Associated Press: Kılıçdaroğlu ‘Vites Değiştirdi’

Uluslararası basın, 28 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor. Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Merkezi’nde yaptığı basın açıklaması da dünya basınında geniş yer buldu.

“Erdoğan’ın rakibi ikinci tur öncesi tutumunu sertleştirdi” başlığı ile Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını paylaşan Amerikan haber ajansı Associated Press (AP), Kılıçdaroğlu’nun ‘vites değiştirdiğini’ yazdı.

Kılıçdaroğlu’nun 28 Mayıs öncesi ‘daha milliyetçi ve katı bir duruş sergilediğini’ belirten AP’de, şu ifadeler kullanıldı:

“Altı partili muhalefet ittifakının yumuşak huylu adayı Kılıçdaroğlu, çoğunlukla ifade özgürlüğü ve baskıları geri alma vaadiyle son derece olumlu ve birleştirici bir kampanya yürütmüştü. Ancak bu hafta 74 yaşındaki siyasetçi, milliyetçi siyasetçi Sinan Oğan’a oy verenler de dahil olmak üzere milliyetçi seçmenlere hitap etmek için söylemini sertleştirdi.”

Agence France-Presse’te (AFP) yer alan haberde ise, “Erdoğan’ın rakibi milliyetçilere kur yaparak tavrını sertleştiriyor” başlığı kullanıldı. “Türkiye’de muhalefet lideri milyonlarca mülteciyi göndereceğini açıklayarak aşırı sağcıların desteğini almayı amaçlıyor” denilen haberde, Kılıçdaroğlu’nun Oğan ile bir görüşme yapmasının da beklendiği aktarıldı.

Haberde, şu ifadeler kullanıldı: “Kılıçdaroğlu kampanyanın ilk aşamasında belirlediği daha kapsayıcı üslubunu perşembe günü önemli ölçüde sertleştirmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu’nun performansı, 20 yıldır ülkeyi yöneten Erdoğan’a karşı en iyi performanstı. Fakat seçim öncesi anketlerin gerisinde kaldı ve muhalefette gözle görülür bir üzüntü yarattı.”

“Daha karanlık bir söylem benimsedi”

İngiltere merkezli Financial Times ise Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını “Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a meydan okurken ‘mültecileri evlerine gönderme’ sözü verdi” başlığı ile okuyucularına aktardı. 14 Mayıs öncesi seçim kampanyasına kıyasla Kılıçdaroğlu’nun ‘daha karanlık bir söylem benimsediğini’ yazan FT’de, şöyle denildi:

“Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı yapılacak ikinci tur seçimler öncesinde yeni ve sert bir kampanya stratejisi benimserken milyonlarca göçmeni ülkeden kovma sözü verdi. 74 yaşındaki Erdoğan’ın üslubunu benimseyerek, iktidara gelir gelmez ‘tüm mültecileri evlerine göndereceğini’ söyledi.”

“Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçimi yarışındaki rakibi, mülteciler konusundaki tonunu sertleştirdi” başlığını kullanan Reuters ise, “Kılıçdaroğlu’nun son açıklamaları, cumhurbaşkanlığı yarışında üçüncü bir adayın ikinci tur için kararını açıklayacağı beklentileri arasında geldi” diye yazdı.

İlk turu 5.2 oy oranıyla üçüncü sırada bitiren ATA İttifakı adayı Sinan Oğan’ın belirleyici konumda olduğunu aktaran Reuters’ta şu ifadelere yer verildi: “Kılıçdaroğlu seçim kampanyasında, güvenlikleri için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bir anlaşma yaptıktan ve BM ile koordinasyon sağladıktan sonra iki yıl içinde Türkiye’deki Suriyelileri evlerine göndermeyi planladıklarını söylemişti.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Davutoğlu’ndan “28 Mayıs” Mesajı: Bu Riyakarlık Son Bulmalı

Partisinin kurmaylarına ve teşkilatlarına seslenen GP Lideri Davutoğlu, “Din ve vicdan özgürlüğünün teminatı milletin derin vicdanı ve gelecek kadrolarıdır. Korku siyasetine karşı olacağız. Bir Müslüman olarak en büyük faiz transferini gerçekleştireceksiniz… Allah’ın ayetinden bahsedeceksiniz, sonra faizi ortaya atacaksınız. Artık bu riyakarlık son bulmalı” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Dinimizi istismar etmek için açık yalan söyleyenlere kimse taviz vermesin. Bu soytarıların riyakar düzeni son bulacak. Dini kazanımlar diyerek dinimizi siyasete alet edenlere karşı kararlıyız. Biz gidersek savunma sanayi şöyle olur diyorlar. 2015’te roketsan kapatılıyordu.”

Davutoğlu, konuşmasının devamında, “Gelecek Partisi’nden korkan iki kesim var; biri Çankaya’da oturuyor. Siz iyi bilirsiniz hortumlamayı. Biz hortumculuk falan bilmeyiz. Biz bütün partilerle son derece ilkeli bir anlaşma yaptık. AK Parti ve MHP’nin servetleri araştırılsın. Kim hortumcu görülsün, araştırılsın” ifadelerini kullandı.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin genel merkezinde parti yöneticileri ve il başkanlarıyla bir araya geldi. Partisinin kurmaylarına ve teşkilatlarına seslenen Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’nun kazanması için gece gündüz çalışacaklarını söyledi.

Davutoğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“14 Mayıs seçimlerini geride bıraktık. 28 Mayıs seçimlerine gidiyoruz. Bu tarihleri iyi okumak gerekiyor. Toplum var olan cumhurbaşkanına hayır demiştir. Milletimiz tekrar seçimlere, sandığa gidecek. 14 Mayıs gecesi iktidar erken bir zafer sarhoşluğuna girdi. Toplum iktidar partisinin oy kaybı ile ‘ülkeyi kötüye götürüyorsunuz’ demiştir. Milli iradenin üstünde bir irade kabul etmeyiz. Halk bir mesaj verdi. Bizim de milletimizden beklentimiz, bir kez daha düşünmesidir. Bu sadece bir seçim değil. Artık sadece iki tercih var. Milletimiz bu tercihi kullanırken, iki kişi arasında tercih yapmayacak.

Yolsuzluklar böyle devam edemez. İktidar zafer kazandı havasına girmiş olabilir. Biz süreç bitmedi, biz bitti demeden bitmeyecek. Altı genel başkan olarak dün önemli kararlar aldık. İktidar kampanya süresince korku politikasını gösterdi. ‘Biz gidersek şunlar olur’ dediler. Millet ya değişim diyecek ya da statükoya devam diyecek. 5 konuda propaganda yapacaklar. Sizlerden ricam bunlara karşı başınız dik olmanız. Bu şehrin illeri, köyleri asla teröre teslim olmayacak.

“Artık bu riyakarlık son bulmalı”

Din ve vicdan özgürlüğünün teminatı milletin derin vicdanı ve gelecek kadrolarıdır. Korku siyasetine karşı olacağız. Bir Müslüman olarak en büyük faiz transferini gerçekleştireceksiniz… Allah’ın ayetinden bahsedeceksiniz, sonra faizi ortaya atacaksınız. Artık bu riyakarlık son bulmalı. Dinimizi istismar etmek için açık yalan söyleyenlere kimse taviz vermesin. Bu soytarıların riyakar düzeni son bulacak. Dini kazanımlar diyerek dinimizi siyasete alet edenlere karşı kararlıyız. Biz gidersek savunma sanayi şöyle olur diyorlar. 2015’te roketsan kapatılıyordu.

Gelecek Partisi’nden korkan iki kesim var; biri Çankaya’da oturuyor. Siz iyi bilirsiniz hortumlamayı. Biz hortumculuk falan bilmeyiz. Biz bütün partilerle son derece ilkeli bir anlaşma yaptık. AK Parti ve MHP’nin servetleri araştırılsın. Kim hortumcu görülsün, araştırılsın.

Biz asla prim vermeyiz, asla geri adım atmayız. Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi için gece gündüz çalışacağız. Algı operasyonlarına karşı kararlılıkla çalışıyoruz. 28 Mayıs bir eşiktir, hiçbir şey o eşiği geçmedikçe kesin bir nihayete ulaştık sayılmaz. Hep beraber yeni bir ufka yelken açacağız. Yeni baharın müjdesini vermek en büyük isteğimizdir. Yeni bir demokrasi şöleni bize nasip olur.”

Gelecek Partisi’nde görev değişimi

Öte yandan Gelecek Partisi’nde milletvekili seçilen genel başkan yardımcıları görevlerini başka isimlere devretti.

Ankara Milletvekili seçilen Nedim Yamalı’dan boşalan Siyasi İşler Başkanlığı’na Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün getirildi. Üstün’den boşalan Seçim ve Hukuk İşleri Başkanlığı’na ise Alaattin Fırat atandı.

TBMM’ye İstanbul 1. Bölgeden giren Teşkilat Başkanı Selim Temurci ise görevini Parti Yönetim Kurulu üyesi ve eski milletvekili Ömer Ünal’a bıraktı.

Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Sema Silkin Ün, Meclis’e giren isimler arasında yer alıyordu. Denizli’den vekil seçilen Ün’ün görevini yeni dönemde Burçak Başbuğ Erkan yürütecek.

İstanbul’dan milletvekili seçilen Doğan Demir, Yerel Yönetimler Başkanlığı’nı Parti Yönetim Kurulu üyesi Hasan Hüseyin Bozok’a devredecek.

İzmir’den milletvekili seçilen AR-GE Başkanı Mustafa Bilici’nin yerine Yönetim Kurulu üyesi Ferhat Esener, Antalya’dan seçilen İnsan Hakları Başkanı Serap Yazıcı Özbudun’un yerine Yönetim Kurulu üyesi Bahadır Kurbanoğlu, Bursa’dan seçilen Kani Torun’un yerine ise Genel Başkan Danışmanı Hasan Seymen getirildi.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Net Döviz Rezervleri 21 Yılın En Düşük Seviyesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) net döviz rezervi, 12 Mayıs itibarıyla 2,3 milyar dolara geriledi. Rezervler 6 Şubat’taki depremlerin ardından düşüşe geçmişti.

Haber Merkezi / Reuters’ın, bugün yayımlanan ve geçen haftanın verilerini içeren Merkez Bankası haftalık raporundan derlediği verilere göre net döviz rezervi bir haftada 4,45 milyar dolar düştü.

2002 başından beri yayımlanan resmi verilere göre net rezervler en son 2002’nin ilk aylarında negatif olmuştu. Net döviz rezervine diğer ülkelerle yapılan swap anlaşmaları da dahil.

Reuters’a göre bunlar çıkarıldığında net rezervler eksi 36,86 milyar dolar seviyesinde.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Bankacılık Kaynakları: Kur Korumalı Mevduat Faizleri Yüzde 50’ye Çıkabilir

Bankacılık sektörü kaynakları, KKM’ye ilgiyi artırmayı hedefleyen Merkez Bankası’nın döviz alımını düşürmeye çalıştığını belirterek bankalara, “İstediğiniz kadar yüksek faiz vermekten çekinmeyin” mesajı verdiğine dikkat çekti.

Böylece gerçek kişilerde ekstra bir yüzde 10 daha KKM hedefi getirilmesinin, KKM faizlerini yukarıya iteceğine dikkat çeken bankacılık sektörü kaynakları, şu anda yüzde 40’a gelen TL mevduat faizleri ve enflasyon oranları dikkate alındığında, KKM faizlerinde yüzde 50 oranının görülmesinin sürpriz olmayacağına işaret etti.

Merkez Bankası’nın yeni kararıyla, bankalara verilen dövizden TL’ye ek dönüşüm yükümlülüğü eşikleri, gerçek kişi hesapları için yeniden düzenlenmişti. Yeni kararla, hesaplarda 26 Mayıs’tan 28 Temmuz’a kadar yüzde 10’un altında ek dönüşüm yapılması halinde eksik kalan tutar kadar bankalar 6 ay süreyle menkul kıymet tesis edecek.

Nisanda getirilen dönüşüm hedeflerinde hem gerçek hem de tüzel kişiler için yüzde 5 oranında Türk Lirası’na dönüşüm oranı yer almıştı. Şimdi gerçek kişilerde yüzde 5 artı yüzde 10 ek dönüşüm hedefi getirildi. 28 Temmuz sonra da yüzde 10’a çıkarılan dövizden TL’ye ek dönüşüm oranı yüzde 30’a yükseltilecek.

Ekonomim’den Şebnem Turhan’ın haberine göre bankacılık sektörü kaynakları bu adımların döviz ve altın talebini kısıp KKM’ye ilgiyi artırmayı hedeflediğini kaydetti. Bir bankacılık sektörü kaynağı Merkez Bankası’nın döviz alımını düşürmeye çalıştığını belirterek bankalara ise “İstediğiniz kadar yüksek faiz vermekten çekinmeyin” mesajı verdiğine dikkat çekti.

Böylece gerçek kişilerde ekstra bir yüzde 10 daha KKM hedefi getirilmesinin, KKM faizlerini yukarıya iteceğine dikkat çeken bankacılık sektörü kaynakları, şu anda yüzde 40’a gelen TL mevduat faizleri ve enflasyon oranları dikkate alındığında, KKM faizlerinde yüzde 50 oranının görülmesinin sürpriz olmayacağına işaret etti.

“KKM’den çıkış nasıl olacak?”

Öte yandan sektörün endişeleri de her yeni adımla birlikte büyüyor. Bankacılık sektörü kaynakları her ne kadar 28 Mayıs’ta yeni bir seçim yapılacak olsa da görünenin yerel seçimlere kadar ekonomi politikalarında bir değişiklik olmayacağı görüşünde.

Bunun da KKM’nin artarak devamı ve yerel seçimlere kadar baskılanan döviz kurları sonucunu yaratacağına işaret eden kaynaklar, yerel seçimler sonrasında ise bambaşka hikayeler yaşanabileceğini KKM’den çıkışın nasıl olacağını kimsenin bilemediğini ifade etti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Biz Bu Vatanı Sokakta Bulmadık, Milletim Ayağa Kalksın

Partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulunan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “28 Mayıs’ta sandığa gitmek ve tehlikeleri önlemek hepimizin ahlaki, vatani mecburiyetidir. Bunun için en az 1 milyon insan sandık başında olacağız. Seni de oy attığın sandığın başında bekliyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Dün söyledim, yine söylüyorum biz bu vatanı sokakta bulmadık. Milletim ayağa kalksın. Vatanını seven bizimle omuz omuza versin. Vatanını seven sandığa gelsin.”

14 Mayıs’taki Cumhurbaşkanlığı seçiminde yeterli oy alamayan Cumhur İttifakı’nın adayı Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu ikinci tura kalmıştı. İkinci tur seçimi 28 Mayıs’ta yapılacak.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, partisinin Ankara’daki genel merkezinde basına açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle:

28 Mayıs günü cumhuriyetimiz, devletimiz ve milletimiz için yeniden çok önemli bir seçime gidiyoruz. O gün, yani 28 Mayıs günü iki aday ve iki farklı anlayış daha önce bir seçim olmamış gibi sıfırdan milletimizin karşısına çıkacak.

Benim görevlerimden biri de gerçekleri söylemektir. Başta ilk turda bizi destekleyen 25 milyon seçmen olmak üzere, oyunu kullanan tüm vatandaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.

İlk turdan sandıktan bu iktidara karşı memnuniyetsizlik ve değişim mesajı çıktı. Erdoğan iktidarının küstahlığına ilk turda dur dedik. İktidar partisinin oylarını eridi, AK Parti 7 puan geriledi.

Maalesef bir demokrasi şöleni ve huzur havası içinde geçmesi gereken seçim süreci Erdoğan’ın yalan ve iftira kampanyalarıyla gölgelendi. Ben karşımda daha mert, daha yürekli bir rakip görmek isterdim.

Bu ülkenin vatandaşı da miting meydanlarında montajdan medet ummayan adayları hak ediyordu. Yürekli insanları hak ediyordu.

Siyasi kültürümüz bir kez daha lekelendi. Ancak milletimizi iftira ve karalama kampanyalarıyla aldatmaya çalışanlar amaçlarına ulaşamadı.

Sonuçta milletimiz ilk turda yetkiyi iktidar vermeyerek bu sistem ve zihniyetten memnuniyetsizliğini açık şekilde ortaya koydu.

Milletimiz bize de çok etkili bir mesaj verdi. Kimi vatandaşlarımız sandığa gitmedi. Kimi sandıkta tepkisel oy kullandı. Kiminin de eli istemeye istemeye Erdoğan’a gitti.

Biz de sizlerin mesajlarını aldık. Adalet, bereket ve huzuru getirmek için ulaşmamız gereken daha milyonlarca vatansever insanımız var. Bu 10 günde tüm gayretimizi sarf edeceğiz.

“YSK’da itirazları yaptık”

Tüm tutanaklar elimizdedir. Tek bir oyun dahi hakkını yedirmeyeceğiz. Biz YSK’ya gerekli tüm itirazları yaptık.

Son bir oy dahi doğru yazılana kadar tepelerindeyiz. Ancak bu seçim bir kez daha gösterdi ki bunların usulsüzlük ve ahlaksızlıkları sınır tanımıyor.

28 Mayıs’ta seçim sabahı her sandıkta bu kez bir iki değil 5 müşahide ihtiyacımız var. Hakkını yedirmeyecek, her koşulda güvenebileceğimiz çok daha fazla yiğit, sandık görevlisine de müşahide ihtiyacımız var.

Erdoğan sen değil misin terör örgütleriyle defalarca masaya oturan, kapı arkalarında pazarlıklar yapan. Senin ne haddine bize kara çalmak. Buradan açık ve tekrar ilan ediyorum. Bütün vatandaşlarıma ilan ediyorum. Ben terör örgütleriyle masaya asla oturmadım, hiçbir zaman da oturmayacağım. Nokta.

Erdoğan senin izlediğin hiçbir tavizkar, gizli kapaklı yolu izlemeyeceğim. Ülkem için çalışacağım.

“Sen değil misin FETÖ’yü besleyip büyüten”

Erdoğan sen değil misin FETÖ’yü besleyip büyüten… ‘Ne olursun, yalvarıyorum, geri dön’ diyen sen değil misin? Onunla el ele verip şanlı silahlı kuvvetlere kumpas kuran?

Buradan ilan ediyorum. Ben hiçbir zaman Mehmetçiğimize kumpas kuranlarla yan yana durmadım. Asla durmayacağım.

“Mültecileri evlerine göndereceğim”

Erdoğan açıkça söylüyorum. Sen ülkenin sınırlarına, namusuna sahip çıkmadın. Bu ülkeye bile bile 10 milyondan fazla mülteci getirdin. İthal oy sağlamak için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını haraç mezat sattın. Ben iktidara gelir gelmez tüm mültecileri evlerine göndereceğim. Nokta.

Erdoğan sen bu ülkeyi uyuşturucu baronlarına teslim ettin. Memleket mafya babalarının barınağına döndü. Buradan ilan ediyorum, iktidara gelir gelmez bu baronların tamamının kökünü kazıyacağım. Nokta.

Ve bu sebeple iki adet torbacıya öldürttüğünüz gerçek ülkücü kardeşimiz Sinan Ateş’in hesabını soracağım.

Devletin ve milletin 5 kuruşunda gözü olanın gözünü çıkaracağım, gözünü çıkaracağım ve alacağım o paraları. Söz verdim milletime, burunlarından fitil fitil getireceğim.

“Bunlar kalırsa…”

Farkında mısınız? Bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek.

Bunlar kalırsa dolar 30 liraya dayanacak, bir kuru ekmek 10 liraya çıktığında sefalet derinleşecek. Bu kaçaklar potansiyel suç makinesine dönüşecek, yağmalar başlayacak. Şehirler mafyaların, uyuşturucu baronların etkisi altına girecek.

Bunlar kalırsa domuz bağıyla insanlarımızı öldürenler iktidara ortak olacak. Her meşrepten teröristi meclise sokacaklar. Biz buna asla izin veremeyeceğiz. Nokta.

“1 milyon kişi sandık başındayız”

Bunun için 28 Mayıs’ta sandığa gitmek ve tehlikeleri önlemek hepimizin ahlaki, vatani mecburiyetidir. Bunun için en az 1 milyon insan sandık başında olacağız. Seni de oy attığın sandığın başında bekliyorum.

Dün söyledim, yine söylüyorum biz bu vatanı sokakta bulmadık. Milletim ayağa kalksın. Vatanını seven bizimle omuz omuza versin. Vatanını seven sandığa gelsin.

Paylaşın

Oğan: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Olabilecekken Neden Bakan Olayım?

ATA İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’ın bir adayı destekleme karşılığında yeni yönetimde üst düzey bir görev istediği ortaya çıktı. New York Times’a konuşan Oğan, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak varken neden bakan olayım ki?” dedi.

Oğan, hangi adayı destekleyeceği konusuna ise açıklık getirmedi. Yarışın ikinci turuna kalan adaylarla ilgili kişisel görüşlerini açıklayan Oğan, Erdoğan’ın çalışma ahlakına ‘hayran olduğunu’ belirtti ancak karar vermeden önce başkalarına yeterince danışmadığı için eleştirdi.

Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ile Türkiye İttifakı Partisi’nden oluşan ATA İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, The New York Times gazetesine konuştu.

Sinan Oğan’ın bir adayı destekleme karşılığında yeni yönetimde üst düzey bir görev istediği ortaya çıktı. Oğan, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı olmak varken neden bakan olayım ki?” dedi.

Sinan Oğan, hangi adayı destekleyeceği konusuna ise açıklık getirmedi.

Yarışın ikinci turuna kalan adaylarla ilgili kişisel görüşlerini açıklayan Oğan, Erdoğan’ın çalışma ahlakına ‘hayran olduğunu’ belirtti ancak karar vermeden önce başkalarına yeterince danışmadığı için eleştirdi.

Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan kadar çalışkan olmadığını kaydeden Sinan Oğan, bununla birlikte CHP liderinin  geniş çapta başkalarının görüşlerini aldığını söyledi.

Oğan, olası bir destek talebi konusunda “Erdoğan ile görüştünüz mü?” sorusuna da doğrudan yanıt vermeyi tercih etmedi.

Seçimin ikinci turunda destek vereceği aday konusunda talep ettiği koşullara değinen Sinan Oğan, terörle bağlantılı olduğunu düşündüğü hiçbir siyasi partiyi istemediğini sözlerine ekledi.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda Erdoğan yüzde 49,52, millet ittifakının adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 44,89, Oğan ise 5,17 oranında oy aldı. İkinci tura kalan seçimler için Sinan Oğan’ın desteği ‘anahtar konumunda’ görülüyor.

Sinan Oğan’ın 19 Mayıs Perşembe günü kime destek vereceğini açıklaması bekleniyor. Bugüne kadar Oğan ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’dan gelen açıklamalara göre, destek için başta mültecilerin ülkelerine gönderilmesi gibi bir dizi şart koşuldu.

Paylaşın

Türk Lirası, Dolar Karşısında Tüm Zamanların En Düşük Seviyesine Geriledi

Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinin sonuçlarının ortaya çıkmasından bu yana değer kaybeden Türk Lirası, dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve 19,78’i gördü.

Değer kaybının gerekçelerinden birinin de Erdoğan’ın seçilmesi halinde mevcut para politikasını sürdürmesi beklentisi olduğu belirtiliyor.

Türkiye’de bankacılık hisselerinde görülen üç günlük değer kaybının bugün nispeten dengelendiği ülkenin döviz rezervlerine ilişkin verinin de bugün açıklanacağı hatırlatılıyor.

Türkiye’de ve gelişmekte olan piyasalarda para birimleri ABD doları karşısında değer kaybediyor. TL, dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi ve 19,78’I gördü. Bankaların ABD doları alış ve satış fiyatları arasındaki fark da 2 TL’nin üzerine çıktı.

Reuters haber ajansının haberinde TL’nin Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinin sonuçlarının ortaya çıkmasından bu yana değer kaybettiği belirtiliyor.

Haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beklenenin üzerinde bir oy performansı göstermesi ve seçimin ikinci tura kalmasının ardından TL’nin değer kaybettiği belirtiliyor. Değer kaybının gerekçelerinden birinin de Erdoğan’ın seçilmesi halinde mevcut para politikasını sürdürmesi beklentisi olduğu belirtiliyor.

Reuters haber ajansının görüşlerine başvurduğu In Touch Capital Markets üst düzey analisti Piotr Matys “Eğer Türkiye Merkez Bankası (TCMB), faiz oranlarını önemli ölçüde yükseltmezse, arka kapı döviz müdahaleleri durdurulursa veya belirgin bir şekilde azalırsa, lira hızla değer kaybedebilir” değerlendirmesini yapıyor.

Reuters’ın haberin de Türkiye’de bankacılık hisselerinde görülen üç günlük değer kaybının bugün nispeten dengelendiği ülkenin döviz rezervlerine ilişkin verinin de bugün açıklanacağı hatırlatılıyor.

Paylaşın

G7 Zirvesi Öncesi ABD’den Rusya’ya Yeni Yaptırım Sinyali

ABD Başkanı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan G7 deklarasyonuna bağlı olarak bir yaptırım paketi açıklayacaklarını söyledi. Sullivan zirve deklarasyonunun mevcut cezai tedbirlerin uygulanmasına odaklanacağını belirtti.

Sullivan, Rusyaya yönelik “yaptırımların uygulanması” ve “bunların baypas edilmesi için kurulan ağların işlevsiz hale getirilmesi ve boşlukların kapatılması” konularının ele alınacağını, böylece yaptırımların etkisinin gelecek aylarda artırılacağını söyledi.

Japonya’nın Hiroşima kentinde Cuma ile Pazar günleri arasında yapılacak G7 zirvesi öncesinde ABD hükümeti Rusya’ya yeni bir yaptırım paketi açıklayacağının sinyalini verdi.

ABD Başkanı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan G7 deklarasyonuna bağlı olarak bir yaptırım paketi açıklayacaklarını söyledi. Sullivan zirve deklarasyonunun mevcut cezai tedbirlerin uygulanmasına odaklanacağını belirtti.

Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Direktörü John Kirby geçen günlerde yaptığı açıklamada Rusya ile İran arasındaki silah ticaretlerine dahil olanlara yeni yaptırımlar getireceklerini söylemişti. ABD İran’ın Moskova’nın askeri destekçileri arasında olduğuna ve Rusya’ya geniş bir kapsamda SİHA sağladığına inanıyor.

G7 zirvesinde başlıca gündem maddeleri arasında Rusya’nın Ukrayna’da başlattığı savaş geliyor. Sullivan Hiroşima’daki görüşmelerde Rusyaya yönelik “yaptırımların uygulanması” ve “bunların baypas edilmesi için kurulan ağların işlevsiz hale getirilmesi ve boşlukların kapatılması” konularının ele alınacağını, böylece yaptırımların etkisinin gelecek aylarda artırılacağını söyledi. Sullivan Rusya’ya genel bir ithalat yasağının getirilmesinin ise düşünülmediğini belirtti.

Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve ABD’den oluşan G7’nin zirvesine Avrupa Birliği temsilcileri de katılım gösteriyor. Japonya’nın ev sahipliğinde düzenlenen zirveye katılmak için liderler bugün Hiroşima’ya gidiyor.

Üç gün süren zirvede Rusya’ya yönelik yaptırımların yanı sıra Çin’in “ekonomik baskısına” karşı önlemler de ele alınacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de G7 ülkelerinin liderlerine videokonferans yöntemiyle hitap etmesi bekleniyor.

Paylaşın

Piyasalarda Seçim Hareketliliği: İkinci El Otomobil Fiyatları Uçtu

İkinci el ve sıfır kilometre araç piyasasına ilişkin açıklamada bulunan İMAS Başkanı Hayrettin Ertemel, “İçinde bulunduğumuz seçim maratonu akabinde fiyatların yükseleceğine dair olan genel kanaat sebebiyle oluşan talep etkisiyle son 1 aylık süreçte fiyatlar hızla yükseldi” dedi ve ekledi:

“Mayıs itibarıyla fiyatların yüzde 50 oranda yükseldiğini söyleyebiliriz. 2018 yılında gerçekleşen seçim öncesi piyasalarda satış adedi olarak oldukça yüksekti. Yılın aynı grafikte devam edeceği tahmin edilirken seçimlerin hemen akabinde doyan piyasa neticesinde satış adetleri durağan grafiğe dönmüştü.”

Hayrettin Ertemel, açıklamasının devamında, “İçinde bulunduğumuz süreçte satış adetleri olarak benzer bir yıl geçirebiliriz. Ancak fiyatlar artmaya devam eder ve otomobil cazip bir yatırım aracı olarak yerini korur ise hem fiyatlar hem satış adetleri yukarı yönlü devam edecektir” ifadelerini kullandı.

İkinci el ve sıfır kilometre araç piyasasındaki belirsiz atmosfer devam ederken, araç piyasasında yaşanan fiyat değişimi dikkat çekti.

Konuyla ilgili olarak Milliyet’e açıklamalarda bulunan İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel, şu ifadeleri kullandı:

“Son olarak içinde bulunduğumuz seçim maratonu akabinde fiyatların yükseleceğine dair olan genel kanaat sebebiyle oluşan talep etkisiyle son 1 aylık süreçte fiyatlar hızla yükseldi. Ocak-Mayıs itibarıyla fiyatların yüzde 50 oranda yükseldiğini söyleyebiliriz.

2018 yılında gerçekleşen seçim öncesi piyasalarda satış adedi olarak oldukça yüksekti. Yılın aynı grafikte devam edeceği tahmin edilirken seçimlerin hemen akabinde doyan piyasa neticesinde satış adetleri durağan grafiğe dönmüştü.

İçinde bulunduğumuz süreçte satış adetleri olarak benzer bir yıl geçirebiliriz. Ancak fiyatlar artmaya devam eder ve otomobil cazip bir yatırım aracı olarak yerini korur ise hem fiyatlar hem satış adetleri yukarı yönlü devam edecektir.”

İkinci el otomobil fiyatlarının zaman zaman sıfır araç fiyatlarından yüksek olduğunu gördüklerini söyleyen Ertemel, şöyle devam etti:

“İçinde bulunduğumuz piyasa koşulları ve en önemlisi sıfır araçta ciddi tedarik sorunları olduğundan piyasada olmayan ve nadir bulunan ürüne kıymetinden daha fazla rakamlar talep ediliyor. Aslında bu durum aynı koşullar oluşan her sektör ve her alanda yaşanan bir durumdur.

Sıfır araçta yaşanan tedarik sorunlarının ortadan kalkması yaşanan bu problemi tamamen çözecektir. Ancak tedarik sorunlarının bir süre daha yaşanacağını maalesef görmekteyiz. Konu ile alakalı Ticaret Bakanlığı’mız mevcut koşulları iyileştirmek ve bu sorunları asgariye indirmek adına yönetmelikler hayata geçirdi.

İlk tescili 6 ay dolmamış ve 6 bin km altındaki araçların, otomobil satıcılarına kısıtlanmasının ardından son olarak, sıfır araçlara yüksek fiyat talep eden veya aksesuar, takas araç gibi şart koşan bayilerin yetki belgesinin iptalinin önünü açan yeni yönetmelik yayımladı.

Biz sektör temsilcileri olarak sorunların çözümü noktasında atılan her adımı oldukça kıymetli buluyoruz. Bununla beraber şu bir gerçek ki, bu tür önlemlerin istenen etkiyi yaratmadığını görmekteyiz.

Sorunların çözümü ve yapılan uygulamaların daha etkin olması noktasında gerek İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneğimiz olarak gerekse otomotiv sektörünü temsil ettiğimiz İstanbul Ticaret Odası çatısı altında sorumluluk bilinciyle çalışmalar yürütmekteyiz.”

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Millet İttifakı Stratejisini Belirledi

Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrat Parti , DEVA Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Merkezi’nde yaptığı toplantıda Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi için stratejisini belirledi.

Milletr İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kampanyasında, Cumhur İttifakı’nın “terörle yan yanalar” algısını kırmak için mücadele verecek.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, ilk turda “pozitif kampanya” yürüten Kılıçdaroğlu, “terörle mücadele” konusunda daha somut ve net mesajlar verecek, kampanya dilini sertleştirecek.

Cumhur İttifakı’nın Meclis’te çoğunluğu sağlaması ile “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine de karşı söylem geliştirildi.

Saha çalışmalarında Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılacak ve Meclis’in “denge-denetleme” işlevine vurgu yapılacak.

Altılı Masa CHP Genel Merkezi’nde toplandı

Millet İttifakı’nın liderleri İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, ittifakın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde, ikinci tur seçim kampanyasının stratejisine son biçimini vermek için CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi.

Liderler, geçmişteki toplantıların tersine, bu kez medyaya görüntü vermedi, garaj girişini kullanmayı tercih etti.

Toplantıdan tek kare fotoğraf paylaşılırken, herhangi bir açıklama yapılmadı.

Yaklaşık 3 saat süren toplantıda, parlamento seçimlerine ilişkin sonuçlar değerlendirildi, ikinci tur seçim kampanyası stratejisini netleştirildi.

İkinci turun kampanya hedefleri

Kulislere yansıyan bilgilere göre kampanya sürecinde hedef, Erdoğan’ın “terör söylemi” nedeniyle Millet İttifakı’na oy vermekten kaçınan “milliyetçi seçmeni ikna” ve ilk turda oy kullanmayan yaklaşık 8,5 milyon seçmenden bir bölümünü sandıkla buluşturma olarak belirledi.

Altılı Masa, Erdoğan’ın ilk turda yarışı önde bitirmesinde en önemli etken olarak, “teröristlerle işbirliği yapıldığı ve seçim kazanılırsa Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılacağı” yönündeki söylemin bir kısım seçmende karşılık bulmasını gösteriyor.

İttifak bu söylemi “dezenformasyon” olarak nitelendiriyor.

Seçim sürecinde sahada karşılaşılan en büyük zorluk olarak da, Erdoğan’ın “kurgu videolarl”a oluşturduğu bu algının kırılamaması, bir kısım seçmenin adeta “perdelerini kapatıp, kendilerini dinlememesi” işaret ediliyor.

CHP kurmayları, Erdoğan’ın “terör söyleminin” bu kadar etkili olmasını ise “Bu iletişim dili çok önceden başlanmış, iyi hazırlanmış ve çalışılmış. Devletin valisi, kaymakamı dahi bir şekilde bu projenin içinde olmuş görünüyor. Hemen her kesimden, aynı ifadelerle bizi terör üzerinden itham etmenin başka izahı yok” ifade ediyorlar.

‘Negatif kampanya’ yürütülecek

Bu saptamalar doğrultusunda, “iftira” olarak nitelendirilen bu algıyı kırmak ve milliyetçi seçmeni ikna etmek için “negatif kampanya”  olarak nitelendirilen bir kampanya stratejisi benimsendi.

Erdoğan’ın ikinci tur sürecinde de yine “terör söylemi” üzerinden seçmeni konsolide edeceği değerlendirmesi yapılarak, bu iddialara karşı somut belge ve görüntülerle karşılık verilmesi görüşü öne çıktı.

Bu çerçevede, Cumhur İttifakı’nın 2019 yerel seçimleri öncesi muhalefete destek verilmemesi için “Abdullah Öcalan’ın mektubunu” kampanyasında kullanması, Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılması, HÜDA PAR’ın Hizbullah’la ilişkisi, AKP iktidarının çözüm sürecindeki yanlış politikalarına vurgu yapacak mesajlar ve görseller paylaşılacak.

‘Karar Ver’ sloganı

İkinci tur kampanyasının ana sloganlarından birisi ise “Karar Ver” olarak belirledi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da göçmen politikasına ilişkin görüşlerini anlattığı sosyal medya paylaşımını da “Karar Ver” başlığıyla yaptı.

İttifakın seçim stratejisinin ikinci ayağını ise sandığa gitmeyen veya iki kesimi de protesto edip Sinan Oğan’a oy veren seçmeni ikna etmek oluşturacak.

Bu çerçevede, ikinci tur seçimin bir “final olacağı” vurgusu yapılarak, seçmenin “Özgür, adil bir Türkiye” ile “baskıcı bir rejim” arasında tercih yapmak durumunda kalacağı belirtilerek, “Karar Ver” sloganı ile seçmeni sandığa götürme stratejisi izlenecek.

Cumhur İttifakı, 14 Mayıs seçimlerinde Meclis’te çoğunluğu sağlamanın avantajıyla ikinci tura gidecek. Konuşmalarında buna sık sık vurgu yapan Erdoğan’ın, “Kılıçdaroğlu gelirse istikrarsızlık olur” söylemine karşı ise Cumhurbaşkanı’nın geniş yetkileri ön plana çıkarılarak, parlamentonun “denge-denetleme” işlevini üstleneceği vurgusu ön plana çıkarılacak.

Meclis’in gensoru, güven oylaması yetkileri olmadığı için yürütmede istikrarsızlık yaşanma riski olmadığı anlatılacak.

Liderler sahada ayrı ayrı çalışacak

Edinilen bilgiye göre Millet İttifakı liderleri sahada ayrı ayrı bölgelerde çalışma yürütecek, büyük mitingler düzenlenmeyecek.

Başta deprem bölgesi olmak üzere sahada farklı toplum kesimleri, kanaat önderleri, sivil toplum örgütleri, esnaf ziyaretleri gibi yüz yüze ve dar kapsamlı toplantılar yapılacak.

Sandık güvenliğini sağlamada parti yöneticileri görev alacak

14 Mayıs seçimlerinden sonra kamuoyunda en çok tartışılan konulardan birisi “seçim güvenliği” oldu.

Muhalif seçmenin Yüksek Seçim Kurulu’na olan şüpheli bakışı ve “Oylarımız çalınıyor” endişesi nedeniyle ikinci turda bu kuşkuyu ve riski ortadan kaldırmak için ekstra önlem alınması benimsendi.

Bu çerçevede, 28 Mayıs gecesi, parti yöneticileri, milletvekilleri, parti örgütlerinin temsilcilerinin, oy sayım işlerinin sürdüğü süreçte sandık başında olması planlandı.

‘Mücadeleye devam, buradayız’

Öte yandan yönetimi, ikinci tur seçim için yapılacak çalışmalara ilişkin bir genelgeyle görevlendirme yaptı.

CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke ve Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı imzasıyla CHP Meclis Grup Başkanlığı tarafından milletvekillerine gönderilen ve “Mücadele devam. Buradayız” başlıklı genelgeye göre, 26, 27 ve parlamentoya yeni giren 28’inci dönem milletvekilleri görevlendirildikleri illerde saha çalışması yürütecek.

Belediye başkanları kendi bölgelerinde çalışacak. İl başkanlarının koordinasyonunda, kadın ve gençlik kollarının katılımıyla saha çalışması yürütülecek.

Paylaşın