Bilim İnsanları, Dünya’nın Ürkütücü Sonunu Canlandırdı

Güneş ömrünü tamamladığında şimdiki boyutunun çok ötesine geçerek şişecek. Dünya’daki okyanuslar kaynarken, nihayetinde yıldız, gezegeni ve kalabilecek son yaşam kırıntılarını da yutacak.

Üstelik Dünya yutulduktan sonra da Güneş şişmeye devam edecek. Yıldız yaklaşık 7,59 milyar yıl içinde tam gelişmiş bir kırmızı dev haline geldiğinde yarıçapı, şimdikinin 256 katına ulaşmış olacak.

Aralarında Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) de yer aldığı birçok kurumdan bilim insanları ve tasarımcılar, Güneş’in son günlerinde nasıl görüneceğine dair önemli ipuçları veren videolar servis ediyor.

Şimdiye dek yapılan araştırmalar ve ömrünün sonlarına gelmiş Güneş benzeri yıldızlardan toplanan veriler doğrultusunda hazırlanan bu canlandırmalar, aynı zamanda Dünya’nın nasıl yok olacağını da dehşetengiz biçimde gözler önüne seriyor.

Buna göre birkaç milyar yıl içinde Dünya yok olmaya başlayacak. Güneş ömrünü tamamladığında şimdiki boyutunun çok ötesine geçerek şişecek. Yıldızlar bu aşamada “kırmızı dev” adını alıyor.

Dünya’daki okyanuslar kaynarken, nihayetinde yıldız, gezegeni ve kalabilecek son yaşam kırıntılarını da yutacak. Üstelik Dünya yutulduktan sonra da Güneş şişmeye devam edecek.

Yıldız yaklaşık 7,59 milyar yıl içinde tam gelişmiş bir kırmızı dev haline geldiğinde yarıçapı, şimdikinin 256 katına ulaşmış olacak.

ESO’nun YouTube kanalında yayımlanan bir videoda, Güneş’in bu devasa boyutlara nasıl ulaşacağı ayrıntılı biçimde gösteriliyor. Videoda Dünya’nın konumu değişmezken, Güneş’in giderek büyüdüğü ve gezegene hızla yaklaştığı, sonunda da onu içine yuttuğu görülüyor.

Bu gerçekleştiğinde Güneş Sistemi’nin halihazırda Dünya’yı kapsayan yaşanabilir bölgesi de çok daha uzağa kaymış olacak.

Bilim insanları o gün geldiğinde sistemin yaşanabilir bölgesinin Kuiper Kuşağı olabileceğini düşünüyor. Güneş Sistemi’nin uzak kenarında yer alan bu kuşak, uzay kayaları ve cüce gezegenlerden oluşuyor. Bu da Dünya’nın yok olmasının ardından bu kayalık cisimlerde hayatın var olabileceği anlamına geliyor.

Coconut ScienceLab adlı YouTube kanalında yayımlanan bir diğer videodaysa Güneş’in genişlemesi, yörüngesinde dönen diğer gezegenlerle birlikte resmediliyor.

Öte yandan Güneş, bir gün kırmızı dev evresini aşıp çok daha kararlı olan ve hiç rüzgar yaymayan beyaz bir cüceye dönüşecek. İşte bu noktada sistemdeki bir gezegenin hayatta kalmasının mümkün olabileceği düşünülüyor.

Zira bilim insanları, beyaz cüce yıldızların, yörüngelerinde yaşanabilir gezegenlere ev sahipliği yapabileceğini düşünüyor. Ancak bu gezegenlerin, kırmızı dev evresinden sonra ortaya çıkması gerekiyor. Diğer bir deyişle Dünya’nın beyaz cüceye dönüşen Güneş’in etrafında dönmeye devam etmesi mümkün görünmüyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Kim Kardashian Minik Bikinisiyle Baş Döndürdü

Kim Kardashian, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla dikkatleri bir kez daha üzerine çekti. Kim’in paylaşımları kısa süre içerisinde olay olurken, takipçileri de paylaşımları yorum ve beğeni yağmuruna tuttu.

Haber Merkezi / Sosyal hayatında yarattığı sansasyonlarla magazin figürü haline gelen realite TV yıldızı Kim Kardashian, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla dikkatleri bir kez daha üzerine çekti.

Kardashian, siyah bikinisiyle sahilde takla attığı anları sosyal medya hesabından paylaştı. Kim Kardashian’ın paylaşımları kısa süre içerisinde sosyal medyada olay oldu. Kim’in paylaşımları takipçileri tarafından yorum ve beğeni yağmuruna tutuldu.

21 Ekim 1980 tarihinde doğan Kim Kardashian’ın gerçek adı Kimberly Noel Kardashian’dır. Los Angeles’ta doğan Kardashian baba tarafından Ermeni, anne tarafından Hollanda ve İskoç asıllıdır.

Kim Kardashian, E kanalında yayınlanan Keeping Up with the Kardashians ve Kourtney and Kim Take New York adlı reality showlar ile bilinir.

Bir dönem prodüktörlük, mankenlik, şarkıcılık, oyunculuk ve stilistlik yapmıştır. İş insanı kimliğiyle dikkatleri çeken Kardashian kendi adını taşıyan birçok parfüm çıkarttı. Amerikan ABC kanalında yayınlanan Dancing With the Stars (Yıldızlarla Dans) adlı televizyon formatında yarıştı.

America’s Next Top Model (Amerikanın Gelecek/Yeni Top Modeli-Amerika Top Modelini Arıyor) adlı programda konuk jüri üyeliği yaptı. 2010 yılında ise kız kardeşleri Kourtney ve Khloe ile “Kardashian Konfidential” adında otobiyografi türünde bir kitap yayımladı.

2012 Nisan ayından beri Kanye West ile beraber olan Kardashian 15 Haziran 2013 günü Cedars-Sinai Medical Hastanesinde kızları North West’i dünyaya getirdi. 21 Ekim 2013’te, Kardashian’ın 33. doğum gününde nişanlanan çift 24 Mayıs 2014 tarihinde İtalya’nın Floransa kentinde evlendi.

Oğulları Saint West, 5 Aralık 2015’te doğdu. Doktorların ikinci hamileliğinden sonra hamile kalmamasını önermesi üzerine çiftin üçüncü çocuğu Chicago 15 Ocak 2018 yılında ve dördüncü çocuğu Psalm 9 Mayıs 2019 tarihinde taşıyıcı anne aracılığıyla dünyaya geldi. Kardashian, dört çocuğunun babası Kanye West’ten 2021 yılında boşandı.

Paylaşın

ÖTV Zammına Sarıgül’den Tepki: Bir Bardak Benzin Olmuş 10 Lira

ÖTV zammına tepkisini bir akaryakıt istasyonundan gösteren CHP’li Sarıgül, “Evet, görüyorsunuz, akmakta bile zorlanıyor. Neden biliyor musunuz? Bir bardak benzin olmuş 10 lira. Bu 10 lirayla teker nasıl dönecek?” dedi. Sarıgül, aldığı benzini arabasının tekerine döktü.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, akaryakıta yapılan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) zammına tepkisini bir akaryakıt istasyonundan bir bardak benzin satın alarak gösterdi.

Sarıgül, akaryakıta yapılan ÖTV zammını protesto etmek için bugün bir akaryakıt istasyonuna gitti. Sarıgül, akaryakıt istasyonunda çektiği videoyu, “Benzin ve motorine yansıyan yeni fiyatlardan sonra iğneden ipliğe her şeye zam gelmeye başlayacak. Halkımız borçla yaşıyor, borcu borçla kapatıyor” mesajıyla sosyal medya hesabında paylaştı.

Akaryakıt istasyonundan bir bardak benzin satın alan Sarıgül, “Evet, görüyorsunuz, akmakta bile zorlanıyor. Neden biliyor musunuz? Bir bardak benzin olmuş 10 lira. Bu 10 lirayla teker nasıl dönecek?” diyerek aldığı benzini arabasının tekerine döktü.

Akaryakıtta ÖTV zammı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, akaryakıtta Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) zam yapıldı. ÖTV tutarları, benzinde ve motorinde 5 lira, LPG’de 4 lira artış olarak belirlendi.

Karara göre; benzinin litresinde 2,52 TL olan ÖTV 7,52 TL’ye, motorinde 2,05 TL olan ÖTV ise 7,05 TL’ye yükseltildi. Zam sonrası, benzinin litre fiyatı 28 TL’den 34 TL’ye, motorinin litre fiyatı 26 TL’den 32 TL’ye çıktı. Diğer akaryakıt ürünlerinde de litre başına 5 liraya yakın artış öngörüldü.

Geçen hafta da KDV zammı gelmişti

Erdoğan’ın kararıyla akaryakıt ürünlerinde KDV’nin yüzde 18’den yüzde 20’ye yükseltilmesine ilişkin karar ise 10 Temmuz’da yürürlüğe girmişti.

Doğalgaza da ÖTV zammı geldi 

Resmi Gazete’de yayımlanan kararla ayrıca doğalgaz üzerinden alınan ÖTV’ye de zam geldi. Buna göre, ÖTV tutarı standart metreküp başına doğalgazda 0,0747 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise metreküp başına 2,7944 TL oldu.

Doğalgazda bir önceki ÖTV oranı standart metreküp başına 0,0230 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise 0,8599 TL olarak belirlenmişti.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: Tarihin Doğru Tarafında Yer Aldık

14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan DEVA Lideri Babacan, “Demokrasi bir müsabaka değildir. Birinin kazandığı, diğerinin kaybettiği birinin galip geldiği, diğerinin mağlup olduğu bir yarış değildir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sayın Kılıçdaroğlu’na oy veren dostlarım mağlup değiliz. Biz her birimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve onurlu vatandaşlarıyız. Vicdanımız rahat olsun, tarihin doğru tarafında yer aldık.”

Babacan, açıklamasının devamında, “Hep beraber hakça mücadele ettik hakça. Mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü haklıyız. Haklı olmanın verdiği güçle mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü demokrasi değerli arkadaşlarım sadece seçimden seçime oy kullanmaktan ibaret bir sistem değildir. Demokrasi, muhalefet partileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, özgür basınla her daim denetleme, denge ve kontrol çabasıdır” ifadelerine yer verdi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunduğu, “Umutsuzluğa yer yok. Tarihin doğru tarafındayız. Biz buradayız” notu ile video yayımladı.

Babacan, paylaştığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Demokrasi bir müsabaka değildir. Birinin kazandığı, diğerinin kaybettiği birinin galip geldiği, diğerinin mağlup olduğu bir yarış değildir. Sayın Kılıçdaroğlu’na oy veren dostlarım mağlup değiliz. Biz her birimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve onurlu vatandaşlarıyız. Vicdanımız rahat olsun, tarihin doğru tarafında yer aldık. Hep beraber hakça mücadele ettik hakça.

Mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü haklıyız. Haklı olmanın verdiği güçle mücadeleye devam edeceğiz. Çünkü demokrasi değerli arkadaşlarım sadece seçimden seçime oy kullanmaktan ibaret bir sistem değildir. Demokrasi, muhalefet partileriyle, sivil toplum kuruluşlarıyla, özgür basınla her daim denetleme, denge ve kontrol çabasıdır.

Aynı zamanda hep söylediğim gibi demokrasi emek ister, demokrasi sabır ister, demokrasi özen ister. Çok çalışacağız, daha da çok çalışacağız. Erdoğan şunu diyemez: ‘Ben vatandaşlarımızın yüzde 50 oyunu cebime koydum.

Yüzde 48’inden bana ne.’ Bakın seçim sonucu değerli arkadaşlar öyle olmuş, böyle olmuş, asıl biz Türkiye’yi kazanmak için çalışıyoruz. Türkiye’yi kazanmak için de yolumuza devam edeceğiz. Unutmayın doğacaktır sana vadettiği günler hakkın, kim bilir belki yarın, belki yarından da yakın.”

Paylaşın

Davutoğlu’ndan “28 Mayıs” Paylaşımı: Seçim Değil, Referandum

28 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine ilişkin açıklamada bulunan GP Lideri Davutoğlu, “Bu anlamlı günde hepimiz bir kez daha düşünmek zorundayız. Gelecek nesillere borcumuz bu. Vereceğiniz oylarla bir cumhurbaşkanını bir ittifak partisini seçmiş olmayacaksınız. Bu oylarla referandum mahiyetinde bir evet ya da hayır diyeceksiniz. Bir evet hayır oylaması karşısındayız” dedi.

Haber Merkezi / Davutoğlu, açıklamasının devamında, “Erdoğan, Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı, Cumhur İttifakı tercihinden çok öte bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu bir seçim değil bu bir referandum. Eğer var olan iktidarın devam etmesini istiyorsanız var olan yanlışları kabul ediyorsunuz demektir. Eğer topluma yeni bir şans imkanı sunmak istiyorsanız statükoya karşı değişimi savunacaksınız.” ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından bir video paylaştı. Davutoğlu, “28 Mayıs bir seçim mi, yoksa referandum mu?” notunu düştüğü videosunda şunları söyledi:

“Bu 10-11 günde hepimiz bir kez daha düşünmekle sorumluyuz. Neden referandum biliyor musunuz? Gelecek hafta vereceğiniz oylarla sadece bir cumhurbaşkanı seçmiş olmayacaksınız, bir ittifak partiler gurubunu seçmiş olmayacaksınız. Bu oylarla aslında bir referandum mahiyetinde bazı şeylere ‘evet’, bazı şeylere ‘hayır’ diyeceksiniz.

En temel soru şu: Son 5 yıl içinde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yaşadıklarınızı ve bu yaşadıklarınız üzerine oluşan statükoya ‘evet’ mi diyeceksiniz, yoksa oyunuzu yeni bir başlangıç için mi kullanacaksınız? Yani bir ‘evet’, ‘hayır’ oylamasıyla karşı karşıyayız.

Mesela şekilde dini değerlerimize saygı uyguladığını söyleyen ama özde bu dini değerlere zarar veren bir yönetim biçiminin, bir zihniyetin hakim olmasını mı istiyorsunuz; yoksa riyakar bir dindarlığa karşı samimi bir dindarlığı öne çıkaran yeni bir toplumsal kültür mü istiyorsunuz?

Mesela bir gün Kırmızı Bülten’le aranan bir PKK liderini, teröristi ekranlara çıkara, ertesi gün de terörle mücadele ettiğini söyleyen riyakar bir siyaset mi istiyorsunuz; yoksa demokratik hukuk devleti kuralları içinde insan hak ve özgürlüklerine saygılı ve gerçek anlamda terörle mücadele eden demokratik bir anlayış mı istiyorsunuz?

Doğrudan ya da dolaylı torpil sisteminin işlediği, akraba kayırmacılığının yürüdüğü bir mülakat sistemini mi istiyorsunuz; yoksa bütün vatan evlatlarının eşit şartlarda yarıştığı bir liyakat sistemi mi?

İşte yol ayarımı burada. Erdoğan-Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı-Cumhur İttifakı tercihlerinin çok ötesinde bir meseleyle karşı karşıyayız. Bu bir seçim değil. Net ve açık söylüyorum, bu bir referandumdur. Eğer var olan iktidarı onaylarsanız bütün bu yanlışların, hastalıkların devam etmesini kabul ediyorsunuz demektir. Eğer topluma yeni bir şans, yeni bir başlangıç imkanı sunmak istiyorsanız işte o zaman statükoya karşı değişimi savunacaksınız.

Statüko mu, değişim mi? Çürüme mi, yeni bir başlangıç mı? Ya ‘Bismillah’ diyerek yeni bir başlangıca, yeni bir hale bürüneceğiz ya da Allah muhafaza Al Bayrağımızı, vatanımızı devletimizi, milletimizin birliğini tehdit eden kurumsal çürümeyi güç yozlaşmasıyla pekiştiren otoriter yolsuzluk düzeninin çöküşüyle karşı karşıya kalacağız.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Yavaş’tan Gençlere Mesaj: Sizlere Güveniyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, sosyal medya hesaplarından eş zamanlı olarak, “Gençler, sizlere güveniyoruz. Aramızda kalsın, sizlerle birlikte kazanıyoruz” başlıklı bir video paylaştı.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Ankara’dayız, Mansur Başkanımızla birlikteyiz, sizi konuşuyoruz sevgili gençler” diyerek başladığı videoda, bu seçimin anahtarının gençlerin elinde olduğunu, ülkenin bugününe ve yarınına gençlerin karar vereceğini belirtti.

14 Mayıs’ta gençleri sandığa çağıran İmamoğlu, “Biz geleceği sizlerle birlikte hayal edecek, birlikte çalışacağız. Yeter ki siz bize inanın, bize güvenin” dedi.

ABB Başkanı Yavaş da, 5 milyon gencin ilk kez bu seçimde oy kullanacağına dikkat çekerek, “Değişimi onların enerjisiyle, gücüyle sağlayacağız. Ben gençlere güveniyorum. Onların kaygılarını, şüphelerini anlıyorum. Hepsini de konuşur çözeriz, biz buradayız” ifadelerini kullandı.

Ülkenin gençlerinin sahipsiz olmadığını belirten Yavaş, seçimin ilk turda bitirilmesini gençlerden istedi.

Videonun sonunda ise Yavaş’ın İmamoğlu’na hitaben, “Her mitingde söylediğiniz gibi, ülkemizde herşey çok çok güzel olacak inşallah” demesi üzerine, İmamoğlu “Allah’ın izniyle Başkanım. Gençler tarih yazacak. Bu arada Başkanım aramızda kalsın kazanıyoruz, gençler bilsin” karşılığını verdi.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Be Gafiller, Be Şerefsizler, Be Akılsızlar, Be Müptezeller, Be Çakallar…

Sosyal medya hesabından yeni bir video yayınlayan Kılıçdaroğlu, “Ve artık son aşamaya geldik. Silah ve suikast tehditleri. Son uyarılarını yapıyorlar akıllarınca. Be gafiller, be şerefsizler, be akılsızlar, be müptezeller, be çakallar. Siz mi beni korkutacaksınız? Sizin önünüze diz çöküp yaşamaktansa ayakta ölmeyi tercih ederim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Hodri meydan, gelin görüşelim. Allah nasip eder de yaşarsak hayatınız boyunca görüp göreceğiniz en büyük kabus olmaya devam edeceğim. Eğer bana bir şey olursa halkıma emanetimdir. O 418 milyar doları siz tahsil edeceksiniz. Her kuruşunu tahsil edeceksiniz. 85 milyona tahsil edeceksiniz o parayı. Benim size vasiyetim budur.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yeni bir video paylaştı. Kılıçdaroğlu yayınladığı videoda şunları söyledi:

“Silahlı insanların olduğu reklamla güya beni tehdit ediyorlar. O resimdeki mesaj net. Sizin için geleceğiz diyorlar. Bu paramiliter artıklar daha büyük bir resmin sadece bir parçası. Her şeyin temelinde aslında tek bir şey var. Para, çok para, doymayacakları kadar para.

Halkımızdan çalınan bu para ve bu parayı çalan beşli çeteler var. Bunların kod ismi beşli. Aslında bunların sayısı binlerce. Bu iktidar döneminde çetelerin çaldı. Mafya arttıkların çaldı. Uyuşturucu baronların çaldı. 418 milyar dolar.

Sonra çıktım çok açık ve net bir şekilde söyledim. Defterinize yazın, sizden 418 milyar doları iktidarımızda tahsil edeceğiz ve alacağız. Önce benimle konuşmak istediler. Anlaşmak istediler. Kapıyı yüzlerine kapattım. Her türlü operasyona başvurdular.

Ve artık son aşamaya geldik. Silah ve suikast tehditleri. Son uyarılarını yapıyorlar akıllarınca. Be gafiller, be şerefsizler, be akılsızlar, be müptezeller, be çakallar. Siz mi beni korkutacaksınız? Sizin önünüze diz çöküp yaşamaktansa ayakta ölmeyi tercih ederim.

Hodri meydan, gelin görüşelim. Allah nasip eder de yaşarsak hayatınız boyunca görüp göreceğiniz en büyük kabus olmaya devam edeceğim. Eğer bana bir şey olursa halkıma emanetimdir. O 418 milyar doları siz tahsil edeceksiniz. Her kuruşunu tahsil edeceksiniz. 85 milyona tahsil edeceksiniz o parayı. Benim size vasiyetim budur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 15 Temmuz vurgusu

Cumhur İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, “Hangi saldırılarla karşılaşırsak karşılaşalım, milletin iradesine ve demokrasimize gölge düşürmeyiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız” demişti.

Paylaşın

NASA’dan Çarpıcı “Kara Delik” Animasyonu

NASA, kara delikler hakkında bir animasyon yayınladı. Kara delikler çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, büyük kütleli gök cisimleri şeklinde tanımlanmakta.

Evrende bilinen en büyük kara deliklerden biriyse TON-618 adlı dev cisim. Bilim insanlarının “canavar” diye nitelediği bu cismin kütlesi 2004’te ölçülmüştü. Ölçümler, TON-618’in kütlesinin Güneş’in 66 milyar katı olduğunu göstermişti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA, süper kütleli kara deliklerin ulaşabildiği korkutucu boyutları gözler önüne seren bir animasyon yayımladı.

Animasyonda Güneş’ten giderek uzaklaştıkça rastlanabilecek devasa kara deliklerin konumları, tahmini görünüşleri ve isimleri yer alıyor.

Evrenin dev cisimleri olan bu kara delikler, Güneş’in kütlesinin yaklaşık 100 bin katından başlıyor ve milyarlarca katı kütleye ulaşabiliyor.

Süper kütleli kara delikler, galaksilerin merkezlerinde yer alıyor. Örneğin Güneş Sistemi’ni ve dolayısıyla Dünya’yı barındıran Samanyolu Galaksisi’nin merkezinde de Sagittarius A* adlı bir süper kütleli kara delik var.

Bu kara delik de Güneş’in yaklaşık 4 milyon katı kütleye sahip ve Dünya’dan sadece 26 bin ışıkyılı uzaklıkta.

Ancak bundan çok daha büyük kara delikler olduğu biliniyor. Örneğin görüntülenen ilk kara delik unvanını taşıyan M87’nin kütlesi Güneş’in 5,37 milyar katı.

NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden teorik astrofizikçi Jeremy Schnittman, “Çoğu Hubble Uzay Teleskobu’nun yardımıyla yapılan doğrudan ölçümler, 100’den fazla süper kütleli kara deliğin varlığını doğruluyor” ifadelerini kullanıyor.

Bilim insanı, “Peki nasıl bu kadar büyüyorlar? Galaksiler çarpıştığında merkezlerindekideki kara delikler de sonunda birleşebiliyor” diye de ekliyor.

Öte yandan evrendeki tüm kara delikler süper kütleli cisimler değil. Zira bilinen en küçük kara delikler, Güneş’in yaklaşık beş katı kütleye sahip.

Yıldız kütleli kara delik adı verilen bu cisimler, yaşamının sonuna gelmiş iri bir yıldızın kendi içine çöken çekirdeğinden oluşuyor.

Yıldız kütleli karadeliklerin üst sınırı da Güneş’in kütlesinin yaklaşık 65 katı kadar.

Evrende bilinen en büyük kara deliklerden biriyse TON-618 adlı dev cisim. Bilim insanlarının “canavar” diye nitelediği bu cismin kütlesi 2004’te ölçülmüştü.

Ölçümler, TON-618’in kütlesinin Güneş’in 66 milyar katı olduğunu göstermişti.

Astrofizikçilerin kara delikler için belirlediği teorik üst kütle sınırı ise Güneş’in yaklaşık 50 milyar katı.

Bu yüzden bilim insanları, evrenin ve kara deliklerin teorik tahminlere meydan okumakta çok iyi olduğunu vurguluyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan Sığınmacılar Videosu

Sosyal medya hesabından “Sığınmacılar. Kaçaklar.” başlığıyla bir video yayınlayan Kılıçdaroğlu, “Sığınmacı konusu, asla ama asla ırkçı bir zemine taşınmayacak. Sorun zaten, bir ırk sorunu değil. Bizim sığınmacı sorunumuz, temelde bir kaynak sorunu. Açık söylemek gerekiyor ki; Türkiye, geniş Akdeniz Havzası ve tüm Avrupa için bambaşka bir vizyon çizmek zorundadır” dedi.

Haber Merkezi / Akdeniz Havzası’nın, iklim krizinin en şiddetli şekilde yaşandığı bölge olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bu havza, tüm dünyadan yüzde 20 daha fazla ısınıyor. Aynı ekosistemi paylaşan 500 milyon insandan bahsediyoruz. Bu yüzden Akdeniz Havzası ülkelerine liderlik etmek zorundayız. Sığınmacı, kaçak sorununu da bu büyük meselenin parçası olarak okumalıyız. Hep beraber oturup, bu sorunu çözeceğiz” ifadelerini kullandı.

Sığınmacılar hakkında seçimlerden önce son kez konuştuğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, “Bu işi çözeceğiz demek için bu videoyu çekiyorum. Kimseyi korkutmak değil amacım, ancak açık konuşmam gerekiyor. Bütün analizler gösteriyor ki, önlem almazsak Fırat ve Dicle önümüzdeki 20 yıl içinde kuruma riski ile karşı karşıya kalacak” dedi.

Bu durumun sadece Türkiye’nin Güney Doğu Bölgesi’nde tarımın zarar görmesi, hidroelektrik santrallerinin işlevini kaybetmesi ve ciddi bir susuzluk yaşanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda hem Türkiye hem güney komşuları Suriye ve Irak’ta yaşayan toplam 60 milyondan fazla insanın kıtlık ve susuzlukla karşı karşıya kalması anlamına geldiğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, “Önlem alınmaması durumunda Suriye ve Irak’tan aç mültecilerin Türkiye’ye akın edeceğini” belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Sığınmacılar. Kaçaklar.” başlığıyla bir video yayınladı. Kılıçdaroğlu, videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım,

Seçime çok az kaldı. Sığınmacılar ile ilgili son kez karşınızdayım. Bu işi çözeceğiz demek için bu videoyu çekiyorum. Sığınmacı konusu, asla ama asla ırkçı bir zemine taşınmayacak. Sorun zaten, bir ırk sorunu değil. Bizim sığınmacı sorunumuz, temelde bir kaynak sorunu.

Kimseyi korkutmak değil amacım, ancak açık konuşmam gerekiyor. Bütün analizler gösteriyor ki, önlem almazsak Fırat ve Dicle önümüzdeki 20 yıl içinde kuruma riski ile karşı karşıya kalacak. Bu durum, sadece Türkiye’nin Güneydoğu Bölgesi’nde tarımın zarar görmesi, hidroelektrik santrallerimizin işlevini kaybetmesi ve ciddi bir susuzluk yaşanması anlamına gelmiyor. Hem Türkiye hem güney komşularımız, Suriye ve Irak’ta yaşayan toplam 60 milyondan fazla insanın kıtlık ve susuzlukla karşı karşıya kalması demek. Önlem almazsak Suriye ve Irak’tan aç mültecilerin Türkiye’ye akın etmesi demek.

Türkiye’nin suyu, enerjisi, alt yapıları kendi insanlarının ihtiyaçlarını yanıt verebilecek durumda değil. Tüm bunların üzerinde ülkemiz böyle bir yükü daha fazla kaldıramaz. İnanın mümkün değil. Bunu çözmek zorundayız. Eğer Türkiye kendi altyapısını, suyunu kaybederse Avrupa şunu anlamak zorundadır ki, bırakın bu sığınmacıları ve kaçakları barındırmayı, Türkiye’nin vatandaşlarını dahi tutamayız. Avrupa Birliği, rüşveti verdim kurtuldum kafasından çıkmak zorundadır. Açık söylemek gerekiyor ki; Türkiye, geniş Akdeniz Havzası ve tüm Avrupa için bambaşka bir vizyon çizmek zorundadır.

Bakın, Akdeniz Havzası iklim krizini en şiddetli yaşayan bir bölge. Bu havza, tüm dünyadan yüzde 20 daha fazla ısınıyor. Aynı ekosistemi paylaşan 500 milyon insandan bahsediyoruz. Bu yüzden Akdeniz Havzası ülkelerine liderlik etmek zorundayız. Sığınmacı, kaçak sorununu da bu büyük meselenin parçası olarak okumalıyız.

Hep beraber oturup, bu sorunu çözeceğiz. Önce, Suriyelileri en geç iki yıl içinde Türkiye, Avrupa Birliği ve Akdeniz bölgesi ülkeleri olarak vatanlarına kavuşturmak için birlikte çalışacağız. Suriye yönetimi ile görüşeceğiz. Buradan gidenlerin, can ve mal güvenliği için meşru hükümetle protokol yapacağız ve Avrupa Birliği ile Birleşmiş Milletler bu protokole dahil olacak.

Avrupa Birliğine: “Ya çözüm için birlikte çalışacağız ya da birlikte mahvolacağız

Suriye’ye gidecek sığınmacıların; evlerini, okullarını, yollarını, kreşlerini bu iş birliğinden çıkan fonlarla Türk müteahhitler yapacak. Hem ülkemiz hem Suriyeliler kazanacak. Ama bu fonların bir kısmı ile de Türkiye’nin iklim direncini arttıracağız. Buna zorunluyuz, buna dahil olmayı mecburlar. Yoksa ne Irak ne Suriye kalacak. Herkes Avrupa’nın kapılarına dayanacak. Türkiye’nin iklim mültecilerine bir tampon olma ihtimali yok. Türkiye kendi insanını durduramaz.

Bu yüzden başlatacağımız bu dönüşümle Akdeniz havzası ülkelerine vizyonumuz ile liderlik edeceğiz. Avrupa Birliği ile birlikte bu sorunu çözeceğiz. Hem iklim direncimiz artırılacak hem bölge tarımı ayağa kaldırılacak hem ticaret gelişecek hem de herkes kendi toprağında huzur içinde yaşayacak. Dediğim gibi yoksa ne Suriye ne Irak ne de Avrupa Birliği kalır. Ben şimdi Avrupa Birliği’ne sesleniyorum, Akdeniz Havzası ülkelerine sesleniyorum; ya birlikte çalışmayı, iş birliği yapmayı öğreneceğiz ya da hep birlikte yok olacağız. Hepsi bizim elimizde.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu’ndan “Kirli İşler” Paylaşımı

Sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımlayan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Kirli işler” başlığı ile video yayımladı.

Kılıçdaroğlu yayımladığı videoda şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili halkım; bundan aylar önce ‘önümüzde uzun bir mücadele, ıstırap dolu bir süreç ve korkunç kara propagandalar var’ demiştim. Tam da beklediğim gibi oluyor. Büyük çaplı ve bol kaynaklı iftira kampanyaları. Ve muhalefeti engelleme çabalarıyla karşı karşıyayız.

Hileciler, yalancılar, düzenbazlar, kışkırtıcılar, troller, sabotajcılar, lüks hayat yaşayan çete patronlarının parasıyla bir araya getirildi. Ayrıca Erdoğan’ın prens ve prenseslerini, milyar dolarlık vakıfları, kirli kampanya merkezlerine dönüştürüldü. Şimdi bu çeteler ve kirli vakıfların himayesinde çok tehlikeli oyunlar oynuyorlar. Türk milletini birbirine düşürüyorlar.

Bu seçimi, manipüle etmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Çünkü bu onlar için hayat memat meselesi. Ya bitecekler, ya kalacaklar. Düşünün, kendinizi bir an için onların yerine koyun. Şu ana kadar başarılı oldukları şeyler de yok değil.

Mesela, halktan çalınan 418 milyar doları geri alacağım dediğim kampanya filmimizin televizyonlarda yayınlanmasını engellemeyi başardılar. Eyvallah, ben de defalarca kendilerine sert olacağımı söylemiştim. Dolayısıyla yiğide savaş, bayramdır, unutmayın. Yiğide savaş bayramdır. Böyle gelsinler, hepsi gelsin.”

Paylaşın