Sinan Oğan’dan Vatandaşlara Çağrı: Kemer Sıkmak Gerekiyor

Ata İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak katıldığı genel seçimlerin ikinci turunda Cumhur İttifakı’nı destekleyen Sinan Oğan, “Ülkemiz bir yandan terörle mücadele ederken, bir yandan da ekonomik mücadelesini sürdürmektedir” dedi ve ekledi:

“Sorunlarımız yok mu? Var. Şu an ekonomide uygulanan doğru politikalara bizlerin de destek vermemiz gerekiyor. Eskilerin tabiriyle kemer sıkmak gerekiyor. Biraz sıkıntı yaşayacağız ancak bugün uygulanan ekonomi politikasının neticesini yıl sonuna doğru alacağımıza inanıyorum.”

Sinan Oğan, Türkiye İttifakı Partisi Balıkesir İl Başkanlığı’nın il kongresine katıldı. Konuşmasında erken seçim olmaması halinde 2028 yılında yapılacak genel seçimler için yerelde hazırlanmanın önemine vurgu yapan Oğan, “Önümüzdeki genel seçimler için yerelden başlayarak şimdiden hazırlanmamız gerekiyor. Geçtiğimiz seçimlerde Ata İttifakı’nın ne denli büyük rol oynadığına hepimiz şahit olduk. Daha yeni partiler olmamıza rağmen bu denli büyük bir rol oynamamız gelecek seçimlere daha iyi hazırlanmamız gerektiği gösteriyor bizlere” dedi.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Ekonomik sorunlara dikkat çeken Oğan, bu alanda adımların yılın sonlarına doğru iyileşme olarak yansıyacağını öne sürdü. Oğan, “Ülkemiz bir yandan terörle mücadele ederken, bir yandan da ekonomik mücadelesini sürdürmektedir. Sorunlarımız yok mu? Var. Şu an ekonomide uygulanan doğru politikalara bizlerin de destek vermemiz gerekiyor. Eskilerin tabiriyle kemer sıkmak gerekiyor. Biraz sıkıntı yaşayacağız ancak bugün uygulanan ekonomi politikasının neticesini yıl sonuna doğru alacağımıza inanıyorum” dedi.

Kaçak sığınmacıların geri gönderildiğini ileri süren Oğan, “bunun vatandaşa duyurulma noktasında zayıf kalındığından” yakındı. Sinan Oğan konuşmalarını şu ifadelerle noktaladı: “İçişleri Bakanlığı ile yaptığım görüşmelerde göçmen kaçakçılarıyla mücadele rakamları gayet tatmin edicidir. Eskiden sınırlarımız kevgire dönmüşken, artık çok sınırlı sayıda kaçağın ülkemize girdiğini ifade edebilirim.

Bununla beraber çok ciddi şekilde geri gönderme merkezlerine yakalanan kaçakların gönderildiğini ve ardında ülkelerine gönderildiğini rakamlarla bildiğim için çok gönül rahatlığıyla ifade edebilirim. Bir eksik var, bunu ilgili isimlere de ilettim, bu kadar büyük bir faaliyet içindesiniz çok sayıda göçmeni geri gönderiyorsunuz ama bunun reklamını yapmıyorsunuz. Vatandaşlarımız bazen bana soruyor, ne oldu göçmenler geri gönderilecekti diye ben de gönderildiğini söylüyorum. Onlar da neden biz bilmiyoruz diye soruyor. İşte burada bu işin sadece yapılması yetmiyor, bu işin yapıldığının da duyurulmasında da ihtiyaç var.”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, genel seçimde Sinan Oğan’ın kendisini desteklemesiyle ilgili, “Sinan Bey’in katılımında pazarlık yok. Cumhur İttifakı’nın elemanı gibi çalışıyor” demişti.

Paylaşın

Dünyada En Yüksek Gıda Enflasyonuna Sahip Yedinci Ülke: Türkiye

İktidar ekonomi dair pembe tablolar çizmeye çalışsa da, veriler, iktidarın söylemlerini yalanlıyor. CHP’li Erhan Adem, Türkiye’nin; Venezuela, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Lübnan, Mısır’dan sonra dünyanın en yüksek gıda enflasyonuna sahip 7’nci ülke olduğunu söyledi ve ekledi: Halkın hissettiği enflasyon zaten reelde yüzde yüzü aşmış durumda.

Erhan Adem, açıklamasının devamında, “‘Tarım ülkesiyiz’, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tarım ve Orman Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, gıda enflasyonu ile ilgili yazılı açıklama yaptı.

Birgün’ün aktardığına göre; Erhan Adem, yaptığı açıklamada, “Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’nün, geçtiğimiz gün açıkladığı gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre 2023 yılında dünyada gıda fiyatları yüzde 10 düştü. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre ise aynı dönemde Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 72 yükseldi” bilgisini paylaştı.

“Türkiye, gıda fiyatlarında son bir yıllık dönemde dünya ile tamamen ayrıştı” diyen Adem, şunları söyledi: “Dünyada 40 aydır gerileyen gıda fiyatlarının, Türkiye’de artmaya devam etmesi nedeniyle aradaki makas tümden açıldı” ifadelerini kullandı.

Türkiye, dünyada yedinci sırada

Adem, Türkiye’nin; Venezuela, Arjantin, Zimbabve, Surinam, Lübnan, Mısır’dan sonra dünyanın en yüksek gıda enflasyonuna sahip 7’nci ülke olduğunu söyledi ve ekledi: “Halkın hissettiği enflasyon zaten reelde yüzde yüzü aşmış durumda. ”

“Ülkemizdeki yüksek enflasyonun en önemli etkenlerinden birini yüksek gıda fiyatları oluşturmaktadır” diyen Adem, şunları kaydetti:

“Her ay açıklanan enflasyon verilerinde fiyatı en fazla yükselen ürünler incelendiğinde ilk sırda yer alan 20 ürünün yarısından fazlasını her zaman gıda ürünleri oluşturmaktadır. Tarım ürünlerindeki fiyat artışının en önemli nedeni yüksek girdi maliyetleridir. Ülkemizde mazot, gübre, ilaç tohum başta olmak üzere tarımsal üretimin temel girdilerinin hepsi ya tamamen ya yüzde 80’e yakını ithal ediliyor. Kur artışı oldukça girdi maliyetleri de yükseliyor. Bu da tarımsal ürün fiyatlarını doğrudan etkiliyor.”

CHP’li Erhan Adem, son olarak şunları söyledi: “Dünyanın hiçbir ülkesinde kendi ürettiğine kota koyup o ürünü dışardan alan ve ona pazar oluşturan bir başka ülke yoktur. Tarımda üretimin ithalata dayalı olması ve üretimi gerçekleştirmeye yarayan gübre, ilaç ve enerji (mazot) gibi ürünler ile hammadde maliyetlerinin yüksek olması. ‘Daha pahalı üretim, daha pahalı tüketime’ yol açıyor.

AKP’nin genel hamlesi hiçbir hatayı kabul etmeme üzerine kurulu olduğu için her seferinde ‘sorun yok, hata yok’ deniliyor. O süreç bir şekilde geride bırakılmış gibi oluyor ama sorun çözülmediği için sonrasında tekrar ortaya çıkıyor. ‘Tarım ülkesiyiz’, Avrupa’da tarımda birinciyiz’ diyoruz ama dünyada en fazla gıda fiyatı yüksek olan ülkelerden biriyiz. Temel neden AKP zihniyetinden kaynaklanıyor.

Paylaşın

Murat Kurum, Ekrem İmamoğlu’nun Rakibi Oldu

Murat Kurum, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerde AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı olarak belirlendi ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na rakip oldu.

Haber Merkezi / Murat Kurum, sosyal medya platformu üzerinden adaylığına yönelik ilk paylaşımı yaptı. Kurum, paylaşımında, “Yeni dönemde bu güzel şehir, tecrübesini Türkiye’den sonra sadece İstanbul’a odaklayan bir yönetime sahip olacak. Yeniden İstanbul, şimdi İstanbul, sadece İstanbul” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen törende partisinin, 31 Mart Pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimi için 12 büyükşehir ve 15 il belediye başkan adaylarını açıkladı.

Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Murat Kurum, AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak belirlendi ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’na rakip oldu.

AK Parti, Aydın Büyükşehir Belediyesine Mustafa Savaş, Balıkesir Büyükşehir Belediyesine Yücel Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesine Alinur Aktaş, Denizli Büyükşehir Belediyesine Osman Zolan, Erzurum Büyükşehir Belediyesine Mehmet Sekmen, Eskişehir Büyükşehir Belediyesine Nebi Hatipoğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesine Tahir Büyükakın, Mardin Büyükşehir Belediyesine Veysi Şahin, Muğla Büyükşehir Belediyesine Aydın Ayaydın, Ordu Büyükşehir Belediyesine Mehmet Hilmi Güler ve Samsun Büyükşehir Belediyesine Halit Doğan’ı aday gösterdi.

İllerde de Artvin’de Mehmet Kocatepe, Bingöl’de Erdal Arıkan, Bitlis’te Nesrullah Tanğlay, Çanakkale’de Julide İskenderoğlu, Çankırı’da Hüseyin Filiz, Düzce’de Faruk Özlü, Edirne’de Belgin İba, Elazığ’da Şahin Şerifoğulları, Giresun’da Aytekin Şenlikoğlu, Isparta’da Şükrü Başdeğirmen, Kastamonu’da Tahsin Babaş, Rize’de Rahmi Metin, Sinop’ta Yakup Üçüncüoğlu, Tokat’ta Eyüp Eroğlu ve Yalova’da Mustafa Tutuk aday olarak belirlendi.

AK Parti diğer illerin adaylarını ise 15 Ocak’ta Ankara’da yapacağı aday tanıtım toplantısında duyuracak.

Erdoğan, Özel’i hedef aldı

15 Ocak’ta seçim mitinglerine başlayacaklarını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, aday tanıtım toplantısında siyaset gündemine dair açıklamalar yaptı.

Suudi Arabistan’daki kupa krizi sonrası yaşanan tartışmalara değinen Erdoğan, 28 Şubat sürecine gönderme de bulundu ve “Yine hayat tarzı, köken, mezhep, inançlar ve semboller üzerinden pis bir oyun oynanmaktadır.” dedi.

Erdoğan, “Milletin Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal’le bir sorunu, sıkıntısı, derdi, problemi yoktur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgür Özel’in de “vesayet gölgesi” altında olduğunu savundu ve “Bu seçimlerle elde edeceğimiz zaferle aynı zamanda Özgür Efendi’yi de özgürleştireceğiz” diye konuştu.

Erdoğan, Can Atalay’ın tahliyesi tartışmalarında da Özel’i hedef aldı ve “Özgür efendi, anayasal düzene muhalefet ederek 18 yıl ceza alan bir teröristi adeta tünel kazarak Meclis’e getirmeye çalışıyor” dedi.

CHP, Can Atalay hakkındaki ikinci hak ihlali kararına da uyulmaması üzerine İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üyeleri hakkında disiplin soruşturması açılmasını ve Yargıtay 3. Ceza Dairesi üyelerinin de görevden alınmalarını istemişti.

AK Parti’nin İstanbul’daki seçim şarkısı belli oldu

Öte yandan AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, yerel seçimde kullanacakları şarkıyı sosyal medya hesabından paylaştı. Azer Bülbül’ün “Çoğu Gitti Azı Kaldı” şarkısı, “Çoğu Bitti Azı Kaldı” ismiyle seçime uyarlandı.

Sözü Halil Gökkaya’ya, müziği İhsan Noyan’a ait seçim şarkısının sözleri şu şekilde:

“Aşkımız erdi bahara / Kışı bitti, yazı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Kapandı yıllanmış yara / Çoğu bitti, azı kaldı / Sevin, İstanbulum, sevin / Bu mutluluk hakkın senin / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti, azı kaldı / Gönlümüzde hasretinin tadı kaldı, tuzu kaldı / Çoğu bitti ey, azı kaldı / Yandık sevda ocağında / Hep gül olsun kucağında / Bu şehrin her sokağında / Aşkımızın hey, izi kaldı”

İmamoğlu’ndan paylaşım

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un adaylığının ortaya çıkmasının ardından sosyal medya hesabından video paylaşmıştı. İmamoğlu, “16 milyon hemşehrimle Yine yaparız bu işi” notuyla paylaştığı videoda 5 yıllık dönemde hayata geçirilen icraatlar yer almıştı.

Paylaşın

CHP’nin Tavrı İstanbul’da DEM Parti Seçmenin Yönünü Belirleyecek

Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin yaptığı değerlendirmede, DEM Parti seçmenin Ekrem İmamoğlu’na oy vermesi için CHP’nin tavrının önemli olduğunu vurguladı.

Roj Girasun, “DEM Parti mesela ‘tavşan aday’ çıkarırsa, seçmeni hiç küçümsenmeyecek oranda CHP’ye oy verebilir. Bunun yanında CHP’nin tavrı da etkili olacak. Mesela, Selahattin Demirtaş’ın babası vefat etti ve cenazeye katılamadı, İmamoğlu ise bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi. Bu konuşuluyor” dedi ve ekledi:

“Herkes biliyor ki, İmamoğlu seçimleri Kürtler sayesinde kazandı. Bu kadar insani bir durumla ilgili açıklama yapmaktan yüksünen, son seçimlerde İYİ Parti’yle beraber görüntü vermiş bir ismin Kürtlerden oy alma konusunda argümanları daha zayıf olacaktır.”

Turkey Recap, 21 uzmana 2024 yılında Türkiye’yle ilgili neler beklediğini sordu. Rawest Araştırma Direktörü Roj Girasun, İstanbul’da tablonun 2019’dakinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Girasun, “Daha önce İstanbul’da CHP’li adayların genel seçimlerin üzerinde oy alabildiklerini biliyoruz. Son seçimlerde de Recep Tayyip Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 4 puan gerisindeydi. İstanbul’da seçime 2019 seçimlerinin denklemiyle gitmiyoruz. Çok oy kaybetmiş, daha zayıf bir iktidar var; bunun karşısındaysa yerel ittifakın sahibi bir CHP var. Bir de iktidar kompozisyonu karşısında biraz daha bloklaşmış ve netleşmiş bir seçmen var” dedi.

Seçim öncesin partilerin tutum, politika ve seçim kampanyaları gibi konuların nasıl şekilleneceğini dair çok sayıda belirsizlik olduğuna dikkat çeken Girasun, şunları söyledi:

“İstanbul’da bir tarafta yüzde 53’lük, diğer taraftaysa yüzde 47’lik bir havuz var. Bu yüzde 53’ün ne kadarını İmamoğlu’nun alacağını muhalif partilerin tutumu ve adayları belirleyecek. DEM aday çıkaracak mı, çıkaracaksa nasıl bir aday çıkaracak? Sadece aday çıkarmakla mı kalacak, net ve güçlü bir politik kampanya da yürütecek mi? İYİ Parti’nin çıkaracağı aday nasıl bir profilde olacak, Millet İttifakı’ndan oy almak hedeflenecek mi yoksa daha önce CHP’ye oy veren seçmene mi yönelik olacak? Saadet, Gelecek, DEVA partileri AKP’den ne kadar oy alacak? AKP’nin adayı kim olacak?

Bu kadar belirsizlik varken, DEM Parti ve İYİ Parti’nin desteği olmadan da İmamoğlu’nun İstanbul’u kazanma ihtimali var. Sayılara baktığımızda DEM ve İYİ’nin oylarının olmaması kesin kaybettiriyor ama yerel seçimlerde denge ve denklem farklı bir şey.”

“İmamoğlu, bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi”

DEM Parti seçmenin Ekrem İmamoğlu’na oy vermesi için CHP’nin tavrının önemli olduğunu vurgulayan Roj Girasun, “DEM Parti mesela ‘tavşan aday’ çıkarırsa, seçmeni hiç küçümsenmeyecek oranda CHP’ye oy verebilir. Bunun yanında CHP’nin tavrı da etkili olacak. Mesela, Selahattin Demirtaş’ın babası vefat etti ve cenazeye katılamadı, İmamoğlu ise bir taziye mesajı yayınlamaktan çekindi. Bu konuşuluyor.

Herkes biliyor ki, İmamoğlu seçimleri Kürtler sayesinde kazandı. Bu kadar insani bir durumla ilgili açıklama yapmaktan yüksünen, son seçimlerde İYİ Parti’yle beraber görüntü vermiş bir ismin Kürtlerden oy alma konusunda argümanları daha zayıf olacaktır” şeklinde konuştu.

Paylaşın

BM’den Türkiye İçin Enflasyon Tahmini: 2025 Yılına Kadar Çift Hanelerde Kalacak

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Teşkilatı (DESA), Türkiye’nin 2024 yılında yüzde 2,7 oranın büyüyeceğini, enflasyon oranının ise 2025 yılına kadar çift hanelerde kalacağının tahmin edildiğini açıkladı.

DESA, Türkiye’de son yıllarda uygulanan alışılmadık para politikasının, düşük faiz oranlarının ülkede üretkenliği ve ekonomik büyümeyi artırmada büyük ölçüde başarısızlık yarattığını kaydetti.

DESA, Türkiye’de, uygulanan farklı ekonomik yöntemlerin yerel para biriminin giderek zayıflamasına yol açtığını, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin, Ocak 2018 ile Kasım 2023 tarihleri arasında 3,76 Türk lirasından 28,59 Türk lirasına yükselip, değer kaybettiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal İşler Teşkilatı (DESA), ‘’2024 Yılı Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentileri’’ raporunu yayınladı.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu’nun aktardığına göre; DESA raporunda, Türkiye’nin 2024 yılında yüzde 2,7 oranın büyüyeceğini, enflasyon oranının ise 2025 yılına kadar çift hanelerde kalacağının tahmin edildiğini açıkladı.

Raporda, Türkiye’de ekonomi yönetiminden sorumlu yetkililerinin, 2024 yılında büyümeyi yavaşlatması beklenen enflasyonu dizginlemek için para politikasını agresif bir şekilde sıkılaştırdığı kaydedildi.

Rapora göre 2023 yılında, Türkiye, Arjantin, Venezuela, Kolombiya, Mısır, Gana, Malavi, Pakistan ve Güney Afrika’nın da bulunduğu birçok gelişmekte olan ülkenin para birimleri, yüzde 20’nin üzerinde değer kaybetti.

Raporda, Türkiye’de son yıllarda uygulanan alışılmadık para politikası, düşük faiz oranlarının ülkede üretkenliği ve ekonomik büyümeyi artırmada büyük ölçüde başarısızlık yarattığı kaydedildi.

Türkiye’de, uygulanan farklı ekonomik yöntemlerin yerel para biriminin giderek zayıflamasına yol açtığı, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin, Ocak 2018 ile Kasım 2023 tarihleri arasında 3,76 Türk lirasından 28,59 Türk lirasına yükselip, değer kaybettiği belirtildi.

Türk lirasındaki aşırı değer kaybının 2022 yılında enflasyon oranını yüzde 72’ye yükselttiği, 2023 yılında yüzde 55 oranında hala yüksek bir oranda kalacağı, 2024 yılında gevşemesinin beklediğini ancak 2025’e kadar çift haneli seviyelerde kalmasının tahmin edildiği belirtildi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın, 23 Kasım 2023’te faiz oranlarını yüzde 40’a kadar yükseltmek zorunda kaldığı hatırlatıldı.

Kapsamlı raporda, küresel işgücü piyasasının pandemi sonrasında hızla toparlandığı, geçtiğimiz yıl birçok ülkede işsizlik oranlarının salgın öncesi seviyelerin altına düştüğü, ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ekonomilerinde neredeyse tarihi en düşük seviyelere ulaştığı ancak bu iyileşmenin özellikle gelişmekte olan ekonomilerin farklı eğilimler yaşaması nedeniyle dengesizlikler yarattığı kaydedildi.

2023 yılında, Türkiye ile birlikte Brezilya ve Çin’de işsizlik oranlarında belirgin bir düşüş görüldüğü ancak gelişmekte olan birçok ülke, özellikle Batı Asya ve Afrika ülkelerinin, yüksek işsizlik oranlarıyla mücadele ettikleri vurgulandı. Türkiye’nin işsizlikle mücadelesi sonucunda ülkedeki işsizlik oranlarının 2023’ün üçüncü çeyreğinde son dokuz yılın en düşük seviyesine ulaştığı kaydedildi.

‘’Küresel istihdam verileri daha da kötü olacak’’

Geçtiğimiz yıl, çoğu ülkede ücret artışlarının enflasyonun etkisini dengelemede başarısız olduğu, yaşam maliyetinin artışıyla birlikte yaşanan krizini daha da kötüleştiği vurgulandı. 2023 yılında, gelişmekte olan ülkelerdeki işgücü piyasası, kayıt dışı istihdam, cinsiyet eşitsizlikleri ve yüksek genç işsizliği gibi kalıcı zorluklarla yüzleşmeye devam edildiği kaydedildi.

Raporda, gelişmekte olan birçok ülkede işgücü piyasası koşullarının, zayıf beklentiler nedeniyle 2024’te muhtemelen kötüleşeceği, para sıkılaştırma politikalarının birçok ülkede istihdam üzerinde olumsuz etki yapacağı belirtildi.

Paylaşın

Bahçeli’den “Hilafet Bayrağı” Tepkisi: Ey Cahiller, Ey Kendini Bilmezler

Partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun Sertifika Töreni’nde konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Milli ve manevi değerlerimizin istismar edilmesini provoke edenler laçka tipler, layüsel asalaklardır. Kervanımızı yağmalamak için sürekli pusu attıklarını biliyoruz” dedi ve ekledi:

“30 Aralık Cumartesi günü Anıtkabir’de bağıran bir sapığın provokasyonu ile yılın ilk günü Galata’da düzenlenen yürüyüşte ‘Hilafet bayrağı açtığı’ iddiasıyla saldıran meczubun hadisesi tesadüf değildir. Ey cahiller, ey kendini bilmezler, hilafet bayrağı diye bir şey var mıdır? Korku tacirliğine soyunanlar, yabancı istihbarat örgütlerinin sızmalarıdır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu’nun Sertifika Töreni’nde konuştu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; MHP Lideri Bahçeli, “Hayat boyu öğrenmeye inanıyorum. Öğrenmenin yaşı öğretmenin sınırı yoktur. Öğrenmeye kapalı olmak cehalete kucak açmakla eş anlamlıdır. Bugün sivrilen en büyük tehdit cehalettir. Bilmeyene ve bilmediğini bilmeyen aptaldır, ona dikkat edelim. Bilmeyen ve bilmediğini bilen basittir ona öğretelim. Bilen ve bildiğini bilen bilgedir onu takip edelim. Descartes’in dediği gibi var olmanın şartı, var olmanın şuuruna ermektir” ifadelerini kullandı.

Devlet Bahçeli, “Milli ve manevi değerlerimizin istismar edilmesini provoke edenler laçka tipler, layüsel asalaklardır. Kervanımızı yağmalamak için sürekli pusu attıklarını biliyoruz” dedi.

MHP Lideri Bahçeli, “30 Aralık Cumartesi günü Anıtkabir’de bağıran bir sapığın provokasyonu ile yılın ilk günü Galata’da düzenlenen yürüyüşte ‘Hilafet bayrağı açtığı’ iddiasıyla saldıran meczubun hadisesi tesadüf değildir. Ey cahiller, ey kendini bilmezler, hilafet bayrağı diye bir şey var mıdır? Korku tacirliğine soyunanlar, yabancı istihbarat örgütlerinin sızmalarıdır” diye konuştu.

“Devlete ve millete karşı siyaset yapılamaz”

“Türkiye Cumhuriyeti’nin rejim sorunu yoktur, olması düşünülemez” diyen Bahçeli, “Türkiye devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Milli Marşı İstiklal marşıdır. Başkenti Ankara’dır. Hilavet tartışmasını istismar edenlerin hepsi birden hastalıklıdır. Aklı rehin alınmış neye hizmet ettikleri belirgin olan, partimizin sembolü olan 3 hilali kullananların hangi faaliyette olduğu görülmektedir. Devlete ve millete karşı siyaset yapılamaz. Yapılırsa siyasetle değil ihanetle anılacaktır.”

Bahçeli şöyle devam etti: “Türk futbolunda olmayan şey futboldur. TFF süreci yönetemediği gibi, FB ve GS yönetimi süreci yönetememiştir. Süper Kupa finalinin oynanması için niçin Riyad’ın çekildiği kadar protokole neden uyulmadığı bir muammadır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye demektir, istiklal, istikbal demektir, biz demektir.”

AYM’nin TİP Milletvekili Can Atalay ile ilgili verdiği kararı değerlendiren Bahçeli şöyle konuştu: “Türkiye’de diktatörlük olsaydı, Can Atalay davasıyla ilgili devlete meydan okuyanlar, bölücüleri destekleyenler, halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek için vızır vızır ortalıkta gezenler nasıl tutunacaklardı.

Diktatörlük olsaydı, cezaevindeki bir terörist Türk Devleti’ne nasıl ‘işgalci’ diyecekti. Anayasa Mahkemesi milletimizin gasp edilen haklarını nasıl savunacak? Bütün dayatmalara ve baskılara direnerek Türk adaletinin onurunu müdafaa eden Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin şerefli hakimlerini de yürekten kutluyor ve aldıkları bu kararı destekliyoruz.”

Paylaşın

Son 16 Günde 1 Milyon 180 Kişi ‘Borsa’dan Çıktı

13 Aralık’ta Borsa İstanbul’da yatırımcı sayısı 8 milyon 601 bin 632 ile tarihi zirvesine çıktı 4 Ocak 2024 itibariyle ise yani yalnızca 16 işlem gününün ardından yatırımcı sayısı 1 milyon 180 azalarak 7 milyon 601 bin 452’ye düştü.

Borsa İstanbul BİST100 endeksi 2023 yılını TL bazında yüzde 36,5 nominal yükseldi ancak reel olarak yatırımcısına yüzde 18 kaybettirerek tamamladı.

Ekonomim’den Şebnem Turhanlı’nın haberine göre, borsa İstanbul geçen yılın son çeyreğinde oldukça dalgalı bir hareket sergiledi. Bir önceki çeyrekteki coşku artan alternatif yatırım araçlarının etkisiyle geride bırakılırken 2023’ün son ayındaki sert kayıplar ise yatırımcı kaçışını tetikledi. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre 13 Aralık’ta Borsa İstanbul’da yatırımcı sayısı 8 milyon 601 bin 632 ile tarihi zirvesine çıktı 4 Ocak 2024 itibariyle ise yani yalnızca 16 işlem gününün ardından yatırımcı sayısı 1 milyon 180 azalarak 7 milyon 601 bin 452’ye düştü. Uzmanlar halka arzlara aynı dönemde mola verilmesinin ve yaşanan kayıpların yatırımcının kaçışında etkili olduğunu vurguladı.

Borsa İstanbul BİST100 endeksi 2023 yılını TL bazında yüzde 36,5 nominal yükseliş ancak reel olarak yatırımcısına yüzde 18 kaybettirerek tamamladı. Bunda yılın son çeyreğindeki sert düşüşler de etkili oldu. Özellikle yılın son ayı borsa yatırımcısı için çok zor geçti. Buna rağmen yatırımcı rekoru da yılın son ayının ortasında 13 Aralık günü geldi. Yılın son halka arzı Avrupakent GYO’nun da talep toplama tarihleri 13-15 Aralık 2023 idi. 7 Aralık’tan bu yana Sermaye Piyasası Kurulu yeni halka arza onay vermiyor sermaye piyasası uzmanlarına göre de 2024 yılının ilk ayı boyunca da yeni halka arz gelmeyecek borsaya. İşte bu son halka arzın talep toplaması sırasında yatırımcı rekoru kırıldı ve sonra düşüş başladı.

Yatırımcı sayısı 7 milyon 601 bin 452’ye kadar düştü

Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre 13 Aralık’ın ardından 15 Aralık’a gelindiğinde 28.1 bin kayıpla yatırımcı sayısı 8 milyon 573 bin 476’y indi. Bir haftanın ardından 22 Aralık sonunda ise yatırımcı sayısı 8 milyon 456 bin 149’a geriledi. 2023 yılının yatırımcı sayısında en sert düşüşü ise 25 Aralık günü yaşandı. Tam 405 bin 429 yatırımcı tek günde hisse senedi piyasalarını terk etti ve yatırımcı sayısı 8 milyon 50 bin 720’ye indi. 8 milyon kişinin altına hemen ertesi işlem günü 26 Aralık’ta düşen yatırımcı sayısı gerilemesini her işlem günü sürdürmeye devam etti ve 4 Ocak 2024’e gelindiğinde sayı 7 milyon 601 bin 452’ye kadar düştü.

Aynı dönemde yani 13 Aralık’tan 4 Ocak kapanışa kadar borsada 533 hisseden 403’ünün yani yüzde 75,6’sının hisse fiyatı geriledi. Sadece 130 hissenin fiyatı yani yüzde 24,4’ü bu 16 iş gününde yükseliş sergilemeyi başardı. Bu dönemde en çok düşen sermaye artışı onayı alamamasının ardından üst üste taban seviyeyi gören Gübretaş hisseleri oldu. Gübretaş hisseleri 16 işlem gününde yüzde 53,95 gerilerken onu yüzde 45,03 düşüşle Kuyaş izledi. 14 Aralık’ta borsada işlem görmeye başlayan yeni halka arz hissesi Sur Tatil Evleri GYO’nun ise bu dönemdeki hisse fiyatı kaybı yüzde 43,76 ile dikkat çekici bir boyutta yaşandı. Yine 2023 yılında halka arz edilen ve 7 Aralık’ta borsada işlem görmeye başlayan Çates Elektrik hisse fiyatı 16 işlem gününde yüzde 42,94 düştü. 6 Aralık’ta borsada işlem görmeye başlayan diğer bir yeni halka arz hissesi Şeker Yatırım’ın hisse fiyatı ise 16 işlem gününde yüzde 41,44 geriledi.

Bu dönemde 17 hissenin fiyatı yüzde 25’in üzerinde kayıp yaşarken 98 şirketin hisse fiyatı ise yüzde 10’un üzerinde kaybettirdi yatırımcısına. 288 şirketin hisse fiyatı ise yüzde 10’un altında da olsa 16 işlem gününü negatif kapattı. Kayıp yaşayan şirketlerin yüzde 4’ü yüzde 25’in üzerinde, yüzde 24,3’ü yüzde 10’un üzerinde, yüzde 71,5’i ise yüzde 10’un altında kayıpla 16 işlem gününü geride bıraktı.

BİST100 endeksi 13 Aralık 2023’ten 4 Ocak 2024 kapanışa kadar çok sınırlı yüzde 0,25 yükseldi. Bankacılık endeksi yüzde 1,02 kayıp yaşarken aynı dönemde halka arz endeksindeki hareket ise yüzde 4’e varan kayıp şeklinde oldu. Sanayi endeksi yüzde 0,86, BİST100 dışı hisselerden oluşan BİSTTÜMY endeksi yüzde 2,1, ulaştırma endeksi yüzde 2,1, ticaret endeksi yüzde 5,26, holdingler endeksi ise yüzde 1,41 kayıp yaşadı 16 işlem gününde. Ticaret endeksi yüzde 2,11, gıda endeksi yüzde 6,5, teknoloji endeksi yüzde 4,07, iletişim endeksi yüzde 13,04 yükselişiyle aynı dönemde pozitif hareketiyle dikkat çeken endeksler oldu.

Bu dönemde 17 hissenin fiyatı yüzde 25’in üzerinde kayıp yaşarken 98 şirketin hisse fiyatı ise yüzde 10’un üzerinde kaybettirdi yatırımcısına. 288 şirketin hisse fiyatı ise yüzde 10’un altında da olsa 16 işlem gününü negatif kapattı. 16 işlem gününde yükseliş yaşayan şirket hisseleri arasında birincilik ise Haziran 2020’da halka arz olan Bayrak EBT Taban oldu. Bu şirket ana pazarda işlem görüyor ve 16 işlem günündeki yükselişi yüzde 58,35 seviyesinde. Ensari Deri yüzde 34,83, Ersu yüzde 27,76, Katılımevim ise yüzde 25,76 yükseliş yaşadı. Aksa Akrilik yüzde 25,24, Suwen ise yüzde 22,06 yükselişiyle dikkat çekerken İş Bankası hissesi ise yüzde 11,77 arttı.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Erbakan, “Yüzde 20 Oy Alacağız” dedi

Partisinin il başkanları toplantısında gündeme dair açıklamalar yapan YRP Lideri Fatih Erbakan, “31 Mart’ta Allah’ın izniyle yüzde 20 oy alacağız. 89 ve 94 seçimleri öncesinde yolsuzluk ve borç batağındaki belediyeler hizmet veremez haldeydi, şehirlerin sokakları çöp çamur ve çukura teslim olmuştu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ancak 89 ve 94 seçimleriyle işbaşı yapan Millî Görüş belediyeciliği hüküm sürerken, belediyeler laf değil hizmet üretti, milletin tek kuruşu boşa harcanmadı. Sonradan Millî Görüş’ten ayrılıp aynı belediyelerde koltuğa oturan aynı insanlar oldu, ama Millî Görüş bereketi olmadı, olamadı, belediyeleri boğazına kadar borca batırdılar.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin il başkanları toplantısında gündeme dair açıklamalar yaptı. Erbakan’ın yerel seçimlere ilişkin açıklamaları şöyle:

“Yeniden Refah Partimiz üye kayıtları noktasında rekorlar kırmaya devam ediyor. Özellikle 2023 yılının son 4 ayında  adeta şaha kalkarak “yüzde 40” büyüdük ve üye sayımızı 100 binden fazla artırdık. Yeniden Refah Partimizin üye sayısı bugün itibariyle 367.650’ye yükselmiştir. Bu rakamlar Yeniden Refah Partimizin Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisi olduğunun ispatıdır…

Yargıtay’ın bu hafta açıkladığı üye sayıları da Türkiye’nin en hızlı büyüyen partisi olduğumuzu göstermiştir. Şu anda üye sayısı bakımından Türkiye’nin 5. Partisi konumuna geldik. Kısa bir süre içinde MHP ve İyi Parti’yi de geride bırakıp,  3. Sıraya yükselmiş olacağız Allah’ın izniyle…

İnşallah 2024 yılında da bu yükselişimizi sürdüreceğiz, 31 Mart Yerel Seçimlerinde 400 binin üzerinde üyeyle gireceğiz ve milletimizin özlemle hasretle beklediği belediyelerde Milli Görüş iktidarını yeniden gerçekleştireceğiz.

Sonraki hedefimiz ise, 2028’deki genel seçimlere doğru emin adımlarla ilerlemek ve 2028’de milletimizi özlemle hasretle beklediği Milli Görüş iktidarı ile buluşturmaktır.  2023 14 Mayıs seçim sonuçları bizim için bir besmeledir, hayırlı bir başlangıçtır.

O gün Yeniden Refah Partisi’ni görmezden gelen sözde anket firmaları bile bugün bizi 6-7 bandında gösteriyorsa, bilin ki 31 Mart’ta Allah’ın izniyle yüzde 20 oy alacağız. 89 ve 94 seçimleri öncesinde yolsuzluk ve borç batağındaki belediyeler hizmet veremez haldeydi, şehirlerin sokakları çöp çamur ve çukura teslim olmuştu. Ancak 89 ve 94 seçimleriyle işbaşı yapan Millî Görüş belediyeciliği hüküm sürerken, belediyeler laf değil hizmet üretti, milletin tek kuruşu boşa harcanmadı.

Sonradan Millî Görüş’ten ayrılıp aynı belediyelerde koltuğa oturan aynı insanlar oldu, ama Millî Görüş bereketi olmadı, olamadı, belediyeleri boğazına kadar borca batırdılar.”

Yeniden Refah Partisi’nin bugün açıkladığı 5 belediye başkanı adayı şöyle: Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İzzeddin Alkan, Van Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Abdullah Sadıksoy, Bartın Belediye Başkan Adayı Faruk Tutkun, Uşak Belediye Başkan Adayı Erol Korkmaz.

Paylaşın

Mossad Adına Casusluk Yaptığı İddia Edilen 15 Kişi Tutuklandı

Mossad adına casusluk faaliyetinde bulundukları iddiasıyla gözaltına alınan 34 şüpheliden 15’i tutuklandı, 11’i hakkında adli kontrol tedbiri uygulanması kararı verildi. Sekiz şüpheli ise sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresine teslim edildi.

İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet’in başında bulunan Ronen Bar, geçen ay medyaya yansıyan açıklamalarında, “Türkiye ve Katar dâhil dünyanın neresinde olursa olsun ele geçirene dek Hamas liderlerinin peşlerini bırakmayacaklarını” söylemişti.

İsrail dış istihbarat servisi Mossad adına Türkiye’de “uluslararası casusluk” faaliyetinde bulundukları iddiasıyla gözaltına alınan 34 şüpheliden 15’i tutuklandı.

İstanbul merkezli sekiz ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan ve emniyette dört gün ifadeleri alınan şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından Çağlayan’daki İstanbul Adliyesine gönderildi.

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberine göre, “İsrail İstihbarat Servisi Çevrimiçi Operasyon Merkezi adına faaliyetlerde bulundukları” tespit edilen 34 şüpheliden 26’sı, “siyasal veya askeri casusluk” suçundan tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, şüphelilerden 15’inin tutuklanmasına, 11’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Sekiz şüphelinin de sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresine teslim edildiği bildirildi.

AA’nın haberine göre, savcılığın sevk yazısında, Mossad’la bağlantılı kişi veya kişilerin Türkiye’de bulunan Filistin ve Suriye uyruklu şahıslara para vermesi suretiyle, “İsrail devleti için önem arz eden bilgi ve belgelerin elde edildiğinin” tespit edildiği belirtildi.

Sevk yazısında, “İsrail-Filistin çatışmasının küresel boyuta evrilmesi kapsamında İsrail Çevrimiçi Operasyon Merkezi’nin ülkemizde insani mülahazalarla ikamet eden Filistin uyruklu şahısları ve ailelerini hedef almayı amaçladığı değerlendirilmektedir” denildi.

İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet’in başında bulunan Ronen Bar, geçen ay medyaya yansıyan açıklamalarında, “Türkiye ve Katar dâhil dünyanın neresinde olursa olsun ele geçirene dek Hamas liderlerinin peşlerini bırakmayacaklarını” söylemişti.

Bar’ın bu açıklaması, İsrail’in Türkiye’de operasyon düzenleyebileceği yorumlarına neden olmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise birkaç gün sonra yaptığı açıklamada, İsrail’in Katar ve Türkiye’deki Hamas liderlerine yönelik suikast düzenleyebileceği iddialarına ilişkin olarak, “Türkiye’ye, Türklere karşı böyle bir adımı atmaya eğer cüret ederlerse bunun bedelini, bir daha bellerini doğrultamayacak surette ödemeye mahkum olurlar” demişti.

Paylaşın

Tesla, Çin’de Satılan 1 Milyon 600 Binden Fazla Aracını Geri Çağırdı

ABD merkezli teknoloji devi Tesla, Çin’de satılan bir milyon 6 binden fazla elektrikli aracını otomatik destekli direksiyon ve kapı mandalı kontrollerindeki sorunlar nedeniyle geri çağırdı: Model S, Model X, Model 3 ve Model Y.

Söz konusu araçlar, 26 Ağustos 2014 ile 20 aralık 2023 tarihleri arasında üretilmiş modelleri ve Ekim 2022 ile Kasım 2023 arasında üretilerek Çin’e ihraç edilmiş 7 bin 500’den fazla aracı kapsıyor.

Tesla, geçen yılın son çeyreğinde Çin’e 484 bin 507 araç teslim etmişti. 2023 yılının tamamında ise yaklaşık 1 milyon 810 bin araç satan şirket, yıllık satış hedefini yakalamıştı.

Çin Devlet Piyasa Düzenleme İdaresi, Pekin ve Şangay’daki Tesla Motors’un sorunları gidermek için uzaktan yükseltmeler kullanacağını, bu nedenle çoğu durumda araç sahiplerinin Tesla servis merkezlerini ziyaret etmelerine gerek kalmayacağını duyurdu.

Bildirimde, otomatik direksiyon işlevi devreye girdiğinde, sürücülerin kombine sürüş işlevini yanlış kullanabileceği ve bunun kaza riskini artırabileceği belirtildi.

Model S ve Model X EV’ler için kapı kilidi açma kontrolünü düzeltmeye yönelik geri çağırma, 26 Ekim 2022 ile 16 Kasım 2023 tarihleri arasında üretilen 7.538 aracı etkiliyor. Bu işlemin çarpışma sırasında kapı mandallarının açılmasını önlemek için gerekli olduğu kaydedildi.

ABD’de geçen ay sürücü izleme sistemini iyileştirmek için 2 milyondan fazla Tesla EV, geri çağrılmıştı. Araçlarda otopilot kısmen kullanımdayken meydana gelen bir dizi kaza sonrası ABD Ulusal Otoyol Trafik Güvenliği İdaresi iki yıllık bir soruşturma yürütmüştü.

Güncellemeler, Tesla’nın otopilot sistemini kullanan sürücülerin yola daha fazla dikkat etmelerini sağlamayı amaçlıyor. Tesla tarafından ABD hükümetine sunulan belgelerde, çevrimiçi yazılım değişikliğinin sürücülere ellerini direksiyon simidinde tutmaları için uyarı ve ikazları artıracağı belirtildi.

Ancak uzman kurumların yaptığı araştırmalar, sadece direksiyon simidindeki torku ölçmenin sürücülerin yeterli dikkati gösterdiğini garanti etmediğini gösteriyor.

Paylaşın