CHP’den Zayıf Olduğu 51 İle ‘MYK Çıkarması’

AK Parti ve MHP’nin Seçim Kanunu teklifinin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmasına ve yasanın en erken bir yılda yürürlüğe girecek olmasına karşın muhalefet, erken seçim ihtimalini gündemine tutmaya devam ediyor.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu kapsamda gerek partiye üye kazandırılması gerekse de sandık güvenliği konusunda genel merkezin daha fazla görev ve inisiyatif alması için harekete geçti. Bu doğrultuda tüm Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerine aktif görev verildi. En az üç olmak üzere birden fazla illerde sorumlu tutulan MYK üyelerinden bu illerde örgüt çalışması yürütmesi istendi.

Üye bulunmayan bölgelerde çalışma yürütülecek

CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ile Genel Sekreter Selin Sayek Böke imzasıyla MYK üyelerine bu konuda bir yazı gönderildi. Yazıda, “il örgütleriyle sistemli ve sonuç alıcı temaslar sürdürülebilmesinin parti çalışmalarına katkı sağlayayacağı vurgulanarak 51 ilde öbek örgütlenmesi, üye sayısı, üye olmayan mahalle ve köy sayısı, mahalle temsilcisi atama ve sandık sorumlusu atama kriterleri çerçevesinde denetim ve çalışmalar için görevlendirme yapıldığı” belirtildi.

CHP’li yetkililer, görevlendirme yapılan iller arasında Hatay, Konya, Yozgat, Çankırı, Ordu, Giresun, Rize, Edirne, Kırşehir, Nevşehir, Hakkari, Şırnak, Kilis, Urfa, Tunceyi ve Ağrı gibi illerin listede yer aldığını aktardı.

Salıcı: Teşvik ve desteğe ihtiyaç olan iller

Yeni düzenleme ile ilgili değerlendirmede bulunan CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, görevlendirme yapılan illerin teşvik ve desteğe ihtiyaç duyulan iller olduğuna dikkat çekerek bu çalışmanın Ramazan ayında yapılacak olandan farklı olduğunu ifade etti. Salıcı, Ramazan’da her milletvekilinin kendi seçim bölgesinde çalışma yapacağını, MYK üyelerinin ise Ramazan ayından sonra ziyaretlerine başlayacağını söyledi.

MYK üyelerinin sorumlu oldukları illerde ihtiyaca göre çalışma yürüteceğini kaydeden Salıcı, “Bazı iller var ki bu söylemiş olduğumuz çalışmaları hızlı bir şekilde yürütüyor, bazı iller var ki bu kadar hızlı değil” diye konuştu.

Öbek Örgütlenmesi nasıl yapılıyor?

Öte yandan MYK üyelerinin, bu illerde özellikle öbek örgütlenmesi üzerinde duracağı ifade ediliyor. Öbek Örgütlenmesi projesi kapsamına seçmen, 400 kişilik gruplara bölünürken her bir öbek için bir sorumlu atanıyor. Bu kişiler, sorumlu oldukları ev ve işyerlerine giderek ziyaretlerini partinin veri tabanına yüklüyor. Söz konusu ziyaretlerde bir erkek, bir kadın ve bir genç olmasına dikkat ediliyor.

Öbek Örgütlenmesi’nin yanı sıra MYK üyelerinin seçim güvenliğine ilişkin de çalışma yürütmesi bekleniyor. Bu doğrultuda MYK üyeleri, CHP’nin bir süredir yürüttüğü sandık sorumlusu atama ve mahalle temsilcisi atama çalışmalarını kontrol etmesi ve bu doğrultuda genel merkeze raporlama yapması istenecek.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu hamlesinin arkasında, erken seçim ihtimalini göz önünde bulundurduğu ve bu doğrultuda örgütün hazırlıklı olması isteğinin yattığı ifade ediliyor. Kılıçdaroğlu son olarak Antalya’da iki hafta önce düzenlenen Büyük Örgüt Buluşması’nda da örgüte yönelik uyarılarda bulunmuş, bazı örgütlerin istenilen düzeyde çalışmadığını belirtmişti.

Paylaşın

“Seçim Yasası Değişikliği Anayasa Mahkemesi’ne Götürülmeli”

AK Parti ve MHP’nin 2023 seçimlerinde uygulanması amacıyla hazırladığı Seçim ve Siyasi Partiler Yasası değişikliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yapılan kısmi değişikliklerle 31 Mart’ta kabul edildi.

Yasa değişikliğinin Genel Kurul’da 3 gün boyunca tartışıldığını hatırlatan Adil Seçim İçin Seçim Güvenliği Platformu, bu sürece ilişkin gözlemlerini paylaşarak şu hususlara dikkat çekti:

  • Teklifin Komisyon ve Meclis görüşmelerinde muhalefet sözcüleri önemli açıklamalar yaptılar. Ancak, bu açıklamaların kamuoyu ile paylaşılması ve seçmen tabanına ulaştırılması için çaba harcanmadı.
  • Muhtarlarla ilgili maddenin (madde 13) çıkartılması, seçmen kütük işlemlerinin bir yıl önceki kayıtlar üzerinden alınmak yerine üç ay öncesine çekilmesi Meclis’te bir şeylerin değişebildiğinin göstergesi idi. Bunlar dikkate alınıp teklif iyileştirilebilir, partilerin tam katılım sağlaması ve ortak hareket etmesi ile bu antidemokratik teklifin demokratik hale getirilebilmesi için çaba gösterilebilirdi.
  • Genel Kurul tutanakları ve basına yapılan açıklamalar incelendiğinde muhalefet cephesinde iktidarın zaten gideceği havasının yaygın olduğu, bu nedenle değişikliklerin önemsenmediği görüldü.
  • Kanun tekliflerinin açık oylandığı TBMM Genel Kurulu’nda bu Teklif açık olarak oylanmadı ve bir madde hariç vekillerin elektronik oy kullanması sağlanmadı. Böylesi bir değişikliğe neden olanlar kayıtlara geçmemiş oldu.
  • Komisyon aşamasında 14 partinin 8’inin katılmamasına ek olarak, Genel Kurul aşamasına katılan muhalif milletvekili sayısının azlığı dikkat çekti. Bu önemli kanunda yapılacak olan değişiklikler sırasında parti genel başkanlarının Genel Kurulda bulunmaları ve oylamaya katılmaları kamuoyunun bilgilendirilmesi açısından son derece yararlı olurdu.

“Sandık güvenliğine darbe”

Seçim Güvenliği Platformu, yeni düzenleme ile eski Seçim Kanunu’ndan “daha kötü, daha adaletsiz bir seçim sistemine geçildiğini ve seçim süreci güvenliği ve sandık güvenliğinin ciddi olarak darbe aldığını” belirtti. Platformun açıklamasında şu değerlendirmeler yer aldı:

“İl barajı görevi görecek ve birinci partiye imtiyaz sağlayarak, diğerlerinin temsil hakkına el koyacak bir düzenlemenin getirildiğini, kıdemli hakimlerin tasfiye edileceği, daha önce bakanlar ve başbakana getirilen seçim yasaklarından Cumhurbaşkanı’nın muaf tutulduğunu ve Cumhurbaşkanı’nın geçen seçimlerde suistimal ettiği her şeyin böylece kanuni hakkı haline getirilmesini adil ve güvenli bir seçim açısından son derece tehlikeli buluyoruz.

“2018 seçimlerinde Cumhurbaşkanı’nın kampanya bütçesi, hazine yardımı TRT’ye çıkma süreleri, TV reklamları, kamu kaynaklarının kullanımı gibi pek çok konuda eşitsizliği bizzat uyguladığını hatırlatmak istiyoruz.

“Teklif AYM’ye götürülmeli”

“Önümüzdeki dönemde, muhalif siyasi partilere, sivil toplum kuruluşlarına ve yurttaşlarımıza önemli görevler düşüyor. Daha önce başbakan ve bakanlara getirilen seçim yasaklarının bu değişiklik ile Cumhurbaşkanı’na getirilmemesi Anayasa’ya aykırıdır. Bu nedenle teklifin Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) götürülmesi gerekiyor.

“Başvurunun tek parti tarafından değil, adil bir seçimin herkesin çıkarına olacağı düşüncesi ile bütün partilerin ortak imzası ile AYM’ye iletilmesinin çok daha değerli olacağını düşünüyoruz. Yurttaşlar ve sivil toplum kuruluşları süreci yakından izlemeli ve görüşlerini siyasi partilere iletmelidirler.”

“Seçim güvenliği hayati önemde”

Seçim Güvenliği Platformu’nun açıklamada dikkat çektiği son konu ise yeni düzenleme sonrası seçim güvenliği çalışmaları oldu. Platform, çalışmaların yerele indirilmesinin ve muhalif tüm siyasi partilerin yerelde birlikte hareket etmelerinin hayati önem taşıdığını söyledi:

“Adil Seçim İçin Seçim Güvenliği Platformu olarak; seçimlerin adil ve eşit koşullarda yapılması için, içinde bulunduğumuz seçim süreci, seçim günü ve seçim sonrasında, başta bu seçim kanunu ile ortaya çıkacak sorunlar ve zaten var olan sorunların çözümüne dönük bir yurttaş seferberliği yaklaşımıyla hareket edeceğiz.

“Seçmenlerin seçime katılımını artıracak önlemleri ortaya koymaya, kamuoyu ve siyasi partilerle veri paylaşımı başta olmak üzere iş birliğini geliştirmeye, sandıklara giren oyun aynı şekilde çıktığı, sonuçta halkın iradesinin sandığa yansıdığı bir seçim için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.”

Adil Seçim İçin Seçim Güvenliği Platformu üyeleri

DİSK, KESK, TMMOB, TTB, SODEV, Alevi Bektaşi Federasyonu, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, Mülkiyeliler Birliği, ODTÜ Mezunları Derneği, Anıtpark Forum, Anti Kapitalist Müslümanlar, Demokrasi İçin Birlik, Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu, Hak ve Adalet Platformu, Seçim 2023 Yerel Medya Koordinasyonu, Sensiz Olmaz Hareketi, Yurttaş Girişimi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken ‘İmamoğlu Ve Yavaş’ Açıklaması

Katıldığı bir televizyon programında Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayına ilişkin konuşan İyi Parti Lideri Akşener, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın adaylığıyla ilgili, “İkisinin de adaylığına ‘hayır’ demeyiz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TV100 ekranlarında Candaş Tolga Işık’ın programına konuk oldu. Akşener, gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olması durumunda seçilme ihtimali sorulan Akşener, “Herkesin aday gösterdiği bir insan reddedilir mi? Elbette reddedilemez ama benim adaylıktan vazgeçmek isteğimin arka planında tek adayla gitme talebinin olduğunu söylemeye çalıştım. Birden fazla adayla gidildiğinde, önce birbirinizle rekabet ediyorsunuz sonra ikinci tura kalmak için gayretiniz var. Daha sonra Cumhur İttifakı’nın adayı ile rekabete giriyorsunuz. Bunu biz tecrübe ettik. Bunun da yanlış olduğunu söyleyebilmek için ve o beraberliği daha rahat söyleyebilmek için bunu (başbakanlık) ilan ettim bu kadar önceden.” görüşünü paylaştı.

Önceliğin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin değiştirilmesi olduğunu söyleyen Akşener, şöyle devam etti:

“Şimdi şöyle bir hata yapılıyor. İki şeyi beraber götürebilmemiz lazım. 13. Cumhurbaşkanı’nın Millet İttifakı’nın adayı olacağına inanıyorum ben. Herkesin ittifak ettiği bir kişi neden seçilmesin? Hepimizin fevkalade çalıştığı bir sistemde elbette seçilir. Tek adayla gittik ve 13. Cumhurbaşkanı, Millet İttifakı’nın adayı olacak. Gözden kaçan bir şey daha var. Bu sistemin değişmesi için bir onu alacağız, ikincisi Mecliste makul bir çoğunluk alacağız. Onun da çalışmasının yapılması gerekiyor. Bu seçim yasası neden değişti? İşte bunlar için değişti. Eğer biz sadece cumhurbaşkanlığına odaklanıp bu sistemin devamını sağlayacak gibi bir tutum alırsak bu da külliyen yanlış.”

İmamoğlu ve Yavaş isimlerinin öne çıkması

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın isimlerinin de öne çıktığının hatırlatılması üzerine Akşener, “Her iki arkadaşımızın da popülaritesine büyük saygı duyuyorum. Dolayısıyla bu arkadaşlarımızın söylediğiniz sistem içerisinde adaylığına dair ‘Hayır olmaz’ diye bir durumunuz yok. Sayın Kılıçdaroğlu, o 6’lı masadaki genel başkanın inisiyatifine bağladı işi. Dolayısıyla o masadan çıkacak olana hepimiz uyacağız.” ifadelerine yer verdi.

Akşener, masadaki herkesin fikrini söyleyeceğini, bir kişinin ismi söylendiği takdirde her partinin kendi içinde bunu konuşacağını ancak önceliklerinin bu sistemin değiştirilmesi olduğunu vurgulayarak “Biz bu sistemin Türkiye’ye yaşattığı yanlışlıkların, kötülüklerin önüne geçmenin mücadelesini veriyoruz. Yani bu Tayyip Bey düşmanlığı üzerinden bir sistem değil.” dedi.

İYİ Parti Başkanlık Divanı’ndaki değişiklik

Parti yönetimindeki değişikliğe ilişkin soru üzerine, “Ben partimdeki meseleleri basın yoluyla hiç tartışmadım. Basın üzerinden de kimseyle haberleşmedim. Biz bir tanzim yaptık. O da şu; yeni bir bakış açısı getirmeye çalıştık.” diyen Akşener şöyle devam etti:

“Yavuz Bey’in (Ağıralioğlu) yerine gelen arkadaşımız milletvekili değil. Yine gördük ki yurt dışı Türklerle ilgili olarak milletvekili arkadaşlarımızın zamanı yok. Oysa ki yerine gelen Rıdvan Uz kardeşimiz, yurt dışı oylar sebebiyle milletvekilliğini kaybetti. Bu arkadaşımız milletvekili değil. Gidecek, ayda bir evini görmeye gelecek. Dolayısıyla biz partimizde seçime hazırlığa dair çalışma yapıyoruz.

Bugüne kadar hiçbir arkadaşımın hangi tweeti ne yaptı, hangi televizyona çıktı ne söyledi diye arayıp tek kelime etmemişimdir. Çünkü partimizde demokrasiyi içselleştirmeye çalışıyoruz. Koray Bey’in (Aydın) de herhangi bir şikayeti yok. Başından beri beraber yol yürüdüğümüz bir arkadaşımız, en zor zamanda teşkilatlandırdı, seçime soktu. Huzurunuzda kendisine teşekkür ediyorum.”

Gençlik ile teşkilatı da başka bir şekilde “match” edeceğini ve bunun için de kendisine bağladığını anlatan Akşener, ayrı bir sistem üzerinde yürüyeceklerini belirtti.

Akşener, Tansu Çiller’in siyasete döneceği iddiasına ilişkin soru üzerine de “Hayırlı olsun. Bilmiyorum ne diyebilirim? Ben bugüne kadar bizim partimizden ayrılıp yeni parti kuranlar dahil hiç kimseye incitici bir şey söylemedim. Sayın Çiller’e de hayırlı olsun.” diye konuştu.

Paylaşın

Hangi İl Kaç Milletvekili Çıkaracak? YSK Açıkladı

Milletvekilli sayısının illere göre dağılımını belirleyen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. YSK kararında, 2 ve 3 seçim bölgesine ayrılan 4 büyükşehrin ilçelerinin bölgelere göre dağılımı da yer aldı. 

Haber Merkezi / Resmi Gazete’de yayımlanan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) 124 sayılı kararına göre, milletvekillerinin illere göre dağılımı belirlendi.

Kararda, TÜİK’in 31 Aralık 2021’deki nüfus verileri kullanılarak kentlerden hangi sayıda milletvekili çıkarılacağı konusunun YSK tarafından ilan edildiği ifade edildi.

600 milletvekilinin 81 ile dağılımını yapan karara göre, 36 milletvekili çıkaracağı tespit edilen Ankara ile 98 milletvekili çıkaracağı tespit edilen İstanbul 3’er seçim bölgesine; 20 milletvekili çıkaracağı tespit edilen Bursa ile 28 milletvekili çıkaracak olan İzmir de 2’şer seçim bölgesine ayrıldı.

YSK kararında, 2 ve 3 seçim bölgesine ayrılan 4 büyükşehrin ilçelerinin bölgelere göre dağılımı da yer aldı.

İşte il il milletvekili sayısı;

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: 40 Can Kaybı

Kovid 19’da son 24 saatte 12 bin 647 yeni vaka tespit edilirken, 40 kişi hayatını kaybetti. 18 yaş ve üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 85,37 birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 93,10 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 236 bin 343 test yapılırken, 12 bin 647 yeni vaka tespit edildi. 40 kişi hayatını kaybederken, 13 bin 958 kişi sağlığına kavuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan tabloda, 2 doz aşılama verilerine de yer verildi. En az 2 doz aşı olmuş 18 yaş üzeri nüfusu kapsayan verilere göre Türkiye’de 2. doz aşılama ortalama yüzde 85,37 oldu. 1. doz ortalaması yüzde 93,10 olurken, 1., 2. ve 3. doz aşısını olan vatandaşların sayısı toplamda 147 milyon 097 bin 462’ye yükseldi.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Osmaniye’yi, Ordu, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Manisa ve Zonguldak takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Bingöl, Muş, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Bakanlığın 03 Nisan verilerine göre, 211 bin 068 test yapılmıştı. 9 bin 021 vaka tespit edilirken, 38 kişi hayatını kaybetmiş ve 10 bin 312 kişi sağlığına kavuşmuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a ‘Beşli Çete’ Yanıtı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘beşli çete tahsildarı’ dediği için kendisini mahkemeye veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medya hesabından yayınladığı bir video ile yanıt verdi. 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Gücenme’ notuyla paylaştığı videoda şunları söyledi: ”Sevgili halkım merhaba. Geçenlerde şahsım bana hakaretler edip kendisini ekonomist ilan etti. Ben de kendisine ‘olsan olsan beşli çetenin tahsildarı’ olursun dedim. Beyfendi incinmiş hemen mahkemeye koşmuş.

Bu tanıma ihyayi tedbir kararı çıkartmaya çalışıyor. Bizim memlekette tahsildara tahsildar derler. Çeteye de çete. Hem gocunacak bir şey yok. Bak TDK ne diyor: Bir kimseye veya bir kuruluş adına para toplamakla görevli kimseye tahsildar denir. Ayıp olan şey bunu halk için yapacağın yerde beşli çete için yapman. Sevgili şahsım tahsildara ekonomik denmez bizde, gücenme”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na kişilik haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle 1 milyon liralık manevi tazminat davası açmış, davanın nedeninin Kılıçdaroğlu’nun 22 Mart’ta grup toplantısında yaptığı konuşma ve 31 Mart’taki Twitter paylaşımı olduğu belirtilmişti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 22 Mart’taki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirmiş ve şunları söylemişti:

“Bir taraftan tefecilere faiz ödüyorsun, diğer yandan köprüden geçmesen de havalimanından uçmasan da para ödeyeceksin. Bu paralar sadece 5’li çeteye giden paralar değil. Önümüzdeki seçimlerde hala AK Parti’ye MHP’ye oy verirseniz, bu soygunun tarafı olursunuz. Oligarklar paralarını Londra’ya götürdü. O paraları da buraya getireceğim. 5’li çetenin hamisi ve pazarlamacısının adı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Keşke mahkemeye verse.”

Davaya konu olan paylaşımda ise Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın kendisiyle ilgili “O vergi memuru ama ben ekonomistim. Aramızdaki fark bu” sözlerine yanıt vermiş, Kılıçdaroğlu, yanıtında şu ifadeleri kullanmıştı: Sen ekonomist değil, olsan olsan 5’li çetenin tahsildarı olursun. Halkın parasına göz dikmiş bir tahsildar!

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Sert Çıkış: Hayat Pahalılığı Ateş Gibi Yakıyor!

TÜİK’in yüzde 61,14 olarak açıkladığı yıllık enflasyon ve yüzde 5,46 olarak açıkladığı aylık enflasyon oranlarına tepki gösteren Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, “Hayat pahalılığı ateş gibi yakıyor!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.

Davutoğlu, ”Hayat pahalılığı ateş gibi yakıyor! Sn. Erdoğan, inandırıcılığı kalmayan TÜİK’e göre bile yıllık enflasyon TÜFE’de %61,14 ÜFE’de ise %114,97. Biz bıraktığımızda tek haneli olan rakamları TÜFE’de iki, ÜFE’de üç haneye çıkarmayı nasıl başardınız?” dedi.

Davutoğlu, hayat pahalılığı üzerine yaptığı bir konuşmayı da sosyal medya hesabından paylaşarak iktidara eleştirilerde bulundu.

Konuşmasında tek tek ürünlerde geçen seneye göre fiyat değişimini sıralayan Davutoğlu, tüm bunlar yaşanırken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘manda yoğurtlu, Medine hurmalı, kestane ballı ve yulaf ezmeli’ tarif vermesini eleştirdi.

“Bir iktidarı, iktidardan edecek olan şey milletin ruhundan kopmuş olmalarıdır” diyen Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Milletin yakasından düşün”

“Bir tarafta lüks, şatafat ve kibir içindeki iktidar sahipleri; diğer tarafta iftar sofrası kuramayan halk! İşte biz milletin derdinden kopanlara, milletin yakasından düşün demek için Gelecek Partisi’ni kurduk.”

Paylaşın

Babacan’dan TÜİK’e ‘Enflasyon’ Tepkisi: Rakamları Ayarlama Enstitüsü

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkan Ali Babacan, bugün TÜİK tarafından açıklanan mart ayı enflasyon rakamlarıyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak tepki gösterdi.

Haber Merkezi / DEVA Lideri Babacan, paylaşımında, “Rakamları Ayarlama Enstitüsü yüzde 61, bağımsız araştırmacılar yüzde 142 #Enflasyon açıklıyor. Bu kontrolden çıkmış olan enflasyon seviyesini ilk dönemimizin sonunda yeniden tek haneye düşüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Enflasyon yüzde 61,14

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart 2022 verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, TÜFE Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 5,46, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,81, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,14 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde  29,88 artış gerçekleşti.

Üç haneli enflasyon

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), mart ayı enflasyonunu verilerini açıkladı. ENAG’a göre, Tüketici Fiyat Fiyat Endeksi (E-TÜFE) mart ayında yüzde 11.93 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 142.63 olarak gerçekleşti. ENAG şubat ayı enflasyon rakamlarını yıllık yüzde 123.80 oranında olduğunu duyurmuştu.

Enflasyon yüzde 70’lere yükselecek

Amerika Birleşik Devletleri’nin finans merkezi Wall Street’te bankalar, Türkiye’de önümüzdeki dönemde enflasyonun daha da artacağı tahmininde bulundu.

Yatırım bankası JPMorgan, yıl sonunda enflasyon oranının yüzde 65 ila 70 seviyesine yükseleceğini daha sonra güçlü baz etkisi nedeniyle yüzde 40’lara gerileyeceğini öngördü.

JPMorgan müşteri notunda “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası tüm dikkatini döviz kuru korumalı mevduat sistemine verdiği için tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verileri ne kadar güçlü olursa olsun tepki verme olasılığı düşük.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir diğer yatırım bankası Goldman Sachs ise enflasyon oranının Mayıs-Haziran döneminde yüzde 67’ye ulaşarak zirve yapacağını ve 2022 yılının büyük kısmında yüzde 65’in üzerinde kalacağını tahmin etti. Goldman Sachs da JPMorgan ile benzer şekilde yıl sonunda enflasyon oranının yüzde 45’e gerilemesini bekliyor.

Goldman Sachs “Ticari mal fiyatları ve enflasyonla mücadeleye yönelik olmayan para politikalarından kaynaklı yukarı yönlü riskler görüyoruz.” değerlendirmesi yaptı.

Paylaşın

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’na 1 Milyon Liralık Tazminat Davası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine 1 milyon TL’lik tazminat davası açtı. Davanın gerekçesi olarak, Kılıçdaroğlu’nun 22 Mart’ta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) CHP Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşma ve 31 Mart tarihindeki Twitter paylaşımı gösterildi. 

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “O, vergi memuru. Ama ben ekonomistim. Aramızdaki fark bu” diyen Erdoğan’a sosyal medyadan verdiği yanıtta, “Sen ekonomist değil, olsan olsan 5’li çetenin tahsildarı olursun. Halkın parasına göz dikmiş bir tahsildar!” ifadelerini kullanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan ziyareti dönüşünde basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunmuştu. Erdoğan, yap-işlet-devret uygulamasının ülkeyi zarara uğrattığı değerlendirmesinin hatırlatılması üzerine şu ifadeleri kullanmıştı;

“Yetişemediği üzüme koruk deme meselesi var ya, bununki bu. Varsa alternatifin, alternatifi söyle. Bugün kamu özel anlayışıyla dünyada bu tür yatırımların yapılması en gelişmiş ülkelerde bile var. Yani bugün Amerika bu şekilde 1,5 trilyon dolarlık altyapı üstyapı yatırımının planlamasını yapıyor. Almanya hakeza öyle. Biz milli bütçeye yük olmadan bu işleri nasıl yaparız, onun üzerine gidiyoruz. Biz kalkıp da bu yüklenici firmaya durup dururken, havadan para verecek değiliz ki. Nedir? Sözleşmeye göre burada diyelim ki şu kadar sayıda araç veya yolcu taşındı, taşınmadı; o farkı biz devlet olarak öderiz.

Kaldı ki şimdiye kadar da geçiş sayıları garanti edilenin üstünde olmuştur. Buradan niye rahatsız oluyor ki o? Bu yatırımda, devletin cebinden 1 kuruş çıkmıyor. Ama ben çok açık bir şey söyleyeceğim. Hazine’den 1 kuruş para çıkmayan böyle dev yatırımlar için kalkıp da kredi alsanız, bu kredinin faiz hesabını yapın. Bu faiz hesabı acaba nereye varır? Bu faiz hesaplamasını yaptığınız zaman ona, o yıl yapacağınız ödemeyi buluyor mu? Bulmaz.

Biz bunların hesaplarını çok yaptık. O vergi memuru. Ama ben ekonomistim. Aramızdaki fark bu. İşim benim bu işlerle geçti. Ama ona bundan sonra zaten vergi memurluğu da vermezler çünkü SSK’de genel müdürken orayı batırdı. Rahmetli Savaş Ay programında, onun dönemindeki hastanelerin halini göstermişti, o zaman bu işin hesabını ona nasıl sormuştu. O yavrular, insanlar imkansızlıklar sebebiyle o hastanelerde ne hale düşmüştü, o günleri hatırlayalım.”

Paylaşın

Muhalefette ‘Seçim Güvenliği’ Çalışmaları: Sandıklarda Kuş Uçurtmayacağız

Muhalefet, seçim barajının yüzde 7’ye indirilmesi, ittifak yapan siyasi partilerin milletvekili hesaplama sisteminin değiştirilmesi gibi düzenlemeleri içeren kanun değişikliğinin ardından yeni seçim senaryolarına hazırlanırken, diğer yandan da ‘seçim güvenliğine’ ilişkin yol haritalarını şekillendiriyor. 

Gazete Duvar’dan Müzeyyen Yüce’nin haberine göre, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA liderleri seçim güvenliği için ortak çalışma grubu oluşturma kararı alırken HDP de ayrıca seçim güvenliği hazırlıklarını sürdürüyor. Muhalefet temsilcileri “sandıklarda kuş uçurtmayacağız” diyor.

Türkiye’nin 81 ilindeki saha çalışmalarının yanı sandık güvenliği için de bugünden hazırlandıklarını ifade eden CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, önceki seçimde kurulan 180 bin sandığı baz alarak sandık görevlilerini yüzde 98.5 oranında belirlediklerini söyledi. Salıcı bu orana ek olarak sandık görevlilerinin yedeklerinin de yüzde 50 oranında oluşturulduğunu kaydetti.

Yerel seçimlerde İstanbul’da uygulanan ve kamuoyunda “İstanbul Modeli” olarak adlandırılan modelin başarısına dikkat çeken Salıcı, 2023 seçimlerinde de bu modeli uygulayacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Her sandık başında CHP’li bir sandık sorumlusu, her okulda bir veri bilişim sorumlusu, ilçede veya okulda seçim gününü ve itirazları takip edecek hukuk sorumluları olacak. Bunlar 10 sandık kurulan okulda da 100 sandık kurulan okulda da olacak. Bu yüzden seçim zamanı ıslak imzalı tutanakları fiziki olarak dağıtım merkezine ulaşmadan dijital olarak bize aktaracak veri giriş sorumluları olacak. Aynı zamanda da sandık başındaki oylama sırasında itirazların doğru yönlendirilmesi için hukuk sorumluları yer alacak. 973 ilçenin tamamında bunu yapacaklar. Sandığı giren oyun girdiği gibi çıkmasını sağlayacağız. Kuş uçurtmayacağız. Bu model doğu illerinde de batı illerinde de aynı şekilde uygulanacak.

Seçim kanununda yapılan değişikliğin seçim adaletini de sorunlu hale getirdiğini söyleyen Salıcı, bu süreçte yasanın yarattığı eşitsizliği ve adaletsizliği topluma tek tek anlatacaklarını da ifade ederek şöyle devam etti: “Türkiye’de seçimin güvenliği, adaleti konusu Anayasa’ya getirmiş oldukları yasayla doğrudan zedeleniyor. Seçim kurullarında ‘kıdemli hâkim’ şartının kaldırılması ve Cumhurbaşkanı’nın seçim yasaklarından muaf olması seçimin adaletini zedeliyor. Biz öncelikle buradaki adaletsizlikleri topluma anlatacağız.”

‘6 parti ortak çalışma yapacak’

Sandık güvenliğinin sağlanması için diğer muhalefet partileri ile ortak çalışma yürüteceklerinin de altını çizen Salıcı, bu seçimin sadece CHP’nin seçimi olmadığını söyledi. Salıcı, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem isteyen 6 partinin seçim güvenliği noktasında kuracakları komisyonun bu alanda çalışma yapacağını ifade etti.

Millet İttifakı ortağı İYİ Parti’de de seçim güvenliğine yönelik çalışmalar devam ediyor. Kısa süre önce partinin Başkanlık Divanı’nda yapılan değişiklikle Seçim İşleri Başkanı Mehmet Tolga Akalın’ın yerine Ankara Milletvekili Şenol Sunat getirildi. Bu durumun seçim ve seçim güvenliği çalışmasında bir strateji değişikliğine neden olmayacağını ifade eden parti kaynakları, çalışmaların aynı eksende devam ettiğini aktardı.

Bu kapsamda İYİ Parti, seçim güvenliği için kendi geliştirdiği yazılım olan İRİS (İYİ Parti Raporlama ve İletişim Sistemi) üzerinden sandık kurulu üyelerinin çoğunluğunun atamasını gerçekleştirdi. Seçimlerde görev alacak sandık kurulu üyelerinin yüzde 70’inin atamasını bu program üzerinden yapan İYİ Parti, şu ana kadar 135 bin 731 sandık kurulu üyesi belirledi.

Aynı zamanda yapılacak ilk seçimlere hazır olmak için sandık görevlileri eğitmenleri de sahada olacak. İYİ Parti, 200 sandığa 1 eğitmen düşecek şekilde planlama yaptı. Partide şu ana kadar kendi illerinde sandıklarda görev yapacak sandık kurulu üyesi ve müşahitleri eğitmek üzere bine yakın kişiye eğitim verildi. Türkiye’nin her yerinde çalışma yaptıklarını belirten parti kaynakları söz konusu eğitmenlerin belirlenen sandık kurulu üyelerine eğitim vermeye başladıklarını söyledi.

‘Gerekli önlemleri alacağız’  

Seçimlere partilerine dönük kapatma davası ve baskılarla gittiklerini ifade eden HDP Seçim İşleri Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, tüm olumsuzluklara rağmen seçmenin sandıklarda özgürce oy kullanması için gerekli önlemleri alacaklarını söyledi. Sandıkların seçim tarihi ve takvimi netleştikten sonra belirlendiğini ifade eden Tiryaki şunları söyledi:

“Bütün il ve ilçelerde sandık kurulu üyesi veremiyoruz ama daha önceki seçimlerde yaklaşık 100 bin sandığa müşahit veya sandık kurulu görevlisi verebildik. Önümüzdeki seçimlerde de özellikle etkili olduğumuz bölgelerde, milletvekili çıkardığımız kentlerde sandık kurulu görevlisi anlamında bu sayının altına düşmeyiz. Seçim güvenliğine yönelik merkezi eğitimlerimizi, il ve ilçe komisyonlarımızın eğitimlerini tamamladık. Geçmiş yıllarda görev verdiğimiz okul sorumlularımıza ve sandık kurulu üyelerimizin önemli bir bölümüne ulaştık ancak henüz eğitim verme aşamasında değiliz. Ancak bugün seçim kararı alınsa seçim güvenliği noktasında geride kalacağımızı düşünmüyorum.”

‘Hiçbir sandığı boş bırakmama gayreti içindeyiz’ 

Seçimlerde önceki yıllarda olduğu gibi toplu oy kullanılmasına ve görevlilerin sandık başlarından uzaklaştırılmasına izin vermeyeceklerini ifade eden Tiryaki sözlerini şöyle sürdürdü:

“Seçimlerde kamu görevlilerinin seçime etki ettiğini, siyasi otorite lehine çalışma yürüttüklerini düşünüyoruz. Biliyorsunuz Suruç’ta önceki seçimlerde bazı yerlere sandık görevlileri giremedi. Bunun kaynağı iktidar gücünü arkasına alan bazı kamu görevlileridir. Dolayısıyla sandık güvenliğini sağlama konusunda sandık birleştirme kararları verilecektir. Sandık görevlilerimizin sandık başına ulaşması için de üstün bir çaba sarf etmeyi düşünüyoruz. Ben muhalefet partilerinin bu konuda gösterecekleri duyarlılıkla her türlü seçim hilesinin önüne geçebileceklerine inananlardanım. Aynı zamanda Türkiye’de seçimleri Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) temsileri, STK’lar, demokrasi güçleri yakından izliyor. Karamsar olmamızı gerektiren bir neden olduğunu düşünmüyorum. Daha çok görevliyle önlem alacağız. Hiçbir sandığı boş bırakmama gayreti içindeyiz.”

Tiryaki, sandık güvenliği konusunda muhalefet partilerinin ortak hareket etmesinin de önemine işaret etti. “Ortak çalışmaya hazırız” diyen Tiryaki, “Muhalefet partilerinin güçlerini birleştirerek veri paylaşma, güvenlik konusunda ortak çalışma yapmasının yararlı olacağını düşünüyorum. Biz bu konuda muhalefet partileri ile çalışmaya hazırız. En önemli önlemlerden biri bu olabilir” ifadelerine yer verdi.

Paylaşın