“Şimşek, Emekliye Neden Zam Verilmediğini Açıkladı” İddiası

AK Parti MYK üyelerinin, emekliler için neden gerekli adımların atılamadığı sorulduğunda Bakan Şimşek’in, ‘Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti. Böyle yaparsak gelecek nesilleri ipotek altına alacaktık. Buna izin veremezdik’ dediği iddia ediliyor.

Bakan Şimşek’in ayrıca, “Seçim sonuçlarında sadece ekonomi etkili değil. Örneğin memura çok iyi zam verdik ama karşılığı olmadı. Ankara örneği ortada. Memur şehri 1,5 milyon memur var ama Mansur Yavaş yüzde 60 oyla kazandı…” dediği öne sürüldü.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti MYK’sinde emeklilere neden zam yapılmadığını anlattı. Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan‘ın aktardığına göre Şimşek “Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti” dedi.

Babacan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle: “Edindiğimiz bilgiye göre, bu toplantılarda Şimşek maaş artışları ve emeklilerle ilgili neden düzenleme yapılmadığıyla ilgili soruların muhatabı oldu. Verdiği yanıtlar ilginç:

‘Seçim sonuçlarında sadece ekonomi etkili değil. Örneğin memura çok iyi zam verdik ama karşılığı olmadı. Ankara örneği ortada. Memur şehri 1,5 milyon memur var ama Mansur Yavaş yüzde 60 oyla kazandı…’

Saptaması haksız değil. AKP’nin ilçeler dahil tüm şehirdeki oy toplamı bir milyon 48…

Diğer bir saptaması ise emeklilere yönelik düzenlemeyle ilgili. Bakan Şimşek’in MYK üyeleri, emekliler için neden gerekli adımların atılamadığı sorulduğunda, ‘Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti. Böyle yaparsak gelecek nesilleri ipotek altına alacaktık. Buna izin veremezdik’ dediği iddia ediliyor.

O nedenle artık Şimşek’in mazereti kalmadı. Özellikle kamu maliyesi açısından uygulayacağı politikalar konusunda önünde engel yok. Bakalım, bakanlıklar, bürokrasi en önemlisi de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na bu tasarruf önlemlerini uygulatabilecek mi?”

Paylaşın

Ticaret Bakanlığı’ndan İsrail Adımı: 54 Ürünün İhracatı Kısıtlandı

Filistin – İsrail savaşının 186. günü geride kalırken, Ticaret Bakanlığı, 9 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere İsrail’e ihracat kısıtlaması getirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, kısıtlamanın 54 ürünü kapsadığı belirtildi.

Haber Merkezi /Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 32 artarak 33 bin 207’ye yükseldi. Yaralananların sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 75 bin 933’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Ticaret Bakanlığı,  Türkiye’nin 9 Nisan 2024 tarihinden itibaren bazı ürünlerin İsrail’e ihracıtına kısıtlama getirildiğini duyurdu. Bakanlıktan yapılan açıklamada İsrail’in Gazze’de ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda, kesintisiz yardıma izin verinceye kadar uygulamanın devam edeceği belirtildi.

Bakanlığın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Türkiye, 9 Nisan 2024’ten itibaren bazı ürünlerin İsrail’e ihracatını kısıtlama kararı almıştır. Kararın gerekleri Bakanlıkça derhal yürütülecektir. İsrail, Gazze’de derhal ateşkes ilan edene ve yeterli miktarda, kesintisiz yardıma izin verinceye kadar belirlenen kısıtlamalar yürürlükte kalacaktır.”

Ticaret Bakanlığının İsrail’e yönelik kısıtlama kararı inşaat demirinden yassı çeliğe, mermerden seramiğe kadar 54 ürün grubunu kapsıyor.

Türkiye’nin, Filistin’e yönelik saldırılarını sürdüren ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan İsrail’e ihracatı devam ettirmesi tepkilere neden olmuştu. İsrail’e gönderilen ürünlerin içeriği de tartışmalara neden olmuş, muhalefet İsrail’e bomba yapımında kullanılan ürünlerin gönderildiğini ileri sürmüştü.

Hakan Fidan işaretini vermişti

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Şeridi’ne Ürdün üzerinden yapılan insani yardım operasyonuna Türkiye’nin katılmasına İsrail’in izin vermediğini belirterek, “İsrail’e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı” kararlaştırdıklarını açıklamıştı.

Bakan Fidan, bugün Gazze’ye yönelik yardımlara ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Ürdün üzerinden gönderilen insani yardımın paraşütlerle Gazze’ye ulaştırıldığını hatırlatan Fidan, “Biz de hava kuvvetlerimize ait kargo uçaklarıyla bu insani yardım operasyonuna dahil olma talebimizi iletmiştik. Ürdün makamlarınca olumlu karşılanan bu talebimizin, İsrail tarafından reddedildiğini bugün öğrendik” şeklinde konuşmuştu.

Sözlerini “İsrail’in, açlıkla boğuşan Gazzelilere havadan yardım ulaştırma girişimimizi engellemesinin hiçbir bahanesi olamaz” şeklinde sürdüren Fidan, “Bu durum karşısında biz de İsrail’e yönelik bir dizi yeni tedbir almayı kararlaştırdık. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylanan bu tedbirler, gecikmeksizin, adım adım hayata geçirilecektir” ifadelerine vurgu yapmıştı.

Bu tedbirlerin ilgili kurumlar tarafından kamuoyuna açıklanacağını söyleyen Fidan, “İsrail, ateşkes ilan edene kadar ve insani yardımların Gazze’ye kesintisiz biçimde ulaşmasına izin verene kadar” bu tedbirlerin devam edeceğini vurgulamıştı.

Türkiye’nin Gazze’ye insani yardım ulaştırmak için yoğun bir çaba gösterdiğini belirten Fidan, deniz ve havayoluyla Gazze’ye ulaştırılmak üzere Mısır’a ilettikleri yardımların miktarının 42 bin tonu geçtiğini söyledi. Fidan, Türkiye’nin Gazze’ye en çok yardım gönderen iki ülkeden biri olduğunu söylemişti.

Paylaşın

Hatimoğulları’ndan “Demokratik Anayasa” Çağrısı

Yeni anayasa tartışmalarına değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Demokratik bir anayasa bizim her daim talebimizdi. Çünkü şu anda Türkiye’deki mevcut olan yasa 82 Askeri Cunta Anayasası’nın ürünüdür” dedi ve ekledi:

“İktidar, bu mevcut Askeri Cunta Anayasası’nı dahi hayata geçirmedi, bunun da gerisine düşmüş durumdadır. Kayyım atamak ve Kobane Kumpas Davası, 82 Anayasası’nın da gerisine düşmektir. Bu iki örnek iktidarın anayasa anlayışını ortaya koymak bakımından da çok önemli. Yaşanan bu seçimden sonra açığa çıkan tablodan sonra bu iktidar bir anayasa süreci tartışmasını nasıl yürütecek bilmiyoruz. Onların yapacağı açıklamalar çerçevesinde göreceğiz.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, seçim sonrası yaptığı değerlendirmede yeni anayasa tartışmalarına değindi.

Artı Gerçek’ten Seda Taşkın’a konuşan Tülay Hatimoğulları, “Demokratik bir anayasa bizim her daim talebimizdi. Çünkü şu anda Türkiye’deki mevcut olan yasa 82 Askeri Cunta Anayasası’nın ürünüdür. İktidar, bu mevcut Askeri Cunta Anayasası’nı dahi hayata geçirmedi, bunun da gerisine düşmüş durumdadır. Kayyım atamak ve Kobane Kumpas Davası, 82 Anayasası’nın da gerisine düşmektir. Bu iki örnek iktidarın anayasa anlayışını ortaya koymak bakımından da çok önemli. Yaşanan bu seçimden sonra açığa çıkan tablodan sonra bu iktidar bir anayasa süreci tartışmasını nasıl yürütecek bilmiyoruz. Onların yapacağı açıklamalar çerçevesinde göreceğiz” dedi.

DEM Parti demokratik bir anayasa yapım sürecinin başlaması gerektiğini düşündüklerini ifade eden Hatimoğulları, “Ancak iktidarın kendi kendine oturup bir taslak hazırlamasıyla bu iş olmaz. Meclis’te temsiliyeti bulunan bütün siyasi partilerden oluşacak bir ortak çalışma grubunun acil oluşması gerekiyor. Herkesin temsil edilmesi gerekiyor. Bu çalışma gruplarının yerellerde oluşması gerekiyor. Bu grupların; Türkiye’nin her kesiminde, yerellerde demokrasi güçleriyle, emek meslek örgütleriyle, kadın hareketi, ekoloji, insan hakları mücadelesi veren hareket ve yapılarla, gençlikle, esnafla, işçiyle, çiftçiyle, her kesimle buluşmalar gerçekleştirmesi gerekiyor” diye konuştu.

DEM Parti olarak bütün görev ve sorumlulukları yapmaya hazır olduklarını belirten Hatimoğulları, “Olası erken seçim sürecine ilişkin de, normal şartlarda başka bir ülkede bu sonuçlar çıkmış olsaydı zaten bu iktidarın istifa etmesi gerekirdi. Ancak iktidarın ne yapacağını önümüzdeki süreçte göreceğiz. Bu iktidar iki şey yapabilir; birincisi gerçekten bu seçim sonuçlarında kendi meşrebince sonuçlar çıkartır ve uyguladığı bu politikalardan vazgeçer. İkincisi ise ki savaş sinyali çok veriyorlar.

Burada Kürt halkı üzerinde daha yoğun bir savaş ve çatışmayla gitme ihtimali de var. buradan gerilimi arttırabilir. Biz burada rücu etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu seçim sonuçlarını doğru okuyacaksa ne sınır ötesi operasyon yapmalıdır ne de Türkiye için de Kürt sorunundaki gerginliği, çatışmaları sürdürmelidir. Bu politikalarından dönmelidir. Erken seçim konusunu henüz partimizde değerlendirmedik, bir MYK ya da PM kararı ortaya çıkmış değil. Bayramdan sonra çok detaylı oturup değerlendireceğiz. Ama 31 Mart seçimlerinden çıkan tabloyu toplumun erken seçim talebi olarak okuyabiliriz” ifadelerini kullandı.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Parti’de Başkanlığa Bir Aday Daha: Çok Keyifli Bir Kongre Yaşayacağız

Mehmet Tolga Akalın, yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de genel başkanlığa aday oldu. Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu da genel başkanlığa aday olduklarını açıklamışlardı.

Mehmet Tolga Akalın, adaylığına ilişkin yaptığı açıklamada, “ Biz bir partimizi Erdoğan’a birlikte kaybettik. Aday olacağımı açıkladığım gün ikinci defa Erdoğan’a bir parti kaybetmemek üzere yola çıktık” dedi.

Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu’nun adaylıklarını açıklamasına dair de Mehmet Tolga Akalın “Her iki de çok kıymetli abim benim. Benim kişisel arzum benim siyasal liderliğine talip olduğum siyasal harekette onları da bu hareketin manevi lideri olarak görmekti. Ama her birini en doğal hakları adaylık, başarılar diliyorum. Çok keyifli bir kongre yaşayacağımız ve partimizi büyüterek çıkacağımızı söylüyorum” ifadelerini kullandı.

2017 yılında Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçiminde yüzde 3,77 oy almış ve CHP, AK Parti, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’den sonra altıncı parti konumunda yer almıştı. İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimindeki oy oranı ise yüzde 7,45’ti.

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı Koray Aydın ve İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kongrede aday olduğunu açıkladı.

İYİ Parti Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Tolga Akalın, 27 Nisan’da yapılacak seçimli Olağanüstü Kurultay’da Genel Başkanlığa aday olduğunu açıkladı. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Akalın genel merkezde düzenlediği basın toplantısında Meral Akşener’in ‘aday olmayacağım’ açıklamasını “Kendisinden beklenen tarihi bir adım attı. Zaferin 100 tane babasının olduğu ve hezimetin öksüz bırakıldığı Türk siyasetinde o ‘hezimeti’ tek başına göğüsleme cesaret ve basiretini gösterdi” sözleriyle değerlendirdi.

32 yıldır aktif siyasetin içinde olduğunu anımsatan Akalın, “Siyasette yapmadığım bir tek görev var o da genel başkanlık. Türkiye’de bedel ödemeden Türk devletini ve Türk milletini yönetmeye talip olmak mümkün değil. Bugün Türk siyasetinde politik merkez boşaltıp kendini merkeze ikame edebilen İYİ’ler Hareketinin siyasi genel başkanlığına ve liderliğine talip oluyorsam sebebi bu hareketin cesur insanlarının Türk devletini önümüzdeki dönemde yöneteceğine olan kati inancımdan dolayıdır. Ben bir koca ömrü bu inanç vesilesiyle yaşadım. Bu sebeple karşınızdayım. Bu inancımın yok olduğu gün sessizce evime dönüp hayatımın geri kalanını kendi ailemle yaşamak üzere her gün yoldayım” diye konuştu.

Akalın, şöyle devam etti: “Ne oldu da bu muazzam siyasal hareket bugün yaşadığı krizi yaşıyor. Ana eksenini merkezileşmede bir ana ölçü olarak yitirmemizde merkezileşme için bulduğumuz karakterler üzerinden merkezileşmeyi bir karakter meselesi zannetmemizden ve bazı karakterleri partinin merkezine oturtarak merkezileşmeyi gerçekleştireceğimizi zannetmemizden kaynaklanan ve ana omurgamızın zaman içerisinde merkezi alanımıza olan güvenini kaybetmesinden kaynaklanıyor.

Ben niye aday oldum bugün? Çok uzun süre direnmemize rağmen o elin tekrar bir teşebbüse geçtiğini gördüm. Biz bir partimizi Erdoğan’a birlikte kaybettik. Aday olacağımı açıkladığım gün ikinci defa Erdoğan’a bir parti kaybetmemek üzere yola çıktık. Önce kendi iç bütünlüğünü ve politik eksenini tahkim edeceğiz sonra kadim Türk milliyetçiliği hareketini bir zeminde tekrar buluşturacağız. Ondan sonra da en geç 2028 yılında Türk devletini Türk vatanseverleri ile birlikte yöneteceğiz.”

Akalın, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Adaylık öncesinde Akşener ile bir görüşme gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkin soruya Akalın, “Ben icazet üzerinden siyaset tanzim etmiyorum icazet alarak istikbal oluşturmam. Devlet yönetmeye talip oluyorsanız bunu icazet üzerinden değil, burada icazeti isteyeceğiniz tek makam vardır o da kadim milletimizdir, kadim delegedir. Bu kapsamda bir görüşme yapmadık” yanıtını verdi. Akalın, partinin kongre kararının açıkladığı gün toplantıda “Biz bir siyasal hareketsek bu 22 günlük kongre bir baskın kongre olarak anılır, süreyi biraz daha açalım dedim. Ama her halükarda da ilk olağanüstü kongrede partimizin genel başkanlığa aday olacağımı ifade ettim” dediğini aktardı.

Seçildiği takdirde ilk icraatının ne olacağına ilişkin bir soru üzerine de Akalın, “Bu büyük yürüyüşün ilk 6 aylık dönemi ana omurgamızın, bize seçimde kızıp ayrılan seçme grupları da dahil olmak üzere partide yeniden oluşturulması olacak. Sonraki 1 yıllık süreç Türkiye’de 3. Yol’un geniş tabanlı katılımını temin etmek olacak. Ondan sonrası iktidar yürüyüşü zaten” dedi.

Çok keyifli bir kongre yaşayacağız”

Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu’nun adaylıklarını açıklamasına dair de Akalın “Her iki de çok kıymetli abim benim. Benim kişisel arzum benim siyasal liderliğine talip olduğum siyasal harekette onları da bu hareketin manevi lideri olarak görmekti. Ama her birini en doğal hakları adaylık, başarılar diliyorum. Çok keyifli bir kongre yaşayacağımız ve partimizi büyüterek çıkacağımızı söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Partideki kırılma noktasının sorulması üzerinde de Akalın, “Siyaset matematik bir alan değil ama önemli hadiselerden bir tanesi şu; 2018 Afyon’dan sonra Genel Başkanımız merkezileşmeyi bana göre karakterler üzerinden tanımladı. Bir partinin merkezileşmesi o partinin ana omurga insanları eliyle yapılır. Bizde ana çelik çekirdeği hikayemizi bilmeyen insanlar oluşturdu. Tabanımız da genel başkanımızın her fiilini sorgulamaya başladı. Bu çelik çekirdeğinizi doğru tanzim ederseniz kimi getirseniz getirin o politik taban der ki bu siyasidir.

Bu çelik çekirdeğiniz doğru değilse her türlü tasarrufunuz soru işareti altında oluşur. Oluşan güvensizlik iklimi zamanla tüm doğruları kaldırır ve kakofoni hakim olur. Kakofoni dedikoduyu dedikodu da bazı çözülmeleri getirir, biz bunu yaşadık. Biz Ümit Özdağ’ı, Yavuz Ağıralioğlu’nu, Durmuş Yılmaz’ı muhafaza edebilmeliydik, çok insan var. Biz mutlaka Bilge Hoca’yı muhafaza etmeliyiz. Bizim o dönemdeki ana eksiğimiz güçlü karakterleri yeteri kadar idare edememektir. Ben her birini kapısını genel başkan olduğum gün çalmaya başlayacağım bu büyük zeminli yürüyüşün inşası için” açıklamasını yaptı.

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

Türkiye’de İsrail Sermayeli 505 Şirket Var

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de İsrail sermayeli toplam 505 şirket var. Bunların bir kısmı Türkiyeli ortaklarla faaliyet gösteriyor. “Yabancı sermaye” listesinde bu firmaların 431 milyon dolarlık doğrudan yatırımları gözüküyor.

Gazze’de İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı son 24 saatte 32 artarak 33 bin 207’ye yükseldi. Yaralananların sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 75 bin 933’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Kısa Dalga’nın haberine göre İsrailli firmaların, saldırılar sürerken de Türkiye’ye gelip şirketler kurmaya devam ettikleri ortaya çıktı.

Şirket kuruluş ve kapanışlarının verilerini açıklayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) kayıtlarına göre, Gazze saldırıları hazırlığı ve saldırı başladıktan sonra, Ekim – Kasım – Aralık 2023 ve bu yılın ilk 2 ayı itibariyle toplam 18 İsrail sermayeli şirket Türkiye’de kuruluş gerçekleştirdi.

TOBB kayıtlarına göre hareketin başladığı 2023 Ekim’inde 3 anonim, 3 de limited (Ltd) şirket kuruldu. Bunu İzleyen Aralık ayında ise 2 limited şirket daha kuruluş gerçekleştirdi. Bu yılın Ocak- Şubat aylarında ise 10 Ltd. şirket kuruldu. Yani saldırıların başladığı Ekim ayından bu yana 5 ayda 18 şirket kuruldu.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verilerine göre ise Türkiye’de İsrail sermayeli toplam 505 şirket var. Bunların bir kısmı Türkiyeli ortaklarla faaliyet gösteriyor. “Yabancı sermaye” listesinde bu firmaların 431 milyon dolarlık doğrudan yatırımları gözüküyor.

Paylaşın

CHP’nin Kazandığı İlçeye Kayyum Atandı

31 Mart Pazar günü yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde tamamladığı ancak seçimlerin iptal edildiği Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine kayyum atandı.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “31 Mart 2024 tarihinde ilimiz Pınarbaşı ilçesinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri, Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilerek 02 Haziran 2024 tarihinde yenilenmesine karar verilmiştir.

Pınarbaşı Belediye Başkanlığına, seçimlerin yenileneceği tarih olan 02 Haziran 2024 tarihine kadar Valilik Makamının oluru ile Kayseri Vali Yardımcısı Ömer Tekeş görevlendirilmiştir.”

CHP’nin, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin tekrarlanması kararına itirazı, İl Seçim Kurulu’nca reddedildi.

Kayseri Pınarbaşı’nda CHP’li adayın kazandığı seçim sonrasında MHP’li yetkililer, mühürsüz oy torbaları kullanıldığı iddiasıyla seçimin iptal edilmesi için Pınarbaşı İlçe Seçim Kurulu’na başvurdu. Kurul, seçimlerin yenilenmesine karar verdi. CHP seçimlerin yenilenmesi kararına itiraz etti ancak kabul edilmedi.

İlçedeki seçmen 2 Haziran’da yeniden sandığa gidecek.

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir istifa Daha: Heyecan Kalmadı

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de İzmir milletvekili Ümit Özlale partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Ümit Özlale, istifasına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sevgili İYİ Parti Ailesi, Uzun bir süredir İyiler Hareketi’nin bir üyesi olarak sizlerle birlikte ülkemiz için çalışmaktan gurur duydum.

Ancak, geldiğimiz noktada partimizin ilk günlerdeki heyecanının kalmadığını, makul çözümler sunmanın mümkün olmadığını ve siyaset üretmenin imkansız olduğunu üzülerek görüyorum. Bu nedenle istifamı sunma kararı aldım. Sizinle birlikte çalışmak ve milletimiz adına görev yapmak benim için her zaman büyük bir onur ve ayrıcalık olmuştur.

Sizinle birlikte yürümenin getirdiği güzel anıları hiçbir zaman unutmayacağım. Bu süre zarfında birlikte çalıştığım herkese tüm içtenliğimle teşekkür ederim. Hakkınızı helal edin.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

İYİ Parti’de Koray Aydın Ve Müsavat Dervişoğlu Başkanlığa Aday

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de genel başkanlık için şimdiye kadar Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

Haber Merkezi / 2017 yılında Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçiminde yüzde 3,77 oy almış ve CHP, AK Parti, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’den sonra altıncı parti konumunda yer almıştı. İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimindeki oy oranı ise yüzde 7,45’ti.

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı Koray Aydın ve İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kongrede aday olduğunu açıkladı.

Koray Aydın, adaylığına ilişkin yaptığı açıklama şu ifadeleri kullandı: “Bilindiği üzere İYİ Parti’miz, 27 Nisan 2024 tarihinde Seçimli Olağanüstü Kurultay kararı almıştır. Bu bağlamda kararın alındığı günden bu yana milletvekillerimiz, parti yöneticilerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, kurultay delegelerimiz ve partimize emek vermiş pek çok dava arkadaşımızla yürüttüğümüz istişareler sonucunda Genel Başkan Adayı olmaya karar vermiş bulunmaktayım.

Büyük fedakarlıklarla Partimizi kuran, bugünlere getiren, aldığı Olağanüstü Kurultay kararıyla Partimizin önünü açan ve yeniden aday olmayacağını açıklayan Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e teşekkür ediyorum.

Kurucu Teşkilat Başkanı olduğum ve bir evlat gibi büyüttüğümüz İYİ Parti’mizi yeniden ayağa kaldırmak, Türkiye’ye yeniden umut olmasını sağlamak ve Partimiz için emek veren bütün dava arkadaşlarımızı birlik, bütünlük ve kardeşlik hukukuyla bir araya getirmek amacıyla; kutlu bir yola çıkmış bulunuyoruz.

Niyetimiz hayırdır, akıbetimiz hayır olsun. Yüce Allah yar ve yardımcımız olsun. Adaylığımla alakalı kapsamlı açıklamayı ilerleyen günlerde gerçekleştireceğim. Açıklamamızın yeri, tarihi ve saatini sosyal medya hesaplarımızdan duyuracağız.”

Müsavat Dervişoğlu ise adaylığına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ”Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener, 27 Nisan 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan Olağanüstü Kurultayımızla ilgili bir açıklamada bulunmuş ve kapsamlı bir değerlendirmeyle birlikte aday olmayacaklarını kamuoyuna ilan etmişlerdir. Aldıkları kararı her zaman olduğu gibi saygıyla karşılıyorum.

Böylesini kritik bir eşikte gelişmelere kayıtsız kalabilmem ve tarihin üzerime yüklediği sorumluluktan uzak durabilmem mümkün değildir. Sürecin, usulüne ve geleneklerimize uygun olarak yürütülmesini temin amacıyla; Öncelikle partimizin kurulduğu günden itibaren büyük emekler sarf ederek bugünlere gelmesini sağlayan Kurucu Liderimiz ve aile büyüğümüz Sayın Meral Akşener’i ziyaret edip hayır duasını alacak, sonrasında da değerli dava arkadaşlarımız ve teşkilat mensuplarımızla birlikte partimizi TBMM’de temsil eden değerli milletvekillerimizle istişarelerde bulunacağım.

Aldığımız kararın ülkemize, milletimize ve partimize hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim. 27 Nisan 2024 tarihinde yapılacak olan Seçimli Olağanüstü Kurultay’da Genel Başkanlığa aday olacağımı kamuoyunun bilgi ve takdirlerine arz eder, saygılar sunarım.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

Almanya, İsrail’le Silah Satışı Nedeniyle Soykırım Davasıyla Karşı Karşıya

Filistin – İsrail savaşının 185. günü geride kalırken, Almanya’nın Filistin’deki soykırıma ortak olduğu gerekçesiyle aleyhine açılan dava Uluslararası Adalet Divanı’nda başlıyor. 

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer, “Almanya ne Soykırım Sözleşmesini ne de uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiştir ve bunu Uluslararası Adalet Divanı önünde tüm açıklığıyla ortaya koyacağız” dedi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı 33 bin 175’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 886’ya ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Orta Amerika ülkelerinden Nikaragua’nın, “Filistin’de soykırımın gerçekleştirilmesine kolaylık sağladığı” gerekçesiyle Almanya aleyhine açtığı dava, Uluslararası Adalet Divanı’nda bugün başlıyor. Lahey’de görülecek dava halka açık olacak.

İsrail’in 7 Ekim 2023’deki saldırıya Birleşmiş Milletler’e bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) çalışanlarının da karıştığı iddiaları üzerine, Almanya’nın da aralarında olduğu bazı ülkeler yardım kuruluşuna mali yardımı kesmişti.

Mart ayı başında Uluslararası Adalet Divanı’na 43 sayfalık dilekçe ile başvuruda bulunan Nikaragua, Almanya’yı İsrail’e siyasi, mali ve askeri destek sağlayarak “Gazze’deki soykırıma suç ortaklığı” yapmakla suçladı. Başvuru dilekçesinde UNRWA’ya finansmanını kesen Almanya’nın “soykırımın işlenmesini kolaylaştırdığını” belirtildi.

Almanya’yı Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokolleri ile “uluslararası insani hukukun ihlal edilemez ilkeleri” kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlayan Nikaragua, dava sonuçlanana kadar, Uluslararası Adalet Divanı’nın, Gazze Şeridi’nde meydana gelen uluslararası hukuk ihlalleri ve Almanya’nın rolü konusunda acil geçici önlemler almasını istedi.

Almanya soykırım iddialarını reddediyor

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer, duruşma öncesinde “Nikaragua’nın iddialarını reddediyoruz” dedi. Fischer, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Almanya ne Soykırım Sözleşmesini ne de uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiştir ve bunu Uluslararası Adalet Divanı önünde tüm açıklığıyla ortaya koyacağız” dedi.

Davanın ilk gününde, Nikaragua sözlü savunma yapacak. Duruşmanın yarınki bölümünde ise Almanya, hakkındaki iddialara yanıt verecek. Mahkeme, sözlü savunmaların ardından, önümüzdeki günlerde davaya ilişkin kararını açıklayacak.

Bu dava, Uluslararası Adalet Divanı’nın baktığı, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine açtığı davadan sonra Gazze’deki gelişmelere ilişkin ikinci “soykırım davası” olacak. Güney Afrika hükümeti geçen yılın Aralık ayında Divan’a giderek İsrail’e Gazze’de soykırım suçlaması yöneltmişti.

Divan, Ocak ayı sonunda İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki operasyonlarında soykırımın işlenmesine karşı tüm önlemleri alarak, Filistin halkını koruması ve insani yardımların bölgeye ulaşmasını mümkün kılmasına hükmetmişti. Güney Afrika’nın İsrail’in Filistinlilerin sığındığı son nokta olan Refah’a operasyon düzenlemesine karşı verdiği dilekçe ise reddedilmişti.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Kurultayda Genel Başkan Adayı Olmayacağım

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, 27 Nisan’da yapılacak seçimli olağanüstü kurultayda genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı.

Haber Merkezi / İYİ Parti kongresinde genel başkanlık için şimdiye kadar İYİ Parti kurucularından Koray Aydın ve İYİ Parti İzmir milletvekili Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

İYİ Parti Lideri Akşener kararını, “Seçimlere dair muhasebemizi yapacağımız, 2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum. Kurultayımızın şimdiden; partimiz, milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, aday olacak tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum” ifadeleriyle duyurdu.

Meral Akşener sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “30 yıllık siyasi kariyerim boyunca; ülkemizin geleceğini, milletimizin huzurunu, devletimizin iyiliğini yakından ilgilendiren birçok meselede kararlar almam, tutumlar benimsemem gerekti. Bu kararları alırken, bu tutumları takınırken de; her defasında bireysel çıkarlarımı, kısa vadeli potansiyel kazanımları ve yapılan her türlü ‘cazip’ teklifi bir kenara bırakıp; sahip olduğum ahlaki değerleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını merkeze aldım. Rabbime şükürler olsun ki; aldığım her kararın, benimsediğim her tutumun ne kadar isabetli olduğu da, her zaman kısa vadede olmasa da, zaman içerisinde mutlaka ispatlandı” dedi.

Akşener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri öncesinde İYİ Parti olarak; yetkili kurullarının kararı doğrultusunda seçimlere hür ve müstakil olarak girmeyi tercih ettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Bu kararı almamızdaki gayemiz; partimizi Türkiye’de gittikçe yerleşik hale gelen siyasi kutupların yörüngesinden çıkartmak, milletimize de iki seçenek arasına sıkıştırıldığı rekabetsiz siyasetten kurtaracak nitelikte yeni bir seçenek sunarak ülkemize toplumsal, siyasi ve kurumsal çerçevede zararlarını hep beraber deneyimlediğimiz kutuplaşma ortamına son vermek için ilkesel bir adım atmaktı.

Bu kararı alırken, kararı alan partinin genel başkanı olarak; karşımıza kimleri aldığımızı, elbette biliyordum. Göğüsleyeceğimiz türlü zorlukların, gayri ahlaki propagandaların, satın alınmış iradelerce yapılacak galiz taarruzların, elbette bilincindeydim. Potansiyel olarak alabileceğimiz menfi seçim sonucu riskinin, velhasıl yine bir bedel ödeme gerekliliğinin doğabileceğinin de pek tabii farkındaydım. Bu nedenle de süreç boyunca sonuçların sorumluğunun şahsıma ait olduğunu her fırsatta vurguladım. Ben şahsen seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım.”

Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu aday

27 Nisan’da yapılacak İYİ Parti kongresinde genel başkanlık için şimdiye kadar İYİ Parti kurucularından Koray Aydın ve İYİ Parti İzmir milletvekili Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

2017’de Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçiminde yüzde 3,77 oy almış ve CHP, AK Parti, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’den sonra altıncı parti konumunda yer almıştı. İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimindeki oy oranı ise yüzde 7,45’ti.

İYİ Parti geçen yıl Cumhur İttifakı’na karşı seçimi kaybeden ve “6’lı masa” olarak bilinen siyasi oluşumun bir parçasıydı. 6’lı masada İYİ Parti’nin yanısıra CHP, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi yer almıştı. Geçen yıl yapılan milletvekili seçimlerinde İYİ Parti’den 43 milletvekili TBMM’ye girmişti.

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın