Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 79,95

Hizmet üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 69,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,95 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 80,27 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık en yüksek artış 104,93 ile idari ve destek hizmetlerinde yaşanırken, onu yüzde 102,12 konaklama ve yiyecek hizmetleri ve yüzde 99,59 ile mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler takip etti.

Bir önceki aya göre en yüksek artış ise, yüzde 6,35 ile ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yaşanırken, onu yüzde 6,22 konaklama ve yiyecek hizmetleri ve yüzde 5,85 ile idari ve destek hizmetleri takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi Ağustos 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; hizmet üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,25, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 69,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,95 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 80,27 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 62,80, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 102,12, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 83,41, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 66,83, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 99,59, idari ve destek hizmetlerde yüzde 104,93 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 6,35, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 6,22, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,23, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 3,62, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 1,93, idari ve destek hizmetlerde yüzde 5,85 artış gerçekleşti.

Hizmet üretici enflasyonu sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 16,48, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 37,83, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 55,95 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 140,15, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 115,17, mimarlık ve mühendislik hizmetleri; teknik test ve analiz hizmetleri yüzde 106,73 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 3,03 ile bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri oldu. Buna karşılık posta ve kurye hizmetleri yüzde 11,92, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 11,52, kiralama ve leasing hizmetleri yüzde 9,05 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: 12 Aylık Dış Ticaret Açığı 109,5 Milyar Dolar

Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 azalarak 11 milyar 256 milyon dolardan, 8 milyar 657 milyon dolara gerilerken, Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 11,9 artarak 73 milyar 535 milyon dolardan, 82 milyar 304 milyon dolara yükseldi. Ağustos itibariyle 12 aylık dış ticaret açığı ise 109,5 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Ağustos ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’yı sırasıyla ABD, Irak, Birleşik Krallık ve İtalya takip etti. İthalatta ise Çin ilk sırayı aldı. Çin’i sırasıyla Rusya Federasyonu, Almanya, BAE ve İsviçre takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Ağustos 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak 21 milyar 615 milyon dolar, ithalat yüzde 6,9 azalarak 30 milyar 271 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 azalarak 164 milyar 794 milyon dolar, ithalat yüzde 3,4 artarak 247 milyar 97 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2023 Ağustos ayında yüzde 0,7 artarak 19 milyar 594 milyon dolardan, 19 milyar 727 milyon dolara yükseldi.

Ağustos ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 0,9 artarak 21 milyar 454 milyon dolardan, 21 milyar 655 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ağustos ayında 1 milyar 928 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 0,8 artarak 41 milyar 382 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 91,1 oldu.

Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 azalarak 11 milyar 256 milyon dolardan, 8 milyar 657 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ağustos ayında yüzde 65,4 iken, 2023 Ağustos ayında yüzde 71,4’e yükseldi.

Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 11,9 artarak 73 milyar 535 milyon dolardan, 82 milyar 304 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 69,2 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 66,7’ye geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, ağustos ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,4, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,4 oldu.

Ocak-Ağustos döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, ağustos ayında ara mallarının payı yüzde 71,4, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,7 oldu.

İthalatta, Ocak-Ağustos döneminde ara mallarının payı yüzde 73,8, sermaye mallarının payı yüzde 13,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,3 oldu.

Ağustos ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 782 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 323 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 91 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 63 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 877 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %28,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Ağustos döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 14 milyar 159 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 9 milyar 810 milyon dolar ile ABD, 8 milyar 99 milyon dolar ile İtalya, 8 milyar 20 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 7 milyar 738 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,0’ını oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Ağustos ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 829 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 339 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 555 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 988 milyon dolar ile BAE, 1 milyar 449 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,5’ini oluşturdu.

Ocak-Ağustos döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 31 milyar 722 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 30 milyar 670 milyon dolar ile Çin, 18 milyar 833 milyon dolar ile Almanya, 15 milyar 698 milyon dolar ile İsviçre, 10 milyar 591 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,5’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Ağustos ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 4,4 artarken, ithalat yüzde 4,2 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,9 artarken, ithalat yüzde 7,0 azaldı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ağustos ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir. Ocak-Ağustos döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır.

Ağustos ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 84,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 9,7’dir. Ocak-Ağustos döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,4’tür. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,2’dir.

Özel ticaret sistemine göre, ağustos ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 azalarak 19 milyar 438 milyon dolar, ithalat yüzde 7,9 azalarak 28 milyar 303 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 21,3 azalarak 11 milyar 266 milyon dolardan, 8 milyar 864 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ağustos ayında yüzde 63,4 iken, 2023 Ağustos ayında yüzde 68,7’ye yükseldi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 azalarak 149 milyar 800 milyon dolar, ithalat yüzde 2,5 artarak 231 milyar 159 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 14,3 artarak 71 milyar 154 milyon dolardan, 81 milyar 359 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 68,4 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 64,8’e geriledi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat 3 Trilyon 300 Milyar Liraya Geriledi

Ekonomi yönetiminin zamana yayarak çözmeye çalıştığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, geçen haftaya göre 2,1 milyar lira düşüşle 3 trilyon 3 milyar liraya geriledi.

Öte yandan Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri Mart ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brüt rezervler 15 hafta üst üste artarak 1987 başlangıçlı veri tarihindeki en uzun artış rekorunu kaydetti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, kur korumalı mevduatlar geçen haftaya göre 2,1 milyar TL düşüşle 3,3 trilyon liraya geriledi. Dolar cinsinden KKM 122,4 milyar dolar olarak kaydedildi.

Böylelikle son 5 haftada KKM’lerde gerileme izlendi. Bu süreçte KKM’lerde 103 milyar TL’ye varan düşüş görüldü.

KKM’de son dönemde kısıtlayıcı düzenlemeler birbirini izlemişti. Son olarak TCMB, uygulama talimatında yapılan değişiklikle, Türk lirası dönüşümlü kur korumalı hesaplarda asgari faiz zorunluluğu kaldırmıştı.

Ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında kur korumalı hesapların TL mevduata dahil olduğu TL payı rasyosunu yürürlükten kaldırılarak, yerine kur korumalı hesapları TL mevduat olarak dikkate almayan ve standart yerel para olan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefleyen yeni bir TL payı rasyosu getirilmişti.

Merkez Bankası rezervleri 6 ayın zirvesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artış ivmesi geçen hafta da devam etti.

Merkez Bankası verilerine göre 22 Eylül haftasında brüt rezervler bir önceki haftaya göre 4 milyar dolar artışla 125,5 milyar düzeyine geldi. Böylelikle 17 Mart haftasından bu yana rezervlerde en yüksek seviye kaydedildi.

17 Mart haftasında rezervler üzerinde Suudi Arabistan’dan gelen mevduatın ve altındaki primin etkisi olmuş ve rezervler 126,9 milyar dolara yükselmişti.

22 Eylül haftası itibariyle yurt içi yerleşiklerin Döviz mevduatlarında düşüş görüldü. Merkez Bankası verilerine göre yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırılmış döviz mevduatları 1,16 milyar dolar azaldı.

Paylaşın

2008 Ekonomik Krizinden Sonra Bir İlk: Hane Halkları En Büyük Kaybı Yaşadı

2022 yılında dünya genelinde hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla yüzde 2,7 oranında düşüş yaşadı. Bu, 2008 yılındaki finansal krizden bu yana en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi. 2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler.

Almanya merkezli finans şirketi Allianz, son Küresel Servet Raporu’nda 2022’nin küresel servet için bir “dönüm noktası” olduğunu açıkladı.

Rapora göre 2022, varlık fiyatlarının düşmesi ve dünya genelinde tasarrufların azalması nedeniyle tasarruf sahipleri için son derece kötü bir yıl oldu.

Hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla küresel çapta yüzde 2,7 oranında düşerek 2008’deki finansal krizden bu yana en büyük düşüşü yaşarken toplam 6.6 trilyon evro değerinde kayıp yaşandı.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi.

Rapor, en belirgin düşüşün Kuzey Amerika’da yüzde -6,2 ile görüldüğünü, ikinci sıradaki Batı Avrupa’da ise oranın yüzde -4,8 olduğunu işaret etti.

Asya ise Japonya hariç hala nispeten güçlü büyüme oranları kaydetti. Çin’in finansal varlıklarındaki büyüme yüzde 6,9’a ulaştı. Fakat son 20 yılın neredeyse yüzde 16’lık ortalama kazancıyla karşılaştırıldığında, yine de oldukça düşük bir seviye olarak gözlemlendi.

Dünya genelinde toplam finansal varlıkların toplamı 233 trilyon euro ile ABD GSYH’sinin on katına eşdeğer bir miktara ulaştı. Rapor, bu meblağın yüzde 85’inin en zengin yüzde 10’luk kesime ya da dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişiye ait olduğunu belirtiyor.

Hisse senedi ve tahvil gibi menkul kıymetler toplamda yüzde 7.3, sigorta ve emeklilikle ilgili yatırımlar ise yüzde 4.6 oranında zarar görürken, banka mevduatları yüzde 6 oranında büyüdü.

Enflasyon, nominal servet artışının neredeyse üçte ikisinin tüketilmesinde rol oynarken rapor bu durumun tasarrufların Covid-19 öncesi seviyeleriyle kıyaslandığında açıkça görüldüğünü işaret etti.

Küresel hanehalkı finansal varlıkları geçen yılın sonunda hala Covid-19 öncesi seviyelerinin nominal olarak yaklaşık yüzde 19 üzerindeydi. Enflasyon da devreye alındığında, nominal büyümenin neredeyse üçte ikisinin fiyat artışlarına kurban gittiği ve reel büyümeyi üç yılda yüzde 6.6’ya düşürdüğü ortaya çıktı.

Çoğu bölgenin en azından servetteki reel büyümenin bir kısmını koruyabildiğine dikkati çeken rapor, Batı Avrupa’daki durumun yine de farklı olduğunu gösterdi. Zira tüm nominal kazançlar silinirken, reel servet 2019’da yüzde 2,6 oranında azaldı.

2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler. Allianz 2023 yılında küresel finansal varlıkların yüzde 6, önümüzdeki üç yıl içinde ise yüzde 4 ila 5 civarında büyüyeceğini tahmin ediyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ekonomik Güven Endeksi 95,4’e Yükseldi

Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında yüzde 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı.

Bir önceki aya göre eylül ayında tüketici güven endeksi yüzde 5,1 oranında artarak 71,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 105,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,0 oranında azalarak 113,0 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 3,0 oranında artarak 117,7 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında artarak 88,3 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Merkez Bankası, Reeskont Faizleri Yukarı Çekti

Merkez Bankası (TCMB), reeskont faiz oranlarını yukarı çekti. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu.

Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi. Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarıyla ilgili değişikliğe gitti.

Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu. Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi.

Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebiliyor. Türkiye’de reeskont işlemindeki tüm koşul ve kurallar, Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Bu işlemler için Merkez Bankası tarafından uygulanan faize “reeskont faiz oranı” adı veriliyor. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebiliyor.

Avans için teminat olarak alınan bu senetler; ticari senet ve belgeler, devlet tahvilleri ve Borsada kayıtlı tahviller.

Merkez Bankası en son 1 Eylül tarihinde reeskont faiz oranlarında değişikliğe gitmiş, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık yüzde 25,75’e, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranını ise yıllık yüzde 26,75’e çıkarmıştı.

(Kaynak: BloombergHT)

Paylaşın

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yükseltti

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Türkiye için 2023 yılı büyüme tahmininin yüzde 3,5 olarak revize etti. Banka ayrıca, Türkiye ekonomisinin 2024 yılında ise yüzde 3 oranında büyümesini bekliyor.

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ekonomistleri Türkiye’nin son yıllarda nispeten güçlü bir büyüme performansı sergilediğini ancak yavaşlama görüldüğünü ifade etti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; EBRD, büyümenin yılın ikinci yarısında yavaşlaması beklenmekle birlikte, 2023 yılı için yukarı yönlü bir revizyonda bulundu. Banka, seçim öncesi mali canlanmanın etkisiyle yılın ilk yarısındaki güçlü büyüme bekliyor.

Gelişmekte olan Avrupa ülkeleri, Orta Asya ve Kuzey Afrika’dan oluşan geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren EBRD, bugün yayımlanan Bölgesel Ekonomik Görünüm raporunda yer verilen Türkiye tahminlerin yanı sıra raporda EBRD’nin faaliyet gösterdiği bölgelerde büyümenin 2023 yılında ortalama yüzde 2.4’e düşeceği öngördü.

Rapor, beklenen büyüme performansına rağmen kısa vadeli dış borcun 200 milyar doları aşması ve cari açığın 60 milyar dolar seviyesinde seyretmesi nedeniyle Türkiye ekonomisindeki dış finansman dengesizliklerinin devam ettiğini vurguladı. Döviz rezervlerinin artmakta olduğu, ancak mütevazı kalmaya devam ettiğinin da altı çizdi.

Rapora göre, ortodoks ekonomi politikalarına geri dönüş olumlu bir sinyal olarak görülürken Mart 2024’teki yerel seçimlerin önemli bir etken olacağı belirtildi.

Raporda, Türkiye GSYH büyümesinin 2023’ün ilk yarısında, 2022’nin aynı dönemine göre yüzde 5,6’dan yüzde 3,9’a gerilediği belirtilirken, buna ek olarak, enflasyonda düşüşe rağmen yüksek seyrin devam ettiği ve 2023 yılı sonunda enflasyonun yüzde 60’a yükselmesinin beklendiği ifade edildi.

Paylaşın

“İcra Dosya Sayısı” Yüzde 59,7 Arttı

Ekonomik krize dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “1 Ocak- 22 Eylül 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,7 oranında artarak 10 milyon 36 bin oldu” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ayrı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin de etkisiyle 11 milyon 454 bin dosya da sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 21 milyon 805 bin oldu.”

Karşılıksız çek tutarında patlama yaşandığını belirten, Gürer, “Verilere yansıdığına göre Kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ve güven ve itibarının azalması nedeniyle kullanımı giderek azalmasına rağmen, bu yıl karşılıksız çıkan çeklerde önceki yıla göre tam bir patlama yaşanıyor. Ocak-Ağustos döneminde 94 bin 496 çek bankalara ibrazında karşılıksız çıktı” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krize dair açıklamalarda bulundu. Gürer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşın umudu kredi kartına takla attırarak ayakta kalmaya çalışmak. Aksi taktirde gelir-gider dengesi bozulduğu için zorunlu ihtiyaçları dahi karşılamada zorlanıyor. Tüketici kredisi faiz oranlarının aylık yüzde 5’e yıllık yüzde 60’a yaklaşması bireysel kredi kullanımını azaltırken, yüksek enflasyon ve geliri harcamasına yetmeyen vatandaşlar kredi kartlarıyla borçlanmaya devam ediyor.

Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borç bakiyesi 8-15 Eylül haftasında 3,8 milyar lira azalarak 2 trilyon 410 milyar liraya geriledi. Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 7,6 milyar liralık azalma yaşanırken, kredi kartı borç bakiyesinde ise 3,8 milyar liralık artış oldu.

Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 31 oranında artarak 1 trilyon 470 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 107,1 oranında artarak 940 milyar liraya yükseldi. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan kredi alacakları ise yılbaşından bu yana 10,3 milyar liralık artışla 40,6 milyar liraya çıktı. Varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 36,6 milyar liralık bir batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor.

Risk Merkezinin verilerine göre bankalara bireysel kredi kartı borcu bulunan vatandaş sayısı son bir yılda 1 milyon 874 bin kişi artarak 38 milyon 731 bin kişiye yükseldi. Kredi kartı borcu bulunanların sayısı da aynı dönemde 2 milyon 999 bin kişilik artışla 35 milyon 271 bin kişiye çıktı. Temmuz 2023 itibariyle 27 milyon 762 bin kişinin de kredili mevduat hesabı borcu bulunuyor.

Verilere yansıdığına göre Kredi kartı kullanımının yaygınlaşması ve güven ve itibarının azalması nedeniyle kullanımı giderek azalmasına rağmen, bu yıl karşılıksız çıkan çeklerde önceki yıla göre tam bir patlama yaşanıyor. Ocak-Ağustos döneminde 94 bin 496 çek bankalara ibrazında karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının yüzde 13,4 arttığı bu dönemde asıl patlama ise bu çeklerin tutarında yaşandı.

Karşılıksız çıkan çeklerin tutarı geçen yıla göre yüzde 163,1 oranında artarak 31,4 milyar liraya kadar yükseldi. Aynı nedenlerle kullanımı giderek azalan senetlerde de ocak-ağustos döneminde protesto edilen senet sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 oranında azalarak 129 bin 518’e gerilerken, protesto edilen senetlerin tutarı ise yüzde 13 oranında artarak 8 milyar lirayı geçti.

1 Ocak- 22 Eylül 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,7 oranında artarak 10 milyon 36 bin oldu. Ayrı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin de etkisiyle 11 milyon 454 bin dosya da sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 21 milyon 805 bin oldu.”

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Reel Kesim Güven Endeksinde Düşüş Sürüyor

Ağustos ayında 105 seviyesine gerileyen reel kesim güven endeksi eylül ayında da düşüşünü sürdürdü ve 104,4 değerini aldı. Reel kesim güven endeksi yılın en yüksek seviyesi ise 108,30 ile mayıs ayında kaydedilmişti.

Haber Merkezi / Mevsimsellik arındırılmış reel kesim güveni aylık 0,5 puan artışla 105,1 seviyesinde gerçekleşti. Eylül ayında kapasite kullanım oranı yüzde 76,1’den yüzde 77,3’e yükseldi. Mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı da (KKO-MA) bir önceki aya göre 1,2 puan yükselerek yüzde 76,9 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), eylül ayı reel kesim güven endeksi ve sanayi kapasite kullanım oranlarını yayımladı.

Buna göre; İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak yüzde 76,9 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsel etkilerden arındırılmamış Kapasite Kullanım Oranı (KKO), bir önceki aya göre 1,2 puan artarak yüzde 77,3 seviyesinde gerçekleşti.

2023 yılı Eylül ayında mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA), bir önceki aya göre 0,5 puan artarak 105,1 seviyesinde gerçekleşti. Mevsimsellikten arındırılmamış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak 104,4 seviyesinde gerçekleşti.

“İstihdama ilişkin artış yönlü beklentiler güçlendi”

Merkez Bankası ayrıca, Reel Kesim Güven Endeksi raporunda, “Son üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi ve iç piyasa sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin bir önceki aya göre zayıfladığı, ihracat sipariş miktarında artış bildirenler lehine olan seyrin ise bir önceki aya göre güçlendiği görüldü.

Mevcut toplam siparişlerin mevsim normallerinin altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya göre güçlendiği, mevcut mamul mal stokları seviyesinin mevsim normallerinin üstünde olduğu yönündeki değerlendirmelerin ise bir önceki aya göre zayıfladığı görüldü.

Gelecek üç aya yönelik değerlendirmelerde, üretim hacmi, ihracat sipariş miktarı ve iç piyasa sipariş miktarında bir önceki ayda artış bekleyenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek on iki aydaki sabit sermaye yatırım harcamasına ve gelecek üç aydaki istihdama ilişkin artış yönlü beklentilerin bir önceki aya göre güçlendiği gözlendi.

Ortalama birim maliyetlerde, gelecek üç ayda artış olacağını bekleyenler ve son üç ayda artış olduğunu bildirenler lehine olan seyrin zayıfladığı görüldü. Gelecek üç aydaki satış fiyatına ilişkin artış yönlü beklentilerin de zayıfladığı gözlendi. Gelecek on iki aylık dönem sonu itibarıyla yıllık ÜFE beklentisi bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 63,7 seviyesinde gerçekleşti

İçinde bulunduğu sanayi dalındaki genel gidişat konusunda, bir önceki aya kıyasla daha iyimser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 7,3’e, aynı kaldığını belirtenlerin oranı yüzde 78,5‘e yükselirken, daha kötümser olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 14,2‘ye geriledi” değerlendirmelerinde bulundu.

Paylaşın

Goldman Sachs’ın Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi: Yüzde 70

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs, Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 30’a çekmesinin ardından yayınladığı raporda, “Yüzde 40 nihai faiz tahminimize yönelik yukarı yönlü riskler var. Enflasyonu yıl sonunda yüzde 70 bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

Bankanın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda Merkez Bankası’nın (TCMB) bir haftalık repo faizinin ‘enflasyonu hedeflemede daha önemli bir enstrüman haline geldiği’ belirtildi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) bir haftalık repo faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltmişti.

MB açıklamasında aylık enflasyon ana eğiliminde düşüşün başlayacağının değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, “Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir” denmişti.

Tüketici enflasyonunun yüzde 60’a yaklaşması ve yılın geri kalanında yüksek seyretmesinin beklenmesiyle birlikte MB sıkılaştırmanın dozunu artırmış ve geçen ay 750 baz puanlık bir faiz artırımı gerçekleştirmişti. Son artışla birlikte Hafize Gaye Erkan yönetiminde MB toplam 2 bin 150 baz puan faiz artırmış oldu.

Goldman Sachs analizi

ABD merkezli çok uluslu yatırım bankası Goldman Sachs, MB’nin 500 baz puanlık faiz artışının ardından yayınladığı değerlendirmede, “Yüzde 40 nihai faiz tahminimize yönelik yukarı yönlü riskler var. Enflasyonu yıl sonunda yüzde 70 bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Bankanın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda MB bir haftalık repo faizinin ‘enflasyonu hedeflemede daha önemli bir enstrüman haline geldiği’ belirtildi. Goldman MB’den yılın geri kalanında ‘somut faiz artışları yapmaya devam etmesini’ bekliyor.

Paylaşın