Kılıçdaroğlu: Ülke Olarak Ciddi Bir Sosyoekonomik Buhran Yaşıyoruz

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Saray iktidarının liyakatsiz kadroları ve uyguladığı yanlış politikaları nedeniyle, ülke olarak ciddi bir sosyoekonomik buhranı yaşıyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı dolayısıyla sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krize dikkat çeken CHP Lideri Kılıçdaroğlu, açıklamalarında şu ifadeleri kullandı;

“Saray iktidarının liyakatsiz kadroları ve uyguladığı yanlış politikaları nedeniyle, ülke olarak ciddi bir sosyoekonomik buhranı yaşıyoruz. İşsizliğe mahkum edilen milyonlarca emekçimizin ve ailelerin yaşadığı zorluklar, maalesef Saray ve şürekasının umurunda bile değil…

Hiç umutsuzluğa kapılmayın, sözüm söz; üretimin arttığı, istihdamın sağlandığı, alın terinizin karşılığını alacağınız, örgütlü mücadelenizin desteklendiği ve #1Mayıs’ı meydanlarda coşkuyla kutlayacağımız bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz. #Yaşasın1Mayıs”

 

Paylaşın

1 Mayıs’ta Taksim’e Çıkmak İsteyenlere Gözaltı

“Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez Yepyeni bir hayat gelir bizde ve her yerde” İşçi ve emekçilerin türküsünün, 1 Mayıs’la özdeşleşen dizeleri…

1 Mayıs’ta İstanbul’un farklı noktalardan Taksim’e çıkmak isteyen işçiler ve öğrenciler gözaltına alındı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) gözaltıların 100’e ulaştığını bildirdi.

ÇHD’nin aktardığına göre sabah saatlerinde Öğrenci Kolektifleri ve Üniversiteli Feminist Kolektif üyesi 5 öğrenci Taksim Meydanı’na yürürken gözaltına alındı.

Ardından da ÇHD gözaltına alınan grupları şöyle duyurdu:

Kafe – Bar Çalışanları Dayanışması, Toplumsal Özgürlük Partisi, Halkevleri, Gençlik Komitesi, Devrimci Hareket, Mücadele Birliği, Devrimci Parti, İnşaat-İş, Enerji-Sen ve Emeğin Gücü.

Sabah saatlerinden itbaren gözaltına alınanlar sağlık kontrolü için Bayrampaşa Hastanesine götürülüyor.

Gazetecilere de engel var

Taksim’de haber takibi yapan Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Doğan Kaynak ve Jinnews muhabiri Rozerin Gültekin de işçilerle birlikte gözaltına alınanlardan. Gözaltı aracına bindirilen gazetecilerin telefonlarını alan polis bir süre sonra gazetecileri serbest bıraktı.

Paylaşın

Kovid 19 Tablosunda Skandal Hata: Aktif Vaka Sayısı Eksiye Düştü

CHP Kovid 19 Danışma Kurulu, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı Kovid 19 vaka sayılarına ilişkin yaptığı açıklamada “Sonunda bu da oldu; aktif vaka sayısı eksiye düştü. Sağlık Bakanlığı’nın ülkemizi dünyaya rezil eden; bilime, epidemiyolojiye, matematiğe aykırı bu durumu açıklamak zorunda olduğunu açık bir şekilde beyan ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Kovid 19 Danışma Kurulu, Sağlık Bakanlığı’nın bildirdiği Kovid 19 vaka sayılarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Sağlık Bakanlığı’nın 29 Nisan’da bin 924 yeni vaka ve 8 bin 302 iyileşen vaka bildirmesinin ardından gelinen noktada, dünya üzerinde aktif vaka sayısı eksi olan ilk ve tek ülke olunduğunu; bunun bilimsel olarak mümkün olmadığını ve Bakanlıktan acilen bir açıklama beklendiği belirtildi.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre hesaplanan eksi 4 bin 476 aktif vaka sayısının epidemiyoloji bilimine aykırı olduğu vurgulanan açıklamada, “Pandeminin başından beri verilerin şeffaf bir şekilde açıklanmadığını defalarca söyledik, kanıtları ile ortaya koyduk. 29 Nisan’da ortaya çıkan negatif aktif vaka durumu İktidarın, Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun bilimsellikten uzak tutumunun yeni bir kanıtıdır” ifadelerine yer verildi.

Dünyaya rezil olduk

“29 Nisan’da Kovid 19 nedeniyle toplam iyileşen ve ölenlerin toplamı, toplam doğrulanmış vakalardan 4 bin 776 kişi daha fazla çıktı. Yani Sağlık Bakanlığı’nın pandemi sürecince gerçek rakamları gizlediği, gerçek olmayan sayılar açıkladığı bu şekilde de kanıtlandı. Sağlık Bakanlığı’na göre COVID-19 vakası olmayan ama iyileşen var! Bunun derhal açıklanmasını bekliyoruz!” denilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı;

“Verilerle oynandığı için ortaya böyle bir durum çıkmıştır. Negatif aktif vaka sayısı, Bakanlığın şeffaflıktan uzak, bilime aykırı, pandemiyi değil algıyı yönetmenin ve popülist zihniyetin sonucudur. Sağlık Bakanlığı’nın ülkemizi dünyaya rezil eden, bilime, epidemiyolojiye, matematiğe aykırı bu durumu açıklamak zorunda olduğunu açık bir şekilde beyan ediyoruz.”

Paylaşın

MHP’li Belediyeden 1,2 Milyon Liraya Bayrak Direği

Artan fiyatlar karşısında yurttaşın alım gücü düşerken MHP’li Karaman Belediyesi’nin, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na 1 milyon 249 bin TL maliyetle 70 metrelik bayrak direği dikeceği ortaya çıktı. Kentte yaşayan yurttaşlar, “Direk ve bayrağa baka baka karnımızı doyururuz artık” diyerek tepki gösterdi.

BirGün’de yer alan habere göre Savaş Kalaycı yönetimindeki Karaman Belediyesi 7 Nisan’da, “İnşaat İşleri Yaptırılacaktır” başlıklı ihale açtı. Fen İşleri Müdürlüğü’nün yetkilendirildiği ihalenin konusunun, Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na dikilecek bayrak direği olduğu öğrenildi. İdare, ihale kapsamında 25 Nisan’da Muhammed Nurullah Atay ile sözleşme imzaladı. Sözleşmenin bedeli kayıtlara, 1 milyon 249 bin 750 TL olarak geçti.

MHP’li belediyenin kent meydanına dikeceği 70 metre uzunluğundaki bayrak direğinin, “Karaman’ın en yüksek bayrak direği” olacağı belirtildi. Direğin dikileceği alanın 25 metrekare temel alanı üzerine inşa edileceği ve bayrak direğinin asansör ve elektrik motoru ile çalışacağı bildirildi.

‘Direk ve bayrağa baka baka karnımızı doyururuz artık’

Belediyenin büyük bir heyecan ile çalışmalarına başladığı proje kent sakinlerini ise mutlu etmedi. Kentin başka öncelikleri olduğunu belirten yurttaşlar, tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

  • Halil İbrahim Gülcan (Eski Belediye Başkanı) zamanında şehrin birçok yerine büyük bayrak direkleri dikilmişti zaten. Şöyle bir ortamda milyonlarca lira gereksiz yere harcanmamalı.
  • Bu proje için harcanacak parayla fakir fukaraya yardım edilsin.
  • Ne anlamı var böyle projelerin? Yaparken kentlilere sordunuz mu?
  • Direk ve bayrağa baka baka karnımızı doyururuz artık.
Paylaşın

Erdoğan’ın Ziyareti Hem Siyaset Hem De Ticaret

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti, yerel iktisatçılar ve iş insanlarınca Riyad ve Ankara arasındaki ticaret, yatırım ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra siyasetin bir uzantısı olarak görüldü.

Suudi yorumcu Fethurrahman Yusuf, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretini yorumlarken, ziyaretin Rusya-Ukrayna krizinin küresel ekonomi, tedarik zincirleri ve gıda üzerindeki etkisi ışığında, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ilişkiler bağlamında gerçekleştiğini vurguluyor.

Yusuf’un Şarkulavsat’ta yer alan değerlendirmesine göre, “iktisatçılar ve iş insanları ise, bu ziyareti Riyad ve Ankara arasındaki ticaret, yatırım ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra siyasetin bir uzantısı olarak gördü.

Suudi Arabistan’ın Cizan kentindeki Al-Şoruk Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Abdurrahman Başin, Erdoğan’ın ziyaretinin iki ülke arasında ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi, ticaretin artırılması ve stratejik ortaklıklara ulaşılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Suudi Arabistan’ın “2030 Vizyonu”

Başin, Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda, 2030 Vizyonu’nun birçok alanda sunduğu iddialı projeler ve Suudi Arabistan’ın özellikle Türkiye’nin zengin deneyime sahip olduğu sağlık ve eğitim sektörlerinde sunduğu özelleştirme programları ışığında, Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinin önümüzdeki dönemde istikrarlı bir gelişmeye tanık olmasını beklediğini ifade etti.

Al-Şoruk Ekonomik Araştırmalar Merkezi Başkanı, Erdoğan’ın ziyaretinin inşaat, finans ve bankacılık yatırımları sektörlerinde Suudi şirketlerinin Türkiye pazarındaki varlığının yeniden kazandırılması ve iki ülkenin iş sektörleri arasında gelecekteki temel bir anlayışın teşvik edilmesine ek olarak, Suudi Arabistan’daki altyapı projeleri alanında çalışan birçok Türk şirketine olumlu yansıyacağını belirtti.

Suudi Arabistan’ın sahip olduğu 2030 Vizyonu’nun kalkınma projelerinin sunduğu fırsatlarla, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın önemli bir ticaret ortağı olacağına vurgu yapan Başin, bunun Türklere Suudi ekonomisinin gücü ve daha fazla yatırım çekme ve fırsatlar sunma kabiliyetinden yararlanma fırsatı sağlayacağını söyledi.

Suudi Arabistan Türk sermayesini çekmek istiyor

Suudi Arabistan’ın ülkede çeşitli alanlardaki Türk yatırımlarını artırma isteğini dile getiren Başin, Erdoğan’ın ziyaretinin ortak iş konseyi toplantıları ve ticaret heyetleri ziyaretlerinin başlamasıyla birlikte tüm yatırım olanaklarından yararlanma fırsatlarını artıracağını ve her iki ülkedeki yatırımcıların önündeki tüm engellerin kalkmasını kolaylaştıracağını ifade etti.

Başin, söz konusu ziyaretin, uluslararası ekonomik arenada bir gücü temsil eden Suudi Arabistan ve Türkiye’de mevcut olan avantaj ve yeteneklerden yararlanmak için iki ülkenin sürdürülebilir ittifaklar ve ortaklıklar kurulmasını sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Paylaşın

‘Dezenformasyon Yasası’ Hazır

AK Parti, internet ve sosyal medyada dezenformasyonu önlemeye yönelik bir yasa taslağı hazırladı. İttifak ortağı MHP’ye sunulan yasa taslağına göre, internet ve sosyal medyada neyin “yalan” olduğuna, kurulacak dijital suçlara bakacak ihtisas mahkemeleri karar verecek.

Milliyet’in haberine göre, AK Parti, internet ve sosyal medyada dezenformasyon yasası hazırlıklarında parti içinde de sıkça tartışılan “dezenformasyon tanımı” ve “dezenformasyona kimin karar vereceğine” ilişkin ihtilafı çözüme kavuşturdu. MHP’ye sunulan 60 maddelik yasa taslağına göre, internette neyin dezenformasyon olduğuna dair belirlemeyi yapmak üzere RTÜK benzeri bir kurul oluşturulmasından vazgeçildi. Bunun yerine internet ve sosyal medyada neyin “yalan” olduğuna kurulacak ihtisas mahkemeleri karar verecek.

Teklifle internet haberciliği yasal altyapıya kavuşacak; internet medyasında çalışan gazeteciler 212 sayılı yasaya tabi olacak; internet haber siteleri Basın İlan Kurumu’ndan ilan alabilecek.

Bu arada MHP’nin “kamuoyu araştırmalarında yapılan dezenformasyon faaliyetlerinin önüne geçmek” amacıyla teklife eklenmesini istediği düzenleme de gündemde. AK Parti ve MHP’li kurmaylar bayram sonrasında bir araya gelerek teklif üzerinde ortak çalışmayı tamamlayacak. Teklifin haziran ayında Meclis gündemine getirilebileceği ifade ediliyor.

AK Partili Ünal: Dönüm noktası

Öte yandan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, dezenformasyon teklifine ilişkin DHA’ya konuştu. AB’nin 23 Nisan 2022’de kabul ettiği, “Dijital Hizmetler Yasası”nı teklife aynen ekleyeceklerini belirten Ünal, şunları söyledi:

“Bu yasa internette bir dönüm noktası. Gerçek hayatta yasa dışı olanın, internet ortamında da yasa dışı olması gerektiği ilkesi esas alınıyor. Platformlar, bildirilen yasa dışı ürün veya hizmet içeriğini hızla kaldırmak zorunda kalacak. Dijital platformlarda dezenformasyon önlenecek ve platformların algoritmalarının şeffaflığı artırılacak. Yasayla büyük dijital platformlar ve arama motorları daha sıkı kurallara uymak durumunda kalacak. Dijital platformlar, AB Komisyonu tarafından denetlenecek. Benzer bir denetlemeyi biz de düşünüyoruz. Kural ihlâlinde bulunan dijital platformlara küresel cirolarının yüzde 6’sına ulaşan para cezaları uygulanacak. Çevrim içi platformların yasa dışı ve zararlı içerikle ilgili sorumlulukları artırılacak. Platformlar, sahip olduğu içerikleri sıkı biçimde denetlemek durumunda kalacak.”

Ünal, dezenformasyon ile ilgili yasal düzenleme üzerinde Cumhur İttifakı olarak mutabakat sağlandığını belirterek, “Sayın Cumhurbaşkanımız taslağı Sayın Devlet Bahçeli’ye verdi. Sayın Bahçeli de Sayın Erkan Akçay ve Feti Yıldız’ı görevlendirdiler. Salı günü bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda taslak üzerinde genel bir mutabakat sağlandı. Önümüzdeki günlerde bir toplantı daha gerçekleştireceğiz. Ondan sonra biz de hızla bu düzenlemeyi TBMM’ye sunacağız” diye konuştu.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Dört Adımlı Suriyeli Mülteci Planı

İktidara geldiklerinde mültecileri ülkelerine geri göndereceklerini söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, söz konusu politikanın uygulanması için 4 adımlı formül sundu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Suriyeli mültecilerle ilgili açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, Suriye ile barışılacağını, ülkelerine dönen insanların can güvenliğinin sağlanacağını, onlara iş imkanı sağlanacağını ve bölgeye hastane-okul gibi kurumların yapılacağını söyledi:

“Suriyeliler kendi ülkelerine dönmeleri için can ve mal güvenliklerini sağlaması ile ilgili oturacağız, bir sözleşme yapacağız. Bu sözleşme Suriye ve Türkiye arasında değil, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesini isteyeceğiz.”

Bunu Avrupa Birliği fonlarıyla yapacağız. Avrupa Birliği ile gideceğiz, oturacağız. Ben Avrupa’ya gittiğim zaman, Suriyeli sığınmacılarla ilgili bana sorduklarında, onların yanında açık ve net onları suçladım.

“Size gelince kıyamet kopardınız”

‘Siz Suriye’de kan gövdeyi götürürken, insanlar birbirlerini öldürürken hiç sesiniz çıkmıyordu. Ama Suriyeliler size gelmeye başlayınca kıyameti kopardınız. Şimdi diyorsunuz; Suriyeliler niye geliyor? Neden Suriye’de savaş çıktığı zaman savaşın engellenmesi veya durdurulması konusunda müdahale etmediniz? Bu da Avrupa’nın etik değerlerine uygun değildir’ dedim.

Onlara şunu söyledim; ‘Suriyelileri biz kendi ülkelerine göndereceğiz. Bunların yolları, okulları, kreşleri…Siz para veriyorsunuz ama bu parayı biz bunun için kullanacağız. Siz her türlü denetimi yapabilirsiniz, bizim bütün harcamalarımız şeffaf olacak. Dolayısıyla bu okulları, kreşleri yapacak olan da bizim müttehitlerimiz, ihaleye çıkacağız gelip yapacaklar.

“BM’nin devreye girmesi lazım”

Yeter mi? Yine yetmez. Bu insanların can ve mal güvenliği gerekiyor. Can ve mal güvenliği için de bizim oturup bir protokol yapmamız lazım merkezi yönetimle, yani Suriye yönetimiyle. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in de devreye girmesi lazım. Bunlar kendi ülkelerine geldiğinde, evlerine yerleştiklerinde bunlara herhangi bir siyasal müdahale ve baskı olmayacak, bu güvenliğini de alacağız.

Yeter mi? Yine yetmiyor. Bu insanlara iş lazım. Daha önce o bölgede Gaziantepli iş adamlarının, bizim iş inşalarının orada çok sayıda fabrikaları vardı, onları yine teşvik edeceğiz. Diyeceğiz ki ‘Siz gidin, fabrikaları yeniden kurun ve bu insanlar orada çalışsınlar’.

Yani sığınmacı ülkesi olmak ve onların Türkiye’de kalmaları için altyapı oluşturmak, bir süre sonra bunlara vatandaşlık vermek doğru değil. Biz bunu kabul etmiyoruz ve doğru da bulmuyoruz.”

Paylaşın

14 Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri Meclis’te: 1 CHP 13 HDP

Aralarında TBMM Başkanvekili Nimetullah Erdoğmuş ve CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’ın da bulunduğu 14 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunuldu.

Haber Merkezi /Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için Meclis Başkanlığına gönderilen fezlekeler, Anayasa Adalet Karma Komisyonuna sevk edildi. Vekiller ve fezlekeler şöyle:

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, HDP Van Milletvekili Tayip Temel, HDP Diyarbakır Milletvekili Remziye Tosun, HDP Batman Milletvekili Mehmet Ruştu Tiryaki, HDP Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin, HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, HDP Şanlıurfa Milletvekili Ayşe Sürücü, HDP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz, HDP Batman Milletvekili Feleknas Uca.

Gelen fezlekeler arasında Semra Güzel’in 2, Berdan Öztürk’ün 3, Tayip Temel’in 2, Remziye Tosun’un 2 dosyası bulunuyor.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

Gezi Parkı Davası Kararlarına 198 Yazardan Tepki: Korkmuyoruz

Gezi Kararlarını hukuksuz bulan 198 sanatçı ve yazar ortak açıklama yayımladı. Sanatçılar hukuksuzluk ve baskı ortamına değinerek, “Bu ülkenin edebiyatçıları ve yazarları olarak oradaydık, hâlâ oradayız, verilen cezaları hepimize verilmiş sayıyoruz.  Korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz” mesajı verdi.

İmzalayan yazarlar arasında Ahmet Ümit, Aslı Erdoğan, Cezmi Ersöz, Birhan Keskin, Buket Uzuner, Elif Şafak, Hakan Bıçakçı, Haydar Ergülen, Sema Kaygusuz, Ümit Koçak, Yekta Kopan ve Zeynep Oral gibi isimler yer alıyor.

“Korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz”

Sanatçıların ortak açıklaması şöyle:

“Oradaydık, dünya yaprak yaprak açıldı önümüzde. Olanaksız sanılan karşılaşmaların tanığı olduk. Hayatın bilinen, bilinmeyen sayısız yolla ve şekilde değiştiğini gördük. Bu hakikati hiçbir mahkeme, hiçbir ceza, hiçbir yargılama yok edemez, Gezi direnişini ne çoktan yazıldığı tarihten ne geleceğimizden söküp alabilir.

Milyonların katıldığı bir direnişi toplumu sindirmek amacıyla, tümüyle hukuka aykırı olarak mahkûm etmeye hiçbir egemenin gücü yetmez, yetmeyecektir.  Mahkûm edilmeye çalışılan, ülkenin yurttaşlarının ülkenin geleceği için ortaya koydukları demokratik, barışçıl itirazdır.

Bu ülkenin edebiyatçıları ve yazarları olarak oradaydık, hâlâ oradayız, verilen cezaları hepimize verilmiş sayıyoruz.  Korkmuyoruz, boyun eğmiyoruz.

Ülkemizin bu hukuksuzluk, baskı, zulüm kıskacından kurtulması için sesimizi hayatın ve direnişin sesine katıyoruz.”

İmzacılar

Abdullah Yılmaz, Adnan Gerger, Ahmet Kardam, Ahmet Önel, Ahmet Ümit, Akın Olgun, Akif Kurtuluş, Alper Akçam, Alper Beşe, Altay Öktem, Arslan Sayman, Arzu Erkan, Asım Öztürk, Aslı Biçen, Aslı Erdoğan, Aslı Perker, Aslı Tohumcu, Atilla Birkiye, Attila Aşut, Ayça Güçlüten, Aydan Yalçın, Aydemir Çimen, Aydın Şimşek, Ayfer Tunç, Aysel Korkut, Ayşe Gül Altınay, Ayşegül Devecioğlu, Ayşen Işık, Ayşen Melik, Ayşen Şahin, Bahadır Bayrıl, Barbaros Altuğ, Belma Fırat, Bilsen Başaran, Bircan Çelik, Birhan Keskin, Buket Uzuner, Burhan Sönmez , Bülent Mumay , Bülent Tekin, Bülent Usta,

Cem Uzungüneş, Ceren Gündoğan, Ceren Kumbasar, Ceren Olpak, Cezmi Ersöz, Cuma Boynukara, Cüneyt Ayral, Çetin Yiğenoğlu, Çiler İlhan, Defne Suman, Deniz Durukan, Devrim Dirlikyapan, Dilruba Nuray Erenler, Dizdar Karaduman, Doğu Yücel, Elif Durdu, Elif Şafak, Emel İrtem, Emrullah Alp, Erdal Güney, Erdoğan Aydın, Erendiz Atasü, Ertan Mısırlı, Esmahan Devran İnci,

Fahri Özdemir, Fatma Aras, Ferzan Sarpkaya, Fethiye Çetin, Figen Şakacı, G. Şebnem Uralcan, Gaye Boralıoğlu, Gonca Özmen, Gökhan Akçura, Gökhan Arslan, Gönül Kıvılcım, Gün Zileli, Güray Öz, Hakan Bıçakcı, Hakkı Gümüştaş, Halil İbrahim Özcan, Hasan Hayyam Meriç, Hasan Öztoprak, Haydar Ergülen, Hayrettin Geçkin, Hayri K. Yetik, Hıdır Murat Doğan, Hidayet Karakuş, Hilal Karahan, Hülya Deniz Ünal, Hüseyin Bul, Irmak Zileli, Işık Sungurlar, Işıl Özgentürk, İbrahim Baştuğ, İnci Asena, İsmail Hakkı İçten, Kaya Tanış, Keriman Güldiken, Lal Laleş, Latife Tekin, Levent Karataş,

M. Mahzun Doğan, Mahir Karayazı, Mahir Ünsal Eriş, Mahmut Temizyürek, Mehmet Atilla, Mehmet Özceylan, Mehmet Sarsmaz, Mehmet Şakir Örs, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Melisa Ceren Hasmaden, Merve Küçüksarp, Merve Yakut, Mesut Kimsesiz, Metin Yeğin, Mevsim Yenice, Murat Erdin, Murat Gülsoy, Murat Özyaşar, Murat Uyurkulak, Murathan Mungan, Mustafa Köz, Mustafa Suphi, Mutlucan Güvendir, Müge İplikçi, Münevver Antczak, Nabi Yağcı, Naile Dire, Namık Kuyumcu, Necmiye Alpay, Nermin Yıldırım, Neslihan Cangöz, Neval Savak, Nevin Koçoğlu, Nevzat Çelik, Nil Mutluer, Nil Sakman, Niyazi Zorlu, Nurcan Baysal, Nurdan Arca, Nurdan Gürbilek, Nurhan Suerdem,

Oğulcan Kütük, Oğuz Tümbaş, Olcay Özmen, Orhan Alkaya, Oya Baydar , Özer Akdemir, Özge Doğar, Özgür Zeybek, Özkan Mert, Özlem İşbilir, Pelin Buzluk, Peral Bayaz, Rahmi Emeç, Recai Şeyhoğlu, Salih Öztürk, Seçkin Selvi, Sefa Taşkın, Sema Güler, Sema Kaygusuz, Semih Gümüş, Semrin Şahin, Serdar Koçak, Sevin Okyay, Sevinç Öztürk, Sibel Oral, Suna Aras, Şafak Baba Pala, Şahin Altuner, Şebnem İşigüzel, Şeniz Baş, Tacim Çiçek, Tacli Yazıcıoğlu, Tarık Günersel, Tekgül Arı, Tozan Alkan, Tuğrul Keskin, Tunca Çaylant, Tuncay Birkan, Turan Horzum, Turgut Üzüm, Tülin Dursun, Uğur Portakal, Uğur Sümer, Ülkü Oktay, Ümit Kıvanç, Ünal Ersözlü, Yasemin Yazıcı, Yekta Kopan, Yeşim Erdem, Zerrin Saral, Zeynep Altıok Ataklı, Zeynep Göğüş, Zeynep Oral, Zübeyde Seven Turan, Zülfü Livaneli.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın S. Arabistan Ziyaretine Sert Tepki

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın S. Arabistan ziyaretine tepki gösteren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kendi ülkesinde insan parçalayanın önünde eğilir, gözleri ona aşkla güler. İşte sen busun Erdoğan. Utan diyeceğim ama nafile” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhubaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyaretine ve Kral Selman bin Abdülaziz el Suud ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmeye tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Ülkesinde masum insanlara müebbet verdirir ve bunu havalimanında savunur. Sonra uçaktan iner, katille kucaklaşmaya gider koşa koşa. Kendi ülkesinde insan parçalayanın önünde eğilir, gözleri ona aşkla güler. İşte sen busun Erdoğan. Utan diyeceğim ama nafile.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında 2018’den bu yana en ciddi krizlerden birinin çıkmasına yol açan Cemal Kaşıkçı davasının Riyad’a devredilmesinin ardından iki günlük Suudi Arabistan ziyaretine dün başladı.

Erdoğan ziyaretinde Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el Suud ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’la görüştü. İki liderin Suudi Arabistan – Türkiye ilişkilerinin durumunu ve nasıl geliştirilebileceğini değerlendirdiği belirtildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Körfez Bölgesi’ndeki kardeşlerimizin istikrarına ve güvenliğine kendi istikrarımız ve güvenliğimiz kadar önem verdiğimizi her vesileyle ifade ediyoruz. Terörün her türlüsüne karşı olduğumuzun ve bölgemizdeki ülkelerle teröre karşı iş birliğine verdiğimiz önemin altını çiziyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir başka paylaşımda, “İlişkilerimizi her alanda geçmiştekinin de ötesine taşıyacağımıza inanıyorum. Rabbimizin rahmet, mağfiret ve şefkatinin gönülleri kuşattığı mübarek Ramazan ayındaki bu seyahatimiz, dost ve kardeş Suudi Arabistan’la yeni bir dönemin kapılarını aralayacaktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın