AK Parti’den Instagram Ve Roblox Açıklaması: Sabır

AK Partili Efkan Ala, Instagram ve Roblox’a gelen erişim engeline ilişkin, “Türkiye burada özgürlükleri kısıtlamak için değil, özgürlükleri genişletmek için bu görüşmeleri yapıyor. Vatandaşlarımızdan sabır rica ediyorum” dedi ve ekledi:

“Biz, muhataplarımızın Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate alan adımları atsın diye uğraşıyoruz. Diğerinde ise çocukları korumaya yönelik. Bu alanı birlikte yönetmeliyiz. Biz, böyle bir iletişim devriminin olduğu çağda bunları kısıtlayarak yola devam etmeyi arzu eden bir iktidar değiliz. Ben kısa zamanda netice alacağını düşünüyorum.”

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, NT’de gündemin öne çıkan başlıkları hakkında açıklamalarda bulundu. Efkan Ala’nın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“AK Parti hem bugüne kadar yaptıklarını hem de gelecek vizyonunu gözden geçirecek. AK Parti, Türkiye’nin siyasi tarihinde altı çizilerek yazılması ve okunması gereken bir adrestir.

Her alanda eş zamanlı yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğine inandığımız bir dönem olarak tanımlıyoruz. Seçim dönemlerinde kalıcı reform yapmak imkansız hale geliyor. Seçimsiz dönem var. Seçimsiz dönemde Türkiye, ihtiyaç duyduğu yapısal reformları gerçekleştirme imkanı bulacaktır. Bugün Türkiye, orta gelir üst katmanında. Üst gelir grubuna çıkmak için gereken yapısal reformlar.

Yeni Anayasa tartışmaları: Anayasa tartışması yapılıp siyaset burada insiyatif alıp bir karar alırsa Türkiye’nin önü inanılmaz açılmaz. Hem yerli yatırımcımız hem de yabancı sermaye burada sadece sıcak para olarak gitmez. Borç ilişkisinde bulunmaz. Burada yatırım yapmaya başlar.

AK Parti’de değişim: AK Parti’de 9 ay önce Olağanüstü Kongre yaptık. MYK kurullarının 3’te 2’si değişti. Dün il başkanlarında bayrak yarışı oldu. Değişimi bayrak yarışı olarak görüyoruz. Önceki dönemde görev yaptığımız arkadaşlarımız başka yerde değerlendiriliyor. Aslında sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisinde. Kendisi değişim dönüşüm sürecinde olmayan bir siyasi organizasyon Türkiye’yi de değiştirip dönüştüremez. Değişim AK Parti’de bitmez, bitmemeli de.

Erken seçim: Bu spekülatif anketler sosyal medyada dolaşıyor. Biz kendimiz de sürekli anketler yaparak yol haritamızı belirliyoruz. Anketlerden bazıları bizi önde bazıları geride gösteriyor. Biz önümüze bakıyoruz. Vatandaşın ne dediğini, seçimde ne gösterdiğinin çalışmalarını yapıyoruz. Türkiye’de hala AK Parti çözümlerin ve beklentilerin adresidir. Araştırmalarda bunu gösteriyor.

Bu spekülatif anketler sosyal medyada dolaşıyor. Biz kendimiz de sürekli anketler yaparak yol haritamızı belirliyoruz. Anketlerden bazıları bizi önde bazıları geride gösteriyor. Biz önümüze bakıyoruz. Vatandaşın ne dediğini, seçimde ne gösterdiğinin çalışmalarını yapıyoruz. Türkiye’de hala AK Parti çözümlerin ve beklentilerin adresidir. Araştırmalarda bunu gösteriyor.

Instagram ve Roblox: Türkiye’nin hassasiyetleri var. Biz burada özgürlüklerin garantisi olarak yürüyoruz. Birisi özgürlükleri kısıtlıyor. İnsanların yaptığı paylaşımları kaldırıyor. Özgürlüklere müdahale ettikleri için Türkiye burada vaziyet aldı. Türkiye burada özgürlükleri kısıtlamak için değil, özgürlükleri genişletmek için bu görüşmeleri yapıyor. Vatandaşlarımızdan sabır rica ediyorum. Biz, muhataplarımızın Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate alan adımları atsın diye uğraşıyoruz.

Diğerinde ise çocukları korumaya yönelik. Bu alanı birlikte yönetmeliyiz. Biz, böyle bir iletişim devriminin olduğu çağda bunları kısıtlayarak yola devam etmeyi arzu eden bir iktidar değiliz. Ben kısa zamanda netice alacağını düşünüyorum.”

Paylaşın

Oyun Platformu Roblox’a Erişim Engeli

Özellikle gençler ve çocuklar arasında yaygın olan çevrim içi oyun platformu Roblox’a erişim engeli getirildi. Sosyal medya platformu Instagram’a da erişim engeli getirilmişti.

Haber Merkezi / Roblox, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) menşeli bir çevrimiçi deneyim platformu. Platformda kullanıcılar kendi oyunlarını oluşturabiliyor ve diğer oyuncuların yarattığı oyunları deneyimleyebiliyor.

Roblox, kullanıcılarına oyun oynamanın yanı sıra kendi geliştirdikleri oyunları diğerleriyle paylaşma imkanı da sunuyor. Platformun 2020 yılı itibarıyla dünya çapında aylık 164 milyon kişi tarafından aktif olarak kullanıldığı belirtiliyor.

Türkiye, Esports.net verilerine göre Roblox oynayan kişi sayısında dünya beşincisi konumunda. 2024 verilerine göre tüm Roblox oyuncularının yüzde 4,43’ü Türk. Esports.net verileri ayrıca platformun Türkiye’de 9 milyondan fazla oyuncusu bulunduğunu gösteriyor.

Roblox, hikaye yazma platformu Wattpad ve sosyal medya platformu Instagram’ın ardından Türkiye’de son bir ayda erişim engeli getirilen üçüncü platform oldu.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) web sitesinde yer alan bilgide, İngiltere merkezli www.roblox.com sitesinin “07/08/2024 tarihli ve 2024/5282 D. İş sayılı Adana 6. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla erişime engellendiği” bildirildi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, çevrim içi oyun platformu Roblox.com’un Türkiye’de erişime kapatılmasının, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla yapıldığını belirtti.

Açıklamada, “Çevrimiçi oyun platformu Roblox’un ülkemizde erişime kapatılması kararı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda Adana 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararı iledir. Karar UYAP’ta yayınlanması sonucunda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından uygulanmıştır” ifadesi kullanıldı.

Paylaşın

DEM Parti’den İktidara “Kürtçe” Tepkisi

DEM Partili Mehmet Rüştü Tiryaki, “Bu ülkede iki kelime Kürtçeden rahatsız olan iktidarlar var. İki kelime Kürtçeden rahatsız olan bir yönetim var. Önce yaya ve yanına peşi peya yazılmasından rahatsız olan bir siyasi iktidar var. Bu bakış açısını reddetmek ancak bir zenginlik olarak görmekle olur” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Mersin Akdeniz Belediyesi’nde stratejik plan çalışmaları sürüyor. Artı Gerçek’ten Abidin Yağmur’un haberine göre; Mahalle toplantılarıyla halkın görüşüne başvuran Belediye Eş Başkanlar Nuriye Arslan ve Hoşyar Sarıyıldız, son olarak sivil toplum örgütleri temsilcileriyle bir araya gelerek Akdeniz’in beş yıllık hedeflerini konuştu.

Toplantıya DEM Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkanı Mehmet Rüştü Tiryaki de katılarak açılış konuşmasını yaptı. Türkiye’de belediyeciliğin tarihinin 150 yıl öncesine, batıda ise 900 yıl öncesine uzandığını kaydeden Tiryaki, “Batı’daki belediyeciliğin geçmişi, merkezi yönetime muhalefetle eş değer. Belediyeler merkezle mücadele ederek belediye hizmetlerini verecek yerel yönetimleri güçlendirmişler. Yani belediyecilik tarihi aslında muhalefet tarihi” dedi.

Osmanlı’da ve Türkiye’de ise belediyeciliğin merkezi kamu idaresinin yereldeki yansıması biçiminde olduğunu ifade eden Tiryaki, “Cumhuriyet’ten sonra da belediyeler demokratik ve yerel hizmeti sunan kuruluşlar olmamış. Bugüne kadar, her zaman devletin vesayet yetkisi yerel yönetimlerin üzerinde olmaya devam etmiş. 1980 öncesinde birkaç örneği saymazsak, Fatsa’da Terzi Fikri’nin, Batman’da Edip Solmazlar’ın yarattığı geleneği saymazsak bu topraklarda belki de ilk demokratik belediyeciliği, ilk muhalif belediyeciliği, ilk halkın belediyeciliğini savunan parti bizim mirasını devraldığımız partiler oldu ve 1999’dan sonra biz ilk kez kamu otoritesinin yerel yansıması olan değil halkın olan belediyecilik hizmetlerini savunmaya başladık” dedi.

21. yüzyılın yerel yönetimler açısından altın çağ olacağını ifade eden Tiryaki, “Çünkü dünyanın dört bir yanında belediyeler artık geleneksel belediye hizmetlerini sunmakla yetinmiyorlar. Gerçekten çok karmaşık hizmetleri sunan kuruluşlar olmaya başladılar. Belediyeler neredeyse kentin tüm hizmetlerini, her ihtiyacını karşılar hale geldi” şeklinde konuştu.

Stratejik planın kapalı kapılar ardında değil, halkla birlikte yapılmasının önemine işaret eden Tiryaki, “Halkın katılımı olmadan, demokratik kitle örgütlerinin katılımı olmadan, o kentte yaşayanların katılımı olmadan düzenlenecek bir stratejik planın gerçek anlamda o kentte birlikte yaşayan insanların sorunlarını çözme olanağı yoktur” ifadelerini kullandı.

Akdeniz Belediyesinin “Akdeniz bütün renkleriyle güzel” sloganını çok beğendiğini ifade eden Tiryaki sözlerini şöyle sürdürdü: “Gerçekten bu ülke bütün renkleriyle güzel olan bir ülke. Fakat birileri Akdeniz’in bütün renkleriyle güzel olmasını değil mermer olmasını istiyor. Türkiye’nin bütün renkleriyle güzel olmasını değil mermer olmasını istiyor. Tek renkli, tek sesli ve tek yapılı bir belediye olmasını istiyor. Biz bunu reddediyoruz. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Bu kentte ve bu ülkede yaşayan her inancın, her etnik kökenden insanın, her mezhebin, her yaşam biçimin kendisine yer bulacağı bir ülke olmasını istiyoruz.

Her din, her dil, her inanç, her yönelim bu ülkede bölücü değil bu ülkenin zenginliği olarak kabul edilmesi gerekir. Akdeniz’de eğer bunu yaratabilirsek emin olun bütün ülkeye yayılacak bir vaha olarak yaşatabiliriz. Bu çok önemli. Çünkü bu ülkede iki kelime Kürtçeden rahatsız olan iktidarlar var. İki kelime Kürtçeden rahatsız olan bir yönetim var. Önce yaya ve yanına peşi peya yazılmasından rahatsız olan bir siyasi iktidar var. Bu bakış açısını reddetmek ancak bir zenginlik olarak görmekle olur. Akdeniz Belediyesi bunu yapıyor. Akdeniz tüm renkleriyle güzel demesi peşi paya yazısını inkar edenlere verilmiş en güzel yanıt olacaktır. Bu sloganın bu döneme denk düştüğünü söylemek isterim.”

“Kendimizi de kentimizi de kendimiz yönetiyoruz””

Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Nuriye Arslan da, “Bizim yönetim anlayışımızda toplumun bütününün dahil olacağı karar süreçleri esastır. Bu nedenle önce mahalle toplantılarıyla halkımızın görüşlerini aldık. Bugün de sivil toplum örgütlerinin görüşlerini alıyoruz. Akdeniz’in ciddi sorunları var. Bunları çözmek için kentin dinamiklerine ihtiyacımız var. Mersin’de çok etkili bir kadın yapılanması var. Akdeniz’in gelecek 5 yılını planlarken kadın bakış açısıyla planlamak istiyoruz. Akdeniz’in can yakıcı sorunlarından biri de uyuşturucu sorunu. Bu konuda yerel yönetimler olarak, kent dinamikleri olarak elimizi taşın altına koymamız gerekiyor. Bizim için önemli olan hep birlikte karar alıp hep birlikte uygulamak” dedi.

Akdeniz Belediyesi Eş Başkanı Hoşyar Sarıyıldız da “Amacımız en başından beri demokratik, katılımcı, şeffaf yerel yönetim anlayışıyla, kendimizi de kentimizi de kendimiz yönetiyoruz anlayışıyla çalışmaktı. Bu çalıştay ile stratejik planımızı yapmak için ortak yol haritasını örmüş olacağız” dedi.

Paylaşın

Türkiye Belediyeler Birliği “SGK Borçları” İçin Harekete Geçti

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan borçları gerekçe gösterilerek ihbarname gönderilmesi ve hazine paylarından kesinti yapılması üzerine 24 maddelik bir öneri yayınladı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı “Emeklilere faydanız dokunsun istiyorsanız talimat verin belediyeleriniz SGK’ya olan birikmiş borçlarını ödesinler” açıklamasıyla başlayan tartışmaların ardından belediyelere haciz işlemleri uygulanmaya başlanmıştı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan’ın yaptığı açıklamada, uyarılara ve bildirimlere karşın prim borçlarını ödemeyen belediyelerle ilgili icra yöntemine başvuracaklarını bildirmişti. Tartışmaların ardından haciz işlemleri başlatılmış ve ilk olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin hesaplarına haciz konulmuştu.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), şirket borçlarını gerekçe göstererek bazı belediyelere ihbarname gönderilmesi ve Hazine paylarından kesinti yapılması üzerine 24 maddelik bir öneri yayınladı.

Gazete Pencere’de yer alan habere göre; TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu adına TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız’ın imzasıyla ilgili bakanlıklara gönderilen resmi yazıda, 5393 sayılı belediye kanunun 15’inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez” hükmü hatırlatıldı.

İlgili hükümde amaçlandığı gibi siyasi tercihlere göre kesinti yapılmasını engelleyecek, mahalli hizmetlerin kesintisiz olarak sunulmasını sağlayacak, asgari bir gelirin güvence altına alınmasına kesin olarak imkan verecek ve belediyelere ödeme kolaylığı getirecek yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu belirtildi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na gönderilen yazıda, alacaklı kuramların tahsilatını hızlandıracak, yerel hizmetlerin aksatılmadan yerini getirilmesini sağlayacak 24 maddelik bir öneri paketi sunuldu.

Resmi yazıda; ekonominin bozulan dengesi, belediye gelirlerinde güncelliğin sağlanamamış olması ve sığınmacı yükünün belediyelere getirdiği yük de anımsatıldı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na iletilen resmi yazıda belediye ve bağlı kuruluşlarının kamu borçlarının ne şekilde ödeneceğinin düzenlemiş olduğu hatırlatılarak, “5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve Belediyelere Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’un 7’nci maddesinin 2’nci fıkrasında, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen borçlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarına olan borçların alacaklı idarelerin talebi üzerine ilgisine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı veya İller Bankasınca kesilerek ödeneceği hükmedilmiştir” denildi.

Bütün işverenler gibi, belediye, bağlı kuruluş ve şirketlerin de vergi ve sigorta prim borçlarını ödemelerinin mevzuatın gereği olduğuna dikkat çekilen yazıda, “Ekonominin bozulan dengesi, belediye gelirlerinde güncelliğin sağlanamamış olması ve sığınmacı yükü, geçmiş dönemden sarkan belediye borçları, dış borçlanma izinlerinin reddedilmesi, bankalardan teminat mektubu alınamaması, belediyelere yardım ödeneğinin kapsayıcı şekilde kullanılmaması gibi sebeplerle belediyelerin bütçe dengesinde sapmalar meydana geldiği, kamu borçlarının zamanında veya tam olarak ödenemediği de bir gerçekliktir” ifadelerine yer verildi.

Yazıda, belediyeleri ve şirketlerini haciz baskısına almanın yerel yönetimlerle merkezi idare arasındaki ilişkinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlamayacağı, belediyelere kanunlarla verilen yerel hizmetlerin yerine getirilmesini engelleyeceği de vurgulandı.

24 maddelik öneri: Yazıda, alacaklı kuramların tahsilatını hızlandıracak, yerel hizmetlerin aksatılmadan yerini getirilmesini sağlayacak 24 maddelik öneri paketinde tüm belediyeler adına şu istekler sıralandı:

1) Öncelikle belediyelerin hizmet üretmelerine, takipler ve hacizlerin engel olmasının önlenmesi için bu yoldaki girişimlerin durdurulması,
2) Yeni bir yapılandırma kanunu çıkarılarak uzlaşma kültürü içinde borçların ödenmesine imkân bağlanması,3) Borçlarını düzenli ödeyen belediye/şirketlerin teşviki amacıyla kamuya olan borçlarından en az %10 indirim yapılması,
4) Belediye paylarından yapılan borç kesintilerinin durdurulduğu dönemlerde kamuya olan borçlara faiz işletilmesinin durdurulması,
5) 5779 sayılı Kanun’daki dağıtım kriterlerinin artırılması,

6) Belediye meclislerine kanuni sınırlar dâhilinde vergi ve harç tarifesi belirleme yetkisi verilmesi,
7) Belediyelere ait vergi ve harç tarifelerinin alt üst sınırlarının yeniden belirlenmesi,
8) 2464 sayılı Kanun’un Geçici 7’nci maddesinin Yeniden Değerleme Oranını (YDO) içerecek şekilde yeniden ele alınması,
9) 2464 sayılı Kanun’un güncel gelirleri içerecek şekilde yeniden ele alınması,
10) Emlak Vergisi düzenlemesinin gözden geçirilmesi,

11) Genel aydınlatma giderlerinin belediyelerden alınması,
12) Kültür ve Tabiat Varlıkları Katkı Payının belediyelere bırakılması,
13) Motorlu Taşıtlar Vergisi üzerinden yol ve trafik katkı payı alınması, toplu taşımada vergi indirimi yapılması, ücretsiz/indirimli taşımalarda belediye ve şirketlerinin mali kayıplarının telafi edilmesi,
14) Konaklama Vergisinin belediyelerin geliri şeklinde düzenlenmesi,
15) Müze Giriş Ücretleri Payına ‘ören yerlerinin’ dâhil edilmesi,

16) Yatırım Hizmetlerinden alınan KDV’nin belediye borçlarına mahsup edilmesi,
17) Belediyelerin okul, yurt ve sağlık tesisi yapımı giderlerinin yarısının belediye borçlarına mahsup edilmesi,
18) Belediyelerin dava harçlarından muaf tutulması,
19) Karayolu geçişleri ile orman alanlarındaki belediye hizmetlerinden ücret alınmaması,
20) Su ve atık su tesislerinde tüketilen elektrik tarifesinin sanayi tarifesinin yarısını içerecek şekilde oluşturulması, belediyelerin elektrik giderlerinden KDV alınmaması,

21) Kalkınma Ajans Paylarının kaldırılması,
22) SUKİ gelirlerinden kesilen çevre katkı payının kaldırılması,
23) İmar para cezalarının yeniden ele alınması,
24) Sığınmacı barındıran belediyelerin mali yükünün karşılanması konularında yapılacak her türlü çalışmaya Birliğimizin katılımının sağlanması…

Paylaşın

Türkiye, Yolsuzlukla Mücadelede Sınıfta Kaldı

Son on yılda yolsuzlukla mücadelede 180 ülke içinde 115. sıraya gerileyen Türkiye, hukukun üstünlüğünde ise tüm ülkelerin yüzde 65’inden daha olumsuz bir hatta kaymış durumda.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı İstanbul Planlama Ajansı (İPA) tarafından “Şeffaf Toplum İçin Şeffaf Yönetim: Türkiye’nin Şeffaflık Karnesi” başlıklı yeni rapor yayımlandı. Raporda, Türkiye’nin şeffaflık ve hesap verebilirlik karnesini detaylı bir şekilde değerlendirildi.

İPA Başkanı Dr. Buğra Gökce raporun sonuçlarına dikkat çekerek “Türkiye yolsuzlukla mücadelede 180 ülke içinde 115. sırada.  Hukukun üstünlüğü açısından Türkiye tüm ülkelerin yüzde 65’inden daha olumsuz bir noktada. Demokrasinin güçlenmesi ve adil kamu yönetimi için hesap verebilirlik, şeffaflık ve hukukun üstünlüğünün çok daha yüksek bir seviyede uygulanması gerekiyor” dedi.

Raporda, Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yolsuzluk Algı Endeksi ve Dünya Bankası’nın Yönetişim Endeksi verilerine göre Türkiye’nin ciddi bir şeffaflık kaybı yaşadığına vurgu yapıldı.

“Sürekli değiştirilen Kamu İhale Sistemi kamu alımlarında rekabetçi-şeffaf eğilimi yüzde 50’nin de altına düşürmüş durumda. Türkiye son on yılda yolsuzlukla mücadelede 180 ülke içinde 115. sıraya geriledi” denildi.

İfade özgürlüğü alanında ülkenin 2008 yılında başlayan gerileyişin sürdüğü belirtilerek şu veriler paylaşıldı: “Hukukun üstünlüğü söz konusu olduğunda Türkiye 2022 itibariyle tüm ülkelerin yüzde 65’inden daha olumsuz bir hatta kaymış durumda.

Türkiye’de 2018 yılından bu yana vergi harcama raporları yayınlanmıyor. Kamu bankalarının reklam harcamalarındaki devasa artışlar medya finansındaki şeffaflık konusunda soru işaretleri doğuruyor.”

Paylaşın

AK Parti’den Instagram Açıklaması: Pozitif İlerlemeler Kaydediliyor

Sosyal medya platformu Instagram’a yönelik erişim engeline ilişkin konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, “Pozitif ilerlemeler kaydediliyor” dedi ve ekledi:

“Kuralsız alanlarından vazgeçmek istemiyorlar. Müzakerelerin olumlu sonuçlanacağını, kurallara uyacağını taahhüt edeceğini ve böylelikle kısa sürede açılacağını düşünüyorum.”

Türkiye’de 50 milyonu aşkın kullanıcı olduğu belirtilen sosyal medya platformu Instagram’a getirilen erişim engeliyle yaşanan krizde günler sürüyor. CNN Türk canlı yayınında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Instagram’a yönelik yasağın kısa sürede kalkmasını beklediklerini söyledi.

Şirket yetkilileri ile görüşmelerine dair konuşan Yalçın, “Pozitif ilerlemeler kaydediliyor. Kuralsız alanlarından vazgeçmek istemiyorlar. Müzakerelerin olumlu sonuçlanacağını, kurallara uyacağını taahhüt edeceğini ve böylelikle kısa sürede açılacağını düşünüyorum” dedi.

Erişim engelinin ne zaman kaldırılacağı ile ilgili ise Yalçın, “Biz uzun sürmesi kanaatinde değiliz. Beklentimiz çok açık. Türkiye’nin kurallarına uyacağına dair çeşitli açıklamalar yapmaları, taahhütleri ortaya koymaları çerçevesinde çok kısa süre içerisinde bunun açılabileceğini biliyoruz. Ben sürecin uzayacağı kanaatinde değilim” diye konuştu.

Paylaşın

61 Barodan “Instagram” açıklaması: Derhal Erişime Açılmalı

BTK tarafından “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle engelleme kararı verilen Instagram’a ilişkin 61 barodan ortak açıklama geldi. Açıklamada, Instagram’ın derhal erişime açılması gerektiği belirtildi.

Bilişim Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), “katalog suçlara uymadığı gerekçesiyle” gerekçesiyle Instagram’a erişim engeli getirmişti. BTK, erişim engelinin ne kadar süreceğine dair ise herhangi bir bilgi vermemişti. Erişim engeli bir mahkeme kararı ile değil, BTK aracılığıyla uygulanmıştı.

Türkiye’de 57 milyon kullanıcısı bulunan Instagram’ın kapalı tutulmasına karşı 61 barodan ortak açıklama geldi. Artı Gerçek’in aktardığına göre; Instagram’ın ‘katalog suçlar’ iddiasıyla erişime engellenmesine karşı tepkiler devam ederken, 61 barodan yapılan ortak açıklamada sürecin hukuka uygun bir biçimde yürütülmediği vurgulandı. Yasağın ifade özgürlüğünü ihlal ettiği belirtilen açıklamada, “Biz barolar olarak, kamusal makamlardan; Instagram’ı derhal erişime açarak yurttaşların Anayasal haklarını kullanmasına engel niteliğindeki bu hukuksuz uygulamaya son vermesini bekliyoruz” denildi.

“Instagram yasağı kaldırılmalıdır” başlıklı açıklamada, “Geçtiğimiz hafta ülkemizde yaklaşık 58 milyon kullanıcıya sahip sosyal medya platformu instagram.com sitesi BTK’nin idari kararıyla erişime engellenmiştir. Instagram, aralarında Barolarımızın da bulunduğu tüm oda, dernek, vakıf ve kamu kurumlarının kullandığı, milyonlarca yurttaşımızın her gün haberleştiği, basın-yayın organlarının haber akışını sağladığı, sayısız işletmenin satış, reklam ve pazarlama faaliyeti gerçekleştirdiği bir platformdur” denildi.

Barolar, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın “katalog suçlarla ilgili gereklerin Instagram tarafından yerine getirilmediğini” savunduğunu ama sürecin şeffaf yönetilmediğini vurguladı:

“Ancak hangi içeriklerin çıkarılmasının istendiği, bunlarla ilgili hangi savcılık veya mahkeme tarafından içerik çıkarılma kararı verildiği, bu kapsamda Instagram’a tebliğ edilen bir karar olup olmadığı, Instagram’ın içerik çıkarma talebini reddedip reddetmediğini kamuoyuna izah etmediğinden erişim engelleme sürecinin 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’a uygun yürütülmediği anlaşılmaktadır.”

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı: “Sürecin kanuna uygun yürütülmemesi yurttaşların ifade ve haberleşme özgürlüğü, basına sansür getirdiğinden de basın özgürlüğü gibi Anayasal hakların yürütme organının kanundan kaynaklanmayan bir kararıyla engellenmesi sonucuna yol açacağından bu sonucun demokratik bir hukuk devletinde kabulü mümkün değildir.

Öte yandan Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği’ne göre söz konusu erişim engelleme kararının ekonomiye günlük 1,9 milyar TL zararı bulunmaktadır. Dolayısıyla mevcut yasakçı tutumun, demokratik değerleri örselediği ve ülke ekonomisi açısından kaygı verici olduğu unutulmamalıdır. Biz barolar olarak, kamusal makamlardan; Instagram’ı derhal erişime açarak yurttaşların Anayasal haklarını kullanmasına engel niteliğindeki bu hukuksuz uygulamaya son vermesini bekliyoruz.”

Hangi barolar imzaladı?

Açıklamada imzası olan barolar şunlar: Adana Barosu, Bursa Barosu, Kars Barosu, Siirt Barosu, Adıyaman Barosu, Çanakkale Barosu, Kastamonu Barosu, Sinop Barosu, Ağrı Barosu, Çankırı Barosu, Kayseri Barosu, Urfa Barosu, Aksaray Barosu, Denizli Barosu, Kırıkkale Barosu, Şırnak Barosu, Amasya Barosu, Diyarbakır Barosu, Kocaeli Barosu, Tekirdağ Barosu, Tokat Barosu, Trabzon Barosu, Dêrsim Barosu Uşak Barosu, Ankara Barosu, Edirne Barosu,

Kütahya Barosu, Antalya Barosu, Erzurum Barosu, Manisa Barosu, Aydın Barosu, Eskişehir Barosu, Mardin Barosu, Balıkesir Barosu, Antep Barosu, Giresun Barosu, Mersin Barosu, Bartın Barosu, Muğla Barosu, Van Barosu, Batman Barosu, Hakkari Barosu, Muş Barosu, Yalova Barosu, Bilecik Barosu, Hatay Barosu, Nevşehir Barosu, Yozgat Barosu, Zonguldak Barosu, Bitlis Barosu, Isparta Barosu, Niğde Barosu, Bingöl Barosu, İstanbul Barosu, Ordu Barosu, Bolu Barosu, İzmir Barosu, Sakarya Barosu, Burdur Barosu, Karabük Barosu, Samsun Barosu.

Paylaşın

ABD’den Türkiye’ye Net “Rusya” Uyarısı

ABD, Türkiye’yi Rusya için hayati önem taşıyan ABD askeri bağlantılı donanımın Rusya’ya ihracatını azaltmaması halinde bunun sonuçları olacağı konusunda uyardı.

ABD’nin özellikle Türkiye’nin, işlemciler, hafıza kartları ve amplifikatörler de dahil olmak üzere batı yapımı elektronik cihazların Rusya’ya gönderilmesinden endişe duyduğu belirtildi.

Birleşik Krallık merkezli uluslararası ekonomi gazetesi Financial Times, Washington yönetiminin Türkiye’nin Rusya’ya askeri ekipman ve parça ihracatı dolayısıyla Ankara’yı uyardığını duyurdu.

Gazete, Washington yönetiminin, Türkiye’den Rusya’ya askeri ticaretini engellemek için daha fazla adım atmasını belirttiğini aktarırken, “Washington, Türkiye’yi Rusya için hayati önem taşıyan ABD askeri bağlantılı donanımın Rusya’ya ihracatını azaltmaması halinde bunun sonuçları olacağı konusunda uyardı” ifadesine yer verdi.

Gazete, Washington yönetiminin, Türkiye’den Rusya’ya askeri ticaretini engellemek için daha fazla adım atmasını belirttiğini aktarırken, “Washington, Türkiye’yi Rusya için hayati önem taşıyan ABD askeri bağlantılı donanımın Rusya’ya ihracatını azaltmaması halinde bunun sonuçları olacağı konusunda uyardı” ifadesine yer verdi.

ABD Ticaret Bakanı Yardımcısı Matthew Axelrod’un bu ticareti durdurmak için kısa bir süre önce Ankara ve İstanbul’da Türk yetkililerle ve yöneticilerle bir araya geldiğine dikkat çeken gazete, Axelrod’un söylediklerine de yer verdi. Gazeteye konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili Axelrod’un mesajının Türkiye’nin Amerikan menşeili çiplerin ve diğer parçaların ticaretini engellemek için daha fazla çalışması gerektiği yönünde olduğunu söyledi.

Axelrod Financial Times’a yaptığı açıklamada “ABD teknolojisinin Rusya’ya yasadışı akışını durdurmak için Türkiye’nin yardımına ihtiyacımız var” dedi. Axelrod, “Türk makamları ve endüstrisinin hızlı bir şekilde ilerleme kaydettiğini görmemiz gerekiyor, aksi takdirde ihracat kontrollerimizden kaçanlara yaptırım uygulamaktan başka çaremiz kalmayacak” diye ekledi.

Financial Times, Washington’ın uyarısının Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiyi Rusya ile olan  ticaretin bozduğuna dikkat çekerken, Türkiye’nin ABD, AB ve diğer batılı müttefikler gibi Rusya’ya yönelik yaptırımlarda bulunmadığını hatırlattı.

İngiliz medyası, ABD’nin özellikle Türkiye’nin, işlemciler, hafıza kartları ve amplifikatörler de dahil olmak üzere batı yapımı elektronik cihazların Rusya’ya gönderilmesinden endişe duyduğuna dikkat çekti.

Gazeteye konuşan bir yetkili, Axelrod’un Türk hükümetine bu ticaretin “acil bir sorun” olduğunu söylediğini ve Ankara’ya “ABD kontrolündeki ürünlerin Rusya’ya aktarılmasına yasak getirmesi ve uygulaması” çağrısında bulunduğunu söyledi. Yetkili, Moskova’nın ABD parçalarına erişmek için “Türkiye’nin ticaret politikasını istismar etmeye çalıştığını” da sözlerine ekledi.

ABD’nin bazı Türk şirketlere yaptırım uyguladığına dikkat çekilirken, Türkiye’nin Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan gibi ülkelere yaptığı ihracatın bu ülkelerin kayıtlarında gözükmediğini yazan Financial Times, Türkiye’nin son dönemde Rusya’ya ihracatının azaldığı belirtilirken yetkili, “Son dönemde bazı iyileşmeler var fakat bu yeterli değil, halen çok yüksek” dedi.

(Kaynak: Sözcü)

Paylaşın

CHP, İYİ Parti Ve DEM Parti’den “Instagram” Hamlesi

TBMM Dijital Mecralar Komisyonu’nun CHP, İYİ Parti ve DEM Partili üyeleri, BTK’nın “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle engelleme kararı verdiği “Instagram” için komisyonu toplantıya çağırdı:

“Uluslararası standartlar ve insan hakları belgeleri, iletişim özgürlüğünün korunmasını ve bu özgürlüğün engellenmemesini temel bir hak olarak tanımaktadır. Instagram’ın erişime engellenmesi, ifade özgürlüğü ve bilgi paylaşım hakkını kısıtlamakta, dolayısıyla demokratik değerlere aykırı bir durum teşkil etmektedir.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu’nun Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri, Instagram’a getirilen erişim engeliyle ilgili olarak komisyonun 8 Ağustos’ta olağanüstü toplanmasını talep etti.

Artı Gerçek’in aktardığını göre; Milletvekillerinin ortak imzayla Komisyon Başkanlığı’na yaptıkları başvuruda, şu ifadelere yer verildi:

“İletişim ve bilgi paylaşımında önemli bir rol oynayan dijital mecraların özgürlüğü, demokratik toplumların vazgeçilmez bir parçasıdır. Son dönemde İnstagram sosyal medya platformunun erişime engellenmesi, bireylerin iletişim özgürlüğü ve bilgi edinme hakkını doğrudan etkileyen bir durum ortaya koymuştur. Anayasamızın herkesin düşünce ve kanaatlerini açıklama, yayma özgürlüğünü güvence altına almıştır.

Ayrıca, uluslararası standartlar ve insan hakları belgeleri, iletişim özgürlüğünün korunmasını ve bu özgürlüğün engellenmemesini temel bir hak olarak tanımaktadır. Instagram’ın erişime engellenmesi, ifade özgürlüğü ve bilgi paylaşım hakkını kısıtlamakta, dolayısıyla demokratik değerlere aykırı bir durum teşkil etmektedir.”

Paylaşın

Dervişoğlu’ndan Erdoğan’ın “Cibilliyeti Bozuk” Sözlerine Sert Tepki

Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından Türkiye’de yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik, “cibilliyeti bozuk” sözlerine sert  tepki gösterdi:

“Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından bir günlük yas ilan edilmesini eleştirenlere yönelik şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan, şunları söyledi: “İsmail Haniye’yi tanıyan herkes onun nasıl yiğit bir dava adamı olduğunu çok iyi bilir. Kendisi aynı zamanda Filistin’in son seçilmiş başbakanıdır. Merhum Haniye’nin Katar’daki cenaze merasimine geniş bir heyetle iştirak etmenin yanı sıra ülkemizde bir günlük milli yas ilan ederek Filistin halkıyla dayanışmamızı gösterdik. Ama bazı ekranlarda, bazı cibilliyeti bozuk olanlar bizim ona gösterdiğimiz bu ilgiyi hazmedemedi. Yani sizden mi izin alıp da bunların kararını verecektik? Biz milletimizden gerekli izni aldık, adımlarımızı da buna göre atıyoruz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’ın sözlerine tepki gösterdi. X hesabından paylaşım yapan Dervişoğlu, “Seviye ve seciyesi kendisine kefil olmayan kişiler, başkalarının cibilliyetlerini tartışma konusu yapamazlar! Şayet yaparlarsa, kendi cibilliyetleri tartışılır!..” dedi.

Paylaşın