AK Parti’nin 23. Kuruluş Yılı: Erdoğan’dan Değişim Mesajı

AK Parti 23. Kuruluş Yıl dönümü Programı’nda konuşan Erdoğan, 22 yıllık iktidarında ilk kez 31 Mart’taki yerel seçimlerde net bir yenilgiye uğrayan ve sandıktan ikinci parti olarak çıkan partisinde kapsamlı bir revizyona gidileceği mesajı verdi.

Erdoğan, “Önümüzdeki aylarda başlatacağımız Büyük Kongre sürecimizi sadece bir ‘vitrin yenilenmesi’ olarak değil, milletimizin bizden beklediği kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Kendini yorulmuş hisseden varsa, bitkin hisseden varsa, onlardan kenara çekilip biraz soluklanmalarını istiyoruz. Hangi görevde olursa olsun hiçbir arkadaşım, koltuğuna yaslanıp rehavete kapılma lüksüne sahip değildir.

Milletin ve ümmetin umudunu heder edenlere hoşgörü göstermeyiz, gözünün yaşına da bakmayız. Yenilenerek, güçlenerek, tazelenerek ilerlerken, kimsenin bize ayak bağı olmasına müsaade etmeyiz. Bakanlarımız, belediye başkanlarımız, tüm teşkilatımız, her bir arkadaşımız işine odaklanacak” dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen AK Parti 23. Kuruluş Yıl dönümü Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Tam 23 yıldır AK Parti’nin ülkeye ve millete hizmet sancağını taşıyanlara tek tek teşekkür ediyorum. Binlerce yıllık bu sevdaya gönül veren bu büyük yolculuğa eşlik eden tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Hiç şüphesiz en büyük teşekkürü aziz milletimiz hak ediyor. Pınarhisar’dan bu yana bizi çok güçlü şekilde destekleyen, saldırılarda yanımızda duran necip milletimize şahsım ve milletim adına teşekkürlerimi arz ediyorum.

AK Parti’nin 23’üncü yaşının ülkemize, milletimize, demokrasimize ve insanlığa hayırlı olmasını rabbimden niyaz ediyorum.

AK Parti bundan 23 sene önce milletin umudu olarak, milletimiz tarafından kuruldu. 14 Ağustos 2001’de biz o güne kadar dalga dalga büyüyen gönül hareketinin tabelasını astık. Kefenimizi giyerek başlattığımız mücadelemizde emanetin emin ellerde olacağının sözünü verdik. 23 sene önce problemlerin altında ezilen Türkiye’ye özgüvenini aşıladık. Muhafazakar demokrat kimliğimizle milletimizin ruh köküne sadık kalarak kronik sorunları çözmeyi vaat ettik. Dip dalga hareketi olarak kurulan AK Parti kısa sürede milyonların umudu haline dönüştü. Toplumun her kesiminden muazzam bir teveccüh gördük. Milletimiz AK Parti’de yıllar sonra kendini gördü, kendi değerlerini temsil eden samimi, liyakatli, gayretli kadrolar gördü.

Türkiye’yi yönetme mesuliyetini devraldığımızdan itibaren milletimize karşı görevlerimizi yerine getirmenin çabasındayız. Ürken, çekinen, korkan değil; meselelerin üzerine cesaretle giden, çözüme odaklanan anlayışla hareket ediyoruz. Bugüne kadar nice engelle karşılaştık. Yol boyunca nice badireler atlattık. Bizi hizmetten, çalışmaktan alıkoymak isteyen sinsi senaryolarla muhatap olduk. Pek çok tehditle mücadele ettik.

Ankara’nın göbeğinde darbe çığırtkanlığı yaptılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. 367 diye bir şey uydurarak milletin iradesine ipotek koymak istediler. Gezi olaylarında sokaklarımızı ateşe verdiler. PKK’dan FETÖ’ye bütün bunlara varıncaya kadar bütün taşeronları üzerimize saldılar. 17-25 Aralık’ta haşhaşileri 15 Temmuz gecesi TSK içindeki hainleri kullanarak milletin iradesine çökmeye kalkıştılar. Sandığın itibarına gölge düşürmek için sayısız yola başvurdular. Türkiye ne zaman kendini toparlasa bir bahane üretip bizi yolumuzdan çevirmeye çalıştılar. Bunların hiçbirine eyvallah etmedik.

14 Ağustos 2001 tarihinde büyük bir heyecanla yola revan olurken milletimize verdiğimiz sözleri tutmanın bahtiyarlığını yaşıyorum. Partimiz 23’üncü yaşını kutluyor. Kesintisiz iktidarımız 22 yılı dolduracak 22 yılımız hizmet ve eser üretmekle geçti. Emeklilerimiz, memurlarımız, işçimiz, sanayicimiz, kadınlarımız ülkemizin kalkınma ve demokrasi hamlelerinin en yakın tanığıdır. Elini vicdanına koyup objektif değerlendirmeler yapan herkes AK Parti’nin ülkemize kazandırdıklarını takdir etmektedir.

AK Parti’yi kurduğumuzda ülkemizin nüfusu 68 milyondu, bugün 85,5 milyona ulaştı. Türkiye nüfusu yüzde 25 arttı. Nüfusumuz artarken Türk ekonomisi iki kat, üç kat arttı. Sağlık milletimizin duasını aldığımız alanların en başında geliyor. Sağlık çalışanı sayısını 3 kat yükselttik. Merdiven altında adalet dağıtılan eski Türkiye’ye son verdik. Asrın projesi Marmaray’ı, Orhan Gazi, 15 Temmuz Çanakkale Köprülerini, tünelleri ve pek çok ulaştırma projesini milletimize sunduk. 26 olan havalimanı sayımız 58 oldu.

Baraj sayımızı 276’dan aldık 742 baraj inşa ederek 1018’e ulaştırdık. Turizmde ülkemizi ziyaret eden kişi sayısını 15 milyonda 57 milyona çıkardık. Dışişlerinde temsilcilik sayımızı 163’ten 261’e çıkararak diplomatik ağı en geniş 3’üncü ülke olduk. Türkiye’nin otomobili TOGG artık yollarda. Savunma sanayinde yerlileşme hamlesini başardık. Kişibaşı milli gelirimiz 3 bin 608 dolarken, 2023 yılında 13 bin 110 dolar seviyesine ulaştı.

Türkiye’nin AK Partili yılları her alanda Cumhuriyet tarihinin en parlak dönemi olarak kayıtlara geçmiştir. Bizim anlayışımızda ekonomik kalkınma demokrasiden bağımsız değildir. Ekonomimizi büyütürken demokrasimizin standartlarını genişletmekten geri durmadık. Türkiye’de sivil siyasetin alanını da genişlettik. Hak ve özgürlükler sahasında ülkemizde sessiz devrime imza attık. Türkiye’yi yasakların, baskıların ve korkuların kol gezdiği ülke olmaktan çıkardık. Milli iradenin üzerinde ne kadar vesayet odağı varsa hepsine karşı tavizsiz mücadele yürüttük.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle doğrudan halkın iradesiyle yönetim sistemi değişikliğine gittik. Kimsenin ötekileştirilmediği, terörü ve şiddeti övmediği müddetçe her türlü düşüncenin ifade edildiği bir yapıyı ülkemiz genelinde büyük oranda hakim kıldık.

23 yılda Türkiye çok büyük değişim geçirdi. Ülkemiz umutlarını yeniden yeşertti. Milletimiz özgüvenini yeniden kazandı. Bizim lugatımızda durmak, bitti kelimesi olmadı. Türkiye’yi rekorlara ulaştırdık ama bitti demedik. Her zaman kendimizle yarıştık. Bu millet için çalışmak şereftir. Ter dökmek ibadettir. Biz bu şuurdan hamd olsun hiç uzaklaşmadık.

Bugüne kadar milletimizin başını önüne eğdirmedik. Bundan sonra da milletimize mahcup olmayacağız. Aynı aşkla, şevkle bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Tarih tüm bu başarılara öncülük eden AK Parti’yi hayırla yad edecektir.

Zamanın ruhu alışılan siyaset tarzını değişime zorlamaktadır. Biz de buna uygun politikalar geliştirmek zorundayız. Halktan yükselen değişim dalgasının ürünü olan AK Parti’nin yeni dönemin ruhunu ıskalaması düşünülemez. AK Parti’nin siyaset yapacağı yer Türkiye’nin merkezidir. Özeleştirimizi samimiyetle yapıyoruz, eksiğimiz varsa üzerine cesaretle gidiyoruz.

Büyük kongre maratonumuzu sadece bir vitrin yenilenmesi olarak değil, kapsamlı değişimin ana zemini olarak görüyoruz. Kendini yorulmuş hisseden varsa onlardan kenara çekilmelerini istiyoruz. Hiçbir arkadaşım koltuğuna yaslanıp rehavete kapılma lüksüne sahip değildir. Heyecanını kaybedenler millete hizmetin önünde olmamalıdır. Biz bu aziz milletin umuduyuz. Buna bizim de tahammülümüz olamaz. Kimsenin bize ayakbağı olmasına müsaade etmeyiz.

2028 seçimlerine kadar canla başla çalışmaya, üretmeye, milletimize hizmete devam edeceğiz. 2028 seçimlerinde de milletimiz gayretimizi, tecrübemizi takdir edecek ve emaneti yine AK Partili kadrolara teslim edecektir. Birilerinin gazıyla iktidar hayali kuranlar yine hüsrana uğrayacak, yine avuçlarını yalayacak.

AK Parti milletin partisidir. Türkiye için hayal kuran, çalışan, üreten, koşturan herkese AK Parti çatısı altında yerimiz var. Kuruluşumuzdan itibaren saflarımızı genişletmeye gayret ettik. Farklılıklarımızı büyütmek yerine müştereklerimize odaklandık.

Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı sınamalar yeni siyaset tarzına ihtiyacı had safhaya çıkarmıştır. İktidar ve muhalefetiyle daha fazla konuşmamızı, temas ve diyaloğu elzem kılıyor. Milli çıkarlarımız konusunda kararlılık göstermemiz gerekiyor. Hepimiz aynı gemideyiz. Gemideki delikleri büyütmenin, yeni delikler açmanın kimseye faydası olmaz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak uzlaşmacı ve yapıcı tavrımızı sürdüreceğiz.

Eksiğimiz, kusurumuz elbet vardır ama millete ihanetimiz asla söz konusu değildir. Bu çizgiden hiçbir zaman sapmayacağız. Ekonomide sıkıntıları çok iyi biliyoruz. Enflasyonda düşüş başladı. Fiyat istikrarını sağlayacak enflasyonu tek haneli oranlara çekeceğiz. Kısa süre içinde dar gelirliler ve emekliler için rahatlatacak seviyelere ulaşacağız.”

Paylaşın

Mansur Yavaş’tan Adaylık Açıklaması: Partim Ve Milletim İsterse…

Önümüzdeki seçimlerde, CHP’nin muhtemel Cumhurbaşkanlığı adayları arasında adı geçen Mansur Yavaş, adaylığına ilişkin, “Henüz Türkiye’de bir seçim gündemi yok” dedi ve ekledi:

“Bu nedenle adaylık konuşmak için çok erken. Şu an birinci önceliğim Ankara halkına hizmet. Bunun dışında bir gündemim yok. Fakat günü geldiğinde partim ve milletim bizi aday olarak görmek isterse bu vazifeden kaçınmayız. Elbette aday oluruz.”

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, olası bir Cumhurbaşkanlığı adaylığı hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Yavaş, kendisine yöneltilen “Cumhurbaşkanı adayı olur musun?” sorusuna yanıt verdi.

ABB Başkanı Mansur Yavaş, adaylık konusunda net bir açıklama yapmayarak mevcut seçim gündeminin henüz oluşmadığını belirtti.

Habertürk’e açıklamalarda bulunan Mansur Yavaş, “Henüz Türkiye’de bir seçim gündemi yok. Bu nedenle adaylık konuşmak için çok erken” ifadelerini kullandı. Şu anda birinci önceliğinin Ankara halkına hizmet olduğunu vurgulayan Yavaş, bu konunun dışındaki her şeyin şimdilik gündeminde olmadığını ifade etti.

Konu ile ilgili ilerleyen zamanlarda durumu değerlendireceklerini belirten Mansur Yavaş, “Fakat günü geldiğinde partim ve milletim bizi aday olarak görmek isterse bu vazifeden kaçınmayız. Elbette aday oluruz” diyerek, Cumhurbaşkanlığı adaylığına açık kapı bıraktı.

Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili yaptığı açıklama: “Henüz Türkiye’de bir seçim gündemi yok. Bu nedenle adaylık konuşmak için çok erken. Şuan birinci önceliğim Ankara halkına hizmet. Bunun dışında bir gündemim yok. Fakat günü geldiğinde partim ve milletim bizi aday olarak görmek isterse bu vazifeden kaçınmayız. Elbette aday oluruz.”

Paylaşın

AK Parti MYK Toplantısında Erdoğan’ı Kızdıran Sözler

AK Parti MYK toplantısında, bir MYK üyesinin “Siyasi kimliğimizi değiştirelim. Muhafazakar – Demokrat kimliğimizden sıyrılalım” sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çok sinirlendiği ve kızdığı iddia edildi.

AK Parti’nin gençlerle ilgili yaptırdığı son anket önceki gün yapılan AK Parti MYK’da masaya yatırıldı. Gençlik Kolları Başkanlığı tarafından yapılan saha çalışmasında “Kendinizi hangi kimlikle tanımlıyorsunuz?” sorusunu yöneltilen gençler açık ara farkla “Atatürkçü” cevabı vermiş, ikinci sırada ise ‘Milliyetçi’ cevabı yer almıştı.

Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, yapılan anket çalışması önceki gün MYK toplantısında gündeme geldi. Bir MYK üyesinin “Siyasi kimliğimizi değiştirelim. Muhafazakar – Demokrat kimliğimizden sıyrılalım” sözlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çok sinirlendiği ve kızdığı iddia edildi.

Öte yandan yapılan anketlerde 18-30 yaş arası gençlerde Erdoğan’ın oyunun eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyundan yüksek olduğu tespiti de yer aldı. Erdoğan’ın bunun üzerine “Tanınma konusunda yaşadığımız herhangi bir sorunumuz yok. Biz icraatımızı gençlerimize daha iyi anlatmalıyız” dediği kaydedildi.

Bunun yanı sıra bugün gerçekleştirilecek 23. yaş kutlama programında en az 15 belediye başkanı ile iki milletvekilinin AK Parti’ye geçeceği belirtilirken, Erdoğan’ın, partiye geçmek isteyen diğer siyasilere de kapıyı araladığı ifade edildi.

Önümüzdeki günlerde bu sayının artacağı konuşulurken, Erdoğan’ın “Dışlayarak, dışarıda tutarak değil biz kucaklayarak bugünlere geldik. Ülkeye ve millete hizmet sevdası olan herkese kapımızı açık tuttuk. Harekete güç katacak herkesle ortak değerler etrafında buluşma irademiz dün olduğu gibi bugün de bakidir” dediği öğrenildi.

Paylaşın

En Çok Göç Veren Şehir “İstanbul”

İstanbul 581 bin 330 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 208 bin 740 kişi ile Ankara ve 164 bin 247 kişi ile Hatay takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 811 kişi ile Ardahan, 7 bin 234 kişi ile Tunceli ve 7 bin 604 kişi ile Kilis oldu.

Haber Merkezi / Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul, 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 232 bin 700 kişi ile Ankara ve 147 bin 765 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 6 bin 856 kişi ile Ardahan, 10 bin 202 kişi ile Bayburt ve 11 bin 806 kişi ile Tunceli oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İç Göç İstatistikleri 2023 verilerini açıkladı.

Ülkemizde 2007 – 2008 döneminde yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2023 yılında yüzde 4,04 oldu. Diğer bir ifadeyle Türkiye’de 2023 yılında 3 milyon 450 bin 953 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,9’unu erkekler, yüzde 52,1’ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul, 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 232 bin 700 kişi ile Ankara ve 147 bin 765 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 6 bin 856 kişi ile Ardahan, 10 bin 202 kişi ile Bayburt ve 11 bin 806 kişi ile Tunceli oldu.

İstanbul 581 bin 330 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 208 bin 740 kişi ile Ankara ve 164 bin 247 kişi ile Hatay takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 811 kişi ile Ardahan, 7 bin 234 kişi ile Tunceli ve 7 bin 604 kişi ile Kilis oldu.

Türkiye’de, 2023 yılında büyüklük olarak en fazla göç hareketliliği, 647 bin 191 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 43,4’ünü erkekler, yüzde 56,6’sını ise kadınlar oluşturdu.

Ülkemizde 2023 yılında iller arası göç eden 3 milyon 450 bin 953 kişiden 601 bin 481’i hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 518 bin 16 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 512 bin 11 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Türkiye’de 2023 yılında cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni; erkeklerde 257 bin 277 kişi ile daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken kadınlarda 361 bin 15 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve doğal afet / acil durum, kadınlarda ise eğitim ve doğal afet / acil durum diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

Türkiye’de 2023 yılında, en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 231 bin 477’sinin eğitim, 94 bin 139’unun işe başlamak / iş bulmak ve 50 bin 8’inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.

Paylaşın

Ömer Çelik’ten Fatih Erbakan’a “Siyasi Şantaj” Yanıtı

Fatih Erbakan’ın “siyasi şantaj” suçlamasına yanıt veren Ömer Çelik, “Yeniden Refah Partisi, yerel seçimlerde birçok yerde müstakil bir siyaset izlememiş, AK Parti’ye kaybettirip CHP’ye kazandırmak amacıyla hareket etmiştir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Geçmişte AK Parti’de siyaset yapmış isimlere teklif götürme yoluna gitmesi siyasi ilkeler açısından yüzleşmeleri gereken bir durumdur. Siyasi ahlak ve şantajdan bahsedenlerin en başta kendilerinin bu kavramları dikkate almaları gerekir.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın AK Parti’yi “siyasi şantaj”la suçlamasına parti sözcüsü Ömer Çelik’ten yanıt geldi. Çelik, partilerine geçmek isteyen belediye başkanlarının ‘töhmet altında’ bırakıldığını öne sürerek şunları söyledi:

“Yeniden Refah Partisi hür iradeleriyle AK Parti’nin eser ve hizmet siyasetine katılma iradesini gösteren Belediye Başkanlarını töhmet altına bırakmaya çalışmaktadır. Yeniden Refah Partisi, yerel seçimlerde birçok yerde müstakil bir siyaset izlememiş, AK Parti’ye kaybettirip CHP’ye kazandırmak amacıyla hareket etmiştir.

Sadece bu amaçla, geçmişte AK Parti’de siyaset yapmış isimlere teklif götürme yoluna gitmesi siyasi ilkeler açısından yüzleşmeleri gereken bir durumdur. Siyasi ahlak ve şantajdan bahsedenlerin en başta kendilerinin bu kavramları dikkate almaları gerekir.”

“Ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değil”

Yerel seçimlerde partisinden belediye başkanı seçilen bir çok ismin AK Parti’ye geçeceği iddialarına ilişkin açıklama yapan Erbakan, açıklamasında şu ifadelere yer vermişti:

“31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Milletimizin hür iradesiyle Yeniden Refah Partimiz’den seçilen belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin ‘AK Parti’nin siyasi şantaj yöntemleriyle karşı karşıya kalmaktadır.

“İktidar gücünü elinde bulunduranlar Yeniden Refah Partimizden seçilen belediye başkanlarımıza, kamu gücünü kullanarak hizmet yaptırmayacaklarını göstererek; hizmetlerin yapılması için gerekli imkanları, belediye başkanlarımızın partimizden istifa ederek, kendi saflarına geçmesi karşılığında vereceklerini ima ve ifade etmektedirler.

Yeniden Refah Partili belediye başkanlarımızın faaliyetlerini engelleyerek onları hizmet edemez hale getirmek, siyasi şantajla başkanlarımızı AK Parti’ye transfer etmeye çalışarak milletimizin 31 Mart’ta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymak, ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değildir.

Bu noktada milletin tercihini, iradesini yok sayarak, şahsi ikbal, menfaat ve konforları uğruna saf değiştirenleri de milletimiz elbetteki affetmeyecektir. Bu gibi siyasi operasyonlar, milletimizin büyük teveccühüne mazhar olan, her ay üye kayıt rekorları kırarak emin adımlarla hedefe doğru ilerleyen, Türkiye’nin en hızlı büyüyen siyasi partisi Yeniden Refah Partimizin yükselişini asla durduramayacaktır.”

Paylaşın

Fatih Erbakan’dan AK Parti’ye “Siyasi Şantaj” Suçlaması

Yerel seçimlerde partisinden belediye başkanı seçilen bir çok ismin AK Parti’ye geçeceği iddialarına sert tepki gösteren Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti’yi ‘siyasi şantaj’ yapmakla suçladı:

Haber Merkezi / “Yeniden Refah Partili belediye başkanlarımızın faaliyetlerini engelleyerek onları hizmet edemez hale getirmek, siyasi şantajla başkanlarımızı AK Parti’ye transfer etmeye çalışarak milletimizin 31 Mart’ta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymak, ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değildir.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, yerel seçimlerde partisinden belediye başkanı seçilen bir çok ismin AK Parti’ye geçeceği iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.  Erbakan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Milletimizin hür iradesiyle Yeniden Refah Partimiz’den seçilen belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin ‘AK Parti’nin siyasi şantaj yöntemleriyle karşı karşıya kalmaktadır.

“İktidar gücünü elinde bulunduranlar Yeniden Refah Partimizden seçilen belediye başkanlarımıza, kamu gücünü kullanarak hizmet yaptırmayacaklarını göstererek; hizmetlerin yapılması için gerekli imkanları, belediye başkanlarımızın partimizden istifa ederek, kendi saflarına geçmesi karşılığında vereceklerini ima ve ifade etmektedirler.

Yeniden Refah Partili belediye başkanlarımızın faaliyetlerini engelleyerek onları hizmet edemez hale getirmek, siyasi şantajla başkanlarımızı AK Parti’ye transfer etmeye çalışarak milletimizin 31 Mart’ta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymak, ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değildir.

Bu noktada milletin tercihini, iradesini yok sayarak, şahsi ikbal, menfaat ve konforları uğruna saf değiştirenleri de milletimiz elbetteki affetmeyecektir. Bu gibi siyasi operasyonlar, milletimizin büyük teveccühüne mazhar olan, her ay üye kayıt rekorları kırarak emin adımlarla hedefe doğru ilerleyen, Türkiye’nin en hızlı büyüyen siyasi partisi Yeniden Refah Partimizin yükselişini asla durduramayacaktır.”

Paylaşın

Özdağ’dan Akşener’e Dava Yanıtı: Memnun Olurum

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, eski İYİ Parti Lideri Merak Akşener’in kendisi hakkında dava açacağına ilişkin sözlerine, “Dava açacakmış, dava açmasından memnun oldum. Konuşalım bunu” şeklinde yanıt verdi.

Eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a dava açacağını duyurmuştu.

Ümit Özdağ, Cüneyt Özdemir’in yayınında gündem olan sözleri için, “O konuşma Ümit Özdağ ve Meral Akşener arasında olmadı. Ümit Özdağ söyleseydi zaten Türkiye o gün öğrenirdi hem de en yüksek tonda. Zafer Partisi’nin kuruluş çalışmalarında geldi anlattı. Ben sonra bunu değişik zeminlerde paylaştı.Sözcü TV’den İpek Özbey’in programında da paylaştım. Dün yapılan açıklama Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla peş peşe olunca kamuoyunun dikkati çekti. Akşener de dava açacakmış, dava açmasından memnun oldum. Konuşalım bunu” açıklamasını yaptı.

Ne olmuştu?

Sözcü Gazetesi’nden Aytunç Erkin’e konuşan Akşener; Kılıçdaroğlu’nun “Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz” sözlerini yargıya taşıyacağını belirtmişti. Akşener ayrıca Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında da şikayetçi olacağını belirterek şunları söylemişti:

“Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Okuyunca göreceksiniz. Sabrın çok berbat bir duygu olduğuna kanaat getirdim.”

Akşener’in dava girişimleriyle ilgili açıklamaları şu sözlerle devam etmişti: “Avukatımla birlikte hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğim. Çünkü ‘ihanet’ ve ‘ahlaksızlık’ çok ağır iki söz. Çok ağır söz ve benim bunları kaldırmam mümkün değil.

Bundan sonra madem böyle işte böyle. Dilekçe çalışıyorum şu anda daha vermedim ama mahkemeye vereceğim. Dolayısıyla annemin amcası Yemen şehidi, babamın amcası İstiklal madalyalı Atatürk’ün arkadaşı bunu benim ailemin kaldırması mümkün değil. Dolayısıyla dün de ‘ahlaksızlık’ dedi Kılıçdaroğlu ve mahkemede hesaplaşacağız kendisiyle. Her şeyin nasıl olduğunu çok açık, net ve kendi içimde tuttuğum her şey dahil dilekçede olacak.”

Kılıçdaroğlu, KısaDalga’ya haftasonu verdiği röportajda, Meral Akşener’in haziran ayında sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gidip Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şunları söylemişti:

6 lider Türkiye’yi nasıl yöneteceğimiz konusunda bir ortak mutabakat metni üzerinde anlaşmışsak (ki bu metin bizim demokrasi tarihimiz açısından çok değerlidir), Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte yapılacak Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmışsak masadan kalkma ve tekrar masaya dönme süreci yaşamamalıydık. Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise bir Youtube kanalında 2018 genel seçimleri sürecini anlatırken, seçimden bir ay önce Meral Akşener’in danışmanlarından olan bir anket şirketi sahibinin kendisini ‘dinlenilemeyen’ bir odaya götürüp “Bana nedenini sorma, adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” dediğini öne sürmüştü.

Paylaşın

2 Milletvekili Ve 15 Belediye Başkanı AK Parti’ye Katılıyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “15 belediye başkanı noktasında katılımlar olacak. 2 milletvekili katılacak. Görüşmeler de sürüyor. Yeni katılımlar olabilir” dedi ve ekledi:

“Hizmet kervanına destek olmak isteyen herkes, bizimle diyalog içinde oluyor. Biz bu durumda hem parti ilkemizi hem de katılım sağlamak isteyenlerin hukukunu koruyacak şekilde süreç yönetimi yapıyoruz.”

Dağ sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bizim için bir ilk değil, son da olmayacak. 85 milyon vatandaşımızı kucaklayarak AK Parti ailesini büyütmeyi sürdüreceğiz.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti’nin 23. Kuruluş Yıldönümü’ne ilişkin açıklama yaptı.

“Bugüne kadar siyasetin merkezinde bulunduk. Bundan sonra da bulunmaya devam edeceğiz.” diyen  Hamza Dağ, yaptığı açıklamada AK Parti’ye milletvekili ve belediye başkanları düzeyinde katılım olacağını belirtti.

 Dağ, “15 belediye başkanı noktasında katılımlar olacak. 2 milletvekili katılacak. Görüşmeler de sürüyor. Yeni katılımlar olabilir.” ifadelerini kullandı.

“Hizmet kervanına destek olmak isteyen herkes, bizimle diyalog içinde oluyor. Biz bu durumda hem parti ilkemizi hem de katılım sağlamak isteyenlerin hukukunu koruyacak şekilde süreç yönetimi yapıyoruz” diyen Dağ, sürecin tamamlanmasıyla isimlerin açıklandığını anlattı.

Dağ sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bizim için bir ilk değil, son da olmayacak. 85 milyon vatandaşımızı kucaklayarak AK Parti ailesini büyütmeyi sürdüreceğiz.”

Paylaşın

Akşener, Kılıçdaroğlu Ve Özdağ’ın Sözlerini Yargıya Taşıyor

Eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın kendisi hakkındaki sözlerini yargıya taşıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener hakkında, “Bu topraklarda ihaneti de görebiliyoruz”, Ümit Özdağ’ı ise “2018’de Erdoğan’ı bilerek cumhurbaşkanı seçtirdi” ifadelerini kullanmıştı.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’ndan şikayetçi olacağını Ümit Özdağ’ı ise dava edeceğini yazdı. Akşener’le telefonda görüştüğünü belirten Erkin, Akşener’in “Avukatımla birlikte hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğim. Çünkü ‘ihanet’ ve ‘ahlaksızlık’ çok ağır iki söz. Çok ağır söz ve benim bunları kaldırmam mümkün değil” dediğini belirtti.

Akşener devamında, “Bundan sonra madem böyle işte böyle. Dilekçe çalışıyorum şu anda daha vermedim ama mahkemeye vereceğim. Dolayısıyla annemin amcası Yemen şehidi, babamın amcası İstiklal madalyalı Atatürk’ün arkadaşı bunu benim ailemin kaldırması mümkün değil. Dolayısıyla dün de ‘ahlaksızlık’ dedi Kılıçdaroğlu ve mahkemede hesaplaşacağız kendisiyle. Her şeyin nasıl olduğunu çok açık, net ve kendi içimde tuttuğum her şey dahil dilekçede olacak. Ümit Özdağ’ı da veriyorum. Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Hep beraber göreceğiz. Bana iftira atan elinde belge bilgi olduğunu iddia eden herkesi mahkemeye vereceğim. ‘Getir bakalım belgeni’ diye. Herkes kaçıyor” dedi.

“Altılı Masa’da bilmediğimiz konuları mı açıklayacaksınız?” sorusuna ise Akşener, “Valla bilmiyorum okuyunca göreceksiniz. Kimseye söylemedim ilk kez sana söylüyorum. Bunları yazabilirsin. ‘İhaneti’ asla kaldıramayacağımı yazabilirsin. En son sözlerinden sonra Tayyip Erdoğan’ı nasıl seçtirdiğimi anlatıyor, bu kadar yalanı nasıl bir araya getiriyor, Ümit Bey bunu ispatlayacak. Anayasa yapmışım ben DEM’le! Ahmet Erozan, Nuri Okutan benden habersiz ne çalışmalar yapmışlar, mahkemede ortaya çıkacak, anlatacaklar. Sabrın çok berbat bir duygu olduğuna kanaat getirdim” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Ümit Özdağ ne demişti?

Önceki CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KısaDalga’ya haftasonu verdiği röportajda, Meral Akşener’in haziran ayında sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gidip Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şunları söylemişti:

“6 lider Türkiye’yi nasıl yöneteceğimiz konusunda bir ortak mutabakat metni üzerinde anlaşmışsak (ki bu metin bizim demokrasi tarihimiz açısından çok değerlidir), Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte yapılacak Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmışsak masadan kalkma ve tekrar masaya dönme süreci yaşamamalıydık. Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise bir Youtube kanalında 2018 genel seçimleri sürecini anlatırken, seçimden bir ay önce Meral Akşener’in danışmanlarından olan bir anket şirketi sahibinin kendisini ‘dinlenilemeyen’ bir odaya götürüp “Bana nedenini sorma, adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” dediğini öne sürmüştü.

Paylaşın

ABD’den Türkiye’ye “Rusya” Uyarısı

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, ABD’nin Türkiye’den Rusya’ya giden askeri malzemeden hala endişe duyduğunu belirterek, Ankara’yı bu ihracatı önlemek için işbirliğini arttırmaya çağırdı.

Jeff Flake, “Bu bizim için bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve bunu sık sık ve tutarlı bir şekilde dile getiriyoruz. Buradaki muhataplarımızla konuştuğumuzda, amacımızın Rusya’nın savaş yürütme kabiliyetinin engellenmesini sağlamak olduğunu vurgulayacağız” dedi ve ekledi:

“Hala Türkiye üzerinden gelen önemli kalemler görüyoruz. Dolayısıyla orada daha iyi bir işbirliği arıyoruz ve pek çok açıdan bunu elde ediyoruz. Rusya’nın şikayetçi olduğunu biliyorum, bu da iyi bir işaret.”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, Türkiye’deki görevinin sonuna yaklaşırken İstanbul’da gazetecilere açıklamalarda bulundu. Flake, “İran ile herhangi bir ilişkisi bulunan tüm müttefiklerimizden gerilimin yatışması için çaba göstermelerini istiyoruz. Bu ülkelere Türkiye de dahil” dedi.

“Türk muhataplarımız tansiyonun yükselmemesini sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar” diyen Flake, “Gerilimin tırmanmayacağı konusunda bizden daha emin görünüyorlar” diye ekledi.

Türkiye – ABD ilişkilerinin şu an önceki döneme göre daha iyi durumda olduğunu belirten ABD Büyükelçisi, bu ay başında ABD ile Rusya arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen tutuklu takasına işaret etti. Flake, Türk tarafının müzakerelerde değil, lojistik alanında yer aldığını ve önemli bir rol oynadığını söyledi.

Gazze’ye de değinen Jeff Flake, Gazze’de durumun “çok zor” olduğunu, Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söyleminin, Türkiye’nin bu konuda muhatap rolü oynamasını zorlaştırdığını ifade etti.

Büyükelçi, Ankara ile Washington arasında Gazze konusundaki görüş ayrılıklarının, ABD yönetiminin aktif bir şekilde ateşkes çağrısı yapmaya başlamasıyla azaldığını, ancak hala devam ettiğini kaydetti.

Jeff Flake, ABD’nin Türkiye’den Rusya’ya giden askeri malzemeden hala endişe duyduğunu belirterek, Ankara’yı bu ihracatı önlemek için işbirliğini arttırmaya çağırdı.

Jeff Flake, “Bu bizim için bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve bunu sık sık ve tutarlı bir şekilde dile getiriyoruz. Buradaki muhataplarımızla konuştuğumuzda, amacımızın Rusya’nın savaş yürütme kabiliyetinin engellenmesini sağlamak olduğunu vurgulayacağız” dedi ve ekledi:

“Hala Türkiye üzerinden gelen önemli kalemler görüyoruz. Dolayısıyla orada daha iyi bir işbirliği arıyoruz ve pek çok açıdan bunu elde ediyoruz. Rusya’nın şikayetçi olduğunu biliyorum, bu da iyi bir işaret.”

Paylaşın