Bitcoin 29 Bin 200 Doların Üzerinde; XRP Ve Dogecoin Sert Yükseldi

Bitcoin (BTC) 29 bin 212 dolara yükselirken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen üzerinde işlem görüyor. XRP ve Dogecoin de yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, ABD Merkez Bankası FED’in açıklayacağı Para Politikası Kurulu kararları öncesi yönünü yukarı çevirdi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.22 artışla 29 bin 212 dolara yükselirken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.05 artışla bin 852 dolardan işlem görüyor.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte 26,09 düşerek yaklaşık 10,78 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 568 milyar dolar civarında.

Bitcoin (BTC) dün yüzde 2.24 düşüşle 29 bin 120 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0.96 düşüşle bin 852 dolar seviyesinde işlem görmüştü. Bitcoin’in (BTC) dün piyasa değeri 566  milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,40 artarak yaklaşık 1,18 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri, dün yüzde 1,85 düşerek 1,17 trilyon dolardan işlem görmüştü.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden XRP ve Dogecoin de yatırımcısına kazandıran kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stabilcoinlerin hacmi 23,96 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90,48’i. Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 30.82 milyar dolardır ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90.2’siydi.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29.212 dolar, değer kazancı yüzde 0.22
Ethereum 1.852 dolar, değer kazancı yüzde 0.05
Tether 0.9999 dolar, değer kaybı yüzde 0.06
BNB 238 dolar, değer kazancı yüzde 0.14
XRP 0.7002 dolar, değer kazancı yüzde 1.98

Cardano 0.3019 dolar, değer kaybı yüzde 0.67
Dogecoin 0,08038 dolar, değer kazancı yüzde 3,29
Solana 23,45 dolar, değer kazancı yüzde 1,15
Polygon 0,7057 dolar, değer kaybı yüzde 2,42

Litecoin 89,57 dolar, değer kazancı yüzde 0,37
Polkadot 5,19 dolar, değer kaybı yüzde 0,03
Tron 0,08174 dolar, değer kazancı yüzde 0,06
Shiba Inu 0,000007891 dolar, değer kazancı yüzde 1,12

Paylaşın

IMF, Türkiye’nin 2023 Ve 2024 Büyüme Tahminini Değiştirdi

Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye’nin bu yıl yüzde 3 ve 2024’te yüzde 2,8 büyümesinin tahmin edildiğini kaydetti. IMF’nin nisan ayındaki tahminlerinde, Türkiye ekonomisinin 2023’te yüzde 2,7 ve 2024’te yüzde 3,6 büyüyeceği öngörülmüştü.

Uluslararası Para Fonu (IMF),, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nun Temmuz 2023 sayısını “Kısa Vadeli Dayanıklılık, Kalıcı Zorluklar” başlığıyla yayımladı.

Çalışmada küresel büyümenin 2022’de yüzde 3,5 olan tahminin hem 2023 hem de 2024’te yüzde 3’e düşeceği öngörüldü. Geçen Nisan ayında yayınlanan Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nda (WEO) 2023 yılı için öngörülen yüzde 2,8’lik tahminden binde 2 puan yüksek olmakla birlikte, büyüme tarihsel standartlara göre zayıf kalıyor.

Güncellemede, “Enflasyonla mücadele için merkez bankası politika faizlerindeki artış ekonomik faaliyet üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Küresel manşet enflasyonun 2022’de yüzde 8,7’den 2023’te yüzde 6,8’e ve 2024’te yüzde 5,2’ye düşmesi bekleniyor. Çekirdek enflasyonun daha kademeli olarak düşeceği öngörülüyor ve 2024 yılı enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize edildi” denildi.

IMF raporunda gelişmiş ekonomiler için 2023 yılı GSYH büyüme tahmini yüzde 1,3’ten yüzde 1,5’e revize edilirken, 2024 büyüme tahmini yüzde 1,4 olarak korundu. Yükselen piyasalar ve gelişmekte olan ekonomiler için 2023 yılı büyüme tahmini yüzde 3,9’dan yüzde 4,0’a çıkarılırken, 2024 büyüme beklentisi yüzde 4,2’den yüzde 4,1’e çekildi.

Güncellenen raporda, Türkiye ile ilgili büyüme beklentileri de değişti. Türk ekonomisinin bu yıl yüzde 3 ve 2024’te yüzde 2,8 büyümesinin tahmin edildiği kaydedildi. IMF’nin Nisan ayındaki tahminlerinde, Türkiye ekonomisinin 2023’te yüzde 2,7 ve 2024’te yüzde 3,6 büyüyeceği öngörülmüştü.

Yeni çalışmada ABD borç tavanı açmazının yakın zamanda çözüme kavuşturulmasının ve bu yılın başlarında yetkililerin ABD ve İsviçre bankacılığındaki türbülansı kontrol altına almak için güçlü adımlar atmasının, finans sektöründeki ani çalkantı risklerini azalttığı kaydedildi.

Bu durumun ekonomik görünüm üzerindeki olumsuz riskleri hafiflettiği kaydedilirken, “Bununla birlikte, küresel büyümeye yönelik risk dengesi aşağı yönlü olmaya devam etmekte. Enflasyon yüksek kalmaya devam edebilir ve hatta Ukrayna’daki savaşın şiddetlenmesi ve hava koşullarıyla ilgili aşırı olaylar gibi daha kısıtlayıcı para politikasını tetikleyen başka şoklar meydana gelirse yükselebilir” denildi.

Piyasalar merkez bankalarının daha fazla politika sıkılaştırmasına uyum sağladıkça finans sektöründeki türbülansın devam edebileceğini kaydeden IMF, “Kısmen çözülmemiş emlak sorunlarının bir sonucu olarak Çin’in toparlanması, sınırötesi olumsuzluklarla yavaşlayabilir. Kamu borcu sıkıntısı daha geniş bir ekonomi grubuna yayılabilir. Öte yandan, enflasyon beklenenden daha hızlı düşerek sıkı para politikasına olan ihtiyacı azaltabilir ve iç talep yeniden daha dirençli hale gelebilir” ifadelerine yer verdi.

“Çoğu ekonomide önceliğin, finansal istikrarı sağlarken sürekli dezenflasyona (ekonomik gerileme olmadan enflasyon baskılarının istikrarlı şekilde hafiflemesi) ulaşmak olmaya devam etmektedir” denilen güncellemede, bu nedenle merkez bankalarına fiyat istikrarını yeniden sağlamaya ve finansal denetim ve risk izlemeyi güçlendirmeye odaklanmaya devam etme çağrısı yapıldı.

IMF, “Piyasa sıkıntılarının ortaya çıkması halinde, ülkeler manevi zarar olasılığını azaltırken derhal likidite sağlamalıdır. Ayrıca ülkeler mali uyumu sağlayarak mali tamponlar oluşturmalı ve en kırılgan kesimler için hedeflenen desteği kapsamalıdır. Ekonominin arz tarafında yapılacak iyileştirmeler mali konsolidasyonu kolaylaştıracak ve enflasyonun hedeflenen seviyelere doğru daha yumuşak bir şekilde düşmesini sağlayacaktır” tavsiyelerine yer verdi.

“Kutlama yapmak için erken”

IMF başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, güncelleme ile ilgili kaleme aldığı yazısında, “Küresel ekonomi, pandemi ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından kademeli olarak toparlanmaya devam ediyor. Yakın vadede, ilerleme işaretleri yadsınamaz. COVID-19 sağlık krizi resmi olarak sona erdi ve tedarik zinciri aksaklıkları pandemi öncesi seviyelere döndü.

Yılın ilk çeyreğinde ekonomik faaliyet, zorlu ortama rağmen şaşırtıcı derecede güçlü işgücü piyasaları sayesinde dirençli olduğunu kanıtladı. Enerji ve gıda fiyatları savaşın yol açtığı zirvelerinden keskin bir düşüş göstererek küresel enflasyon baskılarının beklenenden daha hızlı azalmasını sağladı. Mart ayındaki bankacılık çalkantısının ardından yaşanan finansal istikrarsızlık ise ABD ve İsviçre makamlarının güçlü adımları sayesinde kontrol altına alınabildi” ifadelerini kullandı.

“Küresel Ekonomi Yoluna Giriyor Ama Henüz Zorlukları Atlatmış Değil” başlıklı yazıda Gourinchas, ‘’Yine de ufukta hala birçok zorluk var ve kutlama yapmak için henüz çok erken’’ dedi.

Bazı olumsuz riskler azalmış olsa da, küresel ekonomide dengenin aşağı yönlü olmaya devam ettiği uyarısı yapan IMF başekonomisti, ‘’Küresel faaliyetin ivme kaybettiğine dair işaretler artmakta. Para politikasının küresel olarak sıkılaştırılması, politika faizlerini daraltıcı seviyeye getirdi. Bu durum, finans dışı sektöre verilen kredilerin büyümesini yavaşlatarak, hane halkı ve firmaların faiz ödemelerini artırarak ve emlak piyasaları üzerinde baskı yaratarak faaliyetler üzerinde baskı oluşturmaya başladı” yorumunda bulundu.

Enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyonun, merkez bankalarının hedeflerinin oldukça üzerinde seyretmeye devam ettiğini kaydeden IMF Başekonomisti, “Bu yıl yüzde 6 olan enflasyonun kademeli olarak azalarak 2024 yılında yüzde 4,7’ye gerilemesi bekleniyor ki bu da binde 4 puanlık bir yukarı yönlü revizyon anlamına geliyor. Daha da endişe verici olanı, gelişmiş ekonomilerde 2024 yılında yüzde 3,1’e gerilemesi beklenen çekirdek enflasyonun bu yıl yıllık ortalama yüzde 5,1 oranında sabit kalması. Enflasyonla mücadelenin henüz kazanılmadığı açık” mesajını verdi.

Enflasyonun kalıcılığında kilit rolün işgücü piyasasındaki gelişmeler ve ücret-kar dinamikleri olacağını kaydeden Pierre-Olivier Gourinchas, “İşgücü piyasaları, birçok ekonomide işsizlik oranlarının COVID öncesi seviyelerinin altında ve istihdam seviyelerinin üzerinde olması nedeniyle özellikle parlak bir nokta olmaya devam etmekte. Genel ücret enflasyonu arttı ancak çoğu ülkede fiyat enflasyonunun gerisinde kaldı” dedi.

Bunun nedeninin basit olduğunu ve “açgözlülük enflasyonu” olarak adlandırılan durumla çok az ilgisi bulunduğunu kaydeden Gourinchas, “Nominal talep ekonominin üretebileceğinin çok üzerinde olduğunda, fiyatlar ücretlerden daha hızlı yukarı yönlenir. Sonuç olarak, reel ücretler 2022’nin ilk çeyreği ile 2023 arasında gelişmiş ve büyük yükselen piyasa ekonomileri için yaklaşık yüzde 3,8 oranında azaldı” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin 200 Doların Altında; XRP Ve Solana Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin 120 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 850 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. XRP ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, ABD Merkez Bankası FED’in yarın açıklayacağı Para Politikası Kurulu kararları öncesi yönünü aşağıya çevirdi.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 2.24 düşüşle 29 bin 120 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.96 düşüşle bin 852 dolar seviyesinde.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte 45,6 artarak yaklaşık 14,6 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 566 milyar dolar civarında.

Bitcoin (BTC) dün yüzde 0.44 düşüşle 29 bin 787 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0.28 düşüşle bin 870 dolar seviyesinde işlem görmüştü. Bitcoin’in (BTC) dün piyasa değeri 578  milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,85 düşerek 1,17 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri, dün yüzde 0,49 düşerek 1,19 trilyon dolardan işlem görmüştü.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden XRP ve Solana da yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 30.82 milyar dolardır ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90.2’si.Tüm stablecoinlerin hacmi dün 21.26 milyar dolar ve bu, 24 saatlik toplam kripto piyasası hacminin yüzde 87.44’üydü.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,120 dolar, değer kaybı yüzde 2.24
Ethereum 1,852 dolar, değer kaybı yüzde 0.96
Tether 0.9999 dolar, değer kaybı yüzde 0.02
BNB 237 dolar, değer kaybı yüzde 1.42
XRP 0.6891 dolar, değer kaybı yüzde 5.03

Cardano 0.3041 dolar, değer kaybı yüzde 2.82
Dogecoin 0.07743 dolar, değer kazancı yüzde 8.57
Solana 23.23 dolar, değer kaybı yüzde 4.93
Polygon 0.7246 dolar, değer kaybı yüzde 2.39

Litecoin 89.2 dolar, değer kaybı yüzde 3.44
Polkadot 5.21 dolar, değer kaybı yüzde 2.55
Tron 0.08169 dolar, değer kazancı yüzde 0.55
Shiba Inu 0.000007816 dolar, değer kazancı yüzde 0.31

Paylaşın

Zam Rüzgarı Devam Ediyor: İnternete Yüzde 70 Zam

28 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrası başlayan zam yağmuru artarak devam ediyor. Son olarak, Türk Telekom, internet port ücretlerini güncelledi. 1 Haziran 2022’de tartışmalı olarak yürürlüğe giren port ücretlerine yüzde 70 zam geldi.

İnternet hizmetleri ile ilgili olarak tarifelerin ne zaman düzenleneceği, yeni fiyatların ne zaman yürürlüğe konulacağına ilişkin yasal bir düzenleme yok. Türk Telekom’un yeni tarifeleri, 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girdi.

İki yıl tarifesini sabit tutan Türk Telekom’un, geçen yıl zam yapması üzerine Türk Telekom Genel Müdürü Ümit Önal, tarife düzenlemeleri ile ilgili olarak, tarifelerdeki fiyat düzenlemelerinin bir zaman dilimine oturtulması konusunda beyanlarda bulunmuştu.

Dünya Gazetesi’nde yer alan habere göre; Türk Telekom, referans veri akış erişim(VAE) tarifelerinde fiyat güncellemesi yaptı. Türkiye’nin 81 ilinde hizmet verebilen tek toptan internet hizmet sağlayıcısı konumunda olan Türk Telekom’un bu tarife güncellemesi, tüketici açısından internet hizmetlerinde yüzde 70 zam demek.

Türk Telekom, geçtiğimiz yıl, 1 Nisan’dan geçerli olmak üzere VAE’ye yüzde 67 zam yapmıştı. Zam, daha sonra Haziran ayında yürürlüğe girecek şekilde ertelenmişti. İki yıllık bir aradan sonra Türk Telekom’un tarife güncellemesi, geçtiğimiz yıl kamuoyunda çok tartışılmıştı.

İki yıl tarifesini sabit tutan Türk Telekom’un, geçen yıl zam yapması üzerine Türk Telekom Genel Müdürü Ümit Önal, tarife düzenlemeleri ile ilgili olarak, tarifelerdeki fiyat düzenlemelerinin bir zaman dilimine oturtulması konusunda beyanlarda bulunmuştu.

BTK tarafından, her yıl nisan ve ekim aylarında olmak üzere mobil telefon hizmetleri için azami ücret tarifesi belirleniyor. BTK, bu yıl 1 Nisan’da yapılan zamma ilişkin kamuoyu bilgilendirmesini ise yapmadı.

İnternet hizmetleri ile ilgili olarak tarifelerin ne zaman düzenleneceği, yeni fiyatların ne zaman yürürlüğe konulacağına ilişkin yasal bir düzenleme yok. Türk Telekom’un yeni tarifeleri, 1 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girdi. Hem VAE hem de port ücretlerine geçen seneki tarifenin üzerine yüzde 70 zam yapıldığı görülüyor.

Türk Telekom tarifelerinin en çok şikayet alan fiyat artışı ise arıza durumunda müşteriye yansıtılacak ücret oldu. Türk Telekom’dan kaynaklanmayan arıza kaydı ceza bedeli 270,21 TL’ye yükseltildi. Daha önce uygulanan tarifede Türk Telekom bu ücreti İnternet Servis Sağlayıcı’ya 14 TL olarak yansıtıyordu.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borçları 808 Milyar Liraya Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan her veri yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları 12 Mayıs’tan bu yana 138 milyar lira artışla 670 milyar liradan 808 milyar liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 393 milyar 435 milyon lirası taksitli, 415 milyar 275 milyon lirası taksitsiz oldu. Aynı dönemde tüketici kredileri tutarı, 50 milyar lira artışla 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi.

Öte yandan 1 Ocak – 21 Temmuz tarihleri arasında geçen sene 5 milyon 8 bin 816 icra dosyası bulunurken, bu rakam 3 milyon 142 bin 564 adet daha artarak 21 Temmuz 2023 itibarıyla 8 milyon 151 bin 380’e yükseldi.

Ekonomik kriz ve yoksulluk nedeniyle vatandaş borçlanarak hayatta kalmaya çalışıyor, borcunu ödeyemeyip icralık oluyor. 1 Ocak – 21 Temmuz tarihleri arasında geçen sene 5 milyon 8 bin 816 icra dosyası bulunurken, bu rakam 3 milyon 142 bin 564 adet daha artarak 21 Temmuz 2023 itibarıyla 8 milyon 151 bin 380’e yükseldi.

Böylece icra dairelerine yeni gelen dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 62.7 arttı. Halen icra dairelerindeki dosya sayısı da 21 milyon 821 bin oldu.

Sözcü’den Deniz Ayhan’ın aktardığına göre; CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı harcamalarında da yüzde 226.65 artış olduğunu belirterek, “Kredi kartı ile market ve AVM’lerden yapılan harcamalarda ise yüzde 187.94 artış var. Vatandaş sadece cebindekini değil, gelecekteki gelirini de önceden tüketiyor” dedi ve şunları söyledi:

“Vatandaşların bankalara olan kredi ve kredi kartı borcu, 2 trilyon 329 milyar 656 milyon liraya ulaştı. Bu tutarın içinde ödemesinde sıkıntı yaşanan ve bankalar tarafından takibe alınan 35 milyar 507 milyon liralık tutar da var. Bireysel kredi ve kredi kartı borcunu ödememiş gerçek kişilerden borcu devam etmekte olan kişi sayısı ise 3 milyon 840 bin 465 oldu.”

Tüketici kredileri 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre, seçimden sonra vatandaş kredi kartı harcamalarını artırdı. BDDK’nın 14 Temmuz verileri ile karşılaştırıldığında, bankaların bireysel kredi kartı alacakları 12 Mayıs’tan bu yana 138 milyar lira artışla 670 milyar liradan 808 milyar liraya yükseldi.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 393 milyar 435 milyon lirası taksitli, 415 milyar 275 milyon lirası taksitsiz oldu. Aynı dönemde tüketici kredileri tutarı, 50 milyar lira artışla 1 trilyon 403 milyar liraya yükseldi.

Paylaşın

Bitcoin 29 Bin 800 Doların Altında; Tron Ve XRP Sert Düştü

Bitcoin (BTC) 29 bin 793 dolara gerilerken, Ethereum (ETH) ise bin 900 dolar seviyesinin hemen altında işlem görüyor. Tron ve XRP de yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Haber Merkezi / Kripto para piyasaları, haftanın ilk işlem gününe aşağı yönlü başladı.

Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC) yüzde 0.44 düşüşle 29 bin 787 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise yüzde 0.28 düşüşle bin 870 dolar seviyesinde.

Bitcoin’in (BTC) hacmi, son 24 saatte 22,28 artarak yaklaşık 10 milyar dolar olurken, piyasa değeri ise 578 milyar dolar civarında.

Bitcoin (BTC) cuma günü yüzde 0.95 düşüşle 29 bin 842 dolara gerilemiş, Ethereum (ETH) ise yüzde 0.70 düşüşle bin 892 dolar seviyesinde işlem görmüştü. Bitcoin’in (BTC) cuma günü piyasa değeri 579  milyar dolar civarındaydı.

Küresel kripto para birimi piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 0,49 düşerek 1,19 trilyon dolar civarında işlem görüyor. Küresel kripto para piyasalarının değeri ise, cuma günü yüzde 0,91 düşerek yaklaşık 1,2 trilyon dolardan işlem görmüştü.

Diğer en iyi kripto para birimlerinden Tron ve XRP de yatırımcısına kaybettiren kripto para birimleri arasında yer aldı.

Tüm stablecoinlerin hacmi şu anda 21.26 milyar dolar ve bu, 24 saatlik toplam kripto piyasası hacminin yüzde 87.44’ü. Tüm stablecoinlerin hacmi cuma günü 33,4 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90,38’iydi.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 29,787 dolar, değer kaybı yüzde 0.44
Ethereum 1,870 dolar, değer kaybı yüzde 0.28
Tether 1 dolar, değer kazancı yüzde 0.02
BNB 241 dolar, değer kaybı yüzde 0.54
XRP 0.7263 dolar, değer kaybı yüzde 1.95

Cardano 0.3132 dolar, değer kaybı yüzde 0.59
Dogecoin 0.0713 dolar, değer kaybı yüzde 0.60
Solana 24.4 dolar, değer kaybı yüzde 1.40
Polygon 0.7415 dolar, değer kaybı yüzde 1.55

Litecoin 92.39 dolar, değer kaybı yüzde 0.26
Polkadot 5.34 dolar, değer kaybı yüzde 1.25
Tron 0.08126 dolar, değer kaybı yüzde 3.60
Shiba Inu 0.000007789 dolar, değer kaybı yüzde 0.43

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: Türkiye ‘Geçim Derdi’nde Birinci Sırada

Türkiye’de ailelerin yüzde 70’inden fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan, yüzde 47’si gıda, ev harcamaları, enerji ve borçlardan oluşan temel harcamaları bile karşılayamamaktan endişe duyuyor.

Türkiye’nin ardından Şili ve Meksika’daki ebeveynler, geçim derdini en çok hissederken, en az geçim derdi yaşayan aileler ise Danimarka, Hollanda ve İsviçre’de.

OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) yaptığı araştırmaya göre, yüksek enflasyon nedeniyle örgüte bağlı ülkelerde yaşayan her 10 aileden 9’u hayat pahalılığı ve fiyat artışlarından endişe duyduğunu belirtti.

OECD ülkeleri arasında ailesini geçindirmekte en çok zorlanan ebeveynler Türkiye’de yaşıyor. Araştırmaya göre ailelerin yüzde 70’inden fazlası temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktan endişeli. Türkiye, bu konuda yüzde 47’lik OECD ortalamasının çok üzerinde yer alıyor.

Türkiye’nin ardından Şili ve Meksika’daki ebeveynler, geçim derdini en çok hissedilenler olarak araştırmada ilk 3 sırayı oluşturdu. En az geçim derdi yaşayanlar ise Danimarka, Hollanda ve İsviçre’de yaşayan aileler.

T24’te yer alan habere göre, ailelerin yaklaşık yüzde 47’si gıda, ev harcamaları, enerji ve borçlardan oluşan temel harcamaları bile karşılayamamaktan endişe duyuyor.

Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 33’ü, olası bir ekonomik bunalımda kendi hükümetlerinin yapacağı yardımın yeterli olacağını düşünüyor. Katılımcılar, ekonomik zorlukları aşmada arkadaşları ve ailelerine daha fazla güveniyor.

Paylaşın

Standard & Poor’s: Türkiye’de Yüksek Enflasyon 1-2 Yıl Daha Devam Edecek

Standard & Poor’s Global Kıdemli Direktörü Frank Gill, Türkiye’de enflasyonda kısa vadede aşağı yönlü hareket beklemediklerini belirterek, 2023’te enflasyonun yüzde 40 civarında kalabileceğini, dezenflasyon sürecinin 2024-2025’te başlayabileceğini söyledi.

Frank Gill, “Türkiye’de negatif reel faiz var, bu nedenle sermaye girişlerinden henüz yararlanamıyor. Ancak Türkiye önemli ve sağlam bir ekonomi. Avantajları ve fırsatlarının yüksek olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Standard & Poor’s Global Kıdemli Direktörü Frank Gill, Bloomberg HT’ye Türk ekonomisine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de enflasyonda kısa vadede aşağı yönlü hareket beklemediklerini kaydeden Gill 2023’te enflasyonun yüzde 40 civarında kalabileceğini, dezenflasyon sürecinin 2024-2025’te başlayabileceğini söyledi.

Yeni ekonomi yönetimiyle beraber bir politika dönüşümü gerçekleştiğini belirten Gill “Manşet enflasyonu düşürmek, cari açığı azaltmak konusunda ciddi olduklarını görüyoruz. Bunu da bankaları sert bir şekilde etkilemeden yaptıklarını görüyoruz. Ancak talepte yavaşlamanın zorlu bir süreç olduğunu görüyoruz. Yani zorlu dengeler var” diye konuştu.

Gelişmekte olan ülkelere dair beklentilerinden bahseden Gill Brezilya, Meksika, Endonezya, Macaristan, Polonya gibi ülkelere sermaye akışı olduğunu söyledi.

Gill “Bu ülkelerde Merkez bankaları parasal sıkılaştırma konusunda bir daha Fed’in önündeydi. Türkiye’de negatif reel faiz var, bu nedenle sermaye girişlerinden henüz yararlanamıyor. Ancak Türkiye önemli ve sağlam bir ekonomi. Avantajları ve fırsatlarının yüksek olduğunu düşünüyoruz” yorumunu yaptı. Gill gelecek dönemdeki zorluğun ekonominin yavaş iniş senaryosu olacağını kaydetti.

Paylaşın

Resmi Gazete Yayınlandı: İlaca Yüzde 30,5 Zam

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlan karara göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk Lirası cinsinden 1 Euro değeri Temmuz ayında yüzde 30,5 oranında arttırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı Resmi Gazete’deki kararla ilaca yüzde 30,5 oranında zam geldi.

Karar göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılan Euro değeri, yüzde 30,5 oranında artırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi. Artışla fiyat korumalı ürünlerde barem değeri 48,41 TL olurken, diğer ürünlerde ise barem değeri 25,30 TL oldu.

Dönemsel euro değeri güncellemesinde ise geçici 7’nci madde kapsamında uygulanan 4 TL’ye kadar olan artışlar dikkate alınmayacak.

Güncelleme sonrasında 4 TL’ye kadar olan artışlar, TL değerinde değişiklik yapılmadan ürünlerin depocuya satış fiyatları üzerine eklenecek. Karar, 24 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girecek.

Öte yandan birçok siyasi isim ve sosyal medya kullanıcısı gelen zamma tepki gösterdi.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla alınan ilaç zammına tepki gösterdi. Twitter hesabından paylaşım yapan Davutoğlu, “Gıda ve enerji zamları ile vatandaşlarımızı hastalığa mahkûm edip, ilaç zamları ile taammüden öldürmeyi mi planlıyorsunuz?

Yalan ve istismarla kazandığınız seçimler ile kullardan utancınız kalmadı ama halkımız sizin ekonomik zulmünüz altında inim inim inlerken lüks ve şatafat içinde sürdürdüğünüz saltanat dolayısıyla bari Allah’tan utanın! Yazıklar olsun!” dedi.

“2000’lerin başına dönüyoruz”

Siyaset bilimci akademisyen Süleyman Erdem de, “Vatandaşı bir ÖTV çarpıyor, bir KDV çarpıyor. Hala yıkılmadıysan, ayaktaysan, bir de geçici vergi çarpıyor. Ama o biraz kalıcı olarak çarpıyor. Vay be, Türk olmak ne kadar zormuş!

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ilaç fiyatlarına yüzde 30 zam geldi. Benzine de 6 TL’lik ÖTV ve KDV zammından sonra 2 TL daha zam gelecekmiş. Pek çok açıdan 2000’lerin başlarına dönüyoruz” ifadelerini kullandı.

Eski hakim ve avukat Kerim Yılmaz ise, “Zam yağmurundan kaçış imkansızlaştı, bu gece yarısı ilaç da nasibini almış… Seçimleriniz yaşamınız olur.. Akıl, ahlak, adalet..” yazdı.

Twiter’da kararı paylaşan eczacı Onur Çetin, ilaç krizinin derinleşeceğini söyleyerek, “Evet, 7 ay sonra ilaca %30 zam geldi (olması gereken en az %150). Yani bu demektir ki ilaç krizi daha da derinleşecek, daha da az ilaç bulacağız.

Seçimlerinizin sonuçlarını çekmeye devam edeceğiz. Ayrıca zammı dış güçler değil, Cumhurbaşkanı yaptı. Hesap soracak babayiğitlere duyurulur” dedi.

Paylaşın

Gıda Fiyatları, Üç Yılda Yüzde 402 Arttı

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı yükseliş, açlık ve yoksulluk riskini giderek büyütüyor. Gıda fiyatları Eylül 2021’den bu yana yüzde 402 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl temmuz ayında 502 lira ödemek gerekiyor.

Haber Merkezi / Gıda fiyatları 2023 yılının ilk yedi aylık döneminde ise yüzde 50 oranında artış kaydetti. Böylece seyyanen zam nedeniyle değişik maaş ve ücret seviyesine değişik oranlarda yansımış olan temmuz ayındaki ücret ve maaş zamları, birçok ücretli için yılın ilk yedi aylık dönemindeki gıda fiyat artışına yetişemedi.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMUAR, fiyatlarını Ankara’daki marketlerden düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 64 temel gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak hazırladığı gıda fiyatları endeksinin Temmuz 2023 sonuçlarını açıkladı. Açıklama şu şekilde:

“TÜİK’in en son açıkladığı tüketim harcamalarıyla ilgili istatistikler en zengin yüzde 20’lik kesimin tüketiminin yüzde 16,6’sını gıda için ayırırken, en yoksul yüzde 20’lik kesimde gıdaya ayrılan oran yüzde 35,8’e kadar çıkıyor. İkinci yüzde 20’lik grupta yer alanlar ise harcamalarının yüzde 29,8’ini gıdaya yüzde 25,6’sını ise konut ve kiraya ayırıyor. Dolayısıyla da gıda fiyatlarında Türkiye’de son 38 aydır yaşanan kesintisiz artış en fazla toplumun en yoksul kesimini olumsuz etkiliyor.

Araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, dar ve sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun tahmin edilmesi amaçlanıyor.

Yanlış ekonomik politikaların gıda fiyatlarında yol açtığı artış, ülkedeki açlık ve yoksulluk riskini giderek daha da büyütüyor. Türkiye’nin, yıllarca sürecek bugünkü enflasyon sarmalına sürüklendiği Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 402 oranında arttı. Diğer bir ifadeyle Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için bu yıl temmuz ayında 502 lira ödemek gerekti.

Haziranda yüzde 80,5 olan gıda fiyatlarındaki yıllık artış oranı temmuzda yeniden yüzde 92,2 olarak gerçekleşti.  Yıllık enflasyon haziran ayına kadar baz etkisiyle, diğer bir ifadeyle geçen yılın aynı aylarında gıda fiyatlarında yaşanan artışın bu yılın aynı ayındaki artıştan yüksek olması nedeniyle düşüş eğilimindeydi. Önceki yılın aynı ayındaki yüksek oranlı artış son bir yılın hesabından çıktığı için yıllık artış azalıyordu.

Ancak temmuz ayında aylık artış yüzde 12,8’le geçen yıl temmuz ayındaki yüzde 5,9’luk artışın üzerine çıkması nedeniyle yıllık artış da yükselmeye başladı. Bu arada yıllık enflasyonun baz etkisiyle önceki aylara ve geçen yıla göre geriliyor olması fiyatların da gerilediğini göstermiyor. Aksine fiyatlar artmaya devam ediyor. Zira haziranda 445 lira ödenen aynı miktar ve türde gıdalardan oluşan bir sepetin bedeli Temmuzda 502 liraya yükselmiş gözüküyor.

Meyve ve sebze fiyatlarındaki yüksek artışlar dikkat çekti

Haziranda, tüm harcama gruplarında fiyatlar bir önceki yıla göre oldukça yüksek oranlarda arttı. Yaz ayı olmasına rağmen özellikle meyve ve sebze fiyatlarındaki yüksek artışlar dikkat çekti.

Ekmek, pirinç, un, bulgur fiyatları temmuzda bir önceki aya göre ortalama yüzde 5 oranında artarken, et ve balık grubu fiyatlarında yüzde 7,7 oranında artış yaşandı. Et ve balık fiyatlarında yılbaşından bu yana yaşanan artış yüzde 84’ü geçti.  Temmuzda önceki aya göre süt ve süt ürünleri ile yumurta grubu fiyatları yüzde 1,2 oranında artarken, yağ fiyatlarındaki artış yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.

Meyve fiyatlarının yüzde 33,3 oranında arttığı temmuzda sebze fiyatlarında, bir önceki aya göre ortalama yüzde 45,7 oranında artış yaşandı. Temmuzda bakliyat fiyatlarının yüzde 4,2, salça, zeytin, bal, çay, tuz ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatlarındaki artış eğilimi ise yüzde 7,5’le ile devam etti.

Böylece, vatandaşlar mevcut gıda tüketim alışkanlıklarına göre seçilen 64 gıda maddesinden oluşturulan gıda sepetini satın alabilmek için haziranda, bir önceki aya göre yüzde 1,6 oranında daha fazla para ödemek zorunda kaldı.

Gıda fiyatları yılın ilk yedi aylık döneminde ise yüzde 50 oranında artış kaydetti. Böylece seyyanen zam nedeniyle değişik maaş ve ücret seviyesine değişik oranlarda yansımış olan temmuz ayındaki ücret ve maaş zamları, birçok ücretli için yılın ilk yedi aylık dönemindeki gıda fiyat artışına yetişemedi. Yüzde 25 zamla yetinmek zorunda kalan emeklilerin satınalma gücündeki erime de devam etti.

Bu yıl temmuzda geçen yılın aynı ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 51, et-balık fiyatlarında 109,3, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 51,5 oranında artış oldu. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 39,3 oranında arttı. Meyve fiyatları yüzde 97,6, sebze fiyatları ise yüzde 286,2 oranında artış gösterdi. Bakliyat fiyatları son bir yılda yüzde 34, diğer gıda fiyatları ise yüzde 62,8 oranında zamlandı.

Tarımsal girdi maliyetleri ve tarım ürünü üretici fiyatlarındaki artışlar gıda fiyatlarındaki yıllık artışın önümüzdeki aylarda da üç haneli oranlara doğru tırmanmaya devam edeceğine işaret ediyor. Ağustos 2022- Temmuz 2023 aylarını kapsayan son bir yıllık dönemdeki ortalama gıda fiyatları, Ağustos 2021-Temmuz 2022 dönemindeki ortalama fiyatlara göre yüzde 120,1 oranında artış gösterdi.”

Paylaşın