Fatih Erbakan’dan AK Parti’ye “Siyasi Şantaj” Suçlaması

Yerel seçimlerde partisinden belediye başkanı seçilen bir çok ismin AK Parti’ye geçeceği iddialarına sert tepki gösteren Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, AK Parti’yi ‘siyasi şantaj’ yapmakla suçladı:

Haber Merkezi / “Yeniden Refah Partili belediye başkanlarımızın faaliyetlerini engelleyerek onları hizmet edemez hale getirmek, siyasi şantajla başkanlarımızı AK Parti’ye transfer etmeye çalışarak milletimizin 31 Mart’ta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymak, ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değildir.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, yerel seçimlerde partisinden belediye başkanı seçilen bir çok ismin AK Parti’ye geçeceği iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.  Erbakan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde Milletimizin hür iradesiyle Yeniden Refah Partimiz’den seçilen belediye başkanları ve belediye meclis üyelerinin ‘AK Parti’nin siyasi şantaj yöntemleriyle karşı karşıya kalmaktadır.

“İktidar gücünü elinde bulunduranlar Yeniden Refah Partimizden seçilen belediye başkanlarımıza, kamu gücünü kullanarak hizmet yaptırmayacaklarını göstererek; hizmetlerin yapılması için gerekli imkanları, belediye başkanlarımızın partimizden istifa ederek, kendi saflarına geçmesi karşılığında vereceklerini ima ve ifade etmektedirler.

Yeniden Refah Partili belediye başkanlarımızın faaliyetlerini engelleyerek onları hizmet edemez hale getirmek, siyasi şantajla başkanlarımızı AK Parti’ye transfer etmeye çalışarak milletimizin 31 Mart’ta ortaya koyduğu iradeyi hiçe saymak, ne siyasi ne de ahlaki bakımdan uygun bir davranış değildir.

Bu noktada milletin tercihini, iradesini yok sayarak, şahsi ikbal, menfaat ve konforları uğruna saf değiştirenleri de milletimiz elbetteki affetmeyecektir. Bu gibi siyasi operasyonlar, milletimizin büyük teveccühüne mazhar olan, her ay üye kayıt rekorları kırarak emin adımlarla hedefe doğru ilerleyen, Türkiye’nin en hızlı büyüyen siyasi partisi Yeniden Refah Partimizin yükselişini asla durduramayacaktır.”

Paylaşın

Özdağ’dan Akşener’e Dava Yanıtı: Memnun Olurum

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, eski İYİ Parti Lideri Merak Akşener’in kendisi hakkında dava açacağına ilişkin sözlerine, “Dava açacakmış, dava açmasından memnun oldum. Konuşalım bunu” şeklinde yanıt verdi.

Eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a dava açacağını duyurmuştu.

Ümit Özdağ, Cüneyt Özdemir’in yayınında gündem olan sözleri için, “O konuşma Ümit Özdağ ve Meral Akşener arasında olmadı. Ümit Özdağ söyleseydi zaten Türkiye o gün öğrenirdi hem de en yüksek tonda. Zafer Partisi’nin kuruluş çalışmalarında geldi anlattı. Ben sonra bunu değişik zeminlerde paylaştı.Sözcü TV’den İpek Özbey’in programında da paylaştım. Dün yapılan açıklama Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarıyla peş peşe olunca kamuoyunun dikkati çekti. Akşener de dava açacakmış, dava açmasından memnun oldum. Konuşalım bunu” açıklamasını yaptı.

Ne olmuştu?

Sözcü Gazetesi’nden Aytunç Erkin’e konuşan Akşener; Kılıçdaroğlu’nun “Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz” sözlerini yargıya taşıyacağını belirtmişti. Akşener ayrıca Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında da şikayetçi olacağını belirterek şunları söylemişti:

“Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Okuyunca göreceksiniz. Sabrın çok berbat bir duygu olduğuna kanaat getirdim.”

Akşener’in dava girişimleriyle ilgili açıklamaları şu sözlerle devam etmişti: “Avukatımla birlikte hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğim. Çünkü ‘ihanet’ ve ‘ahlaksızlık’ çok ağır iki söz. Çok ağır söz ve benim bunları kaldırmam mümkün değil.

Bundan sonra madem böyle işte böyle. Dilekçe çalışıyorum şu anda daha vermedim ama mahkemeye vereceğim. Dolayısıyla annemin amcası Yemen şehidi, babamın amcası İstiklal madalyalı Atatürk’ün arkadaşı bunu benim ailemin kaldırması mümkün değil. Dolayısıyla dün de ‘ahlaksızlık’ dedi Kılıçdaroğlu ve mahkemede hesaplaşacağız kendisiyle. Her şeyin nasıl olduğunu çok açık, net ve kendi içimde tuttuğum her şey dahil dilekçede olacak.”

Kılıçdaroğlu, KısaDalga’ya haftasonu verdiği röportajda, Meral Akşener’in haziran ayında sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gidip Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şunları söylemişti:

6 lider Türkiye’yi nasıl yöneteceğimiz konusunda bir ortak mutabakat metni üzerinde anlaşmışsak (ki bu metin bizim demokrasi tarihimiz açısından çok değerlidir), Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte yapılacak Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmışsak masadan kalkma ve tekrar masaya dönme süreci yaşamamalıydık. Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise bir Youtube kanalında 2018 genel seçimleri sürecini anlatırken, seçimden bir ay önce Meral Akşener’in danışmanlarından olan bir anket şirketi sahibinin kendisini ‘dinlenilemeyen’ bir odaya götürüp “Bana nedenini sorma, adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” dediğini öne sürmüştü.

Paylaşın

Mehmet Şimşek’e Göre İşsizlik Düşecek!

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlik oranının haziran ayında yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl Orta Vadeli Program’dan (OVP) daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik ve istihdam oranlarını değerlendirdi.

Mehmet Şimşek, aylık cari dengenin fazla verdiği Haziran ayında yıllık açığın 24,8 milyar dolar gerçekleştiğini belirtti. Şimşek, ikinci çeyrekte ise yıllık cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 2,2’ye, üçüncü çeyrekte ise yüzde 2’nin altına gerilemesini beklediklerini açıkladı.

“Programımızın dengelenme ve dezenflasyondaki olumlu sonuçlarının yanı sıra işgücü piyasasındaki kısa vadeli olumsuz etkilerini görüyoruz.” diyen Şimşek, işsizlik oranının Haziran’da yüzde 9,2’ye yükseldiğini ancak bu yıl OVP’den daha düşük ve tek haneli işsizlik oranı öngördüklerini kaydetti.

Şimşek, “Kalıcı refah artışı sağlamak için programımızı kararlılıkla uyguluyoruz. İşgücü piyasasının niceliği kadar niteliği de önemlidir. Bu kapsamda verimlilik artışı, beşeri sermayenin güçlendirilmesi ve dijital dönüşüme odaklanan yapısal reformlara ağırlık veriyoruz.” ifadelerinim kullandı.

“Yeni yatırım müjdelerinin gelmesini bekliyoruz”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) toplantısının açılışında konuştu. Yılmaz özel sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek, katma değeri yüksek yatırımı önceleyen yatırım teşvik sisteminin oluşturulmasına yönelik çalışmaların son aşamada olduğunu bildirdi.

2025-2027 yıllarını kapsayacak OVP için istişarelerine başladıklarını belirten Yılmaz “Bu ay boyunca farklı sektörlerden paydaşlarımızla görüşmelerimiz devam edecek” dedi. Yılmaz enflasyonla mücadelenin en önemli politika hedeflerinden biri olduğunu belirterek “Bunu maliye politikası ve yapısal reformlarla destekleyeceğiz” yorumunu yaptı.

Uluslararası firmaların ülkemize yatırım kararlarını açıkladığı bir döneme girildiğini belirten Yılmaz, “Önümüzdeki dönemde yeni müjdelerin de gelmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

2 Milletvekili Ve 15 Belediye Başkanı AK Parti’ye Katılıyor

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, “15 belediye başkanı noktasında katılımlar olacak. 2 milletvekili katılacak. Görüşmeler de sürüyor. Yeni katılımlar olabilir” dedi ve ekledi:

“Hizmet kervanına destek olmak isteyen herkes, bizimle diyalog içinde oluyor. Biz bu durumda hem parti ilkemizi hem de katılım sağlamak isteyenlerin hukukunu koruyacak şekilde süreç yönetimi yapıyoruz.”

Dağ sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bizim için bir ilk değil, son da olmayacak. 85 milyon vatandaşımızı kucaklayarak AK Parti ailesini büyütmeyi sürdüreceğiz.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti’nin 23. Kuruluş Yıldönümü’ne ilişkin açıklama yaptı.

“Bugüne kadar siyasetin merkezinde bulunduk. Bundan sonra da bulunmaya devam edeceğiz.” diyen  Hamza Dağ, yaptığı açıklamada AK Parti’ye milletvekili ve belediye başkanları düzeyinde katılım olacağını belirtti.

 Dağ, “15 belediye başkanı noktasında katılımlar olacak. 2 milletvekili katılacak. Görüşmeler de sürüyor. Yeni katılımlar olabilir.” ifadelerini kullandı.

“Hizmet kervanına destek olmak isteyen herkes, bizimle diyalog içinde oluyor. Biz bu durumda hem parti ilkemizi hem de katılım sağlamak isteyenlerin hukukunu koruyacak şekilde süreç yönetimi yapıyoruz” diyen Dağ, sürecin tamamlanmasıyla isimlerin açıklandığını anlattı.

Dağ sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu bizim için bir ilk değil, son da olmayacak. 85 milyon vatandaşımızı kucaklayarak AK Parti ailesini büyütmeyi sürdüreceğiz.”

Paylaşın

Mars’ta “Su Okyanusları” Bulundu

Mars’ın iç yapısını inceleyen bilim insanları, gezegenin kabuğunun 10 ile 20 km. derinliğinde, yüzeyindeki okyanusları dolduracak kadar, büyük yeraltı su rezervuarı keşfetti.

Mars’ın kutuplarında donmuş su ve atmosferde buhar belirtileri daha önce bulunmuştu, Kızıl Gezegen’de ilk defa sıvı suyun varlığı keşfedildi.

Baş araştırmacı Dr. Vashan Wright, “Mars’taki su döngüsünü anlamak, iklimin, yüzeyin ve iç mekanın evrimini anlamak açısından kritik önem taşıyor” dedi ve ekledi: Yararlı bir başlangıç ​​noktası, suyun nerede olduğunu ve ne kadar olduğunu belirlemektir.

Bilim insanları Mars’ta, gezegenin kayalık dış kabuğunun derinliklerinde sıvı su rezervuarı keşfetti. Bulgular, NASA’nın 2018’de gezegene inen Insight Lander keşif aracından alınan verilerin yeni bir analizine dayanıyor.

Insight Lander, dört yıl boyunca Kızıl Gezegen’in derinliklerinde meydana gelen titreşimleri kaydeden bir sismometre taşıyordu. Bu depremlerin ve gezegenin tam olarak nasıl hareket ettiğinin analizi, sıvı suyun “sismik sinyallerini” ortaya çıkardı.

Mars’ın kutup dairlerinde donmuş su ve atmosferinde buhar olduğuna dair kanıtlar bulunmuştu, ancak gezegende sıvı su bulgularına ilk kez rastlandı.

Bulgular, ABD merkezli Ulusal Bilimler Akademisi Bildirileri’nde yayınlandı.

Insight’ın bilimsel görevi inişinden dört yıl sonra, Aralık 2022’de sona erdi. Bu süre zarfında, robotik uzay aracı 1.319’dan fazla deprem kaydetti.

Bilim insanları sismik dalgaların ne kadar hızlı hareket ettiğini ölçerek, bu dalgaların geçme olasılığının en yüksek olduğu maddeyi tespit etti.

Araştırmaya katılan, California Üniversitesi’nden Profesör Michael Manga, “Aslında bunlar Dünya’da su veya petrol ve gaz aramak için kullandığımız tekniklerle aynı” dedi.

Analiz, Mars kabuğunda yaklaşık 10 ila 20 km derinlikte su rezervuarları olduğunu ortaya koydu.

UC San Diego Scripps Oşinografi Enstitüsü’nden baş araştırmacı Dr. Vashan Wright, “Mars’taki su döngüsünü anlamak, ikliminin, yüzeyinin ve içinin evrimini anlamak için kritik öneme sahip” dedi.

Profesör Manga, suyun “bir gezegenin evrimini şekillendiren en önemli molekül” olduğunu belirtti. Bu bulgunun, “Mars’ın bütün suyu nereye gitti?” sorusunu yanıtladığını söyledi.

Mars’ın yüzeyine dair çalışmalar, antik çağlarda gezegende nehirler ve göller olduğunu gösteriyor. Ancak üç milyar yıl boyunca bir çöldü.

Bu suyun bir kısmı Mars atmosferini kaybettiğinde uzayda kayboldu. Ancak Dünya’daki suyun büyük ölçüde yeraltında olduğunu söyleyen Profesör Manga, “Mars’ta da durumun böyle olmaması için hiçbir neden yok” diyor.

Insight aracı yalnızca bulunduğu yerin altındaki kabuğa ilişkin kayıt yapabildi, ancak araştırmacılar gezegenin her yerinde benzer rezervuarlar olabileceğini söylüyor.

Bu doğruysa, Mars’ın yüzeyinde 800 metreden daha derin bir tabaka oluşturacak kadar sıvı su olduğu tahmin ediliyor.

Ancak Mars’taki yeraltı suyunun yerinin, Mars’a yerleşme planları olan ve bu sudan yararlanmak isteyebilecek milyarderler için iyi bir haber olmadığını belirtiyorlar.

Profesör Manga bunun nedenini sıvı suyun “yer kabuğunun 10-20 km derinliğinde” olmasına bağlıyor. BBC’ye yaptığı açıklamada, “Mars’ta 10 km derinlikte bir delik açmak, (Elon) Musk için bile zor olurdu” diyor.

Bu keşif, Mars’ta bir zamanlar yaşam olduğuna dair kanıt bulmak için devam eden araştırmalara yol gösterici olabilir.

Manga, “Sıvı su olmadan yaşam olmaz” dedi. “Yani Mars’ta yaşanabilir ortamlar varsa, bunlar şu anda yerin derinliklerinde olabilir.”

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Akşener, Kılıçdaroğlu Ve Özdağ’ın Sözlerini Yargıya Taşıyor

Eski İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın kendisi hakkındaki sözlerini yargıya taşıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, Meral Akşener hakkında, “Bu topraklarda ihaneti de görebiliyoruz”, Ümit Özdağ’ı ise “2018’de Erdoğan’ı bilerek cumhurbaşkanı seçtirdi” ifadelerini kullanmıştı.

Sözcü yazarı Aytunç Erkin, Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’ndan şikayetçi olacağını Ümit Özdağ’ı ise dava edeceğini yazdı. Akşener’le telefonda görüştüğünü belirten Erkin, Akşener’in “Avukatımla birlikte hem Kemal Kılıçdaroğlu’nu hem de Ümit Özdağ’ı mahkemeye vereceğim. Çünkü ‘ihanet’ ve ‘ahlaksızlık’ çok ağır iki söz. Çok ağır söz ve benim bunları kaldırmam mümkün değil” dediğini belirtti.

Akşener devamında, “Bundan sonra madem böyle işte böyle. Dilekçe çalışıyorum şu anda daha vermedim ama mahkemeye vereceğim. Dolayısıyla annemin amcası Yemen şehidi, babamın amcası İstiklal madalyalı Atatürk’ün arkadaşı bunu benim ailemin kaldırması mümkün değil. Dolayısıyla dün de ‘ahlaksızlık’ dedi Kılıçdaroğlu ve mahkemede hesaplaşacağız kendisiyle. Her şeyin nasıl olduğunu çok açık, net ve kendi içimde tuttuğum her şey dahil dilekçede olacak. Ümit Özdağ’ı da veriyorum. Ona da bugüne kadar çok hoşgörülü davrandım. Bir parti kurdu, bizden ayrıldı. Mümkün olduğunca dikkat ettim. Ama bugün itibarıyla onu da veriyorum ki yalanlamamıştım onun kurduğu cümleleri. Mahkemede yalanlayacağım Özdağ’ı da. Hep beraber göreceğiz. Bana iftira atan elinde belge bilgi olduğunu iddia eden herkesi mahkemeye vereceğim. ‘Getir bakalım belgeni’ diye. Herkes kaçıyor” dedi.

“Altılı Masa’da bilmediğimiz konuları mı açıklayacaksınız?” sorusuna ise Akşener, “Valla bilmiyorum okuyunca göreceksiniz. Kimseye söylemedim ilk kez sana söylüyorum. Bunları yazabilirsin. ‘İhaneti’ asla kaldıramayacağımı yazabilirsin. En son sözlerinden sonra Tayyip Erdoğan’ı nasıl seçtirdiğimi anlatıyor, bu kadar yalanı nasıl bir araya getiriyor, Ümit Bey bunu ispatlayacak. Anayasa yapmışım ben DEM’le! Ahmet Erozan, Nuri Okutan benden habersiz ne çalışmalar yapmışlar, mahkemede ortaya çıkacak, anlatacaklar. Sabrın çok berbat bir duygu olduğuna kanaat getirdim” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu ve Ümit Özdağ ne demişti?

Önceki CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, KısaDalga’ya haftasonu verdiği röportajda, Meral Akşener’in haziran ayında sürpriz bir kararla Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na gidip Erdoğan’la görüşmesine ilişkin şunları söylemişti:

“6 lider Türkiye’yi nasıl yöneteceğimiz konusunda bir ortak mutabakat metni üzerinde anlaşmışsak (ki bu metin bizim demokrasi tarihimiz açısından çok değerlidir), Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçişte yapılacak Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmışsak masadan kalkma ve tekrar masaya dönme süreci yaşamamalıydık. Sayın Akşener’i daha sonraki süreçte Saray’da görünce doğrusunu isterseniz şaşırmadım… Yaşadığımız bu topraklarda maalesef ihaneti de görebiliyoruz.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise bir Youtube kanalında 2018 genel seçimleri sürecini anlatırken, seçimden bir ay önce Meral Akşener’in danışmanlarından olan bir anket şirketi sahibinin kendisini ‘dinlenilemeyen’ bir odaya götürüp “Bana nedenini sorma, adamı cumhurbaşkanı seçiyoruz” dediğini öne sürmüştü.

Paylaşın

ABD’den Türkiye’ye “Rusya” Uyarısı

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, ABD’nin Türkiye’den Rusya’ya giden askeri malzemeden hala endişe duyduğunu belirterek, Ankara’yı bu ihracatı önlemek için işbirliğini arttırmaya çağırdı.

Jeff Flake, “Bu bizim için bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve bunu sık sık ve tutarlı bir şekilde dile getiriyoruz. Buradaki muhataplarımızla konuştuğumuzda, amacımızın Rusya’nın savaş yürütme kabiliyetinin engellenmesini sağlamak olduğunu vurgulayacağız” dedi ve ekledi:

“Hala Türkiye üzerinden gelen önemli kalemler görüyoruz. Dolayısıyla orada daha iyi bir işbirliği arıyoruz ve pek çok açıdan bunu elde ediyoruz. Rusya’nın şikayetçi olduğunu biliyorum, bu da iyi bir işaret.”

ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeff Flake, Türkiye’deki görevinin sonuna yaklaşırken İstanbul’da gazetecilere açıklamalarda bulundu. Flake, “İran ile herhangi bir ilişkisi bulunan tüm müttefiklerimizden gerilimin yatışması için çaba göstermelerini istiyoruz. Bu ülkelere Türkiye de dahil” dedi.

“Türk muhataplarımız tansiyonun yükselmemesini sağlamak için ellerinden geleni yapıyorlar” diyen Flake, “Gerilimin tırmanmayacağı konusunda bizden daha emin görünüyorlar” diye ekledi.

Türkiye – ABD ilişkilerinin şu an önceki döneme göre daha iyi durumda olduğunu belirten ABD Büyükelçisi, bu ay başında ABD ile Rusya arasında Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen tutuklu takasına işaret etti. Flake, Türk tarafının müzakerelerde değil, lojistik alanında yer aldığını ve önemli bir rol oynadığını söyledi.

Gazze’ye de değinen Jeff Flake, Gazze’de durumun “çok zor” olduğunu, Cumhurbaşkanı  Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söyleminin, Türkiye’nin bu konuda muhatap rolü oynamasını zorlaştırdığını ifade etti.

Büyükelçi, Ankara ile Washington arasında Gazze konusundaki görüş ayrılıklarının, ABD yönetiminin aktif bir şekilde ateşkes çağrısı yapmaya başlamasıyla azaldığını, ancak hala devam ettiğini kaydetti.

Jeff Flake, ABD’nin Türkiye’den Rusya’ya giden askeri malzemeden hala endişe duyduğunu belirterek, Ankara’yı bu ihracatı önlemek için işbirliğini arttırmaya çağırdı.

Jeff Flake, “Bu bizim için bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor ve bunu sık sık ve tutarlı bir şekilde dile getiriyoruz. Buradaki muhataplarımızla konuştuğumuzda, amacımızın Rusya’nın savaş yürütme kabiliyetinin engellenmesini sağlamak olduğunu vurgulayacağız” dedi ve ekledi:

“Hala Türkiye üzerinden gelen önemli kalemler görüyoruz. Dolayısıyla orada daha iyi bir işbirliği arıyoruz ve pek çok açıdan bunu elde ediyoruz. Rusya’nın şikayetçi olduğunu biliyorum, bu da iyi bir işaret.”

Paylaşın

ABD, İran’ın Misillemesi İçin Tarih Verdi: Bu Hafta Olabilir

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, İran’ın İsmail Haniye ve Fuad Şükür suikastlerine cevabının “bu hafta olabileceğini” ancak “İran ya da vekilleri tarafından bir saldırı olursa bunun neye benzeyeceğini şu anda kestirmenin zor olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye, 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğramıştı. İran ve Hamas saldırının arkasında İsrail’in olduğunu belirtmiş, Tahran, Tel Aviv yönetimine karşılık vereceğini kaydetmişti. Hizbullah komutanlarından Fuad Şükür, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetmişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin güdümlü bir füze denizaltısını Ortadoğu’ya gönderdi ve USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubuna bölgeye daha hızlı gitmesi talimatı verdi.

Savunma Bakanlığı tarafından Pazar günü açıklanan bu hamleler, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da ve üst düzey bir Hizbullah komutanı Fuad Şükür’ün Beyrut’ta öldürülmesinin ardından bölgede yükselen gerilimi yatıştırmaya yardımcı olabilecek bir ateşkes anlaşmasına varmaları için Hamas ve İsrail’e baskı yaptıkları bir dönemde geldi.

Yetkililer bu cinayetler nedeniyle İran ve Hizbullah’ın misilleme saldırılarına karşı tetikte beklerken, ABD de bölgedeki varlığını güçlendiriyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, İran’ın cinayetlere cevabının “bu hafta olabileceğini” ancak “İran ya da vekilleri tarafından bir saldırı olursa bunun neye benzeyeceğini şu anda kestirmenin zor olduğunu” söyledi.

ABD ve müttefiklerinin “önemli bir dizi saldırıya” hazırlandığını söyleyen Kirby, “İsrailli muhataplarımızla olası zamanlama konusunda aynı endişe ve beklentileri paylaşıyoruz. Bu hafta olabilir” dedi.

John Kirby, “Başkan, iş o noktaya varırsa İsrail’i savunmaya yardımcı olacak kapasiteye sahip olduğumuzdan emin” dedi; ancak kimsenin böyle bir tırmanışı görmek istemediğini kaydetti. Kirby gazetecilere ABD’nin son günlerde bölgesel güç pozisyonunu arttırdığını söyledi.

Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder yaptığı açıklamada Austin’ın günün erken saatlerinde İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile görüştüğünü ve Amerika’nın “İsrail’i savunmak için mümkün olan her adımı atma taahhüdünü yinelediğini ve tırmanan bölgesel gerilimler ışığında ABD’nin Ortadoğu’daki askeri güç duruşu ve kabiliyetlerinin güçlendirildiğini” belirtti.

Asya Pasifik’te bulunan USS Abraham Lincoln, Ortadoğu’dan ABD’ye dönmeye başlaması planlanan USS Theodore Roosevelt uçak gemisi taarruz grubunun yerini almak üzere bölgeye gönderilmişti. Austin geçen hafta Lincoln’ün ay sonuna kadar Merkez Komutanlığı bölgesine ulaşacağını söylemişti.

Son emrin ne anlama geldiği ya da Lincoln’ün Ortadoğu’ya ne kadar daha hızlı gideceği henüz netlik kazanmadı. Lincoln’de, yine uçak gemilerinde bulunan F/A-18 savaş uçaklarının yanı ıra F-35 savaş uçakları da bulunuyor.

Ryder, USS Georgia güdümlü füze denizaltısının bölgeye ne kadar çabuk ulaşacağı hakkında da bilgi vermedi. Ryder, Austin ve Gallant’ın İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını ve sivillerin zarar görmesini azaltmanın önemini de ele aldıklarını söyledi.

Görüşme, İsrail’in Cumartesi günü erken saatlerde Gazze’de okula dönüştürülen bir sığınağı vurarak en az 80 kişinin ölümüne ve yaklaşık 50 kişinin yaralanmasına neden olan hava saldırısından bir gün sonra gerçekleşti. İran, Hamas lideri İsmail Haniye’nin geçen ay Tahran’da öldürülmesi nedeniyle İsrail’i misilleme yapmakla tehdit ediyor. İsrail suikastın sorumluluğunu ne doğruluyor ne de reddediyor.

Gazetecilere konuşan Kirby ayrıca herhangi bir saldırının zamanlamasının 15 Ağustos’ta yeniden başlaması planlanan Gazze’deki rehine-ateşkes görüşmelerini etkileyebileceğini belirtti. Kirby, Perşembe günü tüm tarafların görüşmelere katılması gerektiğini kaydetti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

2024 Yılının İlk Yedi Ayında 249 Kadın Öldürüldü

2024 yılının ilk yedi ayında 249 kadın erkekler tarafından katledildi. Kadınları öldüren erkeklerin 92’si aile içinde, 39’u boşanma veya ayrılma aşamasında olduğu erkek. Katledilen kadınların 48’i ise şüpheli ölüm.

Haber Merkezi / Kadınların 140’ı ateşli silahla, 52’si kesici aletle öldürüldü. Öldürülen kadınların 121’i evli, 63’ü bekar, 36’sının medeni durumu bilinmiyor. Kadınların 148’i kendi evinde, 8’i çalıştığı yerde, 70’i kamusal alanda öldürüldü.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), 2024 Eylül ve 2024 yılının ilk yedi ayına ilişkin kadın cinayetleri raporunu yayınladı.

Rapora göre; Eylül ayında erkekler tarafından 52 kadın katledildi. Kadınları öldüren erkeklerin 4’ü aile içinde, 6’sı boşanma veya ayrılma aşamasında olduğu erkek. Katledilen kadınların 16’sı ise şüpheli ölüm.

Kadınların 25’i ateşli silahla, 14’ü kesici aletle öldürüldü. Öldürülen kadınların 20’si evli, 12’si bekar, 13’ünün medeni durumu bilinmiyor.

1 Ocak – 30 Haziran ayında 249 kadın erkekler tarafından katledildi. Kadınları öldüren erkeklerin 92’si aile içinde, 39’u boşanma veya ayrılma aşamasında olduğu erkek. Katledilen kadınların 48’i ise şüpheli ölüm.

Kadınların 140’ı ateşli silahla, 52’si kesici aletle öldürüldü. Öldürülen kadınların 121’i evli, 63’ü bekar, 36’sının medeni durumu bilinmiyor. Kadınların 148’i kendi evinde, 8’i çalıştığı yerde, 70’i kamusal alanda öldürüldü.

Paylaşın

ILO’dan Dikkat Çeken Rapor: Gençler Endişeli

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), olumlu ekonomi ve işgücü piyasası sinyallerine rağmen anketlerin gençlerin gelecek konusunda giderek daha endişeli olduğunu duyurdu.

ILO, pek çok gencin iş kaybı, istikrarlı iş, ekonomik durum ve nihai ekonomik bağımsızlık beklentileri konusunda stresli hissettiğini vurgulayarak, küresel olarak genç çalışanların yarısından fazlasının gayrı resmi olarak istihdamda olduğu ifade etti.

Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) yayımladığı raporda 2023’te genç işsizliğinin son 15 yılın en düşük seviyesine indiğini bildirdi.

ILO, “Gençler için Küresel İstihdam Eğilimleri 2024” raporunda geçen yıl dünya çapında 15 ile 24 yaş arasındaki 64,9 milyon kişinin işsiz olduğunu ve bunun yüzde 13’lük bir orana denk geldiğini açıkladı. Bu oranın 2024 ve 2025’te daha da azalacağını öngören ILO, beklentinin önümüzdeki iki yılda genç işsizliği oranının yüzde 12,8’e düşmesi olduğunu söyledi.

Rapora göre rakamlardaki iyileşme, genç işgücüne olan talebi artıran COVID-19 salgınının ardından gelen güçlü ekonomik büyüme oranlarından kaynaklandı. 2023’te genç işsizlik oranları pek çok bölgede pandemi öncesi oranlarına ya da daha düşük seviyelere döndü.

Ancak tablo tüm ülkeler için aynı değil. Arap devletleri, Doğu Asya ve Güneydoğu Asya ve Pasifik ülkelerinde, gençler arasında işsizlik oranının 2023’te 2019’a göre daha yüksek olduğu ortaya kondu.

İstihdam, eğitim veya öğretimde olmayan 15-24 yaş arası gençlerin sayısının endişe verici olduğunu söyleyen ILO, COVID 19 salgını sonrası toparlanmanın tüm bölgelerde eşit şekilde gerçekleşmediğini belirtti. ILO raporda belirli bölgelerdeki gençlerin ve birçok genç kadının ekonomik toparlanmaların faydalarını göremediğini kaydetti.

ILO, gençler için işlerin giderek geçici hale gelmesi ve genç mezunların sayısı ve onlar için uygun iş sayısı arasında artan uçurum konusunda uyarıda bulundu. Çok sayıda gencin istihdam, eğitim veya öğretimde olmadığının altını çizen rapor, gençlerin gelişmiş ya da gelişmekte olan ekonomilerdeki uygun işlere erişim fırsatlarının sınırlı olduğunu belirtti.

ILO başkanı Gilbert F. Houngbo, “Dünya çapında milyonlarca gencin düzgün bir işe sahip olmadığı, bunun sonucunda kendilerini güvensiz hissettiği ve kendileri ve aileleri için daha iyi bir hayat kuramadığı bir dönemde hiçbirimiz istikrarlı bir geleceğe bakamayız” dedi.

Raporda olumlu ekonomi ve işgücü piyasası sinyallerine rağmen anketlerin gençlerin gelecek konusunda giderek daha endişeli olduğunu gösterdiği belirtildi. Pek çok gencin iş kaybı, istikrarlı iş, ekonomik durum ve nihai ekonomik bağımsızlık beklentileri konusunda stresli hissettiğini vurgulayan raporda, küresel olarak genç çalışanların yarısından fazlasının gayrı resmi olarak istihdamda olduğu ifade edildi.

Houngbo, gençlerin yaşadığı stresin mevcut işlerin çoğunun “geçici ve sosyal güvenlikten yoksun” olmasından kaynaklanabileceğini söyledi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın