Bireysel Kredi Kartı Borçları 808 Milyar Liraya Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan her veri yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları 12 Mayıs’tan bu yana 138 milyar lira artışla 670 milyar liradan 808 milyar liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 393 milyar 435 milyon lirası taksitli, 415 milyar 275 milyon lirası taksitsiz oldu. Aynı dönemde tüketici kredileri tutarı, 50 milyar lira artışla 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi.

Öte yandan 1 Ocak – 21 Temmuz tarihleri arasında geçen sene 5 milyon 8 bin 816 icra dosyası bulunurken, bu rakam 3 milyon 142 bin 564 adet daha artarak 21 Temmuz 2023 itibarıyla 8 milyon 151 bin 380’e yükseldi.

Ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle vatandaş borçlanarak hayatta kalmaya çalışıyor, borcunu ödeyemeyip icralık oluyor. 1 Ocak – 21 Temmuz tarihleri arasında geçen sene 5 milyon 8 bin 816 icra dosyası bulunurken, bu rakam 3 milyon 142 bin 564 adet daha artarak 21 Temmuz 2023 itibarıyla 8 milyon 151 bin 380’e yükseldi.

Böylece icra dairelerine yeni gelen dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62.7 arttı. Halen icra dairelerindeki dosya sayısı da 21 milyon 821 bin oldu.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın aktardığına göre; CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı harcamalarında da yüzde 226.65 artış olduğunu belirterek, “Kredi kartı ile market ve AVM’lerden yapılan harcamalarda ise yüzde 187.94 artış var. Vatandaş sadece cebindekini değil, gelecekteki gelirini de önceden tüketiyor” dedi ve şunları söyledi:

“Vatandaşların bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu, 2 trilyon 329 milyar 656 milyon liraya ulaştı. Bu tutarın içinde ödemesinde sıkıntı yaşanan ve bankalar tarafından takibe alınan 35 milyar 507 milyon liralık tutar da var. Bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı ise 3 milyon 840 bin 465 oldu.”

Tüketici kredileri 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre, seçimden sonra vatandaş kredi kartı harcamalarını artırdı. BDDK’nın 14 Temmuz verileri ile karşılaştırıldığında, bankaların bireysel kredi kartı alacakları 12 Mayıs’tan bu yana 138 milyar lira artışla 670 milyar liradan 808 milyar liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 393 milyar 435 milyon lirası taksitli, 415 milyar 275 milyon lirası taksitsiz oldu. Aynı dönemde tüketici kredileri tutarı, 50 milyar lira artışla 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi.

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin 800 Doların Altında; Tron Ve XRP Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin 793 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 900 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. Tron ve XRP de yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın ilk işlem gününe aşağı yönlü başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.44 düşüşle 29 bin 787 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.28 düşüşle bin 870 dolar seviyesinde.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte 22,28 artarak yaklaşık 10 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 578 milyar dolar civarında.

Bitcoin (BTC) cuma günü yüzde 0.95 düşüşle 29 bin 842 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0.70 düşüşle bin 892 dolar seviyesinde işlem görmüştü. Bitcoin’in (BTC) cuma günü piyasa değeri 579  milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,49 düşerek 1,19 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri ise, cuma günü yüzde 0,91 düşerek yaklaşık 1,2 trilyon dolardan işlem görmüştü.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden Tron ve XRP de yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 21.26 milyar dolar ve bu, 24 saatlik toplam kripto piyasası hacminin yüzde 87.44’ü. Tüm stablecoinlerin hacmi cuma günü 33,4 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90,38’iydi.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,787 dolar, değer kaybı yüzde 0.44
Ethereum 1,870 dolar, değer kaybı yüzde 0.28
Tether 1 dolar, değer kazancı yüzde 0.02
BNB 241 dolar, değer kaybı yüzde 0.54
XRP 0.7263 dolar, değer kaybı yüzde 1.95

Cardano 0.3132 dolar, değer kaybı yüzde 0.59
Dogecoin 0.0713 dolar, değer kaybı yüzde 0.60
Solana 24.4 dolar, değer kaybı yüzde 1.40
Polygon 0.7415 dolar, değer kaybı yüzde 1.55

Litecoin 92.39 dolar, değer kaybı yüzde 0.26
Polkadot 5.34 dolar, değer kaybı yüzde 1.25
Tron 0.08126 dolar, değer kaybı yüzde 3.60
Shiba Inu 0.000007789 dolar, değer kaybı yüzde 0.43

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Türkiye ‘Geçim Derdi’nde Birinci Sırada

Türkiye’de ailelerin yüzde 70’inden fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan, yüzde 47’si gıda, ev harcamaları, enerji ve borçlardan oluşan temel harcamaları bile karşılayamamaktan endişe duyuyor.

Türkiye’nin ardından Şili ve Meksika’daki ebeveynler, geçim derdini en çok hissederken, en az geçim derdi yaşayan aileler ise Danimarka, Hollanda ve İsviçre’de.

OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) yaptığı araştırmaya göre, yüksek enflasyon nedeniyle örgüte bağlı ülkelerde yaşayan her 10 aileden 9’u hayat pahalılığı ve fiyat artışlarından endişe duyduğunu belirtti.

OECD ülkeleri arasında ailesini geçindirmekte en çok zorlanan ebeveynler Türkiye’de yaşıyor. Araştırmaya göre ailelerin yüzde 70’inden fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan endişeli. Türkiye, bu konuda yüzde 47’lik OECD ortalamasının çok üzerinde yer alıyor.

Türkiye’nin ardından Şili ve Meksika’daki ebeveynler, geçim derdini en çok hissedilenler olarak araştırmada ilk 3 sırayı oluşturdu. En az geçim derdi yaşayanlar ise Danimarka, Hollanda ve İsviçre’de yaşayan aileler.

T24’te yer alan habere göre, ailelerin yaklaşık yüzde 47’si gıda, ev harcamaları, enerji ve borçlardan oluşan temel harcamaları bile karşılayamamaktan endişe duyuyor.

Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 33’ü, olası bir ekonomik bunalımda kendi hükümetlerinin yapacağı yardımın yeterli olacağını düşünüyor. Katılımcılar, ekonomik zorlukları aşmada arkadaşları ve ailelerine daha fazla güveniyor.

Paylaşın

Standard & Poor’s: Türkiye’de Yüksek Enflasyon 1-2 Yıl Daha Devam Edecek

Standard & Poor’s Global Kıdemli Direktörü Frank Gill, Türkiye’de enflasyonda kısa vadede aşağı yönlü hareket beklemediklerini belirterek, 2023’te enflasyonun yüzde 40 civarında kalabileceğini, dezenflasyon sürecinin 2024-2025’te başlayabileceğini söyledi.

Frank Gill, “Türkiye’de negatif reel faiz var, bu nedenle sermaye girişlerinden henüz yararlanamıyor. Ancak Türkiye önemli ve sağlam bir ekonomi. Avantajları ve fırsatlarının yüksek olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Standard & Poor’s Global Kıdemli Direktörü Frank Gill, Bloomberg HT’ye Türk ekonomisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de enflasyonda kısa vadede aşağı yönlü hareket beklemediklerini kaydeden Gill 2023’te enflasyonun yüzde 40 civarında kalabileceğini, dezenflasyon sürecinin 2024-2025’te başlayabileceğini söyledi.

Yeni ekonomi yönetimiyle beraber bir politika dönüşümü gerçekleştiğini belirten Gill “Manşet enflasyonu düşürmek, cari açığı azaltmak konusunda ciddi olduklarını görüyoruz. Bunu da bankaları sert bir şekilde etkilemeden yaptıklarını görüyoruz. Ancak talepte yavaşlamanın zorlu bir süreç olduğunu görüyoruz. Yani zorlu dengeler var” diye konuştu.

Gelişmekte olan ülkelere dair beklentilerinden bahseden Gill Brezilya, Meksika, Endonezya, Macaristan, Polonya gibi ülkelere sermaye akışı olduğunu söyledi.

Gill “Bu ülkelerde Merkez bankaları parasal sıkılaştırma konusunda bir daha Fed’in önündeydi. Türkiye’de negatif reel faiz var, bu nedenle sermaye girişlerinden henüz yararlanamıyor. Ancak Türkiye önemli ve sağlam bir ekonomi. Avantajları ve fırsatlarının yüksek olduğunu düşünüyoruz” yorumunu yaptı. Gill gelecek dönemdeki zorluğun ekonominin yavaş iniş senaryosu olacağını kaydetti.

Paylaşın

Resmi Gazete Yayınlandı: İlaca Yüzde 30,5 Zam

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlan karara göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk Lirası cinsinden 1 Euro değeri Temmuz ayında yüzde 30,5 oranında arttırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı Resmi Gazete’deki kararla ilaca yüzde 30,5 oranında zam geldi.

Karar göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılan Euro değeri, yüzde 30,5 oranında artırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi. Artışla fiyat korumalı ürünlerde barem değeri 48,41 TL olurken, diğer ürünlerde ise barem değeri 25,30 TL oldu.

Dönemsel euro değeri güncellemesinde ise geçici 7’nci madde kapsamında uygulanan 4 TL’ye kadar olan artışlar dikkate alınmayacak.

Güncelleme sonrasında 4 TL’ye kadar olan artışlar, TL değerinde değişiklik yapılmadan ürünlerin depocuya satış fiyatları üzerine eklenecek. Karar, 24 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girecek.

Öte yandan birçok siyasi isim ve sosyal medya kullanıcısı gelen zamma tepki gösterdi.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla alınan ilaç zammına tepki gösterdi. Twitter hesabından paylaşım yapan Davutoğlu, “Gıda ve enerji zamları ile vatandaşlarımızı hastalığa mahkûm edip, ilaç zamları ile taammüden öldürmeyi mi planlıyorsunuz?

Yalan ve istismarla kazandığınız seçimler ile kullardan utancınız kalmadı ama halkımız sizin ekonomik zulmünüz altında inim inim inlerken lüks ve şatafat içinde sürdürdüğünüz saltanat dolayısıyla bari Allah’tan utanın! Yazıklar olsun!” dedi.

“2000’lerin başına dönüyoruz”

Siyaset bilimci akademisyen Süleyman Erdem de, “Vatandaşı bir ÖTV çarpıyor, bir KDV çarpıyor. Hala yıkılmadıysan, ayaktaysan, bir de geçici vergi çarpıyor. Ama o biraz kalıcı olarak çarpıyor. Vay be, Türk olmak ne kadar zormuş!

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ilaç fiyatlarına yüzde 30 zam geldi. Benzine de 6 TL’lik ÖTV ve KDV zammından sonra 2 TL daha zam gelecekmiş. Pek çok açıdan 2000’lerin başlarına dönüyoruz” ifadelerini kullandı.

Eski hakim ve avukat Kerim Yılmaz ise, “Zam yağmurundan kaçış imkansızlaştı, bu gece yarısı ilaç da nasibini almış… Seçimleriniz yaşamınız olur.. Akıl, ahlak, adalet..” yazdı.

Twiter’da kararı paylaşan eczacı Onur Çetin, ilaç krizinin derinleşeceğini söyleyerek, “Evet, 7 ay sonra ilaca %30 zam geldi (olması gereken en az %150). Yani bu demektir ki ilaç krizi daha da derinleşecek, daha da az ilaç bulacağız.

Seçimlerinizin sonuçlarını çekmeye devam edeceğiz. Ayrıca zammı dış güçler değil, Cumhurbaşkanı yaptı. Hesap soracak babayiğitlere duyurulur” dedi.

Paylaşın

Gıda Fiyatları, Üç Yılda Yüzde 402 Arttı

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı yükseliş, açlık ve yoksulluk riskini giderek büyütüyor. Gıda fiyatları Eylül 2021’den bu yana yüzde 402 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl temmuz ayında 502 lira ödemek gerekiyor.

Haber Merkezi / Gıda fiyatları 2023 yılının ilk yedi aylık döneminde ise yüzde 50 oranında artış kaydetti. Böylece seyyanen zam nedeniyle değişik maaş ve ücret seviyesine değişik oranlarda yansımış olan temmuz ayındaki ücret ve maaş zamları, birçok ücretli için yılın ilk yedi aylık dönemindeki gıda fiyat artışına yetişemedi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Temmuz 2023 sonuçlarını açıkladı. Açıklama şu şekilde:

“TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistikler en zengin yüzde 20’lik kesimin tüketiminin yüzde 16,6’sını gıda için ayırırken, en yoksul yüzde 20’lik kesimde gıdaya ayrılan oran yüzde 35,8’e kadar çıkıyor. İkinci yüzde 20’lik grupta yer alanlar ise harcamalarının yüzde 29,8’ini gıdaya yüzde 25,6’sını ise konut ve kiraya ayırıyor. Dolayısıyla da gıda fiyatlarında Türkiye’de son 38 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla toplumun en yoksul kesimini olumsuz etkiliyor.

Araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, dar ve sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun tahmin edilmesi amaçlanıyor.

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, ülkedeki açlık ve yoksulluk riskini giderek daha da büyütüyor. Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 402 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl temmuz ayında 502 lira ödemek gerekti.

Haziranda yüzde 80,5 olan gıda fiyatlarındaki yıllık artış oranı temmuzda yeniden yüzde 92,2 olarak gerçekleşti.  Yıllık enflasyon haziran ayına kadar baz etkisiyle, diğer bir ifadeyle geçen yılın aynı aylarında gıda fiyatlarında yaşanan artışın bu yılın aynı ayındaki artıştan yüksek olması nedeniyle düşüş eğilimindeydi. Önceki yılın aynı ayındaki yüksek oranlı artış son bir yılın hesabından çıktığı için yıllık artış azalıyordu.

Ancak temmuz ayında aylık artış yüzde 12,8’le geçen yıl temmuz ayındaki yüzde 5,9’luk artışın üzerine çıkması nedeniyle yıllık artış da yükselmeye başladı. Bu arada yıllık enflasyonun baz etkisiyle önceki aylara ve geçen yıla göre geriliyor olması fiyatların da gerilediğini göstermiyor. Aksine fiyatlar artmaya devam ediyor. Zira haziranda 445 lira ödenen aynı miktar ve türde gıdalardan oluşan bir sepetin bedeli Temmuzda 502 liraya yükselmiş gözüküyor.

Meyve ve sebze fiyatlarındaki yüksek artışlar dikkat çekti

Haziranda, tüm harcama gruplarında fiyatlar bir önceki yıla göre oldukça yüksek oranlarda arttı. Yaz ayı olmasına rağmen özellikle meyve ve sebze fiyatlarındaki yüksek artışlar dikkat çekti.

Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları temmuzda bir önceki aya göre ortalama yüzde 5 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 7,7 oranında artış yaşandı. Et ve balık fiyatlarında yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 84’ü geçti.  Temmuzda önceki aya göre süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu fiyatları yüzde 1,2 oranında artarken, yağ fiyatlarındaki artış yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.

Meyve fiyatlarının yüzde 33,3 oranında arttığı temmuzda sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 45,7 oranında artış yaşandı. Temmuzda bakliyat fiyatlarının yüzde 4,2, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış eğilimi ise yüzde 7,5’le ile devam etti.

Böylece, vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için haziranda, bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Gıda fiyatları yılın ilk yedi aylık döneminde ise yüzde 50 oranında artış kaydetti. Böylece seyyanen zam nedeniyle değişik maaş ve ücret seviyesine değişik oranlarda yansımış olan temmuz ayındaki ücret ve maaş zamları, birçok ücretli için yılın ilk yedi aylık dönemindeki gıda fiyat artışına yetişemedi. Yüzde 25 zamla yetinmek zorunda kalan emeklilerin satınalma gücündeki erime de devam etti.

Bu yıl temmuzda geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 51, et-balık fiyatlarında 109,3, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 51,5 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 39,3 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 97,6, sebze fiyatları ise yüzde 286,2 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 34, diğer gıda fiyatları ise yüzde 62,8 oranında zamlandı.

Tarımsal girdi maliyetleri ve tarım ürünü üretici fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarındaki yıllık artışın önümüzdeki aylarda da üç haneli oranlara doğru tırmanmaya devam edeceğine işaret ediyor. Ağustos 2022- Temmuz 2023 aylarını kapsayan son bir yıllık dönemdeki ortalama gıda fiyatları, Ağustos 2021-Temmuz 2022 dönemindeki ortalama fiyatlara göre yüzde 120,1 oranında artış gösterdi.”

Paylaşın

TOBB Duyurdu: Kurulan Şirket Sayısı Yüzde 29,6 Azaldı

Haziran ayında kurulan şirket sayısında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,6 azaldı. Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre göre kurulan şirket sayısı yüzde 29,6 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 48,8 oranında azalırken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 36,8 arttı.

Haber Merkezi / Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 29,3 kapanan kooperatif sayısı yüzde 38,3 oranında azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 29,5 arttı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) 2023 Haziran’a ilişkin kurulan ve kapanan şirket istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, 2023’ün ilk 6 ayında, 2022’in ilk 6 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 3,6 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,0 oranında azalırken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 63,1 arttı.

Bu yılın ilk 6 ayında, 2022’in ilk 6 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 4,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 7,9 oranında azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 16,2 arttı.

Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 29,6 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 48,8 oranında azalırken, kurulan kooperatif sayısı yüzde 36,8 arttı.

Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 29,3 kapanan kooperatif sayısı yüzde 38,3 oranında azalırken, kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 29,5 arttı.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,1 kurulan kooperatif sayısı yüzde 23,3 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 9,1 azaldı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 7,0 kapanan kooperatif sayısı yüzde 1,4 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 12,8 azaldı.

Haziran 2023’de Bayburt’ta şirket kurulmadı

2023 yılı Haziran ayında kurulan toplam 9.656 şirket ve kooperatifin yüzde 87,0’si limited şirket, yüzde 10,6’sı anonim şirket, yüzde 2,4’ü ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 37,9’u İstanbul, yüzde 10,5’i Ankara, yüzde 5,7’si İzmir’de kurulmuştur. Bu ay Bayburt’ta şirket kuruluşu gerçekleşmemiştir.

2023 yılında toplam 65.118 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 56.082 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 75,5’ini, 7.584 anonim şirket ise yüzde 24,5’ini oluşturmaktadır. Haziran ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Mayıs ayına göre yüzde 5,9 oranında azalmıştır.

Haziran 2023’de şirket ve kooperatiflerin 3.178’i ticaret, 1.444’ü imalat ve 1.323’ü inşaat sektöründe kurulmuştur. Haziran 2023’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 477’si inşaat, 368’i toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 119’u imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 634’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 250’si imalat, 223’ü inşaat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 1.107’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı,  392’si inşaat,  278’i imalat sektöründedir.

Haziran 2023’te kurulan 227 Kooperatifin 170’i Konut Yapı Kooperatifi 35’i İşletme Kooperatifi,  8’i Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak kurulmuştur.

Haziran 2023’te kurulan 950 yabancı ortak sermayeli şirketin 590’ı Türkiye, 51’i İran, 43’ü Rusya Federasyonu ortaklı olarak kurulmuştur.

Kurulan 950 yabancı ortak sermayeli şirketin 103’ü anonim, 847’si limited şirkettir. 2023 yılında kurulan şirketlerin 902’si Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 308’i Gayrimenkul acenteleri ve 297’si İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı faaliyetleri sektöründe kurulmuştur.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 82,5’ini yabancı sermayeli ortak payını oluşturmaktadır.

Paylaşın

Bitcoin 30 Bin Doların Altında; XRP Ve Solana Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin 820 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 900 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. XRP ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın son işlem günü yönünü aşağı yönlü çevirdi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.95 düşüşle 29 bin 842 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.70 düşüşle bin 892 dolar seviyesinde.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte yüzde 31,47 artarak 15,1 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 579 milyar dolar civarında.

Bitcoin (BTC) dün yüzde 0.07 düşüşle 30 bin 077 dolara, Ethereum (ETH) ise yüzde 0.45 düşüşle bin 905 dolar seviyesine gerilemişti. Bitcoin’in (BTC) dün piyasa değeri 585  milyar doları aşmıştı.

Küresel kripto para piyasalarının değeri ise, son 24 saatte yüzde 0,91 düşerek yaklaşık 1,2 trilyon dolardan işlem görüyor.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden XRP ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi 33,4 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90,38’i. Tüm stablecoinlerin hacmi dün 27.21 milyar dolar, bu da toplam 24 saatlik kripto piyasası hacminin yüzde 89.66’sıydı.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,842 dolar, değer kaybı yüzde 0.95
Ethereum 1,892 dolar, değer kaybı yüzde 0.70
Tether 1 dolar, değer kaybı yüzde 0.02
BNB 242 dolar, değer kazancı yüzde 0.22
XRP 0.7881 dolar, değer kaybı yüzde 4.53

Cardano 0.3149 dolar, değer kaybı yüzde 3.53
Dogecoin 0.07204 dolar, değer kazancı yüzde 2.18
Solana 25.31 dolar, değer kaybı yüzde 5.54
Polygon 0.7654 dolar, değer kazancı yüzde 0.13

Litecoin 92.44 dolar, değer kaybı yüzde 0.24
Polkadot 5.50 dolar, değer kazancı yüzde 4.31
Tron 0.08083 dolar, değer kaybı yüzde 0.01
Shiba Inu 0.000007784 dolar, değer kazancı yüzde 0.14

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 33,22

Tarımsal girdi enflasyonu mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,26, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 10,02, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,22 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 87,66 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 79,85 ile malzemeler ve yüzde 76,10 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 3,39 ile enerji ve yağlar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarımsal girdi enflasyonu mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,26, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 10,02, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,22 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 87,66 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 0,10 azalış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,61 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 29,13, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 67,20 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 79,85 ile malzemeler ve yüzde 76,10 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 3,39 ile enerji ve yağlar oldu.

Bir önceki aya göre azalış gösteren alt gruplar sırasıyla, yüzde 5,36 ile enerji ve yağlar ve yüzde 1,92 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 5,02 ile veteriner harcamaları ve yüzde 3,65 ile malzemeler oldu.

Paylaşın

Türkiye’de 51 Milyon 600 Bin Kişi Açlık Sınırının Altında Yaşıyor

Türkiye’de nüfusun yüzde 37,6’sı, yani 32 milyon 150 bin kişi yoksulluk sınırının altında, nüfusun yüzde 60,4 dolayında kesi, yani 51 milyon 600 bin kişi açlık sınırının altında yaşadığı tespit edildi.

Kısaca, Türkiye’de nüfusun yüzde 98’i, yani 83 milyon 750 bin kişi açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamakta. 82,3 milyon nüfuslu Türkiye’nin 14,8 milyonu yeterli gıda tüketemiyor.

Türkiye’nin yetersiz beslenme yaygınlığı oranı yüzde 2,5. Beş yaş altı çocuklarda bodurluk prevalansı yüzde 5,5. Türkiye’de beş yaş altı çocukların yüzde 6’sı bodur ya da yaşına göre çok kısadır. Bu durum, kronik kötü beslenmeyi işaret etmektedir.

Beş yaş altı çocukların yüzde 8’i fazla kiloludur. Akut yetersiz beslenmenin bir göstergesi olan zayıflık (boya göre çok zayıf olma) yaygın değildir (yüzde 2). Bunlara ek olarak, çocukların yüzde 2’si düşük kiloludur.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP9 Yoksulluk Dayanışma Ofisi, Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin nüfusa etkilerine ilişkin hazırladığı raporu bugün yayınladı. ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde İlerleme Yok’ başlıklı raporda şunlar kaydedildi:

“BM Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri̇ Ağı (Sustainable Development Solutions Network-SDSN) 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nu yayınladı. 166 ülkenin tüm hedefler doğrultusunda puanlaması yapıldı ve ilerleme durumları gösterildi.

Sıralamada Finlandiya 1. olurken, Türkiye 72. sırada yer aldı. Güney Sudan ise sıralamada sonuncu oldu. CHP Yoksulluk Dayanışma Ofisi olarak bizim için rapordaki en çarpıcı sonuçlardan birisi, ekonomik krizin derinleşmesiyle birlikte yetersiz beslenme ve bodurluk oranlarının artmasıdır.

Nüfusun yüzde 37,6’sının, yani 32 milyon 150 bin kişinin ise yoksulluk sınırının altında yaşadığı görülmektedir. Kısaca, nüfusun yüzde 98’i, yani 83 milyon 750 bin kişi açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Türkiye’de nüfusun yüzde 60,4 dolayında kesiminin, yani 51 milyon 600 bin kişinin açlık sınırının altında yaşadığı tespit edildi.

İnsan hakları ihlali

Yoksulluk, insan hakları ihlalidir. Sosyal devlet gereği olarak, her bireyin ‘insan haklarına’ uygun şekilde yaşaması ve bu ihlallerin önlenmesine yönelik bir çalışma yapılmalıdır. Yoksulluk, ‘Küresel Çok Boyutlu Endeksi’ne (ÇBYE) göre değerlendirilmelidir. Sosyal yardımlar, hak temelli politikalar çerçevesinde düzenlenmelidir.

BM 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’nun Sıfır Açlık hedefine yönelik verilere göre; Türkiye’nin yetersiz beslenme yaygınlığı oranı yüzde 2,5. Beş yaş altı çocuklarda bodurluk prevalansı yüzde 5,5. Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP), 6 Haziran 2022 tarihinde gerçek zamanlı veri paylaştığı ‘Açlık Haritası’na göre, 92 ülkede toplam 866 milyon kişi yeterli gıda tüketmediğini açıkladı.

Haritaya göre, 82,3 milyon nüfuslu Türkiye’nin 14,8 milyonu yeterli gıda tüketemiyor. TNSA’nın 2018 yılında Hacettepe Üniversitesi ile yaptığı araştırma ise beş yaş altı çocukların yüzde 6’sı bodur ya da yaşına göre çok kısadır. Bu durum, kronik kötü beslenmeyi işaret etmektedir.

Bodurluğa, en fazla hiç eğitim almamış veya ilkokulu bitirmemiş annelerin çocuklarında rastlanmaktadır (yüzde 9). Bodurluğun en yaygın olduğu bölge Doğu (yüzde 8), en az yaygın olduğu bölge ise Batı’dır (yüzde 4). Beş yaş altı çocukların yüzde 8’i fazla kiloludur. Akut yetersiz beslenmenin bir göstergesi olan zayıflık (boya göre çok zayıf olma) yaygın değildir (yüzde 2). Bunlara ek olarak, çocukların yüzde 2’si düşük kiloludur.

Türkiye Çocuk Araştırması 2022 Raporu’na göre; peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini her gün tüketemediği belirtilen çocukların oranı yüzde 42,2, ekmek veya makarna gibi tahıl içeren yiyecekleri her gün tükettiği belirtilen çocukların oranı yüzde 62,4, meyveyi her gün tüketmediği belirtilen çocukların oranı yüzde 49,5, sebzeyi her gün tüketmediği belirtilen çocukların oranı yüzde 67; et, tavuk veya balığı her gün tüketmediği belirtilen çocukların oranı yüzde 87,3.

BM 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre; iyi sağlık ve refah alanında anne ölüm oranı her 100 bin canlı doğumda 17,3, yenidoğan ölüm oranı ise her bin canlı doğumda 4,7, Beş yaş altı ölüm oranı ise bin canlı doğum başına 9, tüberküloz insidansı ise her 100 bin nüfusta 18, evsel hava kirliliği-ortam hava kirliliğinin ölüm oranı her 100 bin nüfusta 45,5, 15-19 yaş arası gençlerdeki doğurganlık hızı bin kadın başına 14,7.

İklim değişikliğinden en fazla etkilenenler derin yoksulluk içinde yaşayan ve en savunmasız durumda olan çocuklar. Kaynak tükendikçe çocuklar okuldan alınıp çalıştırılıyor. Yoksullaştıkça ‘çocuk evliliği’ artıyor. Açlık ve yoksulluk, suç oranını artıyor. Kirlilik, en çok çocukları etkiler. Anne karnında ve erken çocuklukta kimyasallara maruz kalmak, erken bebek ölümüne yol açıyor.

BM 2023 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu’na göre; eşitsizliklerin azaltılması alanında yaşlı yoksulluk oranı (66 yaş ve üzeri nüfusun yüzdesi) yüzde 13,7 (2019). Ülkemizde sosyal koruma kapsamında emekli/yaşlı, dul/yetim ve engelli/malul maaşı alan kişi sayısı, 2020 yılında 14 milyon 288 bin iken yüzde 2,4 artarak 2021 yılında 14 milyon 624 bin kişiye yükseldi (TUİK, Sosyal Koruma İstatistikleri, 2021).

İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü’nün Mayıs 2021 tarihli Türkiye’de İşgücünde Yaşlılar ve Güvencesizlik adlı raporuna göre; yaşlı nüfusun istihdama katılım oranı ise yüzde 12’dir. 2022 yılında, çalışmak zorunda olan 65 yaş üstü 99 işçi yaşamını yitirdi. 2023 yılının ilk beş ayında, 65 yaş ve üstü 36 işçi yaşamını yitirdi (İSİG, 2023). 2022 İŞKUR verilerine göre, 65 yaş üstü toplam 2 bin 130 kişi işe yerleştirildi. Kayıtlı işsizlerde ise 65 yaş üstü 7 bin 188 kişi beklemekte.

Sosyal koruma kapsamında emekli, yaşlı, dul, yetim ve engelli, malul maaşları iyileştirilmelidir. Sosyal güvencesi olmayan yaşlıların sağlık hizmetleri için hukuki düzenlemeler yapılmalıdır. Belediyelerde yaşlılara yönelik bakım merkezleri, evde bakım-evde sağlık hizmetleri ve yaşlı yaşam merkezleri açılmalıdır.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın