‘Mahsa Amini’ Protestolarında Can Kaybı 233’e Yükseldi

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda en az 233 kişi hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / ABD Merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (Human Rights Activists News Agency, HRANA), İran’da Mahsa Amini’nin gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesi üzerine başlayan prtotestolarda en az 233 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

HRANA, açıklamasında, ölenlerin 32’sinin 18 yaşın altında olduğunu belirtti. Oslo merkezli İran İnsan Hakları Örgütü ise, protestolarda 201 kişinin öldürüldüğünü duyurmuştu.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

Dünyadan, Amasra İçin Başsağlığı Mesajları

Dünya ülkeleri, 41 işçinin Hayatını kaybettiği Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağındaki patlamayla ilgili başsağlığı mesajları yayınladı. ABD Ankara Büyükelçiliği, sosyal medya hesabından paylaşımda bulunurken, Rusya lideri Vladimir Putin de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir başsağlığı telgrafı yolladı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge “Yakınlarını kaybeden ailelere başsağlığı, mahsur kalanların bir an önce kurtarılması için dua ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, “Türkiye’deki Bartın kömür madeninde yaşanan trajik can kayıplarının üzüntüsünü yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

Michel, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesine ait maden ocağında meydana gelen patlama nedeniyle sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı.

“Türkiye’deki Bartın kömür madeninde yaşanan trajik can kayıplarının üzüntüsünü yaşıyoruz.” ifadesini kullanan Michel, sevdiklerini kaybeden ailelere ve bu acı anda bir araya gelen bütün topluma taziyelerini sunduğunu bildirdi.

Michel, hayatta kalanlara ve kurtarma görevlilerine iyi dileklerini ilettiğini ifade etti.

Avrupa Konseyi mesajı

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejcinovic Buric de “Türkiye’de yaklaşık 40 kişinin öldüğü ve onlarca işçinin yer altında mahsur kaldığı bildirilen patlama, beni derinden üzdü. Türkiye halkına ve liderlerine en içten taziyelerimi sunuyorum.” dedi.

Azerbaycan

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.

Türkiye’nin acısını paylaştıklarını ifade eden Aliyev, Erdoğan’a, hayatını kaybedenlerin aile ve yakınlarına, kardeş Türk halkına, kendi ve Azerbaycan halkı adına taziye dileklerini iletti.

Ukrayna

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, patlama nedeni ile hayatını kaybedenler için Türkçe başsağlığı mesajı paylaştı.

Zelenskiy, Twitter hesabından Türkçe yaptığı başsağlığı açıklamasında bu ifadeleri kullandı:

“Bartın’ın Amasra ilçesinde maden patlamasının meydana geldiği haberini derin üzüntüyle öğrendim. Hayatını kaybedenlerin akrabalarına ve yakınlarına taziyelerimi sunuyorum, yaralananlara acil şifalar diliyorum.”

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.

Kremlin Sarayı’ndan yapılan yazılı açıklamaya göre Putin, Erdoğan’a Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamayla ilgili telgraf gönderdi.

Putin’in Erdoğan’a mesajında, “Bartın’daki maden ocağında meydana gelen kazanın trajik sonuçlarıyla ilgili olarak en derin taziyelerimizi kabul edin. Ölen madencilerin aileleri ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için de acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadelerine yer verildi.

Fransa

Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna da Twitter’dan paylaştığı mesajda Türk halkına taziyelerini iletti.

Colonna, mesajının devamında İngilizce olarak “Sevgili Mevlüt Çavuşoğlu, Bartın’da yaşanan trajik kayıplar için en içten taziyelerimi sunarım. Hayatını kaybedenlerin ailelerinin acısını paylaşıyorum.” ifadelerini kullandı.

Hollanda

Hollanda Dışişleri Bakanı Wopke Hoekstra da patlama haberinin kendisini derinden sarstığını belirterek, madende kalanların en kısa sürede çıkartılmasını temenni ettiğini kaydetti.

Hoekstra ayrıca, patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sundu.

Yunanistan

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis de Twitter’da yaptığı paylaşımda, Bartın’daki maden patlaması ve çok sayıda insanın hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü ifade etti.

Miçotakis paylaşımında, “Yunanistan, arama kurtarma çalışmalarına yardım amacıyla derhal destek göndermeye hazırdır.” dedi.

Belarus

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.

Belarus Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Lukaşenko’nun, maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler ile yaralıların olduğu haberini derin üzüntüyle öğrendiği belirtildi.

Lukaşenko’nun Erdoğan’a mesajında, “Ölen madencilerin ailesi ve yakınlarına üzüntü ve desteğimi, yaralılar için acil şifalar dileğimi iletmenizi rica ederim.” ifadesine yer verildi.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, Bartın’daki maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenler için taziyelerini iletti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ve AB Komisyonunun Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu Üyesi Oliver Varhelyi, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesine ait maden ocağında meydana gelen patlama nedeniyle sosyal medya hesaplarından taziye mesajları paylaştı.

Borrell, Bartın’da çok sayıda kişinin yaşamını kaybettiği ve birçok kişinin madende mahsur kaldığı yönünde kötü haberler aldıklarını belirterek, AB’nin Türk milletine ve kazaya uğrayanların ailelerine en içten taziyelerini sunduğunu ifade etti.

Varhelyi de “Türkiye’de Bartın madeninde yaşanan trajik can kayıplarından derin üzüntü duyuyorum.” ifadesini kullandı.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sunan Varhelyi, mahsur kalanların bir an önce kurtarılmasını diledi.

Varhelyi, Türkiye’ye yardım etmeye hazır olduklarını kaydetti.​​​

Kuzey Kıbrıs

Kuzey Kıbrıs  Meclisi Başkanı ZorluTöre, Bartın’da madendeki patlamaya ilişkin ilişkin, “Türkiye’de olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de bugün büyük bir matem ve üzüntü havası oluştu.” dedi.

Pakistan 

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, maden ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitirenler için derin üzüntüsünü vurgulayarak, “Düşüncelerimiz ve dualarımız yaslı aileler ve Türk halkı ile birlikte. Mahsur kalanların bir an önce kurtarılmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Katar

Katar resmi haber ajansı QNA’nın haberinde, “Emir Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin Bartın vilayetindeki maden ocağı patlamasında hayatını kaybedenler için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir başsağlığı telgrafı yolladığı” belirtildi.

Telgrafta Katar Emiri’nin, yaralılara acil şifalar temennisinde bulunduğu kaydedildi.

Ürdün

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Ürdün’ün kardeş Türkiye Cumhuriyeti ve halkıyla dayanışma içerisinde olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, Dışişleri Bakanlığının patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine taziyelerini sunduğu, yaralılara acil şifa dileklerinde bulunduğu kaydedildi.

Umman

Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında yaşanan patlama nedeniyle, Türkiye’nin üzüntüsünü paylaştıkları ifade edildi.

Açıklamada Dışişleri Bakanlığının patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk hükümetine ve halkına taziyelerini sunduğu, yaralılara acil şifa dileklerinde bulunduğu kaydedildi.

ABD Ankara Büyükelçiliği

ABD’nin Ankara Büyükelçiliğinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, Bartın’da bir maden ocağında meydana gelen elim patlamadan derin üzüntü duyulduğu belirtilerek, “Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına taziyelerimizi iletiyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Kazakistan ve Gürcistan

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev ve Gürcistan Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için taziye mesajları gönderdi.

Filistin

Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Erdoğan’a Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamayla ilgili telgraf gönderdi.

Abbas’ın Erdoğan’a mesajında, şahsı ve Filistin halkı adına kardeş Türk halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyerek, Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını ifade ettiği kaydedildi.

Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet er-Reşak da, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Amasra’daki maden ocağındaki patlamadan dolayı Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını belirtti.

“Patlamada hayatını kaybedenlerin ailelerine, Türk hükümeti ve kardeş halkına taziyelerini” sunan Reşak, yaralılara acil şifa dileklerinde bulundu.

Irak ile IKBY

Irak hükümeti ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için başsağlığı mesajı paylaştı.

Irak Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Irak hükümeti ve halkının söz konusu patlamadan dolayı Türkiye ile dayanışma içerisinde olduğu ifade edildi.

Türkiye’ye başsağlığı mesajı iletilen açıklamada, Irak hükümeti ve halkı adına hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara acil şifalar dileğinde bulunuldu.

IKBY Başkanı Barzani de, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Düşüncelerim ve dualarım Türkiye’deki kömür madeni patlamasının kurbanlarıyla birlikte.” ifadelerini kullandı.

Barzani, hayatını kaybedenlerin aileleri ve sevenlerine başsağlığı, yaralılara da acil şifalar dileğinde bulundu.

Suudi Arabistan ve Mısır

Suudi Arabistan ve Mısır, Bartın’daki maden ocağında meydana gelen patlamada hayatını kaybedenler için taziye mesajı yayımladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Amasra’daki maden ocağındaki patlamadan dolayı, Türkiye ile dayanışma içinde olunduğu belirtildi.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilendiği aktarılan açıklamada, mahsur kalanların sağ salim kurtarılması temenni edildi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd de yaptığı açıklamada, maden ocağı patlaması nedeniyle, dost Türk halkı ve Türkiye devletine en içten taziyelerini ilettiklerini ifade etti.

Yaralılara acil şifalar ve kurtarma çalışmalarının başarılı olmasını temenni eden Sözcü, olayda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileklerinde bulundu.

Bosna Hersek

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Sefik Dzaferovic, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, Bartın’da meydana gelen maden ocağı patlaması nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajlarını iletti.

Dzaferovic, “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bartın’daki madende en az 40 madencinin hayatını kaybettiği ve daha fazlasının yaralandığı kazanın haberini büyük üzüntüyle aldım. Lütfen kurbanların ailelerine en içten taziyelerimi iletin. Bosna Hersek ve kendi adıma, size ve Türk halkına dayanışma duygularımı iletiyorum.” ifadesini kullandı.

Bosna Hersek İslam Birliğince yapılan açıklamada, “Trajedi hakkındaki haber bizi derinden üzdü ve sarstı. Bu trajedinin kurbanları ve tüm Türk halkı, Bosna Hersekli Müslümanların dualarında.” ifadelerine yer verildi.

Sırbistan

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, sevgili dostum, Türkiye’nin kuzeyindeki madende meydana gelen ve çok sayıda insanın hayatını kaybettiği korkunç kaza haberini büyük bir üzüntüyle aldım. Kendi adıma ve Sırbistan Cumhuriyeti vatandaşları adına, ölen madenci ve işçilerin ailelerine, Türkiye hükümetine, vatandaşlarına ve şahsınıza en derin taziyelerimi sunuyorum.” mesajını yayınladı.

Sırbistan Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da “Türkiye’nin Bartın ilinde meydana gelen maden ocağındaki patlama sebebiyle şok olduk. Hayatını kaybedenlerin aile ve dostlarına taziyelerimizi iletiyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Karadağ

Karadağ Başbakanı Dritan Abazovic taziye mesajında, “Türkiye’nin kuzeyindeki kömür madeninde meydana gelen ve 40 madencinin hayatını kaybettiği trajik kazayı derin bir üzüntüyle duyduk. Düşüncelerimiz ve dualarımız vefat etmiş kişilerin aileleri ve Türkiye’nin arkadaş canlısı insanlarıyla.” ifadelerini kullandı.

Kuzey Makedonya

Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, resmi Twitter hesabından Türkçe, Makedonca ve İngilizce paylaşım yaptı:

“Bartın’daki kömür madeninde yaşanan korkunç trajedide hayatlarını kaybedenlerden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, madencilerin ailelerine ve Türk halkına en içten taziyelerimi iletiyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum.”

Arnavutluk

Arnavutluk Meclis Başkanı Lindita Nikolla da mevkidaşı Türkiye Büyük Millet Meclis (TBMM) Başkanı Mustafa Şentop’u etiketlediği mesajında, “Türkiye’den üzücü haberler” ifadesine yer verdi.

Bartın’daki maden patlaması sonucu onlarca kişinin hayatını kaybettiğini ve mahsur kalanların aranmasına devam edildiğini kaydeden Nikolla, “Derin acıyı mağdurların aileleriyle paylaşıyor, Türk halkı, TBMM ve Başkanı ile dayanışma içinde olduğumu ifade ediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Kosova

Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani ise trajik maden patlamasında hayatını kaybedenlerin ailelerine en derin taziyelerini ileterek, “Bu zor zamanda düşüncelerimiz onların sevdikleriyle, yaralılarla ve Türkiye halkıyla birliktedir.” mesajını paylaştı.

Slovenya

Slovenya Dışişleri Bakanlığı resmi Twitter hesabından ise “Bartın’da meydana gelen trajik maden kazası, bizi derinden üzdü. Düşüncelerimiz sevdiklerini kaybedenlerle birlikte. Yaralılara acil şifalar dileriz.” paylaşımı yapıldı.

Avusturya

Avusturya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında meydana gelen patlama nedeniyle taziye mesajı yayımladı.

Bakanlığın resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Bartın’da meydana gelen trajik maden kazasından yakınlarını kaybedenlere en içten taziye dileklerimizi ve düşüncelerimizi iletiyoruz.” ifadesine yer verildi

Kurtarma çalışmalarının başarıyla sürmesi temennisinde bulunulan açıklamada, yaralılara acil şifa dilendi.​​​​​​​

Almanya

Almanya Dışişleri Ofisinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Türkiye’de maden ocağı patlamasında hayatını kaybeden işçilerin ailelerine ve yakınlarına en derin taziyelerimizi sunuyoruz. Yaralıların bir an önce iyileşmesini umuyoruz.” ifadesi kullanıldı.

Malta

Malta Dışişleri Bakanı Ian Borg, Twitter hesabından, maden kazasında hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, tüm yaralılara da acil şifalar diledi.

Kuveyt, Libya ve İsrail

Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Amasra’da maden ocağındaki patlamadan dolayı, Türkiye ile dayanışma içinde olunduğu belirtildi.

Kuveyt’in Türk halkı ve hükümetine taziyelerini sunduğu, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifa dilendiği ifade edilen açıklamada, mahsur kalanların bir an önce kurtarılması için yapılan çalışmaların başarıya ulaşması temenni edildi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı Libya Dışişleri Bakanlığı, Bartın ilindeki maden ocağında meydana gelen patlama sonrasında Türkiye ile dayanışma mesajı paylaştı.

Kaza nedeniyle Libya halkı ve hükümetinin, kardeş Türk halkının yanında olduğu kaydedilen açıklamada, “Yaralılara acil şifa ve madende mahsur kalanları kurtarma çalışmalarında yetkililere başarılar dilemektedir. ” denildi.

İsrail Başbakanı Yair Lapid, sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, İsrail’in bu yaşadığı felakette Türkiye’nin yanında olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, hayatını kaybedenlerin aileleri için baş sağlığı, yaralılar için acil şifa dileklerini ilettiğini ekledi.

Lapid, ayrıca İsrail’in yardım teklifini de ilettiğini aktardı.

Cezayir, Yemen ve Bahreyn

Cezayir Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Cezayir’in Bartın’daki maden patlamasından dolayı Türkiye’ye taziyelerini ileterek, Türkiye ile dayanışma halinde olduğu belirtildi.

Açıklamada, yaşanan kazadan derin bir üzüntü duyulduğu, dost Türkiye hükümeti ile halkına ve kazada hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilendiği kaydedildi.

Yemen Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, bu acı olay karşısında Türkiye ile dayanışma içinde olunduğu kaydedildi.

Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı, yaralılara acil şifalar dilendi.

Bahreyn Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bartın’daki maden ocağındaki patlama nedeniyle Türkiye ile dayanışma içinde olunduğu belirtilerek, bu acı hadise karşısında Türk halkına, hükümetine ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dilendi.

Kırgızistan

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a taziye mesajı gönderdi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan açıklamaya göre, Caparov mesajında, Bartın’ın Amasra ilçesinde bir kömür madeninde 14 Ekim’de meydana gelen patlamada çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntü ile aldığını belirtti.

Paylaşın

Erkan Baş, Erdoğan’a Sordu: Madenci Evladının Kaderi Yetim Kalmak Mı?

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bartın’ın Amasra ilçesinde yer alan maden ocağında meydana gelen patlamada 41 madencinin hayatını kaybetmesini ‘kader’e bağlamasına tepki gösterdi.

“Bu yüce şehadet makamı neden zenginlerin evine hiç uğramıyor” diye soran Baş ayrıca yaşananlardan Erdoğan’ı sorumlu tuttu. “Senin kaderin çocuklarına yatlar katlar almak da emekçilerin kaderi ölmek mi? Madenci evladının kaderi yetim kalmak mı?” dedi.

TİP Lideri Erkan Baş’ın açıklaması şöyle:

“Tıpkı her katilin cinayet mahalline döndüğü gibi bu ülkeyi bir işçi mezarlığına çeviren Erdoğan olay yerine dönüyor. İşçinin kanıyla canıyla sürdürdüğü iktidarının yeni katliamlarına iyi baksın Erdoğan.

Patronlar servetlerine servet katsın diye Soma’da Ermenek’te işçiler nasıl katledildiyse bugün Bartın’da olan budur. Şimdi utanmadan çıkıp buna kaza diyorlar. Katlettikleri madencilere şehit diyorlar. Bu nasıl ne yüce şehitlik makamıdır. AKP’lilerin sarayların zenginlerin evine uğramıyor. Nerede gariban nerede yoksul emekçi var şehadet hep onların payına düşüyor.

Senin kaderin çocuklarına yatlar katlar almak da emekçilerin kaderi ölmek mi? Madenci evladının kaderi yetim kalmak mı?

Lanet olsun sizin arsızlığına lanet olsun sizin utanmazlığınıza dün ve bugün ölen her işçinin ölümü engellenebilirdi. Şükür ve dua ile değil onların hayatını koruyacak insanca bir çalışma ile tüm ölümleri engelleyebilirdik.

Ama siz Soma’nın katil patronlarını değil Somalı madencilerin avukatlarını hapse gönderen zihniyetin sorumlususunuz. Ama mutlaka hesaplaşacağız. Tüm cinayetleri ortaya çıkaracağız.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, patlamanın meydana geldiği TTK Amasra maden sahasında açıklamalarda bulundu.

Bakan Dönmez, Amasra’da patlama meydana gelen maden ocağında işlemler bitinceye kadar kömür üretimine ara verildiğini bildirdi. Bakan Dönmez şu bilgileri paylaştı:

Yangınla mücadele devam ediyor. O alanı komple kontrol altına alabilmek için kapatma kararı alındı. Şu an baraj yapma işlemleri devam ediyor. Arkasından da azot ve gerekirse su ve diğer kimyevi maddeleri ocağa basma suretiyle kontrol altına alacağız. Sonrasında tesisin yeniden üretime hazırlanabilmesi için oluşan hasarların tespiti ve bunların tesis edilmesi vs. teknik işlemleri devam edecek. Bu işler bitinceye kadar da Amasra müessesemizde de kömür üretimine ara veriyoruz.

Bugün Adalet Bakanımız işletmemizi ziyarete geldi, kısa bir bilgi alışverişinde bulunduk. Başsavcılığımızın araştırma soruşturma ile ilgili tahkikat başlatılması söz konusuydu. Başsavcılığımız ve görevli arkadaşlara kimlik tespiti alanında görevler düşüyordu, çok seri hareket ettiler.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada patlamada yaralanan ve madende mahsur kalanlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Bozdağ şu ifadeleri kullandı:

“Yaralı işçilerimize acil şifalar diliyorum. Madende mahsur kalan işçilerimize ulaşmak, onları sağ ve salimen kurtarmak için çalışmalar devam etmektedir. Devletimiz, tüm imkan ve kabiliyetlerini seferber etmiştir. Madende mahsur kalan işçilerimizin sağ ve salimen kurtarılması hepimizin en büyük dileğidir. Patlamayla ilgi Amasra Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatmıştır. Hadise bütün boyutlarıyla soruşturulacaktır,” ifadelerini kullandı.

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı, patlamayla ilgili soruşturma başlattı. Başsavcılık, olayla ilgili 3 savcının görevlendirildiğini duyurdu. Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında arama kurtarma çalışmaları sona erdi.

Paylaşın

Rusya’da Askeri Eğitim Alanında Silahlı Saldırı: 11 Ölü 15 Yaralı

Rusya’nın güneybatısında Ukrayna sınırındaki Belgorod bölgesinde yer alan askeri bir eğitim alanında düzenlenen silahlı saldırıda 11 kişi hayatını kaybetti, 15 kişi ise yaralandı. 

Belgorod’daki yetkililer daha önce defalarca Ukrayna’yı elektrik hatları, akaryakıt ve mühimmat depoları dahil kentteki hedeflere saldırmakla suçlamıştı. Ukrayna saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.

Rusya’da askeri bir eğitim alanında silahlı saldırı düzenlendi. İki saldırgan, Ukrayna’da savaşmak isteyen bir gönüllü grubuna ateş açtı. RIA haber ajansı, olayda ilk belirlemelere göre 11 kişinin öldüğünü, 15’inin yaralandığını bildirdi.

RIA, Rusya Savunma Bakanlığı’na dayandırdığı haberinde, ülkenin güneybatısında Ukrayna sınırındaki Belgorod bölgesinde düzenlenen saldırının ardından iki saldırganın vurularak öldürüldüğünü belirtti.

Haberde, saldırganların eski bir Sovyet cumhuriyetinin vatandaşı oldukları bilgisi yer aldı ancak daha fazla ayrıntı verilmedi.

RIA’nın atıf yaptığı Savunma Bakanlığı’nın bir açıklamasında, “Ukrayna’ya karşı özel askeri operasyona katılma arzusunu gönüllü olarak ifade eden kişilerle atış eğitimi sırasında, teröristler birimin personeline küçük silahlarla ateş açtı” denildi.

Açıklamada, “Olayda 11 kişi öldü. Farklı derecelerde yaralanan 15 kişi de bir tıbbi tesise kaldırıldı” ifadesi kullanıldı.

RIA, saldırının nerede olduğunu söylemedi. Belgorod’daki yetkililer daha önce defalarca Ukrayna’yı elektrik hatları, akaryakıt ve mühimmat depoları dahil kentteki hedeflere saldırmakla suçlamıştı. Ukrayna saldırının sorumluluğunu üstlenmedi.

Rusya güvenlik güçleri önüne geleni askere alıyor

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna savaşı nedeniyle seferberlik ilan etmesinin ardından polis ve askeri inzibat, başkent Moskova başta olmak üzere büyük şehirlerde devriyeleri sıklaştırarak yetişkin erkekleri zorla askere alma merkezlerine götürmeye başladı.

Moskova ve St. Petersburg’da yoğunlaşan askere alma kampanyası kapsamında, alışveriş merkezleri ve metro istasyonlarından aralarında sokak müzisyenlerinin, evsizlerin ve emeklilerin olduğu çok sayıda erkek silah altına alınmak üzere araçlara bindirildi.

Şimdiye kadar Ukrayna savaşı için ağırlıklı olarak kırsal bölgelerde yaşayan Ruslar ile Kafkasya ve Orta Asya etnik kökenliler askere alınıyordu. Kentlerde yoğunlaşan zorla askere alma faaliyetleri, Putin’in partisi içinde bile tepki çekti.

Paylaşın

BM’den Türkiye’ye ‘Dezenformasyon Yasası’ Çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM), muhalefetin “Sansür yasası”, iktidar bloğundaki partiler ise “Dezenformasyonla mücadele yasası” olarak adlandırdığı ve TBMM’de kabul edilen yasaya ilişin endişe duyduğunu bildirdi.

Cenevre merkezli BM İnsan Hakları Komiserliği, yasanın önemli ölçüde subjektif yorumlara ve istismara açık olduğunu belirterek Ankara’ya “ifade özgürlüğüne tam saygı gösterilmesini sağlama” çağrısında bulundu.

Uzmanlar ve bazı sivil toplum kuruluşları yeni düzenleme ile genel seçimlere sekiz ay kala hükümetin medya üzerindeki halihazırda var olan sıkı kontrolünü daha da sıkılaştıracağına dikkat çekiyor.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Türkiye’de ifade özgürlüğünü ciddi şekilde kısıtlama riski taşıyan çeşitli kanunlarda değişiklik öngören paketin TBMM’de kabul edilmesinden endişe duyuyoruz.” ifadesini kullandı.

“Uluslararası insan hakları hukuku kapsamında, ifade özgürlüğü ‘doğru’ bilgiyle sınırlı olmayıp, hem çevrimiçi hem de çevrimdışı ‘her türlü bilgi ve fikir’ için geçerlidir.” diyen Hurtado, “Bu değişiklik keyfi, öznel yorumlara ve suiistimallere önemli ölçüde yer açmaktadır.” şeklinde konuştu.

Ayrıca Hurtado, “Zaten son derece kısıtlayıcı bir bağlamda, yeni yasaların, Türkiye’nin de taraf olduğu Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme ile güvence altına alınan, insanların bilgi alma, arama ve paylaşma haklarını daha da kısıtlama riski taşıdığı” değerlendirmesinde bulundu.

Hurtado sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son değişiklikler aynı zamanda uluslararası hukuk kapsamında izin verilen ifadenin bastırılması için yeni yollar açma riski taşımaktadır. Yasaların sivil toplum ve medya temsilcileriyle bir istişare yapılmadan hazırlanıp kabul edilmiş olmasından üzüntü duyuyoruz. İfade özgürlüğü ve bilgiye erişim, insanların kamusal ve siyasi hayata etkin katılımı için gereklidir ve her demokraside esastır. Türkiye’yi, uluslararası hukuk tarafından güvence altına alınan ifade özgürlüğüne tam saygı gösterilmesini sağlamaya çağırıyoruz.”

Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün yıllık medya özgürlüğü endeksinde 180 ülke arasında 149. sırada yer alıyor.

Dezenformasyon yasası

Söz konusu yasayı muhalefet “Sansür yasası”, iktidar bloğundaki partiler ise “Dezenformasyonla mücadele yasası” olarak adlandırıyor.

“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu”nu düzenleyen 29’uncu madde, AK Parti ve MHP’nin oylarıyla değişiklik yapılmaksızın önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmişti.

Buna göre “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse” 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilecek.

Paylaşın

Tahran’daki ‘Evin Cezaevi’nde Çatışma: 4 Kişi Hayatını Kaybetti

İran’ın başkenti Tahran’da yer alan ve siyasi tutuklular, hükümet karşıtı aktivistler ve çifte vatandaşların bulunduğu Evin Cezaevi’nde dün gece yaşanan olaylarda 4 mahkumun hayatını kaybettiği bildirildi.

İran resmi haber ajansı IRNA ise, olayda en az 8 kişinin yaralandığını bildirdi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Evin Hapishanesinde yangın çıktığı görülürken, silah ve patlama sesleri de duyulmuştu.

Devlet medyasında yer alan haberlere göre, bir güvenlik yetkilisi çatışmadan “suç unsurlarını” sorumlu tuttu. Evin cezaevindeki olay, İran’da geçen ay 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin İran ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra ölümüyle başlayan hükümet karşıtı protestoların beşinci haftasına girdiği sırada patlak verdi.

IRNA, üst düzey bir güvenlik yetkilisine dayanarak, koğuşlardan birinde tutuklularla personel arasında çatışmaların çıktığını belirtti. Yetkili, tutukluların personel üniformalarıyla dolu olan bir depoyu ateşe verdiğini söyledi. Güvenlik yetkilisi, gerilimi dindirmek için “isyancıların”, diğer tutuklulardan ayrı bir yere alındığı bilgisini verdi.

Yetkili, durumun tamamen kontrol altına alındığını ve yangını söndürme çalışmalarının yürütüldüğünü söylese de bir görgü tanığı silah seslerinin hala duyulduğunu belirtti.

Reuters’a konuşan görgü tanığı, “Evin cezaevine açılan yollar trafiğe kapatıldı, burada çok sayıda ambulans var” dedi.

Bir başka görgü tanığı da, tutukluların ailelerinin cezaevinin ana girişi önünde toplandığını anlattı.

Aktivistlere ait web sitesi 1500tasvir, motorsikletli özel güçler olarak tarif ettiği birlikleri cezaevine giderken gösteren görüntüler paylaştı.

Cezaevinde çoğunlukla, çifte vatandaş İranlılar dahil güvenlik suçlamalarına maruz kalan mahkumlar kalıyor.

İşkence tehditleri, süresiz tutukluluk, uzun sorgular ve tutukluları sağlık hizmetlerinden mahrum bırakmak gibi uygulamalara sahne olduğu gerekçesiyle Batılı insan hakları gruplarınca uzun zamandır eleştirilen cezaevi, ABD yönetimi tarafından 2018 yılında “ciddi insan hakları suistimallerinden” dolayı kara listeye alınmıştı.

İran Yargı Erki Enformasyon Ofisinden siyasi tutuklularıyla öne çıkan Evin Hapishanesindeki olaylara ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Dün gece, adi suçluların bulunduğu bölümde mahkumlar arasında yaşanan kavga esnasında, hapishanenin dikiş atölyesinde çıkan yangın sonucu 4 mahkum dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti, 61 mahkum da yaralandı.” ifadelerine yer verildi.

Olaylar sırasında kaçmaya teşebbüs eden mahkumların yakalandığı belirtilen açıklamada, yaralıların çoğunun ayakta tedavi edildiği, hastanede tedavi gören 10 mahkumdan 4’ünün ise durumunun ağır olduğu kaydedildi.

Paylaşın

Grizu Nedir, Neden Patlar? Türkiye’deki Madencilik Kazaları

Bartın’ın Amasra ilçesinde yer alan maden ocağındaki patlamada en az 28 işçi yaşamını yitirdi. İlk belirlemelere göre madendeki patlamanın nedeni göre grizu. Peki grizu nedir, grizu patlaması nasıl meydana gelir?

Haber Merkezi / Metan gazı renksiz ve kokusuz bir gazdır. Yandığında, koşullara göre, mavi, soluk mavi ve hatta beyaz renk bile verebilir. Metan gazı, kömürün oluşumundan itibaren kömürün içinde veya çevre kayaçlarda sıkışmış olarak bulunmaktadır.

Kömür üretimi sırasında ise, yeraltı çalışma yerlerine, kömürden veya çevre kayaçlardan sızarak tehlikeli bir ortamın oluşmasına neden olmaktadır.

Grizu patlaması havada yüzde 5-15 arası metan bulunduğunda, en şiddetli patlama ise havada %9-9.5 civarında metan bulunması halinde meydana geliyor.

Grizu patlamasının olabilmesi için üç etkenin bir araya gelmesi gerekir. Bunlar; metan gazı, oksijen ve karışımın patlamasına neden olan bir kıvılcım veya bir ısı kaynağıdır.

Grizu patlaması nasıl önlenir?

  • Metanın drenaj ile önceden tahliyesi tercih edilmelidir.
  • Grizulu madenlerde doğal havalandırma yerine mekanik havalandırma yapılmalıdır.
  • Ortamdaki metanın tahliyesini sağlamaya yeterli havanın geçişine imkan verecek kesitte taban, tavan yolları oluşturulmalıdır.
  • Aynaların havalandırılmasında temiz hava kullanılmalıdır.
  • Çalışma alanında havalandırma doğal havalandırma ile aynı yönde yapılmalı ve ters havalandırmadan kaçınılmalıdır.
  • Maden, içerideki havanın dışarıya çıkacağı şekilde emici fanla havalandırılmalıdır.
  • Tali havalandırma yalnızca hazırlık işlerinde uygulanmalı, üretim panoları ana havalandırma sistemine bağlanmalıdır.
  • Havalandırma kapıları düzgün ve sağlam şekilde kurulmalıdır.
  • Hava kaçakları minimum seviyeye indirilmelidir.

Türkiye’deki madencilik kazaları listesi

Türkiye’deki madencilik kazaları, geçmiş yıllardan günümüze kadar Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki kömür ve diğer maden ocaklarında meydana gelen kazalardır.

1941 yılından bu yana 3 binden fazla insan maden kazalarında ölmüştür. 100 binden fazla insan ise yaralanmıştır. Madenlerde en çok görülen kaza sebepleri ise grizu patlaması, göçük ve yangınlardır. Türkiye’de geçmişten günümüze kadar birçok kaza yaşanırken, bu kazaların en çok görüldüğü il ise Zonguldak olmuştur.

Cumhuriyet tarihinden beri yaşanan en büyük maden kazası, 13 Mayıs 2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelmiş ve 301 kişi ölmüştür.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun yaptığı bir araştırmada, Türkiye’de maden ve taş ocakçılığı iş kazalarının en fazla yaşandığı sektör olmuştur.

Türkiye, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden bir tanesi olan Çin’de, 2008 yılında 100 milyon ton başına düşen ölüm sayısı 127 olurken, Türkiye’de bu sayı 722 olarak kaydedilmiştir. Çin’de, 2008 yılında 100 milyon ton başına 127 kişi hayatını kaybederken, bu sayı 2013 yılında 37’ye düşmüştür. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden birisi olan Amerika Birleşik Devletleri’nde de, 100 milyon ton üretim başına 1 ile 6 kişi yaşamını yitirmiştir. Türkiye’de ise 2000 yılında 100 milyon ton başına 710 kişi hayatını kaybederken, 2008 yılına gelindiğinde bu sayı 722’ye çıkmıştır.

Dünya üzerinde bugüne kadar en fazla ölümün yaşandığı madencilik kazası, 26 Nisan 1942 tarihinde kömür tozu patlaması sebebiyle Çin’de yaşanmış ve toplam 1.549 kişi yaşamını yitirmiştir.

Türkiye’deki maden kazaları

1983

  • 1983 Armutçuk grizu faciası: 7 Mart 1983 tarihinde Zonguldak’ın Armutçuk beldesindeki taş kömürü ocağında meydana gelen grizu patlamasında 103 işçi yaşamını yitirmiştir.

1990

1990 Amasya grizu faciası: 7 Şubat 1990 tarihinde Amasya’da, Yeni Çeltek Kömür İşletmesi’ne ait maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 3 işçi yanarak 65 işçi ise göçük altında kalarak ölmüştür.

1992

  • 1992 Kozlu grizu faciası: Türk madencilik tarihinin en büyük felaketlerinden birinde, 3 Mart 1992 tarihinde Zonguldak’ın Kozlu ilçesindeki taş kömürü ocağında meydana gelen zincirleme patlamalarda 263 madenci yaşamını yitirmiştir. 13 Mayıs 2014 tarihinde Soma’da 301 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya kadar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümlü maden kazası olmuştur.

1995

26 Mart 1995 tarihinde Yozgat’ın Sorgun ilçesinde, Matsan Madencilik Şirketi’ne ait kömür ocağında grizu patlaması sebebiyle meydana gelen kazada 38 kişi göçük altına kalarak can vermiştir.

2003

22 Kasım 2003 tarihinde Karaman’ın Ermenek ilçesinde, özel bir firmanın işlettiği kömür ocağında grizu patlaması sebebiyle 10 işçi yaşamını yitirmiştir. İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.

2004

  • 8 Eylül 2004 tarihinde Kastamonu’nun Küre ilçesinde bulunan yer altı bakır ocağında, cevherin nakledildiği 150 metre uzunluğun­daki bandın alev alması nedeniyle meydana gelen yangında, oluşan karbonmonoksit ve diğer zararlı gazların etkisiyle birisi maden mühendisi toplam 19 çalışan ölmüştür.

2009

10 Aralık 2009 tarihinde Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki maden ocağında, 19 işçi grizu patlaması ile oluşan göçük sonucunda ölmüştür.

2010

  • Odaköy maden kazası: 23 Şubat 2010 tarihinde Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı Odaköy’de, toplam 47 kişinin çalıştığı maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında 17 kişi ölürken 30 kişi de yaralanmıştır.
  • Karadon maden kazası: 17 Mayıs 2010 tarihinde Zonguldak’ta, Karadon Taşkömürü İşletme Müessesesi’nin işlettiği kömür madeninde grizu patlaması ve oluşan göçükler sebebiyle 30 kişi ölmüştür.
  • Küçükdoğanca maden kazası: 7 Temmuz 2010 tarihinde Edirne’nin Keşan ilçesine bağlı Küçükdoğanca mahallesindeki madende çıkan yangın ve oluşan göçük sebebiyle 3 kişi ölmüştür.

2013

  • 8 Ocak 2013’te, Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde, Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait kömür ocağında metan gazı patlamasının yol açtığı göçük sebebiyle 8 işçi öldü. Tesiste daha önceleri de kaza olmuş, kayda geçen en büyük facia ise 263 işçinin yaşamını yitirdiği 1992 yılında yaşanmıştır.
  • 18 Ocak 2013’te Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında demir ayakların düşmesi ve iki demirin arasında kalması sonucu 1 işçi yaşamını yitirdi.

2014

  • 13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında çıkan yangın sonucu 301 işçi hayatını kaybetti, en az 88 işçi de yaralandı. Facia, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçti.
  • 1 Haziran 2014’te Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde bir maden ocağında kömür kırma makinesinin başına çarpması sonucu 1 işçi öldü.
  • 11 Haziran 2014’te Şırnak’ın Kemerli mahallesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 2’si kardeş 3 işçi öldü.
  • 18 Haziran 2014’te Şırnak’ın Dağkonak mahallesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 1 işçi öldü.
  • 28 Ekim 2014’te Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Pamuklu mahallesi yakınlarında bir kömür madeninde meydana gelen su baskını sonucu 18 işçinin mahsur kalarak öldü.
  • 1 Kasım 2014’te Bartın’ın Amasra ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçükte mahsur kalan 2 Çinli işçi hayatını kaybetti, 1 Çinli işçi de yaralandı. Aynı gün Zonguldak’ın Gelik beldesinde ruhsatsız olarak işletilen kömür ocağında vagon çarpması sonucu 1 işçi yaşamını yitirdi.
  • 6 Kasım 2014’te Elazığ ilinin Alacakaya ilçesinde bir maden ocağında düşen kaya parçasının altında kalan 1 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi de yaralandı.
  • 19 Kasım 2014’te Bingöl’ün Genç ilçesinde bir maden ocağında kamyonun altında kalan 1 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi de ağır yaralandı.

2015

  • 21 Ocak 2015’te Sivas’ın Gemerek ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 1 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi de yaralandı.
  • 7 Şubat 2015’te Muğla’nın Fethiye ilçesinde bir maden ocağında yerinden sökülen kaya parçasının altında kalan 1 işçi öldü.
  • 10 Mart 2015’te Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun Zonguldak’ın Karadeniz Ereğli ilçesine bağlı Kandilli beldesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 1 işçi hayatını kaybetti, 1 işçi de yaralandı.
  • 8 Haziran 2015’te Amasya’nın Suluova ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen göçük sonucu 1 işçi hayatını kaybetti, 2 işçi de yaralandı.
  • 21 Temmuz 2015’te Muğla’nın Milas ilçesinde bir maden ocağında devrilen direğin altında kalan 1 işçi öldü.
  • 27 Temmuz 2015’te Ankara’nın Nallıhan ilçesinde bir maden ocağında malzeme taşıyan vagonun çarpması sonucu 1 işçi öldü.

2016

  • Şirvan maden kazası: 17 Kasım 2016 tarihinde Siirt’in Şirvan ilçesindeki Madenköy yakınlarındaki bakır madeninde meydana gelen ve 16 işçinin ölümüyle sonuçlanan kaza.

2017

13 Ocak’ta Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen kaza sonucunda 1 işçi hayatını kaybetti 1 işçi yaralandı.

  • 27 Ocak’ta Amasya’daki Yeniçeltek Maden İşletmesi’nde bir kaza sonucu göçük meydana geldi, enkazın altında kalan 3 işçi kurtarıldı.

2021

  • Nesko Maden’in Şebinkarahisar Maden İşletmesi’ndeki atık havuzunun patlaması sonucu çevre felaketi meydana geldi. Can kaybı yaşanmadı.

2022

14 Ekim 2022’de Bartın’ın Amasra ilçesinde yer alan bir maden ocağında patlama yaşandı. Kazanın sebebinin grizu patlaması olduğu açıklandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Cumartesi sabahı Twitter hesabından yaptığı açıklamada 28 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Paylaşın

Bartın’da Maden Ocağında Patlama: Çok Sayıda Can Kaybı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Bartın’ın Amasra ilçesinde bulunan maden ocağındaki patlamada en az 40 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yaptığı açıklamada madende ölenlerin sayısının 40’a çıktığını duyurdu.

Haber Merkezi / Bakan Soylu, altısı İstanbul’da, beşi Bartın’da olmak üzere 11 yaralının hastanelere kaldırıldığını, Bartın’daki yaralılardan birinin taburcu olduğunu söyledi ve ekledi: 110 madencimizden 58’i kurtarılmış oldu. Bir madencimizle ilgili bir belirsizliğimiz var. 40 madencimizin kimliği belirlendi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise, madende başlayan yangının soğutma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.

Bakan Soylu: Riskli bölgede 49 işçi vardı

Patlamanın ardından Bartın’a giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, daha önce yaptığı açıklamada madende 110 kişinin çalıştığını ifade etmişti.

Bakan Soylu açıklamasında “Hakikaten üzüntü duyduğumuz ve söyleyeceklerimizi de paylaşmaktan üzüntü duyduğumuz bir tabloyla karşı karşıyayız. 110 kardeşimiz çalışıyordu. Bir kısmı kendisi çıktılar, bir kısmı kurtarıldı. Riskli bölgede 49 kardeşimiz vardı” demişti.

İlk değerlendirmelere göre patlamanın nedeni grizu”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ilk değerlendirmelere göre patlamanın nedeninin grizu olduğunu belirterek, “Bugün saat 16-24 vardiyasında patlama hadisesi meydana geldi. Yaralılarımız var. Galerilerimizde havalandırma çalışıyor. Herhangi bir eksikliğimiz yok. Başımız sağolsun diyorum. İçeride devam eden yangın yok. Müdahale eden arkadaşlarımız deneyimli” dedi.

Erdoğan: Temennimiz can kaybının daha fazla artmaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, maden patlamasıyla ilgili Twitter hesabından açıklamalarda bulundu. Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Bartın’ımızın Amasra ilçesinde meydana gelen maden patlamasında hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır niyaz ediyorum. Yaralanan kardeşlerime de acil şifalar diliyorum.

Olay sonrası süratle başlayan arama kurtarma başta olmak üzere, patlama ile ilgili tüm konularda bütün kurumlarımız çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. Çalışmaları yerinde icra etmek ve denetlemek amacıyla üç bakanımız, verdiğimiz talimat üzerine bölgeye intikal etmiştir. Ben de yarınki Diyarbakır programımı iptal ederek inşallah Amasra’ya geçecek, tüm çalışmaları yerinde koordine edeceğim.

Bölgedeki tüm sağlık ekiplerimiz, hastanelerimiz yaralı kardeşlerimiz için seferber edilmiştir. Mevcut tesislere ilave olarak Sağlık Bakanlığımız bölgede bir acil müdahale ünitesi kurmuştur. İhtiyaç halinde yaralılarımızı sevk amacıyla ambulans uçaklarımız hazırdır. Patlamayla ilgili gerekli soruşturma başlatılmış, 3 savcımız görevlendirilmiştir. Soruşturma tüm boyutlarıyla devam etmektedir.

Meydana gelen bu üzücü hadiseyle ilgili sadece resmi kurumlarımızın açıklamalarının dikkate alınması, provokatif ve dezenformasyon içeren art niyetli içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Temennimiz can kaybının daha fazla artmaması, madencilerimizin sağ salim kurtarılmasıdır ve tüm çabalarımız bu yöndedir.”

Erdoğan, Bartın’a gidiyor

Erdoğan, yarınki Diyarbakır programını iptal etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessesesinde yaşanan maden ocağı patlaması nedeniyle bugün Diyarbakır’a yapacağı ziyareti ileri bir tarihe erteledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün Bartın’a giderek kurtarma çalışmalarını yerinde koordine edeceği öğrenildi.

Soruşturma başlatıldı

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, “Bartın Amasra’daki  maden kazası ile ilgili Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilmiştir” denildi.

Bozdağ: Bartın’daki hadise bütün boyutlarıyla soruşturulacaktır

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, patlamayla ilgili açıklama yaptı.

Twitter hesabından yaptığı açıklamasında Bakan Bozdağ, “Amasra’da maden ocağındaki patlama sebebiyle yaralanan ve madende mahsur kalan işçilerimize/ailelerine büyük geçmiş olsun. Yaralı işçilerimize acil şifalar diliyorum. Madende mahsur kalan işçilerimize ulaşmak, onları sağ ve salimen kurtarmak için çalışmalar devam etmektedir. Devletimiz, tüm imkan ve kabiliyetlerini seferber etmiştir. Madende mahsur kalan işçilerimizin sağ ve salimen kurtarılması hepimizin en büyük dileğidir. Patlamayla ilgi Amasra Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatmıştır. Hadise bütün boyutlarıyla soruşturulacaktır” ifadelerini kullandı.

CHP heyeti maden patlamasının yaşandığı Bartın’a gidiyor

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla maden ocağı patlamasının yaşandığı Bartın Amasra’ya gidip inceleme yapmak üzere bir heyet oluşturuldu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın başkanlığında CHP heyeti Bartın’a doğru yola çıktı. Heyette Ahmet Akın’ın yanı sıra Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, Zonguldak Milletvekilleri Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz da yer alıyor.

Grizu nedir?

Grizu, maden ocaklarının galerilerinde bulunabilen ve belirli konsantrasyonlara eriştiğinde patlayıcı hale gelebilen, zehirli bir gazdır.

Grizu patlaması nasıl olur?

Grizu, başka bir deyişle metan-hava karışımı olarak da adlandırılabilir. Yüzde 5 – yüzde 15 arası metan ile havanın birleşmesinden oluşan bu karışım, 650’C de 2 fazlı bir yanma gerçekleştirir. Bu karışım önce ani şekilde genleşir, daha sonra patlama merkezine doğru çok büyük bir kuvvetle gazı sıkıştırır. Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.

Grizu patlaması neden olur?

Kömür madenlerinin kabusu olan grizu, Türkiye’de de sık sık görülmektedir. Özellikle yaşlı kömür damarlarında grizu riski yüksektir. Yasalar doğrultusunda, metanın havada bulunma oranı, hacimce %1’dir. Bu seviyeye ulaşıldığında acilen önlem alınması gerekmektedir. Eğer %1 üzerine çıkarsa bu karışım, maden ocağı acilen boşaltılmalıdır.

Paylaşın

‘Mahsa Amini’ Protestolarında En Az 23 Çocuk Hayatını Kaybetti

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarda en az 23 çocuğun öldüğü bildirildi: 20’si erkek ve 3’de kız.

Birleşik Krallık merkezli Uluslararası Af Örgütü, 13 Ekim’de yayımladığı raporda, hükümet karşıtı eylemlerde öldürülen çocukların neredeyse yarısının protestoların en kanlı günü olarak kabul edilen 30 Eylül’de yaşamlarını yitirdikleri savunuldu.

Gösterilerde güvenlik güçlerinin müdahalesi nedeniyle ölen çocukların sayısının aslında çok daha fazla olduğu iddia edilirken, incelemelerin sürdüğü belirtildi.

Raporda, protestoların başladığı 17 Eylül’den 3 Ekim’e kadar hayatını kaybeden toplam erkek, kadın ve çocuk sayısının 144 olduğu ifade edildi.

Merkezi Norveç’te yer alan İran İnsan Hakları Grubu, en az 201 kişinin öldüğünü bildirirken, İranlı yetkililer en az 20 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.

Ülkenin 19 şehrinde devam eden, kadınlar ve öğrencilerin yanı sıra gazeteci ve işçilerin de katıldığı protestolarda ölü ve yaralı sayıları henüz net olarak bilinmiyor.

ABD’nin önde gelen haber kuruluşlarından CNN, Af Örgütü’nün çalışmasında 9 Ekim’de güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu hayatını kaybeden 7 yaşındaki bir çocuğun yer almadığını bildirdi. Çocuğun ölümü, Norveç merkezli Kürt insan hakları örgütü Hengaw tarafından aktarılmıştı.

Öte yandan, protestolardaki can kaybının ise en az 185’e yükseldiği duyuruldu. Binlerce kişinin çeşitli şekillerde yaralandığı protestolarda çok sayıda kişi de gözaltına alındı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın

‘Dezenformasyon Yasası’ AK Parti Ve MHP Oylarıyla Meclis’ten Geçti

Muhalefetin ve basın meslek örgütlerinin “sansür yasası” olarak nitelendirdiği,  iktidar bloğundaki partilerin “Dezenformasyonla mücadele yasası” olarak adlandırdığı “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” tasarısı meclisten geçti.

Haber Merkezi / Muhalefetin, yasa metninden çıkarılması veya öngörülen cezanın indirilmesi, sanıkların tutuksuz yargılanması yönündeki uzlaşma çağrılarına  karşın, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu” düzenleyen 29’uncu madde,  değişiklik yapılmaksızın geçti.

Buna göre “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse” 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilecek.

Yasaya göre, internet haber siteleri de süreli yayın tanımı kapsamına alınacak. Tüm haber siteleri, yayınladıkları içerikleri saklamak zorunda olacak.

İnternet haber sitesinin yasadaki hükme uymaması halinde Cumhuriyet Başsavcılığı 2 hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini internet haber sitesinden isteyecek. İstemin 2 hafta içinde yerine getirilmemesi durumunda Cumhuriyet başsavcılığı internet haber sitesi vasfının kazanılmadığının tespiti amacıyla asliye ceza mahkemesine başvuracak. Mahkeme en geç 2 hafta içinde kararını verecek.

Başvurunun kabul edilmesi halinde internet haber siteleri için sağlanabilecek resmi ilan ve reklam ile çalışanlarının basın kartına ilişkin hakları ortadan kalkacak.

Düzeltme ve cevap metni, yayının yapıldığı internet haber sitesinde ilk 24 saati ana sayfasında olmak üzere 1 hafta süreyle yayımlanacak.

CHP, yasanın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanması halinde AYM’ye gideceğini duyurmuştu.

Basın kartı türleri

Yasa ile basın kartı türleri de şöyle tanımlandı:

  • Göreve bağlı basın kartı: Bir medya kuruluşuna bağlı olarak çalışan Türk vatandaşı medya mensuplarına ve enformasyon görevlilerine verilen basın kartını,
  • Süreli basın kartı: Görev alanı Türkiye’yi kapsayan yabancı medya mensuplarına verilen basın kartını,
  • Geçici basın kartı: Görev alanı Türkiye’yi kapsamamakla beraber geçici bir süreyle Türkiye’ye haber amaçlı gelen yabancı medya mensuplarına verilen basın kartını,
  • Serbest basın kartı: Geçici bir süreyle çalışmayan veya yurt dışında serbest gazetecilik yapan medya mensuplarına verilen basın kartını,
  • Sürekli basın kartı: En az 18 yıl mesleki hizmeti bulunan medya mensupları ve enformasyon görevlilerine ömür boyu verilen basın kartını ifade edecek.
Paylaşın