Bakan Şimşek: Kapsamlı Yapısal Reformlar Geliyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurt dışından önemli bir finansman imkanı sağlanacaktır. Uluslararası rezervlerde iyileşme sürmektedir. Para ve maliye politikasındaki uygulamalar önümüzdeki dönemde kapsamlı yapısal reformlarla desteklenecektir” dedi ve ekledi:

“Türkiye, uluslararası ticarete elverişli merkezi konumu, büyük iç pazarı, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, liberal yatırım ortamı ve tamamlanmış lojistik altyapısıyla yatırımcılar açısından oldukça cazip bir ülkedir. Türkiye’nin sahip olduğu bu potansiyel önemli fırsatlar yaratmaktadır.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Gaziantep’in ev sahipliğinde düzenlenen Horasis Global Toplantısı’na katıldı. Bakan Şimşek, toplantıda, Türkiye ekonomisinin görünümüne ilişkin bir sunum yaptı. Şimşek, sunumunda özetle şu ifadeleri kullandı:

“Ticaret ortaklarımızın zayıf büyümesi, uzun süre yüksek seviyede kalacak küresel faizler, artan enerji fiyatları ile güçlü dolar karşılaştığımız küresel zorluklardır. Enflasyonla mücadele en önemli önceliktir. Dezenflasyon için sıkı para politikası ile seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma adımları devreye alınmıştır.

Deprem harcamaları bütçe dengesinde geçici bozulmaya yol açtı. Mali disiplinin tesis edilerek kamu mali dengesinin iyileştirilmesi önemlidir. Mali disiplini yeniden sağlayacak gelir ve harcama politikaları uygulamaya alındı. Program dönemi sonunda bütçe açığının yüzde 3 olan Maastricht Kriterinin altına gerçekleşmesi hedeflenmektedir.

Ülkemizin borçluluk seviyesi düşük olmakla birlikte kamu borçluluğunun düşük seviyesi deprem kaynaklı büyük bir harcamayı karşılayabilecek imkan oluşturmaktadır. Türkiye’nin yüzyıllık büyüme ortalaması yüzde 4,8, son 20 yıllık ortalaması yüzde 5,4 seviyesindedir. Ancak, son dönemde büyümenin kompozisyonunda yeniden dengelenme ihtiyacı oluşmuştur.

“Yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır”

Artan turizm gelirlerine rağmen son dönemde güçlü iç talep ve yüksek altın ithalatı cari işlemler açığını olumsuz etkilemiştir. Yeniden dengelenme ve normalleşmesi beklenen altın ithalatı ile cari açıkta iyileşme gözlenmiştir.

Ayrıca, doğal gaz ve petrol üretim potansiyelimiz önümüzdeki dönemde enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını karşılar hale gelecektir. Son dönemde ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi artmıştır. Yurt dışından sağlanan finansman uluslararası rezervlere olumlu yansımıştır. Para ve maliye politikasındaki uygulamalar önümüzdeki dönemde kapsamlı yapısal reformlarla desteklenecektir.

Türkiye, uluslararası ticarete elverişli merkezi konumu, büyük iç pazarı, genç ve dinamik nüfusu, nitelikli ve rekabetçi iş gücü, liberal yatırım ortamı ve tamamlanmış lojistik altyapısı ile yatırımcılar açısından oldukça cazip bir ülkedir. Türkiye’nin sahip olduğu bu potansiyel önemli fırsatlar oluşturmaktadır.”

Paylaşın

İstanbul’da Yaşayanların Yarıya Yakını Kıt Kanaat Geçiniyor

27 Eylül – 12 Ekim 2023 tarihleri arasında İstanbul Barometresi Raporu’na göre ekonomik sıkıntılar İstanbul’da ikamet edenleri oldukça zorluyor. Raporda, 623 katılımcıya eylül ayında evde en çok ne konuşulduğu sorulurken yüzde 65’i “ekonomik sorunlar” yanıtını verdi.

Katılımcıların yüzde 33’ü kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini kaydetti. Eylül ayında katılımcıların yüzde 43’ü kıt kanaat geçinebildiğini bildirdi. Ayrıca İstanbulluların yüzde 49’u son günlerde öfkeli olduğunu söyledi.

Katılımcılara göre İstanbul’un ilk üç sorunu yüzde 52 ile sığınmacı ve mülteciler, yüzde 50 ile ekonomik sorunlar ve yüzde 45 ile trafik olarak belirlendi. Bu üç sorunu konut satışı ve kiralama fiyatları ve olası İstanbul depremi izledi.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre; Resmi verilere göre son 5 yılda 2,2 milyon kişi İstanbul’dan diğer şehirlere göç etti. En büyük göç sebeplerinden birisi ‘daha iyi konut ve yaşam koşulları’ oldu.

Enflasyonun son 20 yıldaki en yüksek seviyeye ulaşmasıyla birlikte geçim sıkıntısı had safhaya ulaştı. Kira fiyatlarının en çok arttığı şehirlerin başında da İstanbul geliyor. Şehirdeki ikamet eden yabancı uyruklu kişi sayısı da hızla artıyor. Ekim başı itibariyle 576 bin yabancı ikamet izni ile İstanbul’da yaşıyor. Diğer taraftan İstanbul hala göç almaya devam ediyor; ancak giden sayısı gelenlerden daha fazla.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri İstanbul’un aldığı ve verdiği göç sayısını sebepleriyle birlikte gösteriyor. Buna göre 2018-2022 yıllarını kapsayan son 5 yılda 2 milyon 182 bin kişi İstanbul’dan göç etti. 2018’de bu sayı 596 bin idi. 2019’da 378 bine düşen İstanbul’un verdiği göç sayısı tekrar kademeli artışa geçerek 2022’de 418 bini aştı.

Peki, insanlar İstanbul’dan neden ayrılıyor? Son 5 yıla bakıldığında her sene en büyük sebep “hane/aile fertlerinden birine bağımlı göç”. 2022’de 95 bin kişi bu sebeple İstanbul’dan ayrıldı. Bu da sebeplerin yüzde 22,8’ine karşılık geliyor. Aslında bu seçenek insanların kendi tercihleri değil; aile durumuna dayanıyor.

Bunun dışında en büyük sebep ise yüzde 22,1 ile “daha iyi konut ve yaşam koşulları”. 2022’de 92 binden fazla kişi bu sebeple İstanbul’dan ayrıldı. 26 bin kişi de ev aldıkları için İstanbul’dan göç etti. TÜİK verilerine göre son 5 yılda 462 bin kişi daha iyi konut ve yaşam koşulları sebebiyle İstanbul’u terk etti.

Sebeplerdeki “bilinmeyen” oranı da oldukça yüksek. Bu durum aslında daha iyi yaşam şartları sebebiyle göç edenlerin oranının daha yüksek olabileceğine işaret ediyor. Şehirler hem göç alıyor hem de göç veriyor. Aradaki farka ise net göç deniliyor. Net göç sıfırdan büyük ise bu şehre gidenden daha fazla kişinin geldiğini gösteriyor. Eğer net göç eksi ise bu kente göç eden sayısı daha yüksek olduğu anlamına geliyor.

Her sene yüzbinlerce kişi İstanbul’a göç etmeye devam ediyor

İstanbul’a göç de durmuyor. Her sene yüzbinlerce kişi İstanbul’a göç etmeye devam ediyor. 2018-2022 yılları arasındaki son 5 yılda toplam 1 milyon 983 bin kişi İstanbul’a göç etti. İstanbul’da son 5 yılda net göç sayısı ise 199 bin oldu.

2019’da net göç sayısı artı verirken diğer yıllarda hep eksi seyretti. Yani, giden sayısı gelenlerden daha fazla oldu. 2022’de eksi göçün en yüksek olduğu şehir 33 bin ile İstanbul oldu.

İstanbul’da 532 bin Suriyeli yaşıyor

Göç İdaresi Başkanlığı’nın 12 Ekim 2023 verilerine göre İstanbul’da geçici koruma altında bulunan Suriyeli sayısı 532 bin. İstanbul’un nüfusu ise Suriyelilerle birlikte 16 milyon 440 bin. Bu da şehirde yaşayan bin kişiden 32’sinin Suriyeli olduğunu gösteriyor.

Yine Göç İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre İstanbul’da 576 bin kişi ikamet izni ile bulunuyor. Buna geçici koruma altındaki Suriyeliler dahil değil. Bu durumda İstanbul’da yaşayan her 100 kişiden 6-7 kişinin yabancı olduğu anlamına geliyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe’nin açıklamasına göre İSKİ su tüketim verilerine göre İstanbul’da yaklaşık 2,5 milyon yabancı yaşıyor.

İstanbul Planlama Ajansı’nın verilerini aktaran Buğra Gökçe Ekim 2023 itibariyle İstanbul’da ortalama kira bedeli 13 bin 300 liraya yaklaştığını bildirdi. Buna göre asgari ücretin kirayı karşılama oranı yüzde 85’e düştü. Emekli maaşı da ortalama kiranın yalnız yüzde 40’ını karşılayabiliyor.

623 kişinin katılımıyla 27 Eylül – 12 Ekim 2023 tarihleri arasında İstanbul Barometresi Raporu’na göre ekonomik sıkıntılar İstanbul’da ikamet edenleri oldukça zorluyor. Katılımcılara Eylül ayında evde en çok ne konuşulduğu sorulurken yüzde 65’i “ekonomik sorunlar” yanıtını verdi.

Katılımcıların yüzde 33’ü kredi kartı borcunun asgari tutarını ödeyebildiğini kaydetti. Eylül ayında katılımcıların yüzde 43’ü kıt kanaat geçinebildiğini bildirdi. Ayrıca İstanbulluların yüzde 49’u son günlerde öfkeli olduğunu söyledi.

Katılımcılara göre İstanbul’un ilk üç sorunu yüzde 52 ile sığınmacı ve mülteciler, yüzde 50 ile ekonomik sorunlar ve yüzde 45 ile trafik olarak belirlendi. Bu üç sorunu konut satışı ve kiralama fiyatları ve olası İstanbul depremi izledi.

Paylaşın

Hazine’nin Borcu 6 Trilyon Lirayı Aştı

Merkezi yönetim brüt borç stoku, eylül sonu itibarıyla 6 trilyon 69,6 milyar lira oldu. Borç stokunun 2 trilyon 153,2 milyar lira tutarındaki kısmı Türk Lirası, 3 trilyon 916,4 milyar lira tutarındaki bölümü ise döviz cinsi borçlardan oluştu.

Haber Merkezi / Ayrıca, hazine alacakları, eylül sonu itibarıyla 26 milyar lira oldu. Alacak stoku içindeki en yüksek payı 10,4 milyar lirayla mahalli idareler oluşturdu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Eylül itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Merkezi yönetim borç stoku 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla 6.069,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Borç stokunun 2.153,2 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsi, 3.916,4 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluşmaktadır.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 30 Eylül itibarıyla Hazine alacaklarına ilişkin verileri de açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hazine Alacak stoku 30 Eylül 2023 tarihi itibarıyla 26 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Hazine alacak stoku içerisinde en yüksek pay 10,4 milyar TL ile Mahalli İdareler’e aittir.

2023 Eylül ayı sonu itibarıyla Hazine alacaklarından toplam 2,7 milyar TL tahsilat gerçekleştirilmişti.”

Paylaşın

Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 68,01’e Yükseltildi

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 67,22 olan yıl sonu enflasyon beklentisini ekim ayında yüzde 68,01’e, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 44,94’den 45,28’e yükseltti. Banka 24 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde 23,87’den 25,82’ye artırdı.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,14’ten 30,05’e TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 29,26’dan yüzde 33,22, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 30,00’dan yüzde 33,68 yükseltti.

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 3,9 olan yıl sonu büyüme tahminini ekim ayında yüzde 4,1’e yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,8’den yüzde 3,4’e çekti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,22 iken, bu anket döneminde yüzde 68,01 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 44,94 iken, bu anket döneminde yüzde 45,28 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 23,87 ve yüzde 25,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,26 iken, bu anket döneminde yüzde 33,22 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 30,00 iken, bu anket döneminde yüzde 33,68 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,14 TL iken, bu anket döneminde 30,05 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 37,26 TL iken, bu anket döneminde 38,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Yurt Dışı Üretici Enflasyonu Yüzde 57,25

Yurt dışı üretici enflasyonu eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,59 azalış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 47,62 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,25 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,10  arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Yurt Dışı Üretici Fiyat Endeksi (YD-ÜFE) Eylül 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Yurt dışı üretici enflasyonu (YD-ÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,59 azalış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 47,62 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 57,25 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 53,10  arttı.

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 50,33, imalatta yüzde 57,37 artış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara malında yüzde 48,44, dayanıklı tüketim malında yüzde 61,32, dayanıksız tüketim malında yüzde 58,33, enerjide yüzde 55,87, sermaye malında yüzde 66,58 artış olarak gerçekleşti.

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 0,58 azalış, imalatta yüzde 0,59 azalış olarak gerçekleşti. Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara malında yüzde 0,97 azalış, dayanıklı tüketim malında yüzde 1,54 azalış, dayanıksız tüketim malında yüzde 0,31 artış, enerjide yüzde 2,48 artış, sermaye malında yüzde 1,40 azalış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE sektörlerinden ana metaller yüzde 37,92, basım ve kayıt hizmetleri yüzde 42,33, kağıt ve kağıt ürünleri yüzde 42,98 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık makine ve ekipmanlar b.y.s. yüzde 77,71, tütün ürünleri yüzde 76,98, bilgisayarlar ile elektronik ve optik ürünler yüzde 74,30 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

YD-ÜFE sektörlerinden motorlu kara taşıtları, römork ve yarı römork yüzde 2,23, ana metaller yüzde 2,21, diğer mamul eşyalar yüzde 1,77 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık basım ve kayıt hizmetleri yüzde 3,18, kok ve rafine petrol ürünleri yüzde 2,48, gıda ürünleri yüzde 1,23 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası Yıl Sonu Büyüme Tahminini 4,1’e Yükseltti

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), eylül ayında yüzde 3,9 olan yıl sonu büyüme tahminini ekim ayında yüzde 4,1’e yükseltti. Banka, 2024 yılı büyüme beklentisini ise yüzde 3,8’den yüzde 3,4’e çekti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, yıl sonu dolar kuru beklentisini 30,14’ten 30,05’e TL’ye indirdi. Banka, cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisini yüzde 29,26’dan yüzde 33,22, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisini ise yüzde 30,00’dan yüzde 33,68 yükseltti.

Merkez Bankası eylül ayında yüzde 67,22 olan yıl sonu enflasyon beklentisini ekim ayında yüzde 68,01’e, 12 ay sonrası enflasyon beklentisini ise yüzde 44,94’den 45,28’e yükseltti. Banka 24 ay sonrası enflasyon beklentisini yüzde 23,87’den 25,82’ye artırdı.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), 2023 yılı Ekim ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 67,22 iken, bu anket döneminde yüzde 68,01 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 44,94 iken, bu anket döneminde yüzde 45,28 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 23,87 ve yüzde 25,82 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,26 iken, bu anket döneminde yüzde 33,22 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 30,00 iken, bu anket döneminde yüzde 33,68 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 30,14 TL iken, bu anket döneminde 30,05 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 37,26 TL iken, bu anket döneminde 38,64 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,9 iken, bu anket döneminde yüzde 4,1 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,4 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 41,33

Tarımsal girdi enflasyonu ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 6,94, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 29,71, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,33 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,79 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Ağustos 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarımsal girdi enflasyonu (Tarım-GFE) ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 6,94, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 29,71, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,33 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,79 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 6,58, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 7,01 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 36,51, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 79,22 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 14,92 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 25,63 ile hayvan yemi oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 105,88 ile veteriner harcamaları ve yüzde 89,07 ile diğer mal ve hizmetler oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 1,28 ile hayvan yemi ve yüzde 1,89 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 19,93 ile enerji ve yağlar ve yüzde 18,07 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.

Paylaşın

Bütçe Açığı Yüzde 1027 Arttı

2019 yılından bu yana bakıldığında bütçenin açık vermediği dönem yok. 2023 Ocak – Eylül döneminde gelirler 3 trilyon 440 milyar lira olurken harcamalar 3 trilyon 953 milyar lira gerçekleşti. Aradaki fark ise 512,6 milyar TL.

Başka bir ifadeyle 2023 Ocak – Eylül döneminde geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bütçe açığı artışı yüzde bin 27 oldu.

Eskiyen ‘yeni ekonomik model’den ‘rasyonel bir zemine dönme’ çabasındaki Türk ekonomisinde bütçe açığı rekor seviyelere ulaştı.

Ocak-Eylül döneminde bütçe açığı 2022 yılının aynı dönemine göre 10 kattan fazla artış gösterdi. Geçtiğimiz yıl bu dönemde 45,5 milyar TL olan merkezi yönetim bütçe açığı 512,6 milyar liraya tırmandı. Bu dönemdeki artış oranı yüzde bin 27 oldu. Ocak-Eylül döneminde faiz gideri ise önceki yıla göre yüzde 127 artarak 470,9 milyar lira oldu.

2021 son çeyreğinde “yeni ekonomik modele” geçen Türkiye hızla yükselen ve rekor kıran enflasyon sonrası 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından politika değişikliğine gitti. Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Mehmet Şimşek selefi Nureddin Nebati’nin yanında görev teslim töreninde “Rasyonel bir zemine dönme dışında seçenek kalmamıştır” açıklaması yapmıştı. Şimşek döneminde değişen Merkez Bankası faizi kademeli ancak keskin şekilde arttırmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı merkezi yönetim bütçe raporu bu sene işlerin iyi gitmediğini gösteriyor. Ocak-Eylül döneminde gelirler 3 trilyon 440 milyar lira olurken harcamalar 3 trilyon 953 milyar lira gerçekleşti. Aradaki fark ise 512,6 milyar TL.

2019 yılından bu yana bakıldığında bütçenin açık vermediği dönem yok. Ancak 2023’te rekor bir artış söz konusu. 2021’de bu dönemde açık 61,9 milyar TL iken 2022’de 45,5 milyar liraydı. Açık 2020’nin aynı döneminde 140,6 milyar TL gerçekleşmişti.

Ocak-Eylül 2023’te geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bütçe açığı artışı yüzde bin 27 oldu. Bu da 10 kattan fazla artış demek.

Bakanlığın verilerine göre bütçe açığının önemli sebeplerinden birisi faiz giderlerindeki artış. Ocak-Eylül 2022’de 207,7 milyar lira olan faiz gideri 2023’ün aynı döneminde 470,9 milyar liraya ulaştı. Bu da yüzde 127 artış demek.

Son 5 yıla bakıldığında bu dönemde faiz giderlerinin en çok yükseldiği yıl 2023 oldu. Faiz giderleri 2022’de önceki yıla göre yüzde 45 artarken 2021 ve 2020’de bu dönemdeki yıllık artış yüzde 32 olmuştu.

Kur Korumalı Mevduat’ın maliyeti kaç?

Hükümet 2021 sonunda Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasını devreye sokmuştu. Bütçede “Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Korunmasına İlişkin Giderler” başlığıyla bulunan KKM gideri 2023 yılında eylül sonuna kadar 59,4 milyar lira oldu.

Mehmet Şimşek, bakanlığı devraldıktan sonra KKM uygulamasından çıkış politikasına geçti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

2024 Bütçesi Belli Oldu: Vergi Yükü Arttı

2024 bütçesi bilgilendirme toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “2024 bütçe teklifi dirençli şehirler, dirençli ekonomi ve dirençli toplum öncelikleri gözetilerek hazırlandı. Temel önceliğimiz depremle yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak. Gerçekçi ve ayakları yere basan politikalarla hayat pahalılığı sorununun üstesinden geleceğiz” dedi ve ekledi:

“2023’te ekonomik büyümemizin yüzde 4,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. 2024 yılı için ekonomimizin daha dengeli bir talep kompozisyonuyla yüzde 4 oranında büyümesini bekliyoruz. 2023’te 255 milyar doların üzerinde ihracatla bir önceki yılın üzerinde performansı yakalamayı, 2024 yılı için 267 milyar dolarlık rakama ulaşmayı amaçlıyoruz.

2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinde, bütçe giderlerinin 11 trilyon 89 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 8 trilyon 437 milyar lira olacağı tahmin edilmektedir. 2024 yılı bütçesinden deprem ihtiyaçları için 1 trilyon 28 milyar lira kaynak ayırıyoruz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi Basın Bilgilendirme Toplantısı”nda konuştu. Yılmazın konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle:

“2024 bütçe teklifi dirençli şehirler, dirençli ekonomi ve dirençli toplum öncelikleri gözetilerek hazırlandı. Temel önceliğimiz depremle yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak.

Gerçekçi ve ayakları yere basan politikalarımızla, tüm dünya ile birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen hayat pahalılığı sorunun da üstesinden geleceğiz. Bütçemiz; yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı destekleyen, bütüncül ve kapsayıcı bir kalkınma yaklaşımına sahiptir.

İstikrar içinde büyümenin sağladığı imkanları insan odaklı ve sosyal refahı artırıcı bir yaklaşımla toplumun bütün kesimleri ile paylaşmak esas alınmıştır. İşçisi, memuru, emeklisi, esnafı ve çiftçisiyle toplumun tüm kesimlerinin ihtiyaçları gözetilerek hazırlanmış, Edirne’den Kars’a 81 ilimizin her köşesinin gereksinimleri düşünülmüştür.

Böylece 2023 yılının ilk yarısında yüzde 3,9 oranında büyüyen Türkiye, OECD üyesi ülkeler arasında olumlu ayrışarak 12 çeyrektir devam eden büyüme performansını sürdürmüştür. Hâlihazırdaki büyüme oranlarımız, ihracat ve istihdamdaki rekorlara kadar pek çok göstergemiz Türkiye Yüzyılına emin adımlarla girdiğimizin ispatıdır.

Küresel iktisadi faaliyetlerdeki yavaşlamanın ve Şubat ayında yaşadığımız deprem felaketinin etkilerine rağmen 2023 yılının genelinde ekonomik büyümemizin yüzde 4,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz. 2024 yılı için ekonomimizin daha dengeli bir talep kompozisyonuyla yüzde 4 oranında büyümesini ve enflasyondaki düşüşün de teminiyle diğer ülkelerden olumlu yönde ayrışmasını bekliyoruz.

-Bilindiği üzere, güçlü ekonomik aktivitenin istihdam oluşturma kapasitesi üzerindeki olumlu etkisiyle, istihdamımız, 2023 yılının ikinci çeyreğinde tarihi yüksek seviyelerine ulaşmıştır. Yılın ilk yarısında, emekliliğe hak kazanma koşullarına yönelik düzenlemelerin sonucu istihdamdan ayrılanlar ve depremin olumsuz etkilerine rağmen net 220 bin istihdam artışı sağlanmıştır.

2023 yılı genelinde ekonomideki canlılığın sürmesiyle yılsonu itibarıyla istihdamdaki yıllık artışın yaklaşık 900 bin kişi olması, işsizlik oranının yüzde 10,1’e gerilemesi, 2024 yılında ise parasal sıkılaştırma koşullarının etkisiyle işsizlik oranının hafif bir yükselişle yüzde 10,3 seviyesinde gerçekleşmesi beklenmektedir.

Küresel ekonominin ivme kaybettiği ve dünya ticaretinde ciddi bir durgunluk yaşandığı bir dönemde, uyguladığımız politikalar ve güçlü ekonomik yapımız ile ihracatımız artmaya devam etmektedir.

2022 yılında 254,2 milyar dolarla bir önceki Orta Vadeli Program hedeflerimize yaklaşan ihracatımız, jeopolitik gerilimler ve küresel büyümedeki yavaşlama beklentilerinin yanı sıra depremin ihracat üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen 2023 yılında da tarihi rekorlar kırmaya devam etmektedir.

Yıllıklandırılmış ihracatımız Eylül ayı itibarıyla 253 milyar doları aşmış, küresel mal ticaretinde ülkemizin aldığı pay yüzde 1’in üzerinde gerçekleşmiştir.

2023 yılı genelinde 255 milyar doların üzerinde ihracat ile bir önceki yılın üzerinde bir ihracat performansı yakalamayı, 2024 yılı için de 267 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmayı amaçlıyoruz. Bu doğrultuda, ihracat desteklerimizi artırarak devam ettirecek, ihracat pazarlarını çeşitlendirme yönünde adımlar atacak, küresel ticaretteki yeni eğilimlerle uyumlu olarak çalışmalarımızı aktif bir şekilde sürdüreceğiz.

Seyahat gelirlerimiz ise, salgın ve jeopolitik gerilimlerin turizm sektörü üzerindeki olumsuz etkisine rağmen, Hükümetimizin uyguladığı politikaların desteğiyle güçlü seyrini sürdürerek, cari dengenin iyileşmesine önemli katkı sağlamaya devam etmektedir.

Turizm sektörümüzün olumlu performansı ile seyahat gelirlerimizin 2023 yılı sonunda 49 milyar dolara, 2024 yılında söz konusu yukarı yönlü ivmenin sürmesiyle 52,5 milyar dolara ulaşarak yeni rekorlar kaydetmesini bekliyoruz.

Yurt içi talepte öngörülen dengelenmenin neticesinde ithalat artış ivmesinin zayıflaması, turizm gelirlerindeki güçlü görünüm ve küresel enerji fiyatlarında ani bir yükseliş olmayacağı beklentisiyle, cari işlemler dengesinde önümüzdeki dönemde iyileşme öngörülmektedir.

Cari işlemler açığımızın en önemli sebeplerinden biri olan enerjide, son dönemde ithalat bağımlılığını azaltma ve arz güvenliğini sağlama amacıyla attığımız adımların ve temiz enerji kaynaklarıyla yeşil dönüşümü gerçekleştirme kararlılığımızın cari denge üzerindeki olumlu etkilerini, önümüzdeki dönemde daha belirgin bir şekilde göreceğiz.

Küresel ölçekte enflasyon sorunu pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede devam ederken, enflasyonla mücadeleye yönelik şeffaf ve güvenilir politika adımlarını yerinde ve zamanında hayata geçirmekte, bu duruşumuzu düşük tek haneli enflasyon seviyelerine kalıcı şekilde ulaşıncaya kadar sürdürmekte kararlıyız.

Enflasyonla mücadelemizi sürdürürken, hayat pahalılığının yol açtığı zorlukları telafi edecek gerekli politikaları da uygulamaktan vazgeçmiyoruz.

Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, memurumuzu, işçimizi ve emeklimizi bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da enflasyona ezdirmeyeceğiz. Daha önce de başardığımız gibi, güven ve istikrar ortamında, akılcı adımlarla enflasyonu yeniden tek haneye indirecek ve halkımızın alım gücünü artıracağız.

Şimdiye kadar hazırladığımız bütçeler ile hastaneler, otoyollar, demiryolları, köprüler, tüneller, barajlar, içme suyu ve sulama tesisleri, organize sanayi bölgeleri, AR-GE merkezleri, enerji ve savunma sanayi projeleri gibi sayısız yatırımı hayata geçirdik, bu çerçevede 2024 yılı bütçemizde de yatırımlarımıza devam edeceğiz.”

Paylaşın

Dokuz Aylık Bütçe Açığı 512,6 Milyar Lira

2023 yılı Ocak – Eylül döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 3 trilyon 952,6 milyar lira, bütçe gelirleri 3 trilyon 440 milyar lira ve bütçe açığı 512,6 milyar lira oldu.

Haber Merkezi / Merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 129,2 milyar lira açık verdi. Eylül ayında bütçe giderleri 570,5 milyar TL, gelirleri ise 441,3 milyar TL olarak kaydedildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Eylül 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri” raporunu açıkladı.

Buna göre; Eylül ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 570,5 milyar lira, bütçe gelirleri 441,3 milyar lira ve bütçe açığı 129,2 milyar lira oldu. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 499,7 milyar lira ve faiz dışı açık ise 58,5 milyar lira oldu.

Merkezi yönetim bütçesi geçen yıl eylül ayında 78 milyar 627 milyon lira açık vermiş iken bu yılın eylül ayında 129 milyar 218 milyon lira açık verdi. 2022 yılı eylül ayında 45 milyar 511 milyon lira faiz dışı açık verilmiş iken 2023 yılı eylül ayında 58 milyar 454 milyon lira faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri eylül ayı itibarıyla 570 milyar 482 milyon lira olurken, faiz harcamaları 70 milyar 764 milyon lira, faiz hariç harcamalar ise 499 milyar 719 milyon lira oldu.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 5 trilyon 589 milyar 85 milyon lira ödenekten eylül ayında 570 milyar 482 milyon lira gider gerçekleştirilirken, geçen yılın aynı ayında ise 285 milyar 567 milyon lira harcama yapıldı.

Eylül ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99,8 oranında artarken, giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 10,1 iken 2023 yılında yüzde 10,2 oldu.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 97,9 oranında artarak 499 milyar 719 milyon lira olurken, faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 10,1 iken 2023 yılında yüzde 10,1 oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri eylül ayı itibarıyla 441 milyar 265 milyon lira olurken, vergi gelirleri 386 milyar 224 milyon lira , genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 46 milyar 608 milyon lira oldu.

2022 yılı eylül ayında bütçe gelirleri 206 milyar 940 milyon lira iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 113,2 oranında artarak 441 milyar 265 milyon lira olurken, bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Eylül ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 8,1 iken 2023 yılında yüzde 9 oldu.

Eylül ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 122,6 oranında artarak 386 milyar 224 milyon lira olurken, vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 7,9 iken 2023 yılında yüzde 9 oldu.

2023 yılı Ocak-Eylül döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 3 trilyon 952,6 milyar lira, bütçe gelirleri 3 trilyon 440 milyar lira ve bütçe açığı 512,6 milyar lira olurken, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 481,7 milyar lira ve faiz dışı açık ise 41,7 milyar lira oldu.

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Eylül döneminde 45 milyar 500 milyon lira açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Eylül döneminde 512 milyar 602 milyon lira açık verirken, 2022 yılı Ocak-Eylül döneminde 161 milyar 611 milyon lira faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Eylül döneminde 41 milyar 738 milyon lira faiz dışı açık verdi.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Eylül dönemi itibarıyla 3 trilyon 952 milyar 585 milyon lira olurken, faiz harcamaları 470 milyar 864 milyon lira , faiz hariç harcamalar ise 3 trilyon 481 milyar 721 milyon lira oldu.

2023 yılı Ocak-Eylül döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 95,6 oranında artarak 3 trilyon 952 milyar 585 milyon lira olurken, faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 92 oranında artarak 3 trilyon 481 milyar 721 milyon lira oldu.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Eylül dönemi itibarıyla 3 trilyon 439 milyar 983 milyon lira olurken, vergi gelirleri 2 trilyon 982 milyar 35 milyon lira, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 383 milyar 116 milyon lira oldu.

2022 yılı Ocak-Eylül döneminde bütçe gelirleri 1 trilyon 975 milyar 260 milyon lira iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 74,2 oranında artarak 3 trilyon 439 milyar 983 milyon lira olurken, 2023 yılı Ocak-Eylül dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81 oranında artarak 2 trilyon 982 milyar 35 milyon lira oldu.

Paylaşın