Ekonomi Uzmanları: Enflasyon Daha da Yükselecek

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 3 Ocak’ta açıkladığı verilere göre, Aralık ayı enflasyonu bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36’dan fazla artış gösterdi. Bu, enflasyonda son 19 yılın en yüksek seviyesi. VOA Türkçe’ye konuşan ekonomi uzmanları önümüzdeki birkaç ayda enflasyonun daha da yükseleceği öngörüsünde bulundu.

VOA Türkçe’ye Londra’dan Skype üzerinden konuşan gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash, önümüzdeki birkaç ayda enflasyonun daha da artmasını öngörüyor.

Ash, “Lira biraz daha istikrara kavuşsa bile, üretici fiyatı enflasyonu yüzde 80. Yüzde 36 olarak açıklanan tüketici fiyatı enflasyonu ile bu oran arasındaki fark fiyatlama maliyetinin bir kısmının tüketiciye yansıyacağını gösteriyor. Bu nedenle önümüzdeki birkaç ay içinde enflasyon döviz kurunun nasıl olacağından bağımsız olarak yüzde 50 seviyesine yükselecek gibi görünüyor. Yılın geri kalanıysa döviz kuru ve büyümenin nasıl olacağına bağlı” dedi.

Türkiye Merkez Bankası geçtiğimiz günlerde ihracatçıların döviz gelirlerinin yüzde 25’ini Merkez Bankası’na satma zorunluluğu getirdi.

Johns Hopkins Üniversitesi’nden Uygulamalı Ekonomi Bölümü Profesörü Steve Hanke, bu adımı yatırımcı güveni açısından kötü bir işaret olarak yorumladı.

Hanke, “Bu döviz kontrolunun ilk unsuru ve olumsuz bir işaret. Para birimleri ve döviz rezervi durumları zayıf olan ülkelerde yaygın görülen bir şey. Türkiye’nin döviz rezervi pozisyonu negatif. Burada yapılmaya çalışılan negatif net pozisyonun azaltılması için dolar edinmeye çalışmak. Merkez Bankası’nın bilançosundaki delik bu döviz regülasyonlarıyla kapatılmaya çalışılıyor” dedi.

Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından Suudi Arabistan’la da ilişkilerde gerilimi düşürmek amacıyla adımlar atıyor.

Suudi Arabistan Cemal Kaşıkçı cinayetinin ardından resmi olarak olmasa da Türk ürünlerine boykot uygulamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan Şubat ayında Suudi Arabistan’ı ziyaret edeceğini açıkladı.

Gelişmekte olan piyasalar uzmanı Timothy Ash körfez ülkeleriyle gerilimin düşürülmesinin ekonomiye etkisini değerlendirdi.

Ash, “İlişkiler bir yere kadar normalleştirilebilir ancak bu ülkeler yüklü çekler yazmayacaktır. Ucuz birtakım varlıklar olursa, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan bunları satın alacaktır. Çünkü bunlar uzun vadede ilginç yatırım fırsatlarıdır. O nedenle Türkiye Merkez Bankası’na milyarlarca dolar körfez parası aktığını görmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’de halk şu anda bankacılık sistemine güveniyor ama Lira’ya güvenmiyor”

Peki, Türkiye’de bankacılık sektörü krizi atlatabilecek kadar güçlü mü?

Hanke buna, “Türkiye’deki bankacılık sistemi daha önce benzer döviz krizlerini atlattı. Tarihe baktığımızda bankacılık sektörünün iyi manevra yapıp mali açıdan güçlü kalmayı başardığını görürüz. Ama yine de bu tehlikeli bir oyun. Bütün resmin önemli bir parçası da gözümüzü bankacılık sektöründen ayırmamak. Türkiye’de halk şu anda bankacılık sistemine güveniyor ama Lira’ya güvenmiyor. O nedenle Lira’yı dolara çeviriyor ama para hala bankada” sözleriyle yanıt verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin siyasi ve ekonomik geleceğini bir daha asla Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi küresel ekonomik vesayet kurumlarının reçetelerine teslim etmeyeceğini” söyledi.

Steve Hanke de Türkiye için çözümün içerden gelmesi gerektiği görüşünde.

Hanke, “Sanırım bu konuda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la aynı fikirde olma eğilimindeyim. IMF ile anlaşma yenilenmediği zaman bunun iyi bir adım olduğunu düşündüm. Ekonomide yapılacak en iyi şey kendi evinizi toparlamaktır. Çünkü sorunların çoğu ülke içinden kaynaklıdır” dedi.

Türkiye’de ekonomik sorunlar sebebiyle erken seçim çağrılarını da değerlendiren uzmanlara göre, seçimlerin normalde yapılmasının planlandığı 2023, ekonominin mevcut seyri göz önünde bulundurulduğunda fazla uzun bir süre.

VOA Türkçe’ye konuşan uzmanlar, alınan önlemler ve yapılan müdahalelerin ancak bir süre etkili olabileceği görüşünü savunuyor.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatlar 131 Milyar TL’yi Aştı

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Milli İrade Platformu üyesi sivil toplum kuruluşu başkanlarıyla buluştu. Düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Nebati, dün akşam itibarıyla kur korumalı mevduat hesabının büyüklüğünün 131 milyar TL’yi aştığını söyledi.

Bakan Nebati, “Kur korumalı mevduat hesabı çok ciddi bir karşılık buldu. Cuma akşamı itibarıyla 131 milyar lirayı aşan ciddi bir meblağa ulaşıldı. Günde ortalama 10 milyar lira sisteme girdi” ifadelerini kullandı.

Nebati, enflasyon hakkında da açıklamalarda bulundu. “Enflasyon sadece Türkiye’nin değil dünyanın bir baş belasıdır. Onun için bizim de attığımız adımlar var. Küresel ekonominin patinaj çektiği hatta geriye gittiği bir dönemde biz Türkiye olarak sapasağlam yolumuza devam ediyoruz.  Dünya 2020 yılında 3,1 küçüldü. Türkiye 1,8 büyüdü. Türkiye bunu krizi fırsata çevirerek başardı” dedi.

“2023’te tek haneli enflasyonu göreceğiz”

Bakan Nebati, 2023’te tek haneli enflasyonun görüleceğini söyledi, “Üzerimizde bir kambur var; Aralık ayı. Ocak ayında da bir miktar enflasyonla karşı karşıyayız. Ancak bundan sonrası ilk çeyrekten sonraki değişimi hep birlikte yaşayacağız, göreceğiz. Bu enflasyon sıkıntısını sadece biz değil bütün dünya hep birlikte 2022’de yaşayacak ve bunun üstesinden gelen bizler olacağız” ifadelerine yer verdi.

İhracat hedeflerine de değinen Nebati, “Bu yıl da 250 milyar doları aşan bir ihracatla yılı kapatmış olacağız” dedi. Geçen yıl 225 milyar doları aşkın bir ihracat gerçekleştirildiğini söyleyen Bakan, “20 Aralık akşamından sonra her şey değişti. Bundan sonra önünü gören attığı adımların sağlamlığıyla hareket eden, 2023 yılının da hedeflediği noktalara koşar adım gitmesini kanıtlayan bir döneme girdik. Başta sanayi üretim endeksimiz olmak üzere ihracatta rekorlar kırdık” dedi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

2021 Yılında 101 Bin 750 Esnaf İflas Etti

2021 genelinde 81 bin 159 esnafın sicilden terkinini, 20 bin 591 esnafın ise meslekten terkinini yaparak kepenk kapatmak zorunda kaldığını aktaran CHP’li Veli Ağbaba, “Birkaç yandaşı daha fazla zengin etmek için kuru bilinçli bir şekilde köpürten iktidar, 101 bin 750 esnafın iflasına sebep oldu” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Özellikle aralık ayının esnaf iflaslarının pik yaptığı ay olduğunu belirten Veli Ağbaba, “Dolar kurunun 18,40’ı gördüğü aralıkta sadece 13 bin 16 esnaf iflas etti. Yüksek döviz kuruna ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ürün tedarikinde zorlanan esnaf, borç sarmalından kurtulmak için son çareyi ekmek teknesini elinden çıkarmakta buldu. Köpüğün maliyeti 2021 yılında esnafa açlık ve iflas olarak geri dönmüş oldu” dedi.

2021 yılında tescil edilen esnaf sayısının 2020 yılına göre yüzde 21 oranında azalarak 287 bin 550’ye gerilediği bilgisini veren Ağbaba, “Tescil sayısının azalması ve iflas sayılarında yaşanan artışlar, esnafın artık iktidarın ekonomi politikalarına güvenmediğinin de en büyük kanıtı oldu” ifadelerini kullandı.

2022’nin henüz ilk iki haftasını geride bırakmamıza rağmen zamların ardı arkasına kesilmediğine vurgu yapan Ağbaba, “A’dan Z’ye tüm girdi maliyetleri ikiye katlanmış durumda. Henüz kepenk kapatıp, iflasını ilan etmemiş esnaf ise; hem bankalara borçlu hem BAĞ-KUR primlerini yatıramaz haldeler” dedi.

En düşük Bağkur priminin 1726 TL’ye yükseldiğini, esnafın elektrik ve doğalgaza gelen zamlar nedeniyle dükkânında müşterisini karanlıkta karşılamak zorunda kaldığını aktaran Ağbaba’nın konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklama şöyle;

“Esnaf ve Sicil Gazetesi verilerine göre; 2021 yılının genelinde meslekten ve sicilden terkinini yaparak iflas eden esnaf sayısı en az 101 bin 750 olarak kayıtlara geçti. Birkaç yandaşı daha fazla zengin etmek için kuru bilinçli bir şekilde köpürten iktidar, 101 bin 750 esnafın iflasına sebep oldu.

2021 yılının genelinde 81 bin 159 esnaf sicilden terkinini, 20 bin 591 esnaf ise meslekten terkinini yaparak kepenk kapatmak zorunda kaldı. Toplamda 101 bin 751 esnafın iflas ettiği 2021 yılında Aralık ayı, esnaf iflaslarının pik yaptığı ay oldu. Dolar kurunun 18,40’ı gördüğü aralık ayında sadece 13 bin 16 esnaf iflas etti.

Yüksek döviz kuruna ve artan girdi maliyetleri nedeniyle ürün tedarikinde zorlanan esnaf, borç sarmalından kurtulmak için son çareyi ekmek teknesini elinden çıkarmakta buldu. ‘Köpüğün’ maliyeti 2021 yılında esnafa açlık ve iflas olarak geri dönmüş oldu.

Ekonomik krizin pik yapması ve piyasalarda yaşanan güvensizlik neticesinde 2021 yılında tescil edilen esnaf sayısında da azalmaya neden oldu. 2021 yılında tescil edilen esnaf sayısı 2020 yılına göre yüzde 21 oranında azalarak 287 bin 550’ye geriledi. Tescil sayısının azalması ve iflas sayılarında yaşanan artışlar, esnafın artık iktidarın ekonomi politikalarına güvenmediğinin de en büyük kanıtı oldu.

‘Esnaf köşeye sıkışmış durumda’

2022 yılının henüz ilk iki haftasını geride bırakmamıza rağmen zamların ardı arkasına kesilmedi. A’dan Z’ye tüm girdi maliyetleri ikiye katlanmış durumda. Henüz kepenk kapatıp, iflasını ilan etmemiş esnaflar ise hem bankalara borçlu hem BAĞ-KUR primlerini yatıramaz haldeler. En düşük bağ kur primi 1726 TL’ye yükselmiş durumda.

Esnaflar, elektrik ve doğalgaza gelen zamlar dükkânında müşterisini karanlıkta karşılamak zorunda kalıyor. Esnaf pandemi sürecinde çektiği kredilerin faizleri ve piyasaya olan borçları yüzünden adeta köşeye sıkışmış durumda. Esnaf, bugün sattığı ürünü yarın aynı fiyatla yerine koyamamaktan şikâyetçi.  Halen bir umut evine ekmek götürmek için bekleyen, ekmek teknesini terk etmeyen esnaf ise esasında yaşadığı sıkıntılar göz önüne alındığında fiilen iflas etmiş durumdadır.”

Paylaşın

Konut Satışları Bir Önceki Yıla Göre Geriledi

Konut satışları, 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 0,5 azalarak 1 milyon 491 bin 856’ya geriledi. Konut satışlarında İstanbul 276 bin 223 konut satışı ve yüzde 18,5 payla ilk sırayı aldı. İstanbul’u 144 bin 104 konut satışı ve yüzde 9,7 payla Ankara, 86 bin 722 konut satışı ve yüzde 5,8 payla İzmir izledi. En az satış ise 267 konutla Hakkari’de gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın aralık ayı ve 2021 yılına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, konut satışları 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,5 azalışla 1 milyon 491 bin 856 olarak gerçekleşti. Konut satışlarında İstanbul 276 bin 223 konut satışı ve yüzde 18,5 ile en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u 144 bin 104 konut satışı ve yüzde 9,7 pay ile Ankara, 86 bin 722 konut satışı ve yüzde 5,8 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 267 konut ile Hakkari, 377 konut ile Ardahan ve 871 konut ile Bayburt oldu.

Türkiye genelinde konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 113,7 artarak 226 bin 503 oldu. Konut satışlarında İstanbul 39 bin 26 konut satışı ve yüzde 17,2 ile en yüksek paya sahip oldu. İstanbul’u 21 bin 481 konut satışı ve yüzde 9,5 pay ile Ankara, 13 bin 386 konut satışı ve yüzde 5,9 pay ile İzmir izledi. Konut satışlarının en az olduğu il 44 konut ile Hakkari oldu.

İpotekli konut satışları 45 bin 260 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 209,3 artış göstererek 45 bin 260 oldu. Ocak-Aralık döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 48,6 azalışla 294 bin 530 oldu. 2021 yılında toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 19,7 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde diğer konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 98,4 artarak 181 bin 243 oldu. Ocak-Aralık döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 29,3 artışla 1 milyon 197 bin 326 oldu. 2021 yılında toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 80,3 olarak gerçekleşti.

İlk el konut satış sayısı 76 bin 747 olarak gerçekleşti

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 108,0 artarak 76 bin 747 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,7 azalışla 461 bin 523 olarak gerçekleşti. 2021 yılında toplam konut satışları içinde ilk el satışların payı yüzde 30,9 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 116,8 artış göstererek 149 bin 756 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Aralık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,1 artışla 1 milyon 30 bin 333 olarak gerçekleşti. 2021 yılında toplam konut satışları içinde ikinci el satışların payı yüzde 69,1 olarak gerçekleşti.

Yabancılara 58 bin 576 konut satıldı

Yabancılara yapılan konut satışları 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 43,5 artarak 58 bin 576 oldu. 2021 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 3,9 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 26 bin 469 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla 12 bin 384 konut satışı ile Antalya, 3 bin 672 konut satışı ile Ankara izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları 2021 yılı Aralık ayında ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 77,1 artarak 7 bin 841 oldu. Aralık ayında yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı 3 bin 300 konut satışı ile İstanbul aldı. İstanbul’u sırasıyla bin 827 konut satışı ile Antalya, 489 konut satışı ile Ankara izledi.

En çok konut satışı İran vatandaşlarına yapıldı

İran vatandaşları 2021 yılında Türkiye’den 10 bin 56 konut satın aldı. İran’ı, 8 bin 661 konut ile Irak ve 5 bin 379 konut ile Rusya Federasyonu vatandaşları izledi. İran vatandaşları 2021 yılı Aralık ayında ise Türkiye’den bin 462 konut satın aldı. İran vatandaşlarını sırasıyla bin 39 konut ile Irak, 885 konut ile Rusya Federasyonu vatandaşları izledi.

Türkiye genelinde 2021 yılında kadınlar yüzde 34,0 pay ile 506 bin 495, erkekler yüzde 54,9 pay ile 819 bin 730 konut sahibi olurken, yüzde 1,9 pay ile 28 bin 900 konut kadın ve erkek tarafından ortaklaşa alındı.

Paylaşın

IMF Başkanı Georgieva’dan ‘Faiz’ Uyarısı

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, merkez bankalarının enflasyonla mücadele için faizleri yükseltmesinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki uçurumu tehlikeli bir şekilde büyüteceği uyarısında bulundu.

Georgieva, Küresel Kalkınma Merkezi tarafından düzenlenen etkinlikte, küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Enflasyonun endişe kaynağı olduğunu vurgulayan Georgieva, ancak bunun evrensel bir olgu olmadığını, ABD gibi bazı ekonomilerde sorun teşkil ettiğini belirtti.

Georgieva, ülkeler arasındaki tehlikeli ayrışmanın giderek daha fazla kalıcı hale geldiğine dikkati çekerek, enflasyonla mücadeleye yönelik faiz artırımlarının bu ayrışmayı körükleyebileceğini kaydetti.

ABD’de yıllık enflasyon yüzde 7’ye çıkarak yaklaşık 40 yıldır en yüksek seviyesini görmüştü. Federal Reserve de faiz artırımlarına beklenenden daha erken başlanabileceği sinyalini vermişti.

Georgieva bu durumun dolaylı olarak yükselen ekonomileri de etkileyerek ayrışmayı daha da derinleştirebileceğini belirtti. Gelişmiş ülkelerdeki faiz artışları borçlanma maliyetlerini yükselttiği için yükselen ekonomilere yapılan yatırımlarda da sıkışmaya yol açıyor.

Buna ilave olarak Georgieva 2022’de daha fazla belirsizlik öngördüklerini, toparlanma ivmesinin biraz daha zayıf olmasını beklediklerini söyledi.

Georgieva, toparlanmanın zayıflayacağından endişe duyduklarına işaret ederek, dünyanın iki büyük ekonomisi ABD ve Çin’in yazdan bu yana yavaşladığını ve Covid-19 salgınında Omicron varyantının ortaya çıktığını anımsattı.

(Kaynak: Euronews)

Paylaşın

MB’nin Rezervleri Erimeye Devam Ediyor: Son 20 Yılın Dip Seviyesi

Yeni yılın ilk haftasında da Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerindeki düşüş devam ediyor. Bankanın brüt rezervleri, 31 Aralık ile 7 Ocak arasındaki dönemde 1,6 milyar dolar düşüşle 109,4 milyon dolara geriledi.

Haber Merkezi / Bankanın net rezervi de bu dönemde 8,3 milyar dolardan 7,9 milyar dolara geriledi. Swap hariç net rezerv ise eksi 56,4 milyar dolardan -56,9 milyar dolara düştü ve rekor düşük seviyeyi gördü.

Banka, aralıkta 7,3 milyar dolarlık doğrudan, yaklaşık 9 milyar dolar da örtülü rezerv satışı yapmış ve döviz kurlarına müdahale etmişti. Bankanın swap hariç net rezervi aralıkta yaklaşık 19 milyar dolar azalmıştı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Zincir Marketlere Yeni Düzenleme Yolda

Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Taslağı, acil talepleri karşılayacak şekilde birkaç maddelik torba teklif hâlinde Meclis’e sunulacak. Hazırlanan torba teklifle 1.500 metrekareden büyük mağazalar hariç olmak üzere zincir gıda marketlerinde tütün ürünleri, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya ve beyaz eşya satışı yasaklanacak.

Türkiye gazetesinden Yücel Kayaoğlu’nun haberine göre, mahalle bakkalları başta olmak üzere küçük ve orta ölçekli esnafın rekabette zorlandığı zincir marketlere ilişkin yeni kriterler belirlendi. AK Parti, bakkalları zincir marketlerle rekabet edebilir hâle getirecek torba teklif hazırlıklarını başlattı.

Yıllardır tartışılmasına rağmen bir türlü kanunlaştırılamayan Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun Taslağı, acil talepleri karşılayacak şekilde birkaç maddelik torba teklif şeklinde Meclis’e sunulacak. Perakende ticaretle ilgili çerçeve kanun ise bütün paydaşlarla yapılacak değerlendirmelerden sonra gündeme getirilecek.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken de geçtiğimiz günlerde, zincir marketlere ekmek ve sigara satılması yasağı getirilmesini talep etmişti. AK Parti’nin hazırladığı torba teklifle, özellikle zincir marketlerde satılamayacak ürünler belirlenecek.

AK Parti ekonomi kurmayları “Sektör temsilcileri öncelikle bu taleplerinin karşılanmasını istiyor. Artık esnaf, zincir marketlerle baş edemiyor. Rekabet edemiyorlar. Çünkü zincir marketler gidip tarladan ürünü alıyor; aracı yok, getirip rafta satıyor. Veya mesela bir süt fabrikası ile anlaşıyor. ‘Sadece bana üreteceksin’ diyor. Fiyatı belirliyor. Üretim sadece o market zinciri yapılıyor. Üretici de bir anlamda bunlara mahkûm oluyor. Küçük esnaf ise aracılardan alıyor. Nasıl rekabet edecek? Her sektör etkileniyor, zincir market elektronik eşya satıyor, karşı dükkânda aynı ürünleri satan esnaf etkileniyor. Bunlara izin verilmeyecek” dedi.

Hazırlanan torba teklifle, zincir marketlerin açılmasına ilişkin kriterler ile büyüklüklerine göre hangi ürünleri satamayacakları belirlenecek. 1.500 metrekareden büyük mağazalar hariç olmak üzere zincir gıda marketlerinde tütün ürünleri, mobilya, cep telefonu, elektronik eşya ve beyaz eşya satışı yasaklanacak. Züccaciye, tekstil ürünleri gibi mallara da marketlerin büyüklüklerine göre satış yasağı getirilecek.

Paylaşın

Sıfır Araçlar İçin ÖTV Matrah Limitleri Değiştirildi

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile otomotivde sıfır araçlar için alınacak Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) matrah limitleri değiştirildi. Matrah güncellemesiyle birlikte ÖTV oranı düşen otomobillere indirim gelecek.

Düzenleme elektrikli araçları da kapsayacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararla, motor hacmi 1600 silindiri geçmeyen araçlar için yüzde 45, 50, 80 şeklinde üç farklı dilimde uygulanan ÖTV oranlarına ara kademeler eklendi.

Bloomberg HT’ye göre ÖTV matrahları yüzde 25,9 ile yüzde 34,1 arasında değişen oranlarda güncellendi ve bunun fiyatlara yansımasının yüzde 3,33 ile yüzde 16,67 arasında değişmesi bekleniyor.

Dünya gazetesine konuşan Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) Genel Koordinatörü Hayri Erce, matrah düzenlemesinin olumlu ve olumsuz tarafları olduğunu, satışlara ise sınırlı etki yapacağını belirtti.

Erce, “Bu matrah güncellemesinin ocak ayında yapılması, ekonomik öngörülebilirliğin yanı sıra sektörel öngörülebilirliği sağlamak açısından pozitif” diyerek artışların ihtiyacın gerisinde kaldığını ve sınırlı sayıda modele etkisi olacağını aktardı.

EBS Danışmanlık ise bu değişiklik ile hangi araçların fiyatının ne kadar değişmesinin beklendiğini paylaştı: ÖTV matrahları yüzde 25,9, yüzde 34,1 arası güncellenirken fiyatlara yansıması yüzde 3,33 ve yüzde 16,67 arasında değişiyor. Bu güncellemenin yüksek enflasyon ve kur karşısında erimesinin uzun sürmeyeceği aşikar.

Yine eksik, yarım bir düzenleme oldu. ÖTV uygulamasına getirilen iki yeni dilim dışında bu matrah düzenlemesi ilk çeyreği atlatamaz. Bu oranlar vergi tahsilatını arttırmak, kısa vadeli enflasyon rakamını küçük göstermek dışında uzun ömürlü olmayacak. Matrah dönemsel olarak mutlaka güncellenmeli.

Paylaşın

Sanayi Üretimi Kasım’da Beklentileri Aştı

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, sanayi üretimi aylık yüzde 3,3, yıllık yüzde 11,4 arttı. Bu rakamlar piyasa beklentisinin üzerinde. Ekonomistlerin medyan beklentisi aylık yüzde 0,5, yıllık yüzde 8 artıştı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım 2021 Sanayi Üretim Endeksi verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Kasım ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,5, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 12,5 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,0 arttı.

Sanayi üretimi aylık yüzde 3,3 arttı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Kasım ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,6 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,8 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,4 arttı.

Paylaşın

Genel Sağlık Sigortası Primine Yüzde 41 Zam

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 2022’de Genel Sağlık Sigortası (GSS) primini aylık 150,12 lira, emzirme ödeneğini 316 lira, cenaze ödeneğini 1.250 lira, geçici iş göremezlik ödeneğini ise günlük 166,80 lira olarak duyurdu.

Kurum’dan yapılan açıklamaya göre, sigortalı bir işte çalışmayan veya herhangi bir kapsamda sosyal güvencesi olmayan kişiler, 2022’de ayda 150,12 lira Genel Sağlık Sigortası (GSS) primi ödeyerek kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

GSS primini ödeyecek maddi gücü olmayan vatandaşların ise ikametlerinin bulunduğu yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına müracaat ederek gelir testi yaptırmaları gerekecek.

Gelir testi yaptıran kişilerin aile içinde kişi başına düşen geliri brüt asgari ücretin üçte birinin altında ise GSS primleri devlet tarafından karşılanacak. Bu kişiler devlet ve üniversite hastanelerine başvurduklarında sağlık hizmetlerinden ücretsiz faydalanabilecek.

Emzirme ve cenaze destekleri de arttı

Doğum yapması halinde sigortalı kadına veya sigortalı olmayan eşinin doğum yapması halinde sigortalı erkeğe verilen emzirme ödeneği, yeni yılla birlikte 232 liradan 316 liraya yükseltildi.

Emzirme ödeneğinden faydalanabilmek için 4A’lı (SSK) çalışanların doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları priminin yatmış olması, 4B’li (Bağ-Kur) çalışanların ise doğumdan önceki bir yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları priminin yatmış olmasının yanında prim borcunun bulunmaması gerekiyor.

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen ya da sürekli iş göremezlik geliri, malullük, vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken ölenlerin ve en az 360 gün prim bildirilmiş olup da ölen sigortalıların hak sahiplerine verilen cenaze ödeneği de 2022 için 1250 lira oldu.

Asgari günlük kazanç üzerinden hesaplanarak, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık halleri nedeniyle istirahatli olan sigortalılara verilen geçici iş göremezlik ödeneği, 2022’de sigortalıların istirahatli bulundukları günlerde 166,80 lira üzerinden hesaplanacak.

Çırak ve öğrenciler için ise bu hesaplama 83,40 lira asgari üzerinden yapılacak. Bu artıştan, rapor kullanmaya 2021’de başlamış olanlar da yararlanacak.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın