CHP’de Genel Başkanlık Yarışı: Özel’in Konuşmasında Kılıçdaroğlu Sloganı

CHP İzmir İl Kongresi’ndeki konuşması sırasında salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine Özgür Özel, “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi.

“Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi. Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı için dün adaylığını açıklayan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, bugün partisinin İzmir İl Kongresi’nde kürsüdeydi. Gazete Duvar‘ın aktardığına göre; konuşmasında İzmir’in çocukluğundan gençliğine ve yetişkinliğine dek hayatında önemli bir yerinin bulunduğunu söyleyen Özel, İzmir’i ve CHP’yi babaevi olarak gördüğünü ifade etti.

Özel, “Herkes bilir ki başım sıkışırsa eğer, bir gün zora düşersem babaevinde çorba kaynamaktadır, baca tütmektedir. O babaevindeyiz. Babaevinin elbette bir kapısı vardır, o kapıda ne Özgür Özel ne Kemal Kılıçdaroğlu yazar. Ne İsmet Paşa yazıyordu ne de Bülent Ecevit. Bu partiye hizmet eden herkes çok kıymetlidir. Bu evin tapusunda bir tek isim yazar o da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu.

İzmir’in ardından Konya, Diyarbakır, Trabzon, Edirne ve Kayseri’de olacağını anlatan Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu sürecin sonunda CHP daha iyi olsun diye, Cumhuriyetin ikinci yüzyılına büyük bir moral bozukluğu çöküntüsüyle başlamamak, buna izin vermemek, partiyi gençleriyle kadınlarıyla örgütüyle birlikte yeniden umut yapmak, CHP’deki küçük iktidar savaşını kazanmak değil, Cumhuriyeti yöneten büyük iktidar mücadelesinde CHP’yi ayağa kaldırmak için babaevinden helallik almaya geldim, hepinizin desteklerini bekliyorum.”

CHP seçmeninin seçimlerden sonra büyük üzüntü yaşadığını, bir duygusal kopuş, moral bozukluğu, umutsuzluk ve küskünlüğün bulunduğunu aktaran Özel, “Eğer biz Cumhuriyeti kuran, Türkiye’nin en köklü partisini kuran, günü gelince çok partili demokratik sisteme gözünü kırpmadan geçen, bu ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak seçmenin bize, siyasete, sandığa küsmesine seyirci kalırsak çok büyük tehlike ile karşı karşıyayız demektir” ifadelerini kullandı.

“CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı”

Özel, salondaki bir grubun Kemal Kılıçdaroğlu lehine slogan atması üzerine “Hepimiz bay Kemal’in yanındayız, hep olduk bundan sonra da olacağız” dedi. “Sandığı yeniden umut haline getirmek gerektiğini” söyleyen Özel’in konuşması sırasında salondan “Gençlerin umudu Kılıçdaroğlu” sloganları yükseldi.

Gençlere seslenen Özgür Özel, “Gençler kim dediyse ‘Bunu yapın’ diye, yapmayın. Benim konuşamama engel olamazsınız. CHP’lilere yakışmaz. Beni Süleyman Soylu susturamadı. Bu talimatı veren de susturamaz” dedi. Özel daha sonra konuşmasına devam etti.

“Kongrede kavga çıktı”

Öte yandan yoğun katılımın olduğu kongrede kavga çıktı, arbede yaşandı. İl başkanını seçmek için sandık başına giden Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü seçiminde blok listeli seçim yapılması için öneri sunulması sonrası büyük gerginlik yaşandı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP İzmir İl Kongresi’nde divana 152 il delegesi tarafından “blok liste” önergesi verildi. Önergenin verilmesinin ardından CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, CHP Çiğli eski İlçe Başkanı Mert Özcan ve bazı delegeler sahneye çıkarak, blok listeye itiraz etti.

Divan başkanı sahneye çıkanların aşağıya inmesi yönünde uyarıda bulundu. Salonda birden tansiyon yükseldi. Blok liste isteyen delegeler İBB Başkanı Tunç Soyer, il Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eşi Duygu Aslanoğlu’nu hedef aldı. Kalabalık, barikatları aşarak Soyer ve Aslanoğlu çiftinin üzerine yürüdü.

Güvenlik güçleri olaya müdahale ederken, Divan Başkanı kongreye 20 dakika ara verildiğini duyurdu. Soyer ve Aslanoğlu çifti kongre salonundan polis eşliğinde çıkarıldı. Olay sırasında birçok partili de birbiriyle yumruk yumruğa kavga etti.

CHP’de 1370 kurultay delegesinin seçileceği il kongreleri başladı. Elazığ ve Muş kongrelerinin gerçekleştirildiği takvimde süreç, ekim sonunda tamamlanacak. Ağustos ayında başlayan CHP kongre takvimi çerçevesinde mahalle delegeliği seçimi ve ilçe kongreleri yapıldı. Ekim ayı sonunda tamamlanması planlanan il kongreleri ise Elazığ ve Muş’la başladı.

CHP’de bugün İzmir ve Gümüşhane, yarın da Konya, Karaman, Şanlıurfa, Bursa ve Isparta il kongreleri gerçekleştirilecek. Ankara il kongresinin 24 Eylül’de, İstanbul il kongresinin ise 8 Ekim’de yapılması planlanıyor.

İl kongreleriyle birlikte partinin yeni genel başkanını seçecek 1370 delege de belirlenmiş olacak. CHP’de yeni genel başkanın, Parti Meclisi’nin (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu’nun seçileceği 38. Olağan Kurultay’ın ise kasım ayı başında yapılması öngörülüyor.

Paylaşın

Cumartesi Anneleri/İnsanları Yine Gözaltına Alındı: AYM Kararı 23. Kez İhlal Edildi

Gözaltında kaybedilen yakınları için Galatasaray Meydanı’na yürümek isteyen Cumartesi Anneleri/İnsanları, Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararına rağmen, eylemlerinin 964. haftasında da gözaltına aldı.

Haber Merkezi / Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) hak ihlali kararına rağmen, Cumartesi Anneleri/İnsanları, Galatasaray Meydanı’nda 964. hafta basın açıklaması yine engellendi.

Gözaltına alınan hak savunucuları, “Kayıplarımızı arama irademizi yasaklarla engellenemez. Galatasaray’dayız. Vazgeçmiyoruz…” açıklamasını yaptı. Hak savunucuları, X sosyal medya hesaplarından “Kelepçelenerek gözaltına alınıyoruz” diye yazdı.

Bu haftaki eyleme Cumartesi Anneleri/ İnsanlarının yanı sıra İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilcisi Ümit Efe, Yeşil ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ ve çok sayıda hak savunucusu katıldı.

Anayasa Mahkemesi kararı neydi?

Cumartesi Anneleri/İnsanları’ndan Maside Ocak, 700. haftadaki (25 Ağustos 2018) polis şiddetini AYM’ye taşıdı.

Maside Ocak başvurusunda “24 yıldır süren etkinliğin barışçıl bir şekilde yapıldığını, yasaklamaya ilişkin herhangi bir tebligat yapılmadığını ve bunun yanı sıra kolluk gücünün orantısız güç kullanarak toplantıyı dağıttığını, müdahale ve gözaltı sırasında yaralandığını belirterek kötü muamele yasağı ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini” dile getirdi.

Yüksek mahkeme “kötü muamele” iddiasını reddederken, Anayasa’nın 34. maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Maside Ocak’a 13 bin 500 TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Karar oy çokluğuyla çıktı. Karara karşı oy kullanan tek isim ise İçişleri Bakanı yardımcısı iken AYM üyeliğine atanan Muhterem İnce oldu.

Cumartesi Anneleri/İnsanları

12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi’nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye durdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar.

15 Mart 1995’e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.

21 Mart 1995’te Gazi Mahallesi olayları sonrası gözaltına alındıktan sonra Hasan Ocak ortadan kayboldu. Annesi Emine Ocak, ailesi ve arkadaşları 55 gün boyunca Hasan’ı aradı. 15 Mayıs’ta, Hasan’ın işkence edilmiş cansız bedeni kimsesizler mezarlığında bulundu.

Ceset, Hasan gözaltına alındıktan beş gün sonra Beykoz Ormanı’nda köylüler tarafından fark edilmişti. Hasan’ın cesedine ulaşılmasının ardından kayıplara karşı adalet arayan bir insan hakları mücadelesine dönüştü ve ilk kez 27 Mayıs’ta 15-20 kişilik bir grup, Galatasaray önünde oturma eylemi yaptı.[1]

Nadire Mater’in de aralarında bulunduğu “Arkadaşıma Dokunma” kampanyasını yürüten bir grup Hasan Ocak’ın cesedinin bulunmasıyla “Her Cumartesi aynı saatte Galatasaray meydanında sessizce oturalım.” fikrini ortaya koydu.

Oturma eyleminde “örgüt pankartı olmayacaktı, slogan atılmayacaktı ve her hafta bir gözaltında kaybın öyküsü anlatılacaktı.” Medya oturan insanlara “Cumartesi Anneleri” adını taktı.

Paylaşın

CHP Genel Başkanlık Yarışı: Örsan Öymen De Aday

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmesinin ardından CHP’de liderlik tartışmaları alevlenirken genel başkanlık için ikinci aday da belli oldu. Özgür Özel’in ardından Prof. Dr. Örsan Öymen de CHP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısında konuşan Örsan Öymen, “Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor” dedi.

CHP yönetiminde bir değişiklik olmaması durumunda, 2024’te yapılacak yerel seçimlerde başarı olasılığının oldukça düşük olduğunu kaydeden Öymen, “demokratik bir ülkede, bir ya da iki seçim kaybedenlerin istifa ettiğini” dile getirdi ve ekledi:

“Ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık. CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP’nin kimliğini yitirdiğini ve ilkelerinden uzaklaştığını savunan Örsan Öymen, “CHP’nin temel ilkesinin Altı Ok olduğunu” ve “Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerektiğini”, ancak gelinen noktada “partinin neyi temsil ettiğinin belirsiz” hale geldiğini belirtti.

Basın toplantısında, kendinden önce adaylığını açıklayan Özgür Özel ile ilgili bir soruya da yanıt veren Öymen, “Sayın Özgür Özel değerli bir milletvekilidir. Çok çalışkan en etkili vekillerimizden biridir. Nezaket çerçevesinde bu sürecin yürütülmesini istiyorum” dedi. Örsan Öymen ayrıca, genel başkan adaylığı ile ilgili olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmediğini aktardı.

Örsan  Öymen’in açıklamaları şöyle:

“CHP’de bir yönetim değişikliğinin olmaması durumunda önümüzdeki yerel seçimde başarılı olma ihtimali oldukça düşüktür. Ne yazık ki CHP tabanında da çok ciddi bir tepki oluşmuş durumda CHP yönetim değişikliği gerçekleşmediği için. Demokratik bir ülkede 1 veya 2 seçimi kaybettiğinde istifa eder, ne yazık ki partimizde böyle bir dönem yaşamadık.

CHP Ortadoğu’yu değil Batı ülkelerini örnek alan, onlardan etkilenen bir parti. Dolayısıyla 13 yılda 12 seçimi kaybedip bu kadar uzun süre genel başkanlık görevine devam eden başka bir örnek gelişmiş ülkelerde var mı ben baktım bulamadım.”

CHP kimliğini yitirmiştir. İlkelerinden uzaklaşmıştır. Bir siyasi partinin üyesi kurultay tarafından belirlenen partinin temel ilkelerine uymakla yükümlüdür. CHP’nin temel ilkeleri bellidir. Altı ok. Bunlara bütün olarak sahip çıkılması gerekir. İdeolojik bütünlük sağlanamamaktır. Partinin neyi temsil ettiği belirsizdir. ”

Acaba bu arkadaşlarımız daha önce bu ideolojik hatalar yapıldığında seslerini çıkarmışlar mıydı? Sorunun parçası olurlar, sorunu nasıl çözecekler? Zaman zaman altına imza attılar birçok kararın. Değişim taleplerinde bir umut göremiyorum ben.

Siyaset bir dava işi, kariyer işi değil. Ne yazık ki partimiz statükocularla sahte değişimciler arasında sıkışıp kalmıştır. CHP çıkmaz sokağın içindedir. Bizim üçüncü yol açmamız gerekiyor. Bu yol M. K. Atatürk’ün yolu, altı okun yoludur. Bu yolu açmak için 38 . olağan kurultay CHP Genel Başkanlığı’na aday adayı olmaya karar verdim ve ilan ediyorum.”

Ben sıradan işlerle klişe şablonlardan uzak durdum hayatım boyunca. Bunlar yapıma aykırı. Bende özgürlük ve bağımsızlık bir tutku. Bir şeye adaysam bir işe giriştiysem o statükonun içinde kesinlikle yapmam. Dava için mücadele vermek doğrudur. Genel Başkanlık bir araç, amaç olduysa burada bir sorun vardır. Amaç devrim yapmaktır, amaç önce CHP’ne sonra TC’ye devrim yapmaktır.

Örsan Öymen kimdir?

1987 yılında hayatını kaybeden gazeteci Örsan Öymen’in oğlu, Eski CHP Genel Başkanı ve gazeteci Altan Öymen ile Eski Büyükelçi Onur Öymen’in yeğeni olan 1965 doğumlu Prof Dr. Örsan Öymen, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) felsefe bölümünden mezun oldu.

Yüksek lisansını aynı alanda, New York Üniversitesi’nde yapan Öymen, daha sonra doktorasını yine ODTÜ’de tamamladı. Öymen şu anda, Feyziye Mektepler Vakfı Işık Üniversitesi ve Işık Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde, Uluslararası İlişkiler dalında öğretim üyeliği yapıyor.

CHP Genel Merkezi’nde son seçimde ’39 vekilin başka partilere verilmesinin partide büyük yara açtığını’ söyleyen Özgür Özel, CHP liderliğine adaylığını açıklamıştı. Özel, açıklamasında  “Atatürk’ün partisini iktidar yapmak için Cumhuriyet Halk Partisi adaylığımı ilan ediyorum.” demişti.

Özel, kaybetmesi durumunda CHP’den ayrılmayacağını vurguladı. Özgür Özel’in eşi Didem Özel ve kızı İpek Özel de açıklama sırasında salonda hazır bulunmuştu.

Ekrem İmamoğlu’dan tebrik mesajı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya platformu X üzerinden Özgür Özel’in adaylık açıklamasını tebrik etmişti. İmamoğlu açıklamasında; ‘CHP değişirse Türkiye değişir. Türkiye’nin değişimi için yola çıkan Özgür Özel’e ve yol arkadaşlarına başarılar diliyorum.’ demişti.

Paylaşın

CHP’de Özgür Özel Adaylığını Açıkladı: CHP Değişirse, Türkiye Değişir

CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Özgür Özel, “Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir” dedi.

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı’na adaylığını açıkladı. Özel, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada özetle şu ifadeleri kullandı:

“Bugün dinleyeceğiniz; 28 Mayıs’ı sabahı 81 ilde uyanıp da o günden beri huzurlu bir uyku uyuyamayanların hikayesidir. ‘Seni bu karara ne itti?’ diye soranlara ‘Babamın, benim ve kızımın arkadaş grupları’ diyenlerin hikayesidir. 30 yıldır sönmeyen Madımak ateşinin zaman aşımı kararıyla yürekleri dağlamasına engel olamamanın hikayesidir.

Artık korkmaya gerek olmadığının çünkü korkulanın olduğunu bilenlerin hikayesidir. ‘Şenyaşar Ailesi’ne getiremediğimiz adalet var’ diyenlerin hikayesidir. Hiçbir şey olmamış gibi davranmaya itiraz edenlerin hikayesidir. Bir daha aynı hataları yapmamak için azim ve inanç taşıyan gençlerin ve kadınların hikayesidir.

Türkiye’yi değiştirmek için CHP’yi değiştirmeye inanan kadroların hikayesidir. Bu bir lider değişikliğinin ötesinde, gücü kadrolardan alan ve kadrolarına güç veren bir hareketin hikayesidir. Bu hikaye, Atatürkçülerin, namusluların, İsmet Paşa’nın, Karaoğlanların hikayesidir.”

Ellerinizdeki kitapçık bu amasız fakatsız çıkılan yolculuğun ilk adımıdır. İlk adımdır ama kararlıdır, birikmiştir, kollektiftir. Tek bir kişinin değil bir kadronun attığı adımdır. Parti yönetimi yenilginin nedenlerini araştırıp yeni bir yol haritası çizmedi. Parti içi iktidarı korumaya odaklandı. Parti yönetimi durumu onarmaya yönelik adımlar atmak yerine bu kırılmayı görmezden gelmeyi tercih etti.

“Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyoruz”

Yeni yüzyılda yeni bir siyaset için yeni yaklaşımlarla yol alacağız. Ülkemizin kaderini değiştiren, nice devrime imza atan bir siyasi irade bunu yine yapacak güce ve kudrete sahiptir. Daha önce başardık, yine başaracağız. İş cinayetlerini artıran üretim baskısından, grev yasaklarından sendikal baskıya emekçi sınıfının yanından ödünsüz pozisyon alıyoruz. Kutuplaştıran siyaset anlayışını reddediyoruz. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı kabul etmiyoruz. Tüm farklılıkları kucaklıyoruz. Toplumu dikine kesen ve ayrıştıran siyaseti reddediyor, yatay siyaset anlayışını savunuyoruz.

İttifak siyaseti, ittifak kuranların birbirine benzediği bir siyaset olmamalıdır. İttifaklar, parti vicdanında karşılık bulacak şekilde tasarlanmalıdır. Partimizin 39 milletvekilini başka partilere vermesi parti tarihinde unutulmayacak hasarlar bırakmıştır. Bu süreç parti içi denetime kapalı olarak yürütülmüştür. Seçilmiş kurullar dahi bilgilendirilmemiştir. Sorumluluk üstlenmeyen yönetim tarzı kabul edilemez.

Kadınların etkin olacağı siyaset tarzını etkin kılmak için, sağlık hizmetlerinden herkesin yararlanabileceği bir Türkiye için, başka Somalar, Ermenekler yaşanmaması için, CHP Genel Başkanlığı’na adaylığımı ilan ediyorum. Çağrımız Türkiye Cumhuriyet’i vatandaşlarınadır. CHP değişirse Türkiye değişir.”

Özgür Özel kendisine destek olmak için parti genel merkezine gelenlere teşekkür ederek CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na saygı ve sevgilerini iletti. Gazetecilerin sorularına yanıt veren Özel, grup başkanlığına devam edip etmeyeceği ile ilgili, “Kurultay tarihi belirlenmiş değil. Ekibimizle ilgili değerlendirmeyi yapacağız” dedi.

Paylaşın

İYİ Parti’nin İttifaksız Seçim Kararı Aldığı Toplantının Detayları Belli Oldu

İYİ Parti’nin 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere 81 il ve tüm ilçelerde kendi adaylarıyla girme kararını aldığı Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısının detayları belli oldu.

Toplantıda 50 GİK üyesinden yaklaşık 30’nun söz alarak görüşlerini dile getirdiğini aktarılırken, Akşener’in kısa bir değerlendirme yaptığını ve ardından “kararı siz vereceksiniz” diyerek, oylama yaptırdığı bildirildi.

Bundan sonraki süreçte Başkanlık Divanı GİK’ten aldığı yetkiyle adayları belirleyecek. Aday adayları arasından kimin aday olacağına, yöre insanının tercihleri dikkate alınarak karar verilecek. Adaylar belirlendikçe Akşener tarafından duyurulacak.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 81 ilde belediye başkan adaylarını tespit etme önerisini önceki gün partisinin kongreden sonraki en yüksek karar organı olan Genel İdare Kurulu’nun oyuna sundu.
Milliyet’in haberine göre, karar “oy çokluğu” ile benimsendi. Karara ilişkin farklı görüş bildiren dört GİK üyesinin de “tek başına seçim” kararına değil, bunun zamanlamasına itiraz ettikleri öğrenildi.

İYİ Parti’nin bu stratejisinin yerel seçimlerde değil, 2028 genel seçimlerinde hayata geçmesi gerektiğini ifade ettiler. Bu üyelerin tutumuna ilişkin konuşan bir GİK üyesi, “Arkadaşlarımız farklı görüş bildirseler de kararın esasına hiçbir itirazları yok. Onlar da ittifakların partiye ve Türkiye’ye zarar verdiğini, İYİ Parti’nin kendi kimliğini ortaya koyması gerektiğini düşünüyor” dedi.

Meral Akşener: Kararı siz vereceksiniz

Toplantıda 50 GİK üyesinden yaklaşık 30’nun söz alarak görüşlerini dile getirdiğini aktaran kaynaklar, Akşener’in kısa bir değerlendirme yaptığını ve ardından “kararı siz vereceksiniz” diyerek, oylama yaptırdığını bildirdi.

GİK’in aldığı kararın ardından yerel seçim çalışmalarının hızlanacağını söyleyen parti kurmayları, “Bizim kimseyle işbirliği yapmak gibi bir niyetimiz yok. Kendi adaylarımızı çıkaracağız. CHP de adaylarını açıklamaya başladı. Bizimle işbirliği, uzlaşma gibi bir çabanın içinde olurlarsa o günün koşullarında konuşulur ama o gün bizim de adaylarımız olacak” ifadelerini kullandılar.

Bundan sonraki süreçte Başkanlık Divanı GİK’ten aldığı yetkiyle adayları belirleyecek. Aday adayları arasından kimin aday olacağına, yöre insanının tercihleri dikkate alınarak karar verilecek. Adaylar belirlendikçe Akşener tarafından duyurulacak.

Paylaşın

“Sivas Katliamı Davası” Zamanaşımı Gerekçesiyle Düşürüldü

Firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş’ın yargılandığı Sivas Katliamı Davası, 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü. Kararı protesto edenler “Sivası yakanlar, AKP’yi kuranlar” sloganları attı.

Haber Merkezi / 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde 35 kişinin yanarak hayatını kaybettiği katliama ilişkin son dava, Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karataş’ın yargılandığı dava, 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürüldü.

Ankara Adliyesi önünde kararı protesto edenler “Sivası yakanlar, AKP’yi kuranlar” sloganları attı.

Duruşmaya Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Diyarbakır Milletvekili Sevilay Çelenk, İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri Ali Mahir Başarır, Gökçe Gökçen, Orhan Sarıbal, Veli Ağbaba, Ulaş Karasu, Emek Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, çok sayıda gazeteci ve siyasetçi katıldı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, karar sonrasında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada katliamı “insanlık suçu” olarak nitelendirerek zamanaşımının söz konusu olamayacağını vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Bu karar adalet için Türk Milleti adına değil, tek bir kişinin isteği doğrultusunda verilmiştir. Buna karar denmez, olsa olsa suç ortaklığıdır!” ifadelerini kullandı.

Yeşil Sol Parti: Sivas Katliamı Davasında verilen zaman aşımı kararı, katilleri korumaya ve katliamı aklamaya dönük iktidarın siyasi tutumudur. İnsanlığa karşı suçlarda zaman aşımı olmaz. Bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz. Katiller mutlaka hesap verecek.

Madımak’ta hayatını kaybedenler

Muhibe Akarsu (35 yaşında, misafir), Muhlis Akarsu (45 yaşında, sanatçı), Gülender Akça (25 yaşında, sanatçı), Metin Altıok (52 yaşında, şair, yazar), Ahmet Alan (22 yaşında, sanatçı), Mehmet Atay (25 yaşında, gazeteci), Sehergül Ateş (30 yaşında, sanatçı), Behçet Aysan (44 yaşında, şair), Erdal Ayrancı (35 yaşında, yönetmen), Asım Bezirci (66 yaşında araştırmacı, yazar), Belkıs Çakır (18 yaşında, sanatçı), Serpil Canik (19 yaşında, sanatçı),

Muammer Çiçek (26 yaşında, aktör), Nesimi Çimen (67 yaşında, şair, sanatçı), Carina Cuanna (23 yaşında, Hollandalı gazeteci), Serkan Doğan (19 yaşında, sanatçı), Hasret Gültekin (23 yaşında şair, sanatçı), Murat Gündüz (22 yaşında, sanatçı), Gülsüm Karababa (22 yaşında, sanatçı), Uğur Kaynar (37 yaşında, şair), Asaf Koçak (35 yaşında, karikatürist), Koray Kaya (12 yaşında, çocuk), Menekşe Kaya (17 yaşında, sanatçı),

Handan Metin (20 yaşında, sanatçı), Sait Metin (23 yaşında, sanatçı), Huriye Özkan (22 yaşında, sanatçı), Yeşim Özkan (20 yaşında, sanatçı), Ahmet Öztürk (21 yaşında, otel görevlisi), Ahmet Özyurt (21 yaşında, sanatçı), Nurcan Şahin (18 yaşında, sanatçı), Özlem Şahin (17 yaşında, sanatçı), Asuman Sivri (16 yaşında, sanatçı), Yasemin Sivri (19 yaşında, sanatçı), Edibe Sulari (40 yaşında, sanatçı), İnci Türk (22 yaşında, sanatçı), Kenan Yılmaz (21 yaşında, otel görevlisi).

Davanın geçmişi

Davanın ilk duruşması, Ankara 1 nolu DGM’de 21 Ekim 1993’te yapıldı. Müdahil avukatlar, katliamla ilgili elde edilmiş fotoğrafları, filmleri ve benzeri belgeleri mahkemeye sundular. Mahkemeye sunulan belgelerde saldırganlar, somut olarak görülüyordu. Ancak mahkeme heyeti avukatların belgelerin incelenmesi istemini kabul etmedi. Mahkemenin yanlı tutumu karşısında, müdahil avukatlar, yaptıkları bir açıklamayla duruşmalara katılmama kararı aldı.

Sivas katliamı davasının 22 sanığı hakkında 15’er yıl, 3 sanığı hakkında 10’ar yıl, 54 sanığı hakkında 3’er yıl, 6 sanığı hakkında 2’şer yıl hapis cezası, 37 sanığı hakkında da beraat kararı verildi. DGM’nin kararında 33 sanığa idam, diğerlerine de muhtelif ağır hapis cezaları verilmiştir. Mahkemenin kararı taraflarca temyiz edilmiştir Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 24. 12. 1998 günü verdiği kararda hapis cezaları onaylanırken, 33 idam cezası bazı usul noksanlıkları nedeniyle bozulmuştu.

Paylaşın

Mansur Yavaş Ve Ekrem İmamoğlu’ndan İYİ Parti’nin Yerel Seçim Kararı Yorumu

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İYİ Parti’nin Genel İdare Kurulu’nda alınan 81 ilde aday çıkarma kararına ilişkin değerlendirmelerde bulundular.

Haber Merkezi / Mansur Yavaş, yaptığı hizmetlerle konuşulmak istediğini belirterek, “Ankara’da şu an 4 milyon 200 bin seçmen var. Ne kadarı oy kullanır bilmiyorum ama ben hepsinin oyuna talibim. Parti ve bölge ayırt etmeksizin” dedi. İmamoğlu ise, “Ben hala ittifakın gerekli olduğunu, ittifak sürecinin Türkiye’de bir gerçek olduğunu ve bunun da müzakereye açık olması gerektiğini söylüyorum” ifadelerini kullandı.

ABB Başkanı Yavaş, açıklamasının devamında, “Bizim her zaman söylemimiz şu olmuştur. Seçildikten sonra herkese eşit bir şekilde kimseyi ayırmadan hizmet edeceksiniz. Bu şekilde de beş yıla yakındır hizmet ettiğimizi düşünüyoruz” dedi.

2019 yılında seçimlere vaatlerde bulunarak girdiklerini kaydeden Yavaş, 31 Mart 2024 tarihinde yapılması beklenen yerel seçimlere icraatlarını anlatarak gireceklerine dikkat çekerek, “Belediyeciliğe farklı bir bakış getirdiğimizi düşünüyoruz. Ankara halkının önüne çıkıp yaptığımız hizmetleri beğeniyorsanız eğer bize oy verin diyeceksiniz. Bunu da yaparken şu seçmen bu seçmen diye ayırmadan 4 milyon 200 bin seçmene hizmet ettiysek şimdi de hepsinden oy istiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

İBB Başkanı İmamoğlu ise, açıklamasının devamında, “Açıkçası dünkü yapılan tariften de müzakerenin kapanmadığını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Bunu zamanla göreceklerini söyleyen İmamoğlu, en önemli unsurun toplumsal ittifak olduğunu ve özellikle muhalefet tabanının güçlü bir ittifak modeliyle sonuca kavuşabileceğini bilen biri olduğunu aktardı.

İmamoğlu, bunu özenli bir şekilde İstanbul’da yaşadıklarını ve yaşattıklarını ifade ederek şöyle konuştu: “Başta Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti ittifakının yanı sıra güçlü bir ‘İstanbul İttifakı’nın tesisiyle, bambaşka bir demokrasi mücadelesi verildi ve kazanıldı. Yine büyük bir demokrasi mücadelesinin verilmesi ve kazanılması hususunda diyalog çerçevesini en yüksek seviyede tutan, toplumsal katmanlarını en iyi şekilde analiz eden ve bu görüşmeleri titiz bir biçimde, İstanbul ve Türkiye için en doğru demokrasi yolculuğunu tarifleme adına yapmaya hazır, gayretli bir ekibiz.”

Sürece böyle baktıklarını ve bunu da başaracaklarını düşündüklerini dile getiren Ekrem İmamoğlu, “Bu anlamda yine en güçlü şekliyle Sayın Akşener, İYİ Parti, İYİ Parti yöneticileriyle müzakerenin, diyaloğun çok sağlıklı bir şekilde yürütülebileceğini, yönetilebileceğini düşünüyorum. Elbette bunun karşılıklı gerekleri var. Zaman gösterecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Muhalefet Kulisleri: İYİ Parti Kapıyı Kapattı Ama Kilitlemedi

İYİ Parti Genel İdare Kurulu’nda alınan kararla 2024 seçimleri için ittifak siyasetine kapı kapatılmasına rağmen muhalefet kulislerinde halen “İstanbul, Ankara gibi bazı kritik şehirler için farklı tutumlar alınabilir mi” diye sorulmaya devam ediliyor.

İYİ Partili birçok isim 2019 yerel seçim sürecindeki iş birliğinin bir benzerinin kesinlikle olmayacağını söylerken sadece şöyle bir esneme payı bırakılıyor: Kapı kapandı ama kilitlenmedi.

“Kapının kilitlenmemesi” CHP genel merkez yönetimi ya da belediye başkan adayları üzerinden iş birliği arayışının ilerleyen süreçte gündeme gelebileceğine dair bir değerlendirme. Ancak bu durumda da İYİ Parti’nin adayları belirlenip ilan edilmiş olacağı için söz konusu girişimlerden sonuç alınabilmesi için ‘büyük fedakarlıklar’ yapılması gerekeceğine dikkat çekiliyor.

İYİ Parti’den beklenen yerel seçim açıklaması geldi. Partinin kurultaydan sonra en üst karar organı Genel İdare Kurulu’nun (GİK) yaklaşık 4 saat süren toplantısında 81 il ve tüm ilçelerde aday çıkarma kararı alındı.

Adaylar teşkilatların görüşlerinin yanı sıra, her seçim çevresinde aday adaylarına yönelik halkın eğilim ve tercihleri dikkate alınarak tespit edilecek. Sürecin yönetiminde İYİ Parti Başkanlık Divanı yetkili olacak.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu kararın oy çokluğuyla alındığını söyledi. Edinilen bilgiye göre toplantıda yapılan 4 itiraz kararın içeriğine tamamen karşı çıkışı içermiyor. Partililer 2019 yerel seçimlerinde olduğu gibi ülke genelinde iş birliği yapılmaması gerektiği konusunda hemfikir. Ama bazı kentler için tüm olasılıkların değerlendirilmesi gerektiğini dile getirenler olsa da bu görüş karşılık bulmamış görünüyor.

Toplantıya katılan GİK üyeleri ülkeyi yönetmeye aday bir siyasi partinin yerel seçimlerde kendi adayları ile seçimlere girme kararının çok doğal olduğuna dikkat çekiyor. 2019 yerel seçimlerinde muhalefetin iş birliği sonucunda kazanılan İstanbul ve Ankara gibi bazı büyükşehirlerde de aday çıkarmayla ilgili şu an için bir esneklik olmadığı kaydediliyor.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya‘nın haberine göre; İcracı bir makam olan belediye başkanlığında yürütülen görevin bayrak yarışı olduğunu kaydeden bir GİK Üyesi, “Biz bir siyasi partiyiz. Başka partilerden teklif bekleyerek yol alamayız. İYİ Parti’nin mottosu ‘kazanacak aday’ oldu.

Bundan vazgeçmiş değiliz. İllerde, ilçelerde aday adaylarımızla ilgili kamuoyu araştırmaları yapacağız, teşkilatların da görüşlerini alıp en son genel merkezde karar alacağız. En nitelikli adayları bulup çıkaracağız. İmamoğlu ve Yavaş başarısız demiyoruz ama bu bir bayrak yarışı. Neden bizim belirleyeceğimiz adaylar kazanıp yönetmesin” diyor.

CHP-İYİ Parti 2019 yerel seçimlerinde 51 ilde iş birliği yapmıştı. Ancak dün gerçekleşen Genel İdare Kurulu’nda alınan karar ile 2024 seçimleri için ittifak siyasetine tamamen kapı kapatılmış oldu.

Bu karara rağmen muhalefet kulislerinde halen “İstanbul, Ankara gibi bazı kritik şehirler için farklı tutumlar alınabilir mi” diye sorulmaya devam ediliyor. İYİ Partili birçok isim 2019 yerel seçim sürecindeki iş birliğinin bir benzerinin kesinlikle olmayacağını söylerken sadece şöyle bir esneme payı bırakılıyor: Kapı kapandı ama kilitlenmedi.

“Kapının kilitlenmemesi” CHP genel merkez yönetimi ya da belediye başkan adayları üzerinden iş birliği arayışının ilerleyen süreçte gündeme gelebileceğine dair bir değerlendirme. Ancak bu durumda da İYİ Parti’nin adayları belirlenip ilan edilmiş olacağı için söz konusu girişimlerden sonuç alınabilmesi için ‘büyük fedakarlıklar’ yapılması gerekeceğine dikkat çekiliyor.

İYİ Parti’nin son iki haftadır konuşulan yerel seçim stratejisi ile ilgili CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak son MYK toplantısı sonrası “İş birliklerine kapalı olmadığımızı ifade ettik. Ama bizim dışımızdaki bir parti ‘Ben kendi adaylarımı göstereceğim’ diyorsa, bize de ‘yolunuz açık olsun demek’ düşer” demişti. Kararın kesinleşmenin ardından CHP’den resmi bir açıklama gelmezken birçok genel merkez yöneticisi de değerlendirme yapmak istemedi.

CHP’de seçim sonrası başlayan iç tartışmada değişim iradesinden yana tutum alan CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın değerlendirmesi ise “Yorum yapmak için çok erken. Yerel seçimlere daha 6.5 ay var” oldu.

İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarmayla ilgili açıklamasında “aday belirlerken kamuoyu araştırmalarına ve teşkilatların görüşlerine başvurulacağı” vurgusuna dikkat çeken Günaydın bunların İYİ Parti’yi doğru karara yöneltebileceğini kaydediyor.

Her partinin kendi adayları ile seçim yarışına girmesinin doğal bir hak olduğunu ancak alınan kararların rasyonellikten de uzak olmaması gerektiğini belirten Günaydın, “İYİ Parti’nin elbette tek başına gireceği yerler olacaktır. Ama seçimler yaklaştıkça farklı politikalar da geliştirilecektir. Yereller, kamuoyu araştırmaları gerekli doneleri sunacaktır” diyor.

Yerel seçimlere yaklaşık 6 ay gibi uzun bir zamanın olması, CHP’nin kurultay süreci gibi gelişmeler dikkate alındığında muhalefetin iş birliği tartışmaları daha birçok gelişmeye sahne olacak görünüyor.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu Duyurdu: Özgür Özel Adaylığını Açıklayacak

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Grup Başkanı Özgür Özel’in yarın adaylığını açıklamasının beklendiği sorusuna, “Gayet güzel arkadaşlar. Burası CHP’dir, diğer partiler gibi değildir. CHP’de her üyenin genel başkan olma hakkı vardır” şeklinde yanıtı verdi.

Haber Merkezi / Açıklamasının devamında, “Bütün kurultaylarımızda, benden önceki kurultaylar da dahil çok sayıda genel başkan adayı çıkmıştır” diyen Kılıçdaroğlu, “Demokratik yollarla adaylıklarını ilan ettiler. Adaylıklarını ilan etmeleri için biz genel merkezimizde gerekli yerleri tahsis ederiz. Her türlü ikramı sağlarız, bunlar çıkarlar adaylıklarını ilan ederler.

Özgür Bey yarın adaylığını ilan edecek. Bir başka arkadaşımız İstanbul’dan mektup yazmış ‘genel merkezde adaylığımı ilan edebilir miyim’ diye. Hemen yanıt verdik genel merkezde adaylığınızı ilan edebilirsiniz diye. CHP demek demokrasi demektir” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti’nin yerel seçimlere 81 ilde kendi adayları ile gireceği açıklaması konusunda ise Kılıçdaroğlu, “Bir siyasi partinin aldığı kararı saygı ile karşılayacağız. Seçimden sonra, kurduğumuz ittifak zaten bitti” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay’ı ziyaret etti. Kılıçdaroğlu ziyaret sonrası açıklamalarda bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Kendisi hakkında 7 Mart 2024 tarihinde “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla görülecek olan davada savcının hapis ve siyasi yasak istediğini hatırlatılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Beni tanımıyorlar. Zannediyorlar ki biz bir dava açarız, Kemal Kılıçdaroğlu korkar ve susar. Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur. Ama onların verilecek çok hesabı olduğu için susturmaya çalışıyorlar” dedi ve ekledi:

“Cesaretleri varsa, yürekleri varsa olayı getirirler TBMM’de yeniden tartışırız. 17-25’in ne olduğunu, devletin nasıl soyulduğunu, birilerinin paraları nasıl götürdüğünü… Bu adamlarda ahlak ve erdem yok ya.”

Kılıçdaroğlu, İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarma kararına ilişkin gelen bir soruya da, “Bir siyasi partinin aldığı kararı saygıyla karşılayacağız. Bir siyasi parti diyor ki ‘Biz bağımsız olarak seçimlere gireceğiz.’ Saygıyla karşılayacağız. Seçimden sonra kurduğumuz ittifak zaten bitti. Daha önce de söyledik. İttifak seçim dönemlerinde olur. Daha önce ittifakın uzun dönemli olmasının sebebi neydi, iktidara geldiğimizde neler yapacağımız konusunda ortak mutabakat metnini hazırlamaktı. Onu yaptık” şeklinde yanıt verdi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Özel’in adaylığı konusunda, “CHP diğer partiler gibi değildir. Herkesin aday olma hakı vardır. Yarın Özgür Bey adaylığını ilan edecek. Bir arkadaşımız İstanbul’dan mektup yazmış. Ben de adaylığımı genel merkezde ilan edebilir miyim diye. Tabii dedik” diye konuştu. Özgür Özel’in yarın CHP Genel Merkezi’nde düzenleyeceği basın toplantısıyla adaylık kararını açıklaması bekleniyor.

Eski CHP Genel Başkanı Altan Öymen’in yeğeni Prof. Dr. Örsan K. Öymen’in de genel başkanlık yarışına katılacağı iddia edildi. Gazeteci Fatih Altaylı, kendi Youtube kanalında çektiği videoda, CHP’de Cuma günü bir adayın daha çıkacağını söylerken sosyal medya platformu X’ten yaptığı paylaşımda, “CHP’de yeni ve gerçek bir değişim için başlatılan bir hareket var ve adayları olarak Prof. Örsan Öymen’i belirlediler” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni anayasa çağrısıya yanıt veren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: Ahlaki ve siyasi meşruiyeti olmayan olmayan bir siyasi partiyle hangi anayasa değişikliğine oturacaksınız. Önce şunu söyleyecekler; Seçim meydanlarında söylediğiniz yalanlar için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından özür diliyoruz., mülakat konusunda ‘Biz özür diliyoruz. Montaj videolar yaptık, özür diliyoruz. Bu özürlerimizi kabul ederseniz buyurun gelin anayasa yapalım?

Paylaşın

Ömer Çelik’ten Erdoğan’ı Eleştiren Kılıçdaroğlu’na Tepki

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Erdoğan’ın katıldığı G20 zirvesinde startı verilen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomi Koridoru’na Türkiye’nin alınmamasını ‘Utanç’ sözleriyle eleştiren Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi:

Haber Merkezi / “Cumhurbaşkanımızın küresel sistem içindeki güçlü ve kararlı çizgisi, Kılıçdaroğlu’nun asla anlayamacağı bir boyuttadır. Zaten küresel sistemin bütün aktörleri Cumhurbaşkanımızın kararlı ve vizyoner bir dış politika çizgisi izlediğini yakinen bildiği gibi dostlarımız bu duruşuna saygı duyduklarını da açıkça ifade etmektedirler.”

Çelik, açıklamasının devamında, “Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye’siz masa kurulduğunu” söylemesi ise masa denilince sadece 7’li masayı anlayan birisi için büyük bir iddiadır! Cumhurbaşkanımız ise küresel ve bölgesel olaylarda “Türkiye’siz masa kurulamaz” dediğinde bunu defalarca ispat etmiştir” ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı G20 zirvesinde startı verilen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomi Koridoru’na Türkiye’nin alınmamasını ‘Utanç’ sözleriyle eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na tepki gösterdi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik şu ifadeleri kullandı:

“Sn Kemal Kılıçdaroğlu yine cehalet dolu cümlelerle Sn Cumhurbaşkanımıza saldırmış. Her zaman olduğu gibi eline tutuşturulan bir metni yayınlayarak G20 Zirvesi hakkında açıklamalarda bulunmuş. Hiç anlamadığı konularda yaptığı açıklamalarına bir yenisini eklemiş.

Öncelikle Sn Kılıçdaroğlu, hayatında Türkiye Cumhuriyeti’nin hak ve menfaatlerini korumak adına bugüne dek hiçbir uluslararası müzakereye liderlik etmiş değildir… Bu noktada G20 zirvesi ve uluslararası gelişmelerle ilgili yaptığı açıklamalar en temel dış politika gelişmeleri hakkında hiç bilgisi olmadığını bir kez daha göstermiştir…

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımıza yönelik “Erdoğan küresel güçlere boyun eğmiştir” demiş. Cumhurbaşkanımızın küresel sistem içindeki güçlü ve kararlı çizgisi, Kılıçdaroğlu’nun asla anlayamacağı bir boyuttadır. Zaten küresel sistemin bütün aktörleri Cumhurbaşkanımızın kararlı ve vizyoner bir dış politika çizgisi izlediğini yakinen bildiği gibi dostlarımız bu duruşuna saygı duyduklarını da açıkça ifade etmektedirler.

Kılıçdaroğlu’nun “Türkiye’siz masa kurulduğunu” söylemesi ise masa denilince sadece 7’li masayı anlayan birisi için büyük bir iddiadır! Cumhurbaşkanımız ise küresel ve bölgesel olaylarda “Türkiye’siz masa kurulamaz” dediğinde bunu defalarca ispat etmiştir.

Seçim kampanyası boyunca terör örgütlerinin destek propagandasına sessiz kalan ve boyun eğen, dahası sınır ötesi tezkereye hayır diyen Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanımızın yürüttüğü milli dış politika hakkında konuşması abestir! Sn Kılıçdaroğlu’nun öncelikle terörle mücadeleden Mavi Vatan’a, Karabağ ve Suriye’den Libya’ya kadar bir dizi konuda dersini çalışması, sınavını vermesi gerekmektedir. Kılıçdaroğlu’nun G20’yi değerlendirebilmesi için katetmesi gereken çok mesafe vardır.

Kemal Kılıçdaroğlu ne demişti?

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kılıçdaroğlu şunları söylemişti: “Erdoğan, katıldığı G20 Zirvesinde egemen güçlere boyun eğmiş, Türkiye’nin dışlanmasına göz yummuş, tarihi bir skandala imza atmıştır.

Önce malum konuyla başlayayım. 2015 yılından bu yana ‘ülkeler arasında kalıcı düşmanlık olmaz, bölgenin iki önemli aktörü olan Türkiye ve Mısır bir araya gelmelidir’ dediğimiz için bizi ‘darbecilik’ ile suçlayan Erdoğan, egemen güçlerin baskısıyla, Sisi’nin dizinin dibine oturdu.

Ama içeride kaplan kesilip dışarıda süt dökmüş kediye dönen Erdoğan’ın, en utanç verici faaliyeti sadece bu değil…

G20 Zirvesinde, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomi Koridoru oluşturuldu. Bu yeni hat, G20 ülkelerinin içinde belki de en stratejik konuma sahip olan Türkiye’yi kapsamıyor. Bu tarihi bir yok sayılmadır, utançtır.

Mersin ve İskenderun gibi limanlara sahip bir ülkenin bu yeni hatta yer almaması, hem ticaret hem de itibar açısından büyük bir kayıptır. İtibarı lükste, şatafatta arayanlar; yaşadıkları olağanüstü lüks hayatı halka ‘itibar’ diye satanlar, itibarımızı yerle bir etmiştir. Şu fotoğrafta Türkiye’nin olmamasının hiçbir izahı yoktur.

Siz o zirveye Katar Emiri’nin ‘hediye(!)’ uçağıyla katılırsanız, malvarlığınızın hesabını veremezseniz, egemen güçler azarlayınca her siyah dediğinize beyaz derseniz, sizi böyle rezil ederler.

Erdoğan G20 sonrası uçağına aldığı medyasına ‘Türkiyesiz bir koridor olmaz’ diye de caka satmış. Peki, bunu zirvede, yüzlerine söyledin mi? ‘Bölgede bizim olmadığımız bir masa kurulamaz’ dedin mi? Elbette hayır. Çünkü içeride aslan, dışarıda kedi…”

Paylaşın