşiz. Bizim aramıza hiç kimse giremeyecek. Hiç kimse bizim kadim birlikteliğimizi bozamayacak. Terör belasını da ortadan kaldırarak inşallah hedefe daha seri bir şekilde ulaşacağız.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hayri Gür Spor Salonu’nda düzenlenen partisinin 8. Trabzon Olağan İl Kongresi’nde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle: “Değerli Trabzonlular çatışmanın şiddetin istikrarsızlığın tarihe karıştığı terörsüz Türkiye hedefimize gönül birliği içinde mutlaka ulaşacağız. Bunun için çok kapsamlı her adımı incelikli düşünülmüş bir politika yürütüyoruz.

DEAŞ terör örgütünü de bozguna uğrattık. Terör örgütü için yolun sonu geldi. PKK’nın Suriye uzantısını sınırımızdan uzaklaştırdık. Emperyalistlerin oyununa gelmeyeceğiz. Bu topraklarda fitne yetiştirmek isteyenlerin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Biriz, beraberiz, hepimiz kardeşiz. Bizim aramıza hiç kimse giremeyecek. Hiç kimse bizim kadim birlikteliğimizi bozamayacak. Terör belasını da ortadan kaldırarak inşallah hedefe daha seri bir şekilde ulaşacağız.

CHP’nin hizmet ve yatırım düşmanlığını Sayın Özel’e sordum. CHP’li belediyelerin SGK’ya kaç çeyrek altın borcu olduğunun hesabını yapmasını istedim. Sayın Özel henüz bir cevap veremedi. CHP’li belediyelerin SGK’ya borçlarının çeyrek altın cinsinden hesaplaması sayın Özel’in vaktini alıyor. CHP’nin Genel Başkanı Ankara’da karşı çıkıyor ama Kars’a gittiğinde millet neyi duymak istiyorsa onu söylüyor.

Yüzde 1000 ila yüzde 2500 arasında zam yapıyorlar ama Kars’ta doğalgaza indirim yapmaktan bahsediyor. EPDK’nin indirim kararını iptal ettirmeyi niçin mahkemeye taşıdınız? İndirebiliyorsan çağır belediye başkanını, talimat ver, düşürsün. Madem bu işler böyle oluyor yapsınlar. Orta oyunu burada bitmiyor. Sayın Özel’in doğalgaz destekleriyle ilgili hiçbir malumatının olmamasıdır. Evinde kullandığı, verdiğimiz doğalgaz desteklerinden haberi bile yok.

Geçen yıl vatandaşlarımızın 100 liralık doğalgaz faturasının 65 lirasını biz karşıladık. Sayın Özel ucuzlatacağız dedikleri suya neden zam yaptığını bir anlatsın. “Allah’ın suyundan para alınır mı?” diyen siz değil miydiniz bay Özel. Neden suya 10 kat zam yaptınız? Sayın Özel’e şunu da söylemek isterim. Sakarya Gaz Sahası’nda günlük üretimimiz 7 milyon metreküpü aştı. Gabar’da da günlük 70 bin varilin üzerine çıktık Sayın Özel. Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefine ulaşıncaya kadar gece gündüz çalışacağız.

Sayın Özel’e ve CHP’ye bugün yüklenmek istemiyorum. CHP’nin kadroları arasındaki güç mücadelesi onları yeterince yıpratıyor. CHP’nin derdi Sayın Özel’e yeter de artar bile. Bay Kemal’in siyasi ihtirasları ayrı bir tez konusu olur. Partisi tarafından istenmediğini bir türlü kabul edemedi. Nereden tutsan elinde kalan bir rakiple karşı karşıyayız. Dikkate alınacak hiçbir fikirleri de yok. Muhalefetin bu kötürüm hali bizim yükümüzü daha da ağırlaştırıyor.”

“Hedefimiz terörsüz Türkiye”

Erdoğan ayrıca, partisinin 8. Rize Olağan İl Kongresi’nde de açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Siz kalbinizle ve desteğinizle bizimle olduğunuz sürece Allah’ın izniyle kazanmadık mücadele bırakmayız. Benim sizlere olan sevdam dağlardan yüce Karadeniz’den coşkundur. Bu öyle bir sevda ki asla eksilmez. Sizlerle beraber yol yürüdüğüm için Rabbime sonsuz hamd ediyorum. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var.

Son dönemde attığımız her adım Türkiye Yüzyılı’nın yapı taşları mahiyetindedir. Birileri gibi içi boş palavralar atmıyoruz. Birilerinin yaptığı gibi emperyalistlerin senaryolarından biçilen rollere güvenmiyoruz. Hedefimiz terörsüz Türkiye. Attığımız adımların sonuçları milletin hayrına olacaktır. Biz ülkesinin ve milletinin kaderiyle kendi kaderi birleşmiş bir partiyiz.

Türkiye’nin en önemli sorunu tatlı su siyasetçisi tipinin her yeri işgal etmesidir. Bizde bu anlayışa sahip olanlara yer yoktur. Hangi görevde olursanız olun vatandaşımız gelip sizden bir işin yapılmasını istiyorsa onu başka yere havale etme hakkınız yok. Bunu yaptığınız sürece genel başkanınız olarak varsa sizlere hakkımı helal etmiyorum.

Bazılarına bu söylediklerim zor görünebilir ama bilin ki bu Cumhurbaşkanı çok şikayetler alıyor. Bu şikayetleri burada haykırmam lazım, hepinizin bilmesi lazım. Biz siyasetimizi yaparken kimseye değil hak olan davamıza hizmet etmeliyiz. Bunları herhangi bir çıkar beklentisi ile değil davamızın yüklediği mesuliyet bilinci ile yapmalıyız. Aksi halde partiyi ticarethaneye çevirirsiniz.

Büyük kongremizle birlikte yeni bir döneme kapı açacağız. Hedefimiz AK Parti’yi seçimlerde yeniden yüzde 50 bandına çıkartmaktır. Ülkeye kazandıracak daha çok eserimiz, millete verecek çok hizmetimiz var. Bunun için kongrelerimizi bir şahlanış ve enerji yenileme zemini olarak görüyoruz.”

Paylaşın

DEM Parti Eş Başkanı Hatimoğulları: Görüşme Yetmez İmralı’nın Kapıları Açılmalı

Diyarbakır’da Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından düzenlenen halk buluşması programında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti’nin İmralı’da Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmenin yeterli olmayacağını, Öcalan’ın Türkiye ve Ortadoğu barışı için çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerektiğini söyledi.

DEM Parti heyeti ile İmralı’da görüşen Abdullah Öcalan’ın dile getirdiği, “Suriye’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir. Filistin’deki, Gazze’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir” sözlerinin arkasında olduklarını belirten Hatimoğulları, tarihsel bir kırılma anından geçildiğini kaydetti.

“Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek, barışı inşa edeceğiz ya da negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak” diyen Hatimoğulları, “O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir” ifadelerini kullandı.

“Bu süreç önemli bir süreç, hepimiz büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Ama rehavete kapılmayalım. ‘Nasılsa işler hal oluyor barış oluyor’ deyip demokratik mücadelemizi zayıflatan bir duruma asla düşmemeliyiz” şeklinde konuşan Hatimoğulları, bu görüşmelerin bir barış sürecine evrilebilmesinin yolunun Kürt halkının demokratik zeminde eylemleri sürdürmek olduğuna işaret etti.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır’da Halk Buluşması gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da buluşmaya katıldı. Tülay Hatimoğulları, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Merhaba hevalino, hûn bi xêr hatin li ser seran li ser çavan hatin. Ehlen ve sehlen. Merhaba özgürlük ve demokrasi mücadelesinin neferi olan Kürt halkı, merhaba Jin Jiyan Azadî sloganını bütün dünyaya mal eden kadınlar. Merhaba Mazlumların, Sêvêlerin yoldaşı gençler. Merhaba acılara rağmen acılarını yaşayarak ama asla barış demekten vazgeçmeyen beyaz tülbentli barış anneleri. Sizleri saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hoş gelmişsiniz baş göz üstüne geldiniz. Değerli halkımız DEM Parti’nin en önemli bileşeni olan Demokratik Bölgeler Partisi’nin şu an kongre öncesi büyük halk buluşmasındayız ve ben bunun onurunu ve gururunu yaşıyorum. DEM Parti’de en büyük emeği veren ve katkıyı sunan siz değerli DBP’nin kongresini şimideden kutluyorum ve seçilecek yeni yönetime başarı dileklerimi sunuyorum. Sözlerime başlarken bundan 9 sene önce Silopi’de katledilen hem DBP’de çalışan hem de TJA’nın aktivistleri sevgili Sêvê, Pakize ve Fatma’yı sizlerin huzurunuzda saygıyla anıyorum.

Kürt kadınları, kadın siyasetçileri devletin faşist otoriter rejimin her daim hedefi oldu. Kadın hareketini bitirmeye dönük sayısız operasyonlar gerçekleştirdiler. Ama kadınlar durmadı, Kürt kadınları Türkiye kadın hareketiyle birlikte güçlü bir mücadele yürüterek Jin Jiyan Azadî, Kadın Yaşam Özgürlük şiarını bütün dünyaya hep birlikte mal etmeyi başardılar. Kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı mücadele ettik.

Kadın cinayetlerine karşı mücadele ettik. Kadın katliamlarına, siyasetçi kadınlara yönelik düzenlenen suikastlere yok saymaya karşı her daim mücadele ettik. Kadının yaşamı ve özgürlüğünü sürekli savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Sakinelerden, Sêvêlere, Behice Boranlardan Kader Ortakkayalara kadar kadın mücadelesi dimdik ayakta ve bizler bütün dünyada, bütün kadınlar özgürleşene dek mücadelemizi hep birlikte devam ettireceğiz.

Barış elçisi sevgili Tahir Elçi, 4 ayaklı minarenin önünde kameraların karşısında apaçık bir şekilde katledildi. Bu katliam sonrasında tiyatro gibi işleyen yargı sistemi dün itibariyle herkesi beraat ettirdi. Dava karara bağlandı. Bizim nazarımızda bu karar yok hükmündedir. Tahir Elçi’nin, barış elçisi olan her yoldaşımızın, kurşunlara hedef olmuş her barış elçisinin katillerine dair mevcut yargı sisteminin aldığı kararı asla kabul etmiyoruz. Bu kurşun barışa sıkılmıştır, Tahir Elçilere sıkılan kurşun barışa sıkılan bir kurşundur ve ben sizlerin huzurunda sevgil Tahir Elçi nezdinde barış mücadelesinde yitirdiğimiz bütün yoldaşlarımızı, canlarımızı saygıyla anıyorum.

“Kobanî düşmedi düşmeyecek”

Değerli halkımız Suriye’de yeni gelişmeler oldu. Bütün dünya izliyor. Bu sadece Ortadoğu’yu değil tüm dünyayı etkileyen gelişmelerdir. Suriye’deki gelişmelerin akabinde orada rejim değiştikten sonra bir demokrasi gelmedi. Beterin beterini yaşıyoruz. Başta Kuzey ve Doğu Suriye, Rojava toprakları Türkiye imalatı olan SMO tarafından ve onların beslemesi çeteler tarafından birçok operasyona maruz kalıyor. Şimdi “Kobanî düştü düşecek” diyenlerin bir kez daha iştahları kabardı. Kobanî’yi düşürmek için de ellerinden geleni yapıyorlar.

Ama Kobanî halkı IŞİD’in barbarlığına karşı geçmiş dönemde nasıl mücadele ettiyse şimdi de mücadele ediyor. Kobanî düşmedi, düşmeyecek. Bu da onu düşürmek isteyenlere ders olsun. Suriye’de Kürt halkına dönük gerçekleşen operasyonların yanı sıra oradaki Arap Alevilere, Hristiyanlara, Dürzilere dönük de çok ciddi katliamlar gerçekleşiyor. Bizler buradan bir kez daha bütün dünya kamuoyuna, bütün uluslararası güçlere, bütün demokrasi güçlerine Diyarbakır’dan sesleniyoruz. Oradaki katliamları durdurmak için derhal harekete geçilmelidir, oradaki operasyonları durdurmak için derhal harekete geçilmelidir.

Özellikle Rojava’da kurulmuş olan özerk yönetimin resmi bir statüye kavuşması için mücadelemizi daha çok yükseltmeliyiz. Biz biliyoruz ki Suriye’deki tek çare Kürt halkı başta olmak üzere oradaki yaşayan bütün farklı halkların ve inançların temsiliyetini sağlayan demokratik bir Suriye’nin inşasıdır, bunun dışında bir seçenek yoktur. Bu seçeneğin içinde de Rojava modeli hayata geçmiş bir modeldir ve bütün Ortadoğu’ya ve dünyaya örnek olmuştur. Bu modelin hayata geçirilerek resmileşmesinin elzem olduğunun altını çiziyoruz.

Elbette bu gelişmeler sadece Suriye ve Rojava’da değil. 4 parça Kürdistan’ı etkileyen çok önemli gelişmeler oluyor. Ve biz 4 parça Kürdistan’ın bulunduğu 4 devlete buradan sesleniyoruz. Demokratikleşme sağlanmadığı sürece emperyalist güçlerin bölgede oyun kurmasının önünü açmış olursunuz. O nedenle 4 ülkede Irak, İran, Suriye ve Türkiye’de de Kürt sorunu barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmelidir. Gelişmeler bizlere bunları dayatmaktadır. Umut ediyoruz ki bu ülkeler ne demek istediğimizi iyi anlar ve buna uygun bir biçimde ciddi şekilde yol alırlar.

Öcalan “Kürdistan’ı Gazze yapmak istiyorlar” dedi

Değerli Kürt halkı, özellikle başta sizler olmak üzere ama Türkiye’de yaşayan diğer bütün halkların da merakla ve dikkatle izlediği yeni gelişmeler var. Bu gelişmeleri biliyoruz. En çok siz değerli Kürt halkı büyük bir heyecanla takip ediyorsunuz. İmralı kapıları şimdilik açılmıştır. DEM Parti heyeti Sayın Öcalan’ı İmralı’da ziyaret etmiştir. Sayın Öcalan’ın heyetimize söylediği bir iki noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. 7 maddelik açıklamayı yaptık onları elbette izlediniz. Sayın Öcalan şunu söylüyor, “Suriye’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir.

Filistin’deki, Gazze’deki gelişmeleri herkes yakinen takip etmelidir. Bugün emperyalist güçlerin bölgede oynamak istediği oyunlara baktığımızda Türkiye Kürdistanını da diğer bölgeleri de her yeri Gazze’ye çevirmek istiyorlar. Bu nedenle Kürt sorunu çözülmelidir. Bu nedenle onurlu bir barışa imza atılmalıdır” diyor. Bizler de bu sözlerin arkasındayız. Bir şey daha iletti, bizler de elçi olarak onu sizlere iletmek isteriz. “Dışarıda onurlu halkımıza, mücadeleden asla vazgeçmeyen, İmralı kapılarının açılmasına vesile olan değerli halkımıza selam ve sevgilerimi iletiyorum” dedi.

Biz de bütün bunlardan hareketle devlet aklına sesleniyoruz. Suriye’deki gelişmeleri de Kızıldeniz’den bu topraklara kadar her kesimdeki gelişmeleri yakından izlemekteyiz. Devletin aklı bunları analiz etmelidir. Kürt halkı 40 yılı aşkın devam eden saldırılara, savaşa, çatışmalara rağmen 4 parça Kürdistan’da varlık mücadelesini sürdürdü, mücadelesini büyüttü. Şimdi özerk yönetimini Rojava’da oluşturabilecek seviyeye geldiyse burada Kürt halkının çok önemli bir başarısı vardır. Tarihsel bir kırılma anından geçiyoruz.

Bu tarihsel kırılmada ya pozitif bir şekilde kırılma gerçekleşecek barışı inşa edeceğiz ya negatif yönde kırılmalar gerçekleşecek ve her yer Gazze olacak. O nedenle devlet aklına biz buradan seslenmek istiyoruz bir daha. İmralı’da gerçekleşen bu görüşme yetmez, İmralı kapıları açılmalıdır, Sayın Öcalan’ın barış için, sadece Türkiye barışı değil bütün Ortadoğu barışı için de çalışabileceği fiziki koşulların sağlanması gerekir.

Burada Kürdistan’ın kalbinden Amed’ten halkın iradesini temsil eden bu salondan bizler hep birlikte İmralı’ya selamlarımızı ve saygılarımızı sunuyoruz. Bir noktanın daha altını çizeceğim. Bu süreç önemli bir süreç hepimiz büyük bir heyecanla takip ediyoruz. Ama rehavete kapılmayalım. ‘Nasılsa işler hal oluyor barış oluyor’ deyip demokratik mücadelemizi zayıflatan bir duruma asla düşmemeliyiz.

Bugün İmralı kapıları açıldıysa siz değerli halkımızın verdiği mücadele sayesindedir. Bu görüşmelerin bir barış sürecine evrilebilmesinin yolu siz değerli halkımızın demokratik zeminde eylemlerini, etkinliklerini, sözünü, fikrini ve duygusunu alanlarda meydanlarda en örgütlü şekilde en üst seviyeye taşıyarak bunun önünü açabiliriz. Bu bir süreç olacaksa, bir barış süreci inşa olacaksa bu barış sürecinin Kürt halkının kazanımları lehine neticelenebilmesi için siz değerli halkımızın mevcut olan mücadelesini katlayarak büyütmesi ve geliştirmesi gerekiyor.

O nedenle asla rehavete kapılmadan sadece Kürdistan’da değil, Türkiye’nin dört bir yanında devrimci hareketlerle, sosyalistlerle, demokratlarla, aydınlarla, yazarlarla yani ez cümle “bu topraklar kana doydu artık yeter, barış istiyoruz” diyen her kesimle çalışmalarımızı sürdürmeye ve bu sesi büyütmeye hep beraber devam edeceğiz. Sizler bunu yaparsanız bütün halklar adına hep birlikte kazanabiliriz. Ben bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Ve DBP’nin kongresine bir kez daha hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Sağolun, var olun.”

Paylaşın

DEM Parti İmralı Heyeti Selahattin Demirtaş İle Görüşecek

DEM Parti İmralı Heyetinin Ankara’daki siyasi görüşmelerini tamamlamasının ardından Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulanan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesinin planlandığı öne sürüldü.

DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ve İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dün İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmüştü. Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder ve Ahmet Türk’ten oluşan DEM Parti heyeti, yılbaşından sonra siyasi partilerle temasa başlamıştı.

2 Ocak’ta TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşen DEM Parti heyeti, daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’yi ziyaret etmişti. DEM Parti heyeti bu hafta AK Parti, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, DEVA Partisi ve Yeniden Refah partisine ziyaretler gerçekleştirecek.

28 Aralık’ta İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’a ilk ziyareti yapan DEM Partili Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’in ikinci kez İmralı’ya gitmesi bekleniyor. Serbestiyet’ten Hilal Köylü’nün kulis haberine göre DEM Parti heyeti 10 Ocak Cuma günü ikinci görüşme için İmralı’ya gidebilir. Heyette bu kez Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan’ın yanı sıra Ahmet Türk de yer alabilir.

DEM Parti heyetinin 6 Ocak Pazartesi ve 7 Ocak Salı günlerinde Ankara’daki siyasi görüşmeleri tamamlaması, ardından da Edirne F Tipi Cezaevi’nde bulanan Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesinin planlandığı belirtildi. Heyet İmralı’ya gitmeden hem siyasi parti liderleriyle hem de Selahattin Demirtaş’ın da aralarında bulunduğu isimlerle görüşmelerini tamamlamış ve kamuoyuna bir rapor açıklamış olacak.

Çözüm Süreci: Çözüm süreci, Türkiye’de 2013-2015 yılları arasında başlayan müzakereleri ifade ediyor. Bu süreç, Kürt sorununu barışçıl yollarla çözmek amacıyla başlatılmıştı.

Sürecin temel unsurları arasında, silah bırakma, demokratik reformlar ve Kürt kimliğine yönelik hakların genişletilmesi yer almaktaydı. PKK lideri Abdullah Öcalan, bu müzakerelerde kilit bir figür olarak rol almıştı. Ancak 2015’te çatışmaların yeniden başlamasıyla çözüm süreci fiilen sona ermişti. Bu dönem, Türkiye’deki siyasi dinamiklerde önemli değişimlere neden olmuştu.

28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor. PKK lideri Öcalan, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 1999 yılından beri, Marmara Denizi’ndeki İmralı Cezaevi’nde bulunuyor.

Paylaşın