Bitcoin 24 Bin 400 Doların Üzerinde; Shiba Inu, Polygon Yüzde 5’e Kadar Yükseldi

FOMC (ABD Federal Açık Piyasa İşlemleri Komitesi) tutanaklarında enflasyon ve durgunluk tehditlerinin hala devam ettiğinin belirtilmesinden sonra, kripto piyasası hızlı bir düşüş yaşadıktan sonra toparlandı.

Haber Merkezi / Dünyanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin (BTC) yüzde 1,21 düşüşle 24 bin 407 dolara geriledi, Ethereum (ETH) ise Bin 650 doların üzerinde işlem görüyor.

BTC hacmi, son 24 saatte yüzde 17,78 düşüşle yaklaşık 29,04 milyar dolar oldu.

Diğer en iyi kripto para birimleri daha yüksek işlem görüyor. Shiba Inu yüzde 5 artarken, Solana, Cardano, Polygon ve BNB de yatırımcısına kazandırdı.

Küresel kripto para piyasa değeri, son 24 saatte yüzde 1,26 artışla yaklaşık 1,11 trilyon dolar seviyesinde.

Tüm stablecoinlerin hacmi 55.47 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90.69’una tekabül etmekte.

Kripto para birimlerinde son durum:

Bitcoin 24.407 dolar, değer kazancı yüzde 1,21

Ethereum 1.664 dolar, değer kazancı yüzde 1,33

Tether 1 dolar, değer kazancı yüzde 0,01

BNB 312,81 dolar, değer kazancı yüzde 1,60

XRP 0,3961 dolar, değer kazancı yüzde 1,13

Dogecoin 0,08583 dolar, değer kazancı yüzde 1,08583

Cardano 0,3907 dolar, değer kazancı yüzde 1,23

Polygon 1,40 dolar, değer kazancı yüzde 3,10

Polkadot 7,31 dolar, değer kazancı yüzde 2,46

Tron 0,06982 dolar, değer kazancı yüzde 0,74

Litecoin 95,20 dolar, değer kazancı yüzde 1,13

Shiba Inu 0,00001349 dolar, değer kazancı yüzde 5,03

Solana 24,16 dolar, değer kazancı yüzde 1,63

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini Yüzde 8,50’ye Çekti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından, politika faizini 50 baz puan düşürerek yüzde 8,50’ye çektiğini duyurdu. Banka, önceki iki toplantısında faizde bir değişikliğe gitmemişti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Kurul, bu ölçülü indirim sonrası para politikası duruşunun deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir” ifadeleri kullanıldı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmektedir. Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir.

Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmektedir. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin sürdüğü gözlenmektedir. Ayrıca finansal piyasalar, durgunluk risklerine karşı faiz artışı yapan merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaktadır.

Asrın felaketi öncesindeki öncü göstergeler 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmekteydi. Depremin üretim, tüketim, istihdam ve beklentiler üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte orta vadede Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı öngörülmektedir.

Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir.

Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir. Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir.

Uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlanmakla birlikte depremin yol açtığı arz-talep dengesizliklerinin enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması daha da önemli hale gelmiştir.

Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 50 baz puan düşürülmesine karar vermiştir. Kurul, bu ölçülü indirim sonrası para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir. Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilecektir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. TCMB, fiyat istikrarının kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması için Liralaşma Stratejisi’ni tüm unsurlarıyla uygulayacaktır.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

Paylaşın

Bitcoin 24 Bin 100 Doların Altında; Solana, Polygon Sert Düştü

Kripto para piyasalarında dalgalı seyir devam ediyor… Bitcoin (BTC) yüzde 3,23 düşüşle 24 bin 077 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise  Bin 650 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor.

Haber Merkezi / Dünyanın en büyük kripto para birimi olan Bitcoin’in piyasa değeri 465,38 milyar dolar civarında.

Küresel kripto para piyasa değeri ise, son 24 saatte yüzde 2,8 düşerek yaklaşık 1,10 trilyon doların biraz üzerinde seyrediyor.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 60.40 milyar dolar ve bu, 24 saatlik toplam kripto piyasası hacminin yüzde 88.54’üne tekabül ediyor.

Kripto para piyasaları ABD Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı tutanaklarının yayınlanmasını beklerken, Bitcoin 24 bin 300 dolar ile 23 bin 900 dolar arasında yatay işlem görüyor.

Bitcoin ve Ethereum dışındaki kripto para birimlerinde son durum:

Dogecoin 0,08461 dolar, değer kaybı yüzde3,60

Cardano 0,3887 dolar, değer kaybı yüzde3,70

Polygon 1,36 dolar, değer kaybı yüzde6,84

Polkadot 7,15 dolar, değer kaybı yüzde3,76

Tron 0,06919 dolar, değer kaybı yüzde3,37

Litecoin 94,66 dolar, değer kaybı yüzde1,42

Shib Inu 0,00001286 dolar, değer kaybı yüzde4,51

Solana 24,16 dolar, değer kaybı yüzde 6,34

Paylaşın

TCMB Açıkladı: Reel Kesim Güveni Şubat Ayında Arttı

Reel kesim güven endeksi şubat ayında bir önceki aya göre 0,7 puan artarak 102,4 oldu. Verinin 100’ün altında olması, anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin azaldığı, görünümün kötümser olduğu anlamına geliyor.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), İktisadi Yönelim İstatistikleri ve Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) verilerini açıkladı.

Buna göre, 2023 yılı Şubat ayında mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi bir önceki aya göre 1,0 puan azalarak 102,4 seviyesinde gerçekleşti.

Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, mevcut mamul mal stoku, gelecek üç aydaki toplam istihdam ve sabit sermaye yatırım harcamasına ilişkin değerlendirmeler endeksi artış yönünde etkilerken, gelecek üç aydaki ihracat sipariş miktarı, gelecek üç aydaki üretim hacmi ve genel gidişata ilişkin değerlendirmeler endeksi azalış yönünde etkiledi.

Mevsimsellikten arındırılmamış reel kesim güven endeksi bir önceki aya göre 0,7 puan artarak 102,4 seviyesinde gerçekleşti.

Anketi yanıtlama oranı deprem bölgesinde yüzde 61’e geriledi

2023 yılı Şubat ayında İktisadi Yönelim Anketi sonuçları, imalat sanayinde faaliyet gösteren bin 678 iş yerinin yanıtlarının ağırlıklandırılark toplulaştırılmasıyla elde edilerek değerlendirildi.

Reel kesim güveni Şubat ayı ile İktisadi Yönelim Anketi yanıtları 1 Şubat’tan itibaren derlendi. Depremden etkilenen 11 ilde bulunan firmaların ağırlıklı yanıtlanma oranı bir önceki ay yüzde 87 iken Şubat ayında yüzde 61,1’e geriledi.

Verinin 100’ün altında olması, anketin kapsadığı reel kesim temsilcilerinin ekonomik faaliyetlere ilişkin güveninin azaldığı, görünümün kötümser olduğu anlamına geliyor.

Kapasita kullanımı binde 1 arttı

İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 75,7 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsimsel etkilerden arındırılmamış Kapasite Kullanım Oranı (KKO), bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 75,2 seviyesinde kaydedildi.

Paylaşın

Depremlerden Etkilenen Kentlerde İşten Çıkarma Yasağı

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 şiddetindeki depremlerden den etkilenen ve Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında bulunan kentlerde Kovid 19 salgını döneminde olduğu gibi işten çıkarma yasaklandı.

Deprem bölgelerinde kısa çalışma ödeneği üç aya kadar sürecek. Gerekirse bu süre Cumhurbaşkanı kararı ile uzatılabilecek.

Ayrıca deprem bölgesindeki işyerlerinde Sendika Kanunu kapsamındaki yetki tespiti, toplu sözleşmelerin yapılması, uyuşmazlıkların çözümü, grev ve lokavt süreleri de OHAL süresi boyunca uzatıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan “OHAL Kapsamında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Alanına İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi” bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kararnameye göre depremden etkilenen ve OHAL kapsamında bulunan kentlerde pandemi döneminde olduğu gibi işten çıkarma yasaklandı.

Buna göre işveren İş Kanunu’ndaki ‘ahlak ve iyi niyet kurallarına uymamak’, ‘işyerinin kapanması ve faaliyetinin sona ermesi’, ‘belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi’, ‘her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinin sona ermesi’ gibi sebepler dışında çalışanını işten çıkaramayacak.

Bu hükme aykırı hareket eden işveren veya işveren vekiline, sözleşmesi feshedilen her işçi için, fiilin işlendiği tarihteki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacak.

Kısa çalışma ödeneği

İşverenler de işyerlerinin ağır ya da orta hasarlı olduğunu belgelemeleri durumunda, ‘uygunluk tespiti’ beklenmeksizin kısa çalışma ödeneğinden yararlanacak.

Kısa çalışma veya işsizlik ödeneğinden yararlanmayan ve işsiz kalanlar için de OHAL süresini aşmamak kaydıyla İşsizlik Sigortası Fonu’ndan günlük 133,44 TL destek ödemesi yapılacak ve Genel Sağlık Sigortası kapsamında sayılacak.

Toplu sözleşme, grev ve lokavt süreleri de uzatıldı

Deprem bölgesindeki işyerlerinde Sendika Kanunu kapsamındaki yetki tespiti, toplu sözleşmelerin yapılması, uyuşmazlıkların çözümü, grev ve lokavt süreleri de OHAL süresi boyunca uzatıldı.

Paylaşın

Depremler Sonrası TL’yi Korumak İçin 7 Milyar Dolar Harcandı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Kahramanmaraş ve Elbistan’da 6 Şubat’ta meydana gelen yıkıcı  depremlerden sonraki iki hafta içinde Türk Lirası’nın değerini sabit tutmak için rezervlerden 7 milyar dolar harcadığı öne sürüldü.

Reuters haber ajansında yer alan habere göre, devlet politikalarının hassasiyeti nedeniyle adlarının açıklanmasını istemeyen bankacılar, TCMB döviz rezervlerinin önümüzdeki haftalarda baskı altında kalmaya devam edebileceğini belirtti.

Türkiye modern tarihinin en ağır doğal afeti olan 6 Şubat depremleri binlerce kişinin ölümüne ve başta Maraş, Hatay ve Adıyaman olmak üzere güneydeki 10 ilde geniş çaplı yıkıma neden oldu. İstanbul Borsası ise geçici süreliğine kapatıldı.

Ancak 6 Şubat’taki ilk depremden bu yana geçen iki haftalık süre içinde döviz piyasalarında Türk Lirası, ABD Doları karşısında sadece binde 2 oranında değer kaybetti.

Rezervler nasıl değişti?

TCMB verileri, döviz rezervlerinin, 6 Şubat depreminden bir hafta sonra 4 milyar dolar azalarak 125 milyar 600 milyon dolara gerilediğini gösteriyor. Reuters, üç bankacının hesaplamalarının, TCMB döviz rezervinin geçen hafta 3 milyar dolar daha azaldığını ortaya koyduğunu kaydetti.

TCMB, konuya ilişkin açıklama yapmayı reddetti.

VOA Türkçe’nin aktardığı habere göreyse, Reuters’a konuşan bankacılardan biri, TCMB’nin döviz piyasasını “uzun zamandır özellikle ihracattan elde edilen yeni döviz gelirlerini piyasaya aktararak” dengelediğini söyledi. Bankacı, “Rezerv kullanımı uzun zaman sürdürülebilir değil çünkü rezerv yeterliliği düşük. Dövize olan talebi azaltmak için atılan adımların devam etmesini bekliyorum” dedi.

Özellikle lirada 2021 yılı sonundaki tarihi değer kaybından bu yana TCMB döviz rezervlerini kullanmak, hükümetin alışılmışın dışındaki ekonomi politikalarının rutin bir parçası haline geldi.

TCMB, azalan döviz rezervlerini takviye etmek için ihracatçıların elde ettiği gelirin bir kısmını kendisine satmasını şart koşuyor; şirket ve bireyleri ellerindeki dövizi kur korumalı mevduata (KKM) dönüştürmeye teşvik ediyor.

Yetkililer, depremden sonra dövize olan talebi azaltmak için birkaç adım attı. Bankalar, Borsa İstanbul’da türev işlemleri yapmaya çağrıldı. Döviz ve altın işlemlerindeyse alım ve satım arasındaki fiyat farkı arttırılarak talebi sınırlandırma yoluna gidildi.

Reuters’a konuşan bankacılar, TCMB’nin kısa vadede liranın değerini korumak için döviz rezervlerini kullanma baskısı altında kalmaya devam edeceğini kaydetti. Bankacılar, uluslararası yardımların bu baskıyı hafifletmeye yardımcı olabileceğini söyledi.

Mali hizmetler firması JPMorgan, depremlerin binalara ve altyapıya verdiği doğrudan hasarın maliyetinin 25 milyar dolar olduğu tahmininde bulundu ve “uluslararası yardım, lira üzerindeki baskıyı telafi edebilir” dedi.

Faiz indirimi bekleniyor

Türk yetkililer, enflasyonun geçen yıl resmi verilere göre yüzde 85’e ulaşmasına rağmen TCMB’nin faiz oranlarını düşürmesinin yolunu açmak için liranın değerini sabit tutmaya çalışıyor.

Reuters haber ajansının yaptığı ankete göre TCMB’nin perşembe günü faiz oranını 50 baz puan daha düşürerek yüzde 8,5’e indirmesi bekleniyor.

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Halkın Enflasyonu Yüzde 136,3

“İktidarın faiz indirterek tetiklediği yüksek enflasyon süreci tüm hızıyla devam ediyor. Gıda fiyatlarında Haziran 2020’de başlayan yükseliş ivmesi bu yıl şubat ayında da sürdü. Gıda fiyatlarında şubatta bir önceki aya göre yüzde 5,1 oranında artış oldu. 

Böylece gıda fiyatlarındaki aralıksız artış süreci 33 aya çıktı. Gıdada son bir yıllık fiyat artışı ise yüzde 136,3 olarak ölçüldü. Vatandaşlar, faiz indirimlerinin başladığı Eylül 2021’de 100 liraya satın aldığı bir gıda sepetine bu yıl şubat ayında 379 lira ödemek zorunda kaldı.”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu ARGE birimi KAMUAR’ın, “Halkın Enflasyonu Araştırması”nın Şubat 2023 sonuçları açıklandı. Ankara’da bulunan marketlerden düzenli olarak derlenen ve en fazla tüketilen 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepetin esas alındığı araştırmanın Şubat 2023 sonuçları ise şöyle:

“İktidarın faiz indirterek tetiklediği yüksek enflasyon süreci tüm hızıyla devam ediyor. Gıda fiyatlarında Haziran 2020’de başlayan yükseliş ivmesi bu yıl şubat ayında da sürdü. Gıda fiyatlarında şubatta bir önceki aya göre yüzde 5,1 oranında artış oldu.

Böylece gıda fiyatlarındaki aralıksız artış süreci 33 aya çıktı. Gıdada son bir yıllık fiyat artışı ise yüzde 136,3 olarak ölçüldü. Vatandaşlar, faiz indirimlerinin başladığı Eylül 2021’de 100 liraya satın aldığı bir gıda sepetine bu yıl şubat ayında 379 lira ödemek zorunda kaldı.

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, açlık riskini giderek daha da büyütüyor. Eylül 2021’den bu yana kamu çalışanları ve kamu emeklilerinin ücret ve aylıkları enflasyon farkları da dâhil yüzde 141 oranında arttı. Asgari ücretteki artış yüzde 200 oldu, işçi ve bağımsız çalışanların emekli aylıkları ise yüzde 132,2 oranında arttı.

“Eylül ayından bu yana gıda fiyatları yüzde 379,4 oranında arttı”

Faiz indirimleriyle Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği eylül ayından bu yana gıda fiyatları ise yüzde 379,4 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl şubat ayında 389 lira ödemek gerekirken, kamu çalışanı ve emeklisinin Eylül 2021’deki 100 liralık geliri bugün 241 lira, asgari ücretlininki 300 lira, işçi ve bağımsız çalışan emeklisininki ise 232 lira oldu.

Şubatta, gıda fiyatlarındaki artışta yağ dışındaki bütün harcama gruplarında yaşanan yüksek oranlı zamlar belirleyici oldu. Aylık fiyat artışına en büyük katkıyı ise et ve sebze fiyatlarındaki artışlar yaptı.

Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları, şubatta bir önceki aya göre yüzde 4,1 oranında artış kaydetti. Et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 9,6 oranında artış yaşanan şubat ayında süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu fiyatları ise yüzde 2,3 oranında yükseldi. Yağ fiyatlarında ise yüzde 1,9 oranında artış oldu.

Meyve fiyatlarının yüzde 0,2 oranında arttığı şubatta sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 10,1 oranında artış yaşandı.

Bakliyat fiyatlarının yüzde 2,4 arttığı şubatta, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatlarında ise yüzde 0,7 oranında artış kaydedildi.

Böylece, vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için şubatta, bir önceki aya göre yüzde 5,1 oranında daha fazla para ödedi.

Bu yıl şubatta geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 101,6, et-balık fiyatlarında 130,2 süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 116,8 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 62,3 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 156,9, sebze fiyatları ise yüzde 272,5 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 72,9, diğer gıda fiyatları ise yüzde 107,3 oranında zamlandı.

Tarımsal girdi maliyetleri ve tarım ürünü üretici fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarındaki yıllık artışın önümüzdeki aylarda da üç haneli oranlarda kalmaya devam edeceğine işaret ediyor.

Gıda fiyatlarındaki son 12 aylık ortalama fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ise 154,6 oranında artış yaşandı.”

Araştırmanın amacının, gelirinin büyük bir kısmını gıdaya ayırmak zorunda kalan ve enflasyona karşı korumasız, dar ve sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların karşıladığı gerçek enflasyonu ortaya koymak olarak belirtildi.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 103,14

Tarımsal girdi enflasyonu aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,72, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 103,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 103,14 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 116,26 oldu.

Haber Merkezi / Aylık tarımsal girdi enflasyonuna göre 3 alt grup daha düşük, 8 alt grup daha yüksek değişim gösterdi.

Aylık azalışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 8,19 ile enerji ve yağlar ile yüzde 1,87 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 4,49 ile malzemeler ve yüzde 3,41 ile hayvan yemi oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2022 Aralık’a ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksini (Tarım-GFE) açıkladı.

Buna göre, Tarım-GFE’de 2022 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,72, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 103,14, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 103,14 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 116,26 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 0,33, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 3,64 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 94,35, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 104,42 artış gerçekleşti.

Hayvan yemi bir yılda yüzde 117,8 arttı

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 33,98 ile veteriner harcamaları ve yüzde 42,63 ile makine bakım masrafları oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 120,60 ile bina bakım masrafları ve yüzde 117,81 ile hayvan yemi oldu.

Aylık azalışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 8,19 ile enerji ve yağlar ve yüzde 1,87 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 4,49 ile malzemeler ve yüzde 3,41 ile hayvan yemi oldu.

Paylaşın

Bitcoin 24 Bin 500 Dolar Sınırında; Solana Yüzde 12’nin Üzerinde Yükseldi

Kripto para piyasalarında dalgalı seyir devam ediyor… Bitcoin, Ethereum ve XRP inişli çıkışlı işlem görürken, Solana, Shiba Inu ve Cardano yatırımcına kazandıran kripto para birimleri oldu.

Haber Merkezi / Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0,69 düşüşle 24.497 dolara gerilerken, en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise bin 700 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor.

BTC hacmi, son 24 saatte yüzde 50,22 artarak yaklaşık 28,58 milyar dolar oldu. Uzmanlar. 24 bin dolar seviyesinde olan Bitcoin’in güçlü bir destek bulursa, yakın gelecekte 30 bin doları test edebileceğini söylüyorlar.

Küresel kripto para piyasasının değeri, son 24 saat içinde yüzde 0,11 düşerek 1,12 trilyon doların altına geriledi.

Bitcoin ve Ethereum dışındaki kripto para birimlerinde son durum:

Dogecoin 0,08783 dolar, değer kaybı yüzde 0,93

Cardano 0,4066 dolar, değer kazancı yüzde 0,66

Polygon 1,49 dolar, değer kaybı yüzde 2,55

Polkadot 7,51 dolar, değer kazancı yüzde 0,72

Tron 0,07146 dolar, değer kazancı yüzde 1,66

Litecoin 98,08 dolar, değer kazancı yüzde 1,51

Shiba Inu 0,00001348 dolar, değer kazancı yüzde 1,94

Solana 26,58 dolar, değer kazancı yüzde 12,328

Paylaşın

Depremlerin Ekonomiye Maliyeti: Konut Ve Altyapı 45 Milyar Dolar

11 ilde büyük yıkıma ve 40 binin üzerinde can kaybına neden olan Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından hasar tespit çalışmalarında sona yaklaşıldı.

Şu ana kadar depremde yıkılanlar dahil, ağır hasırlı olup yıkılması gereken toplam konut sayısı 384 bini buldu. Çalışmalar tamamlandığında bu sayının 535 binin üzerine çıkması bekleniyor.

Ekonomi gazetesinden Hüseyin Gökçe’nin haberine göre; birinci sınıf inşaat maliyetlerine göre yol, su, elektrik, kanalizasyon gibi altyapı yatırımları dahil 535 bin ev yapımı için arsa payı ve kamulaştırma maliyeti hariç 843 milyar liranın üzerinde harcama yapılması gerekiyor. Bu rakam 2023 yılı bütçe açığının yüzde 30, bütçede kamu kurumlarının tamamının yatırımı için ayrılan 454 milyar liranın ise iki katına yakın bir seviyede. Ayrıca 4 trilyon 470 milyar liralık bütçe harcama kaleminin ise yüzde 18.8’ine karşılık geliyor. Şu ana kadar yapılan hasar tespit çalışmalarında, yıkılan veya yıkılması gereken bina sayısı 105 bine, bağımsız bölüm olarak tanımlanan ev sayısı ise 384 bin 545’e çıktı.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada depremde evi yıkılan vatandaşlar için yapılacak yeni konutların 105 m2 büyüklüğünde olacağını duyurmuştu.

Resmi fiyatlarla 2023 yılı bina inşat maliyet endeksleri m2 başına 6-8 bin lira arasında değişiyor. Bu rakam kaba inşaat maliyeti, yani bina içindeki, banyo, tuvalet, yer döşemesi, armatürler hariç unsurlardan oluşuyor.

İnşaat sektörü kaynakları konutların içinde; parke, lavabo, mutfak dolapları vs gibi alanlara yapılan harcamalarla birlikte günümüz fiyatlarıyla ortalama m2 maliyeti 10 bin lira civarına ulaşıyor.

Yol, kanalizasyon, su, elektrik gibi ana altyapı yanı sıra, cami, okul, sağlık kuruluşu, sosyal tesisler gibi genele yönelik yapılan yatırımların da eklenmesiyle toplam m2 maliyeti 15 bin lirayı buluyor. Bu maliyet unsurlarına, arsa payı veya kamulaştırma bedelleri dahil değil.

Eğer Bakanlığın yeni konut yapımına ilişkin 105 m2’lik projeksiyonu değişmezse, 105 m2’lik bir evin maliyeti altyapı hariç 1 milyon 50 bin lirayı buluyor. Altyapı eklendiğinde ise maliyet 1 milyon 575 bin liraya çıkıyor.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın son açıkladığı verilere göre deprem kaynaklı yıkılmış veya ağır hasarlı olup yıkılması gereken binaların toplamı 105 bin oldu. Deprem kaynaklı doğrudan yıkılmış bina sayısına ilişkin veri de ilk kez açıklandı. Buna göre depremin vurduğu illerde 20 bin 662 bina deprem kaynaklı olarak yıkıldı.

Yıkılacak konut sayısının 500 bini aşması bekleniyor

Hasar tespit çalışmalarında 105 bin binada 384 bin 545 konutun (bağımsız bölüm) yıkılması gerektiği belirlendi. Çalışmalar tamamlandığında yıkılan veya yıkılması gereken ağır hasarlı bina sayısının 130 bine, bağımsız bölüm sayısının ise 535 bin 600’e yükselmesi bekleniyor.

535 bin 600 konutun yeniden yapımı için 56 milyon 238 bin m2’lik bina inşaatı yapılması gerekiyor. Altyapı harcamaları hariç bu binaların inşa maliyeti 562 milyar 380 milyon lirayı buluyor. Sosyal donatılar ve altyapı dahil edildiğinde ise inşa maliyeti 843 milyar 570 milyon liraya kadar çıkıyor. 18.82 liralık dolar kuruna göre bunların altyapı hariç bugünkü maliyeti 29 milyar 882 milyon dolar, altyapı dahil maliyeti ise 44 milyar 823 milyon dolar olarak hesaplanıyor.

Gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gerekse Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yeni konutların 1 yıl içinde tamamlanacağını duyurmuşlardı. Yılın henüz başında olduğumuz için deprem inşaat harcamalarının tamamına yakınının bu yıl içinde yapılacağını varsayarak yapılan karşılaştırmaya göre ise bütçede ek kaynak ihtiyacının çok büyük olduğunu ortaya koyuyor.

Deprem sebebiyle yıkılan veya yıkılması gereken binaların yeniden yapımı için hesaplanan maliyet 843 milyar lirayı aşacak gibi görünüyor. Bu rakam 4 trilyon 470 milyar liralık 2023 yılı bütçesi gider kaleminin yüzde 18.8’ine karşılık geliyor. Ayrıca bütçeden bu yıl yatırımlar için ayrılan 457 milyar liralık ödeneğin iki katına yaklaşan harcama tutarı, 660 milyar lira seviyesinde öngörülen bütçe açığının ise yüzde 30 üzerinde bir rakama karşılık geliyor.

Paylaşın