Türkiye’de Gıda Fiyatları 36 Aydır Aralıksız Zamlanıyor

Türkiye’de gerek üretim, lojistik ve enerji maliyetleri gerekse son 20 yılda giderek azalan çiftçi nüfusu nedeniyle yaşanan gıda enflasyonu, dünya genelinde fiyatların düşüş eğiliminde olması gereken yaz aylarında bile artışını sürdürdü. Böylelikle Türkiye’de gıda fiyatları 36 aydır aralıksız zamlanmaya devam etti.

Son açıklanan 2023 Ağustos dönemine ait TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), bir önceki aya göre yüzde 9,09, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 58,94 olarak açıklandı. TÜİK, Ağustos 2023 dönemindeki gıda enflasyonunu ise yüzde 72,9 olarak açıkladı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, küresel gıda fiyatları ağustosta iki yılın en düşük seviyesine indi. Dünyada ağustosta et, süt, ayçiçek yağı, tahıl fiyatları gerilerken, sadece şeker ve pirinç fiyatları arttı. Küresel çapta ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 2,1, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12 düşüşle 121,4 puana geriledi.

Türkiye’de ise gerek üretim, lojistik ve enerji maliyetleri gerekse son 20 yılda giderek azalan çiftçi nüfusu nedeniyle yaşanan gıda enflasyonu, fiyatların düşüş eğiliminde olması gereken yaz aylarında bile artışını sürdürdü. Böylelikle Türkiye’de gıda fiyatları 36 aydır aralıksız zamlanmaya devam etti.

Son açıklanan 2023 Ağustos dönemine ait TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), bir önceki aya göre yüzde 9,09, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 58,94 olarak açıklandı. TÜİK, Ağustos 2023 dönemindeki gıda enflasyonunu ise yüzde 72,9 olarak açıkladı.

Bununla birlikte son açıklanan tarımsal girdi fiyat endeksi de gıda fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki aylarda da süreceğini gösteriyor. Özellikle tarımsal üretimin azaldığı kış aylarında gıda fiyatlarındaki artışın hızlanması bekleniyor. TÜİK verilerine göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) temmuzda aylık bazda yüzde 6,54 artarken, yıllık bazda yüzde 34,32 yükseldi. Böylelikle Tarım-GFE’de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 69,23 artış gerçekleşmiş oldu.

Aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 23,76 ile enerji ve yağlar ve yüzde 18,80 ile veteriner harcamaları oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla yüzde 95,89 ile veteriner harcamaları ve yüzde 89,23 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’a göre, Tarım Girdi ÜFE’deki sert artış önümüzdeki dönemde fiyatlar açısından belirleyici olacak. TÜİK’in son açıkladığı tarımsal girdi enflasyonu verisinin temmuz ayına ait olduğuna işaret eden Yıldırım, “Üretici enflasyonu ağustos ve eylül ile birlikte daha da yükselecek. Çünkü son 3 ayda en temel kalemler olan mazot, enerji ve gübrede yüzde 100’ün üzerine çıkan fiyat artışları oldu. Dolayısıyla kış aylarına girerken, gıda fiyatlarında artış yaşanmaması mümkün değil” diyor.

“Yıl sonunda gıda enflasyonu en az yüzde 75-80”

Bununla birlikte yaz dönemindeki tarla üretiminin önümüzdeki aylarda mevsim şartlarının etkisi ile yerini sera üretimine bırakacağına işaret eden Yıldırım, “Böylelikle de hem girdi fiyatlarının artması hem de üretimin azalması nedeniyle fiyatlar yukarı yönlü gidişini sürdürecek. Sadece tarımsal üretimde değil, bu ürünlerin lojistiğinde de mazot ve benzin kullanıldığı için gıda ürünlerindeki artışlar kaçınılmaz olacak” diye konuşuyor. Enflasyonda yıl sonu tahmininin resmi makamlar tarafından bile yüzde 65’lerde gösterildiğini kaydeden Yıldırım, “Genelde gıda enflasyonu genel enflasyonun 10 puan üzerinde olur. Yani yıl sonunda gıda enflasyonunun en az yüzde 75-80’ler düzeyinde seyredeceğini söyleyebiliriz” şeklinde konuşuyor.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Ankara’da dört kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasının eylül ayında aylık yüzde 9,31 arttığını, yıllık artışın ise yüzde 84,04 oranında gerçekleştiğini açıkladı. Türk-İş hesaplamalarına göre; 2021 Ocak’tan 2023 Eylül ayına 4 kişilik ailenin aylık gıda harcaması tutarı 5 katına çıktı.

İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Hasan Murat Kapıkıran’a göre, Türkiye’deki gıda enflasyonunu yalnızca son birkaç yıldaki maliyet artışları ile açıklamak mümkün değil. Türkiye’de yaklaşık son 10 yıldır girdi fiyatlarındaki artışın istikrarlı biçimde devam ettiğine işaret eden Kapıkıran, “Girdi maliyetlerindeki artış son 10 yılda 20 kata yakın gerçekleşti. Bir çuval 2gübre 50 TL’lerden şu anda 800-900 TL’lere çıktı. Mazot fiyatları 40 TL’nin üzerine çıktı. Yapılan desteklemeler bu maliyetlerini karşılamaktan çok uzak” diyor.

Üretim maliyetlerinin artması ile neredeyse zararına üretim yapan çiftçilerin yeni ürün ekmekten uzaklaşmaya başladığına da dikkat çeken Kapıkıran, “Üretim yapan çiftçiler örgütsüz olduğu için aracı ve alıcı firmaların önerdiği düşük fiyatları kabul etmek zorunda kalıyor. Bu durum piyasadaki arz miktarını olumsuz etkilerken, market ve pazarlarda fiyatların çok daha hızlı yükselmesine neden oluyor. Hükümet piyasada arz eksikliği nedeniyle fiyatı çok artan ürünlerde ithalat yoluna gidiyor ama bu sadece çok kısa vadede ihtiyacı giderse de sorunu çözmez. Aksine üreticiyi tarımdan daha da uzaklaştırıyor” şeklinde konuşuyor.

Kapıkıran, yaklaşan kış döneminde özellikle gıda ürünlerindeki üretimin azalması ve stok miktarlarında düşüş olması nedeniyle, hemen hemen tüm gıda ürünlerinde fiyat artışlarının devam edeceğini belirtiyor.

Gıda enflasyonunun artmasında tarımsal üretim için hayati önemdeki yağışların geçmiş yıllara göre azalmış olması da etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Marmara Bölgesi’nde ağustos yağışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 90 azaldı.

Bölgenin 1 Ekim-31 Ağustos arasındaki tarım sezonunda yağışlar, normaline ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23 düştü. Bu dönem “su/tarım yılı” yağışları, Edirne, Tekirdağ ve Çanakkale çevrelerinde yüzde 40’a ulaşan oranda geriledi. Bu dönemde Tekirdağ’ın son 60 yılın, Edirne’nin ise son 59 yılın en düşük yağışını aldığı belirlendi.

Öte yandan hükümet eylül ayı ortasında 2023 yılı için geçerli olacak tarımsal destekleri açıkladı. Ancak tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olan gübrede geçen yıla göre artış yapılmazken, mazot desteğinde ise dekar başına 2 lira ile 95 lira arasında değişen oranlarda artış yapıldı. Fark ödemesi yapılan 17 üründen 7’sinde destek miktarı geçen yıla göre artırılırken, 10 üründe ise herhangi bir artış yapılmadı.

15 Eylül’de açıklanan tarım desteklerinin yetersiz kaldığını belirten Ali Ekber Yıldırım, özellikle çiftçinin en önemli gider kalemlerinin başında gelen mazotta desteklerin ihtiyacı karşılamaktan çok uzak olduğunu söylüyor. Yıldırım, şu değerlendirmede bulunuyor:

“Destek kapsamında mazot desteği nadasa bırakılmış arazilerde dekar başına 2 TL olarak belirlendi. Ekilen biçilen arazilerde ise mazot desteği 95 TL oldu. Bununla ancak 2 litre mazot alınabiliyor. Gübrede ise hiçbir artış olmadı, geçen yılki destek aynı kaldı. Bunlara bakınca çiftçi girdi bazında desteklenmesi gerekirken, bu yapılmadı. Çiftçi de ‘üretmesem daha mı iyi olur’ diye düşünmeye başladı.”

DİSK-AR: Gıda enflasyonu yüzde 90-115 arasında

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı araştırma grubu DİSK-AR’ın gıda enflasyonu üzerine yaptığı çalışmaya göre, Türkiye’de özellikle dar gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonu yüzde 90-115 arasında değişiyor.

TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonunu yeniden hesaplayan DİSK-AR’a göre, emeklilerin gıda enflasyonu yüzde 89,5, üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 83,1, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 95,2 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 114,4 olarak gerçekleşti. En yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 53 hesaplandı.

Tarım uzmanı Ali Ekber Yıldırım’a göre, gıda ürünlerindeki fahiş fiyatlar, dar gelirlilerin kaliteli ve sağlıklı gıdaya erişimini engellerken, halk sağlığını da tehdit edecek boyutlara gidiyor. Örneğin hanelerde çok tüketilen domateste fiyat aşırı artınca, vatandaşların kilosu 20-30 TL arasında değişen sofra domatesi yerine kilosu 9-10 TL olan sanayi tipi salçalık domates almaya başladığına dikkat çeken Yıldırım, “Bu da tehlikeli bir durum çünkü sanayi tipi domateslere daha fazla zirai ilaç ve kimyasal işlem uygulanıyor. Ama tüketici ucuz olanını almak için bu tür domatesi tercih etmek zorunda kalıyor” diyor.

Türkiye tarımını düzenleyecek kısa, orta ve uzun vadeli tarım politikalarının hayata geçirilmediğini vurgulayan Hasan Murat Kapıkıran da “Gıda fiyatlarındaki bu durdurulamayan artışlar, çocuklarımızın sağlığını, zekasını etkileyecek noktaya geldi. Çünkü aileler kaliteli, taze, sağlıklı gıdalara uygun fiyatlara ulaşamıyorlar” diyor.

Ailelerin çocuklarını gelişim çağında kalitesiz, sağlığa zararlı ürünlerle beslenmek zorunda kaldığına dikkat çeken Kapıkıran, “Çünkü daha iyisine paraları yetmiyor. Lise ve üniversite sınavlarında Türkçe, Matematik ve Fen derslerinde ortaya çıkan çok kötü sonuçlar da bunun göstergesi” diye konuşuyor.

Paylaşın

İTO Duyurdu: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 73

Ağustos ayında yüzde 74,15 olan İstanbul’un yıllık enflasyonu eylül ayında yüzde 73,18’e geriledi. Enflasyon aylık bazda en fazla “diğer harcamalar grubu” kategorisinde artarken, bunu giyim harcamaları ve kültür eğitim ve eğlence harcamaları takip etti.

Haber Merkezi / Ağustos ayında aylık enflasyon yüzde 6,65, yıllık enflasyon ise yüzde 73,18 olarak kayıtlara geçmişti. Ağustos ayında enflasyon aylık bazda en fazla “diğer harcamalar grubu” kategorisinde artarken, bunu giyim harcamaları ve kültür eğitim ve eğlence harcamaları takip etmişti.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2023 Eylül Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre; İstanbul’da perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi, eylülde bir önceki aya göre yüzde 5.46, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yüzde 3,94 artış kaydetti.

Söz konusu veriler yıllık bazda incelendiğinde değişim oranı, perakendede yüzde 73,18, toptan fiyatlarda ise yüzde 67,79 olarak gerçekleşti.

Eylülde perakende fiyatlar önceki aya göre, diğer harcamalar grubunda yüzde 48,08, giyim harcamalarında yüzde 14,50, kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 7,38, ev eşyası harcamalarında yüzde 4,47, gıda harcamalarında yüzde 4,31, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 3,50, konut harcamalarında yüzde 3,22 ve ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 0,38 artış kaydetti.

Eylülde toptan fiyatlarda bir önceki aya göre, inşaat malzemeleri grubunda yüzde 7,28, gıda maddeleri grubunda yüzde 5,65, mensucat grubunda yüzde 5,15, kimyevi maddeler grubunda yüzde 2,77, yakacak ve enerji maddeleri grubunda yüzde 1,82, işlenmemiş maddeler grubunda yüzde 1,30, madenler grubunda yüzde 0,60 artış görüldü.

Paylaşın

Türkiye’nin Dış Borcu 475,8 Milyar Dolar

Haziran sonu itibarıyla Türkiye’nin brüt dış borcu 475,8 milyar doları olurken, borcun milli gelire oranı ise yüzde 46,5 oldu. Aynı tarihte, Türkiye’nin net dış borcu ise 267,7 milyar dolar oldu. Net dış borcun milli gelire oranı yüzde 26,2 oldu.

Haber Merkezi / Haziran sonu itibarıyla hazine garantili dış borç 15,5 milyar doları olarak kayıtlara geçti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Haziran 2023 itibarıyla brüt ve net dış borç stoku, Hazine garantili dış borç stoku ve kamu net borç stoku ile Avrupa Birliği (AB) tanımlı genel yönetim borç stoku verilerini açıkladı.

Hazine’den yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“‘Türkiye Brüt Dış Borç Stoku’, 30 Haziran 2023 tarihi itibarıyla 475,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı ise yüzde 46,5 olmuştur. Aynı tarihte, ‘Türkiye Net Dış Borç Stoku’ ise 267,7 milyar dolar olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 26,2 olmuştur.

‘AB Tanımlı Genel Yönetim Borç Stoku’, 30 Haziran 2023 tarihi itibarıyla 6.530 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 34,0 olmuştur. Aynı tarihte, ‘Kamu Net Borç Stoku’ ise 3.883 milyar TL olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 20,2 olmuştur.

Hazine garantili dış borç stoku 30 Haziran 2023 tarihi itibarıyla 15,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir.”

Paylaşın

Türk-İş Duyurdu: Gıda Enflasyonu 5 Ayın Zirvesinde

Türk İş’in eylül ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, gıda enflasyonu Ocak-Ağustos döneminde yüzde 64, ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 84,04 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 106,21 arttı.

Haber Merkezi / Araştırmaya göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 13 bin 334 liraya, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 43 bin 433 liraya yükseldi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk İş) Eylül ayı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırmasını yayımladı.

“Başta iktisaden dar ve sabit gelirlileri olmak üzere, toplumun tüm kesimlerini etkileyen ve halkın en temel sorunu olarak nitelenebilecek enflasyon, resmi verilerin ötesine geçen bir gerçeklikle günlün yaşam üzerinde etkili olmaya devam etmektedir. Türkiye’de yaşanan yüksek enflasyonun önümüzdeki kısa vadeli dönemde de etkili olacağı öngörülmektedir” notunun düşüldüğü araştırma sonuçları şöyle:

“Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 13.334,13 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarınıntoplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 43.433,65 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 17.336,25 TL’ye yükseldi.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 9,31 oranında gerçekleşti.

Sekiz aylık değişim oranı ise yüzde 64,00 olarak tespit edildi.
Son on iki ay itibariyle değişim oranı  yüzde 84,04 oldu.
On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 106,21 olarak hesaplandı.

Bir ayda süt ortalama yüzde 8 zamlanırken, peynir fiyatı sınırlı düzeyde geriledi, yoğurt fiyatı sınırlı düzeyde arttı. Yeni beslenme kalıbıyla araştırıya başlandığı Ocak 2022’den bu yana bu gruptaki ürünler 3 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.

Et ve Süt Kurumu’nun (ESK), Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği bünyesinde faaliyet gösteren marketlerin bir kısmına, Nisan sonu itibariyle ithal edilmiş olan karkas etleri düşük fiyattan vermesi sayesinde dana kıyma 190 TL, kuşbaşı 210 TL’den satılmaya başlanmıştı. Bu ürünler sırasıyla bu ay 289 TL ve 329 TL’den satıldı. Bunun yanında ulusal zincir marketler ve Ankara’nın dernek üyesi olmayan ve olup da yerli et satmaya devam eden yerel marketlerinden pek çoğunda dana kıyma ortalama 330, kuşbaşı ortalama 373 TL’den reyonlardaki yerini aldı.

Av yasağının sona ermesiyle hamsi 100 TL’den, en çok talep gören deniz balıkları bir ayda %5 fiyat düşüşüyle beraber tezgâhlarda ortalama 164 TL’den satılmaya başladı. Bir ayda nohut yüzde 28, yağlı tohumlar (kuruyemiş) yüzde 27, yeşil mercimek yüzde 20, tavuk yumurtası ve kuzu eti yüzde 17, kırmızı mercimek yüzde 13, kuru fasulye yüzde 11, dana eti yüzde 9, tavuk sınırlı seviyede zamlandı.

Yeni beslenme kalıbıyla araştırıya başlandığı Ocak 2022’den bu yana balık, kuru fasulye, kırmızı mercimek, yağlı tohum 2 kattan; yumurta, tavuk, kuzu, yeşil mercimek 3 kattan; nohut 4 kattan; dana 5 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.

Bir ay içinde irmik yüzde 13, pirinç yüzde 10, bulgur yüzde 9, ekmek yüzde 8, makarna yüzde 5, un sınırlı seviyede fiyat artışı yaşadı. Ankara’da 7 TL’ye satılan 200 gramlık beyaz ekmek üzerinden hesaplandığında 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek masrafı 735 TL oldu. Ocak 2022’den bu yana ekmek, pirinç, bulgur, makarna 3 kattan; un ve irmik 2 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.

Semt pazarlarında hem yeşil soğan, maydanoz gibi salata yeşilliklerinin hem de ıspanak, pazı gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları yükseldi. Kuru soğan 20 TL’ye dayanırken patates 20 TL’nin üzerine çıktı. Brokoli, karnabahar, kabak, patlıcan, sivri biber, fasulye, barbunya, havuç ve limon fiyatları artarken karalahana, turp, köy biberi, domates fiyatları geriledi. Bu ayın zam şampiyonu %60’lık fiyat artışıyla barbunya oldu. Nektarın, çilek, üzüm, şeftali armut fiyatları yükseldi. Karpuz, kavun, muz, erik fiyatları düştü. En düşük fiyatlı meyve bu ay yine 20 TL ile elma oldu. Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 29,40 TL, ortalama meyve kg fiyatı 32,96 TL oldu.

Hesaplamada -bu ay- 23’ü sebze ve 9’u meyve olmak üzere toplam 32 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 26,95 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na dâhil edilmektedir). Yeni beslenme kalıbıyla hesaplamanın yapıldığı Ocak 2022’den bu yana meyve 7 kattan; sebze 5 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.

Bir ay içinde margarin yüzde 17, zeytinyağı yüzde 8, ayçiçek yağı yüzde 4 zamlandı. Tereyağı fiyatı sabit kaldı. Ocak 2022’den bu yana ayçiçek yağı 1 kattan; tereyağı ve margarin 3 kattan; zeytinyağı 5 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.

Bir ay içinde ıhlamur yüzde 64, baharat yüzde 49, siyah zeytin yüzde 39, yeşil zeytin yüzde 34, çay ve reçel yüzde 7, salça yüzde 6, şeker yüzde 5, pekmez yüzde 4 fiyat zamlandı. Tuz fiyatı yüzde 7 geriledi. Ocak 2022’den bu yana zeytin 5 kattan; tuz, baharat, şeker, pekmez 4 kattan; çay, ıhlamur, reçel, salça 3 kattan fazla fiyat artışı göstermiştir.”

Paylaşın

Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 79,95

Hizmet üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 69,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,95 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 80,27 arttı.

Haber Merkezi / Yıllık en yüksek artış 104,93 ile idari ve destek hizmetlerinde yaşanırken, onu yüzde 102,12 konaklama ve yiyecek hizmetleri ve yüzde 99,59 ile mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler takip etti.

Bir önceki aya göre en yüksek artış ise, yüzde 6,35 ile ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yaşanırken, onu yüzde 6,22 konaklama ve yiyecek hizmetleri ve yüzde 5,85 ile idari ve destek hizmetleri takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi Ağustos 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; hizmet üretici enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 5,25, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 69,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 79,95 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 80,27 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 62,80, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 102,12, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 83,41, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 66,83, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 99,59, idari ve destek hizmetlerde yüzde 104,93 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 6,35, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 6,22, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 2,23, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 3,62, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 1,93, idari ve destek hizmetlerde yüzde 5,85 artış gerçekleşti.

Hizmet üretici enflasyonu sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 16,48, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 37,83, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 55,95 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu.

Buna karşılık bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 140,15, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 115,17, mimarlık ve mühendislik hizmetleri; teknik test ve analiz hizmetleri yüzde 106,73 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Aylık azalış gösteren tek alt sektör yüzde 3,03 ile bilimsel araştırma ve geliştirme hizmetleri oldu. Buna karşılık posta ve kurye hizmetleri yüzde 11,92, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 11,52, kiralama ve leasing hizmetleri yüzde 9,05 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: 12 Aylık Dış Ticaret Açığı 109,5 Milyar Dolar

Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 azalarak 11 milyar 256 milyon dolardan, 8 milyar 657 milyon dolara gerilerken, Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 11,9 artarak 73 milyar 535 milyon dolardan, 82 milyar 304 milyon dolara yükseldi. Ağustos itibariyle 12 aylık dış ticaret açığı ise 109,5 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Ağustos ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’yı sırasıyla ABD, Irak, Birleşik Krallık ve İtalya takip etti. İthalatta ise Çin ilk sırayı aldı. Çin’i sırasıyla Rusya Federasyonu, Almanya, BAE ve İsviçre takip etti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Ağustos 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat ağustos ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 artarak 21 milyar 615 milyon dolar, ithalat yüzde 6,9 azalarak 30 milyar 271 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat Ocak-Ağustos döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 azalarak 164 milyar 794 milyon dolar, ithalat yüzde 3,4 artarak 247 milyar 97 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2023 Ağustos ayında yüzde 0,7 artarak 19 milyar 594 milyon dolardan, 19 milyar 727 milyon dolara yükseldi.

Ağustos ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat yüzde 0,9 artarak 21 milyar 454 milyon dolardan, 21 milyar 655 milyon dolara yükseldi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Ağustos ayında 1 milyar 928 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi yüzde 0,8 artarak 41 milyar 382 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 91,1 oldu.

Ağustos ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,1 azalarak 11 milyar 256 milyon dolardan, 8 milyar 657 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ağustos ayında yüzde 65,4 iken, 2023 Ağustos ayında yüzde 71,4’e yükseldi.

Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 11,9 artarak 73 milyar 535 milyon dolardan, 82 milyar 304 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 69,2 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 66,7’ye geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, ağustos ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,4, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,4 oldu.

Ocak-Ağustos döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, ağustos ayında ara mallarının payı yüzde 71,4, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,7 oldu.

İthalatta, Ocak-Ağustos döneminde ara mallarının payı yüzde 73,8, sermaye mallarının payı yüzde 13,8 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,3 oldu.

Ağustos ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 782 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 323 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 91 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 63 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 877 milyon dolar ile İtalya takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın %28,4’ünü oluşturdu.

Ocak-Ağustos döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 14 milyar 159 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 9 milyar 810 milyon dolar ile ABD, 8 milyar 99 milyon dolar ile İtalya, 8 milyar 20 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 7 milyar 738 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 29,0’ını oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Ağustos ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 829 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 339 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 555 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 988 milyon dolar ile BAE, 1 milyar 449 milyon dolar ile İsviçre izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,5’ini oluşturdu.

Ocak-Ağustos döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 31 milyar 722 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 30 milyar 670 milyon dolar ile Çin, 18 milyar 833 milyon dolar ile Almanya, 15 milyar 698 milyon dolar ile İsviçre, 10 milyar 591 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,5’ini oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Ağustos ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 4,4 artarken, ithalat yüzde 4,2 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 1,9 artarken, ithalat yüzde 7,0 azaldı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Ağustos ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,7’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,7’dir. Ocak-Ağustos döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır.

Ağustos ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 84,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 9,7’dir. Ocak-Ağustos döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,4’tür. Ocak-Ağustos döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,2’dir.

Özel ticaret sistemine göre, ağustos ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 azalarak 19 milyar 438 milyon dolar, ithalat yüzde 7,9 azalarak 28 milyar 303 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ağustos ayında dış ticaret açığı yüzde 21,3 azalarak 11 milyar 266 milyon dolardan, 8 milyar 864 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ağustos ayında yüzde 63,4 iken, 2023 Ağustos ayında yüzde 68,7’ye yükseldi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,9 azalarak 149 milyar 800 milyon dolar, ithalat yüzde 2,5 artarak 231 milyar 159 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Ağustos döneminde dış ticaret açığı yüzde 14,3 artarak 71 milyar 154 milyon dolardan, 81 milyar 359 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Ağustos döneminde yüzde 68,4 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 64,8’e geriledi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat 3 Trilyon 300 Milyar Liraya Geriledi

Ekonomi yönetiminin zamana yayarak çözmeye çalıştığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları, geçen haftaya göre 2,1 milyar lira düşüşle 3 trilyon 3 milyar liraya geriledi.

Öte yandan Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri Mart ayından bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Brüt rezervler 15 hafta üst üste artarak 1987 başlangıçlı veri tarihindeki en uzun artış rekorunu kaydetti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, kur korumalı mevduatlar geçen haftaya göre 2,1 milyar TL düşüşle 3,3 trilyon liraya geriledi. Dolar cinsinden KKM 122,4 milyar dolar olarak kaydedildi.

Böylelikle son 5 haftada KKM’lerde gerileme izlendi. Bu süreçte KKM’lerde 103 milyar TL’ye varan düşüş görüldü.

KKM’de son dönemde kısıtlayıcı düzenlemeler birbirini izlemişti. Son olarak TCMB, uygulama talimatında yapılan değişiklikle, Türk lirası dönüşümlü kur korumalı hesaplarda asgari faiz zorunluluğu kaldırmıştı.

Ağustos ayında menkul kıymet ve zorunlu karşılık uygulamalarında kur korumalı hesapların TL mevduata dahil olduğu TL payı rasyosunu yürürlükten kaldırılarak, yerine kur korumalı hesapları TL mevduat olarak dikkate almayan ve standart yerel para olan TL mevduatın toplam mevduat içindeki payını artırmayı hedefleyen yeni bir TL payı rasyosu getirilmişti.

Merkez Bankası rezervleri 6 ayın zirvesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerindeki artış ivmesi geçen hafta da devam etti.

Merkez Bankası verilerine göre 22 Eylül haftasında brüt rezervler bir önceki haftaya göre 4 milyar dolar artışla 125,5 milyar düzeyine geldi. Böylelikle 17 Mart haftasından bu yana rezervlerde en yüksek seviye kaydedildi.

17 Mart haftasında rezervler üzerinde Suudi Arabistan’dan gelen mevduatın ve altındaki primin etkisi olmuş ve rezervler 126,9 milyar dolara yükselmişti.

22 Eylül haftası itibariyle yurt içi yerleşiklerin Döviz mevduatlarında düşüş görüldü. Merkez Bankası verilerine göre yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırılmış döviz mevduatları 1,16 milyar dolar azaldı.

Paylaşın

2008 Ekonomik Krizinden Sonra Bir İlk: Hane Halkları En Büyük Kaybı Yaşadı

2022 yılında dünya genelinde hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla yüzde 2,7 oranında düşüş yaşadı. Bu, 2008 yılındaki finansal krizden bu yana en büyük düşüş olarak kayıtlara geçti.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi. 2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler.

Almanya merkezli finans şirketi Allianz, son Küresel Servet Raporu’nda 2022’nin küresel servet için bir “dönüm noktası” olduğunu açıkladı.

Rapora göre 2022, varlık fiyatlarının düşmesi ve dünya genelinde tasarrufların azalması nedeniyle tasarruf sahipleri için son derece kötü bir yıl oldu.

Hane halklarının finansal varlıkları bir önceki yıla kıyasla küresel çapta yüzde 2,7 oranında düşerek 2008’deki finansal krizden bu yana en büyük düşüşü yaşarken toplam 6.6 trilyon evro değerinde kayıp yaşandı.

Bu düşüşün başlıca nedeni olarak, varlık fiyatlarının genel olarak düştüğü piyasalardaki genel belirsiz görünüm gösterildi.

Rapor, en belirgin düşüşün Kuzey Amerika’da yüzde -6,2 ile görüldüğünü, ikinci sıradaki Batı Avrupa’da ise oranın yüzde -4,8 olduğunu işaret etti.

Asya ise Japonya hariç hala nispeten güçlü büyüme oranları kaydetti. Çin’in finansal varlıklarındaki büyüme yüzde 6,9’a ulaştı. Fakat son 20 yılın neredeyse yüzde 16’lık ortalama kazancıyla karşılaştırıldığında, yine de oldukça düşük bir seviye olarak gözlemlendi.

Dünya genelinde toplam finansal varlıkların toplamı 233 trilyon euro ile ABD GSYH’sinin on katına eşdeğer bir miktara ulaştı. Rapor, bu meblağın yüzde 85’inin en zengin yüzde 10’luk kesime ya da dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişiye ait olduğunu belirtiyor.

Hisse senedi ve tahvil gibi menkul kıymetler toplamda yüzde 7.3, sigorta ve emeklilikle ilgili yatırımlar ise yüzde 4.6 oranında zarar görürken, banka mevduatları yüzde 6 oranında büyüdü.

Enflasyon, nominal servet artışının neredeyse üçte ikisinin tüketilmesinde rol oynarken rapor bu durumun tasarrufların Covid-19 öncesi seviyeleriyle kıyaslandığında açıkça görüldüğünü işaret etti.

Küresel hanehalkı finansal varlıkları geçen yılın sonunda hala Covid-19 öncesi seviyelerinin nominal olarak yaklaşık yüzde 19 üzerindeydi. Enflasyon da devreye alındığında, nominal büyümenin neredeyse üçte ikisinin fiyat artışlarına kurban gittiği ve reel büyümeyi üç yılda yüzde 6.6’ya düşürdüğü ortaya çıktı.

Çoğu bölgenin en azından servetteki reel büyümenin bir kısmını koruyabildiğine dikkati çeken rapor, Batı Avrupa’daki durumun yine de farklı olduğunu gösterdi. Zira tüm nominal kazançlar silinirken, reel servet 2019’da yüzde 2,6 oranında azaldı.

2022’deki düşüşün ardından, küresel finansal varlıkların bu yıl büyümeye dönmesi bekleniyor. Bunun başlıca nedeni hisse senedi piyasalarındaki olumlu gelişmeler. Allianz 2023 yılında küresel finansal varlıkların yüzde 6, önümüzdeki üç yıl içinde ise yüzde 4 ila 5 civarında büyüyeceğini tahmin ediyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ekonomik Güven Endeksi 95,4’e Yükseldi

Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı. Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), eylül ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre; Ekonomik güven endeksi ağustos ayında 94,1 iken, eylül ayında yüzde 1,3 oranında artarak 95,4 değerini aldı.

Bir önceki aya göre eylül ayında tüketici güven endeksi yüzde 5,1 oranında artarak 71,5 değerini, reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 0,5 oranında artarak 105,1 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2,0 oranında azalarak 113,0 değerini aldı.

Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 3,0 oranında artarak 117,7 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,0 oranında artarak 88,3 değerini aldı.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir.

Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır.

Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır. Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Merkez Bankası, Reeskont Faizleri Yukarı Çekti

Merkez Bankası (TCMB), reeskont faiz oranlarını yukarı çekti. Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu.

Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi. Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranları ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarıyla ilgili değişikliğe gitti.

Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti tebliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık yüzde 30,75 oldu. Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı ise yıllık yüzde 31,75 olarak tespit edildi.

Reeskont; iskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı el değiştirmiş (iskonto) olan kıymetlerin, bir bedel karşılığında yeniden el değiştirmesini (reiskonto) ifade ediyor.

Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebiliyor. Türkiye’de reeskont işlemindeki tüm koşul ve kurallar, Merkez Bankası tarafından belirlenir.

Bu işlemler için Merkez Bankası tarafından uygulanan faize “reeskont faiz oranı” adı veriliyor. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebiliyor.

Avans için teminat olarak alınan bu senetler; ticari senet ve belgeler, devlet tahvilleri ve Borsada kayıtlı tahviller.

Merkez Bankası en son 1 Eylül tarihinde reeskont faiz oranlarında değişikliğe gitmiş, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranını yıllık yüzde 25,75’e, avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranını ise yıllık yüzde 26,75’e çıkarmıştı.

(Kaynak: BloombergHT)

Paylaşın