Erdoğan İle Özel Yine Görüşecek Mi?

CHP’de farklı nedenlerle Erdoğan ile görüşmeler olabileceğini, Erdoğan’ın da bunu reddetmeyeceği değerlendirmeleri yapılıyor. Recep Tayyip Erdoğan ile Özgür Özel, seçimlerden sonra iki görüşme gerçekleştirmişti.

31 Mart’ta gerçekleştirilen yerel seçimler sonrası başlayan ‘normalleşme-yumuşama’ sürecinde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel yaklaşık 40 gün içinde iki görüşme gerçekleştirdi.

İlk olarak Özel’in randevu talebiyle gerçekleşen daha sonra Erdoğan’ın iade-i ziyareti ile devam eden sürecin seçmen nezdinde olumlu karşılandığı biliniyor. Yapılan ölçümlerde hem AK Parti tabanında hem de CHP tabanında normalleşmeye büyük ölçüde olumlu bakıldığı görülüyor. Liderlerin de seçmenin beklentileri doğrultusunda kimi tartışmalar, polemikler yaşasalar da süreci tamamen bitirecek bir adımdan kaçınacağı kaydediliyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; CHP’de parti yöneticileri önümüzdeki süreçte farklı nedenlerle Erdoğan ile görüşmeler olabileceğini, Erdoğan’ın da bunu reddetmeyeceği değerlendirmesi yapıyor.

Erdoğan ile Esad görüşecek mi?

Öte yandan merek edilen bir başka konu da Erdoğan ile Esad’ın görüşüp görüşmeyeceği. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bizim Sayın Putin ile Beşar Esed’e bir davetimiz olabilir. Sayın Putin Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse, bu yeni bir sürecin başlangıcı olabilir” sözleri iki ülke ilişkilerinin normalleşmesi beklentisini artırdı.

Kayseri’de yaşanan olayların ardından Suriyeli göçmenler üzerine Meclis’te bir konuşma yapan AK Parti Gaziantep Milletvekili Eyüp Özkeçeci de bu beklentiyi dile getirdi.

Düzensiz göçle ilgili çalışmalar hakkında bilgi veren Özkeçeci, “Güneyimizdeki bölgelerde güvenlik ve istikrar sağlandığı takdirde Suriyelilerin kendi topraklarına geri döndüklerini memnuniyetle görüyoruz. Terörden temizlenen bölgelere Türkiye’den yaklaşık 1 milyon Suriyeli geri döndü. Yakın zamanda gerçekleşmesi muhtemel iki ülke cumhurbaşkanlarının görüşmesi ve siyasi çözümde ilerleme kaydedilmesi sonucu insani altyapının hazır edilmesi Suriyelilerin geri dönüşlerini teşvik edecektir” dedi.

Paylaşın

AK Parti’de “Murat Kurum” Rahatsızlığı: Seçim Kaybedeni…

Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine İstanbul seçimini kaybeden Murat Kurum’un atanması AK Parti’de rahatsızlık yarattı: Başarı ödüllendirilir. Seçim kaybeden birini bakan yapmak doğru değil.

Kurum’un yeniden bakan olarak atanması CHP’de ise memnuniyet yarattı. CHP’li yönetici, “Murat Kurum’un orada olması Ekrem İmamoğlu’nun her gün puan toplaması anlamına gelir. Ekrem Bey onun sayesinde sürekli kıyaslamalara maruz kalacak, hatırlamalar olacak. İmamoğlu’nun PR’a ihtiyacı olmayacak” dedi.

14-28 Mayıs seçimlerinin ardından yenilenen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde ilk değişiklik geçtiğimiz hafta yapıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yerine Kemal Memişoğlu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine ise Murat Kurum getirildi.

Sağlık Bakanı Koca’nın ayrılması sürpriz değildi, çünkü uzun zamandır istifa edeceği konuşuluyordu. Özhaseki’nin görevden alınması ise sürprizdi. Daha da şaşırtıcı olan Özhaseki’nin yerine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kaybeden Murat Kurum’un getirilmesi oldu. Seçim sonrası değişim beklenen AK Parti’de bu durum rahatsızlık yarattı. Bazı partililer “Başarı ödüllendirilir. Seçim kaybeden birini bakan yapmak doğru değil” tepkisi gösterdi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Kurum’un yeniden bakan olarak atanması CHP’de ise memnuniyet yarattı. Kurum’un İBB adayı yapılması ile yeniden Çevre Bakanlığı’na getirilmesinde müteahhitlik işleri başta olmak üzere aynı amaç ve hedefin olduğunu söyleyen bir CHP’li yönetici, “Murat Kurum’un orada olması Ekrem İmamoğlu’nun her gün puan toplaması anlamına gelir. Ekrem Bey onun sayesinde sürekli kıyaslamalara maruz kalacak, hatırlamalar olacak. İmamoğlu’nun PR’a ihtiyacı olmayacak” dedi.

Değişim kesmedi

Öte yandan Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yerine Kemal Memişoğlu’nun atanması AK Partililerin beklentisini karşılamadı. Seçim sonrası büyük ölçekli bir yenilenme istenen partide Kabine’nin oluşumuna dair eleştiriler yükselmeye başladı.

Parti kulislerinde Cumhurbaşkanlığı sisteminde revizyon ihtiyacını dile getiren isimlerin sayısı artarken bakanlarla ilgili, “Kişiler değil sistem değişimi şart. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bakanlar Meclis dışından geliyor. Büyük kısmının siyasi geçmişi yok. Atanmasını da görevden alınmasını da tek bir irade belirliyor. O da sadece o iradeye göre hareket ediyor. Onun onayını, rızasını alma çabası içinde oluyor. Sokağa, seçmene, teşkilata göre değil sadece Cumhurbaşkanına göre hareket ediliyor. Burada bir değişiklik yapılması gerek” değerlendirmeleri dikkat çekti.

Erdoğan ile Özel yeniden görüşebilir: Yerel seçim sonrası başlayan ‘normalleşme-yumuşama’ sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaklaşık 40 gün içinde iki görüşme gerçekleştirdi. İlk olarak Özel’in randevu talebiyle gerçekleşen daha sonra Erdoğan’ın iade-i ziyareti ile devam eden sürecin seçmen nezdinde olumlu karşılandığı biliniyor.

Yapılan ölçümlerde hem AK Parti tabanında hem de CHP tabanında normalleşmeye büyük ölçüde olumlu bakıldığı görülüyor. Liderlerin de seçmenin beklentileri doğrultusunda kimi tartışmalar, polemikler yaşasalar da süreci tamamen bitirecek bir adımdan kaçınacağı kaydediliyor. CHP’de parti yöneticileri önümüzdeki süreçte farklı nedenlerle Erdoğan ile görüşmeler olabileceğini, Erdoğan’ın da bunu reddetmeyeceği değerlendirmesi yapıyor.

Paylaşın

Türkiye, Kişisel Veri İhlalinde 19. Sırada

2004 – 2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçerken Türkiye’de de aynı dönem içerisinde 107.1 milyon kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirlendi.

Türkiye, kişisel veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olurken, ABD ilk sırada yer aldı. ABD’yi sırasıyla Rusya ve Çin takip etti.

Hollanda merkezli sanal özel ağ (“Virtual Private Network” – VPN) servisi Surfshark, Türkiye’nin veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olduğunu raporladı.

Surfshark’ın resmi internet sitesinde yayınlanan rakamlara göre, Türkiye’de yaşayan insan sayısından daha fazla ihlale rastlanıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” başlıklı, 2022 tarihli çalışmasına göre 85.279.553 kişinin yaşadığı ülkede, 2004-2024 yılları arasında 107.138.741 kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirtildi.

Surfshark’ın raporu, sadece 2024 yılının ilk ayında 974.225 ihlalin kayıtlara geçtiğini gösteriyor.

Buna göre, 2024’ün Ocak-Mart aylarını kapsayan ilk çeyreğinde, 2023’ün Ekim-Aralık aylarındaki son çeyreğine kıyasla kişisel veri ihlalinde yüzde 631’lik artış yaşandığı, ortalama 100.000 kişide 48.454 ihlalin görüldüğü vurgulandı.

Türkiye’de yakın dönemde gündeme gelen toplu veri ihlalinin yaşandığı vakalar, Ocak 2020’de 684.138 ihlalin kayıtlara geçtiği Zoosk, Haziran 2020 tarihli, 18.240.847 vakanın görüldüğü Wattpad ve son olarak Mayıs 2023’te 2.411.223 kişinin veri ihlaline neden olan CraftRise adlı etkileşimli oyun sunucusunda yaşananlardı.

Her üç örneğin de tekil olarak Türkiye’nin kişisel veri ihlalinde 19’uncu sırada olmasında pay sahibi olduğu biliniyor.

Surfshark’ın periyodik olarak güncellediği veriler, tek bir e-posta ile birden fazla uygulamaya, sayfaya, foruma kaydolan bir kişinin birden fazla defa ihlale maruz kalabileceğini kanıtlıyor.

Bunun sağlaması ise, 2004-2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçmiş olması. Yani tek bir e-posta adresinin 3 kez ihlale maruz kalmış olabileceği düşünülüyor.

Türkiye’nin 19’uncu sırada olduğu kişisel veri ihlali listesinin ilk sırasında 3.44 milyarı geçkin ihlalin yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ikinci sırada 2.42 milyarı geçkin ihlalle Rusya, üçüncü sırada ise 1.08 milyar ihlalle Çin bulunuyor.

Listenin en altında ise Fransa’nın Karayiplerdeki özerk statüde bulunan deniz aşırı toprağı Saint Barthelemy adası var.

2009’daki sayımda nüfusunun 7.448 olduğu öğrenilen ada topluluğunda, 2004’ten 2024 yılına kadar olan ki 20 yıllık süreçte 9.586 kişisel veri ihlali yaşandığı tespit edildi.

Nüfus-İhlal oranlaması düşünüldüğünde, listenin 231’inci basamağında bulunan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC – Kuzey Kore) ön plana çıkıyor.

2018’deki sayıma göre 25.549.604 insanın yaşadığı ülkede bugüne dek sadece 86.538 kişisel veri ihlali yapıldığı düşünülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

AK Parti’de “Sistem Değişimi Şart” Eleştirileri

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de kabinedeki sınırlı değişim partililerin beklentisini karşılamadı. “Kişiler değil sistem değişimi şart” dikkat çekti.

Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yerine Kemal Memişoğlu’nun atanması AK Partililerin beklentisini karşılamadı. Seçim sonrası büyük ölçekli bir yenilenme istenen partide Kabine’nin oluşumuna dair eleştiriler yükselmeye başladı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Parti kulislerinde Cumhurbaşkanlığı sisteminde revizyon ihtiyacını dile getiren isimlerin sayısı artarken bakanlarla ilgili, “Kişiler değil sistem değişimi şart. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bakanlar Meclis dışından geliyor. Büyük kısmının siyasi geçmişi yok. Atanmasını da görevden alınmasını da tek bir irade belirliyor. O da sadece o iradeye göre hareket ediyor. Onun onayını, rızasını alma çabası içinde oluyor. Sokağa, seçmene, teşkilata göre değil sadece Cumhurbaşkanına göre hareket ediliyor. Burada bir değişiklik yapılması gerek” değerlendirmeleri dikkat çekti.

Erdoğan ile Özel yeniden görüşebilir: Yerel seçim sonrası başlayan ‘normalleşme-yumuşama’ sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaklaşık 40 gün içinde iki görüşme gerçekleştirdi. İlk olarak Özel’in randevu talebiyle gerçekleşen daha sonra Erdoğan’ın iade-i ziyareti ile devam eden sürecin seçmen nezdinde olumlu karşılandığı biliniyor.

Yapılan ölçümlerde hem AK Parti tabanında hem de CHP tabanında normalleşmeye büyük ölçüde olumlu bakıldığı görülüyor. Liderlerin de seçmenin beklentileri doğrultusunda kimi tartışmalar, polemikler yaşasalar da süreci tamamen bitirecek bir adımdan kaçınacağı kaydediliyor. CHP’de parti yöneticileri önümüzdeki süreçte farklı nedenlerle Erdoğan ile görüşmeler olabileceğini, Erdoğan’ın da bunu reddetmeyeceği değerlendirmesi yapıyor.

Paylaşın

CHP’den Emekliler Tepkisi: Simit Ayran Alamayacak Duruma Geldiler

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zam açıklandı. Ancak kök maaşı 8 bin lira ve altında kalan emeklilerimizin maaşlarına zam gelemeyecek. Emeklimiz iktidar en düşük emekli maaşı ile ilgili düzenleme yapmazsa yıl sonuna kadar 10 bin lira ile geçinmeye çalışacak” dedi ve ekledi:

“Durum o kadar kötü ki, emeklimiz bir öğünde simit-ayran alamayacak duruma geldi. Çünkü simit ve küçük su 10, ayran 15 lira her yerde. Bir öğüne 35 lira veremeyen emekli; 3 harfli marketlerden 3 lira 75 kuruşa çubuk kraker, 2 lira 75 kuruşa su, 6 liraya ayran alarak öğünü 12,5 liraya getirmek zorunda kalıyor. Ama iktidara göre maaşları iyi, bir sorun yok! AKP’nin emeklimize reva gördüğünü hayat işte bu.”

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zamlara dair açıklama yaptı. Evrensel’in aktardığına göre, İlgezdi, iktidarın emeklileri bir simide dahi muhtaç ettiğini söyleyerek, “her yerde bir simit, bir su 10 TL, ayran ise 15 TL. Emekli bir öğününe 35 TL veremeyecek durumda” dedi.

Mevcut hayat pahalılığında emekliler için durumun bilinenden kötü olduğunu ifade eden İlgezdi, “Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zam açıklandı. Ancak kök maaşı 8 bin lira ve altında kalan emeklilerimizin maaşlarına zam gelemeyecek. Emeklimiz iktidar en düşük emekli maaşı ile ilgili düzenleme yapmazsa yıl sonuna kadar 10 bin lira ile geçinmeye çalışacak. Durum o kadar kötü ki, emeklimiz bir öğünde simit-ayran alamayacak duruma geldi. Çünkü simit ve küçük su 10, ayran 15 lira her yerde. Bir öğüne 35 lira veremeyen emekli; 3 harfli marketlerden 3 lira 75 kuruşa çubuk kraker, 2 lira 75 kuruşa su, 6 liraya ayran alarak öğünü 12,5 liraya getirmek zorunda kalıyor. Ama iktidara göre maaşları iyi, bir sorun yok! AKP’nin emeklimize reva gördüğünü hayat işte bu” diye ifade etti.

Emeklinin artık dengeli ve sağlıklı beslenmediğini anlatan İlgezdi, “Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bir gününü ayırsa emeklinin halini görecek. Hani çok uzaklara da gitmemize gerek de yok. Ankara’da bakanlığa yakın bir parka gidelim. Emeklinin öğlen simit bile alamadığını, simitten bile tasarruf yapmak zorunda kaldığını görmesini sağlayalım” dedi.

“Olan emekliye ve emekçiye oluyor”

Emeklinin 10 lira ile geçinemediği gibi, asgari ücretlinin zam alamayacağı için durumunun çok kötü olacağını hatırlatarak devam eden CHP’li İlgezdi, “Asgari ücret ocak ayından bugüne 3 bin 850 lira eridi. Buna rağmen AKP yetkilileri temmuzda ara zam yapılmayacağını açıkladı. Enflasyon farkı vermeyen, refah payını emekçi unutsun diyen AKP, yine ülkemizin bütün zenginliğini garanti ödemelere, yandaşlara, lüks ve şatafata harcıyor. Olan emekliye ve emekçiye oluyor” diye anlattı.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Akraba Ataması” Yanıtı: Önce Kendilerine Baksınlar

Erdoğan’ın, başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelerde dost, ahbap atamaları yapıldığına ilişkin açıklamasına yanıt veren Ekrem İmamoğlu “Vallahi Cumhurbaşkanı hangi duyguyla bunu söyledi bilmiyorum” dedi ve ekledi:

“Ama dost, akraba işine girersek acaba devlet kademeleri veya yakın çevresinde işe girmemiş ya da dibinde durmayan dostu, akrabası var mı bilmiyorum. Önce kendilerine bir baksınlar.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Gazitepe Köyü’nde çiftçilerle birlikte buğday hasadına katıldı, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Artı Gerçek’in aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu, “Silivri’deyiz tarım hasadımız hayırlı olsun. Bereketi bol olsun. Çiftçimiz zorda. Fiyatların düşük olması, maliyetlerin yüksek olması ama biz 4 yılı aşan programlarımızda çiftçimizin yanında olduğumuz ile ilgili çokça konumuz var. Burada bugün dikimini desteklediğimiz hasadı Gaztepe köyünde Silivri ve Çatalca Belediye Başkanlarımızla mutluyuz çiftçimizin bereketi bol olsun” diye konuştu.

İBB şirketi KİPTAŞ tarafından 2019’dan önce Mevlüt Uysal döneminde 200 kişiye indirimli ev satıldığı iddiasının sorulması ve konuyla ilgili Sayıştay raporunda bir tespit yapıldığının anımsatılması üzerine İmamoğlu şunları söyledi:

“Evet var. O döneme dair zaten bir kısım işlemler yapıldı. Ama yine bu detaylar üzerinden süreci irdelemeye devam edeceğiz. Zaten birçok konuda aslında yaptığımız hukuki girişimlerimiz var. Yani sadece KİPTAŞ’ta değil birçok birimimizde. Ama biliyorsunuz ki özellikle bu tür konularda ama bakanlık ama diğer kurumlarda birçok hukuki girişimlerimiz ne yazık ki hem karşılıksız bırakıldı. Hatta soruşturma yapma ve bunun gibi birtakım yetkilerimizin elimizden alındığını bütün kamuoyu biliyor. Aynı şeyleri tekrar etsek de etmesek de süreç böyle. Ama işin peşini bırakmadığımızı milletimiz bilsin”

“Önce kendilerine baksınlar”

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelerde ahbap atamaları yapıldığına ilişkin iddiasına da yanıt vererek “Vallahi Cumhurbaşkanı hangi duyguyla bunu söyledi bilmiyorum. Ama dost, akraba işine girersek acaba devlet kademeleri veya yakın çevresinde işe girmemiş ya da dibinde durmayan dostu, akrabası var mı bilmiyorum. Önce kendilerine bir baksınlar” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Özel’den AB Açıklaması: Kağıt Üzerinde Bırakılmasını Kabul Edemeyiz

Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi, Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındadır. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir” dedi.

Dünyada aşırı sağın yükseldiğini, ancak bunun sol ve sosyal demokrasinin gerileyeceği anlamına gelmemesi gerektiğini ifade eden CHP Lideri Özel, “Sosyalist Enternasyonal üyesi partiler olarak vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm getirecek politikaları üretebilecek kapasiteye ve tarihsel birikime sahibiz. İnsanlarımıza bunu daha iyi anlatıp onları aşırı sağın yanıltıcı ve akıl çelici söylemlerine karşı uyarmak ve uyandırmak hepimizin elimizde. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 31 Mart seçimlerinde bunu başarabildik. Solun en önemli ve değişmez ilkelerinden birisi olan ‘değişim’ prensibi ile vatandaşlarımıza sosyal demokrasinin çağın şartlarına ayak uydurabileceğini ve gerçek sorunlarına kalıcı çözümler üretebileceğini gösterdik” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi toplantısına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Seçimden bu yana geçen sürede yapılan tüm anketlerde partimiz Türkiye’nin birinci partisi olarak ölçülmektedir. Önümüzdeki hafta bir parlamento seçimi yapılsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz sorusuna verilen cevaplarda Cumhuriyet Halk Partisi parlamentoda da yerel seçimlerdeki başarıyı tekrarlayabilecek güçte ölçülmektedir. Partimiz, mevcut hükümete sadece muhalefet etmemekte, sorunları doğru tespit edip doğru çözümler üreterek halkın faydasına olan ve takdir gören bir tutumu da sürdürmektedir.

Ülke çapında işçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunları yakından takip ediyoruz. Seçimlerin üzerinden geçen 3 ayda, halkın sorunlarının çözümü için hükümetle ve diğer partilerle sürekli görüşme ve müzakere halindeyiz. Sorunları anlattık, çözüm önerilerimizi sunduk. Ancak bunlardan bir sonuç almadığımızda, üç ay içerisinde Türkiye’nin beş büyük şehrinde beş önemli konuda beş büyük miting yaptık. Her mitinge artan katılım, Türkiye’de şimdiden ki henüz genel seçimlerin üzerinden sadece bir yıl geçti ve dört yıllık bir süresi olmasına rağmen iktidarın, erken seçim tartışmalarını başlatmış durumda.

“Yeni bir ekonomik düzeni kurmanın liderliğini yapmalıyız”

Bir yandan da yerel yönetimlerimizde, vatandaşlarımıza, ucuz, erişilebilir, etkin ve sürdürülebilir hizmetleri sunmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi olarak yeni bir ekonomik düzeni kurmanın liderliğini yapmalıyız. Neoliberalizmin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, yeni istihdam alanları yaratmak ve yeni iş alanlarının gerektirdiği yeşil, dijital, kapsayıcı becerileri yenilenmiş eğitim ve fırsat eşitliği ile sağlamak… Bizlerin parçası olduğu Avrupa’nın liderliğini yaptığı sosyal devlet anlayışını bir kez daha çağa uyumlayarak ayağa kaldırmanın reçetesini yazmak bizlerin öncülüğünde olmalıdır.

Partimiz, dış politikada da etkinliğini her geçen gün artırmaktadır. Partimizin sahip olduğu 1,5 milyon üye, aldığı 17,5 milyon oy ile Avrupa’nın hem en köklü hem de en büyük sosyal demokrat partilerinden birisi konumundadır. Avrupa kıtasının en doğu ucunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu seçim başarısı, Avrupa’nın en batısındaki İngiltere’deki seçim başarısıyla birlikte hepimiz açısından çok önemli bir kilometre taşı olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi, yükselen sağ popülizm karşısında daha dirençli, daha dayanışmacı ve örgütlü bir siyaseti önermekte, Avrupa’daki sol, sosyal demokrat ve sosyalist partilerle iş birliğini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Ortak sorunlarımıza, sosyal adaletsizlik, iklim krizi, savaşlar ve kitlesel ve düzensiz göçe ortak çözümler üretmek için ilerici, demokrat tüm siyasi partilerin arasındaki dayanışmanın artırılması ve güçlendirilmesi gereklidir. Komitemize düşen görevlerin birisi de bu olacaktır. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimlerdeki tecrübelerimizi ve başarılarımızı kardeş partilerimizle paylaşmaya, bu konularda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu dile getirmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi, Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındadır. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir.

“Yolumuz zor, mücadelemiz çetin ve yapmamız gereken çok iş var”

Dünya her geçen gün daha da belirsiz ve istikrarsız bir hale gelmekte. Özellikle Ortadoğu ve Karadeniz gibi Türkiye’nin komşu olduğu bölgelerde artan çatışmalar, toplumlarımızı önemli oranda kaygılandırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoldaşlarımızla Ukrayna’daki savaş ve Filistin’deki katliama daha yakın bir iş birliği ve ortak zeminde hareket etmek için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha bildirmek isteriz. Bu vesileyle İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin devletini tanımalarından dolayı duyduğum memnuniyeti bir kez daha belirtmek isterim. Yolumuz zor, mücadelemiz çetin ve yapmamız gereken çok iş var.

Bizim sosyal demokratlar olarak bu çetin yolda mücadeleye ara vermek ve dinlenmek gibi bir lüksümüz yoktur ve olmayacaktır. Ben şahsen ve partim adına Türkiye’de bu mücadeleyi başaracağımıza inanıyorum ve diğer bütün kardeş partilerin de benzer başarılara imza atmasını gönülden temenni ediyorum. Yarın Fransa’da oy kullanacak olan ve sözümüze değer veren tüm Fransız vatandaşı olan Türkleri bir kez daha aşırı sağa karşı sandık başına gitmeye ve oylarını demokrasiden yana kullanmaya davet ediyorum. Biz dinlenmeden bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, partimiz ve ülkemizin kurucusu liderimizin dediği gibi ‘Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar.’”

Paylaşın

İktidardan Sığınmacılar İçin “Yeni Açılım” Hazırlığı

AK Parti Strateji Kurulu’na düzensiz göçmenlerle ilgili bilgi veren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Kayıt dışı göçle mücadele konusunda yeni açılımlar olacak. Şimdi yeni bir uygulama başlattık” dedi.

Kayseri’de uç veren ve daha sonra Hatay, Gaziantep, Antalya gibi kentlerde de meydana gelen sığınmacı karşıtı olayla iktidar içinde de hareketlenmeye neden oldu.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, “Göçmen krizi büyüyor: Hükümet sıkıştı, yeni önlemler gelecek” başlıklı yazısında AK Parti Genel Merkezi’nde bu konuya ilişkin yapılan toplantıya ait bilgileri paylaştı.

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın başkanlığında yapılan toplantıda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yapılan çalışmaları ve alınması planlanan yeni kararları açıkladığını aktaran Babacan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Son dönemde yapılan kaçak göçmen operasyonlarıyla ilgili bilgi veren Yerlikaya, sığınmacıların tamamını kayıt altına aldıklarını iddia etti. Yerlikaya, “Ama bunlar zaman zaman mobilize olabiliyorlar. Bu nedenle 2023’te ilk olarak İstanbul’da Mobil Göç Noktası uygulaması başlatmıştık. Şu anda, 200’e yakın mobil göç noktamız var. Bugüne kadar 700 binden fazla bu yolla kimlik sorgulaması yapıldı” dedi.

Yerlikaya, yaşanan sorunların ardından önümüzdeki süreçte yeni planlamalar yapılacağını anlattı. Bakan, “İş dünyasından da bazı talepler söz konusu. Türkiye’de bulunan sığınmacıların kayıtlı olarak çalıştırılmasını istiyorlar. Bununla ilgili bazı çalışmalar olacak. Bunun yanı sıra kayıt dışı göçle mücadele konusunda yeni açılımlar olacak. Şimdi yeni bir uygulama başlattık. Türkiye’de kayıt altında bulunan sığınmacıların bildirdikleri adreslere gidiliyor. Verdikleri adreslerde bulunamayanlara yardımlar kesilecek, sınır dışı edilecekler” dedi. Bakan şu verileri paylaştı:

“Bunlardan düzensiz göçmen olan 100 bine yakını geri gönderme merkezlerine yollandı. Türkiye’de 3 milyon 100 bin civarında geçici koruma altındaki Suriyeli bulunuyor. İkamet izniyle kalanlar 1 milyon 100 bin civarında. 235 bin uluslararası koruma kapsamında yabancı var. Bunlarla birlikte düzenli göç dediğimiz kayıtlı 4 milyon 500 bine yakın yabancı var. “

Göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik olarak 7 bin 600 civarında operasyon yapıldığı, 2016’dan bu yana 700 bin civarındaki Suriyeli sığınmacının ülkesine döndüğü bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, operasyonlarda 12 bin 500 kaçak göçmenin gözaltına alındığını, bunların 4 bin 500’ünün tutuklandığı, sınır dışı edilenlerin sayısının 149 bine ulaştığı aktarıldı.

Paylaşın

Yeniden Yargılama Talebi Reddedilen Osman Kavala’dan İlk Açıklama

Gezi Parkı Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Osman Kavala, yeniden yargılama talebinin reddedilmesi sonrası yaptığı açıklamada, “Ülkemizde temel hukuk ilkelerinin egemen olacağı günlerin uzak olmadığına inanıyorum” dedi ve ekledi:

“Yurttaşların özgür ve güvenli biçimde yaşama hakkının korunması devletin temel yükümlülüğüdür. Her yurttaşın hayatı eşit derecede değerlidir.”

Açıklamasında, keyfi cezalandırmanın bir süre daha devam edeceğini belirten Osman Kavala, ” Yine de, Anayasa Mahkemesi’nin önümüzdeki günlerde başvurularımızı değerlendirerek AİHM kararları doğrultusunda karar vereceğini ümit ediyorum” dedi.

Gezi Parkı Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Osman Kavala, yeniden yargılama talebinin reddedilmesi sonrası yazılı açıklama yayınladı. Kavala, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Gezi davasında hukuk ve demokrasi değerlerine bağlı insanlar suç işlediklerine dair delil olmadan yargılandılar, ağır cezalara çarptırıldılar. Benim de yakında cezaevinde yedinci yılım tamamlanmış olacak.

Yerel Mahkemelere ve Adalet Bakanlığı’na yapmış olduğumuz davanın yeniden görülmesi taleplerinin reddedilmesi, keyfi cezalandırmanın bir süre daha devam edeceğini göstermektedir. Yine de, Anayasa Mahkemesi’nin önümüzdeki günlerde başvurularımızı değerlendirerek AİHM kararları doğrultusunda karar vereceğini ümit ediyorum.

Ülkemizde temel hukuk ilkelerinin egemen olacağı günlerin uzak olmadığına inanıyorum. Yurttaşların özgür ve güvenli biçimde yaşama hakkının korunması devletin temel yükümlülüğüdür. Her yurttaşın hayatı eşit derecede değerlidir.”

Paylaşın

Suriye İle Normalleşme: Erdoğan’dan “Putin İle Esed’e Çağrımız Olabilir” Açıklaması

Kazakistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Bizim Sayın Putin ile Beşar Esed’e bir davetimiz olabilir. Sayın Putin Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse, bu yeni bir sürecin başlangıcı olabilir” dedi ve ekledi:

“Suriye’de esecek barış rüzgarları ve bütün Suriye’de hayat bulacak barış iklimi, çeşitli ülkelere dağılmış milyonlarca insanın ülkelerine geri dönmeleri açısından da gereklidir. Biz komşumuz Suriye’ye dostluk elimizi daima uzattık ve uzatırız. Adil, onurlu ve kapsayıcı yeni bir toplum sözleşmesi temelinde kucaklaşan, müreffeh, bir ve bütün Suriye’nin her zaman yanında oluruz. Yeter ki Suriye, bu büyük kucaklaşmayı başlatsın ve her alanda toparlansın.”

Kayseri’de başlayan ve farklı şehirlere yayılan Suriyeli göçmenlere yönelik saldırılarla ilgili “Türkiye içinde de Kayseri’deki hadisede güvenlik güçlerimizin süratli müdahalesiyle hava sakinleşti ve bir an önce olumlu neticeyi her tarafta aldık. Ülkemizde kısa süreli bu tür durumlar ortaya çıksa bile bunların uzamasına zaten müsaade etmeyiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Suriye tarafında da terör örgütlerinin karşısında olan yapıların” böyle bir şeye izin vermeyeceğini söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü 24’üncü Devlet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere gittiği Kazakistan dönüşünde uçakta gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

VOA Türkçe’den Hilmi Hacaloğlu’nun aktardığına göre; Suriye ile yeni bir sürecin başlatılmasına ilişkin Erdoğan, “Bizim Sayın Putin ile Beşar Esed’e bir davetimiz olabilir. Sayın Putin Türkiye’ye bir ziyaret gerçekleştirebilirse, bu yeni bir sürecin başlangıcı olabilir. Suriye’de esecek barış rüzgarları ve bütün Suriye’de hayat bulacak barış iklimi, çeşitli ülkelere dağılmış milyonlarca insanın ülkelerine geri dönmeleri açısından da gereklidir. Biz komşumuz Suriye’ye dostluk elimizi daima uzattık ve uzatırız. Adil, onurlu ve kapsayıcı yeni bir toplum sözleşmesi temelinde kucaklaşan, müreffeh, bir ve bütün Suriye’nin her zaman yanında oluruz. Yeter ki Suriye, bu büyük kucaklaşmayı başlatsın ve her alanda toparlansın” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çoğu Türkiye’de bulunan Suriyeli sığınmacıların ülkesine dönüşünü sağlayacak “büyük kucaklaşmanın” çerçevesinin nasıl olacağı hakkında ise bir değerlendirmede bulunmadı.

Hükümetin Suriye politikasını iç savaşın çıktığı 2011 yılından beri eleştiren ana muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) de Şam yönetimiyle gayrı resmi kanallardan kurduğu bağlantılarla bu ay içinde Beşar Esad-Özgür Özel görüşmesini organize etmeye çalışıyor.

Dün akşam KRT kanalında Elif Doğan Şentürk ve Zafer Arapkirli’nin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Çok yakın bir zamanda heyet ile Şam ziyareti olacak. Temmuz ayı içerisinde Lübnan üzerinden gideceğim. Türkiye ile Esad’ın masaya oturup bu sorunu çözüp Avrupa’dan kaynağın bulunması için inanılmaz gayret sarf edeceğim. Bu konuda en büyük kampanyayı da yapacağız, yeter ki Türkiye’de sığınmacı meselesinden kurtulmak üzere herkes iradesini göstersin. Kayseri benzeri olayların yaşanmasının endişesiyle de bu meselenin çözülmesi lazım” dedi.

Kayseri’de uç veren ve daha sonra Hatay, Gaziantep, Antalya gibi kentlerde de yenileri meydana gelen sığınmacı karşıtı gösteriler de Erdoğan’a soruldu.

Erdoğan, “Türkiye’de de ırkçı akımlar oluşturup kardeşlik iklimini bozmayı amaçlayanlar, karanlık odaklardan aldıkları talimatları yerine getirme gayretindeler. Fakat biz bu oyunları da nasıl bozacağımızı da çok iyi biliriz. Alçakça bir hadise üzerinden kaos planlayanlara da istismarlara da müsaade etmeyiz. Kayseri’deki hadisede devletimiz üzerine düşeni yapmıştır, yapmaktadır. Bu ülkede kimsenin kendini devletin kolluk kuvvetlerinin, yargısının, hükümetinin yerine koymasına izin vermeyiz. Onlar kendi sinsi planlarının güçlü olduğunu zannedebilir, ancak bizim kardeşliğimiz, birliğimiz ve beraberliğimiz tüm oyunları bozmaya muktedirdir” dedi.

Cumhurbaşkanı, başta Azez olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kontrolünde bulunan Suriye sahasında Türkiye aleyhtarı hareketliliğin “PKK/PYD/YPG, DEAŞ gibi örgütlerin” rahatsızlığından kaynaklandığını fakat “Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı Abdurrahman Mustafa Bey’in devreye girmesi” sonrası olumsuz gelişmelerin sona erdiğini dile getirdi.

Erdoğan bir gazetecinin Türkiye’nin Irak merkezi yönetimiyle bu ülkedeki PKK varlığına yönelik bir harekat gerçekleştirmesi hakkında sorduğu soruya verdiği yanıtta Irak ve Suriye dosyalarını birlikte götürdüklerini ifade etti.

“Teröre aman vermeyiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelişmeler olgunlaşmadan, belli bir noktaya gelmeden şu anda böyle bir adımı atacağız demek yanlış olur. Fakat gelişmeler ışığında eğer böylesi bir adım atmak gerekiyorsa bu yapılır. Nitekim şu anda Suriye’nin kuzeyinde olduğu gibi Irak’ın kuzeyinde de zaman zaman PKK’ya karşı darbeler vuruluyor. Güvenlik güçlerimizin eli tetiktedir. Tehdidin boyutuna göre de anlık kararları alıp uyguluyoruz. Teröre aman vermeyiz. Çünkü oralarda da münasebetlerimiz iyi. İlişkilerimiz iyi olduğu için gerek Irak’ta gerek Suriye’de bu adımları her an atarız. Biz bölgemizde bir teröristan kurdurmadık, kurdurmuyoruz ve asla kurdurmayacağız” dedi.

Bölgedeki istikrarsızlığın başta PKK/PYD/YPG olmak üzere terör örgütlerine hareket alanı sağlamasının önemli bir sorun olduğunu belirten Erdoğan, en son Irak ziyaretinde yaptığı gibi terörün “bölgedeki barışı, huzuru, istikrarı ve kalkınmayı engelleyen bir çıban başı” olduğunu da muhataplarına anlatmaya devam edeceğini ifade etti.

Paylaşın