İYİ Parti’de “Can Atalay” Çatlağı

İYİ Parti Lideri Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti’nin CHP’nin “Can Atalay” çağrısına katılım sağlanmayacağını ifade eden İYİ Partili Kürşad Zorlu’yu yalanlayarak, “ Zorlu, şahsi görüşünü beyan etmiş. Partimizde bu kararlar kurullarda alınıyor” dedi.

Müsavat Dervişoğlu açıklamasının devamında, “Bazı arkadaşlarımızın bağımsız milletvekili gibi davranmalarını, kendilerinin başka bir gerekçeleri yoksa tecrübesizliklerine bağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu’nun açıklamalarına yanıt veren Zorlu, “Şahsi görüşünü açıkladığını ancak parti kararına uyacağını belirterek, “Konuyu başka yerlere çekmenin de bir manası yoktur!” dedi.

İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Can Atalay hakkındaki kararı dolayısıyla TBMM Genel Kurulu’nu 10 Eylül’de tekrar olağanüstü toplantıya çağıracaklarını açıklamasına ilişkin, “Can Atalay için normal yasama dönemi beklenmeli. Oylama da yapıldı zaten” demişti.

Halk TV’den İsmail Saymaz, İYİ Parti Milletvekili Kürşad Zorlu’nun Can Atalay için TBMM’nin olağanüstü toplanmasına karşı olduklarına ilişkin açıklamasını İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’na sordu.

İsmail Saymaz’ın aktardığına göre; Müsavat Dervişoğlu, partinin böyle bir kararının olmadığını belirterek, şöyle dedi: “Zorlu, şahsi görüşünü beyan etmiş. Partimizde bu kararlar yetkili kurullarda alınıyor. Bazı arkadaşlarımızın bağımsız milletvekili gibi davranmalarını, kendilerinin başka bir gerekçeleri yoksa tecrübesizliklerine bağlıyoruz.”

“Konuyu başka yerlere çekmenin…”

Müsavat Dervişoğlu’nun açıklamalarına yanıt veren İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, şu ifadeleri kullandı: “Benim Can Atalay konusunda tavrım nettir. Yargıtay önüne arkadaşlarımızla birlikte giderek Anayasa kitapçığını ilk biz teslim ettik. İlk önergeyi de sanırım ben verdim. Ancak gelinen noktada onun da haklılığına zarar getirebilecek bazı görüntüler meydana gelmektedir.

İlk olağanüstü toplantıya katıldım. Bu kez ise yeni bir gerginliğin daha da olumsuz yansıyacağını düşünmekteyim. Bu benim şahsi görüşümdür ve ancak daha önce de ifade etiğim gibi partimin resmi görüşü esastır ve yetkili kurullarımızda bir karar alınır ise elbette buna saygı duyarak katılırım. Konuyu başka yerlere çekmenin de bir manası yoktur!”

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten “İstifa Etti” İddiasına Yalanlama

Bir süredir gündemde olan istifa söylentilerine açıklık getiren Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Anlaşılan yapılan resmi açıklamalar yetmemiş, bir de buradan yazayım! İstifa etmedim. Dolaşıma koyulan senaryolar doğru değildir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ekonomi yönetimi bir ekip ruhuyla çalışıyor. Aldığımız büyük ve zor sorumluluğun farkındayız. Bu sorumluluğun bilinciyle her gün daha iyiye ulaşmak için çalışıyoruz… Uydurma hikayelerle ekonomimizin ve piyasalarımızın etkilenmesine asla izin veremeyiz. Yalanlamamıza rağmen hala bu söylentileri çıkartanlar ve yayanlar iyi niyetli olamaz. Lütfen aldanmayın!”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir açıklamada bir süredir gündemde olan istifa söylentilerine açıklık getirdi. Şimşek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Anlaşılan yapılan resmi açıklamalar yetmemiş, bir de buradan yazayım! İstifa etmedim. Dolaşıma koyulan senaryolar doğru değildir. Ekonomi yönetimi bir ekip ruhuyla çalışıyor. Aldığımız büyük ve zor sorumluluğun farkındayız. Bu sorumluluğun bilinciyle her gün daha iyiye ulaşmak için çalışıyoruz. Ekonomik istikrar ve reform programımız başarıyla işliyor ve hedeflediğimiz sonuçları almaya başladık.

“Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir düşüş başladı”

Cari açık daraldı, Merkez Bankası’nın rezervleri iyileşti, KKM’den çıkış hızla devam ediyor, EYT ve depremin bütçe üzerindeki etkilerini giderecek tedbirleri alarak bütçe dengesini iyileştiriyoruz ve en önemlisi fiyat istikrarı hedefine doğru güçlü adımlarla ilerliyoruz. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir düşüş başladı. Bu zorlu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere kuvvetli desteğini her zaman hissediyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aziz milletimizin refahını kalıcı olarak artırmak tek hedefimizdir.

Milletimize hizmet dışında başka hiçbir amacımız ve misyonumuz yoktur. Görevimizin sorumluğu ve bilinci omuzlarımızdayken, periyodik uydurma hikayelerin masa başında imalatı, yolumuzun doğru olduğunu gösteriyor. – Uydurma hikayelerle ekonomimizin ve piyasalarımızın etkilenmesine asla izin veremeyiz. Yalanlamamıza rağmen hala bu söylentileri çıkartanlar ve yayanlar iyi niyetli olamaz. Lütfen aldanmayın!”

Paylaşın

2023 Yılında 3,4 Milyon Kişi İller Arasında Göç Etti

Türkiye’de 2023 yılında 3 milyon 450 bin 953 kişi iller arasında göç etti. İller arası göç edenlerin 1 milyon 179 bin 171 kadın, 1 milyon 653 bin 782^si ise erkek.

Haber Merkezi / İstanbul 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il olurken, 232 bin 700 kişi ile Ankara, 147 bin 765 kişi ile İzmir, 118 bin 356 kişi ile Antalya ve 95 bin 935 kişi ile Bursa takip etti.

İstanbul Planlama Ajansı (İPA) İç Göç İstatistikleri 2024 araştırması sonuçlarını açıkladı. Buna göre; 2023 yılında 3 milyon 450 bin 953 kişi iller arasında göç etti. İstanbul, geçen yıl 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 232 bin 700 ile Ankara, 147 bin 765 ile İzmir, 118 bin 356 ile Antalya ve 95 bin 935 ile Bursa takip etti.

Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımı incelendiğinde, İstanbul en çok göç alan il oldu. İstanbul, 2022 yılının iller arası göç eden nüfusuna bakıldığında yüzde 7,1 artarak 412 bin 707 kişi göç aldı.

İstanbul son 10 yılda 4 milyon 512 bin 615 kişi göç aldı, 4 milyon 825 bin 914 kişi ise İstanbul’dan göç etti. İstanbul’un en çok göçü 2018 yılında verdiği görüldü. 2018 yılında İstanbul, 595 bin 803 kişi göç verdi. En çok göçünü ise 498 bin 676 ile 2019 yılında aldığı görüldü.

İstanbul’dan göç edilen ilk 5 şehir sıralamasına bakıldığında son on yılda Kocaeli’nin ilk sırada yer aldığı görüldü. İstanbul’un il sıralamasına göre Kocaeli’ne 284 bin 458, Tekirdağ’a 244 bin 122, Ankara’ya 211 bin 526, İzmir’e 190 bin 602 ve Tokat’a 183 bin 064 göç verdiği görüldü.

Son 10 yılda İstanbul’a göç eden ilk 5 şehir sıralamasına bakıldığında Ankara’nın ilk sırada yer aldığı görüldü. İstanbul il sıralamasına göre, Ankara’dan 207 bin 287, Tokat’tan 191 bin 010, Kocaeli’nden 177 bin 581, İzmir’den 160 bin 661 ve Ordu’dan 142 bin 890 göç aldığı görüldü.

Son 5 yılda Türkiye’de göç etme nedenine göre iller arası göç incelendiğinde, aile fertlerinden birine bağımlı göç yüzde 21,3 ile ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yüzde 17,0 ile eğitim, üçüncü sırada yüzde 16,9 ile daha iyi konut ve yaşam koşulları yer aldı.

Türkiye’de 2023 yılında cinsiyete göre en önemli göç etme nedenleri incelendiğinde erkeklerde yüzde 15,6 ile daha iyi konut ve yaşam koşulları, kadınlarda ise yüzde 20,1 ile aile fertlerinden birine bağımlı göç olduğu görüldü. Göç etme nedeni eğitim olan göçlerde kadınların daha yüksek bir orana sahip olduğu görüldü.

Türkiye’de 2023 yılında, yaş gruplarına göre göç etme nedenleri incelendiğinde, 15-34 yaş grubunun en önemli göç nedeni eğitim oldu. Eğitimi sırasıyla iş bulmak, tayin, doğal afet ve daha iyi konut ve yaşam koşulları takip etti.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze Nüfusunun Yüzde 90’ı Yerinden Edildi

Gazze Şeridi’ndeki nüfusun yüzde 90’ını yerinden edildiğini açıklayan Birleşmiş Milletler (BM) Özel Koordinatör Yardımcısı Muhannad Hadi dün yaptığı açıklamada, “Aileleri, genellikle ateş altında ve yanlarında taşıyabildikleri az sayıda eşyayla, giderek daralan bir alana tekrar kaçmaya zorluyorlar” dedi.

Filistinli sivillerin barınaklarının ve insani yardım malzemelerinin ellerinden alındığını ve tıbbi yardımdan mahrum bırakıldıklarını kaydeden Hadi, “Önümüzdeki yol acil olduğu kadar nettir: Sivilleri koruyun, rehineleri serbest bırakın, insani erişimi kolaylaştırın, ateşkes üzerinde anlaşın” diye ekledi. Hadi, İsrail’in sadece bu ay 12 tahliye emri verdiğini dile getirdi. Gazze Şeridi’nde 2,1 milyon kişi yaşıyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 42 artarak 40 bin 265’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 163 artarak 93 bin 144’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

ABD, Katar ve Mısır Kahire’de bir ateşkes anlaşması üzerinde uzlaşmaya varmak için çabalarken, Gazze Şeridi’ndeki çatışmalar bugün de sürüyor.

Gazze’deki molozların temizlenmesi en az 15 yıl sürer

Ayrıca Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki molozların temizlenmesinin en az 15 yıl süreceğini ve yaklaşık 600 milyon dolara mal olacağını bildirdi. BM’nin son raporunda, 9 aydır süren savaşta İsrail bombardımanları nedeniyle Gazze Şeridi’nde en az 40 tonluk moloz oluştuğu belirtildi.

Bu moloz yığınının temizlenmesinin en az 15 yıl süreceği ve işlemin 500 milyon ila 600 milyon dolara mal olacağı aktarıldı. Gazze’de 137 bin 297 binanın hasar gördüğü, bunlardan en az dörtte birinin yıkıldığı, yaklaşık onda birinin ağır hasar aldığı, üçte birininse orta derecede hasarlı olduğu bildirildi.

BM’nin değerlendirmesinde molozların dökülmesi için 250 ila 500 hektarlık devasa bir depolama alanının gerekeceğine işaret edildi. Okulların, sağlık tesislerinin, yolların, kanalizasyonların ve diğer kritik altyapıların İsrail saldırıları sonucu büyük zarar gördüğü belirtildi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Gazze’nin yeniden inşasının olası maliyetinin ocakta yapılan tahminlerin iki katına çıktığına ve bu sayının savaşta her gün arttığına dikkat çekti. UNDP’nin mayısta yayımladığı raporda, Gazze’de savaş sırasında yıkılan evlerin yeniden inşasının en iyimser senaryoda 2040’a kadar sürebileceği aktarılmıştı.

Bölgedeki çatışmaların Gazze Şeridi’ndeki sağlık, eğitim ve refah seviyelerini 1980’deki duruma geriletebileceği ve 44 yıllık kalkınmanın etkisini ortadan kaldırabileceği belirtilmişti.

İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki Şucaiyye bölgesinden 9 Temmuz’da çekildiğinde de ardında büyük bir yıkım bırakmıştı. Gazze Şeridi’ndeki sivil savunma ekipleri, saldırılar sonucu bölgedeki binaların yüzde 85’inin kullanılmaz hale geldiğini ve 120 bin kişinin evsiz kaldığını söylemişti.

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu’ndan İmza Engeline Sert Tepki

Metro projelerin bakanlık engeline takılmasına tepki gösteren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Bu siyaset hasımlığı nedir Allah aşkına? Bundan kurtulun. Siyasi kibirden kurtulun. Hasımlıktan kurtulun. Ben her yerde hatırlatacağım. Koltuğu kendi koltuğu zanneden akıl, derhal aklını başına alsın. Benim oturduğum koltuk, millete aittir” dedi ve ekledi:

“Milletin onlara verdiği yetkinin, milletin onlara verdiği bir iradenin kullanıldığı bir alandır. Onun için yüksek adalet, yüksek şefkat, yüksek hoşgörü, yüksek demokrat ruhu; her şeyi taşımakla yükümlüdürler. Ama bunu ne yazık ki biz İstanbul’un birçok konusunda yaşayamıyoruz. O bir imzayı esirgeyenlerin, milyonlarca İstanbul’u metrosuz bırakanların siyaset anlayışı, bu şehre de zarar veriyor, bu ülkeye de zarar veriyor.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı’nda çalışan emekçilerle bir araya geldi. Mahmutbey Bölge Parkı İstasyonu şantiyesinde gerçekleşen buluşmada İmamoğlu’na, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çankaya, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer eşlik etti.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Burada açıklamalarda bulunan İmamoğlu, “20. Yüzyılın başında nasıl ki demir yolları bir milli meseleyse, bugün de metro ve raylı sistemlerde öyle. Bu konu, siyasi meselelere alet edilebilecek bir mesele değildir. Bu konunun dünü, bugünü, yarını iyi planlanarak hareket edilmelidir. Bugün biz varız. Dün başkaları vardı. Yarın da başkaları olabilir bu koltuklarda” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şunları söyledi: “Bu koltuklar, millete ait koltuklardır. Alınacak veya alınmayacak bütün kararların, milletimizin yaşamına olan pozitif ya da negatif etkisi hesap edilmelidir. Onun için günlük siyasi çıkarlara, menfaatlere alet edilmemesi şarttır. Vatandaşın bir bölümünü ödüllendirilip, diğer bölümünün cezalandırılması gibi akıl dışı konulara alet edilmiştir geçmişte metro meselesi bile. Bu yanlışları gördük, yaşadık. Örneğin; projesi bakanlıkça onaylanmış, kredisi hazırlanmış, sadece tek bir imzaya kalan Sefaköy-Küçükçekmece-Avcılar-Beylikdüzü-Büyükçekmece-TÜYAP Metrosu’na yönelik engelleme, bizi derinden üzüyor ve gerçekten sarsıyor. Bir vatandaş olarak sarsıyor.”

Sadece tek bir imzaya kalan Sefaköy-Küçükçekmece-Avcılar-Beylikdüzü-Büyükçekmece-TÜYAP Metrosu’nun 2 yıla yakındır yatırım planına alınmadığını belirten İmamoğlu, şunları söyledi: “Az önce bahsettiğim o 3,5 milyonluk nüfusu, bir başka koldan Esenyurt’u da içine katarak, bir başka koldan İstanbul’un merkezine bağlayacağını dört gözle bekleyen 2 belediye başkanımız burada hem Esenyurt hem Avcılar.

Sadece iki belediye başkanımızın resmi nüfusu 1,5 milyon. Ne yazık ki ülkemizde, şehrimizde artık bir ‘gayri resmi nüfus’ diye kayıt altına aldığımız utanç verici bir istatistik konuşuyoruz. İki ilçe, 2 milyonun üzerinde. Bu kadar basit. Yani Beylikdüzü’nü katmıyoruz, Büyükçekmece’yi katmıyoruz, Başakşehir’in büyük bölümünü katmıyoruz, Küçükçekmece’yi katmıyoruz. Bunları kattığınızdaki nüfusa bakar mısınız? Ve bu engelleniyor. 2 yıla yakındır yatırım planına alınmıyor. Üzüntü verici.

Paylaşın

Kulis: AK Parti’de Moraller Bozuk

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de tablo pek iç açıcı değil. Partide milletvekilleriyle il yönetimlerinin birbirlerinden şikayetçi olduğu iddia edildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) 23. kuruluş yıldönümü, partinin kongre merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla kutlandı. Törenin ardından 2 milletvekili ve 13 belediye başkanı AK Parti’ye katıldı. Törende partiye katılanların rozetlerini Erdoğan taktı.

Gazete Pencere’den Nuray Babacan, AK Parti’nin kuruluş yıldönümünün ardından partide neler yaşandığını kaleme aldı. Babacan “AK Parti’nin kuruluş yıldönümünde yaratılmak istenen hava geçtikten sonra ortaya çıkan tablo pek iç açıcı değil” dedi. AK Parti’de kavgalı isimlerin olduğunu aktaran Babacan, “İllerin milletvekilleri de birbiriyle kavgalı” diye yazdı.

Babacan’ın yazısından öne çıkanlar şöyle: “AK Parti’nin kuruluş yıldönümünde yaratılmak istenen hava geçtikten sonra, ortaya çıkan tablo pek iç açıcı değil. Tüm illerde yerel seçimlerde ortaya çıkan halen de devam eden acayip çekişmeler var. Şimdiki çekişmenin nedeni de kongre sürecinde görevden alınan il yönetimleri ve yerlerine vekaleten kimin atanacağı sorunu. İller birer birer tasfiye ediliyor. Önümüzdeki yıl yapılması planlanan kongre öncesinde ‘bir nevi kayyum’ atanıyor.

Kongre süreci bu geçici yönetimlerle tamamlanacak. Yerel seçim başarısızlığının ardından el çektirilen illerin sayısı 20’yi geçti. Partiyi kongreye götürecek yeni il yönetimlerine gelince. Milletvekillerinin konsensüsü söz konusu değil. Teşkilat Başkanı elinde birkaç isimle saraya gidiyor. Bu isimler içerisinden Erdoğan’ın uygun gördüğü isim atanıyor. Tepeden yapılan bu atamalar, ‘Bu kafayla gidersek kepenk kapatırız. İller bu atamalar yüzünden kaynıyor’ yorumlarına neden oluyor.

Bu arada her görevden alma anonsunda gözler, Ankara ve İstanbul yönetimlerine çevriliyor. Çünkü partide yerel seçim başarısızlığı nedeniyle görevden alınacaklar arasında bu iki yönetimden bahsediliyordu. Gecikme için ‘Cumhurbaşkanı bu yönetimler için uygun isim bulamadı, önerilen isimlere ikna olmadı’ yorumu yapılıyor. İktidar partisinin geçici il başkanı için isim bulmaması da manidar! Hemen ekleyelim. Milletvekilleriyle il yönetiminin açıktan kavga ettiği illerden biri de İstanbul. İl yönetimi ile milletvekilleri arasındaki kriz, parti içinde açık açık konuşuluyor.”

“Tam bir başıbozukluk var…”

Anlatılan o ki; illerde düzenli yapılan il danışma toplantıları artık yapılamaz olmuş. Birincisi toplantıya katılanlar birbiriyle sorunlu. İkincisi bu toplantılar vatandaşların sorunlarını dinlemek için yapılıyordu. Ortaya çıktı ki, toplantıya katılanlar sürekli hükümeti eleştiriyor. Ayrıca bazı illerde seçmenin buna bile tenezzül etmeyip, toplantılara da katılmadığı anlatılıyor.

Hala eski alışkanlıkla, TBMM tatile girince seçim bölgelerinde çalışmaya gitme planı yapan milletvekillerinin hayal kırıklığına uğradığı anlatılıyor. Bir milletvekili, ‘İl yönetimini aradım, ‘hafta sonu ilde olacağım, ne program yapacağız?’ diye sordum. ‘Bir program yok, burada kimse yok’ yanıtı aldım. ‘Düğün veya cenaze de mi yok?’ dedim. Tam bir başıboşluk var…’ diye sitem ediyor.

Anlaşılan metal yorgunluğu her yerde yaşanıyor. Yanlış ekonomik ve siyasi kararlar, yanlış aday belirleme gibi hataların faturası kendilerine kesilen il yönetimleri belli ki küskün. Görevden alınmayı bekleyen bu yönetimlerin program yapmaya hevesli olmasını beklemek de hata sanırım.”

Paylaşın

Son Bir Yılda Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 40 Arttı

TOBB’un temmuz ayı kurulan – kapanan şirket istatistiklerin göre, son bir yılda kapan şirket sayısı yüzde 39,8, aynı dönemde kurulan şirket sayısı ise yüzde 4,2 oranında arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Temmuz ayına ilişkin kurulan – kapanan istatistiklerini açıkladı.

Buna göre; 2024 yılının ilk 7 ayında, geçen yılın ilk 7 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 14,5 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 31,3 kurulan kooperatif sayısı yüzde 8,2 azaldı.​ 2024 yılının ilk 7 ayında, geçen yılın ilk 7 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 28,3 kapanan kooperatif sayısı yüzde 9,1 artarken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 36,8 azalış görüldü.

Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 4,2 oranında arttı. Kurulan kooperatif sayısı yüzde 5,3 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1 azaldı. Temmuz ayında, kapanan şirket sayısı geçen yılının aynı ayına göre yüzde 39,8 kapanan kooperatif sayısı yüzde 12,4 oranında artarken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 41,5 azalış oldu.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 47, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 61,7 kurulan kooperatif sayısı yüzde 74,5 oranında arttı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 42,9 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 56,5 kapanan kooperatif sayısında yüzde 35,1 artış gerçekleşti.

Bayburt ve Ardahan’da şirket kurulmadı

Temmuz ayında kurulan toplam 9.980 şirket ve kooperatifin yüzde 86,2’si limited şirket, yüzde 11,1’i anonim şirket, yüzde 2,7’si ise kooperatif. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 35,8’i İstanbul, yüzde 10,9’u Ankara, yüzde 5,9’u İzmir’de kuruldu. Bu ay Bayburt ve Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmedi.

2024 yılında toplam 63.972 şirket ve kooperatif kuruldu. Bu dönemde kurulan toplam 55.313 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 72,1’ini, 7.071 anonim şirket ise yüzde 27,9’unu oluşturmakta. Temmuz ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Haziran ayına göre yüzde 35,3 oranında arttı.

Temmuz’da şirket ve kooperatiflerin 3.364’ü ticaret, 1.399’u imalat ve 1.352’si inşaat sektöründe kuruldu. Temmuz’da kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 447’si inşaat, 374’ü toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 127’si imalat sektöründe.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 1.051’i toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 421’i imalat, 307’si inşaat sektöründe. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 597’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 273’ü inşaat, 157’si imalat sektöründe.

Temmuz’da kurulan 267 Kooperatifin 180’i Konut Yapı Kooperatifi 46’sı İşletme Kooperatifi, 11’i Turizm Geliştirme Kooperatifi olarak kuruldu. Temmuz’da kurulan 681 yabancı ortak sermayeli şirketin 434’ü Türkiye, 22’si İran, 17’şer tanesi Almanya ve Çin ortaklı olarak kuruldu.

Kurulan 681 yabancı ortak sermayeli şirketin 91’i anonim, 590’ı limited şirket. 2024 yılında kurulan şirketlerin 561’i Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 210’ar adet olmak üzere İşletme ve diğer idari danışmanlık faaliyetleri ve İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı sektöründe kuruldu.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 77,1’ini yabancı sermayeli ortak payını oluşturmakta.

Paylaşın

İYİ Parti’den CHP’nin “Can Atalay” Çağrısına Ret

İYİ Parti Milletvekili Kürşad Zorlu, Ekol TV’de yaptığı açıklamada, CHP’nin Can Atalay için TBMM’yi tekrar olağanüstü toplantıya çağırma girişimine katılmayacaklarını ifade etti.

Kürşat Zorlu, geçmişte yaşanan olağanüstü toplantılarda hoş olmayan görüntülerin ortaya çıktığını hatırlatarak, “Parlamento, bu tür durumlarla anılmamalı. Bu durum beni hem üzüyor hem de mahcup ediyor. Can Atalay için normal yasama dönemini beklemeliyiz; zaten gerekli oylama da yapıldı” diye konuştu.

Ayrıca, partinin alacağı karara saygı duyacağını belirten Zorlu, “Parlamenter demokrasiye dönüş çağrıları yapılırken, böyle bir ortam yaratılması milletimizin kafasını karıştırıyor. Milletimiz haklı olarak, ‘Böyle mi parlamenter sisteme döneceksiniz?’ diye soruyor. Ben, bu toplantıya katılarak gergin ve kavgacı bir ortamda bulunmak istemiyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis’i 10 Eylül’de bu gündemde yeniden olağanüstü gündemle toplantıya çağıracaklarını söylemişti. Emir, çağrıyı Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna karar veren AYM kararının TBMM Genel Kurulu’nda okutulması istemine dayandıracaklarını açıklamıştı.

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedilmişti. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatmıştı.

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Meclis’te kavga nasıl başlamıştı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a vermişti.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” demişti. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı vermişti.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşanmıştı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara vermişti. 10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurmuştu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarılmıştı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaşmıştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer almıştı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürmüştü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralanmıştı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açılmış ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralanmıştı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yapmıştı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görülmüştü.

Paylaşın

Hamas, İsrail’e Karşı Taktik Değiştiriyor

İsrailli medya kuruluşu Kanal 12, Hamas’ın örgüt lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin intikamını almak amacıyla yurtdışındaki İsraillilere saldırı düzenleme yönünde stratejik bir karar aldığını öne sürdü.

Filistinli kaynaklara dayandırılan haberde, strateji değişikliğinin, İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesinden sadece iki gün sonra yapıldığı iddia edildi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 42 artarak 40 bin 265’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 163 artarak 93 bin 144’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas’ın, eski lideri İsmail Haniye’ye düzenlenen suikasta misilleme olarak yabancı ülkelerdeki İsraillileri hedef alacağı öne sürülüyor. İsrailli medya kuruluşu Kanal 12’ye konuşan ve kimliklerinin gizli tutulmasını isteyen Filistinli yetkililer, Hamas’ın bu operasyon kararını Haniye’ye 31 Temmuz’da Tahran’da düzenlenen suikasttan iki gün sonra aldığını iddia ediyor.

Kaynaklar, Gazze Şeridi’nden İsrail’e doğrudan saldırı düzenleme kapasitesi azaldığı için örgütün böyle bir strateji değişikliğine gittiğini savunuyor. Hamas’ın İsrailli sivilleri mi yoksa yetkilileri mi hedef alacağının netleşmediği ileri sürülüyor.

Eski Hamas Siyasi Büro Başkanı Haniye, yeni İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak için Tahran’a gittiğinde kaldığı konutta öldürülmüştü. Hamas ve İran, olaydan İsrail’i sorumlu tutmuş ve suikastın ülke dışından bir füze saldırısıyla düzenlendiğini öne sürmüştü.

Tel Aviv yönetimiyse saldırıyı ne üstlenmiş ne de reddetmişti. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, Haniye’nin öldürüldüğü gün ordunun bölgede hava saldırısı düzenlemediğini savunmuştu.

Diğer yandan Amerikan gazetesi New York Times’ın (NYT) haberinde, suikastın Haniye’nin kaldığı odalara yerleştirilen patlayıcılarla düzenlendiği iddia edilmişti. Ancak Hamas’ın İran’daki temsilcisi Halid el-Kaddumi, iddiaları reddederek Haniye’nin bir füze ya da mermiyle öldürüldüğünü savunmuştu.

Ayrıca İran Devrim Muhafızları Ordusu, suikasta ilişkin inceleme raporunda, operasyonun İsrail tarafından tasarlanıp uygulandığını ve ABD’nin buna destek sağladığını iddia etmişti. Raporda suikastın yaklaşık 7 kilogramlık savaş başlığı taşıyan kısa menzilli bir roketle gerçekleştirildiği ileri sürülmüştü. Washington ise suikast planına dahil olduğuna yönelik iddiaları yalanlamıştı.

Öte yandan Hamas, pazar günü Tel Aviv merkezinde düzenlenen bombalı saldırıyı üstlenmişti. Örgüt, saldırganın hayatını kaybettiği ve bir kişiyi yaraladığı olayı Filistin İslami Cihad Örgütü’yle ortak düzenlediklerini savunmuştu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

CHP, Can Atalay İçin TBMM’yi Tekrar Olağanüstü Toplantıya Çağırıyor

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında “10 Eylül’de Meclis’in olağanüstü toplanmasını ve Can Atalay’ın milletvekili olduğunun bir kez de Genel Kurul’da tekraren bildirilmesini, okunmasını talep ediyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçilen ancak Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) tahliye kararına rağmen vekilliği düşürülen Can Atalay’ın durumunu görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni (TBMM) yeniden olağanüstü toplantıya çağırma kararı aldı.

Muhalefet, Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesini geçersiz sayılan AYM kararının okutularak, Atalay’ın özlük haklarının iade edilmesini talep ediyor.

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Meclis’i 10 Eylül’de bu gündemde yeniden olağanüstü gündemle toplantıya çağıracaklarını söyledi. Emir, çağrıyı Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin “yok hükmünde” olduğuna karar veren AYM kararının TBMM Genel Kurulu’nda okutulması istemine dayandıracaklarını açıkladı.

TİP’ten Hatay milletvekili seçildiği halde cezaevinden tahliye edilmeyen Can Atalay hakkındaki AYM kararlarının uygulanmamasıyla ilgili TBMM’de genel görüşme yapılması önerisi oy çokluğuyla reddedilmişti. Önergelerin kabul edilmemesinin ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, birleşimi 1 Ekim Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere kapatmıştı.

Can Atalay için düzenlenen oturumda, TİP Milletvekili Ahmet Şık’a AK Partili milletvekillerin saldırmasıyla başlayan ve ardından çıkan büyük arbedede Şık’ın yanı sıra CHP Milletvekili Okan Konuralp ile DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yaralanmasına neden olan kavga kamuoyunda büyük tepki çekmişti.

Meclis’te kavga nasıl başlamıştı?

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından toplantıyı yönetmekle görevlendirilen TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ ilk sözü Türkiye İşçi Partisi adına İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’a vermişti.

Şık, sözlerine, “Bir tespitle başlayacağım. Sizde hiç utanma yok. Zerre miskal, utanmanız yok, haysiyetiniz yok. O yüzden burada usulü konuşmaya da gerek yok” demişti. O sırada bazı AK Parti milletvekillerinin parmak sallaması ve “şerefsiz” demesi üzerine TİP milletvekili “Hakikat her zaman acıtır, o parmağını kırarız, sensin şerefsiz” yanıtı vermişti.

Bu sırada AK Partili milletvekilleri kürsünün etrafını kuşattı, küçük çaplı itiş kakış yaşanmıştı. Gerilimin artması üzerine TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ oturuma ara vermişti. 10 dakikalık aradan sonra yeniden kürsüye gelen Ahmet Şık, iktidar partisine yönelik eleştirilerini sürdürmüştü.

Şık, “Burada usülü konuşmaya hiç gerek yok. Çünkü anayasasızlığın hüküm sürdüğü, kanunsuzluğun teamül haline geldiği bu ülkede size mevzuat anlatacak falan değilim. Din şarlatanlığınıza, göstermelik milliyetçiliğinize kanan, hırsızlığınızı, hukuksuzluğunuzu görmezden gelenleri makbul vatandaş olarak gören sizlerden en çok duyduğumuz söz, vatan haini, bölücü, hain, FETÖ’cü, terörist. Sizden olmayan herkese terörist dediğiniz için Can Atalay’a da terörist demeniz hiç şaşırtıcı değil. Ama herkes bilsin bu ülkenin en büyük terör örgütü hanedanlık ile devlete çöken işte bu sıralarda oturanlardır” demesi üzerine Bozdağ bir kez daha oturuma ara verdiğini duyurmuştu.

Bu sırada kürsüye yürüyen Alpay Özalan, Ahmet Şık’ın boğazına sarılmıştı. Karşılıklı atılan yumruklardan sonra Şık dengesini yitirirken Özalan da kürsünün çevresinden uzaklaşmıştı. Ancak Özalan ile birlikte kürsüye yürüyenlerden AK Parti Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Eyyupoğlu ve İzmir Milletvekili Eyyup Kadir İnan ön saflarda yer almıştı. TİP Genel Başkanı Erkan Baş da kavga anlarında öne çıkan isimlerdendi. Kürsü çevresindeki şiddet olayları yaklaşık beş dakika sürmüştü.

DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp yaralanmıştı. İktidar partisi milletvekillerinin saldırılarında DEM Parti TBMM Grup Başkanvekili Gülistan Koçyiğit’in kaşı açılmış ve CHP Ankara Milletvekili Okan Konuralp de başından yaralanmıştı. Koçyiğit’e ilk müdahaleyi CHP Ankara Milletvekili Murat Emir yapmıştı. Bu sırada kürsüye çıkan basamaklarda kan izleri görülmüştü.

Paylaşın