Gelecek Partili Özdağ: Üç Siyasi Lider Hedefte

Kılıçdaroğlu’nun Ankara’daki linç girişiminde öldürülmek istendiğini iddia eden Gelecek Partili Selçuk Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ve Ahmet Davutoğlu’nun hedefte olduğunu söyledi.

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Ankara’da uğradığı linç girişimini hatırlatarak öldürülmek istendiğini söyledi.

Özdağ, “Kılıçdaroğlu saldırıya uğradı, öldürülecekti. Kesinlikle öldürülecekti. Hedefte gidip bir kişinin yumruk atması falan yoktu. Ve ardından da Türkiye’de bir iç savaş provası yapılacaktı, kaos iklimi oluşturulacaktı ve OHAL ilan edilecekti” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet TV’ye konuşan Özdağ, özellikle 3 siyasi liderin dikkatli olması gerektiğini ve geçmişte de bu tarz olayların yaşandığını belirtti.

Türkiye’nin karışmasını isteyen rant sevdalılarının, şantajcı medya ve sermaye patronlarının olduğunu söyleyen Özdağ, “Türkiye’de aydınlara saldırıldı, başbakanlar ve bakanlar öldürüldü. Sayın Kılıçdaroğlu’na yapılan linç girişimi önemli bir saldırıdır. Kılıçdaroğlu orada öldürülecekti. Kılıçdaroğlu şimdi daha çok hedefte” ifadelerini kullandı.

‘Hızlı bir silahlanma var’

Tüm toplumu sağduyulu olmaya davet eden Özdağ, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Bu da Türkiye’yi ayağa kaldıracak ve bu kaoslarla beraber OHAL ilan edilerek içe kapatılacak ve muhalefet susturulacaktı. Kaos ortamından istifade etmek istiyorlar. Tarih onları yazacak, bu devlet kimsenin babasının değil. Ölümleri göze aldık, Türkiye kazansın istiyoruz. Esas azmettiricilerle hesaplaşacağız. Üç kişi hedefte; Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ve Ahmet Davutoğlu. Önümüze önemli bilgiler de geldi. Kışkırtmak için perde arkasında bekleyenler var. Hızlı bir silahlanma var.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın KİT’lere Döviz Satışı 23,5 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) mayıs ayında Kamu İktisadi Teşebbüslerine (KİT) 1,8 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirdi. Son yedi ayda KİT’lere yapılan döviz satışı 23,5 milyar dolara ulaştı.

TCMB verilerine göre mayıs ayında KİT’lere 1,8 milyar dolarlık döviz satışı yapıldı. Böylelikle son 7 ayda KİT’lere yapılan döviz satışı 23,5 milyar dolara ulaştı. 2021 yılı tamamında TCMB’nin KİT’lere yaptığı döviz satışı ise 6,1 milyar doları bulmuştu. TCMB’nin BOTAŞ’a 2015-2020 yılı arasında toplam döviz satışı ise 45 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Aralık 2014 tarihinde KİT’lere döviz satışına başlayan TCMB 2021’in Ocak-Mayıs ve Temmuz-Eylül aylarında bu kategoride döviz satışı gerçekleştirmemişti. Mayıs ayında reeskont kredilerinden TCMB rezervlerine 2,4 milyar dolarlık katkı geldi. Önceki ay da bu kalemden 3,2 milyar dolar sağlanmıştı.

KİT nedir?

Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) kavramı devletten devlete değişmekle birlikte, genel olarak kamusal kaynakları kullanmak yoluyla ekonomik alanda faaliyet gösteren Devlet Kuruluşlarını ifade eder.

Uluslararası literatürde “devlet şirketi” olarak geçen bu kavram, sahibi olan hükûmet adına ticari faaliyetlerini üstlenen bir tüzel kişiliği ifade eder. Şirketlerin hukuki durumu hükûmetin bir parçası olma veya devletin düzenli bir hissedarı olduğu şirketler arasında değişmektedir.

Devlete ait şirketler, genellikle demiryolları ve telekomünikasyon, stratejik mal ve hizmetler (posta, silahlar), doğal kaynaklar ve enerji, politik olarak hassas iş, yayın, alkol ve tütün ürünleri ve sağlık ürünleri gibi doğal tekeller ve altyapı alanında yaygındır.

Paylaşın

İYİ Parti’den ‘Az kaldı… Bu Adaletsiz Düzen Bitecek’ Videosu

İYİ Parti, “Bir tarafta 10 maaşlı danışmanların sürdüğü sefa, diğer tarafta hakkı sömürülen, emeğinin karşılığını alamayan milletimiz… Az kaldı… Bu adaletsiz düzen bitecek! Türkiye’nin güçlü, mutlu ve zengin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz” mesajıyla iktidarı eleştiren video yayınladı.

İYİ Parti; bir kişinin gece karanlığında ATM’den maaş kartıyla maaşını çekerken, yan taraftaki ATM’ye gelen ekose ceketli, kravatlı bir başkasının 10 ayrı maaş çektiği bir videoyu sosyal medya hesabından yayınladı.

“10 maaşlı bu adaletsiz düzen bitecek; yarınlar senin olacak, az kaldı”sesli mesajının verildiği kısa video, şu notla birlikte paylaşıldı:

Bir tarafta 10 maaşlı danışmanların sürdüğü sefa, diğer tarafta hakkı sömürülen, emeğinin karşılığını alamayan milletimiz… Az kaldı… Bu adaletsiz düzen bitecek! Türkiye’nin güçlü, mutlu ve zengin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz.

İYİ Parti

İYİ Parti, 25 Ekim 2017 tarihinde Meral Akşener liderliğinde kurulan bir partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması “İYİ Parti” şeklindedir. Simgesi güneş ve parti isminin Kayı boyu bayrağından esinlenilerek yazılmasıdır. TBMM’de 37 milletvekili ile grubu bulunmaktadır.

Meral Akşener’e göre İYİ Parti milliyetçi, kalkınmacı, demokrat ve siyasi yelpazenin tam merkezinde olan bir siyasi partidir. Bazı siyasi analist ve gazeteciler de partinin merkez olma çabasını teyit etmektedir. İYİ Parti STK İlişkileri Başkanı Burak Akburak da partinin merkez bir parti olduğunu belirtmektedir.

Akşener 20 Ocak 2020 tarihinden itibaren esnafın sorunlarına dikkat çekmek ve esas gündemin ekonomi olmasına gayret göstermek için Anadolu gezilerine başladı.

Halkın gündeminin siyaset gündeminden farklı olduğunu, seçmenin velinimet haline getirilmesi için bu hareketi başlattığını ifade etti. Akşener’in yurt içi gezilerinin akabinde CHP, DEVA ve Gelecek Partisi genel başkanları da halk ziyaretlerine başladılar.

Paylaşın

1135 Müzisyenden Konser Yasaklarına Tepki

1135 müzisyen ortak bir bildiriye imza atarak müzik yasaklarına tepki gösterdi. BabaZula, Ceylan Ertem, Cahit Berkay, Zülfü Livaneli, Batu Mutlugil, Hayko Cepkin, İlkay Akkaya gibi isimlerin imzaladığı bildiride, besteci, söz yazarı, aranjör, müzik yapımcısı, müzik yazarı ve menajerler gibi sektörün her alanından kişiler bulunuyor.

Müzik üzerindeki baskıları, yasaklamaları kabul etmediklerini dile getiren müzis insanları, “Umarız, biz yeni imzalarla müzik dayanışmamızı güçlendirirken, yetkililer de yeni yasaklamalar ve baskılarla karşımıza çıkmaz” dedi.

“Müzik susturulamaz, müzisyenler susmaz” başlığıyla yapılan açıklama şöyle:

Mutluluğu ya da mutsuzluğu yasaklayabilir misiniz? Neşelenmeyi ya da hüzünlenmeyi? Acıyı? Sevinci? Yası, hasreti, öfkeyi, umudu, coşkuyu yasalarla, yasaklarla ya da valilik kararlarıyla yok edebilir, ortadan kaldırabilir misiniz?

İşte bu yüzden müziği de sanatı da yasaklayamazsınız. Olsa olsa bir konseri, bir sanat yapıtını ya da etkinliğini yasaklarsınız ve böylece sanata, müziğe, şarkılara, türkülere, stranlara engel olduğunuzu zannedersiniz.

Yanılırsınız. Tarih bu yanılgılarla dolu. Yanılanlar yok olup gitti; yasakladıklarını zannettikleri türküler bin yıldır dillerde. Müziğe saldırı tümden insanlığın ruhuna saldırıdır.

İki yıldır pandemi tedbirleri gerekçe gösterilerek müzisyenlere yönelik yasaklar ve kısıtlamalar, sektörde faaliyet gösteren birçok müzisyeni derin bir yoksulluğa mahkûm etti.

Sanatından başka geçim kaynağı olmayanlar

Sanatından başka geçim kaynağı olmayan, enstrümanlarını satmak zorunda kalan, müzikle sanatla hiç ilgisi olmayan işlerle hayatta kalmaya çalışan binlerce müzisyenin sorunları, çığlıkları yazık ki bu yasakları koyanların vicdanına ulaşamadı.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi şimdi de peş peşe gelen konser yasaklarıyla İktidarın sanat ve sanatçılar üzerindeki baskıları son bir ayda yeni bir boyuta geçti.

“Bu yasaklara gerekçe olarak “kamu güvenliği”, “toplumun ahlâkî değerleri” gibi ucu açık ifadeler kullanılıyor.

“Uydurma gerekçeler”

Bu kararların ardında talimatı, altında imzası olanlara seslenmek istiyoruz: Bu uydurma gerekçelerin neyi perdelemek için kullanıldığını hepimiz biliyoruz. Bir konser yasaklandığında, sadece müzisyenler değil, o müziğin tüm dinleyenler de cezalandırılıyor.

Bu kadarla da kalmıyor, menajerleri, organizatörleri, ses ve ışık teknisyenlerini, doğrudan ya da dolaylı olarak sektörden beslenen herkesi, aileleriyle birlikte cezalandırmış, sofralarındaki ekmeği almış oluyorsunuz.

Kendi yaşam anlayışınızı bütün topluma dayatmaya çalışıyorsunuz. İstiyorsunuz ki, koca bir toplum sizin istediğiniz gibi, siz istediğiniz sürece ve sizin izin verdiğiniz kadar yaşasın. Bunun için sanata, sanatçıya, emeğe, şarkılara saldırarak insan ruhuna topyekûn pranga vurmak istiyorsunuz.

“Şarkılar bizi birleştiriyor”

Büyük yanılgı içindesiniz. Bu ülkenin tek sahibi değilsiniz. Bu ülkenin sahibi hepimiziz ve bu “hepimiz”in içinde sizin kadar biz de varız.

Bizler, yaratmak istediğiniz gri dünyayı her zaman şarkılarımızla, türkülerimizle danslarımızla gökkuşağının tüm renklerine boyamaya devam edeceğiz. Dilediğimiz kıyafetle sahneye çıkıp; şarkılarımızı istediğimiz dilde, dilediğimiz gibi söyleyeceğiz.

Sanatçıların koruma altında olduğunu söyleyen yasalar günü gelecek gerçekten uygulanacak. Sanat hepimiz için. Müzik hepimiz için. Gözünüze, kalbinize, vicdanınıza indirilmiş perdeyi kaldırın. Şarkıların, dünü bugüne, bugünü yarına bağladığını; bizleri ayrıştırmadığını, aksine birleştirdiğini göreceksiniz.”

İmzacılar

Abdullah Ayav, Abdurrahim Budan, Adalet Öztürk, Adem Çiray, Adır Jan, Adil Görer, Adile Yadırgı, Adnan Girgin, Agit Işık, Agora Minör, Ahmet Eymen, Ahmet Güvenç, Ahmet Özdemir, Ahmet Telli, Ahmet Tirgil, Ahsen Ceylan, Ahu Zeynep Orman, AKAPUM, Akın Eldes, Alança Oskay, Alev Polat, Ali Akcan, Ali Altay, Ali Baran, Ali Basık, Ali Bilir (GRUP MUNZUR), Ali Büyüktürk, Ali Çağan, Ali Ekber Eren, Ali Ekber Kayış, Ali Ellek, Ali Fuat Aydın, Ali Geçimli, Ali Güneş, Ali Haydar Can, Ali Haydar Timisi, Ali İhsan Doğan, Ali Karacaer, Ali Karakuş, Ali Nafile, Ali Papur, Ali Rıza Aksoy, Ali Sinan Çulhaoğlu, Ali Tekbaş, Ali Yeşildağ, Alican Çakır, Alican Toprak, Alpay Sürgüt, Alpay Şalt, Alper Bakıner (LuXuS), Alper Fidaner, Alper Yılmaz, Apostolos Sideris, Ararat, Arıkan Sırakaya, Ari Barokas (Duman), Ari Hergel, Arif Erendemir, Arif Öz, Arif Sağ, Armağan Uludağ, ARMANC, Arzu Bursa, Aslan Kığılı, Aslı Akıncı, Aslı Demirer, ASTARE, Asuman Durşen, Asuman Koç, Aşır Özek, Aşina Yenyıl, Ataol Behramoğlu, Atilla Taş, Avni Sağlam, Ayaz Çavuşoğlu, Aybüke Albere, Aydın Çıracıoğlu, Aydın Güler, Aydın Karabulut, Aydın Vural, Aydın Yağan, Ayfer Düzdaş, Aygül Erce, Ayhan Ak, Ayhan Danyeli, Ayhan Doğan, Ayhan Orhuntaş, Aykut Gürel, Ayla Yılmaz, Aylin AslımAynur Doğan, Aynur Erel, Aynur Soydan Erdemir, Aysun Ercan, Aysun Sökmen, Aysun Timurcan ve Grup Dost Yürek, Ayşe Saran, Ayşe Tütüncü, Ayşenur Kolivar, Aytaç Gökdağ (Müzik Köyü Fethiye), Ayten Ceylan, Azad Aytaş, Azad Yılmaz, Bade Nosa, Baha Boduroğlu, Bahar Çalışkan, Banu Kırbağ, Baran Aytaç, Baran Bozyel, Baran Çelebi, Baran Deniz, Baran Ertaş, Baran Temiz, Barış Atay, Barış Güvenenler, Barış Yerli (GRADO), Barış Yıldırım, Başak İdil Özen, Batu Kurnaz, Batu Mutlugil (DUMAN), Bektaş Eroğlu, Belkıs Akkale, Berfin Aktay, Bergüzar Erdoğan, Berivan Canpolat, Berrin Sulari, Besime Arı, Beyhan Aksoy, BÎDAR, Bilal Karaman, Bilge Günaydın, Bilge Susar, Bilgen Bengü, Binali İlgün, Birdal Aktaş, Birol Ağırbaş, Birol Topaloğlu, Bora Erdoğan, Bora Gencer, Bora Öztoprak, BRADER, Buğra Ömer Ortakçı, Buket Şimşek (GRUP MUNZUR), Burcu Akgün, Burcu Sarak, Burcu Sevsay, Burcu Tatlıses, Burcu Yankın, Burcu Yeşilbaş Taşdemir, Burhan Deniz, Burhan Hasdemir (CÜMBÜŞ CEMAAT), Burhan Şeşen (GÜNDOĞARKEN), Burhan Yıldız, Bülent Genç, Bülent Ortaçgil, Bülent Urgan, Cafer Arat, Cahit Berkay, Cahit Ece, Can Ali Türkmen, Can Göktürk, Can Kaya, Can Kazaz, Can Tan, Can Tanrıseven, Canan Anderson, Canan Özden Duran, Canan Sağar, Canay Doğan, Caner Babaoğlu, Caner Gülsüm, Cansın Angı, Cansu Nihal Akarsu, Cejna Saruhan, Cem Akgün, Cem Doğan, Cem Erdost İleri, Cem Gürel, Cem Köklükaya (CÜMBÜŞ CEMAAT), Cem Türkmenoğlu, Cem Yıldız, Cem Yılmaz (Yapımcı), Cemal Tunka, Cemil Güngören (GRUP MUNZUR), Cemil Koçgiri, Cemil Öndün, Cemil Sağyaşar, Cengâver Gülüm, Cengiz Acat, Cengiz Baltepe, Cengiz Baran, Cengiz Özkan, Cenk Arslanbuğa, Cenk Bonfil, Cenk Erdoğan, Cenk Eren, Cenk Güngör, Cenk Güray, Cenk Kaptan, Cenk Soyak, Cenk Şener, Ceren Aksan Mumcu, Ceren Gündoğdu, Ceren Temel, Cevahir Canpolat, Cevat Ertem, Cevdet Bağca, Ceyda Köybaşıoğlu, Ceyda Pirali, Ceylan Ertem, Cihad Yıldız, Cihan Barış Erdoğan (Grup Munzur), Cihan Bildirici, Cihan Çeken, Cihan Çelik, Cihan Dökmez, Cihan Terlan, Cihan Yaman, Ciwan Haco, Coşkun Demir, Coşkun Koyuncu, Cumhur Ersöz, Çağatay Çoker, Çağdaş Boztepe (KOMİK GÜNLER), Çağdaş Engin (KOMİK GÜNLER), Çağıl Kaya, Çağrı Çetinsel, Çağrı Çeviker, Çiğdem Yıldız, Dadal Zülfikar, Dalape Nena, Dede Murat Öztürk, Delil Dilanar, Demet Sağıroğlu, Deniz Arcak, Deniz Arslanbaş, Deniz Bayrak, Deniz Güngören, Deniz Kâhya, Deniz Koloğlu, Deniz Perhan, Deniz Taşar, Deniz Tekin, Dertli Divanî, Derviş Toprak, Derya Köroğlu (YENİ TÜRKÜ), Derya Petek, Devrim Bozkurt, Devrim Canen, Devrim Çelik, Devrim Demir (Besteci), Devrim Kavalli, Devrim Özlük, Devrim Zal, Dick Darlington, Didem Çetinkaya, Dil Tengî, Dila Bahar, Dilan Top, Dilara Sakpınar (Lara Di Lara), Diler Özer, Dilhan Şeşen, Diljen Ronî, Dilşad Göktepe, Diren İnaç, Doğan Canku, Doğan Çakmak, Doğan Çelik, Doğan Yılmaz, Doğu Kılıç, Doğucan Yaşar, Doğuş Budak, Dr. Ahmet Kaya, Duygu Demir, Ebru Çiçek, Ebru Selvikavak, Ebru Söylemez, Ece Şermet, Eda Baba, Edip Akbayram, Ediz Hafızoğlu, Efe Demiral, Ege, Ege Cengiz, Egemen Yontar, Ekim Yoloğlu, Ekin Bilgin, Ekin Vural, Eksik Gitar, Elif Çıraklar, Elif Dikeç, Elis Dubaz, Elvan San, Emin İgüs, Emine Öztepe, Emir Can İğrek, Emrah Doğrul, Emrah Karaca, Emrah Özdamar, Emrah Şenol, Emrah Yavuz, Emre Güney, Emre Kaya, Emre Merey, Emre Sercan İke, Emre Umurbilir, Ender Ersan, Ender Sayıner, Enes Esgin, Engin Aydın, Engin Cengiz, Engin Evin, Engin Gencer, Enver Muhamedi, Ercan Aydın, Ercan Düz, Ercan Gökhan Çağıran, Ercan Kan, Ercan Özaksoy, Ercan Tanrıverdi, Ercüment Gürçay, Erdal Altun, Erdal Bayrakoğlu, Erdal Beyazgül, Erdal Erzincan, Erdal Güney, Erdal Özege, Erdal Yapıcı, Erdal Yılmaz, Erdem Akın, Erdem Özkan, Erdem Sökmen, Erdem Sudabay, Erdoğan Çördük, Erdoğan Emir, Erdoğan Şimşek, Eren Aykanat, Eren Çetin, Eren Noyan, Eren Okur, Ergün Zengin, Ergüven Başaran, Erhan Erdener, Erhan Toprak, Erkan Akalın, Erkan Aksoy, Erkan Güneş, Erkan Gürer, Erkan Kenç, Erkan Oğur, Erkan Yavuzer, Erkin Hadimoğlu (YENİ TÜRKÜ), Erol Berxwedan, Erol Mutlu, Erol Özgür, Ersan Güzel, Ersin Ergün Keleş, Ertan Budak, Ertan Keser, Ertan Sezer, Ertan Tekin, Esma Ertel (BABA ZULA), Esra Kayıkçı, Esra Öztürk, Esra Turan, Evren Taş, Evrim Hikmet Öğüt, Eylem Aktaş, Eylem Erdoğan, Eylem Güler, Eylül Ergül, Eyüp Budak, Eyüp Yıldız, Ezgi Aktan, Ezgi Alaş, Ezgi Dilan Balcı, Ezgi Yelen, EZGİNİN GÜNLÜĞÜ, F. Ö.K., Faik Ateş, Faruk Değirmenci, Faruk Demir, Fatih Ahıskalı, Fatih Gezer, Fatih Özakoğlu, Fatih Veli Ölmez, Fedai Tayyar, Fehmiye Çelik, Ferhan Şentürk, Ferhat Can Özkan, Feridun Düzağaç, Ferit Şeker, Feryal Öney, Fethi Demirtaş, Fethi Yıldırım, Fırat Alkış (MİRAZ), Fırat Başkale, Fırat Can Kalyon, Fikri Kutlay, Fikriye Kılınç, Filiz Göze, Filiz Öztimur, FLÖRT, Fotini Kokkala, Fuat Alkış, Fuat Daşlı, Fuat Saka, Fuat Talay, Funda Sevilay Ünal, Funda Sezer, Gamze Akkuş İlgezdi, Gamze Ayata, Gamze Mimaroğlu, Geniş Merdiven Orkestrası, Gökçe Coşkun, Gökçe Gürçay (MOZAİK), Gökçen Kaynatan, Gökhan Ataman, Gökhan Birben, Gökhan Ekinci, Gökhan Kızgın, Gökhan Korkmaz, Gökhan Özoğuz (ATHENA), Gökhan Şeşen (GÜNDOĞARKEN), Gökhan Toker, Gökhan Tümkaya, Göksel Elbüken, Göksün Doğan, GÖLGEDEKİLER, Görkem Karabudak, Gözde Öney, Gözel Radyo, Grup ABDAL, Grup İDİGNA, Grup MUNZUR, Grup YELDEĞİRMENİ, GRUP YORUM, Grup ZEMHERİ, Gule Mayera, Gurbet Üzgün Demiral, Gül Gür, Gülay Sezer, Gülbahar Kavcu, Gülbahar Uluer, Gülcan Kızılkurt, Gülcihan Koç, Güler Gültekin, Gülfer Kerenci, Gülin Kılıçay, Gülseren Kılıç, Gülseven Medar, Gültekin Tetik, Gülten Benli, Gülten Kaya, Gündüz Ercandoğdu, Güneş Demir, Güneş Özgeç, Güney Dikme, Gür Akad, Güray Yıldırım, Gürkan Baltacılar, Gürkan Özkan, Gürkan Özmen, Gürsel Dayan, Gürsoy Tanç, Güven Çetin, Güvenç Dağüstün, Güzel Sevinç, Hakan Arınç, Hakan Gürbüz (CÜMBÜŞ CEMAAT), Hakan Kamalı, Hakan Kılıçoğlu, Hakan Kiltepe, Hakan Öz, Hakan Özoğuz (ATHENA), Hakan Şahin, Hakan Şensoy, Haldun Karabudak, Halil Yıldız, Halkların Köprüsü Korosu, Haluk Akay, Haluk Çakır, Haluk Çetin, Haluk Polat, Hami Barutçu, Handan Aksoy, Hande Yener, Harun Elkî, Hasan Yıldırım, Hasan Ali Sezer, Hasan Aran, Hasan Balank, Hasan Sağlam, Hasan Tercan, Haydar Çınar, Haydar Doğan, Haydar Selçuk, Hayrani Kami, Heja Netırk, Helin Erenler, Hemo, Hidir Savluk, Hikmet Akçiçek (VOVA), Hilal Nesin, Hilmi Nar, Hilmi Yarayıcı, Hivda Gökel, Hivron, Hurşit Yenigün, Hüseyin Alpaslan, Hüseyin Aydın, Hüseyin Kurtulmaz, Hüseyin Turan, Hüseyin Yeğin, Hüseyin Yıldız, Hüsnü Arkan, Işık Berfin Özsoy, İberya Özkan, İbrahim Karaca, İbrahim Rojhilat, İdil Meşe, İhsan Güvercin, İkbal Kaynar, İklim Tamkan, İkrami Özturan, İlayda Erol, İldeniz Çetin, İlhan Şeşenİlkay Akkaya, İlkay Nerat, İlke Kızmaz, İlkin Deniz, İlknur Yakupoğlu, İlyas Arzu, İlyas Şimşek Kulcan, İnan Aran, İnan Söker, İnan Tat, İnanç Alankuş, İnci Engin, İpek Dinç, İrem Bekter, İrfan Alış, İrfan Yalcintepe, İrşad Aydın, İsmail Atalan Bengi, İsmail Gezginci, İsmail İlknur, İsmail Özen, İsmail Ural, İsmail Yurtaşan, İzel Susam, Jehan Barbur, Jehat Hekimoğlu, Jiyan Savcı, Jülide Canca Eke, Kaan Akay, Kaan Bıyıkoğlu, Kaan Oğuz, Kaan Tangöze (DUMAN), Kaan Yanartaş, Kadir Cava, Kadir Çat, Kadir Demir, Kadir Demirel, Kadir Şeker, Kadir Tapucu, Kadri Karagöz, Kadri Songün, Kafaya Islak Çifte, Kağan Yıldız, Kalben, Kardelen Pınar Ömer, Karma Whiff, Kartal Kaan, Kasım Taşdoğan, Kemal Baltepe, Kemal Begtaş, Kemal Kahraman, Kemal Kuzey, Kemal Küçükbakkal, Kemal Onur Tuzlacı, Kemal Sahir Gürel, Kenan Dalgıç, Kenan Gence, Kenan Yaşar, Kerem Can Aslan, Kerem Demirtaş, Kerem Görsev, Kerem Hasret Yeşilyurt, Kerem Kekeç, Kerem Sevinç, Kerem Türkaydın, Kerem Ulaş Dönmez, Kıvanç Altuğ, Kıymet Şimşek, KOMA SÎYABEND, Koray El, Koray Hatipoğlu, Koray Özer, Korhan Özyıldız, Kurtça Geçer, Kurtuluş Doğru, Kutlu Özmakinacı, Kutsal Evcimen, Lale Koçgün, Levent Akman (BABA ZULA), Levent Bursalı, Levent Canen, Levent Güneş, Leyla Artay, Leyla Diana Gücük, Lobna Allami, Lokman Kurucu, M. Sait Altun, Mahfuz Kızıl, Mahmut Çınar, Mahsum Kömürcu, MAVİ, Maviş Güneşer, Mazlum Çimen, Mazlum Gültekin, Mehmet Akba, Mehmet Akkaya, Mehmet Ali Edis, Mehmet Bekalp, Mehmet Ekici, Mehmet Gümüş, Mehmet Güzel, Mehmet Hayri Bilgen, Mehmet Kara, Mehmet Kazım S¸avklıyıldız, Mehmet Mehmet Karadağ, Mehmet Özen, Mehmet Özer, Mehmet Sağlam, Mehmet Sahip Ak, Mehmet Şen, Mehmet Taygun, Mehmet Teoman, Mehmet Yöntem, Mehpare Malgil, Mehtap Meral, Melek MossoMelike Demirağ, Melike Şahin, Melis Güven, Melis Karaduman, Melis Sökmen, Melisa Karakurt, Menduh Kurtboğan, Meral Coşkun, Mercan Erzincan, Merih Aşkın, Mert Ağırlar, Mert Baydeniz, Mert Sever, Mertcan Bilgin, Mertcan Tekin, Mertol Şalt, Merve Çalkan, Mêrxas Viyan (KOMA PEL), Mete Çelik, Metin Kahraman, Metin Karataş, Metin Şaşmaz, Metin Yılmaz, Mikail Aslan, Mikail Değirmenci, Mikail Yakut, Mine Yıldırım, MOR VE ÖTESİ, Muammer Ketencoğlu, Muhammed Mert Yorulmaz, Muharrem Temiz, Murat Aksak, Murat Arkan, Murat Aşer, Murat Beşer, Murat Çakır, Murat Çopur, Murat Ertel (BABA ZULA), Murat Güngör, Murat Karaçay, Murat Kaya, Murat Keser, Murat Kınay, Murat Küçükarslan, Murat Mengirkaon, Murat MeriçMurat Serhaşi Toktaş (SİYA SİYABEND), Murat Vural, Murat Yapıştıran, Murat Yenyıl, Musa Baki, Musa Can Birben, Musa Eroğlu, Mustafa Güler, Mustafa Kemal Emirel, Mustafa Kemal Özkul, Mustafa Özarslan, Mustafa Süha Esgin, Mustafa Yiğit, Muzaffer Batuhan Koç, Muzaffer Gezer, Muzaffer Şahin, Mübin Dünen, Müfide İnselel, Müge Çakarlı, Müge Terlan, Mürşide Şimşek, Müslüm Eke, Müslüm Kızıl, Nadir Göktürk, Nadir Kaya, Nağme Yarkın, Naim Dilmener, Nazlı Toprak, Nedim Ruacan, Nejat Yavaşoğulları, Neslihan Solmaz, Neva Pangea, Nevzat Çelik, Nevzat Karakış, Nihad Jemsher, Nihat Balka (Nuhat Koroya Hevdeng), Nihat Behram, Nihat Işıklar, Nikki Wild (DJ), Nil İpek Hülagü, Nilgün Öneş, Nilüfer Sarıtaş, Nilüfer Sezer, Nilüfer Verdi, Niyazi Albay (KEŞMEKEŞ), Niyazi Koyuncu, Noksan, Nuray Erdem Tanrıverdi, Nurdan İpek, Nurettin Güleç, Nurettin İlhan, Nurgül Çomak, Nurgül Ersoy, Nursaç Doğanışık, Nurşay Aykut, Oguz Aksaç, Ogün Sanlısoy, Oğulcan Sönmez, Okan Arduç, Okan Erbaş (GRUP MUNZUR), Okan Karababa, Okan Kaya, Oktay Bilge, Oktay Kahraman, Olcay Bayır, Olcayto Art, Onok Bozkurt, Onur Akın, Onur Aydemir, Onur Can Çelik, Onur Dakak, Onur Olgun, Onur Tatı, Onur Toparlak, Onur Yamaç, Orçun Sünear, Orhan Akın, Orhan Bayram (Nar-ı Güman), Orhan Deniz, Orhan Mecit, Orhun Akar, Osman Enfiyecizade, Ozan Çoban, Ozan Erkan, Ozan Horoz, Ozan Murat, Ozan Poyraz, Ozan Serdar, Ozan Yağan, Ömer Albayrak, Ömer Baki Özümerzifon, Ömer Erciyes, Ömer Özgeç, Ömer Taşkın, Ömer Yardımcı, Ömür Ersoy, Ömür Göksel, Önder Almargun, Önder Bali, Önder Focan, Önder Özdemir, Övünç Aslan, Öykü Aras, Özcan Şenver, Özge Ç. Denizci, Özge Ertal, Özge Eyüboğlu, Özge Fışkın, Özge Pınar, Özge Sarıkurt, Özge Ürer, Özgür Akdemir, Özgür Atasoy, Özgür Kement, Özgür Kıyat, Özgür Kutay, Özgür Özdemir, Özgür Salur, Özgür Uludağ, Özgür Umut Üçer, Özgür Yalçın, Özgür Yılmaz, Özlem Ağrı, Özlem Can Uğursal, Özlem Gerçek, Özlem İlgen, Özlem Oktar, Öznur Turan Şeker, Papatya Ekiz, PEK (İpek Ural), Perit Jan Aydemir, Pervin Doğan, Pınar Aydınlar, Pirsu Kesici, Praksis, Raber Diler, Ramazan Açıkgöz, Ramazan Akdemir, Ramazan Tilbaç, Raşit Pekmezci, Recai Kaptan, Red Abazinians, REDD, Rehim Gülmez, Renan Bilek, Reşat Öden, Rewşan, Rezzan Bilgin, Rıza Koyupınar, Rojin, Ruhi Su Dostlar Korosu, Ruşen Acet, Rüçhan Çamay, Rümeysa Çamlıbel, Saadet Özdemir, Sabahattin Sel, Sabır Erdinç, Sait Bakşi, Saki Çimen, Sakina Teyna, Salih Dinçel, Salih Dindoruk, Salim Hergün, Salim Zaimoğlu, Salman Sobe, Samet Karadeniz, Sami Büyükçınar, Saniye Yılmaz, Sara Ertaş, Sare Sera, Sarper Semiz, Saruhan Erim (MOZAİK), SATTAS, Savaş Ateşoğlu, Savaş Ateşoğlu (GRADO), Savaş Yakupoğlu, Saygın Yeltan, Sebahat Dilaver, Sebla Pekcan, Seçil Soylu, Seda Erciyes, Sedat Şabettin Tarhan, Selahattin Kürüm, Selçuk Balcı, Selçuk Beltan, Selda Öztürk, Selen Gülün, Selen Kesova, Selim Hergün, Selin Baycan, Selin Sümbültepe, Selman Karabul, Sema Moritz, Semiha Beyaztaş, Senar Ok, Senem Demircioğlu, Senem Diyici, Sera Cengiz, Serap Yağız, Serap Yenici, Serdal Dağ, Serdar Avcıoğlu, Serdar Baba, Serdar Doğan, Serdar Keskin, Serhad Raşa, Serhan Bülbül, Serhan Kelleözü, Serhan Lokman, Serhat Ayebe, Serhat Ersöz, Serhat Subaşı, Serkan Erken, Serkan Fidan, Serkan Göl, Serkan Sığın, Serkan Tosun (The Smoking Kills Company), Serkan Uzunoğlu, Sertaç Şanlı, Servet Güven, Servet Kocakaya, Sevil Becer, Sevil Esen, Sevim Eren, Sevin Okyay, Sevinç Çelikten, Seyda Perinçek, Seyidxan, Seyit Ahmet Durak, Seyithan Kızıl, Sezai Sarıoğlu, Sıla Gerbağa, Sibel Altan, Sibel Demir, Sibel Köse, Silver Kesici, Simge Pınar, Sinan Erkoç, Sinan Gökçe, Sinan Güngör, Sinan Sakızlı, Siyabend Arslan, Sokak Orkestrası, Sokak Sanatçıları Derneği, Solmaz Nerat, Soner Olgun, Soner Soyer, Songül Bulur, Songül Özdemir, Stêra Müzik Topluluğu, Su İdil, Suat Ekin, Suat Kaya, Suat Koçak, Suat Polat, Suavi, Suleyman Çarnewa, Suna Alan, Süreyya Akay, Süvari Öztürk, Şafak Bozacıoğlu, Şafak Yeşilli, Şahin Çokbilir, Şahin Yişin, Şahsenem, Şebnem Aslan, Şebnem Budak (N R-I GÜRMAN), Şebnem Sönmez, Şenay Lambaoğlu, Şener Cicili, Şener Yıldız, Şervan Zilan, Şerwan Hameran, Şêrzad, Şevket Akıncı, Şeyhmus Sevenoğlu, Şivan Perwer, Şiyar Ayaz, Şoreş, Şükrü Erbaş, Tacettin Ocak, Tacım Demirkaya, Tahir Ayne, Tahir Demir, Taner Akyol, Taner Öngür, Taner Özdemir, Taner Tanrıverdi, Taner Yücel, Tanju Arıkan, Tarık Aslan, Tarık Karakoç, Tarık Kavut, Tarık Sezer, Taylan Koçkaya, Taylan Özgür Ölmez, Tekin Turan, Tersname, Tevfik Fikret Tufan, Timuçin Gürer (MOZAİK & KEKEÇA), Tolga Akdoğan (ADAMLAR), Tolga Aksoy (KOMİK GÜNLER), Tolga Atkın (KORİDOR), Tolga Kaya, Tolga Sağ, Tolgahan Çoğulu, Toprak Güzelcan, Tufan Bayram, Tuğçe Şenoğul, Tuğrul Keskin, Tuhan Ünal Çakır, Tuna Kiremitçi, Tuncay Seza Ak, Tuncer Duman, Tuncer Gümüş (GRUP MUNZUR), Tunçel Gülsoy, Turabi Yıldırım, Tural Aslan, Turan Çeliker, Turan Parlak, Turgay Güzelcan, Turgay Polat, Turgut Alp Bekoğlu, Turgut Kaçan, Turgut Özlemez, Turhan Oğuzhan Atay, Tülay Şahin, Tünay Bozyiğit, Udi Yervant, Ufuk Benli, Ufuk Beydemir, Ufuk Coşkun, Ufuk Lüker, Uğur Akdora, Uğur Besim Bolat, Uğurcan Kesici, Ulaş Akyol, Ulaş Keskin, Umay Umay, Umut Özensoy, Umut Altınçağ, Umut Berberoğlu, Umut Bulut, Umut Gündüz, Umut Kahraman, Umut Kılıç, Umut Yenilmez, Ülker Sarı, Ülkü Aybala Sunat, Ülkü Eyupoğulları, Ümit Dindoruk, Ümit Öylü, Ümit Şevki Somyürek, Ümit Taşıyan, Ümran Serhan, Üner Demir, Vahap Arayıcı, Vahap Ayhan, Vartkes Keşiş, Vecdi Yücalan (OBJEKTİF), Vedat Aldemir, Vedat Güler, Vedat Gündoğdu, Vedat İçen, Vedat Sakman, Vedat Vural, Vedat Yıldırım, Vehbi Karabacak, Velit Aydın (ZANAX), Veys Çolak, Veysel Ciwan, Veysi Tekin, Volkan Şahin, Volkan Yagan, Yağız Polat, Yalçın Dönmez, Yankı Tan, Yaprak Melike Uyar, Yaren Eren Budak, Yasak Helva, Yasemin Göksu, Yasemin Özler, Yasemin Uludoğan, Yasin Balmuk, Yasin Bulun, Yasin Dindar, Yasin Yiğit, Yaşar Aydın, Yaşar Günaçgün, Yaşar Kabaosmanoğlu, Yaşar Kadir Baş, Yaşar Kurt, Yavuz Top, Yavuz Yaprak, Yekbun Sincar, Yelda Altunal, Yelda Emek, Yelda Karataş, Yeliz, Yeliz Güzel, Yeliz İlter, Yeşim Kantekin, Yeşim Salkım, Yetkiner Ünal, Yıldırım Yalçınkaya, Yılmaz Çelik, Yılmaz Karaarslan, Yılmaz Koç, Yılmaz Odabaşı, Yılmaz Sütçü, Yiğit Avcı, Yiğit Karakaya, Yiğit Özatalay, Yiğit Şen, Yol’a Düş, Yoldaşça Türküler, Yurdal Çağlar, Yusuf Asan, Yusuf Deniz, Yusuf Gül, Yusuf Karapınar, Yusuf Kenan Bilici, Yüksel Arslan, Yüksel Aydoğan, Yüksel Somyürek, Zafer Aslan, Zafer Başaran, Zafer Baykal, Zafer Güler, Zafer Olcay, Zafer Özkan, Zafer Taşdan, Zehra Er, Zekiye Öner, Zelal Gökçe, Zeynel Lüle, Zeynep Casalini, Zeynep Karababa, Zeynep Kılıç, Zhandos Yestay (EZGİNİN GÜNLÜĞÜ), Zuhal Focan, Zuhal Olcay, Zülfü Beyhan, Zülfü Livaneli…

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin 5 Temel Sorunu Var, Aşacağız

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin 5 temel sorunu var, bu konuda bir anlaşmamız lazım. 5 temel sorunun biz ‘İkinci Yüzyıla Çağrı’ beyannamemizde açıkladık” dedi. Kılıçdaroğlu, sorunları; demokrasi, ekonomi, dış politika, eğitim ve toplumsal barış olarak sıraladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün İstanbul’da, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu’nun (TÜRKONFED) düzenlediği Ortak Akıl Platformu Liderler Buluşması Toplantısı’nın açılışında konuştu.

ANKA’da yer alan habere göre; Türkiye’nin önünde duran beş temel sorunu olduğu belirten Kılıçdaroğlu, “Bütün bu sorunların üstünde yani beş temel sorun üstünde temel bir sorun var, yönetim sorunu… Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Kim yönetiyor Türkiye’yi, kimler yönetiyor Türkiye’yi… Devlet akılla, bilgiyle, birikimle, adaletle yönetilir. Devlet liyakatle yönetilir, bir devleti bir kişi teslim edemezsiniz” diye konuştu.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Türkiye’nin 5 temel sorunu var, bu konuda bir anlaşmamız lazım. 5 temel sorunun biz ‘İkinci Yüzyıla Çağrı’ beyannamemizde açıkladık. Birincisi demokrasi, demokrasinin olmadığı yerde büyüme, düşünce özgürlüğü olmuyor daha da önemlisi can ve mal güvenliği olmuyor çünkü yargı bağımsız değil. Hakkınızı arayamıyorsunuz. Önce demokrasi dediğimiz şeyi inşa etmemiz lazım. Herkesin düşüncesine, kimliğine, inancına, yaşam tarzına saygı duyacağımız bir Türkiye’yi inşa etmemiz lazım.

İkincisi ekonomi… Demokrasi olmayınca ve her şey şahsileşince ekonomide ciddi sorunlar çıkıyor, ortaya. Bugün ekonominin nereye gittiğini herhalde ben değil, en iyi siz biliyorsunuz. Biz sadece izliyoruz. Ama siz izlemenin ötesinde fiilen yaşıyorsunuz. Yaşadığınız için de endişeleriniz var, bu endişelerin giderilmesini istiyorsunuz.

“Dış politikada Türkiye zemin kaybeden, itibar kaybeden bir ülke haline geldi”

Üçüncüsü dış politika. Hayatımda rüşvet alan bir kişinin büyükelçi tayin edildiği bir ülke hiç duymadım, biz hariç. Bilgisi, becerisi, yeteneği olmayan insanların büyükelçi olarak atandıklarını görüyoruz. Dışişleri Bakanlığı’nın bu kadar devre dışı bırakıldığı bir süreci de hiç yaşamadım. Bu aynı zamanda devlette liyakat sisteminin tümüyle çökmüş olması demektir. Eğitimli insanların hor görüldüğü, bir anlamda aşağılandığı bir süreci yaşadık. Dış politikada Türkiye zemin kaybeden, itibar kaybeden bir ülke haline geldi.

dördüncü sorunumuz, temel bir sorundur, eğitim sorunu. Üniversitelerin bilgi üretemez noktaya geldiğini görüyoruz. Üniversite bilgi üretemezse sizler katma değeri yüksek ürünü nasıl üreteceksiniz? Farklı düşündü diye bir üniversite hocasının üniversiteden atılmasını, biz darbe dönemlerinde gördük, şimdi yaşıyoruz bunları. Oysa üniversiteler her türlü düşüncenin aykırı düşünceler dahil özgürce tartışıldığı mekanlardır. Üniversiteyi düşünce özgürlüğünün yok edildiği bir mekan olarak düşünürseniz zaten orası üniversite değildir.

“Bu beş sorunu aşacağız, başka seçeneğimiz yok”

Beşincisi toplumsal barışımız, toplumsal barışımızı sağlamak zorundayız. Öyle bir noktaya geldik ki komşumuzun kimliğini, inancını, yaşam tarzını sorgular hale geldik. Buradan da Türkiye’nin çıkması lazım. Bu beş sorunu aşacağız, başka seçeneğimiz yok.

Bütün bu sorunların üstünde yani beş temel sorun üstünde temel bir sorun var, yönetim sorunu… Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Kim yönetiyor Türkiye’yi? Kimler yönetiyor Türkiye’yi? Devlet akılla, bilgiyle, birikimle, adaletle yönetilir. Devlet liyakatle yönetilir, bir devleti bir kişiye teslim edemezsiniz. İşi uzmanına vermezseniz, o işte hiçbir bilgisi, becerisi olmayan insanı oraya koyarsanız; yani adlandırmak gerekirse bankaya güreşçiyi atarsanız olmaz. Merkez Bankası’na arkeolog atarsanız olmaz. Devlet dediğiniz alan liyakatin olmazsa olmaz olduğu bir alandır. Sorunu aşacağız.

“Mesele Türkiye meselesi”

Artık sağcıydı, solcuydu, ortacıydı falan yok. Mesele Türkiye meselesi. Mesele bir partinin meselesi olmaktan çıkmıştır. Mesele bir partinin meselesi değildir. Mesele; 100 yılda inşa ettiğimiz Cumhuriyeti, ikinci yüzyılda demokrasiyle taçlandırma meselesidir. Bir yüzyılda ağır bedeller ödedik. Başbakanlar idam edildi bu ülkede, bakanlar idam edildi. Gencecik çocuklar idam edildi, bunları aşma zamanıdır.

Paylaşın

MHP’den AK Parti’ye Erken Seçim Sürprizi Gelecek Mi?

MHP’li üst düzey bir yetkili, “Erken seçim ile ilgili hep sürpriz yapabileceğiniz konuşuluyor. Ne dersiniz?” sorusuna, “O zaman şöyle diyelim, MHP bu kez sürpriz yapmayacak” yanıtını verdi.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde yer alan bilgiye göre, MHP, erken seçim için sürpriz bir çağrıda bulunmayacak. Gazete Duvar’da yer alan kulis haberi şöyle:

31 Mart yerel seçimlerinden bu yana konuşulan erken seçim olasılığında son argüman, “İktidar bu ekonomik tabloda 2022 kışını çıkaramaz” söylemi oldu…

Suriye’ye yapılması planlanan son operasyon açıklamaları da, 3600 ek gösterge, EYT, asgari ücrete zam çalışmaları da seçimle ilişkilendiriliyor. Ancak iktidar kanadından yetkililer seçimin zamanında Haziran 2023’te, belki bir ihtimal Mayıs 2023’te yapılacağını söylemeye devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan son konuşmasında da Haziran 2023 tarihini verdi. MHP’nin tutumu da farklı değil.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugüne kadar birçok kez erken seçim olmayacağına dair açıklamalar yaptı. Buna karşın gözler daha önce birçok kez erken seçim çağrısı ile gündeme gelen MHP’ye çevrilmeye devam ediyor.

MHP’li üst düzey bir yetkili, “Geçmişteki çağrılarınız dikkate alınınca erken seçim ile ilgili hep sürpriz yapabileceğiniz konuşuluyor. Ne dersiniz?” sorusuna, “O zaman şöyle diyelim, MHP bu kez sürpriz yapmayacak” yanıtını verdi.

Aynı yetkili ekonomik sıkıntıları da kabul ederek, “Seçime daha 13 ay var. Akıllı bir iktidar bu süreyi heba etmez. Bu zaman dilimi, durumu iyileştirmek için kullanılır ve bu yapılıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

Ukrayna Savaşı Dünyayı Nasıl Değiştirdi?

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin üzerinden yüz günü aşkın bir zaman geçti. 80 yıldan beri ilk defa Avrupa’daki egemen bir ulus devlet işgal ediliyor ve bu işgal tüm dünyada hissedilen izler bırakıyor.

Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı işgali, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük ölçekli savaş olarak kayıtlara geçti. Pek çokları için tahayyül etmesi zor olan bu savaşın beklenmeyen etkileri küresel çapta hissedildi. Ukrayna savaşı dünyayı nasıl değiştirdi?

Sığınmacı akını

Rusya saldırısından bu yana 6,8 milyon Ukraynalı ülkesini terk etti, en az 7,7 milyonu da ülke içinde yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre, ilk etapta komşu ülkelere kaçan 3 milyon kişi, sonrasında başka ülkelere geçiş yaptı. Polonya’dan sonra, en çok Ukraynalı sığınmacı alan ülkeler 727 bin kişiyle Almanya iken ve 348 bin kişiyle Çekya. Savaştan kaçan yaklaşık 2 milyon Ukraynalının ise ülkesine geri döndüğü kaydedildi.

Ukraynalıların Avrupa Birliği’ne (AB) gelişi, hem büyük bir desteği harekete geçirdi hem de sistemlerinin zorlanmasına neden oldu. Yeni bir ülkeye yerleşen sığınmacılar, en azından bir süre için, sosyal güvenlik ağlarına bağlı durumda hayatlarını sürdürüyor.

Gıda krizi

Ukrayna önemli bir tahıl üreticisi ve dünyanın ayçiçek arzının yarısından fazlasının da üreticisi. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, Ukrayna küresel mısır arzının yüzde 15’i ve buğday ticaretinin yüzde 10’undan sorumlu. Savaşın başlamasının ardından Rusya’nın Ukrayna’nın Karadeniz limanlarına girişini engellemesiyle tahılların ihracatı durmuş durumda.

İhracatın engellenmesi en çok Mısır ve Hindistan gibi, Ukrayna’nın tahıl ve ayçiçek yağı ithalatına bağımlı olan ülkeleri etkiledi. Dalga etkisiyle de yayılmaya devam ediyor.

Bazı uzmanlar, savaşın iklim değişikliği nedeniyle oluşan sert hava koşulları, pandemi nedeniyle gerçekleşen ekonomik krizle beraber, küresel bir gıda krizine neden olabileceği konusunda uyarıyor.

Geçtiğimiz Mayıs ayında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, açlık oranlarının küresel ölçekte yeni bir rekor yakaladığı konusunda uyarmış, on milyonlarca insanın savaş nedeniyle uzun süreli kıtlık ile karşılaşabileceğini söylemişti. Mayıs ayında, 23 ülke gıda ihracatını durdurmuş durumdaydı, bu da azalan gıda güvenliğinin bir göstergesi olarak görülüyor.

Enerji güvenliği

Rusya, dünya çapında en büyük doğal gaz ihracatçısı olma konumunda. Aynı zamanda, en büyük ikinci ham petrol ve üçüncü en büyük kömür ihracatçısı. Savaş başlayana kadar, gazının dörtte üçü ve ham petrolünün neredeyse yarısı Avrupa’ya ihraç ediliyordu. 2020 yılında, AB’nin toplam enerji tüketiminin çeyreğini Rus gazı, petrolü ve kömürü oluşturdu.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında AB, Rus enerjisine bağımlılığını azaltma yollarını aramaya başladı. Avrupa Komsiyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Mart ayında “Bizi açıkça tehdit eden bir tedarikçiye güvenemeyiz” demişti. Komisyon Mart ayında AB’nin 2030 yılına kadar Rus fosil yakıtlarını almayı bırakması niyetini açıklamış, Rusya’dan alınan gazın da üçte ikisinin bu yıl sonuna kadar kesilmesi planlarını belirtmişti.

Gaz stoğunu arttırmak, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatını, ABD gibi ülkelerden artırmak geçici tedbirler arasında bulunuyor. Bazı uzmanlar ise gaz kıtlığının ve rasyonlamanın (karne ile dağıtma uygulaması) imkan dahilinde olduğunu söylüyor.Pek çok kişi bu krizi AB’nin Rus enerjisine bağımlılıktan kurtulmasının ve Birlik’in yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğini artırarak gerçekleştirmeyi planladığı iklim koruma hedeflerinin önünde bir fırsat olarak görüyor. Ancak bu hedeflerin ne kadar hızlı gerçekleştirilebileceği konusunda bazı sınırlamalar mevcut. Rus olmayan enerji kaynaklarına olan talebin artması da, enerji fiyatlarını artırmış durumda.

Fiyat artışları ve enflasyon

Savaş başladığından bu yana yaşanan gıda ve enerji sıkıntıları pek çok kişinimn hayatını büyük ölçüde değiştirdi: Fiyatlar arttı.

Bir şeyin arzı azaldıkça, değeri artar. Gıda ve yakıt pahalılaştıkça, diğer ürünler de pahalılaştı. Özellikle gıda fiyatları tırmanışta. BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün gıda fiyatı endeksi (bir sepet gıda ürününün aylık fiyat değişimlerini ölçer) Mart ayında en yüksek oranları gördü.

Enflasyon, yani fiyatlar arttıkça alım gücünün azalması ise ekonominin her boyutunu etkileyen anahtar kriterlerden.

Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre 2021 yılının Mart ayından bu yana, enflasyon iki kattan daha fazla yükseldi. Avrupa Bölgesi’nde enflasyon geçen ay yüzde 8,1’i gördü, yeni bir rekor kırıldı.

Enflasyonun düşük gelirli ülkeleri daha çok etkilemesi tahmin ediliyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) sanayileşmiş ülkeler için enflasyon tahmini yüzde 5,7 iken, gelişmekte olan ülkeler için yüzde 8,7.

NATO’nun canlanması

Rusya’nın Ukrayna saldırısı jeopolitikada da izlerini bıraktı. Bazı uzmanlar, Doğu’da Rusya ve Çin’in olduğu, Batı’da ABD ve AB’nin olduğu yeni bir Doğu ve Batı jeopolitik / ekonomik blok ayrımı bekliyor.

NATO, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1949 yılında, ABD, Kanada ve 10 AB ülkesini bir araya getirmek için kuruldu. Soğuk savaş ürünü olan örgüt, Avrupa için demokrasi ve serbest piyasa şemsiyesi haline gelirken, 2004 yılında doğuya genişledi.

NATO’nun kolektif savunmayı düzenleyen 5. maddesi, bir üye ülkeye saldırı olması durumunda, diğer üye ülkelere de saldırıldığı anlamına geleceğini, askeri misillemenin bütün üye ülkeler tarafından üstlenileceğini söyler. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 2019 yılında NATO için “beyin ölümünün gerçekleştiğini” söylemesinin ardından, Ukrayna savaşı’nın dünyanın en güçlü askeri ittifaklarından olan örgütü yeniden sahneye taşıdığı söyleniyor.

Putin’in Rusya için tasarladığı emperyalist projeden korkulması nedeniyle Finlandiya ve İsveç geçtiğimiz haftalarda, 70 yıllık tarafsızlığın ardından ittifaka katılma niyetlerini belirtti.

Putin, NATO’yu Rusya’ya bir tehdit olarak görüyor ve ittifakın Ukrayna’yı kabul etmesi durumunda olacaklar konusunda uyarılarda bulunmuştu. İttifakı eleştirenler ise doğu genişlemesinin provokasyon anlamına geldiğini söylüyor.

NATO, Ukrayna’ya silah ve ekipman desteği sağlıyor. Hassas dansına devam ediyor. Kararlı duruyor ancak hafif adımlarla ilerliyor, Üçüncü Dünya Savaşı’nı tetiklemekten kaçınıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Et Ve Süt Kurumu İflasın Eşiğinde!

Kötü yönetim ve liyakati göz ardı eden kadrolaşma, Et ve Süt Kurumu’nu iflasın eşiğine getirdi. Görevinden alınan eski Genel Müdür Osman Uzun’un, “Uzun kuyrukları bitirmek için ete zam yaptık” açıklaması ile gündeme gelen idare 2021 yılında özkaynaklarının tamamını yitirdi.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre, 2017 yılında 279 milyon 337 bin 270 TL kâr açıklayan Et ve Süt Kurumu, 2018 yılı itibarıyla düzenli olarak zarar etti. İdarenin 2019 ve 2020 yılındaki zararı sırasıyla 34 milyon 664 bin 593 TL ve 222 milyon 991 bin 213 TL oldu.

Zararı giderek derinleşen idarenin, 2021 yılında da açığı giderek büyüdü. Mali verilere göre Et ve Süt Kurumu, 429 milyon 510 bin 757 TL özkaynak ile girdiği 2021 yılında 520 milyon TL açığa imza attı. 2021 yılında kurumun özkaynağı eksiye düşerek eksi 91 milyon 479 bin 728 TL olarak gerçekleşti.

Milyonlar kiraya

Et ve Süt Kurumu’ndaki batağı gözler önüne seren raporda, dikkati çeken değerlendirmeler de yer aldı. Kurum mağazalarının devam ettirilmesinde, “Karlılıktan ziyade kamu yararı ve piyasa fiyatlarına olumlu etkinin” göz önünde bulundurulduğu savunulurken kurumun 14 kentte faaliyet gösteren toplam 18 satış mağazası olduğu bildirildi. Kendisine ait bir genel müdürlük binası bulunmayan ve 10 yıldır aynı binada kiracı olan kurumun 2020 yılı itibarıyla KDV dahil aylık kirası 292 bin 640 TL olarak hesaplandı.

Sayıştay mali duruma dikkat çekti

2020 yılı mali denetimleri kapsamında kurumun mali hesaplarını denetleyen Sayıştay da dikkat çeken bulgulara ulaştı. Sayıştay’ın Et ve Süt Kurumu’na yönelik adeta bugüne ışık tutan raporunda, kurumun mali tablosundaki bozulmaya dikkat çekilerek, “Tablonun negatife dönme riski var” değerlendirmesinde bulunuldu.

Paylaşın

HDP’de Bağımsız Adaylık Gündemde Yok

Kapatma ve siyasi yasak davası ile karşı karşıya kalan HDP’de olası sonuçlara karşı çalışmalar sürüyor. 6-7 Haziran’da bileşenleri ile Ankara’da “Büyük Direniş Büyük Yürüyüş” adı altında konferans düzenleyecek parti, temmuz ayında da Olağan Kongresi’ni gerçekleştirerek kapatma davasının sonucunu bekleyecek.

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre; HDP hakkında açılan kapatma davasında, partinin faaliyetlerine son verilmesinin yanı sıra yüzlerce kadrosu için de siyasi yasak talep ediliyor. Bu davaya karşı savunmasını Anayasa Mahkemesi’ne gönderen parti yönetimi, olası sonuçlara karşı atacağı adımlar konusunda da önemli bir aşama kaydetti. Edinilen bilgiye göre, kapanmaya karşı ilk olarak Demokratik Bölgeler Partisi’ni “yedek parti” yapmak isteyen partililer, daha sonra gerçekleştirilen görüşmelerde, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ni de seçenekler arasına aldı.

HDP yönetimi diğer yandan da siyasi yasak kararlarına karşı yeni isimlerin belirlenmesi çalışmalarını yürütüyor. Bölge illeri başta olmak üzere çok sayıda merkezde gerçekleştirilen çalışmalarda, yasak talep edilen 400’e yakın isme karşılık bine yakın kişinin yer aldığı alternatif liste oluşturuldu. Listede, HDP kapatma iddianamesinde adı geçmeyen DBP yöneticilerinin ağırlıkta olduğu ifade edildi.

Seçimlere yönelik düzenlemenin ardından barajın yüzde 7’ye düşürülmüş olması, erken seçim ihtimalinde bile partinin yüzde 10’luk barajı geride bırakacağına yönelik tespitler nedeniyle HDP’nin kapatılması durumunda bağımsız olarak seçimlere girilmesi olasılığının gündemde olmadığı bildirildi.

Kapatma davası, Kobane yargılaması ve siyasi baskılar gerekçesiyle daha önce Olağan Kongresi’ni erteleme kararı alan HDP yönetimi, kapatma davası sonuçlanmadan güçlü bir mesaj verebilme hedefiyle kongresini temmuz ayında toplama kararı aldı. Daha fazla beklemek istemeyen ve konferansların ardından kongre sürecini de noktalamak isteyen HDP, bu kapsamda 3 Temmuz Pazar günü Ankara’da kongresini toplayacak. Kongre hazırlıklarını yürütüecek mutabakat komisyonunun önümüzdeki günlerde Eş Genel Başkanlar Mithat Sancar ile Pervin Buldan’ın yeniden aday olup olmayacağını değerlendirmek üzere toplanması bekleniyor.

HDP ve HDK’ye operasyon düzenlendi

Bu arada, Tekirdağ merkezli 11 ilde gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda, 41 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kişiler arasında HDP’nin Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Bingöl il eşbaşkanlarının da yer aldığı kaydedildi. İstanbul’da bulunan Halkların Demokratik Kongresi genel merkezi de operasyon kapsamında arandı. Gözaltına alınan isimler arasında, HDP Genel Merkez yöneticisi ve Parti Meclisi üyesi de yer aldı.

HDP Merkez Yürütme Kurulu da operasyonlara karşı bir açıklama yayımladı. İktidarın operasyonlarının hukuk dışı olduğu kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“HDP’yi önündeki en büyük tehlike ve engel olarak gören ve yıllardır bitmeyen bir kin ve öfkeyle partimizi tasfiye etmeye çalışan bu anlayış, şimdi de Türkiye toplumunun bütün renklerini barındıran ve bu ülkenin en demokratik, en çoğulcu, en renkli öz örgütlenmesi olan HDK’yi hedef almıştır. AKP bu ülkede demokratik ve çoğulcu olan, farklılıkları ve renkliliği barındıran her şeye düşmandır. İşçileri, emekçileri, göçmenleri, kadınları, köylüleri, gençleri, emeklileri, engellileri, dışlanan ve yok sayılan bütün halkları, tüm inanç gruplarını, yaşam alanları tahrip edilenleri bünyesinde barındıran HDK’ye yönelik bu saldırı iktidarın topluma dayattığı tekçiliğin ve karanlık zihniyetin bir tezahürüdür. HDK ve HDP bu ülkenin geleceğini çoğulcu yapısıyla, çok renkliliğiyle ve demokratik zihniyetiyle yeniden inşa etmeyi başaracaktır.”

Paylaşın

IFM: Uluslararası Yatırımcı İçin Öncelik Hukukun Üstünlüğü

İnşaatı hala devam eden ve bu yıl içerisinde açılması planlanan İstanbul Finans Merkezi (İFM) için bir yandan da yasal hazırlıklar yapılıyor. Bu kapsamda Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na AKP milletvekilleri imzası ile sunulan İstanbul Finans Merkezi Kanun Teklifi ile İFM’nin yönetilmesi, işletilmesi ve burada gerçekleştirilecek faaliyetlere dair teşviki indirim ve muafiyetler de düzenleniyor.

İlgili kanun teklifine göre İstanbul Finans Merkezi’nde katılımcı belgesi alarak finansal faaliyette bulunan kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek finansal hizmet ihracatında kurumlar vergisi indirimi 2031’e kadar yüzde yüz indirim oranı ile uygulanacak. İFM’de finansal faaliyet harçları 5 yıl süreyle alınmayacak.

Burada istihdam edilen personele ödenen aylık ücretin, yurt dışında en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde yüzde 60’ı, yurt dışında en az 10 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise yüzde 80’i gelir vergisinden istisna edilebilecek. Bu istisna, İFM’de çalışmaya başlamadan önceki son 3 yılda Türkiye’de çalışmamış olan personelin ücret gelirlerine uygulanacak.

Katılımcıların tutmak zorunda oldukları defterler ile düzenleyecekleri belgelerin yabancı para birimiyle tutulabilmesi ve düzenlenebilmesine de imkân tanınacak. İstanbul Finans Merkezi’nde aşınmazların kiralanması ile ilgili işlemler tüm harçlardan ve bu işlemlere ilişkin düzenlenen kağıtlar damga vergisinden istisna tutulacak.

DW Türkçe’den Emre Eser’e bu kanun teklifi ile değerlendirmelerde bulunan vergi uzmanı Dr. Ozan Bingöl’e göre öngörülen teşvikler İstanbul’un bir finans merkezi olma hedefi doğrultusunda oldukça önem taşıyor.

Yapısal unsurlar teşviklerden önemli

Ancak Ozan Bingöl’e göre bu kapsamda verilen vergi teşvikleri İstanbul Finans Merkezi’ne çekilmesi planlanan uluslararası finans kuruluşları için ilk öncelik değil. Bingöl, teşviklerin diğer ülkelerdeki finans merkezleri ile rekabet edilebilmesi için oldukça önemli olduğunu ancak uluslararası finans kuruluşlarının bu teşviklerden önce gelecekleri ülkelerde hukukun üstünlüğüne, ifade özgürlüğüne, bağımsız yargıya, ekonomideki öngörülebilirliğe, teknolojik altyapıya, finansal ve siyasal istikrara daha fazla dikkat ettiklerini söylüyor.

Bingöl, bu noktada temel ve belirleyici unsurlarda problem olmadığı zaman bu teşviklerin bir rekabet gücü katacağına vurgu yapıyor.

İFM’de istenilen cazibe yaratılabilir mi?

Uluslararası bir finans kuruluşunun ya da yatırımcının Tokyo, New York ya da Londra yerine İstanbul’u tercih etmesi için bu teşviklerin verilmesinin oldukça doğal olduğunu anlatan Ozan Bingöl, “İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesi mevcut iktidarın 15 yıllık bir istediği. Burada İstanbul’u finansal bir merkez haline getirme hedefi ile yola çıkıldı. Yani yeni bir durum değil. İnşaatta sona yaklaşılırken kanun teklifi ile cazibeli bir ortam yaratılmak isteniyor. Ancak bu şehirlerde faaliyet gösteren uluslararası kurumlar için teşviklerin önem açısından son sırada geliyor. Bunları sağlamadan cazibeli bir ortam yaratabilir miyiz? Umarım yaratabiliriz” diyor.

“Bazı teşvikler olumlu olabilir”

Kanunla sağlanması planlanan teşviklere ve muafiyetlere de değinen Ozan Bingöl, “Burada bazı şeyleri doğru anlamak lazım. İFM’de finansal hizmet ihracatı kapsamında yapılacak finansal ihracatlarda kurumlar vergisinde yüzde 75 istisna var. Ama bu belli bir dönem yüzde 100 olarak uygulanacak şekilde kurgulanıyor. Burada tüm gelirlerden bahsedilmiyor. Sadece finansal ihracattan bahsediliyor. Bu önemli ve olumlu. Teklifin genelinde sağlanan istisnalar yabancı kuruluşlar için. Yine bu şirketler için kuruluş aşamasındaki finansal faaliyet harçları da 5 yıl süreyle muaf tutuluyor. Bu da doğru bir teşvik aslında. Siz uluslararası finans kuruluşlarını çekmek istiyorsanız bu tarz teşvikleri vermek zorundasınız. Böylece diğer finans merkezleri ile rekabet sağlamayı amaçlıyorsunuz. Bu açıdan önemli ama yeterli değil. Daha öncesinde yapmanız gereken pek çok yapısal düzenleme, politika ve uygulama söz konusu” ifadelerini kullanıyor.

Bu noktada bir parantez açan Bingöl, şunları ekliyor: İstanbul Finans Merkezi’nde alt ve üstyapı işlerinin ve işletmenin 20 yıl boyunca Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) bir şirkete devredildiğini görüyoruz. Burası da gerçekten önemli, buradaki yatırımı, İFM’nin çevresinin oluşturma sürecini bu şirket işletecek. Bu şirket nasıl bir şirket olacak? Yönetiminde kimler olacak? Bunların da bilinmesi gerekir.”

Teklifte ayrıca İFM’nin 15 yılda GSYH’ye 129 milyar lira katkı sunacağı ve 15 yılda istihdama 102 bine yakın ek bir istihdam sağlayacağı öngörüsü de yer alıyor.

“Şeffaf bir süreç yönetilmeli”

Bingöl, tüm bu hedeflerin gerçekleşmesi için önce şeffaflığın sağlanması gerektiğini vurguluyor. Buradaki vergi teşviklerinin aynı zamanda bir vergi harcaması anlamına geldiğini aktaran Ozan Bingöl, “Tüm bunlar yapılırken çok şeffaf bir sürecin yönetilmesi gerekiyor. Ne kadar vergi harcaması yapılacağının etki analizlerinin yapılıp bunun doğru şekilde kamuoyu ile paylaşılması lazım. Çünkü bu bir vergi harcamasıdır. Vazgeçilen verginin de bu anlamda kamuoyu ile paylaşılması şarttır” şeklide konuşuyor.

Türkiye’de vatandaşın doğumdan ölüme iğneden ipliğe kadar her alanda vergi ödemek zorunda olduğunu hatırlatan Ozan Bingöl, vatandaşın vergi yükünün sürekli arttığını ama bu teşviklerden sadece belli sektörlerin ve grupların yararlanabildiğini söylüyor.

“Vergiyi toplamak kadar adil paylaşmak da önemli”

Vergiyi toplamak kadar verginin adil bölüşülmesinin de çok önemli olduğunu ifade eden Bingöl, “Vergi harcaması kısmından belirli bir grup daha fazla yararlanıyor. Yani siz geliri adil dağıtmak istiyorsanız vergiyi de adil toplamak zorundasınız. Biz verginin varlığına itiraz etmiyoruz. Verginin kimlerden, nasıl ve hangi ölçüde toplanıp yine kimlere hangi kriter ver ölçülere göre dağıtıldığına itiraz ediyoruz. İşte meselenin özü budur. Bütçede sadece belirli kalemlere yer açılıp vatandaşın talepleri görmezden geliniyor” diye konuşuyor.

Ozan Bingöl, yaptığı değerlendirmeyi şu sözlerle noktalıyor: “Bu vergi sistemi gerçekten bütçe hakkının yok sayıldığı, temsilsiz vergileme olmaz ilkesinin rafa kaldırıldığı, vergilemede optimal sınırların aşıldığı, iki yılda bir gelen vergi afları ile mükellefin etik dışılığa sevk edildiği bir vergi sistemi. Aslında meşruiyetini bu anlamda yitirmiştir.”

İstanbul Finans Merkezi’nde kimler olacak?

İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) paylaştığı bilgilere göre şu ana kadar burada olması kesinleşen kurumlar arasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Türkiye Sigorta ve İŞ GYO bulunuyor. Zamanla uluslararası finans kuruluşlarının da burada faaliyet göstermesi amaçlanıyor.

İFM’nin kendi internet sitesinde yer alan bilgilere göre İstanbul Finans Merkezi bünyesinde 1,4 milyon metrekare büyüklüğe sahip ofis alanları, 100 bin metrekarelik alışveriş merkezi, 2 bin 100 kişilik konferans merkezi ve 30 bin metrekarelik 5 yıldızlı otel bulunuyor.

Paylaşılan hedeflere göre İFM’nin kısa vadede bölgesel orta vadede ise küresel bir merkez olma planı var. Bu doğrultuda kamu ve özel sektör bankaları, portföy yönetim şirketleri, aracı kurumlar, sigorta şirketleri ve farklı kategorilerden finansal kuruluşların merkeze çekilmesi öngörülüyor.

Paylaşın