Anket: Her 100 Kişiden 59’u Belediye Operasyonları “Siyasi Amaçlı” Diyor

KONDA Araştırma’nın haziran ayında yaptığı araştırmaya katılan katılımcıların yüzde 59’u, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi amaçlarla yapıldığını düşünüyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasının ardından başlayan soruşturma süreci, zamanla İBB bünyesindeki iştirak şirketlerini ve bazı büyükşehir ve ilçe belediyelerini de kapsayacak şekilde genişledi.

Bu süreçte aralarında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de bulunduğu çok sayıda isim hakkında gözaltı kararları verildi. Soruşturmalara ilişkin tartışmalar sürerken, KONDA Araştırma’nın Haziran 2025’te yaptığı bir kamuoyu araştırması, toplumdaki algıya ışık tuttu. Ankete katılanların yüzde 59’u, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların siyasi amaçlarla yapıldığını düşünüyor.

Haziran 2025 raporunda, kamuoyunun son dönemde CHP’li belediyelere yönelik art arda gerçekleşen operasyonlara ilişkin algısı ölçüldü. Araştırmaya katılanların yüzde 59’u bu operasyonların “siyasi amaçlarla muhalefeti zayıflatmak için yapıldığını” belirtti. Katılımcıların yüzde 41’i ise operasyonların “yolsuzlukla mücadele kapsamında” yürütüldüğü görüşünde olduğunu ifade etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan gözaltı ve soruşturmalar silsilesi, başta Beyoğlu Belediyesi olmak üzere birçok belediyeyi kapsayacak şekilde genişletilmişti. Soruşturmalar kapsamında çok sayıda belediye personeli, sosyal medya birimleri ve danışmanlık ilişkileri mercek altına alınmış, 44 kişiye kadar varan gözaltı listeleri gündeme gelmişti.

Haziran 2025’te yapılan araştırma, 2.118 kişiyle yüz yüze olarak gerçekleştirildi. Anket kapsamında katılımcılara, CHP’li belediyelere yapılan operasyonların amacıyla ilgili görüşleri soruldu. Elde edilen sonuçlara göre toplumun çoğunluğu, bu operasyonların adli değil, siyasi nitelikte olduğu kanaatini taşıyor.

Paylaşın

Diyanet, Gözünü Kadının Miras Hakkına Dikti

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) bu hafta camilerde okutulmak üzere 81 ile gönderdiği hutbesinde, “Kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” ifadeleri kullanıldı.

Son dönemde kadınların giyim kuşamı hakkında ‘haram’ fetvaları yayımlayan, tatil yapma biçimini belirleyen Diyanet, bu cuma da kadınların miras hakkı üzerinden yayımladığı hutbe ile gündeme geldi. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu hafta camilerde okutulmak üzere 81 ile gönderdiği hutbenin başlığı, “Kul Hakkı Ateşten Gömlektir” şeklinde oldu.

Hutbede miras konusuna da yer verildi. Karşılıklı rıza olmadan Allah’ın koyduğu miras ölçüsünü değiştirmenin ilahi adalete aykırı olacağı, kız çocuklarının mirastan mahrum bırakılması ve yine kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmamasının kul hakkına gireceği ifade edildi. Hutbedeki ilgili kısım şu şekilde:

“Değerli Müminler! Karşılıklı rıza olmadan Yüce Rabbimizin koyduğu miras ölçüsünü değiştirmek ilahî adalete aykırıdır. Dolayısıyla kişinin; kız çocuklarını mirastan mahrum bırakması, kız çocuklarının da Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır. Arazi sınırlarını ihlal ederek başkasının mülkünü gasp etmek, asılsız gerekçelerle insanların mallarına el koymak, yalan beyanlarla insanları mağdur etmek ateşten gömlek giymektir.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Özel’e Bir Milyon Liralık Tazminat Davası

Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Cezaevi çıkışında, kendisine yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle CHP Lideri Özgür Özel’e bir liralık manevi tazminat davası açtı.

Ayrıca, Özgür Özel hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle 1 milyon TL’lik tazminat davası açtıklarını, “cumhurbaşkanına hakaret” suçundan da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.

Aydın, sosyal medya üzerinden şu açıklamayı yaptı: “CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 13 Ağustos 2025 tarihinde Bayrampaşa’da düzenlenen mitingte yaptığı konuşmada ve aynı gün Marmara Cezaevi çıkışında yaptığı basın açıklamasında; Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yakışıksız ifadeleri ve mesnetsiz ithamları nedeniyle Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde toplam 1 milyon TL’lik manevi tazminat davası açılmıştır. Ayrıca Cumhurbaşkanına hakaret suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur. Kamuoyunun bilgisine saygıyla arz olunur.”

Özgür Özel ne demişti?

Özel, dün Silivri’de Ekrem İmamoğlu’nu ziyareti sonrası Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu AK Parti’ye transferi hakkında şunları söylemişti: “Sayın Erdoğan’a açıkça söylüyorum: Bu vakitten sonra insanın başını yastığa koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya. Nasıl başını yastığa koyup ben namusluyum, insanım huzurluyum diyebilirsin? Aziz İhsan Aktaş’ın en çok çalıştığı ikinci belediye Kütahya, ilki Aydın…

Bir suç varsa yargılama olur. Siz Aziz İhsan Aktaş’ın çalıştığı herkesi CHP’li ise suçlu, AKP’li ise dokunulmaz ilan ettiniz. Özlem Çerçioğlu’na gidip şunu söylüyorlar. ‘Aziz İhsan Aktaş ile çalışmışsın, ya içeri atıl ya partime katıl.’ Olay bundan ibaret! Çerçioğlu suçsuz olduğunu iddia edip bu haksızlığa karşı içeride yatan bu kadar mert adam varken, bu mertliği gösteremeyip karşısına üç kere rakip çıkarıp CHP adayını yenemeyen Erdoğan’a…

Lan sen Aydın’dan tekme tokat kovuldun 31 Mart’ta! Aydın’ı almak, ‘Ya Aziz İhsan Aktaş üzerinden ya içeri tıkıl ya partime katıl’ demekle oluyorsa ben sana ne diyeyim? Böyle mi alacaksın Aydın’ı, yine alacağım Aydın’ı! Bu mu mertlik! Ege’de bir tane ilde kaldın mı! Kilis’i almışım ben, Kastamonu’nu almışım… Yazıklar olsun.”

Paylaşın

Özlem Çerçioğlu, CHP’den İstifa Etti, AK Parti’ye Geçti

CHP’den istifa ettiğini açıklayan Aydın Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Özlem Çerçioğlu, AK Parti’ye geçti. Çerçioğlu, “Yargıdan ve yargılanmaktan hiçbir zaman korkmadım. Alnım ak, başım dik” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Kongre Merkezi’nde düzenlenen törenle bu partiye geçti.

Özlem Çerçioğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da konuşma yaptığı “AK Parti’nin 24’üncü Kuruluş Yıl Dönümü Programı” etkinliğinde, partiye katılan yeni isimler arasında takdim edildi.

Bu törende konuşan Çerçioğlu, “Öncelikle Aydın’a nasıl hizmet ettiysem bundan sonra da Sayın Cumhurbaşkanımın himayelerinde daha fazla hizmet edeceğime bir kere daha söz veriyorum. Bugün hakkımda birtakım iddialar varsa, buyursunlar açıklasınlar. Yargıdan veya yargılamaktan hiçbir zaman korkmadım. Alnım ak, başım dik. Yaşadığım sorunları burada açıklamayı siyasi ahlak açısından hiç uygun bulmuyorum. Ancak gerekirse tek tek de açıklarım” dedi.

“Benim tek derdim var ülkeme ve Aydın’a hizmet etmek. Bundan sonra sizlerle ve Sayın Cumhurbaşkanımın himayesinde AK Parti çatısı altında hizmet etmeye devam edeceğim” diyen Çerçioğlu, Aydın’da Erdoğan’ın da desteğiyle “kentsel dönüşüm seferberliği” başlatmak istediğini söyledi.

Çerçioğlu, “Sayın Cumhurbaşkanım sizin de çok iyi bildiğiniz gibi Aydın ili birinci derece deprem bölgesi. Bundan sonra sizlerin desteğiyle kentsel dönüşüm seferberliği başlatmak istiyorum Aydın’a. Şimdiden hayırlı, uğurlu olsun diyorum. Sağ olun, var olun, çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının ardından Çerçioğlu’na sahnede Erdoğan’ın yanında AK Parti rozeti takıldı.

Özlem Çerçioğlu’na partisini değiştirmesi konusunda, “Aziz İhsan Aktaş soruşturması” üzerinden baskı yapıldığı iddia edilmişti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, dosya ismi vermeden şantaj iddiasını gündeme getirmişti.

Özel, “Dün konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Özlem Çerçioğlu’na, ‘Aziz İhsan Aktaş ile çalışmışsın, ya içeri atıl ya partime katıl’ diyorlar. Çerçioğlu suçsuz olduğunu iddia ediyor. Bu haksızlığa karşı içeride yatan onca mert varken, bu mertliğe sahip olamayıp, Erdoğan kelime oyunu yapıyor.

Sen Aydın’ı Aziz İhsan Aktaş üzerinden almakla oluyorsa ben sana ne diyim? Bu mu mertlik? Bu mu siyasi gücün? Bir dahakine yine alacağım Aydın’ı. Böyle mi alacaksın Aydın’ı? Ya içeri tıkıl ya partime katıl. Yazıklar olsun.”

Özlem Çerçioğlu

11 Ağustos 1968’de Aydın’ın Nazilli ilçesinde doğan Özlem Kahyaoğulları, 1988’de Selçuk Üniversitesi Makine Resim Konstrüksiyon Bölümünden mezun oldu. Kentte faaliyet gösteren Jantsa A.Ş.’de çalışmaya başladı. Daha sonra şirketin kurucusu Şefik Çerçioğlu’nun sanayici oğlu Ercan Çerçioğlu ile evlenip bugünkü soyismini aldı.

Bir süre eşiyle birlikte New York’ta yaşadı ve 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Aydın Milletvekili oldu. 22 Temmuz 2007 tarihinde yapılan seçimlerde de aynı görevini sürdürdü. 2009 yerel seçimlerinde ise milletvekili olduğu kentin bu kez belediye başkanı olarak seçildi.

MHP ve AK Partili adaylarla başa baş götürdüğü seçimde yaklaşık 600 oy farkla ve yüzde 26’lık oranla seçimi kazandı. Başa baş geçen seçimde MHP’li aday yüzde 25,4, AK Partili adaysa yüzde 25 oy aldı. Bu sonuçla birlikte o dönem henüz büyükşehir belediyesi olmayan kentin ilk kadın belediye başkanı olmuş oldu.

Kısa süre içerisinde özellikle kırsal kesimlere yönelik yatırımları, tarım destekleri ve sosyal projeleri ile güçlü bir yerel yönetici portresi çizdi. Halk arasında “Topuklu Efe” lakabıyla anılmaya başlandı.

Aydın’ın 2012’de büyükşehir belediyesi olmasının ardından 2014 yerel seçimlerinde Aydın’ın ilk büyükşehir belediye başkanı olarak seçilme başarısı gösterdi. Bu kez oyunu yüzde 53,94’e yükseltti ve en yakın AK Partili rakibine yaklaşık 70 bin oyluk bir fark attı.

Benzer bir başarıyı 2024’teki son yerel seçimlerde de yüzde 50’nin üzerinde oy alarak gösterdi.

Paylaşın

Türkiye, Yolsuzluk Algısı En Yüksek Ülkeler Arasında

Türkiye, yolsuzlukla mücadele politikalarında oldukça gerisinde kaldı. Türkiye, bu endekste Meksika, Kolombiya ve Macaristan ile birlikte yolsuzluk algısının en yüksek olduğu ülkeler arasında listelendi.

Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan güncel veriler, Türkiye’nin yolsuzluk algısı, sosyal harcamalar ve organize suç faaliyetleri konularında gelişmiş ülkelerin standartlarının gerisinde kaldığını ortaya koydu. Veriler, Türkiye’nin bu alanlarda Avrupa ortalamasının altında bir performans sergilediğini gösteriyor.

OECD 2024 Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarına göre, İskandinav ülkeleri kamu sektöründe en temiz ülkeler olarak öne çıktı. Endekste Danimarka, Finlandiya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler zirvede yer alırken, Türkiye şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele politikalarında Avrupa ortalamasının oldukça gerisinde kaldı. Türkiye, bu endekste Meksika, Kolombiya ve Macaristan ile birlikte yolsuzluk algısının en yüksek olduğu ülkeler arasında listelendi.

Dünya Gazetesi’nin haberine göre, OECD ülkelerinde kamu sosyal harcamalarının Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYİH) oranı ortalama yüzde 21 düzeyindeyken, Türkiye bu alanda da ortalamanın altında bir performans sergiledi. Sosyal devlet politikaları kapsamında vatandaşlarına ayrılan bütçede sınırlı kaynak ayıran ülkeler arasında gösterilen Türkiye, sosyal destek harcamalarının GSYİH’ye oranı en düşük beş ülke arasında yer aldı. Bu kategoride Avusturya ve Finlandiya gibi ülkeler zirvede bulunurken, Türkiye Kolombiya ve Meksika gibi ülkelerle birlikte en alt sıralarda yer aldı.

Küresel verilere göre, organize suç piyasaları da Türkiye için dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Gelişmiş ülkeler bu alanda düşük risk seviyelerinde bulunurken, 2023 Global Organize Suç Endeksi verileri, Türkiye’yi daha yüksek risk grubundaki ülkelerle benzer bir çizgide değerlendiriyor. Endekste Meksika, Myanmar ve İran gibi ülkeler organize suç faaliyetlerinin en yoğun olduğu yerler olarak öne çıkarken, Türkiye 12. sırada yer alarak bu konuda önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösterdi.

Paylaşın

Orman Yangınlarının Maliyeti 25 Milyar Lirayı Aştı

Yılın ilk yedi ayında 41 bin 458 hektarlık ormanlık alan zarar görürken, sadece odun kaybı ve yeniden ağaçlandırma maliyetinin 25 milyar lirayı aştığı tahmin ediliyor.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan “Adaylık” Açıklaması: Engellenirse, Demokratik Muhalefet Birleşmeli

Ekrem İmamoğlu, “Eğer resmen adaylığım engellenirse, demokratik muhalefet yine birleşmelidir” dedi. İmamoğlu ayrıca, “Gerekirse başka bir isim öne çıkar” ifadelerini kullandı.

Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Bloomberg’e konuştu.

İmamoğlu, “demokratik meşruiyetin” tehlikede olduğunu ifade etti.

Muhalefet ittifakını temsil etmeyi hala umduğunu ancak ‘tereddüt etme zamanı olmadığını’ belirten İmamoğlu, “Ancak tabii ki gerçekçiyim. Eğer resmen adaylığım engellenirse, demokratik muhalefet yine birleşmelidir” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şunları söyledi: “Gerekirse başka bir isim öne çıkar, ama o kişi adalet, refah ve barış vizyonumuzu aynı kararlılıkla sürdürür.”

Tutuklanması hakkında da değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, “İnsan hakları ve hukukun üstünlüğünü yüksek sesle savunan bazı ülkeler, bizim gerçeklerimizle karşılaştığında sessiz kaldı. Bu pragmatizm değil, miyopluktur ve tehlikelidir” ifadelerini kullandı.

 

Paylaşın

MEB, Çocukları “Ucuz İşgücü” Yapmakta Kararlı

2025 – 2026 eğitim – öğretim yılında organize sanayi bölgeleri içinde ve dışında bulunan özel mesleki ve teknik Anadolu lisesi patronlarına kamu bütçesinden öğrenci başına 77 bin 626 TL’ye varan para akıtılacak.

Devlet okullarına yeterli bütçe ayırmayarak okulların ihtiyaçları için velilerden para toplayan Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), özel meslek lisesi patronlarına ve çocuk işçiliğine teşvik yağdırmaya devam ediyor. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, 2025-2026 eğitim-öğretim yılında organize sanayi bölgeleri içinde ve dışında bulunan özel mesleki ve teknik Anadolu lisesi patronlarına kamu bütçesinden öğrenci başına 77 bin 626 TL’ye varan para akıtılacak.

Tebliğde, organize sanayi bölgeleri içinde açılan okullarda öğrenim gören öğrenci başına yıllık eğitim desteği tutarları 48.948 TL’den başlayıp, 77.626 TL’ye kadar değişen oranlarda belirlendi. Organize sanayi bölgeleri dışında açılan okullara ise öğrenci başına 36.482 TL ile 48.894 TL arasında destek verilecek.  2024-2025  eğitim öğretim döneminde bu teşviğin üst limiti 57 bin TL idi. Yeni yılda patronlara verilecek teşviğe yüzde 35 zam yapılmış oldu.

Yeni zamla birlikte teşvik adı altında milyarlarca TL’lik kamu kaynağı da patronlara akacak. 2025-2026 eğitim-öğretim yılı için geçerli olacak tebliğ, yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girdi.  5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında, bu okullarda okuyan öğrenciler için devlet tarafından belirlenen eğitim-öğretim desteği, resmi okullardaki öğrencinin devlete maliyetinin bir buçuk katını geçmeyecek şekilde sağlanacak.

Kamu okullarına yeterli ödenek ayırmayıp ‘kaynak yok’ yalanına sarılan MEB, patronlara ucuz iş gücü yetiştirmek için her biri birer ticari işletme olan özel meslek liselerine kesenin ağzını açmayı ihmal etmiyor. Birçok kamu okulunda yeterli temizlik ve güvenlik görevlisi istihdam edilmezken, her 4 çocuktan 1’i okula aç giderken bu ihtiyaçları karşılamayan MEB, özel okul patronlarının cebini dolduruyor.

MEB’in 2022-2023 istatistiklerine göre, mesleki ve teknik ortaöğretimde Türkiye genelinde toplam 337 özel okul var. Bu okullarda toplamda 151 bin 655 öğrenci bulunuyor. Bu sayı mesleki ve teknik ortaöğretimdeki öğrenci sayısının yaklaşık yüzde 10’nuna denk geliyor.

Paylaşın

Özel’den Dikkat Çeken “Süreç Komisyonu” Açıklaması

CHP Lideri Özgür Özel, iktidarın “Terörsüz Türkiye”, DEM Parti’nin ise “Barış ve Demokrasi” adını verdiği süreç için TBMM’de kurulan komisyona ilişkin yaptığı açıklamada, bu çerçevede çalıştığı taktirde bulunmaya devam edeceklerini söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türkiye’nin ağırlaşan, belediyeler başta olmak üzere pek alana yayılan ve yoğunlaşan hukuki davalardan süratle kurtulması, sonuçta adaletin eksiksiz tecellisi sağlanmalıdır” açıklaması soruldu.

Özel, verdiği yanıtta, “Sayın Bahçeli’nin ve MHP’nin genel başkan yardımcılarının belli bir süredir sağduyuya davet eden ve olması gerekeni hatırlatan açıklamaları var. Bu konuda dünkü açıklamayı da kıymetli buluyoruz” dedi.

“Devlet Bey’in çağrısı kıymetlidir” diyen Özel, “Adli tatilin bitmesiyle iddianame verilmeli ve yargılama safhasına geçilmelidir. Çünkü bu Ak Toroslar çetesi, işi perişan etti Türkiye’deki hukuk sisteminin” ifadelerini kullandı.

‘Sahte diploma’ soruşturması hakkında AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamaya da yanıt veren Özel, “Olay dün ortaya çıksa, bugün konuşulsa bu kadar vahim olmaz. Olay geçen yıl olmuş. Yüzlerce sahte diploma ve bir sürü bu sahte diplomalılar, gerçek diplomalıların giremediği işleri girmiş, yükselemediği yerlere yükselmiş. Bunların da hemen hepsi AK Parti’ye yakın insanlar” diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel, “Şimdi diyor ki ‘kurullara saldırıyorlar.’ Devlete saldırmış FETÖ’yle birlikte bu devlete siz saldırdınız. 15 Temmuz günü Meclis’in üstünde uçan uçağı o pilotun altına veren de, Genelkurmay’ın önündeki insanları ezen tankı onlara veren de siz, FETÖ’ye ‘ne istedilerse verdik’ diyen sizsiniz. Sizin devlete saldırmak geleneğinizde var. Veriler çalınmış, elektronik imzalar toplanılmış, sahte diplomalar üretilmiş, bu devlete saldırmaktır… Devleti çaldırmış, bize ‘devlete saldırmayın’ diyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Harp Malülleri, Gaziler ve Şehit Dul Yetimleri Derneği, Türkiye Muharip Gaziler Derneği ile Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı Genel başkanları ve üyeleriyle bir araya geldi.

Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada Meclis’te kurulan süreç komisyonu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Her endişenin haklı olduğunu belirten Özel, “Herhangi bir gazimizin, şehit ailemizin endişesi kadar doğal bir şey yok. Karnında çocuğunu görmeden şehit vermiş bir annenin, babasını kaybetmiş kişilerin, evladını kaybetmiş annelerin-babaların endişesi ortadan kaldırılmadan bir süreç yürütülmez” ifadelerini kullandı.

Özel, şöyle devam etti: “Bu komisyonda ne konuşulacaksa gizli kapılar ardında değil, Meclis’te konuşulsun ve buraya şehit ailelerimiz, gazilerimiz, onların temsilcileri dahil edilsin. Biz her şeye varız ama onların gözünün içine bakamayacağımız hiçbir şeye yokuz dedik.”

CHP’nin tavrını açıklayan Özel, şunları ifade etti: “CHP, milletten gizli herhangi bir pazarlığın yapılmaması için, kimseden bir şey saklanmaması için, şehit aileleri ve gazilerin üzülmemesi için, meydanı milleti değil kendi çıkarlarını düşünenlere bırakmamak, bunu bir siyasi pazarlık haline getirmemek için o komisyonda yer alıyor. Bu komisyon, bu çerçevede çalıştığı taktirde o komisyonda bulunmaya devam edecek.”

Süreç komisyonunun geçen hafta kapalı toplantı yapmasına ilişkin konuşan Özel, şunları söyledi: “Komisyon geçen hafta bir kapalı toplantı yaptı. Bunu en iyi siz anlarsınız. Diyorlar ki ‘Hani şeffaf olacaktı, toplantı kapalı.’ Toplantıya MİT Müsteşarı, yanında uzmanlarıyla geldi sunum yaptı. Biz MİT mensubunu yabancı istihbarat örgütlerine deşifre mi edeceğiz orada. MİT, CHP’ye de gelince personeli özel tedbirlerle binaya giriyor, oda önceden ayrılıyor, temizleniyor riske karşı.

MİT mensupları saatler önce gelip, saatler sonra çıkıyor başkanlarından, bütün tedbirler alındıktan sonra. Toplantının gizliliği MİT mensuplarının can güvenlikleri açısından devletin talep ettiği bir tedbir. Ama bugün toplantı açık, bundan sonra da açık. Yarın bir gelişme olur, MİT ‘bir bilgi vereceğim’ der, yine kapalı olur. Onun dışında bütün toplantılar açık.”

Paylaşın

Türkiye’de Antidepresan Kullanımı Yüzde 67 Arttı

2014 yılında 39 milyon kutu olan antidepresan kullanımının, 2024 yılında yüzde 67’lik bir artışla 65,5 milyon kutuya yükseldi. CHP’li Mustafa Sarıgül, “Derin yoksulluk derin yaralar açıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, 2025 yılının ilk yarısında gerçekleşen muayene sayıları ve TÜİK’in yoksulluk verilerini bir araya getirerek, Türkiye’deki sağlık sorunlarının temelinde ekonomik sıkıntıların yattığına dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde 2025’in ilk yarısında 239 milyon 166 bin muayene yapılması, Türkiye nüfusunun yaklaşık üç katına denk geliyor. Sarıgül, bu rakamın sorgulanması gerektiğini belirterek, TÜİK’in 2024 verilerine göre Türkiye’de yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olan 25 milyon kişiye ve 3,6 milyon aşırı yoksul haneye işaret etti.

T24’ün haberine göre Sarıgül, “172 bin çocuk yatağa aç giriyorsa, 4 milyon hane elektrik faturasını ödeyemiyorsa, 100 kişiden 40’ı et ve et ürünleri yiyemiyorsa o toplumun sağlıklı olmasını bekleyemezsiniz” diyerek, yetersiz beslenme ve stresin yol açtığı sağlık sorunlarının ciddiyetini vurguladı. “85 milyon vatandaşımız sadece 6 ayda üç defa hasta oldu” sözleriyle durumun vehametini özetledi.

Ekonomik krizin, işsizliğin ve geçim sıkıntısının halkın ruh sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Sarıgül, antidepresan kullanımındaki artışa dikkat çekti. 2014 yılında 39 milyon kutu olan antidepresan kullanımının, 2024’te %67’lik bir artışla 65,5 milyon kutuya yükseldiğini açıkladı. Sarıgül, “Derin yoksulluk derin yaralar açıyor” diyerek, vatandaşları sağlığından eden bu durumun ilk seçimde değişeceğini iddia etti.

Paylaşın