AK Parti Döneminde 62,7 Milyar Dolarlık Özelleştirme

Kamuya ait varlıkların satışlarına ilişkin kararlar Resmi Gazete’de yayımlanırken, özelleştirme rakamları tekrar gündeme geldi. CHP’nin raporuna göre ülke tarihindeki 70,8 milyar dolarlık özelleştirmenin 62,7 milyar dolarlık kısmında AK Parti yer aldı.

AK Parti iktidarı kamuya ait varlıkları özelleştirme yoluyla devrederken, milyonlarca liralık satışlar Resmi Gazete’de düzenli olarak yayımlanmaya devam ediyor. Son olarak dünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme ve plan değişikliği kararları yayımlanırken, pek çok arazi ederinin altındaki fiyatlarla elden çıkarıldı.

Yaklaşık 100 bin metrekarelik kamu taşınmazları 853 milyon TL’ye satıldı. Satılan-işletme hakkı devredilen taşınmazlardan 988,3 milyon TL gelir elde edilecek

BirGün’de yer alan habere göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun şubat ayında hazırladığı rapor da özelleştirme politikalarını gözler önüne serdi. Raporda, AK Parti’nin 2021 yılında 413 milyon dolarlık özelleştirme yaptığı vurgulandı. Rapora göre, geçen yıl yapılan özelleştirmelerin 187,2 milyon dolarla en büyük bölümünü taşınmaz (arsa, arazi vb.) satışları oluşturdu. 175 milyon dolarlık kısmı da işletme/tesis satışlarından kaynaklandı.

2021 sonu itibarıyla Türkiye’de 70,8 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirildi. Bu özelleştirmenin de 62,7 milyar dolarlık kısmı AK Parti tarafından yapıldı. Bir başka açıdan bakıldığında; devletin 62,7 milyar dolarlık (bugünkü kurlarla 846 milyar TL) varlığının azaldığına işaret edildi.

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Gölköy Mahallesi’ndeki turistik Cennet Koy’da koruma altında olan 678 bin metrekarelik Hazine’ye ait arazinin Mehmet Cengiz tarafından 278 milyon TL’ye alınarak turistik tesis, villa, rezidans ve marina inşaatına başlanacağının ortaya çıkmıştı.

Cengiz İnşaat’ın özelleştirme yolu ile elde ettiği bölgede özelleştirme ihalesi Danıştay tarafından iptal edilmişti. Türkiye’nin pek çok bölgesinde rant ve talan projelerine imza atan ve AK Parti döneminde dev kamu ihaleleri alan, kamuoyunda “beşli çete” olarak anılan şirketlerden Cengiz Holding, Danıştay kararının kendilerine ait mülkiyet haklarını etkilemediğini öne sürmüştü. Şirketten yapılan açıklamada “Hukuken şirketimizin parseldeki mülkiyet hakkını etkilememektedir” ifadeleri kullanılmıştı.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Zaho’daki Saldırıya Kınama

Avrupa Birliği (AB) Irak’ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesinde sivillerin ölümüne neden olan saldırıyı kınadı. Avrupa Birliği’nin açıklamasında Irak halkıyla dayanışma içinde olunduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki (IKBY) Zaho kentinin turistik alanlarından Perex köyüne düzenlenen ve en az dokuz sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin bir açıklama da Avrupa Birliği’nden (AB) geldi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in ofisinden yapılan açıklamada, sivillerin hedef alınmasının, uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek, olayın soruşturulması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca AB’nin, Irak halkıyla dayanışma içinde olduğu belirtildi.

Arap Birliği’nden Türkiye’ye Kınama

Öte yandan saldırıya ilişkin bir açıklamada Arap Birliği’nden geldi. 22 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin saldırıyı kınayan açıklamasında saldırıdan Türkiye sorumlu tutuldu.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, sözcüsü Cemal Rüşdi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Arap Birliği, Türk saldırılarını reddetmek ve kınamak konusunda Irak’ı destekliyor ve Arap ülkelerinin herhangi birinin egemenliğinin ihlal edilmesini kınıyor” dedi.

Arap Birliği açıklamasında ayrıca, “Ankara’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden hesaplaması, iyi komşuluk ilkesini koruması ve herhangi bir bahaneyle Arap ülkelerinin topraklarında askeri operasyon düzenlemekten geri durması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sornasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Paylaşın

Irak, Türkiye’ye Nota Verdi

Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sonrasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi. Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Ne olmuştu?

Habur Sınır Kapısı’na 12 kilometre mesafede yer alan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Zaho’ya 20 Temmuz’da top isabet etti. Saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetti, 23 sivil de yaralandı.

Irak ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi saldırıdan Türkiye’yi sorumlu tuttu. Türkiye ise saldırının, “terör örgütü kaynaklı” olduğunu açıkladı. Irak hükümeti, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini alenen ihlal etmekle suçladı. Irak Dışişleri Bakanlığı, “Alanda PKK olmadığını” belirtti.

Paylaşın

ABD: Suriye’deki Mevcut Ateşkes Hatları Korunmalı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price,  günlük basın toplantısında konuştu. Basın mensuplarının Price’a yönelttiği sorulardan biri de Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’ye olası askeri operasyonu ve ABD’nin Türkiye’ye F-16 savaş uçağı ve modernizasyon kiti satışı ile ilgiliydi.

Price ayrıca Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Zaho kentine bağlı turistik alanlarından Perex köyüne Türkiye’nin düzenlediği saldırıya ilişkin soruyu da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ülkesinin kuzey Suriye’ye yeni bir harekat düzenlemeyi değerlendirdiği” hatırlatılarak ABD Dışişleri Bakanlığı’nın görüşünün sorulduğu soruya Price “ateşkes hatlarına” atıfla yanıt verdi.

“Türkiye güçlerinin kuzeydoğu Suriye’ye yönelik bahsi geçen harekat planlarına ilişkin endişemizi dün dile getirdik” diyen Price, şöyle devam etti:

“İlerlemeleri sekteye uğratabilir”

“Mevcut ateşkes hatlarının korunması bizim için önemli. Bölgede herhangi yeni bir operasyonun, Türkiye’nin gerçekleştireceği herhangi yeni bir harekatın, son yıllarda IŞİD’in sözde halifeliğine karşı koalisyonun kaydettiği bazı büyük ilerlemeleri sekteye uğratma potansiyeli var.

Bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı uyarınca devam eden siyasi süreç bağlamında da zararları olabilir. Bu endişemizi kamuoyu önünde dile getirdik. Bu endişeyi dün ve bugün dile getirdik. Türk müttefiklerimize özel olarak da ilettik.”

“Ateşkes kimler arasında oldu?”

Price’ın cevabı üzerine, soruyu soran gazeteci, “Mevcut ateşkes hattı ifadesini çok kullanıyorsunuz. Bu hattın tam olarak nereye düştüğünü bize hatırlatır mısınız? Bu konuyu takip ediyorum ve Türkiye ile YPG arasında herhangi bir ateşkes olduğunu hatırlamıyorum. Bu ateşkes kimler arasında oldu?” sorusunu yöneltti. Price, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Pozisyonumuz uzun zamandır aynı. Ateşkes hatlarının korunmasını destekliyoruz ve olası herhangi bir müdahaleyi kınıyoruz. Tabii ki önümde bir harita yok ama Türkiye’nin aynı zamanda 17 Ekim 2019 ABD Türkiye Ortak Açıklamasına ve bu açıklama çerçevesinde kuzeydoğu Suriye’deki operasyonlarını durdurma taahhüdüne uymasını bekliyoruz.

Tutarlı bir biçimde Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını tanıdığımızı dile getirdik. Hiçbir NATO müttefiki Türk müttefiklerimiz kadar terör saldırısı yaşamadı. Fakat herhangi yeni bir harekat, istikrarı daha da bozma riskini beraberinde getirecektir ve ABD ile koalisyonun IŞİD ile mücadelesini riske atacaktır.

Gazetecinin “Önünüzde harita yok ama bir ateşkes hattı var ve Türkiye ile ABD arasında o çizgi geçilmeyecek diye bir taahhüt var mı diyorsunuz? İkinci bir şey de 2019’daki açıklama Barış Pınarı Harekatının durdurulmasına ilişkindi. Suriye’nin başkaca herhangi bir bölgesine operasyon yapılmayacağına dair taahhüt vermiyor. Bunu izah eder misiniz?” dedi.

Price ise soruya “Ekim 2019 tarihli ortak açıklamanın bir parçası olarak, Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’deki taarruz operasyonlarını durdurması gerektiğine inanıyoruz” diyerek özetle şu yanıtı verdi:

“Bu, önceki yönetimlerin de bu yönetimin de ortaya koyduğu bir nokta. Fakat daha genel olarak mevcut ateşkes hatlarının sürdürülmesini destekliyoruz. Yeniden ifade etmek gerekirse; herhangi bir harekat son yıllarda birlikte kaydettiğimiz bazı büyük kazanımları riske atacaktır.”

Price, üçüncü kez sorulan “Bir ateşkes hattı var mı?” sorusuna cevaben, “Var olan, mevcut ateşkes hatları” dedi.

F-16 satışı

Price, cevabının ikinci kısmında Başkan Joe Biden yönetiminin Türkiye’ye muhtemel F-16 satışı ile ilgili soruya yanıt verdi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen Erdoğan-Biden görüşmesine atıfta bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Türkiye ile ortaklığa büyük değer verdiklerini” söyleyerek şu açıklamada bulundu:

“Türkiye, önemli bir NATO müttefiki. Türkiye ile uzun ve derin iki taraflı savunma bağlarımız var ve Türkiye’nin NATO ile devam eden müşterek çalışması bizim için bir öncelik olmayı sürdürüyor.

Bir politika icabı, teklif edilen savunma transferleri hakkında resmi olarak Kongre’ye bildirilene kadar kamuoyu önünde herhangi bir yorumda veya doğrulamada bulunmuyoruz. Fakat şu kadarını söyleyebilirim ki Kongre ile bu konu hakkında iletişim halinde olmaya devam ediyoruz.”

Zaho saldırısı

Ned Price, basın toplantısında ayrıca Zaho saldırısına ilişkin soruya da yanıt verdi. “Iraklı yetkililer Türkiye’den Irak topraklarından çekilmesini istediler ve Güvenlik Konseyi’nden de bunu isteyecekler. Irak’ı bu talebiyle ilgili destekliyor musunuz” sorusuna, Price şu yanıtı verdi:

Bu, Irak Hükümeti için bir soru. Kendi adımıza, dün [açıklamamızı] duydunuz. Irak’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme yönündeki pozisyonumuzu teyit ediyoruz. Fakat bu soru için Irak’taki partnerlerimize başvurmanız gerekecek.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Arap Birliği’nden Türkiye’ye Kınama

Arap Birliği, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki (IKBY) Zaho kentinin turistik alanlarından Perex köyüne düzenlenen ve en az dokuz sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

22 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin saldırıyı kınayan açıklamasında saldırıdan Türkiye sorumlu tutuldu.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, sözcüsü Cemal Rüşdi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Arap Birliği, Türk saldırılarını reddetmek ve kınamak konusunda Irak’ı destekliyor ve Arap ülkelerinin herhangi birinin egemenliğinin ihlal edilmesini kınıyor” dedi.

Arap Birliği açıklamasında ayrıca, “Ankara’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden hesaplaması, iyi komşuluk ilkesini koruması ve herhangi bir bahaneyle Arap ülkelerinin topraklarında askeri operasyon düzenlemekten geri durması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sornasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: F-35 Savaş Uçakları Nerede?

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın Karadeniz gezisi sürüyor. Babacan, Bayburt, Gümüşhane ve Kelkit’te partisinin il ve ilçe binalarının açılışını gerçekleştirdi.

Bayburt’ta yaptığı konuşmada ABD kongresinin Türkiye’ye savaş uçağı satışına yönelik tasarısına değinen Babacan, hükûmete F-35 savaş uçaklarını sordu.

“Ortağı olduğumuz, milyarlarca dolar para verdiğimiz F-35 savaş uçakları nerede?” diye soran Babacan,  “Teknolojinin sahibi 4 ortaktan birisiydik. Bizim dönemimizde milyarlarca dolar para akıttık. Tapusunu aldığımız uçakları getirtemediler. Amerikan kongresi ‘F-16’yı veririm ama Ege’de uçurmayacaksın, Yunanlılarla ihtilaflı alanlara uçakları sokmayacaksın’ diyor. Egemenlik bu mu ya? Bağımsız ülke olmak bu mu? Biz Türkiye’de F-16 fabrikası kurmadık mı? Ta 1990’larda bu ülke F-16 savaş uçağı üretiyordu. Bugün gidiyorlar Amerika’dan F-16 dileniyorlar. Bir de Amerika vermeden önce Ege’de uçurtmama sözü istiyor” dedi.

Babacan, konuşmasının devamında “Kimse bize dış politikada dik durmanın ne olduğunu öğretmesin’ diyerek şunları söyledi:

“Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir?”

“Daha geçen yıl düşman ilan ettiğine sarmaş dolaş sarılan bir hükûmetten bahsediyoruz. Bu mudur dik durmak? Soruyorum. 200 liralık banknot tedavüle girdiği gün 123 dolar ediyordu. Bugün 12 dolar ediyor. 200 liralık banknot taşıyan her vatandaşımızın cebinden 111 dolar çalınmış durumda. Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir? Bizim dönemimizde devletin bütçesinden yıllık ortalama 50 milyar faiz ödenirken ’50 milyar faiz ödemek vatana ihanettir’ diyordu. Yüzde 6-7 faiz vatana ihanetse, yüzde 30-35 faizi nasıl tanımlayacağız? Şu an bütçeden 400 milyar faiz ödemek nedir? Cevabımı bekliyorum.”

Bayburt’un ardından Gümüşhane’ye ve Kelkit’e giden Babacan’ın gündeminde bu kez tarım vardı. Partisinin vaatlerini anlatan Babacan şunları söyledi:

“Her konuda çözüm açıklıyoruz. İlk eylem planımızı tarım konusunda açıkladık. Bütçesiyle beraber hazırladık. Ne yapacağız? Şu eski kredi borçlarının faizlerini sileceğiz, 2 yıl ödemesiz uzun vadeye yayacağız. Çiftçinin borç yükünü bir kenara koyacağız. Yeni kredi açacağız ki çiftçimiz işlerini döndürebilsin. Hacizmiş, şuymuş buymuş hepsini ortadan kaldıracağız. Çiftçimize gübre desteği vereceğiz. Gübre parasının tam yarısını devlet karşılayacak. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz için yem parasının yarıya yakınını devlet olarak karşılayacağız. Çiftçimize özel daha düşük elektrik fiyatı uygulayacağız. Devlet desteklerini ürünün daha ekim dikim zamanında açıklayacağız. Çiftçi eline ne kadar destek geçeceğini bilecek. Hasat zamanı da desteği aynen ödeyeceğiz.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Irak, Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e Şikayet Etme Kararı Aldı

Irak, Zaho’da 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırı sonrası Türkiye’yi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne şikayet edeceğini duyurdu. Bağdat yönetimi ayrıca, “Ankara’dan resmi bir özür sunmasını ve askeri güçlerini Irak topraklarından çekmesini” istedi.

Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi’nin başkanlığında yapılan Ulusal Güvenlik Bakanlar Konseyi toplantısında “Dohuk Valiliği’nde bir turizm beldesindeki saldırının Türkiye tarafından gerçekleştirildiği”; olayda çok sayıda ölü ve yaralı olduğu belirtildi.

Toplantıda, Irak Dışişleri Bakanlığına “Irak’ın egemenliğine yönelik sürekli Türk saldırılarına ilişkin bir dosya hazırlaması ve bu konuda BM Güvenlik Konseyi’ne acil bir şikayet sunması talimatı” verildi. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı’ndan Türk büyükelçisini çağırması ve kararları iletmesi istendi.

Toplantıda Ankara’daki Irak Maslahatgüzarı’nın istişare amacıyla geri çağrılması ve Türkiye’ye yeni bir büyükelçi atanması prosedürlerinin askıya alınması kararlaştırıldı.

Irak, 9 kişinin öldüğü ve en az 30 kişinin de yaralandığı saldırı nedeniyle ülke genelinde bir günlük yas ilan etti.

AFP, tabutları Bağdat’a taşımak için Erbil havaalanına bir askeri uçak gönderildiğini bildirdi. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirven Barzani’nin de uçakta olduğu belirtildi.

“Pençe-Kilit Operasyonu”

Türkiye, nisan ayında Irak’ın kuzeyinde PKK ile mücadele kapsamında “Pençe-Kilit Operasyonu” başlatmıştı. Bağdat yönetimi, Türkiye’nin devam eden operasyonlarının egemenliğinin ihlali anlamına geldiğini savunuyor.

Paylaşın

Kovid 19’un Belirtileri Değişti

Britanya’da rastgele seçilen 150 bin kişinin verilerine dayanan React-1 araştırmasına göre, pandeminin başından bu yana Kovid 19 semptomları değişti. Bilim insanları, bu değişikliğin nedeninin, virüsün zaman içerisindeki değişimi ya da mutasyonu olabileceğini kaydediyor.

BBC Sağlık Editörü Michelle Roberts’ın haberine göre, ülkede Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) listesinde ilk sıralarda yer alan yüksek ateş ve koku/tat kaybı, son dönemdeki hastalarda eskisine göre çok daha nadir görülüyor.

Artık ses kısıklığı, hapşırma, yorgunluk, kas ağrısı ve baş dönmesi, sık bildirilen belirtilerden.

Önce BA.1 ve BA.2, sonra BA.4 ve BA.5

Orijinal Wuhan varyantından bu yana birçok virüsün birçok varyantı ortaya çıktı. Son olarak Omicron varyantı ve önce alt varyantları BA.1 ve BA.2, ardından BA.4 ve BA.5 hakim türler haline geldi. Bu değişim virüsün yayılma hızını da artırdı.

Imperial College London’dan React-1 araştırmacıları, bu varyantta koku ve tat kaybının en az görülen belirtiler olduğunu kaydetti. Bunun yerine hastalar daha çok grip benzeri semptomlar bildiriyor.

En çok görülen belirti, boğaz ağrısı

Zoe App adlı uygulamanın verilerine göre, öne çıkan 20 Kovid belirtisi sırasıyla şöyle:

  • Boğaz ağrısı – yüzde 58
  • Baş ağrısı – yüzde 49
  • Burun tıkanıklığı – yüzde 40
  • Kuru öksürük – yüzde 40
  • Burun akıntısı – yüzde 40
  • Balgamlı öksürük – yüzde 37
  • Ses kısılması – yüzde 35
  • Hapşırma – yüzde 32
  • Yorgunluk – yüzde 27
  • Kas ağrısı – yüzde 25
  • Baş dönmesi – yüzde 18
  • Lenf bezlerinin şişmesi – yüzde 15
  • Göz ağrısı – yüzde 14
  • Koku hissinde değişim – yüzde 13
  • Göğüs ağrısı – yüzde 13
  • Ateş – yüzde 13
  • Terleme – titreme – yüzde 12
  • Nefes darlığı – yüzde 11
  • Kulak ağrısı- yüzde 11
  • Koku kaybı – yüzde 10 oranda bildirildi.
Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: AKP Artık Birinci Parti Değil

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi gündem ve önümüzdeki seçimlerle ilgili önemli tespitlerde bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı konusunda  “Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Altılı masanın hep beraber üzerinde uzlaşacağı bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

İstanbul’un yerel basın organlarından Damga gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, HDP’nin altılı masada olmak istemediğini dile getirdi ve “Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak” yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek  “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

Memhmet Mert’e konuşan Kılıçdaroğlu’nun röportajı şöyle:

Geçmişte çok sayıda erken seçim çağırısı yaptınız. Ama son günlerde bu tür bir çağrıda bulunmuyorsunuz. Şu anda erken seçim istemiyor musunuz? Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan,  erken seçim yapmaz diye mi çağrıda bulunmuyorsunuz?

Hayır erken seçim istiyoruz. Gecikilen her günün topluma maliyeti artıyor. Bir an önce seçim yapılması lazım. Yeni yönetim ve anlayışın, demokratik anlayışın gelmesi gerekiyor. Toplum çok kutuplaştı. İnsanları kutuplaşmadan arındırmak ve uzlaştırmak gerekiyor. Toplumsal uzlaşma sağlamak gerekiyor. Erdoğan toplumu gererek kendi tabanını tutmak istiyor. Bunda da başarılı olamayacağı çok açık. Erdoğan yönetemiyor. Geldiğimiz nokta bu. Üzülerek söylüyorum.

İmamoğlu’na sahip çıktı

CHP’li belediye başkanlarının afet zamanında tatilde olmaları çok tartışılıyor. Her kesimden eleştiri alıyorlar. Bu durumu başkanlarla değerlendirdiniz mi? Bu yönde de hiç açıklamanızı duymadık…

Afet önceden haber vermez. Belediye başkanları tatilde olabilirler. Bulundukları yerin dışında olabilirler, yurt dışında olabilirler. Bunlar birer insan. Tatile ihtiyacı veya bulundukları yerin dışına çıkmak gibi görevleri de olabiliyor. Yurt dışına da çıkabiliyorlar. Afet olduğunda onların kadroları var. Kadrolar dahil olurlar. O işlerle ilgili görevliler var. Görevleri afet alanına süratle ulaşmak ve afetin yarattığı zararları gidermek. Belediye başkanlarımız da bu görevlerini yerine getiriyor.

Siz bu eleştirileri dikkate almıyor musunuz?

Eleştirilere saygı duyuyorum. Ama hayatın bir gerçeği var. Bir yerde yangın çıktığında, su baskını olduğunda herhangi bir afet durumunda belediye görevlileri oradadır. Aracı gereci oradadır. Ekipleri oradadır. Belediye Başkanı alınması gereken kararları alır. Talimatları verir. Gerekirse kendisi de oraya gider müdahil olur.

Adaylık açıklaması

Toplum sizin hoşgörülü, fedakar biri olduğunuz yönünde hemfikir. Yine bu fikirden yola çıkarak “Kılıçdaroğlu’nun kafasında bir aday var. O aday yıpranmasın diye kendi adaylığını öne sürüyor. Yarın yine o adayı açıklayacak” düşüncesine katılıyor musunuz? Böyle bir aday var mı?

Benim altılı masanın bir üyesi olduğumu siz de biliyorsunuz. Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Kafamda birinin olması önemli değil. Önemli olan altı liderin bir araya gelip ortak adayı belirlemesidir. Bu konuda da aramızda konuştuk. Şu aşamada Cumhurbaşkanı adayını konuşmanın ve tartışmanın manası yok. Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu sorulduğunda niteliklerini belirleyelim ve kamuoyuna deklare edelim dediler. Yayınladığımız bildiride bu nitelikleri belirledik. Bu niteliklere uygun isim Millet İttifakı’nın adayı olarak açıklanacak ve seçimden sonra Cumhurbaşkanı olacak.

Altılı masadan çıkan isim niteliklere uymasına rağmen sizin onaylamadığınız ve mutabık kalmadığınız birisi olursa ne yaparsınız?

Altılı masa hep beraber üzerinde uzlaşacağımız bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.

“AKP şu an birinci parti değil”

Ekonomi çok kötü durumda. Bireysel haklar, özgürlükler tartışılıyor. Bütün bunlara rağmen baktığınızda iktidar partisi bütün anketlerde yine birinci parti çıkıyor. Muhalefette ise oy açısından bir patlama görünmüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

AK Parti yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Şu an birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti. Oyumuz yüzde 40 veya yüzde 50 oldu diye bir iddiamız yok. Ama trende baktığınız zaman Cumhuriyet Halk Partisi dikkatli ve istikrarlı bir şekilde oyunu yukarı doğru taşıyor. Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek.

6’lı msasada oy oranı daha düşük olan partilerle ittifak yapıyorsunuz. Ama oy oranı yüzde 10’un üzerinde gözüken HDP var. Bu HDP’yi dışarda tutmanız HDP seçmenini incitmez mi?

Hayır incitmez. HDP’nin de altılı masada olmak gibi bir iddiası yok. Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak.”

Paylaşın

Zaho’da Saldırı: Irak Yönetimi Türkiye’yi Suçladı

Irak’ın kuzeyinde Dohuk bölgesinde Zaho’daki bir tatil beldesinde düzenlenen saldırıda ikisi çocuk en az 9 kişi hayatını kaybetti, 23 kişi yaralandı. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi ise saldırıyla ilgili olarak Türkiye’yi suçladı ve karşılık verme hakkını saklı tuttuklarını söyledi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise “TSK’dan aldığımız bilgiye göre sivillere yönelik herhangi bir saldırımız olmamıştır” dedi.

TRT Haber canlı yayınında gündeme dair açıklamalarda bulunan Çavuşoğlu, Irak yetkililerinden, PKK’nın etkisi altında açıklama yapmamalarını istedi. Çavuşoğlu, “Irak’ı faillerin açığa çıkarılması için işbirliğine davet ediyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Saldırının terör örgütü kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir” denilmişti.

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, topçu atışının ülkenin egemenliğinin açık ihlali olduğunu söyledi; Beyaz Saray da olayı kınayarak gelişmelerin yakından takip edildiğini açıkladı.

Irak, Türkiye Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığı’na çağırdığını ve Ankara’dan resmi bir özür beklediğini açıkladı, Türkiye’den “bütün askeri güçlerini Irak’tan geri çekmesini” istedi.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi yetkililerinden Müşir Beşir, Fransız haber ajansı AFP’ye yaptığı açıklamada hayatını kaybedenlerin büyük ölçüde “ülkenin orta kesimleri ve güneyinden gelen turistler olduğunu” söyledi.

Beşir, turizm bölgesindeki Parah isimli köyün iki kez vurulduğunu söyledi.

Beşir, turistlerin ülkenin güneyindeki aşırı sıcaklardan kaçmak için dağlık Parah köyüne gelen kişiler olduğunu belirtti.

‘Su üzerinde cesetler vardı’

Reuters haber ajansına konuşan bir görgü tanığı bombaların şelalenin bulunduğu bir alana peş peşe düştüğünü anlattı.

Patlama sonrası oluşan alev topundan güçlükle kaçtığını ve saldırıdan ötürü yaralandığını AFP’ye anlatan Hasan Tahsin Ali, “Su üzerinde cesetler vardı” dedi.

Babil bölgesinden olduğunu söyleyen Ali, “Gençlerimiz öldü. Şimdi kime başvuralım” dedi.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi Sağlık Bakanlığı, ölenlerin tamamının olay yerinde hayatını kaybettiğini duyurdu.

Bakanlık ölenlerden bir kişinin, bir yaşında olduğunu kaydetti.

Türkiye aleyhine protesto gösterileri düzenlendi

Irak medyası, Bağdat’taki Türkiye Büyükelçiliği önünde protesto gösterileri düzenlendiğini aktardı.

Ülkenin başka şehirlerinde de Türkiye aleyhine protestoların düzenlendiği, Türkiye bayraklarının yakıldığı kaydedildi.

Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin açıklamasında da PKK ve Türkiye ordusu arasındaki çatışmaların bu bölgede yaşayan halkın yaşamını sürekli tehdit ettiği vurgusu yer aldı.

Yapılan açıklamada, federal hükümet ve uluslararası topluluğun bu olayların yaşanmasını engellemek için daha etkin çalışması gerektiği savunuldu.

HDP: Zaho ikinci Roboski’dir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ise açıklamasında Zaho’daki saldırıyı “Roboski’ye” benzetti.

Merkez Yürütme Kurulu’nun kınama açıklamasında, “Tarihe ikinci Roboski katliamı olarak geçecek olan bu katliamdan iktidar, siyasi ve hukuki olarak sorumludur” denildi.

HDP, Meclis’i toplantıya çağırdı ve sınır ötesi askeri harekatların durdurulması çağrısını yaptı.

Kamuoyunda “Roboski Katliamı” olarak bilinen olayda, Şırnak’ın Uludere ilçesinde sınır kaçakçıları savaş uçaklarınca bombalanmıştı.

2011 yılındaki bu olayda 17’si çocuk 34 kişi hayatını kaybetmişt.

Türkiye, Kuzey Irak’ta Nisan ayından bu yana PKK’ya yönelik olarak Pençe-Kilit Operasyonu’nu yürütüyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın